İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı (1475 sayılı Kanun m. 14, 4857 sayılı Kanun m. 17)

Yayın tarihi:

Kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı çoğu zaman aynı davada istenir ama farklı kurallara bağlıdır. Bu rehber, iki tazminatın hangi fesihlerde doğduğunu, nasıl hesaplandığını, hangi sürelere ve usule tabi olduğunu ve Yargıtay'ın istifa, ikale ve ispat yükü konusunda aradığı ölçütleri kanun ve karar metinlerine dayanarak anlatır.

Kısaca

Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi kanunda sayılan hâllerden biriyle sona eren işçiye her tam çalışma yılı için 30 günlük ücret tutarında ödenir. İhbar tazminatı, belirsiz süreli sözleşmeyi bildirim süresine uymadan fesheden tarafın karşı tarafa ödediği tazminattır; bildirim süresi kıdeme göre iki ile sekiz hafta arasındadır. Her iki tazminatın zamanaşımı süresi beş yıldır. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Davaya iş mahkemesi, iş mahkemesi olmayan yerde asliye hukuk mahkemesi bakar.

İlgili rehberler: İşçinin Sendika Başkanına Yönelik Sosyal Medya Yorumu, Tazminatsız Feshi Haklı Kılmadı

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

İş mahkemesi; iş mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi, 7036 sayılı Kanun'daki usul ve esaslara göre bakar.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 5/1-a ve m. 2/3

Yetkili mahkeme

Davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi veya işin yapıldığı yer mahkemesi; bu kurala aykırı yetki sözleşmesi geçersizdir.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 6/1 ve m. 6/5

Dava şartı

Zorunlu arabuluculuk vardır: arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 3/1-2

Süre ve zamanaşımı

Kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı beş yıl; bu süre ek m. 3'ün yürürlüğünden sonra sona eren sözleşmelere uygulanır, daha önce işlemeye başlamış süreler geçici m. 8'deki geçiş kuralına tabidir. Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar durur.

Dayanak: 4857 sayılı Kanun ek m. 3 ve geçici m. 8; TBK m. 149; 7036 sayılı Kanun m. 3/17

Yargılama usulü

Basit yargılama usulü uygulanır.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 7/1

Harç

Nispi harç: dava dilekçesinde değer gösterilir; karar ve ilam harcının dörtte biri peşin alınır.

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 16 ve m. 28

Kanun yolu

İstinaf ve temyiz HMK hükümlerine göre; süre ilamın taraflara tebliğinden işler. Miktar veya değeri HMK m. 341/2'deki sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir; bölge adliye mahkemesi kararlarında temyiz sınırı HMK m. 362/1-a'dadır, bölge adliye mahkemesinin istinafı kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlar için m. 362/3 ayrı kural koyar. Parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 7/3-4; HMK m. 341/2, m. 362/1-a ve m. 362/3; HMK ek m. 1

1475 sayılı Kanun m. 14'e göre kıdem tazminatına hak kazanmanın şartları nelerdir?

Kıdem tazminatının dayanağı bugün de 1475 sayılı eski İş Kanunu'nun 14. maddesidir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 120, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi dışındaki bütün maddelerini yürürlükten kaldırmıştır; 4857 sayılı Kanun geçici m. 6 da kıdem tazminatı fonuna ilişkin kanun yürürlüğe girinceye kadar işçilerin kıdem tazminatı haklarının 1475 sayılı Kanun m. 14'e göre saklı olduğunu söyler. Yargıtay hükmü, 4857 sayılı Kanun m. 120 atfıyla hâlen yürürlükte bulunan bir düzenleme olarak uygular. (Yargıtay 9. HD, E. 2025/9282)1

1475 sayılı Kanun m. 14/1, iş sözleşmesinin şu yollarla sona ermesini kıdem tazminatına bağlar: 1) işverenin, mülga 1475 sayılı Kanun'un 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında feshi; 2) işçinin mülga 16. madde uyarınca feshi; 3) muvazzaf askerlik; 4) yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla ayrılma; 5) yaş dışındaki şartları, yani sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteğiyle ayrılma; 6) kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla ayrılması; 7) işçinin ölümü. Kanun metnindeki fesih atıfları mülga maddelere yapılmıştır; Yargıtay işçinin haklı nedenle derhal feshini 4857 sayılı Kanun m. 24 çerçevesinde değerlendirir. (Yargıtay HGK, E. 2014/2162)2 Yargıtay'a göre iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun m. 24'te ve 1475 sayılı Kanun m. 14'te sayılan nedenlerden biriyle sonlandıran işçi kıdem tazminatına hak kazanır. (Yargıtay 9. HD, E. 2024/4245)3

Bu hâllerden biri gerçekleşmişse işçiye, işe başladığı tarihten itibaren her geçen tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir; bir yıldan artan süreler için de aynı oran uygulanır. Yargıtay, kıdem tazminatına hak kazanmak için aranan bir yıllık sürenin hesabında işçinin aynı işverendeki önceki fasılalı çalışmalarını da dikkate alır. (Yargıtay 9. HD, E. 2020/7230)4

Emeklilik amacıyla ayrılan işçi, aylık veya toptan ödemeye hak kazandığını ve bağlı olduğu kuruma başvurduğunu belgelemek zorundadır; ölüm hâlinde bu şart aranmaz (m. 14). Yargıtay'a göre işçinin tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazıyı işverene bildirdiği anda kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar ve faiz başlangıcında da bu tarih esas alınır. (Yargıtay 9. HD, E. 2016/15911)5 Yaş dışındaki şartlarla ayrılmada işçinin çalışmasını bu şartları tamamlaması üzerine sonlandırması ve bunu işverene bildirmesi gerekir; Daire, işçinin emeklilik nedeniyle feshetmeden önce başka bir işverenle iş sözleşmesi imzalamasını hakkın kötüye kullanılması sayan yerleşik içtihadını aktarmış, ancak yeni iş sözleşmesini ayrıldıktan sonra imzalayan işçinin kötüniyetli kabul edilemeyeceğine karar vermiştir.5 Daire 2022'de oy çokluğuyla verdiği bir kararda ise feshetmeden önce yeni işverenle görüşme yapmayı ve hatta iş sözleşmesi imzalamayı da hakkın kötüye kullanılması saymamış, işçinin bu hakkı hangi amaçla kullandığının kıdem tazminatına hak kazanması bakımından önem taşımadığını belirtmiştir. (Yargıtay 9. HD, E. 2022/13468)6

Kıdem, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesaplanır; işyeri devrinde de hizmet süreleri toplanır (m. 14). Yargıtay bu birleştirmeyi, her bir dönemin kıdem tazminatına hak kazandıracak biçimde sona ermesine bağlar: daha önce kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edilen dönem ile istifayla sona eren önceki dönem hesaba katılmaz.4 Zamanaşımı def'i ileri sürülmüşse, ara verilen dönem önceki çalışma döneminin sona erdiği tarihte kıdem tazminatı için öngörülen zamanaşımı süresini aşıyorsa önceki hizmet için kıdem tazminatı hesaplanamaz. (Yargıtay 9. HD, E. 2025/5419)7 Önceki dönem 4857 sayılı Kanun ek m. 3'ün yürürlüğünden sonra sona ermişse bu süre beş yıldır; daha önce işlemeye başlamış zamanaşımı süreleri geçici m. 8 uyarınca değişiklikten önceki hükümlere tabidir; ancak sürenin henüz dolmamış kısmı beş yıldan uzunsa beş yılın geçmesiyle zamanaşımı dolar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı ödenmez (m. 14).

4857 sayılı Kanun m. 17'ye göre ihbar tazminatı ne zaman doğar ve bildirim süreleri kaç haftadır?

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmeden önce karşı tarafa bildirim yapma yükümlülüğünün yaptırımıdır. 4857 sayılı Kanun m. 17'ye göre sözleşme, bildirimden başlayarak işi altı aydan az sürmüş işçi için iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için altı hafta, üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgaridir ve sözleşmeyle artırılabilir.

Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat öder; işveren bildirim süresine ait ücreti peşin vererek de sözleşmeyi feshedebilir (m. 17). Tazminatın hesabında çıplak ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve kanundan doğan menfaatler de dikkate alınır.

Yargıtay'a göre ihbar tazminatı, belirsiz süreli sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Bu yüzden sözleşmeyi fesheden taraf, feshi haklı bir nedene dayansa bile ihbar tazminatına hak kazanamaz. (Yargıtay 9. HD, E. 2021/636)8 Emeklilik, muvazzaf askerlik veya evlilik gibi 1475 sayılı Kanun m. 14 kapsamındaki sebeplerle sözleşmesini fesheden işçinin ihbar tazminatı talep hakkı yoktur; bu fesihlerde işveren de ihbar tazminatı isteyemez.8

Haklı fesih sebebi bulunsa bile işçi ya da işveren 4857 sayılı Kanun m. 26'daki hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna giderse karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.8 İşçinin haklı nedenle feshi ihbar tazminatı doğurmaz; Yargıtay, çalışma koşullarındaki esaslı değişiklik nedeniyle sözleşmeyi fesheden işçiye ihbar tazminatı verilmesini bu gerekçeyle bozmuştur.8 Aynı fesih 4857 sayılı Kanun m. 24'te sayılan nedenlerden birine dayanıyorsa işçi kıdem tazminatına hak kazanır.3

4857 sayılı Kanun m. 24 ve m. 25'teki haklı nedenler iki tazminatı nasıl etkiler?

İşçi, 4857 sayılı Kanun m. 24'te sayılan sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller ve zorlayıcı sebepler varsa sözleşmeyi bildirim süresini beklemeden feshedebilir. Bu hâller arasında işverenin sözleşmenin esaslı noktalarında işçiyi yanıltması, işçinin şeref ve namusuna dokunan söz ve davranışlar, cinsel taciz ve işçinin ücretinin kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi ya da ödenmemesi (m. 24/II-e) yer alır.

İşveren de m. 25'teki hâllerde bildirim süresini beklemeden feshedebilir. Bunlar arasında işçinin izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü, bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar ve hatırlatılmasına rağmen görevlerini yapmamakta ısrar etmesi sayılır (m. 25/II).

Hangi tazminatın doğacağını önce feshin kim tarafından yapıldığı belirler. Yargıtay'a göre fesih, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran yenilik doğurucu bir haktır; feshin işçi veya işveren tarafından yapılmasına farklı hukuki sonuçlar bağlandığından fesih bildiriminin kimden geldiği tespit edilmeli, sözleşme her iki tarafça feshedilmişse ilk önce kimin feshettiği ortaya konulmalıdır. (Yargıtay 9. HD, E. 2026/936)9

Fesih sebebiyle bağlılık ilkesi, sözleşmeyi fesheden tarafın bildirdiği nedenden sonra başka bir gerekçeye dayanamaması anlamına gelir. Yargıtay bu ilkenin işveren gibi işçi için de geçerli olduğunu, ancak SGK'ya bildirilen işten çıkış kodundan farklı bir gerekçeye dayanılamayacağı anlamına gelmediğini belirtmiştir. (Yargıtay 9. HD, E. 2023/7457)10 İşçi kıdem tazminatını kendi haklı feshine dayandırmışsa, mahkeme vakıayı değiştirerek uyuşmazlığı işveren feshi üzerinden değerlendiremez.10

Kıdem ve ihbar tazminatı davasında ispat yükü kimdedir?

İş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanılmayacak şekilde sona erdiğini ispat yükü işverendedir. Buna karşılık işçi, feshin işverence belirtilen sebepten başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla yükümlüdür.10

Dosyada işçinin istifa dilekçesi varsa denge değişir. Hukuk Genel Kurulu, el yazısıyla düzenlenmiş ve imzası inkâr edilmemiş istifa dilekçesiyle ayrılan işçinin, dilekçenin haklı nedene dayandığını ya da irade fesadı altında düzenlendiğini usulünce ispat edemediği durumda kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddi gerektiğine karar vermiştir.2 Aynı kararda, istifa belgesindeki ifadenin genel bir içerik taşıması hâlinde istifanın ardındaki gerçek durumun araştırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı da belirtilmiştir.2

İşçinin kendi beyanları da delil olarak tartılır. Yargıtay, işçinin istifa dilekçesini kendi iradesiyle yazıp imzaladığını kabul ettiği ve dava dilekçesinde işverenin haksız feshine dayandığı bir dosyada, işçiyi dava dilekçesindeki fesih iddiasıyla bağlı saymış; ücret alacakları nedeniyle işçinin haklı feshini kabul ederek kıdem tazminatına hükmeden kararı bozmuştur.9

Davalar birlikte açıldığında her talebin vakıaları bakımından ispat yükü ve deliller ayrı ayrı değerlendirilir (7036 sayılı Kanun m. 7/2). Tanık beyanları da bu çerçevede tartılır: Hukuk Genel Kurulu, dinlenen davacı tanıklarının fesih tarihinde iş yerinde çalışmadıkları için sözleşmenin sona ermesi konusunda bilgi ve görgüleri olmadığını beyan ettiği dosyada, istifa dilekçesinin haklı nedene dayandığının ya da irade fesadı altında düzenlendiğinin usulünce ispat edilemediğini kabul etmiştir.2

İstifa dilekçesi ve ikale (bozma sözleşmesi) tazminat hakkını ne zaman ortadan kaldırır?

Kanunda istifa ayrıca düzenlenmemiştir. Hukuk Genel Kurulu'na göre işçinin haklı bir neden olmaksızın ve bildirim öneli tanımaksızın sözleşmeyi feshi istifa olarak nitelendirilir ve istifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla iş ilişkisi sona erer.2 İstifa ederek işyerinden ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanmaz.4

İrade fesadı altında düzenlenen istifa dilekçesinde gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez; işçinin haklı nedenle derhal fesih nedenleri mevcutken ve bu yola gideceği sırada iradesi fesada uğratılarak dilekçe alınmışsa istifaya geçerlilik tanınmaz.2 İşverenin tazminatların derhâl ödeneceği sözünü vererek ve benzeri baskılarla istifa dilekçesi istemesi ve işçinin buna uyması hâlinde de feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilir.9

İkale, tarafların ortak iradeleriyle sözleşmenin sona erdirilmesidir; kanunda düzenlenmemiş, sözleşme özgürlüğünün sonucu olarak kabul edilmiştir. Bozma sözleşmesiyle sözleşmesi sona eren işçi kural olarak ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz; bu yüzden Yargıtay irade fesadı denetimi dışında makul yarar ölçütünü de uygular. Teklif işverenden gelmişse kanuni tazminatlara ilaveten işçiye ek bir menfaat sağlanmalıdır, aksi hâlde sözleşmenin ikaleyle sona erdiğinden söz edilemez; teklif işçiden gelmişse tazminatların ödenip ödenmemesi tarafların anlaşmasına bağlıdır. (Yargıtay 22. HD, E. 2016/33187)11 Kıdem tazminatını tam karşılamayan ikale sözleşmesi geçersizdir.11

İkale bir sözleşme olduğundan irade beyanlarının esaslı noktalarda uyuşması gerekir. Hukuk Genel Kurulu, işçinin ihbar tazminatının ödenmesini sözleşmenin zorunlu şartı hâline getirip bunda ısrar ettiği, işverenin ise ihbar tazminatı ödemeyeceğini bildirdiği bir olayda iradeler uyuşmadığı için ikale sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceğine ve sözleşmenin ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde işverence sona erdirildiğinin kabulü gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay HGK, E. 2013/2014)12

Kıdem tazminatı hangi ücret üzerinden hesaplanır: giydirilmiş ücret ve kıdem tavanı

Kıdem tazminatının hesabı son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hâllerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin çalışılan günlere bölünmesiyle bulunan ortalama ücret esas alınır (1475 sayılı Kanun m. 14). Tazminata esas ücretin hesabında çıplak ücrete ilaveten işçiye sağlanmış para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur; uygulamada bu ücrete giydirilmiş ücret denir. İhbar tazminatı için aynı kural 4857 sayılı Kanun m. 17'nin son fıkrasındadır.

Yargıtay, dava dilekçesinde işçinin eşine bağlı olarak sağlandığı belirtilen kira, doğalgaz, elektrik ve su giderlerini işçiye değil eşine sağlanan ayni yardım saymış; bunların ve süreklilik arz etmeyen özel okul ücretinin giydirilmiş ücrete eklenmesini hatalı bulmuştur. (Yargıtay 9. HD, E. 2025/8456)13

Kıdem tazminatının yıllık miktarı bir üst sınıra bağlıdır: toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez (1475 sayılı Kanun m. 14). Yargıtay bu genel tavanın iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavan olduğunu ve mutlak emredici nitelik taşıdığını belirterek, giydirilmiş ücret tavanı aştığı hâlde tavan uygulanmadan yapılan hesaba dayanan hükmü bozmuştur.1 Tavanın tutarı kanun metninde rakam olarak yer almaz.

Kanundaki 30 günlük süre, hizmet akdi veya toplu iş sözleşmesiyle yalnız işçi lehine değiştirilebilir (m. 14). Sözleşme feshedilmeden kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler Yargıtay'a göre avans niteliğindedir; fesihte tüm hizmet süresine göre hesaplanan tazminattan kanuni faiziyle mahsup edilir.4

Kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı ve faiz nasıl işler?

4857 sayılı Kanun ek m. 3'e göre iş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem tazminatının ve iş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminatın, yani ihbar tazminatının zamanaşımı süresi beş yıldır. Hüküm 4857 sayılı Kanun'a 7036 sayılı Kanun m. 15 ile eklenmiştir ve geçici m. 8 uyarınca yürürlüğünden sonra sona eren iş sözleşmelerine uygulanır.

Daha önce sona eren sözleşmelerde işlemeye başlamış zamanaşımı süreleri eski hükümlere tabi kalır; ancak sürenin dolmamış kısmı beş yıldan uzunsa beş yılın geçmesiyle zamanaşımı dolar (geçici m. 8). Yargıtay, 7036 sayılı Kanun'un 25.10.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini ve fesih tarihinde kıdem tazminatının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek bu geçiş kuralını uygulamış; 25.10.2017'den itibaren işleyen beş yıllık sürenin sonuna salgın nedeniyle duran süreler ile arabuluculukta geçen süreleri eklemiştir. (Yargıtay 9. HD, E. 2026/389)14 Aynı kararda zamanaşımı fesih tarihinden itibaren hesaplanmıştır.14

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (7036 sayılı Kanun m. 3/17).

Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılan davada hâkim, gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder (1475 sayılı Kanun m. 14). 4857 sayılı Kanun m. 17 ihbar tazminatı için özel bir faiz türü öngörmez. Yargıtay, kıdem tazminatına fesih tarihinden, ihbar tazminatına ise temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini belirterek her iki alacağa da aynı tarihten faiz işletilmesini hatalı bulmuş ve hükmü ihbar tazminatına temerrüt tarihinden yasal faiz yürütecek biçimde düzeltmiştir. (Yargıtay 9. HD, E. 2022/3681)15

Kıdem ve ihbar tazminatı davası hangi mahkemede ve hangi usulle görülür?

İşçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına iş mahkemesi bakar (7036 sayılı Kanun m. 5/1-a). İş mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara o yerdeki asliye hukuk mahkemesi, 7036 sayılı Kanun'daki usul ve esaslara göre bakar (m. 2/3).

Yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir; davalı birden fazlaysa birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu kurallara aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir (m. 6).

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı için açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (m. 3/1); hüküm 7036 sayılı Kanun m. 38 uyarınca 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla bir hafta uzatılabilir (m. 3/10). Arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir; son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse davacıya bir haftalık kesin süre verilir (m. 3/2).

İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (m. 7/1). Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifedeki değerler esas alınır ve değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 16). Nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (m. 28).

Kanun yollarında HMK hükümleri uygulanır ve kanun yoluna başvuru süresi ilamın taraflara tebliğinden itibaren işler (7036 sayılı Kanun m. 7/3-4). HMK m. 341 ve m. 362'deki istinaf ve temyiz parasal sınırları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır; uygulanacak sınır davanın açıldığı tarihteki miktardır (HMK ek m. 1).

HMK m. 107'deki belirsiz alacak davası, maddenin güncel metnine göre 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanun m. 19 ile yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırmanın bu tarihten önce açılmış davalara etkisi bu rehberde ele alınmamıştır. Bu değişiklikten önce de Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan kalemlerde esasa girilerek karar verilmesini hatalı saymış; ancak Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan davalarda bunu bozma nedeni yapmamıştır.14

Kısmi davada ise talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Bu fıkra HMK m. 109'a 7589 sayılı Kanun m. 20 ile eklenmiştir (HMK m. 109/4).

İlgili mevzuat

1475 sayılı Kanun m. 14 — Kıdem tazminatı

Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 - 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:

1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,

2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,

3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,

4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;

5. (Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,

Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

(Değişik fıkralar: 17/10/1980 - 2320/1 md.):

İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.

İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.

T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.

Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.

Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.

Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar.

Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.

Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.

Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.

(Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.

(Değişik: 17/10/1980 - 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.

(Değişik: 10/12/1982 - 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.

(Değişik fıkralar: 17/10/1980 - 2320/1 md.):

İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir.

Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.

Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

Kaynak: İş Kanunu (1475)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

4857 sayılı Kanun m. 17 — Süreli fesih

Madde 17 - Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.

İş sözleşmeleri;

a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,

b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,

c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,

feshedilmiş sayılır.

Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.

Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.

İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.

İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir.

Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.

Kaynak: İş Kanunu (4857)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

4857 sayılı Kanun ek m. 3 — Zamanaşımı süresi

Ek Madde 3- (Ek: 12/10/2017-7036/15 md.)

İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır.

a) Kıdem tazminatı.

b) İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.

c) Kötüniyet tazminatı.

d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.

Kaynak: İş Kanunu (4857)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

4857 sayılı Kanun geçici m. 8 — Zamanaşımında geçiş hükmü

Geçici Madde 8- (Ek: 12/10/2017-7036/16 md.)

Ek 3 üncü madde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında uygulanır.

Ek 3 üncü maddede belirtilen yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam eder. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur.

Kaynak: İş Kanunu (4857)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Kıdem tazminatı tavanı mutlak emredicidirYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/9282 · K. 2026/11 ·

    Hükme esas alınan bilirkişi raporunda işçinin aylık giydirilmiş brüt ücreti, fesih tarihindeki kıdem tazminatı tavanının üzerinde belirlenmiş ve hesap tavan uygulanmadan yapılmıştı. Daire, 4857 sayılı Kanun m. 120 atfıyla yürürlükte olan 1475 sayılı Kanun m. 14'teki genel tavanın iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavan olduğunu ve mutlak emredici nitelik taşıdığını belirterek tavanı aşan hesaba göre kurulan hükmü bozdu.

    Sonuç: Giydirilmiş ücret ne olursa olsun kıdem tazminatı fesih tarihindeki tavanı aşamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.İstifa dilekçesinin irade fesadı altında alındığının ispatıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2014/2162 · K. 2016/3801 ·

    Uluslararası tır şoförü olarak çalışan işçi, kendi isteğiyle ayrıldığına ilişkin belgelerin çalışırken imzalatıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istedi; yerel mahkeme istifayı geçersiz sayıp direndi. Hukuk Genel Kurulu, işçinin haklı neden olmaksızın ve bildirim öneli tanımaksızın feshinin istifa olduğunu, irade fesadı altında alınan dilekçeye geçerlilik tanınamayacağını belirtti; ancak el yazısıyla yazılıp imzası inkâr edilmeyen dilekçenin haklı nedene dayandığı ya da irade fesadıyla düzenlendiği ispatlanamadığından tazminat istemlerinin reddi gerektiğine karar vererek direnme kararını bozdu.

    Sonuç: İmzası inkâr edilmeyen istifa dilekçesine karşı irade fesadını veya haklı nedeni ispat yükü işçidedir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Kıdem tazminatı doğuran fesih hâlleri ve evlilik nedeniyle fesihYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2024/4245 · K. 2024/5687 ·

    Evlilik sebebiyle ayrılmak istediğini belirten istifa dilekçesiyle işten ayrılan kadın işçi iki gün sonra evlenmişti; ilk derece mahkemesi sözleşmenin sonradan çekilen ihtarnameyle feshedildiğini kabul ederek kıdem tazminatına kesin olarak hükmetti. Daire, 4857 sayılı Kanun m. 24'te ve 1475 sayılı Kanun m. 14'te sayılan nedenlerden biriyle sözleşmeyi sonlandıran işçinin kıdem tazminatına hak kazandığını, evlilik nedeniyle fesih hakkının resmi evlilik işleminin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde kullanılması gerektiğini, somut olayda fesih evlilikten önce yapıldığından bu şartın bulunmadığını belirterek kararı Adalet Bakanlığının istemi üzerine sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Evlilik nedeniyle fesih hakkı evlilikten sonra ve bir yıl içinde kullanılır; evlilikten önce yapılan fesih bu hakka dayanamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Fasılalı çalışmada hizmet birleştirme ve avans niteliğindeki ödemelerYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2020/7230 · K. 2021/4671 ·

    İşçi, işverenin yurt dışı şantiyelerinde aralıklarla çalışmıştı. Daire, aynı işverendeki fasılalı çalışmaların kıdem hesabında birleştirileceğini, ancak her dönemin kıdem tazminatına hak kazandıracak biçimde sona ermesinin şart olduğunu, istifayla sona eren ve tazminatı ödenerek tasfiye edilen dönemlerin hesaba katılmayacağını, fesih olmadan kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemelerin avans sayılıp kanuni faiziyle mahsup edileceğini açıkladı ve bordroda gösterilen ödemelerin mahsup edilmemesi nedeniyle kararı bozdu.

    Sonuç: Önceki dönemler ancak tazminata hak kazandıracak biçimde sona ermiş ve tasfiye edilmemişse kıdeme eklenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Yaş dışı emeklilik şartlarıyla ayrılma ve hakkın kötüye kullanılmasıYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2016/15911 · K. 2020/4322 ·

    Sigortalılık süresi ve prim gün sayısını tamamladığına dair SGK yazısını alan işçi, 1475 sayılı Kanun m. 14/1-5'e dayanarak ayrılmış ve kısa süre sonra bir bankada çalışmaya başlamıştı; yerel mahkeme işçinin ayrılmadan önce yeni işe başvurduğunu gerekçe göstererek hakkın kötüye kullanıldığını kabul etti. Daire, işçinin ayrılmadan önce başka işverenle iş sözleşmesi imzalamasının kötüye kullanım sayıldığını hatırlatmakla birlikte, somut olayda iş sözleşmesinin davalı işyerinden ayrıldıktan sonra imzalandığını, işçinin kötüniyetli kabul edilemeyeceğini belirterek kıdem tazminatının reddini bozdu.

    Sonuç: Yeni iş sözleşmesini ayrıldıktan sonra imzalayan işçi kötüniyetli sayılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Yaş dışı emeklilik şartlarıyla ayrılmadan önce yeni işverenle sözleşme imzalanmasıYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2022/13468 · K. 2022/14981 ·

    Yaş dışındaki emeklilik şartlarını taşıdığı gerekçesiyle sözleşmesini fesheden işçi, fesihten önce başka bir işverenle iş sözleşmesi imzalamıştı; ilk derece mahkemesi fesih hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanıldığını kabul ederek kıdem tazminatını reddetti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Daire, 1475 sayılı Kanun m. 14/1-5'teki hakkın amacının, yıpranan ve sigortalılık ile prim ödeme şartlarını tamamlayan işçiye yaşı beklemeden fesih imkânı tanımak olduğunu, işçinin bu hakkı hangi amaçla kullandığının önem taşımadığını, feshetmeden önce diğer işyeriyle görüşme yapmanın ve hatta sözleşme imzalamanın hakkın kötüye kullanımı sayılamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Bu kararda, ayrılmadan önce yeni işverenle sözleşme imzalanması da hakkın kötüye kullanılması sayılmamıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Fasılalı çalışmada zamanaşımı ve şeklen fesihle yapılan kıdem ödemeleriYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/5419 · K. 2025/6183 ·

    Bölge adliye mahkemesinin iki hukuk dairesi, iş ilişkisi kesintiye uğramadan şeklen fesih gösterilerek yapılan kıdem tazminatı ödemesini biri tasfiye, diğeri avans saymıştı; uyuşmazlık 5235 sayılı Kanun m. 35 uyarınca Daireye getirildi. Daire, hizmet birleştirmesinin her dönemin kıdem tazminatına hak kazandıracak biçimde sona ermesine bağlı olduğunu, zamanaşımı def'i hâlinde ara verilen dönem önceki dönemin son bulduğu tarihte öngörülen zamanaşımı süresini aşmışsa önceki hizmet için kıdem tazminatı hesaplanamayacağını, iş sözleşmesi son bulmadan kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemelerin avans olup yasal faiziyle mahsup edileceğini belirterek uyuşmazlığı avans görüşü doğrultusunda oy birliğiyle giderdi.

    Sonuç: Ara verilen dönemin zamanaşımını aşıp aşmadığı, önceki dönemin sona erdiği tarihte uygulanan zamanaşımı süresine göre belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Haklı nedenle fesheden işçi ihbar tazminatı alamazYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2021/636 · K. 2021/4871 ·

    Otel işletmesinde çalışan işçi, çalıştığı otelin kapanması üzerine evine daha uzak bir otele gönderilince işten ayrıldı. Daire, sözleşmenin işçi tarafından çalışma koşullarında yapılan esaslı değişiklik nedeniyle feshedildiğini tespit etti; ihbar tazminatının sözleşmeyi fesheden tarafın karşı tarafa ödediği bir tazminat olduğunu, feshi haklı nedene dayansa bile fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanamayacağını belirterek işçiye ihbar tazminatı verilmesini bozdu.

    Sonuç: Haklı nedenle de olsa sözleşmeyi fesheden işçi ihbar tazminatı alamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Baskıyla alınan istifa ile işçinin kendi beyanıyla bağlılığıYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/936 · K. 2026/3450 ·

    Bir çalışma arkadaşının işten çıkarılması üzerine istifa dilekçesi veren işçi, dava dilekçesinde işverenin haksız feshine dayanmış, mahkeme ise ücret alacakları nedeniyle işçinin haklı feshini kabul etmişti. Daire, feshin kim tarafından yapıldığının belirleyici olduğunu, tazminatların derhâl ödeneceği sözü ve benzeri baskılarla alınan istifada feshin işverence yapılmış sayılacağını açıkladı; somut olayda dilekçenin işçinin kendi iradesiyle yazıldığını, işçinin dava dilekçesindeki fesih iddiasıyla bağlı olduğunu belirterek kıdem tazminatının kabulünü bozdu.

    Sonuç: İşçi, dava dilekçesinde dayandığı fesih vakıasıyla bağlıdır; sonradan başka bir fesih sebebine geçemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Fesih sebebiyle bağlılık ve ispat yüküYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2023/7457 · K. 2023/6904 ·

    İşçi, işyerinin taşınması ve alacaklarının ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi kendisinin haklı olarak feshettiğini ileri sürmüş; mahkeme ise işverenin devamsızlık savunmasının çıkış koduyla çeliştiği gerekçesiyle işveren feshini haksız sayıp kıdem tazminatına hükmetmişti. Daire, sözleşmenin tazminata hak kazanılmayacak şekilde sona erdiğini ispat yükünün işverende olduğunu, işçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bunu ispatlaması gerektiğini, fesih sebebiyle bağlılığın işçi için de geçerli olduğunu ve çıkış kodundan farklı gerekçeye dayanmayı yasaklamadığını belirterek kararı kanun yararına bozdu.

    Sonuç: İşçi kıdem tazminatını kendi haklı feshine dayandırmışsa mahkeme vakıayı işveren feshine çeviremez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.İkalede makul yarar ve kıdem tazminatının tam karşılanmasıYargıtay 22. Hukuk Dairesi · E. 2016/33187 · K. 2020/4662 ·

    Garson olarak çalışan işçiyle işveren arasında ikale sözleşmesi imzalanmış, kıdem tazminatına ek olarak bir ödeme yapılmıştı. Daire, ikalenin tarafların ortak iradesiyle sözleşmenin sona erdirilmesi olduğunu, teklif işverenden gelmişse kanuni tazminatlara ek bir menfaat (makul yarar) sağlanması gerektiğini açıkladı; ödenen kıdem tazminatının uyuşmazlık konusu olmayan süre ve ücrete göre hesaplanan tutarı dahi karşılamadığını, kıdem tazminatını tam karşılamayan ikale sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek bakiye kıdem tazminatının hüküm altına alınması için kararı bozdu.

    Sonuç: İşverenin teklif ettiği ikalede kanuni tazminatlar tam ödenmeli ve üzerine ek bir menfaat sağlanmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.İkalede iradelerin uyuşması ve ihbar tazminatıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2013/2014 · K. 2015/12 ·

    Özelleştirilen işyerinde çalışan işçi, kamuda istihdam imkânından yararlanmak için kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi şartıyla ayrılmayı teklif etti; işveren ihbar tazminatı ödemeyeceğini bildirdi. Hukuk Genel Kurulu, ikalenin bir sözleşme olduğunu ve tarafların esaslı noktalarda uyuşması gerektiğini, işçinin ihbar tazminatını sözleşmenin zorunlu şartı hâline getirdiğini ve iradeler uyuşmadığı için ikale sözleşmesinden söz edilemeyeceğini belirterek sözleşmenin ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde işverence sona erdirildiğini kabul eden direnme kararını uygun buldu; ihbar tazminatı miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 22. Hukuk Dairesine gönderdi.

    Sonuç: İşçinin açıkça şart koştuğu bir noktada uyuşulmadan ikale kurulmuş sayılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Giydirilmiş ücrete eklenecek menfaatlerYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/8456 · K. 2025/9945 ·

    Bilirkişi, işçinin giydirilmiş ücretine kira, doğalgaz, elektrik, su bedelleri ile çocuğunun özel okul ücretini eklemişti. Daire, müştemilattaki konut yardımlarının işçiye değil eşine sağlanan ayni yardım olduğunu ve süreklilik arz etmeyen okul ödemesinin de giydirilmiş ücrete dâhil edilemeyeceğini belirtti; ayrıca görgüye dayalı bilgisi olmayan tanık beyanlarıyla fazla çalışma kabul edilmesini hatalı bularak kararı bozdu.

    Sonuç: İşçiye değil eşine sağlanan ayni yardımlar ve süreklilik arz etmeyen okul ücreti giydirilmiş ücrete eklenmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Beş yıllık zamanaşımına geçiş ve belirsiz alacak davasıYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2026/389 · K. 2026/2800 ·

    Sözleşmesi 2015'te sona eren işçi, organik bağ iddiasıyla ikinci bir şirkete 2021'de dava açmıştı. Daire, fesih tarihinde kıdem tazminatının on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, 25.10.2017'de yürürlüğe giren 4857 sayılı Kanun ek m. 3 ve geçici m. 8 uyarınca kalan süre beş yıldan uzun olduğundan zamanaşımının 25.10.2017'den itibaren beş yılda dolacağını, bu süreye salgın ve arabuluculuk sürelerinin ekleneceğini açıkladı; birleşen dava davalısının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle kararı bozdu.

    Sonuç: 7036 sayılı Kanun'dan önce işlemeye başlayan kıdem zamanaşımı, en geç 25.10.2017'den itibaren beş yılda dolar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15.Kıdem ve ihbar tazminatında faizin türü ve başlangıcıYargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2022/3681 · K. 2022/5635 ·

    Mahkeme kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin hepsine aynı tarihten faiz yürütmüştü. Daire, kıdem tazminatına fesih tarihinden, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatına ise temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirtti; yeniden yargılamaya gerek görmeden hükmü, kıdem tazminatına fesih tarihinden mevduata uygulanan en yüksek faiz, ihbar tazminatına temerrüt tarihinden yasal faiz işletilecek şekilde düzelterek onadı.

    Sonuç: Kıdem tazminatına fesihten, ihbar tazminatına temerrütten itibaren faiz yürür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Kıdem tazminatı için en az ne kadar çalışmak gerekir?

Kıdem tazminatı işe başlama tarihinden itibaren her geçen tam yıl için ödenir; bu nedenle aynı işverende en az bir yıllık çalışma aranır. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. Aynı işverendeki fasılalı çalışmalar, her dönem tazminata hak kazandıracak şekilde sona ermiş ve daha önce tazminatı ödenmemişse birleştirilir.

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Haklı bir neden olmaksızın istifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanmaz. İşçi sözleşmeyi 4857 sayılı Kanun m. 24'teki haklı nedenlerden biriyle, örneğin ücretinin ödenmemesi nedeniyle feshederse kıdem tazminatı doğar. İstifa dilekçesinin baskı altında alındığını ya da haklı nedene dayandığını ileri süren işçi bunu ispatlamak zorundadır.

Emeklilik için yaş şartını beklemeden ayrılan işçi kıdem tazminatı alır mı?

Evet. 1475 sayılı Kanun m. 14, yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını tamamlayarak kendi isteğiyle ayrılan işçiye kıdem tazminatı tanır. Yeni iş sözleşmesi ayrıldıktan sonra imzalanmışsa Yargıtay kötüniyet kabul etmez. Ayrılmadan önce yeni işverenle sözleşme imzalanması konusunda 9. Hukuk Dairesinin kararları ayrışmıştır: 2022 tarihli bir kararda bu durum da hakkın kötüye kullanılması sayılmamış ve işçinin bu hakkı hangi amaçla kullandığının önem taşımadığı belirtilmiştir.

Kadın işçi evlendiği için işten ayrılırsa kıdem tazminatı alır mı?

Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla sözleşmeyi sona erdirirse kıdem tazminatına hak kazanır. Bu hâlde ihbar tazminatı doğmaz.

İşçi haklı nedenle sözleşmeyi feshederse ihbar tazminatı da alır mı?

Hayır. İhbar tazminatı sözleşmeyi bildirim süresine uymadan fesheden tarafın karşı tarafa ödediği bir tazminattır. Sözleşmeyi fesheden işçi, feshi haklı nedene dayansa bile ihbar tazminatı alamaz; kıdem tazminatına ise hak kazanır.

İhbar süreleri ne kadardır?

4857 sayılı Kanun m. 17'ye göre bildirim süresi, işi altı aydan az sürmüş işçi için iki hafta, altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş işçi için altı hafta, üç yıldan fazla sürmüş işçi için sekiz haftadır. Bu süreler asgaridir, sözleşmeyle artırılabilir.

Kıdem ve ihbar tazminatı davası ne zaman zamanaşımına uğrar?

Her iki tazminatın zamanaşımı süresi beş yıldır ve süre fesih tarihinden itibaren işler. 25.10.2017'den önce işlemeye başlamış sürelerde geçiş kuralı uygulanır. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur.

Arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılabilir mi?

Hayır. Kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı için açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

Kıdem ve ihbar tazminatı davasına hangi mahkeme bakar?

Davaya iş mahkemesi bakar; iş mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi 7036 sayılı Kanun'daki usule göre bakar. Dava, davalının yerleşim yerinde veya işin yapıldığı yerde açılabilir. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır.

Kıdem tazminatının bir üst sınırı var mı?

Evet. Kıdem tazminatının yıllık miktarı, en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. Yargıtay'a göre bu tavan fesih anındaki tavandır ve mutlak emredicidir; giydirilmiş ücret daha yüksek olsa da hesap tavanla sınırlanır.

Kıdem ve ihbar tazminatına hangi faiz uygulanır?

Kıdem tazminatına, ödenmediği süre için mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır ve Yargıtay'a göre faiz fesih tarihinden başlar. İhbar tazminatına ise temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülür.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

İş Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

İş Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp