Manevi tazminat davası: kişilik hakkı ihlali, miktar ve zamanaşımı
Yayın tarihi:
Kişilik hakkı hukuka aykırı biçimde zedelenen ya da bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişi, uğradığı manevi zarar için bir miktar para isteyebilir. Bu rehber Türk Borçlar Kanunu m. 56 ve m. 58 ile Türk Medeni Kanunu m. 24-25'i, davanın hangi mahkemede ve hangi sürede açıldığını ve Yargıtay'ın hukuka aykırılık ile tazminat miktarı konusunda kullandığı ölçütleri anlatır.
Kısaca
Kişilik hakkına hukuka aykırı olarak saldırılan kişi, uğradığı manevi zarar karşılığında bir miktar para isteyebilir. Bedensel bütünlüğü zedelenen kişi de aynı hakka sahiptir; ağır bedensel zarar veya ölümde yakınlar da tazminat isteyebilir. Hâkim para yerine ya da paraya ek olarak saldırıyı kınayan bir karar verebilir. Dava kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır. Tazminat istemi, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yılda, her hâlde olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar; fiil suç ise ceza zamanaşımı daha uzun olabilir.
Bu sayfada
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Manevi tazminat davasının şartları nelerdir: TBK m. 58 ve TMK m. 24'e göre hukuka aykırı saldırı ve manevi zarar
- Bedensel zarar ve ölümde manevi tazminat: TBK m. 56 kimlere hak tanır?
- Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir: Yargıtay'ın ölçütleri ve zenginleşme aracı olmama ilkesi
- Hakaret, basın ve sosyal medya yoluyla ihlalde hukuka aykırılık: haber verme hakkı, eleştiri ve kamu yararı dengesi
- Para dışındaki giderim yolları: TBK m. 58/2'de kınama kararı ve yayın, TMK m. 25'teki davalar
- Kusur, tahrik ve ceza mahkemesi kararı tazminatı nasıl etkiler (TBK m. 52 ve m. 74)?
- Manevi tazminatta zamanaşımı: TBK m. 72'deki iki ve on yıllık süreler ve ceza zamanaşımı istisnası
- Manevi tazminat davasında ispat yükü kimdedir ve hangi deliller kullanılır?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
Asliye hukuk mahkemesi. Şahıs varlığına ilişkin davalarda, aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Uyuşmazlık işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğuyorsa iş mahkemesi, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğuyorsa tüketici mahkemesi görevlidir. Kamu görevlisinin yetkisini kullanırken işlediği kusurdan doğan tazminat davası görevliye değil idareye karşı ve idari yargıda tam yargı davası olarak açılır.
Dayanak: HMK m. 2; 7036 sayılı Kanun m. 5; 6502 sayılı Kanun m. 73; İYUK m. 2/1-b
- Yetkili mahkeme
Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiilde fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir; kişilik haklarının korunması için davacı kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir.
Dayanak: HMK m. 6, m. 16; TMK m. 25
- Dava şartı
Genel kural: yoktur. Hakaret, basın ve sosyal medya yayını ya da trafik kazası gibi genel haksız fiile dayanan manevi tazminat davasında dava şartı arabuluculuk aranmaz; arabuluculuk ancak ilgili kanunda dava şartı olarak öngörülmüşse uygulanır. Ancak: işçinin işverenden kanuna veya iş sözleşmesine dayanarak istediği tazminatta (ör. mobbing) arabulucuya başvurmak dava şartıdır; iş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat bu kuralın dışındadır. Ticari davalardan konusu bir miktar para olan tazminat davaları, tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklar (kanunda sayılan istisnalar dışında) ile kira ilişkisinden, kat mülkiyetinden ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda da arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
Dayanak: 6325 sayılı Kanun m. 18/A, m. 18/B; 7036 sayılı Kanun m. 3; TTK m. 5/A; 6502 sayılı Kanun m. 73/A
- Süre ve zamanaşımı
Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl. Fiil, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç ise ceza zamanaşımı uygulanır. İşverenin kanuna veya sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin kişilik haklarının ihlaline bağlı zararın tazmini sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir; bu talepte genel on yıllık zamanaşımı uygulanır.
Dayanak: TBK m. 72, m. 146, m. 417
- Yargılama usulü
Yazılı yargılama usulü. Kişilik hakkının zedelenmesine dayanan manevi tazminat davası HMK m. 316'daki basit yargılama listesinde yer almaz; hizmet ilişkisinden doğan davalarda ise basit yargılama usulü uygulanır.
Dayanak: HMK m. 316
- Harç
Nispi harç. Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda karar ve ilam harcı, hüküm altına alınan değer üzerinden alınır; manevi tazminat davasında istenen para tutarı bu değerdir.
- Kanun yolu
Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (her yıl yeniden değerleme oranında artırılan sınır; davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır) geçmeyen davalarda bölge adliye mahkemesi kararı kural olarak temyiz edilemez. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmı HMK m. 341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse temyiz yolu açıktır. Ancak yeniden esas hakkında verilen karar temyiz sınırının altında kalıyorsa, bu kararla ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark HMK m. 341/2'deki sınırı geçmediğinde ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olduğunda temyiz edilemez.
Manevi tazminat davasının şartları nelerdir: TBK m. 58 ve TMK m. 24'e göre hukuka aykırı saldırı ve manevi zarar
TBK m. 58/1'e göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Genel hüküm TBK m. 49'dur: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu iki hükümden davanın şartları çıkar: 1) kişilik hakkına yönelik bir saldırı, 2) saldırının hukuka aykırı olması, 3) manevi zarar, 4) fiil ile zarar arasında illiyet bağı, 5) kural olarak kusur.
Hukuka aykırılık TMK m. 24/2'de tanımlanır: kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. Hakaret, basın ve sosyal medya davalarında tartışma çoğunlukla ikinci haklılık sebebinde, yani haber verme, eleştiri ve ifade özgürlüğünün kişilik hakkıyla dengelenmesinde toplanır; Hukuk Genel Kurulu bu dengeyi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 10 ile birlikte kurar. (Yargıtay HGK, E. 2017/1486)1
Manevi zararın ne olduğunu Hukuk Genel Kurulu açıklamıştır: manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir; duyulan acı ve çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. (Yargıtay HGK, E. 2017/486)2 Acı ve elemi manevi zarar saymak tüzel kişileri tazminat isteme hakkından yoksun bırakacağı için kanunlar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir.2 Yargıtay, bir şirkete yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle tüzel kişi lehine hükmedilen manevi tazminatı olay tarihi, tarafların konumu ve zararın ağırlığı yönünden yerinde bulmuştur. (Yargıtay 4. HD, E. 2024/5206)3
Saldırının davacıya yönelmesi de şarttır. Bir vakfın, eski il temsilcisinin paylaşımları nedeniyle açtığı davada, sözlerin vakıfta görev yapan bir kısım kişilere yönelik olduğu, vakfın tüzel kişiliğine doğrudan bir saldırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi onanmıştır. (Yargıtay 4. HD, E. 2022/14868)4 Kişiler bakımından ise kişisel haklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ile kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimde ele alınır.1
Davanın kime karşı açılacağı da önemlidir. Yargıtay'a göre Anayasa m. 129/5 uyarınca memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir. (Yargıtay 4. HD, E. 2021/25345)5 Sorumluluk trafik kazası gibi özel hukuk alanına giren bir ilişkiden doğmuşsa ve kamu görevlisi kamu hukukundan doğan yetkisini kullanmıyorsa bu kural uygulanmaz; Daire bu gerekçeyle, trafik kazasına karışan bir memur hakkındaki davanın husumetten reddini bozmuştur.5 İdareye karşı açılacak dava ise asliye hukuk mahkemesinde görülmez: İYUK m. 2/1-b'ye göre idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin açtığı tam yargı davası bir idari dava türüdür; bu dava idari yargıda açılır.
Kişilik hakkı davasının tek aracı para değildir. TMK m. 25'e göre davacı saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir; maddi ve manevi tazminat istemleri saklıdır. Manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez ve miras bırakan tarafından ileri sürülmemişse mirasçılara geçmez (TMK m. 25/4).
Bedensel zarar ve ölümde manevi tazminat: TBK m. 56 kimlere hak tanır?
TBK m. 56/1'e göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. TBK m. 56/2 hakkı genişletir: ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebilir. Trafik kazası, iş kazası, tıbbi müdahale ve darp gibi olaylardaki manevi tazminat bu maddeye dayanır.
Yakınların hakkının niteliğini Yargıtay açıklamıştır: bu kimseler, bir yakınlarının bedensel bütünlüğü ihlal edildiğinde doğrudan doğruya kendi kişilik hakları bakımından saldırıya uğramış sayılır ve bu nedenle manevi tazminat isteyebilir. (Yargıtay 4. HD, E. 2018/1960)6 Ana, baba, eşler, kardeş, nişanlı gibi yakınlardan birinin aynı eylem nedeniyle ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır biçimde bozulmuşsa, zararla haksız eylem arasında illiyet bağı vardır ve bu kişiler de TBK m. 56'nın koruma alanındadır.6
Aynı kararda, trafik kazasında çalışma gücünün tamamını yitiren ve sürekli bakıma muhtaç kalan kızının durumu nedeniyle annenin açtığı dava, birlikte yaşama ve bakım koşullarının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Daire, annenin hakkının velayete bağlı olmadığını, ağır yaralananın annesi sıfatıyla istenmiş bir manevi tazminat olduğunu ve olayın annede manevi zarar doğuracağının açık olduğunu belirterek ret kararını bozmuştur.6 Hafif yaralanmada ise TBK m. 56/2'nin metni gereği yakınların hakkı doğmaz; kanun "ağır bedensel zarar veya ölüm" şartını arar.
Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir: Yargıtay'ın ölçütleri ve zenginleşme aracı olmama ilkesi
Kanun manevi tazminat için bir tarife koymaz; tutar hâkimin takdirindedir. TBK m. 51/1'e göre hâkim tazminatın kapsamını, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Bu takdirin sınırlarını Yargıtay kararları çizer.
Hukuk Genel Kurulu'na göre hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı, diğer sosyal ve ekonomik durumlarını, paranın alım gücünü, olayın meydana geliş şekli ve ağırlığını dikkate almalıdır.2 Takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir; hâkim TMK m. 4 uyarınca hak ve nesafete göre karar verir.2
Aynı kararda tazminatın amacı da belirlenmiştir: manevi tazminat olaydan duyulan acı, ızdırap, elem ve kızgınlığı kısmen dindirmeyi amaçlar; bir taraf için zenginleşme, diğer taraf için fakirleşme aracı olarak görülmemelidir.2 Takdir edilecek miktar, mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır; bu para ne bir ceza ne de malvarlığı zararının karşılığıdır. (Yargıtay 4. HD, E. 2010/10176)7 Mobbing nedeniyle hükmedilen tutarın olay tarihi, olayların gelişim şekli ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında fazla olduğu kabul edilerek direnme kararı bozulmuştur.2
4. Hukuk Dairesi kararlarında miktar, olayın somut özelliklerine bakılarak denetlenir. Davalının sözlerinin davacının sözlerine karşılık söylenmiş olması, tutarın çok fazla bulunmasının gerekçelerinden biri olmuştur.7 Telefonda hakaret ve tehdit içeren bir olayda, görüşmeden önce gelişen olaylar, sözlerin ağırlığı, eylemin oluş biçimi, tarafların konumu ve olay tarihi dikkate alınarak daha alt düzeyde tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. (Yargıtay 4. HD, E. 2015/12254)8 Tersi yönde, bölge adliye mahkemesinin sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutarı artırdığı bir kararı Daire, zararın ağırlığı ve tarafların konumu yönünden yerinde bulmuştur.3
Hakaret, basın ve sosyal medya yoluyla ihlalde hukuka aykırılık: haber verme hakkı, eleştiri ve kamu yararı dengesi
Söz, yazı, yayın veya paylaşım yoluyla kişilik hakkı ihlalinde asıl soru, ifadenin TMK m. 24/2'deki üstün kamusal yarar ile haklı kılınıp kılınmadığıdır. Hukuk Genel Kurulu bu dengeyi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 10 ile birlikte kurar: ifade özgürlüğü yalnız zararsız görülen bilgi ve düşünceler için değil, kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran düşünceler için de geçerlidir; ancak sınırsız değildir ve sınırlamanın orantılı olması gerekir.1
Kamusal kişiliği olanlar daha ağır eleştiriye katlanır. Bir siyasi parti genel başkanının dönemin bir bakanı hakkındaki sözlerinden "çapsızlığı dünyaca bilinen" nitelemesi sert, ağır ve incitici bir siyasi eleştiri sayılarak ifade özgürlüğü kapsamında görülmüş; buna karşılık aşağılayıcı ve küçük düşürücü bulunan başka bir ifadenin eleştiri sınırlarını aştığı kabul edilmiştir.1 Bir televizyon programındaki sözler bir bütün hâlinde değerlendirilmiş; bir kısım ifadeler yakışıksız olmakla birlikte eleştiri sınırları içinde veya değer yargısı sayılırken, "alçak bir adam" ve "haysiyetsiz" sözlerinin korunması gereken kişisel değer yargısı olmadığı, hakaret niteliği taşıdığı belirtilmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2017/1500)9 Aynı kararda, siyasetçilerin ve devlet görevlilerinin kişilik hakları ile ifade özgürlüğü arasındaki dengede ifade özgürlüğünün ağır bastığı vurgulanmıştır.9
Basın yoluyla ihlalde Yargıtay'ın kullandığı ölçütler görünür gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi ve öz ile biçim arasındaki dengedir. Bir gazetenin haberlerine ilişkin davada Daire, haberlerin görünür gerçekliğe uygun olduğunu, ele alınmasında kamu yararı bulunan güncel bir konunun gazetecilik tekniği gereği çarpıcı başlıklarla kaleme alındığını ve öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığını belirterek davanın reddini onamıştır. (Yargıtay 4. HD, E. 2023/7458)10 Bir doktorun hatalı ameliyatını eleştirel bir dille anlatan köşe yazısı da yayın anındaki beliriş biçimine, yani görünür gerçekliğe uygun bulunmuş ve kişilik haklarına saldırı sayılmamıştır. (Yargıtay 4. HD, E. 2013/9405)11
Sosyal medya paylaşımları aynı ölçütlerle incelenir. Yargıtay, sosyal medya hesabından yapılan hakaret içerikli paylaşımlarda manevi tazminata hükmedilmesini ve tutarın olay tarihi, tarafların konumu ve zararın ağırlığına göre belirlenmesini onamıştır.3 Paylaşım, kurumun kendisine değil orada çalışan kişilere yöneliyorsa kurumun açtığı dava sonuç vermez.4
Para dışındaki giderim yolları: TBK m. 58/2'de kınama kararı ve yayın, TMK m. 25'teki davalar
TBK m. 58/2'ye göre hâkim, manevi tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. TMK m. 25/2 de davacıya düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde bulunma imkânı tanır.
Kınama kararının kimin elinde olduğunu 4. Hukuk Dairesi 2026 tarihli bir kararında açıklamıştır. Davacı, sosyal medyadaki bir paylaşım nedeniyle para istemeden yalnız kınama kararı verilmesini istemiş, bölge adliye mahkemesi de haksız eylemin kınanmasına karar vermişti. Daire, TBK m. 58/2'nin kınama konusunda özel bir düzenleme getirdiğini ve hâkimin takdirine bıraktığını, davacının manevi tazminat olarak bir miktar para talep etmeksizin salt kınama kararı verilmesini isteyemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur. (Yargıtay 4. HD, E. 2024/11936)12 Buna göre kınama, para talebinin yerine veya yanına hâkimin takdiriyle konan bir giderim biçimidir; tek başına dava konusu yapılamaz.12
TMK m. 25/1'deki önleme, durdurma ve tespit istemleri ise tazminattan bağımsızdır. Bir kararda davacı vakıf, kişilik haklarına saldırının tespitini, paylaşımların sosyal medyadan silinmesini ve tekrarının men edilmesini sembolik bir manevi tazminatla birlikte istemiştir.4 Manevi tazminat bu istemlerle birlikte istenebilir (TMK m. 25/3).
Kusur, tahrik ve ceza mahkemesi kararı tazminatı nasıl etkiler (TBK m. 52 ve m. 74)?
TBK m. 52/1'e göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. TBK m. 52/2 ayrıca, zarara hafif kusuruyla sebep olan yükümlü tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa indirim imkânı tanır. Hukuk Genel Kurulu da miktar belirlenirken tarafların kusur oranının dikkate alınacağını belirtmiştir.2
Karşılıklı sözlerde ve tahrik hâlinde Yargıtay'ın yaklaşımı, tahrikin tazminatı ortadan kaldırmayıp miktarını etkilemesidir. Ceza mahkemesinin haksız tahrik indirimiyle mahkûm ettiği bir hakaret olayında ilk derece mahkemesi, kimsenin kendi haksız eylemi nedeniyle hak talep edemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmişti; Daire, davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tahrikin ancak miktarı etkileyebileceğini belirterek kararı bozmuştur. (Yargıtay 4. HD, E. 2016/6661)13 Sözlerin karşılıklı söylenmiş olması da tutarı düşüren bir unsurdur.7
Ceza yargılamasının sonucu hukuk hâkimini sınırlı ölçüde bağlar. TBK m. 74'e göre hâkim, kusurun olup olmadığı hakkında karar verirken ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz. Yargıtay'a göre ise ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular hukuk mahkemesi yönünden de bağlayıcıdır; kesinleşmiş mahkûmiyetle hakaret eylemi sabit olmuşsa hukuk hâkimi bu olguyla bağlıdır.13
Manevi tazminatta zamanaşımı: TBK m. 72'deki iki ve on yıllık süreler ve ceza zamanaşımı istisnası
TBK m. 72/1'e göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu uzun süre uygulanır. Hakaret, tehdit, yaralama gibi suç da oluşturan fiillerde bu istisna belirleyicidir.
Yargıtay'a göre ceza zamanaşımının uygulanması için haksız eylemin suç niteliğinde olması yeterlidir; ayrıca ceza davası açılması veya mahkûmiyet kararı verilmesi gerekmez. (Yargıtay 4. HD, E. 2014/15846)14 Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gerekçesiyle ceza zamanaşımını uygulamayan ve davayı iki yıllık süreden reddeden karar bozulmuş; hakaret ve tehdit suçları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66'daki sekiz yıllık sürenin dolmadığı kabul edilmiştir.14
Ceza zamanaşımı da sınırsız değildir. Bir köşe yazısı nedeniyle açılan davada, yayın gününde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre hakaret suçunun beş yıllık ceza zamanaşımı dava tarihinde dolmuş olduğundan istemin zamanaşımından reddi gerektiği belirtilmiştir.11 Uygulanacak ceza zamanaşımı, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan ceza kanununa göre belirlenir.11
Tüzel kişiler bakımından Hukuk Genel Kurulu, tüzel kişinin organlarının işlediği haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı süresinin tüzel kişi aleyhine açılan tazminat davasında da uygulanması gerektiğini kabul etmiştir; bir televizyon kanalında özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın nedeniyle açılan davada bu sonuca varılmıştır. (Yargıtay HGK, E. 2012/319)15 Aynı kararda zamanaşımının kişisel bir savunma nedeni olduğu, ileri sürülmediğinde mahkemece kendiliğinden gözetilemeyeceği belirtilmiştir.15
Manevi tazminat davasında ispat yükü kimdedir ve hangi deliller kullanılır?
TMK m. 6'ya göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı, saldırıyı oluşturan fiili (sözün söylendiğini, yazının yayımlandığını, paylaşımın yapıldığını), bu fiilin kendisine yöneldiğini ve bedensel zarar davalarında zararın ağırlığını ispat eder. Hukuka uygunluk sebebini, yani rızayı, üstün kamusal veya özel yararı ya da kanunun verdiği yetkiyi (TMK m. 24/2) ileri süren davalı bu olguları ispat eder.
Yayın ve paylaşım davalarında sözler bağlamından koparılmadan, bir bütün hâlinde değerlendirilir.9 Haberin görünür gerçekliğe uygunluğu, yayının yapıldığı andaki beliriş biçimine göre ölçülür.11 Bir kararda bölge adliye mahkemesi, davacının habere konu seyahati ve fotoğrafı daha önce kendi sayfasında paylaşmış olmasını görünür gerçekliğin değerlendirilmesinde dikkate almış; Daire bu gerekçeyle verilen ret kararını oy çokluğuyla onamıştır.10
Ceza dosyası çoğu zaman en güçlü delildir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı ve sanığın eylemi kabul eden savunması, hakaret eyleminin hukuk davasında sabit sayılmasına yeterli görülmüştür.13 Bedensel zarar davalarında ise zararın ağırlığı dosyadaki raporlarla ortaya konur; ağır bedensel zarar tespiti, yakınların TBK m. 56/2'ye dayanan talebinin ön şartıdır.6
İlgili mevzuat
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir.
Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.
Kaynak: Türk Medeni Kanunu (4721)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.
Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Siyasi eleştiri ile aşağılayıcı ifade arasındaki sınırYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1486 · K. 2021/1239 ·
Bir siyasi parti genel başkanı, grup toplantısında dönemin bir bakanını dış politika nedeniyle eleştirirken ağır ifadeler kullanmıştı. Özel Daire davanın reddi gerektiğini belirterek bozmuş, yerel mahkeme direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, ifade özgürlüğünün kırıcı düşünceleri de kapsadığını, ancak sınırsız olmadığını açıkladı; bir nitelemeyi sert siyasi eleştiri sayarken aşağılayıcı ve küçük düşürücü bulunan diğer ifadenin eleştiri sınırını aştığını ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu kabul ederek direnme kararını değişik gerekçeyle onadı.
Sonuç: Siyasetçi daha ağır eleştiriye katlanır; ancak aşağılayıcı ve küçük düşürücü ifade ifade özgürlüğü kapsamında kalmaz.
2.Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde ölçütlerYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/486 · K. 2021/691 ·
İşyerinde uzun süre psikolojik tacize uğrayan işçi lehine yüksek bir manevi tazminata hükmedilmiş, Özel Daire miktarı fazla bularak bozmuş, iş mahkemesi direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, manevi zararın kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilme olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme veya fakirleşme aracı olmadığını, miktarın eylemin özelliği, kusur oranı, tarafların sıfatı, makamı, sosyal ve ekonomik durumu, paranın alım gücü ve olayın ağırlığına göre belirleneceğini açıkladı; hükmedilen tutarı fazla bularak direnme kararını bozdu.
Sonuç: Manevi tazminatın miktarı, takdir nedenleri kararda objektif olarak gösterilerek ve zenginleşme aracı olmayacak biçimde belirlenir.
3.Sosyal medyada tüzel kişiye yönelik hakaretYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2024/5206 · K. 2025/4661 ·
Davacı şirketin abonesi olan davalı, kişisel sosyal medya hesabından şirket hakkında hakaret içeren paylaşımlar yapmıştı. İlk derece mahkemesi manevi tazminata hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi tutarı az bularak artırmıştı. Daire, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek tazminata hükmedilmesini ve olay tarihi, tarafların konumu ve zararın ağırlığı dikkate alındığında belirlenen tutarı yerinde bularak kararı onadı.
Sonuç: Tüzel kişi de sosyal medya paylaşımları nedeniyle manevi tazminat isteyebilir; tutar olay tarihi, konum ve zararın ağırlığına göre belirlenir.
4.Tüzel kişiliğe doğrudan saldırı bulunmamasıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2022/14868 · K. 2025/8396 ·
Bir vakıf, görevden alınan eski il temsilcisinin sosyal medya paylaşımları nedeniyle saldırının tespiti, içeriklerin silinmesi ve sembolik manevi tazminat istemişti. Bölge adliye mahkemesi, ifadelerin ağır eleştiri niteliğinde olduğunu ve vakıfta görev yapan bir kısım kişilere yöneldiğini belirterek davayı reddetmişti. Daire, sözlerin vakıfta görev yapan kişilere yönelik olduğunu ve vakfın tüzel kişiliğine doğrudan bir saldırı bulunmadığını belirterek kararı onadı.
Sonuç: Kurumda çalışan kişilere yönelen sözler, kurumun tüzel kişiliğine yapılmış doğrudan saldırı sayılmaz.
5.Kamu görevlisine karşı tazminat davası ve Anayasa m. 129/5Yargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2021/25345 · K. 2022/11319 ·
Trafik kazasında yaralanan davacı, aracı kullanan kişi, aracın işleteni ve sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat istemişti. İlk derece mahkemesi, aracı kullanan davalının kaza tarihinde belediyede memur olduğunu, memurların eylem ve işlemlerine karşı adli yargıda dava açılamayacağını belirterek bu davalı yönünden davayı husumetten reddetmişti. Daire, Anayasa m. 129/5 uyarınca kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceğini, ancak sorumluluk özel hukuk ilişkisinden doğuyorsa bu kuralın uygulanmayacağını, trafik kazasında memurun kamu hukukundan doğan yetkisini kullanmadığını belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Kamu görevlisinin yetkisini kullanırken işlediği kusurdan doğan tazminat davası idareye karşı açılır; trafik kazası gibi özel hukuk ilişkisinde bu kural uygulanmaz.
6.Ağır bedensel zararda yakının manevi tazminatıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2018/1960 · K. 2019/6280 ·
Trafik kazasında çalışma gücünün tamamını yitiren ve sürekli bakıma muhtaç kalan kızı nedeniyle annenin açtığı manevi tazminat davası, birlikte yaşama ve bakım koşulları ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Daire, TBK m. 56/2 uyarınca yakınların bir yakınlarının bedensel bütünlüğünün ihlalinde kendi kişilik hakları yönünden saldırıya uğradığını, annenin hakkının velayete bağlı olmadığını ve olayın annede manevi zarar doğuracağının açık olduğunu belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Ağır bedensel zararda yakınlar, kendi kişilik hakları ihlal edildiği için TBK m. 56/2'ye göre manevi tazminat isteyebilir.
7.Karşılıklı sözlerde tazminat miktarıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2010/10176 · K. 2011/11947 ·
Kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan davada yerel mahkeme manevi tazminata hükmetmişti. Daire, miktar belirlenirken eylemin özelliği, tarafların kusur oranı, sıfatı ve sosyal ve ekonomik durumunun dikkate alınacağını, tazminatın ceza veya malvarlığı zararının karşılığı olmadığını açıkladı; olayın oluş biçimi, sözlerin niteliği, tazminatın zenginleşme aracı olmaması ve davalının sözlerinin davacının sözlerine karşı söylenmiş olması karşısında tutarı çok fazla bularak kararı bozdu.
Sonuç: Davalının sözleri davacının sözlerine karşılık söylenmişse bu, manevi tazminatın daha düşük belirlenmesini gerektirir.
8.Hakaret ve tehditte miktarın olayın gelişimine göre belirlenmesiYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2015/12254 · K. 2017/4732 ·
Telefonda hakaret ve tehdit içeren sözler nedeniyle açılan davada ilk derece mahkemesi manevi tazminata hükmetmişti. Daire, miktar belirlenirken eylem ve olayın özelliği, tarafların kusur oranı, sıfatı ve sosyal ve ekonomik durumunun gözetileceğini açıkladı; görüşmeden önce gelişen olaylar, sözlerin ağırlığı, eylemin oluş biçimi, tarafların konumu ve olay tarihi dikkate alındığında hükmedilen tutarı fazla bularak kararı davalı yararına bozdu.
Sonuç: Tutar belirlenirken olaydan önce taraflar arasında gelişen olaylar da hesaba katılır.
9.Televizyon programında değer yargısı ve hakaret ayrımıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1500 · K. 2020/368 ·
Bir televizyon programında konuşmacılar davacı hakkında çeşitli nitelemeler kullanmıştı. Hukuk Genel Kurulu, sözleri bir bütün hâlinde değerlendirerek bir konuşmacının ifadelerinin yakışıksız olsa da eleştiri sınırları içinde kaldığını ve değer yargısı içerdiğini, diğer iki konuşmacının "alçak bir adam" ve "haysiyetsiz" sözlerinin ise korunması gereken değer yargısı olmayıp hakaret niteliği taşıdığını kabul etti; siyasetçi ve devlet görevlileri bakımından dengede ifade özgürlüğünün ağır bastığını vurguladı.
Sonuç: Sözler bir bütün hâlinde değerlendirilir; eleştiri ve değer yargısı korunur, hakaret niteliğindeki niteleme korunmaz.
10.Basın özgürlüğü, görünür gerçeklik ve kamu yararıYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2023/7458 · K. 2025/15167 ·
Bir gazetede ve internet sitesinde davacının katıldığı bir seyahate ilişkin haberler yayımlanmış, ilk derece mahkemesi manevi tazminata hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi ise davayı reddetmişti. Daire, haberlerde ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığını, seyahat ve katılımcılara ilişkin görünür gerçeklik bulunduğunu, kamu yararı taşıyan güncel bir konunun gazetecilik tekniği gereği çarpıcı başlıklarla verildiğini ve öz ile biçim dengesinin bozulmadığını belirterek ret kararını onadı. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Sonuç: Görünür gerçekliğe uygun, güncel ve kamu yararı taşıyan haber, çarpıcı başlıklarla verilse de kişilik hakkı ihlali sayılmaz.
11.Dolmuş ceza zamanaşımı ve görünür gerçeklikYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2013/9405 · K. 2014/5472 ·
Yerel bir gazetedeki iki köşe yazısı nedeniyle manevi tazminat istenmişti. Daire, ilk yazı için yayın gününde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre hakaret suçunun beş yıllık ceza zamanaşımının dava tarihinde dolduğunu belirtti; ikinci yazının ise bir doktorun hatalı ameliyatını eleştirel bir dille anlattığını, görünür gerçekliğe uygun olduğunu ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde ifade içermediğini kabul ederek kısmen kabul kararını iki yönden bozdu.
Sonuç: Ceza zamanaşımı da dolmuşsa istem reddedilir; görünür gerçekliğe uygun eleştirel yayın hukuka aykırı değildir.
12.Para istenmeden salt kınama kararı istenemezYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2024/11936 · K. 2026/7359 ·
Davacı, sosyal medyadaki hakaret içerikli bir paylaşım nedeniyle yalnız kınama kararı verilmesini istemiş, bölge adliye mahkemesi haksız eylemin kınanmasına karar vermişti. Daire, TBK m. 58/2'nin kınama kararı konusunda özel bir düzenleme olduğunu ve kınamayı hâkimin takdirine bıraktığını, davacının manevi tazminat olarak bir miktar para talep etmeksizin salt kınama kararı verilmesini isteyemeyeceğini belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Kınama, para talebinin yerine veya yanına hâkimin takdiriyle konan bir giderim biçimidir; tek başına istenemez.
13.Tahrik tazminatı kaldırmaz, miktarı etkilerYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2016/6661 · K. 2018/2380 ·
Davalı, işyerinden ayrılan davacıya hakaret içeren bir mesaj göndermiş ve ceza mahkemesince haksız tahrik indirimiyle mahkûm edilmişti. İlk derece mahkemesi, davacının kendi haksız hareketi nedeniyle hak talep edemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, ceza mahkemesinin belirlediği maddi olguların hukuk mahkemesini bağladığını, hakaret eyleminin kesin hükümle sabit olduğunu, davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ve tahrikin yalnız miktarı etkileyebileceğini belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Davacının tahriki manevi tazminatı ortadan kaldırmaz; yalnız miktarın belirlenmesinde dikkate alınır.
14.Ceza zamanaşımı için mahkûmiyet gerekmezYargıtay 4. Hukuk Dairesi · E. 2014/15846 · K. 2015/434 ·
Hakaret ve tehdit içeren sözler nedeniyle açılan davada ilk derece mahkemesi, davalı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, bu nedenle ceza zamanaşımının uygulanamayacağını belirterek iki yıllık süreden davayı reddetmişti. Daire, zarara yol açan eylem suç ise ceza zamanaşımının uygulanacağını, hakaret ve tehdit için bu sürenin sekiz yıl olduğunu, ceza zamanaşımı için eylemin suç niteliğinde olmasının yeterli olup ceza davası açılması veya mahkûmiyet kararı verilmesinin gerekmediğini belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Uzamış ceza zamanaşımı için fiilin suç niteliğinde olması yeterlidir; mahkûmiyet aranmaz.
15.Tüzel kişi aleyhine davada ceza zamanaşımıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2012/319 · K. 2012/619 ·
Bir televizyon kanalı, izinsiz çekilmiş konut görüntülerini yayımlamış; davacılar özel hayatlarının gizliliğinin ihlali nedeniyle manevi tazminat istemişti. Özel Daire davanın zamanaşımından reddi gerektiğini belirterek bozmuş, yerel mahkeme direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, tüzel kişinin organlarının işlediği haksız fiil aynı zamanda suçsa ceza zamanaşımının tüzel kişi aleyhine açılan davada da uygulanacağını kabul etti ve yayın tarihine göre sürenin dolmadığını belirterek direnmeyi yerinde buldu.
Sonuç: Organların fiili suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımı tüzel kişiye karşı açılan tazminat davasında da uygulanır.
Sık sorulan sorular
Manevi tazminat hangi durumlarda istenebilir?
Kişilik hakkı hukuka aykırı biçimde zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir (TBK m. 58). Bedensel bütünlüğü zedelenen kişi de bu hakka sahiptir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınları da manevi tazminat isteyebilir (TBK m. 56).
Manevi tazminat ne kadar olur?
Kanunda sabit bir tutar veya tarife yoktur. Hâkim miktarı takdir ederken durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alır (TBK m. 51). Yargıtay kararlarına göre ayrıca olayın özelliği, tarafların sıfatı, sosyal ve ekonomik durumu, paranın alım gücü ve olayın ağırlığı dikkate alınır; manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Hakaret nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?
Evet. Hakaret kişilik hakkına saldırı oluşturur ve TBK m. 58 uyarınca manevi tazminat istenebilir. Sözün eleştiri veya haber verme hakkı kapsamında kalıp kalmadığı, TMK m. 24'teki üstün kamusal veya özel yarar ölçüsüyle değerlendirilir.
Manevi tazminat davası kaç yıl içinde açılmalıdır?
Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl içinde açılmalıdır. Fiil ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç ise bu uzun süre uygulanır (TBK m. 72). İşçinin, işverenin kanuna veya sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle kişilik haklarının ihlalinden doğan tazminat talebi sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir ve on yıllık zamanaşımına bağlıdır (TBK m. 417 ve m. 146).
Manevi tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır (HMK m. 2). Uyuşmazlık iş ilişkisinden doğuyorsa iş mahkemesi (7036 sayılı Kanun m. 5), tüketici işleminden doğuyorsa tüketici mahkemesi görevlidir (6502 sayılı Kanun m. 73). Dava, davalının yerleşim yerinde, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yerde ya da zarar görenin yerleşim yerinde açılabilir (HMK m. 6 ve m. 16). Kişilik haklarının korunması için davacı kendi yerleşim yeri mahkemesinde de dava açabilir (TMK m. 25).
Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Hakaret, basın yayını veya trafik kazası gibi genel haksız fiile dayanan manevi tazminat davasında hayır; arabuluculuk ancak ilgili kanunda dava şartı olarak öngörülmüşse aranır (6325 sayılı Kanun m. 18/A). İşçinin işverenden kanuna veya iş sözleşmesine dayanarak istediği tazminatta ise önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat bunun dışındadır (7036 sayılı Kanun m. 3). Ticari davalardan konusu para olan tazminat davalarında, tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda ve kira, kat mülkiyeti ya da komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda da arabuluculuk zorunludur (TTK m. 5/A; 6502 sayılı Kanun m. 73/A; 6325 sayılı Kanun m. 18/B).
Manevi tazminat davası belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?
Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m. 107, 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Dava dilekçesinde istenen tutarın gösterilmesi gerekir; değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi mecburidir (Harçlar Kanunu m. 16). Bunun yerine kısmi dava açılabilir: alacağın bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109).
Mahkeme para yerine başka bir karar verebilir mi?
Evet. Hâkim tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bunu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve kararın yayımlanmasına hükmedebilir (TBK m. 58). Yargıtay kararlarına göre para talep edilmeden yalnız kınama kararı istenemez.
Ceza davasında beraat eden kişiye karşı manevi tazminat istenebilir mi?
İstenebilir. Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m. 74). Yargıtay kararlarına göre ise ceza mahkemesinin belirlediği maddi olgular hukuk mahkemesini de bağlar.
Manevi tazminat kararına itiraz edilebilir mi?
Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m. 341). Miktar veya değeri kanunda yazılı ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan parasal sınırı geçmeyen davalarda bölge adliye mahkemesinin kararı kural olarak temyiz edilemez (HMK m. 362 ve ek m. 1). Bölge adliye mahkemesi istinafı kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar vermişse, kabul edilen ya da reddedilen kısım istinaf sınırının üzerindeyse temyiz yolu açıktır. Ancak temyiz sınırının altında kalan bu kararla ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark istinaf sınırını geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz edilemez (HMK m. 362/3).
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Bu alandaki diğer rehberler
- Araç değer kaybı: sigortaya başvuru, hesaplama ve dava
- İcra takibine itiraz ve itirazın kaldırılması: süre, belge, ispat ve tazminat
- Alacak davası: borç verilen paranın geri istenmesi, ispat, zamanaşımı ve faiz
- Tasarrufun iptali davası: şartlar, iptal sebepleri, süre ve sonuçları
- Menfi tespit davası ve istirdat davası: şartlar, ispat yükü, tedbir ve süre
- Sebepsiz zenginleşme: şartlar, yanlış hesaba gönderilen para, ispat ve zamanaşımı
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.