Muğla Ticaret Avukatı
Son güncelleme:
Ticari uyuşmazlıklarda sonucu belirleyen, çoğu zaman uyuşmazlık doğduktan sonra ileri sürülen argümanlar değil, ilişki kurulurken oluşturulan yazılı düzendir. Muğla Barosu’na kayıtlı iki avukat olarak Menteşe’den ve Fethiye’den, ticari sözleşmelerin hazırlanması ve denetimi ile asliye ticaret mahkemelerinde görülen uyuşmazlıkların takibini yürütüyoruz.
Kısaca
- Konusu bir miktar para olan ticari davalarda — alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat — dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmak dava şartıdır (TTK m. 5/A).
- Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
- Ticari davalar, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
- Genel kurul kararlarının iptali için karar tarihinden itibaren üç aylık süre işler.
Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalar için Fethiye'yi, Muğla merkez ve diğer ilçelerdeki dosyalar için Menteşe'yi arayabilirsiniz; emin değilseniz ikisinden biri yeterlidir. Fethiye avukat sayfası
Bu sayfada
Ticari uyuşmazlıkta avukata ne zaman başvurulmalı?
Ticari hayatta avukata başvuru genellikle iki anda gerçekleşir: ödeme yapılmadığında veya aleyhe bir dava tebliğ edildiğinde. Oysa ticari uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, sözleşmenin kurulduğu aşamada alınacak tedbirlerle önlenebilir niteliktedir.
Ödeme koşulları, temerrüdün sonuçları, teslim ve ayıp bildirimi süreleri, fesih hâlleri ile yetkili mahkemenin sözleşmede açık biçimde düzenlenmiş olması, uyuşmazlık doğduğunda ispat yükünün hangi tarafta olacağını belirler. Tacirler bakımından basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunduğundan, sözleşme metnindeki boşluklar çoğu hâlde metni hazırlayan tarafın beklentisi doğrultusunda yorumlanmaz.
Uyuşmazlık doğduktan sonra ise ihtarnamenin içeriği, temerrüdün hangi tarihte gerçekleştiği ve ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı belirleyici hâle gelir. Bu belgelerin sonradan oluşturulması mümkün olmadığı için, erken aşamada yapılan hukuki inceleme sonraki safhaların tamamını etkiler.
Dayanak: Türk Ticaret Kanunu · Türk Borçlar Kanunu
Ticari uyuşmazlıklarda hangi işleri üstleniyoruz?
- Ticari sözleşmelerin hazırlanması, incelenmesi ve müzakeresi; mal ve hizmet alım satımı, bayilik, distribütörlük, eser ve taşeronluk sözleşmeleri
- Ticari alacakların ihtar, arabuluculuk, icra takibi ve dava yoluyla takibi
- İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları
- Şirketler hukukundan doğan uyuşmazlıklar; genel kurul kararlarının iptali ve ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar
- Şirket kuruluşu, tür değiştirme ve pay devri işlemlerinin hukuki denetimi
- Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine ilişkin talepler
- Çek, bono ve poliçeden kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Ticari sözleşmelerin feshi ile sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talepleri
Dayanak: Türk Ticaret Kanunu · İcra ve İflas Kanunu
Ticari davalarda arabuluculuk zorunlu mu?
Türk Ticaret Kanunu m.5/A uyarınca, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilir.
Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Süreç, uyuşmazlığın dava açılmaksızın çözülebildiği hâllerde önemli bir zaman ve masraf tasarrufu sağlar.
Ticari davalar, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder.
Dayanak: Türk Ticaret Kanunu m. 5/A · Arabuluculuk Kanunu
Hangi aşamadaysanız ilk adım nedir?
Ticari uyuşmazlıklarda başvurunun yapıldığı an, atılacak ilk adımı doğrudan belirler. Aşağıda uygulamada en sık karşılaşılan başvuru anları ve her birinde öncelik verilen işlemler yer almaktadır.
- Sözleşme imzalanmadan önce yapılan başvuru. Maliyeti en düşük, etkisi en yüksek aşamadır. Sözleşme metni, taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği ve öngörülen riskler çerçevesinde incelenir; temerrüt, fesih ve uyuşmazlık çözümüne ilişkin hükümler düzenlenir.
- Ödemenin yapılmaması üzerine yapılan başvuru. Alacağın hangi belgeye dayandığı, temerrüdün oluşup oluşmadığı ve ticari defter kayıtlarının durumu incelenir. Konusu para alacağı olan taleplerde arabuluculuk süreci başlatılır.
- İcra takibine itiraz edilmesi üzerine yapılan başvuru. Takibin durması hâlinde itirazın iptali ile itirazın kaldırılması yollarından hangisinin izleneceği, elde bulunan belgenin niteliğine göre belirlenir.
- Aleyhe dava veya icra takibi tebliğ edildikten sonra yapılan başvuru. Cevap süresi işlemeye başlamış olduğundan öncelik, süresi içinde cevap dilekçesinin ve varsa karşı taleplerin hazırlanmasıdır.
- Şirket içi uyuşmazlık nedeniyle yapılan başvuru. Genel kurul kararlarının iptali bakımından karar tarihinden itibaren üç aylık süre öngörüldüğünden, ilk yapılan işlem bu sürenin tespitidir.
Dayanak: Türk Ticaret Kanunu · İcra ve İflas Kanunu
Ticari bir davadan ne beklemek gerçekçi?
Bir alacağın hukuken haklı olması, tahsil edilebilir olduğu anlamına gelmez. Borçlunun malvarlığı durumu, alacağın belgelendirilme biçimi ve zamanaşımı, sonucu haklılıktan bağımsız olarak etkiler. Bu nedenle dosya üstlenilmeden önce tahsil kabiliyeti değerlendirilir; koşulları varsa ihtiyati haciz gibi tedbirler öncelikli olarak gündeme alınır.
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir ve somut ticari ilişkinin değerlendirilmesi yerine geçmez.
Dayanak: İcra ve İflas Kanunu · Türk Borçlar Kanunu
Sık sorulan sorular
Ticari dava hangi mahkemede görülür?
Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakar. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan bir yargı çevresinde ticari bir davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki bir görev ilişkisi olduğundan, göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Bu nedenle görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkeme görevli olup olmadığını kendiliğinden inceler; yanlış mahkemede açılan dava, görevsizlik kararı üzerine süresinde yenilenmezse açılmamış sayılır.
Arabulucuya başvurmadan doğrudan ticari dava açabilir miyim?
Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında açamazsınız. Türk Ticaret Kanunu m.5/A bu davalarda arabuluculuğu dava şartı olarak öngörmektedir; şart yerine getirilmeden açılan dava esasa girilmeksizin usulden reddedilir. Konusu para alacağı olmayan ticari davalarda ise böyle bir zorunluluk bulunmaz.
Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre, zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Süreç anlaşmayla sonuçlanırsa düzenlenen anlaşma belgesi icra edilebilirlik bakımından güçlü bir konum sağlar; anlaşma sağlanamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenir.
Alacağımı tahsil için icra takibi mi yoksa dava mı daha uygun?
Bu tercih, alacağın hangi belgeye dayandığına ve borçlunun itiraz etme ihtimaline göre yapılır. Elinizde senet gibi kambiyo vasfını haiz bir belge varsa takip yolu daha hızlı sonuç verebilir. Borçlunun itiraz edeceği öngörülüyorsa, itirazın iptali davasının gerektireceği süre baştan hesaba katılmalıdır. İlk görüşmede bu iki yol, belgeleriniz üzerinden karşılaştırılarak değerlendirilir.
İtirazın iptali ile menfi tespit davası arasındaki fark nedir?
İtirazın iptali davası, başlattığı takibe borçlunun itiraz etmesi üzerine alacaklı tarafından açılır ve amacı takibin devamını sağlamaktır. Menfi tespit davası ise borçlu tarafından açılır; amacı, borçlu olunmadığının tespitidir. İki dava da ticari nitelikte olduğunda dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.
Ticari defterler lehime delil olur mu?
Usulüne uygun olarak tutulan ticari defterler, kanunda öngörülen koşullar gerçekleştiğinde sahibi lehine de delil teşkil edebilir. Ancak bu, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının bulunmasına, kayıtların birbirini doğrulamasına ve karşı tarafın defterlerinin aksini göstermemesine bağlıdır. Defterlerin usulsüz tutulması hâlinde ise sahibi aleyhine sonuç doğurabilir.
Genel kurul kararına karşı ne kadar sürede dava açılabilir?
Kanuna, esas sözleşmeye ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. Üç aylık süre hak düşürücü niteliktedir; bu nedenle karar tarihinin ve dava açma ehliyetinin tespiti ilk yapılan işlemdir.
Ticari alacaklarda zamanaşımı süresi nedir?
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu, kira bedelleri ve bazı periyodik edimler gibi belirli alacaklar için beş yıllık zamanaşımı öngörür. Ticari ilişkinin dayandığı sözleşme tipine göre farklı süreler uygulanabildiğinden, zamanaşımı her dosyada ayrıca değerlendirilir.
Sözleşmede yetkili mahkeme kararlaştırılabilir mi?
Tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarındaki uyuşmazlığın çözümü için belirli bir mahkemeyi yetkili kılan yetki sözleşmesi yapabilirler. Bu nitelikte olmayan taraflar bakımından yetki sözleşmesi yapılması mümkün değildir. Sözleşmeye tahkim kaydı konulması da ayrı bir seçenektir; ancak tahkimin maliyeti ve süreci, dava yoluna göre farklı sonuçlar doğurur.
Ticari sözleşmelerin yazılı yapılması zorunlu mudur?
Kanunda özel bir şekil şartı öngörülmedikçe sözleşmeler sözlü olarak da kurulabilir. Ancak ticari ilişkilerde asıl sorun geçerlilik değil, ispattır. Ödeme koşulu, teslim tarihi ve ayıp bildirimi gibi hususların yazılı olmaması hâlinde bu unsurların sonradan ispatı çoğu zaman mümkün olmamaktadır.
Çek karşılıksız çıktı, hangi yollara başvurulabilir?
Karşılıksızdır işlemi yapılmış bir çek bakımından, alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılabilir. Bunun yanında Çek Kanunu, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verilmesi hâlinde ayrı bir yaptırım öngörmekte olup bu yola şikâyet üzerine başvurulur. İki yol birbirinin alternatifi değildir; birlikte yürütülebilir.
Haksız rekabet hangi hâllerde söz konusu olur?
Rakiplerin veya müşterilerin dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla yanıltılması, kötülenmesi, ticari sırların hukuka aykırı biçimde kullanılması ya da iş şartlarına uyulmaması gibi hâller haksız rekabet teşkil edebilir. Bu durumlarda tespit, önleme ve maddi durumun ortadan kaldırılması talepleriyle birlikte tazminat istenebilir.
Şirket ortağı olarak bilgi alma hakkım var mıdır?
Pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkı kanunla güvence altına alınmıştır; bu hak esas sözleşme veya organ kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. Talebin reddedilmesi hâlinde mahkemeye başvurularak bilgi verilmesi istenebilir. Talebin kapsamı ve şekli, hakkın kullanılabilmesi bakımından belirleyici olduğundan yazılı olarak yöneltilmesi önerilir.
Faturaya itiraz etmek için ne kadar sürem var?
Bir fatura alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Bu kural uygulamada en sık gözden kaçan hükümlerden biridir: itiraz edilmeyen fatura, sonraki uyuşmazlıkta içeriği kabul edilmiş bir belge olarak değerlendirilir. Aynı sekiz günlük süre, telefonla veya diğer iletişim araçlarıyla kurulan sözleşmelere ilişkin teyit mektupları bakımından da geçerlidir. İtirazın ispat edilebilir bir yöntemle — noter, iadeli taahhütlü posta veya kayıtlı elektronik posta ile — yapılması gerekir.
Tacirler arasında ayıplı mal ihbarı ne kadar sürede yapılır?
Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı, iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Ayıp açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve inceleme sonucunda ayıp ortaya çıkarsa aynı süre içinde satıcıya ihbarda bulunmakla yükümlüdür. Bu süreler tüketici işlemlerindeki sürelerden farklıdır ve tacirler arası ilişkilerde çok daha kısadır. Süresinde ihbar yapılmaması, alıcının ayıba dayalı haklarını kaybetmesi sonucunu doğurur.
Şirket kuruluşunda avukatla çalışmak zorunlu mu?
Her şirket türü için zorunlu değildir; kuruluş işlemleri ticaret sicili müdürlüğü üzerinden yürütülebilir. Ancak esas sözleşme, ortaklar arasındaki ilişkinin anayasasıdır: pay devri sınırlamaları, temsil yetkisinin kapsamı, genel kurul toplantı ve karar yeter sayıları ile kâr dağıtım esasları bu metinde düzenlenir. Standart örnek metinlerle kurulan şirketlerde bu başlıklar boş bırakıldığı için, ortaklar arasında sonradan doğan uyuşmazlıklarda kanunun genel hükümleri devreye girer ve sonuç çoğu zaman tarafların başlangıçtaki beklentisiyle örtüşmez.
İhtiyati haciz nedir, ne zaman istenir?
İhtiyati haciz, para alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla, dava veya takipten önce ya da bunlarla birlikte borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulmasını sağlayan bir tedbirdir. Alacağın rehinle temin edilmemiş ve kural olarak vadesi gelmiş olması aranır. Mahkeme genellikle teminat yatırılmasına karar verir. Uygulamada belirleyici olan zamanlamadır: borçlunun malvarlığını devretmesinden sonra alınan karar çoğu zaman sonuçsuz kalır. Bu nedenle tahsil riski görülen dosyalarda ihtiyati haciz, dava stratejisinin ilk basamağı olarak değerlendirilir.
Ticari işlerde temerrüt faizi nasıl uygulanır?
Ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi, adi işlerdekinden farklıdır. Taraflar sözleşmede faiz oranını serbestçe kararlaştırmamışsa, ticari işler bakımından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avans işlemlerinde uyguladığı faiz oranı esas alınır. Faizin işlemeye başlaması için kural olarak borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerekir; bu da çoğu hâlde ihtarname ile sağlanır. Vadenin sözleşmede belirlendiği hâllerde ise ayrıca ihtara gerek kalmaksızın temerrüt gerçekleşir.
Limited şirket ortağı şirketin borçlarından sorumlu mudur?
Kural olarak ortak, şirketin borçlarından sorumlu değildir; yalnızca taahhüt ettiği sermaye payını ödemekle yükümlüdür. Bu kuralın önemli bir istisnası kamu alacaklarıdır: limited şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından ortaklar, sermaye payları oranında doğrudan sorumlu tutulur. Şirket müdürleri bakımından ise sorumluluk daha geniştir. Bu nedenle pay devri, müdürlükten ayrılma ve ortaklıktan çıkma işlemlerinde tescil tarihleri ile borcun doğum tarihinin karşılaştırılması gerekir.
Yönetici veya müdürün kişisel sorumluluğu hangi hâllerde doğar?
Şirket yöneticileri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olur. Sorumluluk kusura dayandığından, yöneticinin özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini gösteren kayıtlar — yönetim kurulu karar defteri, muhalefet şerhleri, alınan hukuki ve mali görüşler — savunmanın temelini oluşturur. Bu belgelerin görev süresi boyunca düzenli tutulması, sonradan oluşturulmalarının mümkün olmaması nedeniyle kritik önemdedir.
Konkordato nedir, hangi durumda gündeme gelir?
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân veren bir hukuki yoldur. Mahkemeye sunulan ön proje ve mali tabloların yeterli bulunması hâlinde geçici mühlet verilir ve bu süre içinde borçluya karşı takip yapılamaz. Alacaklı tarafında bulunanlar bakımından ise mühlet kararı, alacağın tahsil takvimini kökten değiştirdiğinden, alacağın süresinde bildirilmesi ve alacaklılar toplantısında temsil edilmek önem taşır.
Ticaret unvanım veya markam izinsiz kullanılıyor; ne yapabilirim?
Ticaret unvanının izinsiz kullanılması hâlinde kanun, kullanımın men edilmesi ve haksız kullanılan unvanın sicilden terkini ile birlikte tazminat istenmesine imkân tanır. Marka bakımından ise sınai mülkiyet mevzuatı ayrıca hukuki ve cezai koruma öngörür. Her iki durumda da öncelikli adım, ihlalin tarih ve kapsam olarak belgelenmesidir; ekran görüntüsü, noter tespiti veya tespit davası bu amaca hizmet eder. Delil güvence altına alınmadan yapılan başvurular çoğu zaman ispat sorunuyla karşılaşır.
Adi ortaklık ile şirket arasındaki fark nedir?
Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur; ortaklar üçüncü kişilere karşı müteselsilen ve kişisel malvarlıklarıyla sorumludur. Ticaret şirketleri ise tüzel kişiliği haizdir ve kural olarak sorumluluk şirket malvarlığıyla sınırlıdır. Uygulamada özellikle inşaat ve ihale işlerinde adi ortaklık sık kullanılır; ancak sorumluluk rejimi farkı çoğu zaman sözleşme imzalandıktan sonra fark edilir. Bu nedenle iş ortaklığı kurulmadan önce hangi yapının tercih edileceği, üstlenilen riskle birlikte değerlendirilmelidir.
Ticari sözleşme yabancı dilde düzenlenebilir mi?
Taraflar sözleşmeyi diledikleri dilde düzenleyebilir. Ancak uyuşmazlık Türk mahkemelerine taşındığında, yabancı dildeki metnin yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmesi gerekir ve çeviri farklılıkları başlı başına bir tartışma konusu hâline gelebilir. Bu nedenle uluslararası ticari ilişkilerde metnin iki dilli hazırlanması ve hangi dildeki metnin esas alınacağının sözleşmede açıkça belirtilmesi yerinde olur. Uygulanacak hukuk ve yetkili merci de aynı şekilde açık biçimde düzenlenmelidir.
Ticari davada yetkili mahkeme nasıl belirlenir?
Genel kural, davanın davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılmasıdır. Sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Tacirler ve kamu tüzel kişileri bakımından ise yetki sözleşmesi yapılarak belirli bir mahkeme yetkili kılınabilir. Yetki itirazının ilk itirazlar arasında ve süresinde ileri sürülmesi gerekir; süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı dikkate alınmaz ve dava açıldığı yerde görülmeye devam eder.
Ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaması ne sonuç doğurur?
Defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmaması ya da kayıtların mevzuata uygun tutulmaması, öncelikle idari yaptırım riski doğurur. Asıl sonuç ise ispat alanında ortaya çıkar: usulüne uygun tutulmayan defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz; buna karşılık aleyhine delil teşkil edebilir. Bu durum, alacağın varlığı tartışmalı olduğu dosyalarda doğrudan sonuç değiştirir. Ayrıca iflas ve konkordato süreçlerinde defter düzeni, borçlunun iyi niyetinin değerlendirilmesinde dikkate alınır.
Bayilik veya tek satıcılık sözleşmem sona erdi; tazminat isteyebilir miyim?
Kanun, acentelik ilişkisinin sona ermesi hâlinde denkleştirme istemi adı altında bir tazminat öngörür. Bunun için müvekkilin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi, acentenin ise bu müşterilerden doğacak ücret hakkını kaybetmesi ve ödemenin hakkaniyete uygun düşmesi aranır. Tazminat, son beş yıllık faaliyet sonucu alınan yıllık komisyonların ortalamasını aşamaz. Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ve benzeri tekel hakkı veren sürekli sözleşmelere de uygulanır. Talep, sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.
Şirket satın alırken hukuki inceleme neden gerekir?
Pay devriyle şirket el değiştirdiğinde, şirketin mevcut borçları ve yükümlülükleri de yeni ortakla birlikte devam eder. Bu nedenle devir öncesinde; ortaklık yapısı ve pay defteri kayıtları, devam eden dava ve icra dosyaları, vergi ve prim borçları, süregelen sözleşmeler ile teminat ve rehin kayıtları incelenmelidir. İnceleme sonucunda tespit edilen riskler, ya devir bedeline yansıtılır ya da devir sözleşmesine beyan ve tekeffül hükümleri ile tazminat mekanizmaları eklenerek yönetilir. Devirden sonra ortaya çıkan borçlar bakımından bu hükümler tek dayanak olur.
Ticari sır ve gizlilik sözleşmeleri ne işe yarar?
Müşteri listeleri, fiyat politikaları, üretim yöntemleri ve teknik veriler ticari sır niteliği taşıyabilir. Bu bilgilerin hukuka aykırı biçimde elde edilmesi veya kullanılması haksız rekabet oluşturur. Gizlilik sözleşmesi ise korunacak bilginin kapsamını, süresini ve ihlal hâlinde uygulanacak ceza koşulunu önceden belirleyerek ispat yükünü hafifletir. Sözleşmenin etkili olabilmesi için korunan bilginin belirli biçimde tanımlanması gerekir; “tüm bilgiler gizlidir” türü genel ifadeler uygulamada dar yorumlanmaktadır.
E-ticaret faaliyetinde hangi hukuki yükümlülükler vardır?
Elektronik ortamda satış yapan işletmeler; hizmet sağlayıcı bilgilerini erişilebilir kılmak, sipariş öncesinde ön bilgilendirme yapmak, mesafeli satış sözleşmesini kurmak ve cayma hakkına ilişkin bilgilendirmeyi eksiksiz sunmakla yükümlüdür. Ayrıca ticari elektronik ileti gönderimi önceden onay alınmasına bağlıdır. Kişisel verilerin işlenmesi bakımından da ayrı bir aydınlatma ve veri güvenliği yükümlülüğü doğar. Bu başlıklardaki eksiklikler idari para cezası riski taşıdığı gibi, tüketici uyuşmazlıklarında da işletme aleyhine değerlendirilir.
Sözleşmeye tahkim şartı koymak avantajlı mıdır?
Tahkim, uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine taraflarca belirlenen hakemlerce çözülmesini sağlar. Süre bakımından daha öngörülebilir olması, uzmanlık gerektiren teknik uyuşmazlıklarda hakem seçilebilmesi ve yargılamanın aleni olmaması başlıca üstünlükleridir. Buna karşılık hakem ücretleri ve kurumsal tahkim masrafları, düşük değerli uyuşmazlıklarda maliyeti mahkeme yoluna göre yükseltir. Tahkim şartının geçerli olabilmesi için yazılı olması ve tarafların iradesini tereddüde yer bırakmayacak biçimde yansıtması gerekir; belirsiz kaleme alınmış tahkim şartları uygulamada geçersiz sayılabilmektedir. Bu nedenle tahkim tercihi, sözleşme değeri ve karşı tarafın bulunduğu ülke birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır.
Konu bazlı rehberler
Konu konu hazırlanmış rehberler. Her rehber kanunun kendi metnine ve güncel Yargıtay kararlarına dayanır.
Ön görüşme
Dosyanızın aşamasını ve elinizdeki belgeleri konuşmak için telefon, WhatsApp veya e-posta ile ulaşabilirsiniz. Çalışma yöntemimiz hakkında ayrıntı için çalışma prensiplerimiz sayfasına, mesleki geçmişimiz için hakkımızda sayfasına bakabilirsiniz.
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.