Orman Kanunu suçları (6831 sayılı Kanun m. 91-93)
Yayın tarihi:
"Orman Kanunu'na muhalefet" tek bir suçun adı değil, aynı kanunun ceza hükümleri faslında toplanmış bir suçlar grubunun ortak adıdır. Bu rehber, ağaç kesme (m. 91) ile işgal ve faydalanma (m. 93) suçlarını merkeze alarak kaçak orman emvali (m. 108) ve orman yangını (m. 110) hükümlerini, hangi fiilin suç hangisinin kabahat sayıldığını, cezanın nasıl hesaplandığını ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma gerekçelerini anlatır.
Kısaca
Orman Kanunu tek bir suç değil, bir suçlar grubu düzenler. Ormandan izinsiz ağaç kesmek, orman sayılan bir yeri açmak, işgal etmek ya da oradan yararlanmak, kaçak orman emvalini taşımak veya satmak ve orman yangınına yol açmak ayrı maddelerde ayrı cezalarla karşılanır. Bazı fiillerin karşılığı yalnızca idari para cezasıdır; kasten orman yakmada ise hapis cezası on yıldan az olamaz. Bu suçlar şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamına girmez. Davalarda Orman İdaresi suçtan zarar gören sıfatıyla yer alır. Yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı keşif ve bilirkişi raporuyla belirlenir.
Bu sayfada
- Kısaca
- Süreler ve usul
- 6831 sayılı Orman Kanunu hangi fiilleri suç sayıyor?
- Orman Kanunu suçlarının cezası nedir?
- Ağaç kesme suçunda (m. 91) ceza nasıl hesaplanıyor?
- İşgal ve faydalanma suçu (m. 93) hangi hâllerde ağırlaşıyor?
- Kaçak orman emvalini taşımak, satmak veya bulundurmak (m. 108)
- Orman yangınında taksir ile kast arasındaki sınır (m. 110)
- Orman Kanunu suçları nasıl ispatlanıyor?
- Müsadere, tazminat ve ağaçlandırma gideri
- Yargılamada Orman İdaresinin yeri ve usul kuralları
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Süreler ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Şikâyete tabi mi?
Hayır. 6831 sayılı Kanun'un ceza hükümlerinde şikâyet koşulu yer almaz; m. 91, m. 93, m. 108 ve m. 110 fiilleri şikâyet aranmaksızın resen soruşturulur. Suçtan zarar gören Orman İdaresidir ve davaya katılma hakkı vardır.
- Şikâyet süresi
Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. Şikâyete bağlı suçlarda öngörülen altı aylık süre bu suçlar bakımından uygulanmaz.
Dayanak: TCK m. 73/1
- Uzlaştırma
Hayır. Şikâyete bağlı olmayan ve Türk Ceza Kanunu dışındaki bir kanunda düzenlenen suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunması gerekir; 6831 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur.
Dayanak: CMK m. 253/2
- Görevli mahkeme
Kural olarak asliye ceza mahkemesi: m. 91, m. 92, m. 93, m. 108 ve m. 110/2-110/3'te öngörülen cezaların üst sınırı on yılı aşmaz. Kasten orman yakma (m. 110/4) ve örgüt faaliyeti çerçevesinde devlet ormanı yakma (m. 110/5) ağır ceza mahkemesinin görevine girer; birincisinde ceza on yıldan az olamaz, ikincisinde müebbet hapistir. Görev belirlenirken artırım ve indirim sebepleri hesaba katılmaz.
- Dava zamanaşımı
Fıkraya göre değişir. Üst sınırı beş yılı aşmayan fıkralarda — m. 91/1, m. 93/1, m. 93/4, m. 108/1, m. 110/2 — olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır; zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre en fazla yarısına kadar uzar ve on iki yıl olur. Cezayı bir kat artıran nitelikli hâller bu hesaba dâhildir: TCK m. 66/3 uyarınca daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller de göz önünde bulundurulduğu için, m. 91/2 (fidan) veya m. 91/4 (motorlu araç) uygulanan dosyalarda üst sınır on yıla çıkar ve olağan süre on beş yıl olur. Üst sınırı beş yılı aşan fıkralarda — m. 92/2 (yedi yıl), m. 108/2 (yedi yıl), m. 110/3 (on yıl) — olağan süre yine on beş yıldır. Kasten orman yakmanın ağır iki hâli bu hesabın dışındadır: m. 110/5'te yaptırım müebbet hapis olduğundan süre TCK m. 66/1-b uyarınca yirmi beş yıldır; m. 110/4'te ise kanun "on yıldan az olmamak üzere" diyerek üst sınır göstermediğinden süre TCK m. 49/1'deki genel üst sınır gözetilerek ayrıca değerlendirilir.
Dayanak: TCK m. 49/1, m. 66/1-b, m. 66/1-d, m. 66/1-e, m. 66/3, m. 66/4, m. 67/2, m. 67/4
- Adli para cezası
Hayır, seçenek değil. m. 91/1, m. 92/2, m. 108/1, m. 108/2, m. 110/2 ve m. 110/4 adlî para cezasını hapsin yanında öngörür; m. 93 ise hiç adlî para cezası içermez. Hükmolunan hapis kısa süreliyse TCK m. 50 uyarınca ayrıca adlî para cezasına çevrilebilir; bu, suç tanımındaki seçenek yaptırımdan farklı bir kurumdur. m. 108/1 ayrıca TCK m. 75/6-b uyarınca önödemeye tabidir: hesaplanan miktar on gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz.
Dayanak: 6831 sayılı Kanun m. 91/1, m. 108/1; TCK m. 50, m. 52, m. 75/6
- HAGB ve erteleme
İkisi de mümkündür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkemece karar verilebilir; denetim süresi beş yıldır. Bu suçlarda kararın en kritik koşulu zararın giderilmesidir: mahkeme sanığa gerçek zarar miktarını bildirmeden koşulları değerlendiremez. Erteleme için de sınır iki yıl veya daha az hapis cezasıdır.
6831 sayılı Orman Kanunu hangi fiilleri suç sayıyor?
Dosyaların üzerinde yazan "6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet" ibaresi tek bir suçun adı değildir. Kanunun ceza hükümleri faslında birbirinden bağımsız birden çok suç tanımı vardır ve hangisinin uygulandığı cezayı, görevli mahkemeyi ve zamanaşımını değiştirir. Uygulamada en sık görülen dördü şunlardır: 1) ağaç kesme, sökme ve boğma (m. 91), 2) orman sayılan yeri işgal etme veya oradan faydalanma (m. 93), 3) kaçak orman emvalini taşıma, kabul etme, satma veya bulundurma (m. 108), 4) orman yangınına sebebiyet verme ya da ormanı kasten yakma (m. 110). Bunlara izinsiz maden ocağı açma veya işletme (m. 92) eklenir.
Suç tanımlarının çoğu doğrudan bir fiil saymaz; yasak fiilleri belirleyen maddeye gönderme yapar. m. 91, Devlet ormanlarındaki yasakları düzenleyen m. 14'ün (A) ve (B) bentlerine; m. 93 ise orman içinde bina yapma, tarla açma, işleme, ekme ve yerleşmeyi yasaklayan m. 17'ye bağlıdır. Bu yüzden bir eylemin suç olup olmadığı, yalnız ceza maddesine bakılarak anlaşılmaz; gönderme yapılan yasak hükmünün de okunması gerekir.
Her ihlal suç değildir. m. 91/5, m. 14'ün (A) ve (B) bentlerinde yasaklanan ama önceki fıkralarda sayılmayan fiilleri idari para cezasına bağlar; m. 110/1 de m. 76'nın (a) bendindeki fiil için yalnız idari para cezası öngörür. Bu ayrım pratikte belirleyicidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, orman alanında hiçbir açma yapmadan, toprak bitki örtüsüne zarar vermeden, sahiplenme kastı olmaksızın ve süreklilik göstermeden arı kovanı koyan sanıkta işgal ve faydalanma kastının bulunmadığı, eylemin m. 76/a delaletiyle m. 110/1'deki kabahati oluşturduğu gerekçesiyle verilen beraat kararını yerinde görerek onamıştır. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/18774)1 Aynı kararda Daire, kabahate uygulanan idari para cezası bakımından Kabahatler Kanunu m. 20/2-c'deki üç yıllık zamanaşımının dolduğunu saptayarak idari para cezası verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.1
Sınır ters yönde de yanlış çizilebilir. Bir dosyada bölge adliye mahkemesi, traktörle sekiz adet kestane tomruğu taşıyan sanığı beraat ettirip eylemi m. 91/5'teki idari para cezası kapsamında görmüştü. Daire, suç tutanağı ve orman bilirkişisi raporuna göre emvalin yapacak vasıflı olduğunun, dikiliden motorlu testereyle yapılan kesim sonucu elde edildiğinin ve kaçak orman emvali olduğunun belirlenmesi karşısında eylemin m. 108/1'deki kaçak orman emvali nakletme suçunu oluşturacağını belirterek kararı bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/14388)2
Bu rehberde anlatılan suçların ortak özellikleri de vardır: hiçbiri şikâyete bağlı değildir, suçtan zarar gören Orman İdaresidir ve suçun maddi konusunu oluşturan emval ile suçta kullanılan araçlar bakımından müsadere hükümleri işler.
Orman Kanunu suçlarının cezası nedir?
Cezalar madde ve fıkra bazında değişir; tek bir aralık yoktur. Aşağıdaki tablo maddelerin kendi metinlerinden okunmuştur.
- 1) m. 91/1 — dikiliden ağaç kesme, kökünden sökme, boğma, ağaçtan yalamuk, pedavra veya hartama çıkarma: üç aydan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası. Suçun konusu münhasıran yakacak nitelikte emval veren ağaç ise ceza yarı oranında indirilir.
- 2) m. 91/2 — suçun konusu fidan ise birinci fıkraya göre verilecek ceza bir kat artırılır. m. 91/3 — fidan ekim sahasını bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır.
- 3) m. 91/4 — birinci fıkradaki kesme ve sökme fiillerinde motorlu araç ve gereç kullanılmışsa ceza bir kat artırılır; bu hüküm fidanlar hakkında uygulanmaz.
- 4) m. 91/6 — m. 14'ün (A) ve (B) bentlerine aykırı hareket eden orman sahipleri iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasıyla cezalandırılır.
- 5) m. 92/2 — izinsiz maden ocağı açan veya işletenler iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
- 6) m. 93/1 — m. 17'de yasaklanan fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar altı aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırılır. m. 93/2 — suç yeniden tarla açmak suretiyle, yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde işlenmişse ceza bir kat artırılır. m. 93/4 — m. 17/3'teki yerleri amaç dışı kullananlar ve buna izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.
- 7) m. 108/1 — kaçak olduğunu bilerek orman malını taşıyan, biçen, işleyen, kabul eden, kullanan, satan, satın alan veya bulunduranlar bir seneye kadar hapis ve adlî para cezasıyla; m. 108/2 — aynı fiiller orman ürünü ticaretiyle uğraşanlarca işlenmişse bir seneden yedi seneye kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. m. 108/3 — ürünün değerinin azlığı gözetilerek ceza yarısına kadar indirilebilir.
- 8) m. 110/2 — m. 76'nın (b), (c) ve (d) bentlerindeki fiiller bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezasını gerektirir. m. 110/3 — dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verenler üç yıldan on yıla kadar hapisle cezalandırılır; failin söndürme çabaları veya zararın azlığı gözetilerek ceza yarısına kadar indirilir.
- 9) m. 110/4 — kasten orman yakan kişiye on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası verilir; suç yangına müdahaleyi geciktirmek veya söndürmeyi zorlaştırmak amacıyla ve buna elverişli yer, zaman ve şartlarda işlenmişse ceza yarı oranında artırılır. m. 110/5 — Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi müebbet hapis ve yirmibin günden yirmibeşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Ağaç kesme suçunda (m. 91) ceza nasıl hesaplanıyor?
m. 91/1'in cezası geniş bir aralıktır ve maddenin kendi içindeki indirim ile artırımlar sonucu iki yönde de hareket eder. Bu yüzden hesabın hangi sırayla yapıldığı sonucu doğrudan değiştirir.
İlk belirleyici, emvalin niteliğidir. Suçun konusu münhasıran yakacak nitelikte emval veren ağaçsa ceza yarı oranında indirilir; bu bir takdir değil, maddenin emridir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, m. 82 gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan suç tutanağı ve bilirkişi raporuyla yakacak nitelikte emval veren ağaç kesildiği tespit edilmişken m. 91/1'in ikinci cümlesinin uygulanmamasını hukuka aykırı bulmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/13856)3
İkinci belirleyici, motorlu araç kullanılıp kullanılmadığıdır. Daire, hesabın sırasını açıkça kurmaktadır: temel ceza belirlenirken önce emvalin yakacak nevinden olması nedeniyle m. 91/1'in ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılır, sonra suçun işlenmesinde motorlu testere kullanılmasından dolayı m. 91/4 uyarınca artırım uygulanır; sıranın şaşırılması bozma sebebidir. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/9630)4
Üçüncü belirleyici, cezanın hangi eylem üzerinden hesaplandığıdır. Bir dosyada iddianame iki adet ağacın kesildiğini belirterek m. 91/1 ve m. 91/4'ten dava açmışken mahkeme, o yerde tespit edilen ve dava konusu edilmeyen tüm ağaç sayısına göre teşdit uygulamıştı. Daire bu uygulamayı fazla ceza tayini sayarak hükmü bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2022/10960)5 Ceza, iddianamede dava konusu yapılan emval üzerinden belirlenir.
Dördüncü belirleyici, yerin niteliğidir. m. 111'e göre, m. 3 uyarınca orman rejimi altına alınan yerlerde ve m. 23, 24, 25 gereğince muhafaza ormanı veya milli park olarak ayrılmış ormanlarda işlenen orman suçlarında ceza iki misli olarak hükmolunur.
Nihayet, ağaç kesme ile aynı yerde gerçekleşen başka bir eylem ayrı bir suç doğurabilir. Daire, 5728 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten sonra m. 93'teki tarla açmak suretiyle işgal ve faydalanma suçu ile m. 91'deki ağaç kesme suçunun iki ayrı suç teşkil ettiğini; tarla açmak için yapılan ağaç kesme fiilinde hem ağaç kesme hem işgal ve faydalanma eyleminin oluşacağını belirtmiş, ağaç kesmenin tarla açmanın bir unsuru sayılarak beraat verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/13931)6
İşgal ve faydalanma suçu (m. 93) hangi hâllerde ağırlaşıyor?
m. 93/1, m. 17'de yasaklanan fiilleri ve izne bağlı işlerin izinsiz yapılmasını cezalandırır. m. 17'nin birinci fıkrası Devlet ormanları içinde her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yer yapılmasını, tarla açılmasını, işlenmesini, ekilmesini ve orman içinde yerleşilmesini yasaklar. Uygulamada bu suç "işgal ve faydalanma" adıyla anılır.
Maddenin ikinci fıkrası cezayı bir kat artıran üç hâl sayar: suçun 1) yeniden tarla açmak suretiyle, 2) yanmış orman sahalarında ya da 3) kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi. Bu koşulların suç tarihinde gerçekleşmiş olması gerekir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, suça konu yerin suç tarihinden sonra orman vasfıyla tapuya tescil edildiği bir dosyada, eylemin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde gerçekleştiği gerekçesiyle m. 93/2'den artırım yapılmasını yerinde bulmamış ve fazla ceza tayini sayarak hükmü bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/15162)7
İşgal ve faydalanma eylemleri çoğu zaman aynı yerde ve yakın tarihlerde birden çok tutanağa konu olur. Bu durumda dosyaların ayrı ayrı yürütülmesi sorun yaratır. Bir kanun yararına bozma isteminde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, suçun temadi eden suçlardan olduğunu ve eylemlerin zincirleme kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Daire bu gerekçeye katılmadı; talebi farklı gerekçeyle kabul ederek, aynı tarihli iki ayrı suç tutanağına dayanan ve bilirkişi raporuyla aynı yer olduğu belirlenen alandaki eylemler için dosyaların birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti ve kararı kanun yararına bozdu. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/1127)8 Bozulan kararda sanık m. 93/1-2 uyarınca 10 ay hapis cezası almış ve hükmün açıklanması geri bırakılmıştı.
m. 93/3, bu maddedeki suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsulün Türk Ceza Kanunu'nun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edileceğini söyler. Daire, suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki yapıların m. 93/3 delaletiyle TCK m. 54/4 uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.7 Aynı hüküm, işgal edilen yerde dikilmiş meyve ağaçları için de uygulanmıştır.6
m. 93/4 ise ayrı bir suç kurar: m. 17/3'te sayılan tesisler için verilen izne konu yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.
Kaçak orman emvalini taşımak, satmak veya bulundurmak (m. 108)
m. 108/1'in ayırt edici unsuru bilme şartıdır: fail, orman mallarının kanuna aykırı olarak kesildiğini, taşındığını veya toplandığını bildiği hâlde taşımış, biçmiş, işlemiş, kabul etmiş, kullanmış, satmış, satın almış ya da bulundurmuş olmalıdır. Ceza bir seneye kadar hapis ve adlî para cezasıdır.
İkinci fıkra faili ölçüt alır. Ticarethane sahibi olsun olmasın her türlü orman ürünü ticaretiyle uğraşanlar ile kâr amacıyla aldıkları orman mallarını işleyip alet ve eşya hâline dönüştürdükten sonra satanlar bakımından ceza bir seneden yedi seneye kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına yükselir. Üçüncü fıkra ise ürünün değerinin azlığı gözetilerek cezanın yarısına kadar indirilmesine izin verir.
m. 108'in m. 91 ile ilişkisi uygulamada en çok tartışılan noktadır. Aynı kişi hem ağacı kesmiş hem de emvali taşımışsa iki ayrı hüküm kurulmaz. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sürücülüğünü yaptığı traktörün römorkunda orman emvali ele geçirilen sanığın eyleminin bir bütün hâlinde m. 108/1 kapsamında kaldığını; eylemin bölünerek ağaç kesme ve kaçak orman emvali nakletme suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/14933)9
Aynı kararda Daire, zamanaşımını da hesaplamıştır: eyleme göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıllık olağan, m. 67/4 uyarınca on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörülmüş; m. 67/2-a gereğince zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alınması tarihinden temyiz incelemesine kadar sekiz yıl dolduğu için hüküm bozularak davanın düşmesine karar verilmiştir.9 Daire aynı sekiz yıllık süreyi işgal ve faydalanma suçu bakımından da uygulamıştır.6
Ağaç kesme suçunda hesap bundan farklı olabilir. Daire, m. 91/1-4'ten açılan bir davada suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin TCK m. 66/3 uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiğini belirtmiş; olağan süreyi m. 66/1-d uyarınca on beş yıl kabul ederek, zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle verilen düşme kararını bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/3995)10 Yani m. 91/2 veya m. 91/4 uyarınca ceza bir kat artırılıyorsa sekiz yıllık süre değil on beş yıllık süre işler.
m. 108/1'in bir başka özelliği önödeme kapsamında olmasıdır. Türk Ceza Kanunu m. 75/6'nın (b) bendi, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suçu açıkça önödeme hükümlerine tabi kılar. Bu, m. 75/1'deki altı aylık üst sınır ölçütünden bağımsız, özel bir hükümdür. Fail, hapis cezasının alt sınırının karşılığı ile adlî para cezasının alt sınırını soruşturma giderleriyle birlikte Cumhuriyet savcılığının tebliği üzerine on gün içinde öderse hakkında kamu davası açılmaz; ödeme talep üzerine birer ay arayla üç eşit taksite de bağlanabilir. Aynı fıkra kapsamındaki bir suç beş yıl içinde tekrar işlenirse fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz. Önödeme yalnız m. 108/1 için geçerlidir; m. 91, m. 92, m. 93 ve m. 110 suçlarında uygulanmaz.
Kaçak emvalin taşındığı aracın akıbeti ayrı bir başlıktır ve rehberin müsadere bölümünde ele alınmaktadır. Burada not edilmesi gereken, m. 108/4'ün bu Kanun'da yazılı suça konu olan her türlü orman emvali, nakil vasıtası ve suç aletinin Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere edileceğini söylemesidir.
Orman yangınında taksir ile kast arasındaki sınır (m. 110)
m. 110 dört ayrı yaptırım düzeyi kurar ve aralarındaki fark çok büyüktür: m. 110/1'de yalnız idari para cezası, m. 110/2'de bir yıldan üç yıla kadar hapis, m. 110/3'te üç yıldan on yıla kadar hapis, m. 110/4'te on yıldan az olmamak üzere hapis vardır. Nitelendirme hatası bu yüzden dosyanın kaderini belirler.
m. 110/3, yangına "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak" sebebiyet vermeyi cezalandırır; taksirli hâl budur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, tarlasında temizlik amacıyla topladığı haşhaş saplarını yakan ve yangının ormana sirayet ettiği bir olayda, suç tutanağında sekiz hektarlık orman alanının yandığının tespit edilmesi ve keşif sonrası bilirkişi raporunda yerin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi karşısında eylemin m. 110/3 kapsamında kaldığını; m. 110/2'ye göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/16431)11
Aynı ayrım usul yönünden de sonuç doğurur. Bir dosyada iddianame m. 110/2'den cezalandırma istemişken mahkeme m. 110/3'ten hüküm kurmuştu. Daire, ek savunma hakkı tanınmaksızın böyle bir hüküm kurulmasını CMK m. 226'ya aykırı ve savunma hakkının kısıtlanması sayarak kararı bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/18690)12 Aynı kararda Daire, elektrik hattı kaynaklı yangınlarda sanıkların firmadaki görev ve sorumluluklarının belirlenmesini, güzergâhta suç tarihinden önce ağaç kesim ve bakımı için Orman İdaresine bildirim yapılıp yapılmadığının ve idarenin buna ilişkin işlemlerinin araştırılmasını da aramıştır.12
m. 110/3'ün ikinci cümlesi zorunlu bir indirim getirir: failin yangının söndürülmesine ve etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaları veya meydana gelen zararın azlığı gözetilerek verilecek ceza yarısına kadar indirilir. Aynı fıkra zararın nasıl hesaplanacağını da sayar: tamamen yanan ağaç ve ağaççıkların değeri, kısmen yananlarda meydana gelen değer azalması, alt tabaka orman örtüsünün yanmasından doğan zarar ve toprağın humuslu tabakasının yanması nedeniyle oluşan verim kaybı.
Kasten yakma bambaşka bir düzlemdir. Bir dosyada ilk derece mahkemesi eylemi taksirle orman yangınına neden olma sayarak m. 110/3'ten 1 yıl 3 ay hapis vermiş, bölge adliye mahkemesi bu hükmü kaldırarak eylemi kasten orman yakma kabul edip m. 110/4 uyarınca 10 yıl hapis ve adlî para cezasına hükmetmişti. Daire, eyleme uyan suç vasfının doğru belirlendiğini de ifade ederek istinaf kararında hukuka aykırılık görmemiş ve hükmü onamıştır. (Yargıtay 7. CD, E. 2026/1829)13 Nitelendirmenin m. 110/4'e taşınması görevli mahkemeyi de değiştirir: 5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ağır ceza mahkemesi bakar.
m. 110/6, bu maddedeki suçların işlenmesi sebebiyle ölüm veya yaralanma meydana gelmişse ayrıca bu suçlardan da cezaya hükmolunacağını söyler.
Orman Kanunu suçları nasıl ispatlanıyor?
İspat iki soruda toplanır: yer orman sayılan yerlerden midir ve eylem sanık tarafından mı gerçekleştirilmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma gerekçelerinden çıkan ölçütler şunlardır:
- 1) Delil zincirinin başlangıcı, orman memurlarınca düzenlenen suç tutanağıdır. m. 82'ye göre bu zabıtlar hilafı ispat olununcaya kadar muteberdir; sanık aksini iddia ederse mahkemeye kanaat verecek deliller göstermek zorundadır. Daire, m. 82 uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan suç tutanağı ile bilirkişi raporundaki tespitin hükme yansıtılmamasını bozma sebebi saymıştır.3
- 2) Yerin niteliği keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Fen bilirkişisi raporu yerin mera parseli sınırında kaldığını, orman bilirkişileri ise alanın orman sayılan yerlerden olduğunu söylediği bir dosyada Daire, çelişkinin giderilmesi için farklı bilirkişilerle yeniden keşif yapılmasını; kadastro tutanakları, hava fotoğrafları ve ilgili parsele ilişkin tapu kayıtlarının getirtilmesini aramıştır. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/19348)14
- 3) Kesim yapılan yerin izinli kesim sahası olup olmadığı ve kesilen ağaçlar ile ele geçirilen emvalin birbiriyle uyumlu olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulamaz; bu hususların eksik bırakılması eksik araştırma sayılır.4
- 4) Emvalin türü ve niteliği bilirkişi raporuyla saptanır. Emvalin yapacak mı yakacak mı olduğu, dikiliden mi kesildiği ve motorlu testere kullanılıp kullanılmadığı hem suç vasfını hem ceza miktarını doğrudan etkiler.2
- 5) Sanığın eylemi işlediği yeterli delille ortaya konmalıdır. Tutanakta kesim yapanların kaçtığının belirtildiği, tanık beyanı ile sanık savunmasının çeliştiği bir dosyada Daire, iletişimin tespitine ilişkin kayıtların dökümünün yaptırılmasını ve tutanak tanıklarının tutanak içeriğine ilişkin beyanlarının alınmasını gerekli görmüştür.14
- 6) İşgal ve faydalanma suçunda kastın varlığı ayrıca aranır. Açma yapılmadan, toprak bitki örtüsüne zarar verilmeden, sahiplenme kastı olmaksızın ve süreklilik göstermeden yapılan geçici kullanımda işgal ve faydalanma kastının bulunmadığı kabul edilmiştir.1
- 7) Aynı yer hakkında düzenlenmiş birden çok tutanak varsa dosyaların birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir; ayrı ayrı yürüyen değerlendirmeler hukuki durumun doğru saptanmasını engeller.8
Müsadere, tazminat ve ağaçlandırma gideri
Ceza mahkemesinin kararı çoğu zaman hapis veya adlî para cezasıyla bitmez. Suça konu emval, suçta kullanılan aletler ve nakil vasıtası hakkında ayrıca karar verilir. m. 108/4, bu Kanun'da yazılı suça konu olan her türlü orman emvalinin, nakil vasıtalarının ve suç aletlerinin Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere edileceğini söyler; m. 93/3 aynı yollamayı işgal ve faydalanma suçu için yapar.
Nakil vasıtası bakımından yollama TCK m. 54'ün tamamına yapılır ve bu, üçüncü fıkradaki orantılılık ölçüsünü de kapsar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, TCK m. 54/3'ün suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında müsadereye hükmedilmeyebileceğini düzenlediğini hatırlatarak, suça konu kaçak orman emvalinin değerine göre traktör ve römorkun müsaderesinin hakkaniyete uygun olmadığını belirtmiş ve müsadere kararını bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2022/14899)15 Buna karşılık suça konu emvalin kendisi ile sabit tesis niteliğindeki yapılar bakımından TCK m. 54/4 uygulanır ve müsadere zorunludur.7
Müsadere kararlarının kanun yolu ayrı bir kurala tabidir. Daire, CMK m. 286/2-f uyarınca yalnızca eşya veya kazanç müsaderesine ya da bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece kararlarıyla ilgili istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların temyiz incelemesine tabi olmadığını belirterek, nakil aracının iadesine yönelik temyiz istemini reddetmiştir.2
Müsadere olunan mahsullerin akıbetini m. 93/3 düzenler: satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Satışına izin verilen orman emvali satılmışsa satış bedelinin idare lehine irat kaydına karar verilmesi gerektiği de Dairece aranmaktadır.14
Tazminat ise ceza davasının konusu değildir. m. 112/1'e göre, bu Kanun'la yasaklanan ve dikiliden ağaç kesilmesi dışında kalan fiiller nedeniyle meydana gelen zarar için genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde gerçek zarar üzerinden tazminat talep edilebilir. Gerçek zararın nasıl hesaplanacağını maddenin (A), (B) ve (C) bentleri gösterir; fidan söz konusuysa dikim ve arazi hazırlama masrafları ile bakım giderleri toplamı bir misli fazlasıyla tazmin ettirilir. Orman işletme müdürlükleri her yılın ikinci ayının yirminci gününe kadar birim değer cetvelleri düzenler ve tazminat bu cetvellere göre hesaplanır.
Buna ek olarak m. 114/1 uyarınca, her türlü orman suçuyla tahrip olunan veya yakılan sahalar için tazminattan başka ayrıca ağaçlandırma masrafına da hükmolunur. m. 114/3, tazminata ve ağaçlandırma giderine ilişkin davaların hukuk mahkemesinde görüleceğini ve bu davalarda orman idaresinin harçtan muaf olduğunu düzenler.
Yargılamada Orman İdaresinin yeri ve usul kuralları
Bu suçlarda suçtan zarar gören Orman İdaresidir ve idarenin davadaki konumu hükmün akıbetini etkiler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Orman İdaresine duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasını CMK m. 234/1-b'ye aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/6394)16 Aynı kararda Daire, davadan haberdar edilmeyen idarenin CMK m. 260 gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş sayıldığını ve hükmü temyiz edebileceğini belirlemiştir.16
Bunun karşılığı da vardır. Davadan ve duruşma gününden usulüne uygun biçimde haberdar edilmesine rağmen dilekçeyle veya duruşmada sözlü beyanla CMK m. 237 ve m. 238'e göre katılan sıfatını almayan Orman İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından, Daire idarenin temyiz istemini reddetmiştir.12 Katılma talebinin zamanında ve usulüne uygun yapılması bu yüzden önemlidir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması bu dosyalarda sık gündeme gelir. CMK m. 231/5 uyarınca hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir; kararla birlikte sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Karar mahkemeye aittir; savcının verebileceği bir karar değildir. Uygulamada belirleyici koşul CMK m. 231/6-c'deki zararın giderilmesidir. Daire, engel adli sicil kaydı bulunmayan sanığa gerçek zarar miktarı bildirilip sonucuna göre koşulların değerlendirilmesi gerektiğini; bunun yapılmamasını bozma sebebi saymıştır.14 Engel kaydı bulunmayan sanıklar hakkında koşulların hiç değerlendirilmemesi de bozma sebebidir.12
Erteleme ayrı bir kurumdur. TCK m. 51/1'e göre işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir; fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişiler bakımından bu sınır üç yıldır. Erteleme kararında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ihtar edilmesi gerekir; ihtarın "tamamen" biçiminde daraltılması infazı kısıtladığı için bozma sebebi sayılmıştır.5
Suçun niteliği gereği bu davalarda hüküm çoğu zaman birden fazla kalem içerir: hapis veya adlî para cezası, emvalin müsaderesi, nakil aracı hakkında karar, satış bedelinin irat kaydı ve idare lehine vekâlet ücreti. Yargıtay incelemesinde bozmaların önemli bir kısmı suçun sübutuna değil, bu kalemlerin eksik veya yanlış kurulmasına dayanmaktadır.
İlgili mevzuat
Madde 14 – Devlet ormanlarında:
A) Yetişmiş veya yetiştirilmiş fidanları kesmek, sökmek, ekim sahalarını bozmak, yaş ağaçları boğmak, yaralamak, tepelerini veya dallarını kesmek veya koparmak veya ağaçlardan yalamuk, pedavra hartama çıkarmak;
B) Dikili yaş veya kuru ağaçları kesmek veya bunları kökünden sökmek veya bunlardan kabuk veya çıra veya katran veya sakız çıkarmak, yatık veya devrik ağaçları kesmek veya götürmek, kök sökmek, kömür yapmak;
C) (Değişik : 3/11/1988 - 3493/1 md) Palamut, ıhlamur çiçeği, her çeşit orman örtüsü, mazı kozalağı tıbbi ve sınai nebatları veya orman tohumlarını toplayıp götürmek;
D) (Ek : 3/11/1988 - 3493/1 md.) Ormanlardaki göl, gölet, baraj ve derelerde dinamit atmak veya zehir bırakmak suretiyle avlanmak;
E) (Ek : 3/11/1988 - 3493/1 md) Ticaret amacıyla olmaksızın kendi ihtiyacı için toprak, kum ve çakıl çıkarmak;
F) (Ek:23/3/2023-7442/9 md.) Nakil vasıtaları ile ormanlara yıkıntı veya inşaat atığı atmak ya da hafriyat veya çöp dökmek;
Yasaktır.
Kaynak: Orman Kanunu (6831)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 91 – (Değişik : 23/1/2008-5728/198 md.)
14 üncü maddenin (A) ve (B) bentleri ile yasak edilen fiillerden dikiliden ağaç kesenler, kökünden sökenler veya hayatiyetini sona erdirecek şekilde boğanlar, ağaçlardan yalamuk, pedavra, hartama çıkaranlar üç aydan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Ancak suçun konusunun münhasıran yakacak nitelikte emval veren ağaç olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Suçun konusunun fidan olması halinde birinci fıkraya göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Fidan ekim sahasını bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Birinci fıkradaki ağaç kesme ve sökme fiillerinin işlenmesinde motorlu araç ve gereçler kullanılması halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Ancak, fidanlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.
(Değişik beşinci fıkra: 31/3/2011-6217/11 md.) 14 üncü maddenin (A) ve (B) bentleriyle yasak edilen ve yukarıdaki fıkralarda yazılı bulunmayan fiilleri işleyenlere, ikiyüzelli Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu fiillerin, 3 üncü madde gereğince orman rejimi altına alınan yerlerde veya 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddeler gereğince muhafaza ormanı veya milli park olarak ayrılmış ormanlarda işlenmesi halinde verilecek idarî para cezası beşyüz Türk Lirasından az olamaz. Bu fiilin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilir.
Bu Kanunun 14 üncü maddesinin (A) ve (B) bentlerine muhalif hareket edenler orman sahipleri ise iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasıyla cezalandırılır. Ancak kendi arazisi üzerinde tohum ekmek veya fidan dikmek suretiyle yetiştirilecek ormanların sahipleri yukarıdaki fıkra hükmüne tabi değildir.
Kaynak: Orman Kanunu (6831)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 93 – (Değişik : 23/1/2008-5728/200 md.)
Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.
Bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir.
17 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kaynak: Orman Kanunu (6831)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 108 – (Değişik : 23/1/2008-5728/215 md.)
Orman mallarının bu Kanun hükümlerine aykırı olarak kesildiğini, taşındığını veya toplandığını bildiği halde; taşıyanlar, biçenler, işleyenler, kabul edenler, kullananlar, satanlar, satın alanlar veya bulunduranlar bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkrada yazılı fiillerin, ticarethane sahibi olsun olmasın, her türlü orman ürünü ticareti ile uğraşanlarla, kar maksadıyla aldıkları orman mallarını işleyerek her ne şekilde olursa olsun alet ve eşya haline dönüştürdükten sonra satanlar tarafından işlenmesi halinde, bir seneden yedi seneye kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Suçun konusunu oluşturan orman ürünlerinin değerinin azlığı göz önünde bulundurularak verilecek cezalar yarısına kadar indirilebilir.
Bu Kanunda yazılı suça konu olan her türlü orman emvali, nakil vasıtaları ve suç aletleri Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere edilir.
Kaynak: Orman Kanunu (6831)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 110 – (Değişik : 23/1/2008-5728/217 md.)
76 ncı maddenin (a) bendinde belirtilen fiili işleyenlere binbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
76 ncı maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.
Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verenler üç yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak failin yangının söndürülmesine ve etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaları veya meydana gelen zararın azlığı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza yarısına kadar indirilir. Zararın belirlenmesinde yangın sonucu tamamen yanan ağaç ve ağaççıkların değeri, kısmen yanan ağaç ve ağaççıkların değerinde meydana gelen azalma, alt tabaka orman örtüsünün yanması nedeniyle oluşan zarar ve toprağın humuslu tabakasının yanması nedeniyle meydana gelen verim kaybı dikkate alınır.
(Değişik dördüncü fıkra:23/3/2023-7442/26 md.) Kasten orman yakan kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Suçun, yangına müdahalenin geciktirilmesi veya yangının söndürülmesinin zorlaştırılması amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak yer, zaman veya şartlarda işlenmesi halinde faile verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi müebbet hapis ve yirmibin günden yirmibeşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu maddede yazılı suçların işlenmesi sebebiyle, ölüm veya yaralanmanın meydana gelmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmolunur.
Kaynak: Orman Kanunu (6831)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 111 – Bu kanunun 3 üncü maddesiyle orman rejimi altına alınan yerlerde ve 23, 24, 25 inci maddeler gereğince muhafaza ormanı ve milli park olarak ayrılmış ormanlarda, ormanlara mütaallik suçları işliyenlerin müstahak olacakları ceza iki misli olarak hükmolunur.
Kaynak: Orman Kanunu (6831)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 82 – Orman memurları, bu kanun hükümlerine muhalif hareket edenlerin hüviyetlerini, ikametgahlarını ve suçlarının mahiyetini tesbit ile kendileri, suçlu ve varsa hazır bulunanlardan en az iki kimseye imzalattıracakları bir zabıt tanzim ederler.
Hüviyeti tesbit edilemiyen suçlular vakit geçirilmeksizin hüviyeti tesbit edilebilecek en yakın köyün muhtar veya ihtiyar heyetine ve bunlarla da tesbiti mümkün olmazsa en yakın zabıta merkezine götürülürler.
Memurlar, vakit geçirmeksizin bu zabıtları bağlı bulundukları amirlerine gönderirler. Amirlerce tetkik edilerek en kısa bir zamanda mahalli cumhuriyet müddeiumumiliğine verilir.
Bu zabıtlar, hilafı ispat olununcaya kadar muteberdir.
Zabıt varakasının hilafına iddia halinde, maznun, mahkemeye bu iddiası hakkında kanaat verecek deliller gösterir ve mahkeme bu müdafaayı tamike şayan götürse delillerini istima ve tetkik eder. Neticede maznunun iddiasını haklı gösterecek bazı sebepler karşısında kalırsa ancak o takdirde, zabıt varakasını imza etmiş olan memurları çağırıp dinledikten ve başka deliller varsa inceledikten sonra hasıl edeceği kanaate göre davayı intaceder.
Kaynak: Orman Kanunu (6831)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Süreklilik ve sahiplenme kastı yoksa eylem suç değil kabahattirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/18774 · K. 2026/453 ·
İlk derece mahkemesi sanığı ağaç kesme suçundan mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi ise orman alanında hiçbir açma yapmadan, toprak bitki örtüsüne zarar vermeden, sahiplenme kastı olmaksızın ve süreklilik göstermeden arı kovanı koyan sanıkta işgal ve faydalanma kastı bulunmadığını, eylemin 6831 sayılı Kanun m. 76/a delaletiyle m. 110/1'deki kabahati oluşturduğunu belirterek beraat vermiş ve idari para cezası uygulamıştı. Daire bu gerekçeyle verilen beraat kararını yerinde görerek katılan Orman İdaresi vekilinin temyiz sebeplerini reddetti ve hükmü onadı. İdari para cezası bakımından ise Kabahatler Kanunu m. 20/2-c'deki üç yıllık zamanaşımının dolduğunu saptayarak idari para cezası verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Sonuç: Ormanda geçici ve sahiplenme kastı taşımayan kullanım işgal suçunu değil, idari para cezası gerektiren kabahati oluşturur.
2.Kaçak emvali traktörle taşımak m. 91/5 kabahati değil m. 108/1 suçudurYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/14388 · K. 2026/4182 ·
Orman muhafaza memurlarının kontrolünde sanığın kullandığı traktörde 8 adet kestane tomruğu bulunmuş, bölge adliye mahkemesi sanığın beraatine ve eyleminin 6831 sayılı Kanun m. 91/5 uyarınca idari para cezasıyla karşılanmasına karar vermişti. Daire, suç tutanağı ile orman bilirkişisi raporuna göre emvalin yapacak vasıflı olduğunun, dikiliden motorlu testereyle yapılan kesim sonucu elde edildiğinin ve kaçak orman emvali olduğunun belirtilmesi karşısında eylemin m. 108/1 kapsamında kaçak orman emvali nakletme suçunu oluşturacağını belirterek beraat hükmünü bozdu. Nakil aracının iadesine yönelik temyiz istemini ise CMK m. 286/2-f uyarınca reddetti.
Sonuç: Emvalin kaçak ve yapacak vasıflı olduğu bilirkişi raporuyla saptanmışsa eylem kabahat değil m. 108/1 suçudur.
3.Yakacak emvalde m. 91/1'in ikinci cümlesindeki indirim zorunludurYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/13856 · K. 2025/2643 ·
Daire, suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görmedi. Ancak 6831 sayılı Kanun m. 82 gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağı ve bilirkişi raporuna göre yakacak nitelikte emval veren ağaç kesildiği tespit edilmesine rağmen sanık hakkında m. 91/1'in ikinci cümlesinin uygulanmamasını hukuka aykırı buldu. Tebliğnamede hükmün onanması istenmişti; Daire bu görüşe katılmayarak hükmü bozdu.
Sonuç: Tutanak ve bilirkişi raporu emvalin yakacak olduğunu gösteriyorsa yarı oranındaki indirim uygulanmak zorundadır.
4.Önce yakacak indirimi, sonra motorlu araç artırımı uygulanırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/9630 · K. 2025/11454 ·
Daire, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği hâlde sanığın ağaç kestiğini beyan ettiği yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının, kesim yapılan yerin izinli kesim sahası olup olmadığının ve kesilen ağaçlar ile ele geçirilen emvalin uyumlu olup olmadığının tespit edilmemesini eksik araştırma saydı. Kabule göre de, temel ceza belirlenirken önce emvalin yakacak nevinden olması nedeniyle m. 91/1'in ikinci cümlesi uyarınca indirim, sonra motorlu testere kullanılması nedeniyle m. 91/4 uyarınca artırım yapılması gerekirken uygulama sırasında hataya düşülmesini, tekerrür hükümlerinin eksik incelemeyle uygulanmasını ve cezada kazanılmış hakkın gözetilmemesini hukuka aykırı buldu. Tebliğnamedeki onama görüşünün aksine hüküm bozuldu.
Sonuç: m. 91'de hesap sırası bağlayıcıdır: önce yakacak indirimi, sonra motorlu araç artırımı.
5.Ceza iddianamede dava konusu edilmeyen ağaçlara göre belirlenemezYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/10960 · K. 2025/15087 ·
Daire, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulmadı. Ancak iddianamede iki adet ağaç kesildiği belirtilerek m. 91/1 ve m. 91/4'ten dava açılmışken mahkemenin suça konu yerde tespit edilen ve dava konusu edilmeyen tüm ağaç sayısına göre teşdiden hüküm kurmasını fazla ceza tayini saydı. Ayrıca erteleme ihtarının "kısmen veya tamamen" yerine yalnız "tamamen" biçiminde yapılmasını infazı kısıtlayıcı buldu ve emvalin TCK m. 54/4 uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğini belirtti.
Sonuç: Teşdit, iddianameyle dava konusu yapılan emvalle sınırlıdır; yerde bulunan diğer ağaçlar cezaya esas alınamaz.
6.Tarla açmak için ağaç kesme iki ayrı suç oluştururYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/13931 · K. 2025/9675 ·
Daire, 08.02.2008'de yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun değişikliğiyle m. 93'teki tarla açmak suretiyle işgal ve faydalanma suçu ile m. 91'deki ağaç kesme suçunun iki ayrı suç teşkil ettiğini, tarla açma amacıyla yapılan ağaç kesme fiilinde her iki suçun da oluşacağını belirtti. Suç tutanağına göre ormanlık alanda 12 ağaç kesilerek açma yapıldığı ve bilirkişi raporunda yerde meyve fidanları dikilerek alanın meyve bahçesine dönüştürülmeye çalışıldığı saptandığından, ağaç kesmenin tarla açmanın bir unsuru sayılarak beraat verilmesini hukuka aykırı buldu. İşgal ve faydalanma suçu yönünden ise sekiz yıllık olağan zamanaşımının dolduğunu saptayarak davanın düşmesine, yerdeki sabit tesis niteliğindeki meyve ağaçlarının müsaderesine karar verdi.
Sonuç: Ağaç kesme, tarla açmanın unsuru sayılıp eritilemez; iki suçtan da ayrı hüküm kurulur.
7.m. 93/2 artırımı için kadastro suç tarihinde kesinleşmiş olmalıdırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/15162 · K. 2025/13077 ·
Bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırarak sanığı işgal ve faydalanma suçundan mahkûm etmiş ve m. 93/2 uyarınca cezayı artırmıştı. Daire, mahkûmiyet kabulünde hukuka aykırılık görmedi. Ancak suça konu yerin suç tarihinden sonra orman vasfıyla tapuya tescil edildiğini saptayarak, eylemin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde gerçekleştiği yolundaki gerekçeyi yerinde bulmadı ve artırım nedeniyle fazla ceza tayin edilmesini bozma sebebi saydı. Ayrıca yerdeki sabit tesis niteliğindeki yapıların m. 93/3 delaletiyle TCK m. 54/4 uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğini belirtti.
Sonuç: Suç tarihinden sonra yapılan orman tescili, m. 93/2'deki bir kat artırımın dayanağı olamaz.
8.Aynı yer hakkındaki ayrı dosyalar birleştirilerek değerlendirilmelidirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/1127 · K. 2025/7071 ·
Sanık m. 93/1-2 uyarınca 10 ay hapis cezası almış ve hükmün açıklanması geri bırakılmıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, işgal ve faydalanma suçunun temadi eden suçlardan olduğunu, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığını ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kanun yararına bozma istedi. Daire bu gerekçeyi benimsemedi; aynı tarihli iki ayrı suç tutanağına dayanan ve bilirkişi raporuyla aynı yer olduğu belirlenen alandaki eylemler için dosyaların birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği yolundaki farklı gerekçeyle istemi kabul etti ve kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Aynı yerde aynı tarihli iki tutanak varsa çözüm zincirleme suç değil, dosyaların birleştirilmesidir.
9.Ağaç kesme ve nakletme bölünemez; eylem bütün hâlinde m. 108/1'dedirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/14933 · K. 2025/7991 ·
Sanığın kullandığı traktörün römorkunda orman emvali ele geçirilmiş, mahkeme eylemi bölerek ağaç kesme ve kaçak orman emvali nakletme suçlarından ayrı ayrı hüküm kurmuştu. Daire, eylemin bir bütün hâlinde m. 108/1 kapsamında kaldığını, bölünerek ayrı hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtti. Ancak eyleme göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıllık olağan, m. 67/4 uyarınca on iki yıllık olağanüstü zamanaşımı öngörüldüğünü; zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alınması tarihinden temyiz incelemesine kadar sekiz yılın dolduğunu saptayarak hükmü bozdu ve davanın düşmesine karar verdi.
Sonuç: Kesip taşıma tek eylemdir; m. 108/1'in üst sınırına göre dava sekiz yılda, kesilme hâlinde en geç on iki yılda düşer.
10.Artırım uygulanan ağaç kesmede zamanaşımı sekiz değil on beş yıldırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/3995 · K. 2026/3256 ·
Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun m. 91/1-4 uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, mahkeme bozma üzerine kurduğu hükümde davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermişti. Daire, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de TCK m. 66/3 uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiğini belirtti; m. 66/1-d ve m. 67/4'e göre hesaplanan on beş yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmadığını saptayarak, esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesini hukuka aykırı buldu ve hükmü bozdu.
Sonuç: m. 91/2 veya m. 91/4 uyarınca ceza bir kat artırılıyorsa üst sınır on yıla çıkar; dava zamanaşımı on beş yıldır.
11.Ormana sirayet eden anız yangını m. 110/3 kapsamındadırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/16431 · K. 2025/8890 ·
Sanık tarlasında temizlik amacıyla topladığı haşhaş saplarını yakmış, yangın ormana sirayet etmişti. Daire, aksi sabit oluncaya kadar geçerli suç tutanağında sekiz hektarlık orman alanının yandığının tespit edilmesi ve keşif sonrası bilirkişi raporunda suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi karşısında eylemin m. 110/3 kapsamında kaldığını; m. 110/2 uyarınca hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek Tebliğnamedeki onama görüşünün aksine hükmü bozdu ve sanığın kazanılmış hakkını saklı tuttu.
Sonuç: Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla çıkan orman yangınının yeri m. 110/2 değil m. 110/3'tür.
12.m. 110/2'den açılan davada m. 110/3'e geçiş ek savunma gerektirirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/18690 · K. 2025/16703 ·
Elektrik hattı kaynaklı bir orman yangını dosyasında iddianame sanıkların m. 110/2 uyarınca cezalandırılmasını istemişken mahkeme m. 110/3'ten hüküm kurmuştu. Daire, ek savunma hakkı tanınmaksızın bu şekilde hüküm kurulmasını CMK m. 226'ya aykırı ve savunma hakkının kısıtlanması sayarak bozdu. Ayrıca sanıkların firmadaki görev ve sorumluluklarının belirlenmesini, güzergâhta suç tarihinden önce ağaç kesim ve bakımı için Orman İdaresine bildirim yapılıp yapılmadığının araştırılmasını ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesini aradı. Davadan usulünce haberdar edildiği hâlde katılan sıfatını almayan Orman İdaresinin temyiz istemini ise reddetti.
Sonuç: Fıkra değişikliği ek savunmasız yapılamaz; katılan sıfatını almayan idarenin temyiz hakkı da doğmaz.
13.Taksirden kasten orman yakmaya çevrilen nitelendirme onandıYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2026/1829 · K. 2026/7514 ·
Ağır ceza mahkemesi sanığı taksirle orman yangınına neden olma suçundan m. 110/3 uyarınca 1 yıl 3 ay hapisle cezalandırmış, bölge adliye mahkemesi bu hükmü kaldırarak eylemi kasten orman yakma sayıp m. 110/4 uyarınca 10 yıl hapis ve 100.000 TL adlî para cezasına hükmetmişti. Sanık müdafii suç kastı bulunmadığını ve nitelendirmenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz etti. Daire, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığını, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiğini ve cezanın gerekçesi gösterilerek saptandığını belirterek hükümde hukuka aykırılık görmedi ve onadı.
Sonuç: Kasten orman yakma nitelendirmesi kabul edildiğinde ceza on yılın altına inemez ve dava ağır ceza mahkemesinde görülür.
14.Orman sayılan yerin tespiti için keşif, kadastro ve hava fotoğrafı gerekirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/19348 · K. 2025/15083 ·
Fen bilirkişisi raporu suça konu yerin mera parseli sınırları içinde kaldığını, orman bilirkişileri ise kadastro komisyonunun tapulama harici mera tespiti yapma yetkisi bulunmadığından alanın orman sayılan yerlerden olduğunu belirtmişti. Daire, yerin niteliğinin net olarak saptanması için farklı bilirkişilerle keşif yapılmasını, kadastro tutanakları ile hava fotoğraflarının ve ilgili parsele ilişkin tapu kayıtlarının temin edilmesini gerekli gördü. Ayrıca iletişimin tespitine ilişkin kayıtların dökümünün yaptırılmasını ve tutanak tanıklarının dinlenmesini, satışına izin verilen emvalin satış bedelinin idare lehine irat kaydını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden sanığa gerçek zarar miktarının bildirilmesini aradı.
Sonuç: Bilirkişi raporları çelişiyorsa yerin orman sayılıp sayılmadığı yeni bir keşif ve kadastro belgeleriyle belirlenir.
15.Nakil aracının müsaderesi emvalin değerine göre hakkaniyetli olmalıdırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/14899 · K. 2025/16839 ·
İlk derece mahkemesi suçta kullanılan traktör ve römorkun sahibine iadesine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi bu kabulü yerinde görmeyerek müsadereye hükmetmişti. Daire, TCK m. 54/3'ün suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında müsadereye hükmedilmeyebileceğini düzenlediğini hatırlattı; suça konu kaçak orman emvalinin değerine göre nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuç doğuracağını ve hakkaniyete uygun olmadığını belirterek müsadere kararını bozdu.
Sonuç: Emvalin değeri düşükse traktör ve römorkun müsaderesi orantısızdır; araç iade edilir.
16.Orman İdaresine davetiye çıkarılmadan yargılama yapılamazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/6394 · K. 2026/459 ·
İlk derece mahkemesi sanık hakkında beraat kararı vermiş, ancak suçtan zarar gören Orman İdaresi davadan haberdar edilmemişti. Daire, davadan haberdar edilmeyen ve yokluğunda yargılama yapılan idarenin CMK m. 260 gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş sayıldığını ve hükmü temyize hakkı bulunduğunu belirledi. Esasa ilişkin incelemede, suç tarihi itibarıyla kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme ve her aşamada kamu davasına katılma hakkı bulunan kuruma duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmadan yargılamaya devam edilmesini CMK m. 234/1-b'ye aykırı bularak hükmü bozdu.
Sonuç: Orman İdaresi duruşmadan haberdar edilmemişse hüküm bozulur; idare temyiz hakkını yine de kullanabilir.
Sık sorulan sorular
Orman Kanunu'na muhalefet tek bir suç mu?
Hayır. 6831 sayılı Kanun'un ceza hükümleri faslında birbirinden bağımsız birden çok suç tanımı vardır. Ağaç kesme, sökme ve boğma m. 91'de, orman sayılan yeri işgal etme ve oradan faydalanma m. 93'te, kaçak orman emvalini taşıma, kabul etme, satma veya bulundurma m. 108'de, orman yangınına ilişkin suçlar m. 110'da düzenlenmiştir. İzinsiz maden ocağı açma veya işletme ise m. 92'dedir. Hangi maddenin uygulandığı cezayı, görevli mahkemeyi ve zamanaşımını değiştirir.
Ormandan ağaç kesmenin cezası ne kadar?
6831 sayılı Kanun m. 91/1'e göre dikiliden ağaç kesen, kökünden söken veya hayatiyetini sona erdirecek şekilde boğan kişi üç aydan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Suçun konusu münhasıran yakacak nitelikte emval veren ağaçsa ceza yarı oranında indirilir. Suçun konusu fidan ise m. 91/2 uyarınca ceza bir kat artırılır. Kesme ve sökme fiillerinde motorlu araç veya gereç kullanılmışsa m. 91/4 uyarınca ceza yine bir kat artırılır; bu hüküm fidanlar hakkında uygulanmaz.
Motorlu testere kullanılması cezayı nasıl etkiliyor?
6831 sayılı Kanun m. 91/4, birinci fıkradaki ağaç kesme ve sökme fiillerinde motorlu araç ve gereç kullanılması hâlinde verilecek cezanın bir kat artırılacağını söyler. Yargıtay 7. Ceza Dairesine göre hesabın sırası bağlayıcıdır: emval yakacak nitelikteyse önce m. 91/1'in ikinci cümlesi uyarınca yarı oranında indirim yapılır, motorlu testere nedeniyle artırım bundan sonra uygulanır. Sıranın değiştirilmesi bozma sebebidir. Artırım uygulanan dosyalarda cezanın üst sınırı on yıla çıktığı için dava zamanaşımı da sekiz yıl değil on beş yıl olur.
Ormanda ev veya ağıl yapmak hangi suça giriyor?
6831 sayılı Kanun m. 17/1, Devlet ormanları içinde her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yer yapılmasını, tarla açılmasını, işlenmesini, ekilmesini ve orman içinde yerleşilmesini yasaklar. Bu yasağa aykırı davranan kişi m. 93/1 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırılır. Suç yeniden tarla açmak suretiyle, yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde işlenmişse m. 93/2 uyarınca ceza bir kat artırılır. Ayrıca m. 93/3 uyarınca yerdeki sabit tesisler müsadere edilir.
Suça konu yerin orman sayılıp sayılmadığı nasıl belirleniyor?
Mahallinde keşif yapılır ve orman bilirkişisi ile fen bilirkişisinden rapor alınır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, iki raporun çelişmesi hâlinde farklı bilirkişilerle yeniden keşif yapılmasını; kadastro tutanaklarının, hava fotoğraflarının ve ilgili parsele ilişkin tapu kayıtlarının getirtilmesini gerekli görmektedir. Kesim yapılan yerin izinli kesim sahası olup olmadığı da ayrıca araştırılır. Bu araştırmaların eksik bırakılması bozma sebebidir.
Kaçak orman emvali taşırken yakalanan kişi hangi maddeden yargılanır?
6831 sayılı Kanun m. 108/1'den. Bu fıkra, orman mallarının kanuna aykırı olarak kesildiğini, taşındığını veya toplandığını bildiği hâlde taşıyan, kabul eden, kullanan, satan, satın alan veya bulunduran kişiyi bir seneye kadar hapis ve adlî para cezasıyla cezalandırır. Fail orman ürünü ticaretiyle uğraşan biriyse ceza m. 108/2 uyarınca bir seneden yedi seneye kadar hapse ve beşbin güne kadar adlî para cezasına yükselir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, ağaç kesip aynı emvali taşıyan kişide eylemin bölünemeyeceğini ve bir bütün hâlinde m. 108/1 kapsamında kaldığını kabul etmektedir. m. 108/1, Türk Ceza Kanunu m. 75/6-b uyarınca önödeme kapsamındadır: hesaplanan miktar tebliğ üzerine on gün içinde ödenirse kamu davası açılmaz.
Suçta kullanılan traktör veya kamyon müsadere edilir mi?
Zorunlu değildir. 6831 sayılı Kanun m. 108/4, suça konu emvalin, nakil vasıtalarının ve suç aletlerinin Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere edileceğini söyler; bu yollama TCK m. 54/3'ü de kapsar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, suça konu kaçak orman emvalinin değerine göre traktör ve römorkun müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağını ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek müsadere kararını bozmuştur. Emvalin kendisi bakımından ise TCK m. 54/4 uyarınca müsadere zorunludur.
Orman yangınına sebep olmanın cezası nedir?
Kastın bulunup bulunmamasına göre değişir. 6831 sayılı Kanun m. 110/3, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet vereni üç yıldan on yıla kadar hapisle cezalandırır; failin söndürme çabaları veya zararın azlığı gözetilerek ceza yarısına kadar indirilir. m. 110/4 ise kasten orman yakan kişiye on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası verilmesini öngörür. Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanı yakan kişi hakkında m. 110/5 uyarınca müebbet hapis ve yirmibin günden yirmibeşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Bu suçlarda uzlaştırma veya şikâyetten vazgeçme mümkün mü?
Hayır. Suçlar şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür ve vazgeçilecek bir şikâyet bulunmaz. Uzlaştırma da mümkün değildir: Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/2, şikâyete bağlı olmayan ve Türk Ceza Kanunu dışındaki bir kanunda düzenlenen suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunmasını arar; 6831 sayılı Kanun'da böyle bir hüküm yoktur.
Orman Kanunu suçlarında dava zamanaşımı kaç yıl?
Fıkraya göre değişir. Üst sınırı beş yılı aşmayan fıkralarda — m. 91/1, m. 93/1, m. 93/4, m. 108/1 ve m. 110/2 gibi — Türk Ceza Kanunu m. 66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır; zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre m. 67/4 uyarınca en fazla yarısına kadar uzayarak on iki yıl olur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu sekiz ve on iki yıllık süreleri hem kaçak orman emvali nakletme hem işgal ve faydalanma suçu bakımından uygulamıştır. Ancak Türk Ceza Kanunu m. 66/3, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerin de hesaba katılmasını emreder: ağaç kesmede m. 91/2 veya m. 91/4 uyarınca ceza bir kat artırılıyorsa üst sınır on yıla çıkar ve olağan süre m. 66/1-d uyarınca on beş yıl olur. Aynı on beş yıllık süre m. 92/2, m. 108/2 ve m. 110/3 için de geçerlidir. Kasten orman yakma bunun dışındadır: m. 110/5'te yaptırım müebbet hapis olduğu için süre m. 66/1-b uyarınca yirmi beş yıl, m. 110/4'te ise kanun üst sınır göstermediğinden süre ayrıca değerlendirilir.
Bu suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir mi?
Verilebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/5'e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; kararla birlikte sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Kararı savcı değil mahkeme verir. Orman dosyalarında belirleyici koşul m. 231/6-c'deki zararın giderilmesidir; Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanığa gerçek zarar miktarı bildirilmeden koşulların değerlendirilemeyeceğini belirtmektedir.
Ceza davasının yanında ayrıca tazminat ödenir mi?
Evet, ama ayrı bir davada. 6831 sayılı Kanun m. 112/1, dikiliden ağaç kesilmesi dışında kalan fiillerden doğan zarar için genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde gerçek zarar üzerinden tazminat istenebileceğini düzenler. Buna ek olarak m. 114/1 uyarınca tahrip olunan veya yakılan sahalar için ağaçlandırma masrafına da hükmolunur. m. 114/3, tazminata ve ağaçlandırma giderine ilişkin davaların hukuk mahkemesinde görüleceğini ve bu davalarda orman idaresinin harçtan muaf olduğunu söyler.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer suç rehberleri
- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu suçları (2863 sayılı Kanun m. 65-74)
- Terörle Mücadele Kanunu suçları (3713 sayılı Kanun m. 7)
- Marka hakkına tecavüz suçu (6769 sayılı Kanun m. 30)
- Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi kanununa muhalefet suçu (6222 sayılı Kanun m. 14-18)
- İzinsiz kenevir ekimi suçu (2313 sayılı Kanun m. 23)
- Ateşli silahlar ve bıçaklar hakkında kanuna muhalefet suçu (6136 sayılı Kanun m. 13)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.