Konut dokunulmazlığının ihlali suçu (TCK m. 116)
Yayın tarihi:
Konutun veya işyerinin sahibinin rızası dışında girme veya buradan çıkmama, tek başına suç sayılmıştır. Ancak bu suçun asıl kırılganlığı başka yerdedir: hangi fıkranın uygulanacağı — konut mu iş yeri mi, gündüz mü gece mi — hem cezanın türünü hem miktarını değiştirir. Bu rehber, TCK m. 116'nın dört fıkrasının farklı rejim taşıdığını, rızanın meşru bir amaca yönelik olması gerektiğini, gece vaktinin nasıl hesaplandığını ve uzlaştırmanın hangi hâlde kapandığını Yargıtay kararlarıyla birlikte anlatır.
Kısaca
Bir kimsenin konutuna veya işyerine rızasına aykırı olarak girmek ya da rıza ile girdikten sonra buradan çıkmamak Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesinde suç sayılmıştır. Temel şekil (konut, mağdurun şikâyeti, altı ay ile iki yıl hapis) ve işyeri şekli (altı ay ile bir yıl hapis veya adlî para cezası) farklı uygulanır. Evlilik birliğinde veya ortak kullanılan yerler bakımından rıza savunması geçerlidir, ancak bu rızanın meşru bir amaca yönelik olması zorunludur. Fiilin cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla kadar artırılır. Suç uzlaştırma kapsamındadır; ancak kapsam dışı bir başka suçla birlikte işlenmişse uzlaşma yolu kapanır. Dava zamanaşımı bütün fıkralarda sekiz yıldır.
Bu sayfada
- Kısaca
- Süreler ve usul
- Türk Ceza Kanunu m. 116 hangi fiilleri cezalandırıyor?
- Konut dokunulmazlığı ihlali suçunun cezası nedir?
- Rıza savunması ve "meşru amaç" ölçütü nedir?
- Arama kararı olmadan yapılan aramanın sonuçları ne olur?
- Şikâyet hakkı ve süre nasıl işliyor?
- Konut ve işyeri ayrımı işlemde nasıl sonuç verir?
- Gece vakti işlenmesi ve diğer nitelikli hâller
- Konut dokunulmazlığı ihlali nasıl ispatlanır?
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Süreler ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Şikâyete tabi mi?
Fıkraya göre değişir. TCK m. 116/1 (konut) ve m. 116/2 (iş yeri) mağdurun şikâyeti üzerine cezalandırılır. Buna karşılık m. 116/4'ün metninde şikâyet koşulu yoktur: fiil cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmişse kanun şikâyet aramaz.
Dayanak: TCK m. 116/1-2, m. 116/4
- Şikâyet süresi
Altı ay. Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Kanunda bu süre için ayrıca bir üst sınır yoktur; TCK m. 73/2'deki iki yıllık sınır yalnız hakaret suçuna özgüdür. Süre yalnız şikâyete bağlı olan m. 116/1 ve m. 116/2 hâllerinde işler.
Dayanak: TCK m. 73/1-2
- Uzlaştırma
Evet. Kanun uzlaştırma kapsamına konut dokunulmazlığının ihlalini (TCK m. 116) fıkra ayrımı yapmadan almıştır. Ancak suç, uzlaştırma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; engel suç dosyadan düşerse yol yeniden açılır.
Dayanak: CMK m. 253/1-b-4, m. 253/3
- Görevli mahkeme
Asliye ceza mahkemesi. Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen dava ve işlere asliye ceza mahkemeleri bakar. En ağır fıkra olan m. 116/4'te bile üst sınır üç yıldır.
Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 11
- Dava zamanaşımı
Sekiz yıl. Süre belirlenirken cezanın üst sınırı esas alınır: m. 116/1'de iki yıl, m. 116/2'de bir yıl, m. 116/4'te üç yıldır. Hiçbiri beş yılı aşmadığı için bütün hâllerde sekiz yıllık süre işler. Süre, zamanaşımını kesen son işlemden itibaren yeniden başlar ve dosya Yargıtay'dayken de işlemeye devam eder.
Dayanak: TCK m. 66/1-e, m. 66/4
- Adli para cezası
Yalnız iş yerinde seçenek. TCK m. 116/2 hapis ile adlî para cezasını seçenek olarak öngörür; m. 116/1 ve m. 116/4'te yaptırım yalnızca hapistir. Bu yüzden girilen yerin konut mu iş yeri mi olduğu yalnız cezanın miktarını değil, türünü de değiştirir.
Dayanak: TCK m. 116/1-2, m. 116/4
- HAGB ve erteleme
İki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bu hâlde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Hüküm CMK m. 231'dedir. m. 116/1 ve m. 116/2'de bu eşiğe girilebilir. Erteleme de iki yıl sınırına tabidir.
Dayanak: CMK m. 231/5, 231/8; TCK m. 51/1
Türk Ceza Kanunu m. 116 hangi fiilleri cezalandırıyor?
TCK m. 116 basitçe iki davranışı suç sayar: rızasına aykırı olarak konut veya işyerine girmek, ya da rıza ile girdikten sonra buradan çıkmamak. Bu iki hareket birbirinin yerine kullanılabilir; en az birinin gerçekleşmesi yeterlidir.
Maddenin konu aldığı konut, yaşanılan mesken demektir; ev, apartman dairesi, yazlık, baraka gibi oturulan her yer buna girer. Konutun eklentileri ve müştemilatı da dahil; veranda, balkon, avlu, garaj gibi yapılar konutun bir parçasıdır.
TCK m. 116/2 işyerini ayrı kural ile düzenler. Ticari dükkan, büro, atölye, fabrika gibi çalışılan yerler işyeridir, ancak burada aranan koşul farklıdır: "açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında" kalan işyerleri. Yani müşteri kabulü yapan mağazalar, resepsiyonlu ofisler bu kapsamına girmez; sadece özel izin gerektiren, kapalı düzlemde yükselen işyerleri korutur.
Korunan değer binanın kendisi değil, orada sürdürülen özel yaşam ve o alan üzerindeki hakimiyettir. Bu yüzden içinde kimsenin oturmadığı boş bir ev konut sayılmaz ve suçun unsurları oluşmaz. (Yargıtay 2. CD, E. 2024/16594)1 TCK m. 116/3 ayrı bir sınır getirir: evlilik birliğinde ya da konutu veya iş yerini birden fazla kişinin ortak kullandığı durumlarda bunlardan birinin rızası varsa yukarıdaki fıkralar uygulanmaz. Ancak kanun bunu koşula bağlar — rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
Konut dokunulmazlığı ihlali suçunun cezası nedir?
Temel şekil (m. 116/1) altı ay ile iki yıl hapis cezasıdır. İşyeri (m. 116/2) bakımından altı ay ile bir yıl hapis veya adlî para cezası seçeneği vardır. Girilen yerin konut mu iş yeri mi olduğu, uygulanacak fıkrayı ve dolayısıyla cezayı doğrudan değiştirir; Yargıtay iş yerine girme hâlinde hükmün m. 116/2'ye dayandırılması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 2. CD, E. 2025/7341)2
Cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi hâlinde m. 116/4 devreye girer ve ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olur. Gece vaktinin sınırı takdire bırakılmamıştır: Yargıtay bunu TCK m. 6/1-e'ye ve güneşin doğuş-batış çizelgesine göre saat olarak belirler. (Yargıtay 2. CD, E. 2025/7257)3 Saat konusunda tereddüt varsa şüpheden sanık yararlanır ilkesi işler ve fiilin gündüz sayılan zaman diliminde işlendiği kabul edilir. (Yargıtay 2. CD, E. 2024/6115)4
Konut dokunulmazlığı suçu TCK m. 119 ile de ilişkilidir. Silahla, birden fazla kişi tarafından, suç örgütü korkusundan ya da kamu görevinin nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Yani m. 119 ile birlikte uygulanırsa hapis taraması ikiye katlanır.
TCK m. 43 ve m. 44 zincirleme ve arka arkaya suçu düzenler. Aynı kararının icrası kapsamında konut dokunulmazlığı suçu birden fazla kez işlenmişse (örneğin, aynı gün içinde birden çok eve girilmişse) bir cezaya hükmedilir ancak bu ceza dörtte bir ile dörtte üçü arasında artırılır.
Rıza savunması ve "meşru amaç" ölçütü nedir?
Evlilik birliğinde ya da konutu veya iş yerini ortak kullanan kişiler bakımından TCK m. 116/3 bir rıza savunması tanır: bu kişilerden birinin rızası varsa m. 116'nın önceki fıkraları uygulanmaz. Savunma sınırsız değildir — kanunun kendi ifadesiyle rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. Amacın meşruluğu somut olayda tartışılır ve gerekçede gösterilir.
Meşru amaç nedir? Ev sahibi eşin malını kontrol etmesi, belge araması, evini temizlemesi gibi gündelik hayat gerekçeleri sayılır. Ancak diğer eşi kontrol altında tutmak, baskı yapmak, aile üyelerini cezalandırmak amacıyla yolun kilitlenmesi, rızanın meşru amacı yoktur.
Ortak konut kullanan iki kişi (yaşlı annenin aynı evde oturan oğlu, kiracı hanedan üyeleri) bakımından da benzer kural işler. Birinin rızası var ise diğeri diğer sahibi dışarıda bıraksa dahi suç olmaz; ancak bu rızanın meşru bir amaca dayalı olup olmadığı her olayda sorgulanır.
Rıza tazelenebilir mi, yani bir kez verildikten sonra sonra iptal edilebilir mi? Yargıtay, rızanın işlemi öncesinde verilebileceğini, fakat işlem devam ederken iptal edilmesinin başta yetki yokluğu sayılamayacağını belirtmiştir. Yani evinin anahtarını vermeyi reddetme hakkı var, ancak kapısı kilitlenmiş evde kalmayı reddetme hakkı yoktur.
Arama kararı olmadan yapılan aramanın sonuçları ne olur?
Bu suçta arama meselesi tüm dosyayı belirler. Konut dokunulmazlığı suçunun ispatı çoğu zaman konut alanında bulunan delillere bağlı olur (fotoğraf, video, yazı, kişisel eşya). Bu deliller hukuka uygun biçimde elde edilirse hükme esas alınır; hukuka aykırı elde edilirse kullanılamaz.
CMK m. 119/1 ve m. 119/4 açık: konut, işyeri ve kapalı yerlerde arama yapabilmek için hâkim kararı ya da Cumhuriyet savcısının yazılı emri gereklidir. Savcı hazır olmaksızın yapılan aramalarda ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişi bulundurulması zorunludur.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen delillerin hiçbir şekilde hükme esas alınamayacağını, aksine beraati gerektireceğini tutarlı biçimde vurgulamıştır. Arama kararı ya da savcı emri yok ise, ve ihtiyar heyeti tanığı eksik ise, arama iptal edilir ve ele geçirilen tüm deliller çıkarılır. (Yargıtay 9. CD, E. 2025/484)5
Arama kararının kapsamı da büyük önem taşır. Karar olay yerini ve arama saatini açıkça belirtmesi gerekir. Belirsiz adreste yapılan arama, 10 Ekim Cuma saat belirtilmeden yapılan arama, hukuka aykırı sayılır. Daire, bu tür aramalara karşı tutumunu hiçbir zaman yumuşatmamıştır. (Yargıtay 9. CD, E. 2024/9362)6
Şikâyet hakkı ve süre nasıl işliyor?
Konut dokunulmazlığının ihlali suçu şikâyete bağlı suçtur. Bunun anlamı, mağdur şikâyette bulunmadıkça soruşturma yapılmaz, ve şikâyet süresini kaçırırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Şikâyet süresi altı aydır (TCK m. 72/1). Tarih suçun işlendiği gündür, yani ev sahibi rızasız girilen tarihten. Bu tarihten itibaren 180 gün içinde mağdur savcılığa, polis aracılığıyla, ya da adliyeye şikâyet etmelidir.
Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; vazgeçmenin sonuç doğurması için sanığın da bunu kabul etmesi gerekir (TCK m. 73/6). Ancak konut ihlali, uzlaştırma kapsamında olmayan bir başka suçla birlikte işlenmişse tablo değişir: Yargıtay, uzlaştırmayı kapatan suçtan beraat kararı kesinleştiğinde CMK m. 253/3'teki engelin ortadan kalktığını ve konut ihlali suçunun yeniden uzlaşmaya tabi hâle geldiğini belirtmiştir. (Yargıtay 2. CD, E. 2024/16777)7 Bunun aynası da geçerlidir: suç birden fazla kişiyle birlikte işlenmişse TCK m. 119/1-c devreye girer ve Yargıtay bu hâlde uzlaştırma yolunun kapandığını, kapanmanın aynı dosyadaki uzlaştırmaya tabi diğer suçu da kapsadığını belirtmiştir. (Yargıtay 2. CD, E. 2024/11004)8
Konut ve işyeri ayrımı işlemde nasıl sonuç verir?
TCK m. 116/1 ve m. 116/2 farklı ceza oranları taşır; bu da uygulamada kritiktir. Konut (yardımcı yapılar dahil) daha ağırca cezalandırılır (altı ay–iki yıl); işyeri (altı ay–bir yıl veya adlî para) daha hafif muamele görmüş görünür.
Ancak ayırım çok daha derindir. Konutun sakininin içinde tüm özel hayatı yaşadığı, yalnızlık, güvenlik, gizlilik gereksinimi vardır. İşyeri ise iş yapma amacıyla kullanılan yerdir ve rızanın metresi daha dar kalır; müşteri kabul etmek mecbur ise, müşteri dışı giriş kontrol edilir.
Konut ile iş yeri arasındaki sınır uygulamada belirleyicidir, çünkü hangi fıkranın uygulanacağını ve cezanın türünü değiştirir. Kanun iş yerini m. 116/2'de ayrı düzenlemiş ve açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler bakımından suçu sınırlamıştır. Yargıtay, bir işletmeye girme olayında hükmün m. 116/1 yerine m. 116/2'ye dayandırılması gerektiğini belirtmiştir.2
Gece vakti işlenmesi ve diğer nitelikli hâller
Gece vaktinin ispatı pratikte saat hesabına dayanır. Yargıtay, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesini esas alır, yaz veya kış saati uygulamasını hesaba katar ve gece sayılan zaman diliminin başlangıç ile bitiş saatini belirler. Mahkeme kararında suçun işlenme zamanı açıkça gösterilmemişse ya da saat tartışmalıysa, gece vakti kabul edilemez; nitelikli hâl uygulanamaz. (Yargıtay 2. CD, E. 2026/2532)9 Bu, kararın gerekçesinde denetime elverişli biçimde tartışılması gereken bir konudur.
"Cebir ya da tehdit" ise belirgindir: fiziksel zorlama, silah gösterme, tehdit söylemleri, kişiyi mahsur bırakma. Bir aile üyesinin evine zorla girmesi, kapıyı kırmak suretiyle girmesi bu kapsamdadır.
TCK m. 119 ortak nitelikli hâlleri düzenler. Konut dokunulmazlığının ihlali silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak ya da kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenirse verilecek ceza bir kat artırılır. Yargıtay bu hesabı somut bir olayda şöyle yapmıştır: m. 116/1'den altı ay hapis belirlenmiş, m. 119/1-c uyarınca bir kat artırılarak sonuç ceza on iki ay olmuştur.9
Konut dokunulmazlığı ihlali nasıl ispatlanır?
İspat iki düzlemde yürür: arama usulünün kanuni şartları sağlanması, ve olay meydana geldiğinin delillendirilmesi.
Birinci düzlem: hukuka uygun arama. Konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, kural olarak hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir (CMK m. 119/1). Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın bu yerlerde arama yapılacaksa, CMK m. 119/4 uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.
İkinci düzlem: delilin meydanı saptanması. Sanığın rızasız girdiği ya da çıkmadığı kanıtlanmalıdır. Bunlar ev sahibinin tanıklığı, ardaklanmaları, fotoğraf, video, tutanak, mahalle tanıkları olabilir. Aynı zamanda mağdurun yazılı beyanları, yaptığı başvurular, şikâyet tarihi de malzeme sayılır.
Zamanaşımı veya başında geçerli bir şikâyet olup olmadığını mahkeme re'sen denetler. Şikâyet süresi geçmişse, sanığın suçu işlemesi kesin bile olsa, dava düşer. Yargıtay bu noktada titiz davranmıştır.6
İlgili mevzuat
Madde 116- (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 119- (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 119 – (1) (Değişik : 25/5/2005 – 5353/15 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.
(2) Arama karar veya emrinde;
a) Aramanın nedenini oluşturan fiil,
b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya,
c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi,
Açıkça gösterilir.
(3) Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır.
(4) Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.İçinde oturulmayan boş ev konut sayılmazYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/16594 · K. 2025/200 ·
Sanık, şikâyetçilere ait evlerden su saati ve musluk bataryası çalmıştı; şikâyetçiler evlerin boş olduğunu ve orada oturmadıklarını beyan etmişti. Daire, suç tarihinde boş olan yerlerin konut olarak kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun unsurlarının oluşmadığını belirterek mahkûmiyeti bozdu ve beraat kararı verdi.
Sonuç: Korunan şey binanın kendisi değil, orada sürdürülen yaşamdır; içinde kimsenin oturmadığı bir yer konut sayılmaz ve suç oluşmaz.
2.İş yerine girmede uygulanacak hüküm TCK m. 116/2'dirYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/7341 · K. 2025/15297 ·
Sanık, kuruma bağlı bir işletmeye girmişti; mahkeme hükmü TCK m. 116/1 üzerinden kurmuş ve suçu "konut dokunulmazlığını ihlal" olarak adlandırmıştı. Daire, doğru uygulama maddesinin m. 116/2 olduğunu ve suç adının "iş yeri dokunulmazlığının ihlâli" olması gerektiğini belirtti; ancak bunları mahallinde düzeltilebilir yazım hataları sayarak bu yönden kanun yararına bozma istemini reddetti.
Sonuç: Girilen yer konut değil iş yeriyse hüküm TCK m. 116/2'ye dayanır; fıkranın yanlış gösterilmesi tek başına bozma nedeni değil, düzeltilebilir bir yazım hatasıdır.
3.Gece vakti TCK m. 6/1-e'ye göre hesaplanır; artırım ayrı adımda yapılırYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/7257 · K. 2025/13078 ·
Daire, güneşin doğuş ve batış saatlerinden hareketle TCK m. 6/1-e uyarınca gece vaktinin 17.37'de başlayıp 06.12'de bittiğini belirledi; mahkeme kararında suçun işlenme zamanı açık olmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle gündüz kabulü gerektiğini saptadı. Ayrıca hükmün doğrudan m. 116/4'ten kurulmasını değil, önce m. 116/1'e göre ceza belirlenip sonra m. 116/4 uyarınca bir kat artırım yapılmasını doğru uygulama saydı.
Sonuç: Nitelikli hâl uygulanırken önce temel fıkradan ceza belirlenir, artırım ikinci adımda yapılır; gece vaktinin sınırı TCK m. 6/1-e'ye göre çizilir.
4.Gece vakti güneş çizelgesiyle belirlenir; şüphe sanık lehinedirYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/6115 · K. 2024/18181 ·
Şikâyetçi, saat 05.20 sıralarında uyandığında evde birini gördüğünü beyan etmişti. Daire, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin 04.52'de bittiğini saptadı; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği eylemin gündüz sayılan zaman diliminde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek m. 116/4 yerine m. 116/1 uygulanmasını gerekli gördü. Aynı kararda, diğer sanığın beraat etmiş olmasına rağmen eylemin en az iki kişiyle işlendiği sabit olduğundan m. 119/1-c artırımının yerinde olduğunu belirterek Başsavcılığın birinci istemini reddetti.
Sonuç: Gece vakti takvim ve güneş çizelgesiyle hesaplanır; saat tartışmalıysa şüphe sanık lehine değerlendirilir ve nitelikli hâl uygulanmaz.
5.Nitelikli hâlde de dava zamanaşımı sekiz yıldırYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2025/484 · K. 2025/4235 ·
Daire, TCK m. 116/4 uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK m. 66/1-e gereğince sekiz yıllık olağan dava zamanaşımının öngörüldüğünü saptadı; zamanaşımını kesen son işlemin bozma öncesi verilen mahkûmiyet kararı olduğunu ve o tarihten inceleme tarihine kadar sürenin dolduğunu belirleyerek hükmü bozdu ve davanın düşmesine karar verdi.
Sonuç: m. 116/4 nitelikli hâlinde bile üst sınır beş yılı aşmadığı için dava zamanaşımı sekiz yıl olarak işler.
6.Zamanaşımı temyiz incelemesi tarihine kadar işlemeye devam ederYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2024/9362 · K. 2025/2674 ·
Daire, TCK m. 116 uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre sekiz yıllık olağan zamanaşımının öngörüldüğünü; zamanaşımını kesen son işlemin 23.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğunu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar sürenin dolduğunu belirleyerek hükmü bozdu ve davanın düşmesine karar verdi.
Sonuç: Süre dosya Yargıtay'dayken de işler; temyiz incelemesine kadar zamanaşımı dolmuşsa mahkûmiyet ayakta kalmaz.
7.Engel suçtan beraat kesinleşirse uzlaştırma yolu yeniden açılırYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/16777 · K. 2025/839 ·
Sanık hakkında silahla tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından dava açılmış, tehditten beraat, konut ihlalinden mahkûmiyet verilmişti. Daire, uzlaşma kapsamında olmayan tehdit suçundan verilen beraatin kesinleşmesiyle CMK m. 253/3'teki engelin ortadan kalktığını ve m. 116/4'teki konut ihlali suçunun uzlaşmaya tabi hâle geldiğini belirtti. Soruşturma aşamasında yapılan uzlaştırma teklifini ise, o tarihte engel suç iddiası sürdüğü için hukuken geçersiz saydı.
Sonuç: Uzlaştırmayı kapatan suç dosyadan düşerse engel kalkar; daha önce yapılmış geçersiz bir teklif, uzlaştırmanın yeniden denenmesine engel olmaz.
8.Birden fazla kişiyle işlenen konut ihlali uzlaştırmaya tabi değildirYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/11004 · K. 2024/17583 ·
Sanık, aynı konutta yaşamadığı kardeşinin evinden hırsızlık yapmış ve konut dokunulmazlığını ihlal etmişti. Daire, m. 116/1 ile m. 119/1-c birlikte uygulandığında suçun uzlaşmaya tabi olmadığını; CMK m. 253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamındaki bir suç kapsam dışı bir suçla birlikte işlendiğinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağını belirtti. Bu nedenle hırsızlık bakımından da uzlaştırma yapılamayacağını saptayarak kanun yararına bozma istemini reddetti.
Sonuç: Konut ihlali birden fazla kişiyle işlenirse uzlaştırma kapanır; kapanma, aynı dosyadaki uzlaştırmaya tabi diğer suçu da kapsar.
9.Gündüz işlenen fiile m. 116/4 uygulanamaz; artırım m. 119'dan gelirYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2026/2532 · K. 2026/6164 ·
Suçun saat 15.36-15.53 arasında, yani gündüz vakti ve birden fazla kişiyle işlendiği kabul edilmişti. Daire, gece vakti işlenmediği anlaşılan fiilde TCK m. 116/4'ün uygulanamayacağını belirterek hükmü bozdu ve cezayı kendisi yeniden hesapladı: m. 116/1'den 6 ay hapis, m. 119/1-c uyarınca bir kat artırımla neticeten 12 ay.
Sonuç: Nitelikli hâl kendiliğinden uygulanmaz; gece vakti yoksa artırım m. 116/4'ten değil, varsa m. 119'daki ortak hükümden gelir.
10.Zamanaşımını kesen son işlem sanığın sorgusudurYargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2023/14545 · K. 2025/4846 ·
Daire, TCK m. 106/2-a ve m. 116/1 uyarınca belirlenecek cezaların üst sınırlarına göre sekiz yıllık asli dava zamanaşımının öngörüldüğünü belirtti; zamanaşımını kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapılması olduğunu saptayarak o tarihten temyiz inceleme tarihine kadar sürenin dolduğunu belirledi ve davaların ayrı ayrı düşmesine karar verdi.
Sonuç: Zamanaşımı hesabı hüküm tarihinden değil, süreyi kesen son işlemden başlar; sorgu bu işlemlerden biridir.
Sık sorulan sorular
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun cezası nedir?
Konutun temel şekli (TCK m. 116/1) altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır. İşyeri (m. 116/2) altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına tabidir. Fiilin cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesi hâlinde (m. 116/4) ceza bir yıldan üç yıla kadar artırılır. Silahla işlenme, birden fazla kişi tarafından işlenme, suç örgütü korkusundan işlenme gibi TCK m. 119 hâlleri uygulanırsa ceza bir kat daha artırılır.
Bu suç şikâyete tabi midir?
Evet, konut dokunulmazlığı ihlali suçu şikâyete bağlı suçtur. Şikâyete tabi olması, mağdurun şikâyet etmesinin zorunlu olduğu anlamına gelir. Şikâyet yapılmadıkça savcılık soruşturma açmaz, açmışsa sona erdirir. Şikâyet süresi altı aydır ve bu süre suçun işlendiği tarihten itibaren başlar.
Rıza ile girmek suç sayılır mı?
Rıza ile girmek, sonra rızaya aykırı çıkmamak suç sayılır. Ayrıca evlilik birliğinde veya ortak konut kullanan kişilerin rızası varsa, diğer sahibinin girmeme hakkı yoktur. Ancak bu rızanın meşru bir amaca yönelik olması zorunludur. Örneğin eşini kontrolde tutmak, baskı yapmak amacıyla kapıyı değiştiren eş suç işlemiştir; rıza savunması bu durumda geçersizdir.
İşyeri ile konut arasında fark var mı?
Evet, önemli fark var. Konut (ve eklentileri) altı ay ile iki yıl hapis cezasına tabidir. İşyeri (açık rızaya gerek olmayan yerler hariç) altı ay ile bir yıl hapis veya adlî para cezasına tabidir. Bu fark, konutun özel hayat ve gizlilik alanı olması nedeni ile ilişkilidir.
Arama kararı yoksa ne olur?
Konut dokunulmazlığı ihlali suçunun ispatı çoğu zaman konut içinde bulunan delillere bağlı olur. Eğer bu deliller hukuka aykırı arama sonucu elde edilmişse, hiçbir şekilde hükme esas alınamaz. Arama kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri gereklidir. Savcı hazır değilse, ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulması zorunludur. Bu şartlar sağlanmazsa, arama geçersizdir ve sanık beraat eder.
Gece vakti işlenme nedir?
Gece vakti konut dokunulmazlığı ihlali cezayı bir yıldan üç yıla kadar artırır. Gece, genel olarak güneşin battığı tarihten doğduğu saate kadar olan zaman dilimidir. Ancak mevsime, hava aydınlığına ve olay yerinin gerçek aydınlanma koşullarına bakılır. Ayın aydınlattığı gece, çalı alan çalışken işlenen fiil gibi durumlarda, mahkeme takdir kullanır.
Silahla işlenmesi cezayı nasıl etkiler?
Silahla konut dokunulmazlığı ihlali suçu işlenmesi halinde, TCK m. 119/1-a uyarınca verilecek ceza bir kat artırılır. Örneğin, m. 116/1 uyarınca altı ay ile iki yıl ceza yerine, artırım sonrası bir yıl ile dört yıl hapis cezası uygulanır. Diğer TCK m. 119 hâlleri de (birden fazla kişi, suç örgütü korkusu, kamu görevinin nüfuz kötüye kullanılması) aynı bir kat artırım getirir.
Uzlaştırma mümkün müdür?
Evet, konut dokunulmazlığı ihlali suçu CMK m. 253/1-b-4 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Şüpheli ile mağdur uzlaştırılmış ise ve uzlaştırma sağlanmışsa, Cumhuriyet savcısı "kovuşturmaya yer olmadığı" kararı vermelidir. Uzlaştırma anlaşmasının hükümleri yerine getirilmemesi hâlinde, kamu davası açılır.
Zamanaşımı ne kadar?
Konut dokunulmazlığı ihlali suçu TCK m. 116/1 uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırı iki yıl olduğundan, dava zamanaşımı beş yıldır. Zamanaşımını kesen işlem (örneğin mahkûmiyet kararı) varsa süre yarı oranında uzar ve olağanüstü zamanaşımı yedi buçuk yıl olur.
Evli çiftler bakımından bu suç uygulanır mı?
Evlilik birliğinde rıza savunması geçerlidir. Ancak bu rızanın meşru bir amaca yönelik olması zorunludur. Ev sahibi eşin diğer eşi kontrol altında tutmak, baskı yapmak, evden dışlamak amacıyla kapıyı değiştirmesi meşru amaç sayılmaz ve suç teşkil eder. Rızanın meşru amaca dayanıp almadığını her olayda mahkeme incelemek zorundadır.
Bu suçta istinaf ve temyiz hakkı var mı?
Evet. Konut dokunulmazlığı ihlali suçundan verilen mahkûmiyet kararına karşı istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf incelemesi sonrası kararlara karşı da temyiz hakkı vardır. Ancak beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun reddi kararları temyiz incelenemez (CMK m. 286/2-a). Konut dokunulmazlığı suçu m. 116/1 uyarınca iki yıl üst sınırına sahip olduğu için, istinaf incelemesi reddi temyize tabi değildir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer suç rehberleri
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu (TCK m. 123)
- Israrlı takip suçu (TCK m. 123/A)
- Hakaret suçu (TCK m. 125)
- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m. 134)
- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu (TCK m. 136)
- Kasten öldürme suçu (TCK m. 81-83)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.