İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Sendikal tazminat ve toplu iş sözleşmesi uyuşmazlıkları

Yayın tarihi:

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, işçinin sendika üyeliği ve sendikal faaliyeti nedeniyle ayrımcılığa uğramasını yasaklar ve toplu iş sözleşmesinden kimlerin, hangi tarihten itibaren yararlanacağını belirler. Bu rehber sendikal tazminatın şartlarını ve hesabını, sendikal nedenin ispatını, toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarını, bu davaların görüldüğü mahkemeyi ve Yargıtay'ın kullandığı ölçütleri anlatır.

Kısaca

İşveren, kural olarak sendikaya üye olan ve olmayan işçiler arasında çalışma şartları ve işten çıkarma bakımından ayrım yapamaz; ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardımlarda toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır. İşçi sendika üyeliği veya sendikal faaliyeti nedeniyle işten çıkarılamaz. Aykırılıkta en az bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminat ödenir. Feshin nedenini işveren, feshin sendikal nedene dayandığını işçi ispat eder. Toplu iş sözleşmesinden taraf sendikanın üyeleri, üye olmayanlar ise kural olarak dayanışma aidatı ödeyerek yararlanır. Sendikal tazminat ve toplu iş sözleşmesinden doğan işçi alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

İş mahkemesi. 6356 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli mahkemelerde görülür.

Dayanak: 6356 sayılı Kanun m. 79

Yetkili mahkeme

Sendikal tazminat davasında davalının dava tarihindeki yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer iş mahkemesi; bu hükme aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. Kanun'un yedinci ila on birinci bölümlerinin (m. 33-75) uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda ise görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 6; 6356 sayılı Kanun m. 79

Dava şartı

İşçi alacakları ve işe iade için zorunlu arabuluculuk vardır. Kanuna veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı (sendikal tazminat dahil) ile işe iade talebiyle açılan davada ve bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. Yetki itirazı ve toplu iş sözleşmesinin yorumu davası 7036 sayılı Kanun m. 3/1'in saydığı davalar arasında değildir; yetki itirazı dilekçesi mahkemeye verilmeden önce görevli makama kaydettirilir.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 3; 6356 sayılı Kanun m. 43

Süre ve zamanaşımı

Sendikal tazminat, 4857 sayılı Kanun ek m. 3'te beş yıllık zamanaşımına bağlanan tazminatlar arasında sayılmamıştır; kanunda aksine hüküm bulunmadıkça alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir. Toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farkı gibi ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 sayılı Kanun m. 32). Yetki itirazı, tespit yazısının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde yapılır. Arabuluculuk süresince zamanaşımı durur.

Dayanak: TBK m. 146; 4857 sayılı Kanun m. 32, ek m. 3; 6356 sayılı Kanun m. 43

Yargılama usulü

İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. Toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan davada mahkeme en geç iki ay içinde karar verir.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 7; 6356 sayılı Kanun m. 53

Harç

Sendikal tazminat ve toplu iş sözleşmesinden doğan para alacakları değer ölçüsüne göre nispi harca; konusu belli bir değer olmayan davalar işlemin türüne göre maktu harca tabidir.

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15

Kanun yolu

HMK'nın kanun yolu hükümleri uygulanır: kural olarak istinaf; bölge adliye mahkemesi kararına karşı HMK m. 362/1-a'daki temyiz sınırını aşan davalarda temyiz. İstinaf başvurusu kısmen veya tamamen kabul edilip yeniden esas hakkında karar verilmişse, kabul ya da reddedilen kısım HMK m. 341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse temyiz edilebilir (HMK m. 362/3; istisnaları m. 362/3-a, b). HMK m. 341/2'deki kesinlik sınırı saklıdır. Sendikal nedenle feshe karşı 4857 sayılı Kanun m. 20 uyarınca açılan işe iade davasında verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamaz (7036 sayılı Kanun m. 8/1-a). İşyeri sendika temsilcisinin iş sözleşmesinin feshine karşı temsilci veya üyesi bulunduğu sendika tarafından 6356 sayılı Kanun m. 24/1 uyarınca açılan davada, istinaf üzerine bölge adliye mahkemesi kesin karar verir (m. 24/2; 7036 sayılı Kanun m. 8/1-c-1). 7036 sayılı Kanun m. 8/1-c-1 yalnız m. 24'ün birinci ve beşinci fıkralarını sayar; temsilcinin işyerinin yazılı rızası olmadan değiştirilmesine karşı m. 24/4'e dayanan davada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesi kararını temyiz üzerine inceleyip bozmuştur (2023/14657 E., 2024/697 K.). Yorum davasında bölge adliye mahkemesi iki ay içinde kesin karar verir; yetki itirazında temyiz üzerine Yargıtay bir ay içinde kesin karar verir.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 7/3, m. 8; HMK m. 341/2, m. 362; 6356 sayılı Kanun m. 24, m. 43, m. 53

Sendikal tazminatın şartları nelerdir: 6356 sayılı Kanun m. 25'teki yasaklar

6356 sayılı Kanun m. 25 sendika özgürlüğünü üç yasakla güvenceye alır: 1) işçilerin işe alınması, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri şartına bağlanamaz (m. 25/1), 2) işveren sendikalı işçilerle sendika üyesi olmayan ya da başka sendikalara üye olan işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapamaz (m. 25/2), 3) işçiler sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında ya da işverenin izniyle iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmaları nedeniyle işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz (m. 25/3). Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır.

İşveren bu fıkralara aykırı hareket ederse işçinin en az bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminata hükmedilir (m. 25/4). Kanun tazminat için bir alt sınır koyar, üst sınır öngörmez. Maddeye aykırı toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmesi hükümleri geçersizdir; işçinin iş kanunları ve diğer kanunlardan doğan hakları saklıdır (m. 25/8, m. 25/9).

Tazminat için işverenin maddenin ilk üç fıkrasındaki yasaklardan birine aykırı hareket etmesi gerekir (m. 25/4). İşyeri sendika temsilcisinin iş sözleşmesinin feshine karşı güvencesi ayrıca 6356 sayılı Kanun m. 24'te düzenlenmiştir.

Sendikal tazminat, işe iade davasının bir kalemi olmak zorunda değildir; kendi başına istenebilen bir alacaktır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yalnız sendikal tazminat istenen bir davayı işe iade davası sayıp altı aylık kıdem şartı bulunmadığı gerekçesiyle reddeden kararı, istemin işe iade davası olarak nitelenmesinin usule aykırı olduğunu belirterek bozmuş ve davaya alacak davası olarak devam edilmesini istemiştir. (Yargıtay 9. HD, E. 2016/19082)1

Sendikal nedenle fesihte sendikal tazminat işe iadeyle nasıl birleşir ve iş güvencesi dışındaki işçi de isteyebilir mi?

Sendikal bir nedenle iş sözleşmesi feshedilen işçi 4857 sayılı Kanun m. 20 ve 21 hükümlerine göre dava açabilir. Feshin sendikal nedene dayandığı tespit edilirse, işçinin işe başvurması ve işverenin işçiyi işe başlatıp başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir; işçi işe başlatılmazsa ayrıca 4857 sayılı Kanun m. 21/1'deki tazminata hükmedilmez. İşçinin işe iade davası açmaması sendikal tazminat talebini engellemez (6356 sayılı Kanun m. 25/5). İşe iade davasının genel şartları ve süreleri ayrı rehberde anlatılır.

Madde yürürlüğe girdiğinde m. 25/4'te “fesih dışında” ibaresi, m. 25/5'te ise 4857 sayılı Kanun m. 18'e yollama bulunuyordu; bu yüzden iş güvencesi kapsamında olmayan işçinin sendikal nedenle fesihte ne feshin geçersizliğini ne de sendikal tazminatı isteyebileceği yorumu yapılmıştı. (Yargıtay 9. HD, E. 2016/33460)2 Anayasa Mahkemesi 22/10/2014 tarihli, E. 2013/1, K. 2014/161 sayılı kararıyla bu iki ibareyi iptal etti.1

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017 tarihli kararında, bu iptalden sonra işçi iş güvencesi kapsamında kalsın veya kalmasın, sendikal nedenle fesihlerde feshin geçersizliği ve işe iade istenebileceği gibi sendikal tazminatın ayrı bir dava olarak da talep edilebileceğini, belirleyici olanın sendikal nedenin kanıtlanması olduğunu belirtmiştir.1 Daire başka bir kararında, sendikal nedeni kanıtlayan işçi bakımından 4857 sayılı Kanun m. 18'deki altı aylık kıdem şartının aranmayacağını, sendikal neden kanıtlanamazsa işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığının ayrıca değerlendirileceğini belirterek davayı kıdem yokluğundan reddeden kararı bozmuştur.2

Sendikal tazminat ile işe başlatmama tazminatı arasındaki ilişki de Yargıtay kararlarında açıktır: sendikal tazminat, İş Kanunu m. 21'de düzenlenen iş güvencesi tazminatından farklı ve bağımsız bir tazminat türüdür ve işçinin işe başvurusu veya işe başlatılıp başlatılmaması şartlarına bağlı değildir. (Yargıtay 9. HD, E. 2019/5687)3 Aynı cümle bir yıl sonra verilen kararda da tekrarlanmıştır. (Yargıtay 9. HD, E. 2020/5938)4

Sendikal tazminat nasıl hesaplanır: bir yıllık ücret hangi tarihteki ücrete göre belirlenir?

Kanun tazminatın alt sınırını işçinin bir yıllık ücret tutarı olarak belirler (m. 25/4). Hangi tarihteki ücretin esas alınacağı madde metninde yazılı değildir; bu soruyu Yargıtay kararları cevaplamıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işe iade kararına rağmen işe başlatılmayan işçilerin açtığı alacak davalarında sendikal tazminatın işçinin işe başlatılmadığı tarihteki ücretle hesaplanmasını hatalı bulmuştur. 2020 tarihli kararda, davacının geçersizliğine hükmedilen ilk fesih tarihindeki çıplak ücreti yerine işe başlatılmadığı tarihteki ücretle hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılması bozma sebebi sayılmıştır.3 2021 tarihli kararda aynı gerekçeyle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece kararı bozulmuştur.4

2022 tarihli kararda Daire, işe iade davasında belirlenen 1 yıllık brüt ücret tutarındaki sendikal tazminatın işverene başvuru ve işe başlatılma şartına tabi olmaksızın belirlendiğini, bu nedenle ücret olarak geçersiz olduğu belirlenen fesih tarihindeki ücretin kabul edilmesi gerektiğini açıklamıştır. (Yargıtay 9. HD, E. 2022/4307)5 Aynı kararda, işçinin fiilen çalışmadığı dönemde servis yardımının boşta geçen süre ücretine eklenmesi de ayrı bir bozma sebebi yapılmıştır.5

Sendikal nedenle feshin ispatı: ispat yükü kimdedir ve Yargıtay hangi olguları araştırır?

İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasıyla açılan davada feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir; feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi ise feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür (m. 25/6). Fesih dışındaki sendikal ayrımcılık iddiasını işçi ispat eder; ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda işveren davranışının nedenini ispatlamakla yükümlü olur (m. 25/7).

Yargıtay da fesih bildiriminde gösterilenin aksine sendikal nedene dayanıldığını ileri süren işçinin bu iddiasını 4857 sayılı Kanun m. 20/2 ve 6356 sayılı Kanun m. 25 uyarınca ispatla yükümlü olduğunu kabul eder.2 Daire, ispat yükünün işçide olduğu sendikal tazminat davalarında araştırılacak olguları ölçüt olarak saymıştır: 1) işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı ve üyelik tarihleri, 2) üyelikten çekilen işçilerin bulunup bulunmadığı, 3) aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, 4) işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmesi bağıtlanıp bağıtlanmadığı, 5) yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınanların sendikalı olup olmadığı, 6) ekonomik veya teknolojik nedene dayalı fesihte bu durumun teknik yönden araştırılması.1

Aynı kararda mahkemeden işyerindeki sendikalaşma sürecini kronolojik olarak incelemesi; sendikalı olup çıkarılan işçilerin fesih tarihlerini, fesih döneminde sendikasız işçilerin de çıkarılıp çıkarılmadığını, sendikadan istifa etmesine rağmen sözleşmesi feshedilen işçi bulunup bulunmadığını ve çıkarılanların yerine alınan işçiler arasında sendika üyesi olup olmadığını araştırması istenmiştir.1 Bu olgular araştırılmadan verilen ret kararı bozulmuştur.1

Fesih dışındaki ayrımcılık iddialarında da somut delil aranır. İşyeri sendika baş temsilcisinin farklı birimlerde görevlendirilmesine dayanan bir davada Daire, görevlendirmelerden birinin işçinin disiplin cezası aldığı bir olaydan sonra, işverenin ihtiyacı doğrultusunda, geçici olarak ve işçinin yazılı muvafakatiyle yapıldığını tespit etmiştir; sendikal ayrımcılık yapıldığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı ve görev yeri değişikliklerinin sendikal ayrımcılıktan kaynaklandığının ispat edilemediği gerekçesiyle tazminata hükmeden kararı bozmuştur. (Yargıtay 9. HD, E. 2026/3922)6

Sendikal tazminatta arabuluculuk: zorunlu başvuru ve ihtiyari arabuluculukta varılan anlaşmanın etkisi

7036 sayılı Kanun m. 3/1'e göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa herhangi bir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (m. 3/2). Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m. 3/17).

Hukuk Genel Kurulu, zorunlu arabuluculuktan söz edebilmek için talebin kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanması ve iş ilişkisinden kaynaklanması, uyuşmazlıkta iş mahkemesinin görevli olması ve tarafların işçi ile işveren olup taleplerini birbirlerine karşı ileri sürmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2025/255)7 Kurul'un aktardığı madde gerekçesinde sendikal tazminat, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu alacak ve tazminat kalemleri arasında açıkça sayılmıştır.7 Aynı kararda, arabulucuya başvurmadan açılan davada davacıya eksikliği gidermesi için süre verilmeyeceği; buna karşılık görevsiz mahkemede açılan davada dosya görevli iş mahkemesinin esasına kaydedilmeden önce arabuluculuk tamamlanmışsa dava şartının yerine getirilmiş sayılacağı kabul edilmiştir.7

İş sözleşmesinin ihtiyari arabuluculukta varılan anlaşmayla sona erdirildiği durumlar ayrı bir soru doğurur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesi daireleri arasındaki görüş ayrılığını giderirken, alacak ve tazminatlar konusundaki anlaşmazlıkların arabuluculuk önünde uzlaşmayla sonuçlandırılmış olmasının sözleşmenin fesih nedeni konusunda tarafların anlaştığı şeklinde değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. (Yargıtay 9. HD, E. 2023/7438)8 Tutanakta kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacaklarında anlaşılmış, sendikal tazminat ise arabuluculuğa konu edilmemişse, sözleşmenin kim tarafından ve hangi sebeple sona erdirildiği tartışılmalı; feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı esastan incelenmelidir.8 Uyuşmazlık bu yönde giderilmiş ve karar kesin olarak verilmiştir.

Toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın koşulları nelerdir: 6356 sayılı Kanun m. 39'daki üyelik, bildirim ve dayanışma aidatı

Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır (m. 39/1). Sözleşmenin imzalandığı tarihte taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır (m. 39/2). İmza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler, sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar yararlanır (m. 39/3).

İmza sırasında üye olmayanlar, sonradan işyerine girip üye olmayanlar ve imza tarihinde üye olup ayrılan veya çıkarılanlar taraf sendikaya dayanışma aidatı ödeyerek sözleşmeden yararlanabilir; bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz ve bu yolla yararlanma talep tarihinden geçerlidir (m. 39/4). Dayanışma aidatı üyelik aidatından fazla olamaz (m. 39/5). İşveren vekilleri ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar sözleşmeden yararlanamaz (m. 39/7).

Toplu iş sözleşmesinden yararlanmada asıl olan sendika üyeliğidir (m. 39/1). Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dayanışma aidatıyla yararlanmak için her toplu iş sözleşmesi bakımından ayrıca talepte bulunulması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 9. HD, E. 2025/8655)9 Maddenin dördüncü fıkrasındaki, imza tarihinden önceki taleplerin imza tarihi itibarıyla hüküm doğuracağını öngören cümle Anayasa Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli, E. 2020/57, K. 2020/83 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Dayanışma aidatını sözleşmenin imzasından sonra ödeyerek talepte bulunan işçinin iptal kararının yayımından itibaren yararlandırılmasını hatalı bulan Daire, işçinin talep tarihinden itibaren yararlanacağını belirterek ilk derece kararını kanun yararına bozmuştur.9

Alt işveren işçileri bakımından Hukuk Genel Kurulu şu ölçüleri koymuştur: alt işverenin işyeri hukuken bağımsız bir işyeri sayıldığından alt işveren işçilerinin asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma olanağı yoktur. (Yargıtay HGK, E. 2023/595)10 Asıl işveren-alt işveren ilişkisi muvazaalı bulunup işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılsa bile asıl işverenin toplu iş sözleşmesinden yararlanması için m. 39'daki şartlar aranır; işçi sözleşmenin imza tarihinde yetkili sendikaya üye olsa bile ancak üyeliğinin bu işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.10 Kurul, sözleşmenin tarafı işveren sendikası olsa da üyeliğin işveren sendikasına değil işverene bildirilmesi gerektiğini de belirtmiştir.10 Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farkı: kapsam dışı personel ve sendikanın sorumluluğu

Toplu iş sözleşmesine dayanan alacak, önce işçinin sözleşmenin kapsamına girip girmediğine bağlıdır. Sözleşmede kapsam dışı bırakılan personele ilişkin bir davada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, önceki bozma kararında davacının salt beden gücüyle çalışmamasından hareketle “beyaz yakalı” sayılmasını yeterli bir ölçüt olarak görmemiş; yaptığı iş, görev ve sorumlulukları, aldığı ücret ve işyeri organizasyonunda yönetici kabul edilebilecek bir pozisyonun bulunup bulunmadığının incelenmesini istemiştir. (Yargıtay 9. HD, E. 2024/10810)11 Bu inceleme sonunda davacının toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğunun ve sözleşmeden yararlanması gerektiğinin kabul edilmesini isabetli bulmuştur.11

Aynı kararda iki sınır daha çizilmiştir: toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğu belirlenen işçi, hem kapsam dışı personel için işverence yapılan ücret zammından hem de toplu iş sözleşmesindeki ücret zammından yararlanamaz; hüküm altına alınan alacaklardan davada husumeti bulunmayan davalı sendika işverenle birlikte sorumlu tutulamaz.11

Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında temerrüt tarihinden itibaren işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır (6356 sayılı Kanun m. 53/2). Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 sayılı Kanun m. 32). Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ödenmeyen ücrete ilişkin bir davada zamanaşımı hakkında yaptığı genel açıklamada, tazminat niteliği nedeniyle sendikal tazminatı on yıllık zamanaşımına tabi istemler arasında saymış; talep edilen alacağın ödenmeyen ücret alacağı olduğunu ve beş yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu belirterek on yıllık süreyi uygulayan kararı bozmuştur. (Yargıtay 9. HD, E. 2020/7330)12 Ücret alacağının ispatı ve zamanaşımı işçilik alacakları rehberinde ayrıca anlatılır.

Yetki tespitine itiraz ve toplu iş sözleşmesinin yorumu davası nasıl görülür (6356 sayılı Kanun m. 43 ve m. 53)?

Bakanlığın yetki tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları ya da sendika üyesi olmayan işveren, taraflardan birinin veya ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı ya da kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini göstererek yazının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir (m. 43/1). İtiraz dilekçesi görevli makama kaydettirildikten sonra mahkemeye verilir; kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi olan işçi sendikası itirazda bulunamaz (m. 43/2).

Dilekçede veya ekinde somut deliller yoksa itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşmasız ve kesin olarak karara bağlar; diğer itirazlarda duruşma yapılır, istinaf hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde karar verir, temyiz hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir (m. 43/3). Yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası altı iş günü içinde tespit davası açabilir; mahkeme bu davayı iki ay içinde sonuçlandırır (m. 43/4). İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur (m. 43/5).

Hukuk Genel Kurulu, olumlu ve olumsuz yetki tespitine itirazın ikisinin de m. 43'te düzenlendiğini ve m. 43/3 uyarınca Yargıtay'ın bu davalarda verdiği kararın kesin olduğunu esas almıştır; Özel Daire kararının kesinliğinden maksadın mahkemenin bu karara karşı direnememesi olduğunu kabul ederek bölge adliye mahkemesinin direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur. (Yargıtay HGK, E. 2026/413)13

Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklarda sözleşmenin tarafları dava açabilir; mahkeme en geç iki ay içinde karar verir ve istinaf hâlinde bölge adliye mahkemesi uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar (m. 53/1). 7036 sayılı Kanun m. 8/1-c de 6356 sayılı Kanun m. 53/1 kapsamında açılan davalarda verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağını düzenler.

İlgili mevzuat

6356 sayılı Kanun m. 25 — Sendika özgürlüğünün güvencesi

MADDE 25 – (1) İşçilerin işe alınmaları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları veya olmamaları şartına bağlı tutulamaz.

(2) İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır.

(3) İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz.

(4) İşverenin (…) yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir.

(5) Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, 4857 sayılı Kanunun (…), 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.

(6) İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.

(7) Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlü olur.

(8) Yukarıdaki hükümlere aykırı olan toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmesi hükümleri geçersizdir.

(9) İşçinin iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır.

Kaynak: Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6356 sayılı Kanun m. 39 — Toplu iş sözleşmesinden yararlanma

MADDE 39 – (1) Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır.

(2) Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.

(3) Toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır.

(4) Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. (İptal dördüncü cümle:Anayasa Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli ve E.:2020/57; K.:2020/83 sayılı Kararı ile)

(5) Dayanışma aidatının miktarı, üyelik aidatından fazla olmamak kaydıyla sendika tüzüğünde belirlenir.

(6) Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez.

(7) Bu Kanun anlamında işveren vekilleri ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar, toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz.

(8) Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 65 inci maddeye göre zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar aksine hüküm bulunmadıkça yararlanamaz.

Kaynak: Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 25 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6356 sayılı Kanun m. 43 — Yetki itirazı

MADDE 43 –(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.

(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.

(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.

(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.

(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.

Kaynak: Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 25 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6356 sayılı Kanun m. 53 — Yorum davası ve eda davasında faiz

MADDE 53 – (1) Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklarda sözleşmenin taraflarınca dava açılabilir. Mahkeme en geç iki ay içinde karar verir. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/35 md.) Karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi, uyuşmazlığı iki ay içinde kesin olarak karara bağlar.

(2) Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında, temerrüt tarihinden itibaren işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

Kaynak: Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 25 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Sendikal tazminat istemi işe iade davası sayılamaz; ispatta araştırılacak olgularYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2016/19082 · K. 2017/13185 ·

    Altı aydan az çalışmış işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek yalnız sendikal tazminat istemişti. İlk derece mahkemesi davayı işe iade davası sayıp altı aylık kıdem şartı bulunmadığı için reddetti. Daire, istemin işe iade davası olarak nitelenmesini usule aykırı buldu; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra iş güvencesi kapsamında olmayan işçinin de sendikal tazminat isteyebileceğini, sendikal nedeni işçinin ispatlayacağını belirtti ve araştırılacak olguları sayarak kararı bozdu.

    Sonuç: Sendikal tazminat ayrı bir alacak davasıyla istenebilir; sendikal neden sendikalaşma süreci kronolojik olarak incelenerek araştırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Sendikal nedenle fesihte altı aylık kıdem şartıYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2016/33460 · K. 2018/636 ·

    Yaklaşık üç ay çalışan işçi, performans gerekçesiyle yapılan feshin asıl nedeninin sendikal faaliyeti olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğini ve tazminat istemişti. İlk derece mahkemesi altı aylık kıdem şartı sağlanmadığı için davayı reddetti. Daire, sendikal nedeni kanıtlayan işçi bakımından altı aylık kıdem şartının aranmayacağını, önce sendikal nedene ilişkin delillerin toplanması, sendikal neden yoksa işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Sendikal nedeni kanıtlayan işçi için 4857 sayılı Kanun m. 18'deki altı aylık kıdem şartı aranmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Sendikal tazminatın bağımsızlığı ve hesaba esas ücretYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2019/5687 · K. 2020/2953 ·

    Sendikal nedenle işe iade kararı alan ancak işe başlatılmayan işçi kıdem, ihbar ve sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücreti istemişti. Mahkemeler sendikal tazminatı işçinin işe başlatılmadığı tarihteki ücretine göre hesaplayan bilirkişi raporuna dayanmıştı. Daire, sendikal tazminatın İş Kanunu m. 21'deki tazminattan bağımsız olduğunu ve işe başvuru şartına bağlı olmadığını belirterek, geçersizliğine hükmedilen fesih tarihindeki çıplak ücretin esas alınmamasını bozma sebebi saydı.

    Sonuç: Sendikal tazminat, işe başlatılmama tarihindeki değil geçersiz sayılan fesih tarihindeki ücretle hesaplanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Hesaba esas ücret: fesih tarihiYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2020/5938 · K. 2021/4069 ·

    Sendikal çalışmaları nedeniyle feshedildiğini ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat istediği davada işe iadesine karar verilen işçi, başvurusuna rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek sendikal tazminat ve diğer alacaklarını istemişti. Bölge adliye mahkemesi, sendikal tazminatı işe başlatılmama tarihindeki ücrete göre hesaplayan kararı onaylamıştı. Daire, sendikal tazminatın bağımsız bir tazminat olduğunu ve işe başvuru şartına bağlı olmadığını tekrarlayarak hesabın fesih tarihindeki çıplak ücretle yapılması gerektiğini belirtti, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını bozdu.

    Sonuç: Hesaplamada geçersizliğine hükmedilen fesih tarihindeki çıplak ücret esas alınır; fesih tarihindeki ücretin esas alınacağı 2020 ve 2022 tarihli kararlarda da belirtilmiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Bir yıllık brüt ücret ve boşta geçen süre ücretine servis yardımıYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2022/4307 · K. 2022/5784 ·

    Feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle işe iade davasını kazanan ancak işe başlatılmayan işçinin alacak davasında ilk derece mahkemesi sendikal tazminatı işe başlatılmama tarihindeki ücretle hesaplamıştı. Daire, bir yıllık brüt ücret tutarındaki sendikal tazminatın işverene başvuru ve işe başlatılma şartına tabi olmadığını, bu nedenle geçersiz sayılan fesih tarihindeki ücretin esas alınması gerektiğini belirtti; servis yardımının boşta geçen süre ücretine eklenmesini de hatalı bularak kararı bozdu.

    Sonuç: İşe iade davasında bir yıllık brüt ücret tutarında belirlenen sendikal tazminat, işe başlatılmama tarihindeki değil geçersiz sayılan fesih tarihindeki ücretle hesaplanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Fesih dışı sendikal ayrımcılıkta somut delilYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/3922 · K. 2026/3457 ·

    İşyeri sendika baş temsilcisi, görev yerinin sürekli değiştirildiğini ileri sürerek sendikal tazminat istemiş, ilk derece mahkemesi bir yıllık ücret tutarında tazminata hükmetmişti. Daire, fesih dışı ayrımcılıkta ispat yükünün işçide olduğunu hatırlattı; 28.11.2023 tarihli görevlendirmenin disiplin olayından sonra, işverenin ihtiyacı doğrultusunda, geçici olarak ve işçinin yazılı muvafakatiyle yapıldığını, 06.03.2024 tarihli görevlendirmenin uygulamaya konulmadığını, sendikal ayrımcılığa ilişkin somut delil bulunmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece kararını bozdu.

    Sonuç: Fesih dışı sendikal ayrımcılık iddiası somut delille ispatlanmadıkça sendikal tazminata hükmedilmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.İş davalarında zorunlu arabuluculuğun kapsamı ve görevsizlikten sonra tamamlanan başvuruYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/255 · K. 2026/11 ·

    İşveren, işçiye karşı tazminat davasını asliye hukuk mahkemesinde açmış; görevsizlik kararından sonra arabulucuya başvurmuş ve süreç dosya iş mahkemesine gelmeden tamamlanmıştı. İlk derece mahkemesi davayı dava şartı yokluğundan reddetmekte direndi. Hukuk Genel Kurulu, zorunlu arabuluculuğun kapsamını ve başvurusuz davada süre verilmeyeceğini açıkladı; dosya görevli mahkemenin esasına kaydedilmeden arabuluculuk tamamlandığı için dava şartının yerine geldiğini kabul ederek direnme kararını bozdu.

    Sonuç: Kanuna veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi-işveren alacağında arabuluculuk dava şartıdır; başvurusuz davaya süre verilmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.İhtiyari arabuluculuk tutanağında yer almayan sendikal tazminatYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2023/7438 · K. 2023/6717 ·

    Aynı işverenin işçileri, ihtiyari arabuluculukta kıdem, ihbar ve ücret alacakları konusunda anlaşarak işten ayrıldıktan sonra feshin sendikal nedene dayandığını ileri sürerek sendikal tazminat istemişti. İki bölge adliye mahkemesi dairesi farklı sonuca varmıştı. Daire, alacaklarda arabuluculukla uzlaşılmasının fesih nedeni konusunda anlaşma sayılamayacağını, tutanakta sendikal tazminata ilişkin anlaşma bulunmadığını belirterek feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığının esastan incelenmesi gerektiği yönünde uyuşmazlığı kesin olarak giderdi.

    Sonuç: İhtiyari arabuluculukta kıdem, ihbar ve ücret alacaklarında anlaşılması, tutanakta sendikal tazminat yer almıyorsa feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığının esastan incelenmesini engellemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Dayanışma aidatıyla yararlanma talep tarihinden başlarYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/8655 · K. 2025/9695 ·

    Toplu iş sözleşmesi imzalandıktan bir hafta sonra dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talep eden işçi, sözleşmenin yürürlük başlangıcından itibaren fark alacağı istemişti. İlk derece mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin m. 39/4'teki bir cümleyi iptal eden kararının yayımı tarihinden itibaren yararlanmaya karar verdi. Daire, üyeliğin asıl olduğunu, dayanışma aidatıyla yararlanmanın talep tarihinden geçerli olduğunu ve her sözleşme için ayrı talep gerektiğini belirterek kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Dayanışma aidatı ödeyen işçi toplu iş sözleşmesinden talep tarihinden itibaren yararlanır; her sözleşme için ayrıca talep gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Muvazaalı alt işverenlikte toplu iş sözleşmesinden yararlanma ve üyeliğin bildirimiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/595 · K. 2024/43 ·

    Belediye ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kesinleşmişti; işçi, toplu iş sözleşmesinin imzasından önce sendikaya üye olduğunu, bu nedenle bildirim aranmadan sözleşmeden yararlanması gerektiğini ileri sürdü ve ilk derece mahkemesi bu yönde direndi. Hukuk Genel Kurulu, muvazaada da m. 39 şartlarının arandığını, işçinin imza tarihinde üye olsa bile ancak üyeliğinin asıl işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanabileceğini belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: Muvazaa nedeniyle asıl işverenin işçisi sayılan işçi, onun toplu iş sözleşmesinden üyeliği o işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Kapsam dışı personel, çifte zam ve sendikanın husumetiYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/10810 · K. 2024/13188 ·

    Sendika üyesi sevkiyat planlama uzmanı, toplu iş sözleşmesinin kapsam dışı personel hükmü nedeniyle sözleşmeden yararlandırılmadığını ileri sürerek ücret farkı ve sosyal hak alacakları istemişti. Bozmadan sonra yapılan incelemede işçinin yönetici konumunda olmadığı anlaşıldı. Daire, işçinin sözleşme kapsamında sayılmasını isabetli buldu; ancak kapsam dışı personel zammı ile toplu iş sözleşmesi zammının birlikte uygulanamayacağını ve husumeti bulunmayan sendikanın alacaktan sorumlu tutulamayacağını belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Kapsam dışı sayılmak için unvan yetmez; sözleşme kapsamına alınan işçi iki ayrı zamdan birlikte yararlanamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Zamanaşımı: ücret alacağı beş yıl, sendikal tazminat on yılYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2020/7330 · K. 2021/7162 ·

    Davacı, işverenle yaptığı sözleşmelerin yerine getirilmediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi ödenmeyen ücretleri maddi tazminat olarak hüküm altına alıp on yıllık zamanaşımı süresini uygulamıştı. Daire, zamanaşımına ilişkin genel açıklamasında sendikal tazminatı tazminat niteliği nedeniyle on yıllık zamanaşımına tabi istemler arasında saydı; talep edilen alacağın ödenmeyen ücret alacağı olduğunu, 4857 sayılı Kanun m. 32 uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Ücret alacağı beş yıllık zamanaşımına tabidir; Daire genel açıklamasında sendikal tazminatı on yıllık zamanaşımına tabi tazminatlar arasında saymıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Yetki itirazında Yargıtay kararının kesinliği ve direnme yasağıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2026/413 · K. 2026/430 ·

    Yetki tespitine itiraz davasında Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı bölge adliye mahkemesi direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, esasa geçmeden önce ön sorun olarak direnme olanağını inceledi; m. 43/3'te Yargıtay'ın bir ay içinde kesin olarak karar vereceğinin düzenlendiğini, bu kesinliğin bozma kararına karşı direnilemeyeceği anlamına geldiğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle bozdu.

    Sonuç: Yetki itirazı davalarında Yargıtay kararı kesindir; bölge adliye mahkemesi bu bozmaya direnemez, uymak zorundadır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.İşyeri sendika temsilcisinin işyeri değişikliğinde yazılı rızaYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2023/14657 · K. 2024/697 ·

    İşçi, işyeri sendika temsilcisi olarak atandıktan sonra yazılı rızası alınmadan başka bir işyerine naklen atanmış ve bu işlemin iptalini istemişti. İlk derece mahkemesi m. 24'e aykırılık gerekçesiyle davayı kabul etti; bölge adliye mahkemesi ise atamaların yapıldığı dönemde davacının temsilci olmadığı ve nakil için kendi dilekçesinin bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetti. Daire, temyiz incelemesinde dava konusu işlemden önce işverence kesin bir işyeri değişikliği kararı alınmadığını, temsilciliğe atanmadan sonra davacının yazılı rızasının bulunmadığını belirterek davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.

    Sonuç: İşyeri sendika temsilcisinin işyeri, temsilciliğe atanmasından sonra yazılı rızası olmadan değiştirilemez; bu güvenceye dayanan davada bölge adliye mahkemesi kararı Yargıtay'da temyiz üzerine incelenmiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Sendikal tazminat ne kadardır?

Kanun, işverenin sendikal ayrımcılık yasağına aykırı davranması hâlinde işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında sendikal tazminata hükmedileceğini öngörür; üst sınır koymaz. Yargıtay kararlarında, feshin sendikal nedene dayandığı işe iade davasında tespit edilen işçinin sendikal tazminatı, işe başlatılmadığı tarihteki değil, geçersiz sayılan fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanmaktadır.

Sendikal tazminat için önce işe iade davası açmak gerekir mi?

Hayır. 6356 sayılı Kanun m. 25/5'e göre işçinin işe iade davası açmaması sendikal tazminat talebini engellemez. Sendikal tazminat ayrı bir alacak davasıyla da istenebilir.

İşe iade davasını kazanıp işe başlatılmazsam hem sendikal tazminat hem işe başlatmama tazminatı alır mıyım?

Feshin sendikal nedene dayandığı tespit edilirse sendikal tazminata, işçinin işe başvurması ve işe başlatılıp başlatılmaması şartı aranmadan karar verilir. İşçi işe başlatılmazsa ayrıca 4857 sayılı Kanun m. 21/1'deki işe başlatmama tazminatına hükmedilmez.

İş güvencesi kapsamında olmayan veya altı aydan az çalışmış işçi sendikal tazminat isteyebilir mi?

Anayasa Mahkemesinin 2014 tarihli iptal kararından sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017 ve 2018 tarihli kararlarında, iş güvencesi kapsamında olsun olmasın işçinin sendikal nedenle fesihte sendikal tazminat isteyebileceğini kabul etmiştir. Daire, sendikal nedeni kanıtlayan işçi için altı aylık kıdem şartının aranmayacağını belirtmiştir.

Feshin sendikal nedene dayandığını kim ispat eder?

Feshin nedenini ispat yükü işverendedir. Feshin işverenin gösterdiği nedene dayanmadığını ve aslında sendikal nedenle yapıldığını ileri süren işçi ise bunu ispatlamak zorundadır. Fesih dışındaki ayrımcılıkta işçi, ayrımcılığı güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyarsa işveren davranışının nedenini ispatlar.

Sendikaya toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra üye olursam sözleşmeden ne zaman yararlanırım?

İmza tarihinden sonra üye olan işçi, üyeliğinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır. İmza tarihinde üye olanlar ise kural olarak sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren yararlanır.

Sendika üyesi değilim; toplu iş sözleşmesinden yararlanabilir miyim?

Kural olarak evet: sözleşmeyi yapan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödeyerek yararlanabilirsiniz. Bunun için sendikanın onayı aranmaz, yararlanma talep tarihinden geçerlidir ve Yargıtay'a göre her toplu iş sözleşmesi için ayrıca talepte bulunmak gerekir. Dayanışma aidatı üyelik aidatından fazla olamaz. İşveren vekilleri ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanlar sözleşmeden yararlanamaz.

Sendikal tazminat veya toplu iş sözleşmesi alacağı için dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Kural olarak evet. Kanuna veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı için açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. Arabuluculuk süresince zamanaşımı durur.

Sendikal tazminat davası hangi mahkemede açılır?

İş mahkemesinde açılır. Davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır.

Toplu iş sözleşmesi yetki tespitine itiraz süresi nedir?

İtiraz, Bakanlığın tespit yazısının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapılır. İtiraz dilekçesi önce görevli makama kaydettirilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi olan işçi sendikası itiraz edemez.

Sendikal tazminat hangi sürede zamanaşımına uğrar?

Sendikal tazminat, 4857 sayılı Kanun ek m. 3'te beş yıllık zamanaşımına bağlanan tazminatlar arasında sayılmamıştır. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça alacaklar Türk Borçlar Kanunu m. 146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de zamanaşımına ilişkin genel açıklamasında sendikal tazminatı tazminat niteliği nedeniyle on yıllık zamanaşımına tabi istemler arasında saymıştır. Arabuluculuk süresince zamanaşımı durur.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

İş Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

İş Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp