Geri gönderme merkezi: idari gözetim, süre, haklar, görüşme ve Ula (Muğla)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Geri gönderme merkezi nedir, 6458 sayılı Kanun'a göre merkeze kimler gönderilir?
- İdari gözetime alınmanın şartları ve süresi (6458 sayılı Kanun m. 57 ve m. 57/A)
- Geri gönderme merkezinde yabancının hakları nelerdir (6458 sayılı Kanun m. 59)?
- Muğla'daki geri gönderme merkezi: Ula Geri Gönderme Merkezi adresi, telefonu ve görüşme saatleri
- Geri gönderme merkezinden nasıl çıkılır? Aylık değerlendirme, süre sonu, alternatif yükümlülük ve sulh ceza hâkimliği
- Tutulma koşulları hangi durumda kötü muamele sayılır? Anayasa Mahkemesinin ölçütleri
- Merkezde hukuka aykırı tutulma nedeniyle tazminat davası hangi mahkemede ve hangi sürede açılır?
- Tazminat davasında ispat: tutulma koşulları ve hukuka aykırı tutulma nasıl kanıtlanır?
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Geri gönderme merkezi, idari gözetime alınan yabancıların tutulduğu yerdir.
- Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı merkezde kural olarak altı aydan fazla tutulamaz; sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili doğru bilgi veya belge vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa en fazla altı ay daha uzatılabilir.
- Valilik gözetimin gerekip gerekmediğini her ay değerlendirir ve gerek kalmayınca gözetimi hemen sona erdirir.
- Merkezdeki yabancı yakınları, avukatı, noter ve konsolosluk görevlisiyle görüşebilir, telefona erişebilir; bedelini karşılayamadığı acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsizdir.
- Gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir.
Geri gönderme merkezi, idari gözetime alınan yabancıların tutulduğu yerdir. Bu rehber, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıları esas alarak 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m. 57-60 çerçevesinde merkeze kimlerin hangi şartlarla gönderildiğini, ne kadar tutulabileceğini, merkezdeki hakları, avukat ve yakın görüşmelerini, Muğla'daki Ula Geri Gönderme Merkezinin resmî iletişim ve görüşme bilgilerini, merkezden çıkış yollarını ve hukuka aykırı tutulma ya da kötü koşullar nedeniyle açılan tazminat davasını Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay kararlarıyla anlatır. Aşağıdaki dava kutusu, merkezde hukuka aykırı tutulma ya da tutulma koşulları nedeniyle açılan tazminat davasını anlatır; idari gözetim kararına karşı yol ise sulh ceza hâkimine başvurudur (6458 sayılı Kanun m. 57/6).
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
Bu kutu, merkezde hukuka aykırı tutulma ya da tutulma koşulları nedeniyle açılan tazminat davasını anlatır; merkezden çıkmak için yol, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurudur (6458 m. 57/6). İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin açtığı dava tam yargı davasıdır (İYUK m. 2/1-b). Hukuka aykırı idari gözetimden doğan zararda görevli yargı yeri kararlarda tartışmalıdır: Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun aktardığına göre Uyuşmazlık Mahkemesinin içtihadı bu davalarda adli yargıyı görevli saymakta ve idari yargı mercileri bu içtihada uyarak görev yönünden ret kararları vermektedir; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de adli yargıyı görevli saymış, Danıştay 10. Daire ise kendisine gönderilen dosyaları idare mahkemesine göndermiştir. Genel Kurul bu tazminat için hangi yargı merciine başvurulacağı konusunda ciddi bir belirsizlik bulunduğunu tespit etmiştir (aşağıda “Tazminat davası” bölümünde kararlarıyla). Adli yargıda görev yönünden reddedilen dava, red kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde açılabilir ve görevsiz yere başvurma tarihi idari yargıya başvurma tarihi sayılır (İYUK m. 9/1); bu davada idareye başvurma şartı aranmaz (m. 13/2).
- Yetkili mahkeme
Dava idari yargıda açılırsa, idari sözleşme dışındaki tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi, zarar bir hizmetten veya idarenin eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü ya da eylemin yapıldığı yer, diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesidir. Danıştay 10. Daire, yabancı birden fazla ilde tutulmuşsa davanın, zararı son olarak doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili idare mahkemesinde, yani gözetim hakkında son değerlendirmeyi yapan valiliğin bulunduğu yerde görüleceğine karar vermiştir; Muğla'ya sevkinden sonra gözetimine her ay yeniden karar verilerek devam edilen yabancının davası Muğla İdare Mahkemesine gönderilmiştir.
Dayanak: İYUK m. 36
- Dava şartı
İYUK m. 12'ye göre ilgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla doğrudan doğruya tam yargı davası açabilir; bu hâlde de m. 11 uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. m. 13/1'e göre idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanlar ise dava açmadan önce eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemek zorundadır. Bu rehberdeki kararlardan idari gözetimden doğan zararda idareye başvuru şartını ele alan tek olayda idare mahkemesi, gözetimin kaldırıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurulmasını aramıştır (aşağıda “Tazminat davası” bölümünde). Görevli olmayan adli yargı yerine açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilmişse, sonradan idari yargıda açılan davada m. 13/1'deki idareye başvurma şartı aranmaz (m. 13/2).
Dayanak: İYUK m. 12, m. 13
- Süre ve zamanaşımı
İdare mahkemesinde dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa altmış gündür (İYUK m. 7/1); bu süre idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (m. 7/2-a). İdari işlemden doğan zararda tam yargı davası doğrudan açılabilir (m. 12). İdari eylemden doğan zararda ise önce eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulur; başvurunun kısmen veya tamamen reddi hâlinde bu işlemin tebliğini izleyen günden, başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi (altmış gün) içinde dava açılabilir (m. 13/1, m. 7/1). Bu rehberdeki kararlardan dava süresini ele alan tek olayda bir yıllık idareye başvuru süresi gözetimin kaldırıldığı tarihten başlatılmış ve bu süre geçtikten sonra idareye başvurulmadan doğrudan açılan dava süre aşımıyla reddedilmiştir (aşağıda “Tazminat davası” bölümünde).
Dayanak: İYUK m. 7, m. 12, m. 13/1
- Yargılama usulü
İdare mahkemesinde yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır (İYUK m. 1/2). m. 17/1'de yazılı parasal sınırı aşan tam yargı davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır; duruşma talebi dava dilekçesinde ya da cevap ve savunmalarda yapılabilir (m. 17/3). Bu parasal sınır Ek m. 1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve duruşmanın zorunlu olup olmadığında davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır.
Dayanak: İYUK m. 1/2, m. 17, Ek m. 1
- Harç
İdare mahkemesinde dava açılırken maktu başvurma harcı alınır. Konusu belli bir değerle ilgili davada esas hakkında karar verilirse hüküm altına alınan değer üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınır.
- Kanun yolu
İdare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir; konusu İYUK m. 45/1'de yazılı parasal sınırı geçmeyen tam yargı davalarında verilen kararlar kesindir. Bölge idare mahkemesi kararına karşı Danıştay'da temyiz, konusu m. 46/1-b'de yazılı parasal sınırı aşan tam yargı davalarında otuz gün içinde açıktır. m. 46/2, kaldırma üzerine yeniden verilen kararlara açtığı temyiz yolunu 6458 sayılı Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalarda kapatır; 7589 sayılı Kanun'un geçiş hükmüne göre m. 46'daki bu değişiklikler, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlara uygulanır. m. 45 ve m. 46'daki parasal sınırlar Ek m. 1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır; istinaf ve temyiz yolunun açık olup olmadığında davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır.
Dayanak: İYUK m. 45/1, m. 46/1-b, m. 46/2, Ek m. 1; 7589 geçici m. 1/3
Geri gönderme merkezi nedir, 6458 sayılı Kanun'a göre merkeze kimler gönderilir?
Geri gönderme merkezi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'na göre idari gözetime alınan yabancıların tutulduğu yerdir: m. 58/1 uyarınca idari gözetime alınan yabancılar geri gönderme merkezlerinde tutulur. Merkezler İçişleri Bakanlığı tarafından işletilir; Bakanlık kamu kurum ve kuruluşları, Türkiye Kızılay Derneği veya göç alanında uzmanlığı bulunan kamu yararına çalışan derneklerle protokol yaparak merkezleri işlettirebilir (m. 58/2). Merkezlerin kurulması, yönetimi, işletilmesi, devri, denetimi ve yabancıların merkezlere nakli yönetmelikle düzenlenir (m. 58/3). Uluslararası koruma başvuru sahiplerinin idari gözetimi ise m. 68'de ayrıca düzenlenmiştir; başvuru sahibinin idari gözetim süresi otuz günü geçemez (m. 68/5). Ancak sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezinde idari gözetim altında tutulan yabancı uluslararası korumaya başvurursa, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 96/7'ye göre m. 68 uyarınca yeni bir idari gözetim kararı alınmaz; uluslararası koruma işlemleri, Genel Müdürlük aksine bir karar vermedikçe, m. 57'ye göre alınmış idari gözetim kararının süresi içinde yürütülür. Bu rehber, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların m. 57'ye göre gözetimini anlatır.
Bu düzenleme, Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik'tir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2025/10406)1 Anayasa Mahkemesinin bir kararında aktarıldığı hâliyle yönetmelik geri gönderme merkezini, idari gözetim altına alınan yabancıların barındırılmaları ve kontrol altında tutulmaları amacıyla kurulan merkez olarak tanımlar. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2019/27008)2
Merkeze gönderilme süreci m. 57'dedir. 54. madde kapsamındaki yabancılar kolluk tarafından yakalanınca derhâl valiliğe bildirilir; sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında kararı valilik verir ve değerlendirme ile karar süresi kırk sekiz saati geçemez (m. 57/1). Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancı, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezine kırk sekiz saat içinde götürülür (m. 57/2).
İdari gözetim, ceza muhakemesindeki gözaltı ya da tutuklama değildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, idari gözetim kararının idari bir işlem olduğunu ve bu kararla Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında bir koruma tedbiri uygulanmadığını kabul etmiştir. (Yargıtay 12. CD, E. 2022/5310)3 Anayasa Mahkemesi ise merkezlerde kişilerin özgürlüğünden yoksun olarak kamu idaresinin gözetimi altında kapalı bir alanda tutulduğunu belirterek ceza infaz kurumları için geliştirilen yaşamı koruma ilkelerinin bu merkezlerde de uygulanabileceğini kabul etmiştir.2
İdari gözetime alınmanın şartları ve süresi (6458 sayılı Kanun m. 57 ve m. 57/A)
m. 57/2'ye göre valilik, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılardan şu durumlarda olanlar hakkında idari gözetim kararı alır: 1) kaçma ve kaybolma riski bulunanlar, 2) Türkiye'ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler, 3) sahte ya da asılsız belge kullananlar, 4) kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye'den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayanlar, 5) kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar. Aynı hüküm valiliğe, idari gözetim yerine m. 57/A'daki alternatif yükümlülükleri getirme imkânı da verir.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, idari gözetimin ölçülü olup olmadığını değerlendirirken önce sınır dışı etme işleminin özenle yürütülüp yürütülmediğine, ardından yabancıya keyfîliğe karşı usul güvencelerinin sağlanıp sağlanmadığına bakmıştır.1 Aynı kararda, özel bir savunmasızlık durumunda olmayan ve tıbbi tedaviye ya da psikolojik desteğe erişemediğini ileri sürmeyen başvurucu hakkındaki idari gözetimin orantısız olmadığı sonucuna varmıştır.1
Süre m. 57/3'tedir: geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim altı ayı geçemez. Sınır dışı etme işlemleri yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Anayasa Mahkemesine göre bu azami süreyle, sınır dışı etme sürecinin uzaması yüzünden kişilerin aşırı bir sürede hürriyetlerinden yoksun bırakılmasının önüne geçilmek istenmiştir; uzatma hâli dışında altı ayın sonunda kişinin serbest bırakılması gerekir.1
m. 57/4'e göre valilik idari gözetimin devamında zaruret olup olmadığını her ay düzenli olarak değerlendirir; gerek görülürse otuz günlük süre beklenmez. Zaruret görülmeyen yabancı için idari gözetim derhâl sonlandırılır ve bu yabancıya m. 57/A uyarınca alternatif yükümlülükler getirilir. İdari gözetim kararı, sürenin uzatılması ve her ayki değerlendirmelerin sonuçları gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir; avukatı olmayan yabancı veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir (m. 57/5).
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, tutmanın hukuki ve maddi gerekçelerinin teknik olmayan, basit ve kolayca anlaşılır bir dilde açıklanmasını, kişinin yetkili yargı merciine başvurabilmesini sağlayan güvence olarak görmüştür.1 İncelediği olayda ilk kararın yabancının anladığı dilde yazılı olarak, devam kararının ayrıca tercümanla sözlü olarak bildirildiğini ve yabancının avukatı aracılığıyla itiraz edebildiğini gözeterek tutma nedeninin bildirildiği sonucuna varmıştır.1
m. 57/8 uyarınca idari gözetim altındaki yabancının uyruğunu tespit etmek amacıyla elektronik ve iletişim cihazları incelenebilir; inceleme sonucunda elde edilen veriler bu amaç dışında kullanılmaz.
Geri gönderme merkezinde yabancının hakları nelerdir (6458 sayılı Kanun m. 59)?
m. 59/1 merkezde sağlanacak hizmetleri sayar: 1) yabancının bedelini karşılayamadığı acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir, 2) yabancıya yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır, 3) ziyaretçileriyle, vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluk yetkilisiyle ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır, 4) çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ayrı yerlerde barındırılır, 5) çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılması için Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır. Göç alanında uzmanlığı bulunan sivil toplum kuruluşu temsilcileri merkezleri Genel Müdürlüğün izniyle ziyaret edebilir (m. 59/2).
Anayasa Mahkemesi kararında aktarılan yönetmelik hükümlerine göre merkezde barınanların yakınlarına, notere, yasal temsilciye, avukata, ziyaretçilerine, konsolosluk yetkilisine ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisine erişebilmelerinin ve görüşebilmelerinin koordinasyonu merkez müdürlüğünün görevidir; tercümanlık ve rehberlik hizmetleri de bu müdürlükçe sağlanır.2 Yönetmelik merkezlerde verilecek hizmetler arasında barınma ve beslenme, psikolojik ve sosyal destek faaliyetleri, özel ihtiyaç sahiplerine uygun alanların tahsisi ve kıymetli eşyaların emanete alınmasını da sayar.2
Avukat yardımı için ayrıca m. 57/7 vardır: idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuran ve avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayan yabancıya, talebi hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun incelediği dosyada idari gözetim kararının tebliğ formunda, talep hâlinde avukatlık hizmeti için yabancının baroyla iletişim kurmasının sağlanacağı belirtilmişti.1
Anayasa Mahkemesine göre merkezde tutulan yabancıların sağlık ve esenlikleri yeterli biçimde güvence altına alınmalı ve gerekli duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2021/60583)4 Özgürlüğünden yoksun bırakılan hasta kişiye gerekli tıbbi yardımın hiç ya da gerektiği gibi verilmemesi, kişinin yaşamı veya vücut bütünlüğü için acil bir tehlikeye, ağır veya uzun süreli acıya ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan düzeyde bir sıkıntıya yol açarsa kötü muamele yasağı ihlal edilmiş sayılabilir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2020/33319)5
Anayasa Mahkemesi, özgürlüğünden yoksun kalan kişilerin kırılgan ve korumasız konumu nedeniyle intihar riskinin arttığını, bu yüzden yetkililerin kişilerin davranış ve sağlık durumlarını takip etmesi, gerektiğinde doktor muayenesine başvurması gerektiğini belirtmiştir.2 Ancak Mahkemeye göre bu yükümlülük yetkililere aşırı yük oluşturacak biçimde yorumlanmaz; intihar eğilimi yönünden hiçbir belirti göstermeyen her kişinin kıyafet dâhil her türlü materyalden arındırılmasını beklemek kamu makamlarına sınırları belirsiz bir külfet yükler.2
Aile birliği ve aileyle görüşme konusunda Anayasa Mahkemesinin incelediği iki başvuru esasa girilmeden sonuçlanmıştır. Eşinden farklı bir geri gönderme merkezinde tutulduğundan yakınan ve gözetimi sona eren başvurucunun şikâyeti, önce tam yargı davası açılması gerektiği gerekçesiyle kabul edilemez bulunmuştur. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2020/343)6 Merkezde çocuklarıyla ve yakınlarıyla görüşmesine ve telefonla konuşmasına izin verilmediğinden yakınan başvurucunun şikâyeti de idari yargıda tam yargı davası yolu tüketilmediği için kabul edilemez bulunmuştur. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2020/21099)7
Muğla'daki geri gönderme merkezi: Ula Geri Gönderme Merkezi adresi, telefonu ve görüşme saatleri
Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında Muğla için adres Alpaslan Mahallesi Gökalp Gündüz Caddesi No:78 Ula/MUĞLA, telefon 0252 242 13 13 olarak gösterilmiştir. Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğünün duyurusuna göre Ula Geri Gönderme Merkezi bu müdürlüğe bağlıdır.
Aynı duyuruda, merkezde barınan yabancıların eşi, vasisi, üçüncü dereceye kadar kan hısımları ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları ile avukatlar için duyurudaki çizelgeye göre merkezi ziyaret edip yabancıyla görüşme imkânı bulunabildiği belirtilmiştir; duyuruda bunlar dışındaki ziyaretçiler hakkında bir açıklama yoktur. Çizelgede avukat ve yakın görüşmeleri pazartesiden cumaya sabah 08.30'dan ve öğleden sonra 14.00'ten itibaren gösterilmiştir; 12.00 ve 13.00 satırları öğle arasıdır, cumartesi ve pazar günleri görüşme gösterilmemiştir. Çizelgede öğleden sonraki görüşmelerin bitiş saati ayrıca yazılmamıştır.
Bu bilgiler Göç İdaresi Başkanlığının goc.gov.tr/geri-gonderme-merkezleri-iletisim sayfasından ve Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğünün mugla.goc.gov.tr/avukat-ve-ziyaretci-gorusmeleri-hakkinda-duyuru ve mugla.goc.gov.tr/iletisim sayfalarından 17 Ekim 2026 itibarıyla alınmıştır. Görüşme günleri ve saatleri idarece değiştirilebilir; ziyaretten önce Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğünün güncel duyurusundan teyit edilmesi gerekir. Müdürlüğün iletişim sayfasında adres Orhaniye Mah. Papatya Sok. No:15 Menteşe/Muğla, telefon 0 (252) 213 12 60, e-posta mugla@goc.gov.tr olarak yer alır.
Görüşmenin dayanağı kanundadır: m. 59/1-b yabancıya yakınlarına ve avukata erişme ve görüşme imkânı, m. 59/1-c ziyaretçileriyle görüşebilme imkânı tanır. Kanun, görüşebilecek yakınların derecesini ve görüşme saatlerini kendisi belirlemez; bunlar idarenin duyurusundan izlenir.
Geri gönderme merkezinden nasıl çıkılır? Aylık değerlendirme, süre sonu, alternatif yükümlülük ve sulh ceza hâkimliği
Kanun hükümlerine göre gözetim başlıca şu hâllerde sona erer: 1) valiliğin aylık değerlendirmesinde gözetimin devamında zaruret görülmemesi; bu hâlde gözetim derhâl sonlandırılır (m. 57/4), 2) azami sürenin dolması (m. 57/3), 3) gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine yapılan başvurunun kabul edilmesi (m. 57/6), 4) sınır dışı etme kararının yerine getirilmesi, yani yabancının kolluk birimince sınır kapısına götürülmesi (m. 60/1).
m. 57/A/1, m. 57/2'de sayılan yabancılara ya da idari gözetimi sonlandırılan yabancılara getirilebilecek alternatif yükümlülükleri sayar: belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma, teminat ve elektronik izleme. Bu yükümlülüklerin süresi yirmi dört ayı geçemez (m. 57/A/2). Yükümlülüklere uymayan yabancı idari gözetim altına alınabilir (m. 57/A/6). Elektronik izleme kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır (m. 57/A/5).
İdari gözetim kararına karşı kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru gözetimi durdurmaz; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurmak mümkündür (m. 57/6). Bu itirazın usulü bu rehberde ayrıntılı anlatılmaz.
Anayasa Mahkemesi Genel Kuruluna göre sulh ceza hâkimliğine başvuru, idari gözetim kararının hukukiliğinin incelenmesine yönelik bir yoldur; merkezdeki tutulma koşullarını düzeltme yolu değildir.1 Anayasa Mahkemesinin incelediği başka bir dosyada sulh ceza hâkimliği, idarenin gözetimi gerektiren sebeplerin sürdüğünü gösteren somut bilgi ve belge sunmadığını, yabancının yaklaşık beş aydır tutulduğunu ve alternatif tedbirlere başvurulabileceğini gözeterek yeniden yapılan başvuruyu kabul etmiş, yabancı ertesi gün salıverilmiştir.4
Merkezde tutulmanın dayanağı sınır dışı etme kararıdır. Bu karara karşı yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir; yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde veya dava açılırsa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez (m. 53/3).
Sınır dışı etme kararı yerine getirilirken merkezdeki yabancılar kolluk birimince sınır kapılarına götürülür (m. 60/1). Seyahat masrafları kural olarak yabancının kendisince karşılanır; yabancının hiç parası yoksa masrafların tamamını Genel Müdürlük karşılar, parası masrafa yetmiyorsa masrafı Genel Müdürlük karşılar, temel gereksinimlerine yetecek tutar kendisine bırakılır ve artan kısmı Hazineye gelir kaydedilir (m. 60/3-c-1). Masraflar geri ödenmediği sürece yabancının Türkiye'ye girişine izin verilmeyebilir (m. 60/3-ç); pasaport ve diğer belgeler sınır dışı edilinceye kadar tutulabilir (m. 60/5).
m. 60/A'ya göre hakkında sınır dışı etme kararı alınmış ve menşe ülkesine gönüllü olarak geri dönmek isteyen düzensiz göçmenlerden Genel Müdürlüğün uygun gördüklerine ayni veya nakdi destek sağlanabilir.
Tutulma koşulları hangi durumda kötü muamele sayılır? Anayasa Mahkemesinin ölçütleri
Anayasa Mahkemesine göre Anayasa m. 17, geri gönderme merkezlerinde barındırılan yabancıların tutulma koşullarının insan onuruna yakışır olmasını korur; bu kişiler özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı çekecekleri bir duruma sokulmamalıdır.4 Koşulların kötü muamele eşiğine ulaşıp ulaşmadığında tutulma süresi, açık havada egzersiz olanakları, koşulların fiziksel ve psikolojik etkileri, bazı durumlarda yabancının yaşı, cinsiyeti ve sağlığı rol oynar; kişisel alan temel unsurdur.4
Mahkeme mahpusların tutulma koşulları için esas aldığı ölçütleri geri gönderme merkezlerine de uygular.4 Buna göre çok kişilik odalarda kişi başına yüzey alanı en az 3 m² olmalıdır; alan bundan azsa, her tutulan için ayrı uyku yeri yoksa ya da kişiler mobilyalar arasında serbestçe hareket edemiyorsa kötü muamele yönünde güçlü bir karine oluşur.4 Kişisel alan 3 m² ile 4 m² arasındaysa hijyen, tuvalet ve banyonun mahrem kullanımı, açık havaya ve doğal ışığa erişim, havalandırma ve ısıtma gibi diğer koşullarla birlikte değerlendirme yapılır.4
Tutulanların açık hava tesisinde en az bir saat egzersiz yapmasına izin verilmelidir; haftada bir defadan fazla duş imkânı sunulmaması uygun vücut hijyeni için yeterli sayılmaz.4 Tutulma süresinin kısalığı tek başına şikâyeti kötü muamele kapsamından çıkarmaz; ağır derecedeki olumsuz koşullar kısa süreli olsa bile ihlal sonucunu değiştirmez.4
Tutulma devam ederken koşulların düzeltilmesini sağlayacak bir yol konusunda Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 8 Temmuz 2025 tarihli kararında, 6458 sayılı Kanun'da merkezlerdeki tutulma koşullarının denetimini ve bir aykırılık hâlinde düzeltilmesini düzenleyen bir hüküm bulunmadığını tespit etmiştir.1 Genel Kurula göre yönetmeliğin denetim hükmü de bir şikâyetin hangi makamca hangi usule göre inceleneceğini ve koşulların nasıl düzeltileceğini düzenlemez.1 Genel Kurul bu nedenle koşullar yönünden kötü muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş, ihlalin yapısal sorundan kaynaklandığını belirterek pilot karar usulünü uygulamış ve durumu Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmiştir.1 Aynı kararla, bu konuda yapılmış ve yapılacak bireysel başvuruların incelenmesini kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dört ay süreyle ertelemiş ve başvurucuya net 115.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.1 Karar Resmî Gazete'nin 26 Şubat 2026 tarihli ve 33180 sayılı nüshasında yayımlanmıştır.1 Dört aylık erteleme süresi bu yayım tarihinden itibaren 26 Haziran 2026'da dolmuştur. Genel Kurulun incelediği dosyada başvurucu, hem bireysel başvuru hem inceleme tarihinde geri gönderme merkezinde tutulmaktaydı.1
Genel Kurula göre oluşturulacak yol, koşulların kötü muamele yasağını ihlal edip etmediğini tespit edebilmeli ve ihlal varsa koşulların düzeltilmesini sağlayabilmelidir; yol idari nitelikteyse karar verici makam geri gönderme merkezi yönetiminden bağımsız olmalıdır.1 6458 sayılı Kanun'un 17 Ekim 2026 itibarıyla güncel metninde m. 58 ve m. 59, tutulma koşullarına ilişkin bir şikâyetin incelenmesi için ayrı bir başvuru yolu öngörmemektedir. Resmî Gazete'de 1 Temmuz 2025 ile 17 Ekim 2026 arasında 6458 sayılı Kanun'u değiştiren ya da bu yolu kuran bir düzenleme yayımlanmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin aktardığı yönetmelik hükmüne göre merkezler bağlı oldukları il müdürlüğünce sürekli, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce her yıl, İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca üç yılda bir denetlenir; denetim raporlarında tespit edilen eksiklik ve aksaklıkların giderilmesinden il müdürü ve merkez müdürü sorumludur.1
Merkezde hukuka aykırı tutulma nedeniyle tazminat davası hangi mahkemede ve hangi sürede açılır?
6458 sayılı Kanun, idari gözetimden ya da merkezdeki koşullardan doğan zararın tazmini için ayrı bir dava düzenlemez. Görevli yargı yeri bu nedenle genel hükümlerden ve kararlardan izlenir ve kararlar aynı sonuca varmamıştır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun pilot kararında aktardığına göre Uyuşmazlık Mahkemesinin içtihadı bu davalarda adli yargıyı görevli saymaktadır. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2022/8989)8 Danıştay 10. Daire bu davaları idare mahkemesine göndermiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi adli yargıyı görevli saymıştır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu ise 20 Kasım 2025 tarihli pilot kararında, hukuka aykırı olarak idari gözetim altına alınanların zararlarının tazmini için hangi yargısal merciye başvuracakları konusunda ciddi bir belirsizlik bulunduğunu tespit etmiştir.8
Danıştay 10. Dairesi, geri gönderme merkezinde haksız tutulduğunu ileri süren yabancıların tazminat davalarını idari işlemden kaynaklanan tam yargı davası olarak nitelendirmiş ve davaların idare mahkemesinde görülmesine karar vermiştir. (Danıştay 10. Daire, E. 2020/5704)9 Daire aynı nitelendirmeyi, gözetimin iki ayrı ilde sürdüğü başka bir dosyada da yapmıştır. (Danıştay 10. Daire, E. 2021/72)10 Bu kararlarda Danıştay'ın önündeki soru, adli yargı ile idari yargı arasındaki ayrım değil, davanın ilk derecede Danıştay'da mı idare mahkemesinde mi görüleceğiydi: idare mahkemesi dosyayı uyuşmazlığın Danıştay'ın görev alanında olduğu gerekçesiyle göndermiş, Daire ise uyuşmazlığın ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalardan olmadığını belirterek idare mahkemesince incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.9 Yetki bakımından Daireye göre valilikler ilk verilen idari gözetim kararıyla bağlı olmayıp zaruret görülmezse gözetimi derhâl sonlandırabildiğinden, farklı valiliklerin kararlarıyla süren gözetim yargılama bakımından bölünemez; dava, zararı son olarak doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili idare mahkemesinde görülür. (Danıştay 10. Daire, E. 2024/6453)11 Bu ölçüt İYUK m. 36/a'ya dayanır. Muğla'ya sevk edildikten sonra gözetimine her ay yeniden karar verilerek devam edilen bir yabancının davasında Daire, görüm ve çözüm yerinin Muğla İdare Mahkemesi olduğuna karar vermiştir.9
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise 16 Aralık 2025 tarihli bir kararında farklı sonuca varmıştır; bu sonuç pilot kararda aktarılan Uyuşmazlık Mahkemesi içtihadıyla aynı yöndedir. Daire, idari gözetim altına alınma sürecinde uğranılan zararların tazmini istemiyle açılan davanın Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında olmadığını, 6458 sayılı Kanun'da idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulacağının düzenlendiğini belirterek aynı işlemden kaynaklanan tazminat davalarına adli yargıda bakılacağını kabul etmiş; idari yargıyı görevli sayarak davayı usulden reddeden ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. (Yargıtay 4. HD, E. 2024/32)12
Anayasa Mahkemesi pilot karardan önceki kararlarında hukuka aykırı tutulmanın tazmini için idari yargıda tam yargı davasını tüketilmesi gereken yol saymış, pilot kararda ise bu tazminat için etkili bir yol bulunmadığı sonucuna varmıştır.8 Genel Kurulun 20 Kasım 2025 tarihli pilot kararında aktarıldığına göre Mahkeme 30 Kasım 2017 tarihli kararında, İYUK m. 2'nin idari işlem veya eylem türleri arasında ayrım yapmadığını belirterek hukuka aykırı şekilde tutulan yabancılar yönünden tam yargı davasını etkili bir hukuk mekanizması saymıştır.8 Aynı kararda, idare mahkemelerinin idari gözetim kararının hukuka uygunluğunu denetleme yetkisi bulunmadığından sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmeden idari yargıda tam yargı davası açılamayacağını açıklamıştır.8 Aynı kararda ayrıca, sulh ceza hâkimi idari gözetim kararını hukuka uygun bulursa idari yargıdaki tam yargı davasının hukuka aykırılık şikâyetine bağlı tazminat istemi yönünden etkisiz kalacağı ve bu hâlde hâkimin ret kararından itibaren süresi içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabileceği belirtilmiştir.8 Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 sayılı Kanun m. 47/5). Mahkeme sonraki kararlarında bu çizgiyi izlemiştir: 15 Mart 2022 tarihli kararında idari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetiminin İçişleri Bakanlığının yürüttüğü bir kamu hizmeti olduğunu ve İYUK m. 2 uyarınca idari yargıda tam yargı davası açılabileceğini belirtmiş, bu yol tüketilmeden yapılan başvuruyu kabul edilemez bulmuştur.6 30 Temmuz 2025 tarihli kararında da idari gözetim bireysel başvurudan sonra sona ermiş olsa bile hukuka aykırı tutulma iddiası için önce tazminat davası açılması gerektiğini belirtmiştir.5 Bu iki karar Genel Kurulun 20 Kasım 2025 tarihli pilot kararından öncedir.
Genel Kurul 20 Kasım 2025 tarihli pilot kararında, Mahkemenin 2017 tarihli kararlarından sonra Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer olumsuz görev uyuşmazlıklarında idari yargının değil adli yargının görevli olduğuna dair çok sayıda karar verdiğini ve bu tazminat davalarının hangi yargı mercilerince görüleceğine ilişkin farklı uygulamalar ortaya çıktığını tespit etmiştir.8 Genel Kurula göre 2017 tarihli karardan bu yana geçen uzunca süreye rağmen hukuka aykırı olarak idari gözetim altına alınanlar, zararlarının tazmini için hangi yargısal merciye başvuracakları konusunda kendilerinden kaynaklanmayan ciddi bir belirsizlik içindedir; genel nitelikteki kural ve mekanizmalar bu belirsizliği gidermekte yetersiz kalmıştır.8 Genel Kurul, sınır dışı edilmek amacıyla idari gözetim altında tutulan başvurucu açısından tutmadan kaynaklanan zararların tazminine imkân sağlayabilecek etkili idari ve yargısal bir başvuru yolunun bulunmadığı sonucuna varmıştır.8
Pilot karara konu olayda başvurucu, Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğine yaptığı itirazın kabulüyle Muğla Geri Gönderme Merkezinden serbest bırakılmıştı.8 Muğla 1. İdare Mahkemesinde açtığı tam yargı davası, Uyuşmazlık Mahkemesinin 23/11/2020 tarihli ve E.2020/651, K.2020/684 sayılı kararına atıf yapılarak görev yönünden reddedilmiş; sulh ceza hâkimliği de tazminat istemini görev yönünden reddetmiştir.8 Genel Kurul Anayasa m. 19/9'un ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş, pilot karar usulünü uygulamış, açık bir kanuni düzenleme yapılması gerektiğini belirterek durumu Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmiş ve aynı konudaki başvuruların incelenmesini kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dört ay süreyle ertelemiştir; başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.8 Karar 22 Mayıs 2026 tarihli ve 33261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.8 Erteleme süresi 22 Eylül 2026'da dolmuştur. 17 Ekim 2026'ya kadar 6458 sayılı Kanun'da, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141-144'te ve 2577 sayılı Kanun'da idari gözetimden doğan zararın tazminine ilişkin bir değişiklik Resmî Gazete'de yayımlanmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin tam yargı davasını etkili yol sayan çizgisi tutulma koşulları ve merkezdeki kısıtlamalar bakımından ise pilot karardan sonra da sürmektedir. Mahkeme 1 Temmuz 2026 tarihli kararında, merkezden çıkarılan yabancının tutulduğu yerde maruz kaldığı kısıtlamalarda hizmet kusuru bulunduğunu veya muamelenin hukuka aykırı olduğunu tam yargı davasında ileri sürüp tazminat isteyebileceğini belirtmiş ve bu kararında da Genel Kurulun 30 Kasım 2017 tarihli kararını esas almıştır.7 Genel Kurul 8 Temmuz 2025 tarihli kararında, bireysel başvuru tarihinden önce merkezden salıverilenlerin tutulma koşullarına ilişkin şikâyetleri bakımından etkili hukuk mekanizmasının tazminat yolu, yani tam yargı davası olduğunu belirtmiş; başvuru tarihinde merkezde tutulup başvuru sürecinde serbest bırakılanlar için ise koşulları düzeltecek bir yol bulunmadığı tespitinin geçerli olduğunu kabul etmiştir.1
Kanun, görevli olmayan yargı yerine açılan dava ihtimalini iki hükümle düzenler. İYUK m. 9/1'e göre çözümü idari yargının görevine girdiği hâlde adli yargı yerine açılan dava görev noktasından reddedilirse, bu kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir; görevsiz yargı merciine başvurma tarihi idari yargıya başvurma tarihi sayılır. Bu otuz gün geçirilmiş olsa bile idari dava açma süresi henüz dolmamışsa dava bu süre içinde açılabilir (m. 9/2). m. 13/2'ye göre de görevli olmayan adli yargı merciine açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, sonradan idari yargıda açılacak davada m. 13/1'deki idareye başvurma şartı aranmaz.
Dava açmadan önce idareye başvurulup başvurulmayacağı ve hangi sürenin işleyeceği konusunda bu rehberdeki kararlar arasında bir sonuca varılan tek olay, aşağıda anlatılan Ula olayıdır. İYUK m. 12'ye göre idari işlem dolayısıyla hakları ihlal edilenler doğrudan tam yargı davası açabilir; m. 13/1'e göre idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanlar ise dava açmadan önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmak zorundadır. Kanun, idari gözetimden doğan zararın bu iki hükümden hangisine girdiğini ayrıca belirtmez. m. 12 ayrıca, önce iptal davası açılmışsa tam yargı davasının bu davada verilen kararın tebliğinden ya da işlemin icrasından itibaren dava süresi içinde açılabileceğini öngörür. İdari gözetim kararına karşı Kanun'un gösterdiği yol ise iptal davası değil sulh ceza hâkimine başvurudur (6458 m. 57/6); sınır dışı etme kararının idare mahkemesince iptal edilmiş olmasının, gözetimden doğan zararda m. 12'deki bu başlangıç anını işletip işletmediği bu rehberdeki kararlarda ele alınmamıştır. Danıştay 10. Dairenin “idari işlemden kaynaklanan tam yargı davası” nitelendirmesi görev ve yetki kararlarında yapılmıştır; Daire bu kararlarda dava süresi ve idareye başvuru şartı hakkında bir karar vermemiştir.9 Bu kararlara konu dosyalarda davacılar dava açmadan önce idareye başvurmuş, başvurunun zımnen reddi üzerine dava açmıştır.911 Adli yargıda açılacak tazminat davasının süresi bu rehberdeki kararlarda ele alınmamıştır.
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün 30 Temmuz 2025 tarihli kararına konu olayda, Ula (Muğla) Geri Gönderme Merkezine sevkinden sonra Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/3/2020 tarihli kararıyla serbest bırakılan yabancının tazminat davası idare mahkemesince süre aşımıyla reddedilmiştir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2023/3924)13 İdare mahkemesine göre idari gözetime dayalı tazminat istemi, gözetimin kaldırıldığı 20/3/2020 tarihinden itibaren bir yıl içinde idareye iletilmeliydi; başvurucu idareye başvurmadan bu süre geçtikten sonra 15/4/2021'de doğrudan dava açmıştı.13 Bölge idare mahkemesi de kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirtmiştir.13 Anayasa Mahkemesi, kanuni süreler içinde başvurabilecek durumda olan başvurucunun bu kurallara uymasına engel bir durum ileri sürmediğini belirterek bu yorumun mahkemeye erişim hakkına yönelik katı bir yorum olmadığı sonucuna varmış ve hakkın ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar vermiştir.13 Bu rehberdeki kararlar arasında, idari gözetimden doğan zararda m. 12'yi uygulayarak idareye başvurmadan açılan davayı süresinde sayan bir karar yoktur; Danıştay'ın m. 12 ile m. 13 arasındaki seçimi esas yönünden çözen bir kararı da rehberdeki kararlar arasında bulunmamaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki koruma tedbirleri nedeniyle tazminat yolu idari gözetime uygulanmamıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, idari gözetim kararının idari bir işlem olduğunu ve koruma tedbiri uygulanmadığını belirterek ağır ceza mahkemesine açılan tazminat davasının reddini onamıştır.3 Daire, sulh ceza hâkimliğinin idari gözetime itiraz üzerine verdiği kararların suç soruşturması veya kovuşturması sırasında verilmiş kararlar olmadığını, bu nedenle hâkim ve savcı kararlarından doğan tazminat koşullarının da oluşmadığını kabul etmiştir. (Yargıtay 12. CD, E. 2021/7896)14
Hukuka aykırılık bakımından Anayasa Mahkemesi Anayasa m. 19/9'u esas alır: kişinin m. 19'un ilk sekiz fıkrasındaki esaslara aykırı bir işleme tabi tutulduğu ve zararının devletçe ödenmediği tespit edilirse tazminat hakkı ihlal edilmiş olur.4 Mahkeme, sulh ceza hâkimliğinin gözetimi ilk andan itibaren hukuka aykırı bulmadığı, yalnız gözetimi gerektiren sebeplerin süreç içinde ortadan kalktığını kabul ettiği bir dosyada, altı aylık süre dolmadan yaklaşık beş buçuk ay sonra salıverilen başvurucu yönünden kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.4
Tazminat davasında ispat: tutulma koşulları ve hukuka aykırı tutulma nasıl kanıtlanır?
Anayasa Mahkemesine göre merkezdeki tutulma koşulları nedeniyle açılan tazminat davalarında davacı, şikâyet ettiği olguların ayrıntılı ve tutarlı bir açıklamasını yapmalı, bazı durumlarda farklı kanıtlar da sunabilmelidir.4 Davacı bu yükünü yerine getirdiğinde mahkeme koşulları Anayasa Mahkemesinin ölçütlerine göre incelemeli, gerekli delilleri toplamalı ve yargılamayı makul bir sürat ve özenle yürütmelidir.4
Mahkemeye göre koşulların kötü muamele yasağını ihlal ettiğine dair bir bulgu, manevi zarara ilişkin güçlü bir karine oluşturur; manevi tazminat, manevi zararın ayrıca kanıtlanmasına bağlanmamalıdır.4 Bir idare mahkemesinin, tutulma koşulları için ilgili mercilere yapılmış bir şikâyet, tespit veya rapor bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesini Anayasa Mahkemesi yetersiz bulmuştur; tutulma sürerken koşulları düzeltebilecek bir merci bulunmadığını ve delillerin mahkemece toplanması gerektiğini belirterek kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.4
Aynı kararda Mahkeme, tam yargı davasında yalnız bir merkezde geçen süre için talepte bulunan başvurucunun diğer merkezlerdeki koşullara ilişkin şikâyetini, bu dönem için tazminat davası açılmadığı gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.4 Davada hangi merkez ve hangi dönem için tazminat istendiği bu nedenle sonucu doğrudan etkiler.
İddianın somutlaştırılması davacıdan beklenir. Anayasa Mahkemesi, ameliyat sonrası kontrollerinin yapılmadığını ileri süren, ancak ameliyat tarihini, kontrollerin hangi merkezde yapılmadığını, talebini ne zaman ve nasıl ilettiğini açıklamayan ve belge sunmayan başvurucunun sağlık hizmetine erişim şikâyetini açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.5 Aynı dosyada idarenin yazısıyla başvurucunun merkezlerin sağlık biriminde birçok kez tedavi edildiği belgelenmişti.5
Yaşam hakkına ilişkin bir tazminat davasında Anayasa Mahkemesi riskin öngörülebilir olup olmadığını aramıştır: merkezde hayatını kaybeden yabancının daha önce psikolojik rahatsızlığına veya intihar girişimine ilişkin bilgi ya da belge bulunmadığı, yakınlarının yalnız ihtimale dayalı soyut bir iddia ileri sürdüğü dosyada, idare mahkemesinin tazminat istemini reddetmesini yerinde görmüş ve yaşam hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar vermiştir.2 Bu dosyada idare mahkemesi ara kararlarla idareden sürece ilişkin bilgi ve belgeleri toplamıştı.2
Görev ve yetki kararlarında, gözetimin hangi kararlarla ve hangi tarihler arasında sürdüğü ayrıntılı biçimde aktarılmıştır. Danıştay 10. Dairesinin görev ve yetki kararında aktarıldığına göre o dosyada süreç; ilk idari gözetim kararı, sonraki valiliklerin gözetimin devamına ilişkin değerlendirmeleri, sulh ceza hâkimliğinin itiraz kararı ve sınır dışı etme kararına karşı açılan davanın sonucu üzerinden kurulmuştur.9 Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin görev yönünden verdiği bozma kararında aktarıldığına göre de o dosyada davacı, sınır dışı etme kararının idare mahkemesince iptal edildiğini ve 29 gün idari gözetim altında kaldığını ileri sürerek tazminat istemişti.12
İlgili mevzuat
6458 sayılı Kanun m. 58 — Geri gönderme merkezleri
Madde 58 – (1) İdari gözetime alınan yabancılar, geri gönderme merkezlerinde tutulurlar.
(2) Geri gönderme merkezleri Bakanlık tarafından işletilir. Bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları, Türkiye Kızılay Derneği veya kamu yararına çalışan derneklerden göç alanında uzmanlığı bulunanlarla protokol yaparak bu merkezleri işlettirebilir.
(3) Geri gönderme merkezlerinin kurulması, yönetimi, işletilmesi, devri, denetimi ve sınır dışı edilmek amacıyla idari gözetimde bulunan yabancıların geri gönderme merkezlerine nakil işlemleriyle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
Kaynak: Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (6458)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 17 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
6458 sayılı Kanun m. 59 — Geri gönderme merkezlerinde sağlanacak hizmetler
Madde 59 – (1) Geri gönderme merkezlerinde;
a) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir,
b) Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır,
c) Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır,
ç) Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ayrı yerlerde barındırılır,
d) Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.
(2) Göç alanında uzmanlığı bulunan ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle geri gönderme merkezlerini ziyaret edebilirler.
Kaynak: Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (6458)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 17 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
6458 sayılı Kanun m. 57 — Sınır dışı etmek üzere idari gözetim ve süresi
Madde 57 – (1) 54 üncü madde kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez.
(2) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.
(3) Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.
(4) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenmez. İdari gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır. Bu yabancılara, 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.
(5) İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(6) İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.
(7) İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.
(8) (Ek:6/12/2019-7196/77 md.) İdari gözetim altına alınan yabancıların uyruklarının tespit edilmesi amacıyla elektronik ve iletişim cihazları incelenebilir. İnceleme sonucunda elde edilen veriler bu amaç dışında kullanılmaz.
Kaynak: Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (6458)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 17 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
6458 sayılı Kanun m. 57/A — İdari gözetime alternatif yükümlülükler
Madde 57/A- (Ek:6/12/2019-7196/78 md.)
(1) 57 nci maddenin ikinci fıkrasında sayılan yabancılara ya da idari gözetimi sonlandırılan yabancılara aşağıdaki idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir:
a) Belirli adreste ikamet etme
b) Bildirimde bulunma
c) Aile temelli geri dönüş
ç) Geri dönüş danışmanlığı
d) Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma
e) Teminat
f) Elektronik izleme
(2) Yabancıya birinci fıkradaki yükümlülüklerden bir ya da birkaçının getirilmesi durumunda, bu süre yirmi dört ayı geçemez.
(3) 57 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında olup da idari gözetim altına alınmayan yabancılara bu maddenin birinci fıkrasında sayılan yükümlülüklerden birinin ya da birkaçının getirilmesi zorunludur.
(4) İdari gözetime alternatif yükümlülüklere tabi tutulduğu, yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına gerekçeleri ile birlikte tebliğ edilir. Hakkında idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilen yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(5) Elektronik izleme yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı bu karara karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru yabancının tabi tutulduğu idari yükümlülüğü durdurmaz. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir.
(6) İdari gözetime alternatif yükümlülüklere uymayan yabancılar idari gözetim altına alınabilir.
(7) Yabancıya teminat yükümlülüğü getirilmesi ve yabancının teminat süresi içerisinde mücbir sebepler ve mahkeme sürecinin sona ermemesi halleri saklı kalmak kaydıyla Türkiye’den çıkmaması durumunda teminat Hazineye irat kaydedilir.
(8) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça düzenlenir.
Kaynak: Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (6458)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 17 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
6458 sayılı Kanun m. 60 — Sınır dışı etme kararının yerine getirilmesi
Madde 60 – (1) Geri gönderme merkezlerindeki yabancılar, kolluk birimi tarafından sınır kapılarına götürülür.
(2) Geri gönderme merkezlerine sevk edilmesine gerek kalmadan sınır dışı edilecek olan yabancılar, Genel Müdürlük taşra teşkilatının koordinesinde kolluk birimlerince sınır kapılarına götürülür.
(3) (Değişik:6/12/2019-7196/80 md.) Sınır dışı edilecek yabancıların seyahat masrafları kendilerince karşılanır. Seyahat masraflarının karşılanması hususunda aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Yabancının mevcut parası sınır dışı seyahat masraflarının tamamını karşılamaya yetiyorsa sınır dışı seyahat masrafları yabancının mevcut parasından karşılanır ve artan tutar kendisine bırakılır.
b) Yabancının hiç parası yoksa seyahat masraflarının tamamı Genel Müdürlükçe karşılanır.
c) Yabancının mevcut parası seyahat masraflarının tamamını karşılamaya yetmiyorsa;
1) Seyahat masrafları Genel Müdürlükçe karşılanır ve yabancının mevcut parasının Genel Müdürlükçe her mali yıl başında belirlenen sınır dışı edilecek yabancıların temel gereksinimlerini karşılamaya yetecek tutar kadar kısmı kendisine bırakılarak artan kısmı seyahat masrafları karşılığında Hazineye gelir kaydedilir.
2) Yabancının mevcut parası temel gereksinimlerini karşılamaya yetecek tutarın altındaysa seyahat masrafının tamamı Genel Müdürlükçe karşılanır ve mevcut parası kendisine bırakılır.
ç) Masraflar geri ödenmediği sürece, yabancıların Türkiye’ye girişine izin verilmeyebilir.
(4) Genel Müdürlük sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak uluslararası kuruluşlar, ilgili ülke makamları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapabilir.
(5) Yabancıların pasaportları veya diğer belgeleri, sınır dışı edilinceye kadar tutulabilir ve sınır dışı işlemlerinde kullanılmak üzere biletleri paraya çevrilebilir.
(6) Gerçek veya tüzel kişiler, kalışlarını veya dönüşlerini garanti ettikleri yabancıların sınır dışı edilme masraflarını ödemekle yükümlüdür. Yabancıyı izinsiz çalıştıran işveren veya işveren vekillerinin, yabancının sınır dışı edilme işlemleri konusundaki yükümlülükleri hakkında 4817 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.
Kaynak: Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (6458)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 17 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Tutulma koşullarını düzeltecek etkili yol yokluğu, idari gözetimin ölçülülüğü ve bildirim (pilot karar)Anayasa Mahkemesi · B. No. 2025/10406 ·
Kamu düzeni gerekçesiyle sınır dışı etme kararı verilen ve altı ay süreyle idari gözetime alınarak Şanlıurfa Geri Gönderme Merkezine sevk edilen başvurucu, merkezdeki tutulma koşullarının düzeltilmesini sağlayacak bir yol bulunmadığından, idari gözetimin hukuka aykırı olduğundan ve tutma nedeninin bildirilmediğinden şikâyet etti. Genel Kurul, 6458 sayılı Kanun'da tutulma koşullarının denetimini ve düzeltilmesini düzenleyen bir hüküm bulunmadığını, sulh ceza hâkimliği yolunun yalnız idari gözetim kararının hukukiliğine yönelik olduğunu ve yönetmeliğin denetim hükmünün şikâyetin nasıl inceleneceğini düzenlemediğini tespit etti. Sınır dışı etme kararına ilişkin şikâyeti başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu; idari gözetimin kanuni dayanağı, meşru amacı ve ölçülülüğü ile tutma nedeninin bildirilmesi yönünden ihlal bulmadı.
Sonuç: Genel Kurul, tutulma koşulları yönünden kötü muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar verdi; pilot karar usulünü uygulayıp durumu TBMM'ye bildirdi, aynı konudaki başvuruların incelenmesini kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından (26.02.2026) itibaren dört ay erteledi (süre 26.06.2026'da doldu) ve başvurucuya net 115.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
2. Merkezde intihar: yaşamı koruma yükümlülüğünün sınırı ve öngörülebilirlikAnayasa Mahkemesi · B. No. 2019/27008 ·
Sınır dışı etme ve idari gözetim kararı verilen yabancı, geri gönderme merkezinde yaklaşık dokuz gün kaldıktan sonra intihar etti; yakınlarının hizmet kusuruna dayanan tam yargı davası idare mahkemesince reddedildi. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumları için geliştirilen yaşamı koruma ilkelerinin geri gönderme merkezlerinde de uygulanabileceğini, merkezlere ilişkin kanun ve yönetmeliğin yeterli hukuki çerçeve oluşturduğunu belirtti. Ölen kişinin psikolojik rahatsızlığına veya intihar eğilimine ilişkin bir veri bulunmadığını, yakınların yalnız soyut bir iddia ileri sürdüğünü, intiharda kullanılan şalın alıkonulmamasının ihmal sayılamayacağını değerlendirdi.
Sonuç: Riskin öngörülebilir olmadığı sonucuyla yaşam hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar verildi.
3. İdari gözetim CMK m. 141'deki koruma tedbiri değildirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/5310 · K. 2025/828 ·
Samsun Valiliğince sınır dışı etme ve idari gözetim kararı verilen yabancı, sınır dışı etme kararının idare mahkemesince iptal edildiğini ve yaklaşık bir yıl haksız yere gözetim altında tutulduğunu ileri sürerek ağır ceza mahkemesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istedi. İlk derece mahkemesi, idari gözetimin Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında uygulanmış bir koruma tedbiri olmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Daire, davacı hakkında uygulanan kararın idari bir işlem olduğunu, koruma tedbiri uygulanmadığını, bu nedenle CMK m. 141/1'deki tazminat şartlarının oluşmadığını ve m. 141/3'ün de uygulanamayacağını belirtti.
Sonuç: Ret hükmüne yönelik temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm oybirliğiyle onandı.
4. Tutulma koşulları için tazminat davasında ispat ve mahkemenin inceleme yükümlülüğü; hukuka aykırı tutulmada tazminatAnayasa Mahkemesi · B. No. 2021/60583 ·
Üç ayrı geri gönderme merkezinde tutulan, bebeğiyle birlikte tutulduğunu ileri süren ve sulh ceza hâkimliğinin yeniden başvuruyu kabul etmesi üzerine salıverilen başvurucu, yalnız Kumkapı'da geçen 29 günlük dönem için idare mahkemesinde tam yargı davası açtı; dava, koşullara ilişkin bir şikâyet, tespit veya rapor bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi. Anayasa Mahkemesi, koşullar nedeniyle açılan tazminat davasında davacının ayrıntılı ve tutarlı açıklama yapması gerektiğini, bu yük yerine getirildiğinde mahkemenin delilleri toplayıp koşulları Anayasa Mahkemesi ölçütlerine göre incelemesi gerektiğini, ihlal bulgusunun manevi zarar için güçlü karine oluşturduğunu belirtti. Diğer merkezlerdeki dönem için dava açılmadığından bu kısmı kabul edilemez buldu. Kişi hürriyeti yönünden, sulh ceza hâkimliğinin gözetimi ilk andan hukuka aykırı bulmadığını ve başvurucunun altı ay dolmadan salıverildiğini gözeterek ihlal bulmadı.
Sonuç: Kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine ve yeniden yargılamaya, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar verildi.
5. Merkezde sağlık hizmetine erişim iddiası ve hukuka aykırı tutulmada tazminat davasıAnayasa Mahkemesi · B. No. 2020/33319 ·
Ankara ve Harmandalı geri gönderme merkezlerinde tutulan başvurucu, ameliyat sonrası kontrollerinin yapılmadığını ve idari gözetimin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi, özgürlüğünden yoksun bırakılan hasta kişiye gerekli tıbbi yardımı sağlama yükümlülüğünü hatırlattı; ancak idarenin yazısına göre başvurucunun merkezlerin sağlık biriminde birçok kez tedavi edildiğini, başvurucunun ise ameliyat tarihini, kontrollerin hangi merkezde yapılmadığını ve taleplerini nasıl ilettiğini açıklamadığını belirtti. İdari gözetim şikâyetini, gözetim sona erdiğinden önce tazminat davası açılması gerektiği gerekçesiyle başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu. Güvenli üçüncü ülke belirlenmeden verilen sınır dışı etme kararı yönünden ise ihlal tespit etti.
Sonuç: Sağlık hizmetine erişim şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun, idari gözetim şikâyeti tüketilmeme nedeniyle kabul edilemez bulundu; sınır dışı etme kararı nedeniyle yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlaline oybirliğiyle karar verildi. Karar, Genel Kurulun hukuka aykırı idari gözetimden doğan zararın tazmini için etkili bir yol bulunmadığını tespit eden 20.11.2025 tarihli pilot kararından öncedir.
6. Eşinden farklı merkezde tutulma ve hukuka aykırı gözetim: gözetim sona erince önce tam yargı davasıAnayasa Mahkemesi · B. No. 2020/343 ·
Altı ay süreyle idari gözetim altına alınan ve itirazı sulh ceza hâkimliğince reddedilen başvurucu, gözetimin hukuka aykırı olduğundan ve eşinden farklı bir geri gönderme merkezinde tutulduğundan yakındı. Anayasa Mahkemesi, idari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetiminin İçişleri Bakanlığının yürüttüğü bir kamu hizmeti olduğunu, idari gözetimi sona eren yabancının maddi ve manevi zararları için idari yargıda tam yargı davasının başarı şansı sunan ve ulaşılabilir bir yol olduğunu hatırlattı; inceleme tarihinde gözetim süresinin dolduğunu tespit etti.
Sonuç: Kişi hürriyeti ve aile hayatına saygı şikâyetleri, tam yargı davası yolu tüketilmediği için oybirliğiyle kabul edilemez bulundu; esasa girilmedi. Karar, Genel Kurulun hukuka aykırı idari gözetimden doğan zararın tazmini için etkili bir yol bulunmadığını tespit eden 20.11.2025 tarihli pilot kararından öncedir.
7. Merkezde aileyle ve çocuklarla görüşme kısıtlaması: önce tam yargı davasıAnayasa Mahkemesi · B. No. 2020/21099 ·
Silivri'deki geri gönderme merkezinde tutulduğu dönemde ziyarete gelen çocuklarıyla ve yakınlarıyla görüşmesine ve telefonla konuşmasına izin verilmediğini ileri süren başvurucu, merkez görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmuş, şikâyeti hakkında işlemden kaldırma kararı verilmişti; idari gözetim kararı sonradan sulh ceza hâkimliğince kaldırıldı ve sınır dışı etme işlemi iptal edildi. Anayasa Mahkemesi, merkezden çıkarılan başvurucunun tutulduğu yerde maruz kaldığı kısıtlamalarda hizmet kusuru bulunduğunu veya muamelenin hukuka aykırı olduğunu tam yargı davasında ileri sürüp tazminat isteyebileceğini belirtti.
Sonuç: Başvuru, idari yargıda tam yargı davası yolu tüketilmediği için oybirliğiyle kabul edilemez bulundu; aile hayatı ve haberleşme şikâyetinin esası incelenmedi.
8. Hukuka aykırı idari gözetimden doğan zararın tazmini için etkili yol bulunmaması (pilot karar)Anayasa Mahkemesi · B. No. 2022/8989 ·
Muğla Geri Gönderme Merkezinde tutulan ve Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğine yaptığı itirazın kabulüyle serbest bırakılan başvurucunun Muğla 1. İdare Mahkemesinde açtığı tazminat davası, Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargıyı görevli sayan kararına atıfla görev yönünden reddedildi; sulh ceza hâkimliği de tazminat istemini görev yönünden reddetti. Genel Kurul, 2017 tarihli kararından sonra idari ve adli yargı yerlerinin bu davaları görev yönünden reddettiğini, hukuka aykırı olarak idari gözetim altına alınanların zararlarının tazmini için hangi yargısal merciye başvuracakları konusunda ciddi bir belirsizlik bulunduğunu ve tutmadan kaynaklanan zararların tazminine imkân sağlayabilecek etkili idari ve yargısal bir yol olmadığını tespit etti; açık bir kanuni düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.
Sonuç: Anayasa m. 19/9'un ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verildi; pilot karar usulü uygulandı, durum TBMM'ye bildirildi, aynı konudaki başvuruların incelenmesi kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından (22.05.2026) itibaren dört ay ertelendi (süre 22.09.2026'da doldu) ve başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.
9. Görev ve yetki kararı: haksız idari gözetim nedeniyle tazminat davası idare mahkemesinde, yetkili yer Muğla İdare MahkemesiDanıştay 10. Daire · E. 2020/5704 · K. 2020/4941 ·
Sınır dışı etme işlemi idare mahkemesince iptal edilen ve idari gözetim kararına itirazı sulh ceza hâkimliğince kabul edilerek serbest bırakılan yabancı, farklı illerdeki geri gönderme merkezlerinde haksız ve kötü koşullarda tutulduğu iddiasıyla, idareye başvurusunun zımnen reddi üzerine manevi tazminat davası açtı. Dosya, uyuşmazlığın Danıştay'ın görev alanında olduğu gerekçesiyle Daireye gönderilmişti. Daire, davanın ilk derecede Danıştay'da görülecek davalardan olmadığını, zararın yabancının geri gönderme merkezinde tutulmasını sonuçlayan işlemlerden doğduğunu ve farklı valiliklerin kararlarıyla süren gözetimin yargılama bakımından bölünemeyeceğini belirtti; Muğla'ya sevkten sonra gözetimin bu ildeki valilik kararlarıyla sürdürüldüğünü gözeterek yetkili yeri Muğla İdare Mahkemesi olarak belirledi.
Sonuç: Uyuşmazlık idari işlemden kaynaklanan tam yargı davasıdır; dosya oybirliğiyle Muğla 1. İdare Mahkemesine gönderildi. Daire davanın esasını incelemedi; karar yalnız görev ve yetki sorusunu çözer.
10. Görev ve yetki kararı: haksız idari gözetim ve kötü muamele iddiasıyla açılan tazminat davasının niteliğiDanıştay 10. Daire · E. 2021/72 · K. 2021/86 ·
Hatay'da verilen idari gözetim kararıyla gözetime alınıp Erzurum'a sevk edilen yabancı, sınır dışı etme işleminin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı sonrası yapılan yeniden yargılamada iptal edilmesi üzerine, haksız tutulduğu ve merkezde kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davası açtı. Daire, Erzurum Valiliğinin ilk idari gözetim kararıyla bağlı olmadığını ve gözetimin devamına kendisinin karar verdiğini belirterek uyuşmazlığı idari işlemden kaynaklanan tam yargı davası olarak nitelendirdi.
Sonuç: Dava, zararı son olarak doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili Erzurum İdare Mahkemesine oybirliğiyle gönderildi. Daire davanın esasını incelemedi; karar yalnız görev ve yetki sorusunu çözer.
11. Yetki kararı: birden fazla merkezde tutulmada tazminat davasında yetkili idare mahkemesiDanıştay 10. Daire · E. 2024/6453 · K. 2024/6832 ·
Edirne'de idari gözetim altına alınıp Adana Geri Gönderme Merkezine sevk edilen ve gözetimi Adana Valiliğince sonlandırılan davacı, yasal sebep olmaksızın özgürlüğünden yoksun bırakıldığı iddiasıyla idareye yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine maddi ve manevi tazminat davası açtı; Adana ve Edirne idare mahkemeleri birbirini yetkili saydı. Daire, valiliklerin ilk idari gözetim kararıyla bağlı olmadığını ve zaruret görülmezse gözetimi derhâl sonlandırabileceğini, gözetim sürecinin yargılama bakımından bölünemeyeceğini belirtti.
Sonuç: İdari işlemden kaynaklanan tam yargı davasında yetkili yer, zararı son olarak doğuran uyuşmazlığı çözmeye yetkili Adana İdare Mahkemesi olarak oybirliğiyle belirlendi. Daire davanın esasını incelemedi; karar yalnız yetki sorusunu çözer.
12. Görev kararı: haksız idari gözetim nedeniyle tazminat davasında adli yargının göreviYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2024/32 · K. 2025/16829 ·
Van Geri Gönderme Merkezinde 29 gün idari gözetim altında kalan ve sınır dışı etme işlemi idare mahkemesince iptal edilen yabancı, asliye hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtı. İlk derece mahkemesi, idari yargıyı görevli sayarak davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetti; bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti. Daire, istemin Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında olmadığını, 6458 sayılı Kanun'da idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulacağının düzenlendiğini belirterek aynı işlemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarına adli yargı yerinde bakılacağını kabul etti.
Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı oybirliğiyle bozuldu; Danıştay kararlarından farklı olarak adli yargı görevli sayıldı. Daire davanın esasını incelemedi; karar yalnız görev sorusunu çözer.
13. Ula'dan salıverilen yabancının tazminat davası: idareye başvurmadan açılan davanın süre aşımından reddiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2023/3924 ·
Ula (Muğla) Geri Gönderme Merkezine sevk edilen başvurucu, Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/3/2020 tarihli kararıyla serbest bırakıldı ve 15/4/2021'de tam yargı davası açtı. İdare mahkemesi, idari gözetime dayalı tazminat isteminin gözetimin kaldırıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde idareye iletilmesi gerektiğini, başvurucunun bu süre geçtikten sonra idareye başvurmadan doğrudan dava açtığını belirterek davayı süre aşımıyla reddetti; bölge idare mahkemesi kararı yerinde gördü. Birinci Bölüm bu yorumun mahkemeye erişim hakkına yönelik katı bir yorum olmadığı sonucuna vardı.
Sonuç: Mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine, itirazın geç değerlendirilmesine ilişkin şikâyetin ise süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna oybirliğiyle karar verildi.
14. Sulh ceza hâkimliğinin idari gözetime itiraz kararları ve CMK m. 141/3Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/7896 · K. 2023/2148 ·
Ceza yargılaması sırasında adli kontrolle tahliye edilen yabancı hakkında Göç İdaresince idari gözetim kararı verildi; itirazları sulh ceza hâkimliğince reddedildi. Yabancı, hakkında adli kontrol bulunduğu hâlde gözetimin kaldırılmadığı iddiasıyla kararı veren hâkimin hukuki sorumluluğuna dayanarak ağır ceza mahkemesinde tazminat istedi; ilk derece mahkemesi davayı görev yönünden reddetti. Daire, idari gözetim kararının idari bir karar olduğunu, itiraz üzerine verilen sulh ceza hâkimliği kararlarının suç soruşturması veya kovuşturması sırasında verilmiş kararlar olmadığını, bu nedenle CMK m. 141/3'teki koşulların oluşmadığını belirtti; davanın esastan reddi gerekirken görev yönünden reddedilmesini sonucu itibarıyla doğru buldu.
Sonuç: Hüküm oybirliğiyle onandı; sulh ceza hâkimliğinin idari gözetim itirazı kararları CMK m. 141/3 kapsamında tazminata konu edilemez.
Sık sorulan sorular
Geri gönderme merkezi nedir?
Geri gönderme merkezi, idari gözetime alınan yabancıların tutulduğu yerdir (6458 sayılı Kanun m. 58/1). Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancının idari gözetimi m. 57'de düzenlenir. Uluslararası koruma başvuru sahiplerinin idari gözetimi m. 68'de ayrıca düzenlenir ve otuz günü geçemez; ancak merkezde m. 57'ye göre tutulurken uluslararası korumaya başvuran yabancı hakkında Uygulama Yönetmeliği m. 96/7'ye göre yeni bir idari gözetim kararı alınmaz ve koruma işlemleri, Genel Müdürlük aksine karar vermedikçe, m. 57 kararının süresi içinde yürütülür. Merkezleri İçişleri Bakanlığı işletir; Bakanlık bu merkezleri protokolle kamu kurumlarına, Türkiye Kızılay Derneğine veya göç alanında uzman derneklere de işlettirebilir (m. 58/2). İdari gözetim bir ceza değildir; Yargıtay 12. Ceza Dairesi idari gözetim kararını idari bir işlem olarak nitelendirmiştir.
Geri gönderme merkezinde en fazla ne kadar kalınır?
6458 sayılı Kanun m. 57/3'e göre geri gönderme merkezindeki idari gözetim altı ayı geçemez. Sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belge vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Valilik gözetimin gerekip gerekmediğini her ay değerlendirir ve gerek görmezse gözetimi derhâl sonlandırır (m. 57/4).
Geri gönderme merkezindeki yakınımla avukat ve aile görüşebilir mi?
Kanun bu imkânı tanır. 6458 sayılı Kanun m. 59/1-b, merkezdeki yabancıya yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve görüşme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı tanır; m. 59/1-c ziyaretçiler, konsolosluk yetkilisi ve BMMYK görevlisiyle görüşme imkânı sağlar. Görüşebilecek yakınların derecesi ve görüşme saatleri kanunda değil, merkezin bağlı olduğu il göç idaresi müdürlüğünün duyurusunda yer alır. Ula'da duyuru, görüşme imkânı bulunan kişiler olarak yabancının eşi, vasisi, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları ile avukatları saymaktadır; duyuruda bunlar dışındaki ziyaretçiler hakkında bir açıklama yoktur.
Ula Geri Gönderme Merkezi nerede, görüşme saatleri nedir?
Göç İdaresi Başkanlığının sayfasına göre Muğla'daki merkezin adresi Alpaslan Mahallesi Gökalp Gündüz Caddesi No:78 Ula/MUĞLA, telefonu 0252 242 13 13'tür. Muğla İl Göç İdaresi Müdürlüğünün duyurusuna göre yabancının eşi, vasisi, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları ile avukatlar için görüşme imkânı bulunmaktadır. Duyurudaki çizelgede görüşmeler hafta içi sabah 08.30'dan ve öğleden sonra 14.00'ten itibaren gösterilmiş, 12.00 ve 13.00 satırları öğle arası olarak işaretlenmiştir; öğleden sonraki görüşmelerin bitiş saati çizelgede yazılmamıştır ve hafta sonu görüşme gösterilmemiştir. Bilgiler 17 Ekim 2026 itibarıyla alınmıştır; saatler değişebileceğinden müdürlüğün güncel duyurusundan teyit edilmelidir.
Geri gönderme merkezinden nasıl çıkılır?
6458 sayılı Kanun'a göre yabancı, valiliğin aylık değerlendirmesinde gözetimin devamında zaruret görülmezse (m. 57/4), azami süre dolarsa (m. 57/3), gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine yaptığı başvuru kabul edilirse (m. 57/6) ya da sınır dışı edilmek üzere sınır kapısına götürülürse (m. 60/1) merkezden çıkar. Valiliğin aylık değerlendirmesiyle gözetimi sonlandırılan yabancıya belirli adreste ikamet veya bildirimde bulunma gibi alternatif yükümlülükler getirilir (m. 57/4); m. 57/A/1 diğer hâllerde bu yükümlülüklerin getirilebileceğini öngörür. Bu yükümlülüklerin süresi yirmi dört ayı geçemez (m. 57/A/2).
Merkezdeki yabancı, tutulmasının hukuka aykırı olduğunu hangi mercie ileri sürebilir?
İdari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir (6458 sayılı Kanun m. 57/6). Sınır dışı etme kararına karşı ise tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur (m. 53/3).
Geri gönderme merkezinde sağlık hizmeti ücretli mi?
6458 sayılı Kanun m. 59/1-a'ya göre yabancının bedelini karşılayamadığı acil ve temel sağlık hizmetleri merkezde ücretsiz verilir. Anayasa Mahkemesi, merkezde tutulan kişilerin sağlık ve esenliklerinin güvence altına alınması ve gerekli tıbbi yardımın sağlanması gerektiğini belirtmiştir; ancak sağlık hizmetine erişilemediği iddiasının tarih, yer ve başvuru ayrıntılarıyla somutlaştırılmasını aramaktadır.
Merkezdeki koşullar kötüyse ne yapılabilir?
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 8 Temmuz 2025 tarihli pilot kararında, tutulma sürerken merkezdeki koşulların düzeltilmesini sağlayacak etkili bir idari veya yargısal yol bulunmadığını tespit etmiş ve kanuni düzenleme yapılması gerektiğini belirtmiştir. Genel Kurul, aynı konudaki bireysel başvuruların incelenmesini kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 26 Şubat 2026'dan itibaren dört ay ertelemiş ve başvurucuya manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir; bu süre 26 Haziran 2026'da dolmuştur. Resmî Gazete'de 1 Temmuz 2025 ile 17 Ekim 2026 arasında 6458 sayılı Kanun'u değiştiren ya da bu yolu kuran bir düzenleme yayımlanmamıştır. Sulh ceza hâkimliğine başvuru idari gözetimin hukukiliğini inceleyen bir yoldur. Bireysel başvurudan önce merkezden salıverilen yabancı için Anayasa Mahkemesinin tutulma koşulları bakımından kabul ettiği yol, uğranılan zararın tazmini için açılan tam yargı davasıdır. Başvuru tarihinde merkezde tutulup başvuru sürecinde serbest bırakılan kişi için ise Genel Kurul, koşulları düzeltecek bir yol bulunmadığı tespitinin geçerli olduğunu kabul etmiştir.
Haksız tutulma için tazminat davası hangi mahkemede açılır?
6458 sayılı Kanun bu tazminat için ayrı bir yargı yeri göstermez ve kararlar farklıdır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun pilot kararında aktardığına göre Uyuşmazlık Mahkemesinin içtihadı bu davalarda adli yargıyı görevli saymakta, idari yargı mercileri de bu içtihada uyarak görev yönünden ret kararları vermektedir. Danıştay 10. Dairesi bu davaları idare mahkemesine göndermiştir; bu kararlarda çözülen soru, davanın Danıştay'da mı idare mahkemesinde mi görüleceğiydi. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise 16 Aralık 2025 tarihli bir kararında aynı istem için adli yargıyı görevli saymıştır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 20 Kasım 2025 tarihli pilot kararında, hukuka aykırı idari gözetimden doğan zararın tazmini için hangi yargısal merciye başvurulacağı konusunda ciddi bir belirsizlik bulunduğunu ve etkili bir yol olmadığını tespit etmiştir; 17 Ekim 2026'ya kadar bu konuda bir kanun değişikliği yayımlanmamıştır. Adli yargıda görev yönünden reddedilen dava, red kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde açılabilir (İYUK m. 9/1). Yargıtay 12. Ceza Dairesine göre ağır ceza mahkemesinde açılan koruma tedbiri tazminatı yolu idari gözetime uygulanmaz.
Haksız tutulma için tazminat davası hangi sürede açılır?
İYUK m. 12'ye göre idari işlemden doğan zararda doğrudan tam yargı davası açılabilir; dava açma süresi altmış gündür (m. 7/1). m. 13/1'e göre idari eylemden doğan zararda ise dava açmadan önce eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmak gerekir; başvurunun reddi ya da otuz gün içinde cevap verilmemesi üzerine altmış günlük dava süresi işler. Kanun, idari gözetimden doğan zararın bu iki hükümden hangisine girdiğini ayrıca belirtmez. Anayasa Mahkemesinin 30 Temmuz 2025 tarihli kararına konu olayda, Ula Geri Gönderme Merkezinden salıverilen yabancının davası, gözetimin kaldırıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurulmadığı ve dava bu süre geçtikten sonra doğrudan açıldığı için süre aşımıyla reddedilmiş; Mahkeme bunu mahkemeye erişim hakkına aykırı bulmamıştır. Danıştay'ın bu tazminat davalarına ilişkin görev ve yetki kararlarına konu dosyalarda da davacılar dava açmadan önce idareye başvurmuştu.
Avukat tutacak parası olmayan yabancı ne yapabilir?
6458 sayılı Kanun m. 57/7'ye göre idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuran ve avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayan yabancıya, talebi hâlinde Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır. Avukatı olmayan yabancı veya yasal temsilcisi, idari gözetim kararının sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir (m. 57/5).
Sınır dışı edilirken yol masrafını kim öder?
6458 sayılı Kanun m. 60/3'e göre seyahat masrafları kural olarak yabancının kendisince karşılanır. Yabancının hiç parası yoksa masrafların tamamını Genel Müdürlük karşılar; parası yetmiyorsa masrafı Genel Müdürlük karşılar, temel gereksinimlerine yetecek tutar yabancıya bırakılır ve artan kısmı Hazineye gelir kaydedilir. Masraflar geri ödenmediği sürece yabancının Türkiye'ye girişine izin verilmeyebilir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Muğla Yabancılar Hukuku Avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası
Bu alandaki diğer rehberler
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.