Kaçakçılık suçu (5607 sayılı Kanun m. 3)
Yayın tarihi:
Kaçakçılık, kanunda tek bir suç olarak değil, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesine yayılmış yirmiden fazla ayrı suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu rehber, bir dosyanın hangi fıkraya girdiğinin cezayı, zamanaşımını ve etkin pişmanlığı nasıl değiştirdiğini; gümrüklenmiş değerin neden dosyanın merkezinde durduğunu ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin aradığı ölçütleri anlatır.
Kısaca
Kaçakçılık, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinde tek bir suç olarak değil, yirmiden fazla fıkraya yayılmış ayrı suç tipleri hâlinde düzenlenmiştir. Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan ülkeye sokmak, kaçak eşyayı bilerek ticari amaçla bulundurmak, bandrolsüz tütün mamulü satmak ve kaçak akaryakıt ticareti bunların başlıcalarıdır. Ceza hangi fıkranın uygulandığına göre altı aydan altı yıla kadar hapis ile adli para cezası arasında değişir; konusu tütün veya akaryakıt olduğunda artırılır. Suç şikâyete bağlı değildir. Kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı Hazineye ödenirse çoğu fıkrada cezada indirim yapılır.
Bu sayfada
- Kısaca
- Süreler ve usul
- 5607 sayılı Kanun m. 3 hangi fiilleri kaçakçılık sayıyor?
- Kaçakçılık suçunun cezası nedir?
- Cezayı asıl belirleyen iki fıkra: m. 3/10 artırımı ve m. 3/23 değer kuralı
- Ticarî amaç mı kişisel kullanım mı: miktar neyi belirler?
- Etkin pişmanlık: gümrüklenmiş değerin iki katı ve ihtar zorunluluğu
- Kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi (m. 13)
- Kaçakçılık suçu nasıl ispatlanır?
- Dava nerede görülür, hangi süreler işler?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Süreler ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Şikâyete tabi mi?
Hayır. 5607 sayılı Kanun m. 3'te tanımlanan fiillerin hiçbirinde şikâyet koşulu aranmaz; kanun fiili doğrudan cezaya bağlar ve soruşturma resen yürütülür.
Dayanak: 5607 sayılı Kanun m. 3
- Şikâyet süresi
Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. TCK m. 73/1'deki altı aylık süre yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar bakımından geçerlidir.
Dayanak: TCK m. 73/1
- Uzlaştırma
Hayır. CMK m. 253/2 uyarınca, diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunması gerekir; 5607 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur.
Dayanak: CMK m. 253/2
- Görevli mahkeme
Asliye ceza mahkemesi — ama her asliye ceza mahkemesi değil. Bu Kanun kapsamına giren suçlardan açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik işlenmişse görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Dayanak: 5607 sayılı Kanun m. 17/2
- Dava zamanaşımı
Fıkraya göre değişir. Üst sınırı beş yılı aşmayan fıkralarda (m. 3/1-3/6, m. 3/8, m. 3/9, m. 3/11-3/15, m. 3/21) olağan dava zamanaşımı sekiz yıl; üst sınırı altı yıl olan fıkralarda (m. 3/7, m. 3/16, m. 3/17, m. 3/18, m. 3/20) on beş yıldır. Bu iki kova fıkranın kendi üst sınırına göredir; m. 3/10 artırımı uygulanan dosyalarda süre yükselir, çünkü TCK m. 66/3 uyarınca daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller de hesaba katılır. Zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
Dayanak: TCK m. 66/1-c, m. 66/1-d, m. 66/1-e, m. 66/3, m. 66/4, m. 67/4
- Adli para cezası
Seçenek değil. 5607 sayılı Kanun m. 3'ün fıkralarının çoğu adlî para cezasını hapsin yanında öngörür: m. 3/1, m. 3/2 ve m. 3/9'da on bin güne, m. 3/3-3/6 ile m. 3/8'de beş bin güne, m. 3/7 ve m. 3/11-3/18'de yirmi bin güne kadar. Yalnız hapis cezası öngören iki fıkra m. 3/20 ve m. 3/21'dir.
Dayanak: 5607 sayılı Kanun m. 3
- HAGB ve erteleme
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına mahkemece karar verilebilir; bu hâlde denetim süresi beş yıldır. Kararın koşullarından biri, kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesidir. Erteleme de iki yıl sınırına tabidir. Konusu tütün veya akaryakıt olan dosyalarda m. 3/10 cezayı üç yıldan aşağı düşürmez; ancak m. 3/23 değer indirimi ile TCK m. 62 bu artırımdan sonra uygulandığından netice ceza iki yılın altına inebilir ve iki yol da açık kalabilir.
5607 sayılı Kanun m. 3 hangi fiilleri kaçakçılık sayıyor?
Kaçakçılık tek bir suç değildir. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesi, ortak adı kaçakçılık olan yirmiden fazla ayrı suç tipini alt alta sıralar. Bir dosyanın hangi fıkraya girdiği yalnız isim meselesi değildir: ceza aralığı, dava zamanaşımı süresi ve etkin pişmanlıktan yararlanma imkânı fıkradan fıkraya değişir.
İthalat tarafında iki temel fıkra vardır. m. 3/1 eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmayı, m. 3/2 ise eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokmayı cezalandırır. İlkinde eşya gümrüğe hiç uğramaz; ikincisinde uğrar ama gerçeğe aykırı beyan veya işlemle vergiden kaçınılır. m. 3/1'in ikinci cümlesi eşyanın gümrük kapıları dışından sokulmasını ayrıca artırım sebebi yapar.
Eşyayı ülkeye sokmayan kişi de fail olabilir. m. 3/5, birinci ila dördüncü fıkralardaki fiillere iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişiyi cezalandırır. Uygulamada en çok karşılaşılan fıkra budur; kaçak sigara satan bir işletme ya da kaçak eşya taşıyan bir sürücü buraya girer.
Gümrük rejimlerine bağlı iki fıkra vardır. m. 3/3 transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakmayı, m. 3/4 geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapmayı suç sayar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, transit rejime tabi motorini kendi çekicisinin yakıt deposuna aktarmaya çalışırken yakalanan tır şoförünün eylemini, aktarım henüz yapılamamış olsa da gümrük bölgesinde bırakmaya teşebbüs sayarak m. 3/3 kapsamında görmüş ve beraat kararını bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/251)1
Yasak eşya fıkraları ayrıdır: m. 3/7 ithali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokmayı — ve bu eşyayı bilerek satın almayı, satışa arz etmeyi, satmayı, taşımayı veya saklamayı — m. 3/8 ise ihracı yasak olan eşyayı ülkeden çıkarmayı cezalandırır. m. 3/9, teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracatı gerçekleşmiş gibi göstermeyi ya da ihraç edilen malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik göstermeyi kapsar; aynı fıkra, beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasındaki fark yüzde onu aşmıyorsa yalnız 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılacağını söyler.
Akaryakıt ve tütün için kanun ayrı bir bölüm açar. Ulusal marker uygulamasına aykırı akaryakıt (m. 3/11), izinsiz akaryakıt üretimi (m. 3/12), boru hatlarından, depolardan veya kuyulardan kanuna aykırı alınan ürünler (m. 3/13), kaçak akaryakıta yarayacak tank ve düzenek bulundurmak (m. 3/14) ve ulusal markerin yetkisiz üretimi (m. 3/15) ayrı fıkralardır. Tütün tarafında bandrol, etiket, hologram, pul veya damganın taklidini imal etmek (m. 3/16), bunları amacı dışında kullanmak (m. 3/17), ambalajında bandrol bulunmayan tütün mamullerini ticari amaçla üretmek, bulundurmak, nakletmek, satmak veya bilerek satın almak (m. 3/18), doldurulmuş makaron satmak (m. 3/20) ve yetki belgesi almadan tütün ticareti yapmak (m. 3/21) sayılmıştır.
Maddenin sonundaki iki fıkra bütün fıkraları etkiler. m. 3/22'ye göre yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır — bu hüküm, yukarıdaki transit akaryakıt kararında suç tarihindeki numarasıyla m. 3/21 olarak anılmıştır.1 m. 3/23 ise eşyanın değerine göre cezayı artırır veya indirir. Kanunun bu değerlendirmede kullandığı ölçüt m. 2/1-b'de tanımlıdır: gümrüklenmiş değer, ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamı, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamıdır.
Kaçakçılık suçunun cezası nedir?
Tek bir kaçakçılık cezası yoktur; ceza uygulanan fıkraya bağlıdır. Hapis cezalarının sınırları ve yanlarında hükmedilen adlî para cezalarının gün üst sınırları şöyledir:
- 1) m. 3/1 — gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ithal: bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası. Eşya gümrük kapıları dışından sokulmuşsa ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.
- 2) m. 3/2 — aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal: iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası.
- 3) m. 3/3, m. 3/4, m. 3/5 ve m. 3/8: bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası.
- 4) m. 3/6 — muafiyetle ithal edilen eşyanın amaç dışı kullanılması: altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası; maddenin en hafif fıkrasıdır.
- 5) m. 3/7 — ithali yasak eşya: iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası.
- 6) m. 3/9 — ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösterme: bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası.
- 7) m. 3/11 - m. 3/15 — akaryakıt ve ulusal marker fıkraları: iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası.
- 8) m. 3/16, m. 3/17 ve m. 3/18 — bandrol fıkraları: üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası.
- 9) m. 3/20 — doldurulmuş makaron veya yaprak sigara kâğıdı: üç yıldan altı yıla kadar hapis. m. 3/21 — yetki belgesiz tütün ticareti: iki yıldan beş yıla kadar hapis. Bu iki fıkra adlî para cezası öngörmez.
Cezayı asıl belirleyen iki fıkra: m. 3/10 artırımı ve m. 3/23 değer kuralı
Adlî para cezası bu maddede hapse seçenek değildir; sayılan fıkralarda hapisle birlikte hükmedilir. Kanun yalnız gün sayısının üst sınırını gösterir; gün sayısının paraya çevrilmesi TCK m. 52/1 ve m. 52/2'ye göre, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılmak suretiyle yapılır. Hapis cezasının kısa süreli olması hâlinde TCK m. 50 uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi ise ayrı bir değerlendirmedir.
Cezayı çoğu dosyada asıl belirleyen fıkra m. 3/10'dur. Suçun konusunu oluşturan eşya akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol veya alkollü içki ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır ve bu fıkranın uygulanmasıyla verilecek ceza üç yıldan az olamaz. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu son cümlenin sınırını çizmiştir: artırım yapıldıktan sonra ortaya çıkan hapis cezası zaten üç yıldan fazlaysa m. 3/10'un son cümlesinin tatbik edildiğini yazmak hatalıdır. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/5618)2
Aynı kararda Daire bir başka sınıra da işaret etmiştir: m. 3/18-son maddesinin yollamasıyla m. 3/5 uyarınca temel ceza belirlenirken o fıkranın kendi sınırları — bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası — aşılamaz.2
Eşyanın değeri cezayı iki yönde de değiştirir. m. 3/23'e göre değer fahiş ise cezalar yarısından bir katına kadar artırılır; hafif ise cezalar yarısına kadar, pek hafif ise üçte birine kadar indirilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, gümrüklenmiş değerin pek hafif olduğu bir dosyada indirim oranının 1/2 ile 2/3 arasında takdir edilmesi gerektiğini belirtmiş; mahkemenin 2/3 oranında indirim uyguladığı hâlde hüküm fıkrasında değeri hafif olarak nitelemesini çelişki sayarak hükmü bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2024/5826)3
Suç tarihinden sonra kanun değişmişse hangi metnin uygulanacağı ayrı bir sorundur ve mahkemeden hesap yapması beklenir. Daire, 6455 ve 6545 sayılı Kanunlarla değiştirilen m. 3/18 hükümlerinin ve bunların yollama yaptığı m. 3/5, m. 3/10 ve m. 3/23 fıkralarının olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesini aramaktadır. (Yargıtay 7. CD, E. 2024/7992)4
Ticarî amaç mı kişisel kullanım mı: miktar neyi belirler?
m. 3/5 ve m. 3/18 gibi fıkralar eşyanın ticarî amaçla bulundurulmasını arar. Üzerinde birkaç karton kaçak sigara bulunan kişiyle aracında binlerce karton taşıyan kişiyi ayıran ölçüt budur ve dosyaların büyük kısmı bu ayrım üzerinde döner.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi ölçütü iki yönlü kurar. Bir yanda, ele geçen eşya miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırlarında kalıyor ve sanığın eşyayı ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarı da yoksa, savunmanın aksine ticari amaç bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil aranır; yoksa sonuç beraattir. Daire, 130 paket kaçak sigara ele geçirilen bir olayda mahkûmiyet hükmünü bu gerekçeyle bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/30193)5
Öbür yanda aynı ölçüt sanığın aleyhine de işler. Daire, ele geçen sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu bir dosyada, sanığın ticari amaçla kaçak sigara bulundurduğunun kabulüyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/13122)6 Sınırın rakamını kanun yazmaz ve Daire tek bir eşik ilan etmez; ölçü somut dosyada kurulur. Daire, gümrük kapısından giren bir araçta ele geçen yedi karton sigarayı kişisel kullanım sınırı içinde saymış, (Yargıtay 7. CD, E. 2015/7719)7 valizinde otuz karton sigara bulunan yolcuda ise miktarın bu sınırın dışında kaldığını belirterek ticari amacın kabulü gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2017/739)8
Miktar tek başına da yetmeyebilir; mesleğin ve kullanım biçiminin araştırılması istenir. Daire, olay tutanağında sanığın minibüsçülük işi yaptığının belirtildiği bir dosyada, ele geçirilen akaryakıtın ticari amaçla mı yoksa kişisel kullanım için mi alındığının tespit edilmesini istemiş; mahkemenin bu araştırmayı yapmadan karar vermesini eksik inceleme saymıştır. (Yargıtay 7. CD, E. 2024/575)9
Eşyanın taşınma biçimi de bu değerlendirmeye girer. Aracın dorsesinde zula denen gizli bölme bulunması ve kaçak eşyanın orada ele geçirilmesi, Dairenin kastı saptarken dayandığı unsurlardan biridir; böyle bir bölmeye sanıktan habersiz yükleme yapılamayacağı kabul edilmiştir.2
Etkin pişmanlık: gümrüklenmiş değerin iki katı ve ihtar zorunluluğu
5607 sayılı Kanun m. 5 iki ayrı etkin pişmanlık yolu kurar ve ikisi birbirine benzemez.
Birincisi m. 5/1'dedir ve haber vermeye dayanır: m. 3'teki suçlardan birine iştirak etmiş kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verir ve verilen bilgi faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlarsa cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir.
İkincisi m. 5/2'dedir ve ödemeye dayanır. Yedinci fıkra hariç m. 3'teki suçlardan birini işleyen kişi, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezası; soruşturma evresi sona erinceye kadar ödemişse yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödemişse üçte bir oranında indirilir. m. 5/3, bu fıkranın mükerrirler hakkında ve suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmayacağını söyler.
Maddenin uygulamadaki asıl ağırlığı koyduğu ihtar zorunluluğundadır: bu husus soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir; soruşturma evresinde ihtar yapılmamışsa kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa yapılır. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bu konudaki kararları, ihtarın nasıl yapılması gerektiği üzerinde yoğunlaşır.
Dairenin çizgisi açıktır: soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtarı yapılmamışsa, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi hâlinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı bildirilmelidir; ihtar yapılmışsa oran 1/3'tür.3 Soruşturmada ihtar yapılmayan sanığa iki katı tutar bildirilmeden ve 1/3 oranı gösterilerek yapılan ihtar sanığı yanıltır; Daire, ödeme yapılmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı böyle bir hükmü bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/31535)10
İhtarın içeriği kadar dayandığı rakam da denetlenir. Daire, bilirkişi raporunda belirlenen CIF değeri ve gümrüklenmiş değer ile kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki değerin farklı olduğu bir dosyada, önce bu çelişkinin giderilmesini, sonra ihtarın yapılmasını ve eşyanın değerinin m. 3/23 bakımından değerlendirilmesini istemiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2026/1261)11 Başka bir dosyada dava 1091 karton sigara üzerinden açıldığı hâlde tespit varakasının 791 karton için düzenlenmiş olması, m. 3/23 ve m. 5/2'nin uygulanmasında hangi miktarın esas alınacağı sorununu doğurmuş ve bozma sebebi sayılmıştır. (Yargıtay 7. CD, E. 2022/110)12
Ödeme gücünün bulunmaması indirimi kendiliğinden doğurmaz; m. 5/2 indirimi ödemeye bağlar. Dairenin bir dosyada usulüne uygun ihtarın yapıldığını ve sanığın ekonomik durumunun ödemeye elverişli olmadığını beyan ettiğini saptayarak Tebliğnamedeki görüşlere katılmaması bu yüzdendir.2
Kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi (m. 13)
m. 13/1, bu Kanundaki suçlarla ilgili olarak Türk Ceza Kanunu'nun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağını söyler. Kaçak eşya bakımından uygulamadaki dayanak m. 13/1 delaletiyle TCK m. 54/4'tür ve Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu zinciri titizlikle arar.
Daire üç ayrı hata tipini bozma sebebi saymaktadır: müsaderenin ele geçen eşyanın tamamı hakkında değil yalnız muhafaza altına alınan kısmı hakkında hükmedilmesi5, delalet maddesi ile uygulama maddesinin ilgili fıkrasının hüküm fıkrasında gösterilmemesi — bu CMK m. 232/6'ya aykırılıktır (Yargıtay 7. CD, E. 2024/5995)13 — ve müsaderenin m. 13/1 delaleti gösterilmeden karara bağlanması.4 Son hâlde Daire hükmü düzelterek müsadere bendindeki "TCK.'nun 54. maddesi gereğince" ibaresini çıkarmış, yerine m. 13/1 delaletiyle TCK m. 54/4 ibaresini koymuştur.13
Nakil aracı ayrı bir rejime tabidir ve buradaki eşik yüksektir. m. 13/1, kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen taşıma aracının müsadere edilebilmesi için üç koşuldan birinin gerçekleşmesini arar: 1) kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması, 2) kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin bu aracın kullanılmasını gerekli kılması, 3) kaçak eşyanın Türkiye'ye girmesi veya Türkiye'den çıkması yasak ya da toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olması.
Koşul yoksa araç iade edilir. Daire, 786 adet kaçak cep telefonu ele geçirilen bir dosyada, bilirkişi raporuna göre m. 13/1'deki şartların gerçekleşmediğini saptamış; nakil aracının müsaderesine ilişkin bendi hükümden çıkararak yerine aracın sahibine iadesini koymuştur.13
Aracın başka bir kişi adına kayıtlı olması tek başına korumaz. Daire, çekici ve dorsenin sanığın eşi adına kayıtlı olduğu bir dosyada, aracın sürekli sanık tarafından kullanılması ve dorsede zula bulunması karşısında aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğundan söz edilemeyeceğini; kaçak sigaraların değeri ile aracın bilinen değeri karşılaştırıldığında müsaderenin TCK m. 54/3'teki hakkaniyet kuralına da aykırı olmadığını belirtmiştir.2
m. 13/2 son bir kural ekler: etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi, suç konusu eşya bakımından müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Daire, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verdiği bir dosyada da ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine hükmetmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2026/1686)14
Kaçakçılık suçu nasıl ispatlanır?
İspat üç ayak üzerinde yürür: eşyanın hukuka uygun biçimde ele geçirilmiş olması, kaçak niteliğinin ve değerinin belgeyle saptanması, ticarî amacın ortaya konması. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin kararlarından çıkan denetim noktaları şunlardır:
- 1) Aramanın dayanağı dosyada bulunmalıdır. Daire, arama işlemine dayanak gösterilen arama kararı denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden karar verilmesini eksik araştırma saymıştır.4
- 2) Dava açılan kaçak eşya miktarı ile kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yazılı miktar birbirini tutmalıdır; tutmuyorsa m. 3/23 ve m. 5/2'nin hangi miktar üzerinden uygulanacağı belirlenmeden hüküm kurulamaz.12
- 3) Gümrüklenmiş değer bakımından bilirkişi raporu ile tespit varakası arasındaki çelişki giderilmelidir; hem etkin pişmanlık ihtarı hem de m. 3/23 değerlendirmesi bu rakama bağlıdır.11
- 4) Ticarî amaç, ele geçen miktar ile sanığın aşamalardaki beyanı birlikte değerlendirilerek belirlenir; miktar kişisel kullanım sınırındaysa ve ikrar da yoksa ticari amaç için şüpheden uzak kesin delil aranır.5
- 5) Sanığın işi ve eşyanın kullanım biçimi araştırılmadan ticari amaç bulunup bulunmadığı sonucuna varılamaz.9
- 6) Suç niteliği dava açılan fıkradan başka bir hükme kayıyorsa, CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan artırım uygulanamaz.12
- 7) Aracın gizli bölmesinde ele geçen eşya bakımından, bölmeye sanıktan habersiz yükleme yapılıp yapılamayacağı değerlendirilir.2
Dava nerede görülür, hangi süreler işler?
Görev kuralını 5607 sayılı Kanun kendisi koyar. m. 17/2'ye göre bu Kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Yani görevli mahkeme asliye cezadır, ama her asliye ceza mahkemesi değil, bu davalar için belirlenmiş olanlardır. 5235 sayılı Kanun m. 11 de asliye ceza mahkemesinin görevini tanımlarken "kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere" diyerek bu tür özel görev kurallarına yer bırakır. Tek istisna maddenin kendisindedir: bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik işlenmişse görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Dava zamanaşımı fıkranın üst sınırına göre değişir. TCK m. 66/4, sürenin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırının göz önünde bulundurulacağını söyler. Üst sınırı beş yılı aşmayan fıkralarda TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıl; üst sınırı altı yıl olan m. 3/7, m. 3/16, m. 3/17, m. 3/18 ve m. 3/20'de ise TCK m. 66/1-d uyarınca on beş yıl olağan zamanaşımı süresi işler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, m. 3/5'e konu bir eylem bakımından cezanın türü ve üst haddine göre sekiz yıllık olağan, on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü belirtmiş; olağan sürenin dolduğu dosyada mahkûmiyet yerine kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğini saptamıştır.14 Ne var ki bu iki kova fıkranın kendi üst sınırına göredir. TCK m. 66/3, sürenin belirlenmesinde daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerin de göz önünde bulundurulmasını emreder; m. 3/10 cezayı yarısından iki katına kadar artırdığı için bu fıkranın uygulandığı dosyalarda süre yukarı çıkar. Daire, m. 3/1'in ikinci cümlesi ile m. 3/10'un birlikte uygulandığı bir dosyada cezanın üst haddine göre olağan zamanaşımını yirmi yıl, olağanüstü zamanaşımını otuz yıl saymış ve düşme kararını bu nedenle bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/3818)15
Zamanaşımını kesen işlemler TCK m. 67/2'de sayılıdır: şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi ve sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi. Kesilme hâlinde süre, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4).
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kâğıt üzerinde mümkündür ama dar bir alanda işler. HAGB için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olması (CMK m. 231/5), erteleme için de hapis cezasının iki yıl veya daha az olması gerekir (TCK m. 51/1). Buna karşılık m. 3/10, konusu tütün veya akaryakıt olan dosyalarda verilecek cezanın üç yıldan az olamayacağını söyler. Bu taban iki yollu eşiği tek başına kapatmaz: Daire, m. 3/18-son yollamasıyla m. 3/5 ve m. 3/10 uygulandıktan sonra sırasıyla TCK m. 43/1, m. 3/23 ve TCK m. 62/1 uygulanarak cezanın belirlenmesini aramaktadır. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/5009)16 Değer indirimi bu sırada devreye girdiği için netice ceza iki yılın altına inebilir; nitekim Daire aynı dosyada, adli sicil kaydında objektif şartlara mani bir hâl bulunmadığı hâlde subjektif şartlar tartışılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.16 Cezanın yüksek kaldığı dosyalarda ise yol fiilen kapanır; Daire bir dosyada cezanın miktarı itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olmadığını saptamıştır.2
HAGB'nin kaçakçılık dosyalarında doğrudan sonuç doğuran bir koşulu daha vardır: CMK m. 231/6-c, suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesini arar. Karar verildiğinde denetim süresi beş yıldır (CMK m. 231/8); müsadereye ilişkin hükümler ise bu karardan etkilenmez (CMK m. 231/5).
İlgili mevzuat
MADDE 3 – (Değişik: 28/3/2013-6455/54 md.)
(1) Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.
(2) Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden, satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(7) İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı, bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, aynı ceza ile cezalandırılır.
(8) İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(9) İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.
(10) Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.
(11) (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(12) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:29/4/2021-7318/13 md.) Akaryakıt yerine kullanılan diğer ürünler yönünden de bu fıkra uyarınca cezaya hükmolunur.
(13) Her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil olmak üzere sıvı veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden boru hatlarından, depolarından veya kuyulardan kanunlara aykırı şekilde alınan ürünleri satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(14) Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(15) Ulusal markeri yetkisiz olarak üreten, satışa arz eden, satan, yetkisiz kişilerden satın alan, kabul eden, bu özelliğini bilerek nakleden veya bulunduranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ulusal markerin kimyasal özelliklerini taşımasa bile, bu madde yerine kullanılmak amacıyla üretilen kimyasal terkipler hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
(16) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin taklitlerini imal eden veya ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran, nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(17) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar, bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dokümanlarla veya herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(18) (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.
(19) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.)
(20) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.; Yeniden düzenleme: 28/11/2017-7061/93 md.) Ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(21) (Ek:30/11/2022-7423/8 md.) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(22) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.
(23) (Ek: 18/6/2014-6545/89 md.) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.
Kaynak: Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 2 – (1) Bu Kanunda yer alan;
a) Gümrük vergileri: Gümrük idaresi veya başka idarelerce, eşyanın ithali veya ihracına bağlı olarak uygulanan vergiler ile diğer malî yükümlülükleri,
b) Gümrüklenmiş değer: Uluslararası kıymet sözleşmesine göre belirlenecek; ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını,
c) (Ek: 28/3/2013-6455/53 md.) Akaryakıt: Benzin, gaz yağı, jet yakıtı, motorin, fuel-oil, sıvılaştırılmış petrol gazları, doğal gaz gibi akaryakıt ürünleri ile akaryakıt yerine kullanılan petrol türevleri ve bunların karışımları ile akaryakıt yerine kullanılan diğer ürünleri,
ifade eder.
Kaynak: Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 5 – (1) 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan (…) birine iştirak etmiş olan kişi; resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir.
(2) (Değişik:14/4/2020-7242/62 md.) Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında,
indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.
(3) (Ek:14/4/2020-7242/62 md.) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz.
Kaynak: Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 13 – (1) Bu Kanunda tanımlanan suçlarla ilgili olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümleri uygulanır. Ancak kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen her türlü taşıma aracının müsadere edilebilmesi için aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmesi gerekir:
a) Kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması.
b) Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması.
c) Taşıma aracındaki kaçak eşyanın, Türkiye’ye girmesi veya Türkiye’den çıkması yasak veya toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olması.
(2) Etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi, sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Kaynak: Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 17 – (1) (Mülga: 28/3/2013-6455/66 md.)
(2) Bu Kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Kaynak: Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Transit akaryakıt: aktarım tamamlanmasa da suç oluşurYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/251 · K. 2025/3178 ·
Transit refakat belgesiyle taşınan 26.840 kg motorinin bir kısmını, gümrük mührünü kırıp hortumla kendi çekicisinin yakıt deposuna aktarmaya çalışan tır şoförü, henüz aktarım yapamadan yakalanmıştı. Bölge adliye mahkemesi, yakıtın Türkiye'de bırakılacağına veya serbest dolaşıma sokulacağına dair icrai faaliyet bulunmadığı gerekçesiyle mahkûmiyeti beraate çevirmişti. Daire, transit rejime tabi eşyayı varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız sunmakla yükümlü sanığın, akaryakıtı Türkiye gümrük bölgesindeyken aracının deposuna aktararak ulaşımda kullanmaya, böylece gümrük bölgesinde bırakmaya teşebbüs ettiğini; eylemin m. 3/3 ve m. 3/10 kapsamında kaldığını belirterek beraat kararını bozdu.
Sonuç: Teşebbüs aşamasında kalan kaçakçılık fiili tamamlanmış gibi cezalandırılır; transit yakıtın depoya aktarılmaya başlanması yeterlidir.
2.m. 3/10 artırımı sonrası ceza üç yılı aşıyorsa son cümle uygulanmazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/5618 · K. 2025/12144 ·
Çekiciye bağlı dorsedeki zulalı bölmede 18.050 karton kaçak sigara ele geçirilen dosyada Daire, sübuta yönelik kabulü yerinde buldu ancak cezanın kuruluşunu bozdu: m. 3/18-son yollamasıyla m. 3/5 uyarınca temel ceza belirlenirken fıkranın üst sınırı aşılmış, m. 3/10 uyarınca 1/2 artırım yapıldıktan sonra ceza üç yıldan fazla olduğu hâlde m. 3/10'un son cümlesinin tatbik edildiği belirtilmişti. Daire ayrıca dorsede zula bulunması karşısında aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğundan söz edilemeyeceğini, müsaderenin hakkaniyete de aykırı olmadığını saptadı.
Sonuç: "Ceza üç yıldan az olamaz" kuralı bir taban kuralıdır; artırımdan sonra ceza zaten üç yılı aşıyorsa ayrıca uygulanmaz.
3.Pek hafif değerde indirim oranı 1/2 ile 2/3 arasında takdir edilirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2024/5826 · K. 2025/13995 ·
Daire, kaçak sigara ve boş sigara filtresi ele geçirilen dosyada iki ayrı hesap hatası saptadı. Birincisi etkin pişmanlık ihtarına ilişkindir: gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi hâlinde, soruşturma evresinde ihtarat yapılmamışsa cezada 1/2, yapılmışsa 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek ihtarda bulunulması gerekirken, eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ihtar edilmesi gözetilmemişti. İkincisi m. 3/23'e ilişkindir: değerin pek hafif olduğu dosyada indirim oranının 1/2 ile 2/3 arasında takdir edilmesi gerekirken, 2/3 oranında indirim uygulandığı hâlde hüküm fıkrasında değerin hafif olduğu yazılarak çelişki yaratılmıştı.
Sonuç: "Üçte birine kadar indirilir" ifadesi 1/2 ile 2/3 arasında bir indirim demektir; hüküm fıkrasındaki niteleme uygulanan oranla uyuşmalıdır.
4.Lehe kanun, fıkralar ayrı ayrı uygulanıp karşılaştırılarak belirlenirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2024/7992 · K. 2025/5665 ·
Kaçak eşyayı ticari maksatla bulundurma eyleminden kurulan mahkûmiyette Daire dört ayrı hukuka aykırılık saptadı: arama işlemine dayanak gösterilen arama kararının denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmemesi; 6455 ve 6545 sayılı Kanunlarla değişik m. 3/18 hükümlerinin ve bunların yollama yaptığı m. 3/5, m. 3/10 ve m. 3/23 fıkralarının olaya ayrı ayrı uygulanıp sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmemesi; bozmadan sonra kurulan hükümde kazanılmış hakkın gözetilmemesi; ve kaçak eşyanın m. 13/1 yollamasıyla TCK m. 54/4 uyarınca müsaderesine karar verilmemesi.
Sonuç: Lehe kanun karşılaştırması soyut değil hesaplıdır: her metin olaya ayrı ayrı uygulanır ve sonuçlar karşılaştırılır.
5.Kişisel kullanım sınırındaki miktar ve ikrar yokluğu: sonuç beraatYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/30193 · K. 2026/961 ·
Sanıktan 130 paket kaçak sigara ele geçirilmiş, mahkeme mahkûmiyet kararı vermişti. Daire, ele geçen kaçak eşyanın miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırlarında olduğunu ve sanığın eşyayı ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarının da bulunmadığını saptadı; savunmanın aksine ticari amaçla bulundurmaya ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca müsaderenin ele geçen kaçak eşyanın tamamı hakkında hükmedilmesi gerekirken yalnız muhafaza altına alınan eşya hakkında karar verilmesini de hukuka aykırı buldu.
Sonuç: Miktar kişisel kullanım sınırındaysa ve ikrar yoksa ticari amaç varsayılamaz; müsadere ise eşyanın tamamını kapsar.
6.Kişisel kullanımın üzerindeki miktar: beraat değil mahkûmiyetYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/13122 · K. 2025/49 ·
Mahkeme, kaçak sigara ele geçirilen sanığın beraatine karar vermişti. Daire, yerleşik içtihatlarına göre ele geçen sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğunu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğunu belirterek, sanığın ticari amaçla kaçak sigara bulundurduğunun kabulüyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesini hukuka aykırı buldu ve gümrük idaresi vekilinin temyizi üzerine hükmü bozdu.
Sonuç: Miktar ölçütü çift yönlüdür: kişisel kullanımı aşan miktar, aksi delil olmadan ticari amacın kabulüne yeter.
7.Yedi karton sigara kişisel kullanım sınırı içindedirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2015/7719 · K. 2018/5315 ·
Uluslararası taşımacılık yapan sanığın gümrük kapısından giriş yaparken kullandığı araçta 2.400 gram çay, yedi karton sigara, üç battaniye ve dört cep telefonu ele geçirilmiş, yerel mahkeme beraat kararı vermişti. Daire, sanığın eşyaları kişisel kullanım amacıyla getirdiği yönündeki savunması karşısında çay, yedi karton sigara ve battaniyelerin kişisel kullanım sınırı içinde kaldığını ve bunlar için Gümrük Kanunu m. 235'e göre işlem yapılması gerektiğini; buna karşılık miktar itibarıyla ticari nitelik taşıyan dört cep telefonu yönünden 5607 sayılı Kanun m. 3/1 uyarınca cezalandırma gerektiğini belirterek beraat hükmünü bozdu.
Sonuç: Aynı dosyada eşyanın bir kısmı kişisel kullanım sınırında kalırken diğeri ticari sayılabilir; ayrım eşya eşya yapılır.
8.Otuz karton sigara kişisel kullanım sınırının dışındadırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2017/739 · K. 2017/3073 ·
Önleme aramasıyla durdurulan otobüste yolcu olan sanığın valizinde iki değişik markada toplam otuz karton sigara ele geçirilmiş, yerel mahkeme sanığın beyanına itibar ederek beraat kararı vermişti. Daire, gerekçeli kararda tutanaktaki otuz karton yerine yanlış olarak yirmi karton üzerinden değerlendirme yapıldığını, sanığın aşamalardaki beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu ve sigaraların miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırının dışında kaldığını belirterek, ticari amaçla bandrolsüz sigara bulundurmanın kabulüyle mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğini söyleyip hükmü bozdu.
Sonuç: Miktar kişisel kullanım sınırını aşıyorsa savunmaya itibar edilmez; ticari amaç kabul edilir.
9.Sanığın işi araştırılmadan akaryakıtın amacı belirlenemezYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2024/575 · K. 2025/917 ·
Daire daha önce, olay tutanağında sanığın minibüsçülük işi yaptığının belirtilmesi karşısında ele geçirilen akaryakıtın ticari amaçla mı yoksa kişisel kullanım için mi alındığı tespit edilmeden hüküm kurulmasını eksik araştırma sayarak hükmü bozmuştu. Mahkeme bozmaya uyduğunu belirtmesine rağmen bozma ilâmının gereğini yerine getirmemiş ve yeniden eksik incelemeyle sanığın beraatine karar vermişti. Daire, gümrük idaresi vekilinin temyizi üzerine bu hükmü de bozdu.
Sonuç: Bozma ilâmına uyan mahkeme, istenen araştırmayı yapmadan aynı sonuca varamaz.
10.Soruşturmada ihtar yapılmamışsa indirim oranı 1/2 olarak bildirilirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/31535 · K. 2025/17159 ·
Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtarı yapılmamış, bozmadan sonra mahkemece yapılan ihtarda ise gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı bildirilmeden cezada 1/3 oranında indirim yapılacağı söylenmişti. Sanık ödeme yapmayınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan hüküm kurulmuştu. Daire, 7242 sayılı Kanun'la kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlığın olanaklı hâle geldiğini hatırlatarak, soruşturmada ihtarat yapılmayan sanığa iki katı tutarı hüküm verilinceye kadar ödemesi hâlinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiğini; yapılan ihtarın sanığı yanılttığını belirterek hükmü bozdu.
Sonuç: Savcılığın ihtar yapmamış olması sanığın aleyhine sonuç doğuramaz; indirim oranı 1/2 olarak kalır.
11.Gümrüklenmiş değerde bilirkişi raporu ile tespit varakası çelişkisiYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2026/1261 · K. 2026/5712 ·
Dosyadaki bilirkişi raporunda belirlenen CIF değeri, vergiler toplamı ve gümrüklenmiş değer ile kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki değerler birbirini tutmuyordu. Daire, sübuta yönelik kabulü yerinde buldu ancak önce bu çelişkinin giderilmesini, ardından soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi hâlinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesini ve eşyanın değerinin m. 3/23 bakımından değerlendirilmesini istedi. Nakil aracı üzerindeki tedbir şerhinin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verilmemesini de hukuka aykırı buldu.
Sonuç: Gümrüklenmiş değer dosyanın merkezindeki rakamdır; iki belge farklı değer gösteriyorsa çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz.
12.Ek savunma hakkı tanınmadan artırım uygulanamazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/110 · K. 2025/14625 ·
Dava m. 3/5 ve m. 3/10 uyarınca cezalandırma istemiyle açıldığı hâlde mahkeme, CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı tanımadan m. 4/2 uyarınca cezalarda artırım yapmıştı. Daire bunu hukuka aykırı buldu. Ayrıca dava 1091 karton sigara üzerinden açıldığı hâlde kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının 791 karton için düzenlenmiş olmasını, m. 3/23 ve m. 5/2'nin uygulanma koşulları değerlendirilirken hangi miktarın esas alınacağı bakımından bozma sebebi saydı; kaçak eşyanın tamamı hakkında müsadere kararı verilmemesini ve adlî para cezasında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasını da hukuka aykırı buldu.
Sonuç: İddianamede gösterilmeyen bir artırım hükmü, ek savunma hakkı tanınmadan uygulanamaz.
13.Koşulları oluşmayan nakil aracı müsadere edilemez, iade edilirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2024/5995 · K. 2025/6468 ·
Sanıktan 786 adet kaçak cep telefonu ele geçirilen dosyada mahkeme hem eşyanın hem nakil aracının müsaderesine karar vermişti. Daire, kaçak eşyanın müsaderesinde delalet maddesi ile uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesini CMK m. 232/6'ya aykırı buldu; nakil aracı bakımından ise dosyadaki bilirkişi raporuna göre m. 13/1'de aranan şartların gerçekleşmediğini saptadı. Hükmü bozarak müsadere bendini "5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince" ibaresiyle düzeltti ve nakil aracının müsaderesine ilişkin bendi çıkarıp yerine aracın sahibine iadesini koydu.
Sonuç: Nakil aracının müsaderesi kural değil istisnadır; m. 13/1'deki üç koşuldan biri gerçekleşmemişse araç iade edilir.
14.m. 3/5'te olağan zamanaşımı sekiz, olağanüstü zamanaşımı on iki yıldırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2026/1686 · K. 2026/7564 ·
Daire, m. 3/5'e konu eylem bakımından belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK m. 66/1-e gereği sekiz yıllık olağan, TCK m. 67/4 gereği on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü belirtti. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle duran sürenin, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkûmiyet kararından itibaren hesaba katılmasıyla mahkemenin karar tarihinde sekiz yıllık olağan sürenin dolduğunu saptadı; yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı bularak kamu davasının düşmesine, ele geçen kaçak eşyanın ise müsaderesine karar verdi.
Sonuç: Dava düşse bile kaçak eşyanın müsaderesine karar verilir; zamanaşımı eşyayı kurtarmaz.
15.m. 3/10 artırımı uygulanan dosyada zamanaşımı yirmi yıl olağan, otuz yıl olağanüstüdürYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/3818 · K. 2026/7403 ·
Asliye ceza mahkemesi, bozma üzerine yaptığı yargılamada kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve kaçak eşyanın müsaderesine karar vermişti. Daire, sanığın eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 3/10. maddesi gereğince belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK m. 66/1-c ve m. 67/4 uyarınca yirmi yıllık olağan ve otuz yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü, hüküm tarihinde bu sürelerin dolmadığını belirterek düşme kararını bozdu. Kararda ayrıca önceki bozma ilamına uyulup uyulmadığı hakkında karar verilmemesi ile iddianamede müsaderesi istenen nakil aracı hakkında hüküm kurulmaması da bozma nedeni sayıldı.
Sonuç: m. 3/10 artırımı hesaba katıldığında zamanaşımı, fıkranın kendi üst sınırına göre bulunacak süreden çok daha uzun olur.
16.m. 3/10 uygulanan dosyada da hükmün açıklanmasının geri bırakılması tartışılırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/5009 · K. 2026/1312 ·
Kaçak sigara ele geçirilen dosyada Daire, önce tespit varakaları ile bilirkişi raporlarındaki CIF değerleri arasındaki çelişkinin giderilmesini ve buna göre etkin pişmanlık ihtaratı yapılıp m. 3/23 bakımından değer azlığının değerlendirilmesini istedi. Kabule göre saptadığı aykırılıklar arasında iki tanesi ceza hesabına ilişkindir: m. 3/18-son yollamasıyla m. 3/5 ve m. 3/10 uygulandıktan sonra sırasıyla TCK m. 43/1, m. 3/23 ve TCK m. 62/1 uygulanması gerekirken uygulama sırasının karıştırılması; ve adli sicil kaydında objektif şartlara mani bir hâl bulunmadığı hâlde subjektif şartlar tartışılmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi.
Sonuç: m. 3/23 indirimi m. 3/10 artırımından sonra uygulanır; bu yüzden m. 3/10 uygulanan dosyada da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kendiliğinden kapanmaz.
Sık sorulan sorular
Kaçakçılık suçunun cezası nedir?
Tek bir ceza yoktur; 5607 sayılı Kanun m. 3 yirmiden fazla fıkra içerir ve her fıkranın kendi aralığı vardır. En hafif fıkra olan m. 3/6'da ceza altı aydan iki yıla kadar hapis, en ağır fıkralarda ise üç yıldan altı yıla kadar hapistir. Fıkraların çoğunda hapisle birlikte beş bin ile yirmi bin gün arasında değişen üst sınırlarla adlî para cezası da hükmedilir. Suçun konusu tütün, tütün mamulü, alkol veya akaryakıt ise m. 3/10 uyarınca ceza yarısından iki katına kadar artırılır ve üç yıldan az olamaz.
Kaçak sigara satmanın cezası nedir?
Uygulamada iki fıkra devreye girer. Kaçak olarak ülkeye sokulmuş sigarayı bilerek ve ticari amaçla satan, satışa arz eden, taşıyan veya saklayan kişi m. 3/5 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Ambalajında bandrol bulunmayan veya taklit bandrol taşıyan tütün mamullerinde ise m. 3/18 uygulanır ve ceza üç yıldan altı yıla kadar hapis ile yirmi bin güne kadar adlî para cezasıdır. Her iki hâlde de eşya tütün mamulü olduğu için m. 3/10 artırımı gündeme gelir.
Üzerimde birkaç karton kaçak sigara çıktı, suç olur mu?
Belirleyici olan ticari amaçtır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, ele geçen kaçak eşyanın miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırlarında kaldığı ve kişinin eşyayı ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarının da bulunmadığı hâllerde, savunmanın aksine ticari amaç bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil aranması gerektiğini, aksi hâlde beraat kararı verilmesini aramaktadır. Buna karşılık miktar kişisel kullanımın üzerindeyse Daire, aksi delil olmadan ticari amacın kabul edilmesi gerektiğini söylemektedir. Uygulamada tek bir rakam yoktur; Daire miktarı sanığın beyanı, mesleği ve kullanım biçimiyle birlikte değerlendirir. Örnek olarak yedi karton sigara kişisel kullanım sınırı içinde sayılmış, otuz karton sigara bu sınırın dışında görülmüştür.
Gümrüklenmiş değer nedir?
5607 sayılı Kanun m. 2/1-b'de tanımlanmıştır: uluslararası kıymet sözleşmesine göre belirlenecek olan, ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamı, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamıdır. Bu rakam dosyanın merkezinde durur; hem etkin pişmanlık için ödenecek tutar hem de eşyanın değerinin fahiş, hafif ya da pek hafif sayılıp sayılmayacağı buna göre belirlenir. Değer genellikle bilirkişi raporu ve kaçak eşyaya mahsus tespit varakasıyla saptanır.
Kaçakçılıkta etkin pişmanlıktan nasıl yararlanılır?
İki yol vardır. 5607 sayılı Kanun m. 5/1, resmî makamlar haber almadan önce fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri haber veren ve verdiği bilgiyle faillerin yakalanmasını veya eşyanın ele geçirilmesini sağlayan kişinin cezalandırılmayacağını söyler. m. 5/2 ise ödemeye dayanır: suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar para Devlet Hazinesine, soruşturma evresi sona erinceye kadar ödenirse ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenirse üçte bir oranında indirilir. Bu fıkra mükerrirler ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından uygulanmaz.
Savcılık bana etkin pişmanlık ihtarı yapmadıysa ne olur?
Hak kaybolmaz. 5607 sayılı Kanun m. 5/2'nin son cümlesi, soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılacağını söyler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bir adım daha atmakta ve soruşturmada ihtarat yapılmamışsa sanığa, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi hâlinde cezasında üçte bir değil yarı oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiğini aramaktadır. Yanlış oran gösterilerek yapılan ihtarı Daire, sanığın yanıltılması sayarak bozma sebebi yapmaktadır.
Kaçak eşya taşıdığım araç müsadere edilir mi?
Kural değil istisnadır. 5607 sayılı Kanun m. 13/1, taşıma aracının müsaderesi için üç koşuldan birinin gerçekleşmesini arar: kaçak eşyanın özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içinde saklanmış veya taşınmış olması, kaçak eşyanın araç yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını ya da ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin bu aracın kullanılmasını gerekli kılması, ya da eşyanın girişi veya çıkışı yasak veyahut toplum ya da çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olması. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, bu şartların gerçekleşmediği bir dosyada müsadere kararını kaldırıp aracın sahibine iadesine hükmetmiştir.
Aracın benim değil, başkasının üzerine kayıtlı olması müsadereyi engeller mi?
Kendiliğinden engellemez. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, çekici ve dorsenin sanığın eşi adına kayıtlı olduğu bir dosyada, aracın sürekli sanık tarafından kullanılması ve dorsede zula denen gizli bölme bulunması karşısında aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğundan söz edilemeyeceğini belirtmiştir. Aynı kararda kaçak eşyanın değeri ile aracın bilinen değeri karşılaştırılarak müsaderenin Türk Ceza Kanunu m. 54/3'teki hakkaniyet kuralına aykırı olup olmadığı da değerlendirilmiştir.
Kaçakçılık davası hangi mahkemede görülür?
5607 sayılı Kanun m. 17/2, bu Kanun kapsamına giren suçlardan açılan davaların Adalet Bakanlığının teklifi üzerine belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görüleceğini söyler. Yani görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir, ancak her asliye ceza mahkemesi değil, bu davalar için belirlenmiş olanlardır. Aynı fıkra tek istisnayı da gösterir: bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik suçu işlenmişse görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Kaçakçılık suçunda uzlaştırma veya şikâyetten vazgeçme var mı?
İkisi de yoktur. Suç şikâyete bağlı değildir; 5607 sayılı Kanun m. 3'ün fıkralarında şikâyet koşulu aranmaz ve soruşturma resen yürütülür, dolayısıyla vazgeçilecek bir şikâyet de bulunmaz. Uzlaştırma bakımından ise Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/2, diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunmasını şart koşar; 5607 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yer almaz.
Kaçakçılık suçunda dava zamanaşımı ne kadar?
Uygulanan fıkranın ceza üst sınırına göre değişir. Üst sınırı beş yılı aşmayan fıkralarda Türk Ceza Kanunu m. 66/1-e uyarınca sekiz yıl, üst sınırı altı yıl olan fıkralarda m. 66/1-d uyarınca on beş yıl olağan zamanaşımı süresi işler. Zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre en fazla yarısına kadar uzar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, m. 3/5'e konu bir eylemde sekiz yıllık olağan ve on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü belirtmiş ve olağan sürenin dolduğu dosyada kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Bu süreler fıkranın kendi üst sınırına göredir; m. 3/10 artırımı uygulanan dosyalarda süre yükselir, çünkü Türk Ceza Kanunu m. 66/3 uyarınca daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller de hesaba katılır. Daire, m. 3/1'in ikinci cümlesi ile m. 3/10'un birlikte uygulandığı bir dosyada olağan zamanaşımını yirmi yıl, olağanüstü zamanaşımını otuz yıl saymıştır.
Kaçakçılıkta hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Kâğıt üzerinde mümkündür ama dar bir alanda işler. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/5 uyarınca hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olması gerekir; karar verilirse denetim süresi beş yıldır. Koşullardan biri de kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesidir. Suçun konusu tütün veya akaryakıt ise 5607 sayılı Kanun m. 3/10 verilecek cezanın üç yıldan az olamayacağını söyler; ancak bu taban tek başına iki yolu kapatmaz. Yargıtay 7. Ceza Dairesine göre m. 3/10 artırımından sonra sırasıyla Türk Ceza Kanunu m. 43/1, 5607 sayılı Kanun m. 3/23 ve Türk Ceza Kanunu m. 62/1 uygulanır; değer indirimi bu sırada devreye girdiği için netice ceza iki yılın altına inebilir. Daire, m. 3/10 uygulanan bir dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif şartlarına mani bir hâl bulunmadığı hâlde subjektif şartlar tartışılmadan bu kurumun uygulanmamasını hukuka aykırı bulmuştur.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer suç rehberleri
- Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçu (213 sayılı Kanun m. 359)
- Taahhüdü ihlal suçu (2004 sayılı Kanun m. 340)
- Bakaya ve firar suçları (1632 sayılı Kanun m. 63-66)
- Orman Kanunu suçları (6831 sayılı Kanun m. 91-93)
- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu suçları (2863 sayılı Kanun m. 65-74)
- Terörle Mücadele Kanunu suçları (3713 sayılı Kanun m. 7)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.