İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Muğla İş Hukuku Avukatı

Son güncelleme:

İş hukuku uyuşmazlıklarının büyük bölümü dar ve kesin sürelerle çevrilidir; bu sürelerin kaçırılması, talebin esas bakımından haklı olup olmadığından bağımsız olarak sonuç doğurur. Menteşe’den ve Fethiye’den hem işçi hem işveren tarafında iş uyuşmazlıklarının takibini yürütüyoruz.

Kısaca

  • İşe iade talebiyle arabulucuya başvuru süresi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aydır; anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır.
  • Kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ihbar ve kötüniyet tazminatı gibi parasal taleplerde zamanaşımı süresi beş yıldır.
  • İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları dava şartı olarak arabuluculuk kapsamı dışındadır; doğrudan dava açılabilir.
  • Sonucu çoğunlukla bordro, puantaj, izin defteri ve giriş çıkış kayıtları belirler; tanık beyanının ispat gücü kayda dayalı delile göre sınırlıdır.

Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalar için Fethiye'yi, Muğla merkez ve diğer ilçelerdeki dosyalar için Menteşe'yi arayabilirsiniz; emin değilseniz ikisinden biri yeterlidir. Fethiye avukat sayfası

Bu sayfada

İş uyuşmazlıklarında süreler neden belirleyici?

İş hukukunda hakkın varlığı kadar, o hakkın hangi süre içinde ileri sürüldüğü de önem taşır. İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Parasal talepler bakımından ise farklı bir süre rejimi geçerlidir. İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminat, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminatın zamanaşımı süresi beş yıldır.

Bu iki süre birbirinden bağımsız işler. İşe iade için öngörülen bir aylık süre kaçırıldığında, parasal talepler için beş yıllık süre işlemeye devam eder; ancak feshin geçersizliğine dayanan talep hakkı ortadan kalkar.

Dayanak: İş Kanunu · İş Mahkemeleri Kanunu

İş hukukunda hangi işleri üstleniyoruz?

  • Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının takibi
  • İşe iade davaları ve buna bağlı tazminat taleplerinin yürütülmesi
  • İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları
  • İşveren tarafında fesih sürecinin hukuki denetimi; savunma alınması ve fesih bildiriminin hazırlanması
  • İş sözleşmeleri, rekabet yasağı ve gizlilik taahhütnamelerinin hazırlanması ve incelenmesi
  • Zorunlu arabuluculuk sürecinde tarafların temsili
  • İşyeri devri, alt işverenlik ve muvazaa iddialarına ilişkin uyuşmazlıklar
  • Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan hizmet tespiti uyuşmazlıkları

Dayanak: İş Kanunu · Türk Borçlar Kanunu

İş davalarında arabuluculuk zorunlu mu, istisnası var mı?

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da aynı kapsamdadır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Bu kuralın önemli bir istisnası bulunur: iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı olarak arabuluculuk kapsamı dışındadır. Bu davalarda doğrudan dava açılabilir.

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa dahi karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve karşı taraf lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Dayanak: İş Mahkemeleri Kanunu · Arabuluculuk Kanunu

Hangi aşamadaysanız ilk adım nedir?

İş uyuşmazlıklarında ilk adım, başvurunun feshin öncesinde mi sonrasında mı yapıldığına göre kökten değişir. Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan başvuru anları yer almaktadır.

  • İşveren tarafından fesih öncesinde yapılan başvuru. Feshin geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığı, savunma alınmasının gerekip gerekmediği ve fesih bildiriminin usulüne uygun düzenlenmesi değerlendirilir. Bu aşamada yapılan hatalar, sonraki işe iade davasında düzeltilemez.
  • İşçi tarafından fesih bildiriminin tebliğinden sonra yapılan başvuru. İşe iade talebi bakımından bir aylık süre işlemeye başlamış olduğundan, ilk yapılan işlem tebliğ tarihinin ve işyerindeki işçi sayısı ile kıdem koşulunun tespitidir.
  • İş ilişkisi sona ermiş, alacaklar ödenmemişken yapılan başvuru. Çalışma süresi, ücret, fazla çalışma ve izin kayıtları incelenir; talepler hesaplanarak arabuluculuk başvurusu yapılır.
  • İş kazası meydana geldikten sonra yapılan başvuru. Kaza tespit tutanağı, iş güvenliği kayıtları ve sağlık raporlarının eksiksiz toplanması önceliklidir. Bu tür tazminat davalarında arabuluculuk dava şartı olmadığından doğrudan dava açılabilir.
  • İşverene arabuluculuk çağrısı veya dava tebliğ edildikten sonra yapılan başvuru. Öncelik, bordro ve puantaj kayıtları ile işyeri belgelerinin derlenmesi ve toplantı ya da cevap süresinin kaçırılmamasıdır.

Dayanak: İş Kanunu · İş Mahkemeleri Kanunu

İş davasının sonucunu ne belirler?

İş yargılamasında sonucu belirleyen şey çoğunlukla tarafların iddiası değil, işyerinde tutulan kayıtlardır. Bordro, puantaj, izin defteri, giriş çıkış kayıtları ve yazılı bildirimler; fazla çalışmanın, ücretin ve fesih sebebinin ispatında birinci sırada değerlendirilir. Bu belgeler yoksa tanık beyanları devreye girer; ancak tanık beyanının ispat gücü, kayda dayalı delile göre sınırlıdır.

Bu nedenle ilk görüşmede elinizdeki belgelerin tespiti, talebin miktarından önce gelir. Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir ve somut iş ilişkisinin değerlendirilmesi yerine geçmez.

Dayanak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu · İş Kanunu

Sık sorulan sorular

Kıdem tazminatına hangi hâllerde hak kazanılır?

Kıdem tazminatı, işçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması ve iş sözleşmesinin kanunda sayılan hâllerden biriyle sona ermesi durumunda doğar. Bu hâller arasında işveren tarafından haklı sebep dışında yapılan fesih, işçinin haklı nedenle derhâl feshi, askerlik, emeklilik ve kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde yaptığı fesih yer alır. Kıdem tazminatı 1475 sayılı Kanun’un yürürlükte kalan 14. maddesine göre hesaplanır.

İhbar süreleri ne kadardır?

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde bildirim süreleri kıdeme göre belirlenir: işi altı aydan az sürmüş işçi için iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için altı hafta, üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz hafta. Bu süreler asgari olup sözleşmeyle artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat öder.

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Kural olarak alamaz. Ancak istifa olarak adlandırılan fesih gerçekte haklı bir nedene dayanıyorsa — örneğin ücretin ödenmemesi, sigorta priminin eksik yatırılması veya çalışma koşullarının esaslı biçimde değiştirilmesi gibi — bu, işçinin haklı nedenle derhâl feshi sayılır ve kıdem tazminatı hakkı doğar. Bu nedenle fesih bildiriminin gerekçesinin yazılı olarak ve doğru biçimde ortaya konulması belirleyicidir.

İşe iade davasını kimler açabilir?

İşe iade hükümlerinden yararlanabilmek için işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıyor olması, işçinin en az altı aylık kıdeme sahip bulunması ve iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması gerekir. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz. İşletmenin veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri bu hükümlerden yararlanamaz.

İşe iade davası kazanılırsa ne olur?

Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde işçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Başvuru üzerine işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa, işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat öder. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. On iş günlük süre içinde başvurulmazsa fesih geçerli hâle gelir.

Fazla çalışma nedir, sınırı var mıdır?

Fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. Her bir saat fazla çalışma için ödenecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesiyle hesaplanır. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz ve fazla çalışma yaptırılabilmesi için işçinin onayının alınması gerekir. İşçi dilerse zamlı ücret yerine serbest zaman kullanabilir.

İş alacaklarında zamanaşımı süresi nedir?

İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminat, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine uyulmaksızın fesihten kaynaklanan tazminatın zamanaşımı süresi beş yıldır. Yıllık izin ücretine ilişkin zamanaşımı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

İş kazası tazminatı için de arabulucuya başvurmak zorunlu mu?

Hayır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı olarak arabuluculuk kapsamı dışında tutulmuştur. Bu davalar doğrudan iş mahkemesinde açılabilir. Buna karşılık aynı iş ilişkisinden doğan kıdem, ihbar ve fazla çalışma gibi alacaklar için arabuluculuk zorunludur.

Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?

Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; ayrıca karşı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da katılmaması hâlinde yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Fazla mesai nasıl ispatlanır?

İspat sırası önce yazılı kayıtlardadır: puantaj kayıtları, giriş çıkış kayıtları, bordrolar ve varsa elektronik takip verileri. Bordroda fazla çalışma tahakkuku bulunuyor ve işçi bunu ihtirazi kayıt koymadan imzalamışsa, o döneme ilişkin talep ileri sürmek güçleşir. Yazılı kaydın bulunmadığı hâllerde tanık beyanı değerlendirilir; ancak bu yolla belirlenen sürelerde hâkim tarafından hakkaniyet indirimi uygulanması yerleşik bir uygulamadır.

Rekabet yasağı taahhüdü her hâlde geçerli midir?

Hayır. Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez; süresi de özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki bir rekabet yasağını kapsam veya süre bakımından sınırlandırabilir.

İşveren olarak fesihten önce nelere dikkat etmeliyim?

Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. Bu nedenle fesih sebebinin somut olarak belirlenmesi, işçinin davranışından kaynaklanan hâllerde savunmasının alınması ve fesih bildiriminin yazılı olarak, sebebi açık ve kesin biçimde belirtilerek yapılması gerekir. Bu adımlardaki eksiklikler, esas bakımından haklı bir feshi dahi geçersiz hâle getirebilir.

İş sözleşmesinin yazılı yapılması zorunlu mudur?

İş sözleşmesi, kanunda aksi belirtilmedikçe özel bir şekle tabi değildir; ancak süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunludur. Yazılı sözleşme yapılmayan hâllerde işveren, işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret eklerini, ücret ödeme dönemini ve fesih hâlinde uyulacak hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Bu belgenin verilmemesi, uyuşmazlıkta çalışma koşullarının ispatını işveren aleyhine güçleştirir.

Deneme süresi en fazla ne kadar olabilir?

İş sözleşmesine deneme kaydı konulduğunda bunun süresi en çok iki ay olabilir; bu süre yalnızca toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. Deneme süresi içinde taraflar sözleşmeyi bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir; işçinin çalıştığı günlere ait ücret ve diğer hakları saklıdır. Uygulamada sözleşmeye iki ayı aşan deneme süresi yazılması sık rastlanan bir hatadır ve aşan kısım geçersizdir.

Yıllık ücretli izin süreleri ne kadardır?

İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de dâhil olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. İzin süresi; hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dâhil) olanlar için on dört günden, beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlar için yirmi günden, on beş yıl ve daha fazla olanlar için yirmi altı günden az olamaz. On sekiz yaşından küçük ve elli yaşından büyük işçilere verilecek izin ise yirmi günden az olamaz. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.

Haklı nedenle fesih hakkı ne kadar süreyle kullanılabilir?

Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayanan derhâl fesih yetkisi, taraflardan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması hâlinde bir yıllık süre uygulanmaz. Altı iş günlük süre hak düşürücü niteliktedir; bu nedenle olayın öğrenildiği tarihin belgelenmesi, feshin geçerliliği bakımından belirleyicidir.

Ücretim ödenmiyor; çalışmayı bırakabilir miyim?

Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle çalışmama, sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev sayılmaz. Bu işçilerin iş sözleşmeleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerlerine yeni işçi alınamaz. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Ücretin ödenmemesi ayrıca işçiye haklı nedenle derhâl fesih imkânı da verir.

İşyeri devredilirse haklarım ne olur?

İşyeri veya bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak devredildiğinde, devir tarihinde mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçer. Devralan işveren, kıdeme bağlı haklarda işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihi esas almak zorundadır. Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan birlikte sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Devir, tek başına fesih için haklı sebep oluşturmaz.

Alt işveren uygulaması ve muvazaa ne anlama gelir?

Asıl işveren, işyerinde yürüttüğü yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünü uzmanlık gerektiren nedenlerle alt işverene verebilir. Bu koşullar gerçekleşmeden kurulan ilişki muvazaalı sayılır ve işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi kabul edilir. Muvazaa tespiti, kıdemin kesintisiz hesaplanması ve asıl işverenin sorumluluğu bakımından sonuç doğurur. Değerlendirmede işin niteliği, talimat veren kişi, ekipman ve iş organizasyonu birlikte incelenir.

Hafta tatili ve genel tatil ücreti nasıl hesaplanır?

Haftalık iş günlerinde çalışmış olan işçiye, yedi günlük süre içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme verilir ve bu süreye ait ücret tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışılması hâlinde ilave ücret doğar. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmaması hâlinde ücret tam ödenir; çalışılması hâlinde ise çalışılan her gün için ayrıca bir günlük ücret ödenir. Bu alacaklar da beş yıllık zamanaşımına tabi olup ispatında puantaj ve bordro kayıtları esas alınır.

Sigortam eksik yatırılmış; hizmet tespiti davası nedir?

Sigortalı çalışması bildirilmeyen veya eksik bildirilen işçi, çalışmasının tespiti için hizmet tespiti davası açabilir. Dava işverene karşı açılır ve Sosyal Güvenlik Kurumu davaya dâhil edilir. Bu davalar kamu düzenine ilişkin sayıldığından mahkeme resen araştırma yapar; işyeri kayıtları, komşu işyeri tanıkları ve müfettiş raporları başlıca delillerdir. Emeklilik hesabını doğrudan etkilediği için, çalışma dönemine ilişkin belgelerin saklanması uzun vadede önem taşır.

Mobbing iddiası nasıl ispatlanır?

Mobbing, sistematik ve süreklilik gösteren, işçiyi yıldırmaya yönelik davranışların bütünüdür. Tek bir olay kural olarak yeterli görülmez; davranışın tekrar eden niteliği aranır. İspatta yazışmalar, tanık beyanları, görev değişikliğine ilişkin yazılar, sağlık raporları ve idari şikâyet kayıtları birlikte değerlendirilir. Yargı uygulamasında, olayların bir bütün olarak yıldırma amacını gösterdiğine dair güçlü emare bulunması yeterli sayılabilmektedir. Mobbing, işçiye haklı nedenle fesih ve manevi tazminat talebi imkânı verebilir.

Kıdem ve ihbar tazminatından vergi kesilir mi?

Kıdem tazminatı, kanunda öngörülen tavan tutarı aşmamak kaydıyla gelir vergisinden istisna olup yalnızca damga vergisine tabidir. İhbar tazminatı ise ücret niteliğinde kabul edildiğinden hem gelir vergisi hem damga vergisi kesintisine tabidir. Bu ayrım, arabuluculuk görüşmelerinde üzerinde anlaşılan net tutarın hesaplanmasında sıkça gözden kaçar; anlaşma tutanağında brüt mü net mi anlaşıldığının açıkça yazılması gerekir.

İşveren olarak hangi kayıtları tutmam gerekir?

Uyuşmazlık hâlinde ispat yükünün önemli bir kısmı işveren üzerinde olduğundan; iş sözleşmesi, özlük dosyası, bordrolar, puantaj ve giriş çıkış kayıtları, yıllık izin defteri, fazla çalışma onayları, savunma istem yazıları ve fesih bildirimleri düzenli biçimde tutulmalı ve saklanmalıdır. İş alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıl olduğundan, kayıtların en az bu süre boyunca muhafazası gerekir. Sonradan oluşturulan belgeler yargılamada güven kaybına yol açtığından, kayıt düzeninin ilişki devam ederken kurulması esastır.

İşe iade davası ne kadar sürer?

Kanun, işe iade davalarının ivedilikle sonuçlandırılmasını öngörür ve mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesinin ivedilikle ve kesin olarak karar vermesini düzenler. Bu düzenleme, işe iade uyuşmazlıklarını diğer iş davalarına göre daha hızlı bir sürece bağlar. Buna karşılık süre; bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulup duyulmadığına, tanık sayısına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Sürecin toplam uzunluğu, arabuluculuk aşaması da eklenerek hesaplanmalıdır.

Belirli süreli iş sözleşmesi her işte yapılabilir mi?

Hayır. Belirli süreli iş sözleşmesi; işin belirli süreli olması, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların bulunduğu hâllerde yapılabilir. Esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste yapılan belirli süreli sözleşmeler baştan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Bu ayrım önemlidir; çünkü belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçi kural olarak işe iade hükümlerinden yararlanamaz. Zincirleme sözleşme uygulamasında bu nitelendirme çoğu zaman uyuşmazlığın esasını oluşturur.

Toplu işçi çıkarma nedir, işveren neye dikkat etmelidir?

İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri gereklerle toplu işçi çıkarmak istediğinde bunu en az otuz gün önceden yazıyla işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek zorundadır. İşyerinde çalışan işçi sayısı 20 ile 100 arasındaysa en az 10 işçinin, 101 ile 300 arasındaysa en az yüzde on oranında işçinin, 301 ve daha fazlaysa en az 30 işçinin bir aylık süre içinde işine son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır. Fesih bildirimleri, bildirimden otuz gün sonra hüküm doğurur. İşveren, çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikte iş için işçi almak isterse nitelikleri uygun olanları tercihen işe çağırır.

Uzaktan çalışan işçinin hakları farklı mıdır?

Uzaktan çalışma, iş görme ediminin işyeri dışında yerine getirildiği bir çalışma biçimidir ve iş sözleşmesinin yazılı yapılmasını gerektirir. Sözleşmede işin tanımı, çalışma süresi ve yeri, ücret ve ödeme şekli, işveren tarafından sağlanan ekipman ile iletişim yöntemi düzenlenir. Uzaktan çalışan işçi, çalışma süresi ve fazla çalışma dâhil olmak üzere emsal işçiden farklı işleme tabi tutulamaz. Uygulamada en sık tartışma, mesai dışında yapılan yazışmaların fazla çalışma sayılıp sayılmayacağı noktasında doğmakta; bu nedenle iletişim saatlerinin sözleşmede belirlenmesi önerilir.

Kısmi süreli çalışan işçinin hakları nelerdir?

Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt sözleşmesinin kısmi süreli olması nedeniyle tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. Ücret ve paraya ilişkin bölünebilir haklar, çalışma süresiyle orantılı olarak ödenir. Yıllık izin, kıdem ve ihbar gibi haklar da kısmi süreli çalışanlar bakımından doğar; hesaplama çalışma süresi esas alınarak yapılır. Sigorta bildirimlerinin fiilî çalışmaya uygun yapılıp yapılmadığı, sonraki hizmet tespiti uyuşmazlıklarının kaynağıdır.

Mevsimlik işte çalışan işçi yıllık ücretli izne hak kazanır mı?

Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara, İş Kanunu’nun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bodrum ve Marmaris’te turizm sezonuna bağlı çalışan işçiler bakımından bu hüküm sık gündeme gelir. Ancak belirleyici olan işin sözleşmede nasıl adlandırıldığı değil, gerçekten niteliği gereği yılın belirli bir döneminde yapılan bir iş olup olmadığıdır. İşyeri yıl boyunca faaliyet gösteriyor ve işçi fiilen kesintisiz çalışıyorsa, sözleşmeye “mevsimlik” yazılmış olması tek başına bu sonucu doğurmaz.

Sezon sonunda sözleşmem askıya alınıyor; bu fesih sayılır mı?

Mevsimlik işlerde sezon sonunda iş sözleşmesi kural olarak sona ermez, askıya alınır. Askı süresince tarafların temel borçları durur; işçi çalışmaz, işveren ücret ödemez. Sözleşmenin sona erdiğinden söz edilebilmesi için açık bir fesih iradesi veya işçinin ertesi sezon çağrıldığı hâlde işe başlamaması gibi bir durum gerekir. Bu ayrım önemlidir, çünkü kıdem ve ihbar tazminatı talepleri ile bunlara ilişkin zamanaşımının başlangıcı, sözleşmenin hangi tarihte sona erdiğine bağlıdır.

Mevsimlik işçinin kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?

Kıdem tazminatına esas süre, kural olarak fiilen çalışılan sürelerin toplamı üzerinden belirlenir; askıda geçen ve fiilen çalışılmayan dönemler bu hesaba dâhil edilmez. Buna karşılık bir yıllık kıdem şartının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilirken, işçinin farklı sezonlarda aynı işverene bağlı olarak çalıştığı dönemler birlikte dikkate alınır. Bu nedenle her sezona ait işe giriş ve çıkış kayıtlarının, bordroların ve varsa çağrı yazılarının saklanması, hesabın doğru yapılabilmesi bakımından belirleyicidir.

Mevsimlik çalışan işçi işe iade davası açabilir mi?

İşe iade hükümlerinden yararlanabilmek için işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması, işçinin en az altı aylık kıdeme sahip olması ve iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması gerekir. Mevsimlik çalışma tek başına sözleşmeyi belirli süreli hâle getirmez; sözleşmenin niteliği somut olarak değerlendirilir. Altı aylık kıdem koşulu bakımından farklı sezonlarda aynı işverene bağlı geçen süreler birlikte hesaba katılır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerektiği için, sezon sonundaki bildirimin niteliği ve tarihi ilk tespit edilecek husustur.

Konu bazlı rehberler

Konu konu hazırlanmış rehberler. Her rehber kanunun kendi metnine ve güncel Yargıtay kararlarına dayanır.

Bu alandan diğer kararlar

Tüm kararlar

Ön görüşme

Dosyanızın aşamasını ve elinizdeki belgeleri konuşmak için telefon, WhatsApp veya e-posta ile ulaşabilirsiniz. Çalışma yöntemimiz hakkında ayrıntı için çalışma prensiplerimiz sayfasına, mesleki geçmişimiz için hakkımızda sayfasına bakabilirsiniz.

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp