Haksız tutuklama ve gözaltı tazminatı (CMK m. 141)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- CMK m. 141'e göre hangi hâllerde tazminat istenebilir?
- CMK m. 144'e göre kimler tazminat isteyemez?
- CMK m. 142/1'e göre süre ne zaman başlar, hangi hâllerde kesinleşme beklenir?
- CMK m. 142/2'ye göre istem ağır ceza mahkemesine mi, Tazminat Komisyonuna mı yapılır?
- CMK m. 141'e göre maddi tazminat nasıl belirlenir?
- CMK m. 141'e göre manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?
- CMK m. 142/9-10'a göre faiz, avukatlık ücreti ve ödeme nasıl işler?
- CMK m. 142/8 ve 6384 sayılı Kanun m. 7/4'e göre karara karşı hangi yola gidilir, tazminat ne zaman geri alınır?
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Soruşturma veya kovuşturma sırasında kanuna aykırı biçimde yakalanan ya da tutuklanan, kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı alan ya da cezasından fazla süre tutuklu kalan kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK m. 141).
- İstem süresi, kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıldır.
- Kural olarak oturulan yerdeki ağır ceza mahkemesi karar verir; kovuşturmaya yer olmadığı, beraat ve cezadan fazla tutukluluk hâllerinde 1 Haziran 2024'ten itibaren yapılan istemlere Tazminat Komisyonu bakar.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat, soruşturma veya kovuşturma sırasında gözaltına alınan, tutuklanan ya da başka bir koruma tedbirine tabi tutulan kişinin bu yüzden uğradığı zararın Devletçe karşılanmasıdır. Bu rehber, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 141-144'e göre tazminatın hangi hâllerde istenebileceğini, kimlerin isteyemeyeceğini, sürenin ve kesinleşme şartının nasıl işlediğini, 7499 sayılı Kanundan sonra ağır ceza mahkemesi ile Tazminat Komisyonu arasındaki iş bölümünü, maddi ve manevi tazminatın nasıl belirlendiğini, faiz, avukatlık ücreti ve ödemeyi, karara karşı yolları ve tazminatın geri alınmasını Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla anlatır.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Başvuru süresi
Karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde.
Dayanak: CMK m. 142/1
- Başvuru mercii
Kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi; m. 141/1'in (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemlerde 6384 sayılı Kanun uygulanır ve istem Tazminat Komisyonuna gider. Bu ayrım 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemler içindir.
Dayanak: CMK m. 142/2, geçici m. 6/4
- Komisyon kararına itiraz
Tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine; itiraz üzerine verilen karar kesindir.
Dayanak: 6384 sayılı Kanun m. 7/4
- Mahkeme kararına karşı yol
İstemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir; 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemlerde bölge adliye mahkemesinin bu fıkraya göre verdiği karar kesindir.
Dayanak: CMK m. 142/8, geçici m. 6/4
- Tazminat isteyemeyenler
Kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan kişilerden af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme kararı alanlar ile kamu davası geçici olarak durdurulan, ertelenen veya düşürülenler, kusur yeteneği bulunmadığı için ceza verilmeyenler, sonradan yürürlüğe giren lehe kanunla tazminata hak kazananlar ve gerçek dışı beyanla suçu üstlenerek tedbire neden olanlar.
Dayanak: CMK m. 144/1
- Avukatlık ücreti
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispî ücret ödenir; bu ücret sulh ceza hâkimliği işleri için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza davaları için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.
Dayanak: CMK m. 142/9
CMK m. 141'e göre hangi hâllerde tazminat istenebilir?
CMK m. 141/1, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında tazminat istenebilecek hâlleri (a)-(l) bentlerinde sayar ve bu kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebileceğini belirtir. Bentler, bölümün sonundaki listede konularına göre gruplanmıştır.
CMK m. 141/2'ye göre (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirir ve bu husus verilen karara geçirilir. (l) bendi 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla eklenmiştir; CMK geçici m. 6/3'e göre bu Kanunla m. 141'de yapılan düzenlemeler 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanır. Konutu terk etmeme yükümlülüğünün (l) bendinden önceki dönemde tazminata konu olup olmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bu konudaki 2025 tarihli kararıyla birlikte ev hapsi ve adli kontrol rehberlerinde anlatılır.
CMK m. 141/3'e göre birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026 tarihli bir kararında, 2016'da gözaltına alınıp adli kontrolle serbest bırakılan ve sonra beraat eden davacıya 5 yıl 1 ay 10 gün yurt dışı çıkış yasağı ve 3 yıl 5 ay 10 gün haftada iki gün imza şeklinde uygulanan adli kontrolü ele aldı. Daire, adli kontrol nedeniyle oluşan zararın CMK m. 141/1'de açıkça lafzi olarak belirtilmediğini kabul etti; ancak m. 141/3'teki düzenlemeyi gözeterek uzun süre uygulanan tedbirin ölçüsüz hâle geldiğini ve davacı yararına makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini kabul ederek hükmü bozdu. (Yargıtay 12. CD, E. 2022/9325)1 Daire bu kararda m. 141/1'i (l) bendi eklenmeden önceki hâliyle saymıştır; bugünkü (l) bendi konutu terk etmeme ile tedavi ve muayene yükümlülüklerini kapsar, imza ve yurt dışı çıkış yasağını saymaz. İmza yükümlülüğü için tazminat sorusu, Daire kararlarının karşılaştırmasıyla birlikte adli kontrolde imza rehberinin konusudur.
Aynı kararda Daire, davacının dijital materyallerine el konulduğu iddiası bakımından el koyma kararının getirtilmesini, CMK m. 127 ve devamına göre verilmiş bir el koyma kararı olup olmadığının tespit edilmesini ve m. 141/1-j'deki şartların oluşup oluşmadığının araştırılmasını istedi.1
- Kanuna aykırı tedbir: kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen (a), kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan (b), kanuni hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan (c) kişiler.
- Makul süre: kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişi (d).
- Ceza davasının sonucu: kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen (e); mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olan ya da işlediği suç için kanunda öngörülen ceza yalnız para cezası olduğu için zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan (f) kişiler.
- Bilgilendirme ve başvuru: yakalama veya tutuklama nedenleri ve hakkındaki suçlamalar kendisine yazıyla ya da bu hemen olanaklı değilse sözle açıklanmayan (g), yakalanması veya tutuklanması yakınlarına bildirilmeyen (h), yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan (k) kişiler.
- Arama ve el koyma: hakkındaki arama kararı ölçüsüz biçimde gerçekleştirilen (i); eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde el konulan, korunması için gerekli tedbirler alınmayan, eşyası amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen (j) kişiler.
- Konutu terk etmeme ve tedavi: konutunu terk etmemek ya da hastaneye yatmak dâhil tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi (l).
CMK m. 144'e göre kimler tazminat isteyemez?
CMK m. 144/1'e göre kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan kişilerden şunlar tazminat isteyemez: 1) tazminata hak kazanmadığı hâlde sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği durumu tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler (b); 2) genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen, kamu davası geçici olarak durdurulan, ertelenen veya düşürülenler (c); 3) kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler (d); 4) adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına, adli kontrol altına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar (e). Gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülüğünden indirilenleri sayan (a) bendi 6459 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre m. 144'teki tazminat yasağı ancak kanuna uygun yakalama veya tutuklamada söz konusu olur; yasak hâllerinden biri gerçekleşmiş olsa bile yakalama ya da tutuklama tedbiri kanuna uygun değilse kişinin tazminat talep etme hakkı vardır. (Yargıtay CGK, E. 2018/79)2
(e) bendi için Ceza Genel Kurulu, tazminatın ödenmemesi için kişinin suç işlediğine veya suça katıldığına ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunun kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, suçlamaya ilişkin maddi olayın oluş şeklini yetkili merci önünde anlatmanın işlenmemiş bir suçun ikrarı sayılamayacağını ve samimi olarak suçu ikrar etmenin kusurlu davranış kabul edilemeyeceğini belirtti. Olayda davacı kolluk beyanında, Cumhuriyet savcısı huzurundaki ifadesinde ve sorgusunda ihale evrakındaki teklif mektuplarının fiyat kısımlarını kendisinin doldurduğunu anlatmış, sonra beraat etmişti; Kurul, yerel mahkemenin kısmen kabul hükmünü bu bent gerekçesiyle bozan Özel Daire kararını oy çokluğuyla kaldırdı.2
(c) bendi için Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024 tarihli bir kararında, bu bentteki hâllerin suçun işlenmesinden sonra değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayanarak sanığa ceza verilmemesini öngören kurumlar olduğunu belirtti. Daireye göre bentte kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın düşmesi hâlinde tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme yoktur. Eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma sayılan ve kovuşturma şartı gerçekleşmediği için davası düşen, 155 gün gözaltı ve tutuklulukta kalan davacı için Daire, beraat edenlere takdir edilen miktar kadar olmasa da makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek ret hükmünü bozdu. (Yargıtay 12. CD, E. 2022/5875)3 Daire bu sonucu, düşmenin dosyanın tarafı olan sanığın eylemlerinden kaynaklanmaması koşuluna bağlayarak kurmuştur.3
Tutukluluk süresinin başka bir mahkûmiyetten mahsup edilmesi bugün davanın reddi sebebi değildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesine göre CMK m. 144/1-a'nın yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmaz; ancak hakkında mahsup yapılmayanlarla tutukluluğu başka mahkûmiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin sağlanması için mahsup edilen süre maddi tazminat miktarının tayininde dikkate alınır. (Yargıtay 12. CD, E. 2019/4227)4 Daire 2026 tarihli bir kararında da beraat ettiği suç için gözaltında ve tutuklu kalan davacının davasını, bu sürelerin başka bir mahkûmiyet hükmünün infazında mahsup edilip edilmediği araştırılmadan ve mahsup edilmişse bunun tazminat miktarında dikkate alınacağı gözetilmeden reddeden hükmü bozdu. (Yargıtay 12. CD, E. 2022/3823)5
CMK m. 142/1'e göre süre ne zaman başlar, hangi hâllerde kesinleşme beklenir?
CMK m. 142/1'e göre tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir. Tazminat Komisyonuna müracaat için 6384 sayılı Kanun m. 5/B/1 aynı süreleri tekrarlar. Üç aylık süre kesinleşmenin ilgiliye tebliğine, bir yıllık süre ise kesinleşme tarihine bağlanmıştır; madde bir yılı "her hâlde" uygulanacak sınır olarak koyar.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre m. 141/1'in (e) ve (f) bentleri kapsamında dava açma süresinin başlayabilmesi için karar veya hükmün kesinleşmesi gerekir; kesinleşme beklenmeden açılan dava, dava şartı bulunmadığından reddedilir. (Yargıtay CGK, E. 2024/286)6 Buna karşılık kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama, hakların hatırlatılmaması, makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmama, suçlamanın açıklanmaması, yakınlara bildirilmeme ve ölçüsüz arama gibi nedenlere dayanan istemlerde asıl davada hüküm verilmesini veya hükmün kesinleşmesini beklemek gerekmez; Kurula göre bu talepler asıl davanın sonucunu etkileyen veya ona bağlı talepler değildir.6
Ceza Genel Kurulu 2025 tarihli bu kararında, kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalandığını ve tutuklandığını ileri süren (a bendi) davacının davasını ceza davası sürdüğü gerekçesiyle reddeden direnme hükmünü bozdu; gözaltında veya tutuklulukta geçen sürenin mahkûmiyet hâlinde cezadan mahsup edilebilecek olması da bu sonucu değiştirmez.6 Kurul 2022 tarihli bir kararında, makul sürede hüküm verilmemesine dayanan (d) bendi istemleri için de hükmün kesinleşmesinin gerekmediğine oy çokluğuyla karar vermiş ve (e) ve (f) bentleri dışındaki tazminat nedenlerinde ceza dosyasında esas hakkında karar verilmesinin ve bu kararın kesinleşmesinin gerekmediğini belirtmişti. (Yargıtay CGK, E. 2017/544)7
Aynı 2022 kararına göre dava açıldığında karar ve hüküm kesinleşmemiş olsa bile, davanın reddine karar verilmeden önce, bozma sonrasında olsa dahi karar veya hüküm sonradan kesinleşirse dava şartı yargılama aşamasında gerçekleşmiş olur ve davanın esası hakkında karar verilir.7
Ceza davasını askıda bırakan kurumlarda Ceza Genel Kurulu, tazminat davasını o kurumun sonucuna bağlamıştır. (Yargıtay CGK, E. 2017/765)8 (Yargıtay CGK, E. 2020/46)9 Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilen davacı hakkında Ceza Genel Kurulu, denetim süresine uyulursa düşme kararı verileceğini, süre içinde kasten yeni bir suç işlenirse hükmün açıklanacağını ve kanun yolunda daha fazla cezaya da beraate de varılabileceğini belirtti; bu aşamada bir zarar bulunup bulunmadığı ve miktarı belirlenemeyeceğinden HAGB kararının sonucunun beklenmesi gerektiğini kabul ederek direnme hükmünü bozdu.8 Bu karar, gözaltı ve tutukluluğu 2000-2002 yıllarında, 466 sayılı Kanun döneminde gerçekleşen bir davacıya ilişkindir; HAGB'nin bugünkü süreleri HAGB rehberinde anlatılır.
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma sayılan eylem nedeniyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve yükümlülüklerine uyan davacının, ceza mahkemesince henüz düşme kararı verilmeden açtığı tazminat davasında Ceza Genel Kurulu, talebin asıl davanın sonucuna bağlı olduğunu ve dava tarihi itibarıyla verilmiş bir düşme kararı bulunmadığını belirterek davanın reddini isabetli buldu ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını reddetti. Kurul, denetim süresi sonunda düşme kararı verilmesi hâlinde fazladan tutuklu kalınan süreler için süresinde dava açılması koşuluyla tazminat istenebileceğinde kuşku bulunmadığını da belirtti. Karar ikinci müzakerede oy çokluğuyla verildi.9
Bu iki Genel Kurul kararı birbirinden ayrı durumları anlatır: 2022 kararındaki cümle dava sürerken sonradan kesinleşen karar veya hükmü, 2024 kararı ise dava tarihinde hiç verilmemiş bir düşme kararını konu alır.79
CMK m. 142/2'ye göre istem ağır ceza mahkemesine mi, Tazminat Komisyonuna mı yapılır?
CMK m. 142/2'ye göre istem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır; o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkiliyse ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa en yakın yer ağır ceza mahkemesi karar verir. 7499 sayılı Kanunla fıkraya eklenen cümlelere göre m. 141/1'in (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. 6384 sayılı Kanun m. 2/3-b de Kanunun, CMK m. 142/2 uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle oluşan maddi ve manevi her türlü zararın tazmini istemiyle Komisyona yapılan müracaatları kapsadığını belirtir.
Görev ayrımı iki yönlü işler: 1) 6384 sayılı Kanun kapsamında olduğu hâlde ağır ceza mahkemesine yapılan istemler Komisyona gönderilir; görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmışsa ağır ceza mahkemesi görev alanına girmeyenleri ayırarak Komisyona gönderir ve bu hâllerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır (CMK m. 142/2). 2) Ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği hâlde Komisyona yapılan istemler ağır ceza mahkemesine gönderilir ve Komisyona yapılan istem tarihi esas alınır; Komisyon ile ağır ceza mahkemesi arasında görev konusunda anlaşmazlık çıkarsa kesin olarak karar verilmek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesine başvurulur (6384 sayılı Kanun m. 5/B/2). Komisyon, tazminat istemleri ve tazminatın geri alınması hakkındaki değerlendirmesinde CMK m. 141, 143 ve 144'ü uygular (6384 sayılı Kanun m. 5/B/3).
CMK geçici m. 6/4'e göre m. 142'de 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemler bakımından uygulanır; bu tarihten önce yapılan istemlere, kesinleşinceye kadar değişiklikten önceki hükümlere göre yargı mercilerince bakılmaya devam olunur. Fıkra bu kuralları mülga 466 sayılı Kanun uyarınca yapılan veya yapılacak istemlere de kıyasen uygular. Bu ölçüt m. 141'deki değişikliklerin ölçütünden ayrıdır: m. 141'deki düzenlemeler 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümlere, m. 142'deki değişiklikler ise istemin yapıldığı tarihe bağlanmıştır (CMK geçici m. 6/3, 6/4).
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 15.12.2022'de açılmış bir davada 6384 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin dördüncü fıkrasına göre Komisyona 1/6/2024 tarihinden sonra müracaat edilebileceğini gözeterek dosyanın Komisyona gönderilmesini isteyen Tebliğname görüşüne katılmadı; davayı esastan inceledi ve manevi tazminat miktarı yönünden bozdu. (Yargıtay 12. CD, E. 2025/853)10
Ağır ceza mahkemesine yapılan istemde dilekçeye açık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlem ile zararın nitelik ve niceliği yazılır ve bunların belgeleri eklenir (CMK m. 142/3). Bilgi ve belgeler yetersizse mahkeme eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur; süresinde tamamlanmayan dilekçe itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur (m. 142/4). Mahkeme yeterli bulduğu dilekçe ve belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin temsilcisine tebliğ ederek beyan ve itirazlarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmesini ister (m. 142/5); gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapabilir (m. 142/6) ve kararını duruşmalı olarak verir (m. 142/7). Eski kararlarda aktarılan on beş günlük süre bu fıkranın önceki metnidir. (Yargıtay CGK, E. 2014/123)11 Tazminat Komisyonuna yapılan müracaatlarda 6384 sayılı Kanun m. 5'in dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları ile m. 5/A'nın ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır (m. 5/B/4). Buna göre müracaat Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla da yapılabilir; bu durumda başsavcılığa yapılan müracaat tarihi esas alınır. Müracaat elektronik ortamda da yapılabilir. Dilekçede açık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlem ve zararın nitelik ve niceliği belirtilir ve belgeleri eklenir. Komisyon eksikliğin bir ay içinde giderilmesini ister; süresinde tamamlanmayan müracaat reddolunur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021 tarihli bir kararında, aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığının ilgili birimlerden sorulup araştırılmamasını ve tazminata konu tutukluluk süresinin ceza infaz kurumundan sorularak tereddüde yer vermeyecek biçimde tespit edilmemesini bozma nedenleri arasında saydı.4
CMK m. 141'e göre maddi tazminat nasıl belirlenir?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre maddi tazminatla davacının malvarlığında meydana gelen somut bir azalma ya da kazanç kaybı ve ödediği avukatlık ücreti gibi masrafların karşılanması amaçlanır; manevi tazminat ise kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması ve özgürlüğünden mahrum kalması nedeniyle duyduğu elem, keder, ıztırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesine yöneliktir. (Yargıtay CGK, E. 2017/638)12
Ceza Genel Kurulu 2015 tarihli bir kararında, gelir kaybının tespitinde objektif ölçü ve belgelere dayanılması ve kişinin gözaltına alınmasından ya da tutuklanmasından önceki işine bakılması gerektiğini belirtti: davacı işçi ya da memursa çalıştığı yerden, serbest meslek çalışanıysa ilgili meslek kuruluşundan sorulur, vergi kayıtları incelenir ve gerekirse bilirkişiyle maddi kayıp hesaplanır. Herhangi bir işte çalışmayan kişilerin maddi tazminatında gözaltında ya da tutuklu kaldıkları dönemdeki net asgari ücret göz önünde bulundurulur.11
Aynı kararda Kurul, plastik kapı ve pencere işi yapan, basit usulde ticari kazanç elde eden ve gözaltıyla birlikte 46 gün tutuklu kalan davacı için vergi kayıtlarına göre hesaplanan 245,64 TL maddi tazminata ilişkin direnme hükmünü bozdu. Kurula göre vergi dairesine ya da başka bir kuruma bildirilen miktara bağlı kalınması hak, adalet ve nasafet ilkesine uygun değildir; gerçek gelir bulunamazsa ya da tespit edilen gelir net asgari ücretten azsa en düşük asgari ücretin tamamı üzerinden maddi tazminat belirlenir. Karar oy çokluğuyla verildi.11
Kurula göre zarar ile haksız işlem arasında uygun illiyet bağı bulunmalı ve zarar hukuka uygun bir gelire ilişkin olmalıdır; tefecilik yapan ya da kumar oynayan birinin tutuklu kaldığı günlerde bu yollarla elde edeceği kazançtan yoksun kaldığını ileri sürerek açacağı dava kabul edilmez.11 Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu da maddi zararı, zarara uğrayanın mevcut malvarlığı ile koruma tedbiri olmasaydı malvarlığının olacağı durum arasındaki fark olarak tanımladı; illiyet bağının belirsiz veya spekülatif olduğu hâllerde maddi tazminata hükmedilmeyeceğini ve açıkça dayanaktan yoksun veya keyfî olduğu anlaşılmadıkça ağır ceza mahkemelerinin maddi tazminat konusundaki takdirine müdahale etmeyeceğini belirtti. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2022/35870)13
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019 tarihli bir kararında, maddi tazminatın davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktar yerine hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak daha yüksek belirlenmesini bozma nedeni saydı. (Yargıtay 12. CD, E. 2019/4009)14 Daire 2021 tarihli bir kararında, tutuklandığı dönemde memur olan davacının maaşından kaynaklanan maddi zararlarının ödenmesi için idari mercilere başvurması gerektiğini ve cezaevindeyken yakınlarının yatırdığı paraların CMK m. 141 ve devamı maddelerine göre belirlenecek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtti.4 Tutukluluk süresinin başka bir mahkûmiyetten mahsup edilmesinin miktara etkisi, tazminat isteyemeyecek kişiler bölümünde anlatılmıştır.
CMK m. 141'e göre manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre manevi tazminata hükmedilirken kişinin ceza infaz kurumunda kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği ve tutuklamanın kişi üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınır; miktar adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmalıdır. Kurul, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan toplam 277 gün gözaltı ve tutuklulukta kaldıktan sonra beraat eden davacıya hükmedilen 3.000 TL manevi tazminatı makul olmayıp eksik bularak direnme hükmünü bozdu.12
Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararlarında bu ölçütlere tutuklanmaya neden olan olayın cereyan tarzı ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle birlikte elde edilecek parasal değer de eklenir.1014 Daire 2025 tarihli bir kararında, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 309 gün gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacı için bölge adliye mahkemesinin 100.000 TL'ye yükselttiği manevi tazminatı da eksik bularak bozdu.10 Ölçüt iki yönlü işler: Daire 2019 tarihli bir kararında, bu ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesini de bozma nedeni saydı.14
AYM Genel Kurulu 31/7/2025 tarihli Oğuz Bülent Erol ve Diğerleri kararında, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararından sonra m. 141/1-e uyarınca açılan davalarda hukuka aykırılığın kanunla kabul edildiğini, bu nedenle Anayasa m. 19/9 yönünden incelemenin tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlı olduğunu belirtti. Mahkemeye göre ağır ceza mahkemelerinin takdir yetkisi bulunmakla birlikte ihlalle orantılı olmayan önemsiz miktarda bir tazminat Anayasa m. 19/9'a aykırıdır; hükmedilen miktarın AYM'nin benzer durumlarda hükmettiği miktardan düşük olması ise tek başına ihlal anlamına gelmez, somut olayın kendine özgü şartları dikkate alınır.13
Aynı karara göre karşılaştırma, tazminata karar veren ağır ceza mahkemesinin karar tarihinde AYM'nin benzer başvurularda verdiği veya verebileceği miktara göre yapılır; miktar bölge adliye mahkemesince değiştirilmişse istinaf kararının tarihi esas alınır. AYM'nin dikkate aldığı ölçütler kişinin sosyal ve ekonomik durumu, mesleki ve toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, koruma tedbirine neden olan olayın oluş şekli, tedbirin kişi üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler ve süresi ile ihlalin ağırlığıdır.13 Bu başvurularda Mahkeme, ağır ceza mahkemelerinin hükmettiği manevi tazminatı kendi ölçeğine göre düşük buldu, Anayasa m. 19/9'un (üçüncü fıkrayla bağlantılı olarak) ihlal edildiğine karar verdi ve yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğunu belirtti.13
Kararın tablosunda Mahkeme, benzer olaylarda hükmedeceği miktarları yıllara göre gösterdi: örneğin 2024 için bir gün gözaltıya asgari 2.970 TL, tutuklamaya tutukluluk süresine göre asgari 148.500 TL, ortalama 396.000 TL, azami 990.000 TL; 2025 için bir gün gözaltıya asgari 3.330 TL, tutuklamaya asgari 166.500 TL, ortalama 444.000 TL, azami 1.110.000 TL.13 Tablo AYM'nin kendi karşılaştırma ölçeğidir; somut davadaki miktar yine olayın kendine özgü şartlarına göre belirlenir.
AYM aynı kararda, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali iddiasını incelerken, kanun koyucunun koruma tedbirleri sonucu açılacak manevi tazminat davasında duyulan üzüntünün giderimi için herhangi bir sınırlama öngörmediğini ve koruma tedbiri birden fazla hakkın ihlaline yol açmışsa mahkemenin bunu tazminat miktarına ilişkin takdirinde gözetebileceğini belirtti. Bu haklar yönünden ihlal kararı oyçokluğuyla verildi; Anayasa m. 19/9 ihlali ise oybirliğiyle verildi.13
CMK m. 142/9-10'a göre faiz, avukatlık ücreti ve ödeme nasıl işler?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre tayin edilen maddi ve manevi tazminata, talebe bağlı olarak, haksız ya da hukuka aykırı koruma tedbirinin uygulandığı veya sona erdiği tarihten ya da dava veya hüküm tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülür.11 Faiz başlangıcı talebe bağlıdır: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, dava dilekçesinde tutuklama tarihinden faiz istenmişken gözaltı tarihinden faiz yürütülmesini bozma nedeni saydı.4
CMK m. 142/9'a göre tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan nispî avukatlık ücreti ödenir; ancak ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz. Fıkra 15/8/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile eklenmiş ve 7078 sayılı Kanunla aynen kabul edilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bu alt ve üst sınır gözetilmeden daha yüksek vekâlet ücretine hükmedilmesini bozma nedeni saydı.14
15/8/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile CMK m. 142'ye eklenen ve 7078 sayılı Kanunla aynen kabul edilen onuncu fıkraya göre tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir; bu süre içinde ödeme yapılmazsa karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur (CMK m. 142/10).
Tazminat Komisyonunun ödenmesine karar verdiği tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir; ödemeye ilişkin kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır (6384 sayılı Kanun m. 7/5).
CMK m. 142/8 ve 6384 sayılı Kanun m. 7/4'e göre karara karşı hangi yola gidilir, tazminat ne zaman geri alınır?
Ağır ceza mahkemesinin kararına karşı istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır (CMK m. 142/8). 7499 sayılı Kanunla eklenen cümlelere göre karar yerinde görülmezse bölge adliye mahkemesince işin esası hakkında karar verilir ve bölge adliye mahkemelerinin bu fıkra uyarınca verdiği kararlar kesindir. CMK geçici m. 6/4'e göre m. 142'deki bu değişiklikler 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemlere uygulanır; önceki istemlere kesinleşinceye kadar eski hükümlere göre bakılır. Bu sayfadaki Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30.06.2025 ve 10.03.2026 tarihli kararları, 15.12.2022 ve 25.11.2019 tarihlerinde açılmış davalarda bölge adliye mahkemesi kararlarını temyiz üzerine incelemiştir.105
Tazminat Komisyonu kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer bütün belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir; itiraz öncelikli işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme Komisyon kararını yerinde görmezse işin esası hakkında karar verir; itiraz üzerine verilen kararlar kesindir (6384 sayılı Kanun m. 7/4). Komisyon, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözeterek gerekçeli karar verir (m. 7/2). Kanunun m. 7/1'deki dokuz aylık karar süresi m. 2'nin birinci ve ikinci fıkrası kapsamındaki müracaatlar içindir; koruma tedbiri müracaatları m. 2/3-b'de ayrıca sayılmıştır. Bu sayfadaki kararların hiçbiri Komisyon kararına itirazı uygulamaz; bu yol yalnız madde metniyle anlatılmıştır.
AYM'ye göre kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilenlerin, yakalama, gözaltı veya tutuklamanın hukuki olmadığı ve ödenen tazminatın yetersiz olduğu iddiasıyla yaptıkları bireysel başvurularda başvuru yollarının tüketildiğinin kabulü için m. 141/1-e kapsamında bir tazminat davasının açılması yeterlidir.13 Bu değerlendirme ağır ceza mahkemesinde açılan tazminat davalarına ilişkindir; 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan (e) bendi istemleri Tazminat Komisyonuna yapılır (CMK m. 142/2, geçici m. 6/4) ve kararda koruma tedbiri nedeniyle Komisyona yapılan istemler ele alınmamıştır.
CMK m. 143/1'e göre kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonradan kaldırılarak hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilenlere ya da yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm edilenlere ödenmiş tazminatın mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla, kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır; bu karara itiraz edilebilir. Komisyonun verdiği tazminatlarda savcının geri alma istemi Komisyona yapılır (6384 sayılı Kanun m. 5/B/3). İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama hâlinde Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder (CMK m. 143/3); görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan hâkim ve Cumhuriyet savcılarına ise ödediği tazminat için bir yıl içinde rücu eder (CMK m. 141/4). Bu sayfadaki kararların hiçbiri geri alma ve rücu hükümlerini uygulamaz.
İlgili mevzuat
CMK m. 141 — Tazminat istemi
Madde 141 – (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,50
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.50
(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 142 — Tazminat isteminin koşulları
Madde 142 – (1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.) Ancak, 141 inci maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu fıkra uyarınca 6384 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen ağır ceza mahkemesine yapılan istemler, Komisyona gönderilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise ağır ceza mahkemesi görev alanına girmeyen istemleri ayırmak suretiyle Komisyona gönderir. Bu hâllerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır.
(3) Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.
(4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.
(5) Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmesini ister.
(6) İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.
(7) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/20 md.) Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.
(8) Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.) Karar yerinde görülmezse bölge adliye mahkemesince işin esası hakkında karar verilir. Bölge adliye mahkemelerince bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.
(9) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139 md.) Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.
(10) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139 md.) Tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde, karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 143 — Tazminatın geri alınması
Madde 143 – (1) Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılarak, hakkında kamu davası açılan ve mahkûm edilenlerle, yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm edilenlere ödenmiş tazminatların mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır. Bu karara itiraz edilebilir.
(2) (Mülga: 18/6/2014 - 6545/103 md.)
(3) İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama halinde; Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 144 — Tazminat isteyemeyecek kişiler
Madde 144 – (1) Kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan kişilerden aşağıda belirtilenler tazminat isteyemezler:
a) (Mülga: 11/4/2013-6459/18 md.)
b) Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler.
c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler.
d) Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler.
e) Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına, adli kontrol altına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.52
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK geçici m. 6 — Geçiş hükümleri (7499 sayılı Kanunla eklenen)
Geçici Madde 6- (Ek:2/3/2024-7499/22 md.)
(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunda yapılan düzenlemeler bakımından aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Eski hâle getirme kurumuna ilişkin olarak 41 inci maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
b) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresine ilişkin olarak 173 üncü maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
c) Kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin 268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297, 308, 308/A, 319 ve 320 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler ile yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
d) Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin 291, 296 ve 297 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanır.
e) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla yürürlükten kaldırılan; 275 inci maddenin ikinci fıkrası, 293 üncü maddenin ikinci fıkrası ve 295 inci maddesi hükümlerinin, 1/6/2024 tarihinden önce verilen kararlar bakımından uygulanmasına devam olunur.
(2) a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır.
b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.
c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır.
d) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur.
(3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 141 inci maddede yapılan düzenlemeler, 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanır.
(4) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemler bakımından uygulanır. Bu tarihten önce yapılan istemlere, kesinleşinceye kadar bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre yargı mercilerince bakılmaya devam olunur. Bu fıkrada yer alan düzenlemeler ile bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, mülga 7/5/1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan veya yapılacak olan istemler hakkında da kıyasen uygulanır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
6384 sayılı Kanun m. 2 — Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Kanun;
a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı,
b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği,
iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvuruları kapsar.
(2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında korunan haklara ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihatları doğrultusunda Ülkemiz aleyhine verilen ihlal kararlarının yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvurulara ilişkin (…) diğer ihlal alanları bakımından da Cumhurbaşkanı kararıyla bu Kanun hükümleri uygulanabilir.4
(3) (Ek:2/3/2024-7499/24 md.) Bu Kanun;
a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıyla manevi tazminat,
b) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle oluşan maddi ve manevi her türlü zararın tazmini,
istemiyle Komisyona yapılan müracaatları da kapsar.
(4) İdari nitelikteki soruşturmalardan kaynaklanan başvurular hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
Kaynak: Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun (6384)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
6384 sayılı Kanun m. 5/B — Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine ilişkin usul ve esaslar
MADDE 5/B- (Ek:2/3/2024-7499/29 md.)
(1) 2 nci maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca Komisyona müracaat, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılır.
(2) Ceza Muhakemesi Kanununun 142 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevi kapsamında olmasına rağmen Komisyona yapılan istemler, ağır ceza mahkemesine gönderilir. Komisyonun görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise Komisyon görev alanına girmeyen istemleri ayırmak suretiyle ağır ceza mahkemesine gönderir. Bu hallerde Komisyona yapılan istem tarihi esas alınır. Komisyon ile ağır ceza mahkemesi arasında görev konusunda anlaşmazlık çıkması halinde Komisyonun görevine giren işlerin tespiti amacıyla ağır ceza mahkemesi veya Komisyon, kesin olarak karar verilmek üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesine başvurur.
(3) Komisyon, tazminat istemlerine ve tazminatın geri alınmasına ilişkin yapacağı değerlendirmede Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci, 143 üncü ve 144 üncü maddelerini uygular. Komisyon tarafından verilen tazminatlarla ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 143 üncü maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısının tazminatın geri alınmasına ilişkin yazılı istemleri Komisyona yapılır.
(4) Bu madde uyarınca yapılacak müracaatlar hakkında 5 inci maddenin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları ile 5/A maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır.
Kaynak: Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun (6384)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
6384 sayılı Kanun m. 7 — Müracaat hakkında karar ve karara itiraz
MADDE 7 – (1) Komisyon, 2 nci maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında yapılan müracaatlar hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorundadır.
(2) Komisyon, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verir.
(3) (Ek:2/3/2024-7499/30 md.) Komisyon, usul ekonomisini gözeterek benzer nitelikteki müracaatları birleştirerek karar verebilir.
(4) Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon kararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
(5) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır.
Kaynak: Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun (6384)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 3 Kasım 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Uzun süren ve ölçüsüz hâle gelen adli kontrol için manevi tazminat; el koyma (m. 141/1-j) araştırılmalıYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/9325 · K. 2026/5279 ·
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 2016'da beş gün gözaltında kalıp adli kontrolle serbest bırakılan davacı beraat etmiş; ilk derece mahkemesi 86,78 TL maddi ve 500 TL manevi tazminata hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi maddi tazminat talebini reddetmişti. Daire, adli kontrol nedeniyle oluşan zararın CMK m. 141/1'de açıkça lafzi olarak belirtilmediğini kabul etti; ancak 5 yıl 1 ay 10 gün yurt dışı çıkış yasağı ve 3 yıl 5 ay 10 gün haftada iki gün imza şeklinde uygulanan tedbirin m. 141/3 gözetildiğinde ölçüsüz hâle geldiğini, davacı yararına makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini kabul etti. El koyma iddiası için m. 141/1-j şartlarının araştırılmasını istedi ve gözaltı için hükmedilen manevi tazminatı da eksik bularak hükmü bozdu.
Sonuç: Daire, uzun süre uygulanıp ölçüsüz hâle gelen yurt dışı çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü için m. 141/3'ü gözeterek makul manevi tazminat gerektiğine karar verdi.
2. Gerçek dışı beyanla tedbire neden olma (m. 144/1-e): beyanın gerçek dışı olduğu kanıtlanmalıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2018/79 · K. 2023/666 ·
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından 85 gün tutuklu kalıp beraat eden davacı, kolluk, savcılık ve sorgu aşamalarında ihale evrakındaki teklif mektuplarının fiyat kısımlarını kendisinin doldurduğunu anlatmıştı. Yerel mahkeme manevi tazminatı kısmen kabul etmiş, Özel Daire bu beyanları CMK m. 144/1-e kapsamında görerek hükmü bozmuştu. Ceza Genel Kurulu, m. 144'teki yasakların yalnız kanuna uygun yakalama ve tutuklamada uygulandığını, (e) bendi için beyanların gerçek dışı olduğunun kanıtlanması gerektiğini, maddi olayın oluş şeklini anlatmanın işlenmemiş suçun ikrarı sayılamayacağını belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul etti ve Özel Daire kararını oy çokluğuyla kaldırdı.
Sonuç: Olayın oluş şeklini anlatan ve sonra beraat eden kişinin tazminatı, beyanının gerçek dışı olduğu kanıtlanmadıkça m. 144/1-e ile reddedilemez.
3. Kovuşturma şartı gerçekleşmediği için düşme (TCK m. 191/5) m. 144/1-c'de sayılmazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/5875 · K. 2024/6801 ·
Uyuşturucu madde ticareti suçundan 155 gün gözaltı ve tutuklulukta kalan davacının eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma sayılmış; eylem kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi içinde işlendiğinden kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle dava düşmüştü. Tazminat davası reddedilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire, m. 144/1-c'deki hâllerin suç sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayanan kurumlar olduğunu, kovuşturma şartının gerçekleşmemesiyle düşmede tazminat istenemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığını belirtti; beraat edenlere verilen miktar kadar olmasa da makul bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Tebliğnameye aykırı olarak hükmü bozdu.
Sonuç: Daireye göre kovuşturma şartı gerçekleşmediği için davası düşen kişi, düşme kendi eylemlerinden kaynaklanmıyorsa m. 144/1-c'ye dayanılarak tazminattan tümüyle yoksun bırakılmaz; beraat edenler kadar olmasa da makul bir tazminat verilir.
4. Gerekçesiz hüküm; memur maaşı, cezaevine yatırılan para, faiz başlangıcı ve mahsupYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2019/4227 · K. 2021/3691 ·
Uyuşturucu madde ticareti suçundan 641 gün gözaltı ve tutuklulukta kalıp beraat eden davacı için ağır ceza mahkemesi maddi ve manevi tazminata hükmetmişti. Daire hükmü önce gerekçesiz olduğu için bozdu. Ayrıca tutukluluk süresinin infaz kurumundan sorularak kesin biçimde tespit edilmesini, memur olan davacının maaş kaybı için idari mercilere başvurması gerektiğini, cezaevindeyken yakınlarının yatırdığı paraların maddi zarar sayılamayacağını, tutuklama tarihinden faiz istenmişken gözaltı tarihinden faiz yürütülemeyeceğini belirtti. m. 144/1-a'nın kaldırılmasıyla mahsubun tazminata engel olmadığını, ancak mahsup edilen sürenin maddi tazminat miktarında dikkate alınacağını; mükerrer dava bulunup bulunmadığının da araştırılmasını istedi.
Sonuç: Mahsup tazminatı engellemez ama miktarda dikkate alınır; faiz başlangıcı talebe bağlıdır ve memur maaşı kaybı için idari yol vardır.
5. Tutukluluk başka mahkûmiyetten mahsup edildiyse dava reddedilmez, miktarda dikkate alınırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/3823 · K. 2026/2477 ·
Davacı anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan beraat etmiş, aynı dönemde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise mahkûm olmuştu. Beraat ettiği suç için gözaltı ve tutuklama nedeniyle 25.11.2019'da açtığı tazminat davası reddedilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Daire, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemler için CMK m. 141/1-e uyarınca tazminata hak kazandığını belirtti; bu sürelerin mahkûmiyet hükmünün infazında mahsup edilip edilmediğinin araştırılması, mahsup edilmişse bunun tazminat miktarında dikkate alınması gerektiği gözetilmeden davanın reddedilmesini hukuka aykırı bularak Tebliğnameye aykırı olarak bozdu.
Sonuç: Tutukluluğun başka bir mahkûmiyetten mahsup edilmiş olması, beraat edilen suç için açılan tazminat davasının reddini değil, miktarın buna göre belirlenmesini gerektirir.
6. Kanuna aykırı tutuklama (m. 141/1-a) isteminde ceza davasının kesinleşmesi beklenmezYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/286 · K. 2025/72 ·
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alınıp tutuklanan ve hakkındaki kamu davası sürerken tahliye edilen davacı, haksız ve gerekçesiz olarak gözaltında tutulduğunu ve 230 gün tutuklu kaldığını ileri sürerek tazminat istemişti. İlk derece mahkemesi ceza davası derdest olduğu için davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme direnmişti. Ceza Genel Kurulu, m. 141/1'in (e) ve (f) bentlerinde dava açma süresinin başlaması için karar veya hükmün kesinleşmesi gerektiğini, buna karşılık gözaltı süresinin aşılması, hakların hatırlatılmaması, makul süre, yakınlara bildirilmeme ve ölçüsüz arama gibi nedenlerde asıl davanın beklenmeyeceğini belirtti. (a) bendi kapsamındaki istemde de kesinleşmenin beklenmesi zorunluluğu bulunmadığından, talep bu bent yönünden araştırılmadan verilen ret hükmünü bozdu.
Sonuç: Tutuklamanın kanuna aykırı olduğu iddiasıyla açılan tazminat davası, ceza davasının sonucu beklenmeden incelenir; beraat ve fazla tutukluluk hâllerinde ise kesinleşme şarttır.
7. Makul sürede hüküm verilmemesi (m. 141/1-d) için kesinleşme gerekmez; sonradan kesinleşme dava şartını tamamlarYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2017/544 · K. 2022/123 ·
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yaklaşık 16 ay tutuklu kalan ve ilk duruşmaya ancak tahliye edildiği gün çıkabilen davacı, makul sürede hâkim huzuruna çıkarılmadığı gerekçesiyle manevi tazminat istemişti. Yerel mahkeme ceza davası sürdüğü için davayı reddetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmişti. Ceza Genel Kurulu, (e) ve (f) bentlerinde kesinleşme beklenmesi gerektiğini, bu bentlerde de dava açıldıktan sonra karar veya hüküm kesinleşirse dava şartının yargılama sırasında gerçekleşmiş sayılacağını; (e) ve (f) dışındaki tazminat nedenlerinde ise esas hakkında karar ve kesinleşme aranmayacağını belirtti. (d) bendine dayanan istemin bu niteliği nedeniyle ret hükmünü oy çokluğuyla bozdu.
Sonuç: Makul sürede hüküm verilmediği iddiasıyla açılan tazminat davasında ceza davasının bitmesi beklenmez.
8. HAGB kararının sonucu beklenmeden tazminata hükmedilemezYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2017/765 · K. 2018/406 ·
Davacı 2000 yılında gözaltına alınıp tutuklanmış, 2002'de tahliye edilmiş; yargılama sonunda uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen hapis ve adli para cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişti. Denetim süresi bitmeden açtığı tazminat davası kısmen kabul edilmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek direnmişti. Ceza Genel Kurulu, denetim süresine uyulursa düşme kararı verileceğini, aksi hâlde hükmün açıklanıp kanun yolunda daha fazla cezaya da beraate de varılabileceğini; bu aşamada zarar bulunup bulunmadığı ve miktarı belirlenemeyeceğinden HAGB kararının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek direnme hükmünü bozdu.
Sonuç: HAGB kararı verilen sanığın tutukluluk tazminatı, denetim süresinin sonucu belli olmadan belirlenemez.
9. TCK m. 191 denetimli serbestliği tamamlanmış ama düşme kararı verilmemişse tazminat davası reddedilirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2020/46 · K. 2024/302 ·
Uyuşturucu madde ticareti suçundan 346 gün tutuklu kalan davacının eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma sayılmış, hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış ve davacı yükümlülüklerine uymuştu; ancak ceza mahkemesi düşme kararı vermemişti. Tazminat davası bu nedenle reddedilmiş, Özel Daire hükmü düzelterek onamış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı düşme kararının bekletici mesele yapılması gerektiği görüşüyle itiraz etmişti. Ceza Genel Kurulu, düşme kararı verilirse fazladan tutuklu kalınan süreler için süresinde dava açma koşuluyla tazminat istenebileceğini, ancak dava tarihinde düşme kararı bulunmadığından ret kararının isabetli olduğunu belirterek itirazı ikinci müzakerede oy çokluğuyla reddetti.
Sonuç: Tazminat talebi ceza davasının sonucuna bağlıysa, dava tarihinde verilmiş bir düşme kararı yokken açılan dava reddedilir.
10. 1/6/2024'ten önce açılan dava Komisyona gönderilmez; 309 gün için 100.000 TL manevi tazminat eksikYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/853 · K. 2025/5784 ·
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 309 gün gözaltında ve tutuklu kalıp beraat eden davacı 15.12.2022'de tazminat davası açmıştı. İlk derece mahkemesi 50.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi bunu 100.000 TL'ye yükseltmişti. Daire, CMK m. 142/2'deki 7499 değişikliğini ve 6384 sayılı Kanunun geçici 3/4 maddesini aktararak dava tarihinin 15.12.2022 olduğunu gözetti ve dosyanın Komisyona gönderilmesini isteyen Tebliğname görüşüne katılmadı. Manevi tazminatın sosyal ve ekonomik durum, suçun niteliği, olayın cereyan tarzı, tutukluluk süresi ve kesinleşmeye kadar faiziyle elde edilecek parasal değer gözetilerek belirlenmesi gerektiğini belirterek eksik miktar nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Sonuç: 1/6/2024'ten önce ağır ceza mahkemesine açılmış bir tazminat davası Tazminat Komisyonuna gönderilmez, mahkemede sonuçlandırılır.
11. Maddi tazminat: vergi beyanı yetmez, gerçek gelir araştırılır; bulunamazsa net asgari ücretYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2014/123 · K. 2015/380 ·
Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan gözaltıyla birlikte 46 gün tutuklu kalan ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen, plastik kapı ve pencere işi yapan davacı için yerel mahkeme vergi kayıtlarına göre 245,64 TL maddi tazminata hükmetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmişti. Ceza Genel Kurulu, gelir kaybının objektif ölçü ve belgelere göre, kişinin tedbirden önceki işine bakılarak tespit edilmesi gerektiğini, vergi dairesine bildirilen miktara bağlı kalınmasının hak, adalet ve nasafet ilkesine uygun olmadığını belirtti. Zararın hukuka uygun bir gelire ilişkin olması gerektiğini ve faizin talebe bağlı olarak yürütüleceğini de açıkladı; gerçek gelir bulunamazsa ya da net asgari ücretten azsa asgari ücretin tamamı üzerinden hesap yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme hükmünü oy çokluğuyla bozdu.
Sonuç: Maddi tazminat vergi beyanına göre değil gerçek gelire göre hesaplanır; gerçek gelir bulunamaz ya da asgari ücretten azsa net asgari ücretin tamamı esas alınır.
12. Manevi tazminat ölçütü: 277 gün gözaltı ve tutukluluk için 3.000 TL eksikYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2017/638 · K. 2019/233 ·
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 2011'de bir gün gözaltında kalan, 2012-2013'te tutuklu kalan ve beraat eden, lise mezunu ve dekorasyon işinde çalışan davacıya ağır ceza mahkemesi 6.125,78 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminat vermiş, Özel Daire bozmasına direnmişti. Ceza Genel Kurulu, maddi tazminatın malvarlığındaki somut azalma, kazanç kaybı ve avukatlık ücreti gibi masrafları, manevi tazminatın ise itibar kaybı ve özgürlükten yoksunluğun yarattığı elem ve ıztırabı gidermeye yöneldiğini belirtti. Manevi tazminatın kişinin ceza infaz kurumunda kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, suçun niteliği ve tutuklamanın olumsuz etkileri gözetilerek belirlenmesi gerektiğini kabul etti ve toplam 277 gün için 3.000 TL'yi eksik bularak direnme hükmünü bozdu.
Sonuç: Manevi tazminat; süre, sosyal ve ekonomik durum, toplumsal konum, suçun niteliği ve tutuklamanın etkileri birlikte gözetilerek hakkaniyete uygun belirlenir.
13. AYM Genel Kurulu: yetersiz manevi tazminat Anayasa m. 19/9'u ihlal eder; yıllara göre tazminat tablosuAnayasa Mahkemesi · B. No. 2022/35870 ·
Başvurucular, haklarında uygulanan gözaltı ve tutuklama tedbirleri nedeniyle açtıkları tazminat davalarında hükmedilen miktarların yetersiz olduğunu ileri sürmüştü. Genel Kurul, m. 141/1-e davalarında hukuka aykırılığın kanunla kabul edildiğini ve incelemenin miktarın yeterliliğiyle sınırlı olduğunu belirtti. İhlalle orantılı olmayan önemsiz miktarın Anayasa m. 19/9'a aykırı olduğunu, karşılaştırmanın ağır ceza mahkemesinin (miktar istinafta değiştirildiyse bölge adliye mahkemesinin) karar tarihindeki AYM ölçeğiyle yapılacağını açıkladı. Maddi tazminat taleplerinin reddinde keyfîlik görmedi; manevi tazminatları düşük bularak 19/9'un 19/3 ile bağlantılı olarak ihlal edildiğine ve yeniden yargılamaya karar verdi. Kararın tablosu 2016-2025 için gözaltı günü ve tutukluluk başına AYM ölçeğini gösterir.
Sonuç: AYM'ye göre beraat sonrası hükmedilen manevi tazminat, karar tarihindeki AYM ölçeğine göre kayda değer ölçüde düşükse Anayasa m. 19/9 ihlal edilmiş olabilir.
14. Avukatlık ücretinin üst sınırı (m. 142/9); net asgari ücretten fazla maddi ve fazla manevi tazminatYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2019/4009 · K. 2019/12075 ·
Bozma üzerine yeniden yargılama yapan ağır ceza mahkemesi davacı için maddi ve manevi tazminata hükmetmiş, davalı vekili hükmü temyiz etmişti. Daire üç yönden bozdu: 1) maddi tazminat, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktar yerine hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak daha yüksek belirlenmişti; 2) manevi tazminat, sosyal ve ekonomik durum, suçun niteliği, olayın cereyan tarzı, tutukluluk süresi ve kesinleşmeye kadar elde edilecek parasal değer ölçütlerine uymayacak miktarda fazlaydı; 3) CMK m. 142/9'daki alt ve üst sınır gözetilmeden daha yüksek vekâlet ücretine hükmedilmişti.
Sonuç: Tazminat davasında avukatlık ücreti nispîdir ama ağır ceza davaları için belirlenen maktu ücreti aşamaz; manevi tazminatın fazla belirlenmesi de bozma sebebidir.
Sık sorulan sorular
Beraat eden ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişi tazminat isteyebilir mi?
Evet. CMK m. 141/1-e'ye göre kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi her türlü zararını Devletten isteyebilir. Bu kararı veren merci ilgiliye tazminat hakkını bildirir ve bu husus karara geçirilir (CMK m. 141/2). CMK m. 144'teki istisnalar ayrıca değerlendirilir.
Haksız tutuklama tazminatı için süre ne kadardır?
CMK m. 142/1'e göre istem, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir. Tazminat Komisyonuna müracaat için 6384 sayılı Kanun m. 5/B/1 aynı süreleri öngörür.
Tazminat davası nereye açılır?
Kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine (CMK m. 142/2). Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı, cezadan fazla tutukluluk ve konutu terk etmeme ya da tedavi şeklindeki adli kontrolden sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat hâllerinde (m. 141/1-e, f, l), 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemlere 6384 sayılı Kanun uygulanır ve istem Tazminat Komisyonuna gider (CMK geçici m. 6/4). Ağır ceza mahkemesine yapılan böyle bir istem Komisyona gönderilir ve mahkemeye yapılan istem tarihi esas alınır.
Ceza davası bitmeden tazminat istenebilir mi?
Tazminat nedenine göre değişir. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre beraat, kovuşturmaya yer olmadığı ve cezadan fazla tutukluluk hâllerinde (m. 141/1-e ve f) karar veya hükmün kesinleşmesi gerekir. Kanuna aykırı tutuklama, gözaltı süresinin aşılması, makul sürede hüküm verilmemesi, yakınlara bildirilmeme gibi nedenlere dayanan istemlerde ise ceza davasının sonucu ya da kesinleşmesi beklenmez.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kişi tazminat isteyebilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2018 tarihli bir kararında, denetim süresi sonunda düşme kararı mı verileceği yoksa hükmün mü açıklanacağı belli olmadığından, bu aşamada zarar ve miktarının belirlenemeyeceğini ve HAGB kararının sonucunun beklenmesi gerektiğini kabul etti.
Kimler tazminat isteyemez?
CMK m. 144/1'e göre kanuna uygun olarak yakalanan, adli kontrol altına alınan veya tutuklanan kişilerden af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle kovuşturmaya yer olmadığı ya da düşme kararı alanlar ile kamu davası geçici olarak durdurulan, ertelenen veya düşürülenler, kusur yeteneği bulunmadığı için ceza verilmeyenler, sonradan yürürlüğe giren lehe kanunla durumu tazminata uygun hâle gelenler ve gerçek dışı beyanla suçu üstlenerek tedbire neden olanlar tazminat isteyemez. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre tedbir kanuna aykırıysa bu yasaklar uygulanmaz.
Tutuklu kalınan süre başka bir cezadan düşüldüyse tazminat istenebilir mi?
Gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir hükümlülükten indirilenleri tazminattan yoksun bırakan CMK m. 144/1-a yürürlükten kaldırılmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesine göre mahsup tazminata engel değildir, ancak mahsup edilen süre tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
Maddi tazminat nasıl hesaplanır?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre gelir kaybı objektif ölçü ve belgelerle, kişinin tedbirden önceki işine bakılarak belirlenir; vergi dairesine bildirilen gelire bağlı kalınmaz. Gerçek gelir bulunamazsa ya da net asgari ücretten azsa, tutuklu kalınan dönemdeki net asgari ücretin tamamı esas alınır. Zararın hukuka uygun bir gelire ilişkin olması ve tedbirle arasında illiyet bağı bulunması gerekir.
Manevi tazminatın miktarı neye göre belirlenir?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre kişinin ceza infaz kurumunda kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği ve tutuklamanın kişi üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, ihlalle orantılı olmayan önemsiz miktarda bir tazminatın Anayasa m. 19/9'a aykırı olacağını, karşılaştırmanın ağır ceza mahkemesinin karar tarihindeki kendi ölçeğine göre yapılacağını belirtmiş ve 2025 tarihli bir kararında yıllara göre bir tazminat tablosuna yer vermiştir.
Tazminat davasında avukatlık ücreti ne kadardır?
CMK m. 142/9'a göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispî avukatlık ücreti ödenir; ancak bu miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.
Tazminat kararı ne zaman ödenir, hemen icraya konulabilir mi?
CMK m. 142/10'a göre tazminata ilişkin mahkeme kararları kesinleşmeden ve idari başvuru süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen karardaki tazminat ve vekâlet ücreti, davalı idareye yazılı olarak bildirilen banka hesabına bildirimden itibaren otuz gün içinde ödenir; ödenmezse karar genel hükümlere göre icra olunur. Tazminat Komisyonunun kararıyla ödenecek tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlıkça ödenir (6384 sayılı Kanun m. 7/5).
Tazminat kararına itiraz edilebilir mi?
Ağır ceza mahkemesinin kararına karşı istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi istinaf yoluna başvurabilir; 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemlerde bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararı kesindir (CMK m. 142/8, geçici m. 6/4). Tazminat Komisyonu kararına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir (6384 sayılı Kanun m. 7/4).
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Tutuklama nedenleri ve katalog suçlar (CMK m. 100)
- Tutukluluk süresi ve tutukluluğun incelenmesi (CMK m. 102)
- Tutuklamaya itiraz ve tahliye talebi (CMK m. 101)
- Yakını gözaltına alınan ya da tutuklanan kişi: gözaltı süresi, haber verilmesi ve itiraz (CMK m. 91)
- Adli sicil ve arşiv kaydı (5352 sayılı Kanun m. 9)
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB, CMK m. 231)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.