İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Hakaret suçu (TCK m. 125)

Yayın tarihi:

Söylenen her ağır söz hakaret değildir. Bu rehber, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin hakareti nasıl tanımladığını, hangi cezaların ve sürelerin işlediğini, suçun nasıl ispatlandığını ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bu sorularda çizdiği sınırı anlatır.

Kısaca

Hakaret, bir kişiye onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte somut bir fiil isnat etmek veya sövmektir (TCK m. 125/1). Cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK m. 131/1); şikâyet süresi altı ay, en çok da fiilin üzerinden iki yıldır (TCK m. 73). Kamu görevlisine görevinden dolayı hakarette şikâyet aranmaz ve cezanın alt sınırı yükselir. Yargıtay, ağır eleştiri ile kaba ve nezaket dışı sözleri hakaret saymaz. Hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253/3).

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Evet. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret bunun dışındadır; orada şikâyet aranmaz.

Dayanak: TCK m. 131/1

Şikâyet süresi

Fiili ve faili öğrenmekten itibaren altı ay. Hakarette bu süre, her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Dayanak: TCK m. 73/1-2

Uzlaştırma

Hayır. Şikâyete bağlı olmasına rağmen hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez.

Dayanak: CMK m. 253/3

Görevli mahkeme

Asliye ceza mahkemesi. Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlere asliye ceza mahkemeleri bakar.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 11

Dava zamanaşımı

Sekiz yıl. Hakaretin cezasının üst sınırı iki yıl olduğu için sekiz yıllık dava zamanaşımı uygulanır.

Dayanak: TCK m. 66/1-e, 66/4

Adli para cezası

Kanun hapis ile adli para cezasını seçenek olarak öngörür; mahkeme doğrudan adli para cezasına da hükmedebilir.

Dayanak: TCK m. 125/1, m. 52

HAGB ve erteleme

İki yıl veya daha az ceza için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bu hâlde denetim süresi beş yıldır. Erteleme de iki yıl sınırına tabidir.

Dayanak: CMK m. 231/5, 231/8; TCK m. 51/1

Türk Ceza Kanunu m. 125 hakareti nasıl tanımlıyor?

TCK m. 125/1 iki ayrı davranışı aynı suç altında topluyor:

1) Bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek. Yani birine belirli bir davranışı yakıştırmak.

2) Sövmek. Yani somut bir iddia içermeyen, doğrudan aşağılayıcı sözler söylemek.

Mağdurun adının açıkça söylenmesi şart değildir. TCK m. 126'ya göre isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, sözlerin kime yöneldiğinde duraksanmayacak bir durum varsa hem isim belirtilmiş hem hakaret açıklanmış sayılır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, maddeyle korunan hukuki değerin kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olduğunu ve suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerektiğini belirtiyor. (Yargıtay 4. CD, E. 2024/1597)1

Hakaret suçunun cezası nedir?

TCK m. 125/1'e göre suçun temel şeklinde ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kanun ikisini seçenek olarak öngördüğü için mahkeme doğrudan adli para cezasına da hükmedebilir. TCK m. 125/2 uyarınca mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakarette de aynı ceza uygulanır.

Cezayı ağırlaştıran hâller şunlardır:

  • 1) TCK m. 125/3 — kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, kişinin inanç ve düşüncelerini açıklaması nedeniyle veya kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenirse cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Bu artırım için mağdurun fiil tarihinde kamu görevlisi olması gerekir; Yargıtay, sonradan milletvekili seçilen bir mağdurla ilgili dosyada yorumun hangi tarihte yapıldığının tespit edilmesini istemiştir. (Yargıtay 4. CD, E. 2024/4991)2
  • 2) TCK m. 125/4 — hakaret alenen işlenmişse ceza altıda bir oranında artırılır.
  • 3) TCK m. 125/5 — kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakarette suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Cezanın miktarı neye göre belirleniyor?

Alt ve üst sınır arasında hangi cezanın verileceği mahkemenin takdirindedir, ama bu takdir gerekçesiz kullanılamaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, TCK m. 61 çerçevesinde temel ceza belirlenirken şu ölçütlerin dikkate alınması gerektiğini söylüyor: suçun işleniş biçimi, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, suçun işlendiği yer, olayın meydana geliş şekli, söylenen sözlerin ağırlığı ve doğurduğu etki, muhatabın yerine getirdiği görevin niteliği. (Yargıtay 4. CD, E. 2024/2964)3

Aynı sözle birden fazla kişiye hakaret edilmesi hâlinde ayrı ayrı ceza verilmez. Daireye göre bu durumda hareket hukuken tektir; fail hakkında bir kez ceza verilir ve bu ceza TCK m. 43/2 uyarınca mağdur sayısı fazla olduğu için artırılır. (Yargıtay 4. CD, E. 2025/12327)4

Hangi sözler hakaret sayılmaz?

Uygulamada en çok tartışılan nokta budur. Yargıtay 4. Ceza Dairesine göre bir hareketin aşağılayıcı olup olmadığı mutlak değildir; zamana, yere ve duruma göre değişir.1

Daire, kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözün TCK m. 125 bağlamında değerlendirilmemesi gerektiğini söylüyor. Suçun oluşması için sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir isnadı ya da sövme fiilini oluşturması aranıyor; buna ek olarak kişinin o sözlerden dolayı cezalandırılmasının demokratik toplum düzeninin gereklerinden olması gerekiyor.1

Bu ölçüt pratikte üç kümeyi suç dışında bırakıyor: 1) ağır eleştiri, 2) rahatsız edici söz, 3) kaba ve nezaket dışı hitap tarzı. Sözün kırıcı olması tek başına yetmiyor. Daire aynı ölçütü sosyal medya paylaşımları için de uygulamış, iletinin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığını saptayarak mahkûmiyeti bozmuştur. (Yargıtay 4. CD, E. 2023/6141)5

Yüze karşı, ileti yoluyla ve gıyapta hakaret arasındaki fark nedir?

TCK m. 125 üç durumu birbirinden ayırıyor ve sonuçları farklı:

1) Yüze karşı hakaret. Suç doğrudan oluşur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafların o anda yüz yüze olmasını da şart görmüyor: fail, hakaretin mağdur tarafından doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa suç huzurda işlenmiş sayılıyor. (Yargıtay 4. CD, E. 2026/6732)6

2) İleti yoluyla hakaret (TCK m. 125/2). Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti — mektup, telefon görüşmesi, mesaj — yüze karşı söylenmiş gibi cezalandırılır. Ancak Daireye göre bunun için failin iletiyle mağduru hedef aldığını bilmesi ve fiilin mağdur tarafından öğrenilmesini istemesi gerekir; ileti başkasına gönderilmiş ve mağdur tesadüfen öğrenmişse huzurda hakaret oluşmaz.6

3) Gıyapta hakaret (TCK m. 125/1, son cümle). Sözler mağdurun olmadığı bir ortamda söylenmiştir. Burada kanun ek bir şart arar: fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi. Bu sayıya ulaşılmamışsa suçun yasal unsurları oluşmaz.6 Daire ayrıca ihtilat öğesinin ne suretle oluştuğunun kanıtlarıyla birlikte açıklanmasını istiyor. (Yargıtay 4. CD, E. 2023/9253)7

Sosyal medyada hakaret ve aleniyet nasıl değerlendiriliyor?

Sosyal medya paylaşımları Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir suç olarak düzenlenmemiştir; TCK m. 125 aynen uygulanır. Fark, m. 125/4'teki aleniyet artırımının nasıl belirlendiğinde ortaya çıkar.

Yargıtay 4. Ceza Dairesine göre aleniyetin varlığı için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli değildir. Hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir.2

Bunun somut sonuçları var: Daire, paylaşımın ekran görüntüsünde "herkese açık" seçeneği işaretlenmeden yapıldığının anlaşıldığı bir dosyada m. 125/4 artırımını hukuka aykırı bulmuş;7 başka bir dosyada da paylaşımın herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı araştırılmadan artırım uygulanmasını bozma nedeni saymıştır.5

Şikâyet süresi bakımından sosyal medyanın kendine özgü bir riski var: eski bir paylaşım sonradan fark edilse bile, TCK m. 73/2 uyarınca hakarette şikâyet süresi fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Hangi hâllerde ceza verilmiyor?

Türk Ceza Kanunu üç ayrı çıkış yolu tanıyor.

1) İsnadın ispatı (TCK m. 127). İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispatlanması hâlinde kişiye ceza verilmez; hakaret edilen kişi hakkında o suçtan kesinleşmiş mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, isnadın doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır. Buna karşılık m. 127/2 uyarınca ispat edilmiş bir fiilden söz edilerek kişiye ayrıca hakaret edilirse cezaya hükmedilir.

2) İddia ve savunma dokunulmazlığı (TCK m. 128). Yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında somut isnatlarda veya olumsuz değerlendirmelerde bulunulursa ceza verilmez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi bu dokunulmazlığın Anayasa m. 36 ile de güvence altına alındığını, kişilerin hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını savunabilmelerini sağladığını belirtiyor. (Yargıtay 4. CD, E. 2024/3094)8 Sınırı da net: isnadın uyuşmazlıkla ilişkili olması gerekir, ancak uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması aranmaz;8 uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile dokunulmazlıktan söz edilemez. (Yargıtay 4. CD, E. 2023/15768)9 Daire, CİMER'e yazılan bir şikâyeti bu kapsamda görerek mahkûmiyet kararını bozmuştur.8

3) Haksız fiile tepki ve karşılıklı hakaret (TCK m. 129). Hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da mahkeme ceza vermekten vazgeçebilir; Daire bu gerekçeyle verilen "ceza verilmesine yer olmadığına" kararlarını yerinde bulmaktadır. (Yargıtay 4. CD, E. 2024/3023)10 Karşılıklı hakarette de aynı imkân vardır ve taraflardan yalnız biri veya her ikisi için uygulanabilir. Hakaret kasten yaralamaya tepki olarak işlenmişse m. 129/2 uyarınca kişiye hiç ceza verilmez.

Hakaret suçu nasıl ispatlanır?

İspat, hakaret dosyalarında sonucu en çok değiştiren başlık. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin kararlarından çıkan ölçütler şunlar:

  • 1) Mahkûmiyet gerekçesinde, suçun sübutuna ilişkin hangi kanıt ve tanık beyanlarına dayanıldığı açıklanmalıdır. Sanığın suçlamayı kabul etmediği, katılanların hakaret edildiğine dair beyanının bulunmadığı ve tanığın kimin ne söylediğini hatırlamadığı bir dosyada Daire, bu hususlar tartışılmadan kurulan mahkûmiyeti bozmuştur. (Yargıtay 4. CD, E. 2023/8125)11
  • 2) Sosyal medyada, paylaşımın fail tarafından yapılıp yapılmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Hesabın kendisine ait olmadığını savunan sanık bakımından, bilirkişi raporunun iletileri gönderen kişiyi belirleyemediği bir dosyada Daire eksik araştırma bulmuştur.5
  • 3) TCK m. 125/4 artırımı iddia ediliyorsa paylaşımın herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı araştırılmalı, ekran görüntüsü gibi somut delillerle ortaya konmalıdır.7
  • 4) Gıyapta hakarette ihtilat öğesinin ne suretle oluştuğu kanıtlarıyla birlikte açıklanmalıdır; öğenin varsayılması yeterli değildir.7
  • 5) Suçun işlendiği yer kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir; aleniyet değerlendirmesi buna bağlıdır.11

İlgili mevzuat

TCK m. 125 — Hakaret

Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 7 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 127 — İsnadın ispatı

Madde 127- (1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.

(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 7 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 128 — İddia ve savunma dokunulmazlığı

Madde 128- (1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 7 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 129 — Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret

Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 7 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 131 — Soruşturma ve kovuşturma koşulu

Madde 131- (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.

(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 7 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Ağır eleştiri ile hakaret arasındaki sınırYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/1597 · K. 2026/5149 ·

    İnternet sayfasındaki paylaşımlar nedeniyle açılan davada bölge adliye mahkemesi bir kısım paylaşım için beraat, biri için mahkûmiyet kararı vermişti. Daire, hakaretin oluşması için davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerektiğini, bir hareketin aşağılayıcı olup olmadığının zamana, yere ve duruma göre değişebileceğini belirtti. Somut olayda ifadelerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri ile kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde kaldığını söyleyerek mahkûmiyet hükmünü bozdu.

    Sonuç: Ağır eleştiri, rahatsız edici söz ve kaba nezaket dışı hitap tarzı hakaret sayılmaz; cezalandırmanın ayrıca demokratik toplum düzeninin gereklerinden olması aranır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Aleniyet ölçütü ve kamu görevlisi sıfatının tarihiYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/4991 · K. 2026/6663 ·

    Bir internet sitesindeki paylaşımın altına yazılan yorum nedeniyle mahkûmiyet kurulmuştu. Daire iki noktada bozdu. Birincisi, katılanın milletvekili seçildiği tarih ile yorumun yazıldığı tarih ilişkisi kurulmadan TCK m. 125/3-a'nın uygulanamayacağı. İkincisi, m. 125/4'teki aleniyet için olay yerinde başkalarının bulunmasının yetmediği; hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme olasılığının bulunması gerektiği ve paylaşımın herkes tarafından görülüp görülemeyeceğinin tespit edilmediği.

    Sonuç: Kamu görevlisine hakaret artırımı fiil tarihindeki sıfata bakar; aleniyet ise paylaşımın gerçekten herkese açık olduğunun tespitini gerektirir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi (TCK m. 61)Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/2964 · K. 2026/5703 ·

    Katılan, sanığa alt sınırdan ceza verilmesini eleştirerek temyiz etmişti. Daire, temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçiminin, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğunun, suçun işlendiği yerin, olayın meydana geliş şeklinin, söylenen sözlerin ağırlığı ile doğurduğu etkinin ve muhatabın yerine getirdiği görevin niteliğinin dikkate alınması gerektiğini belirtti; bu ölçütler karşısında alt sınırdan ceza tayin edilmesini hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Alt sınırdan ceza vermek de, üst sınıra yaklaşmak da gerekçe ister; sözün ağırlığı ve muhatabın görevi bu gerekçenin parçasıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Tek sözle birden fazla kamu görevlisine hakaret (TCK m. 43/2)Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2025/12327 · K. 2026/3971 ·

    Alkol kontrolü yapan üç polis memuruna aynı anda hakaret eden sanık hakkında yerel mahkeme üç ayrı adli para cezasına hükmetmişti. Daire, aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi hâlinde hareketin hukuken tek olduğunu, bu nedenle tek ceza verilip cezanın TCK m. 43/2 uyarınca mağdur sayısı gerekçesiyle artırılması gerektiğini belirtti. Üç ayrı hüküm kurulmasını kanuna aykırı bularak kararı bozdu ve cezayı tek hüküm hâlinde yeniden belirledi.

    Sonuç: Tek bir sözle birden çok kişiye hakaret edilirse ayrı ayrı değil, tek ceza verilir ve bu ceza artırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Sosyal medya hesabının faile ait olduğunun ispatıYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2023/6141 · K. 2025/14941 ·

    Sanık, suça konu paylaşımın yapıldığı hesabın kendisine ait olmadığını savunmuştu; bilirkişi raporu iletileri gönderen kişinin tespitinin mümkün olmadığını belirtiyordu. Daire önce iletinin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığını saptadı; ayrıca paylaşımların sanık tarafından yapılıp yapılmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeden karar verilmesini ve TCK m. 125/4 aleniyetinin araştırılmadan uygulanmasını eksik araştırma sayarak hükmü bozdu.

    Sonuç: Sosyal medyada mahkûmiyet için paylaşımın faile ait olduğunun teknik olarak ortaya konması gerekir; savunmanın aksi ispatlanmadan hüküm kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Telefonda söylenen sözler: gıyapta hakaret ve ihtilat şartıYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2026/6732 · K. 2026/12404 ·

    Sanık, kızını telefonla arayıp konuşma sırasında eşi olan katılana yönelik hakaret sözleri söylemiş; katılan o sırada kızının yanında bulunduğu için sözleri duymuştu. Yerel mahkeme mahkûmiyet kararı verdi. Daire, sanığın sözleri katılana söyleme kastı bulunmadığından eylemin TCK m. 125/2 anlamında ileti yoluyla değil gıyapta hakaret niteliğinde olduğunu, gıyapta hakaretin cezalandırılması için aranan üç kişiyle ihtilat şartının da gerçekleşmediğini belirterek kararı kanun yararına bozdu ve sanığın beraatine hükmetti.

    Sonuç: Sözlerin mağdurun kulağına gitmesi yetmez; mağduru hedef alma kastı yoksa fiil gıyapta hakarettir ve üç kişiyle ihtilat şartı aranır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Kişisel hesaptan paylaşımda ihtilat ve aleniyetYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2023/9253 · K. 2025/13140 ·

    Hakaret eylemi sanığın kişisel sosyal medya hesabından gerçekleştirilmişti. Daire, TCK m. 125/1'deki gıyapta hakaretin ihtilat öğesinin ne suretle oluştuğunun kanıtlarıyla açıklanmadan mahkûmiyet kurulmasını eksik inceleme saydı. Ayrıca dosyadaki ekran görüntüsünde paylaşımın "herkese açık" seçeneği işaretlenmeden yapıldığının anlaşılması karşısında, m. 125/4 aleniyetinin nasıl oluştuğu tartışılmadan artırım uygulanmasını hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Kişisel hesaptan yapılan paylaşımda ne ihtilat ne aleniyet varsayılabilir; ikisi de ayrı ayrı ispat edilmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.İddia ve savunma dokunulmazlığı (TCK m. 128): CİMER şikâyetiYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/3094 · K. 2026/5970 ·

    Sanık CİMER'e bir şikâyet yazmış, bu şikâyet nedeniyle hakaretten mahkûm edilmişti. Daire, TCK m. 128 ve Anayasa m. 36'daki iddia ve savunma dokunulmazlığının kişilerin cezai yaptırım korkusu olmadan haklarını savunabilmesini sağladığını açıkladı; isnadın uyuşmazlıkla ilişkili olmasının yeterli olduğunu, çözüme faydalı olmasının aranmayacağını belirtti. Şikâyeti bir bütün olarak değerlendirip dokunulmazlık kapsamında gördü ve mahkûmiyeti bozdu.

    Sonuç: Resmî makamlara yapılan şikâyet ve başvurularda söylenenler, uyuşmazlıkla bağlantılı kaldığı sürece hakaret sayılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Dokunulmazlığın sınırı: uyuşmazlıkla bağlantısız isnatYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2023/15768 · K. 2025/19530 ·

    Sanık, paylaşımlarının basın özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında olduğunu ileri sürerek temyiz etmişti. Daire TCK m. 128'deki iddia ve savunma dokunulmazlığının çerçevesini çizdikten sonra sınırını da koydu: uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile dokunulmazlıktan söz edilemez. Somut olayda sözlerin bu kapsamda kalıp kalmadığı araştırılmadan mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Dokunulmazlığın ölçüsü sözün doğru olması değil, uyuşmazlıkla bağlantılı olmasıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Haksız fiile tepki olarak söylenen sözler (TCK m. 129/1)Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/3023 · K. 2026/8878 ·

    İlk derece mahkemesi, hakaretin haksız fiile tepki olarak işlendiğini kabul ederek ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş, katılan vekili böyle bir durumun bulunmadığını ileri sürerek temyiz etmişti. Daire, hakaretin haksız fiile tepki olarak işlendiği yönündeki mahkeme takdirinde isabetsizlik görmedi; yalnızca hüküm fıkrasında TCK m. 129/1 yanında CMK m. 223/4-c maddesinin de gösterilmesi gerektiğini belirterek hükmü düzelterek onadı.

    Sonuç: Hakaretin haksız bir fiile tepki olduğu kabul edilirse mahkeme ceza vermekten büsbütün vazgeçebilir; bu takdir Yargıtay denetiminde ayakta kalır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Mahkûmiyet gerekçesinde delilin gösterilmesiYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2023/8125 · K. 2025/13360 ·

    Sanık suçlamayı kabul etmemiş, katılan ve şikâyetçilerin sanığın hakaret ettiğine dair beyanı bulunmamış, tanık ise kimin ne söylediğini hatırlamadığını belirtmişti. Daire, bu hususlar tartışılmadan ve suçun sübutuna ilişkin hangi kanıt ve tanık beyanlarına dayanıldığı açıklanmadan mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı buldu; ayrıca suçun işlendiği yerin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

    Sonuç: Mahkûmiyet gerekçesi hangi delile dayanıldığını göstermek zorundadır; tanığın hatırlamaması sübut için yeterli değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Hakaret suçunun cezası nedir?

TCK m. 125/1'e göre üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; mahkeme ikisi arasında seçim yapar. Kamu görevlisine görevinden dolayı, kişinin inanç ve düşüncelerini açıklaması nedeniyle veya kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmişse (m. 125/3) cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Hakaret alenen işlenmişse ceza ayrıca altıda bir oranında artırılır (m. 125/4).

Ceza alt sınırdan mı verilir, neye göre artar?

Alt ve üst sınır arasındaki seçim mahkemenin takdirindedir ama gerekçe ister. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, TCK m. 61 çerçevesinde temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçiminin, failin kusurunun yoğunluğunun, suçun işlendiği yerin, olayın meydana geliş şeklinin, söylenen sözlerin ağırlığı ile doğurduğu etkinin ve muhatabın görevinin niteliğinin dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir.

Hakaret şikâyete bağlı mı, süresi ne kadar?

TCK m. 131/1 uyarınca kural olarak şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, TCK m. 73/1-2'ye göre fiili ve failin kim olduğunu öğrenmekten itibaren altı aydır ve hakaret bakımından her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakarette şikâyet aranmaz.

Hakaret suçunda uzlaştırma var mı?

Hayır. CMK m. 253/3, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça düzenler. Aynı kural cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve ısrarlı takip suçu (TCK m. 123/A) için de geçerlidir.

Küfür etmekle ağır eleştiri arasındaki sınır nerede?

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sözün açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir isnadı veya sövme fiilini oluşturmasını arar. Ağır eleştiri, rahatsız edici söz ve kaba, nezaket dışı hitap tarzı bu ölçütü karşılamaz ve TCK m. 125 anlamında hakaret sayılmaz. Bir sözün aşağılayıcı olup olmadığı mutlak değildir; zamana, yere ve duruma göre değişir.

Arkamdan söylenen sözler için dava açılabilir mi?

TCK m. 125/1'in son cümlesine göre gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu sayıya ulaşılmamışsa suçun yasal unsurları oluşmaz. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, telefonda tek bir kişiye söylenen ve mağdurun tesadüfen duyduğu sözlerde ihtilat şartının gerçekleşmediğine karar vermiştir.

Sosyal medyada hakaret suçu nasıl ispatlanır?

Paylaşımın fail tarafından yapıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekir; hesabın kendisine ait olmadığını savunan sanık bakımından bilirkişi raporu bunu ortaya koyamıyorsa Yargıtay bunu eksik araştırma saymaktadır. TCK m. 125/4'teki aleniyet artırımı için de paylaşımın herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı ayrıca araştırılır.

Önce bana hakaret edildi, ben de karşılık verdim; ne olur?

TCK m. 129/1'e göre hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da mahkeme ceza vermekten vazgeçebilir. Karşılıklı hakarette de aynı imkân vardır (m. 129/3) ve bu, taraflardan yalnız biri veya her ikisi için uygulanabilir. Hakaret kasten yaralamaya tepki olarak işlenmişse m. 129/2 uyarınca kişiye ceza verilmez.

Söylediğim şey doğruysa yine de suç olur mu?

TCK m. 127/1'e göre isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispatlanması hâlinde ceza verilmez; hakaret edilen kişi hakkında o suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü, isnadın doğruluğunun anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır. Buna karşılık m. 127/2 uyarınca ispat edilmiş bir fiilden söz edilerek kişiye ayrıca hakaret edilirse cezaya hükmedilir.

Dilekçemde veya şikâyetimde yazdıklarım suç olur mu?

TCK m. 128 uyarınca yargı mercileri veya idari makamlar önündeki başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında somut isnatlarda bulunulması hâlinde ceza verilmez. Koşulu, isnadın gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olmasıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesine göre uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile bu dokunulmazlıktan yararlanamaz.

Hakaret davasına hangi mahkeme bakar, zamanaşımı ne kadar?

5235 sayılı Kanun m. 11 uyarınca asliye ceza mahkemesi görevlidir; sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen dava ve işlere asliye ceza mahkemeleri bakar. Dava zamanaşımı TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıldır: zamanaşımı süresi belirlenirken kanundaki cezanın üst sınırı esas alınır (m. 66/4) ve hakaretin üst sınırı iki yıldır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp