İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Zeytin ağacı kesme cezası ve zeytinliğe yapı yasağı (3573 sayılı Kanun m. 20)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Zeytinlik sahalarındaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Orman Bakanlığının iznine bağlıdır; kesin zaruret yoksa zeytin ağacı kesilemez.
  • İzinsiz kesen veya sökene ağaç başına idari para cezası verilir.
  • Zeytinlik sahaları daraltılamaz; belediye sınırları içinde imar alanına alınan zeytinliklerde toplam yapılaşma alanın yüzde onunu geçemez.
  • Zeytinliklere 3 kilometre mesafede kimyasal atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz.
  • Bu yasaklara dayanan izin, plan ve ÇED işlemlerine karşı idare mahkemesinde dava açılır; izinsiz kesime verilen idari para cezasına karşı ise kural olarak tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur.

Zeytinlik Kanunu diye anılan 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun, zeytinlik sahalarını iki yoldan korur: zeytin ağacının sökülmesini izne bağlar ve izinsiz kesime ağaç başına idari para cezası öngörür; zeytinlik sahasının daraltılmasını ve zeytinliklere 3 kilometre mesafede zarar verecek tesisleri yasaklar. Bu rehber Kanunun 14, 20 ve 21. maddelerini, hangi arazinin zeytinlik sayıldığını, zeytinliğe ev veya tesis yapılıp yapılamayacağını, maden ve enerji yatırımları için getirilen istisnaların akıbetini, cezaya ve işlemlere karşı başvuru yolunu ve Danıştay'ın bu konulardaki kararlarını anlatır. Orman ağaçlarının kesilmesi Orman Kanunu'nun konusudur ve orman kanunu suçları rehberinde ele alınır; tarım arazisinin genel olarak tarım dışında kullanılması ise tarlaya ev yapmak rehberinin konusudur.

İlgili rehberler: Orman Kanunu suçları (6831 sayılı Kanun m. 91-93)Tarlaya ev yapılır mı? Tarım dışı kullanım izni ve cezası (5403 sayılı Kanun m. 13, 21)

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

İdare mahkemesi: zeytinlik sahası gerekçesiyle uygun görüş vermeme, izin talebinin reddi, imar planı ve ÇED işlemleri idari işlemdir; bunlara karşı iptal davası idari yargıda açılır. 3573 sayılı Kanun ağaç başına idari para cezasına karşı ayrı bir başvuru yolu göstermez; cezaya mahallî mülki amir karar verir. Kabahatler Kanunu'nun başvuru yoluna ilişkin hükümleri başka kanunda aksine hüküm yoksa uygulandığından yalnız idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine (kanun metninde "sulh ceza mahkemesi") başvurulur. Ceza, aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren bir kararla birlikte verilmişse cezaya ilişkin hukuka aykırılık iddiaları da o işlemin iptali istemiyle birlikte idari yargıda görülür. Bakanlıklarca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere ve Cumhurbaşkanı kararlarına (ör. acele kamulaştırma kararı) karşı dava ise ilk derece olarak Danıştay'da açılır (Danıştay Kanunu m. 24/1-a, c).

Dayanak: Kabahatler Kanunu m. 3, m. 27/1, m. 27/8; İYUK m. 2/1-a; 3573 sayılı Kanun m. 21; Danıştay Kanunu m. 24

Yetkili mahkeme

İmar, yıkım, ruhsat gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından doğan idari davalarda taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (m. 34/1). Özel bir yetki kuralı bulunmayan davalarda yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir (m. 32/1); yetki kamu düzenindendir. 3573 sayılı Kanun ayrı bir yetki kuralı koymaz.

Dayanak: İYUK m. 32, m. 34

Dava şartı

Dava açmadan önce zorunlu bir idari başvuru öngörülmemiştir; 3573 sayılı Kanun ayrı bir itiraz yolu düzenlemez. İlgili, dava açma süresi içinde işlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan isteyebilir; bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İvedi yargılama usulüne tabi davalarda (çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar, acele kamulaştırma işlemleri) bu madde uygulanmaz; üst makama başvuru dava açma süresini durdurmaz (m. 20/A/2-b).

Dayanak: İYUK m. 11, m. 20/A

Süre ve zamanaşımı

İdare mahkemesinde dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden başlar (İYUK m. 7). Çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar (ÇED kararları) ve acele kamulaştırma işlemleri ivedi yargılama usulüne tabidir; bu davalarda dava açma süresi otuz gündür (İYUK m. 20/A). Yalnız idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde yapılır; süresinde başvurulmazsa ceza kesinleşir (Kabahatler Kanunu m. 27/1).

Dayanak: İYUK m. 7, m. 20/A; Kabahatler Kanunu m. 27/1

Yargılama usulü

Yazılı yargılama usulü; inceleme evrak üzerinde yapılır (m. 1/2). Dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmaz. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse mahkeme, idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulmasına karar verebilir (m. 27).

Dayanak: İYUK m. 1, m. 27

Harç

İdare mahkemesinde dava açılırken maktu başvurma harcı alınır (Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife A-I-2). Tarifedeki maktu harçlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır (mükerrer m. 138); güncel tutar o yılın tarifesinden okunur. Bölge idare mahkemesine istinaf ve Danıştaya temyiz başvurularında tarifenin A-IV bölümündeki harçlar ayrıca alınır.

Dayanak: Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife A-I ve A-IV; mükerrer m. 138

Kanun yolu

İdare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf. Konusu m. 45/1'deki parasal sınırı geçmeyen iptal davalarında idare mahkemesi kararı kesindir; sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır (m. 45/1, ek m. 1). İvedi yargılama usulüne tabi davalarda (ÇED kararları, acele kamulaştırma) istinaf yoluna başvurulamaz (m. 45/8); bu davalarda nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir (m. 20/A/2-g). Bölge idare mahkemesi kararları ancak m. 46/1'de sayılan davalarda (ör. düzenleyici işlemler, imar planları, maden, taşocakları, orman ve jeotermal mevzuatı, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar ve konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan davalar; bu sınır da her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır, ek m. 1) ya da m. 46/2'deki kaldırma hâlinde otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir. 3573 sayılı Kanun listede ayrıca sayılmamıştır; uyuşmazlık aynı zamanda 5403 sayılı Kanunun uygulanmasından doğuyorsa (m) bendi uygulanır. Sulh ceza hâkimliğinin son kararına karşı tebliğden itibaren en geç iki hafta içinde itiraz edilebilir (Kabahatler Kanunu m. 29/1); ancak on beş bin Türk lirası dâhil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir (m. 28/10).

Dayanak: İYUK m. 20/A, m. 45, m. 46, ek m. 1; Kabahatler Kanunu m. 28/10, m. 29

Zeytinlik sahası nedir: 3573 sayılı Kanun hangi araziyi korur ve tapu kaydı yeterli midir?

3573 sayılı Kanun "zeytinlik sahası" kavramını kullanır ama tanımlamaz. Kanunun m. 2'si orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlikler ile zeytin yetiştirmeye elverişli fundalık ve makiliklerin Bakanlıkça tespit edilip haritalanacağını söyler; koruma hükümleri ise m. 20'dedir. Danıştay 8. Daire 2026 tarihli kararında Kanunun 20. maddesinde zeytinlik sahalarının içeriğinin ve tanımının belirlenmediğini, Yönetmelikteki "zeytinlik saha" tanımının da Dairenin 2015 tarihli kararıyla iptal edildiğini tespit etmiştir. (Danıştay 8. Daire, E. 2024/254)1

Bakanlığın 2011 tarihli uygulama yazısındaki ölçüt yargı önüne iki kez gelmiştir. Danıştay 8. Daire 2022'de, orman sınırları dışında kalan ve bir dekar alanda en az 10 adet kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alanın zeytinlik saha sayılacağını belirten talimatı Kanuna uygun bulmuş ve davayı reddetmiştir. (Danıştay 8. Daire, E. 2018/3443)2 Aynı Daire 2026'da ise aynı yazının "tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan" alanlarda da Kanunun uygulanacağını söyleyen kısmını, Kanunun 20. maddesindeki sınırlamanın kapsamını kanuni dayanak olmadan belirlediği ve mülkiyet hakkına kanunla yapılmayan bir müdahale oluşturduğu gerekçesiyle iptal etmiştir; bu karar oy çokluğuyla ve ilk derece olarak verilmiştir, Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açıktır.1 İki karar Bakanlığın aynı 08/06/2011 tarihli ve 2961 sayılı yazısına ilişkindir: 2022 kararı talimat yönünden davayı bütünüyle reddetmiş, 2026 kararı ise bu düzenleyici işlemle Kanunun hangi taşınmazlara uygulanacağının, diğer bir ifadeyle m. 20'deki sınırlamanın kapsamının kanuni dayanak olmadan belirlendiğini kabul etmiştir.2 1 Daire 2026 kararında 2022 kararına değinmemiş ve dekar başına 10 ağaç ölçütünü ayrıca incelememiştir. Daire gerekçesinde, Kanun'un uygulanmasını gösteren düzenleyici işlem tesis edilmesinde "hukuka uyarlık bulunmamaktadır" demiş; davacı yazının yalnız "tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan" alanlara ilişkin kısmının iptalini istediğinden hüküm bu kısımla sınırlı kalmıştır. 2026 kararının temyiz sonucuna ilişkin bir Danıştay kararına bu rehber hazırlanırken rastlanmamıştır.

Tapu kaydı ile fiilî durum birlikte değerlendirilir. Danıştay 10. Daire, tapu kaydında zeytinlik olarak tescilli olan ve bir uzman raporuna göre etrafı zeytinliklerle çevrili bulunan taşınmazın zeytinlik saha vasfında olduğunu açık saymıştır. (Danıştay 10. Daire, E. 2020/2907)3 Tapuda tarla yazan bir taşınmazda ise aynı Daire, idarenin arazi incelemesine ve dekar başına ağaç ölçütüne dayanan değerlendirmesiyle yetinilmemesi hâlinde, taşınmazın zeytinlik saha olup olmadığının mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesiyle; Kanunun ve Yönetmeliğin amacı, mevcut tanımlamalar, bilimsel ve akademik çalışmalar ve idari düzenlemeler göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. (Danıştay 10. Daire, E. 2019/12233)4

Komisyon tespiti şart değildir. Danıştay 10. Daire'ye göre Yönetmelikte komisyonca tespit edileceği öngörülen zeytinlik sahaları Devletin hüküm ve tasarrufundaki yabani zeytinlikler ile fundalık ve makiliklerdir; özel mülkiyete tabi taşınmazlarda fidan ekimiyle elde edilen zeytinlikler için bu usul uygulanamaz.4 Yabani zeytinlikler de korunur: Danıştay 8. Daire, yabani zeytinliklerin de zeytinlik saha olarak kabul edildiğini belirterek, orman vasfındaki bir maden sahasında bilirkişinin yabani zeytin ağaçları tespit ettiği dosyada zeytinlik saha yönünden değerlendirme yapılmadan verilen kararı bozmuştur. (Danıştay 8. Daire, E. 2024/756)5 Buna karşılık aynı Daire 2022'de, orman sayılan alanda kalan taşınmazdaki zeytin ve keçiboynuzu ağaçlarının alanın orman sınırları içinde kalması nedeniyle 3573 sayılı Kanun kapsamında olmadığı yolundaki işlemi hukuka uygun bulmuştur.2

Zeytin ağacı kesme cezası: 3573 sayılı Kanun m. 20 ağaç sökme iznini hangi şartlara bağlar, ceza ne kadardır?

3573 sayılı Kanun m. 20/2'ye göre bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Bakanlığın fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Kanun metninde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yazılıdır; Danıştay kararları aynı yetkiyi bugünkü adıyla Tarım ve Orman Bakanlığına bağlar. (Danıştay 8. Daire, E. 2022/1757)6 (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/2585)7 İzin verilirken Bakanlığa bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Kanun ayrıca bir sınır daha koyar: bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez.

Yaptırım ağaç sayısına göre hesaplanır: izinsiz kesenlere veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idari para cezası verilir (m. 20/2). Bu, Kanunda yazan ve 23/1/2008 tarihli 5728 sayılı Kanunla belirlenen tutardır; Kanunun yürürlük tablosuna göre değişiklik 8/2/2008'de yürürlüğe girmiştir ve tabloda m. 20 için sonraki bir değişiklik yoktur. Cezaya mahallî mülki amir karar verir (m. 21).

Kanunda yazan altmış lira, bugün uygulanan tutar değildir. Kabahatler Kanunu m. 17/7'ye göre idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve hesapta bir Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz; bu kural yalnız nispi nitelikteki idari para cezalarına uygulanmaz. İdari para cezası maktu veya nispi olabilir (m. 17/1); ağaç başına ceza bir değerin oranı olarak değil, Kanunda belirlenmiş sabit tutarın ağaç sayısıyla çarpılmasıyla bulunur. Bu nedenle ağaç başına tutar 2008'den bu yana her yıl artırılarak uygulanır; ödenecek ceza, kanundaki altmış lira üzerinden değil, cezanın uygulandığı yıl için artırılmış tutar üzerinden hesaplanır. O yıla ait tutar ilan edilen yeniden değerleme oranlarından hesaplanır; bu rehberde resmî bir kaynakla doğrulanamayan bir rakam verilmemiştir. Kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş idari para cezaları tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir ve bu sürede ödenirse cezadan %25 indirim yapılır; ödeme, kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez (Kabahatler Kanunu m. 17/6).

Kanunda ağaç başına ikinci bir ceza daha vardır: Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikteki kurallara göre zeytinliğine bakmayan üreticiye ağaç başına on Türk Lirası idari para cezası verilir (m. 17/3); bu da Kanunda yazan tutardır ve aynı kurala göre her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır (Kabahatler Kanunu m. 17/7). Orman sınırları içindeki ağaçların kesilmesi ise 3573 sayılı Kanunun değil 6831 sayılı Orman Kanunu'nun konusudur; orman ağacının izinsiz kesilmesinin sonuçları orman kanunu suçları rehberinde anlatılır.

Zeytinliğe ev yapılır mı: m. 20'deki daraltma yasağı ve yüzde 10 yapılaşma şartı nasıl uygulanır?

3573 sayılı Kanun m. 20/2'nin ilk cümlesi kesindir: zeytincilik sahaları daraltılamaz. Tek istisna, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamına alınmasıdır; bu hâlde altyapı ve sosyal tesisler dâhil toplam yapılaşma zeytinlik alanının %10'unu geçemez. Maddenin son fıkrasına göre Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir.

Danıştay bu hükmü dar okur. Danıştay 10. Daire'ye göre zeytinlik sahalarının daraltılması ve imar hudutları içine alınan zeytinlik sahalarında izin verilen yüzde onluk yapılaşma dışında zeytinlik sahalarda yapılaşma mümkün değildir; zeytinlik sahalarda Bakanlıktan alınacak izne dayanarak ancak zeytinyağı fabrikası ve tarımsal faaliyet yapılan küçük ölçekli tarımsal işletme kurulabilir.3 Daire bu gerekçeyle tapuda zeytinlik vasıflı taşınmazda 850 baş sağmal inek çiftliği kurulamayacağını kabul etmiş; ilk derece mahkemesinin yüzde on sınırı içinde plan notlarına göre yapı yapılabileceği yolundaki gerekçesini, işlem tarihinde alanda nazım veya uygulama imar planı bulunmadığından isabetsiz bulmuştur.3

Zeytinlik olmayan bir tarlada bile yapı serbest değildir. Danıştay 10. Daire, bağ evi yanında zirai depo yapılması istenen dosyada aynı yüzde on kuralını hatırlattıktan sonra, taşınmazın zeytinlik saha vasfında olmadığı tespit edilse dahi bunun doğrudan uygun görüş verilmesi sonucunu doğurmayacağını, tarımsal amaçlı yapılar için valilik veya il tarım müdürlüğünün izni ya da uygun görüşü gerektiğinden talebin plan notları, 5403 sayılı Kanun ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.4 Tarım arazisinin genel izin rejimi tarlaya ev yapmak rehberinde anlatılmıştır.

Planlama da aynı yasağa bağlıdır. Danıştay 6. Daire, tapuda zeytinlik vasıflı bir taşınmazın nazım imar planında zeytinlik alan olarak belirlenmesini hukuka uygun bulmuş; parselin turizm ya da yerleşim amaçlı planlanması hâlinde zeytinlik sahası statüsündeki arazi kullanımının kalkacağını ve bunun Kanunla yasaklandığını belirtmiştir. (Danıştay 6. Daire, E. 2023/1983)8 Daire, m. 20'nin son fıkrasındaki kesinleşmiş imar planı istisnasını 4086 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce kesinleşen planlarla yerleşime açılan zeytinlik sahalarına imkân tanıyan bir hüküm olarak okumuş; parselin bulunduğu alanda o tarihten önce kesinleşmiş bir imar planı bulunmadığından zeytinlik saha statüsünü değiştirecek bir planlamanın hukuken mümkün olmadığı sonucuna varmıştır.8

Zeytinliğe 3 kilometre mesafede hangi tesisler yapılamaz; tedbir alınması yeterli midir?

3573 sayılı Kanun m. 20/1'e göre zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin vejetatif ve generatif gelişmesine engel olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmelerinin yapımı ve işletilmesi Bakanlığın iznine bağlıdır.

Danıştay 6. Daire'ye göre zeytinlik alanlarda yürütülecek faaliyetlerde öncelikle dikkate alınacak özel düzenleme 3573 sayılı Kanundur ve m. 20, gerekli tedbirler alınmış olsa bile zeytinlik sahalarında ve bu sahalara 3 kilometre mesafede kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran ya da bu sonuçlara yol açma ihtimali bulunan tesislerin yapılmasını ve işletilmesini önlemeyi amaçlar. (Danıştay 6. Daire, E. 2021/7721)9 Daire, Danıştay 8. Daire'nin 2015 tarihli kararı karşısında artık kamu yararı kararı alınarak dahi bu tür tesislerin 3 kilometre mesafe içinde yapılamayacağını belirtmiştir.9

Bununla birlikte yasak tesisin niteliğine bağlıdır ve bu nitelik dosyada somut olarak ortaya konulmalıdır. Danıştay 4. Daire, aynı ilkeleri tekrarladıktan sonra ÇED kararlarına karşı açılan davalarda tesisin zeytinliklerin gelişmesine engel olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının belirlenmesi gerektiğini söylemiş; bilirkişi raporunda kapalı devre su kullanımı ve ıslak çalışma nedeniyle tozuma ve kimyasal kirlilik olmayacağı bilimsel olarak ortaya konulan krom zenginleştirme tesisi için ÇED sürecinin sonlandırılması işlemini hukuka aykırı bulmuştur. (Danıştay 4. Daire, E. 2024/840)10 Karar oy çokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir; Daire, kararın projeye doğrudan ÇED olumlu kararı verilmesi sonucunu doğurmayacağını ayrıca belirtmiştir.10

Mesafe ve etki ölçülmeden karar kurulamaz. Danıştay 6. Daire, zeytinliklerin ocağa uzaklığının ölçülmediği, tozumanın zeytinliklere etkisinde rüzgâr faktörünün değerlendirilmediği ve genel geçer ifadelerle yetinilen bilirkişi raporuna dayanan kararı bozmuş; faaliyetin zeytinliklerin gelişmesine engel olacak şekilde kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının ek raporla açıklığa kavuşturulmasını istemiştir; karar oy çokluğuyla verilmiştir. (Danıştay 6. Daire, E. 2022/6351)11

Maden ve enerji yatırımları için zeytinlikte istisna var mı: 2022 Maden Yönetmeliği değişikliği neden iptal edildi, 2025'te Maden Kanunu ne getirdi?

1/3/2022 tarihli Maden Yönetmeliği değişikliği, ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak için yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı alanlara denk gelmesi ve başka yerde yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, sahayı rehabilite etme taahhüdüyle zeytin sahasının taşınmasına ve sahada madencilik yapılmasına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca izin verilebileceğini öngörüyordu.6

Danıştay 8. Daire bu hükmü iptal etmiştir. Daireye göre Maden Kanunu'nun izne tabi alanlarda ilgili kanun hükümlerine göre izin alınmasını zorunlu tutan hükmündeki atıf zeytinlik sahalar bakımından 3573 sayılı Kanuna yöneliktir; ayrı bir yasal düzenleme yapılmadıkça zeytinlik sahalarda madencilik ancak bu Kanun çerçevesinde yürütülebilir.6 3573 sayılı Kanun zeytinlik sahalarda yalnız Bakanlık izniyle zeytinyağı fabrikası ve küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmesine imkân tanır; korunan zeytinlik sahalardaki faaliyetlerin kanunla düzenlenmesi gerektiğinden Kanundaki yasak ve sınırlamalar yönetmelikle kaldırılamaz.6

Bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanmıştır; onama kararı oy çokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.7 Kurul kararında aktarıldığı üzere davalı idare, 11/12/2022 tarihli yeni Maden Yönetmeliği ile dava konusu yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığını ileri sürmüştür; Kurul temyiz istemini reddetmiştir.7 Daha önce de Danıştay 8. Daire'nin 2015 tarihli kararı, Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesindeki zeytinlik saha tanımını ve 23. maddesinin Kanundaki yasağı tekrarlayan ilk iki cümlesi dışındaki kısmını iptal etmişti; Danıştay 6. Daire bu kararı aktararak artık kamu yararı kararıyla dahi zararlı tesislerin 3 kilometre içinde yapılamayacağını belirtmiştir.9

Bu kararlardan sonra konu kanunla düzenlenmiştir. 19/7/2025 tarihli 7554 sayılı Kanunla 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen geçici madde 45'e göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ruhsat sahibi veya rödövansçı olan gerçek veya tüzel kişilerin ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürüttüğü madencilik faaliyetleri, tapuda zeytinlik olarak kayıtlı veya fiilen üzerinde zeytinlik bulunan ve Maden Kanunu'na ekli harita ve koordinat listesi sınırları içindeki alanlara denk gelir ve faaliyetin başka alanlarda yürütülmesi mümkün olmazsa, zeytin ağaçlarının taşınmasına, sahada madencilik yapılmasına ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca izin verilebilir (Maden Kanunu'nda "Bakanlık" bu bakanlıktır, m. 3; izin Tarım ve Orman Bakanlığından değil bu bakanlıktan istenir). Ağaçların taşınması mümkün değilse izinden önce, taşınan ve taşınamayan zeytin ağacı sayısının en az iki katı ağaçla zeytin sahası tesis edilmesi zorunludur. Faaliyet yürütülen her yıl için ruhsat sahibinden işletme ruhsat bedeli kadar ayrıca tahsilat yapılır ve saha, faaliyetten önceki ağaç sayısı kadar zeytin ağacı dikilerek rehabilite edilir. Bu istisna yalnız maddedeki şartları taşıyan faaliyetler ve Maden Kanunu'na ekli harita ve listedeki alanlar içindir; bu alanların dışındaki zeytinliklerde 3573 sayılı Kanunun yasakları uygulanır. Bu rehberde incelenen Danıştay kararlarında geçici madde 45'e değinilmemiştir.

3573 sayılı Kanunun kendi istisnaları başka bir konuya ilişkindir. Ek madde 2, kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlar, kamu planlarında tarım dışı kullanıma ayrılmış alanlar, deniz kıyı kenar çizgisine 2.000 metre ve göl kıyı kenar çizgisine 500 metreden az mesafedeki alanlar, birinci derece askerî yasak bölgeler, 2863 sayılı Kanun kapsamındaki yerler ve tarım reformu uygulama alanlarında Kanunun 2 ve 3. maddelerinin uygulanmayacağını söyler. Kamulaştırma da ayrı değerlendirilir: Danıştay 6. Daire, jeotermal akışkan taşıyacak boru hattı için yalnız irtifak hakkı kamulaştırması yapılan zeytinlik vasıflı parsellerde bu aşamada tarım dışı bir kullanımdan söz edilemeyeceğini, inşaata başlamadan önce 5403 ve 3573 sayılı Kanunlar kapsamında tarım dışı arazi kullanım izni alınacağını belirterek acele kamulaştırma kararına karşı açılan davayı reddetmiştir. (Danıştay 6. Daire, E. 2024/3780)12

Zeytinliğe hayvan sokmak ve ağıl yapmak: 3573 sayılı Kanun m. 14 neyi yasaklar, yaptırımı nedir?

3573 sayılı Kanun m. 14'e göre zeytinliklere her çeşit hayvan sokulması ve yerleşim sahaları hariç zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması yasaktır. Çift sürme ve nakliyatta kullanılan hayvanlara ağızlık takılması şartıyla izin verilir.

Bu hükmün yaptırımı idari para cezası değil, cezai yaptırımdır: hükme aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur (m. 14/3). Çiftçi mallarını korumakla yükümlü olanlarca düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (m. 14/4). Şikâyet ve ceza yargılaması bu rehberin konusu değildir; idari yargıda bu yasak, işlemin dayanaklarından biri olarak karşımıza çıkar.

Danıştay 10. Daire, zeytinlik vasıflı taşınmazda süt sığırı çiftliği kurulmasına uygun görüş verilmemesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulurken, kurulmak istenen tesisin zeytinyağı fabrikası veya küçük ölçekli tarımsal işletme niteliğinde olmamasının yanında zeytinlik sahalarına her çeşit hayvan sokulmasının yasak olmasını da gerekçe yapmıştır.3

Zeytin ağacı kesme cezasına ve zeytinlik işlemlerine karşı dava: sulh ceza hâkimliği mi, idare mahkemesi mi?

3573 sayılı Kanun idari para cezasına karşı bir başvuru yolu düzenlemez; yalnız cezaya mahallî mülki amirin karar vereceğini söyler (m. 21). Kabahatler Kanunu m. 3'e göre bu Kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde uygulanır; m. 27/1 de idari para cezasına karşı tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceğini söyler. Ağaç başına verilen cezaya karşı yargı yolunu doğrudan belirleyen bir Danıştay kararına bu rehber hazırlanırken rastlanmamıştır.

Ceza başka bir idari kararla aynı işlemde verilmişse sonuç değişir: Kabahatler Kanunu m. 27/8'e göre idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, idari yaptırıma ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali istemiyle birlikte idari yargı merciinde görülür.

Zeytinlik gerekçesiyle verilen uygun görüş, izin, plan ve ÇED işlemlerine karşı dava idare mahkemesinde açılır; Danıştay 10. Daire'nin incelediği dosyada da zeytinlik gerekçesiyle uygun görüş verilmemesine karşı dava idare mahkemesinde açılmıştı.3 Bakanlık düzenlemelerine karşı açılan davalarda Danıştay 8. Daire ilk derece mahkemesi olarak karar vermiş ve kararlarına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolunu açık tutmuştur.1 Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 tarihli kararıyla zeytincilikle ilgili mevzuattan kaynaklanan uyuşmazlıklar Danıştay 8. Daire'nin görev alanına verilmiştir.6 ÇED uyuşmazlıklarında ise bu rehberde Danıştay 6. ve 4. Daire kararları da yer almaktadır.11 10

Çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar ve acele kamulaştırma işlemleri İYUK m. 20/A'daki ivedi yargılama usulüne tabidir. Bu davalarda dava açma süresi otuz gündür, İYUK m. 11'deki üst makama başvuru hükmü uygulanmaz ve süreyi durdurmaz; istinaf yoluna başvurulamaz, nihai karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulur (m. 20/A, m. 45/8). Bu davalarda altmış günlük genel süre uygulanmaz.

Zeytinlik davasında ispat: tapu kaydı, arazi tutanağı, keşif ve bilirkişi raporunda Danıştay neye bakıyor?

İlk soru taşınmazın zeytinlik saha olup olmadığıdır. Tapu kaydındaki zeytinlik vasfı ve çevrenin zeytinliklerle çevrili olduğunu gösteren rapor, Danıştay 10. Daire'nin bir dosyasında bu niteliği açık saymaya yetmiştir.3 Buna karşılık tapuda tarla yazan ve idarenin arazi tutanağına dayandığı bir dosyada aynı Daire, resen inceleme ilkesi uyarınca mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir.4

İkinci soru, idarenin dayandığı kurum görüşlerinin birbiriyle uyumlu olup olmadığıdır. Danıştay 6. Daire, il tarım ve orman müdürlüğü yazısında faaliyetin 3 kilometre çevresinde yoğun zeytin ağaçları ve tapu vasfı zeytinlik alanlar bulunduğu, orman işletme müdürlüğü yazısında ise 3 kilometre içinde tescilli zeytinlik alanı bulunmadığı belirtildiğinde, çelişkinin çevre, maden, orman, hidrojeoloji ve ziraat mühendislerinden oluşan bir bilirkişi heyetiyle keşif yapılarak giderilmesini istemiştir.9

Üçüncü soru bilirkişi raporunun yeterliliğidir. Danıştay 6. Daire, raporun zeytinliklerin tesise mesafesini ölçmesini, rüzgâr faktörünü değerlendirmesini ve proje tanıtım dosyasındaki önlemlerin yeterliliğini incelemesini aramıştır.11 Danıştay 4. Daire, önlemlerin tozuma ve kimyasal kirliliği engelleyeceğini bilimsel olarak ortaya koyan rapora dayanarak idarenin ret gerekçesini yetersiz bulmuştur.10 Danıştay 8. Daire de bilirkişinin yabani zeytin tespit ettiği bir sahada yabani zeytinliğin yüzölçümünün, ağaçların ıslahının mümkün olup olmadığının ve madenciliğin zeytin ağaçlarına etkisinin ek raporla açıklığa kavuşturulmasını istemiştir.5

İlgili mevzuat

3573 sayılı Kanun m. 20 — Zeytinlik sahalarında tesis yasağı, daraltma yasağı ve zeytin ağacı sökme izni

Madde 20 – (Değişik: 28/2/1995-4086/5 md.)

Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.

(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/99 md.) Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının %10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir.

Kaynak: Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun (3573)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 20 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

3573 sayılı Kanun m. 21 — İdari para cezasına karar verecek merci

Madde 21 – (Değişik fıkra: 23/1/2008-5728/100 md.)

Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.

Kaynak: Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun (3573)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 20 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

3573 sayılı Kanun m. 14 — Zeytinliklere hayvan sokma ve ağıl yasağı

Madde 14 – (Değişik: 28/2/1995-4086/3 md.)

Zeytinliklere her çeşit hayvan sokulması, yerleşim sahaları hariç, zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması yasaktır.

Ancak çift sürme ve nakliyatta kullanılan hayvanlara ağızlık takılması şartıyla müsaade edilir.

(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/97 md.) Bu hükme aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Çiftçi mallarını korumakla yükümlü bulunanlarca düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.

Kaynak: Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun (3573)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 20 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

3573 sayılı Kanun m. 2 — Devlete ait yabani zeytinlik ve makiliklerin tespiti

Madde 2 – (Değişik: 28/2/1995-4086/1 md.)

Orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, Antep fıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız nevileri ile orman sınırları dışında olup da 17.10.1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli fundalık ve makilikler Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilip haritalanır.

Kaynak: Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun (3573)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 20 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Danıştay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Tapuda zeytinlik olup üzerinde ağaç bulunmayan alanlara Kanunun uygulanmasıDanıştay 8. Daire · E. 2024/254 · K. 2026/921 ·

    Tapuda zeytinlik olarak görünen taşınmazın maliki, Bakanlığın 41 il valiliğine gönderdiği 2011 tarihli yazının tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da 3573 sayılı Kanunun uygulanacağını belirten kısmının iptalini istemişti. Daire, Kanunda zeytinlik saha tanımı bulunmadığını, Yönetmelikteki tanımın 2015'te iptal edildiğini, dava konusu yazının Kanunun 20. maddesindeki sınırlamanın kapsamını kanuni dayanak olmadan belirlediğini ve mülkiyet hakkına kanuna dayanmayan bir müdahale oluşturduğunu belirterek bu kısmı oy çokluğuyla iptal etti.

    Sonuç: Ağaç bulunmayan bir taşınmaz yalnız tapu vasfı nedeniyle idari yazıyla 3573 sayılı Kanunun sınırlamalarına tabi tutulamaz; karar ilk derece kararıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Dekar başına 10 ağaç ölçütü ve orman içindeki zeytin ağaçlarıDanıştay 8. Daire · E. 2018/3443 · K. 2022/3602 ·

    Orman sayılan alanda özel ağaçlandırma izniyle kiralanan taşınmazdaki zeytin ve keçiboynuzu ağaçlarının 3573 sayılı Kanun kapsamında olmadığına ilişkin işlem ile dayanağı Bakanlık talimatının iptali istenmişti. Daire, orman sınırları dışında kalan ve bir dekar alanda en az 10 adet kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alanı zeytinlik saha sayan talimatın Kanuna uygun olduğunu, alanın orman sınırları içinde kalması nedeniyle 3573 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağını belirterek davayı hem talimat hem işlem yönünden reddetti.

    Sonuç: Talimattaki dekar başına en az 10 ağaç ölçütü 2022'de hukuka uygun bulunmuştur; aynı yazının bir kısmı 2026'da kanuni dayanaktan yoksun bulunarak iptal edilmiştir. Orman sınırları içindeki alanda 3573 sayılı Kanun uygulanmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Zeytinlik vasıflı taşınmazda hayvan çiftliği ve yüzde 10 yapılaşma sınırıDanıştay 10. Daire · E. 2020/2907 · K. 2021/5935 ·

    Tapuda zeytinlik vasıflı taşınmazda 850 baş sağmal inek çiftliği için ruhsata esas uygun görüş verilmemiş, idare mahkemesi yüzde on sınırı içinde yapı yapılabileceği gerekçesiyle işlemi iptal etmişti. Daire, imar hudutlarına alınan zeytinlik sahalarında izin verilen yüzde onluk yapılaşma dışında zeytinlik sahada yapılaşmanın mümkün olmadığını, zeytinlik sahada ancak Bakanlık izniyle zeytinyağı fabrikası ve küçük ölçekli tarımsal işletme kurulabileceğini, zeytinliklere her çeşit hayvan sokulmasının da yasak olduğunu ve işlem tarihinde alanda nazım veya uygulama imar planı bulunmadığını belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Zeytinlik sahada yüzde on istisnası dışında yapılaşma yoktur; hayvancılık tesisi kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Zeytinlik sahasının tespiti: komisyon şartı, keşif ve bilirkişiDanıştay 10. Daire · E. 2019/12233 · K. 2020/6760 ·

    Tarla vasıflı taşınmazda bağ evi yanında zirai depo için ruhsat istenmiş, il müdürlüğü arazi incelemesine ve dekar başına ağaç ölçütüne dayanarak taşınmazın zeytinlik olduğu gerekçesiyle uygun görüş vermemiş, idare mahkemesi zeytinliğin komisyonca tespit edilmediği gerekçesiyle işlemi iptal etmişti. Daire, komisyon tespitinin Devletin hüküm ve tasarrufundaki alanlara ilişkin olduğunu ve özel mülkiyetteki zeytinliklerde aranamayacağını, taşınmazın zeytinlik saha olup olmadığının keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, zeytinlik olmadığı anlaşılsa bile tarımsal yapı için ayrıca valilik izni veya uygun görüşü gerektiğini belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Özel mülkteki zeytinlik için komisyon tespiti aranmaz; nitelik keşif ve bilirkişiyle belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Orman vasfındaki maden sahasında yabani zeytinlikDanıştay 8. Daire · E. 2024/756 · K. 2025/9003 ·

    Orman alanında dolomit maden işletme izni talebinin reddi idare mahkemesince iptal edilmiş, istinaf başvurusu reddedilmişti. Daire, yabani zeytinliklerin de zeytinlik saha olarak kabul edildiğini, bilirkişinin işletme alanında yabani zeytin ağaçları tespit ettiğini ancak mahkemenin zeytinlik saha yönünden değerlendirme yapmadığını belirterek, yabani zeytinliğin yüzölçümü, ağaçların ıslahının mümkün olup olmadığı ve madenciliğin zeytin ağaçlarına etkisi konusunda ek rapor alınması için kararı bozdu.

    Sonuç: Yabani zeytinlik de korunur; sahada yabani zeytin varsa zeytinlik yönünden ayrıca inceleme yapılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Zeytinlik alanlarda madenciliğe izin veren yönetmelik hükmünün iptaliDanıştay 8. Daire · E. 2022/1757 · K. 2024/2495 ·

    Maden Yönetmeliğinin 115. maddesine 1/3/2022'de eklenen ve tapuda zeytinlik olarak kayıtlı alanlarda, elektrik ihtiyacı için yürütülen madencilik faaliyetine zeytin sahasının taşınması ve rehabilitasyon taahhüdü şartıyla izin verilmesini öngören fıkranın iptali istenmişti. Daire, Maden Kanunu'ndaki ilgili kanun hükümlerine yapılan atfın zeytinlik sahalar bakımından 3573 sayılı Kanuna yönelik olduğunu, bu Kanunun zeytinlik sahalarda yalnız Bakanlık izniyle zeytinyağı fabrikası ve küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmesine imkân tanıdığını ve Kanundaki yasakların yönetmelikle kaldırılamayacağını belirterek düzenlemeyi oybirliğiyle iptal etti.

    Sonuç: Zeytinlik sahalardaki yasaklar yönetmelikle aşılamaz; madencilik ancak kanunun izin verdiği çerçevede yapılabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Maden Yönetmeliği iptal kararının onanmasıDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2024/2585 · K. 2025/203 ·

    Danıştay 8. Daire'nin tapuda zeytinlik kayıtlı alanlarda madenciliğe izin veren yönetmelik hükmünü iptal eden kararı davalı Bakanlık tarafından temyiz edilmişti; Bakanlık, düzenlemenin yeni Maden Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırıldığını ve her maden faaliyetinin zeytinliklere zarar vereceğinin peşinen kabul edilemeyeceğini ileri sürdü. Kurul, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz istemini reddetti ve iptal kararını oy çokluğuyla, kesin olarak onadı.

    Sonuç: Zeytinlik alanlarda madenciliğe yönetmelikle imkân tanıyan düzenlemenin iptali kesinleşmiştir; konu 2025'te Maden Kanunu geçici m. 45 ile kanunla düzenlenmiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Nazım imar planında zeytinlik alan ve 1995 öncesi kesinleşmiş plan istisnasıDanıştay 6. Daire · E. 2023/1983 · K. 2023/6722 ·

    Tapuda zeytinlik bahçesi vasıflı taşınmazın malikleri, çevre düzeni planında gelişme konut alanında kalan parselin nazım imar planında zeytinlik alan olarak belirlenmesine karşı dava açmıştı. Daire, alt ölçekli planda zeytinlik alan belirlenmesinin üst ölçekli plana aykırı olmadığını, zeytinlik sahası statüsündeki alanların daraltılmasının Kanunla yasaklandığını, m. 20'nin son fıkrasının 4086 sayılı Kanundan önce kesinleşmiş planlarla yerleşime açılan alanlara ilişkin olduğunu ve parselde böyle bir plan bulunmadığını belirterek davayı oybirliğiyle reddetti.

    Sonuç: Zeytinlik sahası turizm veya konut alanı olarak planlanamaz; eski plan istisnası 1995 öncesi kesinleşmiş planla sınırlıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Zeytinliğe 3 kilometre mesafede taş ocağı ve çelişkili kurum yazılarıDanıştay 6. Daire · E. 2021/7721 · K. 2021/9328 ·

    Kalker ocağı ve kırma eleme tesisi için verilen ÇED gerekli değildir kararı, 3 kilometre içinde zeytinlik bulunduğu gerekçesiyle idare mahkemesince iptal edilmişti. Daire, 3573 sayılı Kanunun zeytinlik alanlardaki özel düzenleme olduğunu, m. 20'nin gerekli tedbirler alınsa bile zeytinliklere 3 kilometre mesafede kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesisleri önlemeyi amaçladığını ve 2015 tarihli Danıştay kararı karşısında kamu yararı kararıyla dahi bu tesislerin yapılamayacağını belirtti; ancak il tarım ve orman müdürlüğü ile orman işletme müdürlüğü yazıları çeliştiğinden çok disiplinli bilirkişi heyetiyle keşif yaptırılması gerektiğini belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Zeytinliğe 3 kilometre içindeki zararlı tesis yasağı kamu yararı kararıyla aşılamaz; olgular keşifle belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. 3 kilometre içinde tesiste atık ve tozun somut olarak belirlenmesiDanıştay 4. Daire · E. 2024/840 · K. 2024/3357 ·

    Zeytinlik sahalarına 3 kilometreden yakın krom zenginleştirme tesisi için ÇED süreci kurum görüşleri üzerine sonlandırılmış, idare mahkemesi davayı reddetmişti. Daire, kamu yararı kararıyla dahi bu tür tesislerin 3 kilometre içinde yapılamayacağını tekrarlamakla birlikte ÇED davalarında tesisin kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda önlemlerle tozuma ve kimyasal kirlilik olmayacağının bilimsel olarak ortaya konulduğunu belirterek kararı bozdu ve işlemi oy çokluğuyla iptal etti.

    Sonuç: Mesafe tek başına yetmez; tesisin zeytinliğe zarar verecek atık, toz veya duman çıkarıp çıkarmadığı somut olarak tespit edilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Bilirkişi raporunda mesafe ölçümü ve rüzgâr etkisiDanıştay 6. Daire · E. 2022/6351 · K. 2022/10009 ·

    Dolomit ocağının alansal kapasite artışı için ÇED süreci il tarım ve orman müdürlüğünün olumsuz görüşüyle sonlandırılmış, idare mahkemesi bu görüşün teknik verilere dayanmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmişti. Daire, hükme esas alınan raporun ziraat mühendisliği kısmında zeytinliklerin ocağa mesafesinin ölçülmediğini, rüzgâr faktörünün ve proje tanıtım dosyasındaki önlemlerin değerlendirilmediğini, genel geçer ifadelerle yetinildiğini belirterek faaliyetin atık, toz ve duman yönünden etkisinin ek raporla açıklığa kavuşturulması için kararı oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: Zeytinlik davasında bilirkişi mesafeyi ölçmeli, rüzgârı ve önlemleri proje özelinde değerlendirmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12. Zeytinlikte irtifak kamulaştırması ve tarım dışı kullanım izniDanıştay 6. Daire · E. 2024/3780 · K. 2025/2245 ·

    Jeotermal akışkan taşıyacak boru hattı için zeytinlik vasıflı parsellerin bir kısmında acele kamulaştırma kararı verilmiş, malikler zeytin ağaçlarının zarar göreceğini ileri sürmüştü. Daire, yalnız irtifak hakkı kamulaştırması yapıldığını, il tarım ve orman müdürlüğü görüşünde yüzde onluk kısmın aşılmadığının belirtildiğini, bu aşamada 5403 ve 3573 sayılı Kanunlar uyarınca tarım dışı bir kullanımdan söz edilemeyeceğini ve inşaata başlamadan önce tarım dışı arazi kullanım izni alınacağını belirterek davayı oybirliğiyle reddetti.

    Sonuç: İrtifak kamulaştırması tek başına tarım dışı kullanım sayılmamıştır; inşaattan önce izin alınması gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Zeytin ağacı kesme cezası ne kadar?

3573 sayılı Kanun m. 20'ye göre zeytin ağacını izinsiz kesen veya sökene ağaç başına altmış Türk Lirası idari para cezası verilir; bu, Kanunda yazan ve 2008'de belirlenen tutardır. Kabahatler Kanunu m. 17'ye göre nispi nitelikte olmayan idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Ağaç başına ceza sabit bir tutar olduğundan bugün uygulanan tutar kanunda yazan altmış lira değil, cezanın uygulandığı yıl için artırılmış tutardır. Cezaya mahallî mülki amir karar verir.

Kendi tarlamdaki zeytin ağacını kesebilir miyim?

Kanun zeytinlik sahalarındaki zeytin ağaçlarının sökülmesini Tarım ve Orman Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine bağlar; izin verilirken araştırma enstitüsünün ve varsa ziraat odasının görüşü alınır. Kanuna göre bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez (3573 sayılı Kanun m. 20).

Zeytinliğe ev yapılır mı?

Kanun zeytinlik sahalarının daraltılmasını yasaklar. Belediye sınırları içinde imar alanına alınan zeytinlik sahalarında altyapı ve sosyal tesisler dâhil toplam yapılaşma zeytinlik alanının yüzde onunu geçemez (3573 sayılı Kanun m. 20). Danıştay kararlarına göre bu istisna dışında zeytinlik sahada yapılaşma mümkün değildir; zeytinlik olmayan tarım arazisinde de tarımsal yapı için ayrıca valilik izni veya uygun görüşü gerekir.

Tapuda zeytinlik yazan ama üzerinde ağaç olmayan yer zeytinlik sayılır mı?

Danıştay 8. Daire 2026'da Bakanlığın, tapu vasfı zeytinlik olup üzerinde zeytin ağacı bulunmayan alanlarda da Kanunun uygulanacağını söyleyen yazısının bu kısmını kanuni dayanaktan yoksun bularak iptal etmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş bir ilk derece kararıdır ve temyiz yolu açıktır. Tapu kaydıyla birlikte çevrenin zeytinliklerle çevrili olduğu tespit edilen bir taşınmazı ise Danıştay zeytinlik saha saymıştır.

Kaç ağaç olan yer zeytinlik sahası sayılır?

Kanunda bir sayı yoktur. Bakanlık talimatı, orman sınırları dışında kalan ve bir dekarda en az on kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisi bulunan alanı zeytinlik saha sayar; Danıştay 8. Daire 2022'de bu ölçütü Kanuna uygun bulmuştur. Aynı Daire 2026'da aynı yazının başka bir kısmını, Kanunun hangi taşınmazlara uygulanacağını kanuni dayanak olmadan belirlediği gerekçesiyle iptal etmiş; bu kararda 10 ağaç ölçütünü ayrıca incelememiştir. 2026 kararı ilk derece kararıdır ve temyiz yolu açıktır. Uyuşmazlık hâlinde Danıştay, taşınmazın niteliğinin keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini istemektedir.

Zeytinliğe 3 kilometre mesafede hangi tesisler yapılamaz?

Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin gelişmesine engel olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez; zeytinyağı fabrikaları ve küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri Bakanlık iznine bağlıdır (3573 sayılı Kanun m. 20). Danıştay kararlarına göre bu yasak kamu yararı kararıyla aşılamaz; tesisin atık, toz veya duman çıkarıp çıkarmadığı ise somut olarak tespit edilir.

Zeytinlikte maden açılabilir mi?

Zeytinlik alanlarda elektrik ihtiyacı için madenciliğe izin veren 2022 tarihli Maden Yönetmeliği hükmü Danıştay 8. Daire tarafından iptal edilmiş, bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanmıştır. Danıştay'a göre Kanundaki yasak ve sınırlamalar yönetmelikle kaldırılamaz. 2025'te 7554 sayılı Kanunla Maden Kanunu'na eklenen geçici madde 45 ise, o tarihte ruhsat sahibi veya rödövansçı olanların elektrik ihtiyacı için yürüttüğü madencilikte, Maden Kanunu'na ekli harita ve koordinat listesindeki zeytinlik alanlarda ve faaliyet başka yerde yürütülemiyorsa, ağaçların taşınmasına ve madenciliğe kamu yararı dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca izin verilebileceğini öngörür (Maden Kanunu m. 3: "Bakanlık", Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıdır). Bu listedeki alanların dışındaki zeytinliklerde 3573 sayılı Kanunun yasakları uygulanır.

Zeytinliğe hayvan sokmanın cezası nedir?

Zeytinliklere her çeşit hayvan sokulması ve yerleşim sahaları hariç zeytin sahalarına bir kilometreden yakın koyun ve keçi ağılı yapılması yasaktır; çift sürme ve nakliyatta kullanılan hayvanlara ağızlık takılması şartıyla izin verilir. Aykırı davranana zarar görenin şikâyeti üzerine üç aya kadar hapis veya adli para cezası verilir (3573 sayılı Kanun m. 14).

Zeytin ağacı kesme cezasına nereye ve kaç gün içinde itiraz edilir?

3573 sayılı Kanun ayrı bir başvuru yolu göstermediğinden yalnız idari para cezasına karşı kural olarak tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur (Kabahatler Kanunu m. 3, m. 27). Ceza, idari yargının görev alanına giren bir kararla aynı işlemde verilmişse işleme karşı altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılır ve cezaya ilişkin iddialar da orada incelenir. Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı iki hafta içinde itiraz edilebilir; ancak on beş bin Türk lirası dâhil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir (Kabahatler Kanunu m. 28, m. 29).

Orman içindeki zeytin ağaçları da bu Kanuna tabi mi?

Danıştay 8. Daire 2022'de orman sayılan alanda kalan taşınmazdaki zeytin ve keçiboynuzu ağaçlarının 3573 sayılı Kanun kapsamında olmadığı yolundaki işlemi hukuka uygun bulmuştur. Aynı Daire 2025'te orman vasfındaki bir maden sahasında yabani zeytinlik tespit edildiğinde zeytinlik saha yönünden ayrıca inceleme yapılmasını istemiştir. Orman ağaçlarının kesilmesi Orman Kanunu'na tabidir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla İdare Hukuku Avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.