İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Tarlaya ev yapılır mı? Tarım dışı kullanım izni ve cezası (5403 sayılı Kanun m. 13, 21)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Tarla, bağ veya bahçe niteliğindeki bir arazinin tarım dışında kullanılması kanunla izne bağlanmıştır.
  • Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili ve sulu tarım arazilerinde bu izin yalnız kanunda sayılan amaçlar için verilebilir ve konut bu amaçlar arasında ayrıca sayılmamıştır.
  • İzinsiz kullanımda valilik işi durdurur, mülki amir metrekare başına idari para cezası verir; izin başvurusu yapılmazsa ya da izin uygun görülmezse yapıların yıkılması için süre tanınır.
  • Köylerin belirlenmiş yerleşik alanı içinde bu kanun uygulanmaz; orada ruhsat yerine projenin valilikçe onaylanıp muhtarlığa bildirilmesi aranır.
  • Yıkım ve eski hâle getirme kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılır.

Tarla, bağ ya da bahçe niteliğindeki bir araziye ev, bağ evi, konteyner veya hobi bahçesi kurmadan önce iki soru cevaplanır: arazi hangi sınıftadır ve tarım dışında kullanılması için kimden izin alınır? Bu rehber, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13, 20 ve 21. maddelerini, izinsiz tarım dışı kullanımın idari para cezası ve yıkım sonuçlarını, 3194 sayılı İmar Kanunu m. 27'deki köy yerleşik alanı hükmünü ve Danıştay'ın bu konulardaki kararlarını anlatır. Aynı yapının imar mevzuatı yönünden yıkımı ve imar para cezası, kaçak yapı ve imar para cezası rehberinde ele alınır.

İlgili rehberler: Kaçak yapı cezası: yapı tatil tutanağı ve imar para cezası (3194 sayılı İmar Kanunu m. 32, 42)Tarım arazisi ifraz yasağı, hisseli satış ve miras: 5403 sayılı Kanun m. 8Zeytin ağacı kesme cezası ve zeytinliğe yapı yasağı (3573 sayılı Kanun m. 20)

Dava, süre ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Görevli mahkeme

İdare mahkemesi: izin başvurusunun reddi, işin durdurulması, yıkım ve eski hâle getirme kararları idari işlemdir; bunlara karşı iptal davası idare mahkemesinde açılır. 5403 sayılı Kanun idari para cezasına karşı ayrı bir başvuru yolu göstermez; Kabahatler Kanunu'nun başvuru yoluna ilişkin hükümleri, başka kanunda aksine hüküm yoksa uygulanır. Bu nedenle yalnız idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine (kanun metninde "sulh ceza mahkemesi") başvurulur. Ceza, aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren bir kararla (ör. eski hâle getirme) birlikte verilmişse, cezaya ilişkin hukuka aykırılık iddiaları da o işlemin iptali istemiyle birlikte idari yargıda görülür.

Dayanak: Kabahatler Kanunu m. 3, m. 27/1, m. 27/8; İYUK m. 2/1-a

Yetkili mahkeme

İmar, yıkım, ruhsat gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından doğan idari davalarda taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (m. 34/1). Özel bir yetki kuralı bulunmayan davalarda yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir (m. 32/1); yetki kamu düzenindendir. 5403 sayılı Kanun ayrı bir yetki kuralı koymaz.

Dayanak: İYUK m. 32, m. 34

Dava şartı

Kanunda zorunlu idari başvuru öngörülmemiştir. Dava açılmadan önce işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan dava açma süresi içinde istenebilir; bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur ve otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 5403 sayılı Kanun m. 13 ayrıca, bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazların Bakanlıkça karara bağlanacağını söyler; maddede bu itirazın dava açmanın ön şartı olduğu yazılı değildir.

Dayanak: İYUK m. 11; 5403 sayılı Kanun m. 13

Süre ve zamanaşımı

İdare mahkemesinde dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (İYUK m. 7). Yalnız idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde yapılır; süresinde başvurulmazsa ceza kesinleşir (Kabahatler Kanunu m. 27/1). Bunlardan ayrı olarak 5403 sayılı Kanun m. 21, idari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak m. 13 veya 14'teki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına ya da kullanımına izin verilebileceğini öngörür; bu süre bir dava açma süresi değildir.

Dayanak: İYUK m. 7; Kabahatler Kanunu m. 27/1; 5403 sayılı Kanun m. 21

Yargılama usulü

Yazılı yargılama usulü; inceleme evrak üzerinde yapılır (m. 1/2). Dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmaz. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse mahkeme, idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulmasına karar verebilir (m. 27).

Dayanak: İYUK m. 1, m. 27

Harç

İdare mahkemesinde dava açılırken maktu başvurma harcı alınır (Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife A-I-2). Tarifedeki maktu harçlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır (mükerrer m. 138); güncel tutar o yılın tarifesinden okunur. Bölge idare mahkemesine istinaf ve Danıştaya temyiz başvurularında tarifenin A-IV bölümündeki harçlar ayrıca alınır.

Dayanak: Harçlar Kanunu (1) sayılı tarife A-I ve A-IV; mükerrer m. 138

Kanun yolu

İdare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf. Konusu m. 45/1'deki parasal sınırı geçmeyen iptal davalarında idare mahkemesi kararı kesindir; kanun metnindeki sınır otuz bir bin Türk lirasıdır, her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve davanın açıldığı tarihteki sınır esas alınır (m. 45/1, ek m. 1). 5403 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan davalarda bölge idare mahkemesi kararları, tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir (m. 46/1-m). Sulh ceza hâkimliğinin idari para cezası başvurusu hakkındaki son kararına karşı, tebliğden itibaren en geç iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir (Kabahatler Kanunu m. 29/1); ancak on beş bin Türk lirası dâhil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir (m. 28/10).

Dayanak: İYUK m. 45, m. 46/1-m, ek m. 1; Kabahatler Kanunu m. 28/10, m. 29

Tarlaya ev yapılır mı: 5403 sayılı Kanun m. 13 tarım arazisinin tarım dışında kullanılmasını hangi koşullarda izne bağlar?

5403 sayılı Kanun m. 3/d tarım arazisini, toprak, topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya, ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hâle dönüştürülebilen araziler olarak tanımlar. Arazinin hangi sınıfta olduğu teknik ölçütlere göre belirlenir: Danıştay 10. Daire'nin aktardığına göre tarım arazilerinin sınıflamasında kullanılacak standartlar Toprak ve Arazi Sınıflaması Teknik Talimatı ile belirlenmiştir. (Danıştay 10. Daire, E. 2020/4045)1

Kanun arazileri iki gruba ayırır. Birinci grupta mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve sulu tarım arazileri vardır: bunlar tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz (m. 13/1). İstisna, alternatif alan bulunmaması ve Toprak Koruma Kurulunun uygun görmesi şartıyla, maddede sayılan amaçlardır: 1) savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, 2) doğal afet sonrası geçici yerleşim yeri ihtiyacı, 3) petrol ve doğal gaz arama ve işletme, 4) kamu yararı kararı alınmış madencilik, 5) bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar, 6) kamu yararı gözetilen yol yatırımları, 7) yenilenebilir enerji yatırımları ve 8) jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları. İzni Bakanlık verir ve bu yetkisini valiliklere devredebilir. Konut bu amaçlar arasında ayrıca sayılmamıştır.

İkinci grupta, birinci gruba girmeyen tarım arazileri, örneğin marjinal tarım arazileri vardır. Bunlar toprak koruma projelerine uyulması kaydıyla valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir (m. 13/2). Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu ayrımı açıkça yapmıştır: birinci gruptaki araziler için alternatif alan yokluğu, sayılan amaçlardan birine yönelme ve Kurulun uygun görmesi şartları aranırken, ikinci gruptaki arazilerin tarım dışı kullanıma tahsisinin tek şartı toprak koruma projelerine uyulmasıdır. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1015)2 Danıştay 10. Daire de, büyük ova koruma alanı dışında kalan ve etüt raporunda tarımsal kullanım bütünlüğünü bozmadığı tespit edilen kuru marjinal tarım arazileri için gerçek ve tüzel kişilerin taleplerinin Kurul gündemine alınmadan doğrudan valilikçe sonuçlandırılabileceğini kabul etmiştir. Daire bu sonuca, işlem tarihinde yürürlükte olan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Arazi Toplulaştırılmasına İlişkin Tüzük m. 9/4 ile sonradan yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik m. 6/1-ğ'yi birlikte değerlendirerek varmıştır.1

Marjinal arazide de izin çevredeki tarımsal kullanım bütünlüğüne bağlıdır. Danıştay 10. Daire'nin aktardığı Yönetmelik m. 12/5'e göre bu arazilere toprak koruma projesine uyulması ve çevre arazilerdeki tarımsal kullanım bütünlüğünü bozmaması kaydıyla valilikçe izin verilebilir; m. 14/2'ye göre özellikleri itibarıyla marjinal olmakla birlikte çevre arazilerdeki tarımsal kullanım bütünlüğünü bozacak durumdaki arazilere izin verilmez. Daire, maden zenginleştirme tesisi için izin verilen kuru marjinal arazide, çevresinde tarım dışı kullanım iznine konu tesis ve maden ocağı bulunacağı için taşınmazın tarımsal bütünlüğünün bulunduğundan söz edilemeyeceğini belirterek, izni tarımsal bütünlüğü bozacağı gerekçesiyle iptal eden idare mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularını reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur. (Danıştay 10. Daire, E. 2025/3937)3

Konut için yapılan başvuru da bu kurallara göre incelenir. Danıştay 10. Daire, imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda kalan marjinal tarım arazisinde konut yapılmak istenmesi üzerine yapılan tarım dışı kullanım başvurusunun zımnen reddine karşı açılan davada, büyük ovalara ilişkin m. 14'ün Cumhurbaşkanı kararıyla büyük ova koruma alanı olarak belirlenen yerler için uygulanabileceğini; ilan edilmiş bir büyük ova sınırı içinde yer almayan taşınmazın izin verilebilecek alanlardan olup olmadığının m. 13 kapsamında ve mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi gerektiğini belirterek davayı reddeden idare mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur. (Danıştay 10. Daire, E. 2022/6394)4

Marjinal arazide toprak koruma projesinin hazırlatılıp hazırlatılmayacağı idarenin takdirindedir; ancak İdari Dava Daireleri Kurulu bu takdirin sınırsız olmadığını, yetki, şekil, sebep, amaç ve konu yönlerinden yargı denetimine tabi olduğunu belirtmiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1761)5 Kurul, büyük ova koruma alanında kalan tarım arazileri için verilen acele kamulaştırma kararında, tarım dışı amaçla kullanım izni alınmaksızın tesis edilen acele kamulaştırma kararının uyuşmazlık konusu parsellere ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varmış; büyük ova koruma alanındaki tarım arazileri için Devlete yüklenen koruma ödevi ile zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması gerektiğini belirtmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2025/3372)6

İzin alındıktan sonra da kullanım sınırlıdır. 7255 sayılı Kanunla eklenen fıkraya göre imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz (m. 13/4). Valiliklerce bu madde kapsamında verilen kararlara yapılan itirazları Bakanlık karara bağlar (m. 13/6).

Depo, ahır gibi tarımsal amaçlı yapılar ve bağ evi için hangi izin gerekir; konut bu kapsama girer mi?

5403 sayılı Kanun tarımsal amaçlı yapıları ayrıca düzenler: tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır (m. 13/3). Hangi yapının tarımsal amaçlı sayılacağını m. 3/k sayar: toprak koruma ve sulama altyapısı, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri tesisleri ile zorunlu müştemilatı, mandıra, üreticinin ürünü için yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makineleri için sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, belirli işleme tesisleri ve Bakanlıkça tarımsal amaçlı kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisler. Bu tanımda konut ayrıca sayılmamıştır.

Danıştay 10. Daire, tarla vasıflı taşınmaza bağ evi yanında zirai depo yapılması için ruhsat istenen bir dosyada, taşınmazın zeytinlik saha olmadığı tespit edilse bile bunun doğrudan uygun görüş verilmesi sonucunu doğurmayacağını; tarım arazilerinde tarımsal amaçlı yapılar için valilik veya il tarım müdürlüğünün izni ya da uygun görüşü gerektiğinden talebin çevre düzeni planı notları, 5403 sayılı Kanun ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. (Danıştay 10. Daire, E. 2019/12233)7 Daire bu kararda bağ evinin tarımsal amaçlı yapı sayılıp sayılmadığını ayrıca nitelendirmemiştir; m. 3/k'daki tanımda da bağ evi sayılmamıştır.

5403 sayılı Kanundaki izin, imar mevzuatındaki ruhsatın yerine geçmez. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 27/1'e göre köy yerleşik alan sınırları dışında kalan, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi zorunludur. Aynı maddenin ikinci fıkrası, iskân dışı alanlarda yapılacak tarımsal amaçlı seralar için ayrı bir kural koyar: entegre tesis niteliğinde olmamak ve il tarım ve orman müdürlüğünden uygun görüş alınmak koşuluyla yapı ruhsatı aranmaz. Ruhsatsız yapının imar mevzuatına göre yıkımı ve imar para cezası bu rehberin değil, kaçak yapı ve imar para cezası rehberinin konusudur.

İzinsiz tarım dışı kullanımın cezası: 5403 sayılı Kanun m. 21'e göre idari para cezası nasıl hesaplanır?

Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur (m. 21/1). Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanırsa ya da alınan izne uygun kullanılmazsa valilik işi tamamen durdurur, iş tamamlanmışsa kullanımına izin vermez (m. 21/2-a).

Ceza arazi sahibine veya araziyi bozana verilir ve metrekare üzerinden hesaplanır: kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için iki bin beş yüz Türk Lirası, toplamda bin Türk Lirasından az olmamak üzere. Büyük ova koruma alanlarında ceza iki katı uygulanır (m. 21/2-a). Metrekare başına tutar 11/6/2026 tarihli 7584 sayılı Kanunla "on" Türk Lirasından "iki bin beş yüz" Türk Lirasına çıkarılmıştır; Kanunun yürürlük tablosuna göre bu değişiklik 20/6/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Danıştay 10. Daire'nin 2025'te incelediği bir dosyada aktarılan madde metni, metrekare başına on Türk Lirası öngören önceki hâldir. (Danıştay 10. Daire, E. 2025/3290)8 Hangi tutarın uygulanacağı bakımından fiilin işlendiği tarih önemlidir: Kabahatler Kanunu m. 5/1'e göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır; m. 5/2'ye göre kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. 20/6/2026'dan önce başlayan kullanımlarda hangi tutarın uygulanacağına ilişkin bir Danıştay kararına bu rehber hazırlanırken rastlanmamıştır.

Kanun cezadan sonra bir düzeltme yolu da tanır. İdari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak m. 13 veya 14'teki izinler alınırsa işin tamamlanmasına, bitmişse kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talebi uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapıları yıkmaları ve araziyi tarımsal üretime uygun hâle getirmeleri için iki ay süre verilir. Bu süre içinde yapılar yıkılmaz ve arazi tarıma uygun hâle getirilmezse valilik faaliyeti durdurur ve aynı ceza üç katı olarak uygulanır (m. 21/2-a).

Cezayı mahallî mülki amir verir (m. 22). Kabahatler Kanunu m. 17/7'ye göre idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır; bu fıkra nispi nitelikteki cezalara uygulanmaz. Metrekare başına öngörülen tutarın bu artışa tabi olup olmadığını 5403 sayılı Kanun ayrıca düzenlemez.

7255 sayılı Kanunla eklenen geçici m. 7, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl boyunca aykırılığın tarımsal amaçlı yapı olması hâlinde m. 20 ve 21'deki cezaların yarısının uygulanacağını öngörüyordu. 28/10/2020 kabul tarihli 7255 sayılı Kanun 4/11/2020 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmış ve bu hükmü yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir (m. 31/b); beş yıllık süre 4/11/2025'te dolmuştur. Tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine aykırılık için m. 20 aynı metrekare tutarını öngörür; toprak koruma projelerine aykırılıkta ise ceza metrekare başına on Türk Lirasıdır (m. 21/2-b).

İzinsiz yapının yıkımı ve eski hâle getirme kimin görevidir; elektrik, su ve doğal gaz bağlanır mı?

5403 sayılı Kanun yıkımı belediyeye ve il özel idaresine verir: izinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hâle getirilir; yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir (m. 21/2-a). Belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkmazsa yapılar Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir; yıkım masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir (m. 21/3).

Arazinin eski hâle getirilmesini isteyen işlem dava konusu edilebilir. Danıştay 10. Daire, cezanın ödenmesi ile birlikte arazinin iki ay içinde eski hâline getirilmesini isteyen işlemde, eski hâle getirme kararının tarım arazisinde meydana gelen bozulmanın düzeltilmesine dair Kanundan kaynaklanan bir yükümlülük olduğunu, getirilmezse cezanın artacağı ve masraflara ilgilinin katlanacağı yönünde müeyyide de içerdiğini belirterek işlemi icrai bir işlem saymış ve davanın incelenmeksizin reddini bozmuştur.8 Aynı Daire, hobi bahçesinin ortadan kaldırılmasını isteyen eski hâle getirme kararını idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olarak nitelemiştir. (Danıştay 10. Daire, E. 2023/4655)9

11/6/2026 tarihli 7584 sayılı Kanunla m. 21'e eklenen altıncı fıkraya göre 5403 sayılı Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise ilgili idareler, kurum ve kuruluşlarca elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmez. Bu yasağa aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşa her abone başına yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir; abonelik tebliğden itibaren otuz gün içinde iptal edilmezse devam ettiği her ay için ayrıca aynı tutarda ceza uygulanır.

Köyde ev yapmak: 3194 sayılı İmar Kanunu m. 27'ye göre köy yerleşik alanında ruhsat aranır mı, 5403 sayılı Kanun uygulanır mı?

3194 sayılı Kanun m. 27/1'e göre belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile maddede sayılan köy ihtiyaç yapıları için yapı ruhsatı aranmaz. Bunun karşılığında etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi ve yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Valilik onayı ve muhtarlığa bildirim yapılmadan ya da projesine aykırı yapıldığı tespit edilen yapıyı muhtar ivedilikle valiliğe bildirir.

Aynı madde tarım arazisi kurallarıyla bağlantıyı da kurar: köy yerleşik alan sınırı içerisinde 5403 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz ve sınırın parselleri bölmesi hâlinde yerleşik alan sınırı ifraz hattı kabul edilir (m. 27/5-6). Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırları, belediye sınırı il sınırı olan yerlerde büyükşehir belediye meclisi, diğer yerlerde il genel meclisi kararıyla belirlenir (m. 27/3). Danıştay 10. Daire'nin incelediği Uygulama Talimatının, 5403 sayılı Kanunun yürürlüğünden önceki amaç dışı kullanımları düzenleyen m. 11/5 hükmü, Kanunun uygulanmayacağı alanı il idare kurulu kararıyla belirlenen köy yerleşik alanı sınırı içi olarak tanımlar ve civarı bu kapsamın dışında tutar. (Danıştay 10. Daire, E. 2020/4913)10

Bu istisna yalnız usulüne göre belirlenmiş bir köy yerleşik alanında işler. Danıştay 6. Daire'ye göre m. 27'nin uygulanabilmesi için köy yerleşik alanı ve civarının Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğindeki esaslara uygun olarak belirlenmiş olması gerekir; Daire, yapı tespit edildiği tarihte henüz köy yerleşik alanı tespiti yapılmamış bir yapının m. 27 kapsamında değerlendirilemeyeceğini, tespit yapılmış olsa bile etüt ve projeler valilikçe incelenip muhtarlık izni alınmadıysa yıkım işleminin hukuka uygun olduğunu kabul etmiştir. (Danıştay 6. Daire, E. 2020/6659)11 Bu karar, 14/2/2020 tarihli 7221 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki metne göre verilmiştir; bugünkü metinde muhtarlık izninin yerinde "muhtarlığa bildirim" vardır.

Bir alanı sonradan köy yerleşik alanı ilan ederek 5403 sayılı Kanunu aşmak da mümkün değildir: Danıştay 10. Daire, 3194 sayılı Kanun m. 8/1-c'ye eklenen kurala göre tarım arazilerinin 5403 sayılı Kanunda belirtilen izinler alınmadan köy veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ya da yerleşik alan olarak tespit edilemeyeceğini belirtmiştir.10

5403 sayılı Kanun geçici m. 6: eski imar planı, arsa vasfı veya eski köy yerleşik alanı hangi koşulla izinli sayılır?

7181 sayılı Kanunla eklenen geçici m. 6'ya göre 19/7/2005 tarihinden önce onaylanmış 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planları veya arsa vasfı kazanmış parseller ile maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar izinli kabul edilir.

Danıştay bu hükmü geçmişe dönük bir koruma olarak okur. 10. Daire'ye göre geçici m. 6, 5403 veya 7181 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce tarım dışı amaçla kullanımı kesinleşen alanlar için düzenleme getirir ve geleceğe yönelik istisnaların dayanağı olamaz; Daire bu gerekçeyle dava konusu Yönetmelik ve Talimat hükümlerine karşı açılan davayı reddetmiştir.10

Eski bir planın koruması, planın bugün de ayakta olmasına bağlıdır. Danıştay 10. Daire, 19/7/2005'ten önce onaylanmış planda konut alanında kalan bir taşınmaz için, geçici m. 6 kapsamında izinli sayılabilmesi için söz konusu imar planlarının onaylandığı tarihten bugüne halen yürürlükte bulunması, iptal edilmemiş veya değişiklik geçirmemiş olması gerektiğini belirtmiş; güncel planlarda "tarımsal niteliği korunacak alan" olarak planlanan taşınmazda başvurunun reddini hukuka uygun bulmuştur. (Danıştay 10. Daire, E. 2022/8427)12

Hobi bahçesi ve tiny house: tekerlekli ya da taşınabilir yapı tarım dışı kullanım sayılır mı?

5403 sayılı Kanun m. 21/2-a yaptırımı "arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılması"na bağlar ve cezayı "kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi" üzerinden hesaplar. Maddede yapının temelli ya da taşınabilir olmasına göre bir ayrım yapılmamıştır. 7584 sayılı Kanunla eklenen altıncı fıkradaki abonelik yasağı da "her türlü yapı ve tesis"i kapsar.

Hobi bahçesi uygulamada tarım dışı kullanım olarak cezalandırılmıştır. Danıştay 10. Daire'nin incelediği bir dosyada idare, tarla vasıflı mutlak tarım arazisinin izin alınmadan tarım dışı amaçla hobi bahçesi olarak kullanıldığından bahisle m. 21/2-a uyarınca ceza vermiş ve arazinin eski hâline getirilmesini istemişti; Daire bu dosyada yalnız görevli yargı yerini belirlemiş, hobi bahçesinin tarım dışı kullanım olup olmadığına ilişkin nitelendirmenin esasına girmemiştir.9

Tekerlekli, taşınabilir ya da tiny house denilen yapıların 5403 sayılı Kanun bakımından "yapı" veya "tarım dışı kullanım" sayılıp sayılmadığına ilişkin esasa girmiş bir Danıştay kararına bu rehber hazırlanırken rastlanmamıştır. Danıştay kararlarında bu konuya değinilmemiştir; değerlendirme yukarıdaki madde metnine göre yapılır.

Hobi bahçesi adıyla yapılan satışlarda ayrıca bir ceza hükmü vardır: tarım arazilerini tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak bir özel hukuk tüzel kişisi aracılığıyla devretmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası, tüzel kişiye de ayrıca idari para cezası verilir (m. 21/5). Tarım arazisinin bölünmesi ve hisseli satışı ise tarım arazisi ifraz ve hisse rehberinde anlatılmıştır.

Tarım dışı kullanım cezasına ve yıkım kararına karşı dava hangi yargı yerinde açılır?

5403 sayılı Kanunda idari para cezasına karşı bir başvuru yolu düzenlenmemiştir. Kabahatler Kanunu m. 3'e göre bu Kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde uygulanır; m. 27/1 de idari para cezasına karşı tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceğini söyler. Danıştay 2. Daire, temyize konu kısmı yalnız 5403 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilen idari para cezasına ilişkin olan davada, uyuşmazlığın sulh ceza hâkimliğince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varmış, işin esasına giren idare mahkemesi kararını bozmuş ve Uyuşmazlık Mahkemesinin aynı yöndeki kararına atıf yapmıştır. Bu davada başlangıçta, tarımsal amaçlı depo ve bakıcı evi için verilen yapı izninin iptal edilmesine dair işlem de dava konusuydu; o kısım yönünden davanın reddi Danıştay 10. Daire'ce daha önce onanmıştı. 2. Daire Kabahatler Kanunu m. 27/8'i tartışmamıştır. (Danıştay 2. Daire, E. 2021/16058)13

Ceza başka bir idari kararla birlikte verildiğinde sonuç değişir. Kabahatler Kanunu m. 27/8'e göre idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, idari yaptırıma ilişkin iddialar bu işlemin iptali istemiyle birlikte idari yargı merciinde görülür. Danıştay 10. Daire, idari para cezası ile arazinin eski hâline getirilmesinin aynı işlemle istendiği dosyada, eski hâle getirme kararının Kabahatler Kanunundaki yaptırım türlerinden biri olmadığını ve bütün hâlinde dava konusu edilen işlem yönünden idare mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir.9

İdare mahkemesindeki dava, yazılı bildirimden itibaren altmış gün içinde açılır ve işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; ayrıntı dava kutusundadır. 5403 sayılı Kanunun uygulanmasından doğan davalarda bölge idare mahkemesi kararlarına karşı Danıştay yolu açıktır (İYUK m. 46/1-m).

Tarım dışı kullanım davasında ispat: tespit tutanağı, arazi etüt raporu ve bilirkişi incelemesinde Danıştay neye bakıyor?

İlk soru arazinin sınıfıdır; izin rejimi buna göre değişir. Danıştay 10. Daire, idarenin etüt raporunda Toprak ve Arazi Sınıflaması Teknik Talimatındaki teknik ölçütlere göre marjinal tarım arazisi olarak belirlenen bir araziyi, bu ölçütlere göre belirleme yapmadan varsayıma dayalı olarak dikili tarım arazisi sayan bilirkişi raporunu hükme esas alınabilir bulmamış ve arazinin sınıfının net biçimde tespit edilmesini istemiştir.1

Bilirkişi raporunun somut verilere dayanması gerekir. İdari Dava Daireleri Kurulu, marjinal arazinin tarım dışı kullanıma tahsisinde toprak koruma projesinin gerekip gerekmediğini irdelemeyen ve komşu tarım alanlarına etkiyi somut verilerle desteklemeyen raporu hükme esas alınabilir bulmamış, yeni bir keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir; karar oy çokluğuyla verilmiştir.5 Danıştay 10. Daire de idarenin görüş yazısı yetersiz kaldığında mahkemenin resen inceleme ilkesi uyarınca keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini belirtmiştir.7

İzinsiz kullanımın tespiti çoğu dosyada idarenin ya da kolluğun tutanağıyla başlar. Danıştay 10. Daire'nin incelediği bir dosyada taşınmazda kazı yapılarak toprak alındığı jandarma araştırma tutanağıyla tespit edilmiş, ceza ve eski hâle getirme işlemi bu tespite dayanmıştı.8 Köy yerleşik alanı savunmasında ise yapının inşa tarihi, köy yerleşik alanı tespitinin tarihi ve muhtarlık kayıtları belirleyicidir: Danıştay 6. Daire'nin incelediği dosyada muhtarlıkta yapıya ilişkin kayıt bulunmamış, köy defterleri de bulunamamış ve muhtarlık izin belgesi dosyaya sunulamamıştı.11

Mahkeme izin durumunu kendiliğinden araştırır. Danıştay 4. Daire, tarım alanındaki bir taşınmazda işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusunun reddine ilişkin davada, taşınmazın tarım dışı amaçla kullanımına izin verilip verilmediği ve sunulan iznin ruhsat başvurusuna konu faaliyeti kapsayıp kapsamadığı araştırılmadan verilen kararı eksik inceleme sayarak bozmuştur; karar oy çokluğuyla verilmiştir. (Danıştay 4. Daire, E. 2025/3704)14

İlgili mevzuat

5403 sayılı Kanun m. 13 — Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı

Madde 13 - Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;

a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,

b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,

c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,

ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,

d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,

e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,

f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,

g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,

İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.

Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.

Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.

(Ek fıkra: 28/10/2020-7255/21 md.) İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. (İptal ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 Tarihli ve E: 2020/103, K: 2023/68 Sayılı Kararı ile.)

Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.

Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.

Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir.

Kaynak: Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 20 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5403 sayılı Kanun m. 21 — Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler

Madde 21- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/10/2020-7255/25 md.)

Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur.

Tarımsal amaçlı yapılara ve tarım dışı arazi kullanımına izinsiz başlanılması, alınan izne uygun kullanılmaması veya hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır:

a) Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılması ya da alınan izne uygun kullanılmaması halinde; valilik işi tamamen durdurur, yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Arazi sahibine veya araziyi bozana bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için iki bin beş yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. İdarî para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak 13 üncü veya 14 üncü maddelerdeki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına, bitmiş ise kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilir. Verilen süre içinde izinsiz yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediğinin Bakanlık birimlerince tespit edilmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve bu bendin ikinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.

b) Toprak koruma projelerine aykırı hareket edilmesi halinde valilik tarafından bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası uygulanır ve projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur, verilen kullanım izni iptal edilir ve bu bendin birinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.

İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri uyarınca hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel idaresinin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır.

Toprak koruma projelerinin hazırlatılmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması sonucu arazi tahribi veya toprak kayıpları olması halinde meydana gelecek zararlardan; proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje hazırlanmış ise projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur.

Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası verilir. Ayrıca bu tüzel kişi hakkında elli bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Tarım arazisinin bütünlüğünün sağlanması ve tarımsal üretime uygun duruma getirilmesi halinde, bu fıkra uyarınca kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.

(Ek altıncı fıkra:11/6/2026-7584/25 md.) Bu Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise, ilgili idareler, kurum ve kuruluşlar tarafından elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri tesis edilmez. Bu fıkraya aykırı davranan idare, kurum ve kuruluşlara her abone başına yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezasının tebliğinden itibaren aboneliğin otuz gün içerisinde iptal edilmemesi halinde aboneliğin devam ettiği her ay için ayrıca yüz bin Türk lirası idari para cezası verilir.

19 uncu ve 20 nci maddeler ile bu maddenin uygulanmasında kusurlu bulunan sorumlular, fiillerinin niteliğine göre 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılırlar.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.

Kaynak: Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 20 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

3194 sayılı Kanun m. 27 — Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar

Madde 27 –(Değişik: 12/7/2013-6495/73 md.)

Belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerin sorumluluğu müellifi olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar valilikçe ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro planlarına işlenir. (Ek cümle:14/2/2020-7221/8 md.) Bu fıkrada belirtilen projelerin, valilik onayı ve muhtarlığa bildirim şartı sağlanmadan veya projesine aykırı yapı yapıldığının muhtarca tespiti ya da öğrenilmesi halinde durum, muhtar tarafından ivedilikle valiliğe bildirilir. Köy yerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi zorunludur. Tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların denetimine yönelik fennî mesuliyet 28 inci madde hükümlerine göre mimar ve mühendislerce üstlenilir.

(Ek fıkra:4/7/2019-7181/10 md.) Belediye ve mücavir alanlar içinde veya dışındaki iskan dışı alanlarda yapılacak tarımsal amaçlı seralar, entegre tesis niteliğinde olmamak ve ilgili il tarım ve orman müdürlüğünden uygun görüş alınmak koşuluyla yapı ruhsatı aranmadan yapılabilir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fennî mesulü olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir. Bu alanlarda yapılacak seralar için, yola cephesi olan komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla 8 inci maddede belirtilen yola cephe sağlama koşulu aranmaz.

(Ek fıkra:14/2/2020-7221/8 md.) Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırları; belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilçe belediye meclisinin teklifi üzerine büyükşehir belediye meclisi kararıyla, diğer yerlerde ise il genel meclisi kararıyla belirlenir.

(Değişik cümle:14/2/2020-7221/8 md.) Onaylı üst kademe planlarda aksine hüküm bulunmadığı hâllerde köy yerleşik alan sınırları içinde, taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet riski olan, sıhhi ve jeolojik açıdan üzerinde yapı yapılmasında mahzur bulunan alanlar ile köyün ana yolları ve genişlikleri; hâlihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilgili ilçe belediye meclisi kararı ile, diğer yerlerde ise il genel meclisi kararıyla belirlenir. Belirlenen yollar, ifraz ve tevhit suretiyle uygulama imar planı kararı aranmaksızın kamu yararı kararı alınarak oluşturulur.

Köy yerleşik alan sınırı içerisinde, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz.

Köy yerleşik alan sınırlarının parselleri bölmesi durumunda yerleşik alan sınırı 5403 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaksızın ifraz hattı olarak kabul edilir.

Çevre düzeni planında açıkça belirtilmediği takdirde, ihtiyaç duyulması hâlinde, köyün gelişme potansiyeli ve gelişme düzeyi de dikkate alınarak (…) özel kanunlara ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu alanlarda yapılaşma kararı ve ifraz şartları belediye sınırı il sınırı olan yerlerde büyükşehir belediye meclisi, diğer yerlerde il genel meclisi kararı ile belirlenir. Tespitler kadastro paftasına işlenerek tapu sicilinde belirtilir. İhtiyaç duyulması hâlinde mevcut köy yerleşik alan sınırları il genel meclislerince yeniden belirlenebilir.

İmar planı olmayan köy yerleşik alanı sınırları içerisinde köyün ihtiyacına yönelik olarak ilk ve orta öğretim tesisi, ibadet yeri, sağlık tesisi, güvenlik tesisi gibi yapılar için imar planı şartı aranmaz. Ancak yer seçimi, valilikçe oluşturulan bir komisyonca hâlihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde kesin sınırları ile belirlenir. Bu yapı ve tesislere uygulama projelerine göre ilgili yatırımcı kamu kurum ve kuruluşu adına yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni verilir.

(Ek fıkra:14/2/2020-7221/8 md.) Kırsal yerleşik alanı ve civarı sınırlarının tespitinde ve bu alanlarda ruhsata tabi olmadan yapılabilecek yapılara ilişkin ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılan etüt, proje, proje uygunluk görüşü için resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.

Kaynak: İmar Kanunu (3194)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 20 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Danıştay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Kuru marjinal arazide valilik izni ve arazi sınıfının teknik tespitiDanıştay 10. Daire · E. 2020/4045 · K. 2021/782 ·

    Bir tesis için iki parselin tarım dışı kullanımına valilikçe izin verilmiş, ilk derece mahkemesi arazinin dikili tarım arazisi olduğunu kabul eden bilirkişi raporuna dayanarak işlemi iptal etmişti. Daire, arazinin sınıfını teknik ölçütlere göre net biçimde ortaya koymayan raporun hükme esas alınamayacağını, büyük ova dışında kalan ve tarımsal bütünlüğü bozmayan kuru marjinal arazilerdeki taleplerin Kurul gündemine alınmadan valilikçe sonuçlandırılabileceğini belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Arazinin sınıfı teknik ölçütlere göre belirlenir; büyük ova dışında, etüt raporunda tarımsal bütünlüğü bozmadığı tespit edilen kuru marjinal arazide talep Kurul'a gitmeden valilikçe sonuçlandırılabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Mutlak ve marjinal tarım arazisinde tarım dışı kullanım izninin şartlarıDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2020/1015 · K. 2021/186 ·

    Termik santral projesi için tarım arazilerinin tarım dışı kullanımına izin veren Toprak Koruma Kurulu kararı ve Bakanlık onayı bölge idare mahkemesince iptal edilmişti. Kurul, 5403 sayılı Kanun m. 13'e göre mutlak, özel ürün, dikili ve sulu tarım arazilerinin ancak alternatif alan bulunmaması, maddede sayılan amaçlardan birine yönelme ve Kurulun uygun görmesi şartıyla tarım dışı kullanılabileceğini, diğer tarım arazilerinin tahsisinin tek şartının ise toprak koruma projelerine uyulması olduğunu belirterek ısrar kararını bozdu. Karar, 8,2564 hektarlık alan yönünden oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Marjinal arazide tek şart toprak koruma projesine uyulmasıdır; mutlak, özel ürün, dikili ve sulu arazide üç şart birlikte aranır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Marjinal arazide tarım dışı kullanım izni ve çevredeki tarımsal bütünlükDanıştay 10. Daire · E. 2025/3937 · K. 2025/5163 ·

    Bakanlık, maden zenginleştirme tesisi ve atık barajı projesi için kuru marjinal tarım arazisinin tarım dışı kullanımına izin vermiş; idare mahkemesi, faaliyetin tarımsal bütünlüğü bozacağı gerekçesiyle izni iptal etmiş, istinaf başvurusu reddedilmişti. Daire, kararın aktardığı Yönetmelik m. 12/5 ve 14/2'deki tarımsal kullanım bütünlüğü ölçütünü hatırlatarak, projeye ilişkin ÇED olumlu kararının hukuken varlığını koruduğunu, taşınmazın çevresinde izinli tesis ve maden ocağı bulunacağından tarımsal bütünlüğünün bulunduğundan söz edilemeyeceğini belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Marjinal arazide izin, çevredeki tarımsal kullanım bütünlüğünün bozulup bozulmadığına göre değerlendirilir; Daire bu değerlendirmede, ÇED olumlu kararı hukuken varlığını koruyan projeyle çevrede kurulacak tesis ve maden ocağını da hesaba katmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Konut için tarım dışı kullanım başvurusu: büyük ova ilan edilmemişse m. 13 değerlendirmesiDanıştay 10. Daire · E. 2022/6394 · K. 2025/170 ·

    İmar planında tarımsal niteliği korunacak alanda kalan marjinal tarım arazisine konut yapılmak istenmiş, tarım dışı kullanım başvurusu zımnen reddedilmiş; idare mahkemesi taşınmazın henüz onaylanmamış büyük ova taslak projesinde kaldığını ve bir kısmının izinsiz kullanıldığını da gözeterek davayı reddetmişti. Daire, m. 14'ün Cumhurbaşkanı kararıyla büyük ova koruma alanı olarak belirlenen yerler için uygulanabileceğini, ilan edilmiş büyük ova sınırı içinde yer almayan taşınmaz için m. 13 kapsamında değerlendirme yapılması ve izin verilebilecek alanlardan olup olmadığının keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Konut için tarım dışı kullanım başvurusu, ilan edilmemiş bir büyük ova taslağına dayanılarak değil, m. 13 ve yerinde keşif ile değerlendirilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Marjinal arazinin tarım dışı tahsisinde toprak koruma projesi ve bilirkişi raporuDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2022/1761 · K. 2023/1830 ·

    Tarla vasıflı bir taşınmazın enerji santrali için tarım dışı kullanıma tahsisine ilişkin il toprak koruma kurulu kararı bilirkişi raporuna dayanılarak iptal edilmişti. Kurul, marjinal arazide toprak koruma projesine ihtiyaç olup olmadığına karar verilmesinin idarenin sorumluluğunda ve takdirinde olduğunu, bu takdirin yargı denetimine tabi bulunduğunu; projenin gerekip gerekmediğini irdelemeyen ve çevre arazilere etkiyi somut verilerle desteklemeyen raporun hükme esas alınamayacağını belirterek ısrar kararını oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: Toprak koruma projesi idarenin takdirindedir ama denetlenir; bilirkişi raporu somut verilere dayanmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Tarım dışı kullanım izni alınmadan kamulaştırmaDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2025/3372 · K. 2025/3724 ·

    Maden üretimi için büyük ova koruma alanındaki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Danıştay 6. Daire'ce bu parseller yönünden iptal edilmişti. Kurul, taşınmazların büyük ova koruma alanı içinde kaldığını dikkate alarak, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için tarım arazilerini koruma ödevi ile zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve tarım dışı kullanım izin sürecinin tamamlanması gerektiğini, izin alınmadan tesis edilen kamulaştırma kararının hukuka uygun olmadığını belirterek Daire kararını oy çokluğuyla onadı.

    Sonuç: Büyük ova koruma alanındaki tarım arazisinde kamulaştırmadan önce tarım dışı kullanım izni alınmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Bağ evi yanında zirai depo: tarımsal amaçlı yapı için valilik izni ya da uygun görüşüDanıştay 10. Daire · E. 2019/12233 · K. 2020/6760 ·

    Tarla vasıflı taşınmaza bağ evi yanında zirai depo yapılması için ruhsat istenmiş, il müdürlüğü arazinin zeytinlik olduğu gerekçesiyle uygun görüş vermemiş, idare mahkemesi işlemi iptal etmişti. Daire, taşınmazın zeytinlik saha olup olmadığının keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini; zeytinlik olmadığı anlaşılsa bile tarım arazilerinde tarımsal amaçlı yapılar için valilik veya il tarım müdürlüğü izni ya da uygun görüşü gerektiğinden talebin çevre düzeni planı notları, 5403 sayılı Kanun ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: Tarım arazisindeki tarımsal amaçlı yapı için valiliğin veya il tarım müdürlüğünün izni ya da uygun görüşü aranır; zeytinlik olmaması bunu kendiliğinden sağlamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Arazinin eski hâle getirilmesini isteyen işlem dava konusu edilebilirDanıştay 10. Daire · E. 2025/3290 · K. 2025/4877 ·

    Kazı yapılarak toprak alındığı jandarma tutanağıyla tespit edilen taşınmazlar için m. 21/2-a uyarınca verilen cezanın ödenmesi ve arazinin iki ay içinde eski hâline getirilmesi istenmiş; davacının eski hâle getirmeye ilişkin kısma karşı açtığı dava, işlemin icrai olmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmişti. Daire, eski hâle getirme kararının Kanundan kaynaklanan bir yükümlülük olduğunu ve yerine getirilmezse cezanın artacağı ve masraflara ilgilinin katlanacağı yönünde müeyyide içerdiğini belirterek işlemi icrai saydı ve kararı bozdu.

    Sonuç: Arazinin eski hâline getirilmesini isteyen işleme karşı ayrıca iptal davası açılabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. İdari para cezası ile eski hâle getirme birlikte verildiğinde görevli yargı yeriDanıştay 10. Daire · E. 2023/4655 · K. 2023/4948 ·

    Mutlak tarım arazisinin izinsiz olarak hobi bahçesi şeklinde kullanıldığı gerekçesiyle kooperatife m. 21/2-a uyarınca idari para cezası verilmiş ve arazinin üç ay içinde eski hâline getirilmesi istenmişti; idare mahkemesi davayı adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle reddetmişti. Daire, eski hâle getirme kararının Kabahatler Kanunundaki yaptırım türlerinden olmadığını, idari davaya konu edilebilecek bir işlem olduğunu ve Kabahatler Kanunu m. 27/8 uyarınca bütün hâlinde dava konusu edilen işlem yönünden idare mahkemesinin görevli olduğunu belirterek kararı bozdu. Daire, hobi bahçesi kullanımının niteliğine ilişkin esasa girmemiştir.

    Sonuç: Ceza, eski hâle getirme kararıyla aynı işlemde verilmişse dava idare mahkemesinde görülür.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. Geçici m. 6 ve köy yerleşik alanı ilanıyla 5403 sayılı Kanunun aşılamayacağıDanıştay 10. Daire · E. 2020/4913 · K. 2024/1896 ·

    Bir meslek odası, Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik ile Uygulama Talimatının köy yerleşik alanı ve önceki kullanımlara ilişkin hükümlerinin iptalini istemişti. Daire, geçici m. 6 ile Talimat hükmünün 5403 veya 7181 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce tarım dışı kullanımı kesinleşen alanlar için düzenleme getirdiğini ve geleceğe yönelik istisnalara dayanak olamayacağını, 3194 sayılı Kanun m. 8/1-c'ye göre tarım arazilerinin 5403 sayılı Kanundaki izinler alınmadan köy yerleşik alanı olarak tespit edilemeyeceğini belirterek davayı reddetti.

    Sonuç: Geçici m. 6 geçmişi korur; bir tarım arazisi izin alınmadan köy yerleşik alanı ilan edilerek kanunun dışına çıkarılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Köy yerleşik alanında ruhsatsız yapı: alanın belirlenmiş olması ve valilik incelemesiDanıştay 6. Daire · E. 2020/6659 · K. 2022/1774 ·

    Köydeki konutun ruhsatsız olduğu gerekçesiyle verilen yıkım kararı idare mahkemesince iptal edilmişti. Daire, m. 27'nin uygulanabilmesi için köy yerleşik alanı ve civarının yönetmelikteki esaslara göre belirlenmiş olması gerektiğini, yapı tespit edildiğinde köy yerleşik alanı tespiti yapılmamış olduğundan yapının m. 27 kapsamında değerlendirilemeyeceğini, tespit yapılmış olsa bile etüt ve projeler valilikçe incelenip muhtarlık izni alınmadığından yıkım işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek kararı bozdu. Karar 7221 sayılı Kanunla 2020'de değiştirilmeden önceki metne göre verilmiştir.

    Sonuç: Köy yerleşik alanı istisnası, alan usulüne göre belirlenmiş ve valilik incelemesi yapılmışsa işler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12. Geçici m. 6'daki eski imar planının halen yürürlükte olması şartıDanıştay 10. Daire · E. 2022/8427 · K. 2025/6984 ·

    Maliklerin, taşınmazın "tarımsal niteliği korunacak alan" vasfından çıkarılarak arsa vasfının devamı istemi reddedilmiş, bu işlem 19/7/2005'ten önce onaylanmış planlarda konut alanında kalındığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Daire, geçici m. 6'dan yararlanmak için o planların bugüne kadar yürürlükte kalmış, iptal edilmemiş ve değişmemiş olması gerektiğini, güncel planlarda taşınmazın mutlak tarım alanı ve tarımsal niteliği korunacak alan olarak planlandığını belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: 2005 öncesi plan, ancak hâlâ yürürlükteyse geçici m. 6 kapsamında izinli sayılmayı sağlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13. Yalnız idari para cezasına karşı açılan davada görevli yargı yeriDanıştay 2. Daire · E. 2021/16058 · K. 2021/4142 ·

    Tarla vasıflı araziye hafriyat dökülerek vasfının bozulduğu gerekçesiyle m. 21 uyarınca verilen idari para cezası idare mahkemesince esastan iptal edilmişti; aynı dosyada, tarımsal amaçlı depo ve bakıcı evi için verilen yapı izninin iptal edilmesine dair işleme ilişkin kısımda davanın reddi daha önce Danıştay 10. Daire'ce onanmıştı. Temyize konu kısım yalnız idari para cezasıydı. Daire, 5403 sayılı Kanunda idari para cezasına karşı kanun yolu düzenlenmediğinden uyuşmazlığın Kabahatler Kanunu m. 3 ve 27/1 uyarınca sulh ceza hâkimliğince çözümlenmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Mahkemesinin aynı yöndeki kararına da atıfla kararı bozdu. Daire Kabahatler Kanunu m. 27/8'i tartışmamıştır.

    Sonuç: Uyuşmazlık yalnız 5403 sayılı Kanuna göre verilen idari para cezasına ilişkinse yol sulh ceza hâkimliğidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14. Tarım alanındaki işletmeye ruhsatta tarım dışı kullanım izninin araştırılmasıDanıştay 4. Daire · E. 2025/3704 · K. 2026/262 ·

    Büyük ova sınırında tarım alanında kalan taşınmazdaki işletmeye işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmemiş, dava reddedilmişti. Dosyaya sunulan yazıda arazinin kuru marjinal tarım arazisi olduğu, daha önce yapılan depo için m. 21 uyarınca ceza verildiği ve atölye için tarım dışı kullanımın uygun bulunduğu belirtilmişti. Daire, taşınmazın tarım dışı kullanımına izin verilip verilmediği ve atölye izninin ruhsat başvurusundaki faaliyeti kapsayıp kapsamadığı araştırılmadan verilen kararı eksik inceleme sayarak oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: Tarım arazisindeki bir faaliyetin hukuka uygunluğu değerlendirilirken verilen tarım dışı kullanım izninin kapsamı araştırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Tarlaya ev yapılır mı?

Tarım arazisinin tarım dışında kullanılması izne bağlıdır. Mutlak, özel ürün, dikili ve sulu tarım arazilerinde izin yalnız kanunda sayılan amaçlar için, alternatif alan bulunmaması ve Toprak Koruma Kurulunun uygun görmesi şartıyla verilebilir; konut bu amaçlar arasında ayrıca sayılmamıştır. Marjinal arazilerde valilik, toprak koruma projesine uyulması kaydıyla tarım dışı kullanıma izin verebilir (5403 sayılı Kanun m. 13). Ayrıca imar mevzuatına göre yapı ruhsatı gerekir; ancak belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak konut için yapı ruhsatı aranmaz, etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi zorunludur (3194 sayılı Kanun m. 27).

Tarım dışı kullanım izni kimden alınır?

Mutlak, özel ürün, dikili ve sulu tarım arazilerinde izni Bakanlık verir ve bu yetkisini valiliklere devredebilir; diğer tarım arazilerini valilik tahsis eder. Tarımsal amaçlı yapılar için her sınıftaki arazi valilik izniyle kullanılır (5403 sayılı Kanun m. 13). Valilik kararlarına yapılan itirazları Bakanlık karara bağlar.

Tarım dışı kullanım cezası ne kadar?

İzinsiz kullanımda kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için iki bin beş yüz Türk Lirası, toplamda bin Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezası verilir; büyük ova koruma alanlarında ceza iki katıdır. Verilen sürede yapılar kaldırılıp arazi tarıma uygun hâle getirilmezse ceza üç katı uygulanır (5403 sayılı Kanun m. 21). Metrekare tutarı 7584 sayılı Kanunla on Türk Lirasından artırılmış ve 20/6/2026'da yürürlüğe girmiştir. Kabahatler Kanunu m. 5'e göre Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır ve kabahat, davranışın gerçekleştirildiği zaman işlenmiş sayılır.

Ceza geldikten sonra izin alınabilir mi?

Kanun bu imkânı tanır: idari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak gerekli izinler alınırsa işin tamamlanmasına ya da kullanıma izin verilebilir. Başvurmayanlara veya izni uygun görülmeyenlere yapıları yıkıp araziyi tarıma uygun hâle getirmeleri için iki ay süre verilir (5403 sayılı Kanun m. 21).

Bağ evi veya tarım deposu için izin gerekir mi?

Tarımsal amaçlı yapılar için arazi valilik izniyle ve projesine uyulması şartıyla kullanılır (5403 sayılı Kanun m. 13). Danıştay, tarlaya bağ evi yanında zirai depo yapılması istenen bir dosyada, tarımsal amaçlı yapılar için valilik veya il tarım müdürlüğünün izni ya da uygun görüşünün gerektiğini belirtmiş; bağ evini ayrıca nitelendirmemiştir. Kanundaki tarımsal amaçlı yapı tanımında bağ evi sayılmamıştır. Köy yerleşik alanı dışındaki tarım ve hayvancılık yapıları için ayrıca yapı ruhsatı zorunludur (3194 sayılı Kanun m. 27).

Köyde, köy yerleşik alanında ev yapmak için ruhsat gerekir mi?

Belediye ve mücavir alan dışındaki köy yerleşik alanında, civarında ve mezralarda konut için yapı ruhsatı aranmaz; ancak etüt ve projelerin valilik onayından sonra muhtarlığa bildirilmesi ve yapının fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Köy yerleşik alan sınırı içinde 5403 sayılı Kanun uygulanmaz (3194 sayılı Kanun m. 27). Danıştay, bu istisnanın alanın usulüne göre belirlenmiş olmasına bağlı olduğunu kabul etmiştir.

Hobi bahçesi kurmak tarım dışı kullanım sayılır mı?

Kanun cezayı izinsiz arazi kullanımına ve kullanılan alanın metrekaresine bağlar. Uygulamada mutlak tarım arazisinin izinsiz hobi bahçesi olarak kullanılması nedeniyle 5403 sayılı Kanun m. 21'e göre ceza verildiği ve eski hâle getirme istendiği görülmüştür; bu rehberde incelenen Danıştay kararı nitelendirmenin esasına girmemiştir. Fiili hisseler oluşturularak bir şirket veya kooperatif üzerinden yapılan devirler ayrıca suç olarak düzenlenmiştir.

Tarlaya tiny house veya tekerlekli ev konursa ne olur?

5403 sayılı Kanun m. 21, yaptırımı izinsiz arazi kullanımına bağlar ve yapının temelli ya da taşınabilir olmasına göre ayrım yapmaz. Tekerlekli veya taşınabilir yapıların bu Kanun bakımından nasıl nitelendirileceğine ilişkin esasa girmiş bir Danıştay kararına bu rehber hazırlanırken rastlanmamıştır. İzinsiz yapı ve tesislere elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmez.

İzinsiz yapıya elektrik ve su bağlanır mı?

Hayır. 7584 sayılı Kanunla eklenen hükme göre 5403 sayılı Kanun uyarınca izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve aboneliği tesis edilmez; buna aykırı davranan idare ve kuruluşlara abone başına idari para cezası verilir (m. 21).

Tarım dışı kullanım cezasına nereye ve kaç gün içinde itiraz edilir?

Yalnız idari para cezasına karşı kural olarak tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur (Kabahatler Kanunu m. 3, m. 27). Ceza, eski hâle getirme veya yıkım gibi bir kararla aynı işlemde verilmişse işlemin tamamına karşı altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Bu ayrım Kabahatler Kanunu m. 27/8'den doğar.

İzinsiz yapıyı kim yıkar, masrafı kim öder?

5403 sayılı Kanuna göre izinsiz yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla bir ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılır; masraflar sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir. Belediye veya il özel idaresi yıkmazsa Bakanlık yıkabilir veya yıktırabilir (m. 21). İmar mevzuatına göre yıkım ayrı bir süreçtir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde görülen davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla İdare Hukuku Avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Bu alandaki diğer rehberler

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.