Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu suçları (2863 sayılı Kanun m. 65-74)
Yayın tarihi:
2863 sayılı Kanun tek bir suç değil, birbirine benzeyen ama cezaları ve unsurları çok farklı olan bir suç grubu kurar. Bu rehber, uygulamada en çok karşılaşılan dört başlığı — izinsiz kazı ve define arama, sit alanına izinsiz müdahale, bulunan varlığı bildirmeme ve kültür varlığı ticareti — kanun metnine ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin güncel kararlarına dayanarak anlatır.
Kısaca
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun ceza hükümleri 65 ile 74. maddeler arasındadır. Tescilli bir taşınmaz kültür varlığına veya sit alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunmak, kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı ya da sondaj yapmak, izinsiz define aramak, bulunan varlığı üç gün içinde bildirmemek, bildirimi yapılmamış varlığı satmak veya satın almak ve varlığı yurt dışına çıkarmak ayrı ayrı suçtur. Cezalar üç aydan on iki yıla kadar değişir. Hangi maddenin uygulanacağını belirleyen şey, fiilin türü ve yapıldığı yerin niteliğidir.
Bu sayfada
- Kısaca
- Süreler ve usul
- 2863 sayılı Kanun m. 65-74 hangi fiilleri suç sayıyor?
- 2863 sayılı Kanun m. 74 izinsiz kazı ile define aramayı nasıl ayırıyor?
- 2863 sayılı Kanun m. 65 hangi müdahaleleri cezalandırıyor?
- Bildirmeme, ticaret, bulundurma ve yurt dışına çıkarma suçları nasıl ayrılıyor?
- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu suçlarının cezası nedir?
- Bu suçlar nasıl ispatlanır: Yargıtay 12. Ceza Dairesi neyi arıyor?
- Aynı olayda birden çok fiil varsa hangi kural uygulanır?
- Yargılama nasıl yürür: kim katılan, hangi mahkeme, hüküm nasıl denetlenir?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Süreler ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Şikâyete tabi mi?
Hayır. 2863 sayılı Kanun m. 65, m. 67, m. 68, m. 70 ve m. 74'ün hiçbir fıkrasında şikâyet koşulu yoktur; soruşturma resen yürütülür. Suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılan kural olarak Kültür ve Turizm Bakanlığıdır.
- Şikâyet süresi
Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. Türk Ceza Kanunu m. 73/1'deki altı aylık süre yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar için geçerlidir.
Dayanak: TCK m. 73/1
- Uzlaştırma
Hayır. Uzlaştırma listesindeki suçlar Türk Ceza Kanunu içinden tek tek sayılmıştır; özel kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için o kanunda açık hüküm bulunması gerekir. 2863 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur.
Dayanak: CMK m. 253/1-b, m. 253/2
- Görevli mahkeme
Fıkraya göre değişir. Kültür ve tabiat varlıklarını yurt dışına çıkarma suçunda ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapistir; üst sınır on yılı aştığı için görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir (m. 68). Kanun'un diğer ceza hükümlerinde — m. 65, m. 67, m. 70 ve m. 74 — üst sınır beş yılı geçmediğinden asliye ceza mahkemesi görevlidir. m. 65/3'teki bir kat artırım uygulandığında bile üst sınır on yıla çıkar, on yılı aşmaz; bu nedenle artırımlı hâlde de asliye ceza mahkemesi görevlidir.
Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 11, m. 12, m. 14; 2863 sayılı Kanun m. 68
- Dava zamanaşımı
Fıkraya göre değişir. Üst sınırı beş yılı geçmeyen fıkralarda — m. 65/1, m. 65/2, m. 65/4, m. 67, m. 70 ve m. 74 — olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır; zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre en fazla yarısına kadar uzar ve olağanüstü zamanaşımı on iki yıl olur. m. 65/3'teki bir kat artırımın uygulandığı hâlde üst sınır on yıla çıkar; TCK m. 66/3 zamanaşımı hesabında suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin de gözetileceğini söylediğinden bu hâlde süre TCK m. 66/1-d uyarınca on beş yıldır. Yurt dışına çıkarma suçunda (m. 68) üst sınır on iki yıl olduğundan olağan süre yine on beş yıla çıkar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmişse zamanaşımı denetim süresi boyunca durur.
- Adli para cezası
Kural olarak seçenek değildir. m. 65/1, m. 65/2, m. 67/2, m. 68 ve m. 70'te adli para cezası hapis cezasının yanında hükmedilir; gün sayısı belirlenip TCK m. 52/2 uyarınca en az yüz, en fazla beş yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığıyla çarpılarak paraya çevrilir. m. 67/1, m. 67/3 ve m. 74'te ise yalnızca hapis cezası öngörülmüştür. Tek istisna m. 65/4'tür: orada yaptırım "hapis veya adli para cezası" biçiminde seçenekli yazılmıştır. Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ayrı bir kurumdur ve TCK m. 50'ye tabidir.
Dayanak: 2863 sayılı Kanun m. 65, m. 67, m. 68, m. 70, m. 74; TCK m. 50, m. 52
- HAGB ve erteleme
İkisi de mümkündür, ancak somut cezanın eşiğin altına inmesi gerekir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması aranır; karar mahkeme tarafından verilir ve sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur. Erteleme için de sınır iki yıldır. m. 65/1 ve m. 74/1'in alt sınırı iki yıl olduğundan bu maddelerde eşiğin altına ancak indirim uygulandığında inilebilir; uygulamada takdiri indirim sonrası verilen bir yıl sekiz aylık cezalarda her iki kurum da uygulanmaktadır.
Dayanak: CMK m. 231/5, m. 231/8; TCK m. 51/1
2863 sayılı Kanun m. 65-74 hangi fiilleri suç sayıyor?
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun ceza hükümleri Altıncı Bölümde, 65 ile 74. maddeler arasında toplanmıştır. Bu maddeler tek bir suçu değil, birbirinden bağımsız birkaç suçu düzenler; hangisinin uygulanacağı fiilin türüne, fiilin yapıldığı yerin niteliğine ve failin amacına göre değişir.
Kanun önce bir yasak koyar, sonra o yasağa aykırılığı cezalandırır. 1) 2863 sayılı Kanun m. 4, taşınır veya taşınmaz kültür ve tabiat varlığı bulan kişinin bunu en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, köyde muhtara ya da diğer yerlerde mülki idare amirine bildirmesini zorunlu tutar. 2) m. 9, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları, koruma alanları ile sit alanlarında koruma bölge kurulu kararlarına aykırı inşai ve fiziki müdahaleyi yasaklar. 3) m. 35, araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkını Kültür ve Turizm Bakanlığına verir. 4) m. 50, define aramak isteyenlere Bakanlıkça define arama ruhsatnamesi verilebileceğini, ancak korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak belirtilen yerler ile tescil edilen sit alanları ve mezarlıklar bakımından bunun mümkün olmadığını söyler.
Ceza maddeleri bu yasakların karşılığıdır. m. 65 tescilli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarına, koruma alanlarına ve sit alanlarına yönelik zarar verme ve izinsiz müdahaleyi; m. 67 bildirim yükümlülüğüne aykırılığı ve kültür varlığı ticaretini; m. 68 yurt dışına çıkarmayı; m. 70 Devlet malı niteliğindeki taşınır varlıkların m. 24'e aykırı biçimde elde bulundurulmasını; m. 74 ise izinsiz kazı, sondaj ve define aramayı cezalandırır.
Kanun'un m. 9 hükmü, ceza maddeleri bakımından bir tanım maddesi işlevi de görür: esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır. Bir mahkeme sanığın eyleminin m. 65 kapsamına girip girmediğini tartışırken bu sayımdan hareket eder. Bir dosyada ilk derece mahkemesi, eylemin m. 9'da sayılan işlerden olmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiş; bu karar yanlış uzmanlık alanından bilirkişi raporu alındığı için kaldırılmış ve yerine kurulan mahkûmiyet Yargıtay 12. Ceza Dairesince onanmıştır. (Yargıtay 12. CD, E. 2021/6555)1
Bu maddeler 2004 (5226 sayılı Kanun), 2008 (5728 sayılı Kanun), 2013 (6498 sayılı Kanun) ve 2016 (6745 sayılı Kanun) değişiklikleriyle birkaç kez yeniden yazılmıştır. Eski tarihli kararlarda geçen fıkra numaraları — örneğin m. 65/1-b — bugünkü metinde karşılık bulmayabilir; nitekim Anayasa Mahkemesince iptal edilen bir fıkraya dayanılarak kurulan hükümler Yargıtay incelemesinde düzeltilmektedir.
2863 sayılı Kanun m. 74 izinsiz kazı ile define aramayı nasıl ayırıyor?
Maddenin iki fıkrası iki ayrı suç kurar ve cezaları birbirinden çok uzaktır. m. 74/1'e göre kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj yapan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapisle; m. 74/2'ye göre izinsiz define araştıranlar üç aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırılır.
Ayrımı yapan ölçüt niyet değil, fiildir. Bölge adliye mahkemesinin bu ayrımı kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediğine bağlayan, kültür varlığı ya da define bulmak kastıyla hareket edilmiş olmasını ayırt edici ölçüt saymayan değerlendirmesi Yargıtay 12. Ceza Dairesince onanmıştır. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/1985)2 Aynı ölçüt, sanığın nerede ve ne şekilde arama yaptığı belirlenemediği için m. 74 uygulanamayacağı sonucuna varılan bir başka dosyada da benimsenmiştir. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/4719)3
İzinsiz kazı suçu ancak kazı eylemi fiilen başladığında oluşur. Kazı yapmak amacıyla olay yerine gelmiş olmak yeterli değildir: henüz icra hareketlerine başlamadan yakalanan kişilerin eylemi m. 74/1 bakımından hazırlık hareketi sayılmış, suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.2 Kazının derinliği de tartışılan bir ölçüttür; kararda aktarılan uygulamaya göre kırk santimetreden az derinlikte kalan kazıda eylem teşebbüs aşamasında sayılmakta, bu derinliğin aşılması hâlinde suç tamamlanmış kabul edilmektedir.2
m. 74/2'nin de kendi koşulu vardır: aynı kararda benimsenen ölçüte göre define arama suçunun oluşabilmesi için sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini taşıyan bir yerde, kazı eylemi olmaksızın yüzeysel faaliyetlerle araştırma yapılmış olması aranır.2 Bu yüzden olay yeri korunması gerekli yerlerden değilse — kazı da yoksa — ortada 2863 sayılı Kanun kapsamında bir suç kalmayabilir.2 Bir dosyada bölge adliye mahkemesi, bilirkişi ek raporuyla olay yerinde m. 6 kapsamında değerlendirilebilecek taşınmaz kültür varlığı bulunduğunun saptanması üzerine eylemi m. 74/2 kapsamında görmüş; ancak Daire, kazının yeni olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle bu mahkûmiyeti bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/572)4
m. 74/1'in ikinci cümlesi bir indirim getirir: kazı veya sondajın yapıldığı yer sit alanı ya da bu Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer değilse verilecek cezanın üçte biri indirilir. Bu, ayrı bir suç değil aynı suçun daha az cezayı gerektiren hâlidir ve uygulamada "74/1-2. cümle" diye anılır.
Maddenin son iki fıkrası etkin pişmanlığa benzer iki yol açar. Kişi bu maddedeki suçları işleyerek bulduğu kültür varlığını soruşturma başlamadan önce mahalli mülki amire teslim ederse mahkeme cezada üçte ikisine kadar indirim yapabilir. İzinsiz define araştıran kişi, hakkında kovuşturma başlayıncaya kadar kendisini bu fiile sevk eden ve gerekli cihazları temin eden kişilerin kimliklerini açıklar ve yakalanmalarını sağlarsa mahkeme cezada indirim yapabileceği gibi ceza verilmesine yer olmadığına da karar verebilir.
2863 sayılı Kanun m. 65 hangi müdahaleleri cezalandırıyor?
m. 65/1 iki ayrı davranışı aynı cezaya bağlar: 1) tescil edilen sit alanlarının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve korunma alanlarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet vermek, 2) bu yerlerde izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahale yapmak veya yaptırmak. Ceza her iki hâlde de iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
İkinci seçenek çoğu zaman gözden kaçar: madde yalnız zarar veren eylemleri kapsamaz, izin alınmadan yapılan müdahalenin kendisi de suçtur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi bir bozma ilamında, m. 65'in yalnızca sit alanına zarar veren eylemleri kapsamadığını, sit alanında Koruma Kurulundan izin alınmaksızın gerçekleştirilen her türlü inşai ve fiziki müdahalenin de suç oluşturacağını belirtmişti; o dosya sonradan zamanaşımı nedeniyle düşmüştür. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/199)5
Suçun ön koşulu, taşınmazın suç tarihinde korunmakta olmasıdır: m. 65/1 fiilin, sit alanının ya da varlığın bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen işlenmesini arar. Zarar verilen taşınmazın Hazineye ait olduğu bir olayda, haksız zemine yapılan müdahalede korunan yerin koruma altında olup olmadığını bilme unsurunun aranmadığı değerlendirmesiyle m. 65/1'den mahkûmiyet kurulmuş ve bu hüküm Daire tarafından onanmıştır.1
m. 65/3 tek nitelikli hâldir: birinci ve ikinci fıkradaki fiiller korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırmak amacıyla işlenmişse verilecek cezalar bir kat artırılır. Bu bir amaç unsurudur; failin yurt dışına çıkarmayı planladığı dosyada ayrıca ispatlanması gerekir.
m. 65/4 ise ilk bakışta benzeyen ama çok daha hafif cezalı bir fıkradır. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 21 kapsamına giren ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratların izinsiz ya da izne aykırı yapılması altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir. İki fıkra arasındaki sınır uygulamada sık tartışılır: sit alanında demir profillerle sabitlenmiş, bina niteliği taşıyan ve ruhsat gerektiren bungalov yapılar bakımından bölge adliye mahkemesi bunların m. 65/4'teki "ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratlar" niteliğinde olmadığına, m. 65/1 kapsamında inşai ve fiziki müdahale sayılacağına karar vermiş, Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu hükmü onamıştır. (Yargıtay 12. CD, E. 2021/7765)6
Hangi fıkranın uygulanacağını belirleyen ikinci bir ayrıntı da yerel örgütlenmedir: Dairenin bir bozma ilamında, taşınmazın bağlı olduğu idari birimin bünyesinde suç tarihi itibarıyla faaliyette olan koruma, uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığının araştırılması, büronun varlığı hâlinde m. 65/4'ün, yokluğu hâlinde m. 65/1'in ikinci cümlesinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.5
Bildirmeme, ticaret, bulundurma ve yurt dışına çıkarma suçları nasıl ayrılıyor?
Aynı eşya, failin ne yaptığına göre dört ayrı maddeye girebilir. Sıralama şudur: bulunan varlığı bildirmemek m. 67/1, bildirimi yapılmamış varlığı satmak veya satın almak m. 67/2, Devlet malı niteliğindeki varlığı m. 24'e aykırı biçimde elde bulundurmak m. 70, varlığı yurt dışına çıkarmak m. 68.
m. 67/1'in dayanağı m. 4'teki üç günlük bildirim süresidir. Süre dolmadan eserler ele geçirilmişse suç oluşmaz: bölge adliye mahkemesinin, sanığın taşları arama tarihinden bir-iki gün önce bulduğuna dair savunmasının aksine delil bulunmadığı ve m. 4'teki üç günlük süre içinde eserlerin ele geçirildiği gerekçesiyle m. 67/1'in kanuni unsurlarının oluşmadığına karar vermesi Daire tarafından onanmıştır. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/1331)7 Buna karşılık, bulduğu malzemeleri üç günlük süre içinde kurumlara bildirmediği saptanan bir sanık hakkında m. 67/1'den kurulan mahkûmiyet hükmü yerinde bulunmuştur.3
m. 67/2'nin uygulanabilmesi için maddede sayılan hareketlerden en az birinin gerçekleşmesi şarttır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bildirimi yapılmamış varlığın "satışa arz edilmesi", "satılması", "verilmesi", "satın alınması" veya "kabul edilmesi" eylemlerinden hiçbirinin gerçekleşmediği bir olayda eylemin m. 67/1'de düzenlenen haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğunu belirterek m. 67/2'den kurulan hükmü bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/3008)8
Satın alma tek başına da yetmez. Daire, eserleri süs eşyası satan bir dükkândan süs eşyası olarak satın aldığını, ticaretini yapmadığını beyan eden sanık bakımından, eserleri ticari amaçla satın aldığına dair savunmasının aksine delil bulunmadığını saptamış ve eylemin m. 70'te hükme bağlanan kültür varlıklarını bulundurma suçunu oluşturacağını belirterek m. 67/2'den kurulan hükmü bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/6242)9 m. 70'in cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır; m. 67/2'ninkinden belirgin biçimde hafiftir.
m. 68, Kanun'un en ağır cezalı hükmüdür: kültür ve tabiat varlıklarını Kanuna aykırı olarak yurt dışına çıkaran kişi beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Suçun ne zaman tamamlandığı bu ağırlık nedeniyle önem taşır ve Daire konuyu ayrıntılı biçimde ele almıştır: yurt dışına çıkarma, failin varlıkları gümrük kapılarından ya da gümrük kapıları dışında kalan yerlerden geçirterek ülke dışına sevk etmesidir; gümrük kapısından çıkılıyorsa suç gümrük hattının geçilmesiyle tamamlanır. (Yargıtay 12. CD, E. 2022/9118)10
Havalimanı bakımından Dairenin çizdiği eşik şudur: bagajını teslim eden failde icra hareketleri bagajın toplu denetlemeden sonra uçağa yüklenmesiyle, bagajını yanına alan failde ise pasaport kontrolünden geçip çıkış kaydı düşüldükten sonra son x-ray kontrolünün tamamlanması ve arındırılmış transit alana girilmesiyle suç tamamlanır; uçağa biniş sırasında yakalanma tamamlanmış suçtur, arındırılmış alana girilene kadar yakalanma ise teşebbüstür.10 Herkesin girip çıkabildiği yolcu bekleme salonuna x-ray cihazından geçilerek girilmesi suçun tamamlanması için yeterli değildir; binanın giriş kapısındaki kontrolde ele geçirme hâlinde icra hareketleri henüz başlamamıştır ve dosya kapsamına göre m. 67 veya m. 70'teki suçlar gündeme gelir.10
Aynı kararda Daire bir yanlış anlamayı da düzeltmiştir: eserin etnografik nitelikte kültür varlığı olması, o varlığın serbestçe bulundurulabileceği anlamına gelmez; m. 23/a uyarınca tasnif ve tescile tabi eserler bakımından kişinin "tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi" bulunmuyorsa eylemin m. 70 kapsamında değerlendirilmesi gerekir.10
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu suçlarının cezası nedir?
Cezalar maddeden maddeye çok değişir. 1) m. 65/1 ve m. 65/2: iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası. 2) m. 65/4: altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası. 3) m. 67/1 ve m. 67/3: altı aydan üç yıla kadar hapis. 4) m. 67/2: iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası. 5) m. 68: beş yıldan on iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası. 6) m. 70: bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası. 7) m. 74/1: iki yıldan beş yıla kadar hapis. 8) m. 74/2: üç aydan iki yıla kadar hapis.
Artırım sebepleri iki tanedir ve ikisi de amaca bağlıdır. m. 65/3 uyarınca m. 65/1 ve m. 65/2'deki fiiller kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırmak amacıyla işlenmişse ceza bir kat artırılır. m. 74/2'nin ikinci cümlesi uyarınca define arama fiili yurt dışına kültür varlıklarını kaçırma amacıyla veya kültür varlıklarının korunmasında görevli kişiler tarafından işlenmişse ceza iki katına kadar artırılır. "İki katına kadar" ifadesi bir tavan gösterir; "bir kat" ise sabit bir artırımdır.
İndirim sebepleri de aynı ölçüde nettir. m. 74/1'in ikinci cümlesindeki üçte bir indirim yerin niteliğine bağlıdır; m. 74/3'teki üçte ikisine kadar indirim bulunan varlığın soruşturma başlamadan mülki amire teslimine bağlıdır. Bunlara Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri de eklenir: uygulamada m. 65/1 ve m. 74/1'den kurulan hükümlerin çoğunda TCK m. 62 uyarınca takdiri indirim uygulanmaktadır.
Adli para cezası bu Kanun'da kural olarak seçenek değildir, hapis cezasının yanında hükmedilir. Hesabı da gün üzerinden yürür: madde önce gün sayısını belirler, sonra bu sayı TCK m. 52/2 uyarınca bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, m. 65/1'den verilen dört günlük adli para cezasının o dosyada takdir edilen gün karşılığından — yirmi Türk Lirasından — paraya çevrildiğinde seksen Türk Lirası olması gerekirken sekiz yüz Türk Lirasına hükmedilmesini fazla ceza tayini sayarak hükmü kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/2162)11
Aynı kararda Daire, m. 65/1'den tayin olunan iki yıl hapis ve beş gün adli para cezasından TCK m. 62/1 uyarınca onda bir oranında indirim yapıldığında sonucun bir yıl dokuz ay on sekiz gün hapis ve dört gün adli para cezası olması gerektiğini de hesaplamıştır.11 Bu, m. 65/1'in alt sınırından hareket edildiğinde ulaşılan cezanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması eşiğine yaklaştığını gösterir.
Suça konu eşyanın akıbeti cezadan bağımsız olarak karara bağlanır. 2863 sayılı Kanun m. 75, bu Kanun kapsamında kalan suçlar nedeniyle elkonulan taşınır kültür ve tabiat varlıklarının müzeye teslim edileceğini söyler; bir dosyada bölge adliye mahkemesi, m. 23 kapsamında müzelik değer taşıyan tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının bu hüküm uyarınca müze müdürlüğüne teslimine karar verilmemesini eksiklik saymış, Daire hükmü onamıştır. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/2018)12 Sahte olduğu belirlenen eserler bakımından bile Daire, dolandırıcılık suçuna mahal verilmemesi yönünden müze müdürlüğüne teslime karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.8
Bu suçlar nasıl ispatlanır: Yargıtay 12. Ceza Dairesi neyi arıyor?
İspatın merkezinde iki teknik saptama vardır: suça konu eşyanın veya yerin 2863 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı, ve failin eyleminin hangi fiile karşılık geldiği. İkisi de bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Bilirkişinin uzmanlık alanı belirleyicidir. Kararlarda benimsenen uygulamaya göre taşınmazın doğal sit olması hâlinde keşifte dinlenmesi ve rapor alınması gereken bilirkişinin çevre mühendislerinden oluşması, arkeolojik sit olması hâlinde ise mutlaka arkeolog veya sanat tarihi uzmanı bilirkişi bulunması gerekir.1 Nitekim inşaat, fen ve jeoloji bilirkişilerinin birlikte düzenlediği rapora dayanılarak kurulan bir beraat hükmü, arkeolog ve sanat tarihi bilirkişisinden yeniden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kaldırılmıştır.12
Ele geçen eşyanın kültür varlığı niteliği bilirkişi ya da müze müdürlüğü raporuyla belirlenir. Bir dosyada bilirkişi raporunda kurşun çekirdekleri ve kemer tokası parçaları gibi bazı eşyalar kapsam dışı bırakılmış, yalnız geri kalan eserler korunması gerekli taşınır kültür varlığı sayılmıştır.3 Yerin niteliği bakımından da tescil kararının tarihi ve derecesi — birinci, ikinci ya da üçüncü derece arkeolojik sit, doğal sit — koruma bölge kurulu kararından okunur.1
Kazının varlığı ve zamanı ayrıca araştırılır. Daire, olay yerinde çeşitli derinlik ve genişlikte çukurlar bulunmasına rağmen çukurların daha önceden kazıldığı, dedektörün çalışmadığının bilirkişi raporuyla saptandığı ve sanıkların araç içinde yakalandığı bir olayda, izinsiz define arama suçunun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sonucuna varmıştır.4
Aynı kararda Daire usul yönünden de bir sınır çizer: sanıkların soruşturma aşamasında müdafi olmaksızın alınan beyanları hükme esas alınamaz. Sanıklar mahkeme huzurunda suçlamaları kabul etmemişse, geriye kalan delillerle sübut değerlendirmesi yapılması gerekir.4
Failin savunması dosyadaki teknik verilerle karşılaştırılır. Su deposu ya da drenaj yapmak için kazı yaptığını söyleyen sanık bakımından bölge adliye mahkemesi, arazinin topografik yapısı ve küçüklüğü nedeniyle yağmur sularının parselde toplanmasının mümkün olmadığını saptayan inşaat bilirkişisi raporuna dayanmış; Daire bu değerlendirmeyle kurulan mahkûmiyeti onamıştır.12 Benzer biçimde, telefon sinyal kayıtlarının sanığın eserleri bulduğunu söylediği yer ve tarihle örtüşüp örtüşmediği de bildirim süresi tartışmasında kullanılmaktadır.7
Son olarak, bilirkişi raporu mahkemeyi bağlamaz. Dairece onanan bir bölge adliye mahkemesi kararında belirtildiği gibi, bilirkişi raporları delilleri değerlendirme vasıtalarından biridir; mahkeme gerekçesini açıklamak suretiyle rapora itibar edip etmeme konusunda takdir hakkına sahiptir.12
Aynı olayda birden çok fiil varsa hangi kural uygulanır?
2863 sayılı Kanun'un maddeleri iç içe geçebildiği için içtima kuralları bu dosyalarda sık uygulanır. Bölge adliye mahkemesinin Dairece onanan değerlendirmesine göre, kazı yapılırken korunması gerekli bir taşınmaz kültür varlığına zarar verilmişse hem m. 74/1'in birinci cümlesindeki hem m. 65/1'in birinci cümlesindeki suç oluşur; bu durumda TCK m. 44'teki fikri içtima kuralı gereğince daha ağır yaptırımı taşıyan m. 65/1 uygulanır.12 Zarar gerçekleşmemişse ya da kazı yapılan yer Kanun gereğince korunması gerekli yerlerden değilse hüküm m. 74/1'in ikinci cümlesine göre kurulur.12
Bu değerlendirme iddianameyle sınırlı yapılamaz. Aynı kararda, iddianamede kültür varlığına zarar verildiğinden söz edilmiyorsa mahkemenin suç duyurusunda bulunması, m. 65/1'den dava açılması hâlinde dosyaların birleştirilmesine karar verilip sanığın bu suç yönünden savunmasının alınması, ancak ondan sonra TCK m. 44/1 delaletiyle m. 65/1'den hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.12
Zincirleme suç bakımından ölçüt, fiillerin gerçekten tek bir suç işleme kararının icrası kapsamında kalıp kalmadığıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, biri evin içinde tek başına, diğeri evin bahçesinde başkalarıyla birlikte yapılan iki kazı eylemi bakımından iki ayrı suç oluştuğunu ve TCK m. 43 hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek, zincirleme suç artırımı uygulanan hükmü bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/316)13
Yargılama nasıl yürür: kim katılan, hangi mahkeme, hüküm nasıl denetlenir?
Bu suçlarda suçtan zarar gören kural olarak Kültür ve Turizm Bakanlığıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Bakanlığın suçtan zarar görmesi nedeniyle CMK m. 237/2 uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar vermiş; ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, ayrıca inceleme ve araştırma gerektirmiyorsa temyiz incelemesi sırasında karara bağlanabileceğini belirtmiştir.2 Katılma imkânı sağlanmadan hüküm kurulması ise CMK m. 234/1-b'ye aykırılık oluşturur ve bozma sebebidir.8
Görevli mahkeme fıkraya göre değişir. m. 68'de ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapis olduğu ve üst sınır on yılı aştığı için dava ağır ceza mahkemesinde görülür; nitekim m. 68'den açılan bir dava Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmıştır.10 Kanun'un diğer ceza hükümlerinde üst sınır beş yılı geçmediğinden asliye ceza mahkemesi görevlidir. m. 65/3'teki bir kat artırım da bu tabloyu değiştirmez: artırımla üst sınır on yıla çıkar, 5235 sayılı Kanun m. 12 ise ağır ceza mahkemesi için üst sınırın on yılı aşmasını arar.
Dava zamanaşımı pratikte belirleyici olmaktadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, m. 65/1'deki suçun TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıllık zamanaşımına tabi olduğunu; zamanaşımını kesen son işlemin sanığın sorgusu olduğunu ve durma süresi de eklendiğinde sürenin karar tarihinden önce dolduğunu belirterek düşme yerine mahkûmiyet kurulmasını kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/5372)14 Başka bir dosyada da, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmadan itibaren TCK m. 66/1-e'deki olağan sürenin dolduğu gerekçesiyle verilen düşme kararı onanmıştır.5
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişse zamanaşımı bu karar kesinleştiği andan itibaren durur; Daire, duran süre hesaba katıldığında olağanüstü zamanaşımının dolmadığını saptayarak incelemeye geçmiştir.13 Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenirse mahkeme hükmü açıklar ve zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının denetimi iki kez değişmiştir. Mart 2026'da verilen bir kararda Daire, o tarihte yürürlükte olan 7499 sayılı Kanun ile değişik CMK m. 231/12 uyarınca bu kararların temyiz edilebilir olduğunu belirterek işin esasına geçmiştir.3 Maddenin 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun'la değişik bugünkü metnine göre ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulur; temyiz yalnızca kararın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde mümkündür. Kararın kendisi bakımından CMK m. 231/5'teki eşik iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıdır ve denetim süresi beş yıldır.
Son olarak duruşmalı inceleme: Daire, tayin olunan cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması sebebiyle CMK m. 299 uyarınca duruşmalı inceleme istemini reddetmiştir.12 Bu, Kanun'un m. 68 dışındaki suçlarında temyiz incelemesinin kural olarak dosya üzerinden yapılacağı anlamına gelir.
İlgili mevzuat
Cezalar:
Madde 65 – (Değişik: 8/10/2013-6498/3 md.)
Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile (…) izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni verenler, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiiller, korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırmak amacıyla işlenmiş ise verilecek cezalar bir kat artırılır.
(Değişik dördüncü fıkra: 20/8/2016-6745/25 md.) Taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanları ve sit alanlarında, 3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci maddesi kapsamına giren ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratları, kültür varlıkları yönünden bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmuş yerlerde yetkili idarelerden, koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmamış yerlerde koruma bölge kurulu müdürlüklerinden; tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden ise çevre ve şehircilik il müdürlüklerinden izin almaksızın ya da izne aykırı olarak yapanlar veya yaptıranlar, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Kaynak: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
İzinsiz araştırma, kazı ve sondaj yapanlar:
Madde 74 – (Değişik: 23/1/2008-5728/416 md.)
Kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ancak, kazı veya sondajın yapıldığı yerin, sit alanı veya bu Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.
İzinsiz olarak define araştıranlar, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu fiillerin yurt dışına kültür varlıklarını kaçırma amacıyla veya kültür varlıklarının korunmasında görevli kişiler tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza iki katına kadar artırılır.
Kişinin bu maddede tanımlanan suçları işlemek suretiyle bulduğu kültür varlığını soruşturma başlamadan önce mahallî mülkî amire teslim etmesi hâlinde, mahkeme verilecek cezada üçte ikisine kadar indirim yapabilir.
İzinsiz olarak define araştıran kişinin, hakkında kovuşturma başlayıncaya kadar, kendisini bu fiili işlemeye gerekli cihazları temin etmek suretiyle sevk eden kişilerin kimliklerini açıklaması ve yakalanmasını sağlaması hâlinde, mahkeme verilecek cezada indirim yapabileceği gibi, ceza verilmesine yer olmadığına da karar verebilir.
Kaynak: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Haber verme sorumluluğuna ve kültür varlığı ticaretine aykırı hareket edenler:
Madde 67 – (Değişik: 23/1/2008-5728/410 md.)
Kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlığını satışa arzeden, satan, veren, satın alan, kabul eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu durumda birinci fıkrada tanımlanan suçtan dolayı ayrıca cezaya hükmolunmaz.
Ticareti yasak olmayan taşınır kültür varlıklarının izinsiz olarak ticaretini yapan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kaynak: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yurt dışına çıkarma yasağına aykırı hareket edenler:
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/411 md.)
Kültür ve tabiat varlıklarını bu Kanuna aykırı olarak yurt dışına çıkaran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kaynak: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Özel mülkiyete konu olanlar:
Madde 70 – (Değişik: 23/1/2008-5728/413 md.)
Bu Kanunun 24 üncü maddesine aykırı hareket edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Kaynak: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı:
Madde 9 – (Değişik: 14/7/2004 - 5226/3 md.)
Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır.
Kaynak: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Haber verme zorunluğu:
Madde 4 – Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar.
Bu gibi varlıklar, askeri garnizonlar ve yasak bölgeler içinde bulunursa, usulüne uygun olarak üst komutanlıklara bildirilir.
Böyle bir ihbarı alan muhtar, mülki amir veya bu gibi varlıklardan doğrudan doğruya haberdar olan ilgili makamlar, bunların muhafaza ve güvenlikleri için gerekli tedbirleri alırlar. Muhtar, aynı gün alınan tedbirlerle birlikte durumu en yakın mülki amire; mülki amir ve diğer makamlar ise on gün içinde, yazı ile Kültür ve Turizm Bakanlığına ve en yakın müze müdürlüğüne bildirir.
İhbar alan Bakanlık ve müze müdürü bu Kanun hükümlerine göre, en kısa zamanda gerekli işlemleri yapar.
Kaynak: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Elkoyma ve müzeye teslim:
Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/417 md.)
Bu Kanun kapsamında kalan suçlar nedeniyle elkonulan taşınır kültür ve tabiat varlıkları müzeye teslim edilir.
Kaynak: Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Arkeolojik sit alanında arkeolog veya sanat tarihi uzmanı bilirkişi zorunludurYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/6555 · K. 2024/7245 ·
Üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli hazine taşınmazı üzerinde yol açan, ağaç ve çalı kesen, kayaları parçalayan sanık hakkında ilk derece mahkemesi, tapu fen ve inşaat mühendisi bilirkişilerin raporuna dayanarak eylemin 2863 sayılı Kanun m. 9'da sayılan inşai ve fiziki müdahaleyi oluşturmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermişti. Bölge adliye mahkemesi, taşınmaz doğal sit ise çevre mühendisi, arkeolojik sit ise mutlaka arkeolog veya sanat tarihi uzmanı bilirkişi bulunması gerektiğini belirterek arkeolog bilirkişiyle yeniden keşif yaptırdı; alınan raporda sit alanının doğal yapısının geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde zarara uğradığı belirlenince m. 65/1'den mahkûmiyet kurdu. Daire hükmü onadı.
Sonuç: Yanlış uzmanlık alanından alınan bilirkişi raporu bu dosyalarda beraat gerekçesi olamaz.
2.İzinsiz kazı ile define aramayı ayıran ölçüt niyet değil kazı fiilidirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/1985 · K. 2025/7272 ·
Kazı yapmak için gittikleri yerde henüz kazıya başlamadan yakalanan sanıklar ilk derece mahkemesince m. 74/1'den mahkûm edilmiş, bölge adliye mahkemesi beraat kararı vermişti. Bölge adliye mahkemesi, m. 74/1'deki suçun ancak kazı eyleminin fiilen başlamasıyla oluştuğunu, kırk santimetreden az derinlikteki kazının teşebbüs sayıldığını, m. 74/2'deki define arama suçunun ise sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki bir yerde kazı olmaksızın yüzeysel araştırma yapılmasını gerektirdiğini, iki suçu ayıran ölçütün kastın değil kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmemesi olduğunu belirtmişti. Daire bu değerlendirmeyi hukuka uygun bularak hükmü onadı ve ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatıyla CMK m. 237/2 uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verdi.
Sonuç: Kazıya başlanmadan yakalanan kişinin eylemi hazırlık hareketidir; yer de korunan yerlerden değilse define arama suçu da oluşmaz.
3.Nerede ve nasıl arama yapıldığı belirlenemiyorsa m. 74 uygulanamazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/4719 · K. 2026/2361 ·
Evinde 326 adet eser ele geçirilen ve eserleri dedektörle bulduğunu söyleyen sanık hakkında ilk derece mahkemesi önödeme nedeniyle düşme kararı vermişti. Bölge adliye mahkemesi, sanığın kazı yapıp yapmadığı ile nerede ve ne şekilde arama yaptığının belirli olmaması nedeniyle m. 74 uyarınca uygulama yapılamayacağını, ancak bulduğu malzemeleri 2863 sayılı Kanun m. 4'teki üç günlük süre içinde kurumlara bildirmediğinden m. 67/1'deki suçun oluştuğunu belirterek mahkûmiyet kurmuş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermişti. Daire, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 7499 sayılı Kanun ile değişik CMK m. 231/12 uyarınca temyiz edilebilir olduğunu saptayarak esasa geçti ve hükmü onadı.
Sonuç: Kazı ya da yüzeysel araştırmanın yeri ve biçimi belirlenemiyorsa geriye yalnızca bildirmeme suçu kalır.
4.Eski kazı izleri ve müdafisiz alınan beyan define arama suçunu ispatlamazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/572 · K. 2025/5221 ·
İhbar üzerine gidilen yerde araçlarında dedektör, hilti ve demir çubukla yakalanan sanıklar hakkında bölge adliye mahkemesi, bilirkişi ek raporunda alanda Roma ve erken Bizans dönemine ait mezar kalıntıları bulunduğunun saptanması üzerine m. 74/2'den mahkûmiyet kurmuştu. Daire, olay yerindeki çukurların daha önceden kazıldığını, dedektörün çalışmadığının bilirkişi raporuyla belirlendiğini, sanıkların soruşturmada müdafi olmaksızın alınan beyanlarının hükme esas alınamayacağını ve mahkeme huzurunda suçlamaları kabul etmediklerini birlikte değerlendirerek izinsiz define arama suçunun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sonucuna vardı ve hükmü bozdu.
Sonuç: Kazı aletiyle yakalanmak yetmez; yeni bir kazı veya yüzeysel araştırma eyleminin kendisi ispatlanmalıdır.
5.m. 65 yalnız zarar veren eylemleri değil, izinsiz her müdahaleyi kapsarYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/199 · K. 2025/5218 ·
Birinci derece arkeolojik sit alanına izinsiz gölgelik ve çardak yapan sanıklar hakkındaki beraat hükmü, Dairenin 2023 tarihli bozma ilamıyla kaldırılmıştı; o ilamda m. 65'in yalnızca sit alanına zarar veren eylemleri kapsamadığı, Koruma Kurulundan izin alınmaksızın gerçekleştirilen her türlü inşai ve fiziki müdahalenin de suç oluşturacağı, taşınmazın bağlı olduğu idari birimde koruma uygulama ve denetim bürosu bulunup bulunmadığına göre m. 65/4 ya da m. 65/1'in ikinci cümlesinin uygulanacağı belirtilmişti. Bozma sonrası mahkeme kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verdi; Daire, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmadan itibaren TCK m. 66/1-e'deki olağan sürenin dolduğunu saptayarak düşme kararını onadı.
Sonuç: Zarar oluşmasa bile izinsiz müdahale m. 65 kapsamındadır; ancak sekiz yıllık zamanaşımı bu dosyaları hızla kapatabilir.
6.Ruhsat gerektiren yapı m. 65/4'e değil m. 65/1'e girerYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/7765 · K. 2025/607 ·
Üçüncü derece doğal sit alanında turizm amacıyla altı adet tek katlı ahşap bungalov yaptıran sanık, ilk derece mahkemesince m. 65/4'ten adli para cezasına mahkûm edilmişti. Bilirkişi raporunda yapıların demir profillerle sabitlenmiş, bina niteliği taşıyan, ruhsat gerektiren, sabit nitelikte ve doğal yapıyı bozan yapılar olduğu belirlenmişti. Bölge adliye mahkemesi, sanığın fiilinin m. 65/4'teki "3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci maddesi kapsamına giren ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratlar" niteliğinde olmadığını, m. 65/1 kapsamında inşai ve fiziki müdahale sayılacağını belirterek bir yıl sekiz ay hapis ve adli para cezasına hükmetti. Daire hükmü onadı.
Sonuç: Sit alanındaki yapı ruhsat gerektiriyorsa hafif cezalı m. 65/4 değil, m. 65/1 uygulanır.
7.Üç günlük bildirim süresi dolmadan ele geçirme hâlinde m. 67/1 oluşmazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/1331 · K. 2025/6448 ·
Tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlığı niteliğindeki sekiz taşı yol kenarında bulduğunu savunan sanık ilk derece mahkemesince m. 67/1'den mahkûm edilmişti. Bölge adliye mahkemesi, savunmanın aksine delil bulunmadığını ve telefon sinyal kayıtlarının savunmayı desteklediğini saptayarak, 2863 sayılı Kanun m. 4'teki üç günlük bildirim süresi içinde eserlerin ele geçirilmesi nedeniyle m. 67/1'in kanuni unsurlarının oluşmadığına; eylemin m. 67/2 kapsamında da bulunmadığına karar vererek beraat hükmü kurdu. Daire hükmü onadı.
Sonuç: Bildirmeme suçu ancak m. 4'teki üç günlük süre dolduktan sonra oluşur; süre içinde yakalanma suç doğurmaz.
8.m. 67/2'nin maddi unsurları gerçekleşmemişse eylem m. 67/1'e girerYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/3008 · K. 2025/3068 ·
Elindeki poşette çoğunluğu sikke olan 1174 adet eserle yakalanan sanık, eserleri bir ağacın altında otururken bulduğunu savunmuştu. Daire, m. 67/2'deki "satışa arz edilmesi", "satılması", "verilmesi", "satın alınması" veya "kabul edilmesi" eylemlerinden hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediğini saptayarak eylemin m. 67/1'deki haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturduğunu belirtti. Ayrıca bilirkişi raporunda sahte olduğu belirlenen yirmi sikkenin dolandırıcılık suçuna mahal verilmemesi yönünden sanığa iadesi yerine müze müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiğini saptayarak hükmü bozdu. Kararın öncesinde Daire, Kültür ve Turizm Bakanlığına davaya katılma imkânı sağlanmadan hüküm kurulmasını CMK m. 234/1-b'ye aykırı bulmuştu.
Sonuç: Kültür varlığı ticareti suçu sayılan beş hareketten biri olmadan oluşmaz; geriye bildirmeme suçu kalır.
9.Ticari amaç ispatlanamayan satın almada m. 67/2 değil m. 70 uygulanırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/6242 · K. 2025/6029 ·
Araç aramasında torpido gözünde tören haçı parçaları ve dövme tekniğiyle yapılmış bir nesne ele geçirilen sanık, bunları süs eşyası satan bir dükkândan süs eşyası olarak satın aldığını, ticaretini yapmadığını savunmuştu. Bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesinin m. 70 uygulamasını yerinde bulmayarak m. 67/2'den mahkûmiyet kurmuştu. Daire, tüm dosya kapsamında sanığın eserleri ticari amaçla satın aldığına dair savunmasının aksine bir delil bulunmadığını saptayarak eylemin m. 70'te hükme bağlanan kültür varlıklarını bulundurma suçunu oluşturacağını belirtti ve hükmü bozdu.
Sonuç: Satın alma tek başına kültür varlığı ticareti değildir; ticari amaç ayrıca ispatlanmalıdır.
10.Yurt dışına çıkarma suçu havalimanında hangi anda tamamlanırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/9118 · K. 2024/8173 ·
Yurt dışında yaşayan kardeşine götürmek üzere dört etnografik eseri valizine koyan sanık, havalimanı giriş kontrol noktasında yakalanmış ve m. 68'den açılan davada kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraat etmişti. Daire, m. 68'deki "yurt dışına çıkarma" hareketinin failin varlıkları gümrük kapılarından ya da gümrük kapıları dışında kalan yerlerden geçirterek ülke dışına sevk etmesi olduğunu; gümrük hattının geçilmesiyle suçun tamamlanacağını; bagajını teslim eden failde suçun bagajın uçağa yüklenmesiyle, bagajını yanına alan failde ise arındırılmış transit alana girilmesiyle tamamlanacağını, o ana kadar yakalanmanın teşebbüs sayılacağını ayrıntılı biçimde açıkladı. Binanın herkese açık giriş kapısındaki kontrolde ele geçirme hâlinde icra hareketlerinin henüz başlamadığını, dosya kapsamına göre m. 67 veya m. 70'teki suçların gündeme geleceğini belirtti. Eserin etnografik olmasının serbestçe bulundurulabileceği anlamına gelmediğini vurgulayarak m. 70 yönünden değerlendirme yapılmamasını hukuka aykırı buldu.
Sonuç: Havalimanı giriş kontrolünde yakalanan kişide m. 68 oluşmaz; dosya m. 70'teki bulundurma suçu yönünden ele alınır.
11.Adli para cezası gün üzerinden hesaplanır; çevirme hatası fazla ceza tayinidirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/2162 · K. 2025/6784 ·
m. 65/1'den mahkûm edilen sanık hakkında tayin olunan iki yıl hapis ve beş gün adli para cezasından TCK m. 62/1 uyarınca onda bir indirim yapılmış, ancak hem hapis cezası hesabında hata yapılmış hem de dört günlük adli para cezası TCK m. 52/2 uyarınca günlüğü yirmi Türk Lirasından paraya çevrilirken seksen Türk Lirası yerine sekiz yüz Türk Lirasına hükmedilmişti. Daire, doğru sonucun bir yıl dokuz ay on sekiz gün hapis ve dört gün adli para cezası olduğunu hesaplayarak fazla ceza tayinini kanuna aykırı buldu ve hükmü kanun yararına bozarak hüküm fıkrasındaki tutarı kendisi düzeltti.
Sonuç: Bu Kanun'daki adli para cezaları gün üzerinden belirlenir; paraya çevirme hatası tek başına bozma sebebidir.
12.İzinsiz kazıda kültür varlığına zarar da verilmişse fikri içtima kuralıyla m. 65/1 uygulanırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/2018 · K. 2026/492 ·
Birinci derece arkeolojik sit alanındaki evinin bahçesinde kazı yapıp mermer sütun bulan ve bunu sosyal medyada paylaşan sanık hakkında ilk derece mahkemesi iki kez beraat kararı vermişti. Bölge adliye mahkemesi, izinsiz kazı yapılması ve bu kazı sonucu korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına zarar verilmesi hâlinde 2863 sayılı Kanun'un 65/1 ve 74/1. maddelerindeki her iki suçun da oluşacağını, TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralı gereğince daha ağır yaptırımı taşıyan m. 65/1'in uygulanacağını; zarar gerçekleşmemişse ya da yer korunması gerekli yerlerden değilse m. 74/1'in ikinci cümlesine göre hüküm kurulacağını belirterek mahkûmiyet hükmü kurdu. Ayrıca arkeolog ve sanat tarihi bilirkişisinden rapor alınmasını ve suça konu varlığın m. 75 uyarınca müze müdürlüğüne teslimine karar verilmesini aradı. Daire, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme istemini cezanın on yıldan az olması nedeniyle reddederek hükmü onadı.
Sonuç: Kazı ile zarar bir arada gerçekleşmişse fail iki suçtan değil, fikri içtima yoluyla yalnız m. 65/1'den cezalandırılır.
13.Farklı yer ve kişilerle yapılan iki kazı zincirleme suç değil, iki ayrı suçturYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/316 · K. 2025/2442 ·
Sanık hakkında iki ayrı tarihli kazı eylemi nedeniyle m. 74/1'den kurulan hükümde TCK m. 43 uyarınca dörtte bir oranında artırım yapılmıştı. Dairenin bozma ilamında, ilk kazının sanık tarafından tek başına annesinin evinin içinde, ikinci kazının ise başkalarıyla birlikte evin bahçesinde yapıldığı, bu hâliyle iki ayrı suç oluştuğu ve TCK m. 43'ün uygulanamayacağı belirtilmişti. Bozmaya uyularak zincirleme suç artırımı olmaksızın kurulan hükmü Daire, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle duran zamanaşımı süresi de hesaba katıldığında olağanüstü zamanaşımının dolmadığını saptayarak onadı.
Sonuç: Zincirleme suç için tek bir suç işleme kararı aranır; yer ve iştirak farkı eylemleri ayrı suçlara böler.
14.m. 65/1'deki suç sekiz yıllık dava zamanaşımına tabidirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/5372 · K. 2026/1915 ·
Hakkındaki hüküm açıklanan sanık m. 65/1'den mahkûm edilmişti. Daire, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin m. 65/1'de yaptırıma bağlandığını ve bu suçun TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıllık zamanaşımına tabi olduğunu; zamanaşımını kesen son işlemin sanığın sorgusu olduğunu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle işleyen durma süresi de eklendiğinde sürenin karar tarihinden önce dolduğunu saptayarak, düşme yerine mahkûmiyet kurulmasını kanun yararına bozdu.
Sonuç: m. 65/1'de olağan zamanaşımı sekiz yıldır; hükmün açıklanmasının geri bırakılması süreyi durdurur ama sıfırlamaz.
Sık sorulan sorular
Tarlamda kazı yaparsam suç işlemiş olur muyum?
Kazının amacı belirleyicidir. 2863 sayılı Kanun'un 74. maddesinin birinci fıkrası, kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı veya sondaj yapan kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Kazılan yer sit alanı ya da bu Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer değilse verilecek cezanın üçte biri indirilir. Kazı yapılan yer aynı zamanda tescilli bir taşınmaz kültür varlığı ise ve kazı sonucunda bu varlığa zarar verilmişse Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı uygulamaya göre fikri içtima kuralı işler ve daha ağır cezayı gerektiren 65. madde uygulanır.
Dedektörle define aramak suç mu?
2863 sayılı Kanun'un 74. maddesinin ikinci fıkrasına göre izinsiz define araştıranlar üç aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kanun'un 50. maddesi define aramak isteyenlere Kültür ve Turizm Bakanlığınca define arama ruhsatnamesi verilebileceğini söyler; ancak korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak belirtilen yerler ile tespit ve tescil edilen sit alanları ve mezarlıklar için böyle bir ruhsat verilemez. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin benimsediği ölçüte göre define arama suçunun oluşabilmesi için sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki bir yerde, kazı olmaksızın yüzeysel faaliyetlerle araştırma yapılmış olması gerekir.
İzinsiz kazı ile define arama arasındaki fark nedir?
Farkı yaratan şey failin niyeti değil, gerçekleştirdiği fiildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesince onanan değerlendirmeye göre kültür varlığı ya da define bulmak kastıyla hareket edilmiş olması iki suçu birbirinden ayırmada esas alınacak ölçüt değildir; belirleyici olan kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Kazı yapılmışsa 74. maddenin birinci fıkrası, kazı olmaksızın yüzeysel araştırma yapılmışsa ikinci fıkra uygulanır. Cezalar arasındaki fark büyüktür: birinci fıkrada iki yıldan beş yıla kadar, ikinci fıkrada üç aydan iki yıla kadar hapis öngörülmüştür.
Kazıya başlamadan yakalanırsam ceza alır mıyım?
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı karara göre kazı yapmak amacıyla olay yerine gelmiş olmak tek başına yeterli değildir. Henüz icra hareketlerine başlamadan yakalanan kişinin eylemi 74. maddenin birinci fıkrasındaki suç bakımından hazırlık hareketi niteliğindedir ve bu suçu oluşturmaz. Yüzeysel araştırma yapıldığına dair delil de yoksa ve olay yeri sit alanı ya da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliği taşımıyorsa ikinci fıkradaki define arama suçu da oluşmaz.
Bulduğum tarihi eseri ne kadar sürede bildirmem gerekir?
2863 sayılı Kanun'un 4. maddesi, taşınır veya taşınmaz kültür ve tabiat varlığı bulan kişinin bunu en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, köyde muhtara ya da diğer yerlerde mülki idare amirine bildirmesini zorunlu tutar. Bu yükümlülüğe mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişi 67. maddenin birinci fıkrasına göre altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı bir kararda, üç günlük süre dolmadan eserlerin ele geçirilmesi hâlinde bu suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Tarihi eser satın almak veya bulundurmak aynı suç mu?
Hayır, iki ayrı maddedir. 67. maddenin ikinci fıkrası bildirimi yapılmamış kültür ve tabiat varlığını satışa arz eden, satan, veren, satın alan veya kabul eden kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, eserleri süs eşyası olarak satın aldığını söyleyen ve ticari amaçla hareket ettiğine dair aksine delil bulunmayan bir sanığın eyleminin 70. maddedeki kültür varlıklarını bulundurma suçunu oluşturacağını belirterek 67. maddenin ikinci fıkrasından kurulan hükmü bozmuştur. 70. maddede ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır.
Sit alanındaki evimde tadilat yapabilir miyim?
İzin gerekir. 2863 sayılı Kanun'un 9. maddesi, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları, koruma alanları ile sit alanlarında koruma bölge kurulu kararlarına aykırı inşai ve fiziki müdahaleyi yasaklar ve esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, yıkma, yakma veya kazı gibi işleri bu kapsamda sayar. Ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratlar için 65. maddenin dördüncü fıkrası ayrı ve daha hafif bir ceza öngörür. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı bir kararda, sit alanında yapılan ve ruhsat gerektiren bungalov yapıların bu hafif fıkra kapsamında sayılamayacağı, 65. maddenin birinci fıkrasındaki inşai ve fiziki müdahale sayılacağı kabul edilmiştir.
Bu suçlarda hangi mahkeme görevli?
Kural olarak asliye ceza mahkemesidir. 2863 sayılı Kanun'un 65, 67, 70 ve 74. maddelerinde cezanın üst sınırı beş yılı geçmediğinden bu davalara asliye ceza mahkemeleri bakar. Tek istisna 68. maddedeki yurt dışına çıkarma suçudur: orada ceza beş yıldan on iki yıla kadar hapistir ve üst sınır on yılı aştığı için ağır ceza mahkemesi görevlidir. Görev belirlenirken 5235 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez, maddede yazılı cezanın üst sınırına bakılır. Kaldı ki m. 65/3'teki bir kat artırım hesaba katılsa bile üst sınır on yıla çıkar, on yılı aşmaz; her iki okumada da asliye ceza mahkemesi görevlidir.
Bu suçlarda zamanaşımı ne kadar?
Cezanın üst sınırına göre değişir. Üst sınırı beş yılı geçmeyen fıkralarda olağan dava zamanaşımı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sekiz yıldır; zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre en fazla yarısına kadar uzar ve olağanüstü zamanaşımı on iki yıl olur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi bir kanun yararına bozma kararında 65. maddenin birinci fıkrasındaki suçun sekiz yıllık zamanaşımına tabi olduğunu açıkça belirtmiştir. Yurt dışına çıkarma suçunda ise üst sınır on iki yıl olduğundan olağan süre on beş yıla çıkar.
Bu suçlarda uzlaştırma veya şikâyetten vazgeçme mümkün mü?
Hayır. Suçlar şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür ve vazgeçilecek bir şikâyet bulunmaz. Uzlaştırma da mümkün değildir: Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin ikinci fıkrasına göre şikâyete bağlı olanlar dışında diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için o kanunda açık hüküm bulunması gerekir ve 2863 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur. Aynı Kanun'un 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki liste yalnızca Türk Ceza Kanunu'ndaki suçları sayar.
Bulduğum eseri teslim edersem cezam azalır mı?
2863 sayılı Kanun'un 74. maddesinin üçüncü fıkrası, bu maddedeki suçları işleyerek bulduğu kültür varlığını soruşturma başlamadan önce mahalli mülki amire teslim eden kişi bakımından mahkemenin cezada üçte ikisine kadar indirim yapabileceğini söyler. Aynı maddenin dördüncü fıkrası izinsiz define araştıran kişiye ayrı bir yol açar: hakkında kovuşturma başlayıncaya kadar kendisini bu fiili işlemeye gerekli cihazları temin ederek sevk eden kişilerin kimliklerini açıklar ve yakalanmalarını sağlarsa mahkeme cezada indirim yapabileceği gibi ceza verilmesine yer olmadığına da karar verebilir.
El konulan eserler geri verilir mi?
2863 sayılı Kanun'un 75. maddesi, bu Kanun kapsamında kalan suçlar nedeniyle el konulan taşınır kültür ve tabiat varlıklarının müzeye teslim edileceğini söyler. Yargıtay 12. Ceza Dairesi bir kararında, bilirkişi raporuyla sahte olduğu belirlenen sikkelerin bile dolandırıcılık suçuna mahal verilmemesi yönünden sanığa iadesi yerine müze müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Başka bir kararda ise suça konu kültür varlığının akıbeti konusunda hiç karar verilmemesi eksiklik sayılmıştır.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer suç rehberleri
- Terörle Mücadele Kanunu suçları (3713 sayılı Kanun m. 7)
- Marka hakkına tecavüz suçu (6769 sayılı Kanun m. 30)
- Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi kanununa muhalefet suçu (6222 sayılı Kanun m. 14-18)
- İzinsiz kenevir ekimi suçu (2313 sayılı Kanun m. 23)
- Ateşli silahlar ve bıçaklar hakkında kanuna muhalefet suçu (6136 sayılı Kanun m. 13)
- Karşılıksız çek suçu (5941 sayılı Kanun m. 5)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.