İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

İzinsiz kenevir ekimi suçu (2313 sayılı Kanun m. 23)

Yayın tarihi:

Aynı bitkinin ekilmesi, dosyada üç ayrı suça karşılık gelebilir: elli günden az olmamak üzere adli para cezası, bir yıldan üç yıla kadar hapis ya da dört yıldan on iki yıla kadar hapis. Bu rehber 2313 sayılı Kanun'un 23. maddesinin kurduğu üç kademeyi, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bu kademeler arasındaki sınırı çizmek için kullandığı ölçütleri ve davanın hangi mahkemede görüleceğini anlatır.

Kısaca

Kenevir yetiştiriciliği Türkiye'de yasak değildir, izne bağlıdır; izni veren makam Tarım ve Orman Bakanlığıdır. İzin belgesi almadan ya da izin belgesinde yazılı olandan fazla veya başka bir yerde kenevir eken kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır. Ekimin amacı esrar elde etmekse ceza dört yıldan on iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Kişi esrarı yalnızca kendi kullanımı için elde etmek amacıyla ekmişse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. İzinsiz yetiştirilen kenevir bitkisi mülki amirin emriyle imha edilir ve imha masrafı ekimi yapandan tahsil edilir.

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Hayır, hiçbir fıkrada şikâyet koşulu yoktur. 2313 sayılı Kanun m. 23'ün ikinci fıkrası izinsiz kenevir yetiştirmeyi maksadına bakılmaksızın yasaklar; m. 23/4 ve m. 23/5'teki suçlar için de kanun şikâyet aramaz. Soruşturma resen yürütülür.

Dayanak: 2313 sayılı Kanun m. 23/2, m. 23/4, m. 23/5

Şikâyet süresi

Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. Altı aylık süre yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda işler.

Dayanak: TCK m. 73/1

Uzlaştırma

Hayır. Suç Türk Ceza Kanunu'nda değil özel bir kanunda düzenlenmiştir; diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırmaya gidilebilmesi için o kanunda açık hüküm bulunması gerekir. 2313 sayılı Kanun m. 23 böyle bir hüküm içermez ve suç şikâyete de bağlı değildir.

Dayanak: CMK m. 253/2

Görevli mahkeme

Fıkraya göre değişir. Esrar elde etmek amacıyla ekimde (m. 23/5, birinci cümle) cezanın üst sınırı on iki yıl olduğu, yani on yılı aştığı için ağır ceza mahkemesi görevlidir. Münhasıran kendi kullanımı için ekimde (m. 23/5, ikinci cümle: bir yıldan üç yıla kadar) ve izin belgesiz ekimde (m. 23/4: adli para cezası) asliye ceza mahkemesi görevlidir. Görev belirlenirken artırım ve indirim sebepleri gözetilmez, maddedeki üst sınıra bakılır.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 11, m. 12, m. 14

Dava zamanaşımı

Fıkraya göre değişir. Esrar elde etmek amacıyla ekimde üst sınır on iki yıl olduğundan olağan dava zamanaşımı on beş yıldır; zamanaşımını kesen işlem varsa süre en fazla yarısı kadar uzar ve yirmi iki yıl altı aya çıkar. Münhasıran kendi kullanımı için ekimde (üst sınır üç yıl) ve izin belgesiz ekimde (adli para cezası) olağan süre sekiz yıl, olağanüstü süre on iki yıldır.

Dayanak: TCK m. 66/1-d, m. 66/1-e, m. 66/4, m. 67/4

Adli para cezası

Fıkraya göre değişir. İzin belgesiz ekimde tek yaptırım adli para cezasıdır: elli günden az olmamak üzere. Esrar elde etmek amacıyla ekimde adli para cezası hapisle birlikte hükmedilir (beşyüz günden onbin güne kadar), seçenek değildir. Münhasıran kendi kullanımı için ekimde madde yalnız hapis öngörür; adli para cezası seçenek yaptırım olarak düzenlenmemiştir. Hükmolunan hapis kısa süreli kalırsa TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilebilir.

Dayanak: 2313 sayılı Kanun m. 23/4, m. 23/5; TCK m. 50/1, m. 52/1

HAGB ve erteleme

Fıkraya göre değişir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mümkündür ve kararı mahkeme verir; denetim süresi beş yıldır. İzin belgesiz ekimde ve münhasıran kendi kullanımı için ekimde bu eşiğe inilebilir. Esrar elde etmek amacıyla ekimde alt sınır dört yıl olduğundan, başka bir indirim sebebi bulunmayan yetişkin failde takdiri indirim en çok altıda bir olabileceği için (TCK m. 62/1) somut ceza üç yıl dört ayın altına inmez; böyle bir dosyada ne hükmün açıklanmasının geri bırakılması ne de iki yıl sınırına bağlı erteleme gündeme gelir. Yaş küçüklüğü (TCK m. 31) gibi ayrı bir indirim sebebi varsa hesap değişir.

Dayanak: CMK m. 231/5, m. 231/8; TCK m. 51/1, m. 62/1; 2313 sayılı Kanun m. 23/5

2313 sayılı Kanun m. 23 kenevir ekimini nasıl düzenliyor?

Kenevir yetiştirmek Türkiye'de kendiliğinden suç değildir. 2313 sayılı Kanun m. 23'ün birinci fıkrası lif, tohum ve sap üretimi ile tıbbi ürünler, sağlık ürünleri, uyuşturucu etkisi olmayacak oranda kişisel bakım ürünleri ve destek ürünleri elde etmeye yönelik çiçek ve yaprak üretimi amaçlı kenevir yetiştiriciliğini Tarım ve Orman Bakanlığının iznine bağlar. Tıbbi ve sağlık ürünleri amaçlı yetiştiricilik Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yapılır veya yaptırılır; gerektiğinde Cumhurbaşkanınca belirlenen kota doğrultusunda, Ofis kontrolünde gerçek veya tüzel kişilere yaptırılabilir.

İkinci fıkra yasağı kurar: "Her ne maksatla olursa olsun izinsiz olarak kenevir yetiştirmek yasaktır." Aynı fıkra idari sonucu da düzenler. İzinsiz yetiştirilen kenevir bitkisi, ziraat mühendislerinin, bunların bulunmadığı yerlerde ziraat teknisyenlerinin vereceği rapor üzerine mahallin en büyük mülki amirinin emriyle zabıta tarafından imha edilir veya ettirilir. Üçüncü fıkraya göre imha dolayısıyla ortaya çıkan masraf, sonradan izinsiz ekim yapanlardan 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.

Maddenin cezai kısmı iki fıkraya dağılmıştır ve üç ayrı suç tanımı içerir. 1) Dördüncü fıkra: izin belgesi almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde kenevir ekimi. 2) Beşinci fıkranın birinci cümlesi: esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi. 3) Beşinci fıkranın ikinci cümlesi: münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi. Uygulamada ve kararlarda bu hükümler "m. 23/5'in birinci cümlesi" ve "m. 23/5'in ikinci cümlesi" diye anılır.

Suçun tamamlanma anını kanun kendisi tanımlar. Beşinci fıkranın son cümlesine göre "ekim yapma" ibaresinden tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır. Yani suç, hasat beklenmeden, bitkiler henüz ekili vaziyetteyken oluşur; kararların büyük kısmı da ekili vaziyette ele geçirilen bitkilere ilişkindir.

Altıncı fıkra soruşturma araçlarına ilişkindir: esrar elde etmek amacıyla kenevir ekmek suçu bakımından CMK m. 135'teki iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile m. 140'taki teknik araçlarla izleme tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.

İzinsiz kenevir ekiminin cezası nedir?

Üç kademe vardır ve aralarındaki fark çok büyüktür.

1) İzin belgesiz ekim (m. 23/4): elli günden az olmamak üzere adli para cezası. Bu fıkrada hapis cezası öngörülmemiştir. Adli para cezası, belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmasıyla hesaplanır; bir gün karşılığı en az yüz, en fazla beşyüz Türk Lirasıdır (TCK m. 52/1-2).

2) Esrar elde etmek amacıyla ekim (m. 23/5, birinci cümle): dört yıldan on iki yıla kadar hapis ve beşyüz günden onbin güne kadar adli para cezası. Burada adli para cezası hapse seçenek değil, hapisle birlikte hükmedilen ikinci bir yaptırımdır.

3) Münhasıran kendi kullanımı için ekim (m. 23/5, ikinci cümle): bir yıldan üç yıla kadar hapis. Bu cümlede adli para cezası hiç yer almaz.

Cezanın miktarını belirleyen ilk şey, fiilin bu üç kademeden hangisine girdiğidir. Kademe belirlendikten sonra TCK'nın genel hükümleri işler: takdiri indirim nedenlerinin varlığında ceza altıda birine kadar indirilir (TCK m. 62/1). İncelenen dosyalarda alt derece mahkemelerince sıkça kurulan "3 yıl 4 ay hapis" sonucu, m. 23/5'in birinci cümlesindeki dört yıllık alt sınırdan altıda bir indirim yapılmasıyla ortaya çıkar.

Aynı kişi kenevirleri birden çok alanda ekmişse ceza artar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, evin bahçesinde ve fındıklıkta muhtelif boylarda kenevirlerin ele geçirildiği bir olayda, kenevirlerin farklı alanlarda ele geçirildiği gözetilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/12368)1 TCK m. 43/1 uyarınca bu durumda bir cezaya hükmedilir, ancak ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.

Adli para cezası taksitlendirilirse hüküm fıkrasındaki ihtarın da doğru kurulması gerekir. Daire, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine "çevrilebileceği" yazılmasını hukuka aykırı bulmuş, bu aykırılığı kendisi düzelterek hükmü onamıştır. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/4632)2

Kendi kullanımı için ekim ile esrar elde etmek amacıyla ekim arasındaki sınır nerede?

Bu sınır dosyanın kaderini belirler: bir yanda bir yıldan üç yıla kadar hapis ve asliye ceza mahkemesi, öbür yanda dört yıldan on iki yıla kadar hapis ve ağır ceza mahkemesi vardır. Ayrımı yapan şey ekimin amacıdır ve amaç doğrudan gözlenemediği için Yargıtay bir dizi dolaylı ölçüt kullanır.

Başlangıç noktası kök sayısıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uygulamalarında ticari amaçla kenevir ekiminin kabulü için en az yirmi kök hint keneviri ekilmesi gerektiğinin kabul edildiğini belirtmiş; on dört kök ekili bitkinin ele geçirildiği olayda eylemin m. 23/5'in ikinci cümlesindeki münhasıran kendi kullanımı için ekim suçunu oluşturduğunu saptamıştır. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/18045)3 Aynı Daire başka bir kararında ölçütü genel uygulaması olarak formüle etmiştir: başka delil yoksa yirmi köke kadar dikili kenevir kişisel kullanım kapsamında değerlendirilebilir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/19493)4

Ölçüt matematiksel bir eşik değildir. Kanunda yazılı değildir; Dairenin kendi yerleşik uygulamasından gelir ve kararlarda "Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği" biçiminde anılır. "Başka delil yoksa" kaydı taşır ve iki yönde de aşılabilir. Yirmi bir kök kenevirin ele geçirildiği bir olayda Daire, sanığın aşamalarda kenevirleri kendi kullanımı için yetiştirdiğine yönelik savunmasının aksine, bitkilerin ticari amaçla yetiştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığını gözeterek m. 23/5'in ikinci cümlesinin uygulanması gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/16672)5 Buna karşılık yetmiş sekiz kök bitkinin ele geçirildiği olayda, sayının yanı sıra bitkilerin tamamının dişi olması sebebiyle daha fazla THC içerir nitelikte olması ve boyları dikkate alınarak eylemin birinci cümledeki suçu oluşturduğu belirtilmiştir.4

Kök sayısının yanında Dairenin baktığı diğer olgular şunlardır:

  • 1) Kurutulmaya bırakılmış ürün. Ekili kenevirler dışında kurutulmaya bırakılmış vaziyette kenevir bitki parçalarının da ele geçirilmesi, savunmanın olağan hayat tecrübelerine uygun düşmediği değerlendirmesiyle birleştiğinde eylemin birinci cümledeki suçu oluşturduğu sonucuna götürmüştür. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/17908)6
  • 2) Yetiştirme düzeneği tek başına yetmez. Sekiz kök bitkinin ve bunları yetiştirmek için kullanılan alet ve malzemelerin ele geçirildiği olayda Daire, kurulan düzenek ve malzemelerin tek başına, sanığın kullanma amacı dışında hareket ettiğine dair kesin delil teşkil edemeyeceğini belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/12272)7
  • 3) Ekspertiz raporunun kaç kök üzerinden alındığı. Elde edilecek esrar miktarına ilişkin raporun yalnız üç kök üzerinden yapıldığı olayda Daire, bu üç kök üzerinden hesaplanan toz esrar miktarının tek başına satmak amacıyla ekim yapıldığı kanaati için yeterli delil oluşturmadığını saptamıştır.3 Buna karşılık boyları birbirine yakın kenevirler arasından numune alınmışsa, hükmün yalnız numune olarak alınan kökler esas alınarak kurulması gerektiğine ilişkin istemi dosya kapsamına uygun bulmamıştır.6
  • 4) Sanığın kendisinin madde kullanıp kullanmadığı. Usulüne uygun alınan kan ve idrar örneklerine göre esrar kullandığının tespit edilmesi kendi kullanımı yönünde değerlendirilmiş; ayrıca sanığın kullanmak amacıyla ektiğine dair açık bir beyanının bulunmamasının ticari amaçla ektiğini göstermeyeceği belirtilmiştir.3
  • 5) Elde edilen ürüne ilişkin delil. Ekili bitkilerin yanında kurutulmaya bırakılmış kenevir parçaları ve kubar esrar bulunması ya da esrarın konulduğu poşetler üzerinde sanığın parmak izinin tespit edilmesi gibi hâllerde, ekim suçunun yanına ayrıca uyuşturucu madde ticareti suçu eklenmektedir.2 (Yargıtay 8. CD, E. 2025/3228)8

Kenevir ekimi suçu nasıl ispatlanır, kim fail sayılır?

Ekim suçunda çoğu zaman tartışılan şey bitkinin varlığı değil, onu kimin ektiğidir. Bitki tarlada, bahçede ya da kamu arazisinde ekili bulunur; kolluk da ekim işini yapan kişiyi ayrıca ortaya koymak zorundadır.

Arazinin tapuda sanık adına kayıtlı olması tek başına yetmez. Yaklaşık kırk dokuz dönüm mısır ekili arazide mısırlar arasında kenevir ele geçirilen olayda Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kenevirleri sanığın yetiştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığını, ayrıca kenevirleri yetiştiren faile ilişkin kolluk tarafından teknik araçlarla tespit yapılmadığını belirtmiş; arazinin büyüklüğü ve eve uzaklığı sebebiyle tarlanın hakimiyet alanı dışında bulunduğu savunmasının aksi kanıtlanmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğini saptamıştır. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/12292)9

Buna karşılık bitkinin bulunduğu yerin fiilen kullanılması ve bitkinin görülmemesinin mümkün olmaması, savunmayı zayıflatır. Sanıkların tescilli arazisinin bitişiğindeki kamu arazisinde kenevir ele geçirilen olayda Daire, sanıkların bitkinin hemen yanındaki arazileri olay tarihinde fiilen kullandıklarının anlaşılması ve ele geçirilen kenevirlerin boylarının 150 ile 200 santimetre arasında olması karşısında, bu boya gelene kadar bitkileri fark etmedikleri ve kimin ektiğini bilmedikleri yönündeki savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek beraat kararını hukuka aykırı bulmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/15144)10

Failin doğrudan tespiti için kullanılan yöntemlerden biri fotokapandır. İzinsiz ekim ihbarı üzerine kenevirlerin bulunduğu alana fotokapan cihazı yerleştirilen olayda cihaz, bitkilerin bakımını yapan kişiyi görüntülemiş; görüntülerle sanığın görüntülerinin karşılaştırılmasına ilişkin kriminal rapor hükme esas alınmıştır.3 Bir başka dosyada bitkilerin gübrelenmiş, sulanmış ve çapalanmış olması, poşetler üzerindeki parmak izleriyle birlikte iştirak hâlinde işlenen ekim ve ticaret suçlarının sübutunda kullanılmıştır.2

Bitkinin niteliği ve elde edilebilecek esrar miktarı ise ekspertiz ve uzmanlık raporlarıyla belirlenir. Kararlarda dosyanın ispat omurgasını kolluğun ele geçirme tutanağı, kenevir bitkisi tespit ve imha tutanağı, ziraat teşkilatının ekspertiz raporu ve kriminal laboratuvarın uzmanlık raporu oluşturur; Daire bu belgeleri sanığın aşamalardaki savunmalarıyla birlikte değerlendirmektedir.8

Kenevirin bulunduğu yerde yapılan arama hukuka uygun mu?

Bu dosyalarda deliller neredeyse her zaman bir arama ile elde edilir; bu yüzden aramanın hukuka uygunluğu en sık ileri sürülen temyiz sebebidir. CMK m. 119/1 üç ayrı yetki kaynağı sayar: hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri, savcıya ulaşılamadığı hâllerde kolluk amirinin yazılı emri. Ancak konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yalnızca hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emri ile yapılabilir.

Uygulamada iki yol da görülmektedir. Tel örgülerle çevrili taşınmazın dışından yapılan kontrolde kenevire benzeyen bitkiler görüldüğü için sulh ceza hâkimliğinden arama ve el koyma kararı istenen dosyada Daire, arama işlemini usulüne uygun bulmuştur.2 Sanığın kullanımındaki arazide dışarıdan görülebilecek şekilde ekili kenevirlerin tespit edilmesi üzerine savcıdan gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama ve el koyma emrine dayanılarak yapılan aramada da bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir.8 Savcının yazılı emrine dayanan aramanın hukuka aykırı olduğu yönündeki temyiz sebebi bir başka dosyada da yerinde görülmemiştir.1

CMK m. 119/4, Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulmasını arar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu koşulun ihlalini mutlak bir delil yasağı olarak görmemiştir: aramanın yalnızca bir hazırunla yapıldığı ve sanıkların arama tutanağının içeriğine itiraz etmediği olayda, tek hazırunla yapılan aramanın esasa etkili bir eksiklik oluşturmadığını değerlendirmiş; kanun koyucunun hazırun şartını arama işleminin usulüne uygun yapıldığının ve delillerin hukuka uygun elde edildiğinin ispat vasıtası olarak düzenlediğini belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/15922)11

Daire aynı kararda, elde edilen delillerin sıhhati konusunda diğer mevcut delillerle birlikte değerlendirildiğinde şüphe bulunmadığını ve arama işlemine bağımsız bir tanığın da katıldığını gözeterek delilleri hukuka uygun saymış, beraat kararını bozmuştur.11 Buradaki ölçütün "eksiklik var mı" değil "eksiklik delilin sıhhatini etkiliyor mu" olduğuna dikkat edilmelidir.

Ekim ile uyuşturucu ticareti bir arada işlenirse ne olur?

Kenevir ekmek ve elde edilen esrarı satmak ya da satmak için bulundurmak ayrı suçlardır ve dosyada iki ayrı hüküm kurulur. Ekili kenevirlerin yanında kurutulmaya bırakılmış kenevir parçaları ve kubar esrar ele geçirilen bir olayda ilk derece mahkemesi hem 2313 sayılı Kanun m. 23/5'in birinci cümlesinden hem TCK m. 188/3'ten mahkûmiyet kurmuş, Yargıtay 8. Ceza Dairesi eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiğini belirterek hükümleri onamıştır.8

Aynı yapı iki sanığın fikir ve eylem birliği içinde arazide kenevir yetiştirip bunları kurutarak esrar elde ettiği dosyada da görülmektedir: 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan altı yıl sekiz ay, uyuşturucu madde ticareti suçundan on yıl hapis cezaları birlikte hükmedilmiş ve Daire bu vasıflandırmayı hukuka uygun bulmuştur.2

Ekim suçunun konusu olan bitkiler bakımından müsadere kararı verilmesi zorunludur. TCK m. 54/4 uyarınca üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya müsadere edilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurarken adli emanette kayıtlı suça konu kenevir bitkilerinin müsaderesi konusunda bir karar verilmesi gerektiğini gözetmemesini hukuka aykırı bulmuştur.6 Başka bir dosyada müsadere hususunda karar verilmediğini saptamakla birlikte, kenevirlerle ilgili mahallinde bir karar verilmesini mümkün görerek hükmü bu yönden bozmamıştır.1

Müsadere ile m. 23/2'deki imha birbirinden ayrıdır. İmha, mahkeme kararına gerek olmaksızın ziraat mühendisi raporu üzerine mülki amirin emriyle yapılan idari bir işlemdir; masrafı da izinsiz ekim yapandan tahsil edilir. Müsadere ise mahkemenin hükmünde yer alır ve kararlarda genellikle adli emanetteki bitki ve numuneler bakımından gündeme gelir.

Kenevir ekimi davası hangi mahkemede görülür ve kanun yolu nasıl işler?

Görev, 5235 sayılı Kanun m. 14 uyarınca ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin maddedeki üst sınıra göre belirlenir. m. 23/5'in birinci cümlesindeki suçun üst sınırı on iki yıl olduğu, m. 12'ye göre on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği için esrar elde etmek amacıyla ekim davaları ağır ceza mahkemesinde görülür. m. 23/5'in ikinci cümlesi (bir yıldan üç yıla kadar) ve m. 23/4 (adli para cezası) bakımından m. 11 devreye girer: ağır ceza ve sulh ceza hâkimliğinin görevi dışında kalan işlere asliye ceza mahkemesi bakar.

Bu, uygulamada göründüğünden karmaşıktır, çünkü fiilin hangi cümleye girdiği ancak deliller tartışıldıktan sonra belli olur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu düğümü açıkça çözmüştür: ele geçirilen kenevirlerden olgunlaştıklarında elde edilecek esrar miktarı ile kurutulmaya bırakılmış kenevirlere göre eylemin esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevi üst dereceli mahkemeye, yani ağır ceza mahkemesine aittir; asliye ceza mahkemesi yargılamaya devam etmek yerine görevsizlik kararı vermelidir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/24857)12 Daire aynı kararda, CMK m. 6'daki "Duruşmada suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek alt dereceli mahkemeye gönderilemez." kuralına aykırı biçimde ağır ceza mahkemesinin dosyayı asliyeye göndermesine de işaret etmiştir.12

İstinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurabilir. Cumhuriyet savcısı sanık aleyhine istinaf başvurusunda bulunmuşsa aleyhe değiştirme yasağı söz konusu olmaz; Daire, beraat kararının kaldırılıp m. 23/5'in birinci cümlesinden mahkûmiyet kurulmasını bu gerekçeyle hukuka uygun bulmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/12286)13 Sanığın kazanılmış hakkı ise korunur: kararlarda CMK m. 283 uyarınca önceki hükümdeki ceza miktarı üzerinden infaz yapılması aranmaktadır.5

Temyiz yolu her hüküm için açık değildir. İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları temyiz edilemez (CMK m. 286/2-a); adli para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararı da temyiz dışıdır (m. 286/2-e). Bu nedenle m. 23/4'ten ve çoğu kez m. 23/5'in ikinci cümlesinden kurulan hükümler istinafta kesinleşir.

Temyiz yolu açık olsa bile dilekçenin sebep içermesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme ve uyuşturucu ticareti suçlarından kurulan hükümlere karşı verilen ve yalnızca kararın "kanun ve hukuka aykırı" olduğunu söyleyip gerekçeleri sonra sunacağını bildiren dilekçelerin kanunun aradığı anlamda bir temyiz nedeni içermediğini; gerekçeli kararın ihtaratlı tebliğine rağmen başka dilekçe verilmediğini gözeterek temyiz istemlerinin CMK m. 298 uyarınca sebep yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2023/339)14 Kurul aynı kararda, maddi hukuka aykırılık iddiasında Yargıtay'ın gösterilen sebeple bağlı olmadığını, tüm maddi hukuka aykırılıkları saptayarak hükmü bozabileceğini de açıklamıştır.14

Zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme nasıl uygulanır?

Dava zamanaşımı da fıkraya göre değişir, çünkü süre maddedeki cezanın üst sınırına bağlıdır (TCK m. 66/4). Esrar elde etmek amacıyla ekimde üst sınır on iki yıl olduğu için beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin on beş yıllık süre uygulanır (TCK m. 66/1-d). Münhasıran kendi kullanımı için ekimde üst sınır üç yıl, izin belgesiz ekimde yaptırım adli para cezası olduğu için ikisinde de beş yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlara ilişkin sekiz yıllık süre işler (TCK m. 66/1-e).

Zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre yeniden işlemeye başlar ve TCK m. 67/4 uyarınca kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, m. 23/4 kapsamındaki bir eylemde TCK m. 66/1-e ve m. 67/4 uyarınca on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü belirtmiş; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile ihlal niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih arasında duran süre eklendikten sonra bu sürenin dolduğunu saptayarak kamu davasının düşmesine karar vermiştir. (Yargıtay 10. CD, E. 2024/3081)15

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde mümkündür ve kararı mahkeme verir (CMK m. 231/5). Karar verilirse sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur (CMK m. 231/8); denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (m. 231/10). Kasten yeni bir suç işlenmesi ya da yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar; ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü de kurabilir (m. 231/11). Kararlarda bu rejimin m. 23/4 ve m. 23/5'in ikinci cümlesi kapsamındaki dosyalarda fiilen uygulandığı görülür: bir dosyada asliye ceza mahkemesi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmıştır.12 Bir başka dosyada da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, ihlal üzerine hüküm açıklanmış, ancak bu kez zamanaşımı dolmuştur.15

Erteleme bakımından eşik TCK m. 51/1'dedir: iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir; bu süre fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler için üç yıldır. m. 23/5'in ikinci cümlesindeki bir yıllık alt sınır bu eşiğe inmeye elverir. Esrar elde etmek amacıyla ekimde ise alt sınır dört yıldır; başka bir indirim sebebi bulunmayan yetişkin failde takdiri indirim en çok altıda bir olabileceği için (TCK m. 62/1) somut ceza üç yıl dört ayın altına inmez ve böyle bir dosyada ne hükmün açıklanmasının geri bırakılması ne erteleme gündeme gelir. Bu hesap tek indirim sebebinin takdiri indirim olduğu varsayımına dayanır: fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurup on beş yaşını doldurmamış ve ceza sorumluluğu bulunan fail bakımından TCK m. 31/2 diğer cezaların yarısını indirdiği için dört yıllık alt sınır iki yıla iner ve iki kurum da yeniden gündeme gelebilir.

Suç tarihi eski olan dosyalarda hangi kanun metninin uygulanacağı ayrıca tartışılır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla m. 23'te yapılan değişiklikten sonra suç tarihine göre lehe aleyhe kanun tartışması yapılarak uygulanacak kanunun belirlenmesi görevinin de üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğunu belirtmiştir.12

İlgili mevzuat

2313 sayılı Kanun m. 23 — Kenevir yetiştiriciliği izni ve izinsiz ekim

Madde 23 – (Değişik: 23/5/1990-3652/1 md.)

(Değişik:23/3/2023-7442/1 md.) Lif, tohum ve sap üretimi ile tıbbi ürünler, sağlık ürünleri, uyuşturucu etkisi olmayacak oranda kişisel bakım ürünleri ve destek ürünleri elde etmeye yönelik çiçek ve yaprak üretimi amaçlı kenevir yetiştiriciliği, Tarım ve Orman Bakanlığının iznine tabidir. Lif, tohum ve sap üretimi amacıyla izinli kenevir yetiştiriciliği Tarım ve Orman Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Tıbbi ürünler, sağlık ürünleri ile kişisel bakım ürünleri ve destek ürünleri üretimi amaçlı kenevir yetiştiriciliği (…) Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yapılır veya yaptırılır. Gerektiğinde ülke arz ve talep durumuna göre Cumhurbaşkanınca belirlenen kota doğrultusunda, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü kontrolünde gerçek veya tüzel kişilere yaptırılabilir. Tıbbi ürünler, sağlık ürünleri ile kişisel bakım ürünleri ve destek ürünleri üretimi amaçlı kenevir yetiştiriciliğinde, münhasıran esrar elde edilmesini engelleyecek her türlü tedbirin alınması, kenevirin yetiştirilmesi ve hasadına ilişkin usul ve esaslar, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının görüşleri alınmak suretiyle Tarım ve Orman Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. (Ek cümleler:21/7/2025-7557/9 md.) Kenevirden elde edilen tıbbi ürünler, sağlık ürünleri ile kişisel bakım ürünleri ve destek ürünlerine yönelik ruhsatlandırma ya da takip sistemlerine kayıt işlemleri Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilir. Bu ürünler sadece eczanelerden satılabilir. Bu ürünlerin izin ve satışı ile kenevirin işlenmesi, ihzarı ve ihracına ilişkin usul ve esaslar, İçişleri Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığının görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Her ne maksatla olursa olsun izinsiz olarak kenevir yetiştirmek yasaktır. İzinsiz yetiştirilen kenevir bitkisi, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı teşkilatında görevli ziraat mühendislerinin, bunların bulunmadığı yerlerde ziraat teknisyenlerinin vereceği rapor üzerine mahallin en büyük mülki amirinin emriyle zabıta tarafından imha edilir veya ettirilir.

İmhada kullanılacak araç ve gereçler, Jandarma Genel Komutanlığı bütçesine konulacak ödenekten sağlanır. İmha dolayısıyla ortaya çıkan masraf, sonradan izinsiz ekim yapanlardan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilir.

(Değişik dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/77 md.) İzin belgesi almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde belirtilen alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde kenevir ekimi yapan kişi, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

(Ek fıkra: 23/1/2008-5728/77 md.; Değişik birinci cümle: 18/6/2014-6545/1 md.) Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi dört yıldan on iki yıla kadar hapis ve beşyüz günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014-6545/1 md.) Münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden, tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.

(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/10 md.) Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekmek suçu bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması ile 140 ıncı maddesinde yer alan teknik araçlarla izleme tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.

Kaynak: Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun (2313)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 119 — Arama kararı

Arama kararı

Madde 119 – (1) (Değişik : 25/5/2005 – 5353/15 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.

(2) Arama karar veya emrinde;

a) Aramanın nedenini oluşturan fiil,

b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya,

c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi,

Açıkça gösterilir.

(3) Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır.

(4) Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.

(5) (Değişik: 25/7/2018-7145/14 md.) Askerî mahallerde yapılacak arama, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından arama yapılabilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 43 — Zincirleme suç

Zincirleme suç

Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 54 — Eşya müsaderesi

Eşya müsaderesi

Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.

(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.

(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.

(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.

(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Kenevirlerin farklı alanlarda ekilmesi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/12368 · K. 2025/4053 ·

    Sanığın bahçesine kenevir ektiği ve elde ettiği esrarı sattığı yönündeki bilgiler üzerine Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine dayanılarak yapılan aramada, evin bahçesinde ve fındıklıkta muhtelif boylarda kenevirler ele geçirilmişti. Bölge Adliye Mahkemesi m. 23/5'in birinci cümlesi ile TCK m. 43/1'i uygulayarak beş yıl hapis ve adli para cezası hükmetmişti. Daire, savcının yazılı emrine dayanan aramanın hukuka aykırı olduğu yönündeki temyiz sebebini yerinde görmedi; kenevirlerin farklı alanlarda ele geçirildiği nazara alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü onadı. Müsadere hususunda karar verilmemesini ise mahallinde giderilebilir bularak bozma nedeni saymadı.

    Sonuç: Aynı kişinin birbirinden ayrı alanlarda ekim yapması tek suç sayılmaz; ceza TCK m. 43 uyarınca artırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Ekim ve uyuşturucu ticareti birlikte: iştirak, parmak izi ve adli para cezası ihtarıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/4632 · K. 2025/7905 ·

    Tel örgülerle çevrili taşınmazın dışından yapılan kontrolde kenevire benzeyen bitkiler görülmesi üzerine sulh ceza hâkimliğinden arama ve el koyma kararı alınmış; bahçede gübrelemesi, sulaması ve çapalaması yapılmış ekili kenevirler, kurutulmaya bırakılmış kenevirler ve poşetlerde kubar esrar bulunmuş, poşetler üzerinde iki sanığın parmak izleri tespit edilmişti. Daire, tutanaklar, uzmanlık ve bilirkişi raporları ile savunmaları değerlendirerek eyleme uyan suç vasıflarının doğru belirlendiğini saptadı; yalnızca adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin ihtarda "hapse çevrilebileceği" ibaresini hukuka aykırı bularak "çevrileceği" biçiminde düzeltti ve hükümleri onadı.

    Sonuç: Ekim ile ticaretin birlikte sabit olduğu dosyalarda iki suçtan ayrı cezalar verilir; taksit ihtarının kanun metnine uygun kurulması aranır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Ticari amaçlı ekim için en az yirmi kök ölçütü; on dört kök kendi kullanımı sayıldıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/18045 · K. 2025/3810 ·

    İzinsiz ekim ihbarı üzerine alana fotokapan cihazı yerleştirilmiş, cihaz bitkilerin bakımını yapan kişiyi görüntülemiş ve kriminal karşılaştırma ile sanık belirlenmişti. Aramada on dört adet ekili kenevir bitkisi ele geçirildi. Daire, Yargıtay uygulamalarında ticari amaçla kenevir ekiminin kabulü için en az yirmi kök ekilmesi gerektiğinin kabul edildiğini; sanığın kan ve idrar örneklerine göre esrar kullandığının tespit edildiğini; kullanmak amacıyla ektiğine dair bir beyanının bulunmamasının ticari amacı göstermeyeceğini; ekspertiz raporunun yalnız üç kök üzerinden yapılmış olması nedeniyle hesaplanan toz esrar miktarının tek başına satma amacı için yeterli delil oluşturmadığını belirterek eylemin m. 23/5'in ikinci cümlesindeki suçu oluşturduğunu saptadı.

    Sonuç: Yirmi kök, ticari amaç kabulü için Dairenin aradığı asgari sayıdır; altında kalan ekimde satma amacı ayrıca kanıtlanmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Yetmiş sekiz kök dişi bitki: sayı, cinsiyet ve boy birlikte ticari amacı gösterdiYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/19493 · K. 2025/1395 ·

    İhbar üzerine yapılan aramada ikametin dam kısmında saksılara ekili, boyları 50-200 cm arasında toplam yetmiş sekiz kök hint keneviri ele geçirilmiş, ekspertiz raporu bitkilerin tamamının dişi olduğunu tespit etmişti. Bölge Adliye Mahkemesi eylemi münhasıran kendi kullanımı için ekim sayarak on ay hapis cezası vermişti. Daire, Dairenin genel uygulamalarına göre başka delil yoksa yirmi köke kadar dikili kenevirin kişisel kullanım kapsamında değerlendirilebileceğini, ancak somut olayda bitki sayısı, tamamının dişi olması sebebiyle daha fazla THC içerir nitelikte olması ve boyları dikkate alındığında eylemin m. 23/5'in birinci cümlesindeki suçu oluşturduğunu belirtti.

    Sonuç: Kök sayısının çok üstündeki ekimde bitkilerin dişi olması ve boyları, kendi kullanımı savunmasını karşılayan somut verilerdir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Yirmi bir kök: ticari amaç için kesin ve somut delil yoksa hafif cümle uygulanırYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/16672 · K. 2025/1233 ·

    Evde yapılan aramada yirmi bir kök hint keneviri ele geçirilmiş; dosya önce asliye ceza mahkemesinde görülmüş, görevsizlik kararı ile ağır ceza mahkemesine gönderilmişti. Bölge Adliye Mahkemesi eylemi m. 23/5'in birinci fıkrasına sokarak üç yıl dört ay hapis cezası vermiş, kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezayı on ay olarak belirlemişti. Daire, sanığın aşamalarda kenevirleri kendi kullanımı için yetiştirdiğine yönelik savunmasının aksine bitkilerin ticari amaçla yetiştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığını; ayrıca kazanılmış hak nedeniyle cezanın on ay hapis üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Yirmi kök sınırının hemen üstündeki ekim de tek başına ticari amacı kurmaz; savunmanın aksini gösteren somut delil aranır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Kurutulmaya bırakılmış ürünün varlığı ekimi esrar elde etme amacına bağladı; müsadere kararı zorunludurYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/17908 · K. 2025/4057 ·

    Kenevir yetiştirip sattığı yönündeki ihbar üzerine yapılan aramada dedesine ait evin bahçesinde iki farklı bölümde ekili kenevirler, ev içinde ise kurutulmaya bırakılmış kubar esrar niteliğinde bitkiler bulunmuştu. Daire, ekili kenevirler dışında kurutulmaya bırakılmış bitki parçalarının da ele geçirilmesini ve sanığın kendi kullanımı savunmasının olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyip suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu gözeterek eylemin m. 23/5'in birinci cümlesindeki suçu oluşturduğunu belirtti. Ayrıca Cumhuriyet savcısının hükmün yalnız numune alınan beş kök üzerinden kurulması gerektiğine ilişkin istemini dosya kapsamına uygun bulmadı ve adli emanetteki bitkilerin müsaderesi konusunda karar verilmemesini hukuka aykırı saydı.

    Sonuç: Ekili bitkinin yanında kurutulmuş ürün bulunması ile ekspertiz numunesinin dar tutulması, ağır cümlenin uygulanmasına engel olmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Yetiştirme düzeneği tek başına kullanma amacı dışında hareket ettiğine kesin delil sayılmazYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/12272 · K. 2025/2228 ·

    Apartman dairesinden gelen yoğun koku ve kapı önünde bulunan kenevir kökü üzerine yapılan ihbar sonrası aramada sekiz kök hint keneviri ile bunları yetiştirmekte kullanılan alet ve malzemeler ele geçirilmiş, ekspertiz raporuna göre bitkilerden 307,5 gram esrar elde edilebileceği belirlenmişti. Daire; ihbar şekli, bitki sayısının azlığı ve apartman güvenlik görevlisinin sanığın evine çok kişinin gelip gitmediğine dair beyanı karşısında, evde kurulan düzenek ve malzemelerin tek başına sanığın kullanma amacı dışında hareket ettiğine dair kesin delil teşkil edemeyeceğini belirterek eylemin m. 23/5'in ikinci cümlesi kapsamında kaldığını saptadı.

    Sonuç: Sera, lamba ve benzeri yetiştirme düzeneği, kök sayısı az ve satış delili yoksa ticari amacı kanıtlamaya yetmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Ekim ile esrar bulundurma ayrı suçlardır; gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcı emriyle arama hukuka uygundurYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/3228 · K. 2026/1311 ·

    Kolluk çalışmalarında sanığın kullanımındaki arazide dışarıdan görülebilecek şekilde ekili kenevirler tespit edilmiş, ardından Cumhuriyet savcısından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama ve el koyma emrine dayanılarak arama yapılmış; ekili kenevirlerle birlikte kurutulmaya bırakılmış hint kenevirleri bulunmuştu. İlk derece mahkemesi hem 2313 sayılı Kanun m. 23/5'in birinci cümlesinden hem TCK m. 188/3'ten mahkûmiyet kurdu. Daire, ele geçirme ve imha tutanakları, ekspertiz raporu ile kurutulmuş kubar esrar miktarını değerlendirerek eyleme uyan suç vasıflarının doğru belirlendiğini ve savcı emrine dayanan arama işleminde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükümleri onadı.

    Sonuç: Kenevir ekimi ile elde edilen esrarın ticareti tek fiil sayılmaz; iki suçtan birlikte hüküm kurulur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Arazinin tapuda sanık adına kayıtlı olması ekimi ona bağlamaya yetmezYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/12292 · K. 2025/2678 ·

    Sanık adına kayıtlı yaklaşık kırk dokuz dönüm mısır ekili arazide, mısırlar arasında ekili kenevirler ele geçirilmişti; ilk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırıp m. 23/5'in birinci cümlesinden üç yıl dört ay hapis ve adli para cezası hükmetmişti. Daire, kenevirleri sanığın yetiştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığını, kenevirleri yetiştiren faile ilişkin kolluk tarafından teknik araçlarla tespit yapılmadığını, sanığın çiftçi kayıt sistemi evrakını sunduğunu ve arazinin büyüklüğü ile eve uzaklığı sebebiyle tarlanın hakimiyet alanı dışında bulunduğunu belirttiğini gözeterek mahkûmiyet hükmünü bozdu.

    Sonuç: Geniş arazilerde mülkiyet karinesi işlemez; ekimi yapanın teknik araçlarla veya başka delille tespiti gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Bitkinin yanındaki araziyi fiilen kullanma ve bitkinin boyu, farkında olmama savunmasını çürüttüYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/15144 · K. 2025/2224 ·

    Kenevirler, sanık adına tescilli tarım arazisinin bitişiğindeki Maliye Hazinesi adına kayıtlı arazide ele geçirilmişti; ilk derece mahkemesi beraat, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermişti. Daire, istihbari bilgiye ilişkin kolluk tutanağı ile uyumlu biçimde bitkilerin sanıkların fiilen kullandıkları arazinin hemen yanında bulunması ve ele geçirilme tarihi itibarıyla boylarının 150 ile 200 santimetre arasında olması karşısında, bitkileri bu boya gelene kadar fark etmedikleri ve kimin ektiğini bilmedikleri yönündeki savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek beraat kararını hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Ekim kendi arazisinde olmasa da, bitkinin görülmemesinin mümkün olmadığı bir konumda bulunması faili işaret eder.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Aramada tek hazırun bulunması, delilin sıhhati şüpheli değilse esasa etkili eksiklik sayılmadıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/15922 · K. 2025/4366 ·

    Sulh ceza hâkimliğinin arama ve el koyma kararına dayanılarak sanıkların birlikte oturdukları evde yapılan aramada bakımı yapılmış, gübrelenmiş dikili hint kenevirleri ele geçirilmiş; ilk derece mahkemesi beraat kararı vermişti. Daire, Cumhuriyet savcısının aramada hazır bulunmadığını ve aramanın tek hazırun ile yapıldığını saptamakla birlikte, sanıkların arama tutanağının içeriğine itiraz etmemesi, kanun koyucunun hazırun şartını delillerin hukuka uygun elde edildiğinin ispat vasıtası olarak düzenlemesi, delillerin sıhhati konusunda diğer delillerle birlikte şüphe bulunmaması ve arama işlemine bağımsız bir tanığın da katılması karşısında delilleri hukuka uygun sayarak beraat kararını bozdu.

    Sonuç: CMK m. 119/4'teki iki hazırun koşulunun eksikliği, delilin sıhhatini etkilemiyorsa tek başına delil yasağı doğurmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Fiilin ticari ekim olup olmadığını değerlendirme görevi ağır ceza mahkemesine aittirYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/24857 · K. 2025/1232 ·

    Evde yapılan aramada yirmi beş adet dikili, dokuz adet kurutulmaya bırakılmış hint keneviri ele geçirilmişti. Ağır ceza mahkemesi, maddede yapılan değişikliği gerekçe göstererek görevsizlik kararı verip dosyayı asliye ceza mahkemesine göndermiş, asliye ceza mahkemesi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, denetim süresinde kasıtlı suç işlenmesi üzerine hükmü açıklamıştı. Daire, CMK m. 6'daki suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle alt dereceli mahkemeye gönderme yasağına işaret ettikten sonra, bitkilerden elde edilecek esrar miktarı ile kurutulmuş kenevirlere göre eylemin esrar elde etmek amacıyla ekim suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma görevinin ve lehe aleyhe kanun tartışmasının üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğunu belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Nitelendirme tartışmalıysa asliye ceza mahkemesi yargılamaya devam edemez; görevsizlik kararı vererek dosyayı ağır cezaya göndermelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Cumhuriyet savcısı aleyhe istinaf etmişse aleyhe değiştirme yasağı işlemezYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/12286 · K. 2025/2664 ·

    Kiralanan serada kenevir yetiştirdiği ihbarı üzerine yapılan aramada bitkiler ele geçirilmiş; ilk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırıp m. 23/5'in birinci cümlesinden üç yıl dört ay hapis ve adli para cezası hükmetmişti. Sanık müdafii aleyhe değiştirme yasağının ihlal edildiğini, eylemin en fazla m. 23/4 kapsamında değerlendirilebileceğini ileri sürdü. Daire, tutanaklar, bitki sayısı ve ekspertiz raporunu değerlendirerek suç vasfının ve yaptırımın doğru belirlendiğini; Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine istinaf başvurusunda bulunulması nedeniyle aleyhe değiştirme yasağının söz konusu olmadığını belirterek hükmü onadı.

    Sonuç: Beraat kararı savcı istinafıyla kaldırılıp ağır cümleden mahkûmiyet kurulabilir; aleyhe değiştirme yasağı buna engel değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Kenevir ekimi dosyasında temyiz dilekçesi sebep içermezse istem sebep yokluğundan reddedilirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/339 · K. 2025/402 ·

    Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekme ve uyuşturucu ticareti suçlarından kurulan hükümlere karşı sanık ve müdafii, yalnızca kararın kanun ve hukuka aykırı olduğunu belirtip gerekçeleri gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra sunacaklarını bildiren dilekçeler vermiş, ihtaratlı tebliğe rağmen başka dilekçe sunmamışlardı. Ceza Genel Kurulu, kararın hukuka aykırı olduğunu ifade etmenin yeterli bir temyiz sebebi sayılamayacağını; bu dilekçelerin kanunun aradığı anlamda temyiz nedeni içermediğini belirterek temyiz istemlerinin CMK m. 298 uyarınca sebep yokluğundan reddine karar verdi. Kurul ayrıca maddi hukuka aykırılık iddiasında Yargıtay'ın gösterilen sebeple bağlı olmadığını, tüm maddi hukuka aykırılıkları saptayarak hükmü bozabileceğini açıkladı.

    Sonuç: Temyiz dilekçesinde "karar hukuka aykırıdır" demek yetmez; sebeplerin süresi içinde açıkça gösterilmesi gerekir. Karar bir usul kuralı koyar; kenevir ekiminin esasına ilişkin bir tespit içermez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15.İzin belgesiz ekimde olağanüstü dava zamanaşımı on iki yıldırYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2024/3081 · K. 2025/10092 ·

    Suç tarihi 14.05.2007 olan dosyada asliye ceza mahkemesi önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, ihlal üzerine 10.10.2023 tarihinde hükmü açıklayarak mahkûmiyet kurmuştu. Daire, 2313 sayılı Kanun m. 23/4 uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK m. 66/1-e gereği on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile ihlal niteliğindeki eylemin tarihi arasında duran dört ay on yedi günlük süre eklendikten sonra bu sürenin dolduğunu saptadı ve kamu davasının düşmesine karar verdi.

    Sonuç: Adli para cezası öngören fıkrada süre TCK m. 66/1-e'ye göre işler; kesilme hâlinde olağanüstü süre on iki yıldır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Kenevir ekmek her hâlde suç mu?

Hayır. 2313 sayılı Kanun m. 23'ün birinci fıkrası kenevir yetiştiriciliğini Tarım ve Orman Bakanlığının iznine bağlar; izinli yetiştiricilik suç değildir. İkinci fıkra ise maksadına bakılmaksızın izinsiz kenevir yetiştirmeyi yasaklar. Suçu doğuran şey bitkinin kendisi değil, iznin bulunmamasıdır. Tıbbi ürün, sağlık ürünü, kişisel bakım ürünü ve destek ürünü üretimi amaçlı yetiştiricilik Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yapılır veya yaptırılır.

İzinsiz kenevir ekiminin cezası ne kadar?

Üç ayrı ceza aralığı vardır. İzin belgesi almadan ya da belgede yazılı alandan fazla veya başka yerde ekim yapan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır. Esrar elde etmek amacıyla ekim yapan kişiye dört yıldan on iki yıla kadar hapis ve beşyüz günden onbin güne kadar adli para cezası verilir. Münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla ekim yapan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Kaç kök kenevir kendi kullanımı sayılır?

Kanunda bir sayı yoktur; sayı Yargıtay uygulamasından gelir. Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre ticari amaçla kenevir ekiminin kabulü için en az yirmi kök ekilmesi gerekir ve başka delil yoksa yirmi köke kadar dikili kenevir kişisel kullanım kapsamında değerlendirilebilir. Bu bir kesin eşik değildir: Daire yirmi bir kökün ele geçirildiği bir olayda ticari amaç için kesin ve somut delil bulunmadığını saptamış, yetmiş sekiz kök dişi bitkinin bulunduğu olayda ise ticari amacı kabul etmiştir.

Suç ne zaman tamamlanır, hasat beklenir mi?

Hasat beklenmez. 2313 sayılı Kanun m. 23/5'in son cümlesi ekim yapma ibaresinden tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki sürecin anlaşılacağını söyler. Bu nedenle bitkiler henüz ekili vaziyetteyken de suç oluşmuştur ve kararların büyük kısmı ekili vaziyette ele geçirilen bitkilere ilişkindir.

Kenevirin ektiğim tarlada bulunması beni doğrudan fail yapar mı?

Hayır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, arazinin tapuda sanık adına kayıtlı olmasını tek başına yeterli görmemektedir. Kırk dokuz dönüm mısır ekili arazide mısırlar arasında kenevir bulunan bir olayda Daire, bitkileri yetiştiren faile ilişkin teknik araçlarla tespit yapılmadığını ve tarlanın hakimiyet alanı dışında bulunduğu savunmasının aksinin kanıtlanmadığını belirterek beraat kararı verilmesi gerektiğini saptamıştır. Buna karşılık bitkinin fiilen kullanılan arazinin hemen yanında ve iki metreye yakın boyda bulunduğu olayda, farkında olmama savunmasını hayatın olağan akışına aykırı bulmuştur.

Kenevir aramasını kim emredebilir?

CMK m. 119/1 üç yetki kaynağı sayar: hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ve savcıya ulaşılamadığı hâllerde kolluk amirinin yazılı emri. Ancak konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama yalnızca hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emri ile yapılabilir; kolluk amirinin emri bu yerler için yeterli değildir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sulh ceza hâkimliği kararına dayanan aramaları da gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında savcının yazılı emrine dayanan aramaları da hukuka uygun bulmuştur.

Arama sırasında komşu veya muhtar bulunmadıysa ne olur?

CMK m. 119/4, Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulmasını arar. Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu eksikliği mutlak bir delil yasağı saymamıştır: tek hazırunla yapılan bir aramada, sanıkların tutanak içeriğine itiraz etmemesi ve delillerin sıhhati konusunda şüphe bulunmaması karşısında eksikliği esasa etkili görmemiş, hazırun şartını delillerin hukuka uygun elde edildiğinin ispat vasıtası olarak nitelendirmiştir.

Kendi kullanımı için ekimde hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?

Mümkündür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise verilebilir; kararı mahkeme verir ve sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Münhasıran kendi kullanımı için ekimde ceza bir yıldan üç yıla kadar olduğu için bu eşiğe inilebilir; izin belgesiz ekimde ise yaptırım zaten adli para cezasıdır. Kararlarda bu rejimin fiilen uygulandığı görülmektedir. Esrar elde etmek amacıyla ekimde alt sınır dört yıl olduğundan, başka bir indirim sebebi bulunmayan yetişkin failde somut ceza üç yıl dört ayın altına inmez ve böyle bir dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelmez. Yaş küçüklüğü gibi ayrı bir indirim sebebi varsa sonuç ceza daha aşağı inebilir.

Kendi kullanımı için ekimde uyuşturucu kullananlara tanınan erteleme rejimi uygulanır mı?

2313 sayılı Kanun m. 23, kendi kullanımı için ekimi bağımsız bir suç olarak düzenler ve kendi metninde yalnızca Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135 ve 140. maddelerindeki koruma tedbirlerine yollama yapar. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda işleyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik rejiminin bu suça uygulanıp uygulanmayacağı, madde metninden çıkarılabilecek bir sonuç değildir. İncelenen kararlarda bu dosyalarda uygulanan kurumun hükmün açıklanmasının geri bırakılması olduğu görülmektedir.

Bu dava hangi mahkemede görülür?

Esrar elde etmek amacıyla ekim davaları ağır ceza mahkemesinde görülür, çünkü cezanın üst sınırı on iki yıldır ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinin görevine girer. Münhasıran kendi kullanımı için ekim ile izin belgesiz ekim davaları asliye ceza mahkemesinde görülür. Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre fiilin esrar elde etmek amacıyla ekim suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma görevi ağır ceza mahkemesine ait olduğundan, nitelendirme tartışmalı dosyalarda asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerekir.

Ele geçen kenevirler ne olur, ayrıca müsadere kararı verilir mi?

İki ayrı işlem vardır. İzinsiz yetiştirilen kenevir bitkisi, ziraat mühendisi veya ziraat teknisyeni raporu üzerine mahallin en büyük mülki amirinin emriyle zabıta tarafından imha edilir; imha masrafı sonradan izinsiz ekim yapandan tahsil edilir. Bunun dışında mahkemenin hükmünde müsadere kararı da yer alır: TCK m. 54/4 uyarınca üretimi, bulundurulması ve satımı suç oluşturan eşya müsadere edilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, adli emanette kayıtlı kenevir bitkileri hakkında müsadere kararı verilmemesini hukuka aykırı bulmuştur.

Bu suçta uzlaştırma veya şikâyetten vazgeçme var mı?

Hayır. Kanun bu suçlar için şikâyet koşulu öngörmez; soruşturma resen yürütülür ve vazgeçilecek bir şikâyet bulunmaz. Uzlaştırma da mümkün değildir: suç Türk Ceza Kanunu'nda değil özel bir kanunda düzenlenmiştir ve diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için o kanunda açık hüküm bulunması gerekir. 2313 sayılı Kanun m. 23 böyle bir hüküm içermez.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp