İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Dolandırıcılık suçu (TCK m. 157-159)

Yayın tarihi:

Her aldatma dolandırıcılık, her ödenmeyen borç suç değildir. Bu rehber, Türk Ceza Kanunu'nun 157-159. maddelerinin hileyi nasıl tanımladığını, nitelikli hâllerin cezayı nereye taşıdığını, zararı gidermenin ne kazandırdığını ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin hukuki ihtilaf ile suç arasına çizdiği sınırı anlatır.

Kısaca

Dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun ya da başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlamaktır (TCK m. 157). Temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Suç dinî duyguların istismarı, bilişim sistemlerinin veya banka ile kredi kurumlarının araç yapılması, kendini banka çalışanı olarak tanıtma gibi hâllerde nitelikli sayılır ve ceza üç yıldan on yıla kadar hapse çıkar. Ödenmeyen bir borç tek başına bu suçu oluşturmaz; aldatmanın borcu doğuran şey olması gerekir.

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Hayır. Dolandırıcılık kural olarak resen soruşturulur. Tek istisna TCK m. 159'dur: fiil bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmişse suç şikâyete bağlıdır.

Dayanak: TCK m. 157, m. 159

Şikâyet süresi

Şikâyete bağlı olmadığı için kural olarak şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. TCK m. 159'un uygulandığı hâlde süre altı aydır ve fiili ve failin kim olduğunu öğrenmekten itibaren başlar.

Dayanak: TCK m. 159, m. 73/1-2

Uzlaştırma

Yalnız basit dolandırıcılıkta. Kanun uzlaştırma kapsamına TCK m. 157'yi alır; TCK m. 158'deki nitelikli dolandırıcılık uzlaştırmaya tabi değildir.

Dayanak: CMK m. 253/1-b-8

Görevli mahkeme

Asliye ceza mahkemesi. Nitelikli dolandırıcılıkta da kanundaki cezanın üst sınırı on yılı aşmadığı ve görev belirlenirken ağırlaştırıcı nedenler gözetilmediği için dosya kural olarak ağır ceza mahkemesine gitmez; ancak aynı dosyada ağır cezanın görevine giren bir suç varsa (örneğin resmî belgede sahtecilik, TCK m. 204/2) dava ağır ceza mahkemesinde görülür.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 12, m. 14

Dava zamanaşımı

Basit dolandırıcılıkta sekiz yıl; üst sınır beş yıldır. Nitelikli dolandırıcılıkta üst sınır on yıla çıktığı için süre on beş yıla uzar.

Dayanak: TCK m. 66/1-d, m. 66/1-e, m. 66/4

Adli para cezası

Seçenek değil, ek yaptırım. Kanun hem hapis hem adli para cezası öngörür. TCK m. 158/1'in (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Dayanak: TCK m. 157, m. 158/1-son, m. 52/1-2

HAGB ve erteleme

Uygulamada yalnız basit dolandırıcılıkta gündeme gelir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme iki yıl veya daha az ceza için mümkündür; nitelikli dolandırıcılıkta alt sınır üç yıl — (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde dört yıl — olduğu için bu eşiğe inilmez.

Dayanak: CMK m. 231/5, 231/8; TCK m. 51/1, m. 158/1

Türk Ceza Kanunu m. 157 dolandırıcılığı nasıl tanımlıyor?

TCK m. 157 suçu tek cümlede kurar: hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak. Cümlenin içinde birbirine bağlı dört öge vardır ve dördü birden gerçekleşmeden suç oluşmaz.

1) Hileli bir davranış bulunmalıdır. 2) Bu davranış karşı tarafı aldatmış olmalıdır. 3) Aldatma sonucunda bir zarar doğmalıdır. 4) Fail kendisine veya başkasına bir yarar sağlamış olmalıdır.

Sıralamanın kendisi de önemlidir: aldatma önce gelir, zarar sonra doğar. Zarar ya da borç aldatmadan önce doğmuşsa, sonradan yapılan hileli davranış bu suçu oluşturmaz — rehberin ilerleyen bölümünde görüleceği gibi uygulamada en çok beraatle sonuçlanan nokta budur.

Suç, malvarlığına karşı işlenen diğer suçlardan bir yönüyle ayrılır: burada mağdurun malı elinden zorla ya da gizlice alınmaz, mağdur kendi eliyle verir. Onu veren şey de aldatılmış iradesidir.

Kanun zararın kimde doğduğu konusunda esnek davranır. Metin "onun veya başkasının zararına" ve "kendisine veya başkasına bir yarar" der; yani aldatılan kişi ile zarara uğrayan kişi aynı olmak zorunda değildir. Bir çalışanın aldatılarak şirketin zarara uğratıldığı ya da yararın failin yakınına sağlandığı hâllerde de suç oluşur.

Zararın ekonomik bir zarar olması gerekir; manevi bir rahatsızlık ya da güven kaybı tek başına yeterli değildir. Buna karşılık kanun bir alt sınır koymamıştır: zararın miktarı suçun oluşmasını değil, cezanın belirlenmesini ve etkin pişmanlık ihtimalini etkiler.

Dolandırıcılık suçunun cezası nedir?

Ceza üç katmanda değişir.

1) Temel şekil (TCK m. 157): bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası. Kanun ikisini seçenek olarak değil birlikte öngörür; mahkeme hem hapse hem adli para cezasına hükmeder.

2) Nitelikli hâller (TCK m. 158/1): ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. Maddenin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde — kamu kurumu zararına, bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç yapılması, tahsis edilmemesi gereken kredinin açtırılması, sigorta bedelinin alınması ve kendini kamu görevlisi ya da banka çalışanı olarak tanıtma — hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

3) Daha az cezayı gerektiren hâl (TCK m. 159): fiil bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmişse ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına iner ve suç şikâyete bağlı hâle gelir.

Bunların üzerine TCK m. 158/3'teki ortak artırım gelir: suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse ceza yarı oranında, bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse bir kat artırılır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu artırımın uygulanmasında mahkemenin takdir hakkı bulunmadığını, artırımın zorunlu olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 11. CD, E. 2026/1145)1

16 Temmuz 2026'da eklenen TCK m. 158/4 ise ters yönde işler: kişinin suça katılımı, kendisine ya da başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını veya bir hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri başkasına vermekle sınırlıysa verilecek ceza yarı oranında indirilir. Hüküm, banka ve aracı kurum hesaplarının yanında ödeme hizmeti sağlayıcıları ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapları da kapsar. İndirimin koşulu, katılımın gerçekten bu fiille sınırlı kalmasıdır; hesabı veren kişi aldatma eyleminin kendisine katılmışsa fıkra uygulanmaz.

Adli para cezası ayrıca hesaplanır. TCK m. 52 uyarınca ceza, beş günden az ve kural olarak yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmasıyla bulunur; gün karşılığı miktar kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri gözetilerek belirlenir. Dolandırıcılıkta üst sınır beşbin gündür ve nitelikli hâllerin bir kısmında ceza, elde edilen menfaatin iki katının altına inemez.

Hangi hâllerde suç oluşmaz? Hukuki ihtilaf ve önceden doğmuş borç

Dolandırıcılık dosyalarının önemli bir kısmı, aslında bir alacak-borç uyuşmazlığıdır. Ayrımın ölçütü, aldatmanın zararı doğurup doğurmadığıdır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararına dayanarak şunu söylüyor: önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde zarar veya borç, aldatıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçu oluşmaz. (Yargıtay 11. CD, E. 2022/207)2 Daire aynı ölçütü, sahte çekin bankaya ibraz edildiği bir dosyada da uygulamış ve çekin önceden doğan bir borç için mi verildiğinin tespit edilmesini istemiştir. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/18477)3

Bunun pratik sonucu şudur: bir senet ya da çek, zaten var olan bir borç için sonradan verilmişse, senedin sahte olması dolandırıcılık suçunu doğurmaz — başka bir suç oluşturabilir, ama bu suç değil. Daire, bono verilen bir dosyada bononun önceden doğan borç karşılığı verilip verilmediği belirlenmeden mahkûmiyet kurulmasını eksik araştırma saymıştır. (Yargıtay 11. CD, E. 2024/6631)4

Aynı dosyada Daire bir ayrımı daha yapıyor: fail tacir, şirket yöneticisi ya da şirket adına hareket eden kişi değilse eylem TCK m. 158/1-h'ye girmez ve uzlaştırmaya tabi basit dolandırıcılık kalır.4 Failin sıfatı, hem cezayı hem usulü değiştiriyor.

Nitelikli dolandırıcılık hangi hâllerde söz konusu olur?

TCK m. 158/1 on iki bent sayar. Uygulamada en sık karşılaşılanlar dinî inanç ve duyguların istismarı (a), kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanma (c), kamu kurumlarının araç yapılması (d) veya zararına olması (e), bilişim sistemleri ile banka ve kredi kurumlarının araç yapılması (f), tacirin ticari faaliyeti sırasında işlemesi (h) ve kendini kamu görevlisi ya da banka çalışanı olarak tanıtma (l) bentleridir.

TCK m. 158/1-h'nin uygulanabilmesi için failin gerçekten tacir, şirket yöneticisi ya da şirket adına hareket eden kişi olması ve suçu ticari faaliyeti sırasında işlemiş olması gerekir; Daire, bu kavramların Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceğini ve failin bu sıfatı taşıyıp taşımadığının araştırılmasını arar.4

Bentlerin bir kısmı mağdurun durumundan, bir kısmı failin sıfatından, bir kısmı da kullanılan araçtan doğar. Mağdurun durumuna bakanlar (b) ve (c) bentleridir: kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak ile algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak. Failin sıfatına bakanlar (h) ve (i) bentleridir: tacir, şirket yöneticisi veya kooperatif yöneticisi olmak ile serbest meslek sahibi olup mesleğe duyulan güveni kötüye kullanmak. Araca bakanlar ise (d), (f) ve (g) bentleridir.

TCK m. 158/2 ayrı bir hâli düzenler: kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak menfaat temin eden kişi de birinci fıkraya göre cezalandırılır. Burada aldatma, gerçekte var olmayan bir nüfuz üzerinden kurulur; kamu görevlisiyle gerçekten bir ilişki bulunması aranmaz.

Bentlerin hangisinin uygulanacağı yalnız ceza miktarını değil savunma hakkını da etkiler. Daire, iddianamede TCK m. 158/1-g'den dava açılmışken sanığa ek savunma hakkı verilmeden m. 158/1-f'den hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/32760)5

İnternet, telefon ve banka hesabı üzerinden dolandırıcılık nasıl değerlendiriliyor?

Bugünkü dosyaların çoğu bu başlıkta toplanıyor ve iki bent öne çıkıyor: bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç yapılması (TCK m. 158/1-f) ve kendini banka ya da kamu görevlisi olarak tanıtma (TCK m. 158/1-l).

İnternet üzerinden satış ilanıyla yapılan dolandırıcılıkta Daire nitelendirmeyi net koyuyor. Bir alışveriş sitesindeki ilan üzerine anlaşılan, paranın banka hesabına yatırıldığı ve ATM'lerden çekildiği, ürünün ise hiç gönderilmediği bir olayda eylemin TCK m. 158/1-f kapsamında kaldığını, bunun yerine basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanma bendinden hüküm kurulmasını suç vasfında yanılgı saymıştır. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/39766)6

Telefonla arayıp kendini banka çalışanı olarak tanıtma yöntemi TCK m. 158/1-l'ye girer. Daire, katılanın bu yönlendirmeyle mobil bankacılık üzerinden kredi çekip parayı faillerin hesaplarına gönderdiği bir dosyada suçun bu bentten oluştuğunu kabul etmiştir. (Yargıtay 11. CD, E. 2025/4918)7

Bu dosyalarda tekrarlanan ikinci soru, aynı mağdura karşı birden çok eylem bulunup bulunmadığıdır. Daire, TCK m. 43/1'deki zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun aynı suç işleme kararı kapsamında farklı zamanlarda, farklı hileli hareketlerle kandırılarak menfaat temin edilmiş olması gerektiğini belirtir; tek bir arama üzerine kısa aralıklarla yapılan para transferlerinde bu koşulun araştırılmadan zincirleme suç uygulanmasını eksik araştırma saymıştır.7

Hesabını ya da kartını başkasına veren kişinin durumu ayrı bir sorun. Daire, hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını öğrenince kendisi şikâyetçi olan bir sanık bakımından, uygulamalar üzerinden yapılan yazışmaların ve savunmada adı geçen hattın fiilî kullanıcısının araştırılmasını istemiş, bu yapılmadan kurulan hükmü bozmuştur.7 Benzer biçimde, para yatan hesabın sanığa ait olduğu ama parayı kimin çektiğinin araştırılmadığı bir dosyada da eksik araştırma saptamıştır.6

Zararı gidermek cezayı düşürür mü? (etkin pişmanlık)

Düşürür, hem de belirgin biçimde. TCK m. 168/1'e göre suç tamamlandıktan sonra ama kovuşturma başlamadan önce zarar aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar indirilir. İndirim, etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce gösterilirse yarısına kadar olur (m. 168/2). Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde ayrıca mağdurun rızası aranır (m. 168/4).

Uygulamada asıl tartışma, sanığın ödeme isteğinin nasıl karşılanacağıdır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi burada mahkemeye aktif bir görev yüklüyor: sanığın zararı giderme iradesi varsa, katılanın uğradığı zararın giderilmesi için sanığa makul bir süre ve imkân verilmeli, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip tazmin imkânı tanınmalı, sonucuna göre TCK m. 168/2'nin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmelidir.5

Daire bu ölçütü, sanığın parayı iade etmek istediği ama katılanın IBAN bilgisinin kendisine verilmediği bir dosyada da uygulamış; sanığın iade iradesinin ve talebinin açık olduğunu saptayarak hükmü bozmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/32737)8 Yani ödeme yapılamamış olması tek başına etkin pişmanlığı ortadan kaldırmıyor; ödeme imkânının tanınıp tanınmadığına bakılıyor.

Madalyonun diğer yüzü de var. Zarar fiilen giderilmemişse indirim uygulanamaz. Daire, sanığın soruşturma ve kovuşturma evresinde mağdurların zararını gidermediği hâlde, yalnızca vekili aracılığıyla ifade edilen giderme isteği ve mağdurların talepte bulunmaması gerekçesiyle etkin pişmanlık uygulanmasını hatalı bulmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/26744)9

Şikâyet, uzlaştırma, görevli mahkeme ve zorunlu müdafi

Dolandırıcılık kural olarak şikâyete bağlı değildir; savcılık suçu öğrendiği anda resen soruşturur. Tek istisna TCK m. 159'dur: fiil bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmişse hem ceza iner hem de kovuşturma şikâyete bağlanır.

Uzlaştırma yalnız basit dolandırıcılık için mümkündür. Daire, failin TCK m. 158/1-h'deki sıfatı taşımaması hâlinde eylemin uzlaştırmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağını belirtmiştir.4 Nitelikli dolandırıcılık uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Görevli mahkeme, kanundaki cezanın üst sınırına göre belirlenir ve bu belirlemede ağırlaştırıcı ya da hafifletici nedenler gözetilmez. Nitelikli dolandırıcılıkta üst sınır on yıl olduğu, ağır ceza mahkemesinin görevi ise on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlı olduğu için dosya kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür; uygulamada ağır cezada görülen dosyaların çoğunda aynı iddianamede resmî belgede sahtecilik gibi ağır cezanın görevine giren bir suç bulunur.

Savunma bakımından pratik önemi büyük bir nokta zorunlu müdafidir. Daire, alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda zorunlu müdafi atanmasını düzenleyen CMK m. 150/3 uygulanırken nitelikli hâllerin ve ağırlaştırıcı nedenlerin de hesaba katılması gerektiğini kabul ediyor; TCK m. 158/1-l'nin dört yıllık alt sınırına m. 158/3'ün zorunlu yarı artırımı eklendiğinde alt sınır beş yılı aştığı için, sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafi atanması gerektiğini belirterek müdafisiz yürütülen yargılamayı bozmuştur.1

Dolandırıcılık suçu nasıl ispatlanır?

İspat, bu suçta iki ayrı soruya cevap aramaktır: aldatma gerçekten oldu mu, ve eylemi yapan kişi sanık mı? Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kararlarından çıkan ölçütler şunlar:

  • 1) Soruşturma evresi eksik bırakılamaz. Cumhuriyet savcısı suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamalıdır; toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenir, aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. (Yargıtay 11. CD, E. 2025/1325)10
  • 2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği, yeterli delil yoksa itirazı reddedebileceği gibi eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine de karar verebilir.10
  • 3) Senet, çek ve bono dosyalarında belgenin hangi hukuki ilişki nedeniyle ve ne zaman verildiği kesin olarak tespit edilmelidir; belgenin önceden doğan bir borca ilişkin verilip verilmediği belirlenmeden hüküm kurulamaz.2
  • 4) Belge üzerindeki yazı ve imzaların kime ait olduğu bilirkişi incelemesiyle ortaya konmalı, savunmada adı geçen kişilerin varlığı ve kimliği kolluk araştırmasıyla tespit edilmelidir.3
  • 5) Para hesaba yatırılmışsa hesabın kim tarafından açtırıldığı ve paranın kim tarafından çekildiği araştırılmalıdır; hesabın sanık adına olması tek başına yeterli görülmez.6
  • 6) Hesabını başkasına verdiğini savunan sanık bakımından iletişim kayıtları, uygulamalar üzerinden yapılan yazışmalar ve savunmada belirtilen hattın fiilî kullanıcısı araştırılmalıdır.7
  • 7) Zincirleme suç iddia ediliyorsa mağdurun olayın gerçekleşme şekline ilişkin ayrıntılı ifadesi alınmalı, farklı zamanlarda birden fazla hileli hareket bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.7

İlgili mevzuat

TCK m. 157 — Dolandırıcılık

Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 158 — Nitelikli dolandırıcılık

Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;

a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,

İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) (Ek:16/7/2026-7589/13 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 159 — Daha az cezayı gerektiren hal

Madde 159- (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 168 — Etkin pişmanlık

Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)

(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.

(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.TCK m. 158/3 artırımı zorunludur ve zorunlu müdafi eşiğini değiştirirYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/1145 · K. 2026/3024 ·

    Sanıklar, kendilerini banka çalışanı olarak tanıtma yoluyla nitelikli dolandırıcılıktan müdafi olmaksızın yargılanıp mahkûm edilmiş, hükümler istinaf edilmeden kesinleşmişti. Daire, TCK m. 158/1-l uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis öngörüldüğünü, suçun üç veya daha fazla kişiyle işlenmesi nedeniyle m. 158/3'e göre takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğunu, bu hâlde alt sınırın beş yılı aştığını belirtti; CMK m. 150/3 uyarınca istemleri aranmaksızın müdafi atanması gerektiğini saptayarak kararı kanun yararına bozdu ve infazı durdurdu.

    Sonuç: Nitelikli dolandırıcılıkta m. 158/3 artırımı hâkimin takdirinde değildir; alt sınırı yükselttiği için zorunlu müdafi hakkını da doğurur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Kredi borcu için verilen çek ve aldatmanın sırasıYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2022/207 · K. 2025/4084 ·

    Sanığın sahte çeki bankaya ibraz ederek menfaat temin ettiği iddia edilmiş, bölge adliye mahkemesi duruşma açmaksızın beraat kararı vermişti. Daire, Ceza Genel Kurulunun 1998 tarihli kararına dayanarak önceden doğmuş bir zarar veya borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde zararın aldatıcı davranışlar sonucu doğmayacağını ve suçun oluşmayacağını belirtti; şirket ile banka arasında kredi sözleşmesi bulunup bulunmadığının, çekin ne zaman ve hangi ilişki nedeniyle verildiğinin kesin olarak tespiti gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesini hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Aldatma borcu doğurmuşsa suç vardır; borç zaten varken yapılan hile bu suçu oluşturmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Sahte çek ve önceden doğmuş borç: suçun unsurları oluşmazYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/18477 · K. 2025/6583 ·

    Sanık, suça konu çekin sahte olduğunu bilmediğini ve çeki başka bir kişiden aldığını savunmuş, çekler üzerindeki yazı ve imzaların aidiyetine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmamıştı. Daire, Ceza Genel Kurulunun kararına dayanarak önceden doğmuş bir borç için hileli davranışta bulunulması hâlinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağını hatırlattı; çeklerin hangi ilişki kapsamında ve ne zaman verildiğinin araştırılması, savunmada adı geçen kişinin tespiti ve imza incelemesi yaptırılması gerektiğini belirterek beraat hükmünü eksik araştırmadan bozdu.

    Sonuç: Çekin sahteliği tek başına yetmez; çekin zaten var olan bir borç için verilip verilmediği araştırılmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Tacir sıfatı, TCK m. 158/1-h ve uzlaştırmaYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/6631 · K. 2025/1825 ·

    Sanık, kendisini alacaklı katılanı borçlu gösterip imzasını taklit ettiği bonoyu borcuna karşılık bir iş yerine vermiş, bono bankaya devredilerek icra takibine konu edilmişti. Daire, TCK m. 158/1-h'nin uygulanabilmesi için failin tacir, şirket yöneticisi ya da şirket adına hareket eden kişi olması ve suçu ticari faaliyeti sırasında işlemesi gerektiğini, bu kavramların Türk Ticaret Kanununa göre belirleneceğini açıkladı. Sanığın bu sıfatı taşıyıp taşımadığı ve bononun önceden doğan borç karşılığı verilip verilmediği belirlenmeden mahkûmiyet kurulmasını eksik araştırma sayarak hükmü bozdu.

    Sonuç: Failin tacir olup olmaması hem nitelikli hâli hem uzlaştırma imkânını değiştirir; sıfat araştırılmadan hüküm kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Ek savunma hakkı verilmeden nitelikli hâl değiştirilemezYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/32760 · K. 2025/13479 ·

    İddianame TCK m. 158/1-g'deki nitelikli dolandırıcılıktan düzenlenmişken mahkeme, sanığa ek savunma hakkı vermeden m. 158/1-f'den hüküm kurmuştu. Daire bunu hukuka aykırı buldu. Ayrıca sanığın sorgusunda zararı gidermek istediğini beyan ettiğini saptayarak, katılanın zararının giderilmesi için sanığa makul bir süre ve imkân verilmesi, gerekirse ödeme yeri belirlenmesi ve sonucuna göre TCK m. 168/2'nin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Hangi bendin uygulandığı savunmanın konusudur; bent değişiyorsa sanığa ek savunma hakkı verilmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.İnternet ilanıyla satış: TCK m. 158/1-f mi, basın ve yayın bendi mi?Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/39766 · K. 2025/13369 ·

    Katılan, bir internet sitesindeki ilan üzerine satıcıyla telefonda anlaşmış, bedeli banka hesabına yatırmış, para ATM'lerden çekilmiş ve ürün hiç gönderilmemişti. Daire eylemin TCK m. 158/1-f kapsamında bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanma bendinden hüküm kurulmasının suç vasfında yanılgı olduğunu belirtti. Ayrıca hesabın kim tarafından açtırıldığı ve parayı kimin çektiği araştırılmadan mahkûmiyet kurulmasını eksik araştırma saydı.

    Sonuç: İnternet ilanı üzerinden yapılan satış dolandırıcılığı basın-yayın bendine değil, bilişim ve banka bendine girer.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Telefonla banka çalışanı taklidi, zincirleme suç ve hesabını veren sanıkYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/4918 · K. 2026/125 ·

    Katılan, kendisini banka çalışanı olarak tanıtan bir kişinin yönlendirmesiyle mobil bankacılıktan kredi çekip parayı sanıkların hesaplarına göndermişti. Daire iki yönden bozdu. Birincisi, TCK m. 43/1'in uygulanabilmesi için mağdurun aynı suç işleme kararı kapsamında farklı zamanlarda, farklı hileli hareketlerle kandırılması gerektiği; kısa aralıklı transferlerde bu koşulun araştırılmadığı. İkincisi, hesabını verdiğini ve dolandırıcılıkta kullanıldığını öğrenince kendisi şikâyetçi olduğunu savunan sanık bakımından mesajlaşmaların ve savunmada belirtilen hattın fiilî kullanıcısının araştırılmadığı.

    Sonuç: Tek bir aramayla yapılan art arda transferler kendiliğinden zincirleme suç sayılmaz; hesabını veren kişinin konumu da ayrıca araştırılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.Zararı gidermek isteyen sanığa ödeme imkânı tanınmalıdırYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/32737 · K. 2026/1216 ·

    Sanık, katılanın ATM üzerinden para göndermesi nedeniyle hesap numarasını öğrenemediğini, parayı iade etmek istediğini savunmuş; dosyaya ödemeye ilişkin belge de sunmuştu. Daire, sanığın iade iradesinin ve talebinin açık olduğunu, zararı gidermek isteyen sanığa katılanın IBAN bilgisinin verilmediğini saptadı; zararın giderilmesi için sanığa makul bir süre ve imkân verilerek, gerekirse ödeme yeri belirlenip tazmin imkânı tanındıktan sonra TCK m. 168/2'nin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Etkin pişmanlıkta ödemenin fiilen yapılamamış olması yetmez; mahkemenin ödeme imkânı tanıyıp tanımadığına bakılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Zarar fiilen giderilmemişse etkin pişmanlık uygulanamazYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/26744 · K. 2025/16399 ·

    Yerel mahkeme, sanık vekilinin zararı gidermek istediklerini beyan etmesine ve mağdurların zararlarının giderilmesi yönünde talepleri bulunmamasına dayanarak TCK m. 168/2'yi uygulamıştı. Daire, sanığın soruşturma ve kovuşturma evresinde mağdurların zararını fiilen gidermediğini saptayarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını hatalı buldu; aleyhe temyiz bulunmadığı için bunu bozma nedeni yapmayıp eleştiriyle yetindi ve hükmü onadı.

    Sonuç: Zararı giderme niyetini beyan etmek indirim için yeterli değildir; ödeme gerçekten yapılmış olmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Eksik soruşturmayla verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/1325 · K. 2025/12650 ·

    Maden ruhsatı devirleri ve muvazaalı senetler nedeniyle nitelikli dolandırıcılıktan yapılan şikâyet üzerine savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz da reddedilmişti. Daire kararında CMK m. 160, 172 ve 173 çerçevesini ortaya koydu: savcı işin gerçeğini resen araştırmalı, yeterli şüphe varsa iddianame düzenlemeli, aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermelidir; itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği ise yeterli delil yoksa itirazı reddedebileceği gibi eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine de karar verebilir. Somut olayda savcılık kararında isabetsizlik bulmayarak kanun yararına bozma istemini reddetti.

    Sonuç: Şikâyetin takipsizlikle kapanması kesin son değildir; itiraz mercii soruşturmanın genişletilmesine karar verebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Dolandırıcılık suçunun cezası nedir?

TCK m. 157'ye göre temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır; kanun ikisini birlikte öngörür. Suç TCK m. 158'deki nitelikli hâllerden biriyle işlenmişse ceza üç yıldan on yıla kadar hapse çıkar. Maddenin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Borcunu ödemeyen kişi dolandırıcılıktan yargılanır mı?

Kural olarak hayır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararına dayanarak önceden doğmuş bir zarar veya borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde zararın aldatıcı davranışlar sonucu doğmadığını, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluşmayacağını kabul etmektedir. Aldatmanın borcu doğuran şey olması gerekir; borç zaten varken yapılan hile bu suçu oluşturmaz. Böyle bir uyuşmazlık hukuk mahkemelerinin konusudur.

Basit dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık arasındaki fark nedir?

Fark hem cezada hem usulde. Nitelikli hâller TCK m. 158/1'de on iki bent hâlinde sayılmıştır: dinî duyguların istismarı, algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanma, kamu kurumlarının araç yapılması veya zararına olması, bilişim sistemleri ile banka ve kredi kurumlarının araç yapılması, basın ve yayın kolaylığı, tacirin ticari faaliyeti, serbest meslek güveni, usulsüz kredi, sigorta bedeli ve kendini kamu görevlisi ya da banka çalışanı olarak tanıtma. Nitelikli hâlde ceza üç yıldan on yıla çıkar ve suç uzlaştırma kapsamından çıkar.

İnternetten alışverişte dolandırıldım, hangi suç oluşur?

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bir internet sitesindeki ilan üzerine anlaşılıp bedelin banka hesabına yatırıldığı ve ürünün gönderilmediği olayda eylemin TCK m. 158/1-f'de düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Aynı dosyada basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanma bendinden hüküm kurulmasını suç vasfında yanılgı saymıştır.

Telefonda kendini banka görevlisi olarak tanıtan kişi hangi maddeden yargılanır?

TCK m. 158/1-l'den. Bu bent, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtmasını ya da bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesini nitelikli hâl sayar. Bu bentte hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse TCK m. 158/3 uyarınca ceza ayrıca yarı oranında artırılır.

Banka hesabımı başkasına verdim, dolandırıcılıkta kullanılmış; durumum ne olur?

16 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren TCK m. 158/4, suça katılımı kendisine veya başkasına ait banka ya da kredi kartı gibi ödeme araçlarını veya bir hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri başkasına vermekle sınırlı olan kişi bakımından cezanın yarı oranında indirilmesini öngörür. Yargıtay 11. Ceza Dairesi ayrıca, hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını öğrenince kendisi şikâyetçi olan bir sanık bakımından iletişim kayıtlarının ve savunmada belirtilen hattın fiilî kullanıcısının araştırılmasını istemiştir.

Zararı ödersem cezam düşer mi?

Evet. TCK m. 168/1'e göre kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar, m. 168/2'ye göre kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadar indirilir. Kısmen ödeme hâlinde ayrıca mağdurun rızası aranır. Yargıtay, zararı gidermek isteyen sanığa mahkemece makul bir süre ve imkân verilmesini, gerekirse ödeme yeri belirlenmesini arar; buna karşılık zarar fiilen giderilmemişse yalnız niyet beyanıyla indirim uygulanamaz.

Dolandırıcılık şikâyete bağlı mı, uzlaştırma var mı?

Dolandırıcılık kural olarak şikâyete bağlı değildir, resen soruşturulur. Tek istisna TCK m. 159'dur: fiil bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmişse ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına iner ve kovuşturma şikâyete bağlanır. Uzlaştırma yalnız basit dolandırıcılık (TCK m. 157) için mümkündür; nitelikli dolandırıcılık uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Dolandırıcılık davasına hangi mahkeme bakar?

Görev, kanundaki cezanın üst sınırına göre belirlenir ve bu belirlemede ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez (5235 sayılı Kanun m. 14). Nitelikli dolandırıcılıkta üst sınır on yıl, ağır ceza mahkemesinin görevi ise on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlı olduğundan dosya kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Aynı iddianamede resmî belgede sahtecilik gibi ağır cezanın görevine giren bir suç varsa dava ağır ceza mahkemesinde görülür.

Nitelikli dolandırıcılıkta avukat zorunlu mu?

Çoğu dosyada evet. CMK m. 150/3, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığın istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilmesini öngörür. Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu eşik hesaplanırken nitelikli hâllerin ve ağırlaştırıcı nedenlerin de dikkate alınacağını kabul etmekte; TCK m. 158/1-l'nin dört yıllık alt sınırına m. 158/3'ün zorunlu yarı artırımı eklendiğinde alt sınırın beş yılı aştığını belirterek müdafisiz yürütülen yargılamayı hukuka aykırı bulmaktadır.

Dolandırıcılıkta dava zamanaşımı ne kadar?

Basit dolandırıcılıkta cezanın üst sınırı beş yıl olduğu için dava zamanaşımı TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Nitelikli dolandırıcılıkta üst sınır on yıla çıktığından süre TCK m. 66/1-d uyarınca on beş yıl olur. Zamanaşımı süresi belirlenirken kanundaki cezanın üst sınırı esas alınır (m. 66/4).

Şikâyetim takipsizlikle kapandı, yapabileceğim bir şey var mı?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara, tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m. 173/1). Yargıtay 11. Ceza Dairesi, itirazı inceleyen hâkimliğin yeterli delil bulunmaması hâlinde itirazı reddedebileceği gibi, eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine de karar verebileceğini belirtmektedir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp