Ateşli silahlar ve bıçaklar hakkında kanuna muhalefet suçu (6136 sayılı Kanun m. 13)
Yayın tarihi:
Bu suçta hangi fıkranın uygulanacağı, cezanın kendisinden daha çok tartışılır: aynı olay, silahın niteliğine ve merminin sayısına göre altı aylık hapisten sekiz yıla kadar uzanan dört ayrı fıkradan birine girebilir. Bu rehber 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinin fıkraları arasındaki sınırı, 'vahim nitelik' ölçütünü, ekspertiz raporunun rolünü, silah ticaretiyle ayrımı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi ile Ceza Genel Kurulunun güncel kararlarını anlatır.
Kısaca
Ruhsatsız ateşli silah veya mermi satın almak, taşımak ya da bulundurmak 6136 sayılı Kanun'un 13. maddesinde suç sayılmıştır. Ceza, hapis ve adli para cezasından oluşur; ikisi birlikte hükmolunur, biri diğerinin seçeneği değildir. Maddenin dört ayrı fıkrası vardır: silahın niteliğine, sayısına ve nerede bulundurulduğuna göre ceza altı aya kadar hapisten sekiz yıla kadar hapse uzanır. Suç şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur ve uzlaştırma kapsamına girmez. Yasak nitelikteki bıçakları taşımak ise aynı Kanun'un 15. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.
Bu sayfada
- Kısaca
- Süreler ve usul
- 6136 sayılı Kanun m. 13 hangi fiilleri cezalandırıyor?
- Ateşli silahlar ve bıçaklar hakkında kanuna muhalefet suçunun cezası nedir?
- Hangi fıkra uygulanır? m. 13/1, m. 13/2, m. 13/3 ve m. 13/4 arasındaki sınır
- "Vahim nitelik" ne demek ve sayı eşikleri nedir?
- Suç nasıl ispatlanır? Ekspertiz raporu, atışa elverişlilik ve kast
- Silah ticaretiyle (m. 12) sınır nerede ve hangi mahkeme görevli?
- Havaya ateş etmek, bıçak ve silahın birlikte bulunması: içtima kuralları
- Yargılama usulü: seri muhakeme, ön ödeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve müsadere
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Süreler ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Şikâyete tabi mi?
Hayır. 6136 sayılı Kanun m. 13 ve m. 15 şikâyet koşulu öngörmez; suçun mağduru belirli bir kişi değildir ve soruşturma resen yürütülür.
Dayanak: 6136 sayılı Kanun m. 13, m. 15
- Şikâyet süresi
Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. Türk Ceza Kanunu m. 73/1'deki altı aylık süre yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uygulanır.
Dayanak: TCK m. 73/1
- Uzlaştırma
Hayır. 6136 sayılı Kanun'daki suçlar şikâyete bağlı değildir; Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/2 uyarınca diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için o kanunda açık hüküm bulunması gerekir. 6136 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur.
Dayanak: CMK m. 253/2
- Görevli mahkeme
Asliye ceza mahkemesi. 6136 sayılı Kanun m. 13'ün en ağır fıkrası olan m. 13/2'nin üst sınırı sekiz yıl olduğundan, ağır ceza mahkemesinin görev ölçütü olan on yılı aşmaz. Eylemin aynı Kanun'un 12. maddesindeki silah veya mermi ticareti kapsamında kalma ihtimali varsa delillerin takdiri ağır ceza mahkemesine aittir.
- Dava zamanaşımı
Fıkraya göre değişir. Üst sınırı beş yılı aşmayan m. 13/1, m. 13/3, m. 13/4 ile m. 15 suçlarında olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Üst sınırı sekiz yıl olan m. 13/2'de ise süre on beş yıldır; zamanaşımı süresi belirlenirken cezanın üst sınırı esas alınır.
Dayanak: TCK m. 66/1-d, m. 66/1-e, m. 66/4
- Adli para cezası
Hayır, seçenek değil. 6136 sayılı Kanun m. 13'ün her fıkrasında hapis ve adli para cezası birlikte hükmolunur; m. 15/1'de de öyledir. Yalnız m. 15/4'te "hapis veya adlî para cezası" seçenek olarak öngörülmüştür. Bunlardan ayrı olarak kısa süreli hapis cezası TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilebilir; m. 15/4'te ise hapis ile adli para cezası seçenek olduğundan TCK m. 50/2 uyarınca çevirme yapılamaz.
- HAGB ve erteleme
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkemece karar verilebilir; denetim süresi beş yıldır (CMK m. 231/5 ve m. 231/8). Hapis cezasının ertelenmesi de iki yıl sınırına tabidir (TCK m. 51/1). m. 13/2'de alt sınır beş yıl olduğu için bu fıkrada iki yıllık eşiğe inilemez.
Dayanak: CMK m. 231/5, m. 231/8; TCK m. 51/1
6136 sayılı Kanun m. 13 hangi fiilleri cezalandırıyor?
Madde 13/1 seçimlik hareketli bir suç kurar: ateşli silahı, ona ait mermiyi ya da namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak ve ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları satın almak, taşımak ya da bulundurmak. Ceza Genel Kurulu bunu açıkça ifade eder: suç, bu üç fiilden birinin gerçekleştirilmesiyle oluşur. (Yargıtay CGK, E. 2022/533)1
Fıkra 2024 değişikliğinden sonra bir grup silahı daha kapsıyor: ses veya gaz fişeği atabilen silah iken bu Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülen silahlar. Yani kuru sıkı olarak üretilmişken sonradan gerçek mermi atacak hâle getirilmiş bir tabanca, m. 13/1 bakımından ateşli silah gibi işlem görür.
Suçun mağduru belirli bir kişi değildir; Kanun kamu güvenliğini korur. Bunun pratik iki sonucu vardır: şikâyet aranmaz, soruşturma resen yürütülür ve vazgeçilecek bir şikâyet bulunmaz.
Ateşli silahların yanında Kanun bıçakları da düzenler. 6136 sayılı Kanun m. 4 yapımı yasak aletleri tek tek sayar: kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala, kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta. Bunları satmak, satın almak, taşımak veya bulundurmak m. 15/1'de ayrı bir suçtur. Bir aletin bu listeye girip girmediği dosyaya sunulan kriminal veya adli tıp raporuyla belirlenir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi, mekanik aksamı bakımından sustalı çakı olduğu raporla saptanan bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesini yerinde bulmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/23512)2
Aynı maddenin üçüncü fıkrası, kapsam dışında kalanları da sayar: yalnız sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri, yivsiz tüfekler ve mermileri, ev gereçlerinden olan ya da tababet, sanayi, tarım ve spor için kullanılan aletler ile bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş ve raspa benzerleri bu Kanun hükümlerine tabi değildir. Avda veya sporda kullanılan ateşli yivli silahlar ise m. 7'ye göre ruhsata tabidir.
Kanuna 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun'la eklenen m. 13/A yeni bir fiil tanımlar: ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olmak. Fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
Ateşli silahlar ve bıçaklar hakkında kanuna muhalefet suçunun cezası nedir?
Cezanın yapısı bu suçta çoğu suçtan farklıdır: 6136 sayılı Kanun m. 13'ün her fıkrasında hapis ve adli para cezası birlikte hükmolunur. Adli para cezası hapsin seçeneği değildir; ikisi bir arada verilir.
Fıkralar şöyle sıralanır: 1) m. 13/1 — ruhsatsız silah, mermi veya ana parça satın almak, taşımak ya da bulundurmak: iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adli para cezası. 2) m. 13/2 — silahın m. 12/4'te sayılanlardan olması ya da silah, mermi veya parçaların sayı veya nitelik bakımından vahim olması: beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adli para cezası. 3) m. 13/3 — m. 12/4 dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya iş yerinde bulundurulması: bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adli para cezası. 4) m. 13/4 — mermilerin veya parçaların pek az sayıda bulundurulması ya da taşınması ve bunun mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi: altı aya kadar hapis ve otuz günden beşyüz güne kadar adli para cezası.
Bu rakamların hepsi maddenin bugünkü metnindendir ve maddede 21/11/2024 tarihli 7533 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonraki hâli yansıtır. Daha önce işlenmiş fiillerde suç tarihindeki metin uygulanır: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2023 tarihli bir olayda "suç tarihinde yürürlükte bulunan" m. 13/1'in bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adli para cezası öngördüğünü esas almış ve bu üst sınırı aşan adli para cezasını fazla ceza tayini sayarak kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/14084)3 Eski tarihli kararlarda geçen ceza miktarlarının bugünkü metne göre okunmaması gerekir.
Maddenin son üç fıkrası hapis cezası değil idari yaptırım öngörür. m. 13/5 uyarınca bulundurma ve taşıma fiilinin; vefat, sağlık durumu, mahkûmiyet, müsadere, satın alma veya devir nedeniyle yapılan ruhsatlandırma ya da ruhsat yenileme işlemlerinde Kanun'daki yükümlülüklere aykırı davranılarak işlenmesi hâlinde onbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezasına hükmolunur. m. 13/6 nakil izin belgesi almaksızın silahını mesken veya iş yeri değişikliği nedeniyle nakledenler için aynı miktarı öngörür; m. 13/7'ye göre bu cezaları vermeye mülki idare amiri yetkilidir.
Bıçak suçunda ceza daha düşüktür. m. 15/1'e göre m. 4'te yazılı bıçak veya diğer aletleri satan, satmaya aracılık eden, satın alan, taşıyan veya bulunduran kişi altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. Aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması hâlinde bu ceza yarıdan bir katına kadar artırılır (m. 15/2). m. 15/4 ise Kanun kapsamı dışındaki yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve aletleri hâl ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar için üç aya kadar hapis veya adli para cezası öngörür; maddenin tek seçenek yaptırımlı fıkrası budur.
Kısa süreli hapis cezası TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Bunun tek istisnası m. 15/4'tür: hapis ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde hapis cezasına hükmedilmişse, TCK m. 50/2 uyarınca bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez.
Hangi fıkra uygulanır? m. 13/1, m. 13/2, m. 13/3 ve m. 13/4 arasındaki sınır
Bu suçun uygulamadaki asıl tartışması ceza miktarı değil, fıkra seçimidir. Aradaki fark büyüktür: aynı tabanca, koşullara göre altı aya kadar hapisten sekiz yıla kadar hapse uzanan bir aralığın herhangi bir yerine düşebilir.
m. 13/3 en hafif hapis rejimini kuran fıkradır, ama uygulama alanı dar tutulur. Ceza Genel Kuruluna göre bu fıkranın uygulanabilmesi için öncelikle silahın satın alındığının ve/veya taşındığının sabit olmaması gerekir; aksi hâlde eylem m. 13/1 kapsamında kalır.1 Ceza Genel Kurulu, evinde yapılan aramada tabanca ele geçirilen ve aşamalarda silahı satın aldığını söyleyen sanığın eyleminin ruhsatsız ateşli silah satın alma suçunu oluşturduğunu belirterek yerel mahkemenin m. 13/3'ten kurduğu direnme hükmünü bozmuştur.1 Pratik sonuç şudur: silahın nereden geldiğine ilişkin beyan, hangi fıkranın uygulanacağını belirleyebilir.
Yalnızca mermi ele geçirilen dosyalarda Daire sayısal bir ölçek kullanır. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin süregelen uygulamasına göre evde veya iş yerinde bulundurulan mermilerin 50 adet veya daha az olması hâlinde m. 13/4; 51-250 adet arasında olması durumunda m. 13/3; 251 adet ve daha fazla olması hâlinde m. 13/1 uygulanır. (Yargıtay 8. CD, E. 2023/4746)4 Daire, evinde 13 adet mermi ele geçirilen dosyada eylemin m. 13/4 kapsamında kaldığını, m. 13/3'ten hüküm kurulmasının fazla ceza tayini olduğunu belirterek kararı kanun yararına bozmuştur.4
En ağır fıkra olan m. 13/2 iki ayrı yoldan devreye girer: silahın m. 12/4'te sayılanlardan olması ya da silah, mermi veya parçaların sayı veya nitelik bakımından vahim olması. Daire, mandal yardımıyla yarı ve tam otomatik hâle getirildiği uzmanlık raporuyla saptanan tabancanın m. 12/4'te sayılan vahim silahlardan olduğunu belirterek, sanığın m. 13/1 ve m. 12/4 birlikte uygulanarak değil, doğrudan m. 13/2 uyarınca cezalandırılması gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/17152)5 m. 13/2 bir artırım hükmü değil, kendi ceza aralığı olan bağımsız bir fıkradır.
"Vahim nitelik" ne demek ve sayı eşikleri nedir?
Vahim niteliğin tanımı m. 13'te değil, atıf yaptığı m. 12/4'tedir. Bu fıkraya göre nitelik bakımından vahim sayılan silahlar şunlardır: tüfek; seri ateşli, kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik, dürbünlü, susturuculu veya hedef noktalayıcı aparat takılı tabanca; ve bu fıkrada sayılanların benzerleri. Bu niteliği taşımayan silahlar ile her türlü mermi bakımından ise ölçüt niteliğe değil miktara bakar.
Miktar ölçütünün rakamları kanunda yazmaz; Daire kendi sürdürülen uygulamasıyla belirler. Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre m. 12/4 uygulamasında 20 adetten fazla niteliksiz tabanca sayısal bakımdan vahim sayılır; mermide eşik 20.001 adettir. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/1235)6 Bu rakamlar m. 12/4 uygulamasına aittir. Daire m. 13 için ayrı ve çok daha düşük bir eşiği istikrarlı biçimde sürdürür: m. 13 uygulamasında dört adetten fazla tabanca sayısal bakımdan vahim sayılır. Üç tabanca ile 166 fişek, iki tabanca ile 58 fişek ele geçen dosyada Daire eylemin sayı itibarıyla m. 13/1 kapsamında kaldığını belirterek m. 13/2 ile hüküm kurulmasını bozmuş, yalnız temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğini eklemiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2021/10993)7 Nitelik bakımından vahim bir silahta ise ayrıca sayı aranmaz; m. 12/4 iki hâli "ya da" ile birbirine bağlar, yani silah tek adet olsa da nitelik yoluyla vahim sayılır. Sayı böyle bir silahta ancak cezanın bir kat artırılmasını öngören m. 12/5 bakımından önem taşır: Daire, kuru sıkıdan dönüştürülmüş 10 adet tam otomatik silah ele geçirilen dosyada "10 adetten fazla" vehamet arz eden silahın sayısal bakımdan vahim sayılacağını, tam 10 adet bulunan olayda sayısal vahametten söz edilemeyeceğini ve m. 12/5'in uygulanmasının fazla ceza tayini olduğunu belirterek eylemin m. 12/1 ve m. 12/4 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/3087)8
Sayı çok yüksek olduğunda her parçanın incelenmesi gerekmez. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul eden Daire, 2.000 adet tabanca ele geçirilen bir dosyada tamamının değil, en az 21 adedinin incelenerek atışa elverişli olup olmadığının, niteliklerinin ve Kanun kapsamındaki silahlardan bulunup bulunmadığının tespit edilmesinin yeterli olduğunu belirtmiştir.6 Aynı ilamda 195.000 adet merminin en az 20.001 adedinin patlatılarak denenmesinin yeterli sayıldığı görülür; numune olarak seçilen iki tabanca ve altı merminin incelenmesiyle yetinilmesi ise hukuka aykırı bulunmuştur.6
Vahim nitelik tespiti dosyanın kaderini belirlediği için uzmanlık raporunun içeriği belirleyicidir. Rapor silahın hem 6136 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığını, hem atışa elverişliliğini, hem de m. 12/4 ölçütlerini karşılayıp karşılamadığını ayrı ayrı ortaya koymalıdır.
Suç nasıl ispatlanır? Ekspertiz raporu, atışa elverişlilik ve kast
Bu suçta ispatın merkezinde tek bir belge vardır: silahın incelenmesine ilişkin uzmanlık ya da kriminal laboratuvar raporu. Yargıtay'ın aradığı ölçütler şunlardır:
- 1) Silahın kullanıma ve atışa elverişli olduğu bilimsel yöntem ve somut delillerle ortaya konmalıdır. Ceza Genel Kuruluna göre mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi bu belirlemeye bağlıdır; Ceza Genel Kurulunun ve Özel Dairelerin istikrarlı uygulaması bu yöndedir. (Yargıtay CGK, E. 2023/48)9
- 2) Silahın ruhsatlı olması atışa elverişliliğin ispatı sayılmaz. Ceza Genel Kurulu, ruhsata bağlanmış olmanın ruhsat tarihi itibarıyla önemli bir olgu olduğunu, ancak zaman içinde silahların mekanik ya da dış etkenlerle bu niteliklerini yitirebileceğini belirtmiştir.9
- 3) Bilirkişi incelemesi yaptırılmayan ve fonksiyonlarına uygun biçimde bir eylemde kullanılmayan silahın atışa elverişli olduğu şüphede kalır; aksinin kabulü varsayımdan ibarettir ve varsayıma dayalı mahkûmiyet kurulamaz. Ceza Genel Kurulu bu gerekçeyle Daire onama kararını kaldırmış ve hükmü eksik araştırmadan bozmuştur.9
- 4) Eksik araştırmanın bulunduğu hâllerde beraat kararı da verilemez; dosyanın eksiği tamamlanmadan sonuca gidilemez.9
- 5) Failin silahın niteliğini bildiği ayrıca ortaya konmalıdır. Daire, tahdit ve gaz ayırıcı parçası sonradan çıkarılmış bir tabancada, özel nitelik kazandırılmış fişek ele geçirilememesi ve sanığın silahın kuru sıkı olduğunu bildiği savunması karşısında, ele geçen tabancanın vasıflarını bilerek taşıdığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyet yerine beraat verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/5552)10 Aynı kararda silahın bizatihi suç teşkil ettiği için müsaderesine karar verilmesi gerektiği de belirtilmiştir.10
- 6) Bıçak dosyalarında aletin m. 4'te yazılı yasak nitelikli aletlerden olup olmadığı rapora bağlanır; sustalı çakı olduğu adli tıp raporuyla saptanan bıçak 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir.2
- 7) Ruhsatın süresi de denetlenir. Bulundurma ruhsatı taşıma hakkı vermez: Daire, bulundurma ruhsat süresi dolan tabancasını aracında taşıyan şüpheliye ilişkin dosyada, bulundurma ruhsatlı iken taşınması nedeniyle silahın bizatihi suç teşkil ettiğini ve münhasıran müsadereye tabi olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/1601)11
Silah ticaretiyle (m. 12) sınır nerede ve hangi mahkeme görevli?
6136 sayılı Kanun m. 12, silahı ülkeye sokmayı, ülkede yapmayı, bir yerden bir yere taşımayı veya yollamayı, satmayı, satmaya aracılık etmeyi ve bu amaçla bulundurmayı cezalandırır. Ceza beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adli para cezasıdır; fiilin iki veya daha çok kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapse yükselir (m. 12/2), örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır (m. 12/3).
Ayrım görevli mahkemeyi de değiştirir. 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ağır ceza mahkemeleri bakar; m. 14'e göre görev belirlenirken ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin cezanın üst sınırı esas alınır. m. 13'ün en ağır fıkrasının üst sınırı sekiz yıl olduğu için m. 13 davaları asliye ceza mahkemesinde görülür; m. 12/1 ise on yılı aştığından ağır cezanın görevine girer. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, iş yerinde 5.018 adet yasak nitelikli fişek ele geçirilen ve m. 13/2'den dava açılan bir dosyada, eylemin m. 12/1'deki mermi ticareti kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli mahkeme olan ağır ceza mahkemesine ait olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/25228)12 Asliye ceza mahkemesinin verdiği görevsizlik kararının kaldırılması bu nedenle kanun yararına bozulmuştur.12
Kuru sıkı tabancaların dönüştürülmesi 2024'ten beri m. 12 içinde ayrıca düzenlenir. m. 12/6'ya göre kurusıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği atabilen silahı teknik özelliklerinde değişiklik yaparak Kanun'a tabi silah hâline dönüştürmek, üretim sayılır ve m. 12 hükümlerine göre cezalandırılır; dönüştürülen silahın sayı ve nitelik bakımından vahim olmaması hâlinde ceza üçte birinden yarısına kadar indirilir. Daire bu indirimin koşullarını iki noktada daraltmıştır: dönüştürülen silahların hem sayısal hem nitelik bakımından vahim olmama hâli birlikte aranır ve fıkra, silahları bizzat dönüştürdüğü tespit edilen fail bakımından uygulanır; satış amacıyla taşıyan fail hakkında uygulanma koşulu bulunmaz. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/13184)13
Ticaret dosyalarında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi de denetlenir. Daire, ele geçen silah sayısı, kastın yoğunluğu, tehlike ile zararın ağırlığı ve suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek TCK m. 3 ve m. 61/1 uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğini belirtmiştir.8
Havaya ateş etmek, bıçak ve silahın birlikte bulunması: içtima kuralları
Ruhsatsız silahla ilgili dosyalar çoğu zaman tek başına gelmez; yanında ikinci bir suç bulunur. Bu noktada iki farklı sonuç doğar ve ikisini birbirine karıştırmamak gerekir.
Birincisi: aynı Kanun'un iki ayrı maddesine giren aletlerin birlikte taşınması. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bir adet tabanca ve bir adet sustalı çakı ele geçirilen dosyada eylemin hem m. 13/1'e hem m. 15/1'e temas ettiğini, ancak TCK m. 44'teki fikri içtima kuralı uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan, yani m. 13/1'den ceza tayin edilmesi gerektiğini belirtmiştir; ayrıca m. 15/1'den de mahkûmiyet kurulması kanuna aykırı bulunmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/4553)14 Aynı kararda, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiği de belirtilmiştir.14
İkincisi: silahın kullanılmasıyla ortaya çıkan ayrı suçlar. Meskun mahalde havaya ateş edilmesi hâlinde 6136 sayılı Kanun m. 13/1 ile TCK m. 170/1-c'deki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu birlikte gündeme gelir. Daire, havaya açılan ateş sonucu bir çocuğun basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda TCK m. 44 uyarınca kasten yaralama değil genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması gerektiğini belirlemiş; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu ise ayrı bir suç olarak ele almış, her iki suç için de TCK m. 66/1-e'deki sekiz yıllık olağan dava zamanaşımını uygulamıştır. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/25533)15
Zamanaşımı bakımından aynı karar somut bir ölçü verir: Daire, TCK m. 170/1-c ve 6136 sayılı Kanun m. 13/1 uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre TCK m. 66/1-e gereği sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü saptamış, sürenin dolduğunu belirleyerek her iki suçtan açılan kamu davasının düşmesine karar vermiştir.15
Yargılama usulü: seri muhakeme, ön ödeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve müsadere
Yargılamayı hızlandıran usuller bu suçta sık gündeme gelir; başında seri muhakeme usulü gelir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 250/1-b bu usulün kapsamına 6136 sayılı Kanun'dan yalnız 13. maddenin üçüncü fıkrasındaki ve 15. maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarındaki suçları almıştır; m. 13'ün birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları kapsam dışındadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, vahim nitelikte silah ele geçirilen bir dosyada eylemin m. 13/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu suçun seri muhakeme usulüne tabi olmadığını ve talepnamenin reddedilmesi gerektiğini belirterek hükmü kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/22178)16 Suç vasfındaki yanılgı burada yalnızca cezayı değil, uygulanan yargılama usulünü de sakatlar.
En hafif fıkra ön ödeme kapsamındadır. Daire, pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçunun, TCK m. 75'te 6763 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle ön ödeme kapsamına alındığını; mahkemece sanığa usulüne uygun ön ödeme ihtaratı yapılıp sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.4
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olduğunda mahkemece verilebilir ve denetim süresi beş yıldır (CMK m. 231/5 ve m. 231/8). Alt sınırı beş yıl olan m. 13/2'de bu eşiğe inilemeyeceği için o fıkrada hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelmez; buna karşılık m. 13/1, m. 13/3, m. 13/4 ve m. 15 suçlarında somut cezaya göre mümkündür. Hapis cezasının ertelenmesi de TCK m. 51/1'deki iki yıl sınırına tabidir.
Silahın kendisi bakımından müsadere kuralları ayrı işler. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya TCK m. 54/4 uyarınca müsadere edilir. Kamu davası açılmamışsa müsadere kararını savcılık kendisi veremez: Daire, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilen bir dosyada, münhasıran müsadereye tabi silah hakkında müsadere davasına bakma görevinin CMK m. 256/1 uyarınca asıl davaya bakmakla görevli asliye ceza mahkemesine ait olduğunu belirterek, savcılığın doğrudan verdiği müsadere kararına karşı yapılan itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.11
Nihayet ceza belirlenirken kanuni sınırlar aşılamaz. Daire, suç tarihindeki metne göre üst sınırı yüz gün olan temel adli para cezasının 180 gün üzerinden belirlenmesini fazla ceza tayini sayarak hükmü kanun yararına bozmuştur.3
İlgili mevzuat
Madde 13 – (Değişik: 23/1/2008-5728/156 md.)
Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahları, bunlara ait mermileri veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları ya da ses veya gaz fişeği atabilen silah iken bu Kanun hükümlerine tabi silah vasfına dönüştürülen silahları satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlardan olması ya da silahın, mermilerin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların ev veya işyerinde bulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasıdır.
Ateşli silahlara ait mermilerin veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve otuz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasıdır.
(Değişik beşinci fıkra:21/11/2024-7533/12 md.) Bu madde kapsamındaki bulundurma ve taşıma fiilinin; vefat, sağlık durumu, mahkûmiyet, müsadere, satın alma veya devir nedeniyle yapılan ruhsatlandırma ya da ruhsat yenileme işlemlerinde bu Kanunda düzenlenen yükümlülüklere aykırı davranılarak işlenmesi halinde onbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezasına hükmolunur.
(Ek fıkra:21/11/2024-7533/12 md.) Nakil izin belgesi almaksızın, bulundurma izni verilen silahını mesken veya işyeri değişikliği nedeniyle nakledenler hakkında onbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezasına hükmolunur.
(Ek fıkra:21/11/2024-7533/12 md.) Bu madde hükümlerine göre idari para cezası vermeye mülki idare amiri yetkilidir.
Kaynak: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun (6136)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 13/A- (Ek:8/8/2026-7593/1 md.)
Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kaynak: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun (6136)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 12 – (Değişik: 23/1/2008-5728/155 md.)
Her kim bu Kanunun kapsamına giren ateşli silahları, bunlara ait mermileri veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları 29/6/2004 tarihli ve 5201 sayılı Harp Araç ve Gereçleri ile Silâh, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Kanun hükümleri dışında ülkede yapar veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahları veya mermileri ya da namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya bilerek aracılık eder, satar veya satmaya aracılık ederse veya bu amaçla bulundurursa beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Birinci fıkrada yazılı suçları üçüncü fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin birlikte işlemeleri halinde, failler hakkında sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Birinci fıkradaki fiillerin, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar bir kat artırılır.
Ateşli silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik, dürbünlü, susturuculu veya hedef noktalayıcı aparat takılı tabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması ya da bu niteliği taşımayan ateşli silahlar veya her türlü mermilerin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların miktar bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur.
Dördüncü fıkrada niteliği belirtilen ateşli silahlar ile benzerlerinin miktar bakımından vahim olması halinde birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda yazılı cezalar bir kat artırılarak hükmolunur.
(Ek fıkra:21/11/2024-7533/11 md.) Kurusıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen silahı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak bu Kanun hükümlerine tabi silah haline dönüştürmek eylemi, 5201 sayılı Kanun hükümleri dışında yapılmış üretim olarak kabul edilir ve bu madde hükümlerine göre cezalandırılır. Dönüştürülen silahın sayı ve nitelik bakımından vahim olmaması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar indirilir.
Kaynak: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun (6136)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 15 – (Değişik: 12/6/1979 - 2249/10 md.)
(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/158 md.) Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.
Bu madde kapsamına giren bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkraya göre hükmolunacak cezalar yarıdan bir katına kadar artırılır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesine göre yapımına izin verilen bıçakları veya diğer aletleri veya benzerlerini kullanma amacı dışında satanlar, satmaya aracılık edenler, satın alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında birinci fıkradaki; o bıçak veya diğer aletlerin veya benzerlerinin sayı ve nitelik bakımından vahim olması halinde de ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.
(Ek fıkra: 23/1/2008-5728/158 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı olan yivli ve yivsiz silahlarla bıçak ve diğer aletleri, hal ve şartlara göre sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıyanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kaynak: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun (6136)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 4 – (Değişik: 12/6/1979 - 2249/5 md.)
Ülke içinde kama, hançer, saldırma, şişli baston, sustalı çakı, pala,kılıç, kasatura, süngü, sivri uçlu ve oluklu bıçaklar, topuz, topuzlu kamçı, boğma teli veya zinciri, muşta ile salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikteki benzeri aletlerin yapımı yasaktır.
Bunlardan bir sanat veya mesleğin icrası için kullanılması zorunlu bulunanların yapımına İçişleri Bakanlığınca yapılacak bir yönetmelikte belirlenen kurallara göre izin verilir.
(Değişik fıkralar: 23/6/1981 - 2478/2 md.):
Yalnız sporda kullanılan yivli ateşsiz silahlar ve mermileri ile yivsiz tüfekler ve mermilerinin, ev gereçlerinden olan veya tababet, sanayi, tarım, spor için kullanılan aletlerle bir meslek veya sanatın icrası için gerekli bıçak, şiş, raspa ve benzerlerinin kullanılması bu Kanun hükümlerine tabi değildir.
Avda veya sporda kullanılan her nevi ateşli yivli silahlar bu Kanunun 7 nci maddesine göre ruhsata tabidir.
Kaynak: Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun (6136)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Silahı satın aldığını söyleyen sanığa m. 13/3 değil m. 13/1 uygulanırYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/533 · K. 2025/170 ·
Evinde yapılan aramada bir adet tabanca ele geçirilen sanık, aşamalarda tabancayı satın aldığını beyan etmişti. Yerel mahkeme eylemi ev veya iş yerinde bir adet silah bulundurma sayarak m. 13/3'ten hüküm kurmuş ve Dairenin bozmasına direnmişti. Ceza Genel Kurulu, m. 13/1'deki suçun seçimlik hareketli olduğunu ve satın alma, taşıma ya da bulundurma fiillerinden birinin gerçekleşmesiyle oluştuğunu; m. 13/3'ün uygulanabilmesi için ise silahın satın alındığının ve/veya taşındığının sabit olmaması gerektiğini belirtti. Satın alma beyanı karşısında eylemin ruhsatsız ateşli silah satın alma suçunu oluşturduğunu saptayarak direnme hükmünü bozdu.
Sonuç: Ev veya iş yerinde bulundurma fıkrası, silahın satın alındığı ya da taşındığı sabit olmadığı sürece uygulanır.
2.Sustalı çakı adli tıp raporuyla yasak nitelikli bıçak sayılırYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/23512 · K. 2025/1865 ·
Sanık müştekiye bıçak salladığını ikrar etmiş, ancak temyizinde aletin m. 4'te sayılan yasak nitelikli bıçaklardan olmadığını ileri sürmüştü. Daire, Adli Tıp Kurumu raporunda bıçağın sustalı çakı olması nedeniyle 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirildiğinin belirtildiğini, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığını ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini saptayarak temyiz istemini yerinde görmedi ve hükmü onadı. Dosyada hapis cezası TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilmişti.
Sonuç: Bıçağın yasak nitelikte olup olmadığı savunmayla değil, kriminal veya adli tıp raporuyla belirlenir.
3.Adli para cezasında maddedeki gün üst sınırı aşılamazYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/14084 · K. 2026/2888 ·
Mahkeme, 2023 tarihli bir olayda m. 13/1'den mahkûmiyet kurarken adli para cezasını 180 gün üzerinden belirlemişti. Daire, suç tarihinde yürürlükte bulunan m. 13/1'in metnine göre temel adli para cezasının üst sınırının yüz gün olduğunu; bu sınırı aşacak şekilde ceza tayin edilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek hükmü kanun yararına bozdu.
Sonuç: Gün birimi maddenin kendi üst sınırıyla bağlıdır ve suç tarihinde yürürlükte olan metne göre belirlenir.
4.Ev veya iş yerindeki mermi sayısına göre fıkra: 50, 250 ve 251 eşikleriYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2023/4746 · K. 2025/2685 ·
Hükümlünün evinde yapılan aramada 13 adet yasak nitelikli mermi ele geçirilmiş, mahkeme m. 13/3'ten mahkûmiyet kurmuştu. Daire, süregelen uygulamasına göre evde veya iş yerinde bulundurulan mermilerin 50 adet veya daha az olması hâlinde m. 13/4, 51-250 adet arasında olması hâlinde m. 13/3, 251 adet ve daha fazla olması hâlinde m. 13/1 kapsamında suç oluşacağını belirterek 13 mermi bakımından m. 13/4'ün uygulanması gerektiğini, aksi yöndeki uygulamanın fazla ceza tayini olduğunu saptadı. Ayrıca m. 13/4'teki suçun ön ödeme kapsamına alındığını, sanığa ön ödeme ihtaratı yapılması gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Mermi sayısı hangi fıkranın uygulanacağını belirler; en hafif fıkra ayrıca ön ödeme kapsamındadır.
5.Vahim nitelikteki silahta m. 13/1 ile m. 12/4 birlikte değil, m. 13/2 uygulanırYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/17152 · K. 2025/2544 ·
Durdurulan araçta üzerindeki tabancayı ve mermileri kolluğa teslim eden sanık hakkında mahkeme m. 13/1 ile m. 12/4'ü birlikte uygulayarak hüküm kurmuş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermişti. Uzmanlık raporuna göre tabanca çalışır durumdaydı ve mandal yardımıyla yarı ve tam otomatik hâle getirilmişti; bu hâliyle m. 12/4'te sayılan vahim silahlardandı. Daire, bu durumda sanığın doğrudan m. 13/2 uyarınca cezalandırılması gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: m. 13/2 bir artırım hükmü değil, kendi ceza aralığı olan bağımsız bir fıkradır; m. 12/4 ona atıf için vardır.
6.Niteliksiz tabancada eşik yirmi adet, mermide 20.001; numune inceleme yeterlidirYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/1235 · K. 2025/971 ·
Daire önceki ilamında 2.000 adet tabancanın tamamının incelenmesini istemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bunun yargısal süreci uzatacağını ve 21 adet üzerinden inceleme yapılmasının yeterli olduğunu ileri sürerek itiraz etmişti. Daire itirazı yerinde buldu: sürdürülen uygulamaya göre m. 12/4 bakımından 20 adetten fazla niteliksiz tabanca sayısal olarak vahim sayıldığından, ele geçen 2.000 tabancanın en az 21 adedinin incelenmesi; 195.000 merminin ise en az 20.001 adedinin patlatılarak atışa elverişliliğinin saptanması yeterlidir. Numune olarak iki tabanca ve altı mermi incelenerek düzenlenen raporla yetinilmesini ise hukuka aykırı buldu.
Sonuç: Sayısal vahamet eşiği kadar örnek incelenmesi yeterlidir; iki tabanca ve altı mermilik numune rapor yetmez.
7.m. 13 uygulamasında sayısal vahamet eşiği dörtten fazla tabancadırYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2021/10993 · K. 2023/4096 ·
İki kardeşin iş yeri ve ikametlerinde yapılan aramalarda niteliksiz tabancalar ve fişekler ele geçirilmiş, asliye ceza mahkemesi her ikisini m. 13/2'den beş yıl hapisle cezalandırmıştı. Daire, istikrarlı biçimde sürdürdüğü uygulamaya göre m. 13 bakımından sayısal vahamet eşiğinin dörtten fazla tabanca olduğunu belirterek, üç tabanca ile 166 fişek ve iki tabanca ile 58 fişek bulundurmaktan ibaret eylemlerin sayı itibarıyla m. 13/1 kapsamında kaldığını saptadı; m. 13/2 ile hüküm kurulmasını hukuka aykırı buldu ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğini ekledi. Üçüncü sanık bakımından ise pek az sayıda mermi bulundurma suçunun ön ödeme kapsamına alınmış olması nedeniyle hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.
Sonuç: m. 13'ün sayısal eşiği m. 12/4'ün eşiğinden farklıdır: dört tabancaya kadar m. 13/1, dörtten fazlasında m. 13/2 uygulanır.
8.Nitelik bakımından vahim silahta sayısal vahamet eşiği: on adetten fazlaYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/3087 · K. 2025/5197 ·
Satmak amacıyla silah getirileceği ihbarı üzerine yakalanan sanıktan, kuru sıkı iken namluları değiştirilerek 7.65 çapında fişek atar hâle getirilmiş, yarı ve tam otomatik özellikli 10 adet tabanca ele geçirilmişti. Mahkeme cezayı m. 12/5 uyarınca bir kat artırmıştı. Daire, sürdürülen uygulamasına göre "10 adetten fazla" vehamet arz eden silahın sayısal bakımdan vahim sayılacağını, tam 10 adet ele geçen olayda sayısal vahametten söz edilemeyeceğini belirterek m. 12/5'in uygulanmasını fazla ceza tayini saydı; ayrıca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak hükmü bozdu.
Sonuç: Nitelik bakımından vahim silahlarda sayısal vahamet on adetin üzerinde başlar; tam on adet bu eşiği aşmaz.
9.Bilirkişi incelemesi yapılmadan silahın atışa elverişli olduğu kabul edilemezYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/48 · K. 2025/425 ·
Bulundurma ruhsatlı tabancasını aracının torpido gözünde taşırken yakalanan sanık m. 13/1'den mahkûm edilmiş, tabanca adli emanete alındığı hâlde üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştı. Ceza Genel Kurulu, bu suçtan mahkûmiyet için silahın kullanıma ve atışa elverişli olduğunun bilimsel yöntem ve somut delillerle ortaya konması gerektiğini; ruhsata bağlanmış olmanın önemli bir olgu olmakla birlikte silahların zamanla bu niteliği yitirebileceğini belirtti. İncelenmeyen ve fonksiyonlarına uygun bir eylemde kullanılmayan tabancanın atışa elverişliliğinin şüphede kaldığını, varsayıma dayalı mahkûmiyet kurulamayacağını saptayarak Dairenin onama kararını kaldırdı ve hükmü eksik araştırmadan bozdu.
Sonuç: Ekspertiz raporu olmadan silahın atışa elverişli olduğu varsayılamaz; eksik araştırmada ne mahkûmiyet ne beraat verilebilir.
10.Silahın kuru sıkı sanıldığı savunmasında kastın ispatıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/5552 · K. 2026/2277 ·
Uzmanlık raporuna göre suça konu tabanca ses ve gaz fişeği atmak üzere imal edilmişken tahdit ve gaz ayırıcı parçaları aletli müdahaleyle çıkarılarak özel nitelik kazandırılmış fişekleri atar hâle getirilmişti. Bölge adliye mahkemesi ilk derecenin beraat kararını kaldırıp mahkûmiyet kurmuştu. Daire, sanıktan raporda belirtilen türden özel fişek ele geçirilemediğini ve sanığın silahın kuru sıkı olduğunu bildiği savunmasını dikkate alarak, tabancanın vasıflarını bilerek taşıdığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirtti; beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı bozdu ve silahın müsaderesine karar verilmesi gerektiğini vurguladı.
Sonuç: Dönüştürülmüş silahta failin silahın niteliğini bildiği ayrıca ispatlanmalıdır; silah yine de müsadere edilir.
11.Müsadere davasına bakma görevi asliye ceza mahkemesinindir; bulundurma ruhsatı taşıma hakkı vermezYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/1601 · K. 2025/5375 ·
Bulundurma ruhsatının süresi dolmuş tabancasını aracında taşıyan şüpheli hakkında savcılık kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermiş, aynı kararla silahın müsaderesine de hükmetmişti. Daire, bulundurma ruhsatlı iken taşınması nedeniyle silahın bizatihi suç teşkil ettiğini ve münhasıran müsadereye tabi olduğunu belirtti; böyle bir eşya hakkında müsadere davasına bakma görevinin CMK m. 256/1 uyarınca asıl davaya bakmakla görevli asliye ceza mahkemesine ait olduğunu saptayarak savcılığın doğrudan verdiği müsadere kararına yapılan itirazın reddini kanun yararına bozdu.
Sonuç: Kararın ana tespiti görevdir: münhasıran müsadereye tabi silah hakkında müsadere kararını ancak asıl davaya bakmakla görevli mahkeme verir. Süresi dolmuş bulundurma ruhsatıyla taşımanın suç oluşturması bu tespite giden öncüldür.
12.Eylem m. 12'deki ticaret kapsamında olabiliyorsa takdir ağır ceza mahkemesinindirYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/25228 · K. 2025/3485 ·
Sanıkların birlikte işlettiği iş yerinde yapılan aramada, kriminal rapora göre 5.018 adet yasak nitelikli fişek ele geçirilmiş ve m. 13/2'den dava açılmıştı. Asliye ceza mahkemesi, eylemin bir bütün hâlinde m. 12/1'deki mermi ticareti kapsamında kalabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, ağır ceza mahkemesi bu kararı kaldırmıştı. Daire, m. 12/1'in beş yıldan oniki yıla kadar hapis öngördüğünü ve 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca on yıldan fazla hapsi gerektiren suçlara ağır ceza mahkemelerinin baktığını hatırlatarak, eylemin ticaret kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli mahkemeye ait olduğunu belirtti ve görevsizlik kararının kaldırılmasını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Silah veya mermi ticareti ihtimali doğduğunda dosyanın nitelendirmesini ağır ceza mahkemesi yapar.
13.Kurusıkı dönüştürme indiriminde sayı ve nitelik koşulu birlikte aranırYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/13184 · K. 2026/3132 ·
Silah ticareti yapılacağı ihbarı üzerine yapılan takipte, sanığın bulunduğu yere yakın bir koli içinde 25 adet tabanca ve 24 şarjör ele geçirilmişti. Daire, 21.11.2024 tarihli 7533 sayılı Kanun'la m. 12'ye eklenen ek fıkranın kurusıkı tabancanın ateşli silaha dönüştürülmesine ilişkin olduğunu ve indirim için dönüştürülen silahların hem sayısal hem nitelik bakımından vahim olmaması koşulunun birlikte arandığını belirtti. Somut olayda 25 tabancanın sayısal bakımdan vehamet arz ettiğini, ayrıca sanığın silahları bizzat dönüştürdüğüne dair tespit bulunmadığını ve satış amacıyla taşıdığını saptayarak fıkranın uygulanma koşulunun bulunmadığına karar verdi ve hükmü onadı.
Sonuç: Kurusıkı dönüştürmeye ilişkin indirim, silahları bizzat dönüştüren fail bakımından ve iki koşul birlikte gerçekleştiğinde uygulanır.
14.Tabanca ile bıçak birlikte taşındığında yalnız ağır olan suçtan ceza verilirYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/4553 · K. 2025/6832 ·
Hükümlüde bir adet tabanca ve mekanik aksamı bakımından sustalı çakı olduğu kriminal raporla saptanan bir bıçak ele geçirilmiş, mahkeme hem m. 13/1'den hem m. 15/1'den ayrı ayrı mahkûmiyet kurmuştu. Daire, eylemin her iki hükme temas ettiğini kabul etmekle birlikte TCK m. 44'teki fikri içtima kuralı uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan, yani m. 13/1'den, temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğini; ayrıca uygulama yeri bulunmayan m. 15/1'den de mahkûmiyet kurulmasının kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Aynı anda taşınan silah ve yasak bıçak iki ayrı ceza değil, tek bir cezanın alt sınırdan uzaklaşma sebebidir.
15.Havaya ateş etme: 6136 suçu ile genel güvenliği tehlikeye sokma ayrı ayrı ele alınırYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/25533 · K. 2025/3791 ·
Seyir hâlindeki araçtan meskun mahalde havaya ateş eden sanığın açtığı ateş, yoldan geçen bir çocuğun basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmasına yol açmıştı. Daire, TCK m. 44'teki fikri içtima kuralı uyarınca kasten yaralama değil TCK m. 170/1-c'deki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması gerektiğini belirledi; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu ise ayrı bir suç olarak ele aldı. Her iki suç için TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıllık olağan dava zamanaşımının öngörüldüğünü ve sürenin dolduğunu saptayarak hükümleri bozdu ve kamu davalarının düşmesine karar verdi.
Sonuç: Havaya ateş etmede silah suçu ile genel güvenliği tehlikeye sokma suçu birlikte doğar; her ikisi de sekiz yıllık dava zamanaşımına tabidir.
16.m. 13/2 seri muhakeme usulüne tabi değildirYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/22178 · K. 2025/3890 ·
Sanık hakkında m. 13/1'den seri muhakeme usulü uygulanarak ceza verilmiş ve hükmün açıklanması geri bırakılmıştı. Oysa ele geçen tabanca mandal marifetiyle seri ateş edebilen, vahim nitelikte bir silahtı. Daire, CMK m. 250/1-b'nin seri muhakeme kapsamına yalnız 6136 sayılı Kanun m. 13'ün birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile m. 15'in birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarını aldığını; eylemin m. 13/2 kapsamında kaldığını ve bu suçun seri muhakeme usulüne tabi olmadığını belirterek talepnamenin reddi gerektiğini saptadı ve hükmü kanun yararına bozdu.
Sonuç: Suç vasfındaki yanılgı yalnız cezayı değil, uygulanan yargılama usulünü de sakatlar.
Sık sorulan sorular
Ruhsatsız silah bulundurmanın cezası nedir?
6136 sayılı Kanun m. 13/1'e göre ruhsatsız ateşli silah, mermi veya ana parça satın alan, taşıyan ya da bulunduran kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Hapis ve adli para cezası birlikte hükmolunur; biri diğerinin seçeneği değildir. Bu rakamlar maddenin bugünkü metnindendir; daha önce işlenmiş fiillerde suç tarihinde yürürlükte olan metin uygulanır.
Evimde bir tabanca bulundurursam hangi fıkra uygulanır?
6136 sayılı Kanun m. 13/3, m. 12/4'te sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya iş yerinde bulundurulması hâlinde cezanın bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adli para cezası olacağını söyler. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre bu fıkranın uygulanabilmesi için silahın satın alındığının ve/veya taşındığının sabit olmaması gerekir; satın alma beyanı bulunan dosyada m. 13/1 uygulanır.
Evde kaç mermi bulundurmak hangi fıkraya girer?
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin süregelen uygulamasına göre evde veya iş yerinde bulundurulan mermilerin 50 adet veya daha az olması hâlinde 6136 sayılı Kanun m. 13/4, 51 ile 250 adet arasında olması hâlinde m. 13/3, 251 adet ve daha fazla olması hâlinde m. 13/1 kapsamında suç oluşur. Bu ölçek kanunda yazmaz; Dairenin uygulamasından çıkar ve her dosyada mermilerin Kanun kapsamında yasak nitelikli fişeklerden olduğunun rapora bağlanması gerekir.
"Vahim nitelikte silah" ne demektir?
Tanım 6136 sayılı Kanun m. 12/4'tedir: tüfek; seri ateşli, kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik, dürbünlü, susturuculu veya hedef noktalayıcı aparat takılı tabanca; ve bunların benzerleri nitelik bakımından vahim sayılır. Nitelik bakımından vahim bir silahta ayrıca sayı aranmaz; tek adet olması yeterlidir. Sayı ölçütü bu niteliği taşımayan silahlarla mermiler bakımından işler: Yargıtay 8. Ceza Dairesinin uygulamasına göre m. 12/4 bakımından eşik niteliksiz tabancada yirmi adetin üzeri, mermide 20.001 adettir. Nitelikçe vahim silahlarda on adedin aşılması ise cezanın bir kat artırılmasını öngören m. 12/5'in koşuludur.
Kuru sıkı tabanca bulundurmak suç mu?
Kuru sıkı olarak kalan bir tabanca 6136 sayılı Kanun kapsamında değildir. Ancak teknik özelliklerinde değişiklik yapılarak Kanun'a tabi silah vasfına dönüştürülmüşse m. 13/1 kapsamına girer. Böyle bir silahı dönüştürme eylemi ise m. 12/6 uyarınca üretim sayılır ve silah ticareti hükümlerine göre cezalandırılır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, failin silahın dönüştürülmüş olduğunu bildiğinin ayrıca kesin delille ortaya konması gerektiğine karar vermiştir.
Silahın atışa elverişli olmadığı anlaşılırsa ne olur?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi, silahın kullanıma ve atışa elverişli olduğunun bilimsel yöntem ve somut delillerle ortaya konmasına bağlıdır. Silahın ruhsatlı olması tek başına yeterli değildir, çünkü silahlar zaman içinde bu niteliklerini yitirebilir. Bilirkişi incelemesi yapılmamışsa atışa elverişlilik şüphede kalır ve varsayıma dayalı mahkûmiyet kurulamaz; eksik araştırma hâlinde beraat kararı da verilemez.
Bulundurma ruhsatlı silahımı yanımda taşıyabilir miyim?
Hayır. Bulundurma ruhsatı silahın belirtilen yerde tutulmasına izin verir, taşınmasına değil. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bulundurma ruhsat süresi dolmuş tabancasını aracında taşıyan şüpheliye ilişkin dosyada, bulundurma ruhsatlı iken taşınması nedeniyle silahın bizatihi suç teşkil ettiğini ve münhasıran müsadereye tabi olduğunu belirtmiştir.
Yasak bıçak taşımanın cezası nedir?
6136 sayılı Kanun m. 15/1'e göre aynı Kanun'un 4. maddesinde yazılı bıçak veya diğer aletleri satan, satmaya aracılık eden, satın alan, taşıyan ya da bulunduran kişi altı aydan bir yıla kadar hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. Aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması hâlinde bu ceza yarıdan bir katına kadar artırılır. Bir aletin yasak nitelikte olup olmadığı kriminal veya adli tıp raporuyla belirlenir.
Silah ve bıçak birlikte ele geçerse iki ayrı ceza mı verilir?
Hayır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bir tabanca ve bir sustalı çakının birlikte taşındığı olayda eylemin hem m. 13/1'e hem m. 15/1'e temas ettiğini, ancak Türk Ceza Kanunu m. 44'teki fikri içtima kuralı uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza tayin edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Silah sayısı ve olayın özellikleri temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde dikkate alınır.
Havaya ateş edersem ayrıca ceza alır mıyım?
Evet. Meskun mahalde havaya ateş etmek Türk Ceza Kanunu m. 170/1-c'deki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturur ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan ayrı olarak değerlendirilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi böyle bir olayda iki suçu ayrı ayrı ele almış, her ikisi için de sekiz yıllık dava zamanaşımının dolduğunu saptayarak kamu davalarının düşmesine karar vermiştir. Ateş sonucu yaralanma meydana gelmişse fikri içtima kuralı uyarınca daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur.
Bu suçta hangi mahkeme görevli ve dava zamanaşımı ne kadar?
6136 sayılı Kanun m. 13 ve m. 15 davalarına asliye ceza mahkemesi bakar; m. 13'ün en ağır fıkrasının üst sınırı sekiz yıl olduğu için ağır ceza mahkemesinin on yıllık görev ölçütü aşılmaz. Eylemin m. 12'deki ticaret suçu kapsamında kalma ihtimali varsa delillerin takdiri ağır ceza mahkemesine aittir. Dava zamanaşımı m. 13/1, m. 13/3, m. 13/4 ve m. 15 bakımından sekiz yıl, üst sınırı sekiz yıl olan m. 13/2 bakımından on beş yıldır.
Bu suçta uzlaştırma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya seri muhakeme mümkün mü?
Uzlaştırma mümkün değildir: suç şikâyete bağlı olmadığı gibi, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/2 diğer kanunlardaki suçlarda uzlaştırma için kanunda açık hüküm arar ve 6136 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan ceza iki yıl veya daha az olduğunda mahkemece verilebilir; alt sınırı beş yıl olan m. 13/2'de bu eşiğe inilemez. Seri muhakeme usulü ise Ceza Muhakemesi Kanunu m. 250/1-b uyarınca 6136 sayılı Kanun'dan yalnız m. 13/3 ile m. 15'in birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında uygulanır; m. 13/1, m. 13/2 ve m. 13/4 bu kapsamda değildir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer suç rehberleri
- Karşılıksız çek suçu (5941 sayılı Kanun m. 5)
- Kaçakçılık suçu (5607 sayılı Kanun m. 3)
- Sahte fatura düzenleme ve kullanma suçu (213 sayılı Kanun m. 359)
- Taahhüdü ihlal suçu (2004 sayılı Kanun m. 340)
- Bakaya ve firar suçları (1632 sayılı Kanun m. 63-66)
- Orman Kanunu suçları (6831 sayılı Kanun m. 91-93)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.