İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Cinsel taciz suçu (TCK m. 105)

Yayın tarihi:

Cinsel taciz, Türk Ceza Kanunu'nun cinsel dokunulmazlığa karşı suçları düzenleyen bölümünün son maddesidir ve diğerlerinden tek bir ölçütle ayrılır: mağdurun vücuduna temas yoktur. Bu rehber, TCK m. 105'in kurduğu ceza düzenini, ikinci fıkradaki nitelikli hâlleri, şikâyet koşulunun hangi fıkrada işlediğini ve Yargıtay'ın komşu suçlarla sınırı çizerken aradığı ölçütleri anlatır.

Kısaca

Cinsel taciz, bir kimseyi cinsel amaçla rahatsız etmektir ve Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun temel şeklinde ceza üç aydan iki yıla kadar hapis ya da adli para cezasıdır; fiil çocuğa karşı işlenmişse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Yetişkine karşı işlenen temel şeklin soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. Fiilin çocuğa karşı işlendiği hâlde ve maddenin ikinci fıkrasındaki nitelikli hâllerde ise Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre şikâyet aranmaz. Mağdurun vücuduna temas edilmişse eylem bu maddeye değil cinsel saldırı ya da cinsel istismar hükümlerine girer. Uzlaştırma yolu kapalıdır, davaya asliye ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı sekiz yıldır.

İlgili rehberler: Cinsel saldırı suçu (TCK m. 102)Çocukların cinsel istismarı suçu (TCK m. 103)

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Fıkraya göre değişir. TCK m. 105/1'in ilk cümlesindeki temel şekilde, yani yetişkine karşı işlenen tacizde, soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyeti üzerine yapılır. TCK m. 105/2'deki nitelikli hâllerde ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu şikâyetin aranmadığını, soruşturma ve kovuşturmanın resen yürütüleceğini kabul etmiştir. Kurul, m. 105/1'in son cümlesindeki çocuğa karşı cinsel taciz hâlini de bağımsız yaptırım öngörülen bir nitelikli hâl sayarak takibinin şikâyete bağlı olmadığını kabul etmiştir.

Dayanak: TCK m. 105/1, m. 105/2

Şikâyet süresi

Şikâyete bağlı olan TCK m. 105/1 bakımından süre altı aydır; bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar ve zamanaşımı süresini geçemez. Fiilin çocuğa karşı işlendiği hâlde ve TCK m. 105/2'deki nitelikli hâllerde şikâyet aranmadığı için şikâyet süresi de işlemez.

Dayanak: TCK m. 73/1, m. 73/2

Uzlaştırma

Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/3, suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini düzenler; cinsel taciz Türk Ceza Kanunu'nun bu bölümünde yer alır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi de cinsel tacizi uzlaştırma kapsamında bulunmayan suç olarak nitelendirmiştir.

Dayanak: CMK m. 253/3

Görevli mahkeme

Asliye ceza mahkemesi. Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen dava ve işlere asliye ceza mahkemeleri bakar. Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez, kanundaki üst sınıra bakılır; TCK m. 105/1'de bu sınır iki yıl, fiil çocuğa karşı işlenmişse üç yıldır. Fail suç tarihinde çocuksa dava çocuk mahkemesinde görülür: 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 26/1, asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından adli süreçteki çocuklar hakkında açılacak davalara çocuk mahkemesinin bakacağını düzenler.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 11, m. 14; 5395 sayılı Kanun m. 26/1

Dava zamanaşımı

Olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre TCK m. 105/1'deki ceza türü ve üst sınırı karşısında asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, zamanaşımını kesen bir işlem bulunduğunda kesintili süre on iki yıldır.

Dayanak: TCK m. 66/1-e, m. 66/4, m. 67/4

Adli para cezası

Temel şekilde seçenektir. TCK m. 105/1 hapis cezası ile adli para cezasını yan yana öngörür ve mahkeme birini seçer; fiil çocuğa karşı işlenmişse madde yalnız hapis cezası gösterir. Seçenek öngörülen bir suçta hapis cezasına hükmedilmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez.

Dayanak: TCK m. 105/1, m. 50/2

HAGB ve erteleme

İkisi de mümkündür. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir; bu kararla sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur (CMK m. 231/5, m. 231/8). Hapis cezasının ertelenmesinde de sınır iki yıldır (TCK m. 51/1). TCK m. 105/1'de alt sınır üç ay olduğu için somut ceza çoğu dosyada bu eşiklerin altında kalır. Bir sınır kaydı gerekir: CMK m. 231/14, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacağını düzenler.

Dayanak: CMK m. 231/5, m. 231/8, m. 231/14

Türk Ceza Kanunu m. 105 cinsel tacizi nasıl tanımlıyor?

TCK m. 105/1 suçu tek cümleyle kurar: bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmek. Madde, hangi davranışın taciz sayılacağını saymaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu boşluğu doldururken suçun maddi unsurunu bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmek, manevi unsurunu ise kast olarak belirlemiş; failin cinsel amaç gütmesi, başka bir ifadeyle cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerektiğini söylemiştir. (Yargıtay CGK, E. 2025/291)1

Aynı kararda Kurul, suçun sınırlarını dört noktada çizmiştir. 1) Eylem mağdurun vücuduna temas etmeden gerçekleşir; temas varsa suç başka bir maddeye girer. 2) Davranış ani olabileceği gibi devamlı da olabilir; söz, yazı, işaret veya herhangi bir hareketle işlenebildiği için serbest hareketli bir suçtur. 3) Eylem belirli bir kişiye ya da kişilere yönelmiş olmalıdır. 4) Davranış mağdurun rızası hilafına, yani hukuka aykırı olarak gerçekleşmelidir; bu da mağdurun rıza açıklama ehliyetine sahip bulunmasını gerektirir.1

Kanunun kendi gerekçesi de aynı yöne bakar. Ceza Genel Kurulunun aktardığı gerekçeye göre cinsel taciz, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlâli niteliği taşımayan cinsel davranışlarla gerçekleştirilebilir ve cinsel yönden, ahlâk temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibarettir. (Yargıtay CGK, E. 2023/563)2

Suçun tanımı geniş olduğu için Yargıtay bir alt sınır da koymuştur: ahlaki kurallara uygun evlenme teklifi, tanışma isteği veya nazikâne beğeni ifadeleri cinsel taciz suçunu oluşturmaz. Buna karşılık teklifin kaba ve rahatsız edici bir üslupla yapılması, reddedilmesine rağmen mağduru rahatsız edecek şekilde sürdürülmesi ya da ilişkinin önünde kanuni veya ahlaki bir engel bulunması hâllerinde suçun oluşacağında tereddüt bulunmadığı belirtilmiştir.1

Cinsel taciz suçunun cezası nedir?

TCK m. 105/1'e göre temel şekilde ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. İki yaptırım seçeneklidir: mahkeme ikisinden birini seçer. Fiil çocuğa karşı işlenmişse madde ayrı bir aralık gösterir ve ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir; bu hâlde adli para cezası seçeneği yoktur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu maddenin yapısını şöyle çözmüştür: suçun temel şekli m. 105/1'in ilk cümlesinde, nitelikli hâlleri aynı fıkranın son cümlesi ile m. 105/2'de, neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâli ise m. 105/2'nin son cümlesinde düzenlenmiştir. Çocuğa karşı işlenme hâlinde bağımsız bir yaptırım öngörülmüşken, m. 105/2'deki hâllerde temel cezanın yarı oranında artırılması yöntemi seçilmiştir.2

Artırım oranı sabittir: m. 105/2'deki hâllerden biri gerçekleşirse birinci fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Artırım, kanunda ayrıca bir aralık gösterildiği için değil, birinci fıkraya göre belirlenen ceza üzerinden yapılır. Bu nedenle nitelikli hâlde üst sınır yetişkin mağdurda üç yıla, çocuk mağdurda dört yıl altı aya çıkar.

Maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi ayrı bir kural getirir ve artırımdan bağımsız çalışır: fiil nedeniyle mağdur işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza bir yıldan az olamaz. Bu bir artırım oranı değil, cezanın alt sınırını yükselten bir kuraldır.

Cezanın miktarı belirlenirken sözlerin ve davranışların niteliği, olayın gerçekleşme biçimi, tarafların konumları ve eylemin sürekliliği birlikte değerlendirilir. Aynı mağdura karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında tekrarlanan eylemler tek bir cinsel taciz suçu sayılıp zincirleme suç hükümlerine göre cezalandırılır. (Yargıtay 9. CD, E. 2025/1003)3

TCK m. 105/2'deki nitelikli hâller nelerdir?

İkinci fıkra beş bent sayar: 1) kamu görevinin, hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak; 2) vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlemek; 3) aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak; 4) posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak; 5) teşhir suretiyle işlemek.

Kamu görevinin sağladığı kolaylık bendi (m. 105/2-a) uygulamada başka suçlarla karışır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, görevi sırasında karşılaştığı kişiden kolluk görevlisi olmasının sağladığı nüfuzu kullanarak cinsel birliktelik isteyen polis memurunun eylemini icbar suretiyle irtikap saymamış; cinsel yararların ekonomik yarar olmaması nedeniyle irtikap suçunun konusunu oluşturmayacağını, eylemin TCK m. 105/2-a kapsamında kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçunu oluşturduğunu belirterek hükmü bozmuştur. (Yargıtay 5. CD, E. 2022/4449)4

Yargıtay 9. Ceza Dairesi de aynı bendin uygulandığı bir dosyada, sanığın her bir mağdureye yönelik ayrı ayrı cinsel taciz içeren sözler sarfederek ve kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle eylemini gerçekleştirdiğinin dosya kapsamından anlaşıldığını belirtmiş, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılmayarak hükümleri onamıştır. (Yargıtay 9. CD, E. 2021/18703)5

Posta veya elektronik haberleşme araçları bendi (m. 105/2-d) telefon mesajı, arama ve çevrimiçi mesajlaşmayı kapsar. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bir çocuğun telefonuna cinsel içerikli mesaj gönderilmesini m. 105/2-d kapsamında çocuğa karşı cinsel taciz saymış ve bu suçun soruşturma ile kovuşturmasının şikâyete tabi olmadığını belirterek şikâyetten vazgeçme üzerine verilen düşme kararını bozmuştur. (Yargıtay 9. CD, E. 2024/9253)6

Teşhir bendi (m. 105/2-e) ile hayâsızca hareketler suçu birbirine benzese de aynı değildir. Ceza Genel Kurulunun aktardığı kanun gerekçesine göre TCK m. 225'teki teşhirciliğin alenî olması gerekir ve belirli bir kişiye yönelmesi aranmaz; buna karşılık m. 105/2-e'nin uygulanabilmesi için teşhirin belirli bir kişiye yönelik olması gerekir, aleni olması gerekmez.2

Cinsel taciz şikâyete bağlı mı, hangi hâlde resen soruşturulur?

Cevap fıkraya göre değişir ve bu ayrım uygulamada en çok hataya yol açan noktadır. TCK m. 105/1'in ilk cümlesi şikâyet koşulunu açıkça yazar: yetişkine karşı işlenen tacizde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyeti üzerine yapılır. İkinci fıkrada ise şikâyete ilişkin hiçbir kayıt yoktur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu sessizliği 8 Ocak 2025 tarihli kararında çözmüştür. Kurula göre kanunda yazılı suçların resen soruşturulması kural, şikâyete bağlı kılınması istisnadır; bir suç hakkında kanunda şikâyetle ilgili bir düzenleme yoksa o suçun resen takibi gerekir ve bir suçun temel şeklinin şikâyete tabi olması, nitelikli hâllerinin de şikâyete tabi olduğu anlamına gelmez. Bu ölçütler karşısında Kurul, TCK m. 105/2'deki nitelikli hâllerin gerçekleştiği durumlarda soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığına karar vermiştir.2

Kurul aynı tespiti 7 Ocak 2026 tarihli kararında da yinelemiş ve m. 105/2-d kapsamındaki bir dosyada cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin gerçekleştiği durumlarda soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığını tekrar kabul etmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2023/159)7

Aynı ölçüt maddenin birinci fıkrasının son cümlesi için de geçerlidir. Ceza Genel Kurulu 17 Ocak 2024 tarihli kararında, cinsel taciz suçunun çocuğa karşı işlenmesi durumundaki hâlde bağımsız yaptırım öngörüldüğünü, birinci fıkradaki şikâyet şartının suçun temel şeklinin düzenlendiği ilk cümle için geçerli olduğunu belirtmiş ve çocuğa karşı cinsel taciz suçunun takibinin şikâyete bağlı olmadığına karar vermiştir. (Yargıtay CGK, E. 2023/565)8

Bunun pratik sonucu şudur: nitelikli hâlde mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürmez. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, elektronik haberleşme aracıyla çocuğa karşı işlenen bir cinsel tacizde şikâyetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararını, suçun şikâyete tabi olmadığı gözetilmediği için bozmuştur.6

Şikâyet süresi yalnız yetişkine karşı işlenen temel şekil bakımından işler ve TCK m. 73/1-2'ye tabidir: yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar ve zamanaşımı süresini geçemez. Süre suçun işlendiği günden değil, öğrenme gününden işlemeye başlar.

Cinsel taciz ile cinsel saldırı ve cinsel istismar arasındaki sınır nedir?

Ayrım tek bir ölçüte bağlıdır: fiziksel temas. Ceza Genel Kurulunun aktardığı kanun gerekçesine göre TCK m. 102 ve m. 103'te tanımlanan suçların temel şekli ile m. 105'teki cinsel taciz arasındaki ayırım ölçütü fiziksel temastır; m. 105'teki suçun oluşabilmesi için mağdurun vücuduna fiziksel bir temas söz konusu değildir. Cinsel arzuların tatmini amacıyla mağdurun vücuduna temas edilmişse, mağdurun çocuk olup olmamasına göre m. 102 veya m. 103 uygulanır. (Yargıtay CGK, E. 2024/56)9

Aynı kararda Kurul, 5237 sayılı Kanun'daki sarkıntılığın bedensel temasla işlenmesinin zorunlu olduğunu, bedensel temas içermeyen cinsel organ gösterme, öpücük ve laf atma gibi davranışların ise TCK m. 105'teki cinsel taciz suçunu oluşturacağını belirtmiştir.9

Ölçüt uygulamada iki yöne de işler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, aynı yurtta kalan bir kişiye yönelik, fiziksel temas içermeyen bir eylemi çocuğun cinsel istismarı suçuna teşebbüs sayan hükmü bozmuş; eylemin TCK m. 105/1'de düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğunu, suç vasfının tayininde yanılgıya düşüldüğünü belirtmiştir. (Yargıtay 9. CD, E. 2025/6287)10

Ters yönde ise temasın varlığı suçu ağırlaştırır. Ceza Genel Kurulu, ısrarla sürdürülen bir teklifin ardından mağdurun kolunun cinsel arzuları tatmin amacıyla tutulduğu olayda, sanığın dışa yansıyan davranışlarından saikinin belirlenebildiğini ve mağdurun cinsel dokunulmazlığının ihlal edildiğini gözeterek eylemin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna karar vermiştir.9

Bu ölçüt sanık lehine de aleyhine de sonuç verebildiği için, dosyada temasın olup olmadığı ve varsa hangi anda gerçekleştiği ayrıca tartışılır. Sarkıntılıktan söz edilebilmesi için temas edilen bölgenin önemi yoktur; önemli olan failin cinsel amaçla mağdurun vücuduna dokunmasıdır.9

Cinsel taciz, huzur bozma ve diğer suçlarla nasıl ayrılıyor?

Temas yoksa bile her rahatsız edici davranış cinsel taciz değildir; ayıran unsur cinsel kasttır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, araçla takip etmek ve tanışma amaçlı sözler söylemek şeklindeki davranışlarda cinsel kastın anlaşılmadığını belirterek eylemin TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğunu saptamış ve cinsel taciz mahkûmiyetini bozmuştur. (Yargıtay 9. CD, E. 2021/26675)11

Aynı olayda iki suçtan birden hüküm kurulması da mümkün değildir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bir suç işleme kararının icrası kapsamında telefonla arama ve cinsel içerikli mesaj gönderme biçimindeki eylemlerin bütün hâlinde zincirleme biçimde cinsel taciz suçunu oluşturduğunu; bu nedenle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.3

Cinsel taciz, aynı hareketle işlenen daha ağır bir suçun içinde de eriyebilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, tek bir hareketle hem görüntülerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal hem de cinsel taciz suçlarının işlendiği bir dosyada, TCK m. 44 uyarınca yalnızca daha ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırma yapılması gerektiğini, cinsel taciz suçundan da ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmü kanun yararına bozmuş ve cinsel taciz mahkûmiyetini kaldırmıştır. (Yargıtay 9. CD, E. 2025/4518)12

Kamu görevlisinin karıştığı dosyalarda sınır irtikap suçuyla çizilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesine göre cinsel yararlar ekonomik yarar olmadığından irtikap suçunun konusunu oluşturmaz; kamu görevinin sağladığı nüfuzla cinsel birliktelik istenmesi TCK m. 105/2-a kapsamında değerlendirilir.4

Bu ayrımların hepsi suç vasfına ilişkindir ve sonuçları ağırdır: uygulanacak ceza aralığı, şikâyet koşulunun işleyip işlemeyeceği, uzlaştırmanın mümkün olup olmadığı ve zamanaşımı süresi vasfa göre değişir.

Cinsel taciz suçu nasıl ispatlanır?

İspat sorunu çoğunlukla eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinde değil, cinsel amaçla işlenip işlenmediğindedir. Ceza Genel Kuruluna göre bu belirleme yapılırken sosyal hayatın gerekleri, failin sarf ettiği söz ve davranışların niteliği, gerçekleşme biçimi, tarafların konumları, aralarındaki ilişki ve eylemin gerçekleştiği süreçteki tüm koşullar birlikte değerlendirilir.1

Failin iç dünyasına ait olan kast, dışa yansıyan davranışlardan çıkarılır. Ceza Genel Kurulu bir olayda sanığın dışa yansıyan davranışlarından saikinin belirlenebildiğini, mağdurun da davranışları aynı şekilde algılayıp olayın hemen ardından müracaatta bulunduğunu birlikte değerlendirerek nitelendirmeye ulaşmıştır.9

Şüphe sanık lehine yorumlanır. Kurul, sarf edilen sözün bizatihi cinsellik içermediği bir olayda, delillerin sanığın cinsel amaçla hareket ettiğine dair tam bir vicdani kanaat oluşturmaya yeterli olmadığını belirtmiş; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince suçun unsurlarının oluşmadığını kabul ederek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.1 Aynı kararda ceza mahkûmiyetinin herhangi bir ihtimale değil kesin ve açık ispata dayanması gerektiği vurgulanmıştır.1

İspat kadar önemli bir sınır da davanın kapsamıdır. Ceza Genel Kuruluna göre yargılama ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında yapılır; bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan dolaylı olarak söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez. Kurul, iddianamede cinsel istismar anlatılırken temas içermeyen eylemlerden de söz edilmiş olmasını cinsel taciz suçundan dava açıldığı anlamına getirmemiş ve bu suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. (Yargıtay CGK, E. 2023/551)13

Kadına ve çocuğa yönelik şiddet dosyalarında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma hakkı vardır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına dayanarak Bakanlığa resen ihbarda bulunulmasının zorunlu olmadığını, ilk derecede davaya katılmayan Bakanlık vekilinin kanun yolu aşamasında katılma talebinde bulunamayacağını ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığını belirtmiştir.5

Yargılama nasıl işler: mahkeme, uzlaştırma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve zamanaşımı

Davaya asliye ceza mahkemesi bakar. Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı esas alınır; TCK m. 105/1'de bu sınır iki yıl, fiil çocuğa karşı işlenmişse üç yıldır ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren on yılı aşan cezaların çok altındadır.

Uzlaştırma yolu kapalıdır. CMK m. 253/1-a şikâyete bağlı suçları kural olarak uzlaştırma kapsamına alsa da aynı maddenin üçüncü fıkrası bu kuralı cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bakımından açıkça devre dışı bırakır: suç şikâyete bağlı olsa bile bu suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi de TCK m. 105/2'deki cinsel tacizi uzlaştırma kapsamında bulunmayan suç olarak nitelendirmiş; o dosyanın suç tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre, aynı mağdura karşı işlenen hakaret suçunun ancak sanık cinsel taciz suçundan beraat ettikten sonra uzlaşmaya tabi hâle geldiğini belirtmiştir. (Yargıtay 4. CD, E. 2026/612)14

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme mümkündür. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir ve bu kararla sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur (CMK m. 231/5, m. 231/8). Hapis cezasının ertelenmesinde sınır yine iki yıldır (TCK m. 51/1). TCK m. 105/1'in alt sınırı üç ay olduğundan somut cezanın bu eşiklerin altında kalması olağandır. Maddenin kendisi bir sınır koyar: CMK m. 231/14, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacağını düzenler.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı üzerine verilen merci kararı da denetime kapalı değildir. Ceza Genel Kurulu, m. 105/2-d kapsamındaki bir cinsel taciz dosyasında, o dosyada başvurulan itiraz üzerine bu kararı kaldıran merci kararının davanın esasını çözmeyen bir karar niteliğinde olduğunu ve kanun yararına bozma yoluna konu edilebileceğini kabul etmiştir.7 Kanun yolu bu arada değişmiştir: CMK m. 231/12'nin bugünkü metnine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulur.

Dava zamanaşımı sekiz yıldır. Ceza Genel Kuruluna göre TCK m. 105/1'de öngörülen ceza türü ve üst sınırı karşısında TCK m. 66/1-e uyarınca asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, TCK m. 67/4 gözetildiğinde kesintili süre ise on iki yıldır. Zamanaşımı yargılama sırasında dolmuşsa mahkeme ya da Yargıtay resen kamu davasının düşmesine karar verir.2

İlgili mevzuat

TCK m. 105 — Cinsel taciz

Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;

a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e) Teşhir suretiyle,

işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 102 — Cinsel saldırı

Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)

(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 73/1-2 — Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar

Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 7 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 253/3 — Uzlaştırma

(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek cümle: 26/6/2009 - 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.) Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 7 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Cinsel amaç kanıtlanamıyorsa suçun unsurları oluşmazYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/291 · K. 2025/375 ·

    Yolda karşılaştığı çocuğa tek bir cümle söyleyen sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi mahkûmiyet kurmuş, Özel Dairenin bozmasına direnmişti. Ceza Genel Kurulu önce suçun unsurlarını belirledi: maddi unsur bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmek, manevi unsur ise failin cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesidir. Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği belirlenirken sözlerin niteliği, gerçekleşme biçimi, tarafların konumları ve olayın tüm koşulları birlikte değerlendirilir; ahlaki kurallara uygun tanışma isteği veya nazikâne beğeni ifadeleri suçu oluşturmaz. Somut olayda sarf edilen sözün bizatihi cinsellik içermediğini ve sanığın cinsel amaçla hareket ettiğine dair tam bir vicdani kanaat oluşmadığını saptayan Kurul, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince suçun unsurlarının oluşmadığına karar verdi.

    Sonuç: Cinsel amaç kanıtlanmadan cinsel taciz yoktur; bu noktadaki şüphe sanık lehine değerlendirilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.TCK m. 105/2'deki nitelikli hâller şikâyete bağlı değildirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/563 · K. 2025/8 ·

    Elektronik haberleşme aracıyla işlendiği kabul edilen cinsel taciz davasında mağdur şikâyetinden vazgeçmiş, mahkeme davanın düşmesine karar vermiş, Özel Daire de hükmü onamıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Ceza Genel Kurulu, kanunda yazılı suçların resen soruşturulmasının kural, şikâyete bağlı kılınmasının istisna olduğunu; bir suçun temel şeklinin şikâyete tabi olmasının nitelikli hâllerini de şikâyete tabi hâle getirmediğini belirtti. TCK m. 105/2'de şikâyete ilişkin bir açıklık bulunmadığından nitelikli hâllerde şikâyet aranmayacağına karar verdi. Kurul ayrıca suçun asli dava zamanaşımı süresinin sekiz yıl, kesintili sürenin on iki yıl olduğunu saptadı ve sekiz yıllık sürenin dolduğunu belirleyerek kamu davasının düşmesine hükmetti.

    Sonuç: Nitelikli hâlde şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez; buna karşılık zamanaşımı resen uygulanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Tekrarlanan aramalar ve mesajlar tek bir zincirleme cinsel taciz suçudurYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2025/1003 · K. 2025/5489 ·

    İlk derece mahkemesi sanığı cinsel taciz, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından ayrı ayrı mahkûm etmişti. Daire, cinsel taciz suçundan kurulan hükümde hukuka aykırılık görmedi; ancak bir suç işleme kararının icrası kapsamında telefonla arama ve cinsel içerikli mesaj gönderme biçimindeki eylemlerin bütün hâlinde zincirleme biçimde cinsel taciz suçunu oluşturduğunu belirterek kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini saptadı ve bu hükmü bozdu.

    Sonuç: Aynı kişiye yönelen tekrarlı eylemler bölünmez; ayrıca huzur bozma suçundan ceza verilmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Kamu görevlisinin cinsel talebi irtikap değil cinsel tacizdirYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2022/4449 · K. 2026/1065 ·

    Görevli polis memuru olan sanık, denetim sırasında karşılaştığı kişilerden birinden para, diğerinden cinsel birliktelik istemiş; ilk derece mahkemesi iki eylemi de icbar suretiyle irtikap saymıştı. Daire, cinsel yararların ekonomik yarar olmaması nedeniyle irtikap suçunun konusunu oluşturamayacağını belirtti ve cinsel birliktelik istenmesi bakımından irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını saptadı. Eylemin TCK m. 105/2-a kapsamında kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçunu oluşturduğunu belirterek suç vasfının tayinindeki yanılgı nedeniyle hükmü bozdu.

    Sonuç: Kamu görevinin sağladığı üstünlükle cinsel talepte bulunmak ekonomik bir çıkar içermediğinden irtikap değil, nitelikli cinsel tacizdir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Kamu görevinin sağladığı kolaylık dosya kapsamından anlaşılıyorsa nitelikli hâl uygulanırYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/18703 · K. 2025/2552 ·

    Bölge Adliye Mahkemesi sanığı iki mağdureye karşı ayrı ayrı cinsel taciz suçundan mahkûm etmiş, Tebliğnamede hükümlerin bozulması istenmişti. Daire, sanığın her bir mağdureye yönelik ayrı ayrı cinsel taciz içeren sözler sarfederek ve kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle eylemini gerçekleştirdiğinin tüm dosya kapsamından anlaşıldığını belirterek Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak etmedi ve hükümleri onadı. Daire ayrıca 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Bakanlığa resen ihbarda bulunulmasının zorunlu olmadığını, ilk derecede davaya katılmayan Bakanlık vekilinin kanun yolu aşamasında katılma talebinde bulunamayacağını belirterek temyiz istemini reddetti.

    Sonuç: Kamu görevinin sağladığı kolaylık dosya kapsamından anlaşılıyorsa m. 105/2-a uygulanır; Bakanlığın davaya katılması için resen ihbar zorunlu değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Elektronik haberleşme aracıyla işlenen tacizde şikâyetten vazgeçme davayı düşürmezYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2024/9253 · K. 2025/4211 ·

    Bölge Adliye Mahkemesi, bir mağdura yönelik eylem bakımından şikâyetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar vermişti. Daire, telefona mesaj gönderilmesi biçiminde gerçekleşen eylemin TCK m. 105/2-d'de tanımlanan posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz suçu kapsamında kaldığını, sanığa isnat edilen suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikâyete tabi olmadığını belirledi ve bu husus gözetilmeden verilen düşme kararını hukuka aykırı bularak bozdu. Aynı dosyada başka mağdurlar yönünden verilen beraat ve düşme hükümlerinde ise hukuka aykırılık görmedi.

    Sonuç: Mesajla işlenen cinsel taciz m. 105/2-d kapsamındadır ve şikâyet aranmadığı için vazgeçme dosyayı kapatmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.HAGB kararını kaldıran merci kararı kanun yararına bozmaya konu olurYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/159 · K. 2026/9 ·

    TCK m. 105/2-d kapsamındaki bir cinsel taciz dosyasında mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, itiraz mercii ise suçu şikâyete tabi sayarak bu kararı kaldırmıştı. Özel Daire, merci kararının kanun yararına bozma yoluna konu edilemeyeceği görüşündeydi. Ceza Genel Kurulu, merci kararının maddi anlamda kesin hüküm değil davanın esasını çözmeyen bir karar olduğunu, bu nedenle CMK m. 309/4-a uyarınca kararı veren mahkemenin yeniden karar vermesi için bozulabileceğini saptadı ve Başsavcılık itirazını kabul etti. Kurul aynı kararda cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin şikâyete bağlı olmadığı yönündeki içtihadını da yineledi.

    Sonuç: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kaldıran merci kararı denetimsiz kalmaz; kanun yararına bozulabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Çocuğa karşı cinsel taciz de şikâyete bağlı değildirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/565 · K. 2024/11 ·

    Elektronik haberleşme aracıyla on beş yaşındaki mağdura cinsel taciz içerikli mesaj gönderilen dosyada mağdurun annesi soruşturma sırasında şikâyetinden vazgeçmiş, Özel Daire bu nedenle davanın düşmesi gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükmünü bozmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Ceza Genel Kurulu, bir suç hakkında kanunda şikâyetle ilgili bir düzenleme yoksa o suçun resen takibinin gerektiğini ve bir suçun temel şeklinin şikâyete tabi olmasının nitelikli hâllerini de şikâyete tabi hâle getirmediğini hatırlattı. Kurula göre cinsel taciz suçunun temel şekli TCK m. 105/1'in ilk cümlesinde, nitelikli hâlleri ise aynı fıkranın son cümlesi ile ikinci fıkrada düzenlenmiştir; suçun çocuğa karşı işlenmesi durumundaki nitelikli hâlde bağımsız bir yaptırım öngörülmüştür ve birinci fıkradaki şikâyet şartı yalnız suçun temel şeklinin düzenlendiği ilk cümle için geçerlidir. Kurul bu gerekçeyle çocuğa karşı cinsel taciz suçunun ve ikinci fıkradaki nitelikli hâllerin takibinin şikâyete bağlı olmadığına karar vererek Başsavcılık itirazını kabul etti.

    Sonuç: Çocuğa karşı cinsel taciz bağımsız yaptırımı olan bir nitelikli hâldir; takibi şikâyete bağlı değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Cinsel taciz ile sarkıntılığı ayıran ölçüt fiziksel temastırYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/56 · K. 2025/49 ·

    Özel Daire, sanığın eyleminde cinsel amacın belirlenemediği gerekçesiyle fiili kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu saymış, ilk derece mahkemesi direnmişti. Ceza Genel Kurulu kanun gerekçesine dayanarak TCK m. 102 ve m. 103'te tanımlanan suçlarla m. 105'teki cinsel taciz arasındaki ayırım ölçütünün fiziksel temas olduğunu; bedensel temas içermeyen davranışların cinsel taciz suçunu oluşturacağını, 5237 sayılı Kanun'da sarkıntılığın ise bedensel temasla işlenmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Somut olayda ısrarla sürdürülen teklifin ardından mağdurun kolunun cinsel arzuları tatmin amacıyla tutulduğunu, sanığın dışa yansıyan davranışlarından saikinin belirlenebildiğini saptayarak eylemin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu yönündeki direnme gerekçesini isabetli buldu.

    Sonuç: Temas yoksa cinsel taciz, varsa cinsel saldırı veya cinsel istismar söz konusudur; ölçüt temasın kendisidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Fiziksel temas içermeyen eylem cinsel istismar değil cinsel tacizdirYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2025/6287 · K. 2025/7220 ·

    Çocuk Mahkemesi, aynı yurtta kalan suça sürüklenen çocuğun eylemini çocuğun cinsel istismarı suçuna teşebbüs sayarak mahkûmiyet kurmuştu. Daire, kabul edilen olayda fiziksel temas bulunmadığını belirleyerek eylemin TCK m. 105/1'de düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğunu, bu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşüldüğünü saptadı ve Tebliğnameye aykırı olarak hükmü bozdu.

    Sonuç: Temas ölçütü sanık lehine de işler: temas yoksa daha ağır cinsel suçtan hüküm kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Cinsel kast anlaşılmıyorsa eylem huzur ve sükunu bozma suçunu oluştururYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2021/26675 · K. 2025/2229 ·

    İlk derece mahkemesi beraat kararı vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise sanığı cinsel taciz suçundan mahkûm etmişti. Daire, katılan mağdurelerin aşamalardaki beyanları ile tüm dosya içeriğini değerlendirerek araçla takip etmek ve tanışma amaçlı sözler söylemek biçimindeki davranışlardan cinsel kastın anlaşılmadığını belirledi. Eylemlerin TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğunu, bu suçtan mahkûmiyet yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan hüküm kurulduğunu saptayarak kararı oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: Rahatsız edici olması tek başına yetmez; cinsel kast yoksa suç TCK m. 123 kapsamında kalır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.Tek hareketle işlenen daha ağır suç varsa cinsel tacizden ayrıca ceza verilmezYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2025/4518 · K. 2025/6022 ·

    Asliye ceza mahkemesi, hükümlüyü hem görüntülerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal hem de cinsel taciz suçundan cezalandırmış, sonradan hükümleri açıklamıştı. Daire, TCK m. 44 uyarınca hükümlünün atılı eylemi nedeniyle yalnızca daha ağır cezayı gerektiren özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılması gerekirken cinsel taciz suçundan da cezalandırılmasını hukuka aykırı buldu; kanun yararına bozma istemini kabul ederek cinsel taciz mahkûmiyetine ilişkin hükmü kaldırdı.

    Sonuç: Aynı hareket iki suça değiyorsa fikri içtima uygulanır ve yalnız ağır olandan ceza verilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.İddianamede anlatılmayan cinsel taciz eyleminden hüküm kurulamazYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/551 · K. 2025/3 ·

    Bölge Adliye Mahkemesi, iddianamede yalnızca çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan davada ayrıca cinsel taciz suçundan da mahkûmiyet kurmuş ve Özel Dairenin bozmasına direnmişti. Ceza Genel Kurulu, yargılamanın ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında yapılabileceğini, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan dolaylı olarak söz edilmesinin o olay hakkında dava açıldığını göstermeyeceğini belirtti. İddianamede sevk maddeleri arasında TCK m. 105 bulunmadığını ve cinsel taciz eyleminin bağımsız olarak anlatılmadığını saptayarak usule uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığına ve hükmün bozulmasına karar verdi.

    Sonuç: Cinsel taciz ayrı bir suçtur; iddianamede bağımsız olarak anlatılmadıysa o suçtan hüküm kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Cinsel taciz uzlaştırma kapsamı dışındadır ve yanındaki suçu da kapsam dışına çıkarırYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2026/612 · K. 2026/5109 ·

    Sanık hakkında aynı mağdura karşı cinsel taciz, tehdit, huzur bozma ve hakaret suçlarından dava açılmış; mahkeme cinsel taciz suçundan beraat, hakaret suçundan mahkûmiyet kurmuştu. Daire, hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmayan TCK m. 105/2'deki cinsel taciz suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiği için başlangıçta CMK m. 253/3 uyarınca uzlaşma kapsamı dışında kaldığını; ancak sanığın cinsel taciz suçundan beraat etmesiyle hakaret suçunun uzlaşmaya tabi hâle geldiğini saptadı ve uzlaştırma işlemleri yapılmadan hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Cinsel taciz uzlaştırmaya kapalıdır; aynı mağdura karşı işlenen uzlaştırmalık suç da ancak taciz iddiası düştüğünde uzlaşmaya açılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Cinsel taciz suçunun cezası nedir?

TCK m. 105/1'e göre bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına hükmolunur. Fiil çocuğa karşı işlenmişse ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir ve bu hâlde adli para cezası seçeneği bulunmaz. Maddenin ikinci fıkrasındaki nitelikli hâllerden biri gerçekleşirse birinci fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Cinsel taciz şikâyete bağlı bir suç mudur?

Fıkraya göre değişir. TCK m. 105/1'in ilk cümlesindeki temel şekilde, yani yetişkine karşı işlenen tacizde, soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyeti üzerine yapılır. Fiil çocuğa karşı işlenmişse ve TCK m. 105/2'deki nitelikli hâllerde ise Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre şikâyet aranmaz; bir suçun temel şeklinin şikâyete tabi olması nitelikli hâllerini de şikâyete tabi hâle getirmez. Kurul, çocuğa karşı cinsel taciz hâlinde bağımsız bir yaptırım öngörüldüğünü, birinci fıkradaki şikâyet şartının yalnız suçun temel şeklini düzenleyen ilk cümle için geçerli olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle bu hâllerde şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürmez.

Cinsel tacizde şikâyet süresi ne kadardır?

Şikâyete bağlı olan TCK m. 105/1'in ilk cümlesi bakımından süre altı aydır. TCK m. 73/2'ye göre bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar ve zamanaşımı süresini geçemez. Süre suçun işlendiği günden değil öğrenildiği günden işlemeye başlar. Fiilin çocuğa karşı işlendiği hâlde ve nitelikli hâllerde şikâyet aranmadığı için şikâyet süresi de işlemez.

Mesaj göndermek cinsel taciz sayılır mı?

Cinsel amaç taşıyan ve belirli bir kişiye yönelen mesajlar TCK m. 105 kapsamına girer. Bu eylem posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak biçiminde işlendiği için m. 105/2-d'deki nitelikli hâl uygulanır ve ceza yarı oranında artırılır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi bu kapsamdaki bir dosyada suçun şikâyete tabi olmadığını belirterek şikâyetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararını bozmuştur.

Cinsel taciz ile cinsel saldırı arasındaki fark nedir?

Ayrım ölçütü fiziksel temastır. Ceza Genel Kuruluna göre TCK m. 105'teki suçun oluşabilmesi için mağdurun vücuduna fiziksel bir temas söz konusu değildir; cinsel arzuların tatmini amacıyla mağdurun vücuduna temas edilmişse mağdurun çocuk olup olmamasına göre TCK m. 102 veya m. 103 uygulanır. Bedensel temas içermeyen davranışlar ise cinsel taciz suçunu oluşturur.

Cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nasıl ayrılır?

Ayıran unsur cinsel kasttır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, araçla takip etmek ve tanışma amaçlı sözler söylemek biçimindeki davranışlarda cinsel kastın anlaşılmadığını belirterek eylemin TCK m. 123'te düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğunu saptamıştır. Rahatsız edici olması tek başına cinsel taciz için yeterli değildir; failin cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi aranır.

Cinsel tacizde uzlaştırma yapılabilir mi?

Hayır. CMK m. 253/3, suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini düzenler; cinsel taciz Türk Ceza Kanunu'nun bu bölümünde yer alır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi de cinsel tacizi uzlaştırma kapsamında bulunmayan suç olarak nitelendirmiştir.

Cinsel taciz davasına hangi mahkeme bakar?

Asliye ceza mahkemesi. Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen dava ve işlere asliye ceza mahkemeleri bakar. Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanundaki üst sınıra bakılır; TCK m. 105/1'de bu sınır iki yıl, fiil çocuğa karşı işlenmişse üç yıldır. Fail suç tarihinde çocuksa dava çocuk mahkemesinde görülür; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 26/1, asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından adli süreçteki çocuklar hakkında açılacak davalara çocuk mahkemesinin bakacağını düzenler.

Cinsel tacizde hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?

Mümkündür. CMK m. 231/5'e göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir; bu kararla sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur. Hapis cezasının ertelenmesinde de sınır iki yıldır. TCK m. 105/1'in alt sınırı üç ay olduğundan somut ceza çoğu dosyada bu eşiklerin altında kalır.

Cinsel tacizde dava zamanaşımı ne kadardır?

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre TCK m. 105/1'de öngörülen ceza türü ve üst sınırı karşısında asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, zamanaşımını kesen bir işlem bulunduğunda kesintili süre on iki yıldır. Zamanaşımı yargılama sırasında dolmuşsa mahkeme ya da Yargıtay kendiliğinden kamu davasının düşmesine karar verir.

İddianamede yazılmayan bir cinsel taciz eyleminden ceza verilebilir mi?

Verilemez. Ceza Genel Kuruluna göre yargılama ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında yapılır. Bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan dolaylı olarak söz edilmesi, o olay hakkında dava açıldığını göstermez. Cinsel taciz eyleminin iddianamede bağımsız ve anlaşılır biçimde anlatılmış olması gerekir.

Aynı olayda hem cinsel taciz hem başka bir suçtan ceza verilir mi?

Her zaman değil. Tek bir hareketle birden fazla suç oluşmuşsa TCK m. 44 uyarınca yalnız daha ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, aynı hareketle hem görüntülerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal hem de cinsel taciz suçlarının işlendiği bir dosyada ağır olan suçtan hüküm kurulması gerektiğini belirterek cinsel taciz mahkûmiyetini kaldırmıştır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp