İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Tebligatı almazsam ne olur? Kapıda bulunmama, imzadan kaçınma ve usulsüz tebligat (Tebligat Kanunu m. 21, 32, 35)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Tebligatı almamak, çoğu zaman onu geçersiz kılmaz.
  • Evde kimse bulunmazsa ya da evrakı almak istemezseniz, görevli evrakı muhtara veya zabıtaya bırakır ve kapıya bir haber kâğıdı yapıştırır; kanuna göre kâğıdın yapıştırıldığı gün tebliğ günü sayılır ve süreler o günden işler.
  • Adresini değiştirip yenisini bildirmeyen kişiye eski adrese yapılan tebliğ de belli koşullarla geçerlidir.
  • Görevli kurallara uymamışsa tebligat usulsüzdür; bu durumda kişinin tebligatı öğrendiğini söylediği gün tebliğ günü sayılır.

Tebligat, bir mahkemenin, icra dairesinin ya da idarenin bir işlemi kanunda gösterilen usulle ilgilisine bildirmesidir; dava ve takiplerdeki sürelerin çoğu bu bildirimin yapıldığı günden işler. Bu sayfa, tebligatı almamanın, kapıda bulunmamanın ve imzadan kaçınmanın sonuçlarını Tebligat Kanunu m. 21 ve m. 35 üzerinden; tebligatın kurallara aykırı yapıldığı durumu (usulsüz tebligat) m. 32 üzerinden ve Yargıtay kararlarındaki ölçütlerle anlatır.

İlgili rehberler: İcra takibine itiraz ve itirazın kaldırılması: süre, belge, ispat ve tazminatE tebligat nedir? Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi ve tebliğ tarihi (7201 sayılı Kanun m. 7/a)Tebligat SMS gelir mi? Kısa mesaj ile tebligatın farkı (7201 sayılı Kanun m. 7/a)

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

İcra takibinde ödeme emri gibi bir evrakın usulsüz tebliğ edildiği iddiası, icra dairesinin işlemine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür; icra dairelerinin işlemlerine karşı şikâyetleri icra mahkemesi hâkimi inceler.

Dayanak: İİK m. 16/1, m. 4/1

Yetkili mahkeme

Şikâyeti, tebligatı çıkaran icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi inceler; her icra mahkemesi hâkimi kendisine bağlanan icra dairelerinin işlemlerine yönelik şikâyetlere bakar.

Dayanak: İİK m. 4/1

Dava şartı

Dava şartı arabuluculuk yoktur: İİK m. 16/1 şikâyeti doğrudan icra mahkemesine yapılacak bir başvuru olarak düzenler; şikâyet, 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1'de sayılan arabuluculuk dava şartı listesinde de yer almaz.

Dayanak: İİK m. 16/1; 6325 sayılı Kanun m. 18/B/1

Süre ve zamanaşımı

Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Usulsüz tebligatta muhatabın tebliğe muttali olduğunu (öğrendiğini) beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır (Tebligat Kanunu m. 32).

Dayanak: İİK m. 16/1; Tebligat Kanunu m. 32

Yargılama usulü

Basit yargılama usulü; icra mahkemesine getirilen işler ivedi işlerdendir ve mahkeme duruşma yapılıp yapılmamasını takdir eder.

Dayanak: İİK m. 18/1, 18/3

Harç

İcra mahkemesine (icra tetkik mercii) başvuruda maktu başvurma harcı alınır; tutar Harçlar Kanunu (1) sayılı tarifenin güncel hâlinden okunur.

Dayanak: Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife A-I-1

Kanun yolu

İcra mahkemesi kararına karşı, ait olduğu alacak, hak veya malın değeri İİK m. 363/1'deki parasal sınırı geçiyorsa istinaf; süre kararın tebliğinden itibaren iki hafta. Sınır her yıl İİK ek m. 1'e göre artırılır ve şikâyetin yapıldığı tarihteki miktar esas alınır. Bölge adliye mahkemesi kararına, değer İİK m. 364/1'deki sınırı geçiyorsa iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilir.

Dayanak: İİK m. 363/1, m. 364/1-2, ek m. 1

Tebligat ne demek ve hangi adrese yapılır (Tebligat Kanunu m. 1 ve m. 10)?

Tebligat Kanunu m. 1'e göre mahkemeler ve diğer yargı mercileri, genel ve özel bütçeli kamu idareleri, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, sosyal güvenlik kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy tüzel kişilikleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak, elektronik ortam dahil tüm tebligat bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Tebligat, bir işlemin ilgilisine kanunda gösterilen usulle bildirilmesidir; Tebligat Kanunu m. 23'e göre tebliğ bir mazbata (tebliğ tutanağı) ile belgelenir ve bu mazbata tebliğin kime, nerede ve ne zaman yapıldığını, evrakı alanın imzasını ve tebliğ memurunun adını ve imzasını içerir.

Tebligat Kanunu m. 10/1'e göre tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. m. 10/2'ye göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığı anlaşılırsa veya oraya tebligat yapılamazsa, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Kişinin kendi başvurusu veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılabilir (m. 10/3).

Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu m. 21/1'e göre tebligat çıkarılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh verilerek m. 21/2 uyarınca tebligat çıkarılmalıdır. (Yargıtay 12. HD, E. 2020/8514)1 Aynı kararda, alacaklının takip talebinde bildirdiği adresin borçlunun bilinen adresi olduğu ve bilinen adresin tespiti için şikâyete konu takip dosyası dışında başka bir takip dosyasının araştırılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.1

Tebligat Kanunu m. 7/a, kanunda sayılan bazı gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu tutar. Elektronik tebligatın nasıl yapıldığı ve ne zaman yapılmış sayıldığı e-tebligat rehberinde, cep telefonuna gelen kısa mesajların tebligat sayılıp sayılmadığı SMS tebligat rehberinde anlatılmıştır; bu sayfa kâğıt tebligatı ve tebliğ memurunun adreste yaptığı işlemleri ele alır.

Tebligatı almazsam ne olur: Tebligat Kanunu m. 21/1'e göre adreste bulunmama ve evrakı almaktan kaçınma

Tebligat Kanunu m. 21/1'e göre kendisine tebligat yapılacak kişi veya onun yerine tebligat yapılabilecek kişilerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa ya da evrakı almaktan kaçınırsa (kanunun deyişiyle tebellüğden imtina ederse), tebliğ memuru şu işlemleri yapar: 1) evrakı o yerin muhtarına veya ihtiyar heyeti üyelerinden birine ya da zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder; 2) evrakı teslim alanın adresini gösteren ihbarnameyi adresteki binanın kapısına yapıştırır; 3) adreste bulunmama hâlinde durumu mümkün olduğunca en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre m. 21/1 iki hâli birlikte düzenler: biri adreste bulunmama, diğeri tebellüğden imtinadır. (Yargıtay 12. HD, E. 2024/602)2 Evrakı kapıda almayı reddetmek de, evde bulunmamak da tebligatı durdurmaz; her iki hâlde kanun evrakın muhtar veya zabıtaya bırakılmasını ve kapıya yapıştırılan ihbarnamenin tarihini tebliğ tarihi saymayı öngörür. Tebligat Kanunu m. 21/3'e göre muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri ve zabıta amir ve memurları kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdur. Kanun tebliğ tarihini evrakın muhtarlıktan alınmasına bağlamadığı için, muhtara bırakılan evrakın sonradan alınmaması süreyi ertelemez.

Tebligatı almamanın sonucu bu nedenle çoğu zaman beklenenin tersidir: süre, kişinin evrakı eline aldığı günden değil, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı günden işler. Bu sonucun doğması ise tebliğ memurunun kanunun öngördüğü sırayı ve kayıtları eksiksiz yerine getirmesine bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007 tarihli kararında tebliğe ilişkin kanun ve tüzük hükümlerinin tamamen şekli olduğunu, tebligatın bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi olduğunu ve bu hükümlerin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2007/915)3

Muhtara bırakılan tebligatın koşulları: bulunmama nedeninin araştırılması, beyan verenin adı ve en yakın komşu

Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m. 30, tebliğ memuruna muhatabın neden adreste bulunmadığını araştırma (tahkik etme) görevi yükler; tebliğ memuru araştırmanın sonucunu Tebligat Kanunu m. 23/7 uyarınca tebliğ evrakına yazar ve ilgilisine imzalatır, işlemin usule uygun olup olmadığı ancak bu şekilde hâkim tarafından denetlenebilir.2 Muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve dağıtım (tevziat) saatlerinden sonra geleceği bu şekilde belgelenmeden m. 21/1'e göre yapılan tebligat geçersizdir; m. 21/1'e göre belirlenen tebliğ tarihinin geçerli sayılması, tebliğ memurunun bu araştırmayı yapmasına ve belgelemesine bağlıdır. (Yargıtay 12. HD, E. 2025/8598)4

Bulunmama nedenini bildiren kişinin kimliği tutanağa geçmelidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre muhatap adreste bulunmazsa bulunmama nedeni komşu, kapıcı, yönetici gibi kişilerden araştırılarak beyanları alınmalı ve beyanda bulunan kişinin adı ve soyadı tebligat mazbatasına mutlaka yazılmalıdır; borçlunun çarşıda olduğunu söyleyen kişinin sıfatı ve adı soyadı yazılmadığı için ödeme emri tebligatı usulsüz sayılmıştır. (Yargıtay 12. HD, E. 2016/32188)5

Araştırmanın kapsamı olaya göre değişir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2024 tarihli kararında, mazbatada muhatabın çarşıya gittiğinin yazıldığı olayda muhatabın kısa süreli olarak adresten ayrıldığını, hayatın olağan akışına göre gün içinde adrese döneceğini ve dağıtım saatinden sonra dönüp dönmeyeceğinin ayrıca araştırılmasına gerek olmadığını kabul etmiş; tebligatı usule uygun bulmuş ve şikâyetin reddi gerektiğine karar vermiştir.2

Haber verilen komşunun gerçekten en yakın komşu olması gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026 tarihli kararında, haber verilen kişinin aynı sitede fakat farklı blokta oturduğunu ve iki bloğun arasının kuş uçuşu yaklaşık 30 metre olduğunu tespit eden zabıta araştırmasına dayanarak, bu kişinin en yakın komşu olmadığını ve ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu kabul etmiştir.4

İşlemlerin sırası da önemlidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ödeme emrinin ihbarname kapıya yapıştırıldıktan ve komşuya haber verildikten sonra muhtara teslim edildiği olayda, kanunda ve yönetmelikte gösterilen sıraya uyulmadığı için usulüne uygun bir tebliğden söz edilemeyeceğine karar vermiştir. (Yargıtay 12. HD, E. 2018/11624)6

Şirketler bakımından ölçüt farklıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre tüzel kişilere ticaret sicilindeki adreslerine m. 21/1'e göre tebligat yapılmışsa tebliğ memurunun bulunmama nedenini ve dağıtım saatinden sonra dönülüp dönülmeyeceğini araştırması gerekmez; ancak komşuya haber verme yükümlülüğü devam eder ve haber verilen komşunun adı tutanağa geçirilmelidir. Haber verilen komşunun adı yazılmayan tebligat usulsüz sayılmıştır. (Yargıtay 12. HD, E. 2021/3478)7

Adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adrese tebligat: Tebligat Kanunu m. 21/2 ve şerh koşulu

Tebligat Kanunu m. 21/2'ye göre gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi ise, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa bile tebliğ memuru evrakı muhtara, ihtiyar heyeti üyelerinden birine ya da zabıtaya imza karşılığında teslim eder ve ihbarnameyi kapıya yapıştırır; yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Kişinin kayıtlı adresinde oturmadığını söylemesi bu fıkra karşısında tek başına tebligatı geçersiz kılmaz. Tebligat Kanunu m. 23/8'e göre tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kayıt tebliğ mazbatasında yer almalıdır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre m. 21/2'ye göre tebligat yapılabilmesi için tebligatı çıkaran merciin, tebligat çıkarılan adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna ve bu adrese tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşmesi zorunludur; bu şerh verilmeden tebliğ memuru m. 21/2'ye göre tebliğ işlemi yapamaz.1 Aynı kararın olayında bilinen adrese gönderilen ödeme emri muhatabın adresten taşındığı şerhiyle iade edilmiş, ardından zarf üzerinde "mernis adresidir" ibaresi ve m. 21/2'ye göre tebliğ yapılacağına dair şerh bulunan tebligat adres kayıt sistemindeki adrese yapılmıştı; Daire bu tebligatı usulüne uygun bularak borçlunun usulsüz tebligat şikâyetinin reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.1

Şerhin bulunması da yetmez; tebligatın yapıldığı adresin gerçekten kişinin adres kayıt sistemindeki adresi olması gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, nüfus müdürlüğünden gelen yazıya göre borçlunun kayıtlı adresinin tebligatın yapıldığı adresten farklı olduğu olayda, m. 21/2'ye göre tebligat yapılan adres borçlunun adres kayıt sistemindeki adresi olmadığından ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu kabul etmiştir. (Yargıtay 12. HD, E. 2022/6707)8

Adresimi değiştirdim, bildirmedim: Tebligat Kanunu m. 35 hangi koşullarda uygulanır?

Tebligat Kanunu m. 35/1'e göre kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan mercie bildirmek zorundadır; bundan sonraki tebliğler yeni adrese yapılır. m. 35/2'ye göre adresini değiştiren kişi yenisini bildirmezse ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemezse, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. m. 35/3'e göre bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre gerçek kişilere m. 35'e göre tebligat yapılabilmesi için üç koşul birlikte aranır: 1) dosyada daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmış olması; 2) muhatabın bundan sonra adresini değiştirip yeni adresini bildirmemesi; 3) adres kayıt sisteminde de yerleşim yeri adresinin tespit edilememesi. Dosyada daha önce yapılmış geçerli bir tebligat olmadan gerçek kişilere m. 35'e göre tebliğ yapılamaz. (Yargıtay 12. HD, E. 2015/31881)9 Aynı karara göre takipte bildirilen adrese tebligat yapılamaz ve adres kayıt sisteminde de adres bulunmazsa, yani muhatabın adresi meçhulse, Tebligat Kanunu m. 28'e göre işlem yapılması gerekir.9 Kararın olayında ilk tebligat "evrak üzerinde cadde ve sokak ismi olmadığından" iade edilmiş, ardından aynı adrese m. 35'e göre tebligat yapılmıştı; m. 35/2'deki koşullar oluşmadığı için tebligat usulsüz sayılmıştır.9

Tüzel kişiler için kural farklıdır. Tebligat Kanunu m. 35/4'e göre daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve m. 35 hükümleri uygulanır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre borçlu şirketin tebligat adresinin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve dağıtım saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından kaçınılması hâlinde, bu adrese m. 21/1 ya da m. 35/4'e göre tebligat yapılması gerekir.7 Yurt dışında daha önce tebligat yapılmış Türk vatandaşı için m. 35/5 ayrı bir kural koyar: yeni yurt dışı adres bildirilmez ve adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, büyükelçilik veya konsolosluğun eski adrese gönderdiği bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.

Usulsüz tebligat ve öğrenme (ıttıla) tarihi: Tebligat Kanunu m. 32

Tebligat Kanunu m. 32'ye göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuşsa, yani tebligatı öğrenmişse geçerli sayılır; muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Kanun usulsüz tebligatı yok saymaz, sonucunu öğrenme tarihine taşır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre usulsüz bir tebligat mutlaka geçersiz değildir; muhatabın usulsüz tebligatı öğrenmesi hâlinde bu öğrenme tarihi itibarıyla hüküm doğurur ve m. 32'den kaynaklanan usulsüz tebligat şikâyetinde bulunma hakkı tebligatın muhatabına aittir. (Yargıtay 12. HD, E. 2016/11587)10 Muhatabın takipten daha önce haberdar olduğuna dair bir delil bulunmadıkça, beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.5 Daire başka bir kararında aynı kuralı, muhatabın beyan ettiği tarihin aksine yazılı bir delil olmadıkça tebliğ tarihi sayılacağı biçiminde ifade etmiştir.8

Öğrenme her zaman kişinin kendi beyanıyla belirlenmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ödeme emri usulsüz tebliğ edilmiş olsa da tahliye istemli dava dilekçesinin borçluya usulünce tebliğ edildiği olayda, borçlunun bu tebliğle icra dosyasındaki usulsüz tebliğe muttali olduğunun kabulü gerektiğine karar vermiştir.3 Kurula göre tebligatın usulsüzlüğünü her ne yolla olursa olsun öğrenen borçlu takibe itirazlarını bildirmez ve icra mahkemesine şikâyet yoluyla da başvurmazsa, takipten doğan hukuki sonuçların yerine getirilmesinde yasal bir engelin varlığından söz edilemez.3 Usulsüzlük bu nedenle kendiliğinden işleyen bir koruma değildir; öğrenildikten sonra süresinde ileri sürülmesi gerekir.

Usulsüz tebligat nasıl ileri sürülür: icra mahkemesine şikâyet ve yedi günlük süre (İİK m. 16/1)

İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 16/1'e göre icra ve iflas dairelerinin işlemleri hakkında, kanuna aykırı olmaları veya olaya uygun bulunmamaları nedeniyle icra mahkemesine şikâyet olunabilir; şikâyet bu işlemlerin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benimsediği Özel Daire bozma kararına göre ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunun ileri sürülmesi şikâyet niteliğindedir ve İİK m. 16/1 gereğince işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur. (Yargıtay HGK, E. 2014/636)11 Kararın olayında borçlu, icra mahkemesine verdiği dilekçede evrakın muhtara teslim edilmesi nedeniyle takipten haberdar olduğunu yazmış, fakat tebligatın usulsüzlüğünü dilekçede ileri sürmemiş, bunu ancak sonraki bir duruşmada dile getirmişti; usulsüz tebligat şikâyeti öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılmadığı için süre, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe göre hesaplanmış ve borçlunun itirazının süresinde olmadığı kabul edilmiştir.11

Usulsüzlüğü kimse muhatabın yerine ileri süremez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı yalnız ilgilisinin İİK m. 16/1 kapsamında icra mahkemesine yapacağı şikâyet üzerine incelenebilir; icra mahkemesi açıkça ileri sürülmedikçe tebligat usulsüzlüğünü kendiliğinden dikkate alamaz, icra dairesi de tebligatın usulsüz olduğunu belgeleyen bir icra mahkemesi kararı getirilmedikçe usulsüzlüğü kendiliğinden kabul edemez.10 Hukuk Genel Kurulu 2007 tarihli kararında usulsüz tebligatı öğrenen borçlunun takibe itirazlarını tebligatı çıkaran icra dairesine bildirmesi ve aynı zamanda icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurması gerektiğini belirtmiştir.3

Şikâyet kabul edilirse tebliğ tarihi düzeltilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre usulsüz tebliğ şikâyetinin kabulüyle Tebligat Kanunu m. 32 gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekir.4 Ödeme emrine itiraz süresi bundan sonra düzeltilen tarihten işler; itirazın kendisi ve gecikmiş itiraz, icra takibine itiraz rehberinde anlatılmıştır.

Tebligat geldi: tebliğ tarihi hangi süreleri başlatır?

Tebliğ tarihinin önemi, dava ve takiplerdeki sürelerin çoğunun bu tarihten işlemesindendir. Sık karşılaşılan örnekler: 1) ödeme emrine itiraz, İİK m. 62/1'e göre ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirilir; 2) dava dilekçesine cevap süresi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 127/1'e göre dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır; yazılı yargılama usulünde koşulları varsa bu süre içinde başvuran davalıya bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m. 127/1), basit yargılama usulünde ise ek süre iki haftayı geçemez (HMK m. 317/2); 3) istinaf süresi, HMK m. 345/1'e göre iki haftadır ve ilamın usulen her bir tarafa tebliğiyle işlemeye başlar; 4) bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz, HMK m. 361/1'e göre tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde yapılır.

Bu süreler, evrakın kişinin eline geçtiği güne göre değil, kanunun tebliğ saydığı tarihe göre hesaplanır: Tebligat Kanunu m. 21'e göre yapılan tebligatta ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, m. 35/2'ye göre yapılan tebligatta evrakın eski adresin kapısına asıldığı tarih, usulsüz tebligatta ise m. 32'ye göre muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihidir.

Kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle ödeme emrine süresinde itiraz edemeyen borçlu için İİK m. 65/1 ayrı bir yol öngörür: borçlu paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edebilir; ancak İİK m. 65/2'ye göre engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösteren delillerle birlikte itirazını bildirmek zorundadır. Bu yol, tebligatın usulsüz olduğunu ileri süren İİK m. 16/1 şikâyetinden ayrıdır: gecikmiş itirazda tebligat geçerlidir, süre bir engel nedeniyle kaçırılmıştır.

Usulsüz tebligatın ispatı: tebliğ mazbatası, şerhler ve mahkemenin araştırması

Tebliğin ispatı tebliğ mazbatasıyla yapılır. Tebligat Kanunu m. 23'e göre mazbata, tebliğin kime yapıldığını, muhataptan başkasına yapılmışsa o kişinin adını, soyadını ve adresini, tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını, m. 21'deki durum gerçekleşmişse buna ilişkin işlemlerin yapıldığını ve adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi, adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatta buna ilişkin kaydı ve tebliğ memurunun adını, soyadını ve imzasını içermelidir. Usulsüzlük iddiası çoğu zaman bu kayıtlardan birinin eksik olduğunun gösterilmesine dayanır.

Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre tebliğ işlemi ve tebliğ tarihi ancak kanun ve tüzükte emredilen şekillerle belgelenip ispat olunabilir; kanunda ve tüzükte öngörülen şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memurunun yazılı beyanı onun soyut sözünden ibaret kalır ve belgelendirilmiş sayılmaz.3 Kurul aynı kararda, muhatabın adreste bulunmama nedeni o tarihte yürürlükte olan Tebligat Tüzüğü m. 28'de sayılan kişilerden sorulup tutanağa geçirilmeden m. 21'e göre yapılan tebligatın eksik ve geçersiz olduğunu, bu durumda tebliğin borçlunun ödeme emrinden haberdar olduğu tarihte yapıldığının kabulü gerektiğini belirtmiştir.3

Mahkeme, mazbatadaki kaydın gerçeği yansıtıp yansıtmadığını araştırabilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararında ilk derece mahkemesinin yaptırdığı zabıta araştırması, haber verilen kişinin borçluyla aynı sitede fakat farklı blokta oturduğunu ortaya koymuş; Daire bu tespite dayanarak o kişinin en yakın komşu olmadığını kabul etmiştir.4 Başka bir kararda Daire, nüfus müdürlüğünden gelen cevabi yazıya dayanarak tebligatın yapıldığı adresin borçlunun adres kayıt sistemindeki adresi olmadığını tespit etmiş; borçlunun şikâyet dilekçesinde tebligatın yapıldığı yerin ev olmayıp bir muayenehane olduğunu belirtmesi karşısında adresin araştırılması gerektiğini ve eksik incelemeyle sonuca gidilmesinin doğru olmadığını kabul etmiştir.8

Öğrenme tarihi bakımından ispat yükü karşı taraftadır: Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre muhatabın beyan ettiği tarih, aksine yazılı bir delil olmadıkça tebliğ tarihi kabul edilir.8 Daire başka bir kararında beyan edilen tarihin tebliğ tarihi sayılmasını, muhatabın takipten daha önce haberdar olduğuna dair bir delilin bulunmamasına bağlamıştır.5

İlgili mevzuat

Tebligat Kanunu m. 21 — Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina

Madde 21 – (Değişik: 6/6/1985 - 3220/7 md.)

Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (1)

(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

(Ek: 19/3/2003-4829/5 md.) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.

Kaynak: Tebligat Kanunu (7201)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Tebligat Kanunu m. 35 — Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti

Madde 35 – Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

(Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

(Değişik: 19/3/2003-4829/11 md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

(Ek: 6/6/1985-3220/12 md.; Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.

(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.

Kaynak: Tebligat Kanunu (7201)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Tebligat Kanunu m. 32 — Usulüne aykırı tebliğin hükmü

Madde 32 – Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.

Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.

Kaynak: Tebligat Kanunu (7201)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Tebligat Kanunu m. 10 — Bilinen adreste tebligat

Madde 10 – Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.

(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.

Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.

Kaynak: Tebligat Kanunu (7201)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

İİK m. 16 — Şikâyet ve şartlar

Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)

Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu (2004)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Adres kayıt sistemindeki adrese şerhli tebligat: m. 21/2 şerhi bulunan tebliğ geçerli mi?Yargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2020/8514 · K. 2021/3762 ·

    Borçlu, ödeme emrinin kendisiyle ilgisi olmayan bir adrese gönderilip iade edilmesinin ardından Tebligat Kanunu m. 21/2'ye göre tebliğ edildiğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikâyetinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Daire, önce bilinen en son adrese m. 21/1'e göre, sonuç alınamazsa adres kayıt sistemindeki adrese şerh verilerek m. 21/2'ye göre tebligat çıkarılması gerektiğini; somut olayda zarf üzerinde mernis adresi ibaresi ve m. 21/2 şerhi bulunduğundan tebliğin usulüne uygun olduğunu belirterek şikâyetin reddi gerektiğine karar vermiştir.

    Sonuç: Tebligatı çıkaran merci m. 21/2 şerhini vermişse, adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebliğ geçerlidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Muhatap çarşıya gitmişse tebliğ memurunun araştırma yüküYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2024/602 · K. 2024/5650 ·

    Borçlu, ödeme emri yurt dışındayken tebliğ edildiği için tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürmüş; bölge adliye mahkemesi, muhatabın adresten sürekli mi geçici mi ayrıldığı araştırılmadığı gerekçesiyle şikâyeti kabul etmiştir. Daire, tebliğ memurunun bulunmama nedenini araştırıp tebliğ evrakına yazması gerektiğini açıkladıktan sonra, mazbatada muhatabın çarşıya gittiğinin yazılı olduğunu, bunun kısa süreli bir ayrılık olduğunu ve dağıtım saatinden sonra dönüp dönmeyeceğinin araştırılmasına gerek bulunmadığını belirterek tebligatı usule uygun bulmuş ve bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

    Sonuç: Mazbatada muhatabın çarşıda olduğu yazılmışsa, dönüş saatinin ayrıca araştırılmaması tebligatı usulsüz kılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Tebligat hükümlerinin şekli niteliği ve usulsüz tebliği başka yoldan öğrenmeYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2007/915 · K. 2007/946 ·

    Kira alacağı için başlatılan tahliye istemli takipte ödeme emri Tebligat Kanunu m. 21'e göre muhtara bırakılarak tebliğ edilmiş, bulunmama nedeni araştırılmamıştı. Kurul, tebliğe ilişkin hükümlerin tamamen şekli olduğunu ve en ufak ayrıntısına kadar uygulanması gerektiğini, bu tebligatın eksik ve geçersiz olduğunu kabul etmiştir. Bununla birlikte tahliye istemli dava dilekçesinin borçluya usulünce tebliğ edildiğini, borçlunun bu tebliğle icra dosyasındaki usulsüz tebliğe muttali olduğunu, usulsüzlüğü öğrenen borçlunun itiraz ve şikâyet yoluna gitmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

    Sonuç: Usulsüz tebligatı başka bir tebliğ yoluyla öğrenen borçlu süresinde itiraz ve şikâyette bulunmazsa takip kesinleşir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Haber verilen kişinin en yakın komşu olmasıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2025/8598 · K. 2026/706 ·

    Ödeme emri, muhatabın çarşıda olduğunu bildiren ve haber verilen komşunun beyanıyla muhtara bırakılarak Tebligat Kanunu m. 21/1'e göre tebliğ edilmişti. İlk derece mahkemesinin yaptırdığı zabıta araştırmasında bu kişinin aynı sitede fakat farklı blokta oturduğu, blokların arasının kuş uçuşu yaklaşık 30 metre olduğu anlaşılmıştı. Daire, m. 21/1'e göre mümkün olduğunca en yakın komşuya haber verilmesi gerektiğini, haber verilen kişinin bu ölçütü karşılamadığını ve tebligatın usulsüz olduğunu belirterek tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi gerektiğine karar vermiştir.

    Sonuç: Farklı blokta oturan kişiye haber verilmesi en yakın komşu koşulunu karşılamaz; tebligat usulsüzdür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Bulunmama nedenini bildirenin adının mazbataya yazılmasıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2016/32188 · K. 2017/1135 ·

    Ödeme emri, muhatabın çarşıda olduğu gerekçesiyle muhtara bırakılarak tebliğ edilmiş; borçlunun çarşıda olduğunu söyleyen kişinin sıfatı ve adı soyadı mazbataya yazılmamıştı. İlk derece mahkemesi usulsüz tebligat şikâyetini reddetmiştir. Daire, bulunmama nedeninin komşu, kapıcı veya yönetici gibi kişilerden araştırılıp beyan verenin adı ve soyadının mazbataya mutlaka yazılması gerektiğini, takipten daha önce haberdar olunduğuna dair delil yoksa muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi sayılacağını belirterek kararı bozmuştur.

    Sonuç: Bulunmama nedenini bildiren kişinin kimliği yazılmadan muhtara bırakılan tebligat usulsüzdür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Tebliğ memurunun işlem sırasıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2018/11624 · K. 2019/15671 ·

    Ödeme emri, ihbarname kapıya yapıştırıldıktan ve komşuya haber verildikten sonra muhtara teslim edilerek tebliğ edilmişti. Daire, Tebligat Kanunu m. 21/1'deki sıraya uyulmadığı için usulüne uygun bir tebliğden söz edilemeyeceğini belirtmiş; bölge adliye mahkemesinin tebliğ tarihini düzeltmeden yalnız ödeme emrinin iptaline ilişkin bendi kaldırmasını doğru bulmayarak, tebliğ tarihinin m. 32'ye göre öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

    Sonuç: Muhtara teslim ile kapıya yapıştırma arasındaki kanuni sıraya uyulmayan tebligat usulsüzdür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Şirkete m. 21/1'e göre tebligat ve komşuya haber vermeYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2021/3478 · K. 2021/7825 ·

    Borçlu şirkete ödeme emri, isim ve imzadan kaçınan komşunun beyanına göre muhtara bırakılarak tebliğ edilmiş, haber verilen komşunun adı mazbataya yazılmamıştı. Bölge adliye mahkemesi şikâyeti reddetmiştir. Daire, tüzel kişilerde bulunmama nedeninin araştırılmasının gerekmediğini ancak komşuya haber verme yükümlülüğünün sürdüğünü ve haber verilen komşunun adının tutanağa geçirilmesi gerektiğini belirterek tebligatı usulsüz bulmuş, bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

    Sonuç: Şirkete yapılan m. 21/1 tebligatında da haber verilen komşunun adı yazılmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Tebligatın yapıldığı adresin gerçekten adres kayıt sistemindeki adres olmasıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2022/6707 · K. 2022/13841 ·

    Ödeme emri Tebligat Kanunu m. 21/2'ye göre mernis adresi diye gösterilen bir adrese tebliğ edilmişti. Daire, usulsüz tebliğ şikâyetinin öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılacağını ve muhatabın beyan ettiği tarihin aksine yazılı delil olmadıkça tebliğ tarihi sayılacağını belirtmiş; nüfus müdürlüğünden gelen yazıya göre borçlunun kayıtlı adresinin farklı olduğunu, tebligatın yapıldığı adres mernis adresi olmadığından tebliğin usulsüz olduğunu kabul ederek şikâyeti reddeden bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

    Sonuç: Adres kayıt sistemindeki adres olmayan yere m. 21/2'ye göre yapılan tebligat usulsüzdür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Tebligat Kanunu m. 35'in koşullarıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2015/31881 · K. 2016/8319 ·

    Kambiyo senedine dayalı takipte ödeme emri, cadde ve sokak adı bulunmadığı için iade edilen adrese bu kez Tebligat Kanunu m. 35'e göre gönderilip kapıya asılarak tebliğ edilmişti. İlk derece mahkemesi borçlunun mernis adresi bulunmadığı gerekçesiyle şikâyeti reddetmiştir. Daire, gerçek kişilere m. 35'e göre tebligat yapılabilmesi için dosyada daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmış olması, muhatabın adresini değiştirip bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde adres tespit edilememesi gerektiğini, adres meçhulse m. 28'e göre işlem yapılacağını belirterek tebligatı usulsüz bulmuş ve kararı bozmuştur.

    Sonuç: Daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış adrese gerçek kişi için m. 35'e göre tebligat yapılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. Usulsüz tebligatı kimin ileri sürebileceğiYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2016/11587 · K. 2017/2700 ·

    İcra müdürlüğü, borçluya yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle takibin kesinleşmediğine karar vermiş, alacaklının bu karara yönelik şikâyeti reddedilmişti. Daire, usulsüz tebligatın öğrenme tarihi itibarıyla hüküm doğurduğunu, şikâyet hakkının tebligatın muhatabına ait olduğunu, icra mahkemesinin açıkça ileri sürülmedikçe usulsüzlüğü kendiliğinden dikkate alamayacağını ve icra dairesinin de bunu belgeleyen bir mahkeme kararı olmadan usulsüzlüğü kabul edemeyeceğini belirterek alacaklının şikâyetinin kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

    Sonuç: İcra dairesi, mahkeme kararı olmadan tebligatı kendiliğinden usulsüz sayamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Usulsüz tebligat şikâyetinin yedi günlük süresiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2014/636 · K. 2015/2494 ·

    Çeke dayalı takipte borçlu, icra mahkemesine verdiği dilekçede evrakın muhtara teslim edilmesi nedeniyle takipten haberdar olduğunu yazmış, ancak tebligatın usulsüzlüğünü dilekçede değil sonraki bir duruşmada ileri sürmüştü. Özel Daire, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunun ileri sürülmesinin şikâyet niteliğinde olduğunu ve İİK m. 16/1'e göre öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılması gerektiğini, bu süre geçtiği için itirazın ödeme emrinin tebliğ tarihine göre süresinde olmadığını belirterek kararı bozmuş; Hukuk Genel Kurulu bu bozma kararını benimseyerek direnme kararını bozmuştur.

    Sonuç: Usulsüz tebligat iddiası öğrenmeden itibaren yedi gün içinde ileri sürülmezse süreler asıl tebliğ tarihine göre işler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Tebligat ne demek?

Tebligat, mahkemelerin, icra dairelerinin, kamu idarelerinin, baroların ve noterlerin bir işlemi ilgilisine Tebligat Kanunu'nda gösterilen usulle bildirmesidir. Tebligat Kanunu m. 1'e göre bu bildirim, elektronik ortam dahil, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Bildirimin yapıldığı gün tebliğ tarihidir ve birçok süre bu günden işlemeye başlar.

Tebligatı almazsam tebligat geçersiz mi olur?

Hayır. Tebligat Kanunu m. 21/1'e göre muhatap ya da onun yerine tebligat yapılabilecek kişilerden hiçbiri adreste bulunmaz veya evrakı almaktan kaçınırsa, tebliğ memuru evrakı muhtara, ihtiyar heyeti üyelerinden birine ya da zabıtaya imza karşılığında teslim eder ve ihbarnameyi kapıya yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır; evrakın muhtarlıktan ayrıca alınıp alınmaması bu tarihi değiştirmez.

Evde yoktum, tebligat muhtara bırakılmış; bu tebligat geçerli mi?

Kanunun öngördüğü sıra izlenmişse geçerlidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarına göre tebliğ memurunun muhatabın neden adreste bulunmadığını komşu, yönetici ya da muhtar gibi kişilerden araştırması, beyanı verenin adını tebliğ mazbatasına yazması ve mümkün olduğunca en yakın komşuya haber vermesi gerekir; bu işlemler yapılmadan muhtara bırakılan tebligat usulsüzdür. Bu kural gerçek kişiye m. 21/1'e göre yapılan tebligat içindir: Daireye göre tüzel kişilere ticaret sicilindeki adreslerine yapılan tebligatta bulunmama nedeninin araştırılması gerekmez, ancak haber verilen komşunun adı yazılmalıdır; adres kayıt sistemindeki adrese m. 21/2'ye göre yapılan tebligat ise ayrı bir kurala bağlıdır (aşağıdaki SSS).

Adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresimde oturmuyorum; oraya yapılan tebligat geçerli mi?

Tebligat Kanunu m. 21/2'ye göre gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi ise, muhatap orada hiç oturmamış veya oradan sürekli ayrılmış olsa bile evrak muhtara veya zabıtaya teslim edilir, ihbarname kapıya yapıştırılır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre bu yolun kullanılabilmesi için tebligatı çıkaran merciin tebliğ evrakına adresin adres kayıt sistemindeki adres olduğunu ve tebligatın bu maddeye göre yapılacağını yazması gerekir.

Adresimi değiştirdim ama bildirmedim; eski adrese gelen tebligat geçerli mi?

Tebligat Kanunu m. 35'e göre kendisine veya adresine usulüne uygun tebliğ yapılmış kişi adresini değiştirirse yenisini tebliği yaptıran mercie bildirmek zorundadır. Bildirmezse ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemezse, evrakın bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre gerçek kişilerde bu yol, dosyada daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmamışsa kullanılamaz.

Usulsüz tebligat nedir, sonucu ne olur?

Kanunun gösterdiği usule uyulmadan yapılan tebligat usulsüzdür. Tebligat Kanunu m. 32'ye göre usulsüz tebliğ, muhatap tebliğe muttali olmuşsa, yani tebligatı öğrenmişse geçerli sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Böylece süreler, usulsüz tebligatın yapıldığı günden değil, muhatabın öğrendiğini bildirdiği günden işler.

Usulsüz tebligata karşı nereye ve ne kadar sürede başvurulur?

İcra takibinde usulsüz tebligat iddiası İcra ve İflas Kanunu m. 16/1 uyarınca icra mahkemesine şikâyetle ileri sürülür; şikâyet işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesine göre icra mahkemesi açıkça ileri sürülmedikçe tebligatın usulsüzlüğünü kendiliğinden dikkate alamaz; icra dairesi de bunu belgeleyen bir icra mahkemesi kararı olmadan usulsüzlüğü kendiliğinden kabul edemez.

Tebligat geldi, ne yapmalıyım?

Önce evrakın ne olduğu ve hangi tarihte tebliğ edilmiş sayıldığı belirlenir, çünkü süre çoğu zaman bu tarihten başlar. Örneğin ödeme emrine itiraz süresi İcra ve İflas Kanunu m. 62/1'e göre tebliğden itibaren yedi gün, dava dilekçesine cevap süresi Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 127/1'e göre tebliğden itibaren iki hafta, istinaf süresi HMK m. 345/1'e göre ilamın tebliğinden itibaren iki haftadır. Süre, evrakın elden alınmamış olmasına göre değil, kanunun tebliğ saydığı tarihe göre hesaplanır.

Tebligat Kanunu m. 21'e göre muhtara bırakılan evrakı almazsam süre işler mi?

İşler. Tebligat Kanunu m. 21/1 ve 21/2'ye göre tebliğ tarihi ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Kanun, tebliğ tarihini evrakın muhtarlıktan alınmasına bağlamaz; muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri ve zabıta kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdur.

Elektronik tebligat ve SMS ile gelen bildirim de tebligat sayılır mı?

Tebligat Kanunu m. 7/a, bazı gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu tutar. Elektronik tebligatın nasıl ve ne zaman yapılmış sayıldığı e-tebligat rehberinde, SMS ile gelen bildirimlerin ne sayıldığı SMS tebligat rehberinde ayrıca anlatılmıştır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla Borçlar Hukuku Avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.