İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi kanununa muhalefet suçu (6222 sayılı Kanun m. 14-18)

Yayın tarihi:

Bu başlık tek bir suç değil, beş ayrı maddede toplanmış bir suç grubudur. Dosyaların çoğu tribünde söylenen bir sözden ya da biletsiz girişten başlar; asıl ağırlığı yaratan şey ceza değil, mahkûmiyete otomatik olarak eklenen seyirden yasaklanma tedbiri ve o tedbirin getirdiği kolluğa başvurma yükümlülüğüdür. Bu rehber, 6222 sayılı Kanunun 14 ilâ 18. maddelerini, yasaklanma tedbirinin nasıl doğup nasıl sona erdiğini ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bu dosyalarda aradığı ölçütleri anlatır.

Kısaca

6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun 14 ilâ 18. maddeleri, spor alanlarında işlenen bir dizi fiili suç saymıştır. Tehdit veya hakaret olarak algılanacak tezahürat, biletsiz olarak seyir alanına girmek, yetkisiz biçimde saha veya soyunma odası gibi yasak alanlara girmek bunların başında gelir. Yaptırım çoğu fıkrada adli para cezasıdır. Bu suçlardan kurulan hükümde mahkeme, ayrıca güvenlik tedbiri olarak kişinin spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verir. Yasaklanan kişi maç günlerinde kolluğa başvurmakla yükümlüdür; bu yükümlülüğe uymamak ayrı bir suçtur.

İlgili rehberler: Tehdit suçu (TCK m. 106)Hakaret suçu (TCK m. 125)

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Hayır. 6222 sayılı Kanun m. 14/1 tehdit veya hakaret içeren tezahürat suçunda cezaya "şikayet şartı aranmaksızın" hükmolunacağını açıkça yazar; m. 17/1 spor alanlarındaki kasten yaralama ve mala zarar verme bakımından aynı ifadeyi kullanır. m. 15, m. 16 ve m. 18/9 ise hiçbir şikâyet koşulu öngörmez. Soruşturma her hâlde resen yürütülür.

Dayanak: 6222 sayılı Kanun m. 14/1, m. 17/1

Şikâyet süresi

Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. TCK m. 73/1'deki altı aylık süre yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar bakımından işler.

Dayanak: TCK m. 73/1

Uzlaştırma

Yetişkin sanıkta hayır. CMK m. 253/2 uyarınca şikâyete bağlı olmayan ve diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırmaya gidilebilmesi için o kanunda açık hüküm bulunması gerekir; 6222 sayılı Kanunda böyle bir hüküm yoktur. m. 17 ayrı bir suç tanımlamaz, TCK'daki kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarına artırım getirir; o suçların uzlaştırma rejimi kendi maddelerine göre belirlenir. Çocuk sanıkta durum tartışmalıdır: CMK m. 253/1-c, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla adli süreçteki çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen suçları kapsama alır ve m. 253/1-b'den farklı olarak bu bendi Türk Ceza Kanununda yer alan suçlarla sınırlamaz.

Dayanak: CMK m. 253/1-c, m. 253/2

Görevli mahkeme

Asliye ceza mahkemesi — daha doğrusu Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemesi. 6222 sayılı Kanun m. 23/1 bu Kanun kapsamına giren suçlar için özel bir görev kuralı koymuştur. Sanık suç tarihinde çocuksa dava çocuk mahkemesinde görülür: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 26/1, asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından adli süreçteki çocuklar hakkında açılacak davalara çocuk mahkemesinin bakacağını düzenler.

Dayanak: 6222 sayılı Kanun m. 23/1; 5395 sayılı Kanun m. 26/1

Dava zamanaşımı

Olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. m. 14 ilâ m. 18'deki fıkraların hiçbirinde hapis cezasının üst sınırı beş yılı aşmaz; TCK m. 66/1-e beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda süreyi sekiz yıl olarak belirler. Seçimlik ceza öngören m. 16/1'de süre hapis cezasına göre hesaplanır. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanıklarda olağan süre 5 yıl 4 aydır. Kimliğin gizlenmesi suretiyle işleme hâli istisnadır: TCK m. 66/3 sürenin belirlenmesinde daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerin de göz önünde bulundurulacağını söyler; 6222 sayılı Kanun m. 17/A-1'deki yarı oranında artırım hesaba katıldığında m. 15/5'te üst sınır yedi yıl altı aya çıkar ve süre TCK m. 66/1-d uyarınca on beş yıl olur.

Dayanak: TCK m. 66/1-e, m. 66/3, m. 66/4; 6222 sayılı Kanun m. 17/A-1

Adli para cezası

Fıkraya göre değişir. m. 14/1, m. 15/1, m. 15/4 ve m. 18/9'da adli para cezası seçenek değil, kanunun öngördüğü tek yaptırımdır; m. 14/1 ve m. 15/1'de elli günden, m. 18/9'da her müsabaka için yirmibeş günden az olamaz. m. 16/1 hapis ile adli para cezasını seçenek olarak öngörür; bu hâlde hapse hükmedilmişse TCK m. 50/2 uyarınca ceza artık adli para cezasına çevrilemez. m. 14/2, m. 15/2 ve m. 16/2'de ise yalnız hapis cezası vardır.

Dayanak: 6222 sayılı Kanun m. 14/1, m. 15/1, m. 16/1, m. 18/9; TCK m. 50/2

HAGB ve erteleme

İkisi de mümkündür. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir; denetim süresi beş yıldır (CMK m. 231/5, m. 231/8). Erteleme için de sınır iki yıldır (TCK m. 51/1). Ancak 6222 sayılı Kanun m. 18/6, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, seçenek yaptırım veya önödeme hâllerinde bile seyirden yasaklama tedbirinin bir yıl süreyle uygulanmaya devam edeceğini düzenler.

Dayanak: CMK m. 231/5, m. 231/8; TCK m. 51/1; 6222 sayılı Kanun m. 18/6

6222 sayılı Kanun m. 14-18 hangi fiilleri cezalandırıyor?

Bu başlık altında tek bir suç yoktur; birbirinden bağımsız beş madde vardır ve her birinin kendi fıkraları, kendi yaptırımı bulunur. Sıralarsak: 1) m. 14 tehdit veya hakaret içeren tezahürat, 2) m. 15 müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi, 3) m. 16 yasak alanlara girme, 4) m. 17 spor alanlarında taşkınlık yapılması ve tesislere zarar verilmesi, 5) m. 18 seyirden yasaklanma. Bunlardan yalnız m. 17 bağımsız bir suç tanımlamaz; TCK'daki iki suça artırım getirir.

Maddelerin çoğu "spor alanı" kavramına dayanır ve bu kavram sanıldığından geniştir. 6222 sayılı Kanun m. 3/1-g spor alanını yalnız stadyumla sınırlamaz: müsabakaların veya antrenmanların yapıldığı alanlar, seyir ve özel seyir alanları, soyunma odaları, taraftarların müsabaka öncesinde, sırasında veya sonrasında gruplar hâlinde toplandıkları yerler, müsabakanın yapılacağı yere gidiş ve geliş güzergâhları, takım veya taraftarların toplu seyahat ettikleri araçlar ve takımların kamp yaptığı yerler bu tanıma girer.

Tanımın genişliği pratikte şu anlama gelir: tribünde söylenen bir söz kadar, taraftar otobüsünde ya da maça giderken güzergâh üzerinde gerçekleşen bir fiil de bu Kanunun kapsamındadır. Kanun ayrıca m. 18/2 ile seyirden yasaklanma bakımından kapsamı bir adım daha ileri götürür ve taraftar gruplarınca spor alanlarının dışında işlenen kasten yaralama, hakaret veya tehdit içeren tezahürat ve mala zarar verme suçlarını da bu maddeye bağlar.

Sınır maddesi m. 13'tür. Spor alanına silah, meşale, kesici veya yakıcı madde sokmak m. 14-18'e değil m. 13'e girer. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu iki fıkra arasındaki ayrımı ayrıntılı biçimde kurmuştur: m. 13/2'de suçun maddi unsuru, esasen bulundurulması suç oluşturmayan aletlerin spor alanlarına sokulmasıdır ve kişinin bu maddeleri spor alanında üzerinde bulundurması suçun oluşması için yeterlidir; bunların kullanılıp kullanılmaması, fiilin eğlenme veya kutlama amacıyla işlenmiş olması sonucu değiştirmez. (Yargıtay 7. CD, E. 2022/17905)1

m. 13/4 ise daha ağır bir fıkradır ve Daireye göre orada müsabaka düzeninin bozulması bir objektif cezalandırılabilme şartıdır; failin kastının bu sonucu kapsaması aranmaz, ama sonucun gerçekleşmiş olması gerekir. Daire, müsabaka düzeninin bozulmasını "sportif faaliyetin olağan akışının dışarıdan yapılan müdahale ile durdurulması" olarak tanımlamış ve tribünde meşale yakan sanık bakımından dosyada düzenin bozulduğuna dair delil bulunmadığını gözeterek eylemin m. 13/4'ü değil m. 13/2'yi oluşturduğunu belirterek hükmü bozmuştur.1

6222 sayılı Kanun m. 14 tehdit veya hakaret içeren tezahürat suçunu nasıl tanımlıyor?

m. 14/1 üç unsuru bir araya getirir: fiil spor alanında işlenecek, aleni olacak ve duyan veya gören kişiler tarafından tehdit veya hakaret olarak algılanacak tarzda söz ya da davranış biçiminde ortaya çıkacaktır. Maddenin ayırt edici yanı, taraftarların belirli bir kişiyi hedef veya muhatap alıp almadığına bakılmamasıdır. Klasik hakaret suçundan farkı buradadır: mağdurun belirli olması aranmaz, tezahüratın grup hâlinde ya da tek başına yapılmış olması da fark etmez.

Fıkra iki sınırlama taşır. Birincisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturuyorsa m. 14/1 uygulanmaz. İkincisi, ceza elli günden az olmamak üzere adli para cezasıdır ve şikâyet şartı aranmaz.

Daha ağır suç kaydı uygulamada m. 14/1 ile TCK m. 125 arasındaki sınırı belirler. Belirli bir kişiye, örneğin hakeme yöneltilen ve onun şahsını hedef alan sözler artık "tezahürat" değil, doğrudan hakarettir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 6222 sayılı Kanun m. 14/1'den dava açılan bir dosyada, kulübün saha sorumlusu olan sanığın müşteki hakemlere yönelttiği sözler bakımından mahkemenin TCK m. 125/3-a'dan hüküm kurmasını yerinde bulmuş, eylemin doğru nitelendirildiğini belirterek hükmü onamıştır. (Yargıtay 4. CD, E. 2020/27930)2

Aynı Daire, bir futbol müsabakasında baş hakeme hakaret ettikten kısa süre sonra yardımcı hakeme de hakaret eden sanıklar bakımından, aynı olayın devamı kapsamında aynı yer ve zaman diliminde gerçekleşen fiilin hukuken tek sayılması gerektiğini; bu durumda TCK m. 125/3-a uyarınca tek ceza verilip cezanın TCK m. 43 uyarınca artırılması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 4. CD, E. 2021/40111)3

m. 14/2 ayrı ve çok daha ağır bir suçtur: spor alanlarında toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan söz ve davranışlarda bulunmak bir yıldan üç yıla hapis cezasını gerektirir. m. 14/3 ise birinci ve ikinci fıkradaki suçlar yazılı pankart taşınması veya asılması ya da duvara yazı yazılması suretiyle işlenmişse cezanın yarı oranında artırılacağını söyler.

2019 değişikliğiyle eklenen m. 14/4, birinci ve ikinci fıkradaki fiillerin her türlü yazılı, görsel, işitsel veya elektronik kitle iletişim aracıyla işlenmesi hâlinde de aynı madde hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Uygulamada bu, sosyal medya paylaşımlarının da madde kapsamında değerlendirilmesi sonucunu doğurmuştur; nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesinin incelediği bir dosyada m. 14/1 uyarınca yürütülen soruşturmanın konusu bir sosyal paylaşım sitesinde yazılan sözlerdi. (Yargıtay 7. CD, E. 2022/5203)4

Bilet, elektronik kart ve yasak alanlar: m. 15 ve m. 16 neyi cezalandırıyor?

m. 15 seyirci girişini düzenler ve altı ayrı fıkrada birbirinden farklı ağırlıkta fiiller sayar. m. 15/1 temel hâldir: Kanun hükümlerine göre temin edilmiş bileti olmaksızın müsabakayı izlemek amacıyla müsabaka ve seyir alanlarına girmek elli günden az olmamak üzere adli para cezasını gerektirir. Fıkra bir ağırlaştırıcı hâl de içerir: fiil seyirden yasaklanmış bir kişi tarafından işlenmişse adli para cezası iki yüz günden az olamaz.

m. 15/4 pratikte sık karşılaşılan bir hâli m. 15/1'e bağlar: kendisine ait elektronik kartı bir başkasının müsabakaya girmesini sağlamak amacıyla kullandıran kişi de birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin önüne gelen bir dosyada mahkûmiyetin çıkış noktası tam olarak buydu; sanık kendisine ait elektronik kartı başkasının kullanmasına vermişti. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/3162)5

Maddenin ağır fıkraları kartın kendisiyle ilgilidir. m. 15/5, müsabakalara girişi sağlamak amacıyla elektronik kartı yetkisiz olarak üreten, satan, satışa arz eden, devreden, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş yüz günden onbin güne kadar adli para cezası öngörür; kartı yalnız kendi kullanımı için kabul eden ve bulunduran kişi bakımından ceza iki yıla kadar hapistir. 2019'da eklenen m. 15/6 ise yetkisiz bilet satışını altı aydan bir yıla kadar, değerinin üstünde bilet satışını bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır.

m. 15/2 madalyonun diğer yüzüdür: Kanuna aykırı olarak seyirci kabul eden veya kabul edilmesini sağlayan kişi bir yıla kadar hapis cezası alır; fiil seyirden yasaklanmış bir kişi lehine işlenmişse ceza yarı oranında artırılır. m. 15/3 ise bir istisna getirir ve Gençlik ve Spor Bakanlığının tasarrufunda bulunan seyirci yerlerine giriş ve çıkışa ilişkin düzenlemeler çerçevesinde alanlara girenler bakımından birinci ve ikinci fıkranın uygulanmayacağını söyler; ancak bu istisna seyirden yasaklanmış kişileri kapsamaz.

m. 16 farklı bir yeri korur. Burada korunan şey bilet düzeni değil, müsabakanın kendi alanıdır: müsabaka alanı, soyunma odaları, odaların koridorları ve sporcu çıkış tünelleri. Yetkisiz olarak bu alanlara girmek üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir. Zaman aralığı da maddede yazılıdır: seyircilerin kabulüne başlanmasından müsabaka sonrası alanın tamamen tahliyesine kadarki süre.

m. 16/2 sonuca bağlı bir ağırlaştırıcı hâldir: fiil müsabakanın seyrini veya güvenliğini bozmuşsa ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir ve artık seçimlik adli para cezası yoktur. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin incelediği bir dosyada, sanık hakkında koruma tedbirinin uygulanmasına yol açan asıl fiil m. 16'ya aykırılıktı. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/14924)6

6222 sayılı Kanun m. 14-18 suçlarının cezası nedir?

Ceza fıkradan fıkraya değişir ve tek bir aralık vermek mümkün değildir. Adli para cezası gerektiren fıkralar şunlardır: m. 14/1 (elli günden az olmamak üzere), m. 15/1 (elli günden, seyirden yasaklı kişi işlemişse iki yüz günden az olmamak üzere), m. 15/4 (m. 15/1'e yollama) ve m. 18/9 (her bir müsabaka için yirmibeş günden az olmamak üzere). Bu fıkralarda adli para cezası bir seçenek değil, kanunun öngördüğü tek yaptırımdır.

Hapis cezası gerektiren fıkralar ise şunlardır: m. 14/2 (bir yıldan üç yıla), m. 15/2 (bir yıla kadar), m. 15/5 (iki yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezası birlikte), m. 15/6 (altı aydan bir yıla veya bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası birlikte), m. 16/1 (üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası) ve m. 16/2 (bir yıldan üç yıla kadar).

Artırım sebepleri üç yerdedir. 1) m. 14/3: birinci ve ikinci fıkradaki suçlar yazılı pankart taşınması veya asılması ya da duvara yazı yazılması suretiyle işlenmişse ceza yarı oranında artırılır. 2) m. 15/2'nin ikinci cümlesi: suç seyirden yasaklanmış kişi lehine işlenmişse ceza yarı oranında artırılır. 3) m. 17/A-1: Kanundaki suçları kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini bez veya sair unsurlarla tamamen ya da kısmen kapatarak işleyenler hakkında verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

Adli para cezasının gün sayısı ile ödenecek tutar aynı şey değildir. TCK m. 52/1 uyarınca adli para cezası, belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılmasıyla hesaplanır; m. 52/2 bir gün karşılığını en az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası aralığında, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâllerine göre takdire bırakır. Bu yüzden m. 14/1'den verilen elli günlük bir cezanın parasal karşılığı dosyadan dosyaya değişir.

Seçimlik ceza öngören m. 16/1 bakımından bir ayrıntı önemlidir: mahkeme hapis cezasına hükmetmişse, TCK m. 50/2 uyarınca bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez. Suç tanımında iki cezanın seçenek olarak öngörülmesi, hâkimin ikisi arasında baştan tercih yapması anlamına gelir; hapsi seçtikten sonra çevirme yolu kapanır.

Ceza yanında bir hak yoksunluğu da vardır. m. 17/A-2, bu Kanunda tanımlanan veya atıf yapılan kanunlardaki suçlardan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, kişinin spor kulüplerinin, federasyonların ve bünyesinde sportif faaliyet icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanmasına da hükmolunacağını düzenler; toplam hak yoksunluğu beş yıldan fazla olamaz. Buna paralel biçimde m. 18/10, seyirden yasaklanan kişinin yasak süresince kulüplerde, federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamayacağını, hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamayacağını söyler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, doğrudan adli para cezasına hükmedilen bir sanık hakkında m. 18/10 uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/1835)7

Seyirden yasaklanma tedbiri nasıl doğar, ne zaman sona erer?

Bu tedbir, dosyanın gerçek ağırlığını taşıyan kısımdır ve iki ayrı biçimde ortaya çıkar. Birincisi koruma tedbiridir: m. 18/3'e göre madde kapsamına giren suçlardan soruşturma başlatılması hâlinde şüpheli hakkında yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur ve soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kovuşturmada mahkeme kaldırmadıkça koruma tedbiri olarak devam eder. İkincisi güvenlik tedbiridir: m. 18/1'e göre mahkeme, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan kanunlardaki suçlardan kurduğu hükümde seyirden yasaklanmaya karar verir. Cümle "verebilir" değildir; takdir yetkisi yoktur.

Sürenin başlangıcı sık yapılan bir hatanın kaynağıdır. m. 18/1, hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan yasaklanma yaptırımının süresinin cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona ereceğini söyler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kararın kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl süreyle yasaklamaya hükmeden ilk derece mahkemesi kararını bu yüzden hukuka aykırı bulmuştur.1 Daire aynı hatayı doğrudan adli para cezasına hükmedilen bir dosyada da saptamış ve hükümdeki ilgili bendi çıkarıp yerine sürenin cezanın infazının tamamlanmasından itibaren işleyeceğini yazarak hükmü düzelterek onamıştır.7

Tekerrür hâlinde süre uzar. 2019'da eklenen cümleye göre m. 18/1'deki bir yıllık süreler, ikinci kez seyirden yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde üç yıl; üçüncü kez karar verildiğinde beş yıl olarak uygulanır.

Koruma tedbiri olarak uygulanan yasak üç hâlde derhal kalkar (m. 18/5): 1) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi, 2) kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, 3) sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi. Bu, kâğıt üzerinde kalan bir kural değildir; Yargıtay 7. Ceza Dairesi, hakaret içeren tezahürat suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen bir dosyada, tedbirin devam edip etmeyeceğine ilişkin ayrıca bir karar verilmemiş olsa dahi sanığın sonraki başvurmama fiillerinden mahkûmiyetini hukuka aykırı bulup beraatine karar vermiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/18105)8

Aynı çizgi, tedbirin dayanağını oluşturan soruşturmanın kasten yaralamadan yürütüldüğü bir dosyada da korunmuştur. Orada Daire, kovuşturmaya yer olmadığı kararının varlığı nedeniyle m. 18/9 suçunun oluşmadığını kabul ederek iki ayrı hükümden ayrı ayrı beraat kararı vermiştir.6

Yasağın kendiliğinden sona erdiği an da belirleyicidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, adli para cezasının infazının tamamlanmasından bir yıl sonra yasağın sona erdiği ve bu tarihten sonraki müsabakalar bakımından sanığa yüklenen suçun oluşmadığı gerekçesini yerinde görerek hükmü kanun yararına bozmuş ve sanığın beraatine karar vermiştir.5

Buna karşılık her "yasak bitti" savunması kabul edilmez. Aynı Daire, tebliğnamede yasağın belirli bir tarihte sona erdiği ileri sürülen bir dosyada, dosyayı incelediğinde sanık hakkında ikinci bir yasaklama kararının daha bulunduğunu, o karar kesinleşene kadar da koruma tedbiri olarak yasağın uygulandığını saptamış ve suç tarihlerinde uygulanmakta olan bir yasaklama kararı bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma istemini reddetmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/18086)9

Kolluğa başvurma yükümlülüğü ve m. 18/9 suçu

Seyirden yasaklanmanın günlük hayattaki karşılığı m. 18/8'deki yükümlülüktür. Yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı müsabakaların yapılacağı gün, yurt içindeyse müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. 2019 değişikliğiyle bu yükümlülüğün takibinde biyometrik yöntemlerin kullanılabileceği de eklenmiştir.

m. 18/9 bu yükümlülüğün ihlalini ayrı bir suç sayar ve her bir müsabaka için yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası öngörür. "Her bir müsabaka" ifadesi cezanın nasıl hesaplandığını belirler: uygulamada aynı dosyada birden çok müsabaka için ceza belirlenip TCK m. 43 uyarınca artırım yapıldığı görülür; bir dosyada mahkeme on iki ayrı müsabaka için ceza tayin etmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2022/9926)10

Bu suçun en çok tartışılan yönü, m. 18/9'dan kurulan hükümde yeniden seyirden yasaklanmaya karar verilip verilemeyeceğidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi buna olumsuz cevap vermiştir: yükümlülüklere uyulmaması hâlinde uygulama alanı bulan bu suçtan kurulan hükümle birlikte ek olarak güvenlik tedbiri olarak seyirden yasaklanmaya karar verilmesi maddenin düzenleniş amacından uzaklaşılması sonucunu doğurur ve infazda tereddüt yaratır; mahkûmiyetle yetinilmelidir. Daire bu gerekçeyi yerinde görerek hükümdeki ilgili bentleri tamamen çıkarmıştır.10

Aynı sonuca, tebliğnamedeki asıl istem bakımından bir başka dosyada da varılmış ve hüküm fıkrasındaki dört bent hükümden çıkarılmıştır.9 Buna karşılık Daire, bir dosyada bu yöndeki istemi kabul ederken bir diğerinde bozma nedenine göre aynı istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir; yani her dosyada ayrıca değerlendirme yapılmaktadır.6

Yükümlülüğün doğması için ortada geçerli bir yasaklama kararının bulunması şarttır. Yukarıda anlatılan üç karar bunun sonucunu gösterir: dayanak soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse ya da yasağın süresi dolmuşsa, kişinin artık başvurma yükümlülüğü yoktur ve m. 18/9 suçunun unsurları oluşmaz.8

Spor alanlarında yaralama ve mala zarar verme: m. 17 nasıl işliyor?

m. 17/1 yeni bir suç yaratmaz; mevcut iki suça ağırlık ekler. Spor alanlarında kasten yaralama veya mala zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde şikayet şartı aranmaksızın Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Fıkra ayrıca bir nitelendirme yapar: spor alanları ve bu alanlardaki eşya, mala zarar verme suçu bakımından kamu malı hükmündedir.

Şikâyet şartının aranmaması sonuç doğuran bir kuraldır. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin incelediği bir dosyada Cumhuriyet başsavcılığı, spor alanındaki kasten yaralama soruşturmasında şikâyet yokluğundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Daire, kabul ettiği kanun yararına bozma isteminde bu Kanun uyarınca şikâyet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilemeyeceğini, dosyada eylemin işlendiğine dair delil bulunmadığı değerlendiriliyorsa kararın delil yetersizliğine dayandırılması gerektiğini belirtmiştir.6

m. 17/2 ceza hukukunun dışına çıkan bir sorumluluk kurar. Birinci fıkra kapsamındaki suçların işlenmesi suretiyle müsabaka, antrenman veya seyir alanlarına ve bu alanlardaki eşyaya zarar verilmişse, zararın tazmininde zarar veren kişiler ve onların taraftarı olduğu spor kulübü müteselsilen sorumludur. Zararı gideren kulübün sorumlu taraftarlarına rücu hakkı saklıdır.

m. 17'nin uzlaştırma bakımından ayrı bir sonucu vardır. CMK m. 253/2 uyarınca şikâyete bağlı olmayan ve diğer kanunlarda yer alan suçlarda uzlaştırmaya gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunması gerekir ve 6222 sayılı Kanunda böyle bir hüküm yoktur; dolayısıyla m. 14, m. 15, m. 16 ve m. 18/9'daki suçlar uzlaştırma kapsamı dışındadır. Buna karşılık m. 17 ayrı bir suç tanımlamadığından, spor alanında işlenen kasten yaralama ve mala zarar verme TCK'daki suçlar olarak kalır ve uzlaştırma bakımından kendi maddelerinin rejimine tabidir.

Sanığın çocuk olduğu dosyalarda bu sonuç tartışmaya açıktır. CMK m. 253/1-c, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla adli süreçteki çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçları uzlaştırma kapsamına alır ve aynı fıkranın (b) bendinden farklı olarak bu bendi "Türk Ceza Kanununda yer alan" suçlarla sınırlamaz. Bu bendin m. 253/2'deki açık hüküm şartı karşısında özel kanun suçlarına uygulanıp uygulanmayacağı yerleşmiş değildir; rehber bu noktada kesin bir cevap vermemektedir.

6222 sayılı Kanun m. 14-18 suçları nasıl ispatlanır, kanun yolu nedir?

Bu dosyaların büyük kısmı düşük cezalı olduğu için Yargıtay'a temyizle değil, kanun yararına bozma yoluyla gelir; bu rehberdeki kararların çoğunun türü budur. Ancak her hüküm kesin değildir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, m. 14/1'den verilen adli para cezalarıyla birlikte m. 18/1 uyarınca güvenlik tedbirine de karar verilen hükümlerin kesinlik kapsamı ve sınırının dışında kaldığını, dolayısıyla temyiz kanun yoluna tabi bulunduğunu kabul etmiştir.3 Yargıtay 7. Ceza Dairesi de seyirden yasaklama kararının temyiz yasa yoluna tabi olduğunu belirtmiş ve bu nedenle mahkemenin aksi yöndeki ek kararını hukuki değerden yoksun saymıştır.1

Bunun pratik sonucunu Daire bir başka dosyada açıkça göstermiştir: ceza ile birlikte yasaklama kararı da verildiği için temyizi kabil olan bir hükmün mahkemece "kesin" olduğu bildirilerek sanığın yanıltılması hâlinde, hüküm usulüne uygun olarak kesinleşmiş sayılmaz.9 Bir hükmün yalnız yasaklama kararlarına yönelik olarak temyiz edilmesi de mümkündür.7

İspat bakımından dosyada aranan noktalar şunlardır:

  • 1) Fiilin spor alanı sayılan bir yerde işlendiği ortaya konmalıdır; m. 3/1-g'deki tanım stadyumla sınırlı değildir, güzergâh ve toplu seyahat araçlarını da kapsar.
  • 2) m. 13/4'ten mahkûmiyet için müsabaka düzeninin bozulduğu dosyada tespit veya tutanakla belgelenmelidir; belge yoksa eylem m. 13/2 kapsamında kalır.1
  • 3) m. 18/9'dan mahkûmiyet için suç tarihinde geçerli ve uygulanmakta olan bir yasaklama kararının varlığı araştırılmalıdır; dayanak soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse tedbir m. 18/5-b uyarınca kalkmıştır.8
  • 4) Yasağın süresi, cezanın infazının tamamlandığı tarih adli sicil kaydından belirlenerek hesaplanmalıdır; süre kararın kesinleşmesinden değil infazın tamamlanmasından işler.5
  • 5) Aynı kişi hakkında birden çok yasaklama kararı bulunup bulunmadığı dosyadan denetlenmelidir; ikinci bir karar varsa ilk kararın süresinin dolmuş olması sonucu değiştirmez.9
  • 6) m. 18/9'dan kurulan hükümde ayrıca güvenlik tedbiri olarak seyirden yasaklanmaya karar verilip verilmediği incelenir; verilmişse bu bentler hükümden çıkarılır.10
  • 7) Sanık suç tarihinde çocuksa yaş grubuna göre indirim ve zamanaşımı ayrıca hesaplanmalıdır. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/7447)11

Önödeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve çocuk sanıklar

Adli para cezası gerektiren fıkralar önödeme kapsamındadır. TCK m. 75/1, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların failinin, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödeme yapması hâlinde hakkında kamu davası açılmayacağını düzenler. m. 14/1, m. 15/1, m. 15/4 ve m. 18/9 bu tanıma girer. Buna karşılık m. 16/1'de hapis cezasının üst sınırı bir yıl olduğundan bu fıkra önödeme kapsamı dışındadır.

Önödeme yapılması yasağı sona erdirmez. 6222 sayılı Kanun m. 18/6, önödeme hâlinde önödemede bulunulduğu tarihten itibaren bir yıl süreyle seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edileceğini söyler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, m. 14/1 uyarınca gönderilen önödeme önerisinin ödenmesi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına ve bir yıl seyirden men tedbirine karar verilen bir dosyada, sulh ceza hâkimliğinin itirazı kabul edip tedbiri kaldırmasını hukuka aykırı bulmuş ve kararı kanun yararına bozmuştur.4

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması bu suçlarda sık uygulanır; hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olduğundan CMK m. 231/5'in eşiği kolayca karşılanır ve denetim süresi beş yıldır. Ancak m. 18/6 burada da devrededir: hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse bile kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl süreyle yasak uygulanmaya devam eder. Aynı kural, hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırıma çevrilmesi hâlinde de geçerlidir; erteleme için TCK m. 51/1'deki sınır iki yıldır.

Çocuk sanıklarda üç ayrı kural devreye girer. Birincisi yaş indirimidir: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK m. 31/3 uyarınca cezada 1/3 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek hükmü kanun yararına bozmuş ve cezayı düzeltmiştir.11

İkincisi infazla ilgilidir. Aynı kararda Daire, 5275 sayılı Kanun m. 106/4 uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğini; taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde kalan cezanın 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edileceğinin ihtar edilmesi gerektiğini belirtmiştir.11

Üçüncüsü zamanaşımıdır. m. 18/8-9'daki suçun cezasının türü ve üst sınırına göre TCK m. 66/1-e ve m. 66/2 uyarınca çocuklarda olağan dava zamanaşımı 5 yıl 4 aydır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde yeni suç işlendiği tarih arasında CMK m. 231/8'in son cümlesi gereğince zamanaşımının duracağını, bu duran süre düşüldükten sonra da 5 yıl 4 aylık sürenin dolduğunu kabul ederek kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/20341)12 Yargıtay 4. Ceza Dairesi de aynı süreyi TCK m. 66/1-e, m. 66/2 ve m. 67/2'ye dayandırarak uygulamıştır.3

Yetişkin sanıklarda ise olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır; m. 14 ilâ m. 18'deki fıkraların hiçbirinde hapis cezasının üst sınırı beş yılı aşmaz ve TCK m. 66/4 uyarınca seçimlik ceza öngören m. 16/1'de süre hapis cezasına göre hesaplanır.

Bu sekiz yıllık sürenin bir istisnası vardır. TCK m. 66/3, zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin de göz önünde bulundurulacağını söyler. Yukarıda anlatılan m. 17/A-1 — kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatarak suç işleme — cezayı yarı oranında artırdığından, üst sınırı beş yıl olan m. 15/5 bakımından bu hâlde üst sınır yedi yıl altı aya çıkar; süre artık TCK m. 66/1-e'ye değil m. 66/1-d'ye tabidir ve on beş yıl olur.

İlgili mevzuat

6222 sayılı Kanun m. 14 — Tehdit veya hakaret içeren tezahürat

MADDE 14 – (1) Spor alanlarında taraftarların grup halinde veya münferiden belirli bir kişiyi hedef veya muhatap alıp almadığına bakılmaksızın duyan veya gören kişiler tarafından tehdit veya hakaret olarak algılanacak tarzda aleni olarak söz ve davranışlarda bulunmaları halinde, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, şikayet şartı aranmaksızın, failler hakkında elli günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunur.

(2) Spor alanlarında toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan söz ve davranışlarda bulunan kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Birinci ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların yazılı pankart taşınması veya asılması ya da duvarlara yazı yazılması suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) (Ek:4/7/2019-7182/8 md.) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin; her türlü yazılı, görsel, işitsel veya elektronik kitle iletişim aracıyla işlenmesi hâlinde de bu madde hükümleri uygulanır.

Kaynak: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (6222)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6222 sayılı Kanun m. 15 — Müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi

MADDE 15 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre temin edilmiş bileti olmaksızın spor müsabakalarını izlemek amacıyla müsabaka ve seyir alanlarına giren kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun spor müsabakalarına seyirci olarak katılmaktan yasaklanmış kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek adli para cezasının miktarı iki yüz günden az olamaz.

(2) Müsabaka ve seyir alanlarına bu Kanun hükümlerine aykırı olarak seyirci kabul eden veya kabul edilmesini sağlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun spor müsabakalarına seyirci olarak katılmaktan yasaklanmış kişi lehine işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Spor müsabakalarına seyirci olarak katılmaktan yasaklanmış kişiler hariç olmak üzere; Gençlik ve Spor Bakanlığının tasarrufunda bulunan seyirci yerlerine giriş ve çıkışa ilişkin düzenlemeler çerçevesinde müsabaka ve seyir alanlarına girenlerle ilgili olarak birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz.

(4) Kendisine ait elektronik kartı bir başkasının spor müsabakasına seyirci olarak girmesini sağlamak amacıyla kullandıran kişi birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(5) Spor müsabakalarına seyirci olarak girişi sağlamak amacıyla elektronik kartı yetkisiz olarak üreten, satan, satışa arz eden, devreden, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş yüz günden onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu kartı kendi kullanımı için kabul eden ve bulunduran kişi iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(6) (Ek:4/7/2019-7182/9 md.) Spor müsabakaları için; ilgili federasyon, spor kulüpleri ve yetkili diğer kişiler tarafından uygun görülen yerler ve görevliler dışında bilet satışı yapanlar altı aydan bir yıla kadar hapis ve yüz günden iki bin güne kadar adli para cezası, değerinin üstünde bilet satışı yapanlar ise bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz elli günden beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Kaynak: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (6222)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6222 sayılı Kanun m. 16 — Yasak alanlara girme

MADDE 16 – (1) Müsabaka için seyircilerin kabulüne başlanmasından itibaren müsabaka sonrası tamamen tahliyesine kadarki zaman zarfında yetkisiz olarak müsabaka alanına, soyunma odalarına, odaların koridorlarına, sporcu çıkış tünellerine giren kişi üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiilin müsabakanın seyrini veya güvenliğini bozması halinde, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Kaynak: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (6222)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6222 sayılı Kanun m. 17 — Spor alanlarında taşkınlık yapılması ve tesislere zarar verilmesi

MADDE 17 – (1) Spor alanlarında kasten yaralama suçunun veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde şikayet şartı aranmaksızın 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Spor alanları ve bu alanlardaki eşya, mala zarar verme suçu bakımından kamu malı hükmündedir.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren suçların işlenmesi suretiyle müsabaka, antrenman veya seyir alanlarına ve bu alanlardaki eşyaya zarar verilmiş olması halinde, meydana gelen zararların tazmini hususunda zarar veren kişiler ve onların taraftarı olduğu spor kulübü meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur. Zararı gideren spor kulübünün sorumlu taraftarlarına rücu hakkı saklıdır.

Kaynak: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (6222)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6222 sayılı Kanun m. 18 — Seyirden yasaklanma

MADDE 18 – (1) Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir. (Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu fıkradaki bir yıllık süreler, ikinci kez seyirden yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde üç yıl; üçüncü kez seyirden yasaklanma yaptırımına karar verildiğinde ise beş yıl olarak uygulanır.

(2) Bu madde hükümleri, taraftar gruplarınca spor alanlarının dışında işlenen kasten yaralama, hakaret veya tehdit içeren tezahürat ve mala zarar verme suçları bakımından da uygulanır.

(3) Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma başlatılması halinde şüpheli hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri derhal uygulamaya konulur. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği takdirde bu yasağın uygulanmasına koruma tedbiri olarak devam edilir.

(4) Koruma tedbiri olarak uygulanan ve güvenlik tedbiri olarak hükmedilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirine ilişkin bilgiler Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde tutulan bu amaca özgü elektronik bilgi bankasına derhal kaydedilir. Bu bilgi bankasına spor kulüplerinin ve federasyonların erişimi sağlanır. Yasaklanan kişilere ilişkin bilgiler, ilgili spor kulüplerine ve yurt dışında yapılacak müsabaka öncesinde müsabakanın yapılacağı ülkenin yetkili mercilerine bildirilir.

(5) Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri;

a) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi,

b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi,

c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi,

halinde derhal kaldırılır. (Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu kararlar Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerce işlemi yapan kolluk birimine derhâl bildirilir ve kollukça elektronik bilgi bankasına işlenir.

(6) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezası yerine seçenek yaptırım olarak tedbire veya hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren; önödeme halinde ise, önödemede bulunulduğu tarihten itibaren, bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir.

(7) Alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisinde olduğu açıkça anlaşılan kişi, müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına alınmaz. Bu şekilde belirtilen alanlara giren ve dışarı çıkmamakta ısrar eden kişi zor kullanılarak dışarı çıkarılır ve bu madde hükümlerine göre bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden yasaklanır.

(8) Bu madde hükümlerine göre spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, yurt içinde bulunduğu takdirde, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. (Ek cümle:4/7/2019-7182/13 md.) Bu yükümlülüğün takibi amacıyla kolluk birimlerince biyometrik yöntemler de kullanılabilir.

(9) Sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişi, her bir müsabaka için yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.

(10) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilen kişi, yasak süresince spor kulüplerinde ve federasyonlarda ve taraftar derneklerinde yönetici olamaz; spor müsabakalarında hakem, temsilci veya gözlemci olarak görev yapamaz.

Kaynak: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (6222)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6222 sayılı Kanun m. 13 — Spor alanlarına yasak madde sokulması ve müsabaka düzeninin bozulması

MADDE 13 – (Değişik:4/7/2019-7182/7 md.)

(1) Bulundurulması esasen suç oluşturan silahları müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara sokan kişi hakkında, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi hükümlerine göre cezaya hükmolunur.

(2) Esasen bulundurulması suç oluşturmamakla beraber 12 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara sokan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) 12 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri seyircilere temin etmek amacıyla müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara sokan veya bu yerlerde seyircilere temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) 12 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddeleri müsabaka, seyir veya antrenman alanlarında kullanarak müsabaka veya antrenman düzeninin bozulmasına sebebiyet veren kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(5) Müsabaka, seyir veya antrenman alanlarına sokulması yasak olmayan maddeleri kullanarak müsabaka veya antrenman düzeninin bozulmasına sebebiyet veren kişi, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, yüz gün adli para cezasıyla cezalandırılır.

(6) Müsabaka, seyir, özel seyir ve antrenman alanları ile takım veya taraftarların toplu olarak seyahat ettikleri araçlara müsabaka öncesinde veya sırasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da 12 nci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı olarak müsabaka, seyir ve antrenman alanlarına alkollü içecek sokan kişi, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, otuz gün adli para cezası ile cezalandırılır.

Kaynak: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (6222)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

6222 sayılı Kanun m. 23 — Yargılama ve usul hükümleri

MADDE 23 – (1) Bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hakimler ve Savcılar Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemeleri yetkilidir.

(2) Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesi hükümleri, 11 inci maddede tanımlanan suç bakımından da uygulanır.

(3) Bu Kanun hükümlerine göre idari para cezasına ve diğer idari yaptırımlara karar vermeye, Cumhuriyet savcısı yetkilidir.

Kaynak: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun (6222)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 9 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Meşale yakmak, düzenin bozulduğu ispatlanmadıkça m. 13/4'ü değil m. 13/2'yi oluştururYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/17905 · K. 2023/2885 ·

    Sanık, tribünde meşale yaktığı gerekçesiyle 6222 sayılı Kanun m. 13/4 uyarınca mahkûm edilmişti. Daire, m. 13/2'de suçun maddi unsurunun maddelerin spor alanına sokulması olduğunu, kullanılıp kullanılmamasının önem taşımadığını; m. 13/4'te ise müsabaka düzeninin bozulmasının objektif cezalandırılabilme şartını teşkil ettiğini ve bunun "sportif faaliyetin olağan akışının dışarıdan yapılan müdahale ile durdurulması" anlamına geldiğini açıkladı. Dosyada düzenin bozulduğuna dair tespit veya tutanak bulunmadığını gözeterek suç vasfında hataya düşüldüğünü saptadı. Kabule göre ayrıca, yasaklanma süresinin kararın kesinleşmesinden değil cezanın infazının tamamlanmasından işlemesi gerektiğini ve m. 18/10'daki hak yoksunluklarına hükmedilmemesini hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Müsabaka düzeninin bozulduğu dosyada belgelenmemişse eylem daha ağır fıkraya değil, maddeyi spor alanına sokma fıkrasına girer.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.m. 14/1'den açılan davada TCK m. 125/3-a'dan kurulan hüküm onandıYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2020/27930 · K. 2023/202 ·

    Sanık hakkında 6222 sayılı Kanun m. 14/1 uyarınca tehdit veya hakaret içeren tezahürat suçundan dava açılmış, ancak ilk derece mahkemesi kulübün saha sorumlusu olan sanığın müşteki hakemlere yönelttiği sözler nedeniyle TCK m. 125/3-a uyarınca hüküm kurmuştu. Daire, kamera görüntüleri ve istikrarlı anlatımlar karşısında mahkûmiyette hukuka aykırılık bulunmadığını; eylemin doğru olarak nitelendirildiğini ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğunu belirterek hükmü onadı.

    Sonuç: Daire, hakemlere yöneltilen sözlerin TCK m. 125/3-a olarak nitelendirilmesini yerinde bulmuştur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Güvenlik tedbirine de hükmedilen adli para cezası kesin değildir, temyiz edilebilirYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2021/40111 · K. 2022/12583 ·

    Sanıklar hakkında 6222 sayılı Kanun m. 14/1'e aykırılık suçundan adli para cezaları verilmiş, ayrıca m. 18/1 uyarınca güvenlik tedbirine de hükmedilmişti. Daire, güvenlik tedbirine de karar verildiğinden hükümlerin kesinlik kapsamı ve sınırının dışında kaldığını ve temyiz kanun yoluna tabi bulunduğunu kabul ederek tebliğnamedeki aksi görüşe iştirak etmedi ve incelemeye geçti. Suça sürüklenen çocuk yönünden TCK m. 66/1-e, m. 66/2 ve m. 67/2'ye göre 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımının dolduğunu saptayarak davanın düşmesine; baş hakem ve yardımcı hakeme kısa aralıkla yöneltilen hakaret bakımından fiilin hukuken tek sayılıp TCK m. 125/3-a uyarınca tek ceza verilerek m. 43'e göre artırılması gerektiğini belirterek ilgili hükümlerin bozulmasına karar verdi.

    Sonuç: Adli para cezasına eklenen seyirden yasaklanma tedbiri, hükmü kesinlik sınırının dışına çıkarır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Önödeme yapılması seyirden yasaklama tedbirini sona erdirmezYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/5203 · K. 2024/6000 ·

    Şüpheli hakkında bir sosyal paylaşım sitesindeki sözleri nedeniyle 6222 sayılı Kanun m. 14/1 uyarınca önödeme önerisi gönderilmiş, ödeme yapılması üzerine kovuşturmaya yer olmadığına ve önödeme tarihinden itibaren bir yıl seyirden men tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti. Sulh ceza hâkimliği itirazı kabul ederek tedbiri kaldırmıştı. Daire, m. 18/6'nın önödeme hâlinde önödemede bulunulduğu tarihten itibaren bir yıl süreyle tedbirin uygulanmasına devam edileceğini düzenlediğini, dolayısıyla itirazın reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu kabul ederek hâkimlik kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Önödemeyle dava açılmaması, seyirden yasaklama tedbirinin bir yıl daha sürmesini engellemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Yasağın süresi dolduktan sonraki müsabakalarda m. 18/9 suçu oluşmazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/3162 · K. 2025/1123 ·

    Sanık, kendisine ait elektronik kartı başkasının kullanmasına vermesi nedeniyle m. 15/1 uyarınca adli para cezasına mahkûm edilmiş ve seyirden yasaklanmıştı; sonraki yıllarda kolluğa başvurma yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle iki kez daha mahkûm edildi. Daire, adli para cezasının infazının adli sicil kaydına göre 26.07.2017'de tamamlandığını, dolayısıyla incelemeye konu kararda belirtilen suç tarihlerinde müsnet suçun oluşmadığını ve m. 18/9 hükmüyle birlikte ayrıca güvenlik tedbiri konulamayacağını kabul ederek her iki kararı da kanun yararına bozdu; sonraki hükmün tamamını çıkarıp yerine beraat kararı yazdı.

    Sonuç: Yasak, cezanın infazının tamamlanmasından bir yıl sonra sona erer; bu tarihten sonra başvurma yükümlülüğü kalmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Spor alanındaki yaralamada şikâyet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilemezYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/14924 · K. 2026/5334 ·

    Sanık hakkında m. 16'ya aykırılıktan başlatılan soruşturmada m. 18/3 uyarınca koruma tedbiri uygulanmış, tedbire uymaması nedeniyle m. 18/9'dan iki ayrı mahkûmiyet kurulmuştu. Daire, tedbire sebep olan kasten yaralama soruşturmasında şikâyet yokluğundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini; m. 17/1 karşısında bu Kanun uyarınca şikâyet yokluğundan böyle bir karar verilemeyeceğini, delil bulunmadığı değerlendiriliyorsa kararın delil yetersizliğine dayandırılması gerektiğini belirtti. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olması karşısında sanığın beraati gerektiğini kabul ederek her iki hükmü de kanun yararına bozdu ve ayrı ayrı beraat kararı verdi. Ek güvenlik tedbirine ilişkin ikinci istem hakkında ise bozma nedenine göre karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.

    Sonuç: m. 17/1 şikâyet şartı aramadığından, spor alanındaki yaralamada şikâyet yokluğu kovuşturmaya yer olmadığı kararının gerekçesi yapılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Yasaklanma süresi kararın kesinleşmesinden değil, infazın tamamlanmasından işlerYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/1835 · K. 2025/12283 ·

    Sanığın temyiz istemi yalnızca m. 18/1 ve m. 18/10 uyarınca verilen yasaklama kararlarına hasredilmişti. Daire, m. 18/10 uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığını; ancak doğrudan adli para cezasına hükmedilen sanık bakımından yasaklanma süresinin m. 18/1'deki "cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl" kuralına göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğini saptadı. Hükümden ilgili bendi çıkarıp yerine sürenin cezanın infazının tamamlanmasından itibaren bir yıl geçmesiyle sona ereceğini yazarak hükmü düzelterek onadı.

    Sonuç: Seyirden yasaklanma kararları tek başına temyiz konusu yapılabilir ve sürenin başlangıcı infazın tamamlanmasıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Dayanak soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse tedbir kalkarYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/18105 · K. 2026/5335 ·

    Sanık hakkında m. 14/1'e aykırılıktan başlatılan soruşturmada m. 18/3 uyarınca seyirden yasaklama koruma tedbiri uygulanmış ve tebliğ edilmişti; tedbire birçok kez uymaması nedeniyle açılan davada mahkûm edildi. Daire, tedbire sebep olan hakaret içeren tezahürat suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini ve tedbirin devam edip etmeyeceğine ilişkin ayrıca bir karar verilmediğini saptayarak mahkûmiyet yerine beraat gerektiğini kabul etti; hükmü kanun yararına bozarak sanığın beraatine karar verdi.

    Sonuç: m. 18/5-b uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı koruma tedbirini kaldırır; sonraki başvurmama fiilleri suç oluşturmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Tebliğnamedeki "yasak sona erdi" görüşü, dosyada ikinci bir yasaklama kararı varsa kabul edilmezYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/18086 · K. 2023/10382 ·

    Tebliğnamede, ilk yasaklama kararının süresinin 26.07.2018'de dolduğu ve sonraki tarihlerdeki fiiller bakımından suçun unsurlarının oluşmayacağı ileri sürülmüştü. Daire dosyayı inceleyerek sanık hakkında ikinci bir mahkeme kararıyla da yasaklama kararı verildiğini, bu kararın ceza ile birlikte verilmesi nedeniyle temyizi kabil olduğu hâlde "kesin" olduğu bildirilerek sanığın yanıltıldığını ve usulüne uygun kesinleşmediğini, ancak kesinleşene kadar koruma tedbiri olarak yasağın uygulandığını saptadı; suç tarihlerinde uygulanmakta olan bir yasaklama kararı bulunduğu gerekçesiyle bu istemi reddetti. Asıl istem yönünden ise, m. 18/9 hükmüyle birlikte yeniden yasaklama tedbirine karar verilemeyeceğini kabul ederek hüküm fıkrasındaki dört bendi hükümden çıkardı.

    Sonuç: Daire, kanun yararına bozma istemindeki "kabule göre" görüşü reddetti; bu görüş Dairenin tespiti değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.m. 18/9 hükmüyle birlikte ayrıca güvenlik tedbiri olarak yasaklamaya karar verilemezYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2022/9926 · K. 2024/2609 ·

    Mahkeme, seyirden yasaklama tedbirine aykırı hareket suçundan on iki ayrı müsabaka için adli para cezasına hükmetmiş, ayrıca daha önce verilen yasaklama kararının kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl devamına karar vermişti. Daire, yükümlülüklere uyulmaması hâlinde uygulama alanı bulan bu suçtan kurulan hükümle birlikte ek olarak güvenlik tedbiri olarak seyirden yasaklanmaya karar verilmesinin maddenin düzenleniş amacından uzaklaşılması sonucunu doğuracağını ve infazda tereddüt yaratacağını, mahkûmiyetle yetinilmesi gerektiğini kabul etti ve hükmün ortak hükümler kısmındaki üç bendi tamamen hükümden çıkardı.

    Sonuç: Yasağa aykırılıktan verilen mahkûmiyet, yeni bir seyirden yasaklanma tedbirinin dayanağı olamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Çocuk sanıkta 1/3 yaş indirimi ve adli para cezasının hapse çevrilememesiYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/7447 · K. 2025/471 ·

    Suça sürüklenen çocuk, seyirden yasaklama tedbirine uymamak suçundan m. 18/8-9 uyarınca adli para cezasına mahkûm edilmiş, hükmün açıklanması geri bırakılmış, denetim süresinde yeni suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmıştı. Daire, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan çocuk hakkında TCK m. 31/3 uyarınca 1/3 oranında indirim yapılmadığını ve 5275 sayılı Kanun m. 106/4 uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğini kabul ederek hükmü bozdu; cezayı düzelterek yeniden belirledi ve ödenmeyen cezanın 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edileceğinin ihtarına ilişkin ibareyi hükme yazdı.

    Sonuç: Çocuk sanıkta yaş indirimi uygulanır ve ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilemez, 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Çocuk sanıkta m. 18/8-9 suçunda olağan zamanaşımı 5 yıl 4 aydırYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/20341 · K. 2026/5337 ·

    Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılmış, denetim süresinde yeni suç işlemesi üzerine hüküm açıklanarak mahkûmiyetine karar verilmişti. Daire, m. 18/8-9'daki cezanın türü ve üst sınırına göre TCK m. 66/1-e ve m. 66/2 uyarınca 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresinin uygulanacağını; CMK m. 231/8'in son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile yeni suçun işlendiği tarih arasında sürenin duracağını; duran süre düşüldükten sonra olağan zamanaşımının dolduğunu kabul ederek hükmü kanun yararına bozdu ve kamu davasının düşürülmesine karar verdi.

    Sonuç: Denetim süresinde zamanaşımı durur; çocuk sanıkta olağan süre 5 yıl 4 aydır ve dolduğunda dava düşer.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Maçta küfür edersem ne olur?

6222 sayılı Kanun m. 14/1, spor alanlarında duyan veya gören kişiler tarafından tehdit veya hakaret olarak algılanacak tarzda aleni söz ve davranışlarda bulunmayı suç sayar. Belirli bir kişiyi hedef alıp almadığınıza bakılmaz, grup hâlinde veya tek başına yapılmış olması da fark etmez. Ceza elli günden az olmamak üzere adli para cezasıdır ve şikâyet şartı aranmaz. Fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturuyorsa bu madde uygulanmaz.

Hakeme söylenen söz de bu maddeye mi giriyor?

Her zaman değil. Belirli bir kişiye yöneltilip onun şahsını hedef alan sözler tezahürat değil, doğrudan hakaret sayılabilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 6222 sayılı Kanun m. 14/1'den dava açılan bir dosyada, kulübün saha sorumlusu olan sanığın hakemlere yönelttiği sözler bakımından mahkemenin Türk Ceza Kanunu m. 125/3-a'dan hüküm kurmasını yerinde bulmuş ve eylemin doğru nitelendirildiğini belirterek hükmü onamıştır.

Seyirden yasaklanma nedir, kim karar verir?

İki biçimi vardır. Soruşturma başlatıldığında şüpheli hakkında koruma tedbiri olarak derhal uygulanır; soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kovuşturmada mahkeme kaldırmadıkça devam eder. Mahkûmiyet aşamasında ise güvenlik tedbiri olarak mahkeme karar verir ve 6222 sayılı Kanun m. 18/1'in ifadesi "karar verilir" biçimindedir; mahkemenin bu konuda takdir yetkisi yoktur. Tedbir, kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla müsabaka, antrenman ve seyir alanlarına girişinin yasaklanması anlamına gelir.

Seyirden yasaklanma ne kadar sürer?

6222 sayılı Kanun m. 18/1'e göre hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan yasaklanma yaptırımının süresi, cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Ceza verilmesine yer olmadığı kararıyla birlikte hükmedilmişse süre hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıldır. Bu bir yıllık süreler, ikinci kez yasaklanmaya karar verildiğinde üç yıl, üçüncü kez karar verildiğinde beş yıl olarak uygulanır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sürenin kararın kesinleşmesinden değil infazın tamamlanmasından işlemesi gerektiğini belirtmektedir.

Maç günü karakola gitmek zorunda mıyım?

Seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı müsabakaların yapılacağı gün, yurt içindeyse müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük 6222 sayılı Kanun m. 18/8'de düzenlenmiştir; takibinde biyometrik yöntemler de kullanılabilir.

İmzaya gitmezsem ne olur?

6222 sayılı Kanun m. 18/9, sekizinci fıkradaki yükümlülüğe aykırı hareket eden kişinin her bir müsabaka için yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacağını düzenler. Ceza her müsabaka için ayrı hesaplanır. Ancak bu suçun oluşabilmesi için suç tarihinde geçerli ve uygulanmakta olan bir yasaklama kararı bulunması gerekir; yasağın süresi dolmuşsa ya da dayanak soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Yargıtay 7. Ceza Dairesi suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmektedir.

Hakkımdaki soruşturma takipsizlikle biterse yasak kalkar mı?

Evet. 6222 sayılı Kanun m. 18/5, koruma tedbiri olarak uygulanan yasağın; Cumhuriyet savcısı veya mahkemece kaldırılmasına karar verilmesi, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi ya da sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi hâlinde derhal kaldırılacağını düzenler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olmasına rağmen tedbirin devam edip etmeyeceğine ilişkin ayrıca karar verilmemiş dosyalarda dahi, sonraki başvurmama fiillerinden mahkûmiyeti hukuka aykırı bularak beraat kararı vermiştir.

Önödeme yaparsam dosya kapanır mı?

Adli para cezası gerektiren fıkralarda kamu davası açılmaz. Türk Ceza Kanunu m. 75/1, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödeme yapılırsa kamu davası açılmayacağını düzenler. Ancak yasak devam eder: 6222 sayılı Kanun m. 18/6, önödeme hâlinde önödemede bulunulduğu tarihten itibaren bir yıl süreyle seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edileceğini söyler. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, bu tedbiri kaldıran hâkimlik kararını kanun yararına bozmuştur.

Bu suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?

Mümkündür. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir; denetim süresi beş yıldır ve karar mahkemece verilir. Bu suçların çoğunda yaptırım adli para cezası olduğundan eşik kolayca karşılanır. Ancak 6222 sayılı Kanun m. 18/6 uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse bile kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl süreyle seyirden yasaklama tedbirinin uygulanmasına devam edilir.

Bu davalara hangi mahkeme bakar?

6222 sayılı Kanun m. 23/1, bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı yargılama yapmaya Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemelerinin yetkili olduğunu düzenler. Sanık suç tarihinde çocuksa dava çocuk mahkemesinde görülür; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 26/1, asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından adli süreçteki çocuklar hakkında açılacak davalara çocuk mahkemesinin bakacağını düzenler. 6222 sayılı Kanun m. 23'ün üçüncü fıkrası, bu Kanun hükümlerine göre idari para cezasına ve diğer idari yaptırımlara karar verme yetkisini Cumhuriyet savcısına vermiştir.

Adli para cezasına mahkûm oldum, karara itiraz edebilir miyim?

Hükümde ayrıca seyirden yasaklanma tedbirine de karar verilmişse hüküm kesin değildir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, m. 14/1'den verilen adli para cezalarıyla birlikte m. 18/1 uyarınca güvenlik tedbirine de karar verilen hükümlerin kesinlik kapsamı ve sınırının dışında kaldığını ve temyiz kanun yoluna tabi bulunduğunu kabul etmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi de seyirden yasaklama kararının temyiz yasa yoluna tabi olduğunu belirtmekte, kararın kesin olduğu bildirilerek sanığın yanıltıldığı hâllerde hükmün usulüne uygun kesinleşmiş sayılmayacağını kabul etmektedir.

Bu suçlarda zamanaşımı ne kadar?

Yetişkinlerde olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Türk Ceza Kanunu m. 66/1-e, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda süreyi sekiz yıl olarak belirler ve 6222 sayılı Kanun m. 14 ilâ m. 18'deki fıkraların hiçbirinde hapis cezasının üst sınırı beş yılı aşmaz. Bunun istisnası kimliğin gizlenmesi suretiyle işlemedir: 6222 sayılı Kanun m. 17/A-1 cezayı yarı oranında artırdığından ve Türk Ceza Kanunu m. 66/3 nitelikli hâllerin hesaba katılmasını emrettiğinden, m. 15/5 bakımından süre bu hâlde on beş yıla çıkar. Suç tarihinde on beş yaşını doldurmuş, on sekiz yaşını doldurmamış sanıklarda olağan süre 5 yıl 4 aydır; Yargıtay bu süreyi dolduran davaların düşürülmesine karar vermektedir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp