İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu (TCK m. 123)

Yayın tarihi:

Israrla telefon etmek, gürültü yapmak ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmak Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde suç sayılmıştır. Bu rehber, maddenin iki dar unsurunu — ısrar ve sırf huzuru bozma maksadı — Yargıtay 12. Ceza Dairesinin kararları üzerinden anlatır; suçun ısrarlı takipten (TCK m. 123/A) nasıl ayrıldığını, şikâyet süresini, uzlaştırmayı ve cezanın nasıl belirlendiğini gösterir.

Kısaca

Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesine göre, sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması suçtur. Ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir ve soruşturma ancak mağdurun şikâyeti üzerine yapılır. Yargıtay, davranışın bir kez yapılmasını yeterli görmez: eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik göstermesi ve yalnızca huzuru bozma amacıyla işlenmesi aranır. Suç kural olarak uzlaştırma kapsamındadır ve davaya asliye ceza mahkemesi bakar.

İlgili rehberler: Israrlı takip suçu (TCK m. 123/A)

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Evet. TCK m. 123/1 cezanın "mağdurun şikayeti üzerine" verileceğini söyler; şikâyet olmadan soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Dayanak: TCK m. 123/1

Şikâyet süresi

Altı ay. Süre suç tarihinden değil, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar ve dava zamanaşımı süresini geçemez.

Dayanak: TCK m. 73/1, m. 73/2

Uzlaştırma

Evet. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır. CMK m. 253/3'ün uzlaştırmayı kapattığı suçlar arasında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip (TCK m. 123/A) ve hakaret (TCK m. 125) sayılmıştır; TCK m. 123 bu istisnalar arasında yer almaz.

Dayanak: CMK m. 253/1-a, m. 253/3

Görevli mahkeme

Asliye ceza mahkemesi. Suçun cezasının üst sınırı bir yıl hapistir; TCK m. 123 ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar arasında sayılmamıştır ve sulh ceza hâkimliği ile ağır ceza mahkemesinin görevi dışında kalan davalara asliye ceza mahkemeleri bakar.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 11, m. 12, m. 14

Dava zamanaşımı

Olağan dava zamanaşımı sekiz yıl; cezanın üst sınırı beş yılı aşmadığı için TCK m. 66/1-e uygulanır. Zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre yeniden işlemeye başlar ve kesilme hâlinde en fazla yarısına kadar uzayarak olağanüstü zamanaşımı on iki yıl olur.

Dayanak: TCK m. 66/1-e, m. 66/4, m. 67/2, m. 67/4

Adli para cezası

Seçenek değil: TCK m. 123/1 yaptırım olarak yalnız hapis cezası öngörür. Ancak hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis kısa süreli hapis cezasıdır ve TCK m. 50/1-a uyarınca adlî para cezasına çevrilebilir; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı hükümlerde bu yola başvurulduğu görülmektedir.

Dayanak: TCK m. 123/1, m. 49/2, m. 50/1-a

HAGB ve erteleme

İkisi de mümkündür. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bu hâlde sanık beş yıl denetim süresine tâbi tutulur. Erteleme için de sınır iki yıldır.

Dayanak: CMK m. 231/5, m. 231/8 · TCK m. 51/1

Türk Ceza Kanunu m. 123 kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu nasıl tanımlıyor?

TCK m. 123/1 üç seçimlik hareket sayar: bir kimseye ısrarla 1) telefon edilmesi, 2) gürültü yapılması, 3) aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması. Üçüncü seçenek kapalı bir liste değildir; kanun "hukuka aykırı başka bir davranış" diyerek maddenin kapsamını açık bırakmıştır. Ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir ve yargılama ancak mağdurun şikâyeti üzerine yapılır.

Maddenin koruduğu değeri Yargıtay 12. Ceza Dairesi şöyle tanımlıyor: kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/1987)1 Yani korunan şey bir malvarlığı değeri ya da bedensel bütünlük değil, kişinin gündelik yaşamının rahatsız edilmeden sürmesidir.

Dairenin kararlarında tekrarlanan formül suçun iki dar unsurunu birlikte koyar: kanun metninde yazılı telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla hukuka aykırı bir davranışta bulunma eylemlerinin bir kez yapılması yeterli değildir; eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekir.1 Bir dosyanın kaderini belirleyen şey neredeyse her zaman bu iki unsurdan biridir: ısrar ve özel kast. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/1679)2

Suçun üçüncü belirleyici özelliği maddenin sistem içindeki yeridir. Daire, TCK m. 123'te düzenlenen suçun genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olduğunu, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerektiğini belirtmektedir.1 Bu, maddenin uygulamada nasıl çalıştığını açıklar: aynı davranış hakaret, tehdit ya da cinsel taciz oluşturuyorsa o suçlar, oluşturmuyorsa m. 123 gündeme gelir.

Israr unsuru ne zaman gerçekleşir? Kaç arama, kaç mesaj yeterli olur?

Kanun bir sayı vermez; Yargıtay da vermiyor. Kararlardan çıkan ölçüt niceliksel değil davranışsaldır: karşı tarafın açık reddine rağmen davranışın sürdürülmesi ve eylemin zamana yayılması.

Israrın gerçekleştiği tipik örnek şudur. Bir dosyada sanık, katılanın cep telefonu numarasına mesaj göndermiş; katılan mesajların kimden geldiğini anlamak için cevap yazmış, sanık göndermeye devam etmiş; katılan rahatsız edilmek istemediğini, aksi hâlde şikâyetçi olacağını belirtmesine rağmen sanık durumu umursamadan mesaj göndermeyi sürdürmüş ve dosya kapsamında 45 adet mesaj göndermiştir. Daire, Bölge Adliye Mahkemesinin beraat kararını, mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken değerlendirmede hataya düşüldüğü gerekçesiyle bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/41)3 Belirleyici olan mesaj sayısı değil, açık uyarıdan sonra devam edilmesidir.

Tersi durum da aynı ölçütle çözülüyor. Aralarında husumet bulunan sanık katılanın evinin önüne araçla gelip katılana ve eşine doğru oynamaya başlamış, katılanlar polis çağırmış, sanık polislerce uyarılmasına rağmen ayrılmayıp katılana bakarak tekrar oynamaya devam etmiştir. Daire, bu olayda ısrar unsurunun gerçekleşmediğini belirterek mahkûmiyet hükmünü bozdu ve beraat kararı verilmesi gerektiğini saptadı. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/3207)4 Aynı olay içindeki tekrar, kanunun aradığı ısrar değildir.

Süreklilik farklı günlere yayıldığında kolayca kuruluyor. Yıllardır peşinde olduğu katılanın iki gün üst üste evinin kapısını tekmeleyen, kapıyı açmamasına rağmen ziline basıp bağıran sanık hakkındaki mahkûmiyet Daire tarafından onandı. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/2167)5 Bu karar aynı zamanda maddedeki "hukuka aykırı başka bir davranış" seçeneğinin ne kadar geniş olduğunu gösterir: telefon da gürültü de olmayan bir davranış madde kapsamına girmiştir.

Uygulamada en sık görülen olay örgüsü ayrılık sonrası iletişimdir. Bir süre birliktelik yaşayan tarafların ayrılmasından sonra sanığın katılanı takip etmesi, katılanın cevap vermemesine rağmen ısrarla araması ve mesaj göndermesi olayında kurulan mahkûmiyet hükmü Daire tarafından onanmıştır. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/2158)6 Burada da ısrarı kuran şey karşı tarafın cevap vermemesine rağmen davranışın sürdürülmesidir.

"Sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla" ne demek?

TCK m. 123/1'deki "sırf" sözcüğü suçu özel kasta bağlar. Failin davranışı başka bir amaca yönelmişse — para istemek, bir işi takip etmek, bilgi almak — suçun manevi unsuru oluşmaz. Bu, maddeyi uygulamada daraltan en güçlü savunmadır.

Daire bu ölçütü somut bir olayda uyguladı. Katılan sanığa evinin tadilat işini yaptırmış, taraflar arasında ücret konusunda ihtilaf çıkmış, sanık alacağını tahsil etmek amacıyla katılana ısrarla cep telefonundan mesaj göndermiştir. Daire, gönderilen mesaj içerikleri, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde sanığın sırf huzur ve sükûnu bozma kastıyla ısrarla gerçekleştirdiği bir eylemin bulunmadığını, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat kararını onadı.2 Kararın yöntemi dikkate değer: mesajlar tek tek değil, aralarındaki ilişki ve bağlam içinde okunmuştur.

Ancak alacak tahsili amacı bir muafiyet değildir. Bir hukuk bürosunun alacağın tahsili amacıyla müştekiye birden fazla mesaj attığı, icra takibi müştekinin itirazı üzerine iptal edilmesine rağmen mesaj atmaya devam ettiği bir dosyada savcılık suç işleme kastı bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Daire bu kararı esastan değil, usulden ele aldı: şüphelilerin eylemleri görevinden doğan veya görev sırasında işledikleri suç niteliğinde görülerek, Avukatlık Kanunu m. 58 uyarınca soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi gerektiğini belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etti. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/101)7 Daire, alacak tahsili amacının suçu her hâlde ortadan kaldırdığını söylememiş; dosyanın izin alınarak yeniden soruşturulmasını istemiştir.

İki karar birlikte okunduğunda ortaya çıkan çizgi şudur: amacın alacak tahsili olması tek başına beraat sonucunu doğurmaz, ancak mesajların içeriği ve bağlamı bu amacı doğruluyorsa özel kast kurulamaz.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası nedir?

TCK m. 123/1'e göre ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir. Maddenin tek fıkrası vardır: kanun bu suç için nitelikli hâl, artırım ya da indirim sebebi öngörmemiştir. Cezanın miktarı bu nedenle temel cezanın belirlenmesine ve genel hükümlere göre şekillenir.

Adlî para cezası suç tanımında seçenek olarak yer almaz; madde yalnız hapis cezası öngörür. Buna karşılık hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır (TCK m. 49/2) ve TCK m. 50/1-a uyarınca adlî para cezasına çevrilebilir. Dairenin onadığı hükümlerde bu yola başvurulduğu görülür: bir hükümde ceza TCK m. 123/1, m. 62/1, m. 50/1-a ve m. 52/2-4 uygulanarak 1.500,00 TL adlî para cezası olarak belirlenmiştir.5 Bir başka dosyada 2 ay 15 gün hapis cezası aynı maddeler uygulanarak 1.500,00 TL adlî para cezasına çevrilmiştir. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/8800)8

Bu iki hüküm cezanın nasıl hesaplandığını da gösterir. Önce m. 123/1'in alt ve üst sınırı arasında temel ceza belirlenir; TCK m. 62/1 uyarınca fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde ceza altıda birine kadar indirilir; kısa süreli hapis m. 50/1-a ile adlî para cezasına çevrilir; gün karşılığı miktar TCK m. 52/2 uyarınca en az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası aralığında, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri gözetilerek takdir edilir.

Cezanın düşüklüğünün bir usul sonucu vardır: CMK m. 251/1 uyarınca asliye ceza mahkemesi, üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verebilir; üst sınırı bir yıl olan TCK m. 123 bu kapsamdadır. Daire, basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle hükümleri bozmuş; yerel mahkeme bozmadan sonra basit yargılama usulünün takdiren uygulanmamasına karar vererek genel hükümlere göre yargılama yapmıştır.6 Maddenin sözü ("karar verilebilir") usulü mahkemenin takdirine bırakır, sanığın seçimine değil; bu usulle kurulan hükme itiraz edilirse CMK m. 252/2 uyarınca duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur.

TCK m. 123 ile ısrarlı takip (TCK m. 123/A) arasındaki sınır nerede?

12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle TCK'ya eklenen m. 123/A, huzur ve sükûnu bozan davranışların bir bölümünü ayrı ve daha ağır bir suç hâline getirdi. Israrlı takip suçu, ısrarlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olmakla işlenir; ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir.

İki madde arasındaki yapısal fark neticededir. TCK m. 123 bir netice aramaz; ısrarlı davranışın sırf huzuru bozma maksadıyla yapılmış olması yeterlidir. TCK m. 123/A ise mağdurda somut bir sonucun — ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesinin — doğmasını arar. Ayrıca m. 123/A'nın ikinci fıkrası ceza aralığını bir yıldan üç yıla kadar hapse yükselten üç hâl sayar: 1) suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, 2) mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, 3) hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi. Her iki suç da şikâyete bağlıdır (TCK m. 123/1, m. 123/A-3).

Ayrımın ilk pratik boyutu tarihtir. Israrlı takip 22/5/2022 tarihinde yürürlüğe girdiği için daha önceki eylemlere uygulanamaz. Daire, eylem tarihlerinde ısrarlı takibin ceza mevzuatında suç tipi olarak düzenlenmemiş olduğunu, TCK m. 7/1 karşısında sanığın ayrıldığı sevgilisine karşı gerçekleştirdiği eylemlerin TCK m. 123/1 kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek m. 123/A'dan kurulan mahkûmiyet hükmünü kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/5834)9

İkinci boyut unsurların yokluğudur. Israrlı takibin unsurları oluşmuyorsa dosya boşa düşmez; eylem m. 123 yönünden değerlendirilir. Sanığın yolda yürüyen mağdureyi yaklaşık 300 metrelik yol boyunca yakından takip edip kendisiyle iletişim kurmaya zorladığı, sorularına cevap verilmemesine rağmen sormayı sürdürdüğü olayda Bölge Adliye Mahkemesi beraat kararı vermişti. Daire, eyleme ilişkin TCK m. 123/1'de düzenlenen suç yönünden değerlendirme yapılması yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozdu. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/5745)10 Bozmadan sonra aynı dosyada m. 123/1'den mahkûmiyet kurulmuştur.8

Üçüncü boyut usuldür ve pratikte en ağır sonucu doğurur: CMK m. 253/3 ısrarlı takip suçunda uzlaştırma yolunu kapatır, TCK m. 123'te ise uzlaştırma işler. Nitelendirmenin m. 123/A'dan m. 123'e kayması, dosyayı uzlaştırmaya açan bir değişikliktir.

Eylem başka bir suçu da oluşturuyorsa hangi madde uygulanır?

Sorunun cevabı maddenin tamamlayıcı niteliğindedir. Daire, TCK m. 123'teki suçun genel ve tamamlayıcı nitelikte olduğunu ve bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerektiğini belirtmektedir.1 Israrlı aramaların ya da mesajların içeriği hakaret oluşturuyorsa TCK m. 125, tehdit oluşturuyorsa TCK m. 106, cinsel taciz oluşturuyorsa TCK m. 105 uygulanır; m. 123 bu hâllerde geride kalır.

Kural tersine de çalışır ve uygulamada asıl işlevi budur: daha ağır suçun unsurları oluşmuyorsa eylem m. 123'e düşer. Cinsel taciz suçundan kurulan bir mahkûmiyet, eylemde cinsel taciz içerikli bir söz bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş; bozmadan sonra dosya kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu olarak görülmüştür. Daire, sanığa isnat edilen eylemi "daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan" ve TCK m. 123/1'de yaptırıma bağlanmış bir eylem olarak nitelendirmiş, suçun karar başlığında da "kişilerin huzur ve sükununu bozma" olarak yazılması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/1270)11

Nitelendirmenin değişmesi usulü de değiştirir. Suç vasfı m. 123'e döndüğünde uzlaştırma gündeme gelir ve bu eksiklik giderilmeden hüküm kurulamaz.8 Aynı biçimde, ısrarlı takip yerine m. 123 uygulanacaksa cezanın alt ve üst sınırı da değişir; bu, sanık lehine sonuç doğuran bir farktır.

Buna karşılık aynı mağdura karşı işlenen ve uzlaştırma kapsamına girmeyen başka bir suçun varlığı, CMK m. 253/3 uyarınca uzlaştırma yolunu kapatır. Bu nedenle m. 123'ün hangi suçlarla birlikte yargılandığı, dosyanın uzlaştırmaya gidip gitmeyeceğini doğrudan etkiler.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nasıl ispatlanır?

İspat iki ayrı düzlemde yürür: eylemin gerçekleştiğinin belgeyle ortaya konması ve o eylemin ısrar ile özel kast ölçütlerini karşılaması. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin kararlarından çıkan ölçütler şunlardır:

  • 1) Arama ve mesajların varlığı somut delille kanıtlanmalıdır. Katılanın beyanları dışında delil bulunmayan ve HTS kayıtlarının dosyada yer almadığı bir olayda Daire, CMK m. 225/1'deki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." hükmü karşısında, suç boyutuna ulaşan eylem gerekçeli kararda açık ve net olarak ortaya konmadan mahkûmiyet kurulamayacağını belirterek hükmü bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/531)12
  • 2) Failin kim olduğu kesin biçimde belirlenmelidir. Mağduru arayan ve mesaj gönderen kişi ya da kişilerin kesin olarak tespit edilemediği, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği dosyada verilen beraat kararı Daire tarafından onanmıştır.1
  • 3) Mesajlar tek tek değil, içerikleri, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirilir; bu değerlendirme özel kastın bulunup bulunmadığını gösterir.2
  • 4) Mağdurun rahatsız edilmek istemediğini bildirdiği ve buna rağmen davranışın sürdüğü kayıtlar ısrarı kurar; açık uyarıdan sonra devam etmek belirleyicidir.3
  • 5) Tek bir olay içindeki tekrar — hatta kolluk uyarısından sonraki tekrar — ısrar sayılmaz; eylemin zamana yayılmış olması aranır.4
  • 6) Farklı günlerde tekrarlanan davranışlar süreklilik ölçütünü karşılar; telefon ve gürültü dışındaki davranışlar da maddenin kapsamındadır.5
  • 7) Eylemin ayrıca başka bir suçu oluşturup oluşturmadığı önce belirlenmelidir; m. 123 ancak eylem Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamışsa uygulanır.1

Şikâyet, uzlaştırma, zamanaşımı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması nasıl işler?

Suç şikâyete bağlıdır: TCK m. 123/1 cezanın "mağdurun şikayeti üzerine" verileceğini söyler. Şikâyet süresi TCK m. 73/1 uyarınca altı aydır ve m. 73/2'ye göre bu süre suç tarihinden değil, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar; dava zamanaşımı süresini de geçemez.

Şikâyete bağlı olması suçu doğrudan uzlaştırma kapsamına sokar. CMK m. 253/1-a soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulacağını söyler; m. 253/3'ün saydığı istisnalar arasında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip (m. 123/A) ve hakaret (m. 125) vardır, m. 123 yoktur. Daire de bunu açıkça saptamıştır: TCK m. 123/1'de düzenlenen suç CMK m. 253/1 gereğince uzlaşmaya tâbidir ve değişen suç vasfına göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumu değerlendirilmelidir.8

Uzlaştırmanın zamanaşımına etkisi gözden kaçmamalıdır: CMK m. 253/21 uyarınca, taraflardan birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırmacının raporunu uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı işlemez. Daire, sanık müdafiinin zamanaşımı itirazını incelerken uzlaştırma işlemleri sırasındaki durma süresi de göz önüne alındığında zamanaşımının dolmadığını belirtmiştir.6

Dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Daire bunu doğrudan söylüyor: m. 123/1'de yaptırıma bağlanan suç, TCK m. 66/1-e uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir; kesen nedenlerin varlığı hâlinde süre yeniden işler ve son kesme işleminden itibaren sekiz yıl geçmişse kamu davasının düşmesine karar verilir.11 TCK m. 67/2'de sayılan işlemler (savcı huzurunda ifade alınması, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı) zamanaşımını keser; m. 67/4 uyarınca kesilme hâlinde süre en fazla yarısına kadar uzar, yani olağanüstü zamanaşımı on iki yıla çıkar.

Cezanın düşüklüğü hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını bu suçta olağan hâle getirir. CMK m. 231/5 uyarınca hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; m. 231/8'e göre sanık beş yıl denetim süresine tâbi tutulur. Kararı veren merci savcılık değil mahkemedir. Erteleme bakımından sınır da TCK m. 51/1'de iki yıldır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yolu işler ve itiraz mercii kararı hukuka aykırıysa kanun yararına bozma konusu olabilir. Daire, gerekçesinde suçun sabit olduğu yazılmasına karşın hüküm fıkrasının bir bendinde beraat, başka bir bendinde aynı suçtan mahkûmiyet kararı verilerek çelişki oluşturulan bir dosyada, bu çelişki gözetilmeden itirazın reddedilmesini hukuka aykırı bularak itiraz merciinin kararını kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/4881)13

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenirse mahkeme hükmü açıklar; ancak bir kez açıklanmış hüküm ikinci kez açıklanamaz. Aynı kararla iki suçtan hükmün açıklanması geri bırakılmış, denetim süresinde işlenen suç üzerine önce yalnız kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hüküm açıklanmış, sonraki bir kararda ise unutulan hakaret suçunun yanında bu hüküm de mükerrer olarak açıklanmıştı. Daire bunu hukuka aykırı bularak kararı bu suç yönünden kanun yararına bozdu ve mükerrer bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verdi. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/6644)14

İlgili mevzuat

TCK m. 123 — Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 123/A — Israrlı takip

Israrlı takip

MADDE 123/A- (Ek:12/5/2022-7406/8 md.)

(1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Suçun;

a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi,

b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması,

c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi,

hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 253 — Uzlaştırma

Uzlaştırma

Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)

(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:

a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.

b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),

2. Taksirle yaralama (madde 89),

3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit (madde 106, birinci fıkra),

4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),

5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),

6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık (madde 141),

7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),

8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık (madde 157),

9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (madde 165),

10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),

11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),

suçları.

c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.

(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.

(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek cümle: 26/6/2009 - 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.) Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 7 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Suçun tanımı: genel ve tamamlayıcı suç, ısrar ve özel kast birlikte aranırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/1987 · K. 2023/4410 ·

    Bir hukuk bürosu adına müştekiye borç ödemesi için asılsız içerikli mesajlar gönderildiği iddiasıyla açılan davada mahkeme, mağduru arayan ve mesaj gönderen kişilerin kesin olarak tespit edilemediği gerekçesiyle beraat kararı vermişti. Daire, kararı Tebliğnamedeki bozma görüşüne aykırı olarak onadı ve gerekçesinde suçun çerçevesini çizdi: TCK m. 123'teki suç genel ve tamamlayıcı niteliktedir, oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekir; korunan hukuki yarar kişi özgürlüğü ile bireyin psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesidir; telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla hukuka aykırı davranışta bulunma eylemlerinin bir kez yapılması yeterli değildir, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf huzur ve sükûnu bozma saiki ile işlenmesi gerekir.

    Sonuç: TCK m. 123 ancak eylem başka bir suç oluşturmuyorsa uygulanır ve tek seferlik davranışla işlenemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Alacağını tahsil amacıyla gönderilen ısrarlı mesajlarda özel kast yokturYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/1679 · K. 2023/4385 ·

    Katılan, sanığa evinin tadilat işini yaptırmış, ücret konusunda ihtilaf çıkmış, sanık alacağını tahsil etmek amacıyla katılana ısrarla cep telefonundan mesaj göndermişti. Yerel mahkeme, mesajların içeriğinde huzur ve sükûnu bozacak nitelikte söz bulunmadığını saptayarak beraat kararı vermişti. Daire, gönderilen mesaj içerikleri, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde sanığın sırf huzur ve sükûnu bozma kastıyla ısrarla gerçekleştirdiği bir eylemin bulunmadığını ve suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek katılanın temyiz sebeplerini reddetti ve hükmü onadı.

    Sonuç: Mesajlar tek tek değil bağlamıyla okunur; amaç alacağını istemekse "sırf huzuru bozma" maksadı kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Açık uyarıya rağmen mesaj göndermeye devam etmek ısrarı kurarYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/41 · K. 2025/5333 ·

    Bölge Adliye Mahkemesi, mesajların aynı gün gönderilmiş olmasına ve sanığın konuşma sonunda "rahatsız olduysan asla mesaj atmam" demesine dayanarak ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararını kaldırıp beraat kararı vermişti. Daire bu değerlendirmeyi kabul etmedi: katılanın mesajların kimden geldiğini anlamak için cevap yazdığını, sanığın göndermeye devam ettiğini, katılanın rahatsız edilmek istemediğini ve aksi hâlde şikâyetçi olacağını belirtmesine rağmen sanığın durumu umursamadan dosya kapsamında 45 adet mesaj gönderdiğini saptayarak mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğini belirtti ve beraat kararını bozdu.

    Sonuç: Israrın ölçüsü mesaj sayısı değil, mağdurun açık reddinden sonra davranışın sürdürülmesidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Tek olay içindeki tekrar, kolluk uyarısından sonra da olsa ısrar sayılmazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/3207 · K. 2025/1018 ·

    Aralarında husumet bulunan sanık, katılanın evinin önüne araçla gelip katılana ve eşine doğru oynamaya başlamış; katılanlar polis çağırmış, sanık polislerce uyarılmasına rağmen ayrılmayıp katılana bakarak tekrar oynamaya devam etmişti. Yerel mahkeme mahkûmiyet kararı vermişti. Daire, suçun oluşması için eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf huzur ve sükûnu bozma saiki ile işlenmesi gerektiğini hatırlatarak somut olayda ısrar unsurunun gerçekleşmediğini saptadı ve beraat yerine mahkûmiyete karar verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozdu.

    Sonuç: Aynı olay içinde davranışı sürdürmek yeterli değildir; kanun zamana yayılan bir süreklilik arar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.İki gün üst üste kapıyı tekmelemek ve zile basmak madde kapsamındadırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/2167 · K. 2025/8155 ·

    Yıllardır peşinde olduğu katılanın iki gün üst üste evinin kapısını tekmeleyen, kapıyı açmamasına rağmen ziline basıp hakaretler ederek bağıran sanık hakkında TCK m. 123/1, m. 62/1, m. 50/1-a ve m. 52/2-4 uygulanarak 1.500,00 TL adlî para cezasına hükmedilmişti. Dairenin daha önceki bozma ilamı basit yargılama usulünün değerlendirilmesine ilişkindi; yerel mahkeme bu usulü takdiren uygulamayarak genel hükümlere göre yargılama yapmıştı. Daire, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğini saptayarak hükmü onadı.

    Sonuç: Telefon ve gürültü dışındaki davranışlar da maddeye girer; farklı günlere yayılan tekrar sürekliliği kurar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Ayrılıktan sonra ısrarla arama ve mesaj gönderme; uzlaştırma zamanaşımını durdururYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/2158 · K. 2025/7618 ·

    Bir süre birliktelik yaşayan tarafların ayrılmasından sonra sanığın katılanı takip ettiği, katılanın cevap vermemesine rağmen ısrarla aradığı ve mesaj gönderdiği olayda 6 ay hapis cezasına hükmedilmişti. Sanık müdafii dava zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek temyiz etmişti. Daire, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiğini ve uzlaştırma işlemleri sırasındaki durma süresi de göz önüne alındığında dava zamanaşımının dolmadığını belirterek hükmü onadı.

    Sonuç: Uzlaştırma işlemleri süresince dava zamanaşımı durur; sekiz yıllık süre hesaplanırken bu süre düşülür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Avukatın alacak tahsili amacıyla gönderdiği mesajlarda soruşturma izni aranırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/101 · K. 2025/4949 ·

    Bir hukuk bürosunun müştekiye alacağın tahsili amacıyla birden fazla mesaj attığı, başlatılan icra takibi müştekinin itirazı üzerine iptal edilmesine rağmen mesaj atmaya devam ettiği iddiasıyla yapılan şikâyette savcılık, suç işleme kastı bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği de itirazı reddetmişti. Daire, şüphelilerin eylemlerinin görevinden doğan veya görev sırasında işledikleri suç niteliğinde görülerek Avukatlık Kanunu m. 58 uyarınca soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi gerektiğini, bu yapılmadan genel hükümlere göre karar verilemeyeceğini belirterek itirazın reddine ilişkin kararı kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Avukatın görevinden doğan eylemlerinde dosya, esas incelenmeden önce Bakanlık iznine gönderilmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.TCK m. 123/1 uzlaşmaya tabidir; suç vasfı değişince uzlaştırma yapılmadan hüküm kurulamazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/8800 · K. 2026/2730 ·

    Bu karar, dokuz numaralı kartta yer alan dosyanın bozma sonrası aşamasıdır. Dairenin bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ısrarlı takip suçundan verdiği beraat kararından dönerek sanığı TCK m. 123/1, m. 62/1, m. 50/1-a, m. 52/2-4 ve m. 63 uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırmıştı. Daire, sanığın sair temyiz itirazlarını reddetti; ancak TCK m. 123/1'de düzenlenen suçun CMK m. 253/1 gereğince uzlaşmaya tâbi olduğunu, değişen suç vasfına göre uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına ilişkin eksikliğin giderilmediğini saptayarak CMK m. 254 uyarınca uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozdu.

    Sonuç: Nitelendirme m. 123'e döndüğünde uzlaştırma zorunlu bir usul aşaması hâline gelir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.22/5/2022 öncesi eylemlere ısrarlı takip uygulanamaz; m. 123 değerlendirilirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/5834 · K. 2025/3410 ·

    Ayrıldığı sevgilisinin evinin önüne gelen, görüşme isteği reddedilince aracın camlarına vuran sanık hakkında 16/12/2021 ve 17/01/2022 tarihli olaylar nedeniyle açılan davalar birleştirilmiş ve sanık TCK m. 123/A uyarınca ısrarlı takip suçundan mahkûm edilmişti. Daire, ısrarlı takip suçunu düzenleyen m. 123/A'nın 7406 sayılı Kanun'la 22/5/2022 tarihinde yürürlüğe girdiğini, eylem tarihlerinde bu fiilin ceza mevzuatında suç tipi olarak düzenlenmemiş olduğunu, TCK m. 7/1 karşısında eylemlerin TCK m. 123/1 kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek mahkûmiyet kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Israrlı takip 22/5/2022'den önceki eylemlere uygulanamaz; o dönem için ölçü TCK m. 123'tür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Israrlı takibin unsurları oluşmuyorsa eylem m. 123 yönünden değerlendirilmelidirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/5745 · K. 2025/181 ·

    İlk derece mahkemesi, yolda yürüyen yaşı küçük mağdureyi yakın mesafeden takip eden ve sorular soran sanığı çocuğa karşı ısrarlı takip suçundan mahkûm etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ısrarlı takip öğesinin oluşmadığı gerekçesiyle bu kararı kaldırarak beraat kararı vermişti. Daire, sanığın katılanı yaklaşık 300 metrelik yol boyunca yakından takip edip kendisiyle iletişim kurmaya zorladığını, katılan cevap vermemesine karşın sorular sormayı sürdürdüğünü saptadı ve eyleme ilişkin TCK m. 123/1'de düzenlenen suç yönünden değerlendirme yapılması yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozdu.

    Sonuç: TCK m. 123/A'dan beraat, dosyanın kapanması anlamına gelmez; eylem m. 123 yönünden yeniden değerlendirilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Daha ağır suçun unsurları yoksa eylem m. 123/1'de yaptırıma bağlanır; zamanaşımı sekiz yıldırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/1270 · K. 2025/6521 ·

    Cinsel taciz suçundan kurulan mahkûmiyet, eylemde cinsel taciz içerikli söz bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş; yeniden yapılan yargılamada mahkeme, tarafların uzlaştığını saptayarak davanın düşmesine karar vermişti. Daire, sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin TCK m. 123/1'de yaptırıma bağlandığını ve bu suçun TCK m. 66/1-e uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtti; zamanaşımını kesen son işlem olan 17.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren sürenin karar tarihinden önce dolduğunu saptayarak düşme kararının sebebini uzlaşma yerine dava zamanaşımı olarak düzeltti ve hükmü düzelterek onadı.

    Sonuç: Bu suçta olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır ve süre son kesme işleminden itibaren yeniden işler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12.HTS kaydı olmadan, yalnız mağdur beyanına dayanarak mahkûmiyet kurulamazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/531 · K. 2025/1909 ·

    Sanığın katılanın telefon numarasına istememesine karşın sık sık mesaj gönderdiği ve aradığı iddiasıyla kurulan mahkûmiyet hükmü temyiz edilmişti. Daire, sanığın gönderdiği ileri sürülen mesajlara ve aramalara ilişkin olarak katılanın beyanları dışında bir delil bulunmadığını, HTS kayıtlarının dosyada yer almadığını saptadı; CMK m. 225/1'deki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." hükmü karşısında suç boyutuna ulaşan eylemin gerekçeli kararda açık ve net olarak ortaya konmadan mahkûmiyet kararı verilmesini hukuka aykırı bularak hükmü bozdu.

    Sonuç: İddianın somut iletişim kaydıyla desteklenmesi ve suç oluşturan eylemin kararda tek tek gösterilmesi gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13.Hükümde çelişki varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yapılan itiraz reddedilemezYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/4881 · K. 2024/7718 ·

    Asliye ceza mahkemesi sanığı TCK m. 123/1, m. 62/1, m. 52/2 ve CMK m. 251/3 uyarınca 1.120,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş; karara yapılan itiraz ağır ceza mahkemesince reddedilmişti. Daire, kararın gerekçesinde suçun işlendiğinin sabit olduğu yazılmasına karşın hüküm fıkrasının 1. bendinde beraat, 3. bendinde aynı suçtan mahkûmiyet kararı verilerek çelişki oluşturulduğunu saptadı ve bu çelişki gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesini hukuka aykırı bularak itiraz merciinin kararını kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki çelişki, itiraz mercii tarafından denetlenmek zorundadır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14.Bir kez açıklanan hüküm ikinci kez açıklanamazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/6644 · K. 2025/3732 ·

    Sanık hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine önce yalnız kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hüküm açıklanmıştı. Hakaret suçundan kurulan hükmün açıklanmasının unutulduğu fark edilince açılan ikinci dosyada, hakaret suçunun yanı sıra daha önce açıklanmış olan huzur ve sükûnu bozma hükmü de yeniden açıklanmıştı. Daire bu mükerrer açıklamayı hukuka aykırı bularak kararı bu suç yönünden kanun yararına bozdu ve ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verdi.

    Sonuç: Denetim süresindeki ihlal üzerine hüküm bir kez açıklanır; ikinci kez açıklanan ceza kaldırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası nedir?

TCK m. 123/1'e göre, sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Maddede nitelikli hâl yoktur. Hükmedilen ceza bir yıl veya daha az olduğu için kısa süreli hapis cezasıdır ve TCK m. 50/1-a uyarınca adlî para cezasına çevrilebilir; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı hükümlerde bu yola başvurulduğu görülmektedir.

Kaç kez aranırsam bu suç oluşur?

Kanun bir sayı vermez. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla hukuka aykırı davranışta bulunma eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığını, eylemin ısrarla tekrarlanması ve süreklilik göstermesi gerektiğini belirtmektedir. Daire, aynı olay içinde davranışın sürdürülmesini ısrar saymamış; buna karşılık mağdurun rahatsız edilmek istemediğini açıkça bildirmesine rağmen mesaj göndermeye devam edilmesini ve farklı günlere yayılan davranışları ısrar olarak kabul etmiştir.

Borcumu isterken ısrarla mesaj gönderdim; suç işlemiş olur muyum?

TCK m. 123/1 davranışın sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla yapılmasını arar. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, alacağını tahsil etmek amacıyla ısrarla mesaj gönderilen bir olayda, mesaj içerikleri ile tartışmanın bütünü ve bağlamı birlikte değerlendirildiğinde sırf huzuru bozma kastının bulunmadığını belirterek beraat kararını onamıştır. Bu, amacın alacak tahsili olduğu her dosyada beraat verileceği anlamına gelmez; belirleyici olan mesajların içeriği ve bağlamıdır.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikâyete bağlı mıdır?

Evet. TCK m. 123/1 cezanın mağdurun şikâyeti üzerine verileceğini söyler; şikâyet olmadan soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. TCK m. 73/1 uyarınca şikâyet süresi altı aydır ve m. 73/2'ye göre bu süre suç tarihinden değil, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Süre dava zamanaşımını da geçemez.

Bu suçta uzlaştırma var mıdır?

Vardır. CMK m. 253/1-a soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulacağını düzenler. CMK m. 253/3'ün uzlaştırma yolunu kapattığı suçlar arasında cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip ve hakaret sayılmıştır; TCK m. 123 bu istisnalar arasında yer almaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi de TCK m. 123/1'de düzenlenen suçun CMK m. 253/1 gereğince uzlaşmaya tabi olduğunu açıkça belirtmiştir.

TCK m. 123 ile ısrarlı takip suçu arasındaki fark nedir?

TCK m. 123 ısrarlı davranışın sırf huzuru bozma maksadıyla yapılmasını yeterli görür ve bir netice aramaz; cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir. TCK m. 123/A'daki ısrarlı takip suçunda ise ısrarlı takip veya temas kurma çabasının mağdurda ciddi bir huzursuzluk ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duyması sonucunu doğurması aranır ve ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Israrlı takip 22 Mayıs 2022'de yürürlüğe girmiştir; daha önceki eylemlere uygulanmaz.

Mesajların içeriği hakaret ya da tehdit içeriyorsa hangi suç uygulanır?

Yargıtay 12. Ceza Dairesine göre TCK m. 123'teki suç genel ve tamamlayıcı niteliktedir; oluşabilmesi için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekir. İçerik hakaret, tehdit ya da cinsel taciz oluşturuyorsa o suçların maddeleri uygulanır. Kural tersine de işler: daha ağır suçun unsurları oluşmuyorsa eylem TCK m. 123 kapsamında değerlendirilir.

Bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün müdür?

Mümkündür. CMK m. 231/5 uyarınca hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; kararı savcılık değil mahkeme verir. Bu karar verildiğinde sanık CMK m. 231/8 uyarınca beş yıl denetim süresine tâbi tutulur. TCK m. 123'ün üst sınırı bir yıl olduğu için eşik bakımından bir engel bulunmaz; kararın verilebilmesi için CMK m. 231/6'daki koşulların da gerçekleşmesi gerekir.

Bu suçta dava zamanaşımı kaç yıldır?

Sekiz yıldır. Cezanın üst sınırı beş yılı aşmadığı için TCK m. 66/1-e uygulanır; Yargıtay 12. Ceza Dairesi de bu suçun sekiz yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtmektedir. TCK m. 67/2'de sayılan işlemler zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar; kesilme hâlinde süre en fazla yarısına kadar uzayarak on iki yıla çıkar. Uzlaştırma işlemleri sırasında ise zamanaşımı durur.

Bu davaya hangi mahkeme bakar?

Asliye ceza mahkemesi. 5235 sayılı Kanun m. 11 uyarınca sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemeleri bakar; TCK m. 123, m. 12'de ağır ceza mahkemesinin görevine verilen suçlar arasında sayılmamıştır. Mahkemenin görevi belirlenirken m. 14 uyarınca ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin suçun cezasının üst sınırına bakılır; burada bu sınır bir yıl hapistir.

Telefon veya mesaj kaydı yoksa mahkûmiyet verilebilir mi?

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, katılanın beyanları dışında delil bulunmayan ve HTS kayıtlarının dosyada yer almadığı bir olayda, CMK m. 225/1 karşısında suç boyutuna ulaşan eylemin gerekçeli kararda açık ve net olarak ortaya konmadan mahkûmiyet kararı verilemeyeceğini belirterek hükmü bozmuştur. Ayrıca arayan ve mesaj gönderen kişinin kim olduğu kesin biçimde belirlenemiyorsa beraat kararı verilmektedir.

Bu suçta basit yargılama usulü uygulanır mı?

CMK m. 251/1 uyarınca asliye ceza mahkemesi, üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verebilir; üst sınırı bir yıl olan bu suç kapsama girer. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükümleri bozmuş; bozmadan sonra yerel mahkemeler bu usulü takdiren uygulamayarak genel hükümlere göre yargılama yapabilmektedir. Bu usulle kurulan hükme itiraz edilirse CMK m. 252/2 uyarınca duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp