Kambiyo senetlerine dayalı takip: çek ve bonoda itiraz, süreler ve zamanaşımı
Yayın tarihi:
Çek, bono veya poliçeye dayanan alacaklı, genel haciz yolundan daha hızlı işleyen kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapabilir. Bu rehber, İcra ve İflas Kanunu m. 167-170/b ile Türk Ticaret Kanunu'nun bono ve çek hükümleri çerçevesinde takibin şartlarını, senedin kambiyo vasfını, borçlunun icra mahkemesindeki itiraz ve şikâyetlerini, sürelerini, çekte ibraz süresini ve karşılıksızlık tespitinin hukuk yönünü, zamanaşımını, tazminatı ve kanun yolunu Yargıtay kararlarıyla birlikte anlatır.
Kısaca
Çek, bono veya poliçeye dayanan alacaklı, bu senetlere özgü bir icra takibi başlatabilir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde doğrudan icra mahkemesine başvurarak imzaya, borca, zamanaşımına veya yetkiye itiraz edebilir ve senedin çek ya da bono niteliği taşımadığını ileri sürebilir. Borca ve imzaya itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; mahkeme ayrıca geçici durdurma kararı verebilir. Borcun bulunmadığı kural olarak resmî ya da imzası kabul edilmiş bir belgeyle ispatlanır. Bonoyu düzenleyene karşı zamanaşımı vadeden itibaren üç yıldır; çekte hamilin başvurma hakları için üç yıl, ibraz süresinin bitiminden başlar.
Bu sayfada
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Kambiyo senetlerine dayalı takip hangi şartlarla başlatılır, genel haciz yolundan farkı nedir (İcra ve İflas Kanunu m. 167-168)?
- Bono ve çekin zorunlu unsurları nelerdir, bir unsurun eksikliği senedi nasıl etkiler (Türk Ticaret Kanunu m. 776-777 ve m. 780-781)?
- Senedin kambiyo vasfı taşımadığına ilişkin şikâyet ve takibin iptali nasıl işler (İcra ve İflas Kanunu m. 170/a)?
- Çekte ibraz süresi ve karşılıksızlık tespiti takibi nasıl etkiler (Türk Ticaret Kanunu m. 796, m. 808 ve Çek Kanunu m. 3)?
- Borca, imzaya ve yetkiye itiraz hangi sürede yapılır, takip ne zaman durur (İcra ve İflas Kanunu m. 168-170)?
- Borca itirazda ve imzaya itirazda ispat nasıl yapılır, icra mahkemesi hangi belgeleri kabul eder?
- Bono ve çekte zamanaşımı ne kadardır, icra mahkemesinde nasıl ileri sürülür (Türk Ticaret Kanunu m. 749 ve m. 814)?
- İcra inkâr tazminatı ve para cezası hangi koşullarda verilir (İcra ve İflas Kanunu m. 169/a ve m. 170)?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
İcra mahkemesi. Kambiyo senedine dayalı takipte senedin kambiyo senedi niteliği taşımadığına ilişkin şikâyet, imzaya itiraz ve borca, zamanaşımına veya yetkiye itiraz icra dairesine değil, dilekçeyle doğrudan icra mahkemesine yapılır. İcra dairelerinin işlemlerine karşı şikâyet ve itirazları icra mahkemesi hâkimi inceler. Aynı senede dayanan genel mahkeme davaları (menfi tespit, istirdat, alacak davası) ayrı yargılamadır.
Dayanak: İİK m. 4/1, m. 168/1-3, 4 ve 5, m. 169, m. 169/a, m. 170/1
- Yetkili mahkeme
Başvuru, takibi yürüten icra dairesinin işlemlerine bakan icra mahkemesine yapılır; her icra mahkemesi hâkimi kendisine bağlanan icra dairelerinin işlemlerine yönelik şikâyet ve itirazları inceler. Takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisi, İİK m. 50/1 yollamasıyla usul kanununun yetki hükümlerine göre belirlenir; takibe esas akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir. Yetkisizlik beş gün içinde yetki itirazıyla ileri sürülür ve icra mahkemesi önce yetkiyi karara bağlar.
Dayanak: İİK m. 4/1, m. 50, m. 168/1-5
- Dava şartı
Kanunda icra mahkemesine yapılacak kambiyo itiraz ve şikâyetleri için zorunlu arabuluculuk öngörülmemiştir. TTK m. 5/A/1 arabulucuya başvuruyu, konusu bir miktar para olan ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları için dava şartı yapar. Aynı senede dayanan menfi tespit veya istirdat davası, TTK m. 4/1-a uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır ve TTK m. 5/A/1 gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Senet bir tüketici işlemi nedeniyle verilmişse 6502 m. 83/2'ye göre işlemin başka kanunda da düzenlenmiş olması, onun tüketici işlemi sayılmasını ve 6502'nin görev ve yetki hükümlerinin uygulanmasını engellemez; bu durumda dava m. 73/1 uyarınca tüketici mahkemesinde açılır ve m. 73/A/1'deki arabuluculuk dava şartı, aynı fıkrada sayılan istisnalar dışında uygulanır. Ancak 11. Hukuk Dairesi 2022 tarihli bir kararında, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği yönündeki kanun yararına bozma istemini oy çokluğuyla reddetmiş; üzerinde malen kaydı bulunan bonoya dayalı menfi tespit davasına TTK m. 4/1-a uyarınca ticaret mahkemesince bakılmasını usule uygun bulmuştur. Takibin kendisi için alacaklı, takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar onaylı örneğini eklemek zorundadır.
Dayanak: TTK m. 4/1-a, m. 5/A/1; 6502 m. 73, m. 73/A, m. 83/2; İİK m. 167/2
- Süre ve zamanaşımı
Kambiyo vasfına şikâyet, imzaya itiraz ve borca, zamanaşımına, yetkiye itiraz: ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün; ödeme süresi on gün. Senet zamanaşımı: bonoyu düzenleyene karşı vadeden itibaren üç yıl; hamilin cirantalara karşı istemleri protesto tarihinden (gidersiz iade kaydı varsa vadeden) itibaren bir yıl; çekte hamilin başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl. Çekin ibraz süresi, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, başka yerde ödenecekse bir ay. Takip kesinleştikten sonra gerçekleşen ödeme veya mehil, noterce onaylı ya da imzası kabul edilmiş belgeyle her zaman icra mahkemesine getirilebilir; kesinleşmeden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülürse m. 33/a kıyasen uygulanır.
Dayanak: İİK m. 168/1, m. 170/b, m. 71; TTK m. 749, m. 778/1-h, m. 779/1, m. 796/1, m. 814/1
- Yargılama usulü
Basit yargılama usulü; icra mahkemesine getirilen işler ivedi işlerdendir. Borca itirazda icra mahkemesi hâkimi iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır.
Dayanak: İİK m. 18/1, m. 169/a-1
- Harç
İcra mahkemesine başvuruda maktu başvurma harcı alınır. Karar ve ilam harcında tarife iki hâl öngörür: konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan değer üzerinden nispi harç; icra tetkik mercilerinin bu fıkra dışında kalan kararlarında maktu harç. İcra mahkemesinin cezaya ilişkin kararları ve bu kararların temyizi harçtan müstesnadır (Harçlar Kanunu m. 13/f).
Dayanak: Harçlar Kanunu m. 13/f; (1) sayılı tarife A-I-1, A-III-1-a, A-III-2-a
- Kanun yolu
İcra mahkemesi kararına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değeri İİK m. 363/1'deki parasal sınırı geçiyorsa istinaf; süre kararın tebliğinden itibaren iki hafta. Bölge adliye mahkemesinin nihai kararına, değeri İİK m. 364/1'deki sınırı geçiyorsa temyiz; süre tebliğden itibaren iki hafta, başvuru ve inceleme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre yapılır. Bu parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır; şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır (İİK ek m. 1/2). Borca itirazın reddine karşı istinaf icrayı durdurmaz; borçlu İİK m. 33/3'e göre teminat gösterirse icra durur.
Kambiyo senetlerine dayalı takip hangi şartlarla başlatılır, genel haciz yolundan farkı nedir (İcra ve İflas Kanunu m. 167-168)?
İcra ve İflas Kanunu m. 167/1'e göre alacağı çek, poliçe veya emre yazılı senede (bono) dayanan alacaklı, alacak rehinle güvence altına alınmış olsa bile, kanunun bu bölümdeki özel usullerine göre haciz yoluyla, borçlu iflasa tabi kişilerden ise iflas yoluyla takip yapabilir. Alacaklı, takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu sayısı kadar onaylı örneğini eklemek zorundadır (m. 167/2).
İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet suretiyle birlikte hemen bir ödeme emri gönderir (m. 168/1). Ödeme emrine 1) borcun ve takip masraflarının on gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödenmesi ihtarı, 2) senet kambiyo senedi niteliğinde değilse beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilmesi gerektiği, 3) senetteki imza borçluya ait değilse bunun beş gün içinde açıkça bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmesi, aksi hâlde imzanın bu takipte borçludan çıkmış sayılacağı, 4) borçlu olmadığını, borcun ödendiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını veya yetki itirazını sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirerek itirazın kabulüne dair bir karar getirmezse cebri icraya devam olunacağı ihtarı yazılır (m. 168/1-2, 3, 4 ve 5).
Genel haciz yolundan temel fark itirazın yapıldığı yerdir: bu takipte borca itiraz da imzaya itiraz da icra dairesine değil, bir dilekçeyle doğrudan icra mahkemesine bildirilir (m. 169, m. 170/1). Hukuk Genel Kurulu da kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ödeme emrine itirazın icra mahkemesine yapıldığını; imzaya itiraz dışındaki bütün itirazların (borcun bulunmadığı, ödendiği, ertelendiği, zamanaşımına uğradığı, takas, faiz oranına itiraz, yetki itirazı gibi) borca itiraz sayıldığını belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2024/791)1 Genel haciz yoluna ilişkin m. 61'in ikinci ila beşinci fıkraları ile m. 62-72 hükümleri, bu faslın hükümlerine aykırı olmadıkça kambiyo senetlerine özgü takipte de uygulanır (m. 170/b).
Aynı alacak için ikinci bir takip açılması derdestlik sorunudur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 E., 2023/1 K. sayılı kararına paralel biçimde görüş değiştirmiş; mükerrer takibin iptali talebinin, takibin ilamlı ya da ilamsız olmasına bakılmaksızın takip şartı olarak değerlendirileceğini, icra mahkemesine şikâyet yoluyla getirileceğini ve bu şikâyetin süresiz olarak ileri sürülebileceğini kabul etmiştir. (Yargıtay 12. HD, E. 2023/3119)2 Daireye göre icra takibinde derdestlik için takip türlerinin aynı olması gerekmez; aynı bonoya dayalı genel haciz yoluyla takip derdestken başlatılan kambiyo senetlerine özgü takibin iptaline karar verilmelidir.2 Hukuk Genel Kurulu da rehinle güvence altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine bağlanmış alacak için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ile kambiyo senetlerine özgü takibin aynı anda yapılamayacağını, borçlunun ikinci takibin iptalini şikâyet yoluyla isteyebileceğini ve bunun süresiz şikâyete tabi olduğunu kabul etmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2021/995)3
Bono ve çekin zorunlu unsurları nelerdir, bir unsurun eksikliği senedi nasıl etkiler (Türk Ticaret Kanunu m. 776-777 ve m. 780-781)?
Türk Ticaret Kanunu m. 776/1'e göre bono yedi unsuru içerir: 1) senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesi (senet başka dilde yazılmışsa o dildeki karşılığı), 2) kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, 3) vade, 4) ödeme yeri, 5) kime veya kimin emrine ödenecekse onun adı, 6) düzenlenme tarihi ve yeri, 7) düzenleyenin imzası. Bu unsurlardan birini içermeyen senet, m. 777'nin ikinci ila dördüncü fıkralarındaki hâller saklı kalmak üzere bono sayılmaz (m. 777/1). Kanun üç eksikliği kendisi tamamlar: vadesi gösterilmemiş bono görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır (m. 777/2); açıklık yoksa senedin düzenlendiği yer ödeme yeri sayılır (m. 777/3); düzenlendiği yer gösterilmeyen bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır (m. 777/4).
Çek ise m. 780/1'e göre sekiz unsur içerir: 1) senet metninde “çek” kelimesi, 2) kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havale, 3) ödeyecek kişinin (muhatabın) ticaret unvanı, 4) ödeme yeri, 5) düzenlenme tarihi ve yeri, 6) düzenleyenin imzası, 7) banka tarafından verilen seri numarası, 8) karekod; son iki unsur 15/7/2016 tarihli 6728 sayılı Kanunla eklenmiştir. Bu unsurlardan birini içermeyen senet, m. 781'in ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki hâller dışında çek sayılmaz (m. 781/1). Ödeme yeri gösterilmemişse muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer, düzenlenme yeri gösterilmemişse düzenleyenin adı yanında yazılı yer esas alınır (m. 781/2-3); yabancı banka tarafından bastırılan çeklerde seri numarası veya karekodun bulunmaması senedin çek olarak geçerliliğini etkilemez (m. 781/4).
Yargıtay kararları bu unsurları sıkı bir şekil denetimiyle uygular. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, metninde “… bu senedim … mukabilinde” ibaresi bulunan ama “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini içermeyen belgenin kambiyo senedi niteliğinde olmadığını kabul etmiştir. (Yargıtay 12. HD, E. 2021/10487)4 Düzenleme yeri bakımından Daireye göre idari birim adının (kent, ilçe, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir; aval verenin adresi düzenleme yeri sayılmaz ve düzenleyenin adı yanında yalnız mahalle, cadde, sokak ve kapı numarası bulunan, herhangi bir idari birim içermeyen senet kambiyo senedi vasfında değildir. (Yargıtay 12. HD, E. 2022/724)5 Vadeye ilişkin m. 703-707 bonoya da uygulanır (m. 778/1-b) ve m. 703/2'ye göre vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden çeşitli vadeleri gösteren senet batıldır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de rakamla ve yazıyla farklı vade gösterilen, yani çift vadeli senedin bono vasfında sayılamayacağını kabul etmiştir; senet mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminde düzenlenmiş olsa da Daire kuralı 6102 sayılı Kanunun m. 778 ve m. 703 hükümleri üzerinden açıklamıştır. (Yargıtay 12. HD, E. 2025/1163)6
Buna karşılık bazı eksiklikler senedi geçersiz kılmaz. Vadesi gösterilmemiş bono görüldüğünde ödenecek bono sayıldığından, Daireye göre bu eksiklik senedin bono olma vasfını etkilemez. (Yargıtay 12. HD, E. 2023/6375)7 Hukuk Genel Kurulu'na göre TTK m. 778, poliçenin düzenleyenin emrine yazılabileceğine ilişkin m. 673'e yollama yapmadığından bonoyu düzenleyen kendisini lehtar göstererek bono düzenleyemez; lehtar ve düzenleyen sıfatları birleşirse senet bono sayılmaz. (Yargıtay HGK, E. 2018/410)8 Aynı kararda, bonodaki borçtan sorumlu olmayan lehtarın senedin ön yüzüne koyduğu aval şerhinin geçersiz olduğu ve bono vasfını etkilemediği, düzenleyen ile lehtar farklı kişiler olduğundan senedin bono vasfında bulunduğu kabul edilmiştir.8
Düzenleyenin imzası m. 776/1-g uyarınca zorunlu unsurdur. Hukuk Genel Kurulu'na göre imzanın nereye atılacağı Kanunda açıkça düzenlenmemiştir; imzanın bono metnini kapsayacak şekilde senedin altına atılması gerekir ve şirketi temsilen atılan imzanın şirketin unvanı veya kaşesi üzerinde bulunması zorunlu değildir.1 Kurul bu gerekçeyle, iki şirketin de yetkilisi olan kişinin senet metnini kapsayacak biçimde attığı tek imzayla düzenleyen bölümünde kaşesi bulunan şirketin senetten sorumlu olduğunu kabul etmiş ve direnme kararını bozmuştur.1
Tüketici işlemlerinde ayrı bir sınır vardır: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4/5'e göre tüketicinin yaptığı işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde yalnız nama yazılı ve her taksit için ayrı senet düzenlenebilir; bu hükme aykırı senetler tüketici yönünden geçersizdir.
Senedin kambiyo vasfı taşımadığına ilişkin şikâyet ve takibin iptali nasıl işler (İcra ve İflas Kanunu m. 170/a)?
İcra ve İflas Kanunu m. 170/a/1'e göre borçlu, alacaklının kambiyo senetlerine özgü takip hakkı olmadığını m. 168'in üçüncü bendine göre şikâyet yoluyla ileri sürebilir. İcra mahkemesi, süresinde yapılan şikâyet veya itiraz dolayısıyla usulüne uygun olarak kendisine gelen işlerde senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını veya alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip bulunmadığını kendiliğinden (re'sen) gözeterek takibi iptal edebilir (m. 170/a/2). Her ne suretle olursa olsun imza inkârı itirazı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse bu hüküm uygulanmaz (m. 170/a/3).
Hukuk Genel Kurulu'na göre süresinde yapılmış başka bir şikâyet veya itiraz bulunduğunda senedin kambiyo vasfı icra mahkemesince kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınır; icra mahkemesi senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığı kanısına varırsa takibin iptaline karar verir.1 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de borçlu yasal beş günlük sürede borca veya imzaya itiraz etmiş ya da zamanaşımı itirazında bulunmuşsa ve senedin kambiyo vasfı bulunmadığı tespit edilirse, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin takibin re'sen iptaline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.4 Borçlunun yalnız imzaya itiraz ettiği bir dosyada Daire, düzenleme yeri bulunmayan senet nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.5
Kendiliğinden inceleme yetkisinin sınırı m. 170/a/3'tür. Hukuk Genel Kurulu'na göre borçlu imzaya itirazını geri almış ya da borcu kısmen veya tamamen kabul etmişse, senet kambiyo senedi niteliğinde olmasa veya alacaklı kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip olmasa bile icra mahkemesi şikâyet üzerine veya re'sen takibin iptaline karar veremez.8 Daire de borcun kısmen veya tamamen kabulü söz konusu olmadığında bu sınırlamanın uygulama yeri bulunmadığını belirtmiş, takibin re'sen iptali gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.4
Senedin teminat için verildiği iddiası iki yoldan birine girer. Hukuk Genel Kurulu'na göre senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar varsa (“…ile imzalanan sözleşmenin teminatıdır”, “inşaat bitiminde ödenecektir” gibi) senedin soyutluk (mücerretlik) vasfı ortadan kalkar, böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü takip yapılamaz ve takibin m. 170/a gereğince iptaline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK, E. 2022/707)9 Neyin teminatı olduğu belirtilmeyen bir teminat kaydı ise bononun mücerretlik vasfını ortadan kaldırmaz; teminat niteliği senet metninden anlaşılamıyorsa iddia borca itiraz olarak incelenir.9 Kurulun bu kararı oy çokluğuyla verilmiştir.9 Kurul aynı ölçütü, ilgili kısmı yine oy çokluğuyla verilen 2023/825 K. sayılı kararında da tekrarlamıştır.3
Çekte ibraz süresi ve karşılıksızlık tespiti takibi nasıl etkiler (Türk Ticaret Kanunu m. 796, m. 808 ve Çek Kanunu m. 3)?
Türk Ticaret Kanunu m. 796/1'e göre bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Başka bir ülkede düzenlenen çekte süre, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtadaysa bir ay, ayrı kıtalardaysa üç aydır (m. 796/2). Bu süreler çekte yazılı olan düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar (m. 796/3). Hamil, zamanında ibraz edilmiş çekin ödenmediği protesto, muhatabın çek üzerine yazdığı tarihli beyan veya takas odasının tarihli beyanıyla sabit olduğu takdirde cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına başvurma haklarını kullanabilir (m. 808/1).
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne göre çekin yasal süre içinde ödenmek üzere muhataba ibraz edilmesi zorunludur ve çekin farklı bir yerde ibraz edilmiş olması ibraz süresinin uzaması sonucunu doğurmaz. (Yargıtay 12. HD, E. 2024/3076)10 Daire, düzenlenme yeri ile muhatap bankanın bulunduğu yerin aynı olduğu olayda on günlük yasal ibraz süresi geçirildikten sonra bankaya ibraz edilen çekin kambiyo vasfını yitirdiğini ve bu çek yönünden takibin m. 170/a uyarınca iptali gerektiğini kabul etmiştir.10
Çekte düzenlenme (keşide) tarihi bilinçli olarak ileri bir tarih olarak da yazılabilir. Daireye göre çekin asli unsurlarından olan keşide tarihi gerçek keşide tarihinden sonraki bir tarih olarak yazılabilir ve bu takdirde ibraz süresi uzatılmış sayılır. (Yargıtay 12. HD, E. 2022/5627)11 Aynı kararda Daire, imzanın düzenleme tarihindeki yetkiliye ait olmadığı olayda alacaklının çekin daha önce, ileri tarihli olarak imzalandığı savunmasının ancak tarafların ortak imzasını taşıyan bir belgeyle kanıtlanabileceğini belirtmiştir.11
Çek Kanunu (5941) m. 3/2'ye göre “karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır. Bankanın süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazete'de yayımlanır (m. 3/3). Kısmi ödeme hâlinde çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi hamile ücretsiz verilir; hamil bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabilir, icra mahkemesine şikâyette bulunurken dilekçesine ekleyebilir (m. 3/6).
İleri tarihli çekte erken ibrazın sonucu da kanunda yazılıdır: üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının kısmen veya tamamen ödenmemesi hâlinde bu çekle ilgili hukuki takip yapılamaz; ileri düzenleme tarihli çekle ilgili hukuki takip, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesine ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulmasına bağlıdır (Çek Kanunu m. 3/8). Karşılıksız çekin ceza hukuku yönü bu rehberin konusu değildir; ayrı bir suç rehberinde anlatılır.
Borca, imzaya ve yetkiye itiraz hangi sürede yapılır, takip ne zaman durur (İcra ve İflas Kanunu m. 168-170)?
Kambiyo vasfına şikâyet, imzaya itiraz ve borca, zamanaşımına veya yetkiye itiraz için süre ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gündür (m. 168/1-3, 4 ve 5). Hukuk Genel Kurulu'na göre borçlunun beş gün geçtikten sonra yaptığı itiraz geçersizdir; bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilir. (Yargıtay HGK, E. 2021/91)12 Süre İcra ve İflas Kanunu m. 19'a göre hesaplanır: gün olarak belirlenen sürelerde ilk gün hesaba katılmaz; sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen günde biter (m. 19/1, 19/3). Hukuk Genel Kurulu'na göre sürenin içinde kalan resmî tatil günleri de süreye dâhildir.12
Ödeme emri usulsüz tebliğ edilmişse süre öğrenme tarihinden işler. Hukuk Genel Kurulu'na göre borçlu, usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren beş gün içinde borca veya imzaya itiraz ederken ayrıca ödeme emrinin tebliğ tarihinin düzeltilmesini de istemelidir; icra mahkemesi önce usulsüz tebliğ şikâyetini inceler ve tebliğ tarihini öğrenme tarihine göre düzeltir.12 Borçlunun tebligatın usulsüzlüğü hakkında şikâyeti bulunmadıkça icra mahkemesi tebligatın usulsüz olduğunu kendiliğinden dikkate alamaz.12
Başvuru takibi kendiliğinden durdurmaz. Borca itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz (m. 169); imzaya itiraz için de aynı kural vardır (m. 170/1). İcra mahkemesi hâkimi, borçlunun itiraz dilekçesine eklediği belgelerden borcun ödendiği veya ertelendiği, senedin metninden zamanaşımına uğradığı, borçlunun borçlu olmadığı ya da icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, itirazın esası hakkındaki kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (m. 169/a/2). İmzaya itirazda ise icra mahkemesi, itirazı dilekçe kapsamından veya eklenen belgelerden ciddi görürse alacaklıya tebliğe gerek görmeden takibin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir (m. 170/2).
İtirazın kabulü kararıyla takip durur ve alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır (m. 169/a/5, m. 170/3). Hukuk Genel Kurulu, borca itirazın kabulü hâlinde m. 169/a'nın beşinci fıkrası uyarınca takibin iptaline değil, durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2021/605)13 Durdurma senedin bir kısmıyla da sınırlı olabilir: Hukuk Genel Kurulu, bedelinde tahrifat yapıldığı saptanan senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılıp tahrifatla değiştirilen kısım ve fer'ileri yönünden takibin durdurulması gerektiğini kabul etmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2025/208)14 İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması hiçbir icra işlemini durdurmaz; borçlu m. 33'ün üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur (m. 169/a son fıkra).
Yetki itirazı da borca itiraz gibi beş gün içinde icra mahkemesine yapılır (m. 168/1-5). Takip için yetkili icra dairesi, m. 50/1 uyarınca usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyasen uygulanmasıyla belirlenir; takibe esas akdin yapıldığı icra dairesi de yetkilidir ve yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır (m. 50/1-2). Hukuk Genel Kurulu'na göre bonoya dayalı kambiyo takibi, genel yetkili yer olan borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde (HMK m. 6), bonoda gösterilen ödeme yerinde (HMK m. 10) ve m. 50/1 uyarınca bononun düzenlendiği yerdeki icra dairesinde yapılabilir. (Yargıtay HGK, E. 2019/177)15 İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin değildir; icra dairesi yetkisizliğini kendiliğinden gözetemez, borçlunun bunu şikâyetle değil itiraz yoluyla ileri sürmesi gerekir.15 Tacir olan düzenleyen ve lehtar arasında bonoya konulan yetki şartı HMK m. 17 gereğince geçerlidir ve icra dairesinin yetkisi için de bağlayıcıdır; Kurul, yetki sözleşmesinin tarafların külli ve cüzi haleflerini de bağladığını belirterek bonoyu ciro yoluyla alan alacaklının takibinde bu şartın gözetilmesi gerektiğine karar vermiştir.15
Borca itirazda ve imzaya itirazda ispat nasıl yapılır, icra mahkemesi hangi belgeleri kabul eder?
İcra ve İflas Kanunu m. 169/a/1'e göre icra mahkemesi hâkimi itiraz sebeplerini incelemek için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır ve borcun olmadığının veya ödendiğinin ya da ertelendiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatı hâlinde itirazı kabul eder. Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imzayı alacaklı inkâr ederse icra mahkemesi m. 68/a'daki usule göre inceleme yapar; imzanın alacaklıya ait olduğu kanaatine varırsa borçlunun itirazını kabul eder ve alacaklıyı belgenin ilgili olduğu değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder (m. 169/a/3).
Teminat senedi iddiasında bu belge sınırı belirleyicidir. Hukuk Genel Kurulu'na göre bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyorsa borçlu bu iddiasını m. 168/5 ve m. 169/a kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir; bu durumda bononun sözleşmeyle bağlantısı m. 169/a kapsamında kanıtlanmalı ve sözleşmede senedin vade, düzenlenme tarihi ve miktarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır.9 Kurul, takip talebine genel kredi sözleşmesi eklenmiş olsa da sözleşmede senede herhangi bir atıf yapılmadığını ve alacaklının senedin teminat senedi olduğuna dair kabulünün de bulunmadığını belirterek borçluların itirazının reddi gerektiğine karar vermiş; senet miktarından daha az bir tutarın takibe konulmasında da yasal engel görmemiştir.9 Kurulun bir başka kararına göre alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde senedin kullandırılmış krediler çerçevesinde verildiğini beyan etmesi, senedin kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği anlamına gelmez; kararın bu kısmı oy çokluğuyla verilmiştir.3
Hukuk Genel Kurulu'na göre bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel def'idir; senet ciro veya teslimle devredilmişse iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.9 TTK m. 687/1'e göre poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri, hamil senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmadıkça hamile karşı ileri süremez; bu hüküm bonoya m. 778/1-a, çeke m. 818/1-e yollamasıyla uygulanır.
Diğer savunmalarda da aynı ölçü uygulanır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, alacaklının çekin ileri tarihli düzenlendiğine ilişkin iddiasını m. 169/a'da yazılı nitelikte bir belgeyle ispatlayamadığı olayda borçlu şirketin iddialarının borca itiraz kapsamında değerlendirilerek kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir.11 Hukuk Genel Kurulu'na göre senedin bedelinde tahrifat yapıldığı itirazı borca itiraz niteliğindedir; düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın düzenleyene ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmündedir ve senet düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirilir.14 Kurul, bedel hanesine sonradan rakam eklendiğini kesin kanaatle bildiren Adli Tıp raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu belirtmiş ve Özel Daire bozmasına uyulması gerektiğine karar vermiştir.14
İmzaya itirazda inceleme m. 170/3'ün yollamasıyla m. 68/a'nın dördüncü fıkrasına göre yapılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne göre bu incelemede imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama yükü alacaklıdadır ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya gidilmemelidir. (Yargıtay 12. HD, E. 2024/4806)16 Daire, HMK m. 211'deki usulün izlenerek inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten önceki veya mümkün olduğunca yakın tarihli, karşılaştırmaya elverişli belgelerdeki borçlu imzalarının getirtilmesini, ardından bilirkişi incelemesi yapılmasını aramış; imzanın borçluya ait olup olmadığı konusunda kanaat içermeyen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora itiraz edilen dosyada üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.16
İmzanın kime ait olduğu kadar hangi sıfatla atıldığı da tartışılabilir. Hukuk Genel Kurulu'na göre bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senedin ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır; ancak düzenleyen tarafından atılan iki imza aval olarak kabul edilemez.13 Kurul, şirket yetkilisinin şirketin kaşeleri üzerine attığı iki imzanın temsilcisi olduğu şirket adına atıldığını ve aval söz konusu olmadığını kabul etmiştir.13
Bono ve çekte zamanaşımı ne kadardır, icra mahkemesinde nasıl ileri sürülür (Türk Ticaret Kanunu m. 749 ve m. 814)?
Zamanaşımına ilişkin m. 749-751 bonolar hakkında da uygulanır (TTK m. 778/1-h) ve bonoyu düzenleyen kişi bir poliçeyi kabul eden gibi sorumludur (m. 779/1). Buna göre poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek istemler vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (m. 749/1). Hamilin cirantalarla düzenleyene karşı istemleri, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl (m. 749/2); bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine istemleri, senedi ödediği veya senedin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar (m. 749/3).
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu hükümleri bonoya şöyle uygulamıştır: bonoyu düzenleyene karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıl, hamilin cirantayı takip etmesi hâlinde bir yıldır. (Yargıtay 12. HD, E. 2025/3199)17 Daire, lehtar-ciranta konumundaki borçlu şirket hakkında takibin kesinleşmesinden sonra bir yıllık süre içinde zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığı için m. 71 yollamasıyla m. 33/a'ya göre zamanaşımı isteminin bu borçlu yönünden kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir.17 Görüldüğünde ödenecek bono, düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenmek üzere ibraz edilmelidir (TTK m. 704/1, m. 778/1-b). Daireye göre vadesi yazılmamış bononun bu süre içinde ibraz edilmemesi cirantalara başvuru hakkını düşürür, ancak zamanaşımı süresi dolmadıkça düzenleyenin sorumluluğu devam eder.7 Somut olayda bir yıllık ibraz süresi ve onun bitiminden itibaren üç yıllık zamanaşımı içinde takibe geçilmediği için düzenleyen borçlu yönünden zamanaşımının dolduğu kabul edilmiştir.7
Çekte hamilin cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 814/1); çek borçlularından birinin diğerine karşı başvurma hakları, çeki ödediği veya çekin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıldır (m. 814/2). Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 726'da 6 ay olan çek zamanaşımının 6273 sayılı Kanunla üç yıla çıkarıldığını ve ibraz süresi bu Kanunun yürürlüğünden sonra dolan çeklerin üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 12. HD, E. 2022/13628)18 Aynı kararda somut olayda takiplerin ihtiyati tedbirle durdurulduğu dönem gözetilerek, tedbirin kalktığı tarihten takip tarihine kadar zamanaşımı süresinin geçmediği kabul edilmiştir.18 Daire bunu, bugün mülga olan iflas erteleme kurumuna ilişkin İİK m. 179/b'ye dayandırmıştır;18 bu madde 7101 sayılı Kanunun 65. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanunla eklenen İİK geçici m. 14 ise yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflas erteleme taleplerine talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasını sürdürmüştür.
Zamanaşımı dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir (TTK m. 750/1). Kesen işlem kimin hakkında meydana gelmişse ancak ona karşı hüküm ifade eder ve kesilmeyle süresi aynı olan yeni bir zamanaşımı işlemeye başlar (m. 751/1-2). Bu iki hüküm çeke de uygulanır (m. 818/1-p).
İcra mahkemesi zamanaşımı itirazını senetteki tarihe göre inceler: borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat edemezse itirazı kabul eder, aksi hâlde reddeder (İİK m. 169/a/4). Kambiyo vasfı taşımayan senet ise adi senet hükmündedir; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, çift vadeli olduğu için bono sayılmayan belgedeki alacağın Türk Borçlar Kanunu m. 146'daki (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 125) on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve icra takibinde de alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresinin uygulanacağını belirtmiştir.6 Böyle bir senede dayanan alacağın genel mahkemede istenmesi alacak davası rehberinde anlatılır.
İcra inkâr tazminatı ve para cezası hangi koşullarda verilir (İcra ve İflas Kanunu m. 169/a ve m. 170)?
Borca itirazda tazminat iki ayrı koşula bağlanmıştır (m. 169/a/6). Borçlunun itirazı icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse, kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Takip geçici olarak durdurulmuşsa ve itiraz reddedilirse borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu menfi tespit ve istirdat davası açarsa veya alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilen tazminat kalkar.
Hukuk Genel Kurulu'na göre alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için önce itirazın “borcun olmadığı”, “itfa veya imhal edildiği” iddialarına dayalı olarak esasa ilişkin nedenlerle kabul edilmesi, ardından alacaklının takibinde kötü niyetli veya ağır kusurlu olması gerekir; kötü niyet ile ağır kusurun birlikte bulunması şart değildir, birinin bulunması yeterlidir.13 Kurul, bononun lehtarı olan alacaklının gerekli dikkat ve özeni göstermeden şirketi temsilen imza atan yetkili aleyhine de takip başlatmasını ağır kusur saymış ve bu kişi lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir.13 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de çekin lehtarı olan alacaklının düzenleyenle doğrudan ilişki içinde bulunduğunu, imzanın düzenleyen şirketin yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğunu ve borca itirazı kabul edilen borçluya karşı başlattığı takipte en azından ağır kusurlu sayılacağını belirterek borçlu lehine en az yüzde 20 tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir.11
İmzaya itirazda yaptırımlar m. 170'te ayrıca düzenlenmiştir. Ödeme emrinde borçluya, imzasını haksız yere inkâr ederse takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edileceği ihtar edilir (m. 168/1-4). İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itirazla birlikte takip m. 170/2'ye göre durdurulmuşsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir (m. 170/3). İcra mahkemesi itirazı kabul eder ve alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğunu saptarsa, alacaklıyı takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder (m. 170/4).
Bu yaptırımların tahsili bazı hâllerde ertelenir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa imza itirazı nedeniyle hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde kalkar (m. 170/3); alacaklı genel mahkemede dava açarsa kendisi hakkında verilen para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve bu davayı kazanırsa kalkar (m. 170/4). Menfi tespit ve istirdat davasının kendisi ayrı bir rehberin konusudur.
İlgili mevzuat
Madde 167 – (Değişik: 18/2/1965-538/80 md.)
Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.
Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur.
Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 25 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.)
İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır:
1. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar,
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı,
3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu,
4. (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
5. (Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı.
6. (Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı.
60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur.
Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 169 – (Değişik: 18/2/1965-538/82 md.)
Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.
İtirazın incelenmesi:
Madde 169/a – (Ek: 18/2/1965-538/83 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hâkim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hâkimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/46 md.) İcra mahkemesi hâkimi, borçlunun itiraz dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği veya senedin metninden zamanaşımına uğradığı veya borçlunun borçlu olmadığı yahut icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varırsa, daha evvel itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/32 md.) Borçlunun ibraz ettiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, icra mahkemesi hakimi, 68/a maddesindeki usule göre yapacağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde, borçlunun itirazının kabulüne karar verir ve alacaklıyı, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasina mahküm eder.Alacaklı birinci fıkra gereğince çağrıldığı duruşmaya gelmediği takdirde icra mahkemesi hakimi alacağın itiraz edilen kısmı için icranın muvakkaten durdurulmasına karar verir. Bunun üzerine alacaklı en geç altı ay içinde icra mahkemesi önünde duruşma talep ederek makbuz altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ispat etmek suretiyle, takibin devamına karar alabilir. İcra mahkemesi, imzanın alacaklıya ait olmadığına karar verirse borçluyu, sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder.
İcra hakimi, borçlunun zamanaşımı itirazını alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre varit görür ve alacaklı da zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse, itirazın kabulüne; aksi halde reddine karar verir.
İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açmak hakkı mahfuzdur. Alacaklı, genel mahkemede dava açarsa, inkar tazminatı ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan inkar tazminatı ve para cezası kalkar.
(Ek fıkra: 9/11/1988-3494/32 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/46 md.) Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.
(Değişik son fıkra: 2/3/2005-5311/13 md.) İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması, hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.
Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 170 – (Değişik: 9/11/1988-3494/33 md.)
Borçlu,168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.
İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.
(Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.
Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti:
Madde 170/a – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.)
Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.
İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.
(Ek: 9/11/1988-3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.
Uygulanacak diğer hükümler:
Madde 170/b – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.; Değişik: 17/7/2003-4949/48 md.)
61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ilâ 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.
Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 776- (1) Bono veya emre yazılı senet;
a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini,
c) Vadeyi,
d) Ödeme yerini,
e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,
f) Düzenlenme tarihini ve yerini,
g) Düzenleyenin imzasını,
içerir.
Kaynak: Türk Ticaret Kanunu (6102)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 777- (1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.
(2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.
(3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.
(4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.
Kaynak: Türk Ticaret Kanunu (6102)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 25 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 780- (1) Çek;
a) Senet metninde “çek” kelimesini ve eğer senet Türkçe’den başka bir dille yazılmış ise o dilde “çek” karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi,
c) Ödeyecek kişinin, “muhatabın” ticaret unvanını,
d) Ödeme yerini,
e) Düzenlenme tarihini ve yerini,
f) Düzenleyenin imzasını,
g) (Ek: 15/7/2016-6728/70 md.) Banka tarafından verilen seri numarasını,
h) (Ek: 15/7/2016-6728/70 md.) Karekodu,
içerir.
Kaynak: Türk Ticaret Kanunu (6102)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 796- (1) Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
(2) Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Bu bakımdan, bir Avrupa ülkesinde düzenlenip de Akdenize sahili bulunan bir ülkede ödenecek olan ve aynı şekilde Akdenize sahili olan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesinde ödenmesi gereken çekler aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkralarda yazılı süreler, çekte yazılı olan düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar.
Kaynak: Türk Ticaret Kanunu (6102)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 25 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 749- (1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
Kaynak: Türk Ticaret Kanunu (6102)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 25 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 814- (1) Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(2) Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Kaynak: Türk Ticaret Kanunu (6102)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 25 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Bonoda düzenleyen imzasının yeri ve kambiyo takibinde itirazların genel çerçevesiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/791 · K. 2025/539 ·
Alacaklı bonoya dayalı kambiyo takibi başlatmış, borçlu şirket kendi kaşesi üzerinde imza bulunmadığını ileri sürerek senedin kambiyo vasfını ve borcu inkâr etmişti. Bölge adliye mahkemesi borca itirazı kabul etmiş, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu; kambiyo vasfının süresinde yapılan başka bir şikâyet veya itirazla icra mahkemesince kendiliğinden ve öncelikle dikkate alındığını, imzaya itiraz dışındaki bütün itirazların borca itiraz sayıldığını, düzenleyenin imzasının bono metnini kapsayacak şekilde senedin altına atılmasının yeterli olduğunu ve şirketi temsilen atılan imzanın kaşe üzerinde bulunmasının zorunlu olmadığını açıkladı. Senet iki şirketin de yetkilisi tarafından tek imzayla imzalandığından borçlu şirketin sorumlu olduğunu kabul ederek direnme kararını oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Bonoda düzenleyenin imzası metni kapsayacak biçimde senedin altında olmalıdır; şirket kaşesinin üzerinde olması şart değildir.
2.Aynı senede dayalı mükerrer takip: derdestlik takip şartıdırYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2023/3119 · K. 2024/436 ·
Alacaklı, aynı bonoya dayalı genel haciz yoluyla ilamsız takip derdestken ayrıca kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmış; borçlunun mükerrer takip şikâyeti ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, derdestliğin HMK'da dava şartı olarak düzenlenmesi ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.01.2023 tarihli, 2021/2 E., 2023/1 K. sayılı kararıyla paralel olarak görüş değiştirdiğini; mükerrer takibin iptali talebinin takip şartı olarak icra mahkemesine süresiz şikâyetle getirilebileceğini ve derdestlik için takip türlerinin aynı olmasının gerekmediğini açıkladı. İkinci takibin iptali gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Aynı senet için derdest bir takip varken, türü farklı olsa da ikinci takip yapılamaz; bu, süresiz şikâyetle ileri sürülür.
3.Rehin ve kambiyo takibinin aynı anda yapılması; teminat senedi iddiasının ispatıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/995 · K. 2023/825 ·
Alacaklı banka, genel kredi sözleşmesinden doğan alacak için önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, ardından borçlular hakkında bonoya dayalı kambiyo takibi başlatmıştı; borçlular senedin kredinin teminatı olduğunu ve takibin mükerrer olduğunu ileri sürdü. Bölge adliye mahkemesi takibin durdurulmasına karar vermiş, Özel Daire bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu (A) kısmında, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2021/2 E., 2023/1 K. sayılı kararına dayanarak rehnin paraya çevrilmesi ve kambiyo takibinin aynı anda yapılamayacağını, bunun kamu düzenine ilişkin olup süresiz şikâyete tabi bulunduğunu belirterek iki borçlu yönünden kambiyo takibinin iptali gerektiğine oy birliğiyle karar verdi. (B) kısmında, senetten anlaşılmayan teminat iddiasının m. 169/a belgesiyle ve senedin vade, tarih ve miktarına açık atıfla ispatlanması gerektiğini, alacaklının senedin krediler çerçevesinde verildiği beyanının teminat kabulü sayılmayacağını belirterek diğer borçlu yönünden direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.
Sonuç: Aynı alacak için rehin takibi sürerken başlatılan kambiyo takibi süresiz şikâyetle iptal ettirilebilir; senedin krediler çerçevesinde verildiği beyanı teminat kabulü değildir.
4.“Bono” kelimesini içermeyen senet ve takibin re'sen iptaliYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2021/10487 · K. 2022/4250 ·
Borçlu, bonoya dayalı kambiyo takibinde sair şikâyetleriyle birlikte borca itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi istemi reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, borçlunun beş günlük sürede borca veya imzaya itiraz etmesi ya da zamanaşımı itirazında bulunması hâlinde, senedin kambiyo vasfı bulunmadığı tespit edilirse diğer itirazlar incelenmeksizin takibin re'sen iptali gerektiğini açıkladı. Takibe dayanak belgede “… bu senedim … mukabilinde” ibaresi bulunduğunu ama “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesinin yer almadığını, borcun kabulü de söz konusu olmadığından m. 170/a'nın son fıkrasının uygulanmayacağını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesi bulunmayan belgeye kambiyo takibi yapılamaz; icra mahkemesi bunu kendiliğinden gözetir.
5.Bonoda düzenleme yeri: idari birim şartı ve aval verenin adresiYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/724 · K. 2022/7066 ·
Borçlu, bonoya dayalı kambiyo takibinde senetteki imzaya itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi itirazı reddedip borçlu aleyhine tazminat ve para cezasına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, TTK m. 776/1-f uyarınca düzenleme yerinin zorunlu unsur olduğunu, düzenleme yeri olarak idari birim adının yazılmasının zorunlu ve yeterli bulunduğunu, aval verenin adresinin düzenleme yeri sayılamayacağını açıkladı. Senette düzenleyenin adı yanında yalnız mahalle, cadde, sokak ve kapı numarası bulunduğu ve hiçbir idari birim yer almadığı için senedin kambiyo vasfında olmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı, takibin iptali gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Bonoda düzenleme yeri olarak en azından bir idari birim adı bulunmalıdır; aval verenin adresi bu eksikliği gidermez.
6.Çift vadeli senet bono değildir; adi senette on yıllık zamanaşımıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/1163 · K. 2025/2667 ·
Borçlu, 2007 tarihli beş bonoya dayalı ve kesinleşmiş kambiyo takibinde zamanaşımı itirazında bulunmuş; ilk derece mahkemesi icranın geri bırakılmasına karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, TTK m. 778 yollamasıyla uygulanan m. 703'e göre çift vadeli senedin bono vasfında sayılamayacağını, icra takibine konu alacağın hangi zamanaşımına tabi ise takipte de aynı sürenin uygulanacağını açıkladı. Rakamla ve yazıyla farklı vade gösteren senedin adi senet hükmünde olduğunu ve Türk Borçlar Kanunu m. 146'daki (senedin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 125) on yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu, bu sürenin dolmadığını belirterek alacaklının temyizini kısmen kabul ederek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu. Senet mülga 6762 sayılı TTK döneminde düzenlenmiştir; Daire çift vade kuralını 6102 sayılı TTK m. 778 ve m. 703 üzerinden açıklamıştır.
Sonuç: Rakamla ve yazıyla farklı vade taşıyan senet bono değildir; alacak genel on yıllık zamanaşımına tabi olur.
7.Vadesiz bono: görüldüğünde ödenecek bono ve zamanaşımıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2023/6375 · K. 2024/3130 ·
Borçlu, vade gösterilmeyen üç bonoya dayalı takipte senetlerin zamanaşımına uğradığını ve kambiyo vasfı taşımadığını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi zamanaşımı itirazını kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise başvuruyu reddetmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, vadesi gösterilmemiş bononun TTK m. 777/2 uyarınca görüldüğünde ödenecek bono sayıldığını ve bu eksikliğin bono vasfını etkilemediğini, böyle bir bononun m. 704 uyarınca düzenlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde ibrazının zorunlu olduğunu, ibraz edilmemesinin cirantalara başvuruyu düşürdüğünü ama zamanaşımı dolmadıkça düzenleyenin sorumluluğunun sürdüğünü açıkladı. Bir yıllık ibraz süresi ve ardından üç yıllık zamanaşımı içinde takibe geçilmediğinden düzenleyen yönünden zamanaşımının dolduğunu belirterek kararı oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Vadesiz bono geçerlidir ve görüldüğünde ödenir; düzenleyene karşı zamanaşımı bir yıllık ibraz süresinin ardından işler.
8.Kambiyo vasfı: lehtarın aval şerhi ve düzenleyen-lehtar birleşmesiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2018/410 · K. 2022/736 ·
İcra mahkemesi, bonoda düzenleyenin kendi emrine senet düzenleyemeyeceği gerekçesiyle takibi iptal etmiş ve Özel Daire bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu; imza itirazı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse icra mahkemesinin m. 170/a'ya göre takibi iptal edemeyeceğini, TTK m. 778'in m. 673'e yollama yapmaması nedeniyle lehtar ve düzenleyen sıfatları birleşen senedin bono sayılmayacağını açıkladı. Somut olayda lehtarın ön yüze koyduğu aval şerhinin, bonodaki borçtan sorumlu olmadığı için geçersiz olduğunu, düzenleyen ile lehtar farklı kişiler olduğundan senedin bono vasfında bulunduğunu belirterek diğer itirazların incelenmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy birliğiyle bozdu. Karar, istinaf öncesi dönemden kalan bir dosyada, İİK geçici m. 7 yollamasıyla karar düzeltme yolu açık olarak verilmiştir.
Sonuç: Lehtarın senedin ön yüzüne koyduğu aval geçersizdir ve bono vasfını etkilemez; düzenleyen ile lehtar farklı kişiyse senet bonodur, aynı kişiyse bono sayılmaz.
9.Teminat senedi iddiası: takibin iptali mi, borca itiraz mı?Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2022/707 · K. 2023/423 ·
Borçlular, takip dayanağı bononun alacaklı bankayla imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu ileri sürerek borca itiraz etmişti. Bölge adliye mahkemesi kredi sözleşmesi takip talebine eklendiği ve tarih ile miktar örtüştüğü için itirazı kabul etmiş, Özel Daire bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu; senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan kayıt varsa mücerretliğin kalktığını ve takibin m. 170/a'ya göre iptal edileceğini, teminat niteliği senetten anlaşılamıyorsa iddianın borca itiraz olarak m. 169/a belgesiyle kanıtlanması ve sözleşmede senedin vade, düzenlenme tarihi ve miktarına açık atıf bulunması gerektiğini belirtti. Sözleşmede senede atıf ve alacaklının kabulü bulunmadığından direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.
Sonuç: Bononun teminat için verildiği, senet metninden anlaşılmıyorsa ancak senede vade, tarih ve miktarla açıkça atıf yapan bir belgeyle ispatlanabilir.
10.Çekte yasal ibraz süresi ve başka yerde ibrazın etkisiYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2024/3076 · K. 2024/8077 ·
Düzenleyen şirket, iki çeke dayalı kambiyo takibinde lehtarın düzenlenme tarihinden önce öldüğünü ve ciro silsilesinin kopuk olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri şikâyeti reddetmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, alacaklıların temyizini reddetti; borçlunun temyizini ise kısmen kabul etti. Daire, İİK m. 170/a uyarınca icra mahkemesinin kambiyo vasfını gerek talep üzerine gerek re'sen gözeteceğini, çekin yasal süre içinde muhataba ibrazının zorunlu olduğunu ve farklı yerde ibrazın ibraz süresini uzatmadığını açıkladı. Düzenlenme yeri ve muhatap bankanın bulunduğu yer aynı olan çeklerden birinin on günlük süre geçtikten sonra ibraz edildiğini, bu çekin kambiyo vasfını yitirdiğini belirterek o çek yönünden takibin iptali gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Yasal ibraz süresi geçtikten sonra bankaya ibraz edilen çek kambiyo vasfını yitirir; başka bir yerde ibraz süreyi uzatmaz.
11.İleri tarihli çek iddiasının ispatı ve lehtar alacaklının ağır kusuruYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/5627 · K. 2022/12095 ·
Takip dayanağı çeklerin düzenlenme tarihinde borçlu şirketin yetkilisi olmayan bir kişi tarafından imzalandığı alacaklının da kabulündeydi; alacaklı, çeklerin ileri tarihli düzenlendiğini ve önceki temsilci tarafından imzalandığını savunmuştu. Bölge adliye mahkemesi takiplerin durdurulmasına karar vermiş, ancak tazminat istemini reddetmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi; çekte keşide tarihinin gerçek tarihten sonraki bir tarih olarak yazılabileceğini, bu durumda ibraz süresinin uzatılmış sayılacağını, ancak ileri tarihli düzenleme iddiasının tarafların ortak imzasını taşıyan bir belgeyle kanıtlanması gerektiğini açıkladı. Lehtar alacaklının düzenleyenle doğrudan ilişkide bulunduğu ve imzanın yetkiliye ait olup olmadığını bilebileceği için en azından ağır kusurlu sayılacağını belirterek, borçlu lehine en az yüzde 20 tazminata hükmedilmemesini isabetsiz buldu ve kararı oy birliğiyle bozdu. Kararın giriş cümlesinde “bonoya dayalı” ifadesi geçse de dayanak senetler çektir.
Sonuç: Çekin ileri tarihli düzenlendiği ancak ortak imzalı bir belgeyle ispatlanabilir; düzenleyenle doğrudan ilişkideki lehtar alacaklı ağır kusurlu sayılabilir.
12.Beş günlük itiraz süresinin niteliği ve usulsüz tebliğYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/91 · K. 2023/105 ·
Borçluya ödeme emri 11.03.2016'da tebliğ edilmiş, borçlu vekili 17.03.2016'da icra mahkemesinde borca itiraz etmişti; itiraz dilekçesinde usulsüz tebliğ şikâyeti yoktu. Bölge adliye mahkemesi teminat senedi iddiası yönünden takibin iptaline karar vermiş, Özel Daire bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığı süre yönünden çözdü: borca itirazın beş günlük süresinin hak düşürücü olduğunu ve kendiliğinden gözetileceğini, sürelerin İİK m. 19'a göre hesaplanacağını, usulsüz tebligatın ancak borçlunun şikâyetiyle incelenebileceğini ve bu durumda öğrenme tarihinden itibaren beş gün içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesinin de istenmesi gerektiğini açıkladı. İtiraz süresinde yapılmadığından direnme kararını değişik gerekçeyle, oy birliğiyle bozdu. Kurul teminat senedi meselesinde ayrıca bir ölçüt koymadı.
Sonuç: Kambiyo takibinde beş günlük itiraz süresi hak düşürücüdür; usulsüz tebliğ ise ancak borçlunun şikâyeti üzerine incelenir.
13.Borca itirazın kabulünde alacaklı aleyhine tazminatın şartları; temsilen atılan imzaYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/605 · K. 2022/1821 ·
Şirketin yetkilisi, bonoyu şirketi temsilen imzaladığını ve şahsen sorumlu olmadığını ileri sürerek borca itiraz etmişti. İcra mahkemesi itirazı kabul ederek takibi iptal etmiş, tazminat istemini reddetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu; m. 169/a-6'daki tazminat için itirazın esasa ilişkin nedenlerle kabul edilmesi ve alacaklının kötü niyetli veya ağır kusurlu olması gerektiğini, ikisinden birinin yeterli olduğunu açıkladı. Senet ön yüzüne atılan ikinci imzanın kural olarak aval sayıldığını, ancak şirket kaşeleri üzerindeki iki imzanın şirket adına atıldığını belirtti. Lehtar alacaklının yetkili aleyhine takip başlatmasını ağır kusur sayarak tazminat gerektiğine, ayrıca borca itirazın kabulünde takibin iptaline değil durdurulmasına karar verilmesi gerektiğine hükmetti ve direnme kararını oy birliğiyle bozdu. Takip 2013 tarihlidir; karar istinaf öncesi usule göre verilmiştir.
Sonuç: Alacaklı aleyhine tazminat için esasa ilişkin kabul ile kötü niyet veya ağır kusurdan biri yeter; borca itirazın kabulü takibi iptal etmez, durdurur.
14.Senet bedelinde tahrifat iddiası ve takibin kısmen durdurulmasıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/208 · K. 2026/64 ·
Borçlu, 105.000 TL olarak düzenlenen bonoya sonradan “1” rakamı eklenerek bedelin 1.105.000 TL'ye çıkarıldığını ileri sürerek borca itiraz etmişti. Bölge adliye mahkemesi iddiayı senedin anlaşmaya aykırı doldurulması olarak nitelendirip yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, bedelde tahrifat itirazının borca itiraz niteliğinde olduğunu, paraflanmamış düzeltmenin yok hükmünde olduğunu ve senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirileceğini açıkladı. Adli Tıp raporu eklemeyi kesin olarak saptadığından senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılıp fazlası yönünden m. 169/a-5 gereğince takibin durdurulması gerektiğini belirterek direnme kararını oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Bedelde tahrifat borca itirazdır; paraflanmamış ekleme yok sayılır ve takip yalnız tahrif edilen kısım için durdurulur.
15.Kambiyo takibinde icra dairesinin yetkisi ve bonodaki yetki şartıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2019/177 · K. 2022/676 ·
Borçlu şirket, kambiyo takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ileri sürerek yetkiye itiraz etmiş; icra mahkemesi, bonodaki yetki kaydının takip alacaklısı banka ile borçlu arasında yapılmadığı gerekçesiyle itirazı kabul edip Özel Daire bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, bonoya dayalı kambiyo takibinin borçlunun yerleşim yerinde, bonodaki ödeme yerinde ve bononun düzenlendiği yerdeki icra dairesinde yapılabileceğini, icra dairesinin yetkisinin kamu düzeninden olmadığını ve itirazla ileri sürüleceğini, tacir olan düzenleyen ve lehtar arasındaki yetki şartının HMK m. 17'ye göre geçerli olduğunu ve yetki sözleşmesinin halefleri de bağladığını açıkladı. Yetki itirazının reddi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy birliğiyle bozdu. Karar, istinaf öncesi dönemden kalan bir dosyada verilmiştir.
Sonuç: Tacirler arasında bonoya konulan yetki şartı icra dairesinin yetkisini de belirler ve senedi ciroyla alan hamil için de geçerlidir.
16.İmzaya itirazda ispat yükü ve imza incelemesinin yöntemiYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2024/4806 · K. 2024/9838 ·
Borçlu, bonodaki imzaya itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, mukayese imzalarla uyuşmadığını belirten bilirkişi raporuna dayanarak takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine tazminata hükmetmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, imza incelemesinin m. 170/3 ve m. 68/a/4 yollamasıyla HMK m. 211'e göre yapılacağını, imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama yükünün alacaklıda olduğunu ve ispat yükünü ters çevirecek uygulamaya gidilmemesi gerektiğini açıkladı. İnkâr edilen imzanın atıldığı tarihten önceki veya yakın tarihli karşılaştırma belgelerinin getirtilmesi, istiktap yapılması ve incelemenin laboratuvar ortamında denetime elverişli raporla yapılması gerektiğini belirterek, kanaat içermeyen rapora dayanıldığı ve üç kişilik heyetten rapor alınmadığı gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozdu. Karar sonucu değil, incelemenin yöntemini belirler.
Sonuç: İmzaya itirazda imzanın borçluya ait olduğunu alacaklı ispatlar; kanaat bildirmeyen bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.
17.Bonoda zamanaşımı borçlunun senetteki sıfatına göre belirlenirYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/3199 · K. 2025/5090 ·
Borçlu, bonoya dayalı kambiyo takibinin kesinleşmesinden sonra zamanaşımı itirazında bulunmuş; ilk derece mahkemesi takibin talikine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi ise üç yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle istemi reddetmişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, TTK m. 778/1-h yollamasıyla uygulanan m. 749 uyarınca bonoyu düzenleyene karşı zamanaşımının vadeden itibaren üç yıl, hamilin cirantayı takip etmesi hâlinde bir yıl olduğunu açıkladı. Lehtar-ciranta konumundaki borçlu şirket hakkında iki haciz talebi arasında bir yıldan uzun süre zamanaşımını kesen işlem yapılmadığını, bu borçlu yönünden İİK m. 71 yollamasıyla m. 33/a'ya göre istemin kabulü gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Bonoyu düzenleyene karşı zamanaşımı üç yıl, cirantaya karşı bir yıldır; takip kesinleştikten sonra da bu süreler gözetilir.
18.Çekte zamanaşımı: altı aydan üç yıla geçişYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/13628 · K. 2023/5529 ·
Borçlu, 23.10.2014 düzenlenme tarihli çeke dayanan ve 20.02.2021'de başlatılan takipte zamanaşımı itirazında bulunmuştu. Bölge adliye mahkemesi üç yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle takibin durdurulmasına karar vermişti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, mülga 6762 sayılı TTK m. 726'da altı ay olan çek zamanaşımının 6273 sayılı Kanunla üç yıla çıkarıldığını, 6102 sayılı TTK m. 814'te de hamilin başvuru hakkının ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl olarak düzenlendiğini ve ibraz süresi bu Kanunun yürürlüğünden sonra dolan çeklerin üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunu açıkladı. Somut olayda borçlu hakkındaki iflas erteleme sürecinde (mülga İİK m. 179/b) takiplerin ihtiyati tedbirle durdurulduğunu, tedbirin kalktığı tarihten takip tarihine kadar sürenin dolmadığını belirterek kararı oy birliğiyle bozdu. Zamanaşımının işlemediği dönem, 7101 sayılı Kanunun 65. maddesiyle yürürlükten kaldırılan İİK m. 179/b'deki iflas erteleme sonucuna dayanır.
Sonuç: İbraz süresi 2012 değişikliğinden sonra dolan çeklerde zamanaşımı, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıldır.
19.Bonoya dayalı menfi tespit davasında görevli mahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/6135 · K. 2022/570 ·
Davacı, hile ile alındığını ileri sürdüğü bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için dava açmış; asliye ticaret mahkemesi, senede karşı iddianın senetle ispatı gerektiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, karar istinaf edilmeden kesinleşmişti. Adalet Bakanlığı, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini ve tanık dinlenmeden karar verildiğini ileri sürerek kanun yararına bozma istedi. 11. Hukuk Dairesi oy çokluğuyla; bonolarda malen kaydı bulunduğunu, şekil şartlarını taşıyan bonodan doğan uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu hükümlerinden kaynaklandığını ve TTK m. 4/1-a uyarınca davaya ticaret mahkemesince bakılmasının usule uygun olduğunu, açığa imzalı bonoda bedel hanesinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ise ancak senetle ispatlanabileceğini belirterek istemi reddetti.
Sonuç: Dairenin çoğunluğu, üzerinde malen kaydı bulunan bonoya dayalı menfi tespit davasına TTK m. 4/1-a uyarınca ticaret mahkemesince bakılmasını usule uygun bulmuştur; karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Sık sorulan sorular
Kambiyo senetlerine dayalı takipte itiraz süresi kaç gündür?
Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine başvurmalıdır. Bu süre imzaya itiraz, borca itiraz, zamanaşımı ve yetki itirazı ile senedin kambiyo senedi niteliği taşımadığına ilişkin şikâyet için geçerlidir. Süre hak düşürücüdür; geçtikten sonra yapılan itiraz geçersizdir. Takip kesinleştikten sonra gerçekleşen ödeme veya mehil için bu süre aranmaz; kesinleşmeden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığı ileri sürülürse m. 33/a kıyasen uygulanır (İcra ve İflas Kanunu m. 71, m. 170/b). Ödeme emri usulsüz tebliğ edilmişse süre, usulsüz tebliğin öğrenildiği tarihten itibaren işler ve tebliğ tarihinin düzeltilmesi de ayrıca istenmelidir.
Çek veya bono takibine itiraz icra dairesine mi, icra mahkemesine mi yapılır?
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte borca itiraz da imzaya itiraz da icra dairesine değil, dilekçeyle doğrudan icra mahkemesine yapılır. Genel haciz yolundaki itirazdan farklı olarak süre beş gündür ve itiraz icra mahkemesine yapılır. Başvuru, takibi yürüten icra dairesinin işlemlerine bakan icra mahkemesine yapılır.
İcra mahkemesine itiraz edilince takip durur mu?
Kural olarak durmaz: borca ve imzaya itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İcra mahkemesi, sunulan belgelerden borcun ödendiği, ertelendiği, zamanaşımına uğradığı veya icra dairesinin yetkisiz olduğu kanaatine varırsa ya da imzaya itirazı ciddi görürse takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. İtirazın kabulü kararıyla takip durur; alacaklının genel mahkemede dava açma hakkı saklıdır.
Bir senedin bono sayılması için hangi unsurlar gerekir?
Türk Ticaret Kanunu m. 776'ya göre bonoda senet metninde bono veya emre yazılı senet kelimesi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtarın adı, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası bulunmalıdır. Vade, ödeme yeri ve düzenleme yerindeki bazı eksiklikleri kanun kendisi tamamlar; diğer unsurlardan biri eksikse senet bono sayılmaz ve bu senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü takip yapılamaz. Tüketici işlemlerinde ise tüketiciye yalnız nama yazılı ve her taksit için ayrı senet düzenlenebilir; buna aykırı senetler tüketici yönünden geçersizdir (6502 sayılı Kanun m. 4/5).
Çek bankaya kaç gün içinde ibraz edilmelidir?
Çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde bankaya ibraz edilmelidir. Başka bir ülkede düzenlenen çeklerde süre bir ay veya üç aydır. Süreler, çekte yazılı düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, süresi geçtikten sonra ibraz edilen çekin kambiyo vasfını yitirdiğini ve farklı bir yerde ibrazın süreyi uzatmadığını kabul etmiştir.
Karşılıksız çıkan çek için icra takibi nasıl yapılır?
Hamil, süresinde ibraz ettiği çekin ödenmediğini bankanın çek üzerine yazdığı tarihli beyan, takas odasının beyanı veya protestoyla belgeleyerek düzenleyene, cirantalara ve diğer çek borçlularına başvurabilir ve kambiyo senetlerine özgü takip başlatabilir. Kısmi ödeme yapılmışsa banka çekin onaylı fotokopisini verir ve takip bu fotokopiyle de yapılabilir. Üzerindeki düzenleme tarihinden önce ibraz edilip ödenmeyen çek için hukuki takip yapılamaz; takip için çekin üzerindeki tarihe göre süresinde ibraz edilip karşılıksızdır işlemi görmesi gerekir. Karşılıksız çekin ceza yönü ayrı bir konudur.
Bono ve çekte zamanaşımı süresi ne kadardır?
Bonoyu düzenleyene karşı zamanaşımı vadeden itibaren üç yıldır. Hamilin cirantalara karşı istemleri kural olarak protesto tarihinden itibaren bir yılda, bir cirantanın diğer cirantalara karşı istemleri altı ayda zamanaşımına uğrar. Çekte hamilin başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıldır. Takip talebi ve dava zamanaşımını keser ve aynı süreyle yeni bir zamanaşımı başlar. Kambiyo vasfı taşımayan senetteki alacak, tabi olduğu zamanaşımı süresine bağlıdır; kanunda aksine hüküm yoksa bu süre on yıldır (Türk Borçlar Kanunu m. 146).
Senedin teminat için verildiği icra mahkemesinde nasıl ispatlanır?
Teminat kaydı senedin metninden anlaşılıyor ve ödemeyi bir şarta bağlıyorsa senet kambiyo senedi niteliğini kaybeder ve takip iptal edilir. Senet metninden anlaşılmıyorsa iddia borca itiraz olarak incelenir ve resmî ya da imzası kabul edilmiş bir belgeyle ispatlanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu belgede senedin vade, düzenlenme tarihi ve miktarına açıkça atıf yapılmasını aramaktadır; genel bir kredi sözleşmesinin takip talebine eklenmesi tek başına yeterli görülmemiştir. Kurul, alacaklının senedin kullandırılan krediler çerçevesinde verildiğini söylemesini de teminat kabulü saymamıştır.
İmzaya itiraz edilirse imzanın kime ait olduğu nasıl belirlenir?
İcra mahkemesi imza incelemesini kanundaki usule göre yapar; borçlunun başka belgelerdeki imzalarını getirtir, mahkemede borçluya yazı yazdırıp imza alabilir ve bilirkişi incelemesi yaptırır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Hukuk Genel Kurulu kararlarına da atıf yaparak imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün alacaklıda olduğunu belirtmiştir; Daireye göre imzanın kime ait olduğu konusunda açık kanaat bildirmeyen bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.
Haksız itiraz veya haksız takip hâlinde tazminat ödenir mi?
Borca itiraz esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse, kötü niyetli veya ağır kusurlu alacaklı takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Takip geçici olarak durdurulmuş ve itiraz reddedilmişse borçlu, alacaklının isteği üzerine aynı oranda tazminata mahkûm edilir. İmzaya itirazda ayrıca yüzde on oranında para cezası öngörülmüştür. Borca itirazda borçlu menfi tespit veya istirdat davası ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir; imzaya itirazda alacaklının açtığı dava yalnız para cezasının tahsilini erteler.
İcra mahkemesinin kararına karşı hangi kanun yoluna gidilir?
İcra mahkemesi kararına karşı, uyuşmazlığın değeri kanundaki parasal sınırı geçiyorsa kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna gidilebilir. Bölge adliye mahkemesinin nihai kararına karşı da değeri ayrı bir parasal sınırı geçen işlerde tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açıktır. Bu sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Kanun yoluna başvurmak kural olarak satış dışındaki icra işlemlerini durdurmaz. Borca itirazın reddi kararına karşı istinaf ise satış dahil hiçbir icra işlemini durdurmaz; icra ancak borçlu İcra ve İflas Kanunu m. 33/3'e göre teminat gösterirse durur.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Bu alandaki diğer rehberler
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.