İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

İş kazası tazminatı: meslek hastalığı, işverenin sorumluluğu, hesap ve zamanaşımı

Yayın tarihi:

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışma gücünü yitiren işçi ile ölen işçinin yakınları, Sosyal Güvenlik Kurumunun karşılamadığı zararın tazminini işverenden ve kusurlu diğer kişilerden isteyebilir. Bu rehber, olayın iş kazası ya da meslek hastalığı sayılmasının koşullarını, işverenin sorumluluğunun dayanağını, kusur ve maluliyet oranının nasıl ispatlandığını, maddi ve manevi tazminatın nasıl belirlendiğini, SGK ödemelerinin mahsubunu, zamanaşımını ve davanın hangi mahkemede hangi usulle görüldüğünü Yargıtay kararlarıyla anlatır.

Kısaca

İş kazası geçiren ya da meslek hastalığına yakalanan işçi, uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini işverenden isteyebilir; işçi ölmüşse desteğinden yoksun kalan yakınları da tazminat isteyebilir. İşverenin sorumluluğu kural olarak kusura dayanır. Sosyal Güvenlik Kurumunun bağladığı gelirin rücu edilebilen kısmı maddi tazminattan düşülür. İşverene karşı dava kural olarak iş mahkemesinde açılır ve önce arabulucuya başvurmak zorunlu değildir. İşverene karşı tazminat isteminde zamanaşımı on yıldır; Yargıtay'a göre süre kural olarak sürekli iş göremezlik oranının kesin belirlendiği tarihte başlar.

İlgili rehberler: Manevi tazminat davası: kişilik hakkı ihlali, miktar ve zamanaşımı

Bu sayfada

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

İş mahkemesi. İşçi ile işveren veya işveren vekili arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına (ör. Kuruma karşı açılan iş kazası tespiti davası) iş mahkemesi bakar. İş mahkemesi kurulmamış yerlerde dava, asliye hukuk mahkemesinde 7036 sayılı Kanun'daki usul ve esaslara göre görülür. İşveren olmayan bir kişiye karşı tazminat istemi işverene karşı istemle birlikte aynı davada ileri sürülmüşse, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bir kararında bu istemin ayrılmasını (tefrik) hatalı bulmuş ve istemin aynı davada incelenmesini istemiştir.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 5/1-a, b; m. 2/3

Yetkili mahkeme

Davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin yapıldığı yer mahkemesi; davalı birden fazlaysa birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. İş kazasından doğan tazminat davalarında ayrıca kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; m. 6/3 lafzen yalnız iş kazasını anar. Bu hükümlere aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 6

Dava şartı

Zorunlu arabuluculuk yoktur. İşçi alacakları için öngörülen arabuluculuk dava şartı, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında uygulanmaz. Aynı işçinin kanuna veya iş sözleşmesine dayanan ücret, kıdem veya ihbar gibi alacakları için ise arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 3/1, m. 3/3

Süre ve zamanaşımı

Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. İşverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü veya vücut bütünlüğünün zedelenmesine bağlı zararların tazmini sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabi olduğundan işverene karşı istemde bu süre uygulanır; zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre bedensel zararda süre kural olarak sürekli iş göremezlik oranının kesin belirlendiği tarihte başlar. Haksız fiil hükümlerine dayanılırsa süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suçsa o süre uygulanır.

Dayanak: TBK m. 146, m. 149, m. 417/3, m. 72

Yargılama usulü

Basit yargılama usulü. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır; iş mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi de 7036 sayılı Kanun'daki usul ve esaslara göre bakar.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 7/1, m. 2/3

Harç

Nispi harç. Karar ve ilam harcı değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden alınır. Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır; bakiye harcın ödenmemiş olması kanun yoluna başvurulmasına engel değildir.

Dayanak: Harçlar Kanunu m. 15, m. 28/a

Kanun yolu

İş mahkemesi kararlarına HMK'nın kanun yolu hükümleri uygulanır; süre ilamın tebliğinden işler. Malvarlığı davalarında HMK m. 341/2'deki parasal sınırı geçmeyen kararlar kesindir; manevi tazminat kararlarına ise miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararları, m. 362/1-a'daki temyiz sınırını geçmiyorsa kural olarak temyiz edilemez. İstinaf başvurusu kısmen veya tamamen kabul edilip yeniden esas hakkında karar verilmişse, kabul edilen ya da reddedilen kısım m. 341/2'deki sınırın üzerindeyse temyiz yolu açıktır; temyiz sınırının altında kalan bu tür kararda fark m. 341/2'deki sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz edilemez. Parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

Dayanak: 7036 sayılı Kanun m. 7/3-4; HMK m. 341/2, m. 362/1-a, m. 362/3, ek m. 1

İş kazası ve meslek hastalığı sayılmanın koşulları nelerdir: 5510 sayılı Kanun m. 13 ve m. 14

Tazminat davasının ön sorusu, zarara yol açan olayın hukuken iş kazası ya da meslek hastalığı olup olmadığıdır. 5510 sayılı Kanun m. 13/1 iş kazasını, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren ve şu hâllerden birinde meydana gelen olay olarak sayar: 1) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, 2) işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle (sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürüttüğü iş nedeniyle), 3) görevli olarak işyeri dışına gönderilen sigortalının asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, 4) emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, 5) işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında. İşveren iş kazasını o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde bildirmekle yükümlüdür (m. 13/2-a); kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmişse bu süre kazanın öğrenildiği tarihten başlar (m. 13/2).

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne göre kanun iş kazasını soyut bir tanımla değil, kazanın hangi hâl ve durumlarda iş kazası sayılacağını yer ve zaman koşullarıyla sınırlandırarak belirlemiştir. (Yargıtay 10. HD, E. 2024/11461)1 Daire bir olayın iş kazası sayılması için kişinin 5510 sayılı Kanun m. 4 anlamında sigortalı olmasını, bedenen veya ruhen özre uğramasını, olayın m. 13'te sayılı ve sınırlı hâllerden birinde meydana gelmesini ve olay ile özre uğrama arasında illiyet bağı bulunmasını arar; kararın ifadesiyle bu koşulların birlikte gerçekleşmesi zorunludur.1 Aynı kararda tanık beyanlarına dayanılarak verilen tespit hükmü, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporunun lezyonlarla kimyasal madde maruziyeti arasında illiyet bağı kurulamadığını açıkça belirtmesi karşısında eksik araştırma gerekçesiyle bozuldu.1

Meslek hastalığı m. 14/1'e göre sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir. m. 14/2 uyarınca sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışındaki bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması konusundaki uyuşmazlıklar Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır (m. 14 son fıkra).

Olay Kurumca iş kazası ya da meslek hastalığı olarak tespit edilmemişse tazminat davası bu ön sorun çözülmeden sonuçlandırılmaz. Yargıtay, meslek hastalığı olduğu ileri sürülen hastalık Kuruma hiç bildirilmemiş ve Kurum içi prosedürle maluliyet tespiti yapılmamışken verilen tazminat hükmünü bozdu; yapılacak işi, davacıya hastalığı Kuruma bildirmesi için süre vermek, Kurum kabul etmezse Kuruma ve işverene karşı meslek hastalığı tespiti davası açması için süre vermek ve tespit davasını bekletici mesele yapmak olarak gösterdi. (Yargıtay 10. HD, E. 2023/5580)2 Karara göre tespit davasının işverene karşı da açılmasının gerekçesi, davanın işverenin hak alanını etkileyecek olmasıdır;2 incelenen iş kazası tespiti dosyasında da davalılar Kurum ve işverendi.1 Kurumun taraf olduğu sosyal güvenlik uyuşmazlıkları iş mahkemesinin görevindedir (7036 sayılı Kanun m. 5/1-b) ve bu tespit davaları arabuluculuk dava şartına tabi değildir (m. 3/3).

İşverenin tazminat sorumluluğunun şartları: TBK m. 417, 6331 sayılı Kanun m. 4 ve kusur ilkesi

TBK m. 417/2'ye göre işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla; işçiler de alınan önlemlere uymakla yükümlüdür. m. 417/3 uyarınca işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü veya vücut bütünlüğünün zedelenmesine bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 4/1 işverene mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alma, alınan tedbirlere uyulup uyulmadığını izleme ve denetleme, risk değerlendirmesi yapma veya yaptırma ve çalışana görev verirken sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alma yükümlülüklerini yükler. İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması ve çalışanların kendi yükümlülükleri işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz (m. 4/2, m. 4/3).

Hukuk Genel Kurulu, işçinin iş kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinde sözleşmeden doğan ve haksız fiilden doğan dava haklarının yarıştığını ve işçinin sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil hükümlerine dayanmakta serbest olduğunu kabul eder. (Yargıtay HGK, E. 2018/467)3 (Yargıtay HGK, E. 2024/665)4 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77-81, 83-89, 95, 105 ve geçici 2. maddeleri 6331 sayılı Kanun m. 37 ile yürürlükten kaldırılmıştır. Hukuk Genel Kurulu'na göre TBK m. 417, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 332'nin karşılığı olarak düzenlenmiştir.3 Bu nedenle olayı mülga hükümler döneminde gerçekleşmiş eski kararlardaki ölçütler, bugün TBK m. 417 ve 6331 sayılı Kanun karşısında okunur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne göre işverenin iş kazasından doğan hukuki sorumluluğu, kanun ve içtihatla belirlenmiş ayrık hâller dışında, ilke olarak iş sözleşmesinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. (Yargıtay 10. HD, E. 2021/6566)5 Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği Daire bozma kararına göre kusursuz sorumluluk hâlleri dışında iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları kural olarak kusur sorumluluğuna dayanır; işveren ve işverenle birlikte kusurlu oldukları tespit edilen diğer gerçek ve tüzel kişiler zarar görenin zararından müştereken ve müteselsilen sorumludur. (Yargıtay HGK, E. 2025/204)6

Aynı karar, kazalının işvereni olmayan ve kendisine kusur yüklenmeyen kişilerin organik bağ iddiasıyla sorumlu tutulabilmesinin sınırını da gösterir. Kurul, şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığının adreslerin aynı olması, ortaklık yapıları ve yönetim kurullarının benzerliği, temsilcilerin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri ve muvazaalı işlemler gibi olgularla tespit edilebileceğini belirtti; somut olayda yetkililerin kardeş olmaları dışında delil bulunmadığından organik bağın ispatlanamadığına ve kusur atfedilmeyen davalıların tazminattan sorumlu tutulamayacağına oy birliğiyle karar verdi.6

Meslek hastalığı farklı zamanlarda ve farklı işverenlere ait işyerlerinde geçen çalışma sonucu oluşmuşsa bu işverenler arasında müteselsil sorumluluk esasları uygulanmaz. Yargıtay'a göre meslek hastalığına yol açan çalışmanın geçtiği her işyerinin işvereni bakımından kusur oranı ayrı ayrı belirlenir ve her işveren zarardan kendi kusuru kadar sorumlu olur.2

Kusurun ve maluliyet oranının ispatı: kusur raporu, SGK sağlık kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp

Yargıtay, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri alıp hangilerini almadığı ve alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı ayrıntılı biçimde incelenerek kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesini arar.5 Daire, sigortalının açtığı tazminat davasının özü itibarıyla taraflarca getirilme ilkesine tabi olduğunu ve re'sen araştırma ilkesinin bulunmadığını vurgular; aynı olaya ilişkin varsa rücu davası dosyasındaki kusur raporlarının da dosyaya getirtilmesini ister.5

Trafik kazası niteliğindeki iş kazasında kusur yalnız trafik kurallarına göre belirlenemez. Şehirlerarası göreve kendisine araç verilip şoför tahsis edilmeden gönderilen proses mühendisinin ölümüne ilişkin davada ilk iş güvenliği raporu işvereni ve sigortalıyı yarı yarıya kusurlu bulmuş, itiraz üzerine alınan heyet raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ise kazalı sürücüyü tam kusurlu kabul etmişti; Daire, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek dosyanın trafik ve iş güvenliği alanında uzman A sınıfı iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik heyete verilmesini ve tarafların iş güvenliği açısından alması gereken önlemlerin belirlenmesini istedi.5 Meslek hastalığında ise kusur raporu iş güvenliği uzmanları ile davacının meslek hastalığı alanında uzman tıp doktorundan oluşan bilirkişi kurulundan alınır ve davacının önceki benzer işyerlerindeki çalışmaları da araştırılır.2

Sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranı, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir; meslekte kazanma gücü en az %10 azalan sigortalı sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır (5510 sayılı Kanun m. 19/1). Yargıtay'a göre Yüksek Sağlık Kurulu kararı Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlar, ancak diğer ilgililer yönünden bağlayıcı değildir; bu karara itiraz edilirse inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılır.2 Daire bu sırayı, itiraz hâlinde önce Yüksek Sağlık Kurulu'ndan, ardından Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması, raporlar arasında çelişki varsa bu çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'ndan alınacak raporla giderilmesi biçiminde gösterir.2

Uygulamada oranlar arasında ciddi farklar çıkabilir: bir dosyada SGK sağlık raporu sürekli iş göremezliği %0, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu %16,2 olarak belirlemiş, çelişki nedeniyle dosya Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'na gönderilmişti. (Yargıtay 10. HD, E. 2021/12283)7 Hukuk Genel Kurulu'nun incelediği bir başka dosyada ise Kurum kararı, Yüksek Sağlık Kurulu kararı ve Adli Tıp İhtisas Kurulu raporlarından sonra raporlar arasındaki çelişki Adli Tıp Genel Kurulu raporuyla giderildi.4 Tazminat davasında Sosyal Güvenlik Kurumu taraf değildir; Kurum gelir bağlamamışsa Yargıtay davacıya Kurumu taraf hâline getirerek dava açması için süre verilmesini ister.7

Maddi tazminat nasıl hesaplanır: TBK m. 54, TRH 2010 yaşam tablosu, aktif ve pasif dönem, bakıcı gideri

TBK m. 54'e göre bedensel zararlar özellikle 1) tedavi giderleri, 2) kazanç kaybı, 3) çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve 4) ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. m. 55/1'e göre bu zararlar TBK hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır; hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz. TBK m. 114/2'ye göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Hukuk Genel Kurulu'na göre sözleşmeden doğan tazminat hakkı, işverenin gözetme borcuna aykırı davranması sonucu iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle de ortaya çıkabilir. (Yargıtay HGK, E. 2017/1179)8

Hesap sırası Hukuk Genel Kurulu kararında şöyle anlatılır: önce zarar görenin geçici veya sürekli iş göremezlik durumu ve oranı hakkında sağlık raporu alınır, tarafların kusur oranları belirlenir, sonra uzman aktüerya bilirkişisinden hesap raporu alınır.8 Gerçek zarar varsayımlara dayalı bir hesap olduğundan gerçeğe en yakın veriler kullanılır; gerçek kazanç, bakiye ömür, iş görebilirlik çağı, iş göremezlik ve karşılık kusur oranları ve varsa SGK'nın bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri toplandıktan sonra aktif ve pasif dönem için ayrı ayrı hesap yapılır.8

Bakiye ömür için Yargıtay bugün TRH 2010 yaşam tablosunu esas alır. Kapatılan 21. Hukuk Dairesi 1931 tarihli PMF tablosunu uyguluyordu; 10. Hukuk Dairesi 2021'de oy çokluğuyla, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklı maddi tazminat davalarında da bakiye ömrün belirlenmesinde esas alınması gerektiğine karar verdi. (Yargıtay 10. HD, E. 2020/9717)9 Hukuk Genel Kurulu aynı yıl, PMF 1931 tablosunu isteyen 21. Hukuk Dairesi bozmasına karşı verilen direnme kararını oy birliğiyle yerinde buldu ve TRH 2010 tablosunun esas alınmasını benimsedi.8 Kurul, SGK'nın açtığı bir rücu davasında da gerçek zarar hesabında PMF 1931 yerine TRH 2010 tablosunun kullanılması gerektiği konusunda Kurul'da uyuşmazlık bulunmadığını belirtti. (Yargıtay HGK, E. 2018/1027)10

Bilinmeyen dönem kazancına uygulanacak artırım ve iskonto oranı konusunda Hukuk Genel Kurulu, SGK'nın ilk peşin sermaye değeri hesaplarında esas aldığı yüzde beş iskontonun tazminat hesabının genel ilkelerinde uygulanmayacağını, ücret artış ve iskonto oranının yüzde on uygulanmaya devam edileceğini oy çokluğuyla kabul etti.10 Bu karar SGK'nın işverene karşı açtığı rücu davasında, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri gerçek zararın hesabı üzerinden verildi.10

Sürekli kısmi iş göremezliğe giren kişinin kazancında bir azalma olmasa bile sakatlığı oranında tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilir; sürekli tam iş göremezlikte tazminat yüzde yüz oran üzerinden hesaplanır ve başkasının yardımıyla yaşama zorunluluğu varsa tazminata bakıcı giderleri de eklenir.8 Hukuk Genel Kurulu, bakıcı gideri istenen bir dosyada davacının bakıma muhtaç olup olmadığının, bakıma muhtaç durumdan çıkmışsa bunun tarihinin Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'ndan, gerekirse Adli Tıp Üst Kurulu'ndan rapor alınarak belirlenmesini oy birliğiyle istedi; davacı kararı temyiz etmediği için davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği, hesap raporundaki işlemiş dönemden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerinin hesaba yansıtılmamasını da şart koştu.4

7589 sayılı Kanun'la TBK m. 55'e eklenen üçüncü fıkraya göre çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatının, kazancın bilindiği döneme ilişkin kısmına zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin kısmına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. 7589 sayılı Kanun geçici m. 1/9'a göre bu değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; daha önceki olaylarda maddenin değişiklikten önceki hükümleri uygulanmaya devam eder. TBK m. 55'teki değişiklik 31/7/2026 tarihinde yürürlüğe girdi (7589 sayılı Kanun m. 26/1-c; 6098 sayılı Kanun yürürlük tablosu).

SGK'nın bağladığı gelir tazminattan nasıl düşülür: ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmı

5510 sayılı Kanun m. 21/1'e göre iş kazası ve meslek hastalığı işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumun sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemeler ile bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değeri, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlı olarak işverene ödettirilir; işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Olay üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse ilk peşin sermaye değerinin yarısı o kişiye ve kusuru varsa onu çalıştırana rücu edilir (m. 21/4).

Yargıtay'a göre iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın tahsiline ilişkindir; haksız zenginleşmenin ve mükerrer ödemenin önüne geçmek için ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmı hesaplanan tazminattan düşülür. (Yargıtay 10. HD, E. 2023/5954)11 TBK m. 55/1'e göre kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarar veya tazminattan indirilemez. Dairenin kararında aktarılan Adalet Komisyonu gerekçesine göre bağlanan gelirin işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı ile tahsis tarihinden sonra sosyal güvenlik ödemelerinde meydana gelen artışlar da denkleştirilemez.11

Daire, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesini kamu düzenine ilişkin kabul eder; TBK m. 55'in emredici olduğunu ve gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanacağını belirtir.11 Mahkemenin görevi, hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanıp bağlanmadığını Kurumdan sormak, bağlanmışsa ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmını hesaplanan tazminattan indirmektir.11

Kurum gelir bağlamadıysa tazminat bu eksiklikle hesaplanmaz. 10. Hukuk Dairesi, Kurumun %10 ve üzerindeki iş göremezlik oranında sigortalıya gelir bağlayacağını ve bu geliri kusurlulardan rücuen tahsil edeceğini, tazminat davasında bu ödemenin düşülmemesinin davalıdan mükerrer tahsil sonucunu doğuracağını belirtti; gelir bağlanmamışsa davacıya, belirlenen iş göremezlik oranına göre gelir bağlanması için Kurumu da taraf hâline getirerek dava açması için süre verilmesini istedi.7

7589 sayılı Kanun'la TBK m. 55'e eklenen dördüncü fıkraya göre çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatları için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Bu fıkra da 7589 sayılı Kanun geçici m. 1/9 uyarınca yalnız değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanır.

Manevi tazminat iş kazasında hangi ölçütlerle belirlenir: TBK m. 56 ve işverenin iş güvenliği ihlali

TBK m. 56/1'e göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir; m. 56/2'ye göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne göre iş kazasında manevi tazminatın takdirinde olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilir ve tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran bir miktar belirlenir. (Yargıtay 10. HD, E. 2021/4613)12 Karar, olay tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 47 ile yargılama sırasında yürürlükte olan TBK m. 56'yı birlikte anar.12 Manevi tazminatın genel miktar ölçütleri manevi tazminat davası rehberinde anlatılır.

Aynı kararda sigortalının 6 ay 27 gün geçici iş göremez kaldığı, Kurumca sürekli iş göremezlik oranının %7,2 olarak tespit edildiği, işverenin %100 kusurlu olduğu ve işçinin müterafik kusurunun bulunmadığı bir olayda hükmedilen 10.000 TL manevi tazminat açıkça az bulundu ve karar bozuldu.12 Karar, iş kazasında manevi tazminatın takdirinde geçici iş göremezlik süresinin, sürekli iş göremezlik oranının ve kusur dağılımının birlikte değerlendirildiğini gösterir.12

Hukuk Genel Kurulu bir kararında, ıslah dilekçesiyle ileri sürülen maddi ve manevi tazminatın, sürekli iş göremezlik oranının kesin belirlendiği tarih gözetilerek zamanaşımına uğramadığına oy çokluğuyla karar verdi.3

Ölümlü iş kazasında yakınlar ne isteyebilir: TBK m. 53'e göre destekten yoksun kalma tazminatı

TBK m. 53'e göre ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle 1) cenaze giderleri, 2) ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve 3) ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır. TBK m. 55/1 destekten yoksun kalma zararlarını bedensel zararlarla aynı hesap ilkelerine bağlar.

SGK'nın hak sahiplerine bağladığı gelirin rücu edilebilir kısmı destekten yoksun kalma tazminatından da düşülür. Yargıtay, iş kazasında vefat eden sigortalının anne ve babasının açtığı davada, anne ve babaya iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanıp bağlanmadığının Kurumdan sorulmasını ve bağlanmışsa gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının hesaplanan tazminattan indirilmesini istedi.11 SGK, ölümle sonuçlanan olayda kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine bağladığı gelir ve verdiği ödenekler için rücu etmez (5510 sayılı Kanun m. 21 son fıkra).

Ölümlü kazalarda da kusur aynı özenle belirlenir. Daire, iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan davacının açtığı davada, ilk iş güvenliği raporu işvereni %50 kusurlu bulmuşken sonraki raporların sigortalıyı tam kusurlu kabul etmesinden doğan çelişki giderilmeden verilen ret kararını bozdu; sigortalının olay anına kadar çalışma, araç kullanma ve dinlenme sürelerine uygun çalıştırılıp çalıştırılmadığının ve olay anında yorgun olup olmadığının da araştırılmasını istedi.5

Destekten yoksun kalma hesabında hak sahiplerine ilişkin veriler de toplanır: Hukuk Genel Kurulu, destek görenlerin bakiye ömrünü ve gelirden alacakları pay oranlarını, kız çocuklarının muhtemel evlenme yaşını ve eşin evlenme olasılığını gerçek zarar hesabının verileri arasında sayar.8 Ölen işçinin yakınları ayrıca TBK m. 56/2 uyarınca manevi tazminat da isteyebilir.

İş kazası tazminatında zamanaşımı ne zaman başlar: TBK m. 146 ve maluliyet oranının kesinleştiği tarih

Hukuk Genel Kurulu'na göre iş kazalarında işverenin sorumluluğu sözleşmeye aykırılığa dayandığından TBK m. 146-161'deki zamanaşımı hükümleri uygulanır; iş kazası için ayrı bir süre düzenlenmediğinden TBK m. 146'ya göre on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.34 10. Hukuk Dairesi aynı ölçütü iş kazası ve meslek hastalığından işverenin sorumluluğu için tekrarlar. (Yargıtay 10. HD, E. 2020/8516)13 Olay mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde gerçekleşmişse karşılık hüküm o Kanun'un m. 125'idir ve süre orada da on yıldır.3

TBK m. 149'a göre zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Yargıtay'a göre zararın öğrenilmesi, zarar verici olayın değil zararın varlığı, niteliği, unsurları ve kapsamının kesin olarak bilinmesidir.3 Bedensel zararda bu an sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği tarihtir: oran tedaviden sonra zaman içinde değişmemiş olsa bile, sürekli iş göremezlik oranı talep edilecek maddi tazminatın sınırlarını belirlediği için bu tarih dikkate alınır.313 Zarar sonradan gelişme gösteriyorsa zamanaşımı, gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle işlemeye başlar.3

Hukuk Genel Kurulu, 2000 yılındaki kazada oranı %39 olarak belirleyen ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar veren 2011 tarihli SGK kararını başlangıç saydı ve 2013'te ıslahla istenen tazminatın zamanaşımına uğramadığına karar verdi.3 10. Hukuk Dairesi de 2003'teki kazada oranı ilk kez 2010'da %13 olarak belirleyen Maluliyet Daire Başkanlığı raporunu esas alarak 2016'da açılan davayı zamanaşımından reddeden kararı bozdu.13 Oranın itiraz nedeniyle Adli Tıp kurullarında da incelendiği bir dosyada Hukuk Genel Kurulu, davacının zararının, oranı %100 olarak belirleyen ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar veren 2010 tarihli SGK kararıyla belli olduğunu, ayrıca en son alınan Adli Tıp Genel Kurulu raporuyla malûliyet oranının net belirlendiğini gözeterek 2019'da açılan davanın zamanaşımına uğramadığını kabul etti.4

Hukuk Genel Kurulu'nun zamanaşımına ilişkin bu kararları oy çokluğuyla verildi; Kurul'daki görüşmelerde zararın kapsamının değil varlığının öğrenilmesinin yeterli olduğu ve oranı zaman içinde değişmeyen davacının zararı daha önce öğrendiği ileri sürülmüş, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.34 Bedensel zararda zamanaşımının başlangıcı konusunda Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 27.05.2021 tarihli ve 159 sayılı kararıyla gidilen içtihadı birleştirme yolu, 18.12.2023 tarihli ve 343 sayılı kararla bu kararın kaldırılması ve içtihatları birleştirmeye gerek olmadığına karar verilmesiyle kapandı; başlangıç her somut olayın niteliğine ve tıbbi belgelerin özelliğine göre belirlenir.4

İlgili mevzuat

5510 sayılı Kanun m. 13/1 — İş kazasının tanımı

MADDE 13- İş kazası;

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

Kaynak: Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 26 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

5510 sayılı Kanun m. 14/1-2 — Meslek hastalığının tanımı ve tespiti

MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.

Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;

a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,

b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi,

sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.

Kaynak: Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 26 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 417 — İşçinin kişiliğinin korunması — genel olarak

MADDE 417- İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.

İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TBK m. 55 — Destekten yoksun kalma ve bedensel zararın belirlenmesi

MADDE 55- Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.

(Ek fıkra:16/7/2026-7589/18 md.) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

(Ek fıkra:16/7/2026-7589/18 md.) Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

Kaynak: Türk Borçlar Kanunu (6098)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 26 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

5510 sayılı Kanun m. 21/1 — İş kazası ve meslek hastalığında işverenin sorumluluğu

MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

Kaynak: Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 26 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

7036 sayılı Kanun m. 6 — Yetki

MADDE 6- (1) İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.

(2) Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

(3) İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

(4) İş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.

(5) Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Kaynak: İş Mahkemeleri Kanunu (7036)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.İş kazası sayılmanın koşulları ve illiyet bağı (tespit davası)Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/11461 · K. 2024/13665 ·

    Kimyasal ürün depolanan işyerinde çalışan işçi, üzerine asit sıçradığını ileri sürerek SGK ve işverene karşı iş kazası tespiti davası açmış, mahkeme tanık beyanlarına dayanarak davayı kabul etmişti; Kurum müfettişleri olayı iş kazası saymamıştı. Daire, iş kazası sayılmak için sigortalılık, bedensel veya ruhsal özre uğrama, olayın 5510 sayılı Kanun m. 13'te sayılan hâllerden birinde meydana gelmesi ve illiyet bağı koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirtti; Adli Tıp raporunun lezyonlarla kimyasal maruziyet arasında illiyet bağı kurulamadığını söylemesi karşısında eksik araştırmayla verilen kararı bozdu.

    Sonuç: Bir olayın iş kazası sayılması için 5510 sayılı Kanun m. 13'teki hâllerden biri ile olay ve zarar arasında illiyet bağı birlikte aranır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Meslek hastalığı: Kurum tespiti, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp sırası, farklı işverenlerin kusuruYargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/5580 · K. 2024/10839 ·

    Rotator cuff yırtılması tanısı konan ve bunun meslek hastalığı olduğunu ileri süren işçi lehine, hastalık Kuruma hiç bildirilmeden ve Kurum içi maluliyet tespiti yapılmadan tazminata hükmedilmişti. Daire, Yüksek Sağlık Kurulu kararının Kurumu bağladığını ancak diğer ilgilileri bağlamadığını, farklı işyerlerinde geçen çalışmayla oluşan meslek hastalığında işverenlerin müteselsil değil kendi kusurları oranında sorumlu olduğunu belirterek kararı bozdu; hastalığın Kuruma bildirilmesi, gerekirse meslek hastalığı tespiti davası açılması ve bu davanın bekletici mesele yapılması, maluliyet oranının usulüne uygun belirlenmesi ve kusurun iş güvenliği uzmanı ile uzman hekimden oluşan kuruldan alınacak raporla tespitini istedi.

    Sonuç: Meslek hastalığı tazminatında önce Kurum tespiti aranır; farklı işverenler zarardan kendi kusurları kadar sorumludur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Zamanaşımı: on yıllık süre ve maluliyet oranının kesin belirlendiği tarihYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2018/467 · K. 2025/810 ·

    2000 yılında iş kazasında gözünü kaybeden işçi 2005'te kısmi dava açmış, 2013'te ıslahla maddi tazminatı artırıp manevi tazminat da istemişti. Kapatılan 21. Hukuk Dairesi, değişen ve gelişen bir durum bulunmadığından zararın 2000 yılındaki rapor tarihinde öğrenildiğini kabul ederek ıslahla artırılan kısım yönünden hükmü bozmuş, mahkeme direnmişti. Hukuk Genel Kurulu oy çokluğuyla, iş kazasında işverenin sorumluluğunun sözleşmeye aykırılığa dayandığını ve on yıllık sürenin uygulanacağını, oran değişmemiş olsa bile sürenin sürekli iş göremezlik oranını kesin belirleyen 2011 tarihli SGK kararından başlayacağını kabul ederek direnmeyi yerinde buldu; sair temyiz itirazları için dosyayı 10. Hukuk Dairesi'ne gönderdi.

    Sonuç: İş kazası tazminatında zamanaşımı on yıldır ve kural olarak sürekli iş göremezlik oranının kesin belirlendiği tarihte başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Zamanaşımı, içtihadı birleştirme yolunun kapanması ve bakıcı giderinin araştırılmasıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/665 · K. 2025/836 ·

    2006'daki iş kazasında %100 malul kalan işçi, önceki davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş, 2019'da bakiye maddi tazminat ve bakıcı gideri için yeni dava açmıştı. Hukuk Genel Kurulu zamanaşımı yönünden, oranın 2010 tarihli SGK kararıyla belirlendiğini ve itirazlar üzerine en son Adli Tıp Genel Kurulu raporuyla da netleştiğini gözeterek davanın zamanaşımına uğramadığını oy çokluğuyla kabul etti ve Birinci Başkanlık Kurulu'nun içtihadı birleştirme kararının kaldırıldığını belirtti. Bakıcı gideri yönünden ise davacının bakıma muhtaç olup olmadığının Adli Tıp kurullarından alınacak raporla araştırılmasını isteyen 10. Hukuk Dairesi bozmasına uyulması gerektiğini oy birliğiyle kabul ederek direnme kararını bozdu.

    Sonuç: Oran SGK kararıyla belirlenip itirazlar üzerine Adli Tıp Genel Kurulu raporuyla da net belirlenmişse Kurul, bu belirlemeleri gözeterek davanın zamanaşımına uğramadığını kabul etmiştir; bakıcı giderine ihtiyaç Adli Tıp raporuyla araştırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Kusur raporu: iş güvenliği önlemlerinin incelenmesi, trafik niteliğindeki iş kazasıYargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2021/6566 · K. 2022/13421 ·

    Proses mühendisi olarak çalışan sigortalı, işverenin verdiği araçla şoför tahsis edilmeden şehirlerarası firma ziyaretine giderken trafik kazasında ölmüş; desteğinden yoksun kalan davacının davası, sigortalıyı tam kusurlu bulan raporlara dayanılarak reddedilmişti. Daire, işverenin sorumluluğunun ilke olarak işçiyi gözetme borcuna aykırılıktan doğan kusur sorumluluğu olduğunu, kusurun iş güvenliği önlemleri ayrıntılı incelenerek kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu; takograf ve çalışma-dinlenme sürelerinin araştırılmasını ve raporun trafik-iş güvenliği uzmanı üç kişilik heyetten alınmasını istedi. Olay mülga 4857 sayılı Kanun m. 77 ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü dönemindedir; bugünkü karşılık TBK m. 417 ve 6331 sayılı Kanun'dur.

    Sonuç: Trafik kazası niteliğindeki iş kazasında kusur yalnız trafik kurallarıyla değil, işverenin iş güvenliği önlemleri de incelenerek belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Sorumlular: kusur ilkesi, müteselsil sorumluluk ve organik bağın ispatıYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/204 · K. 2026/122 ·

    Kaynak ustası 2014'te işvereni olan şirketin işyerinde iş kazası geçirmiş; bölge adliye mahkemesi, işvereni olmayan ve kusur atfedilmeyen başka bir şirket ile gerçek kişiyi organik bağ gerekçesiyle sorumlu tutmuş, 10. Hukuk Dairesi bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, iş kazası ve meslek hastalığı tazminatının kural olarak kusur sorumluluğuna dayandığını ve işveren ile birlikte kusurlu olanların müteselsilen sorumlu olduğunu belirten 10. Hukuk Dairesi bozmasını benimseyerek, organik bağın adres, ortaklık yapısı, temsilci, faaliyet alanı gibi somut olgularla ispatlanması gerektiğini ve yalnız yetkililerin kardeş olmasının yetmediğini belirterek direnme kararını oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Kusuru bulunmayan ve kazalının işvereni olmayan kişi, organik bağ somut delille ispatlanmadıkça iş kazası tazminatından sorumlu tutulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Maluliyet oranında çelişki, SGK'nın taraf olmaması ve gelir bağlatmaYargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2021/12283 · K. 2022/16737 ·

    SGK sağlık raporu işçinin sürekli iş göremezliğini %0, Yüksek Sağlık Kurulu %16,2 olarak belirlemiş; çelişki üzerine Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu da %16,2 oranını bulmuş, hesap bu orana göre yapılmıştı. Daire, maddi tazminat davalarının Kurumca karşılanmayan zararın tazminine ilişkin olduğunu, Kurumun bağlayacağı gelirin rücu edilebilir kısmı düşülmezse mükerrer tahsil doğacağını, tazminat davasında Kurumun taraf olmadığını belirterek kararı bozdu; gelir bağlanmamışsa davacıya Kurumu taraf hâline getirerek dava açması için süre verilmesini istedi.

    Sonuç: SGK gelir bağlamamışsa tazminat hesabı için önce Kuruma karşı dava yoluyla gelir bağlatılması ve peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının düşülmesi gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.TRH 2010'un Hukuk Genel Kurulunca benimsenmesi ve maddi tazminat hesabının verileriYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1179 · K. 2021/1563 ·

    2009'daki iş kazasında gözüne tel batan işçinin maddi tazminatı TRH 2010 tablosuna göre hesaplanmış, kapatılan 21. Hukuk Dairesi PMF 1931 tablosunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmişti. Hukuk Genel Kurulu hesabın aşamalarını ve verilerini (sağlık raporu, kusur oranları, aktüerya raporu; gerçek kazanç, bakiye ömür, iş göremezlik ve kusur oranları, SGK ilk peşin sermaye değeri) açıkladı, kısmi iş göremezlikte kazanç azalmasa da tazminat hakkı bulunduğunu belirtti ve TRH 2010 tablosunun esas alınmasını oy birliğiyle yerinde buldu; miktara ilişkin itirazlar için dosyayı Daireye gönderdi.

    Sonuç: Hukuk Genel Kurulu'na göre iş kazası maddi tazminatında bakiye ömür, ülkemize özgü ve güncel TRH 2010 tablosuyla belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Bakiye ömür: PMF 1931 yerine TRH 2010 yaşam tablosuYargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2020/9717 · K. 2021/2003 ·

    2011'deki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan işçinin maddi tazminatı, bakiye ömrü 1931 tarihli PMF tablosuna göre belirleyen hesap raporuna göre hüküm altına alınmıştı. Daire, gerçek zarar hesabında gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerektiğini, Dairenin rücu davalarında istikrarla uyguladığı ülkemize özgü ve güncel TRH 2010 tablosunun iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat davalarında da uygulanması gerektiğini belirterek hükmü oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: İş kazası maddi tazminat hesabında bakiye ömür TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Gerçek zarar hesabında yüzde on artırım ve iskonto (SGK rücu davası)Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2018/1027 · K. 2021/1708 ·

    SGK, 2010'daki ölümlü iş kazası nedeniyle hak sahiplerine bağladığı gelir için işverene rücu davası açmıştı. 10. Hukuk Dairesi hesapta TRH 2010 tablosunun ve yüzde beş iskontonun uygulanmasını istemiş, mahkeme PMF 1931 ve yüzde on oranıyla yapılan hesapta direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, rücu alacağının sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri gerçek zararla sınırlı olduğunu, gerçek zarar hesabında Kurum hesaplama tekniklerinin uygulanmayacağını ve ücret artış ve iskonto oranının yüzde on uygulanmaya devam edileceğini, bakiye ömrün ise TRH 2010 tablosuna göre belirleneceğini kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla ve değişik gerekçeyle bozdu.

    Sonuç: Gerçek zarar hesabında ücret artış ve iskonto oranı yüzde ondur; SGK'nın yüzde beş iskontosu uygulanmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.SGK ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının mahsubu (destekten yoksun kalma)Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/5954 · K. 2024/10833 ·

    2018'deki iş kazasında ölen sigortalının anne ve babası destekten yoksun kalma tazminatı istemiş, tazminat Kurumca bağlanan gelir düşülmeden hüküm altına alınmıştı. Daire, maddi tazminat davalarının Kurumca karşılanmayan zararın tahsiline ilişkin olduğunu, mükerrer ödemeyi önlemek için ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının düşüleceğini, TBK m. 55'in emredici olup kamu düzenine ilişkin bu ilkenin gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın uygulanacağını belirterek kararı bozdu. Kararda oy durumu belirtilmemiştir.

    Sonuç: Destekten yoksun kalma tazminatından SGK'nın bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerinin yalnız rücu edilebilir kısmı düşülür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Manevi tazminat: işverenin iş güvenliği önlemlerini almaması ve caydırıcılıkYargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2021/4613 · K. 2022/9018 ·

    Bina inşaatında kalıp sökme işinde çalışan işçi, vincin kaldırdığı kalıbın dengesini bozması sonucu yüksekten düşmüştü; Kurum sürekli iş göremezlik oranını %7,2 olarak belirlemiş, işçi 6 ay 27 gün geçici iş göremez kalmış, işveren %100 kusurlu bulunmuştu. Daire, manevi tazminatın takdirinde tarafların kusuru ve olayın ağırlığı yanında olayın işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamasından kaynaklandığının da gözetilmesi ve caydırıcılık uyandıran bir miktar belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmedilen 10.000 TL'yi açıkça az bularak kararı bozdu.

    Sonuç: İş kazasında manevi tazminat, işverenin iş güvenliği ihlali de gözetilerek tatmin yanında caydırıcılık sağlayacak düzeyde belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Zamanaşımı: 10. Hukuk Dairesinin Hukuk Genel Kurulu çizgisini uygulamasıYargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2020/8516 · K. 2024/1856 ·

    2003'teki iş kazasında parmakları ampute edilen işçinin sürekli iş göremezlik oranı ilk kez 2010'da Maluliyet Daire Başkanlığı raporuyla %13 olarak belirlenmiş, 2016'da açılan dava zamanaşımından reddedilmişti. Daire, iş kazası ve meslek hastalığından işverenin sorumluluğunun sözleşmeye aykırılığa dayandığını ve on yıllık sürenin uygulanacağını, Hukuk Genel Kurulu'nun 14.02.2024 tarihli kararına atıfla oran değişmemiş olsa bile sürekli iş göremezlik oranının kesin belirlendiği tarihin esas alınacağını belirterek davanın zamanaşımına uğramadığını kabul etti ve kararı bozdu.

    Sonuç: Maluliyet oranı ilk kez yıllar sonra belirlenmişse zamanaşımı o belirleme tarihinden başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Görev ve dava arkadaşlığı: işveren olmayan davalıya karşı istemin ayrılmamasıYargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2023/9410 · K. 2024/5568 ·

    Doğalgaz borusu elektrik tellerine temas edince elektrik akımına kapılarak yaralanan taşeron işçisi, işverenleriyle birlikte işveren olmayan bir şirkete karşı da iş kazası tazminatı istemişti. İş mahkemesi, bu davalı ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle onun yönünden davayı ayırmış ve görevsizlik kararı vermişti. Daire, tefrik kararını hatalı buldu; davalılar arasındaki ilişkinin açılan ilk dava içinde incelenmesi ve üçüncü kişi olan davalının sorumluluğunun da irdelenmesi gerektiğini, aksi hâlde farklı kusur durumları ve çelişkili kararlar doğabileceğini belirterek kararı oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Olayın oluşumunda davalılar arasında irtibat bulunan bir davada Daire, işveren olmayan davalıya karşı istemin ayrılmasını hatalı bulmuş ve istemin aynı davada incelenmesini istemiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

İş kazası tazminatı davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mu?

Hayır. İşçi alacakları için öngörülen zorunlu arabuluculuk, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında uygulanmaz. Aynı işçi kıdem, ihbar veya ücret gibi alacaklarını da isteyecekse o alacaklar için arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

İş kazası tazminatı davası hangi mahkemede açılır?

İş mahkemesinde açılır; iş mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu davaya iş mahkemesi usulüyle bakar. Davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir; iş kazasından doğan tazminat davalarında kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu görev kuralı işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıklar içindir; dava yalnız işveren olmayan bir kişiye karşı açılıyorsa görevli mahkeme ayrıca belirlenir.

İş kazası tazminatında zamanaşımı ne kadar ve ne zaman başlar?

İşverene karşı tazminat isteminde zamanaşımı on yıldır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre süre, kural olarak sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği tarihte başlar; oran sonradan değişmemiş olsa bile bu tarih esas alınır. Zarar gelişme gösteriyorsa süre, gelişmenin durduğunun öğrenilmesiyle başlar.

Meslek hastalığı nedeniyle tazminat istemek için SGK'nın tespiti gerekir mi?

Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur. Hastalık Kuruma bildirilmemişse Yargıtay, davacıya bildirim için süre verilmesini, Kurum kabul etmezse Kuruma ve işverene karşı meslek hastalığı tespiti davası açılmasını ve tazminat davasında bu sonucun beklenmesini ister.

SGK'nın bağladığı gelir tazminattan düşülür mü?

Evet, ama yalnız işverene rücu edilebilen kısmı düşülür. Tazminat SGK'nın karşılamadığı zarara ilişkindir; mükerrer ödemeyi önlemek için bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmı hesaplanan maddi zarardan indirilir. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri tazminattan indirilemez.

SGK iş kazası tazminatı davasında taraf mıdır?

İşçinin işverene karşı açtığı tazminat davasında Sosyal Güvenlik Kurumu taraf değildir. Ancak olayın iş kazası sayılması veya işçiye gelir bağlanması gibi Kurumun hak alanını ilgilendiren konular için Kuruma karşı ayrı dava açılması gerekebilir; Yargıtay bu durumda davacıya dava açması için süre verilmesini ister.

İşçi de kusurluysa tazminat azalır mı?

TBK m. 52/1'e göre zarar gören, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Uygulamada tarafların kusur oranları bilirkişi raporuyla belirlenir ve gerçek zarar hesabında karşılık kusur oranı da veri olarak kullanılır.

Maddi tazminat hesabında hangi yaşam tablosu kullanılır?

Yargıtay bakiye ömrün belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunu esas alır. Eski uygulamadaki 1931 tarihli PMF tablosu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla terk edilmiştir.

Bakıcı gideri istenebilir mi?

Sürekli tam iş göremezlik hâlinde tazminat yüzde yüz oran üzerinden hesaplanır ve işçinin başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluysa bakıcı giderleri de eklenir. Davalı bakıma muhtaçlığa itiraz ederse Yargıtay, işçinin bakıma muhtaç olup olmadığının Adli Tıp kurullarından alınacak raporla araştırılmasını ister.

İş kazasında ölen işçinin yakınları ne isteyebilir?

Ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler bu nedenle uğradıkları kaybın tazminini isteyebilir; cenaze giderleri de ölüm hâlindeki zararlar arasındadır. Ölen işçinin yakınlarına ayrıca manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. SGK'nın hak sahiplerine bağladığı gelirin rücu edilebilir kısmı destekten yoksun kalma tazminatından düşülür.

Farklı işyerlerinde çalışırken meslek hastalığına yakalanan işçi kimden tazminat ister?

Meslek hastalığı farklı işverenlere ait işyerlerinde geçen çalışma sonucu oluşmuşsa bu işverenler müteselsilen sorumlu tutulmaz. Hastalığa yol açan çalışmanın geçtiği her işyerinin işvereni için kusur oranı ayrı belirlenir ve her işveren zarardan kendi kusuru kadar sorumlu olur.

İş mahkemesinin kararına karşı hangi kanun yollarına başvurulur?

İş mahkemesi kararlarına Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun kanun yolu hükümleri uygulanır. Parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarındaki kararlar kesindir, ancak manevi tazminat kararlarına miktara bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi kural olarak HMK m. 362/1-a'daki temyiz sınırına bağlıdır; ancak istinaf başvurusu kısmen veya tamamen kabul edilip yeniden esas hakkında karar verilmişse, kabul edilen ya da reddedilen kısım m. 341/2'deki sınırı aşıyorsa temyiz yolu açıktır (HMK m. 362/3). Temyiz sınırının altında kalan bu tür kararda ilk derece mahkemesi kararıyla arasındaki fark m. 341/2'deki sınırı geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz edilemez. Sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

İş Hukuku sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

İş Hukuku alanına dön

Rehberler

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp