İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Kasten öldürme suçu (TCK m. 81-83)

Yayın tarihi:

Kasten öldürme, Türk Ceza Kanunu'nun en ağır yaptırımını taşıyan suçudur. Bu rehber, m. 81'deki temel şekli, m. 82'deki nitelikli hâlleri ve m. 83'teki ihmali davranışla işleme hâlini; uygulamada en çok tartışılan öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama ayrımını ve Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bu ayrımda aradığı ölçütleri anlatır.

Kısaca

Bir insanı kasten öldüren kişi Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Suç, 82. maddede sayılan nitelikli hâllerden biriyle işlenirse ceza ağırlaştırılmış müebbet hapse dönüşür; tasarlayarak, eziyet çektirerek, eşe veya boşandığı eşe karşı, çocuğa karşı, kadına karşı ya da kan gütme saikiyle öldürme bunlar arasındadır. Ölüm bir yükümlülüğün ihmali sonucu meydana gelmişse 83. madde uygulanır ve ceza maddede yazılı aralıklara indirilebilir. Suç şikâyete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamına girmez ve davaya ağır ceza mahkemesi bakar.

İlgili rehberler: Kasten yaralama suçu (TCK m. 86-87)

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Hayır. TCK m. 81 suçun soruşturulmasını veya kovuşturulmasını şikâyete bağlamaz; soruşturma resen yürütülür. Aynı şey m. 82'deki nitelikli hâller ve m. 83'teki ihmali davranışla işleme hâli için de geçerlidir.

Dayanak: TCK m. 81

Şikâyet süresi

Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. Altı aylık süre yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar bakımından işler.

Dayanak: TCK m. 73/1

Uzlaştırma

Hayır. Uzlaştırma ya şikâyete bağlı suçlarda ya da kanunun Türk Ceza Kanunu içinden tek tek saydığı suçlarda mümkündür. Kasten öldürme şikâyete bağlı değildir ve CMK m. 253/1-b'deki sayımda yer almaz.

Dayanak: CMK m. 253/1-a, m. 253/1-b

Görevli mahkeme

Ağır ceza mahkemesi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere ağır ceza mahkemeleri bakar. Fail suç tarihinde çocuksa çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 12

Dava zamanaşımı

Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl. TCK m. 66/4 uyarınca sürenin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur.

Dayanak: TCK m. 66/1-a, m. 66/1-b, m. 66/4

Adli para cezası

Hayır, seçenek değil. TCK m. 81 ve m. 82 yaptırım olarak yalnızca hapis cezası öngörür. Adli para cezasına çevirme ise yalnızca kısa süreli hapis cezaları bakımından söz konusudur.

Dayanak: TCK m. 81, m. 50/1

HAGB ve erteleme

Hayır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmasını; erteleme ise iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûmiyeti gerektirir. Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları bu eşiklerin dışındadır.

Dayanak: CMK m. 231/5, TCK m. 51/1

Türk Ceza Kanunu m. 81 kasten öldürmeyi nasıl tanımlıyor?

TCK m. 81/1 tek cümledir: bir insanı kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Kanun suçun hareketini tarif etmez; ölüm neticesine yol açan her hareket bu tanımın içindedir. Belirleyici olan hareketin biçimi değil, faili ölüm neticesine bağlayan kasttır.

Kastın ne olduğu TCK m. 21/1'de yazılıdır: suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi. TCK m. 21/2 ise olası kastı düzenler; unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işleyen kişi olası kastla hareket etmiş olur ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Suçun mağduru yaşayan bir insandır; failin kimliği, saiki veya mağdurla ilişkisi suçun oluşması için değil, m. 82'deki nitelikli hâllerin uygulanması için önem taşır.

Kasten öldürme kural olarak icrai bir davranışla işlenir. Ancak TCK m. 83, belli bir yükümlülüğün ihmali sonucu meydana gelen ölümü de bu suç kapsamında düzenlemiştir; bu hâl rehberin ayrı bir bölümünde ele alınmaktadır.

Kasten öldürme suçunun cezası nedir?

Temel şeklinde ceza müebbet hapistir (TCK m. 81/1). Suç m. 82/1'de sayılan nitelikli hâllerden biriyle işlenmişse ceza ağırlaştırılmış müebbet hapse dönüşür.

Suç teşebbüs aşamasında kalmışsa TCK m. 35/2 uygulanır: ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on dört yıldan yirmi bir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu uygulamada meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının birlikte gözetilmesi gerektiğini, aksi hâlde eksik ceza tayin edilmiş olacağını belirtmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2026/2020)1

İndirim sebepleri de kanunda oran olarak değil, doğrudan ceza olarak yazılıdır. TCK m. 29 uyarınca haksız tahrik hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla, müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. TCK m. 62'deki takdiri indirim ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine müebbet hapis, müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl hapis cezası verilmesi sonucunu doğurur.

Fail suç tarihinde çocuksa yaş küçüklüğü hükümleri devreye girer. TCK m. 31/3, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış kişiler bakımından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on dokuz yıldan yirmi yedi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası öngörür. Bu aralıklar 8/8/2026 tarihli 7593 sayılı Kanun'la değiştirilmiştir; TCK m. 7 uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan metin lehe ise o uygulanır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, m. 31/3 uygulanırken cezanın çocuğun yaşı ile orantılı olarak tayin edilmesini aramakta; aralığın alt sınırından ceza verilmesini, yaşıyla orantılı bir ceza belirlenmediği gerekçesiyle eksik ceza sayarak hükmü bozmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2025/7367)2 Kararın uyguladığı aralık suç tarihinde yürürlükte olan metinden gelmektedir.

Ölüm bir yükümlülüğün ihmalinden doğmuşsa TCK m. 83/3 uygulanır ve temel ceza olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde ise on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir; madde cezada indirim yapılmayabileceğini de açıkça söyler. Daire, bu uygulamanın sırasını da göstermiştir: önce m. 81/1 uyarınca hüküm kurulur, ardından m. 83/2 ve m. 83/3 uygulanır. (Yargıtay 1. CD, E. 2025/8343)3

TCK m. 82'deki nitelikli hâller nasıl uygulanıyor?

TCK m. 82/1, cezayı ağırlaştırılmış müebbet hapse çıkaran hâlleri (a) ilâ (k) bentlerinde sayar. Bunların bir kısmı suçun işleniş biçimine (tasarlama, eziyet çektirme, yangın veya bombalama gibi araçlar), bir kısmı mağdurun sıfatına (üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş, kardeş, çocuk, kendisini savunamayacak durumdaki kişi, kadın, kamu görevlisi), bir kısmı da failin saikine (kan gütme, töre, bir suçu gizleme) dayanır.

1) Tasarlama (m. 82/1-a) uygulamada en çok tartışılan bentdir. Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre tasarlamayı nitelikli hâl kılan şey, failin önceden yaptığı plan ve aldığı tedbirler nedeniyle suçu daha kolay işlemesi, suç kararı ile icra arasındaki zaman aralığında caymak imkânı varken suçu işlemekte sebat göstermesidir. Daire, failin öldürme kararını önceden verdiğinin somut ve denetlenebilir kanıtlarla ortaya konulması gerektiğini; varsayım ve yorumlarla tasarlamadan mahkûmiyet kurulamayacağını, suç işleme kararının ne zaman alındığı belirlenemiyorsa niteliksiz öldürmeden cezalandırma yoluna gidilmesi gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/4953)4

Aynı ölçüt başka kararlarda da yinelenmiştir: öldürme kararının ne zaman alındığı ve belli bir hazırlıkla eylemin gerçekleştirildiği kesin olarak saptanamıyorsa oluşan şüpheli durum sanık aleyhine yorumlanamaz ve tasarlamanın koşulları oluşmaz. (Yargıtay 1. CD, E. 2025/5981)5 Daire, tasarlamanın kabulü için bir suç işleme kararının verilmesini, karar ile icra arasında makul bir sürenin geçmesini ve bu süre içinde sebat gösterilerek karardan dönülmemesini aramaktadır. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/5097)6

2) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme (m. 82/1-b) tek bir bent içinde iki ayrı nitelikli hâldir. Daireye göre canavarca hisle öldürme failin subjektif durumuyla, eziyet çektirerek öldürme ise suçun işleniş biçimiyle ilgilidir. Eziyet çektirerek öldürmede failde öldürme kastının yanında işkence ve azap çektirme kastı da bulunmalı, eziyet içeren davranışlar ölümden önce mağdurun bedeni üzerinde gerçekleştirilmiş olmalıdır.4

3) Kadına karşı öldürme (m. 82/1-f) bendi 12/5/2022 tarihli 7406 sayılı Kanun'la bugünkü hâlini almıştır. Daire, suç tarihi bu değişiklikten sonraysa failin m. 82/1-d ile birlikte m. 82/1-f uyarınca da cezalandırılması gerektiğini, değişikliğin dikkate alınmamasını hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.6

4) Kan gütme saiki (m. 82/1-j) için Daire, eylemin münhasıran kan gütme saikiyle gerçekleştirilmiş olmasını arar. Önceki olayda maktulün sanıklara yönelen bir eyleminin bulunmadığı, hakkında açılmış kamu davası veya verilmiş takipsizlik kararı da olmadığı bir olayda Daire, fikir ve eylem birliğiyle plan yapılarak işlenen fiilin kan gütme saikiyle tasarlayarak öldürme sayılacağını; olaya yalnız haberleşme ve gözcülükle katılan sanığın ise bağlılık kuralı gereği yardım eden sıfatıyla sorumlu olacağını belirtmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2025/8764)7

Öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama nasıl ayrılıyor?

Mağdurun sağ kaldığı olaylarda dosyanın kaderini belirleyen soru tektir: fail öldürmek mi, yaralamak mı istemiştir? TCK m. 35/1 uyarınca teşebbüsten sorumluluk için failin işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlaması ve elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması gerekir. Kast dış dünyaya yansıyan verilerden çıkarılır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bu çıkarımda kullandığı ölçütler kararlarda birlikte sayılır: 1) kullanılan silahın veya aletin öldürmeye elverişli olması, 2) atış ya da darbe sayısı, 3) yara yerlerinden hareketle hedef alınan vücut bölgeleri, 4) meydana gelen zararın ağırlığı, 5) kastın bölünmezliği ilkesi. Av tüfeğiyle yakın mesafeden yapılan atışlara ilişkin bir dosyada Daire, bu ölçütleri uygulayarak failin öldürme kastıyla hareket ettiği sonucuna varmış; ilk derece mahkemesinin kasten yaralamadan kurduğu direnme hükmünü yerinde görmemiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/7362)8

Ölçütlere failin eylemine neden son verdiği de eklenir. Bir olayda Daire, aletin nitelik ve elverişliliği ile hedef alınan bölgenin yanında sanığın eylemini katılanın müdahalesi sonucu tabanca şarjörünün düşmesi sebebiyle devam ettirememesini de gözeterek suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesini isabetli bulmuştur.1 Başka bir dosyada eylemin mağdurun müdahalesi sonucu tamamlanamamış olması aynı yönde değerlendirilmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/4831)9

Ölçütler her zaman öldürme kastı yönünde işlemez. Daire, mağdurdaki yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir ciddi bir husumet bulunmadığı, failin bıçağı hedef gözeterek kullanmadığı ve eylemine kendiliğinden son verdiği bir olayda öldürme kastının şüphede kaldığını saptayarak kasten öldürmeye teşebbüsten kurulan hükmü bozmuş, eylemin silahla kasten yaralama sayılması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2025/4672)10

İki karar birlikte okunduğunda ölçüt listesi tek yönlü bir kontrol listesi değil, iki yöne de işleyen bir değerlendirme aracıdır: aynı başlıklar bir dosyada nitelendirmeyi ağırlaştırırken diğerinde hafifletmektedir.

Haksız tahrik, meşru savunma ve sınırın aşılması ne zaman uygulanıyor?

TCK m. 29, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişinin cezasını indirir. Kasten öldürmede bu indirim, oran olarak değil doğrudan ceza olarak yazılmıştır.

Uygulamada asıl soru tahrikin varlığı değil derecesidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde bu hâlin sanık lehine yorumlanacağını ve haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğini, Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli kararına ve bununla uyumlu yerleşik daire kararlarına dayanarak belirtmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2025/2616)11

TCK m. 25/1'e göre gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Orantı aşılmışsa TCK m. 27/2 devreye girer: meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse yine ceza verilmez.

Bu iki hükmün sonuçları usul bakımından farklıdır. Daire, meşru savunma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle beraat kararı verilmesini isabetsiz bularak dosyayı bozmuş; yeniden verilen ve TCK m. 27/2 uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı ise yerinde görerek onamıştır. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/5916)12 Sınırın aşılması hâlinde verilecek karar beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığıdır.

Bazı nitelikli hâllerde haksız tahrik hiç uygulanamaz. Daire, canavarca hisle öldürmenin bir saik suçu olduğunu, kan gütme saikiyle (m. 82/1-j) ve töre saikiyle (m. 82/1-k) öldürmede olduğu gibi bu suçta da TCK m. 29'un uygulanamayacağını; maktulden faile yönelen haksız sayılabilecek bir söz veya davranış varsa zaten nitelikli hâlin uygulama imkânını yitireceğini belirtmiştir.4 Buna karşılık eziyet çektirerek öldürme suçun işleniş biçiminden kaynaklandığı için haksız tahrik altında da işlenebilir.4 Kan gütme saikinin kabul edildiği bir dosyada da Daire, sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmayacağı sonucuna varmıştır.7

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (TCK m. 83) ne demek?

TCK m. 83, ölümün bir hareketle değil, yapılması gereken bir hareketin yapılmamasıyla meydana geldiği hâlleri düzenler. Maddenin kurduğu ölçüt eşdeğerliktir: kişinin ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir (m. 83/1).

Eşdeğerliğin kabulü için m. 83/2 iki kaynak sayar: 1) belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğün bulunması (m. 83/2-a), 2) kişinin önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili tehlikeli bir durum oluşturması (m. 83/2-b).

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanıkların ihmali davranışları ile ölüm arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu saptadığı bir dosyada, aynı olayın daha önce olası kastla öldürme olarak nitelendirilmesini suçun niteliğinde yanılgı sayarak bozmuş ve eylemin m. 83/2-b kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.3 Aynı kararda Daire, hükmün kurulma sırasını da düzeltmiştir: önce m. 81/1 uyarınca müebbet hapis cezasına hükmedilir, indirim bundan sonra m. 83/2 ve m. 83/3 üzerinden yapılır.3

TCK m. 83/3, temel cezanın indirilebileceğini söylerken "hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir" ifadesini kullanır. İndirim bu maddede zorunlu değil, mahkemenin gerekçelendireceği bir takdirdir.

Kasten öldürme suçu nasıl ispatlanır?

Ölüm neticesinin ve nedeninin ortaya konulması adli raporlara dayanır; Yargıtay kararlarında hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı ayrıca denetlenir.1 Ölüm nedeni, ölüm zamanı ve mağdurun eylem sırasında hayatta olup olmadığı gibi tespitler nitelikli hâllerin uygulanmasını doğrudan etkiler.

Failin kastı doğrudan gözlemlenemediği için dış verilerden çıkarılır. Daire bir dosyada kullanılan silahın öldürmeye elverişli olmasını, atış sayısını, yara yerlerinden hareketle hedef alınan vücut bölgelerini, meydana gelen zararın ağırlığını ve kastın bölünmezliği ilkesini birlikte değerlendirmiştir.8 Taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunup bulunmadığı10 ile failin eylemine neden son verdiği1 de aynı listeye eklenir. Görüntü kayıtları ve bunlara ilişkin inceleme tutanakları da bu değerlendirmede birlikte tartılır.7

Failin ceza sorumluluğu tartışmalıysa ispat bir başka yöne kayar. Daire, TCK m. 32 kapsamında akıl hastalığı iddiasında sanığın gözlem altına alınmadan yalnız muayeneyle düzenlenen rapora dayanılmasını eksik araştırma saymış; sanığın tüm tahkikat dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek Gözlem İhtisas Dairesinde müşahede altına alınması, ardından 4. İhtisas Kurulundan rapor alınması ve raporlar arasında çelişki varsa Adli Tıp Üst Kuruluna başvurulması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.9

Şüphenin nasıl değerlendirileceği bu suçta belirleyicidir. Öldürme kastının şüphede kalması eylemin kasten yaralama sayılması sonucunu doğurur.10 Tasarlamanın ne zaman kararlaştırıldığının saptanamaması nitelikli hâlin uygulanmamasına yol açar.5 İlk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenememesi ise asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasını gerektirir.11

Olası kast ve suça sürüklenen çocuklarda durum nedir?

TCK m. 21/2'ye göre kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Bu hâlde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Olası kastla öldürme ile ihmali davranışla öldürme arasındaki sınır uygulamada karışabilmektedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, aynı olayda olası kastla öldürmeden kurulan hükmü suçun niteliğinde yanılgı sayarak bozmuş ve eylemin TCK m. 83 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.3

Fail suç tarihinde çocuksa hem ceza hem de yargılama makamı değişir. Daire, yaş küçüklüğü indirimi uygulanırken çocuğun yaşı ile orantılı bir ceza tayin edilmesini aramakta; aralığın alt sınırından ceza verilmesini yeterli gerekçeye bağlanmadığı takdirde eksik ceza tayini saymaktadır.2 Çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklı olduğundan dava çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür.

Yaş küçüklüğü indirimi bu suçta artık kendiliğinden uygulanmaz. TCK m. 31/4, 8/8/2026 tarihli 7593 sayılı Kanun'la eklenmiştir ve kasten öldürme suçunu (m. 81, 82) işleyen on beş-on sekiz yaş arasındaki kişiler bakımından 1) kasta dayalı kusurun ağırlığı, 2) güdülen amaç ve saik, 3) suçun işleniş şekli, 4) daha önceden kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilmiş olma hususlarından biri ya da birkaçı gözetilerek m. 31/3 hükümlerinin uygulanmayabileceğini söyler. Aynı fıkra, on iki-on beş yaş arasındaki ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında m. 31/2 yerine m. 31/3'ün uygulanabileceğini de düzenler. Hüküm 8/8/2026'da yürürlüğe girdiğine ve failin aleyhine sonuç doğurduğuna göre, TCK m. 7/2 uyarınca bu tarihten önce işlenen fiillerde failin lehine olan önceki kanun uygulanır.

İlgili mevzuat

TCK m. 81 — Kasten öldürme

Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 82 — Nitelikli haller

Madde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;

a) Tasarlayarak,

b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,

c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,

d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı,

e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) (Değişik:12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı,

g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,

i) (Ek:29/6/2005 - 5377/9 md.) Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,

j) Kan gütme saikiyle,

k) Töre saikiyle,

İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 83 — Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi

Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.

(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;

a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,

b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,

gerekir.

(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 35 — Suça teşebbüs

Madde 35- (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.

(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 29 — Haksız tahrik

Madde 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 31 — Yaş küçüklüğü

(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde ondokuz yıldan yirmiyedi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onbeş yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası onbeş yıldan fazla olamaz.

(4) (Ek:8/8/2026-7593/2 md.) Somut olayda;

a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,

b) Güdülen amaç ve saik,

c) Suçun işleniş şekli,

d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma,

hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 10 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Teşebbüste ceza, zarar ve tehlikenin ağırlığına göre belirlenirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2026/2020 · K. 2026/3942 ·

    Sanık tabanca ile katılana bir kez ateş etmiş, katılan hayati tehlike geçirecek ve organlarından birinin işlevini yitirecek biçimde yaralanmıştı. Daire, suçta kullanılan aletin nitelik ve elverişliliğini, hedef alınan vücut bölgesini, yaralanmanın boyutunu ve sanığın eylemini katılanın müdahalesi sonucu tabanca şarjörünün düşmesi sebebiyle devam ettirememesini birlikte değerlendirerek suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak doğru belirlendiğini; meşru savunma, sınırın aşılması ve zorunluluk hâli koşullarının oluşmadığını saptadı. TCK m. 35/2 uygulanırken meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek makule yakın bir ceza tayin edilmemesini eksik ceza saydı, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma nedeni yapmadı.

    Sonuç: Engel nedenin varlığı kastın öldürmeye yönelik olduğunu gösteren ölçütlerden biridir; teşebbüste ceza da zararın ağırlığına göre belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Suça sürüklenen çocukta ceza, yaşı ile orantılı olarak tayin edilmelidirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/7367 · K. 2026/582 ·

    Suç tarihinde on altı yaşında olan suça sürüklenen çocuk, nitelikli kasten öldürme suçundan TCK m. 82/1-e ve m. 31/3 uyarınca cezalandırılmıştı. Daire, eylemin öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığını ve takdiri indirimin yerinde uygulandığını belirledikten sonra, yaş küçüklüğü nedeniyle on sekiz yıldan yirmi dört yıla kadar hapis cezası öngören hükmün uygulanması sırasında çocuğun yaşı ile orantılı bir ceza tayin edilmesi gerektiğini; aralığın alt sınırından ceza verilmesini eksik ceza tayini sayarak hükmü bozdu. Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini de hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Yaş küçüklüğü indiriminde alt sınırdan ceza vermek kendiliğinden yeterli değildir; ceza çocuğun yaşıyla orantılı olmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.İhmali davranışla öldürmede önce m. 81/1 uygulanır, indirim sonra yapılırYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/8343 · K. 2026/1340 ·

    Dosya, sanıkların eyleminin daha önce olası kastla öldürme sayılması üzerine bozulmuş, yeniden yapılan yargılamada ihmali davranışla kasten öldürme suçundan hüküm kurulmuştu. Daire, sanıkların ihmali davranışları ile ölüm arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu, suç vasfının doğru belirlendiğini, meşru savunma koşullarının oluşmadığını ve maktulden yönelen haksız söz ve davranışlar nedeniyle uygulanan haksız tahrik oranının isabetli olduğunu saptadı. Ancak hükmün kurulma sırasını hukuka aykırı buldu: önce TCK m. 81/1 uygulanmalı, indirim bundan sonra m. 83/2-b ve m. 83/3 üzerinden yapılmalıydı. Aykırılığı kendisi gidererek hükmü düzelterek onadı.

    Sonuç: TCK m. 83 bağımsız bir ceza aralığı değil, m. 81/1'deki cezaya uygulanan bir indirim hükmüdür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Canavarca his failin saikine, eziyet çektirme fiilin işleniş biçimine bakarYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/4953 · K. 2025/146 ·

    Bölge adliye mahkemesi sanığı tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etmişti. Daire, tasarlama bakımından failin öldürme kararını ne zaman aldığının somut ve denetlenebilir kanıtlarla ortaya konulması gerektiğini, bu saptanamadığında niteliksiz öldürmeden cezalandırma yoluna gidileceğini belirtti. TCK m. 82/1-b'nin iki ayrı nitelikli hâl içerdiğini; canavarca hisle öldürmenin failin manevi durumuna, eziyet çektirerek öldürmenin ise suçun işleniş biçimine dayandığını, ikincisinde öldürme kastının yanında işkence ve azap çektirme kastının da bulunması gerektiğini açıkladı. Canavarca hissin bir saik suçu olması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağını, eziyet çektirerek öldürmenin ise haksız tahrik altında işlenebileceğini saptayarak hükmü bozdu.

    Sonuç: Aynı bentte iki ayrı nitelikli hâl vardır ve haksız tahrik yalnız eziyet çektirerek öldürmede uygulanabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Öldürme kararının ne zaman alındığı saptanamıyorsa tasarlama yokturYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/5981 · K. 2025/8666 ·

    Katılan vekili sanığın tasarlayarak öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmasını, sanık müdafii ise eylemin öldürme kastı taşımadığını ileri sürmüştü. Daire, kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, hedef alınan vücut bölgeleri ve yaralanmaların ağırlığı karşısında kastın öldürmeye yönelik olduğunu; buna karşılık sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığını, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağını belirterek tasarlamanın koşullarının oluşmadığını saptadı. Meşru savunma, sınırın aşılması ve olası kast koşullarını da bulunmayan Daire hükmü onadı.

    Sonuç: Aynı dosyada kast öldürmeye yönelik sayılırken tasarlama şüphe nedeniyle uygulanmayabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Suç tarihi 2022 değişikliğinden sonraysa m. 82/1-f de uygulanırYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/5097 · K. 2025/8191 ·

    Sanık, eşine karşı işlediği nitelikli kasten öldürme suçundan TCK m. 82/1-d uyarınca cezalandırılmıştı. Daire, tasarlamanın kabulü için suç işleme kararı ile icra arasında makul bir süre geçmesini ve bu sürede sebat gösterilmesini aradığını, somut olayda kararın ne zaman alındığının saptanamadığını belirterek tasarlama yönünden hükmü yerinde buldu. Buna karşılık 27.05.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun'la m. 82/1-f bendinin "Kadına karşı" biçiminde değiştirildiğini, suç tarihi itibarıyla sanığın m. 82/1-d ile birlikte m. 82/1-f uyarınca da cezalandırılması gerektiğini, değişikliğin dikkate alınmamasını hukuka aykırı sayarak hükmü bozdu.

    Sonuç: Eşe karşı öldürmede m. 82/1-d tek başına yeterli değildir; 2022 sonrası suçlarda m. 82/1-f de uygulanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Kan gütme saiki münhasır olmalıdır; bu hâlde haksız tahrik uygulanmazYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/8764 · K. 2026/880 ·

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kan gütme saikinin unsurlarının oluşmadığını ve sanıklar lehine haksız tahrik uygulanması gerektiğini ileri sürerek onama kararına itiraz etmişti. Daire itirazı yerinde görmedi: görüntü kayıtları ve dosya kapsamına göre önceki olayda maktulün sanıklara yönelen bir eyleminin bulunmadığını, hakkında açılmış kamu davası veya verilmiş takipsizlik kararı da olmadığını saptadı. Eylemin önceki olay nedeniyle münhasıran kan gütme saikiyle, önceden fikir ve eylem birliğiyle plan yapılarak gerçekleştirildiğini; olaya haberleşme ve gözcülükle katılan sanığın bağlılık kuralı gereği yardım eden sıfatıyla sorumlu olacağını belirtti. Kan gütme saikinin kabulü karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmayacağı sonucuna vardı. İtirazı reddettikten sonra dosyayı, CMK m. 308/3 uyarınca itirazı incelemek üzere Ceza Genel Kuruluna gönderdi.

    Sonuç: Başsavcılığın kan gütme saikini ve haksız tahriki savunan itirazı reddedilmiştir; Dairenin tespiti bunun tersidir. Uyuşmazlığın çözümü Ceza Genel Kuruluna bırakılmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Kastın bölünmezliği ve hedef alınan bölge: yaralama değil öldürmeye teşebbüsYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/7362 · K. 2025/2395 ·

    İlk derece mahkemesi, Dairenin önceki bozmasına karşı direnerek eylemi yeniden kasten yaralama saymıştı. Daire, av tüfeğiyle yakın mesafeden yapılan ve toplu saçma girişi meydana getiren atışlarda ölüm neticesinin gerçekleşeceğinin bilinen bir durum olduğunu; kullanılan silahın öldürmeye elverişli olması, atış sayısı, yara yerlerinden hareketle hedef alınan vücut bölgeleri, meydana gelen zararların ağırlığı ve kastın bölünmezliği ilkesi karşısında sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğini belirtti. Direnme kararını yerinde görmeyerek bozma kararında düzeltilmesine yer olmadığına hükmetti ve dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderdi.

    Sonuç: Daire direnme karşısında görüşünü korumuş, uyuşmazlığın çözümü Ceza Genel Kuruluna bırakılmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Ceza ehliyeti raporu gözlem altına alınmadan alınmışsa araştırma eksiktirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/4831 · K. 2025/6214 ·

    Sanık müdafii, öldürme kastının bulunmadığını ve sanığın cezai ehliyetinin olmadığını ileri sürmüştü. Daire, hedef alınan vücut bölgesi, yaranın niteliği, kullanılan aletin elverişliliği ve eylemin mağdurun müdahalesi sonucu tamamlanamamış olması karşısında kastın öldürmeye yönelik olduğunu saptadı. Buna karşılık TCK m. 32 kapsamındaki akıl hastalığı iddiasında sanığın gözlem altına alınmadan yalnız muayeneyle düzenlenen rapora dayanılmasını eksik araştırma sayarak; sanığın tüm tahkikat dosyasıyla Adli Tıp Kurumuna sevk edilip Gözlem İhtisas Dairesinde müşahede altına alınması, ardından 4. İhtisas Kurulundan rapor alınması, raporlar çelişirse Adli Tıp Üst Kuruluna gidilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Ceza ehliyeti tartışmalıysa muayeneyle yetinilen rapor hükme esas alınamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Öldürme kastı şüphede kalırsa eylem kasten yaralama sayılırYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/4672 · K. 2026/3429 ·

    Suça sürüklenen çocuk, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûm edilmişti. Daire, mağdurdaki yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığını ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunu, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir ciddi bir husumet bulunmadığını, suça sürüklenen çocuğun bıçağı hedef gözeterek kullanmadığını ve eylemine kendiliğinden son verdiğini birlikte değerlendirerek öldürme kastının şüphede kaldığını saptadı. Silahla kasten yaralamadan hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozdu. Meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının ise oluşmadığını belirtti.

    Sonuç: Aynı ölçüt listesi ters yönde de işler: hedef gözetilmemesi ve eyleme kendiliğinden son verilmesi kastı yaralamaya çeker.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.İlk haksız hareket belirlenemiyorsa asgari oranda haksız tahrik uygulanırYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/2616 · K. 2026/2244 ·

    Sanık, aralarında husumet bulunmayan arkadaşıyla buluştuğu sırada çıkan tartışmada maktulü öldürmüş ve haksız tahrik uygulanmaksızın cezalandırılmıştı. Daire, eylemin öldürme kastıyla gerçekleştirildiğini ve meşru savunma koşullarının oluşmadığını saptadıktan sonra, sanığın aşamalarda ileri sürdüğü ve aksi ispatlanamayan karşılıklı küfürleşme savunması karşısında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin olarak belirlenemediğini tespit etti. Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli kararına ve bununla uyumlu yerleşik daire kararlarına dayanarak, şüpheli kalan bu hâlin sanık lehine yorumlanması ve TCK m. 29'un asgari oranda uygulanması gerektiğini belirterek fazla ceza tayini nedeniyle hükmü bozdu.

    Sonuç: Karşılıklı kavgada ilk haksız hareketin sahibi belirlenemiyorsa tahrik indirimi hiç uygulanmamazlık edemez; asgari oranda uygulanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Sınırın aşılmasında karar beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığıdırYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/5916 · K. 2025/2177 ·

    Bölge adliye mahkemesi ilk aşamada meşru savunma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle beraat kararı vermiş, Daire bu kararı bozarak meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunduğunu ve ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtmişti. Bozma üzerine TCK m. 27/2 uyarınca CMK m. 223/3-c kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hem katılanlar hem sanık müdafii bu kararı temyiz etmişti. Daire, sanığın kasten öldürme eylemini meşru savunmada sınırın aşılması koşulları altında işlediğini ve hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü onadı.

    Sonuç: Meşru savunma ile sınırın aşılması aynı sonuca değil, farklı hüküm türlerine bağlanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Kasten öldürme suçunun cezası nedir?

TCK m. 81/1'e göre bir insanı kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Suç, TCK m. 82/1'de sayılan nitelikli hâllerden biriyle işlenmişse ceza ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Ölüm belli bir yükümlülüğün ihmali sonucu meydana gelmişse TCK m. 83/3 uyarınca temel ceza, ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde on yıldan on beş yıla kadar hapis olarak belirlenebilir.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis hangi hâllerde veriliyor?

TCK m. 82/1, cezayı ağırlaştırılmış müebbet hapse çıkaran hâlleri sayar: tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek, yangın veya bombalama gibi araçlarla, üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı, çocuğa ya da kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı, kadına karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, bir suçu gizlemek veya delillerini ortadan kaldırmak amacıyla, bir suçu işleyememekten duyduğu infialle, kan gütme saikiyle ve töre saikiyle işlenmesi.

Öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama arasındaki fark nedir?

Fark, failin kastındadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu kastı dış verilerden çıkarır: kullanılan aletin öldürmeye elverişli olup olmadığı, atış veya darbe sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri, meydana gelen zararın ağırlığı, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunup bulunmadığı ve failin eylemine neden son verdiği. Failin eylemi kendi iradesi dışında bir engel nedeniyle yarıda kalmışsa teşebbüs, kastın öldürmeye yöneldiği şüphede kalmışsa kasten yaralama söz konusu olur.

Tasarlayarak öldürme her planlı eylem için mi uygulanır?

Hayır. Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre failin öldürme kararını önceden verdiği somut ve denetlenebilir kanıtlarla ortaya konulmalıdır; varsayım ve yorumlarla tasarlamadan mahkûmiyet kurulamaz. Suç işleme kararının varlığı belirlense bile kararın ne zaman alındığı saptanamıyorsa tasarlayarak öldürmeden değil, niteliksiz öldürmeden cezalandırma yoluna gidilir.

Kasten öldürme şikâyete bağlı mı, şikâyetten vazgeçilebilir mi?

Hayır. TCK m. 81 suçun soruşturulmasını veya kovuşturulmasını şikâyete bağlamaz; soruşturma resen yürütülür. Şikâyete bağlı olmadığı için vazgeçilecek bir şikâyet de bulunmaz ve TCK m. 73/1'deki altı aylık süre bu suçta işlemez.

Kasten öldürme suçunda uzlaştırma mümkün mü?

Hayır. CMK m. 253/1 uzlaştırmayı ya şikâyete bağlı suçlar için ya da Türk Ceza Kanunu içinden tek tek saydığı suçlar için öngörür. Kasten öldürme şikâyete bağlı değildir ve CMK m. 253/1-b'deki sayımda yer almaz.

Davaya hangi mahkeme bakıyor?

Ağır ceza mahkemesi. 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere ağır ceza mahkemelerinin bakacağını söyler. Aynı maddede çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklı tutulduğundan, fail suç tarihinde çocuksa dava çocuk ağır ceza mahkemesinde görülür.

Dava zamanaşımı ne kadar?

TCK m. 66/1-b uyarınca müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl, m. 66/1-a uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıldır. TCK m. 66/4, sürenin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırının göz önünde bulundurulacağını söyler. Fail suç tarihinde on iki-on beş yaş arasındaysa bu sürelerin yarısının, on beş-on sekiz yaş arasındaysa üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer (TCK m. 66/2).

Bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme olur mu?

Hayır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, ertelemede ise kişinin iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilmiş olması gerekir. Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları bu eşiklerin dışındadır.

Meşru savunma iddiası kabul edilirse ne olur?

TCK m. 25/1'deki koşullar gerçekleşmişse faile ceza verilmez ve beraatine karar verilir. Savunmada orantı aşılmış ancak bu aşma mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse TCK m. 27/2 uygulanır ve yine ceza verilmez; ancak bu hâlde verilecek karar beraat değil, CMK m. 223/3-c uyarınca ceza verilmesine yer olmadığıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu iki hâlin karıştırılmasını bozma nedeni saymaktadır.

Haksız tahrik indirimi nasıl belirleniyor?

TCK m. 29 uyarınca haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla, müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde bu durum sanık lehine yorumlanır ve indirim asgari oranda uygulanır. Kan gütme, töre ve canavarca his gibi saike dayanan nitelikli hâllerde ise haksız tahrik hükümleri uygulanmaz.

Fail akıl hastasıysa süreç nasıl işliyor?

Ceza sorumluluğu TCK m. 32 kapsamında incelenir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın gözlem altına alınmadan yalnız muayeneyle düzenlenen rapora dayanılmasını eksik araştırma saymakta; sanığın tüm tahkikat dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek Gözlem İhtisas Dairesinde müşahede altına alınmasını, ardından 4. İhtisas Kurulundan rapor alınmasını, raporlar arasında çelişki varsa Adli Tıp Üst Kuruluna başvurulmasını aramaktadır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp