Bakaya ve firar suçları (1632 sayılı Kanun m. 63-66)
Yayın tarihi:
Bu iki suç aynı kanunda yan yana durur ama farklı işler. Bakayada ceza mahkemesine gelmeden önce bir idari para cezası aşaması vardır; firarda ise saatle ölçülen bir gün hesabı belirleyicidir. Bu rehber, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63 ve 66. maddelerinin kurduğu düzeni, askerî mahkemeler kaldırıldıktan sonra dosyanın hangi mahkemeye gittiğini ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin aradığı ölçütleri anlatır.
Kısaca
Bakaya kalmak ve firar, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenen iki ayrı suçtur. Barış döneminde bakayada önce askerlik şubesi idari para cezası verir; bu ceza kesinleştikten sonra yükümlü yine gelmezse suç doğar ve ceza, gecikmenin uzunluğuna göre altı aya kadar hapisten üç yıla kadar hapse değişir. Firar, birliğinden izinsiz olarak altı günden fazla uzak kalmaktır ve cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. İzin, istirahat veya hava değişimi dönüşünde altı gün içinde gelmemek de aynı maddeye girer. Bu davalara asliye ceza mahkemesi bakar.
Bu sayfada
- Kısaca
- Süreler ve usul
- 1632 sayılı Kanun m. 63 bakaya ve yoklama kaçağını nasıl suç sayıyor?
- Bakaya kalmak suçunun cezası nedir? (m. 63/1)
- 1632 sayılı Kanun m. 66 firar ile izin tecavüzünü nasıl ayırıyor?
- Firar ve izin tecavüzü suçunun cezası nedir? Artırım ve indirim sebepleri
- Firar ve izin tecavüzü ne zaman sona erer? Temadi ve suç tarihi
- Bakaya ve firar suçları nasıl ispatlanır?
- Askerî mahkemeler kaldırıldıktan sonra bu davalara hangi mahkeme bakıyor?
- Ceza ertelenebilir mi, hükmün açıklanması geri bırakılabilir mi?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Süreler ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Şikâyete tabi mi?
Hayır. 1632 sayılı Kanun m. 48/A askerî suçların takibinin şikâyete bağlı olmadığını açıkça söyler; bu Kanunda düzenlenen suçlar Ek m. 11 uyarınca askerî suçtur. Soruşturma resen yürütülür.
Dayanak: 1632 sayılı Kanun m. 48/A, Ek m. 11
- Şikâyet süresi
Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. TCK m. 73/1'deki altı aylık süre yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar için işler.
- Uzlaştırma
Hayır. CMK m. 253/2 uyarınca diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunması gerekir; 1632 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur. Suç şikâyete de bağlı olmadığı için CMK m. 253/1-a da uygulanmaz.
Dayanak: CMK m. 253/2
- Görevli mahkeme
Asliye ceza mahkemesi. 1632 sayılı Kanun Ek m. 19/1 askerî suçlara ilişkin dava ve işlerin, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan asliye ve ağır ceza mahkemelerinde ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen ilçe mahkemelerinde görüleceğini söyler. İkisinden hangisinin görevli olduğunu 5235 sayılı Kanun belirler: m. 12 ağır ceza mahkemesini, saydığı suçlar dışında, on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla görevlendirir; m. 63 ve m. 66 bu sayımda yer almaz ve cezalarının üst sınırı üç yıldır. Bu nedenle dosya, 5235 sayılı Kanun m. 11 uyarınca asliye ceza mahkemesinde görülür. Firar, izin tecavüzü ve m. 68 suçlarında yetkili mahkeme, şüpheli veya sanığın mensubu olduğu askerî birliğin bulunduğu yer mahkemesidir.
Dayanak: 1632 sayılı Kanun Ek m. 19, 5235 sayılı Kanun m. 11-12
- Dava zamanaşımı
Olağan dava zamanaşımı sekiz yıl. Firar ve izin tecavüzünde cezanın üst sınırı üç yıl, bakayada da üç yıldır; TCK m. 66/1-e beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda süreyi sekiz yıl olarak belirler. Zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre yarısına kadar uzar ve olağanüstü zamanaşımı on iki yıl olur.
- Adli para cezası
Hayır, seçenek değil. 1632 sayılı Kanun m. 63 ve m. 66 yaptırım olarak yalnızca hapis cezası öngörür. Ancak sonuç ceza kısa süreli hapisse TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilebilir; daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişinin otuz gün ve daha az hapis cezası TCK m. 50/3 uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
- HAGB ve erteleme
İkisi de mümkün, ama sınırları askerî ceza mevzuatı çizer. 1632 sayılı Kanun m. 47 TCK'nın erteleme hükümlerinin askerî suçlarda da uygulanacağını söyler; sırf askerî bir suçtan hükmolunan netice ceza üç ay veya daha fazla hapisse erteleme yapılamaz. Ek m. 17 hükmün açıklanmasının geri bırakılması için aynı yapıyı kurar ve sınırı sırf askerî suçlarda altı ay olarak koyar. Firar ve izin tecavüzü Ek m. 11'deki sırf askerî suç listesindedir; bakaya bu listede yoktur — Yargıtay da bakaya suçunun sırf askerî suç niteliğinde olmadığını kabul etmektedir. Genel koşullar bakımından CMK m. 231/5 eşiği iki yıl veya daha az hapis, denetim süresi beş yıldır; TCK m. 51/1 erteleme için iki yıl sınırını arar.
1632 sayılı Kanun m. 63 bakaya ve yoklama kaçağını nasıl suç sayıyor?
Bu suçun en çok yanlış bilinen yanı, askere gitmemenin kendiliğinden ceza davası doğurmamasıdır. 1632 sayılı Kanun m. 63/1 barış dönemi için iki aşamalı bir düzen kurar: fiil önce bir kabahattir, ancak bunun karşılığı olan idarî para cezası kesinleştikten sonra aynı davranış sürerse ceza mahkemesine gidilir.
İlk aşama Askeralma Kanunu'ndadır. 7179 sayılı Kanun m. 24/1 uyarınca yoklama kaçakları, saklılar, bakayalar ve geç iltihak bakayaları kaçak kaldıkları gün süresi kadar idari para cezasıyla cezalandırılır; kendiliğinden gelenler için gün karşılığı 5 Türk lirası, yakalananlar için 10 Türk lirasıdır ve tutar Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca yeniden değerlenir. Ceza tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. 7179 sayılı Kanun m. 24/4 ise ikinci aşamayı anlatır: bu idari para cezası kesinleştikten sonra aynı eylemlerden biri yeniden işlenirse askerlik şubesi suç dosyası hazırlar ve dosyayı yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderir.
1632 sayılı Kanun m. 63/1 bu ön şartı kendi metnine de yazmıştır: barışta, 7179 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra ve aynı Kanun'un 23. maddesindeki mazeretlerden biri bulunmaksızın gecikme sürerse suç oluşur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu ön şartı biçimsel bir ayrıntı olarak görmüyor: idari yaptırım kararının tebliğ işlemi usulüne uygun değilse ortada kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, dolayısıyla suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek mahkûmiyeti kanun yararına bozmuş ve beraat kararı vermiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/6494)1
Ön şart yalnız tebligatla değil, yükümlünün fiilen gelebilecek durumda olup olmamasıyla da ilgilidir. Daire, idari para cezasına konu tarihlerde ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın hapis cezasının infazı sürerken yoklama yaptırmasının mümkün olmadığı, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki istemi yerinde görerek hükmü bozmuş ve beraate karar vermiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/413)2
İdari para cezası aşamasının kendisi de mütemadi bir fiile dayanır. Daire, yoklama kaçağı kalmanın mütemadi nitelikte bir fiil olduğunu, kabahatin kesintinin gerçekleştiği tarihte işlenmiş sayılacağını ve o anda yürürlükte bulunan kanunun uygulanacağını belirtmiş; bu gerekçeyle mülga 1111 sayılı Kanun ile 7179 sayılı Kanun arasında lehe kanun karşılaştırması yapılması yönündeki kanun yararına bozma istemini reddetmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/10613)3
Terimler Askeralma Kanunu'nun 3. maddesinde tanımlanır: 1) bakaya, sevke tabi olduğu hâlde sevkini yaptırmayanlar ile sevk edildiği birliğe katılmayanlar; 2) yoklama kaçağı, tabi olduğu yoklama yılı içinde yoklamasını yaptırmayanlar; 3) saklı, yirmi yaşına girdiği hâlde ismini nüfus kayıtlarına geçirmemiş olanlar; 4) geç iltihak bakayası, sevkini yaptırdığı hâlde kendisine tanınan yol süresi dışında birliğine katılanlardır.
Son bir kapsam notu: bu rehber barış dönemi uygulamasını anlatır. 1632 sayılı Kanun m. 63/2 seferberlikte bakaya kalmayı, m. 73 ise geri gelen kaçakları ayrı ve çok daha ağır bir ceza düzenine bağlar; savaş ve seferberlik hâline özgü bu hükümler rehberin kapsamı dışındadır.
Bakaya kalmak suçunun cezası nedir? (m. 63/1)
Ceza tek bir aralık değildir; gecikmenin uzunluğuna ve kişinin kendiliğinden gelip gelmediğine göre üç kademe hâlinde artar. 1632 sayılı Kanun m. 63/1'e göre başlangıç anından itibaren:
- 1) Dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
- 2) Dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
- 3) Bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar, yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
1632 sayılı Kanun m. 66 firar ile izin tecavüzünü nasıl ayırıyor?
Maddenin birinci fıkrası iki ayrı fiili aynı ceza aralığına bağlar. m. 66/1-a firardır: kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmak. m. 66/1-b izin tecavüzüdür: izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılan kişinin dönmeye mecbur olduğu günden itibaren altı gün içinde özürsüz olarak gelmemesi. Ayrım, ayrılışın izinli olup olmamasındadır.
Bu ayrım uygulamada karışıyor. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, birliğinden izinsiz olarak ayrılan sanığın eyleminin firar olarak nitelendirilmesi gerekirken suçun kanuni tanımına uygun düşmeyecek şekilde m. 66/1-b uyarınca izin tecavüzünden hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuş ve hükmü bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/16806)4
Gün hesabı da göründüğü kadar basit değildir. Daire, m. 66/1-a'daki firar suçunun asker şahsın birliğinden veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden 6 tam gün + 24 saatlik süre uzak kalmasıyla oluştuğunu belirtmiştir. Aynı kararda, uzman erbaşın sözleşmesinin feshedildiği yazıda saat gösterilmediği için oluşan şüphe sanık lehine yorumlanmış, fesih anı mesai başlangıcı kabul edilmiş ve sürenin dolmadığı sonucuna varılarak unsurları oluşmayan firar suçundan beraat kararı verilmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/6669)5
Ceza aralığı her iki fiil için aynıdır: m. 66/1 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis.
Firar ve izin tecavüzü suçunun cezası nedir? Artırım ve indirim sebepleri
Temel ceza m. 66/1'e göre bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Maddenin ikinci fıkrası bir artırım oranı değil, alt sınırı yükselten bir kural getirir: sayılan hâllerde hapis cezası iki yıldan aşağı olamaz. Bu hâller 1) failin silah, mühimmat ve bunların teçhizat veya nakil vasıtalarından, hayvanlardan birini ya da ordu hizmetine tahsis edilen herhangi bir şeyi beraberinde götürmesi, 2) hizmet yaparken kaçması, 3) mükerrir olmasıdır. m. 66/3'e göre seferberlikte maddedeki mehiller yarıya indirilir.
Sürenin dolmasından önce yakalanan kişi cezasız kalmaz, farklı bir maddeye girer. 1632 sayılı Kanun m. 68, m. 66 ve m. 67'de yazılı süreler içinde yakalananlara iki aydan altı aya kadar hapis cezası verileceğini; failin silah, mühimmat, savaş araç ve gerecini beraberinde götürmesi ya da hizmet yaparken kaçması hâllerinde ise gün unsurunun aranmayacağını ve cezanın artırılacağını düzenler.
İndirim sebebi m. 73'tedir: kaçak, kaçtığından altı hafta, seferberlikte bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse verilecek cezalar yarısına kadar indirilir. Bu sürenin dışında kalan dönüşler indirime konu olmaz. Daire, sanığın firarda kaldığı sürenin m. 73'teki altı haftalık süreyi geçtiği bir dosyada maddenin uygulanma imkânı bulunmadığını belirterek Tebliğname görüşüne katılmamış; ayrıca kısa karar ile gerekçeli karar arasında m. 73 indirimi bakımından çelişki oluşturulmasını bozma sebebi saymıştır. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/26707)6
Ceza uzman erbaş ve sözleşmeli personel bakımından bir başka yönüyle de m. 73'e bağlanır. Daire, temadinin yakalanmakla değil, idare tarafından sözleşmenin feshedilmesiyle askerlik sıfatının sona ermesi üzerine tamamlandığı bir dosyada m. 73 uyarınca cezada indirim yapılması gerektiği yönündeki istemi yerinde görerek hükmü kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/1132)7
Yurt dışına kaçma ayrı bir maddededir ve bu rehberin konusu dışındadır: 1632 sayılı Kanun m. 67, sayılan hâllerde asker kişilerin yabancı ülkeye kaçmış sayılarak bir seneden beş seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağını, silah götürme, hizmet yaparken kaçma ve mükerrirlik hâllerinde cezanın üç seneden yedi seneye kadar olacağını düzenler.
Firar ve izin tecavüzü ne zaman sona erer? Temadi ve suç tarihi
Bu iki suç mütemadi (kesintisiz) suçtur: fiil, başladığı anda tamamlanmaz, kesinti gerçekleşene kadar sürer. Suç tarihinin belirlenmesi, zamanaşımının hesabı, yetkili mahkemenin saptanması ve hangi kanunun uygulanacağı bu ana bağlıdır.
Temadinin nasıl sona erdiği iddianamede gösterilmek zorundadır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, temadinin ne zaman ve ne şekilde başladığı yazıldığı hâlde nasıl sona erdiğine ilişkin bir kabul bulunmadan düzenlenen iddianame karşısında mahkemenin durma kararı vermesi, temadinin bitimini ortaya koyan usulüne uygun bir iddianame düzenlenmesi için suç duyurusunda bulunulması gerektiği yönündeki istemi yerinde görerek hükmü kanun yararına bozmuştur. Aynı istemde temadinin failin kendiliğinden birliğine dönmesiyle, yetkili makamlarca yakalanmasıyla ya da birliğine dönmek maksadıyla bir askerî makama veya resmî kuruluşa dehalet etmesiyle sona ereceği; suçun tamamlandığının kabulü için failin eylemini sonlandırma iradesiyle hareket etmiş olmasının arandığı belirtilmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2024/1667)8
Sözleşmeli personelde temadi başka bir yolla da bitebilir. Daire, izin tecavüzünde temadinin yakalanmakla değil, idarenin sözleşmeyi feshetmesiyle askerlik sıfatının sona ermesi üzerine tamamlandığı kabulünü yerinde görmüştür.7 Aynı yaklaşım firar dosyasında da görülür: sözleşmenin feshedildiği an, firar süresinin sona erdiği an olarak hesaba katılmıştır.5
Temadi sürerken zamanaşımı işlemeye başlamaz. Daire, failin henüz yakalanmadığı ve yakalandığı anın suç tarihi sayılması gereken bir dosyada dava zamanaşımı gerçekleşmediği hâlde düşme kararı verilmesini hukuka aykırı bularak kararı kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/4114)9
Bakaya ve firar suçları nasıl ispatlanır?
İspat bu iki suçta tanık beyanına değil, kayıt ve belgeye dayanır. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin kararlarından çıkan ölçütler şunlardır:
- 1) Bakayada dosyanın ilk belgesi askerlik şubesinin idari yaptırım kararıdır; bu kararın usulüne uygun tebliğ edilip kesinleştiği denetlenir. Tebliğ mazbatasında muhatabın adresten geçici mi sürekli mi ayrıldığı, adreste bulunmama sebebi ve evrakın teslim edildiği kişinin açık kimliği gösterilmemişse kesinleşmiş bir idari yaptırım kararından söz edilemez.1
- 2) Yükümlünün ilgili dönemde yoklamasını yaptırabilecek durumda olup olmadığı araştırılır; ceza infaz kurumunda bulunduğu için işlem yaptıramayan kişi bakımından suçun unsurları oluşmaz.2
- 3) İdari para cezasının hangi tarih aralığına ve hangi kanuna göre düzenlendiği incelenir; kabahat, temadinin sona erdiği tarihte yürürlükte olan kanuna göre değerlendirilir.3
- 4) Firarda temadinin başlangıcı olay tespit tutanağı ve içtima kayıtlarıyla, bitişi ise yakalama, birliğe katılış, dehalet ya da sözleşme fesih yazısıyla belirlenir; fesih yazısında saat gösterilmemişse doğan şüphe sanık lehine yorumlanır.5
- 5) İddianame temadinin ne zaman ve nasıl sona erdiğini ortaya koymalıdır; koymuyorsa mahkeme hüküm kurmak yerine durma kararı verir.8
- 6) Eylemin izinli ayrılışa mı yoksa izinsiz uzaklaşmaya mı dayandığı belirlenmeden nitelendirme yapılamaz; izinsiz ayrılma izin tecavüzü olarak nitelendirilemez.4
- 7) Gerekçeli kararda hangi delile neden üstünlük tanındığı ve suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğu gösterilmelidir; gerekçesiz hüküm bozma sebebidir.6
Askerî mahkemeler kaldırıldıktan sonra bu davalara hangi mahkeme bakıyor?
Askerî yargı kaldırıldıktan sonra 1632 sayılı Kanun'un usul çerçevesi 2021'de yeniden kurulmuştur. Ek m. 19/1'e göre askerî suçlara ilişkin dava ve işler, suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan asliye ve ağır ceza mahkemelerinde ya da askerî birlik ve personel yoğunluğunun gerektirmesi hâlinde Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen ilçelerde kurulu asliye veya ağır ceza mahkemelerinde görülür. Bu dava ve işler acele işlerden sayılır ve adli tatilde de görülür.
Ek m. 19 asliye ile ağır ceza arasında seçim yapmaz; bunu 5235 sayılı Kanun belirler. m. 12 ağır ceza mahkemesini, tek tek saydığı suçların (yağma, irtikâp, TCK m. 204/2, hileli iflas, Dördüncü Kısmın dört-yedinci bölümleri, Terörle Mücadele Kanunu suçları) yanı sıra ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla görevlendirir. m. 63 ve m. 66 bu sayımda yer almaz; cezalarının üst sınırı üç yıldır. Dolayısıyla ağır cezanın görev alanına girmezler ve 5235 sayılı Kanun m. 11 uyarınca — sulh ceza hâkimliği ile ağır ceza mahkemelerinin görevi dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemeleri bakar — dosya asliye ceza mahkemesindedir.
Yetki bakımından firar ve izin tecavüzü ayrı bir kurala tabidir. Ek m. 19/4, 1632 sayılı Kanun'un 65, 66, 67, 68 ve 70. maddelerindeki suçlarda yetkili mahkemenin şüpheli veya sanığın mensubu olduğu askerî birlik veya askerî kurumun bulunduğu yerdeki mahkeme olduğunu söyler. Bakaya suçu bu sayımda yoktur; 7179 sayılı Kanun m. 24/4 uyarınca suç dosyası yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Soruşturmayı ilin adıyla anılan Cumhuriyet başsavcılığı ya da Kurulca belirlenen ilçe başsavcılığı yürütür; Ek m. 19/5 bu başsavcılıklarda askerî suçlar bürosu kurulmasını ve yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı görevlendirilmesini öngörür.
Eski metinlerdeki kurum adları da bu düzene çevrilmiştir. Ek m. 20/E uyarınca kanunlarda geçen "askerî mahkeme" ifadesi, bu Kanun uyarınca belirlenen asliye ceza mahkemesini, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından ise ağır ceza mahkemesini ifade eder. Ek m. 18 ise askerî suçların soruşturma ve kovuşturmasında bu Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde CMK hükümlerinin uygulanacağını söyler.
Ceza ertelenebilir mi, hükmün açıklanması geri bırakılabilir mi?
Bu satırda belirleyici olan ayrım, suçun "askerî suç" mu yoksa "sırf askerî suç" mu olduğudur. Ek m. 11'e göre 1632 sayılı Kanun'da düzenlenen suçlar ile asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili işledikleri suçlar askerî suçtur; maddenin ikinci fıkrası ise sırf askerî suçları tek tek sayar. Bu sayımda m. 66 (firar ve izin tecavüzü), m. 67 ve m. 68 vardır; m. 63 (bakaya ve yoklama kaçağı) yoktur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi aynı sonucu açıkça kabul etmiştir: bakaya suçu 1632 sayılı Kanun'da düzenlenmiş askerî suçlardan olmakla beraber sırf askerî suç niteliğinde değildir. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/16382)10
1632 sayılı Kanun m. 47, TCK'nın erteleme hükümlerinin askerî suçlarda da uygulanacağını söyler ve dört istisna sayar. Bunlardan ilki yalnız sırf askerî suçlara ilişkindir: sırf askerî suçtan hükmolunan netice ceza üç ay veya daha fazla süreli hapisse erteleme yapılamaz. Diğer üçü fiilin disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, birliğin güvenliğini ya da muharebe hazırlığını zafiyete uğratması veya büyük zarar doğurması; fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi; daha önce sırf askerî bir suçtan mahkûm olunmasıdır.
Ek m. 17 aynı yapıyı hükmün açıklanmasının geri bırakılması için kurar ve sırf askerî suçlarda sınırı altı ay olarak koyar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu iki hükmü birlikte uygulamıştır: sırf askerî bir suç olan izin tecavüzünden verilen 10 ay hapis cezasına erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, ancak aynı cezadan m. 73 uyarınca indirim yapıldığı takdirde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin değerlendirme yapılabileceğine işaret etmiştir.7
Eşiğin altında kalan cezada mahkeme değerlendirmeden geçemez. Daire, firar suçundan 5 ay hapis cezasına hükmedilen bir dosyada, Ek m. 17/A'nın altı aylık sınırı gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini hukuka aykırı bulmuş; sanığın bu kurumun uygulanmasında menfaati bulunduğunu, sübjektif ve objektif koşulların değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/20352)11
Genel koşullar CMK ve TCK'dadır. CMK m. 231/5'e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir; m. 231/8 uyarınca denetim süresi beş yıldır. TCK m. 51/1 ise ertelemede iki yıl sınırını arar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında dava zamanaşımı durur; Daire firar suçunda bu durma süresini hesaba katarak sekiz yıllık olağan zamanaşımının dolmadığını saptamış ve düşme kararını bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/15568)12
Kısa süreli hapis cezası bakımından son bir kural daha vardır. Daire, geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçundan verilen 18 gün hapis cezasının, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş sanık bakımından TCK m. 50/3 uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği yönündeki istemi yerinde görerek hükmü kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/6199)13 Çevirme yapıldığında hesabın kendisi de denetlenir: Daire, bakaya suçundan belirlenen 7 ay 15 gün hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesinde 225 gün yerine 270 gün üzerinden hesap yapılmasını hukuka aykırı bularak hükmü düzelterek bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2026/593)14
İlgili mevzuat
Madde 63 – 1 - (Değişik: 31/3/2011-6217/4 md.) Barışta, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 24 üncü maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra söz konusu Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen mazeretlerden birisi bulunmaksızın,
a) Yoklama kaçaklarından birlikte (…) yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden,
b) Bakaya kalanlar için, bakaya kaldıkları tarihten,
c) İhtiyat erattan çağrılıp da birlikte işleme tabi olduğu kişiler gönderilmiş bulunanlar için, en son gönderilme tarihinden,
d) Yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin bitiminden,
itibaren dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan bir yıla kadar; bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar, yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
2 - (Değişik: 15/6/1942-4257/1 md.) Seferberlikte birinci fıkrada yazılı olanlarla ruhsatlılardan sevk gününün bitmesinden itibaren yedi gün içinde gelenler bir aydan bir seneye, elde edilenler dört aydan iki seneye kadar, yedi günden sonra üç ay içinde gelenler iki seneden aşağı olmamak üzere elde edilenler üç seneden aşağı olmamak üzere hapis, üç aydan sonra kendiliğinden gelenler beş seneden az olmamak üzere ağır hapis, elde edilenler ölüm cezasına mahkum edilirler. Az vahim hallerde ölüm cezası yerine müebbet veya on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası verilir ve diğer hallerde gösterilen cezalar yarıya indirilir.
Kaynak: Askeri Ceza Kanunu (1632)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
MADDE 24- (1) Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın;
a) Yoklama kaçakları ve saklılar için, yoklama kaçağı kaldıkları tarihten,
b) Bakayalar için, bakaya kaldıkları tarihten,
c) Geç iltihak bakayaları için, kendilerine tanınan yol süresinin bitiminden,
ç) Yedeklerden çağrılanlar için, birlikte işleme tabi olanların en son gönderilme tarihinden,
itibaren kaçak kaldıkları gün süresi kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bunlardan kendiliğinden gelenler her gün karşılığı 5 Türk lirası, yakalananlar ise her gün karşılığı 10 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır. Bu fıkra kapsamında belirlenen idari para cezalarının yeniden değerlendirmesinde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası, bir Türk lirasının küsuru dikkate alınarak uygulanır. İdari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.
(2) Yapılan muayenelerinde askerliğe elverişli olmadıkları anlaşılanlar, askerlikten muafiyet hakkı olanlar ile bu Kanunda belirtilen nedenlerle erteleme hakkı olduğu hâlde süresi içerisinde işlem yaptırmayanlara erteleme sürelerine denk gelen günler için idari para cezası uygulanmaz.
(3) İdari para cezası vermeye yetkili makam; askerlik şubesine bizzat müracaat eden yükümlüler için müracaat ettiği, kolluk kuvvetleri tarafından getirilen yükümlüler için ise getirildiği askerlik şubesi başkanı; bunun dışındaki durumlar için ise nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanıdır. Yükümlünün bizzat müracaat ettiği veya getirildiği askerlik şubesi başkanınca uygulanan idari para cezası derhâl yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanlığına bildirilir.
(4) Barışta, birinci fıkra uyarınca verilen idari para cezası kesinleştikten sonra birinci fıkrada sayılan eylemlerden herhangi birini işleyenler ile bu eylemleri seferberlik ve savaş hâlinde işleyenler hakkında askerlik şubelerince suç dosyaları hazırlanarak yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Kaynak: Askeralma Kanunu (7179)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 66 – (Değişik: 14/6/1989-3574/2 md.)
1) Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur:
a) Kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar,
b) Kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler,
2) Aşağıda yazılı hallerde hapis cezası iki yıldan aşağı olamaz.
a) Suçlu, silah, mühimmat ve bunların teçhizat veya nakil vasıtalarından ve hayvanlardan birini veya ordu hizmetine tahsis edilen herhangi bir şeyi beraberinde götürmüş ise;
b) Suçlu hizmet yaparken kaçmış ise;
c) Suçlu mükerrir ise;
3) Seferberlikte bu maddede yazılı mehiller yarıya indirilir.
Kaynak: Askeri Ceza Kanunu (1632)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 68 – (Değişik : 22/3/2000-4551/15 md.) 66 ve 67 nci maddelerde yazılı olan süreler içinde yakalananlara iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
Aşağıda yazılı hallerde, gün unsuru aranmaz ve ceza artırılır.
A) Fail beraberinde silah, mühimmat, savaş araç ve gerecini götürmüş ise,
B) Fail hizmet yaparken kaçmış ise.
Kaynak: Askeri Ceza Kanunu (1632)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 73 – Kaçak, kaçtığından altı hafta, seferberlikte bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse yukarıki maddelere göre verilecek cezalar yarısına kadar indirilir. Ölüm cezası yerine müebbet ağır hapis yahut beş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.
Kaynak: Askeri Ceza Kanunu (1632)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 47 – (Değişik: 23/6/2016 - 6722/9 md.)
Türk Ceza Kanununun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanır.
Ancak aşağıdaki hâllerde hapis cezaları ertelenmez:
A) Sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın üç ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması.
B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi.
D) Daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması.
Kaynak: Askeri Ceza Kanunu (1632)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Ek Madde 17 – (Ek:24/6/2021-7329/7 md.)
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askerî suç ve cezalar hakkında da uygulanır:
A) Sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi.
B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi.
Kaynak: Askeri Ceza Kanunu (1632)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Ek Madde 11 – (Ek:24/6/2021-7329/1 md.)
Bu Kanunda düzenlenen suçlar ile asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlar, askerî suçtur.
Bu Kanunda düzenlenen ve asker kişiler tarafından işlenen 60 ıncı, 62 nci, 65 inci, 66 ncı, 67 nci, 68 inci, 70 inci, 79 uncu, 81 inci, 82 nci, 85 inci, 87 nci, 88 inci, 89 uncu, 90 ıncı, 91 inci, 97 nci, 98 inci, 100 üncü, 101 inci, 102 nci ve 136 ncı maddelerinde düzenlenen suçlar, sırf askerî suçtur.
Kaynak: Askeri Ceza Kanunu (1632)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Usulsüz tebliğ edilen idari para cezası kesinleşmiş sayılmaz; bakaya suçu oluşmazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/6494 · K. 2026/2515 ·
Askerlik şubesinin bakaya kalmak kabahatinden verdiği idari para cezası, sanıkla aynı konutta oturduğu belirtilen kişiye teslim edilerek tebliğ edilmiş ve kesinleştirilmişti. Daire, tebliğ mazbatasında muhatabın adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığının, adreste bulunmama sebebinin ve tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceğinin sorulduğuna dair açıklama bulunmadığını, evrakın teslim edildiği kişinin kimliğinin de tereddüde yer bırakmayacak biçimde gösterilmediğini saptadı; tebliğ usulsüz olduğundan usulüne uygun kesinleşmiş bir idari yaptırım kararı bulunmadığını, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek mahkûmiyeti bozdu ve beraate karar verdi.
Sonuç: Bakaya suçunun ön şartı kesinleşmiş idari para cezasıdır; tebligat usulsüzse suç doğmaz.
2.İnfaz kurumunda bulunan yükümlü bakımından suçun unsurları oluşmazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/413 · K. 2025/2892 ·
Sanık hakkında yoklama kaçağı kalmaktan idari para cezası verilmiş ve kesinleşmiş, ardından bakaya kalmaktan mahkûmiyet kurulmuştu. Kanun yararına bozma istemi, idari para cezasına konu tarihlerde sanığın ceza infaz kurumunda hükümlü olduğunu, hapis cezasının infazı sürerken yoklama yaptırmasının mümkün olmadığını ve bakaya suçunun 7179 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca verilen idari para cezası ön şartına bağlı bulunduğunu ileri sürüyordu. Daire istemi yerinde görerek hükmü bozdu ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığını belirterek sanığın beraatine karar verdi.
Sonuç: Yükümlünün fiilen yoklama yaptıramadığı dönem, ön şartı oluşturan kabahati doğurmaz.
3.Yoklama kaçağı kalmak mütemadi kabahattir; temadinin bittiği tarihteki kanun uygulanırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/10613 · K. 2025/4825 ·
Askerlik şubesi, yoklama kaçağı kalmak kabahatinden idari para cezası uygulamış; sulh ceza hâkimliği kabahatlinin başvurusunu yanlış tutanak üzerinden inceleyerek reddetmişti. Kanun yararına bozma isteminin ikinci bölümü, mülga 1111 sayılı Kanun ile 7179 sayılı Kanun'un karşılaştırılarak lehe hükmün belirlenmesini istiyordu. Daire bu istemi reddetti: yoklama kaçağı kalmanın mütemadi nitelikte bir fiil olduğunu, kabahatin kesintinin gerçekleştiği tarihte işlenmiş sayılacağını ve o anda yürürlükte bulunan kanunun uygulanacağını, tutanağın da kesinti tarihinde yürürlükte olan 7179 sayılı Kanun'a göre düzenlendiğini belirtti. İncelemenin yanlış tutanak üzerinden yapılmasına ilişkin birinci istemi ise kabul ederek kararı bozdu.
Sonuç: Mütemadi kabahatte uygulanacak kanun, temadinin sona erdiği tarihe göre belirlenir; lehe kanun karşılaştırması yapılmaz.
4.İzinsiz ayrılma izin tecavüzü değil firar sayılırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/16806 · K. 2025/6495 ·
İlk derece mahkemesi, birliğinden izinsiz olarak ayrılan sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesi uyarınca izin tecavüzü suçundan hüküm kurmuştu. Daire, sanığın birliğinden izinsiz ayrıldığı gözetildiğinde eyleminin firar olarak nitelendirilmesi gerektiğini, suçun kanuni tanımına uygun düşmeyecek biçimde izin tecavüzünden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtti. Ayrıca bozma öncesi adlî para cezasına hükmedildiği ve hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği gözetilmeden kazanılmış hakkın uygulanmaması ile hak yoksunluklarında 7242 sayılı Kanun değişikliğinin dikkate alınmamasını da hukuka aykırı bularak hükmü bozdu.
Sonuç: Nitelendirme ayrılışın izinli olup olmadığına bakılarak yapılır; izinsiz ayrılan kişi izin tecavüzünden cezalandırılamaz.
5.Firar suçu 6 tam gün ve 24 saatlik sürenin geçmesiyle oluşurYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/6669 · K. 2026/3361 ·
Uzman erbaş olan sanık birliğinden izinsiz ayrılmış, firar hâli sürerken sözleşmesi feshedilmişti. Daire, 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a maddesindeki firar suçunun asker şahsın birliğinden veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden 6 tam gün artı 24 saatlik süre uzak kalmasıyla oluştuğunu belirtti; sözleşmenin feshine ilişkin yazıda saat gösterilmediğinden doğan şüpheyi sanık lehine yorumlayarak fesih anını mesai başlangıcı kabul etti ve suçun gün unsurunun oluşmadığı sonucuna vardı. Mahkûmiyeti kanun yararına bozarak beraate hükmetti; ihbarnamedeki diğer iki istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verdi.
Sonuç: Firarda gün hesabı saat düzeyinde yapılır; süre dolmamışsa suç unsurları itibarıyla oluşmaz.
6.Altı haftalık süre aşılmışsa m. 73 indirimi uygulanamazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/26707 · K. 2025/5457 ·
Daire, sanığın firarda kaldığı sürenin 1632 sayılı Kanun'un 73. maddesindeki altı haftalık süreyi geçtiğini, dolayısıyla maddenin uygulanma imkânı bulunmadığını belirterek Tebliğname görüşüne katılmadı. Firar suçundan kurulan hükümde temel ceza belirlendikten sonra yalnızca TCK m. 62 uyarınca indirim yapılmasına karşın gerekçeli kararda sanığın m. 73'teki süre içinde döndüğünden söz edilerek indirim yapıldığının yazılmasını, kısa karar ile gerekçe arasında çelişki olarak değerlendirdi. Yakalanmakla son bulan mehil içi firar suçundan kurulan hükmü ise gerekçesiz olduğu için hukuka aykırı buldu ve hükümleri bozdu.
Sonuç: Kendiliğinden dönme indirimi altı haftalık pencereyle sınırlıdır; kısa karar ile gerekçe bu noktada çelişemez.
7.Sırf askerî suçtan verilen 10 ay hapse erteleme ve HAGB uygulanamazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/1132 · K. 2025/4543 ·
Sözleşmeli personel olan sanık izin dönüşü birliğine katılmamış, temadi sürerken sözleşmesi feshedilmiş ve izin tecavüzü suçundan 10 ay hapis cezasına hükmedilmişti. Daire, temadinin yakalanmakla değil sözleşmenin feshiyle askerlik sıfatının sona ermesi üzerine tamamlandığı ve 1632 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği yönündeki istemi kabul ederek hükmü bozdu. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ikinci istem bakımından ise, sırf askerî bir suç olan izin tecavüzünden verilen 10 ay hapis cezasına bu kurumların uygulanmasının mümkün olmadığını, ancak m. 73 indirimi yapılırsa mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden değerlendirme yapılabileceğini belirterek bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Sonuç: Sırf askerî suçlarda eşikler kararın kendisini kapatır; indirim uygulandıktan sonra ortaya çıkan ceza yeniden değerlendirilir.
8.İddianamede temadinin nasıl sona erdiği gösterilmelidirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2024/1667 · K. 2025/4545 ·
Sevk edildiği birliğine katılmayan sanık hakkında düzenlenen iddianamede temadinin ne zaman ve ne şekilde başladığı yazılmış, ancak nasıl sona erdiğine ilişkin bir kabule yer verilmemişti. Kanun yararına bozma istemi, firar ve izin tecavüzünün temadi eden suçlardan olduğunu, temadinin failin kendiliğinden dönmesi, yakalanması veya birliğine dönmek maksadıyla resmî bir makama dehalet etmesiyle sona erdiğini, iddianame düzenlenmesinin temadiyi kesmediğini ve mahkemece durma kararı verilmesi gerektiğini ileri sürüyordu. Daire istemi yerinde görerek hükmü kanun yararına bozdu.
Sonuç: Temadinin bitiş anı gösterilmeden kurulan hüküm ayakta kalmaz; mahkemenin yolu durma kararıdır.
9.Temadi sürerken zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemezYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/4114 · K. 2025/10185 ·
İlk derece mahkemesi, firar suçundan açılan kamu davasını zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle düşürmüştü. Kanun yararına bozma istemi, suçun temadi eden suçlardan olduğunu, şüphelinin hâlen yakalanmadığını ve yakalandığı anın suç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, dolayısıyla dava zamanaşımının gerçekleşmediğini ileri sürüyordu. Daire istemi yerinde görerek düşme kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Fail yakalanmadıkça suç tarihi belirlenmiş olmaz; zamanaşımı hesabı temadinin bitişinden başlar.
10.Bakaya askerî suçtur ama sırf askerî suç değildirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/16382 · K. 2023/2417 ·
Daire, bakaya suçunun 1632 sayılı Kanun'da düzenlenmiş askerî suçlardan olmakla beraber sırf askerî suç niteliğinde olmadığını, bu nedenle TCK m. 58/4'ün tekerrür uygulanmasına engel oluşturmadığını belirtti. Ayrıca suçun oluşabilmesi için 1111 sayılı Kanun uyarınca kesinleşmiş bir idarî para cezası gerektiğini, usulsüz tebligat nedeniyle bu ön şartın gerçekleşmediğini saptayarak mahkûmiyeti bozdu.
Sonuç: Bakaya suçu sırf askerî suç değildir; erteleme ve HAGB'nin sırf askerî suçlara özgü sınırları bu suçta uygulanmaz.
11.Altı ayın altındaki cezada Ek m. 17/A engel değildir; HAGB koşulları değerlendirilmelidirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/20352 · K. 2024/10714 ·
İlk derece mahkemesi, firar suçundan 5 ay hapis cezasına hükmettikten sonra, 1632 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinin (A) bendinde sırf askerî suçlardan verilen altı ay ve daha fazla süreli hapis cezalarının yasal engel oluşturduğundan söz ederek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermişti. Kanun yararına bozma istemi, hükmolunan cezanın 5 ay olduğunu, sanığın bu kurumun uygulanmasında menfaati bulunduğunu ve sübjektif ile objektif koşulların değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürüyordu. Daire istemi yerinde görerek kararı bozdu.
Sonuç: Eşik, hükmolunan cezaya göre işler; altı ayın altındaki cezada mahkeme değerlendirme yapmadan kapıyı kapatamaz.
12.Firar suçunda dava zamanaşımı sekiz yıl, kesilmeyle en çok on iki yıldırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/15568 · K. 2025/1182 ·
Firar suçundan verilen hükmün açıklanması geri bırakılmış, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi üzerine hüküm açıklanmış, bölge adliye mahkemesi ise zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle kamu davasını düşürmüştü. Daire, firar suçunun cezasının bir yıldan üç yıla kadar hapis olduğunu, bu miktar itibarıyla dava zamanaşımının sekiz yıl, kesen sebeplerin varlığında azami on iki yıl olduğunu belirtti; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetimi ihlal eden yeni suçun işlendiği tarih arasındaki bir yıl yirmi dokuz günlük durma süresi de eklendiğinde sekiz yıllık sürenin dolmadığını saptayarak düşme kararını bozdu.
Sonuç: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması dönemi zamanaşımını durdurur; hesap bu süre eklenerek yapılır.
13.Otuz günü aşmayan hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/6199 · K. 2026/2510 ·
Geç iltihak suretiyle bakaya kalmak suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlenmesi üzerine açıklanmış ve sanık 18 gün hapis cezasına mahkûm edilmişti. Kanun yararına bozma istemi, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında TCK m. 50/3 uyarınca otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğini ileri sürüyordu. Daire istemi yerinde görerek hükmü kanun yararına bozdu.
Sonuç: Bakaya suçunda kısa süreli hapis, koşulları varsa çevrilebilir değil çevrilmesi zorunlu bir cezadır.
14.Bakaya cezasının adli para cezasına çevrilmesinde gün hesabı denetlenirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2026/593 · K. 2026/3989 ·
Bakaya kalmak suçundan 1632 sayılı Kanun'un 63/1-b maddesi uyarınca belirlenen 7 ay 15 günlük hapis cezası, TCK m. 50/1-a uyarınca adlî para cezasına çevrilirken 225 gün yerine 270 gün üzerinden hesaplanmış ve günlüğü 100 Türk lirasından 27.000 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmişti. Daire, fazla ceza tayin edildiği yönündeki istemi yerinde görerek kararı kanun yararına bozdu ve hükümdeki tutarı 225 gün karşılığı 22.500 Türk lirası olarak düzeltip infazın buna göre yapılmasına karar verdi.
Sonuç: Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde gün sayısı hatası tek başına bozma sebebidir.
Sık sorulan sorular
Bakaya kalmak suçunun cezası nedir?
1632 sayılı Kanun'un 63/1. maddesine göre ceza, gecikmenin uzunluğuna ve kişinin kendiliğinden gelip gelmediğine göre değişir. Başlangıç anından itibaren dört ay içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar hapis cezası alır. Dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan bir yıla kadar cezalandırılır. Bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar, yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Askere gitmediğim için hemen dava açılır mı?
Barış döneminde hayır. 1632 sayılı Kanun m. 63/1, suçun oluşması için 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca verilen idarî para cezasının kesinleşmiş olmasını arar. Askerlik şubesi önce kaçak kalınan gün sayısına göre idari para cezası uygular; bu ceza kesinleştikten sonra aynı davranış sürerse şube suç dosyası hazırlayıp yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, usulüne uygun kesinleşmiş bir idari yaptırım kararı yoksa suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmektedir.
Firar ile izin tecavüzü arasındaki fark nedir?
Fark, ayrılışın izinli olup olmamasındadır. 1632 sayılı Kanun m. 66/1-a firardır ve kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmayı cezalandırır. m. 66/1-b ise izin tecavüzüdür: izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılan kişinin dönmesi gereken günden itibaren altı gün içinde özürsüz olarak gelmemesi. İki fiilin ceza aralığı aynıdır, bir yıldan üç yıla kadar hapis. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, birliğinden izinsiz ayrılan kişinin eyleminin izin tecavüzü olarak nitelendirilemeyeceğini belirtmiştir.
Kaç gün sonra firar suçu oluşur?
1632 sayılı Kanun m. 66/1-a altı günden fazla uzaklaşmayı arar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bunu, asker şahsın birliğinden veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden 6 tam gün artı 24 saatlik süre uzak kalması olarak açıklamıştır. Sürenin başlangıcı ve bitişi saat düzeyinde hesaplanır; Dairenin incelediği bir dosyada sözleşme fesih yazısında saat gösterilmediği için doğan şüphe sanık lehine yorumlanmış ve gün unsuru oluşmadığından beraat kararı verilmiştir.
Kendiliğinden dönersem cezam azalır mı?
1632 sayılı Kanun m. 73'e göre kaçak, kaçtığından altı hafta, seferberlikte bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse verilecek cezalar yarısına kadar indirilir. Bu pencere geçtikten sonraki dönüşler indirime konu olmaz; Yargıtay 7. Ceza Dairesi, firarda kalınan sürenin altı haftayı aştığı bir dosyada maddenin uygulanma imkânı bulunmadığını belirtmiştir. Süre içinde yakalanan kişi ise m. 68 uyarınca iki aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu davalara askerî mahkeme mi bakıyor?
Hayır. 1632 sayılı Kanun Ek m. 19, askerî suçlara ilişkin dava ve işlerin suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan asliye ve ağır ceza mahkemelerinde ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen ilçe mahkemelerinde görüleceğini düzenler. Bakaya ve firar suçlarında cezanın üst sınırı üç yıl olduğu için dosya asliye ceza mahkemesindedir. Ek m. 20 uyarınca kanunlarda geçen askerî mahkeme ifadesi, bu Kanun uyarınca belirlenen asliye ceza mahkemesini ifade eder.
Dava hangi ilde görülür?
Firar, izin tecavüzü ve 1632 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki suçlarda yetkili mahkeme, Ek m. 19/4 uyarınca şüpheli veya sanığın mensubu olduğu askerî birlik veya askerî kurumun bulunduğu yerdeki mahkemedir. Bakaya suçu bu sayımda yer almaz; 7179 sayılı Kanun m. 24/4 uyarınca suç dosyası yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Soruşturmayı yürüten başsavcılıklarda askerî suçlar bürosu kurulur.
Bu suçlarda uzlaştırma veya şikâyetten vazgeçme var mı?
Hayır. 1632 sayılı Kanun m. 48/A askerî suçların takibinin şikâyete bağlı olmadığını söyler; vazgeçilecek bir şikâyet bulunmaz. Uzlaştırma da mümkün değildir: CMK m. 253/2 uyarınca Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için o kanunda açık hüküm bulunması gerekir ve 1632 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur.
Ceza ertelenebilir mi?
1632 sayılı Kanun m. 47, Türk Ceza Kanunu'nun erteleme hükümlerinin askerî suçlarda da uygulanacağını söyler, ancak dört istisna getirir. Bunlardan biri sırf askerî suçlara özgüdür: sırf askerî bir suçtan hükmolunan netice ceza üç ay veya daha fazla süreli hapisse erteleme yapılamaz. Firar ve izin tecavüzü Ek m. 11'deki sırf askerî suç sayımında yer alır; bakaya ve yoklama kaçağı bu sayımda yoktur. Diğer istisnalar fiilin disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, savaş veya seferberlikte işlenmesi ve daha önce sırf askerî bir suçtan mahkûm olunmasıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir mi?
1632 sayılı Kanun Ek m. 17, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerinin askerî suç ve cezalar hakkında da uygulanacağını, ancak sırf askerî bir suçtan altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi hâlinde uygulanmayacağını düzenler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sırf askerî suç olan izin tecavüzünden verilen on ay hapis cezasında bu kurumun uygulanamayacağını; buna karşılık firar suçundan verilen beş ay hapis cezasında altı aylık eşiğin engel oluşturmadığını ve mahkemenin koşulları değerlendirmesi gerektiğini belirtmiştir.
Ceza adli para cezasına çevrilir mi?
1632 sayılı Kanun m. 63 ve m. 66 adli para cezasını seçenek yaptırım olarak öngörmez; maddelerde yalnızca hapis cezası yazılıdır. Ancak sonuç ceza kısa süreli hapisse TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş kişi bakımından otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ise TCK m. 50/3 uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilir; Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu kuralın uygulanmamasını bozma sebebi saymıştır.
Bu suçlarda zamanaşımı ne kadar?
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, firar suçunun cezasının bir yıldan üç yıla kadar hapis olduğunu ve bu miktar itibarıyla dava zamanaşımının sekiz yıl, zamanaşımını kesen sebeplerin varlığında ise azami on iki yıl olduğunu belirtmektedir. Süre, mütemadi suç olduğu için temadinin sona erdiği andan işlemeye başlar; fail yakalanmamışsa zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile denetim süresi içinde yeni suçun işlenmesi arasında geçen süre zamanaşımını durdurur.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer suç rehberleri
- Orman Kanunu suçları (6831 sayılı Kanun m. 91-93)
- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu suçları (2863 sayılı Kanun m. 65-74)
- Terörle Mücadele Kanunu suçları (3713 sayılı Kanun m. 7)
- Marka hakkına tecavüz suçu (6769 sayılı Kanun m. 30)
- Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi kanununa muhalefet suçu (6222 sayılı Kanun m. 14-18)
- İzinsiz kenevir ekimi suçu (2313 sayılı Kanun m. 23)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.