İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Araç değer kaybı: sigortaya başvuru, hesaplama ve dava

Yayın tarihi:

Trafik kazasında hasar gören araç onarılsa bile kazasız hâline göre daha düşük fiyata satılabilir. Bu rehber, bu farkın kimden ve hangi yolla istenebileceğini, Karayolları Trafik Kanunu m. 85, m. 97 ve m. 109'u, sigortaya başvuru ve Sigorta Tahkim Komisyonu yolunu, Yargıtay'ın değer kaybını hangi ölçütle hesaplattığını ve davanın hangi mahkemede, hangi sürede açıldığını anlatır. Bedensel zararlar ayrı bir rehberin konusudur.

Kısaca

Trafik kazasında onarılan aracın kazasız hâline göre ucuza satılabilmesi araç değer kaybıdır. Değer kaybı, karşı tarafın kusuru oranında, karşı aracın sürücüsünden, işleteninden ya da trafik sigortacısından istenebilir. Karşı aracın trafik veya ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına dava açmadan önce yazılı başvuru zorunludur. Şirket on beş gün içinde yazılı cevap vermez veya talebi karşılamazsa dava ya da tahkim yolu açılır; Sigorta Tahkim Komisyonu için on beş iş günü içinde cevap verilmemesi de yeterlidir. Yargıtay değer kaybını ikinci el piyasa değerleri farkıyla, bilirkişi incelemesiyle belirler. Talep kural olarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

İlgili rehberler: Trafik kazası tazminatı: yaralanma, maluliyet ve sigortaya başvuru

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

Asliye ticaret mahkemesi, dava sigorta şirketine (karşı aracın zorunlu trafik sigortacısına ya da kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına) karşı açılıyorsa: zarar görenin sigortacıya doğrudan dava hakkı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiştir ve bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan davalar ticari davadır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde dava asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yalnız sürücüye ve işletene karşı açılan davada, dava her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili değilse asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Dayanak: TTK m. 4/1-a, m. 5/1, m. 5/4, m. 1478/1; HMK m. 2/1

Yetkili mahkeme

Sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesi ya da kazanın meydana geldiği yer mahkemesi. Kanun bu yerleri seçimlik olarak sayar; genel yetkili mahkeme de davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Sürücüye ve işletene karşı haksız fiil davasında zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Zorunlu trafik sigortacısına başvurudan sonra açılacak dava için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.7 ayrıca sigortacının merkezinin bulunduğu yer mahkemesini ve zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesini de sayar; bu hüküm 1/4/2020'de yürürlüğe girmiştir.

Dayanak: KTK m. 110/2; HMK m. 6/1, m. 16/1; ZMSS Genel Şartları C.7

Dava şartı

Sigorta şirketine karşı davada: sigortaya yazılı başvuru. Zarar gören, dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorundadır; şirket başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermez veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Bu kural kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır. Özel kanun bu başvuruyu zorunlu tuttuğu için sigorta şirketine karşı davada dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. Sürücüye ve işletene karşı davada bu başvuru şartı yoktur; ancak dava her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir ticari davaysa konusu para olan tazminat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Dayanak: KTK m. 97, m. 100; 6325 sayılı Kanun m. 18/A/18; TTK m. 5/A/1

Süre ve zamanaşımı

Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o süre uygulanır. Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da, sigortacıya karşı kesilirse tazminat yükümlüsüne karşı da kesilmiş olur.

Dayanak: KTK m. 109/1-3

Yargılama usulü

Dava ticari davaysa (karşı aracın zorunlu trafik veya ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına karşı dava; asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesinde görülse de) miktar veya değer TTK m. 4/2'deki parasal sınırı geçmiyorsa basit, geçiyorsa yazılı yargılama usulü; bu sınır HMK ek m. 1'e göre artırılır. Ticari olmayan dava (yalnız sürücüye ve işletene karşı, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmayan dava) HMK m. 316/1'deki basit yargılama listesinde yer almadığından yazılı yargılama usulüne tabidir. Zarar görenin kendi kasko sigortacısına karşı tüketici mahkemesinde açtığı davanın usulü bu satırın kapsamı dışındadır.

Dayanak: TTK m. 4/2, m. 5/4; HMK m. 316/1

Harç

Nispi harç: yargı harcı değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden alınır. Karar ve ilam harcının dörtte biri peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan davalardaki yirmide birlik peşin harç oranı, yalnız araçtaki zararı konu alan davaya uygulanmaz.

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 28/a

Kanun yolu

İlk derece mahkemesinin nihai kararına karşı istinaf; süre, ilamın tebliğinden itibaren iki hafta. Miktar veya değeri HMK m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarında karar kesindir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz; m. 362/1-a'daki temyiz sınırını geçmeyen davalarda temyiz yolu kural olarak kapalıdır. Ancak bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmı m. 341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse karar temyiz edilebilir; m. 362/1'deki temyiz sınırının altında kalan bu kararlarda, ilk derece mahkemesi kararıyla aradaki fark m. 341/2'deki sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır (m. 362/3). Bu parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır; davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Sigorta Tahkim Komisyonu yolu seçilmişse hakem kararına itiraz ve temyiz, 5684 sayılı Kanun m. 30/12'deki sınırlara göre belirlenir; bu tutarlar m. 30/22 uyarınca artırılabilir.

Dayanak: HMK m. 341/2, m. 345, m. 361/1, m. 362/1-a, m. 362/3, ek m. 1; 5684 sayılı Kanun m. 30/12, m. 30/22

Araç değer kaybı nedir, KTK m. 85 ve m. 91'e göre kimden istenir?

Araç değer kaybı, trafik kazasında hasar gören aracın onarıldıktan sonraki piyasa değeri ile kazadan önceki hasarsız değeri arasındaki farktır. Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış hâldeki değeri arasındaki farka ilişkindir. (Yargıtay 4. HD, E. 2021/21252)1 Onarım bedeli aracın parçalarındaki hasarı karşılar; değer kaybı ise onarımdan sonra da süren, aracın kazalı olmasından doğan fiyat eksilmesini karşılar. Yargıtay kararlarında hasar bedeli ile değer kaybının aynı davada ayrı kalemler olarak istendiği görülür. (Yargıtay 4. HD, E. 2023/5300)2 (Yargıtay 4. HD, E. 2022/12979)3

KTK m. 85/1, bir motorlu aracın işletilmesinin bir şeyin zarara uğramasına sebep olduğu hâli düzenler; araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa, işleten ile bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşletenlerden birinin aracına gelen zararda ise KTK m. 89/2 uygulanır: zarar gören, zarar veren işletenin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusurunu ya da geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesini veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluğun zarara yol açtığını ispat ederse zarar veren işleten tazminatla yükümlü tutulur. KTK m. 85/5'e göre işleten, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Sürücü ise TBK m. 49/1'e göre kusurlu ve hukuka aykırı fiiliyle verdiği zarardan sorumludur. KTK m. 88/1'e göre bir motorlu aracın katıldığı kazada bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlüyse bunlar müteselsilen sorumlu tutulur. Zarar gören kendisi de kazaya katılan araçlardan birinin işleteniyse KTK m. 89/3 uygulanır: tazminatla yükümlü olan işletenler zarar gören işletene karşı müteselsilen sorumludur.

KTK m. 91/1 işletenlere, m. 85/1'deki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirir. Zarar gören, TTK m. 1478/1 uyarınca uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmını doğrudan sigortacıdan isteyebilir; KTK m. 97 de bu doğrudan talep ve dava hakkını düzenler. Değer kaybı talebi karşı aracın zorunlu trafik sigortacısına yöneltilebilir; trafik sigortasının limitini aşan kısım için karşı aracın kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk teminatı gündeme gelir. (Yargıtay 4. HD, E. 2025/2945)4

KTK m. 90'a göre zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar KTK'da öngörülen usul ve esaslara tabidir; KTK'da düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Hangi zararların trafik sigortası kapsamı dışında kaldığını ise KTK m. 92 sayar; bu liste değer kaybını doğrudan etkileyen iki bent içerir (aşağıda). Bedensel zarar, tedavi giderleri ve manevi tazminat bu rehberin konusu değildir.

Araç değer kaybı tazminatının şartları: hasar, onarım ve kusur oranı

Değer kaybı isteminin şartları KTK m. 85/1, m. 89/2 ve TBK'nın haksız fiil hükümlerinden çıkar: 1) bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen kaza, 2) davacının aracında hasar, 3) onarımdan sonra da süren bir piyasa değeri eksilmesi, 4) kaza ile zarar arasında illiyet bağı, 5) kaza iki motorlu araç arasında olmuşsa ve zarar gören kendi aracının işleteniyse, KTK m. 89/2'ye göre karşı aracın işleteninin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusurunu ya da o araçtaki bir bozukluğun zarara yol açtığını ispat etmesi. Hukuk Genel Kurulu'na göre kazanın oluş şekline göre değişkenlik göstermekle birlikte kazalı bir araçta hayatın olağan akışına göre değer kaybı oluşacağı muhakkaktır; değer kaybının oluşup oluşmadığı ve miktarı ise aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği gibi hususlara bağlıdır. (Yargıtay HGK, E. 2017/2049)5

Değer kaybı istemi, hasarın aracın hangi bölümünde olduğuna bakılarak baştan reddedilemez. Bir davada ilk derece mahkemesi, hasar gören parçaların kaporta aksamı olmaması ve araçta tramer kaydı oluşmaması gerekçesiyle değer kaybı istemini reddetmişti; Yargıtay bu gerekçeyi fark ölçütüne uyulmadığı için yerinde bulmadı ve kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değerlerinin tespit edilmesini istedi.3 Aynı kararda, hasarlı parçaların orijinal yedek parçayla yenileneceği için değer kaybı olmayacağını bildiren bilirkişi raporu denetime olanak vermeyecek nitelikte bulundu.3

Yargıtay, aracın maliki olan davacının, kazada aracı başkası kullanıyorsa, kendi sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmış olmasının maddi zararının tazminini istemesine engel olmadığına karar vermiştir. (Yargıtay 4. HD, E. 2025/8637)6

Kusur oranı istemin miktarını doğrudan etkiler. Hukuk Genel Kurulu'na göre zarar veren, kusuru oranında gerçek zararı ödemekle sorumludur ve kazada sürücülerin kusur oranları teknik bilirkişi raporuyla belirlenir.5 KTK m. 92/g de hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini zorunlu trafik sigortası kapsamı dışında sayar. Kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesine itiraz edilmişse mahkemenin kusur konusunda bilirkişi raporu almadan hüküm kurması eksik incelemedir.3

Değer kaybı talebini trafik sigortası yönünden iki bent sınırlar. KTK m. 92/l, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı taleplerini zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında sayar; bu bent 7327 sayılı Kanunla eklenmiş ve 19/6/2021'de yürürlüğe girmiştir. KTK m. 92/g ise hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerini kapsam dışında bırakır. Araçta taşınan eşyanın zararı ayrıca m. 92/e ile kapsam dışıdır.

Değer kaybı başvurusu: KTK m. 97'ye göre sigortaya yazılı başvuru, 15 gün ve tahkim seçimi

KTK m. 97'ye göre zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorundadır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık çıkarsa, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. KTK m. 100 bu kuralı ihtiyari mali sorumluluk sigortasına da uygular. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5/a'ya göre 1/7/2026'dan sonra yapılan poliçelerde, araç hasarı için zorunlu trafik sigortacısına başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir; sigortacı hesapladığı değer kaybı tutarını, en geç nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla hak sahibine bildirir.

Yargıtay'a göre bu başvuru bir dava şartıdır (HMK m. 114/2); amacı, rizikonun gerçekleştiğinden haberi olmayan sigorta kuruluşunun uyuşmazlığı yargıya taşınmadan çözebilmesini, böylece talepte bulunanın tazminata bir an önce kavuşmasını ve yargının iş yükünün azalmasını sağlamaktır. (Yargıtay 4. HD, E. 2023/12689)7 Aynı kararda Daire, dava öncesinde tarafların zorunlu olmadığı hâlde ihtiyari arabuluculuğa başvurduğu bir olayda sigortacının rizikodan haberdar olduğunu, m. 97 ile amaçlanan durumun gerçekleştiğini ve dava şartı noksanlığının giderilmiş sayılacağını kabul etti.7 Bu karar yalnız o olaya ilişkindir; dava açıldıktan sonra yapılan başvurunun eksikliği genel olarak giderip gidermediğine dair bir ölçüt koymamıştır.

Yargıtay, KTK m. 97'deki başvuru şartının yalnız sigorta şirketine karşı davada arandığını, o davada sigorta şirketi dışındaki işleten yönünden bir dava şartı bulunmadığını ve müteselsil sorumlu işleten hakkında esastan karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.7 Dava her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse işletene karşı davada TTK m. 5/A'daki arabuluculuk şartı ayrıca gözetilir.

Sigorta şirketine karşı değer kaybı davasında ayrıca arabulucuya gidilmesi gerekmez. 6325 sayılı Kanun m. 18/A/18'e göre özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğu bulunan hâllerde dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. Yargıtay, davacının KTK m. 97'deki başvuru şartını yerine getirdiği iki davada verilen usulden ret kararlarını, dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanma yeri bulmadığı gerekçesiyle bozmuştur: biri yalnız değer kaybı istenen davadır; (Yargıtay 4. HD, E. 2021/14429)8 diğerinde araç hasarı, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli istenmiş, ilk derece mahkemesi davayı zorunlu arabuluculuk şartı gerçekleştirilmeden açıldığı gerekçesiyle usulden reddetmişti. (Yargıtay 4. HD, E. 2021/23273)9 Daire, zorunlu trafik sigortacısına karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını ayrıca açıkça yazmıştır.7

Başvurudan sonra zarar gören iki yoldan birini seçer: mahkeme veya Sigorta Tahkim Komisyonu. 5684 sayılı Kanun m. 30/1'e göre zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, sigorta kuruluşu tahkim sistemine üye olmasa da hak sahipleri tahkim usulünden yararlanabilir. Üye olmayan kuruluşa karşı bu hak yalnız zorunlu sigortalar için tanındığından, ihtiyari mali sorumluluk teminatına karşı Komisyon yolu sigorta kuruluşunun tahkim sistemine üye olmasına bağlıdır (m. 30/1). Komisyona gidebilmek için sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır; kuruluşun başvurudan itibaren onbeş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir (m. 30/13). Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz (m. 30/14). Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır (m. 30/16).

KTK m. 97'deki 15 gün hem dava hem 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkim yolu için yazılmıştır; 5684 m. 30/13 ise Komisyona başvuru için onbeş iş günü içinde yazılı cevap verilmemesini yeterli sayar. İki süre farklı birimlerle (gün ve iş günü) yazılmıştır; aralarındaki ilişkiyi çözen bir Yargıtay kararına bu rehberde yer verilmemiştir. KTK m. 97 ve m. 109, sigortaya yapılan başvurunun zamanaşımını durdurduğuna veya kestiğine dair bir hüküm içermez; bu soruyu çözen bir Yargıtay kararına da bu rehberde yer verilmemiştir. Sigortacının ödeme süresi ise ayrıdır: KTK m. 99/1'e göre sigortacılar, hak sahibinin genel şartlarla belirlenen belgeleri kendilerine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan miktarı ödemek zorundadır.

Araç değer kaybı hesaplama: Yargıtay'ın ikinci el piyasa değeri farkı ölçütü, önceki Genel Şartlar formülü ve 1/7/2026 değişikliği

Yargıtay değer kaybını tek bir yöntemle hesaplatır: aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile hasarı onarıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark. Hukuk Genel Kurulu bu yöntemi, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi ve hasarın nitelik ve niceliği gibi ölçütlerle birlikte açıklamıştır.5 4. Hukuk Dairesi de aynı yöntemi, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değerlerinin tespiti biçiminde uygular.3

Farkın hesabında gözetilen etkenler kararlarda sayılmıştır: aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi ve olay tarihindeki yaşı;4 aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği. (Yargıtay 17. HD, E. 2016/14941)10 4. Hukuk Dairesi 2025 tarihli bir kanun yararına bozma kararında aracın önceki kazalarının da araştırılıp niteliği ve etkisinin gözetilmesini istemiştir.6

Bir davada davalı sigorta şirketi, değer kaybı hesaplamalarının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekindeki kriterlere göre yapılması gerektiğini savunmuştur.2 Kapatılan 17. Hukuk Dairesi 2017'de, kaza tarihinden sonra 1/6/2015'te yürürlüğe giren Genel Şartların yöntemiyle yapılan değerlendirmeyi, Genel Şartlar kaza tarihinde yürürlükte olmadığı için eksik inceleme saydı ve Dairenin esas aldığı fark ölçütüne göre hesap istedi.10 Bu karar kapatılan Daireye aittir; bu rehberdeki 2021 ve sonrası tarihli Daire kararları 4. Hukuk Dairesinindir.

Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihli kararı KTK m. 90'daki genel şartlara yapılan atıfları ve m. 92/i'yi iptal etti. 4. Hukuk Dairesi bu iptalden sonra zararın ve kapsamının KTK ile TBK'nın haksız fiil hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirleneceğini, iptalin kesinleşmemiş ve derdest davalara da uygulanacağını açıkladı; bilirkişi raporunda Yargıtay uygulamasına göre hesap yapan seçenek yerine Genel Şartlara göre hesap yapan seçeneğin esas alınmasını hukuka aykırı buldu.1 2025'te de Genel Şartlar formülüyle bulunan tutara hükmeden hakem heyeti kararını, fark ölçütüne göre belirlenen miktara karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu.4

Kanun koyucu 2021'de 7327 sayılı Kanunla KTK m. 90'a, değer kaybı tazminatının aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ve hasar tutarı dikkate alınarak hesaplanacağını söyleyen bir cümle ile maddenin uygulama usul ve esaslarını Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna bırakan bir fıkra ekledi; ikisi de Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarihli, E. 2021/82, K. 2022/167 sayılı kararıyla iptal edildi ve iptal 14/2/2023'te yürürlüğe girdi. Bugünkü KTK m. 90 metninde değer kaybının nasıl hesaplanacağına dair bir ölçüt yoktur; KTK'da düzenlenmeyen hususlarda TBK'nın haksız fiil hükümleri uygulanır.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesi 12/6/2026 tarihli değişiklikle değiştirilmiştir. Değişiklik 1/7/2026'da yürürlüğe girmiştir ve Genel Şartlar C.11'e göre bu tarihten sonra yapılan sigorta sözleşmelerine uygulanır. Yeni A.5/a'ya göre değer kaybı, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun belirleyeceği usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarıldıktan sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir; araç hasarı için eksper atanmışsa eksper değer kaybı tespitine de raporunda yer verir. Bu hükmü uygulayan bir Yargıtay kararına bu rehberde yer verilmemiştir.

Değer kaybının ispatı: bilirkişi incelemesi, eski hasarlar ve raporlar arasındaki çelişki

TMK m. 6'ya göre taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür; değer kaybının varlığını ve miktarını zarar gören ispat eder. HMK m. 266'ya göre mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hukuk Genel Kurulu'na göre kusur durumu gibi değer kaybı incelemesi de teknik bilirkişi incelemesini gerektirir; teknik incelemeyi gerektiren bir konuda ticaret odasının yazı cevaplarına dayanılarak sonuca ulaşılamaz ve mahkeme bir bilirkişi raporuna neden itibar etmediğini gerekçeli kararda tartışmak zorundadır.5

Hasarın kendisi de teknik bilgiyle belirlenir. 4. Hukuk Dairesi 2026'da, dava öncesi sulh hukuk mahkemesinde yapılan delil tespitinde belirlenen hasar tutarı ile hakem heyetinin aldırdığı bilirkişi raporundaki tutar arasındaki farkın açıklanmadığı, raporun bazı hasarlı parçaları neden hesaba katmadığını göstermediği bir dosyada, hasarın nitelik ve niceliğinin belirlenmesinin özel ve teknik bilgi gerektirdiğini ve HMK m. 266 uyarınca gerçek zararın rapor alınarak belirleneceğini belirtti; raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ek rapor alınmadan verilen kararı bozdu. (Yargıtay 4. HD, E. 2024/12457)11 Dava öncesinde yaptırılan delil tespiti raporu ile sonraki rapor çeliştiğinde mahkeme çelişkiyi gidermek zorundadır.11

Aracın eski hasarları hesabın girdisidir. Kapatılan 17. Hukuk Dairesi, davalının savunmasında ileri sürdüğü eski hasarlar araştırılmadan ve bu kazadaki hasarın miktarı belirlenmeden yapılan değer kaybı hesabını eksik inceleme saymıştır. (Yargıtay 17. HD, E. 2018/2821)12 4. Hukuk Dairesi de önceki kazaların araştırılıp niteliği ve etkisinin gözetilmesini istemiştir.6 İki raporda hesaplanan değer kaybı arasında fahiş fark varsa, çelişkiyi gideren ayrıntılı ve denetime elverişli yeni bir rapor alınmalıdır.12

4. Hukuk Dairesi, değer kaybı ve kazanç kaybı için başlatılan takibe itirazın iptali davasında, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanıp alacak likit olmadığından davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesini doğru bulmamış ve kararı bu yönden düzelterek onamıştır. (Yargıtay 4. HD, E. 2020/3715)13 Kapatılan 17. Hukuk Dairesi de değer kaybı ve araç mahrumiyeti için başlatılan takibe itirazın iptali davasında, talep edilen tazminat miktarının likit olmadığını ve belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını belirtmiştir.12

Trafik sigortası, kasko ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası: değer kaybı hangi poliçeden ödenir?

Karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı değer kaybını poliçedeki sınırlar içinde öder. Zarar bu sınırı aşıyorsa kalan kısım için karşı aracın kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk teminatı gündeme gelir. Yargıtay kararlarında aktarılan İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1'e göre bu sigortayı yapan sigortacı, doğrudan uğranan maddi zararların zorunlu trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür; (Yargıtay 4. HD, E. 2022/10666)14 bu yüzden trafik sigortası limiti dolduktan sonra ihtiyari mali sorumluluk sigortası limiti içinde talepte bulunulabilir ve mahkeme önce trafik sigortası kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığını araştırmak zorundadır.4

İhtiyari mali sorumluluk teminatının kapsamı poliçedeki klozla belirlenir. 4. Hukuk Dairesi, poliçe her türlü değer kaybını açıkça teminat dışında bırakmışsa trafik sigortası limitini aşan değer kaybının bu poliçeden istenemeyeceğine, biri oybirliğiyle14 biri oy çokluğuyla (Yargıtay 4. HD, E. 2022/8519)15 verdiği kararlarda hükmetmiştir. KTK m. 100, KTK m. 95'i (sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılması), m. 97'yi ve m. 109'u ihtiyari mali sorumluluk sigortasına da uygular; bu hükümlerin böyle bir klozla ilişkisi oy çokluğuyla verilen kararın çoğunluk gerekçesinde tartışılmamıştır.

Zarar görenin kendi kasko sigortacısına karşı açtığı davada sigorta ilişkisi bir tüketici işlemiyse görevli mahkeme, 6502 sayılı Kanun m. 73/1 uyarınca tüketici mahkemesidir; tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda, kanunda sayılan istisnalar dışında, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (m. 73/A). Bu rehber, karşı aracın sürücüsünün ve işleteninin sorumluluğuna ve onların sorumluluk sigortalarına dayanan istemleri anlatır.

Trafik sigortasının kapsamı dışında kalan kalemler KTK m. 92'de sayılır ve değer kaybı talebiyle birlikte sık sık gündeme gelir: gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar (m. 92/k), hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri (m. 92/l) ve hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepler (m. 92/g). Bu kalemler trafik sigortacısından istenemez; sürücü ve işletenin genel hükümlere göre sorumluluğu ayrı bir sorudur.

Onarım bedeli, araç mahrumiyeti ve kazanç kaybı: değer kaybı dışındaki araç zararları

Aynı kazadan doğan araç zararları genellikle birlikte istenir: onarım (hasar) bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyeti (ikame araç) bedeli ve ticari araçlarda kazanç kaybı. Yargıtay'a göre araç mahrumiyet zararında kural şudur: aracın onarımı mümkün ve ekonomikse hasarın giderilmesi için makul tamir süresi belirlenir; onarım ekonomik değilse (araç pert ise) yeni araç satın alınması için gerekli süre tespit edilir.3 Bu süre için hükmedilecek bedelden, kaza olmasaydı dahi yapılacak yakıt gibi zorunlu giderler indirilir.3

Araç mahrumiyeti, aynı vasıfta bir aracın makul tamir süresi boyunca kiralanması için gereken bedel üzerinden hesaplanır.6 Yargıtay, davacının kazadan sonra araç kiraladığına veya taksi harcaması yaptığına dair delil sunmadığı gerekçesiyle mahrumiyet isteminin reddedildiği bir davada bu gerekçeyi yerinde bulmamış, makul tamir süresine göre mahrumiyet bedeline hükmedilmesini istemiştir.3

Bu kalemlerin kime yöneltileceği önemlidir. KTK m. 92/k'ya göre gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır; bent 7327 sayılı Kanunla eklenmiştir. Yukarıdaki mahrumiyet kararları araç sahibine ve sürücüye6 ya da yol bakımından sorumlu idareye3 karşı açılmış davalarda verilmiştir. Trafik sigortacısına karşı açılan davada bu kalemler için KTK m. 92/k gözetilir.

Ticari taksinin karıştığı bir kazada hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı birlikte istenmiş, mahkeme kazanç kaybını sigorta şirketi dışındaki davalıdan tahsile hükmetmişti; Yargıtay bu davada değer kaybının hangi davalıdan istenebileceği konusunda ıslahın sınırını çizmiştir (aşağıda). (Yargıtay 4. HD, E. 2021/9088)16

Araç değer kaybı davası: KTK m. 109'a göre zamanaşımı, görevli mahkeme ve ıslah

KTK m. 109/1'e göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Değer kaybı maddi zarardır ve bu süreye tabidir. KTK m. 109/5 diğer hususlarda genel hükümlerin uygulanacağını söyler; özel hüküm m. 109 olduğundan süre TBK m. 72'den değil bu maddeden okunur.

Araçta hasar oluşan bir kazada Yargıtay, KTK m. 109'da öngörülen zamanaşımı süresinin iki yıl olduğunu belirtmiş; Covid-19 salgını nedeniyle 7226 sayılı Kanun geçici m. 1 ve Cumhurbaşkanı Kararıyla duran 95 günün süreye eklenmesi gerektiğini hesaplayarak zamanaşımından verilen ret kararını bozmuştur.2 Kaza yaralanmayla da sonuçlanmışsa m. 109/2 devreye girer: dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörürse bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Yargıtay, taksirle yaralama suçunun da oluştuğu bir kazada, araç zararına ilişkin davanın m. 109/2 gereği uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığını kabul etmiştir.16

KTK m. 109/3'e göre zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı da tazminat yükümlüsü bakımından kesilmiş sayılır. Zarar görenin sigortacıya doğrudan davasında TTK m. 1478/1, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalma şartını ayrıca arar.

Görevli mahkeme davalının kim olduğuna göre değişir. Karşı aracın zorunlu trafik veya ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına karşı dava ticari davadır ve TTK m. 5/1 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür; TTK m. 5/4'e göre asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder. Yalnız sürücü ve işletene karşı, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olmayan davada HMK m. 2/1 uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme KTK m. 110/2'de sayılır: sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemeleri ya da kazanın meydana geldiği yer mahkemesi. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.7, zorunlu trafik sigortacısına başvurudan sonra açılacak dava için bunlara ek olarak sigortacının merkezinin ve zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemelerini de sayar.

Dava dilekçesinde bir davalıdan istenmeyen bir zarar kalemi, sonradan ıslahla o davalıya yöneltilemez. Yargıtay, dava dilekçesinde bir davalıdan istenmeyen araç değer kaybının ıslah dilekçesiyle bu davalıdan istenemeyeceğini, bunun dava dilekçesindeki talebin aşılması ve ıslaha ilişkin düzenlemelere aykırılık olacağını belirtmiştir.16 Aynı kararda, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilmesi savunma hakkını kısıtladığı için bozma nedeni sayılmıştır.16

İlgili mevzuat

KTK m. 85/1 — İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu

Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

Kaynak: Karayolları Trafik Kanunu (2918)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

KTK m. 89 — İşletenler veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri arasında zararın tazmini

Madde 89 – (Değişik: 17/10/1996-4199/32 md.)

Birden çok motorlu aracın katıldığı bir kazada işletenlerden biri bedensel bir zarara uğrarsa, özel durumlar ve özellikle işletme tehlikeleri başka türlü paylaştırmayı haklı göstermedikçe, kazaya katılan araçların işletenleri ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kendilerine düşen kusur oranında, zararı gidermekle yükümlüdürler.

İşletenlerden ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahiplerinden birine ait bir şeyin zarara uğraması halinde, zarar gören, ancak zarar veren işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusuru veya geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesi veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluk yüzünden zararın vuku bulduğunu ispat etmesi halinde zarar veren işleten veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi tazminatla yükümlü tutulur.

Tazminatla yükümlü olan işletenler veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri zarar gören işletene veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibine karşı müteselsilen sorumludurlar.

Kaynak: Karayolları Trafik Kanunu (2918)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

KTK m. 97 — Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı

Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.)

Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Kaynak: Karayolları Trafik Kanunu (2918)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

KTK m. 90 — Maddi ve manevi tazminat

Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.)

Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda (…) öngörülen usul ve esaslara tabidir. (Ek cümle:9/6/2021-7327/18 md.) (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda (…) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.

(Ek fıkra:9/6/2021-7327/18 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarihli ve E.: 2021/82, K.: 2022/167 sayılı Kararı ile.)

Kaynak: Karayolları Trafik Kanunu (2918)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

KTK m. 109 — Zamanaşımı

Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.

Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.

Kaynak: Karayolları Trafik Kanunu (2918)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TTK m. 1478 — Doğrudan dava hakkı

MADDE 1478- (1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir.

Kaynak: Türk Ticaret Kanunu (6102)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Genel Şartlar formülüYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/21252 · K. 2022/5913 ·

    Trafik sigortacısına karşı değer kaybı davasında mahkeme, bilirkişinin Genel Şartlar ekine göre yaptığı hesap seçeneğini esas alarak davayı reddetmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine Daire, Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihli kararıyla KTK m. 90'daki genel şartlara yapılan atıfların ve m. 92/i'nin iptal edilmesi nedeniyle zararın KTK ile TBK'nın haksız fiil hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirleneceğini, iptal kararının derdest davalara da uygulanacağını açıkladı; Yargıtay uygulamasına göre hesap yapan seçenek yerine Genel Şartlara göre hesap yapan seçeneğin esas alınmasını hukuka aykırı bularak hükmü, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydıyla bozdu.

    Sonuç: Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra değer kaybı Genel Şartlar formülüyle hesaplanamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Araçta hasar oluşan kazada iki yıllık zamanaşımıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2023/5300 · K. 2025/16019 ·

    30/4/2019'daki kazada aracı hasar gören davacının hasar bedeli ve değer kaybı için trafik sigortacısına 29/6/2021'de açtığı dava zamanaşımından reddedilmiş, istinaf başvurusu da esastan reddedilmişti. Daire, araçta hasar oluşan bu kazada KTK m. 109'da öngörülen zamanaşımı süresinin iki yıl olduğunu; 7226 sayılı Kanun geçici m. 1 ve Cumhurbaşkanı Kararıyla duran 95 günün eklenmesiyle sürenin 4/8/2021'de dolacağını ve dava tarihinde dolmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı, ilk derece kararını bozdu.

    Sonuç: Araçta hasar oluşan kazada değer kaybı talebi KTK m. 109/1'deki iki yıllık zamanaşımına tabidir; Daire bu süreye 7226 sayılı Kanunla duran 95 günü eklemiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Tramer kaydı, kaporta dışı hasar ve araç mahrumiyet bedeliYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/12979 · K. 2022/14487 ·

    Aracın rögar kapağına çarpması üzerine yol bakımından sorumlu davalıya karşı açılan davada mahkeme, hasar gören parçaların kaporta aksamı olmaması ve tramer kaydı oluşmaması gerekçesiyle değer kaybı istemini, kiralama veya taksi gideri belgelenmediği gerekçesiyle de araç mahrumiyeti istemini reddetmişti. Daire, değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gören kısımları dikkate alınarak kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el satış değerleri arasındaki farkla belirleneceğini; araç mahrumiyetinde onarım ekonomikse makul tamir süresinin, değilse yeni araç alınması için gereken sürenin esas alınacağını ve zorunlu giderlerin indirileceğini belirterek hükmü bozdu. Kusur konusunda rapor alınmadan hüküm kurulması da bozma nedeni yapıldı.

    Sonuç: Kaporta dışı hasar ve tramer kaydı olmaması tek başına değer kaybı istemini reddetmeye yetmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Değer kaybının hesaplanması ve ihtiyari mali sorumluluk sigortasının sırasıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2025/2945 · K. 2025/6015 ·

    Kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk teminatına karşı ileri sürülen değer kaybı istemi Sigorta Tahkim Komisyonunda kabul edilmişti; hakem heyeti bilirkişinin Genel Şartlar formülüyle bulduğu tutara hükmetmiş, aynı raporda piyasa rayicine göre daha düşük bir değer kaybı da hesaplanmıştı. Daire, ihtiyari mali sorumluluk sigortasının zorunlu trafik sigortası limitinin üzerinde kalan kısmı karşıladığını, bu yüzden önce trafik sigortasından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini; değer kaybının kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarılmış hâldeki ikinci el piyasa değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını bozdu.

    Sonuç: Değer kaybı Genel Şartlar formülüyle değil, kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el piyasa değerleri arasındaki farkla belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Değer kaybının teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenmesiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2049 · K. 2021/771 ·

    Değer kaybını ticaret odasının yazı cevabına dayanarak belirleyen ve davalı tanıklarının bir kısmını dinlemeyen mahkeme, kapatılan 17. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, zarar verenin kusuru oranında gerçek zararı ödemekle sorumlu olduğunu; kazalı araçta değer kaybının aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi ve hasarın nitelik ve niceliği gözetilerek hasarsız hâldeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile onarım sonrası ikinci el piyasa değeri arasındaki farkla bulunacağını ve bu incelemenin teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiğini açıkladı; direnme kararını oybirliğiyle bozdu. Kanun yolu yönünden karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga 1086 sayılı HUMK m. 429'a göre verilmiştir.

    Sonuç: Değer kaybı teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenir; ticaret odası yazısıyla yetinilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Önceki kazalar, araç mahrumiyeti ve malikin sürücü belgesiYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2025/8637 · K. 2025/14493 ·

    Sürücü ve araç sahibine karşı açılan değer kaybı ve araç mahrumiyeti davası, davacı malikin sürücü belgesine kaza tarihinde el konulmuş olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyizi üzerine Daire, değer kaybının aracın önceki kazaları araştırılıp niteliği ve etkisi gözetilerek fark yöntemiyle hesaplanacağını, araç mahrumiyet zararının makul tamir süresi ve aynı vasıfta bir aracın kiralanması için gereken bedel üzerinden belirleneceğini; kazada aracı kullanmayan malikin sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmış olmasının zararının tazminini istemesine engel olmadığını belirterek kararı sonuca etkili olmamak üzere bozdu.

    Sonuç: Değer kaybı, aracın önceki kazaları araştırılıp niteliği ve etkisi gözetilerek fark yöntemiyle hesaplanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Sigortaya başvurunun dava şartı olması ve işletene karşı davaYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2023/12689 · K. 2024/4378 ·

    Trafik sigortacısı ve işletene karşı açılan değer kaybı davası, sigorta şirketine başvuru yapılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyizi üzerine Daire, KTK m. 97 uyarınca dava açmadan önce sigorta şirketine yazılı başvurunun dava şartı olduğunu ve amacının rizikodan habersiz sigortacının uyuşmazlığı yargıya taşınmadan çözebilmesi olduğunu; zorunlu trafik sigortacısına karşı davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını açıkladı. Somut olayda taraflar dava öncesinde ihtiyari arabuluculuğa gittiği için sigortacının rizikodan haberdar olduğunu ve noksanlığın giderildiğini; sigorta şirketi dışındaki işleten yönünden ise dava şartı bulunmadığından esas hakkında karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydıyla bozdu.

    Sonuç: Sigortaya başvuru şartı yalnız sigorta şirketine karşı dava içindir; işletene karşı davada aranmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Yalnız değer kaybı istenen davada arabuluculukYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/14429 · K. 2021/5729 ·

    Yalnız araç değer kaybı için trafik sigortacısına açılan dava usulden reddedilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire, davacının dava öncesinde sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunduğunu ve cevap alamadığını; özel kanunlarda başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru zorunluluğu bulunan hâllerde dava şartı olarak arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağını belirterek, KTK m. 97'deki başvuru şartı yerine getirildiği için işin esasına girilmesi gerektiğine karar verdi ve bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.

    Sonuç: Sigortaya KTK m. 97 uyarınca başvuru yapılmışsa sigorta şirketine karşı değer kaybı davasında dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Sigortaya başvuru yapılmışsa arabuluculuk aranmazYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/23273 · K. 2022/901 ·

    Trafik sigortacısına karşı araç hasarı, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli için açılan dava, zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddedilmiş, istinaf başvurusu da esastan reddedilmişti. Daire, KTK m. 97'deki başvuru zorunluluğunu ve 6325 sayılı Kanun m. 18/A/18'i birlikte değerlendirerek, özel kanunda başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğu bulunduğundan dava şartı arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağını; davacı sigorta şirketine başvurduğu hâlde cevap alamadığına göre işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.

    Sonuç: Trafik sigortacısına KTK m. 97 uyarınca başvuru yapılmışsa ayrıca arabulucuya gidilmesi gerekmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Genel Şartlardaki hesap yöntemi ve fark ölçütü (geçmiş aşama)Yargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2016/14941 · K. 2017/7966 ·

    İlk derece mahkemesi, kaza tarihinden sonra 1/6/2015'te yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının hesap yöntemine dayanan bilirkişi raporuyla araçta değer kaybı oluşmadığını kabul etmişti. Kapatılan 17. Hukuk Dairesi, kaza tarihinde yürürlükte olmayan Genel Şartlara göre yapılan değerlendirmeyi eksik inceleme saydı; değer kaybının, kaza tarihindeki hasarsız ikinci el rayiç değer ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak bulunan onarılmış hâlin rayiç değeri arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini belirterek hükmü bozdu. Karar, sonradan kapatılan 17. Hukuk Dairesine aittir.

    Sonuç: Kapatılan 17. Hukuk Dairesi, kaza tarihinde yürürlükte olmayan Genel Şartlarla yapılan hesabı eksik inceleme saydı ve fark ölçütünü esas aldı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Delil tespiti raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2024/12457 · K. 2026/3998 ·

    Trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına karşı hasar bedeli ve değer kaybı istenmişti. Dava öncesinde sulh hukuk mahkemesindeki delil tespitinde belirlenen hasar tutarı ile hakem heyetinin aldırdığı bilirkişi raporundaki tutar arasında büyük fark vardı ve rapor bazı hasarlı parçaları neden hesaba katmadığını açıklamıyordu. Daire, hasarın nitelik ve niceliğinin belirlenmesinin özel ve teknik bilgi gerektirdiğini, HMK m. 266 uyarınca gerçek zararın rapor alınarak belirleneceğini, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ek rapor alınmadan karar verilemeyeceğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını bozdu.

    Sonuç: Delil tespiti raporu ile bilirkişi raporu arasındaki hasar farkı açıklanmadan hasar bedeli hakkında hüküm kurulamaz; çelişkiyi giderecek ek rapor alınır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Eski hasarların araştırılması ve icra inkâr tazminatıYargıtay 17. Hukuk Dairesi · E. 2018/2821 · K. 2020/2967 ·

    Değer kaybı ve araç mahrumiyeti için başlatılan takibe itirazın iptali davasında mahkeme bilirkişi raporuna göre değer kaybını kabul etmiş ve icra inkâr tazminatına hükmetmişti. Kapatılan 17. Hukuk Dairesi, aracın eski hasarları araştırılmadan ve bu kazadaki hasarın miktarı belirlenmeden yapılan değer kaybı hesabını eksik inceleme saydı; hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, yaşı ve kilometresi gözetilerek fark yöntemiyle ve raporlar arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmasını istedi. Tazminat miktarı likit olmadığından icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını da belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Değer kaybı hesabında aracın eski hasarları ve bu kazadaki hasarın miktarı araştırılmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Değer kaybı alacağında icra inkâr tazminatıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2020/3715 · K. 2021/829 ·

    Davacı şirketin otobüsüne arkadan çarpan araç nedeniyle değer kaybı ve kazanç kaybı için başlatılan takibe itirazın iptali davasında mahkeme davayı kısmen kabul etmiş ve dava dilekçesinde istenmemiş olmasına rağmen yüzde yirmi oranında icra inkâr tazminatına hükmetmişti. Daire, İİK m. 67/2'ye göre icra inkâr tazminatı için alacağın likit olması gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan bu alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtti; yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün icra inkâr tazminatına ilişkin bendini çıkararak kararı düzeltilmiş biçimiyle onadı. Kanun yolu yönünden karar, HMK geçici m. 3 uyarınca uygulanan mülga 1086 sayılı HUMK m. 438'e göre verilmiştir.

    Sonuç: Haksız fiilden kaynaklanan değer kaybı ve kazanç kaybı alacağı likit sayılmadı; icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru bulunmadı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Kasko poliçesinde her türlü değer kaybının teminat dışı bırakılmasıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/10666 · K. 2024/8342 ·

    Zorunlu trafik sigortası limiti ödendikten sonra kalan hasar bedeli ve değer kaybı, kusurlu aracın ihtiyari mali mesuliyet klozu içeren genişletilmiş kasko poliçesinden istenmiş; Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetleri değer kaybı talebini de kabul etmişti. Daire, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1'e göre sigortacının doğrudan uğranan maddi zararların zorunlu trafik sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin ettiğini; poliçenin tam metninde her türlü değer kaybının teminat dışı olduğuna dair açık bir düzenleme bulunduğundan değer kaybı tazminatının davalının sorumluluğunda olmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını oybirliğiyle bozdu. Vekâlet ücreti yönünden de bozma yapıldı.

    Sonuç: Poliçe her türlü değer kaybını açıkça teminat dışında bırakmışsa değer kaybı ihtiyari mali sorumluluk teminatından istenemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15.İhtiyari mali sorumluluk klozunda değer kaybı istisnasıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/8519 · K. 2024/3449 ·

    Zorunlu trafik sigortası limitini aşan değer kaybı, kusurlu aracın kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk teminatından istenmişti; poliçenin klozu her türlü değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerini teminat dışında bırakıyordu. Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetleri talebi kabul etmişti. Daire oy çokluğuyla, değer kaybı talebinin poliçenin ihtiyari mali sorumluluk klozunda teminat kapsamına alınmadığını, bu nedenle talebin reddi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını bozdu.

    Sonuç: Oy çokluğuyla verilen bu kararda, klozunda değer kaybını teminat dışında bırakan ihtiyari mali sorumluluk poliçesinden değer kaybı istenemeyeceği kabul edildi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 16.Yaralanmalı kazada ceza zamanaşımı ve ıslahla bir davalıya yeni talep eklenmesiYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/9088 · K. 2022/9432 ·

    Ticari taksinin karıştığı kazada hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı istenmişti. Daire, kazada taksirle yaralama suçunun da oluştuğunu gözeterek davanın KTK m. 109/2 uyarınca uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığını kabul etti ve bu yöndeki temyiz itirazlarını reddetti. Buna karşılık, dava dilekçesinde sigorta şirketinden istenmeyen değer kaybının ıslah dilekçesiyle bu davalıdan istenemeyeceğini, ıslahla dava konusu olmayan bir istemin davaya katılamayacağını; ayrıca ıslah dilekçesinin sigorta şirketine tebliğ edilmemesinin savunma hakkını kısıtladığını belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Dava dilekçesinde bir davalıdan istenmeyen değer kaybı, ıslahla o davalıya yöneltilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Araç değer kaybı nedir?

Trafik kazasında hasar gören aracın onarıldıktan sonraki piyasa değeri ile kazadan önceki hasarsız değeri arasındaki farktır. Onarım bedelinden ayrı bir zarar kalemidir ve karşı tarafın kusuru oranında, karşı aracın sürücüsünden, işleteninden ya da zorunlu trafik sigortacısından istenebilir.

Değer kaybı başvurusu nasıl yapılır, dava açmadan sigortaya gitmek şart mı?

Karşı aracın trafik sigortacısına karşı dava açmadan önce şirkete yazılı başvuru yapmak zorunludur; bu başvuru dava şartıdır. Şirket başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da tahkime başvurulabilir; Sigorta Tahkim Komisyonuna ilişkin kanun ayrıca şirketin on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesini Komisyona başvuru için yeterli sayar. Aynı kural kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk sigortası için de geçerlidir. 1/7/2026'dan sonra yapılan trafik sigortası poliçelerinde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilir. Yalnız sürücüye ve işletene karşı açılan davada bu başvuru şartı yoktur.

Sigortaya başvurduktan sonra mahkemeye mi, Sigorta Tahkim Komisyonuna mı gidilir?

Zarar gören ikisinden birini seçebilir; kanun dava açabileceğini veya tahkime başvurabileceğini söyler. Komisyona gidebilmek için sigorta şirketine başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır; şirketin on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir. Mahkemeye taşınmış bir uyuşmazlık için Komisyona başvuru yapılamaz. İhtiyari mali sorumluluk teminatına karşı Komisyon yolu, sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olmasına bağlıdır.

Araç değer kaybı hesaplama nasıl yapılır?

Yargıtay değer kaybını, aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarıldıktan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkla hesaplatır. Bu farkı bulurken aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, hasarın yeri ve büyüklüğü, yapılan onarım ve önceki kazaları gözetilir. Hesabı mahkemenin atadığı teknik bilirkişi yapar. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Yargıtay, Genel Şartlar ekindeki formülle yapılan hesaba dayanan kararları bozmuştur. 1/7/2026'dan sonra yapılan trafik sigortası poliçelerinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, değer kaybının sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el satış değerleri arasındaki fark dikkate alınarak tespit edileceğini öngörür; bu hükmü uygulayan bir Yargıtay kararına bu rehberde yer verilmemiştir.

Aracın eski hasar kaydı varsa değer kaybı istenebilir mi?

Yargıtay eski hasarları değer kaybı hesabının girdisi olarak ele alır: önceki kazaların araştırılmasını ve niteliği ile etkisinin hesapta gözetilmesini ister; eski hasarlar araştırılmadan yapılan hesap eksik inceleme sayılır. Hasarın kaporta dışındaki parçalarda olması ya da tramer kaydı oluşmaması da tek başına ret gerekçesi değildir.

Trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araç için trafik sigortasından değer kaybı istenebilir mi?

Araç hasar sebebiyle trafikten çekilmiş veya hurdaya çıkarılmışsa hayır. Karayolları Trafik Kanunu m. 92/l, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı taleplerini zorunlu trafik sigortası kapsamı dışında sayar. Bent 7327 sayılı Kanunla eklenmiş ve 19/6/2021'de yürürlüğe girmiştir.

Kazada benim de kusurum varsa değer kaybı alabilir miyim?

Kusur oranı tazminatın miktarını etkiler. Yargıtay'a göre zarar veren, kusuru oranında gerçek zararı öder; kusur oranları teknik bilirkişi raporuyla belirlenir. Zarar görenin kendi kusuruna denk gelen kısım da kanunen zorunlu trafik sigortası kapsamı dışındadır.

Araç değer kaybı davası ne kadar sürede açılmalı?

Kural olarak zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde. Kaza aynı zamanda ceza kanununun daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç oluşturuyorsa, örneğin yaralanmalı bir kazada, o daha uzun süre uygulanır.

Değer kaybı davası için arabulucuya gitmek gerekir mi?

Karşı aracın trafik sigortacısına ya da ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan davada gerekmez; sigortaya yazılı başvuru zorunluluğu bulunduğu için dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz ve Yargıtay bu yönde verilen usulden ret kararlarını bozmuştur. Sürücüye ve işletene karşı açılan dava, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir ticari dava niteliğindeyse arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Kendi kasko sigortacınıza karşı dava tüketici mahkemesinde görülüyorsa, kanundaki istisnalar dışında arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Trafik sigortası limiti değer kaybını karşılamıyorsa ne olur?

Limiti aşan kısım için karşı aracın kasko poliçesindeki ihtiyari mali sorumluluk teminatına başvurulabilir; bu teminat, poliçede kapsama alınmış olmak kaydıyla trafik sigortası limitinin üzerinde kalan kısmı karşılar. Yargıtay kararlarında, poliçe klozu değer kaybını teminat dışında bırakmışsa bu poliçeden değer kaybı istenemeyeceği kabul edilmiştir; bu kararlardan biri oy çokluğuyla verilmiştir. Türk Ticaret Kanunu m. 1478/1'e göre zarar gören, zararının sigorta bedeline kadar olan kısmını doğrudan sigortacıdan isteyebilir. Limiti aşan kısmın sürücüden ve işletenden istenmesini ele alan bir Yargıtay kararına bu rehberde yer verilmemiştir.

Değer kaybı davası hangi mahkemede açılır?

Karşı aracın trafik sigortacısına ya da ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan dava ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür; asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi bakar. Yalnız sürücüye ve işletene karşı açılan davada, dava ticari değilse asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Kendi kasko sigortacınıza karşı dava, ilişki tüketici işlemiyse tüketici mahkemesinde görülür. Dava sigortacının şubesinin veya poliçeyi düzenleyen acentenin bulunduğu yerde ya da kaza yerinde açılabilir. Davalının yerleşim yeri mahkemesi de genel yetkilidir; sürücüye ve işletene karşı davada zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, trafik sigortacısına başvurudan sonra açılacak dava için sigortacının merkezinin ve zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemelerini de sayar.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Borçlar Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Borçlar Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp