Yıkım kararı ve yıkım kararına itiraz (3194 sayılı İmar Kanunu m. 32)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Dava, süre ve usul
- Yıkım kararını kim verir: 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32'ye göre yapı tatil tutanağından encümen kararına sıra nasıl işler?
- Yıkım kararının şartları: bir aylık süre ne zaman beklenir, ruhsata bağlanamayan yapıda süre aranır mı?
- Yıkım kararı kime yönelir: malik, hissedar ve yapıyı yapan arasında fark var mı, imar para cezasından farkı nedir?
- Yapı kayıt belgesi (imar barışı) yıkım kararını nasıl etkiler?
- Yıkım masrafı ve Bakanlıkça yıkım: belediye yıkmazsa ne olur?
- Tehlikeli yapılar: m. 39 ve m. 40'a göre yıkım, m. 32'deki yıkım kararından nasıl ayrılır?
- Yıkım kararına karşı iptal davası: dava süresi ne zaman başlar, yürütmenin durdurulması nasıl istenir?
- Yıkım davasında ispat: yapı tatil tutanağı, keşif ve bilirkişi raporunda Danıştay neye bakıyor?
- İlgili mevzuat
- Danıştay kararları
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı bir yapı tespit edildiğinde belediye veya valilik yapıyı mühürler ve inşaatı durdurur.
- Yapı sahibi kural olarak bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hâle getirmez veya ruhsat almazsa ruhsat iptal edilir ve yıkım için belediye encümeni ya da il idare kurulu karar verir; yıkım masrafı yapı sahibinden alınır.
- Bu karara karşı, yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
- Dava açmak yıkımı kendiliğinden durdurmaz; bunun için mahkemeden yürütmenin durdurulması istenir.
Belediye encümeninin ya da il idare kurulunun yıkım kararı, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen sürecin son halkasıdır. Bu rehber, yapı tatil tutanağından yıkıma kadar olan sırayı, bir aylık sürenin ne zaman beklenmesi gerektiğini, yapı kayıt belgesinin etkisini, yıkım masrafını ve Bakanlıkça yıkımı, tehlikeli yapılar için 39. ve 40. maddelerdeki ayrı yolları, yıkım kararına karşı iptal davasını ve yürütmenin durdurulmasını Danıştay kararlarıyla anlatır. Aynı yapı için verilen imar para cezasının hesabı ve itirazı kaçak yapı ve imar para cezası rehberinde ele alınır.
İlgili rehberler: Kaçak yapı cezası: yapı tatil tutanağı ve imar para cezası (3194 sayılı İmar Kanunu m. 32, 42)Kıyı kenar çizgisi ve Kıyı Kanunu: tespit, iptal davası, yapı yasağı ve yaptırımlar
Dava, süre ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Görevli mahkeme
İdare mahkemesi: yıkım kararı, belediye encümeni veya il idare kurulunun verdiği bir idari işlemdir; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı iddiasıyla iptal davası idare mahkemesinde açılır (İYUK m. 2/1-a). Yıkım nedeniyle uğranılan zarar için tam yargı davası da idari yargıda açılır (m. 2/1-b, m. 12). Aynı yapı için verilen imar para cezası ayrı bir işlemdir.
- Yetkili mahkeme
İmar, yıkım, ruhsat gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından doğan idari davalarda taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (m. 34/1). Özel bir yetki kuralı bulunmayan davalarda yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir (m. 32/1); yetki kamu düzenindendir.
Dayanak: İYUK m. 32, m. 34
- Dava şartı
Kanunda zorunlu idari başvuru öngörülmemiştir. Dava açılmadan önce işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan dava açma süresi içinde istenebilir; bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
Dayanak: İYUK m. 11
- Süre ve zamanaşımı
Dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (İYUK m. 7). 3194 sayılı Kanun m. 32/2'ye göre yapı tatil zaptı (durdurma) yapı yerine asılmakla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; yıkıma ilişkin encümen kararı için süre ise o kararın yazılı bildiriminden başlar. Önce iptal davası açılmışsa, işlemin icrası sebebiyle doğan zararlar için icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir (İYUK m. 12).
- Yargılama usulü
Yazılı yargılama usulü; inceleme evrak üzerinde yapılır (m. 1/2). Dava açılması yıkım kararının yürütülmesini durdurmaz. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse mahkeme, idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulmasına karar verebilir; uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde savunma alınmadan da karar verilebilir (m. 27/2). İstem hakkındaki karara tebliğden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir (m. 27/7).
Dayanak: İYUK m. 1, m. 27
- Harç
İdare mahkemesinde dava açılırken maktu başvurma harcı alınır (Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife A-I-2). Tarifedeki maktu harçlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır (mükerrer m. 138); güncel tutar o yılın tarifesinden okunur. Bölge idare mahkemesine istinaf ve Danıştaya temyiz başvurularında tarifenin A-IV bölümündeki harçlar ayrıca alınır.
Dayanak: Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife A-I ve A-IV; mükerrer m. 138
- Kanun yolu
İdare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf. Konusu m. 45/1'deki parasal sınırı geçmeyen iptal davalarında idare mahkemesi kararı kesindir; sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır (m. 45/1, ek m. 1). Bölge idare mahkemesi kararları yalnız m. 46'da sayılan hâllerde, tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir: birinci fıkra yıkım kararını ayrıca saymaz; imar planları ve parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar (46/1-g), 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar (46/1-h) ve konusu 46/1-b'deki parasal sınırı aşan idari işlem davaları bu listededir. Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar vermişse, tek hâkimle görülen davalar gibi maddede sayılan istisnalar dışında bu karar da temyiz edilebilir (m. 46/2).
Dayanak: İYUK m. 45, m. 46, ek m. 1
Yıkım kararını kim verir: 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32'ye göre yapı tatil tutanağından encümen kararına sıra nasıl işler?
3194 sayılı Kanun m. 32/1'e göre ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespit edildiğinde ya da bu duruma herhangi bir şekilde muttali olunduğunda, belediye veya valilikçe o andaki inşaat durumu tespit edilir; yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğu bilgisi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere en geç yedi gün içinde tapu dairesine yazılı olarak bildirilir; aykırılığın giderildiği idarece bildirilmeden bu kayıt kaldırılamaz.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır; tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir (m. 32/2). Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi yapısını ruhsata uygun hâle getirerek veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını ister. Aykırılığın giderildiği ya da ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygunluğu inceleme sonunda anlaşılırsa mühür kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir (m. 32/3-4).
Aksi takdirde ruhsat iptal edilir ve ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılır; masrafı yapı sahibinden tahsil edilir (m. 32/5). Kanun yıkım kararı için iki organ sayar: belediye encümeni ve il idare kurulu. Kararı uygulayan ise belediye veya valiliktir.
Danıştay 6. Daire'ye göre yapı tatil tutanağında aykırılıklar ölçüleriyle birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilmeli, inşaat mühürlenerek durdurulmalı, tutanak yapı yerine asılarak yapı sahibine tebliğ edilmeli ve bir nüshası muhtara bırakılmalıdır; yapı sahibine bir ayı geçmemek üzere süre verilmişse bu sürenin, süre verilmemişse tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ruhsat alınmayan veya ruhsata uygun hâle getirilmeyen yapı için yıkım kararı alınabilir. (Danıştay 6. Daire, E. 2020/6905)1 Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, aynı yapıdaki iş yerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin bir davada, yapı tatil zaptından sonra bir ay süre verildiğini, aykırılıklar giderilmeyince yıkım için encümen kararı alındığını ve bu karara karşı açılan davanın reddedilerek kesinleştiğini gözeterek iş yerine ayrıca onbeş günlük süre verilmesinde hukuki bir yararın bulunmadığı sonucuna varmıştır; Kurul bu davada yıkım kararının kendisini denetlememiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/2451)2
Encümen kararını uygulayan birim de denetlenir. Danıştay 6. Daire'ye göre ruhsatsız yapı için usulüne uygun olarak encümen kararı alındıktan sonra (bu dosyada encümen, yapının m. 32'ye göre projeye uygun hâle getirilmesine ve para cezasına karar vermişti) belediyenin imar ve şehircilik müdürlüğünün, encümen kararını açıkça belirterek gereğinin verilen süre içinde yerine getirilmesini, aksi hâlde belediyece yıkım yapılacağını yapı sahibine bildirmesinde yetki yönünden usule aykırılık yoktur; Daire, bu bildirimi yıkıma encümenin karar vermesi gerektiği gerekçesiyle iptal eden kararı bozmuştur. (Danıştay 6. Daire, E. 2019/17659)3
Mühürlü yapıda inşaata devam etmenin ceza hukuku yönü bu rehberin konusu değildir; mühür bozma rehberinde anlatılmıştır.
Yıkım kararının şartları: bir aylık süre ne zaman beklenir, ruhsata bağlanamayan yapıda süre aranır mı?
7153 sayılı Kanunla eklenen m. 32/6'ya göre idare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı, üçüncü fıkradaki bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra, yani yıkım hükmü uygulanır. Ruhsatın iptali de bu iki fıkraya bağlıdır: kural olarak bir aylık süre sonunda yapı ruhsata uygun hâle getirilmez veya ruhsat alınmazsa ruhsat iptal edilir (m. 32/5); ruhsata bağlanamayacağı tespit edilen yapıda iptal süre beklenmeden yapılır (m. 32/6).
Bu istisnanın sınırını Danıştay çizmiştir. Danıştay 6. Daire, bilirkişi raporunda ruhsata uygun hâle getirilmesinin mümkün olduğu tespit edilen bodrum ve zemin kat imalatları için, idarenin bu imalatların ruhsata bağlanamayacağı gerekçesiyle bir aylık süre vermeden yıkım kararı almasını hukuka aykırı bulmuştur. Daire, m. 32/6'nın ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapılar için bir aylık süre beklenmeksizin yıkım kararı alınmasına imkân verdiğini belirtmiş; aynı kararda çatı katındaki imalatların yıkımına ilişkin kısmı oy çokluğuyla onamıştır. (Danıştay 6. Daire, E. 2022/8329)4
m. 32/6 eklenmeden önceki bir olayda ise bölge idare mahkemesinin gerekçesi ayakta kalmıştır. Bir dosyada Danıştay 6. Daire, yapı tatil tutanağının düzenlenmesinden itibaren bir aylık süre beklenmeden alınan yıkım kararını hukuka aykırı bularak bozmuş; bölge idare mahkemesi ise taşınmazın nazım imar planında ağaçlandırılacak alanda kaldığını, uygulama imar planının bulunmadığını ve yapının ruhsata bağlanma imkânı olmadığını belirterek, bir aylık süre tanınmaksızın verilen yıkım kararında hukuka aykırılık bulunmadığı yönündeki kararında ısrar etmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu ısrar kararını, kendi gerekçesini yazmadan, temyizen incelenen ısrar kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirten kalıp cümleyle onamıştır. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/3010)5 Ruhsata bağlanamama gerekçesi bölge idare mahkemesinin ısrar kararına aittir; bu dosyadaki yapı tatil tutanağı 31/10/2016 tarihlidir, m. 32/6 ise 29/11/2018 tarihli 7153 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Bugünkü metinde ölçüt m. 32/6'nın lafzıdır: bir aylık süre beklenmeden işlem yapılması, idarenin ruhsata bağlanamayacağını veya aykırılıkların giderilemeyeceğini tespit ettiği yapılar içindir; bilirkişi incelemesinde ruhsata uygun hâle getirilmesi mümkün görülen imalatta bu süre beklenir.4 Danıştay 6. Daire'ye göre yapı tatil tutanağıyla yapı sahibine bir aylık süre tanınmışsa bu sürenin sonu beklenmeden yıkım kararı alınamaz. Daire, 22/06/2020 tarihli tutanakla tanınan bir aylık sürenin sonu beklenmeden alınan yıkım kararını hukuka aykırı bulmuş ve ilk derece mahkemesinin, yapının mevcut imar planına göre ruhsata bağlanma imkânı bulunmadığını belirterek yıkım kısmında davayı reddeden kararına karşı istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını bu kısım yönünden bozmuştur. Daire aynı kararda, ruhsatsız yapı yapanlara tutanağın asılmasından itibaren en çok bir ay içinde ruhsat almak, ruhsata bağlanma olanağı bulunmayan yapılarda ise yapıyı kaldırmak yükümlülüğü getirildiğini belirtmiştir. (Danıştay 6. Daire, E. 2021/9080)6 Daire bu kararda m. 32'yi altıncı fıkrasına yer vermeden aktarmış ve m. 32/6'yı tartışmamıştır; yapının ruhsata bağlanma imkânı bulunmadığı tespiti ilk derece mahkemesine aittir, idarenin m. 32/6 uyarınca böyle bir tespit yapıp yapmadığına kararda değinilmemiştir.6
Yıkım kararı kime yönelir: malik, hissedar ve yapıyı yapan arasında fark var mı, imar para cezasından farkı nedir?
Danıştay 6. Daire'ye göre m. 32'deki süreç tamamen yapıya ilişkindir; yıkım yaptırımı için ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projeye aykırı imalatın usulünce saptanmış ve tutanağa bağlanmış olması yeterlidir, ayrıca yapıyı ya da imalatı yapan kişinin saptanmasına gerek yoktur. Daire bu sonucu, tutanağın yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı kuralına dayandırmış ve hissedar davacının sorumlu olduğu bölüm belirlenmeden düzenlenen tutanak nedeniyle yıkım kararını iptal eden kararı bozmuştur. (Danıştay 6. Daire, E. 2019/10831)7
İmar para cezasında durum farklıdır. Aynı kararda Daire, para cezası kısmında imalatların hangi tarihte yapıldığı, davacının ve diğer maliklerin taşınmaza hangi tarihte hissedar oldukları ve hisse oranları dikkate alınmadan tesis edilen işlemi hukuka aykırı bulan kararı onamıştır.7 İdari Dava Daireleri Kurulu kararında aktarılan 6. Daire kararında da cezaların şahsiliği ilkesi gereği ruhsatsız yapıyı yapanın açık ve net belirlenmesi, birden fazla hissedarın birlikte yaptığı yapıda cezanın yapanların hisseleri oranında saptanması gerektiği belirtilmiş; ceza kısmı bu gerekçeyle kesinleşmiş, yıkım kısmı ise ayrı bir yoldan sonuçlanmıştır.5
Yıkım ile para cezası aynı encümen kararında bulunsa da yargısal denetimde ayrı ayrı ele alınır: Danıştay 6. Daire bir dosyada aynı encümen kararının yıkıma ilişkin kısmını bir aylık süre yönünden, para cezasına ilişkin kısmını aykırılıktan etkilenen alanın hatalı hesaplanması yönünden ayrı gerekçelerle bozmuştur.4 İmar para cezasının hesabı ve itirazı kaçak yapı ve imar para cezası rehberinde anlatılmıştır.
Yapı kayıt belgesi (imar barışı) yıkım kararını nasıl etkiler?
3194 sayılı Kanuna 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici m. 16, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için yapı kayıt belgesi verilebileceğini ve bu belge verilen yapılarla ilgili alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceğini düzenler; hüküm burada Danıştay 6. Daire kararında aktarıldığı kadarıyla anılmıştır. (Danıştay 6. Daire, E. 2023/5705)8
Daireye göre hukuka uygunluk karinesinden yararlanan yapı kayıt belgesi, yetkili idare tarafından iptal edilmediği sürece m. 32 ve 42 uyarınca işlem tesis edilmesine ve belgeden önce alınmış yıkım kararlarının icrasına engeldir; Daire bu gerekçeyle, belgesi iptal edilmemiş yapı için yıkım kararını hukuka uygun bulan kararı bozmuştur. Aynı kararda Daire, geçici m. 16'ya aykırı düzenlendiği tespit edilen belgenin yetkili idarece iptalinden sonra yeniden yapı tatil tutanağı düzenlenerek m. 32 ve 42 uyarınca işlem yapılabileceğini de belirtmiştir.8 Daireye göre Kanunun istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı idarece somut olarak kanıtlanan yapılar, yargısal incelemesi süren davalarda da belgenin sağladığı haklardan yararlanamaz.8
Belgenin iptalinden sonra süreç baştan işler: Danıştay 6. Daire'nin incelediği bir dosyada yapı kayıt belgesi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce iptal edilmiş, iptal işlemine karşı dava açılmamış ve bunun üzerine yapılan denetimde yeni bir yapı tatil tutanağı düzenlenmişti.4
Yıkım masrafı ve Bakanlıkça yıkım: belediye yıkmazsa ne olur?
Yıkımı belediye veya valilik yaptırır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir (m. 32/5). 7221 sayılı Kanunla eklenen cümlelere göre yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde ruhsata uygun hâle getirilmediği veya ruhsat alınmadığı idarece tespit edildiği hâlde iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile yıkım kararı alındığı hâlde altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Bu maliyet %100 fazlası ile ilgili idareden tahsil edilir; tahsil edilemezse idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilir.
Yıkım masrafını ödeyen yapı sahibinin bu tutarı sonradan geri isteyip isteyemeyeceği yıkımın hukuki durumuna bağlıdır. Danıştay 6. Daire, büyükşehir belediyesinin ilçe belediyesine tanınan üç aylık süreyi beklemeden aldığı için iptal edilen bir yıkım kararında, yapının hukuken korunabilir bir statüye kavuşmadığını, yürürlükteki imar planına göre ruhsata bağlanma imkânı olmadığını ve yıkımın uygulandığı tarihte bunu engelleyen bir yargı kararı bulunmadığını belirterek, ruhsatsız yapı inşa ederek zararın doğmasına davacının kendisinin sebep olduğu sonucuna varmış ve ödenen yıkım bedelinin tazminine ilişkin kararı bozmuştur. (Danıştay 6. Daire, E. 2019/11037)9
Tehlikeli yapılar: m. 39 ve m. 40'a göre yıkım, m. 32'deki yıkım kararından nasıl ayrılır?
m. 39'a göre genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapılar ile bir kısmının veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilikçe tespit edilen yapıların sahiplerine, adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adreslerine, tehlike derecesine göre üç gün içinde tebligat yapılır; tebligat yapılamazsa durum idarenin internet sayfasında 30 gün süreyle ilan edilir, tebligat varakası yapıya asılır ve muhtarla birlikte zabıtla tespit edilir. Tebligatı veya ilanı müteakip 30 günü geçmemek üzere idarece belirlenen sürede yapı sahibi tehlikeyi kaldırmazsa tehlikenin giderilmesi veya yıkım belediye veya valilikçe yapılır ve masraf %20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir. İlgilinin yoksulluğu belgelenirse masraf idarenin bütçesinden karşılanır; tehlike yapının ve çevresinin boşaltılmasını gerektiriyorsa mahkeme kararına gerek olmaksızın zabıta eliyle derhal tahliye ettirilir.
m. 40 ise yapıdan çok çevreye zarar veren durumlar içindir: umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman çıkaran tesislerin, hususi mecra, lağım, çukur, kuyu, mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ilgililere tebliğ edilir; tebliğdeki sürede gereği yapılmazsa mahzuru belediye veya valilik giderir ve masraf %20 fazlasıyla arsa sahibinden alınır ya da mahzura yol açanların faaliyeti durdurulur. 7579 sayılı Kanunla eklenen fıkra, yangın güvenliğine yönelik periyodik kontrollerde tespit edilen eksikliklerin altı aydan fazla olmamak üzere verilen sürede giderilmesini düzenler.
Danıştay üç yolu birbirinden ayırır. Danıştay 6. Daire'ye göre m. 39 uygulanacaksa öncelikle yapının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu bilimsel ve teknik bir raporla ortaya konulmalı, ilgiliye süre verilerek tehlikenin giderilmesi istenmeli, tehlike kaldırılmazsa yapı mümkünse tamir, değilse yıkım yoluyla idarece giderilmelidir. Daire, ömrünü tamamladığı ve kullanılmadığı, şehircilik ve estetik açısından mahzurlu görüldüğü gerekçesiyle m. 40'a dayanılarak yıkılan bir kantar binasının bu maddedeki mahzur unsurları içinde yer almadığını; yapı ruhsatsızsa m. 32'deki tutanak, mühür ve bir aylık süre sürecinin, tehlikeliyse m. 39'daki teknik rapor ve süre sürecinin işletilmesi gerektiğini belirterek kantar binası bedeli yönünden tazminat istemini reddeden kararı bozmuştur. Karar, karar düzeltme aşamasında oy çokluğuyla verilmiştir.1 Bu karar ile aşağıdaki maili inhidam raporu kararı, m. 39'un 7181 sayılı Kanunla 2019'da değiştirilmeden önceki metnine göre verilmiştir; kararlarda aktarılan o metinde tebligat süresi on gündü.1 (Danıştay 6. Daire, E. 2021/2886)10
Raporun niteliği de denetlenir. Danıştay 6. Daire, yıkıma esas alınan maili inhidam raporunun yapının tehlikelilik derecesini ortaya koymaktan uzak olduğunu, yalnız gözlemsel tespitler içerdiğini, statik hesaba yer vermediğini ve yapının dayanıklılığı konusunda somut ölçüm ve araştırma yapılmadığını belirterek raporun m. 39 kapsamında usulüne uygun düzenlenmediği sonucuna varmıştır; Daire, yapının bir kısmının uygulama imar planında yolda kalmasının onu tek başına m. 39 kapsamına sokmayacağını da eklemiştir.10 Aynı kararda aktarılan, aynı yapıya ilişkin önceki bozma kararında Daire, m. 39 ile m. 40'ta birbirinden farklı durumlar ve farklı usuller öngörüldüğünü, tek bir tespite dayanılarak iki maddeye birden dayanan yıkım kararında hukuka uyarlık bulunmadığını belirtmişti.10
Yıkım kararına karşı iptal davası: dava süresi ne zaman başlar, yürütmenin durdurulması nasıl istenir?
Özel kanunda ayrı süre gösterilmediğinden yıkım kararına karşı dava açma süresi idare mahkemesinde altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (İYUK m. 7). Danıştay 6. Daire, yıkıma ilişkin encümen kararının tebliğ alındığı tarihten itibaren altmış gün içinde dava açılması gerektiğini, kararın sonradan ikinci kez tebliğ edilmesinin dava açma süresini canlandırmayacağını belirtmiş ve davanın esasına giren kararı bu yönden bozmuştur. (Danıştay 6. Daire, E. 2021/4614)11 Karar 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca alınan bir yıkım kararına ilişkindir; Daire süreyi İYUK m. 7'ye göre belirlemiştir. Bu karar süre yönünden verilmiştir; yıkımın hukuka uygunluğuna ilişkin bir değerlendirme içermez.
İptali istemiyle dava açılmayan yıkım kararı kesinleşir. Danıştay 6. Daire, ruhsata aykırılıklar giderilmediği için alınan ve iptali istemiyle dava açılmadığından kesinleşen yıkım kararının uygulanması amacıyla yıllar sonra tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek bu işlemi iptal eden kararı bozmuştur. (Danıştay 6. Daire, E. 2019/10518)12 Daire ayrıca, aykırılığın giderilmesi için istenen imar planı değişikliğinin reddine ilişkin meclis kararına karşı açılan davada, ilk iptal kararının Danıştay 6. Daire, ısrar kararının ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından bozulduğunu ve bunun üzerine davanın reddedildiğini belirtmiştir.12
Encümen kararı tebliğ edilmemişse süre kendiliğinden yıkım gününden başlatılmaz. Danıştay 6. Daire, m. 39 uyarınca alınan encümen kararına dayanılarak yıkılan yapı için açılan tazminat davasında, kararın davacılara tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığını, tebligatın hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biri olduğunu belirtmiş; zararın idari işlemden mi eylemden mi kaynaklandığının ortaya konulmasını, işlemden kaynaklanıyorsa tebliğ edilip edilmediğinin ya da ilgilinin işlemin içeriğinden nasıl haberdar olduğunun açıkça belirlenmesini istemiş ve yalnız yıkım tarihinde haberdar olunduğu gerekçesiyle verilen süre aşımı kararını bozmuştur. (Danıştay 6. Daire, E. 2019/10774)13 Bu da süreye ilişkin bir karardır.
Yıkım gerçekleştikten sonra zararın tazmini için tam yargı davası açılabilir. İlgililer işlem dolayısıyla doğrudan tam yargı davası ya da iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, önce iptal davası açıp bu davadaki kararın tebliği veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası da açabilirler (İYUK m. 12). Danıştay 6. Daire, bir kısmı imar planında yolda kalan ve hukuka aykırı biçimde yıkılan bir yapı için, yapının ruhsatı varsa kamulaştırma bedelinin, ruhsatsız bir yapı niteliğindeyse enkaz bedelinin tazminine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.10
Dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmaz (İYUK m. 27/1). Mahkeme, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse, idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir; uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerin yürütmesi savunma alınmaksızın da durdurulabilir. Kararda işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır (m. 27/2). Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; istem hakkındaki karara karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir (m. 27/6-7).
Yıkım kararında telafisi güç zarar ölçütünü esastan tartışan bir Danıştay kararına bu rehber hazırlanırken rastlanmamıştır; yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen ara kararlar ölçüt kaynağı olarak kullanılmamıştır. Esasa girmiş kararlar ise yürütmenin durdurulmamasının sonucunu gösterir. Danıştay 6. Daire'nin incelediği bir dosyada encümen kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması istemi reddedilmiş, itiraz da reddedilince yapı yıkılmıştı; yıkım kararı sonradan iptal edilmesine karşın Daire, yıkımın uygulandığı tarihte bunu engelleyen bir yargı kararı bulunmadığını ve yapının ruhsata bağlanma imkânı olmadığını gözeterek idarenin tazminat sorumluluğunu kabul etmemiştir.9
6306 sayılı Kanun uyarınca alınan riskli alan kararına dayanan bir yıkımda Danıştay 4. Daire, dava sürerken yargı kararı beklenmeden yapılan yıkımı hizmet kusuru saymıştır. Daire, riskli alan kararına karşı açılan dava, yürütmenin durdurulması isteminin incelenebilmesi için bilirkişi raporu alınması aşamasındayken olası iptal kararının hukuki sonuçlarını etkisiz kılacak biçimde yapının yıkılmasını, dayanağı sonradan iptal edilen yıkım nedeniyle Bakanlığın hizmet kusuru saymıştır. (Danıştay 4. Daire, E. 2024/2235)14 Bu karar 3194 sayılı Kanun m. 32'ye değil, 6306 sayılı Kanuna dayanan bir yıkıma ilişkindir.
Yıkım davasında ispat: yapı tatil tutanağı, keşif ve bilirkişi raporunda Danıştay neye bakıyor?
Yıkım kararının sebebi yapı tatil tutanağıdır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na göre tutanakta ihtilaf konusu imalatların neler olduğunun gösterilmesi, inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanılıp kullanılmadığı gibi niteliği gereği yerinde tespiti gerektiren hususlara açıkça yer verilmesi gerekir. Kurul, sonradan dosya üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılabilecek ve açıklığa kavuşturulacak hususların tutanakta yer almamasının işlemi kusurlandırmayacağı ve tutanağın ruhsatsız yapının o andaki inşaat durumunu somut olarak tespit ettiği sonucuna vararak, işin esasının incelenmesi gerekirken tutanağın usule aykırı olduğu gerekçesiyle verilen iptal kararını onaylayan ısrar kararını bozmuştur. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/2656)15 Kurul kararında aktarılan 6. Daire kararında, tutanağın muhtara bırakılmasının asli bir unsur olmadığı da belirtilmişti.15
Ölçülerdeki küçük farklar yıkımı tek başına sakatlamaz. Kurul, tutanakta ve encümen kararında yıkılacak aykırı imalatların ölçüleriyle açıkça belirtildiği, bilirkişinin ise biraz farklı ölçüler bulduğu bir dosyada, yıkılmasına karar verilen kısımların belirlenebilir olduğunu ve idarenin yıkımı etkilemeyecek düzeyde maddi hata yaptığını belirterek iptal yönündeki ısrar kararını bozmuştur; karar oy çokluğuyla verilmiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/53)16
Ruhsata bağlanabilirlik gibi teknik sorularda keşif ve bilirkişi incelemesi belirleyicidir. Danıştay 6. Daire, bilirkişi raporunda bodrum ve zemin kattaki imalatların ruhsata uygun hâle getirilmesinin mümkün olduğu tespitine dayanarak idarenin bu imalatları ruhsata bağlanamaz sayıp bir aylık süre vermemesini hukuka aykırı bulmuştur.4 Tehlikeli yapı iddiasında ise yapının bütünü ve özellikle taşıyıcı unsurları üzerinde teknik ve bilimsel bir inceleme aranır; gözlemsel tespitlerle yetinen rapor yeterli sayılmamıştır.10
Aynı bilirkişi raporu yıkım ile para cezası bakımından farklı sonuç doğurabilir: Danıştay 6. Daire, rapor ve dosyadaki belgeler değerlendirilerek yıkım kısmı hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğini belirtirken, para cezası kısmında imalat tarihi, hissedarlık tarihi ve hisse oranları dikkate alınmadan tesis edilen işlemi hukuka aykırı bulan kararı onamıştır.7
İlgili mevzuat
3194 sayılı Kanun m. 32 — Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar
Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar:
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.
Kaynak: İmar Kanunu (3194)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
3194 sayılı Kanun m. 39 — Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar
Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar:
Madde 39 – (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/12 md.) Genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valilikçe tespit edilen metruk yapılar ile bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerinin adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adreslerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe üç gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibine bu şekilde tebligat yapılamaması hâlinde bu durum tebligat yapan idarenin internet sayfasında 30 gün süre ile ilan edilir ve tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir. Malik dışında binada ikamet amacıyla oturanlara da ayrıca tahliye için tebligat yapılır.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/12 md.) Tebligatı veya ilanı müteakip 30 günü geçmemek üzere ilgili idarece belirlenen süre içinde yapı sahibi tarafından tehlikeli durumun ortadan kaldırılmaması hâlinde, tehlikenin giderilmesi veya yıkım işleri belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir.
Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.
Kaynak: İmar Kanunu (3194)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
3194 sayılı Kanun m. 40 — Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler
Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler:
Madde 40 – Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü ve duman tevlideden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur, kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir.
Tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği takdirde belediye veya valilikçe mahzur giderilir; masrafı % 20 fazlasiyle arsa sahibinden alınır veya mahzur tevlit edenlerin faaliyeti durdurulur.
(Ek fıkra:7/5/2026-7579/13 md.) Yangın güvenliğine yönelik periyodik kontrollerde tespit edilen eksiklikler altı aydan fazla olmamak üzere ilgili idaresince verilen süre içinde giderilerek geçerli yangın güvenlik raporu alınır. Esaslı tadilat gerektiren eksiklikler, ilgili idaresinden alınacak ruhsat veya izin ile yapılır. İlgili idaresince verilecek süre ruhsat veya izin tarihinden itibaren başlar.
Kaynak: İmar Kanunu (3194)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 22 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
İYUK m. 27 — Yürütmenin durdurulması
Yürütmenin durdurulması[^19]
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.)
1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.
3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir.
4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.)
5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.
6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.
7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…) kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.
9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır.
10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
Kaynak: İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 17 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Danıştay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. İmar Kanunu m. 32, m. 39 ve m. 40'taki yıkım yollarının farkıDanıştay 6. Daire · E. 2020/6905 · K. 2021/8841 ·
Lüleburgaz'da ömrünü tamamladığı ve kullanılmadığı gerekçesiyle m. 40'a dayanılarak süre verilip yıkılan kantar binası için tazminat istenmişti. Daire karar düzeltme istemini kabul edip önceki onama kararını kaldırdı; m. 40'ın enkaz, birikinti, gürültü ve duman tesisleri, mecra, lağım, çukur ve benzerlerini kapsadığını, kantar binasının bu unsurlar içinde olmadığını, yapı ruhsatsızsa m. 32'deki tutanak, mühür ve bir aylık süre sürecinin, tehlikeliyse m. 39'daki teknik rapor ve süre sürecinin işletilmesi gerektiğini belirterek kantar binası bedeli yönünden davanın reddini bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Ömrünü tamamlamış ve kullanılmayan bir bina m. 40'taki mahzur unsurları içinde değildir; ruhsatsızlık m. 32'nin, tehlike m. 39'un usulüyle ele alınır.
2. Kesinleşen yıkım kararı ve aynı yapıdaki işyeri ruhsatının iptaliDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2025/2451 · K. 2026/57 ·
Ankara Çankaya'da bir akaryakıt istasyonundaki imara aykırı yapılar için tutanak düzenlenmiş, bir ay süre verilmiş, aykırılıklar giderilmeyince yıkım için encümen kararı alınmış ve bu karara karşı açılan dava reddedilerek kesinleşmişti. Bunun üzerine iş yeri ruhsatı iptal edilip iş yeri kapatılmıştı. Kurul, bu sıra ve kesinleşen yıkım kararı karşısında iş yerine on beş gün süre verilmesinde hukuki yarar bulunmadığını belirterek işlemleri iptal eden ısrar kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Yıkım kararının kendisi bu davada denetlenmemiştir; kesinleşen yıkım kararı karşısında aynı yapıdaki iş yerine ruhsat iptalinden önce ayrıca onbeş günlük süre verilmesinde hukuki yarar görülmemiştir.
3. Encümen kararını uygulayan imar müdürlüğünün yıkım bildirimi ve yetkiDanıştay 6. Daire · E. 2019/17659 · K. 2021/7795 ·
Şanlıurfa'da ruhsatsız ilave kat için encümen, yapının m. 32'ye göre projeye uygun hâle getirilmesine ve para cezasına karar vermiş; belediyenin imar ve şehircilik müdürlüğü bu kararı belirterek yapının yedi gün içinde projesine uygun hâle getirilmesini, aksi hâlde belediyece yıkılacağını bildirmişti. İdare mahkemesi, yıkıma karar vermeye encümenin yetkili olduğu gerekçesiyle bu bildirimi yetki yönünden iptal etmişti. Daire, usulüne uygun encümen kararı alındıktan sonra müdürlüğün bu kararın yerine getirilmesine yönelik bildiriminde yetki yönünden usule aykırılık bulunmadığını belirterek bu kısmı bozdu; yıkım masrafının yüzde 20 fazlasıyla tahsiline ilişkin kısmın iptalini onadı.
Sonuç: Encümen kararını açıkça belirterek kararın süresinde yerine getirilmesini, aksi hâlde belediyece yıkım yapılacağını bildiren belediye imar ve şehircilik müdürlüğü işleminde Daire yetki yönünden usule aykırılık görmemiştir.
4. Ruhsata uygun hâle getirilebilecek imalatta bir aylık sürenin beklenmesiDanıştay 6. Daire · E. 2022/8329 · K. 2025/4305 ·
Yapı kayıt belgesinin iptalinden sonra düzenlenen yapı tatil tutanağına dayanılarak, imalatların ruhsata bağlanamayacağı gerekçesiyle süre verilmeden yıkım ve para cezası kararı alınmıştı. Daire, m. 32/6'nın ruhsata bağlanamayacağı tespit edilen yapılar için olduğunu, bilirkişinin ruhsata uygun hâle getirilmesinin mümkün olduğunu tespit ettiği bodrum ve zemin kat imalatları için bir aylık süre beklenmeden alınan yıkım kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek bu kısmı bozdu; çatı katı yıkımına ilişkin kısmı oy çokluğuyla onadı; aykırılıktan etkilenen alan hatalı hesaplandığı için para cezası kısmını da bozdu.
Sonuç: Ruhsata uygun hâle getirilmesi mümkün imalatta idare m. 32/6'ya dayanıp bir aylık süreyi atlayamaz.
5. Bir aylık süre tanınmadan alınan yıkım kararını hukuka uygun bulan ısrar kararının kalıp gerekçeyle onanması (m. 32/6 öncesi olay)Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2022/3010 · K. 2023/388 ·
Gaziantep'te kadastral parsel üzerindeki ruhsatsız yapı için alınan yıkım kararını Danıştay 6. Daire, yapı tatil tutanağından itibaren bir aylık süre beklenmediği gerekçesiyle bozmuştu. Bölge idare mahkemesi, taşınmazın nazım imar planında ağaçlandırılacak alanda kaldığını, uygulama imar planı bulunmadığını ve yapının ruhsata bağlanma imkânı olmadığını belirterek davanın reddi yönündeki kararında ısrar etti. Kurul, kendi gerekçesini yazmadan, ısrar kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirten kalıp cümleyle davacının temyiz istemini reddedip ısrar kararını onadı; para cezasına ilişkin kısım daha önce kesinleştiği için davalı idarenin temyizini incelemedi. Ruhsata bağlanamama gerekçesi bölge idare mahkemesine aittir. Yapı tatil tutanağı 31/10/2016 tarihlidir; olay, m. 32/6'yı ekleyen 7153 sayılı Kanundan (29/11/2018) öncedir.
Sonuç: Ruhsata bağlanma imkânı olmayan yapı için bir aylık süre tanınmadan alınan yıkım kararını hukuka uygun bulan bölge idare mahkemesi ısrar kararı Kurulca, ayrı gerekçe yazılmadan onanmıştır; olay m. 32/6 eklenmeden öncedir.
6. Yapı tatil tutanağıyla tanınan bir aylık sürenin sonu beklenmeden yıkım kararıDanıştay 6. Daire · E. 2021/9080 · K. 2022/12365 ·
Bursa Osmangazi'de nazım imar planında tarım alanında kalan taşınmazdaki ruhsatsız soğuk hava deposu ve sundurma 22/06/2020 tarihli yapı tespit ve tatil zaptıyla tespit edilmiş, aynı encümen kararıyla para cezası verilmiş ve yapının yıkımına karar verilmişti. İlk derece mahkemesi, yapının mevcut imar planına göre ruhsata bağlanma imkânı bulunmadığını belirterek yıkım kısmında davayı reddetmiş, bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişti. Daire, tutanakla tanınan bir aylık sürenin sonu beklenmeden yıkım kararı alındığını belirterek yıkım ve yıkım masrafına ilişkin kısmı bozdu; soğuk hava deposu ve sundurma için verilen para cezasının hesabını Kanuna uygun bularak bu kısmı da bozdu, beton duvar ve çit için verilen para cezasına ilişkin kısmı onadı. Daire m. 32/6'yı tartışmamıştır.
Sonuç: Tutanakla yapı sahibine bir aylık süre tanınmışsa yıkım kararı bu sürenin sonunda alınabilir; süre dolmadan alınan yıkım kararı hukuka aykırıdır.
7. Yıkım kararı yapıya yönelik bir işlemdir; para cezasında hissedarlık ayrıca incelenirDanıştay 6. Daire · E. 2019/10831 · K. 2020/11807 ·
Marmaris'te bir sitedeki projeye aykırı imalatlar için tapu maliklerine müteselsilen para cezası verilmiş ve imalatların yıkımına karar verilmişti; ilk derece mahkemesi, hissedar davacının sorumlu olduğu bölüm belirlenmeden düzenlenen tutanakla yıkım kararı alınamayacağını kabul etmişti. Daire, m. 32'deki sürecin tamamen yapıya ilişkin olduğunu, yıkım için aykırı imalatın usulünce tespit edilip tutanağa bağlanmasının yeterli olduğunu ve yapanın saptanmasına gerek bulunmadığını belirterek yıkım kısmını bozdu; imalat tarihi, hissedarlık tarihi ve hisse oranları dikkate alınmadan verilen para cezasının iptaline ilişkin kısmı onadı.
Sonuç: Yıkım için imalatın usulünce tespiti yeterlidir; yapıyı yapanın kim olduğu yıkım bakımından değil, para cezası bakımından önem taşır.
8. Yapı kayıt belgesi iptal edilmedikçe yıkım kararı uygulanamazDanıştay 6. Daire · E. 2023/5705 · K. 2025/906 ·
Edirne Enez'de ruhsata aykırı tadilatların yıkımına ilişkin encümen kararından sonra yapı için yapı kayıt belgesi düzenlenmişti; idare mahkemesi belgenin idareye sunulmadığını ve encümen kararının iptal edilmediğini gözeterek davayı reddetmişti. Daire, hukuka uygunluk karinesinden yararlanan yapı kayıt belgesinin yetkili idarece iptal edilmediği sürece m. 32 ve 42 uyarınca işlem tesis edilmesine ve önceki yıkım kararlarının icrasına engel olduğunu belirterek kararı bozdu; geçici m. 16'ya aykırı düzenlenen belgenin iptalinden sonra yeniden tutanak düzenlenerek işlem yapılabileceğini de ekledi.
Sonuç: Yürürlükteki yapı kayıt belgesi yıkım kararının uygulanmasını engeller; idare önce belgeyi iptal etmelidir.
9. Yıkım kararı iptal edilse de ruhsata bağlanamayan yapıda tazminatDanıştay 6. Daire · E. 2019/11037 · K. 2020/11586 ·
İstanbul Beykoz'da mesire alanında ruhsatsız inşa edilen beş katlı yapı, yürütmenin durdurulması istemi ve buna itiraz reddedildikten sonra yıkılmış; yıkım kararı, büyükşehir belediyesinin ilçe belediyesine tanınan üç aylık süreyi beklemeden işlem yaptığı gerekçesiyle sonradan iptal edilmişti. Daire, yapının hukuken korunabilir bir statüye kavuşmadığını, ruhsata bağlanma imkânı olmadığını, yıkımın uygulandığı tarihte bunu engelleyen bir yargı kararı bulunmadığını ve zarara davacının ruhsatsız yapıyla kendisinin sebep olduğunu belirterek bina bedeli isteminin reddini onadı, ödenen yıkım bedelinin tazminine ilişkin kısmı bozdu.
Sonuç: Usul yönünden iptal edilen yıkım kararı, ruhsata bağlanamayan yapı için tek başına tazminat doğurmaz.
10. Maili inhidam raporu: m. 39 için teknik ve bilimsel incelemeDanıştay 6. Daire · E. 2021/2886 · K. 2021/6349 ·
İstanbul Zeytinburnu'nda bir kısmı imar planında yolda kalan yapı, maili inhidam raporuna dayanılarak m. 39 ve 40 uyarınca alınan encümen kararıyla yıkılmış, encümen kararı yargı kararıyla iptal edilmişti; mirasçıların tazminat davası reddedilmişti. Daire, raporun yalnız gözlemsel tespitler içerdiğini, statik hesap ve somut ölçüm bulunmadığını, yolda kalmanın tek başına yapıyı m. 39 kapsamına sokmayacağını ve plan uygulaması için yıkımın kamulaştırmaya bağlı olduğunu belirterek davanın reddini bozdu; yapının ruhsatlı olması hâlinde kamulaştırma bedelinin, ruhsatsızsa enkaz bedelinin tazminine karar verilmesi gerektiğini belirtti.
Sonuç: Tehlikeli yapı yıkımı, taşıyıcı sistemi inceleyen teknik bir rapora dayanmalıdır; gözlemsel rapor yetmez.
11. Yıkım kararına karşı dava açma süresi ve ikinci tebliğDanıştay 6. Daire · E. 2021/4614 · K. 2023/3488 ·
İstanbul Beşiktaş'ta bir yapıdaki aykırılıkların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu m. 13 uyarınca yıkımına ilişkin encümen kararı şirkete tebliğ edilmiş, dava bu tebliğden yaklaşık on ay sonra açılmıştı. Daire, yıkım kararına ilişkin kısım yönünden, İYUK m. 7 uyarınca tebliğden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerektiğini, kararın ikinci kez tebliğ edilmesinin dava açma süresini canlandırmayacağını belirterek davanın süre aşımından reddi gerektiği gerekçesiyle bozdu. Bu kısımda yıkımın hukuka uygunluğu incelenmemiştir.
Sonuç: Yıkım kararına karşı süre ilk tebliğden işler; aynı kararın yeniden tebliği süreyi yeniden başlatmaz.
12. Kesinleşen yıkım kararının uygulanmasına yönelik işlemDanıştay 6. Daire · E. 2019/10518 · K. 2020/11467 ·
Bir yapıda su basman kotu ve pencere ölçüleri gibi ruhsata aykırılıklar 1995'te tutanakla tespit edilmiş, aykırılıklar giderilmeyince encümen yıkım kararı almış, bu karara karşı dava açılmamıştı. Aykırılığı gidermek için istenen imar planı değişikliği 2012'de büyükşehir belediye meclisince reddedilince, yıkım kararının uygulanması için yeni bir işlem tesis edildi; idare mahkemesi, plan değişikliğinin reddine ilişkin meclis kararının iptal edildiğini gözeterek bu işlemi iptal etmişti. Daire, iptali istemiyle dava açılmadığından kesinleşen yıkım kararının uygulanması amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek kararı bozdu.
Sonuç: Dava açılmadığı için kesinleşen yıkım kararının uygulanmasına yönelik sonraki işlem, yıkım kararının kesinleşmiş olması karşısında hukuka aykırı sayılmamıştır.
13. Tebliğ edilmeyen yıkım kararında dava süresiDanıştay 6. Daire · E. 2019/10774 · K. 2020/9937 ·
Bir yapı m. 39 uyarınca alınan encümen kararına dayanılarak yıkılmış, malikler kararın kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi yıkım gününde haberdar olunduğunu kabul edip tazminat davasını süre aşımından reddetmişti. Daire, tebliğe ilişkin belge bulunmadığını, zararın idari işlemden mi eylemden mi doğduğunun ortaya konulması ve işlemden doğuyorsa tebliğ edilip edilmediğinin ya da ilgililerin işlemin içeriğinden nasıl haberdar olduğunun açıkça belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Esas hakkında değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç: Tebliğ edilmemiş yıkım kararında süre, yalnız yıkım gününe bakılarak başlatılamaz; işlemin içeriğinin nasıl öğrenildiği ortaya konur.
14. Dava sürerken yargı kararı beklenmeden yapılan yıkım ve hizmet kusuruDanıştay 4. Daire · E. 2024/2235 · K. 2024/7656 ·
İstanbul Zeytinburnu'nda 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli alan ilan edilen alandaki depo, riskli alan kararına karşı açılan dava sürerken ve yürütmenin durdurulması isteminin incelenmesi için bilirkişi raporu beklenirken yıkılmış; riskli alan kararı sonradan iptal edilmişti. Daire, yargılama süreci beklenmeden olası iptal kararının sonuçlarını etkisiz kılacak biçimde yapılan yıkımın hukuki dayanaktan yoksun kaldığını ve zararın Bakanlığın hizmet kusuru nedeniyle tazmini gerektiğini kabul etti; tazminatın hesabı ve manevi tazminat yönünden kararı bozdu. Karar 3194 sayılı Kanun m. 32'ye değil 6306 sayılı Kanuna dayanan bir yıkıma ilişkindir.
Sonuç: 6306 sayılı Kanun kapsamındaki riskli alan kararına karşı dava sürerken, olası iptal kararının sonucunu etkisiz kılacak biçimde yapılan yıkım hizmet kusurudur.
15. Yapı tatil tutanağında bulunması gerekenlerDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2025/2656 · K. 2025/1952 ·
Hatay Dörtyol'da 9.320 m²'lik ruhsatsız antrepo için yıkım ve para cezası kararı alınmış; idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, ruhsatsız kısmın tutanakta kroki ve resimle gösterilmediği gerekçesiyle tutanağı usule aykırı bulmuştu. Kurul, tutanakta ihtilaf konusu imalatların, inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığının ve kullanılıp kullanılmadığının açıkça yer alması gerektiğini; sonradan dosya üzerinden anlaşılabilecek hususların tutanakta yer almamasının işlemi kusurlandırmayacağını ve tutanağın yapının o andaki durumunu somut olarak tespit ettiğini belirterek işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle ısrar kararını bozdu.
Sonuç: Tutanak yerinde tespiti gereken hususları içermelidir; dosyadan sonradan anlaşılabilecek eksiklikler işlemi sakatlamaz.
16. Tutanaktaki ölçülerde yıkımı etkilemeyen maddi hataDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2020/53 · K. 2020/2367 ·
İzmir Dikili'de bir konutta projeye aykırı kapalı alan büyütmeleri için yıkım kararı alınmış; bilirkişi alanları tutanaktakinden biraz küçük ölçmüş, idare mahkemesi bu nedenle yıkım kararının ilgili kısmını iptal edip ısrar etmişti. Kurul, tutanakta ve encümen kararında yıkılacak imalatların ölçüleriyle açıkça belirtildiğini, yıkılacak kısımların belirlenebilir olduğunu ve idarenin yıkımı etkilemeyecek düzeyde maddi hata yaptığını belirterek ısrar kararını bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Yıkılacak kısım belirlenebiliyorsa ölçülerdeki küçük hata yıkım kararını sakatlamaz.
Sık sorulan sorular
Yıkım kararını kim verir?
3194 sayılı İmar Kanunu m. 32'ye göre ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı için yıkım kararını belediye encümeni ya da il idare kurulu verir; kararı belediye veya valilik uygular ve masraf yapı sahibinden tahsil edilir. Karardan önce yapı tatil tutanağı düzenlenir, yapı mühürlenir ve yapı sahibine kural olarak bir ay süre tanınır.
Yapı tatil tutanağından sonra yapıyı ruhsata uygun hâle getirmek için ne kadar süre var?
Tutanağın yapıya asıldığı tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi yapıyı ruhsata uygun hâle getirerek veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını isteyebilir. İdare yapının ruhsata bağlanamayacağını veya aykırılıkların giderilemeyeceğini tespit etmişse ruhsat bu bir ay beklenmeden iptal edilir ve yıkım hükmü uygulanır. Danıştay, ruhsata uygun hâle getirilmesi mümkün olan imalatlarda bir aylık süre beklenmeden alınan yıkım kararını hukuka aykırı bulmuştur.
Yıkım kararına itiraz için dava süresi ne kadardır?
Özel kanunda ayrı süre olmadığından idare mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Danıştay, encümen kararının ikinci kez tebliğ edilmesinin geçmiş süreyi yeniden başlatmadığını belirtmiştir. Dava açılmadan önce üst makama başvurmak zorunlu değildir; başvuru yapılırsa işlemeye başlamış süreyi durdurur.
Dava açınca yıkım durur mu?
Dava açılması yıkım kararının uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yıkımın durması için mahkemeden yürütmenin durdurulması istenir; mahkeme, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte varsa bu kararı verebilir. İstem hakkındaki karara karşı yedi gün içinde bir kez itiraz edilebilir.
Yapı kayıt belgesi (imar barışı) olan yapı yıkılabilir mi?
Danıştay'a göre yapı kayıt belgesi, yetkili idare tarafından iptal edilmediği sürece yapı hakkında İmar Kanunu m. 32 ve 42 uyarınca işlem yapılmasına ve belgeden önce alınmış yıkım kararlarının uygulanmasına engeldir. Belge kanuna aykırı düzenlendiği için yetkili idarece iptal edilirse yeni bir yapı tatil tutanağıyla süreç yeniden başlatılabilir. Kanunun istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı idarece somut olarak kanıtlanan yapılar ise, yargısal incelemesi süren davalarda da belgenin sağladığı haklardan yararlanamaz.
Hissedarı olduğum taşınmazdaki yapıyı ben yapmadım; yıkım kararı bu yapıyı da kapsar mı?
Danıştay'a göre yıkım kararı yapıya yönelik bir işlemdir; ruhsatsız ya da projeye aykırı imalatın usulünce tespit edilip tutanağa bağlanması yeterlidir ve yapıyı yapan kişinin ayrıca saptanması gerekmez. İmar para cezasında ise cezaların şahsiliği gereği yapıyı yapanın ve hisse oranlarının belirlenmesi aranmıştır.
Belediye yıkım kararını uygulamazsa ne olur?
Tutanaktan itibaren bir ay içinde aykırılık giderilmediği hâlde iki ay içinde yıkım kararı alınmayan ya da yıkım kararı alındığı hâlde altı ay içinde yıkılmayan yapıları Bakanlık yıkabilir veya yıktırabilir. Bu durumda yıkım maliyeti yüzde yüz fazlasıyla ilgili idareden tahsil edilir.
Yıkılacak derecede tehlikeli binanın yıkımı m. 32'deki yıkımdan nasıl ayrılır?
Tehlikeli yapılar İmar Kanunu m. 39'da ayrıca düzenlenmiştir: yapı sahibine tebligat yapılır, en çok 30 gün içinde idarece belirlenen sürede tehlike giderilmezse tehlikenin giderilmesi veya yıkım belediye ya da valilikçe yapılır ve masraf yüzde 20 fazlasıyla tahsil edilir. Danıştay, bu maddenin uygulanabilmesi için yapının tehlikeli olduğunun teknik ve bilimsel bir raporla ortaya konulmasını aramış, yalnız gözleme dayanan raporu yeterli bulmamıştır.
Yıkılan yapı için tazminat istenebilir mi?
Yıkım hukuka aykırıysa zarar için idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir. Danıştay, hukuka aykırı biçimde yıkılan ve imar planında kısmen yolda kalan bir yapı için, ruhsatı varsa kamulaştırma bedelinin, ruhsatsızsa enkaz bedelinin tazminini öngörmüştür. Yıkım kararı, büyükşehir belediyesinin ilçe belediyesine tanınan üç aylık süreyi beklememesi nedeniyle iptal edilmiş olsa bile, yapının ruhsata bağlanma imkânı yoksa ve yıkım tarihinde yıkımı engelleyen bir yargı kararı bulunmuyorsa, Danıştay idarenin tazminat sorumluluğunu kabul etmemiştir.
Yıkım kararı ile imar para cezası aynı şey mi?
Değildir. İkisi 3194 sayılı Kanunun farklı maddelerine dayanır ve aynı encümen kararında yer alsalar da mahkemece ayrı ayrı denetlenir. Para cezasının hesabı ve itirazı kaçak yapı ve imar para cezası rehberinde anlatılmıştır.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Muğla İdare Hukuku Avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası
Bu alandaki diğer rehberler
- Kıyı kenar çizgisi ve Kıyı Kanunu: tespit, iptal davası, yapı yasağı ve yaptırımlar
- Sit alanı: dereceler, tescil ve koruma kurulu kararına itiraz (2863 sayılı Kanun m. 7, 17, 61)
- Tarlaya ev yapılır mı? Tarım dışı kullanım izni ve cezası (5403 sayılı Kanun m. 13, 21)
- Zeytin ağacı kesme cezası ve zeytinliğe yapı yasağı (3573 sayılı Kanun m. 20)
- Ecrimisil ihbarnamesi: Hazine arazisi işgali, itiraz, zamanaşımı ve iptal davası
- Kaçak yapı cezası: yapı tatil tutanağı ve imar para cezası (3194 sayılı İmar Kanunu m. 32, 42)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.