İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Silahlı terör örgütü üyeliği suçu (TCK m. 314, 3713 s. K. m. 5)

Yayın tarihi:

Uygulamada silahlı terör örgütü üyeliği olarak yargılanan suç TCK m. 314/2'de düzenlenmiştir ve temel cezası beş yıldan on yıla kadar hapistir; TCK m. 314 aynı zamanda 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m. 3 uyarınca terör suçu sayıldığı için ceza m. 5/1 gereği yarı oranında artırılır ve uygulanan aralık yedi yıl altı aydan on beş yıla kadar hapse çıkar. Suçun oluşması için kişinin yalnız örgüt faaliyetlerini bilmesi veya desteklemesi yetmez; kişi örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmalı, emirleri sorgulamaksızın yerine getirmeye hazır kalmalı ve organik bağ kurmalıdır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025 yılı kararlarında bu ölçütleri uygulayarak, kanıt yetersizliğinde beraata karar vermektedir.

Kısaca

Silahlı örgüte üye olmak TCK m. 314/2'de tanımlanan ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlanan bir suçtur; uygulamada dosyalar silahlı terör örgütü üyeliği adıyla yürür. TCK m. 314 Terörle Mücadele Kanunu m. 3'te sayılan terör suçlarından olduğu için ceza m. 5/1 uyarınca yarı oranında artırılır; uygulamada aralık yedi yıl altı aydan on beş yıla kadar hapistir. Suçun oluşması için kişinin yalnız örgütü tanıması veya desteklemesi yetmez; örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile dahil olması, emirleri sorgulamaksızın yerine getirmeye hazır olması ve bu ilişkiyi devamlı surette idame ettirmesi gerekir. Yargıtay, bu unsurları her davada ayrı ayrı kontrol etmekte ve yetersiz delil hâlinde beraata karar vermektedir.

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Hayır. TCK m. 314 metni şikâyet koşulu öngörmez; soruşturma resen yürütülür.

Dayanak: TCK m. 314

Şikâyet süresi

Şikâyet süresi işlemez. TCK m. 73/1'deki altı aylık süre yalnız soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uygulanır; TCK m. 314 bu suçlardan değildir.

Dayanak: TCK m. 73/1

Uzlaştırma

Hayır. Kanun uzlaştırma kapsamına giren suçları Türk Ceza Kanunu içinden tek tek sayarak belirlemiştir; TCK m. 314 bu sayımda yer almaz.

Dayanak: CMK m. 253/1-b

Görevli mahkeme

Ağır ceza mahkemesi. 5235 sayılı Kanun m. 12, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçları ve 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçları ağır ceza mahkemesinin görevine bırakır; TCK m. 314 bunların her ikisine de girer.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 12

Dava zamanaşımı

Dava zamanaşımı on beş yıldır. Süre cezanın üst sınırına göre belirlenir; artırım uygulandığında da üst sınır on beş yılda kaldığı için TCK m. 66/1-d bendi geçerlidir.

Dayanak: TCK m. 66/1-d; m. 66/4

Adli para cezası

Hayır. TCK m. 314/2 yaptırım olarak yalnızca hapis cezası öngörür; kanun bu suçta adli para cezasını seçenek olarak düzenlememiştir.

Dayanak: TCK m. 314/2

HAGB ve erteleme

Uygulanamaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK m. 231/5 uyarınca iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarında mümkündür; bu suçta artırımlı alt sınır yedi yıl altı ay olduğundan takdiri indirim yapılsa dahi ceza bu eşiğe inmez. Erteleme de TCK m. 51/1'deki iki yıl sınırına tabidir.

Dayanak: CMK m. 231/5; TCK m. 51/1

TCK m. 314 silahlı örgüte üyeliği nasıl tanımlıyor ve cezası nedir?

TCK m. 314 iki ayrı suç cezalandırır: silahlı örgüt kurmak veya yönetmek (fıkra 1) ve silahlı örgüte üye olmak (fıkra 2). Bu rehber m. 314/2'de tanımlanan üyelik suçuna odaklanır. Kanun üyeliğin cezasını beş yıldan on yıla kadar hapis olarak belirlemiştir; örgütü kurmak veya yönetmek ise on yıldan on beş yıla kadar hapisle cezalandırılır (m. 314/1).

Bu iki rakam ceza hesabının başlangıcıdır, sonucu değil. TCK m. 314, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m. 3'te sayılan terör suçlarındandır; aynı Kanunun m. 5/1 hükmü bu suçlarda cezanın yarı oranında artırılarak hükmolunmasını emreder ve artırımla kanundaki üst sınırın aşılabileceğini açıkça belirtir. Üyelik suçunda uygulanan aralık bu nedenle yedi yıl altı aydan on beş yıla kadar hapistir. Denetlenen kararlarda hükümler istikrarlı biçimde "TCK m. 314/2, 3713 sayılı Kanun m. 5/1" uyarınca kurulmuştur. (Yargıtay 3. CD, E. 2022/32507)1 (Yargıtay 3. CD, E. 2022/17755)2

Maddenin dördüncü fıkrası, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümlerin bu suç açısından aynen uygulanacağını söyler. Bunun sonucu, TCK m. 220'deki hiyerarşik yapı ve yardım hükümlerinin m. 314 davasında da geçerli olmasıdır. Maddenin üçüncü fıkrası 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla eklenmiş, ancak Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; TCK m. 220/6 da aynı kararla iptal edilmiş olduğundan "örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" hükmü artık yürürlükte değildir.

TCK m. 221'deki etkin pişmanlık hükmü de uygulanır. Örgüt üyesi, örgütün faaliyeti çerçevesinde bir suçun işlenişine katılmaksızın gönüllü olarak örgütten ayrıldığını bildirirse hakkında cezaya hükmolunmaz (m. 221/2). Gönüllü olarak teslim olup bilgi veren kişi hakkında da ceza verilmez; ancak bilgiler yakalandıktan sonra verilmişse sonuç cezasızlık değil, cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirimdir (m. 221/4).

Dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m. 66/1-d). Kanun adli para cezasını seçenek olarak sunmamıştır; ceza yalnızca hapis cezasıdır. Ağır ceza mahkemesi görevlidir. Uzlaştırma kapsamı dışıdır; şikâyete tabi değildir.

Silahlı örgüte üyeliğin en temel unsuru: organik bağ

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı örgüte üyeliği belirlemede organik bağı merkeze yerleştirmektedir. Yargıtay kararlarından çıkan tanım şu şekildedir: organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağdır.1 Bu bağ, üyeliğin en önemli unsurudur.2 Organik bağ olmaksızın, ne kişinin örgüte yapabileceği yardım ne ideolojik benimseme ne de sempati, üyelik suçunu oluşturur.

Organik bağ yalnız fiziki bir ilişki değildir. Daireye göre örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir.1 Üyeliği yardımdan ayıran fark ise, üyenin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın, tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.1 Örgüte yardımda ya da örgüt adına suç işlemede de emir ve talimat bulunabilir; ayırt edici olan bu teslimiyettir.

Yargıtay'ın çizdiği çizgi nettir: örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak veya bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.12 Bu eylemler örgütün amacına yakınlık gösterebilir; ancak hukuki anlamda üyelik, hiyerarşik yapıya dahil olmayı ve emirleri yerine getirmeye hazır kalmayı gerektirir.

Süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk: mutlak kriter mi?

Yargıtay kararlarında sık rastlanan bir kriter vardır: silahlı örgüte üyelik, kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin varlığını gerektirir.1 Fakat Daire bu kriteri mutlak olmadığını açıkça belirtmiştir.2 Başka bir deyişle, bu kriter ortalama bir üyeyi tanımlamada yardımcı olsa da, her davada aynı sabitlikle uygulanmaması gerekir.

Yargıtay'ın vurguladığı şudur: eylemin niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa dahi ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekebilir.1 Başka bir deyişle, niteliği gereği organik üyeliği gösteren tekil bir eylem bile yeterli olabilir.2

Ölçüt, eylemin sayısı değil niteliğidir: yalnız örgüt üyeleri tarafından işlenebilen bir suçun faili, süreklilik ve yoğunluk göstermese dahi örgüt üyesi sayılabilir. Buna karşılık kriterin gevşetilmesi delil arayışını hafifletmez; denetlenen dosyaların hepsinde Daire, hiyerarşiye dahil olma, iradeyi örgüte terk etme, örgüt içi iletişim sistemi ve kod adı gibi somut organik bağ delillerinin dosyada gösterilmiş olmasını aramış, bunlar bulunmadığında mahkûmiyeti bozmuştur. (Yargıtay 3. CD, E. 2022/21874)3 (Yargıtay 3. CD, E. 2022/21899)4

Silahlı örgüte üyelik suçu nasıl ispatlanır?

Mahkemenin kontrol etmesi gereken unsurlar Yargıtay kararlarından çıkarılınca şu şekildedir: kişinin örgütü bilmesi ve üye olma niyetinde olması; örgütün hiyerarşik yapısına dahil olması; emirleri sorgulamaksızın yerine getirmeye hazır olması; bu durumun devamlı olması; ve bunların organik bağ tarafından tutulması. Bu unsurların her biri ayrı ayrı incelenmelidir; sadece bazılarının bulunması yetmez.

Mahkemeler bu unsurları ayrı ayrı kontrol etmeli ve kararında açıkça göstermelidir. Yargıtay'ın aradığı ölçüt, mahkûmiyetin "her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delile" dayanmasıdır; bu ölçüt karşılanmıyorsa sonuç beraattir.1 (Yargıtay 3. CD, E. 2023/26745)5 Denetlenen dosyalarda Daire, örgüt içi iletişim sistemi, kod adı kullanımı ve hiyerarşide yer alma delillerinin hiçbiri bulunmadığı hâlde kurulan mahkûmiyet hükümlerini temyiz üzerine bozmuştur.24

Kanıt yokluğunda Yargıtay beraata karar veriyor

Son iki yıl içinde Yargıtay 3. Ceza Dairesi, şu hal ve koşullarda beraat hükmüne varmıştır:

1) Örgüt içi iletişim sisteminin ve kod adının bulunmaması: Şifreli iletişim sistemi kullandığına, örgüt içinde kod ad kullandığına, iradesini örgüte terk ettiğine yahut örgütün hiyerarşik yapısında yer aldığına dair delil bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekir.1234

2) Eylemin sempati düzeyinde kalması: Örgüte ait bir evde kalmak ve o evin sorumluluğunu üstlenmekten ibaret eylem, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren bir faaliyet oluşturmadığından üyeliği kurmaz; Daire böyle bir dosyada eylemin örgüte sempati düzeyinde kaldığını belirterek mahkûmiyeti bozmuştur. (Yargıtay 3. CD, E. 2022/12497)6 Aynı sonuç, örgüt hesabına para yatırdığı iddiası ispatlanamayan sanık bakımından da kabul edilmiştir. (Yargıtay 3. CD, E. 2022/10093)7

3) Hazırlık aşamasında kalan eylem: İcra hareketlerine henüz başlanmamışsa ve eylem hazırlık aşamasında kalmışsa, örgütün hiyerarşik yapısına girildiğini gösteren başka delil yoksa üyelik suçu oluşmaz; Daire bu durumda CMK m. 223/2-e uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.5

4) İdeolojik yakınlık ve sempati: Örgütün amacını benimseme, değerlerini kabul etme, yayınlarını okuma veya bulundurma, lidere saygı duyma — Daire bu eylemlerin örgüt üyeliği için yeterli olmadığını her kararında yinelemektedir. (Yargıtay 3. CD, E. 2022/13917)8 (Yargıtay 3. CD, E. 2022/36673)9 Organik bağ, fikirlerin aynı olması değil, hiyerarşik yapıya dahil olma ve emirleri yerine getirmeye hazır olma demektir.

Yardım (TCK m. 220/7) ile üyelik arasındaki fark

TCK m. 220/7 uyarınca örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Madde, üyelikten dolayı verilecek cezanın yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebileceğini söyler; bu indirim mahkemenin takdirindedir, zorunlu değildir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu ayrımın ölçütlerini şöyle sıralamıştır: yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK m. 314 kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi ve yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gerekir. (Yargıtay 3. CD, E. 2023/24204)10 Yardımdan fiilen yararlanılması zorunlu değildir; yardımın örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkânının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.10

Daire, yardım fiillerinin örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmadığını, örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik her eylemin yardım kapsamında görülebileceğini belirtmektedir.10 Sınır şuradadır: yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk varsa kişi artık yardım eden değil örgüt üyesi sayılır.10 Nitekim Daire, hiyerarşik yapıya organik bağ ile dahil olduğuna dair yeterli delil bulunmayan sanığın eylemlerinin bir bütün hâlinde yardım suçunu oluşturacağını gözetmeyen hükmü, suç vasfındaki yanılgı nedeniyle bozmuştur.10

Gerekçenin denetime elverişli olması ve tebliğnamenin bağlayıcı olmaması

Yargıtay 3. Ceza Dairesi temyiz incelemesini, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriği üzerinden yapar. Beraat kararlarının onanmasında Dairenin aradığı ölçüt, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterilmiş olmasıdır.9 Gerekçe bu niteliği taşımıyorsa hüküm temyiz denetimine dayanamaz; nitekim aynı dosyada mahkûmiyet kurulan sanık yönünden hüküm bozulmuştur.9

Başsavcılığın tebliğnamedeki görüşü Daireyi bağlamaz. Denetlenen dosyaların çoğunda tebliğname "onama" yönünde görüş bildirmiş, Daire hükmü tebliğnameye aykırı olarak bozmuştur.123 Bunun tersi de görülür: tebliğnamenin bozma görüşü verdiği dosyalarda Daire kendi incelemesini yaparak sonuca varmıştır.75

Bozma kararının sonucu yalnız hükmün ortadan kalkması değildir. Daire, bozma sebebi ve mevcut delil durumunu birlikte değerlendirerek sanığın tahliyesine ve başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal salıverilmesi için ilgili Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına da karar verebilir.5

İlgili mevzuat

TCK m. 314 — Silahlı örgüt

Silâhlı örgüt

Madde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile)

(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 220 — Suç işlemek amacıyla örgüt kurma

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma

Madde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.

(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.

(5) (Ek cümle:24/12/2025-7571/20 md.) Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır. Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.

(6) (Değişik:2/3/2024-7499/10 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile)

(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.

(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 221 — Etkin pişmanlık

Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.

(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.

(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.

(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

3713 sayılı Kanun m. 3 — Terör suçları

Terör suçları

Madde 3 – (Değişik: 29/6/2006-5532/2 md.)

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302, 307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci maddeleri ile 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör suçlarıdır.

Kaynak: Terörle Mücadele Kanunu (3713)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

3713 sayılı Kanun m. 5 — Cezaların artırılması

Cezaların artırılması

Madde 5 – (Değişik: 29/6/2006-5532/4 md.)

3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adlî para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu suretle tayin olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Suçun, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezasının artırılması öngörülmüşse; sadece bu madde hükmüne göre cezada artırım yapılır. Ancak, yapılacak artırım, cezanın üçte ikisinden az olamaz.

(Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/4 md.) Bu madde hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.

Kaynak: Terörle Mücadele Kanunu (3713)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Organik bağın tanımı ve silahlı örgüte üyeliğin unsurlarıYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/32507 · K. 2025/18545 ·

    Daire, örgüt üyeliğinin ölçütlerini tanımladıktan sonra somut olayda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin tespit edilemediğini, örgüt içi iletişim sisteminin belirlenemediğini ve mahkûmiyete yeterli kesin delil bulunmadığını saptadı. Sanık müdafiinin temyizi üzerine, Başsavcılığın onama görüşüne aykırı olarak hükmü bozdu.

    Sonuç: Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağdır; üyeliğin en önemli unsurudur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.Organik bağ ve süreklilik kriteri: nitelik mutlaklığı kırarYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/17755 · K. 2025/20966 ·

    Sanığın örgüt içi iletişim sistemi kullandığına, iradesini örgüte terk ettiğine yahut örgütün hiyerarşik yapısında yer aldığına dair delil bulunmadığı saptandı. Daire, üyeliğin kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyet aradığını, ancak niteliği gereği yalnız örgüt üyelerince işlenebilen suçlarda bu özellik olmasa da üyeliğin kabul edilebileceğini belirterek hükmü temyiz üzerine bozdu.

    Sonuç: Süreklilik ölçütü mutlak değildir; ancak organik bağı gösteren somut delil her hâlde aranır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.Kod adı ve örgüt içi iletişim delilinin bulunmamasıYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/21874 · K. 2025/15066 ·

    Sanığın örgüt içinde kod ad kullandığına, örgüt içi iletişim sistemi kullandığına, kendi iradesini örgüte terk ettiğine yahut örgütün hiyerarşik yapısında yer aldığına dair delil bulunmadı. Daire, mahkûmiyete yeterli kesin delil olmadığı gerekçesiyle hükmü temyiz üzerine bozdu.

    Sonuç: Kod adı ve örgüt içi iletişim delili yoksa hiyerarşiye dahil olma ispatlanmış sayılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.Hiyerarşide yer aldığına dair delil bulunmayan sanıkYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/21899 · K. 2025/15072 ·

    Daire, kod ad kullanımı, örgüt içi iletişim sistemi, iradenin örgüte terki ve hiyerarşik yapıda yer alma başlıklarının hiçbirinde delil bulunmadığını saptadı ve mahkûmiyet hükmünü temyiz üzerine bozdu.

    Sonuç: Organik bağ delillerinin tamamı yoksa mahkûmiyet değil beraat kararı verilmesi gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Hazırlık aşamasında kalan eylem ve tahliyeYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2023/26745 · K. 2025/6464 ·

    Sanığın örgüt kırsalına götürmek üzere buluştuğu kişinin babasının gelmesi üzerine olay yerinden uzaklaştığı dosyada Daire, icra hareketlerine henüz başlanmadığını ve eylemin hazırlık aşamasında kaldığını belirledi. Hiyerarşik yapıya girildiğini gösteren delil de bulunmadığından CMK m. 223/2-e uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetti; bozma sebebi ve delil durumunu birlikte değerlendirerek sanığın tahliyesine de karar verdi.

    Sonuç: İcra hareketlerine başlanmamışsa eylem hazırlık aşamasında kalır ve üyelik suçunu oluşturmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Eylemin örgüte sempati düzeyinde kalmasıYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/12497 · K. 2025/4922 ·

    Sanığın eylemi, örgüte ait bir evde kalmak ve o evin sorumluluğunu üstlenmekten ibaretti. Daire bu eylemin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyet oluşturmadığını, sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde kaldığını belirterek mahkûmiyet hükmünü temyiz üzerine bozdu.

    Sonuç: Sempati düzeyinde kalan eylem, kesin ve inandırıcı delil bulunmadıkça üyelik suçunu oluşturmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.İspatlanamayan para yatırma iddiası ve sempati düzeyiYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/10093 · K. 2025/9468 ·

    Sanığın şifreli iletişim programı kullanmadığı, kod adı almadığı ve savunmasının aksine örgütle iltisaklı bankaya talimat doğrultusunda para yatırdığının belirlenemediği saptandı. Daire, eylemlerin örgüte sempati düzeyinde kaldığını gözetmeyen mahkûmiyet hükmünü oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: İspatlanamayan bir para yatırma iddiası, tek başına organik bağ kurmaz. Karar oy çokluğuyla alınmıştır; karşı oy aynı eylemin örgüte yardım suçunu oluşturacağını savunmuştur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.İki suçtan kurulan hükmün birlikte bozulmasıYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/13917 · K. 2025/9333 ·

    Dosyada silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurumunun zararına dolandırıcılık suçları birlikte yargılanmıştı. Daire, üyelik yönünden süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyet tespit edilemediğini; dolandırıcılık yönünden ise ihtimallere ve yüzdelik oranlara dayanan bilirkişi raporunun hileli davranışı ortaya koymaya elverişli olmadığını belirterek her iki hükmü de bozdu.

    Sonuç: İhtimallere dayanan bilirkişi değerlendirmesi, kesin mahkûmiyet delili sayılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Aynı dosyada beraatin onanması, mahkûmiyetin bozulmasıYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/36673 · K. 2025/24758 ·

    Aynı dosyada iki sanık vardı. Beraat eden sanık yönünden Daire, suçun işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiğini belirterek hükmü onadı. Mahkûm edilen sanık yönünden ise organik bağ delili bulunmadığını saptayarak hükmü bozdu.

    Sonuç: Beraat gerekçesinin onanabilmesi için dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Yardım (TCK m. 220/7) ile üyeliğin ayrılmasıYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2023/24204 · K. 2025/13113 ·

    Daire, TCK m. 220/7'deki yardım fiilinin unsurlarını ayrıntılı biçimde ortaya koydu: failin hiyerarşik yapıya dahil olmaması, yardım ettiği örgütün silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi ve yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gerekir. Yardım fiilleri tahdidi sayılmamıştır; ancak yardımda devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk varsa kişi örgüt üyesi sayılır. Somut olayda organik bağ delili bulunmayan sanığın eyleminin yardım suçunu oluşturacağını gözetmeyen hüküm, suç vasfındaki yanılgı nedeniyle bozuldu.

    Sonuç: Hiyerarşiye dahil olmadan yapılan bilerek ve isteyerek yardım, üyelik değil TCK m. 220/7 kapsamındadır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşması için hangi unsurlar aranır?

Kişinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olması, emirleri sorgulamaksızın yerine getirmeye hazır olması ve örgütle organik bağ kurmuş olması aranır. Yargıtay 3. Ceza Dairesine göre örgüte yalnız sempati duymak, ideolojisini benimsemek veya desteklemek bu unsurları karşılamaz.

Organik bağ tam olarak nedir?

Yargıtay'a göre organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağdır. Kişi emirleri tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olmalıdır.

Para yatırılması veya bir eylem yapılması üyeliği kanıtlar mı?

Tek başına yeterli değildir. Üyelik kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunmasını gerektirir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığı iddiası ispatlanamayan sanığın eylemlerini sempati düzeyinde kabul ederek mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Buna karşılık niteliği gereği yalnız örgüt üyelerince işlenebilen bir suçun faili, bu özellikler bulunmasa da örgüt üyesi sayılabilir.

Örgütün ideolojisini benimsemek ve yayınlarını okumak yeterli midir?

Hayır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, örgütün amaçlarını, değerlerini ve ideolojisini benimsemenin, buna ilişkin yayınları okumanın veya bulundurmanın, örgüt liderine saygı duymanın örgüt üyeliği için yeterli olmadığını istikrarlı biçimde belirtmektedir.

Örgüt içi iletişim sistemi kullanılmamışsa üyelik suçu oluşur mu?

Şifreli iletişim sistemi kullanımı kanunda aranan bir unsur değildir; ancak uygulamada organik bağın en sık başvurulan delillerinden biridir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin denetlenen kararlarında, örgüt içi iletişim sistemi kullanıldığına, kod ad alındığına, iradenin örgüte terk edildiğine yahut hiyerarşik yapıda yer alındığına dair delillerin hiçbiri bulunmadığında mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.

Bu suç şikâyete tabi midir?

Hayır. TCK m. 314 metni şikâyet koşulu öngörmediğinden soruşturma resen yürütülür ve şikâyet süresi işlemez. Dava zamanaşımı TCK m. 66/1-d uyarınca on beş yıldır.

İcra hareketlerine başlanmamışsa üyelik suçu oluşur mu?

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, icra hareketlerine henüz başlanmadığı ve eylemin hazırlık aşamasında kaldığı bir dosyada, hiyerarşik yapıya girildiğini gösteren başka delil de bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kriteri mutlak mıdır?

Hayır. Bu ölçüt kural olarak aranır, fakat mutlak değildir. Yargıtay 3. Ceza Dairesine göre eylemin niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile örgütün amacına katkısı itibarıyla, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da yalnız örgüt üyelerince işlenebilen suçların failleri örgüt üyesi sayılır.

Yardım ve üyelik arasındaki fark nedir?

TCK m. 220/7, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin örgüt üyesi olarak cezalandırılacağını söyler ve verilecek cezanın yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebileceğini ekler. Ayırt edici ölçüt hiyerarşiye dahil olmak ve emirleri sorgulamaksızın yerine getirmeye hazır kalmaktır. Yargıtay 3. Ceza Dairesine göre yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk varsa kişi artık üye sayılır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün müdür?

Hayır. CMK m. 231/5 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmasını gerektirir. Bu suçta artırım sonrası alt sınır yedi yıl altı ay olduğundan takdiri indirim uygulansa dahi ceza bu eşiğe inmez. Erteleme de TCK m. 51/1'deki iki yıl sınırına tabi olduğundan uygulanamaz.

Başsavcılığın tebliğnamedeki görüşü Yargıtayı bağlar mı?

Hayır. Denetlenen dosyaların çoğunda tebliğname onama yönünde görüş bildirmiş, Yargıtay 3. Ceza Dairesi hükmü tebliğnameye aykırı olarak bozmuştur. Daire, beraat hükümlerini onarken de gerekçenin dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterilmiş olmasını aramaktadır.

Dava zamanaşımı ne kadardır?

Dava zamanaşımı on beş yıldır. TCK m. 66/1-d bendi, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda bu süreyi öngörür; sürenin belirlenmesinde cezanın üst sınırı esas alınır. Suç şikâyete bağlı olmadığından soruşturma resen başlar ve yürütülür.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp