İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Muğla Ceza Avukatı

Son güncelleme:

Ceza yargılaması, kişi hürriyetinin doğrudan tartışıldığı tek yargı koludur; bu nedenle hata payı en düşük tutulması gereken alandır. Muğla Barosu’na kayıtlı iki avukat olarak Menteşe’den ve Fethiye’den, Muğla ve Fethiye adliyeleri ile ilçe adliyelerinde yürüyen ceza soruşturma ve davalarında şüpheli/sanık müdafiliği ile mağdur ve katılan vekilliği görevlerini üstleniyoruz.

Kısaca

  • Zorunlu müdafi; şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise, ayrıca alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmaksızın görevlendirilir (CMK m. 150).
  • Avukata başvurulacak an dava açıldıktan sonrası değil, ifadeye çağrıldığınız veya gözaltına alındığınız andır; dosyanın sonucunu belirleyen delillerin çoğu soruşturma aşamasında toplanır.
  • Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen dosyalar asliye ceza mahkemesinde görülür; tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma kararları sulh ceza hâkimliğinin yetkisindedir.
  • Hüküm sonrasındaki kanun yolu süresi gerekçeli kararın tebliğiyle işlemeye başlar; kaçırıldığında hüküm kesinleşir.

Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalar için Fethiye'yi, Muğla merkez ve diğer ilçelerdeki dosyalar için Menteşe'yi arayabilirsiniz; emin değilseniz ikisinden biri yeterlidir. Fethiye avukat sayfası

Bu sayfada

Ceza sürecinin hangi aşamasında avukatla çalışmalısınız?

Ceza muhakemesi iki ana aşamadan oluşur: Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma ve iddianamenin kabulüyle mahkemede başlayan kovuşturma. Uygulamada en sık yapılan hata, avukata yalnızca dava açıldıktan sonra başvurulmasıdır.

Buna karşılık, dosyanın sonucunu belirleyen delillerin önemli bir kısmı soruşturma aşamasında toplanır. İlk ifade, olay yeri tespitleri, dijital materyal incelemesi ve tanık beyanları bu aşamada dosyaya girer. Soruşturma aşamasında verilen bir ifadenin kovuşturmada değiştirilmesi mümkün olmakla birlikte, mahkemenin bu değişikliği ne şekilde değerlendireceği ayrı bir meseledir. Bu nedenle başvurulması gereken zaman, ifadeye çağrıldığınız veya gözaltına alındığınız andır.

Kanun bazı hâllerde müdafi bulunmasını zorunlu kılar. Ceza Muhakemesi Kanunu m.150 uyarınca şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir; aynı kural, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da uygulanır. Bu kapsam dışında kalan suçlarda müdafi bulundurulması zorunlu değildir; ancak zorunluluk bulunmaması, savunmanın teknik destek olmaksızın yürütülmesinin uygun olduğu anlamına gelmez.

Dayanak: Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150

Ceza dosyalarında hangi işleri üstleniyoruz?

  • Gözaltı ve ifade süreçlerinde hazır bulunma, kolluk ve savcılık ifadelerinde müdafilik
  • Sulh ceza hâkimliğince verilen tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma kararlarına itiraz
  • Tutukluluğun incelenmesi taleplerinin takibi ve tahliye talepleri
  • Asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde sanık müdafiliği
  • Suçtan zarar gören taraf için şikâyet ve suç duyurusu hazırlanması, mağdur ve katılan vekilliği
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara (takipsizlik) itiraz
  • İstinaf ve temyiz aşamalarında kanun yolu başvurularının hazırlanması ve takibi
  • İnfaz hukukuna ilişkin talepler ve infaz hesabına yönelik itirazlar

Dayanak: Ceza Muhakemesi Kanunu · Avukatlık Kanunu

Dosyanız hangi mahkemede görülür?

Ceza davasında görevli mahkeme, isnat edilen suçun kanunda öngörülen cezasına göre belirlenir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar dışındaki dosyalar asliye ceza mahkemesinde görülür. Soruşturma aşamasındaki koruma tedbirleri — tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma — ise sulh ceza hâkimliğinin yetkisindedir.

Bu ayrımın pratik bir sonucu vardır: kararı hangi merciin verdiği, ona karşı nereye başvurulacağını da belirler. Örneğin sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Yanlış mercie yapılan başvuru süre kaybına yol açabileceği için, başvurunun kime yöneltileceği ilk belirlenen şeylerden biridir.

Muğla’da merkez dosyaları Menteşe’deki Muğla Adliyesi’nde, ilçe dosyaları ise ilgili ilçe adliyesinde görülür. İlk görüşmede dosyanızın hangi adliyede, hangi mahkemede ve hangi aşamada olduğunu tespit ediyoruz.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun · Ceza Muhakemesi Kanunu

Muğla’da ceza dosyaları hangi adliyelerde görülür?

Muğla’da adli yargı üç ayrı adalet komisyonu çevresine bölünmüştür: Muğla (Menteşe), Bodrum ve Fethiye. Ağır ceza mahkemesi bulunan ilçe adliyeleri bunlarla sınırlı değildir; Milas Adliyesi’nde de 1 Eylül 2024’ten bu yana müstakil bir ağır ceza mahkemesi görev yapmaktadır. Marmaris, Köyceğiz, Yatağan ve Datça adliyeleri Muğla’ya, Ortaca Adliyesi Fethiye’ye bağlı mülhakat adliyeleridir; bunlarda asliye ceza mahkemeleri ile sulh ceza hâkimlikleri görev yapar ve ağır ceza görevine giren dosyalar bağlı oldukları merkez adliyede görülür.

Adalet komisyonlarının 2024 yılı faaliyet raporlarına göre Muğla Adliyesi’nde üç, Fethiye Adliyesi’nde üç, Bodrum Adliyesi’nde iki ağır ceza mahkemesi vardır. Muğla Adliyesi Menteşe’de, Muslihittin Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerindedir.

Bu dağılımın pratik sonucu şudur: Bodrum, Milas, Fethiye, Ortaca veya Marmaris’te başlayan bir soruşturmanın ağır ceza aşaması farklı bir adliyede görülebilir. Dosyanızın hangi adliyede olduğunu öğrenmenin en kısa yolu, tebligattaki mahkeme adı veya soruşturma numarasındaki başsavcılık kaydıdır; ilk görüşmede bunu birlikte tespit ediyoruz.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun

Hangi aşamadaysanız ilk adım nedir?

Ceza dosyalarında bütün müvekkiller için geçerli olan tek bir işlem sırası bulunmaz. Başvuru kimi dosyada gözaltının ilk saatlerinde, kimi dosyada ise yıllar süren bir yargılamanın kanun yolu aşamasında yapılır. Başvuruyu yapan kişi de her zaman şüpheli veya sanığın kendisi değildir; uygulamada ilk temas çoğunlukla gözaltına alınan kişinin bir yakını tarafından kurulmaktadır.

Bu sebeple atılacak ilk adım, dosyanın içinde bulunduğu aşamaya göre belirlenir. Aşağıda, uygulamada en sık karşılaşılan başvuru anları ve her birinde öncelik verilen işlemler yer almaktadır.

  • Gözaltı sırasında yapılan başvuru. Öncelikle kişinin hangi kolluk biriminde tutulduğu ve soruşturmanın hangi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütüldüğü tespit edilir. Şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı bulunmakta olup bu görüşme gizlidir. Bu aşamada belirleyici olan, ifade alınmadan önce söz konusu görüşmenin yapılabilmesidir.
  • İfadeye davet veya çağrı kâğıdının tebliğinden sonra yapılan başvuru. Gözaltı söz konusu olmadığı için süre baskısı görece azdır. Bu aşamada isnadın kapsamı, hangi suçtan soruşturma yürütüldüğü ve ifade öncesinde hazırlanması gereken belgeler değerlendirilir.
  • İddianamenin kabulünden sonra yapılan başvuru. Dosya artık mahkeme aşamasındadır; müdafi, iddianamenin kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğinin tamamını inceleyebilir. Öncelik, dosyanın bütünüyle incelenmesi ve delil taleplerinin ilk duruşmaya yetiştirilmesidir.
  • Suçtan zarar gören tarafından yapılan başvuru. Şikâyet veya suç duyurusunun hazırlanması, davaya katılma talebi ile mağdur ve katılan vekilliği söz konusudur. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise, bu karara itiraz süresi işlemeye başlamış olur.
  • Hüküm verildikten sonra yapılan başvuru. Süre bakımından en hassas aşamadır; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işleyen kanun yolu süresi kaçırıldığı takdirde hüküm kesinleşir. Bu nedenle ilk olarak tebligatın tarihi ve sürenin başlangıcı tespit edilir.

Dayanak: Ceza Muhakemesi Kanunu

Neyi vaat etmiyoruz?

Hiçbir avukat bir ceza davasının sonucunu önceden taahhüt edemez; böyle bir taahhüt meslek kurallarına da aykırıdır. Üstlendiğimiz yükümlülük davanın sonucu değil, sürecin gereği gibi yürütülmesidir: dosyanın eksiksiz incelenmesi, sürelerin kaçırılmaması, hukuka aykırı delillerin tartışmaya açılması ve savunmanın dosyaya zamanında ve gerekçeli biçimde sunulması.

Bu sitedeki bilgiler genel niteliktedir ve somut dosyanıza ilişkin değerlendirme yerine geçmez. Her ceza dosyası kendi delil durumu içinde değerlendirilir.

Dayanak: Avukatlık Kanunu

Sık sorulan sorular

İfadeye çağrıldım, avukatsız ifade verebilir miyim?

Verebilirsiniz; kanun her suç için müdafi bulunmasını zorunlu kılmaz. Ancak ifade, dosyaya giren ilk ve çoğu zaman en belirleyici beyandır. Sonradan düzeltilmesi mümkün olsa da mahkemenin beyan değişikliğini nasıl değerlendireceği ayrı bir risktir. Bu nedenle ifade öncesinde en azından bir görüşme yapmanızı öneriyoruz.

Yakınım gözaltına alındı, ne yapmalıyım?

Yakalanan kişinin durumu, kanun gereği bir yakınına bildirilir; bu bildirim size ulaştığında not etmeniz gereken iki şey vardır: hangi kolluk biriminde tutulduğu ve soruşturmayı hangi Cumhuriyet başsavcılığının yürüttüğü. Şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı vardır ve bu görüşme gizlidir. Kritik olan zamanlama, ifade alınmadan önce bu görüşmenin yapılabilmesidir; bu nedenle bildirim ulaşır ulaşmaz iletişime geçilmesini öneriyoruz.

Zorunlu müdafi hangi hâllerde görevlendirilir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.150’ye göre; şüpheli veya sanık çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Aynı kural, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda da uygulanır. Bunun dışında, müdafi seçecek durumda olmadığını beyan eden şüpheli veya sanığa istemi hâlinde müdafi görevlendirilir.

Tutuklama kararına itiraz edilebilir mi, süresi nedir?

Edilebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.268 uyarınca itiraz, kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Ayrıca tutukluluk hâli, itirazdan bağımsız olarak kanunda öngörülen sürelerde resen incelenir ve her aşamada tahliye talebinde bulunulabilir.

Adli kontrol nedir, tutuklama yerine uygulanabilir mi?

Evet. Tutuklama sebepleri bulunsa dahi, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109). Adli kontrol; yurt dışına çıkamamak, belirli aralıklarla imza vermek, konutu terk etmemek, belirli yerlere gitmemek, sürücü belgesini teslim etmek veya güvence yatırmak gibi yükümlülüklerden bir ya da birkaçını içerir. Kural olarak adli kontrolde geçen süre cezadan mahsup edilmez; ancak konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, mahsupta bir gün olarak sayılır.

Avukatım soruşturma dosyasını inceleyemiyor, bu mümkün mü?

Kural, müdafiin soruşturma evresinde dosyayı inceleyip belgelerden harçsız örnek alabilmesidir. Bu yetki yalnızca soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse, savcılığın istemi ve hâkim kararıyla ve CMK m.153’te sayılan sınırlı suçlar bakımından kısıtlanabilir. Kısıtlama kararı olsa bile şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlama dışındadır. İddianame mahkemece kabul edildikten sonra dosyanın tamamı incelenebilir.

Uzlaştırma nedir, hangi suçlarda uygulanır?

Uzlaştırma, kanunda sayılan suçlarda şüpheli ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmasına imkân veren bir yoldur. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile CMK m.253’te tek tek sayılan kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdidin basit hâli, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçlar kapsamdadır. Buna karşılık cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.

Şikâyetimden vazgeçersem dava düşer mi?

Yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda. Bu suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Şikâyete bağlı olmayan suçlarda ise vazgeçme davayı sona erdirmez; savcılık ve mahkeme resen hareket etmeye devam eder. Vazgeçmenin sonucu suç tipine göre değiştiği için karar vermeden önce hukuki değerlendirme almanız gerekir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hâlâ uygulanıyor mu?

Evet. HAGB kurumu 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile yeniden düzenlendi. Yürürlükteki düzenlemeye göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme HAGB kararı verebilir; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması ve zararın giderilmiş bulunması gibi koşullar aranır. Karar verilmesi hâlinde sanık beş yıl denetim süresine tâbi tutulur. İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda uygulanmaz.

HAGB kararı adli sicil kaydında görünür mü?

HAGB kararları genel adli sicil kaydında yer almaz; bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve yalnızca bu amaçla kullanılabilir. Denetim süresi sorunsuz geçerse hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.

Duruşmalara bizzat katılmak zorunda mıyım?

Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık, kendisi veya bu konuda yetkilendirdiği müdafi talep ederse mahkeme tarafından duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulabilir (CMK m.196). Ayrıca hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü hâllerde, görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle sorgu yapılmasına veya duruşmaya katılınmasına karar verilebilir. Bunlar mahkemenin takdirindedir; talep edilmedikçe kendiliğinden uygulanmaz.

Karara karşı istinaf süresi ne kadar?

İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (CMK m.273). Süre gerekçeli kararın tebliğinden işlediği için, tebligatın ne zaman yapıldığının tespiti kritik önemdedir.

Ceza davası ne kadar sürer?

Standart bir süre yoktur. Dosyanın hacmi, tanık sayısı, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediği, adli tıp raporu beklenip beklenmeyeceği ve mahkemenin iş yükü süreyi belirler. Basit bir asliye ceza dosyası birkaç celsede sonuçlanabilirken, çok sanıklı bir ağır ceza dosyası yıllara yayılabilir. İlk görüşmede dosyanızın hangi aralıkta olduğunu gerçekçi biçimde değerlendiriyoruz.

Ceza dosyası için vekâletname nasıl düzenlenir?

Vekâletname noterde düzenlenir. Düzenleme sırasında avukatın adı, soyadı, baro sicil numarası ve vergi bilgilerine ihtiyaç duyulur; bu bilgiler ön görüşmede tarafınıza iletilir. Acil hâllerde — örneğin gözaltı sırasında — vekâletname olmaksızın da müdafilik görevi üstlenilebilir; vekâletname sonradan tamamlanır.

Avukatlık ücreti nasıl belirlenir?

Ücret, Muğla Barosu tarafından açıklanan tavsiye niteliğindeki avukatlık ücret tarifesi esas alınarak; işin kapsamı, dosyanın aşaması ve öngörülen çalışma süresi birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ön görüşmede hizmet kapsamı, avukatlık ücreti ve harç, bilirkişi, keşif gibi dosya masrafları ayrı ayrı özetlenir.

Gözaltı süresi en fazla ne kadar olabilir?

Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Gönderilme için zorunlu süre de on iki saatten fazla olamaz. Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere gözaltı süresinin üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Uzatma emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir. Süre dolduğunda kişi bırakılmazsa sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir; sorguda müdafi de hazır bulunur.

Gözaltına alma kararına itiraz edilebilir mi?

Edilebilir. Yakalama işlemine, gözaltına almaya ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı; yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yapar ve başvuruyu derhâl, en geç yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır. Bu yol, gözaltının hukuka uygunluğunun bağımsız bir hâkim tarafından denetlenmesini sağladığı için erken aşamada değerlendirilmesi gereken bir imkândır.

Yakalanan kişinin ailesine haber verilir mi?

Kanun, yakalanan veya gözaltına alınan kişinin durumunun bir yakınına gecikmeksizin bildirilmesini öngörür. Uygulamada bu bildirim çoğu zaman kısa bir telefon görüşmesi biçiminde yapılır ve ayrıntı içermez; bu nedenle bildirimi alan yakının, kişinin tutulduğu kolluk birimini ve soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığını ayrıca teyit etmesi gerekir. Bu iki bilgi olmadan müdafi görüşmesinin organize edilmesi güçleşir. Bildirim yapılmamışsa, bu durum başlı başına hukuka aykırılık iddiasının konusunu oluşturabilir.

Şikâyetim hakkında takipsizlik kararı verildi, ne yapabilirim?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz yolu açıktır. Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir. Hâkimlik istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir; yerinde bulmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkûm eder.

Beraat ettim veya tutuklandıktan sonra serbest kaldım; tazminat isteyebilir miyim?

Ceza Muhakemesi Kanunu, hukuka aykırı olarak uygulanan koruma tedbirleri nedeniyle zarara uğrayan kişilere tazminat istemi tanır. Bu istem, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ileri sürülmelidir. İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. Dilekçeye, zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini gösteren belgelerin eklenmesi gerekir; eksiklik bir ay içinde giderilmezse istem reddedilebilir.

İfade ile sorgu arasındaki fark nedir?

İfade alma, şüphelinin soruşturma evresinde kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesidir. Sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim ya da mahkeme tarafından dinlenmesini ifade eder. Ayrım yalnızca terminolojik değildir: sorgu bir yargısal işlemdir, tutanağı duruşmada okunur ve sonraki aşamalarda farklı bir ağırlık taşır. Her iki işlemde de susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı ve isnadın öğrenilmesi hakkı bulunur; bu hakların hatırlatılmamış olması işlemin hukuka aykırılığı sonucunu doğurabilir.

Duruşmaya katılmazsam ne olur?

Sanığın duruşmaya katılmaması hâlinde mahkeme, sanığın zorla getirilmesine karar verebilir; koşulları varsa hakkında yakalama emri de çıkarabilir. Bu nedenle mazeretin duruşma gününden önce yazılı olarak mahkemeye bildirilmesi önemlidir. Sorgusu yapılmış sanık bakımından ise duruşmadan bağışık tutulma imkânı bulunur; ancak bu, mahkemenin takdirine bağlı olup talep edilmeksizin kendiliğinden uygulanmaz. Müdafiin duruşmalara katılması, sanığın katılma yükümlülüğünü her hâlde ortadan kaldırmaz.

Adli para cezası ödenmezse ne olur?

Adli para cezası, ödenmediği takdirde infaz mevzuatı uyarınca hapis cezasına çevrilerek infaz edilir. Bu nedenle adli para cezası, uygulamada zannedildiğinin aksine, ödenmemesi hâlinde sonuçsuz kalan bir yaptırım değildir. Cezanın taksitlendirilmesi talep edilebilir; taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde ise geri kalan kısmın tamamı muaccel hâle gelir. Ödeme emrinin tebliği ve süreler bakımından yapılacak bir hata doğrudan infaz sonucu doğurabileceğinden, tebligatın takibi önemlidir.

Dosyaya tanık gösterebilir miyim?

Gösterebilirsiniz. Sanık ve katılan, lehlerine olan delillerin toplanmasını isteyebilir; tanık dinletme talebi de bu kapsamdadır. Talebin dilekçeyle ve tanığın hangi olguya ilişkin dinleneceği açıkça belirtilerek yapılması gerekir; aksi hâlde mahkeme talebi reddedebilir. Delil taleplerinin mümkün olan en erken aşamada, tercihen ilk duruşmada sunulması, yargılamanın uzamasını önlediği gibi talebin gecikme gerekçesiyle reddedilmesi riskini de azaltır.

Tutuklu yakınımla avukat nasıl görüşür?

Müdafi, tutuklu ya da hükümlü ile vekâletname aranmaksızın ve görüşmeleri denetim altına alınmaksızın görüşebilir. Görüşmenin gizliliği kural olup, yalnızca kanunda öngörülen istisnai hâllerde ve hâkim kararıyla sınırlandırılabilir. Görüşme için ceza infaz kurumundan gün ve saat alınması gerekir. Ailenin ziyareti ise ayrı bir rejime tabidir ve infaz mevzuatındaki gün, süre ve kişi sınırlamaları çerçevesinde yapılır; avukat görüşmesi bu kotadan sayılmaz.

Etkin pişmanlık nedir, her suçta uygulanır mı?

Etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra zararı gidermesi, iade etmesi veya soruşturmaya katkı sağlaması hâlinde cezasında indirim yapılmasını ya da ceza verilmemesini sağlayan bir kurumdur. Genel bir kural değildir: yalnızca kanunun açıkça öngördüğü suçlar bakımından ve o maddedeki koşullarla uygulanır. Hangi aşamada gösterildiği de indirim oranını etkiler; soruşturma aşamasında gösterilen etkin pişmanlık genellikle kovuşturma aşamasındakinden daha yüksek bir indirim sağlar. Bu nedenle karar öncesinde hukuki değerlendirme alınması gerekir.

Suç duyurusunda bulunmanın bir maliyeti var mı?

Cumhuriyet başsavcılığına yapılan ihbar ve şikâyet için harç ödenmez. Ancak soruşturma sırasında bilirkişi incelemesi, keşif veya benzeri işlemlere ihtiyaç duyulması hâlinde bu giderler yargılama giderleri arasında değerlendirilir ve sonucuna göre taraflardan birine yüklenebilir. Ayrıca kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilmesi ve itirazın reddi hâlinde, itiraz eden giderlere mahkûm edilir. Asılsız olduğu anlaşılan ihbarlar bakımından ise ayrıca hukuki ve cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

Şüpheli, sanık, mağdur ve katılan ne anlama gelir?

Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. İddianamenin kabulüyle kovuşturma başladığında aynı kişi sanık sıfatını alır. Mağdur, suçtan doğrudan zarar gören kişiyi ifade eder. Katılan ise mağdur veya suçtan zarar görenin, kovuşturma evresinde usulüne uygun biçimde davaya katılma talebinde bulunması ve bu talebin kabul edilmesiyle kazandığı sıfattır. Katılan sıfatının kazanılması önemlidir; çünkü katılan, kanun yollarına başvurma hakkına sahip olur. Katılma talebinde bulunulmaması, karar aleyhe olduğunda başvuru imkânını sınırlandırabilir.

Dosyamı kendim takip edebilir miyim?

Taraflar, kimlik doğrulaması yaparak elektronik ortamda dosyalarına ilişkin temel bilgilere ve duruşma günlerine erişebilir. Ancak bu erişim, müdafi veya vekilin sahip olduğu inceleme ve örnek alma yetkisiyle aynı kapsamda değildir; özellikle soruşturma evresinde erişim sınırlıdır. Ayrıca duruşma gününün öğrenilmesi ile o duruşmaya hangi taleplerin yetiştirilmesi gerektiğinin değerlendirilmesi farklı işlerdir. Takip imkânı, dosyanın hukuki olarak izlenmesinin yerine geçmez.

Yurt dışındayım ve hakkımda ceza davası var; ne yapmalıyım?

Öncelikle dosyanın hangi aşamada olduğu ve hakkınızda yakalama emri bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu hâlinde bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir. Vekâletname, bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenlenebilir. Ülkeye dönüş planlanmadan önce dosyadaki durumun netleştirilmesi, havalimanında karşılaşılabilecek işlemler bakımından önem taşır.

Mahkûmiyet kaydı ne zaman silinir?

Cezanın infazının tamamlanmasıyla adli sicil kaydı silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydı ise kanunda öngörülen sürelerin geçmesi veya ilgilinin ölümü hâlinde tamamen silinir. Bu ayrım pratikte önemlidir: adli sicil kaydı temizlenmiş olsa dahi arşiv kaydı bazı başvurularda dikkate alınabilir. Silme koşullarının gerçekleşmiş olmasına rağmen kaydın durduğu hâllerde, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne başvurularak kaydın silinmesi talep edilebilir.

Suç bazlı rehberler

Suç suç hazırlanmış rehberler. Her rehber kanunun kendi metnine ve güncel Yargıtay kararlarına dayanır.

Ön görüşme

Dosyanızın aşamasını ve elinizdeki belgeleri konuşmak için telefon, WhatsApp veya e-posta ile ulaşabilirsiniz. Çalışma yöntemimiz hakkında ayrıntı için çalışma prensiplerimiz sayfasına, mesleki geçmişimiz için hakkımızda sayfasına bakabilirsiniz.

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp