İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Yakını gözaltına alınan ya da tutuklanan kişi: gözaltı süresi, haber verilmesi ve itiraz (CMK m. 91)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Gözaltı süresi kural olarak yakalama anından başlar ve en yakın hâkime gönderilmek için gereken, on iki saati aşamayan yol süresi hariç yirmi dört saati geçemez.
  • Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi yazılı emirle, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir.
  • Yakalama, gözaltı ve uzatma, savcının emriyle bir yakına ya da kişinin belirlediği birine gecikmeksizin haber verilir; tutuklama kararları da hâkimin kararıyla bildirilir.
  • Eş ile birinci veya ikinci derece kan hısımı, gözaltına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir.

Bir yakını gözaltına alınan ya da tutuklanan kişinin karşılaştığı sorular çoğunlukla gözaltının ne kadar süreceği, durumun aileye haber verilip verilmeyeceği ve gözaltına karşı kimin başvurabileceğidir. Bu rehber, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 90, 91, 94, 95, 97 ve 107 ile Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 8 ve 9'a göre bu soruları anlatır; Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının gözaltı süresinin hesabı, yakınlara bildirim ve bildirim yapılmamasının sonucu hakkında söylediklerini aktarır.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Gözaltı süresi

Yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre buna dahil değildir ve on iki saatten fazla olamaz.

Dayanak: CMK m. 91/1

Toplu suçta uzatma

Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi yazılı emirle, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir; uzatma emri gözaltındakine derhâl tebliğ edilir.

Dayanak: CMK m. 91/3

Yakınların itirazı

Eş ve birinci veya ikinci derecede kan hısımı, yakalama, gözaltı ve uzatma emrine karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir; hâkim evrak üzerinden yirmi dört saat dolmadan karar verir.

Dayanak: CMK m. 91/5

Gözaltının haber verilmesi

Yakalama, gözaltı ve sürenin uzatılması Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakına veya gözaltındakinin belirlediği kişiye gecikmeksizin haber verilir; yabancı, yazılı olarak karşı çıkmazsa konsolosluğuna bildirilir.

Dayanak: CMK m. 95

Tutuklamanın haber verilmesi

Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği kişiye hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir.

Dayanak: CMK m. 107/1

Yakalama emriyle yakalanan

Hâkim veya mahkemenin yakalama emriyle yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır; çıkarılamıyorsa aynı süre içinde sesli ve görüntülü iletişim sistemiyle sorgusu yapılır veya ifadesi alınır.

Dayanak: CMK m. 94

CMK m. 90 ve 91'e göre yakalama ile gözaltı arasındaki fark nedir?

CMK m. 90/1'e göre kişiye suçu işlerken rastlanması ya da suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğinin belirlenememesi hâllerinde herkes geçici olarak yakalama yapabilir. CMK m. 90/2'ye göre kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmuyorsa yakalama yetkisine sahiptir. Kolluk, gerekli güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra yakalanan kişiye kanuni haklarını derhal bildirir (m. 90/4); kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilir ve bundan sonraki işlem savcının emri doğrultusunda yapılır (m. 90/5).

Gözaltı yakalamadan sonraki aşamadır. CMK m. 91/1'e göre yakalanan kişi Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. CMK m. 91/2 bu kararı iki şarta bağlar: 1) tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması, 2) kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması. Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa en geç kanuni sürelerin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir; sorguda müdafii de hazır bulunur (m. 91/7). Anayasa m. 19/3'e göre tutuklama ancak hâkim kararıyla yapılabilir; tutuklamanın şartları ayrı bir rehberin konusudur.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Rıdvan Akbaş kararında yakalamayı, kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınması; gözaltını ise yakalanan kişi hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla kişinin yetkili hâkim önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanuni süre içinde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanması olarak tanımladı. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2021/25399)1 Aynı karara göre Anayasa m. 19'daki yakalama kavramı CMK'daki yakalamadan daha geniştir: kişinin fiziksel özgürlüğünden yoksun bırakıldığı andan tutuklandığı veya tutuklanmaksızın serbest bırakıldığı ana kadar süren bütün süreci kapsar ve gözaltı da bu kavramın içindedir.1 Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü Merve Tire (2) kararında aynı tanımı tekrarladı. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2021/58256)2

CMK m. 91'e göre gözaltı ne kadar sürer ve nasıl uzatılır?

CMK m. 91/1'e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Bu yol süresi de on iki saatten fazla olamaz.

Toplu olarak işlenen suçlarda CMK m. 91/3'e göre delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir; uzatma emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir. Toplu suç, CMK m. 2/1-k'ya göre aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçtur.

CMK m. 91/4 suçüstü hâlleriyle sınırlı ayrı bir yetki öngörür: maddede sayılan suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alma kararı verebilir. Sayılan suçlar arasında toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar, Türk Ceza Kanunundaki kasten öldürme, kasten yaralama, hırsızlık, yağma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar vardır. Gözaltına alma nedeni ortadan kalkınca veya işlemler tamamlanınca derhâl, her hâlde en geç bu sürelerin sonunda Cumhuriyet savcısına bilgi verilir ve talimatı doğrultusunda hareket edilir; kişi her hâlde en geç kırk sekiz saat, toplu olarak işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır.

Anayasa m. 19/5, kanunun aşamayacağı üst sınırı koyar: yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırk sekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır; kimse bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

Sürenin nasıl hesaplanacağını Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Rıdvan Akbaş kararında açıkladı. Mahkemeye göre gözaltı süresi kişinin fiilî olarak ya da yetkili mercinin emri üzerine yakalanmasıyla başlar.1 Gözaltı süreleri ile en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için gereken süre birbirinden bağımsızdır; bu yol süresi CMK m. 91'e göre en fazla on iki saattir ve soruşturma birimlerine verilmiş bir açık çek olmayıp keyfî olarak kullanılamaz.1 Mahkeme, CMK m. 91/3'ün "uzatılma"dan söz ettiğini ve uzatılan sürenin yol süresini içermeyen m. 91/1'deki gözaltı süresi olduğunu belirterek toplu suçlarda azami gözaltı süresine yol süresinin ekleneceği sonucuna vardı.1

Bu karar olaya bağlıdır ve oy çokluğuyla verilmiştir. Başvurucu terör örgütü üyeliği suçundan gözaltına alınmıştı; Mahkeme olaydaki dört günlük gözaltı süresini, o tarihte uygulanan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun geçici 19. maddesine dayandırdı.1 Mahkeme, yakalama ile sulh ceza hâkimliğindeki sorgunun bitimi arasında kanuni azami sürenin aşılmadığını kabul etti ve Anayasa m. 19'un beşinci fıkrasıyla bağlantılı dokuzuncu fıkrası bakımından ihlal olmadığına karar verdi; yol süresinin olayda keyfî kullanılıp kullanılmadığını ise başvurucu böyle bir şikâyette bulunmadığı için değerlendirmedi.1 Geçici 19. madde 7145 sayılı Kanunla 2018'de eklenmiştir; maddenin bugünkü metni, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle uygulanacağını söyler. Bu sayfadaki gözaltı süreleri CMK m. 91'in bugünkü metnindendir.

CMK m. 94'e göre yakalama emriyle yakalanan kişi ne zaman hâkim önüne çıkarılır?

Kişi hakkında daha önce hâkim veya mahkeme tarafından yakalama emri verilmişse, soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalandığında CMK m. 94/1 uygulanır: kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. Bu hâlde süre, Cumhuriyet savcısının gözaltı kararından değil, hâkimin ya da mahkemenin önceden verdiği yakalama emrinden doğar.

Yetkili hâkim veya mahkeme başka bir yerdeyse ve kişi yirmi dört saat içinde onun önüne çıkarılamıyorsa, CMK m. 94/2'ye göre aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde, orada yoksa en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sistemi kullanılarak yetkili hâkim veya mahkeme tarafından sorgusu yapılır veya ifadesi alınır.

CMK m. 94/3'e göre ifadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılmasını Cumhuriyet savcısı emredebilir. Bu imkân her yakalama emri için bir kez uygulanır; taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye, yakalama emrinin düzenlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası verilir.

CMK m. 95 ve Yönetmelik m. 8'e göre gözaltı aileye nasıl haber verilir?

CMK m. 95/1'e göre şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir. Haber üç ayrı anda doğar: yakalama, gözaltına alma ve sürenin uzatılması. Anayasa m. 19/6 aynı güvenceyi "Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir." diye koyar; Anayasa Mahkemesi de Merve Tire (2) kararında yakalama veya tutuklamanın yakınlara bildirilmesini, Anayasa m. 19'un hürriyetinden yoksun bırakılan kişiye tanıdığı güvenceler arasında saydı.2

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 8 haberin hangi yolla verileceğini sayar: 1) yakalanan kişiyle birlikte biri varsa o kişi aracılığıyla, 2) suçun işlendiği veya yakalandığı yerde oturuyor ve yakınının telefon numarasını biliyorsa ya da numara kolluk aracılığıyla tespit edilebiliyorsa telefonla, 3) numarayı bilmiyorsa ilgili yer kolluğu aracılığıyla, 4) konutu suç yeri dışındaysa telefonla veya adresinin bulunduğu yerle ilişki kurularak. Muhafaza altına almak amacıyla yakalanan kişinin yakalandığı ise istediği kanuni yakınlarına derhâl bildirilir (Yönetmelik m. 8).

Gözaltına alınan yabancıysa CMK m. 95/2'ye göre, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir; Yönetmelik m. 8 büyükelçiliği de anar.

Yakalama işlemi CMK m. 97/1'e göre bir tutanağa bağlanır; tutanakta yakalananın hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği ve haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır. Yönetmelik m. 12'ye göre nezarete alınanların kaydına ait deftere haber verilen yakın veya belirlenen kişi, haber verme tarihi ve saati ile şüphelinin hakkında haber verildiğine dair imzası da yazılır. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı bir ilk derece kararında, kolluğun düzenlediği ve şüphelinin de imzaladığı "Yakınlarına Haber Verme Tutanağı"na göre gözaltının şüphelinin talebi doğrultusunda eşine bildirildiği kabul edildi. (Yargıtay 12. CD, E. 2024/3948)3

Bazı konular açık kalır. CMK m. 95 ve Yönetmelik m. 8 "haber verilir" der; haberde gözaltı yerinin söylenip söylenmeyeceğinden söz etmez. Gözaltındaki kişinin yakınlarınca ziyaret edilmesi CMK'da ve Yönetmelikte düzenlenmemiştir. Gözaltı süresinin uzatılmasının da haber verilmesi gerektiğini m. 95/1 açıkça söyler; ancak bu sayfadaki kararlarda bu üç konuya değinilmemiştir.

CMK m. 107'ye göre tutuklama kararı yakınlara nasıl bildirilir?

CMK m. 107/1'e göre tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir. CMK m. 107/2 ayrıca, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla tutuklunun tutuklamayı bir yakınına veya belirlediği bir kişiye bizzat bildirmesine izin verilmesini öngörür. Tutuklu yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir (m. 107/3). Gözaltında haberi Cumhuriyet savcısının emri sağlarken (m. 95/1), tutuklamada bildirim hâkimin kararıyla yapılır. Tutuklunun ceza infaz kurumunda yakınlarıyla görüşü cezaevi görüş rehberinde anlatılır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2021 tarihli kararında ağır ceza mahkemesi, tutukluluğun devamı kararının m. 107 uyarınca yakınına bildirilmesi ya da tutuklunun bizzat bildirmesine izin verilmesi için ceza infaz kurumuna müzekkere yazmış; kurum, tutuklunun telefonla bildirme istemini 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamedeki telefon kısıtlaması nedeniyle reddetmişti. Daireye göre m. 107'deki açık düzenleme karşısında kanunun tutukluya tanıdığı bu hakkın kullandırılması konusunda idarenin takdir hakkı yoktur; tutuklunun isteği varsa idare, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla gerekli tedbirleri alarak bu hakkı kullandırmalıdır. (Yargıtay 1. CD, E. 2018/5602)4 Daire, istemin KHK ile telefonla görüşme hakkına sınırlama getirildiği gerekçesiyle reddedilemeyeceğini, görüşmenin amacı yalnız kararın bildirilmesiyle sınırlı olduğundan istemin bildirime imkân sağlayacak süre ve şekilde karşılanması gerektiğini belirterek Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemini reddetti.4

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü Mehmet Ali Pekgüzel kararında, Anayasa m. 19/6'ya göre bir kimse hakkında ilk kez tutuklama kararı verildiğinde bunun yakınlarına ivedilikle haber verilmesinin Anayasa'dan kaynaklanan bir güvence olduğunu, ancak bu güvencenin yakalama ve tutuklama kararlarıyla sınırlı olduğunu ve tutukluluğun devamı kararlarını kapsamadığını belirtti. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2017/16053)5 Mahkeme, CMK m. 107/1'in uzatma kararlarının da bildirilmesini düzenlediğini kaydetti; ancak önceki bir kararına atıfla bu kararların yakınlara tebliğinin itiraz hakkının etkin kullanımı için gerekli olmadığını ve Anayasa m. 19/8 kapsamında da korunmadığını belirterek şikâyeti konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu.5 Kanun bildirimi her uzatma kararı için ister; Anayasa Mahkemesinin bu olayda söylediği, devam kararlarının bildirilmemesinin bireysel başvuruda incelenecek Anayasa güvencesinin dışında kaldığıdır.

CMK m. 91/5'e göre eş ve kan hısımı gözaltına nasıl itiraz eder?

CMK m. 91/5'e göre yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilecek kişiler şunlardır: 1) yakalanan kişinin kendisi, 2) müdafii veya kanuni temsilcisi, 3) eşi, 4) birinci veya ikinci derecede kan hısımı. Maddede kayın hısımı sayılmaz.

Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yapar ve başvuruyu derhâl, her hâlde yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır (m. 91/5). Hâkim yakalamanın, gözaltına almanın veya sürenin uzatılmasının yerinde olduğu kanısına varırsa başvuruyu reddeder; maddenin saydığı öteki sonuç, yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilmesidir. Başvurunun amacı m. 91/5'te hemen serbest bırakılmayı sağlamak olarak yazılıdır; Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 17'ye göre bu başvuru üzerine hâkimin verdiği serbest bırakma kararı derhâl uygulanır.

CMK m. 91/6'ya göre gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.

Anayasa m. 19/8'e göre de her ne sebeple olursa olsun hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir. Gözaltından sonra verilen tutuklama kararına itiraz ise ayrı bir yoldur ve ayrı bir rehberde anlatılır.

Yönetmelik m. 9'a göre gözaltında doktor kontrolü nasıl yapılır, müdafi hakkı nerede anlatılır?

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 9'a göre yakalanan kişi gözaltına alınacaksa ya da zor kullanılarak yakalanmışsa hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir. Gözaltındaki kişinin yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adli mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu hekim raporuyla tespit edilir. Sağlık durumu bozulan ya da sağlık durumundan şüphe edilen kişi derhâl hekim kontrolünden geçirilir ve gerekiyorsa tedavisi yaptırılır; kronik rahatsızlığı olanlar, istekleri hâlinde varsa kendi hekimi nezaretinde resmî hekim tarafından muayene ve tedavi edilir.

Aynı maddeye göre gözaltındaki kişinin ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten kolluk görevlisi ile onu muayeneye götüren görevli farklı olmak zorundadır; personel yetersizliği nedeniyle farklı görevli bulunmazsa bu durum belgelendirilir. Muayene adli tıp kurumu veya resmî sağlık kuruluşlarınca yapılır ve hekim raporu üç nüsha düzenlenir. Giriş raporunun bir nüshası gözaltına alınana verilir; uzatma, yer değişikliği veya nezarethaneden çıkış sırasında düzenlenen raporlardan bir nüshası Cumhuriyet savcısı tarafından gözaltına alınanın kendisine veya vekiline verilir. Hekim işkence, neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence veya eziyet suçlarının işlendiği yolunda bulguya rastlarsa durumu derhâl Cumhuriyet savcısına bildirir.

Muayenede hekim ile muayene edilen kişinin yalnız kalması esastır; hekim kişisel güvenlik endişesiyle kolluk gözetimini isteyebilir ve bu hâlde gözaltındaki kişinin talebiyle müdafii de, gecikmeye neden olmamak kaydıyla, muayenede hazır bulunabilir. Kadının muayenesi, talebi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde kadın hekim tarafından yapılır (Yönetmelik m. 9).

Müdafi konusu bu sayfada kısaca geçer. CMK m. 154/1'e göre şüpheli, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; CMK m. 150/1'e göre şüpheliden bir müdafi seçmesi istenir, seçebilecek durumda değilse istemi hâlinde müdafi görevlendirilir; müdafii bulunmayan şüpheli çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise ya da soruşturma alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan yapılıyorsa müdafi istem aranmaksızın görevlendirilir (m. 150/2 ve 150/3). Belirli suçlarda gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkının kısıtlanması ve müdafi olmadan alınan ifadenin sonuçları avukatsız ifade rehberinde, tutuklunun ceza infaz kurumunda avukatıyla görüşmesi cezaevinde vekâlet rehberinde anlatılır. Anayasa Mahkemesi Pekgüzel kararında, gözaltında avukatıyla görüşemediğini ileri süren başvurucunun savcılıkta avukatı hazırken ve müdafi hakkı bildirilerek ifade verdiğini, iddiasını da soyut ve genel ifadelerle ileri sürdüğünü belirterek bu şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun buldu.5

Gözaltı süresi aşılır ya da yakınlara haber verilmezse CMK m. 141'e göre ne olur?

CMK m. 141/1'e göre kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan (b bendi) ve yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen (h bendi) kişiler maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesine göre gözaltı süresinin aşılması ya da yakalamanın veya tutuklamanın yakınlara bildirilmemesi gibi nedenlere dayanan istemlerde asıl davada hüküm verilmesini veya hükmün kesinleşmesini beklemek gerekmez; bu talepler asıl davanın sonucunu etkileyen ya da ona bağlı talepler değildir. (Yargıtay 12. CD, E. 2014/6167)6 Daire, fazladan dört gün gözaltında kaldığını ileri süren davacının davasını kesinleşme bulunmadığı gerekçesiyle reddeden kararı bu gerekçeyle bozdu (Yargıtay 12. CD, E. 2020/11016)7; 2025 tarihli bir kararında da yakınlara bildirilmeme dahil birden çok bende dayanan istemi kesinleşmiş beraat veya takipsizlik kararı yok diye reddeden hükmü, koşullar tartışılmadan eksik araştırmayla kurulduğu için bozdu. (Yargıtay 12. CD, E. 2022/4425)8 Anayasa Mahkemesi de gözaltı süresinin aşıldığı iddiasında, asıl dava sonuçlanmamış olsa bile CMK m. 141'deki tazminat davasını bireysel başvurudan önce tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu saydı.12 Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı bir ilk derece kararına göre tutukluluğun devamı kararlarının yakınlara bildirilmemesi CMK m. 141/1-h uyarınca tazminat nedeni sayılmadı3; Daire 2025 tarihli başka bir kararında da bu bende ilişkin temyiz itirazlarını reddetti. (Yargıtay 12. CD, E. 2021/10807)9 İstem süresi, başvuru mercii ve tazminatın miktarı tutuklama tazminatı rehberinde anlatılır.

İlgili mevzuat

CMK m. 91 — Gözaltı

Madde 91 – (1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.

(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.

(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir.

(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.) Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin hükümler uygulanır.

a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.

b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),

2. Kasten yaralama (madde 86, 87),

3. Cinsel saldırı (madde 102),

4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),

5. Hırsızlık (madde 141, 142),

6. Yağma (madde 148, 149),

7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),

9. Fuhuş (madde 227),

10. Kötü muamele (madde 232),

c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar.

d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.

e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.

f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen suçlar.

(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.

(6) Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.

(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 95 — Yakalanan veya gözaltına alınanın durumunun yakınlarına bildirilmesi

Madde 95 – (1) Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir.

(2) Yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 107 — Tutuklananın durumunun yakınlarına bildirilmesi

Madde 107 – (1) Tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir.

(2) Ayrıca, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla, tutuklunun tutuklamayı bir yakınına veya belirlediği bir kişiye bizzat bildirmesine de izin verilir.

(3) Şüpheli veya sanık yabancı olduğunda tutuklanma durumu, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 94 — Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi

Madde 94 – (Değişik:21/2/2014 – 6526/7 md.)

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır.

(2) Yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değil ise en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sisteminin kullanılması suretiyle yetkili hâkim veya mahkeme tarafından bu kişinin sorgusu yapılır veya ifadesi alınır.

(3) (Ek:8/7/2021-7331/12 md.) İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması, Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir. Bu hüküm her yakalama emri için ancak bir kez uygulanabilir. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye, yakalama emrinin düzenlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından bin Türk lirası idari para cezası verilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 90 — Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler

Madde 90 – (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir:

a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.

b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.

(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler.

(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.

(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır.

(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 97 — Yakalama tutanağı

Madde 97 – (1) Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.

Anayasa m. 19 — Kişi hürriyeti ve güvenliği

Madde 19 – Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.

Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.

(Değişik birinci cümle: 3/10/2001-4709/4 md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal (…) ve savaş hallerinde uzatılabilir.

(Değişik fıkra: 3/10/2001-4709/4 md.) Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.

Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.

Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.

(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.

Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (2709)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 8 — Yakınlarına haber verme

Madde 8 – Yakalanan kişinin;

a) Kendisi ile birlikte bir kişi varsa bu kişi vasıtasıyla,

b) Suçun işlendiği veya yakalandığı yerde ikâmet ediyorsa ve haber vereceği yakınının telefon numarasını biliyorsa ya da kolluk vasıtasıyla sair suretle tespit edilebiliyorsa, telefon ile,

c) Haber vereceği yakınının telefon numarasını bilmiyorsa ilgili yer kolluğu vasıtasıyla,

d) Konutu suç yeri dışında ise telefonla veya kişinin adresinin bulunduğu yerle ilişki kurulmak suretiyle,

yakalandığı, gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin bir yakınına veya belirlediği bir kişiye haber verilir.

Yakalanan veya gözaltına alınan kişi yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde, durumu vatandaşı olduğu ülkenin büyükelçiliği veya konsolosluğuna haber verilir.

Muhafaza altına alınmak amacıyla kişinin yakalandığı, istediği kanunî yakınlarına derhâl bildirilir.

Kaynak: Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (8197)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 9 — Sağlık kontrolü

Madde 9 – Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir.

Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adlî mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilir.

Gözaltına alınanlardan herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenler, derhâl hekim kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavileri yaptırılır. Bu durumdaki kişilerden kronik bir rahatsızlığı olanların, istekleri hâlinde varsa kendi hekimi nezaretinde resmî hekim tarafından muayene ve tedavi edilmeleri sağlanır.

Gözaltına alınan kişinin ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten kolluk görevlisi ile bu kişiyi tıbbî muayeneye götüren kolluk görevlisinin farklı olması zorunludur. Ancak personel yetersizliği nedeniyle farklı kolluk görevlisinin bulunmaması hâlinde bu durum belgelendirilir.

Tıbbî muayene, kontrol ve tedavi, adlî tıp kurumu veya resmî sağlık kuruluşlarınca yapılır.

Hekim raporu üç nüsha hâlinde düzenlenir. Kolluk görevlileri tarafından, hekim raporunu verecek birime, yakalananın nezarethaneye giriş raporu mu, yoksa çıkış raporu için mi getirildiği yazılı olarak bildirilir.

Yakalama veya nezarethaneye giriş raporunun bir nüshası raporu tanzim eden sağlık kuruluşunda saklanır, ikinci nüshası gözaltına alınana, üçüncü nüsha ise soruşturma dosyasına eklenmek üzere ilgili kolluk görevlisine verilir.

Gözaltı süresinin uzatılması veya yer değişikliği ya da nezarethaneden çıkış sırasında düzenlenen hekim raporlarından; bir nüshası sağlık kuruluşunda saklanır, iki nüshası ise raporu düzenleyen sağlık kuruluşunca kapalı ve mühürlü bir zarf içerisinde ilgili Cumhuriyet başsavcılığına en seri şekilde gönderilir. Bunlardan bir nüshası Cumhuriyet savcısı tarafından gözaltına alınanın kendisine veya vekiline verilir, bir nüshası ise soruşturma dosyasına eklenir. Bu raporların düzenlenmesinde ve Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 157 nci maddesinde belirtilen gizlilik kurallarına uyulur ve bu amaçla gerekli tedbirler ilgili sağlık kuruluşunca alınır.

Hekim muayene esnasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 94 üncü maddesinde belirtilen işkence, 95 inci maddesinde belirtilen neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence ve 96 ncı maddesinde belirtilen eziyet suçlarının işlendiği yolunda herhangi bir bulguya rastlaması hâlinde, keyfiyeti derhâl Cumhuriyet savcısına bildirir. Bu durumda Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmeliğin 7 ve 8 inci maddesine göre işlem yapılır.

Hekim ile muayene edilen şahsın yalnız kalmaları, muayenenin hekim hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır. Ancak, hekim kişisel güvenlik endişesini ileri sürerek muayenenin kolluk görevlisinin gözetiminde yapılmasını isteyebilir. Bu istek belgelendirilerek yerine getirilir. Bu durumda gözaltına alınan kişinin talebi hâlinde müdafiî de muayene sırasında gecikmeye neden olmamak kaydıyla hazır bulunabilir.

Kadının muayenesi, talebi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır. Muayene edilecek kadının talebine rağmen kadın hekimin bulunmaması halinde, muayene sırasında hekim ile birlikte sağlık mesleği mensubu bir kadın personelin bulundurulmasına özen gösterilir.

Kaynak: Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (8197)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Gözaltı süresinin yakalamayla başlaması, yol süresinin gözaltı süresinden bağımsızlığı ve toplu suçta azami süreAnayasa Mahkemesi · B. No. 2021/25399 ·

    Terör örgütü üyeliği suçundan yakalanan ve savcının talimatıyla dört gün süreyle gözaltına alınan başvurucu, dört günlük süre dolduktan sonra yaklaşık altı saat daha özgürlüğünden yoksun kaldığını ileri sürerek açtığı tazminat davasının reddedilmesinden şikâyet etti. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, tazminat davasını asıl dava sonuçlanmasa da tüketilmesi gereken etkili yol saydı; gözaltı süresinin yakalamayla başladığını, en yakın hâkime gönderilme süresinin gözaltı süresinden bağımsız olduğunu ve en fazla on iki saat olup keyfî kullanılamayacağını belirtti. Olaydaki dört günlük süreyi o tarihte uygulanan 3713 sayılı Kanun geçici 19. maddesine dayandırdı ve yol süresi dahil azami sürenin aşılmadığını kabul ederek ihlal olmadığına oy çokluğuyla karar verdi; yol süresinin keyfî kullanılıp kullanılmadığını, şikâyet edilmediği için incelemedi.

    Sonuç: Gözaltı süresi yakalama anından başlar; en yakın hâkime gönderilme süresi ayrıca eklenir, ama en fazla on iki saattir ve keyfî kullanılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Yakalama ve tutuklamanın yakınlara bildirilmesinin Anayasa m. 19 güvenceleri arasında yer alması; tazminat davasının tüketilmesiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2021/58256 ·

    Başvurucu, gözaltı süresinin makul olmadığı ve tutukluluk incelemesinin duruşmasız yapıldığı gerekçesiyle açtığı tazminat davasının reddedilmesinden şikâyet etti. Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kanuni gözaltı süresinin aşıldığı veya yakalama ve gözaltının hukuka aykırı olduğu iddialarında, asıl dava sonuçlanmamış olsa bile CMK m. 141'deki tazminat davasının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğunu hatırlattı. Anayasa m. 19'un güvenceleri arasında yakalama veya tutuklamanın yakınlara bildirilmesini ve hürriyetten yoksun bırakılmaya karşı yargı merciine başvurma hakkını saydı. Olaydaki gözaltı süresini, o tarihte uygulanan 3713 sayılı Kanun geçici 19. maddesi çerçevesinde makul bularak bu yönden ihlal olmadığına, duruşmasız tutukluluk incelemesi yönünden ise ihlal bulunduğuna oybirliğiyle karar verdi.

    Sonuç: Yakalama veya tutuklamanın yakınlara bildirilmesi Anayasa m. 19'un hürriyetinden yoksun bırakılan kişiye tanıdığı güvencelerdendir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Yakınlarına haber verme tutanağıyla bildirimin ispatı; tutukluluğun devamı kararlarının CMK m. 141/1-h dışında kalmasıYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2024/3948 · K. 2025/5587 ·

    Davacı, tutuklandığının yakınlarına bildirilmediği gerekçesiyle CMK m. 141/1-h uyarınca manevi tazminat istedi. İlk derece mahkemesi, kolluğun düzenlediği ve davacının da imzaladığı yakınlarına haber verme tutanağına göre gözaltının davacının talebi doğrultusunda eşine bildirildiğini tespit etti. Mahkemeye göre m. 141/1'in (a) bendi tutukluluğun devamını anar, (g) ve (h) bentleri anmaz; bu bentler yakalamanın ve ilk tutuklamanın bildirilmemesini karşılar, m. 107/1 devam kararlarının da bildirilmesini öngörse bile m. 141'deki sayım sınırlı olduğundan devam kararları için tazminat istenemez. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti; Yargıtay 12. Ceza Dairesi temyiz istemini esastan reddederek hükmü oy birliğiyle onadı.

    Sonuç: Dairenin onadığı karara göre (h) bendi yakalamanın ve ilk tutuklamanın bildirilmemesini kapsar; tutukluluğun devamı kararları bu bendin dışındadır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Tutuklunun tutukluluk kararını yakınına bizzat bildirme hakkı (CMK m. 107) ve idarenin takdir yetkisinin bulunmamasıYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2018/5602 · K. 2021/184 ·

    Ağır ceza mahkemesi, tutukluluğun devamı kararının tutuklunun yakınına bildirilmesi ya da tutuklunun bizzat bildirmesine izin verilmesi için ceza infaz kurumuna müzekkere yazmıştı. Kurum, tutuklunun telefonla bildirme istemini 667 sayılı KHK'daki telefon kısıtlaması nedeniyle reddedip bildirimin psikososyal servis görevlilerince yapılmasını öngördü; infaz hâkimliği tutuklunun itirazını kabul etti, itiraz mercii de bu kararı yerinde buldu. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istedi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, m. 107'nin açık düzenlemesi karşısında idarenin bu hakkın kullandırılmasında takdir yetkisi olmadığını, istemin KHK'daki sınırlama gerekçesiyle reddedilemeyeceğini ve bildirime imkân sağlayacak süre ve şekilde karşılanması gerektiğini belirterek istemi oy birliğiyle reddetti.

    Sonuç: Tutuklunun tutukluluk kararını yakınına bildirme isteği, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmedikçe idarenin takdirine bırakılmış değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Tutukluluğun devamı kararlarının yakınlara bildirilmemesinin Anayasa m. 19/6 güvencesi dışında kalması; gözaltında avukatla görüşme iddiasıAnayasa Mahkemesi · B. No. 2017/16053 ·

    Gözaltına alınıp tutuklanan başvurucu, başka şikâyetlerinin yanında resen verilen tutukluluğun devamı kararlarının yakınlarına tebliğ edilmediğini ve gözaltında ifadesinden önce avukatıyla görüşemediğini ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, ilk kez verilen tutuklama kararının yakınlara ivedilikle haber verilmesinin Anayasa'dan kaynaklanan bir güvence olduğunu, ancak bu güvencenin yakalama ve tutuklama kararlarıyla sınırlı olup devam kararlarını kapsamadığını belirtti; CMK m. 107/1'in uzatma kararlarının da bildirilmesini düzenlediğini kaydetmekle birlikte bu kısmı konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu. Avukat iddiasını ise savcılıkta avukatı hazırken ifade verildiği ve şikâyetin soyut olduğu gerekçesiyle açıkça dayanaktan yoksun saydı.

    Sonuç: Anayasa m. 19/6 güvencesi ilk tutuklama kararının bildirilmesini kapsar; devam kararlarının bildirimi kanunda düzenlidir ama bu güvencenin dışında kalır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Gözaltı süresi ve yakınlara bildirilmeme gibi nedenlere dayanan tazminat isteminde asıl davanın sonucunun beklenmemesiYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2014/6167 · K. 2015/10867 ·

    Davacı, dört yıla yakın tutuklu kaldığını ve tutukluluğun makul süreyi aştığını ileri sürerek CMK m. 141/1-a ve d uyarınca tazminat istedi; ilk derece mahkemesi davayı reddetti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi gerekçesinde, bazı tazminat nedenlerinde davanın esasıyla ilgili karar beklenmeyeceğini belirtti: gözaltı süresi kanunda açıkça belirtilmiştir ve bu süre içinde hâkim önüne çıkarılıp çıkarılmadığının saptanması davanın esasıyla ilgili değildir; hakları hatırlatılmayan, suçlaması açıklanmayan, yakalanması veya tutuklanması yakınlarına bildirilmeyen kişilerin istemlerinde de asıl davada hüküm verilmesini veya hükmün kesinleşmesini beklemek gerekmez. Somut olayda iddianame, tutuklama ve devam kararları getirtilip incelenmeden verilen ret hükmünü oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Gözaltı süresinin aşılması ya da yakınlara bildirilmeme nedeniyle tazminat istemek için ceza davasının sonuçlanması beklenmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Kanuni gözaltı süresinin aşıldığı iddiasında tazminat için hükmün kesinleşmesinin beklenmemesiYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2020/11016 · K. 2022/1663 ·

    Davacı, kanuni gözaltı süresini aşacak şekilde fazladan dört gün gözaltında kaldığını ileri sürerek manevi tazminat istedi; ilk derece mahkemesi CMK m. 142/1 uyarınca karar veya hükmün kesinleşmesi gerektiği gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek taleplerde esas hakkındaki karar veya hükmün kesinleşmesinin zorunlu olmadığını; kanuni gözaltı süresinin aşıldığı iddiasında asıl davada hüküm verilmesinin veya hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığını belirtti. Talebin m. 141 kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan verilen ret hükmünü oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Kanuni gözaltı süresinin aşıldığı iddiasıyla açılan tazminat davası, ceza davasında hükmün kesinleşmesi beklenmeden incelenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Yakınlara bildirilmeme dahil birden çok bende dayanan tazminat isteminin kesinleşme yokluğu gerekçesiyle reddedilememesiYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/4425 · K. 2025/9215 ·

    Davacı; haksız arama ve el koyma, tutukluluk incelemelerinin süresinde yapılmaması ve dosya üzerinden karara bağlanması, tutukluluk kararının yakınlarına bildirilmemesi ve suçlamaların kendisine bildirilmemesi gerekçesiyle tazminat istedi. İlk derece mahkemesi, ceza davasında kesinleşmiş bir beraat hükmü veya takipsizlik kararı bulunmadığından CMK m. 142'deki dava koşullarının oluşmadığını kabul ederek davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, m. 141/1'in (a), (g), (h), (i), (j) ve (k) bentlerini sayarak tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması ve dayanak belgelerin dosyaya alınarak değerlendirme yapılması gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu belirtti ve kararı oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Yakınlara bildirilmeme gibi bentlere dayanan istem, kesinleşmiş beraat ya da takipsizlik kararı yok diye koşulları tartışılmadan reddedilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Tutukluluğun devamı kararlarının yakınlara bildirilmemesi nedeniyle tazminat istemi (CMK m. 141/1-h)Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/10807 · K. 2025/5277 ·

    Davacı, el konulan eşyaları, tutukluluk incelemelerinin yapılmaması ve yakınlarına bildirilmeyen her tutukluluğun devamı kararı için tazminat istedi. İlk derece mahkemesi, getirtilen evrakta davacının "tutuklandığım yakınlarım tarafından bilinmektedir" yazıp imzaladığını ve devam kararının yakınlara bildirilmemesinin tazminat gerekçesi olmadığını belirterek davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, m. 141/1'in (j) ve (h) bentlerine ilişkin temyiz itirazlarını reddetti; tutukluluk incelemesi yapılmadığı ve itirazlara geç karar verildiği iddiasının (k) bendi kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan verilen ret hükmünü ise oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Tutuklandığını yakınlarının bildiğini yazıp imzalayan davacının, devam kararlarının bildirilmediğine dayanan (h) bendi istemine ilişkin temyiz itirazları reddedildi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Gözaltı süresi ne kadardır?

CMK m. 91/1'e göre gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; bu zorunlu süre de on iki saatten fazla olamaz. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı süreyi yazılı emirle, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatabilir (m. 91/3). Suçüstü hâllerinde belirli suçlarda kolluk amirlerinin verebileceği gözaltı kararı için m. 91/4 ayrı süreler öngörür.

Gözaltı süresi ne zaman başlar?

CMK m. 91/1 gözaltı süresini yakalama anından başlatır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu da Rıdvan Akbaş kararında gözaltı süresinin kişinin fiilî olarak ya da yetkili mercinin emri üzerine yakalanmasıyla başladığını belirtmiştir; Mahkeme o olayda ihlal olmadığı sonucuna oy çokluğuyla varmıştır.

Yakınım gözaltına alındığında aileye haber verilir mi?

CMK m. 95/1'e göre şüpheli yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 8 haberin yanındaki kişi, telefon, ilgili yer kolluğu veya adresin bulunduğu yerle ilişki kurulması yoluyla verileceğini düzenler.

Tutuklama kararı aileye bildirilir mi?

CMK m. 107/1'e göre tutuklamadan ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan tutuklunun bir yakınına veya belirlediği bir kişiye hâkimin kararıyla gecikmeksizin haber verilir. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla tutuklunun tutuklamayı bir yakınına bizzat bildirmesine de izin verilir (m. 107/2). Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021 tarihli bir kararında, idarenin bu hakkın kullandırılması konusunda takdir hakkı bulunmadığını belirtmiştir.

Tutukluluğun devamı kararları da aileye bildirilir mi?

CMK m. 107/1 tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her kararın da bildirilmesini öngörür. Anayasa Mahkemesi ise Mehmet Ali Pekgüzel kararında, Anayasa m. 19/6'daki güvencenin yakalama ve tutuklama kararlarıyla sınırlı olduğunu, devam kararlarının bu güvencenin dışında kaldığını belirtmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin onadığı bir ilk derece kararına göre de devam kararlarının bildirilmemesi CMK m. 141/1-h uyarınca tazminat nedeni değildir.

Gözaltına kimler itiraz edebilir?

CMK m. 91/5'e göre yakalama, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.

Gözaltına itirazda sulh ceza hâkimi ne kadar sürede karar verir?

CMK m. 91/5'e göre sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yapar ve başvuruyu derhâl, her hâlde yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 17'ye göre bu başvuru üzerine hâkimin verdiği serbest bırakma kararı derhâl uygulanır. Gözaltının dolması veya hâkim kararıyla serbest bırakılan kişi, yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça aynı nedenle yeniden yakalanamaz (m. 91/6).

Yakalama emriyle yakalanan kişi ne zaman hâkim önüne çıkarılır?

CMK m. 94/1'e göre hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. Bu mümkün değilse aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde ya da en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sistemiyle sorgusu yapılır veya ifadesi alınır (m. 94/2).

Gözaltındaki kişi doktor kontrolünden geçirilir mi?

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 9'a göre gözaltına alınacak ya da zor kullanılarak yakalanan kişi hekim kontrolünden geçirilir; yer değişikliği, sürenin uzatılması, serbest bırakma ve adli mercilere sevkten önce de sağlık durumu hekim raporuyla tespit edilir. Sağlık durumu bozulan kişi derhâl hekim kontrolünden geçirilir.

Gözaltı süresi aşılırsa ya da aileye haber verilmezse tazminat istenebilir mi?

CMK m. 141/1'e göre kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan ve yakalanması veya tutuklanması yakınlarına bildirilmeyen kişiler maddi ve manevi zararlarını Devletten isteyebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesine göre bu nedenlere dayanan istemlerde asıl davada hüküm verilmesini veya hükmün kesinleşmesini beklemek gerekmez.

Gözaltına alınan yabancı ise konsolosluğa bildirilir mi?

CMK m. 95/2'ye göre yakalanan veya gözaltına alınan yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir. Tutuklanan yabancı için aynı kural CMK m. 107/3'tedir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.