Adli para cezası: ödeme, taksit ve ödenmezse ne olur (TCK m. 52)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- TCK m. 52/1'e göre adli para cezası nasıl hesaplanır?
- TCK m. 52/2'ye göre bir gün karşılığı miktar neye göre belirlenir?
- TCK m. 52/4'e göre mehil ve taksit nasıl verilir?
- TCK m. 52/4'e göre hükümde "ödenmezse hapse çevrileceği" nasıl yazılır?
- 5275 sayılı Kanun m. 106/2'ye göre ödeme emri nedir ve hapse çevirme kararına nereye başvurulur?
- 5275 sayılı Kanun m. 106/3'e göre adli para cezası ödenmezse ne olur?
- 5275 sayılı Kanun m. 106/4'e göre çocuklar hakkında verilen adli para cezası ödenmezse hapse çevrilir mi?
- Adli para cezası ertelenebilir mi, hükmün açıklanması geri bırakılabilir mi, istinaf edilebilir mi? (TCK m. 51/1, CMK m. 231/5, CMK m. 272/3)
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Adli para cezası, mahkemenin belirlediği gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmasıyla bulunan ve Devlet Hazinesine ödenen cezadır.
- Yürürlükteki metne göre bir gün karşılığı en az yüz, en fazla beş yüz Türk lirasıdır.
- Hâkim ödeme için bir yıla kadar mehil verebilir ya da cezayı en az dört taksite bölebilir; taksit süresi iki yılı geçemez.
- Ceza ödeme emrine rağmen ödenmezse Cumhuriyet savcısı ödenmeyen kısmı hapse çevirir ve hükümlü kural olarak önce kamuya yararlı bir işte çalıştırılır.
- Çocuklar hakkında verilen adli para cezası hapse çevrilemez.
Adli para cezası, Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenen ve hükümlünün Devlet Hazinesine belirli bir miktar para ödemesinden ibaret olan cezadır. Bu rehber, cezanın gün sayısı ve bir gün karşılığı miktar üzerinden nasıl hesaplandığını, mehil ve taksit sınırlarını, hükümde ödenmezse ne olacağının nasıl yazıldığını, 5275 sayılı Kanun m. 106'ya göre ödeme emrini, ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesini ve kamuya yararlı işte çalıştırmayı, çocuklar hakkındaki istisnayı Yargıtay kararlarıyla anlatır.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Nasıl hesaplanır
Tam gün sayısı (en az beş gün, kanunda aksine hüküm yoksa en çok yediyüzotuz gün) bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılır; kararda gün sayısı ve günlük miktar ayrı ayrı gösterilir.
Dayanak: TCK m. 52/1 ve 52/3
- Bir gün karşılığı
En az yüz, en fazla beşyüz Türk lirası; miktar kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. 1 Haziran 2024'ten önce işlenen suçlarda suç tarihindeki yirmi-yüz lira aralığı uygulanır.
Dayanak: TCK m. 52/2
- Mehil ve taksit
Hâkim ödeme için hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı geçmeyen mehil verebilir ya da cezayı taksite bölebilir; taksit süresi iki yılı geçemez, taksit sayısı dörtten az olamaz.
Dayanak: TCK m. 52/4
- Ödeme emri
Adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet başsavcılığına verilir; Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde hükümlüye ödeme emri tebliğ eder.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 106/2
- Ödenmezse
Kural olarak ödenmeyen kısım Cumhuriyet savcısının kararıyla hapse çevrilir ve hükümlü iki saat çalışma karşılığı bir gün sayılarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılır; programa uymazsa kalan kısım açık ceza infaz kurumunda çektirilir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 106/3
- Çocuklar
Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ödenmezse hapse çevrilemez; ceza 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 106/4 ve 106/11
- Hapis için üst sınır
Adli para cezası yerine çektirilen hapis üç yılı, birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyette beş yılı geçemez.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 106/7
TCK m. 52/1'e göre adli para cezası nasıl hesaplanır?
TCK m. 52/1 uyarınca adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılmasıyla bulunan paranın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesidir. Hesap iki aşamalıdır: 1) mahkeme cezayı önce gün olarak belirler, 2) sonra bu gün sayısını bir gün karşılığı miktarla çarpar. TCK m. 52/3'e göre kararda esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. 5275 sayılı Kanun m. 106/1 de infaz bakımından adli para cezasını, TCK m. 52/1'deki usule göre tayin olunan paranın Devlet Hazinesine ödenmesi olarak tanımlar.
Yargıtay 18. Ceza Dairesine göre adli para cezası belirlenirken önce gün üzerinden tespit yapılır, artırım ve indirimler TCK m. 61'deki sıraya göre bu gün sayısı üzerinden uygulanır ve en son TCK m. 52/2'ye göre belirlenen bir gün karşılığı miktar gün sayısıyla çarpılır. (Yargıtay 18. CD, E. 2019/3554)1 Daire, hakaret suçunda cezayı "2 ay 27 gün adlî para cezası" olarak kuran ve gün karşılığı miktarla çarpma yapmayan hükmü kanun yararına bozdu ve cezayı kendisi gün üzerinden yeniden belirledi.1 Dayanak, Dairenin aktardığı TCK m. 61/8'dir: adli para cezası hesaplanırken artırma ve indirimler gün üzerinden yapılır.1
Adli para cezası iki yoldan verilebilir: suçun kanundaki yaptırımı doğrudan adli para cezası olabilir ya da mahkeme kısa süreli hapis cezasını seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevirebilir. Yargıtay 18. Ceza Dairesine göre 5739 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra bu iki tür adli para cezasının infaz rejimleri arasındaki farklılıklar ortadan kalkmıştır.1 Ödenmeyen cezanın infazı bakımından iki tür arasında bu nedenle fark yoktur; istinaf sınırında ise kanun hapis cezasından çevrilen adli para cezasını ayrı tutar (CMK m. 272/3-a). Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin şartları ayrı bir konudur.
TCK m. 52/2'ye göre bir gün karşılığı miktar neye göre belirlenir?
TCK m. 52/2'ye göre bir gün karşılığı adli para cezası en az yüz, en fazla beşyüz Türk lirasıdır ve kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. Bu aralık 7499 sayılı Kanunun 9. maddesiyle getirildi; değişiklikten önce aralık en az yirmi, en fazla yüz Türk lirası idi ve yeni metin 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren geçerlidir. (Yargıtay 11. CD, E. 2026/253)2
Yargıtay 11. Ceza Dairesine göre 7499 sayılı Kanunun bu değişikliği TCK m. 52/2 kapsamında sanık lehine hüküm içermez; suç değişiklikten önce işlenmişse bir gün karşılığı miktar suç tarihindeki hükme göre 20-100 TL arasında takdir edilir.2 Suç tarihi 7 Mayıs 2023 olan dosyada Daire, suç tarihinde yürürlükte olmayan 100 TL üzerinden çarpma yapılmasını kanuna aykırı buldu ve hükmü, gün sayısının belirlenmesindeki ayrı bir hatayla birlikte, kanun yararına bozdu.2
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, karşılıksız çek dosyalarında bir gün karşılığı miktar konusunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ceza daireleri arasında 7499 sayılı Kanundan önce ve sonra doğan karar uyuşmazlığını 2025'te giderdi. Tartışma, ödenmeyen ceza gün karşılığı üzerinden hapse çevrileceği için temel cezanın yüksek günlük tutar üzerinden belirlenmesinin sanık aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağıydı. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/1)3 Daireye göre TCK m. 52'deki düzenlemeler maddi ceza hukukuna, 5275 sayılı Kanun m. 106'daki düzenlemeler ise TCK m. 52'ye göre belirlenen adli para cezasının infazına ilişkindir; lehe kanun belirlenirken infaza ilişkin düzenlemeler dikkate alınmaz ve infaz düzenlemeleri gözetilerek temel ceza belirlenemez.3
Ceza Genel Kurulunun aktardığı madde gerekçesine göre gün para cezası sisteminin temel amacı, cezayı kişinin ödeme gücüne göre belirleyerek suç işleyen zengin ile fakir arasındaki eşitsizliği gidermektir. (Yargıtay CGK, E. 2013/820)4 Ceza Genel Kuruluna göre hâkim bu tespiti yaparken kolluğun belirlediği somut verileri göz önünde bulundurur, ancak rapordaki öznel değerlendirmelerle bağlı değildir.4 Mahkemede aylık gelirini 800 lira olarak beyan eden sanıkta günlüğü alt sınır olan 20 liradan uzaklaşarak 30 lira olarak takdir eden yerel mahkemenin direnme hükmünü Ceza Genel Kurulu onadı: sanığı birebir gözlemleyen hâkimin takdirine dosya içeriğiyle açıkça çelişmedikçe müdahale edilmez; cezanın birer ay ara ile 24 eşit taksite bölünmesi de sanığın ekonomik durumunun taksitlendirmede gözetildiğini gösterir.4 Karar oyçokluğuyla verildi ve o tarihteki yirmi-yüz lira aralığı üzerinden kuruldu.4
Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise belediyede işçi olarak çalıştığını ve aylık gelirinin 1.300 TL olduğunu beyan eden, hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmayan sanıkta bir gün karşılığı miktarın "sosyal ve ekonomik durumu ile diğer şahsi halleri" şeklindeki soyut gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesini kanuna aykırı buldu ve hükmü bozdu. (Yargıtay 12. CD, E. 2017/8799)5 Ceza Genel Kurulunun onadığı hükümde takdir, sanığın mahkemedeki gelir beyanı gibi dosyadaki somut verilere dayanıyordu; 12. Ceza Dairesinin bozduğu hükümde ise ekonomik durum araştırılmamış ve gerekçe soyut kalmıştı.45
TCK m. 52/4'e göre mehil ve taksit nasıl verilir?
TCK m. 52/4 uyarınca hâkim, kişinin ekonomik ve şahsi hâllerini göz önünde bulundurarak adli para cezasının ödenmesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebilir ya da cezanın belirli taksitlerle ödenmesine karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Ceza Genel Kuruluna göre kanun burada seçimlik iki yöntem düzenler; ikisi de hâkimin takdirine bağlıdır ve sanığın şahsi ve ekonomik hâllerine göre yalnız birine hükmedilir. Bu nedenle mehil verilen hâllerde mehilin sonundan başlamak üzere ayrıca taksit kararı verilemez. (Yargıtay CGK, E. 2015/873)6
Dört taksit alt sınırına uyulmaması bozma nedenidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, cezanın iki taksitte ödenmesine karar verilmesini TCK m. 52/4'e aykırı buldu; mahkemenin takdirini en az taksit yönünde kullandığını gözeterek hükümdeki "2 taksitte" ibaresini "4 taksitte" olarak düzeltti. (Yargıtay 12. CD, E. 2016/9829)7 İki yıllık üst sınır da aynı biçimde denetlenir: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, cezanın "24 eşit taksit halinde ikişer ay aralıklarla (toplamında iki yılı geçmemek üzere)" tahsiline karar verilmesini TCK m. 52/4 gözetilmeden ve hükümde karışıklık oluşturacak biçimde kurulmuş buldu ve hükmü bozdu. (Yargıtay 3. CD, E. 2019/9680)8
Taksit kararı infazı belirsiz bırakmamalıdır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, cezanın 12 eşit taksitle tahsiline karar verilirken taksit aralığının gösterilmemesini infazda tereddüt oluşturan bir eksiklik saydı; mahsup işlemleri yapıldıktan sonra kalan cezanın taksitlendirilmesini de sanığın aleyhine ve infaz yetkisini kısıtlayan bir uygulama olarak gördü. Daire hükmü, cezanın "birer ay ara ile 12 eşit taksitte" tahsili biçiminde düzeltti. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/23425)9
TCK m. 52/4'ün son cümlesine göre taksitlerden biri zamanında ödenmezse geri kalan kısmın tamamı tahsil edilir ve bu sonuç kararda belirtilir. Hükümde taksit yoksa 5275 sayılı Kanun m. 106/6 uygulanır: bir aylık süre içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmın birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksit süresinde ödenmezse ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.
TCK m. 52/4'e göre hükümde "ödenmezse hapse çevrileceği" nasıl yazılır?
TCK m. 52/4'ün son cümlesi, kararda taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesini öngörür. 5275 sayılı Kanun m. 106/5 ise adli para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile, ödenmeyen cezayı hapse çevirmeye ilişkin üçüncü fıkranın Cumhuriyet başsavcılığınca uygulanacağını söyler.
Ceza Genel Kuruluna göre bu nedenle ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin mahkeme kararında belirtilmemesi sonuca etkili değildir ve tek başına bozma nedeni yapılamaz.6 Yargıtay 18. Ceza Dairesi de kanun yararına bozma incelemesinde, adli para cezası ödenmezse sanığın karşılaşabileceği muhtemel durumun kendisine ihtar edilmemesini hukuka aykırı görmedi.1
Bozma nedeni olan, ihtar yerine hükümde ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesine karar kurulmasıdır. Ceza Genel Kurulu, hükümdeki "TCK 52/4 maddesi gereği ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinde sanığa yönelik bir ihtar bulunmadığını; ödeme yapılmazsa infaz işlemlerinde mahkemenin değil Cumhuriyet savcısının görevli olduğunu ve savcının cezayı öncelikle kamuya yararlı işte çalıştırma yoluyla infaz edeceğini belirtti. Bu biçimde kurulan hüküm infazda tereddüde yol açar ve infazı kısıtlar; Ceza Genel Kurulu ibareyi hükümden çıkararak hükmü düzeltip onadı.6 Yargıtay 4. Ceza Dairesi de hapis cezasıyla birlikte verilen adli para cezasında, ödenmemesi hâlinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesini infaz yetkisini kısıtlayan bir hukuka aykırılık saydı ve ilgili kısmı hükümden çıkardı. (Yargıtay 4. CD, E. 2021/19676)10
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, taksit kararında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesini infaz yetkisini kısıtlayan bir biçim saydı ve hükmü "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" diye düzeltti.7
İhtarın içeriği de TCK m. 52/4'ün lafzına uygun olmalıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 24 eşit taksite bölünen cezada kanunun öngördüğü ihtar yerine, taksitlerden biri ödenmezse 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca cezanın hapse çevrilip kamuya yararlı işte çalıştırılmaya karar verileceğinin bildirilmesini TCK m. 52/4'ün son cümlesine aykırı buldu ve hükmü "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" diye düzeltti. (Yargıtay 10. CD, E. 2020/12167)11 Aynı Daire 2025'te, ödenmeyen cezanın hapse çevrilebileceği gibi infaz aşamasında kamuya yararlı işte çalışma kararı da verilebileceği yönündeki ihtarı infazı kısıtlayan bir ibare olarak hükümden çıkardı ve yerine yine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresini yazdı. (Yargıtay 10. CD, E. 2025/6630)12
Düzeltme ibareleri her Dairede aynı değildir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022 tarihli kararında, adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesini infaz yetkisini kısıtlayan bir hata saydı; ancak düzeltmede "ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" ifadesini kullandı.9 TCK m. 52/4'ün kendi ifadesi ise ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceği" belirtilir biçimindedir.
5275 sayılı Kanun m. 106/2'ye göre ödeme emri nedir ve hapse çevirme kararına nereye başvurulur?
Adli para cezası, hüküm kesinleştikten sonra infaz aşamasında yerine getirilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesine göre mahkûmiyet kararının verilip kesinleşmesinden sonraki infaz değerlendirmelerinin mahkemelerce önceden bir kararla saptanması gerekmez.3 5275 sayılı Kanun m. 106/2 uyarınca adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet başsavcılığına verilir ve Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde, cezanın ödenmesi için hükümlüye aynı Kanunun 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder. Ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesi, m. 106/3'te hükümlünün tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde ödeme yapmamasına bağlanmıştır.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, ödeme emrinin hükümlünün MERNİS adresine usulsüz tebliğ edildiği iddiasıyla hapse çevirme kararının iptalini isteyen talebi inceleme görevinin 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 4/6 uyarınca infaz hâkimliğine ait olduğunu belirten ihbarnameyi yerinde buldu ve aksi yönde verilen kararı kanun yararına bozdu. (Yargıtay 5. CD, E. 2021/12904)13 Kararda ödeme emri tebliğinin gerçekten usulsüz olup olmadığına değinilmemiştir; karar yalnız talebi inceleyecek merciyi belirler.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi de, Cumhuriyet başsavcılığının adli para cezasını hapse çeviren kararının, karar tarihinde başka bir dosyadan ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye tebliğ edilmesi gerektiğini ve bu karar kesinleşmeden infaz hâkimliğinden ilamın infazına ilişkin talepte bulunulduğunu belirten kanun yararına bozma istemini yerinde gördü ve itirazın reddine ilişkin kararı bozdu. (Yargıtay 1. CD, E. 2021/12355)14 Olayda ödeme emri 23 Şubat 2021'de tebliğ edilmiş, savcılık 26 Mart 2021'de cezayı hapse çevirmişti.14 Hapse çevirme kararına karşı başvurunun süresine ve biçimine bu iki kararda değinilmemiştir.
5275 sayılı Kanun m. 106/3'e göre adli para cezası ödenmezse ne olur?
5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilir ve hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün sayılmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi en az iki, en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlü hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin uyarı ve önerilerine uymazsa, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilir ve kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.
Fıkranın bugünkü metni 6545 sayılı Kanunla (18/6/2014) getirildi. Ceza Genel Kuruluna göre bu değişiklikle ödenmeyen adli para cezasının doğrudan hapis olarak infaz edilmesi yerine öncelikle kamuya yararlı bir işte çalıştırma yoluyla denetimli serbestlik tedbiri altında infazı mümkün hâle geldi; hükümlü bu yükümlülüğe uymazsa ödemediği ceza hapis cezası olarak infaz edilir.6
Kamuya yararlı işte çalıştırma yolunun kanunda yazılı bir istisnası karşılıksız çek suçudur. 5941 sayılı Çek Kanunu m. 5/11'e göre, o maddenin birinci fıkrası uyarınca verilen adli para cezası ödenmezse, 5275 sayılı Kanun m. 106/3'teki kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.
Hapisten çevrilen ve doğrudan verilen adli para cezası bu bakımdan aynı rejime tabidir. Yargıtay 18. Ceza Dairesine göre 5739 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak hükmedilen adli para cezası ödenmezse TCK m. 50/6 uygulanamaz.1
5275 sayılı Kanun m. 106'nın diğer fıkraları çevrilen hapsin sınırlarını çizer: 1) adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı, birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde beş yılı geçemez (m. 106/7); 2) hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılması sona erer (m. 106/8); 3) aynı Kanunun 16. maddesi saklı kalmak üzere adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (m. 106/9); 4) ceza hapse çevrilmiş olsa bile hak yoksunlukları bakımından esas alınan adli para cezasıdır (m. 106/9); 5) infaz edilen hapis veya kamuya yararlı işte çalışma süresi cezayı tamamen karşılamazsa geri kalan kısım 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilir (m. 106/11).
5275 sayılı Kanun m. 106/4'e göre çocuklar hakkında verilen adli para cezası ödenmezse hapse çevrilir mi?
5275 sayılı Kanun m. 106/4'e göre çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ödenmezse bu ceza hapse çevrilemez. Bu durumda aynı maddenin on birinci fıkrası uygulanır: ilam Cumhuriyet başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir ve ceza 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, nitelikli kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğa verilen ve taksitlendirilen adli para cezasında ödenmeyen cezanın hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesini bozma nedeni saydı; hükümdeki hapse çevrilme ihtarını çıkararak yerine ödenmeyen cezanın 5275 sayılı Kanun m. 106/4 ve 106/11 dikkate alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilmesine ilişkin cümleyi yazdı. (Yargıtay 1. CD, E. 2022/11028)15 Yargıtay 17. Ceza Dairesi de suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan iki mahkûmiyet hükmünde, adli para cezası ödenmediği takdirde hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesini bozma nedeni saydı; iş yeri dokunulmazlığının ihlali hükmünde ilgili ihtar bölümlerini çıkararak hükmü düzeltip onadı, hırsızlık hükmünü ise bu ve başka bir nedenle bozdu. (Yargıtay 17. CD, E. 2019/1982)16
Maddenin ifadesi "çocuklar hakkında hükmedilen" adli para cezasıdır. Çocuk olup olmamanın suç tarihine mi yoksa hüküm ya da infaz tarihine mi göre belirleneceğine bu iki kararda değinilmemiştir.
Adli para cezası ertelenebilir mi, hükmün açıklanması geri bırakılabilir mi, istinaf edilebilir mi? (TCK m. 51/1, CMK m. 231/5, CMK m. 272/3)
TCK m. 51/1 ertelemeyi, işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişi için öngörür; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde bu sınır üç yıldır. Madde adli para cezasından söz etmez. Buna karşılık CMK m. 231/5'e göre yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Karşılıksız çek suçunda ise 5941 sayılı Kanun m. 5/10 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaz. Adli para cezasından çevrilen hapsin infazı da 5275 sayılı Kanun m. 106/9 uyarınca ertelenemez.
Kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi ile adli para cezasına çevrilmesi arasında hangisinin sanık lehine olduğu somut olaya göre belirlenir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulu kararına atıfla, ödeme gücü bulunmayan bir sanık için ertelemenin, ödeme gücü yerinde olan ve bu yönde talepte bulunan bir sanık için ise adli para cezasına çevirmenin daha lehe olduğunun kabul edilebileceğini belirtti ve sanığın ekonomik ve sosyal durumu araştırılmadan kurulan hükmü bozdu.8
Kanun yolu bakımından CMK m. 272/3-a, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yolunu kapatır. Hapis cezasından çevrilen adli para cezası bu sınırın dışında tutulmuştur; bu tür hükümler tutarları nedeniyle istinafa kapalı sayılmaz. Aynı fıkraya göre bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Bu sınır 6217 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra 3.000 Türk lirası idi.6 Bugünkü metin onbeşbin Türk lirası der; 7499 sayılı Kanunun 5271 sayılı Kanunla ilgili 37. maddesinin beşinci fıkrası, aynı Kanunun 40. maddesine göre 1 Haziran 2024'te yürürlüğe girmiştir.
İlgili mevzuat
TCK m. 52 — Adlî para cezası
Madde 52- (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 106 — Adlî para cezasının infazı
Madde 106- (1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.
(4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.
(5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.
(6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.
(7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.
(8) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.
(9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.
(10) (Mülga: 26/2/2008-5739/5 md.)
(11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Adli para cezası gün üzerinden belirlenir; artırım ve indirim gün sayısına uygulanırYargıtay 18. Ceza Dairesi · E. 2019/3554 · K. 2019/11226 ·
Hakaret suçundan sanık, "2 ay 27 gün adlî para cezası" ile cezalandırılmış, ceza gün sayısı olarak belirlenip bir gün karşılığı miktarla çarpılmamıştı. Daire, TCK m. 61/8'e göre adli para cezasında önce gün üzerinden tespit yapılması, artırım ve indirimlerin bu gün sayısına uygulanması ve sonunda TCK m. 52/2'ye göre belirlenen günlük miktarla çarpılması gerektiğini açıkladı; hükmü kanun yararına bozarak cezayı 87 gün ve günlüğü 20 TL üzerinden kendisi belirledi. Kararda ayrıca 5739 sayılı Kanunla doğrudan verilen ve hapisten çevrilen adli para cezalarının infaz rejimleri arasındaki farkın kaldırıldığı, ödenmeyen cezaya TCK m. 50/6'nın uygulanamayacağı ve ödenmezse karşılaşılacak durumun sanığa ihtar edilmemesinin hukuka aykırı olmadığı belirtildi.
Sonuç: Adli para cezası ay ya da para olarak değil gün olarak kurulur; ödememe sonucunun ihtar edilmemesi tek başına hukuka aykırılık değildir.
2. 7499 sayılı Kanunla yükselen günlük tutar (yüz-beşyüz TL) önceki suçlara uygulanmazYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/253 · K. 2026/1381 ·
Suç tarihi 7 Mayıs 2023 olan nitelikli dolandırıcılık dosyasında bir gün karşılığı adli para cezası 100 TL'den hesaplanmıştı. Daire, TCK m. 52/2'nin 7499 sayılı Kanunun 9. maddesiyle 1 Haziran 2024'ten itibaren geçerli olmak üzere "en az yüz ve en fazla beşyüz" lira olarak değiştirildiğini, bu değişikliğin sanık lehine hüküm içermediğini ve temel cezanın suç tarihindeki hükme göre hesaplanması gerektiğini belirtti; suç tarihinde yürürlükte olmayan 100 TL üzerinden çarpma yapılmasını ve gün sayısının belirlenmesindeki ayrı bir hatayı kanuna aykırı bularak hükmü kanun yararına bozdu.
Sonuç: 1 Haziran 2024'ten önce işlenen suçta bir gün karşılığı miktar suç tarihindeki yirmi-yüz lira aralığından belirlenir.
3. Lehe kanun belirlenirken adli para cezasının infaz hükümleri hesaba katılmazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/1 · K. 2025/1133 ·
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ceza daireleri, karşılıksız çek suçunda temel cezanın düşük ya da yüksek günlük tutar üzerinden belirlenmesi konusunda farklı kararlar vermişti; tartışma, ödenmeyen cezanın infaz aşamasında hapse çevrilmesinde hangi tutarın sanık aleyhine sonuç doğuracağı üzerinde yoğunlaşıyordu. Başkanlar Kurulunun başvurusu üzerine Daire, TCK m. 52'deki düzenlemelerin maddi ceza hukukuna, 5275 sayılı Kanun m. 106'dakilerin ise infaza ilişkin olduğunu; lehe kanun belirlenirken infaz düzenlemelerinin dikkate alınmayacağını, kesinleşmeden sonraki infaz değerlendirmelerinin mahkemelerce önceden saptanmasının gerekmediğini ve infaz düzenlemeleri gözetilerek temel ceza belirlenmesinin hukuka uygun olmayacağını saptayarak uyuşmazlığı giderdi.
Sonuç: Sanığın cezayı ödemeyeceği varsayılarak lehe kanun ve temel ceza belirlenemez; infaz değerlendirmesi hükümden sonra yapılır.
4. Bir gün karşılığı miktarın takdiri: hâkimin takdirine ne zaman müdahale edilir?Yargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2013/820 · K. 2014/255 ·
Ruhsatsız silah taşıyan, kollukta sabit geliri olmadığı tespit edilen ancak mahkemede kaynakçı olarak 800 lira aylık geliri olduğunu söyleyen sanık hakkında yerel mahkeme, hapisten çevrilen adli para cezasında günlüğü o tarihteki 20 liralık alt sınırdan uzaklaşarak 30 lira olarak takdir etmiş ve cezayı birer ay ara ile 24 eşit taksite bölmüştü. Özel Dairenin bozmasına karşı direnilmesi üzerine Ceza Genel Kurulu, madde gerekçesindeki gün para cezası sisteminin amacını aktardı; hâkimin kolluk verilerini gözetmesi ama rapordaki öznel değerlendirmelerle bağlı olmaması gerektiğini, sanığı birebir gözlemleyen hâkimin takdirine dosya içeriğiyle açıkça çelişmedikçe müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti ve direnme hükmünü oyçokluğuyla onadı.
Sonuç: Somut verilere dayanan ve dosyayla açıkça çelişmeyen günlük miktar takdiri Yargıtay denetiminde korunur.
5. Araştırma yapılmadan soyut gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşmak bozma nedenidirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2017/8799 · K. 2019/5719 ·
Taksirle yaralama suçundan tercihen adli para cezasına hükmedilen sanık belediyede işçi olarak çalıştığını ve aylık gelirinin 1.300 TL olduğunu beyan etmişti; hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmamıştı. Mahkeme bir gün karşılığı miktarı "sosyal ve ekonomik durumu ile diğer şahsi halleri" şeklindeki soyut gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşarak belirlemişti. Daire bu yolla fazla ceza tayinini kanuna aykırı buldu ve hükmü bozdu.
Sonuç: Günlük miktar alt sınırın üzerine çıkarılacaksa gerekçe sanığın somut ekonomik durumuna dayanmalıdır.
6. Mehil ile taksit birlikte verilemez; hükümde "hapse çevrilmesine" kararı kurulamazYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2015/873 · K. 2018/145 ·
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan verilen ve adli para cezasına çevrilen hükümde "TCK 52/4 maddesi gereği ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" denilmişti. Ceza Genel Kurulu, TCK m. 52/4'ün mehil ve taksit olarak seçimlik iki yöntem düzenlediğini, mehil verilince ayrıca taksit kararı verilemeyeceğini; 5275 sayılı Kanun m. 106/5 nedeniyle hapse çevrilme hususunun kararda belirtilmemesinin tek başına bozma nedeni olmadığını açıkladı. 6545 sayılı Kanunla değişen m. 106/3'e göre ödenmeyen ceza öncelikle kamuya yararlı işte çalıştırma yoluyla ve Cumhuriyet savcısının kararıyla infaz edileceğinden, ihtar içermeyen bu ibarenin infazda tereddüde yol açtığını ve infazı kısıtladığını belirterek ibareyi hükümden çıkardı ve hükmü düzelterek onadı. Hesap hatasından doğan eksik cezanın sanık aleyhine düzeltilmesi yönündeki itirazı ise reddetti.
Sonuç: Ödenmezse hapse çevrileceğinin kararda belirtilmemesi tek başına bozma nedeni değildir; hükümde ihtar yerine "hapse çevrilmesine" diye karar kurulması ise infazı kısıtlar.
7. Taksit sayısı dörtten az olamaz; ihtar "hapse çevrileceğinin ihtarına" biçiminde yazılırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2016/9829 · K. 2017/7427 ·
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen adli para cezasının iki taksitte ödenmesine karar verilmiş, hükümde ayrıca ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesine hükmedilmişti. Daire, TCK m. 52/4'e göre taksit miktarının dörtten az olamayacağını ve ödenmeyen cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı gerekirken infaz yetkisini kısıtlar biçimde hüküm kurulduğunu belirtti. Mahkemenin takdirini en az taksit yönünde kullandığını gözeterek "2 taksitte" ibaresini "4 taksitte" olarak, son cümleyi de hapse çevrileceğinin sanığa ihtarı biçiminde düzeltip hükmü onadı.
Sonuç: İki taksit kanuna aykırıdır; taksitlendirmede en az dört taksit verilir.
8. Taksit süresi iki yılı geçemez; erteleme ile adli para cezasından hangisinin lehe olduğuYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2019/9680 · K. 2019/16752 ·
Daire, Ceza Genel Kurulu kararına atıfla, erteleme ile hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinden mutlak olarak birinin daha lehe olduğundan söz edilemeyeceğini; ödeme gücü bulunmayan bir sanık için ertelemenin, ödeme gücü yerinde olan ve bu yönde talepte bulunan bir sanık için ise adli para cezasına çevirmenin daha lehe kabul edilebileceğini belirtti ve sanığın ekonomik ve sosyal durumu araştırılmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni saydı. Kabule göre de adli para cezasının "24 eşit taksit halinde ikişer ay aralıklarla (toplamında iki yılı geçmemek üzere)" tahsiline karar verilmesini TCK m. 52/4 gözetilmeden ve hükümde karışıklık oluşturacak biçimde kurulmuş buldu.
Sonuç: Taksit planı iki yıllık üst sınırı aşamaz ve hükümde açık olmalıdır.
9. Taksit aralığı gösterilmeli; mahsuptan sonra kalan cezanın taksitlendirilmesi infazı kısıtlarYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/23425 · K. 2022/16151 ·
Hapisten çevrilen adli para cezasının taksitlendirilmesinde mahkeme önce mahsup yapıp kalan cezayı 12 eşit taksite bölmüş, taksit aralığını göstermemiş ve ödenmezse hapis cezasına çevrilmesine karar vermişti. Daire mahsuptan sonra taksitlendirmeyi sanığın aleyhine ve infaz yetkisini kısıtlayan, taksit aralığının gösterilmemesini infazda tereddüt oluşturan, hapse çevrilmesine karar verilmesini de infaz yetkisini kısıtlayan aykırılıklar olarak saydı. Hükmü, cezanın birer ay ara ile 12 eşit taksitte tahsili ve ödenmeyen cezanın infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı biçiminde düzelterek onadı.
Sonuç: Taksit kararında aralık belirtilir; mahsup ve hapse çevirme infaz aşamasına bırakılır.
10. Hapisle birlikte verilen adli para cezasında "hapse çevrilmesine" kararı infazı kısıtlarYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2021/19676 · K. 2023/26024 ·
Fuhuş suçundan sanık hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmış, hükümde para cezasının ödenmemesi hâlinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmişti. Daire, 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca ödenmeyen adli para cezasında kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceğini, bu nedenle hükümde hapse çevrilmesine karar verilmesinin infaz yetkisini kısıtladığını belirtti; ödenmeyen cezanın hapse çevrileceğine ilişkin kısmı hükümden çıkararak hükmü Tebliğnameye aykırı olarak düzeltip onadı.
Sonuç: Ödenmeyen cezanın nasıl infaz edileceğine mahkeme hükümle birlikte karar veremez.
11. Taksit kararında kamuya yararlı iş açıklaması değil TCK m. 52/4'teki ihtar yazılırYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2020/12167 · K. 2021/12681 ·
Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen adli para cezası 24 eşit taksite bölünmüş, hükümde ise taksitlerden biri ödenmezse 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca cezanın hapse çevrileceği ve kamuya yararlı işte çalıştırılmaya karar verileceği bildirilmişti. Daire, taksitlerden biri zamanında ödenmezse tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı gerekirken bu biçimde karar verilmesini TCK m. 52/4'ün son cümlesine aykırı buldu. Bölge adliye mahkemesi kararını bozdu ve taksit paragrafını birer aylık eşit aralıklarla 24 eşit taksit ve kanundaki ihtarı içerecek biçimde düzelterek temyiz istemlerini esastan reddetti.
Sonuç: Taksit kararındaki ihtar, TCK m. 52/4'ün son cümlesinde yazan iki sonucu söyler.
12. "Hapse çevrilebileceği gibi kamuya yararlı işte çalışma kararı verilebileceği" ihtarı düzeltilirYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/6630 · K. 2025/11789 ·
Uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükümde, taksitlendirilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilebileceği gibi infaz aşamasında Cumhuriyet savcısının kararıyla 5275 sayılı Kanun m. 106/3 uyarınca kamuya yararlı bir işte çalışma kararı da verilebileceği sanığa ihtar edilmişti. Daire suçun sübutuna ve vasfına ilişkin temyiz sebeplerini yerinde görmedi; bu ihtarın ise infazı kısıtlar şekilde kurulduğunu ve hukuka aykırı olduğunu değerlendirdi. Bölge adliye mahkemesi kararını bozdu, ibareyi çıkararak yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresini ekledi ve hükmü düzelterek onadı.
Sonuç: Hükümdeki ihtar infaz aşamasında savcının vereceği kararı önceden belirlemez; kanundaki ifadeyle yazılır.
13. Ödeme emrinin usulsüz tebliği iddiasıyla hapse çevirme kararının iptali talebinde görevli merciYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2021/12904 · K. 2022/1605 ·
Karşılıksız çek suçundan verilen 88.590 TL adli para cezası ödenmeyince Cumhuriyet başsavcılığı cezayı günlüğü 20 TL'den 1095 gün hapse çevirmişti. Müdafi, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek hapse çevirme kararının iptalini istemiş; talep icra ceza mahkemesi ile infaz hâkimliği arasında görev uyuşmazlığına dönüşmüş ve görevli merci icra ceza mahkemesi olarak belirlenmişti. Kanun yararına bozma isteminde bu tür talebi inceleme görevinin 4675 sayılı Kanun m. 4/6 uyarınca infaz hâkimliğine ait olduğu ileri sürüldü; Daire ihbarname içeriğini yerinde bularak kararı kanun yararına bozdu. Tebliğin gerçekten usulsüz olup olmadığı kararda incelenmedi.
Sonuç: Hapse çevirme kararının iptali talebini inceleme görevi infaz hâkimliğindedir.
14. Ceza infaz kurumundaki hükümlüye hapse çevirme kararı tebliğ edilmeden infaz talebinde bulunulamazYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2021/12355 · K. 2021/14855 ·
Karşılıksız çek suçundan verilen 64.275 TL adli para cezasında ödeme emri 23 Şubat 2021'de tebliğ edilmiş, ödeme yapılmayınca Cumhuriyet başsavcılığı 26 Mart 2021'de cezayı hapse çevirmişti. Hükümlü bu sırada başka bir dosyadan ceza infaz kurumundaydı; çevirme kararı kendisine tebliğ edilmediği için infaz dosyası iade edilmiş, ardından infaz hâkimliğine yapılan talep yetkisizlikle reddedilmiş ve itiraz da reddedilmişti. Kanun yararına bozma isteminde, istemde aktarılan 5941 sayılı Kanun m. 5/11 dahil hükümler gösterilerek çevirme kararının hükümlüye tebliğ edilmesi gerektiği, kesinleşmeden infaz talebinde bulunulduğu ve talebin esastan incelenmesi gerektiği ileri sürüldü. Daire tebliğnamedeki bozma isteğini yerinde görerek itirazın reddine ilişkin kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Daire, cezaevindeki hükümlüye tebliğ edilmeden ve kesinleşmeden yapılan infaz talebi üzerine verilen kararı, tebliğnamedeki bozma isteğini yerinde görerek kanun yararına bozdu.
15. Çocuğa verilen adli para cezası ödenmezse hapse çevrilemez, 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2022/11028 · K. 2022/10066 ·
Nitelikli kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğa hapisten çevrilen 6.000 TL adli para cezası verilmiş, cezanın taksitlendirilmesine ilişkin paragrafta ödenmeyen cezanın hapse çevrileceği ihtar edilmişti. Daire, 5275 sayılı Kanun m. 106/4 ve 11 uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesini bozma nedeni saydı. İhtar ibaresini çıkararak yerine ödenmeyen cezanın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesine ilişkin cümleyi ekledi ve hükmü düzelterek onadı.
Sonuç: Çocuk hakkındaki hükümde hapse çevrilme ihtarı yazılmaz; ödenmeyen ceza amme alacağı gibi tahsil edilir.
16. Suça sürüklenen çocukta hapse çevrilme ihtarı bozma nedenidirYargıtay 17. Ceza Dairesi · E. 2019/1982 · K. 2019/4254 ·
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştu. Daire mala zarar verme hükmüne yönelik temyiz istemini, o tarihteki kesinlik sınırı nedeniyle esasa girmeden reddetti. İş yeri dokunulmazlığının ihlali hükmünde, 5275 sayılı Kanun m. 106'ya göre suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden hapse çevrileceğinin belirtilmesini bozma nedeni saydı ve ilgili ihtar bölümlerini çıkararak hükmü düzeltip onadı. Hırsızlık hükmünü ise suç vasfındaki hata ve aynı ihtar nedeniyle bozdu.
Sonuç: Çocuk hakkındaki adli para cezasında ödememe sonucu olarak hapis gösterilemez.
Sık sorulan sorular
Adli para cezası nedir, nasıl hesaplanır?
TCK m. 52/1'e göre adli para cezası, en az beş gün ve kanunda aksine hüküm yoksa en çok yediyüzotuz gün olarak belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmasıyla bulunan paranın Devlet Hazinesine ödenmesidir. Yürürlükteki TCK m. 52/2'ye göre bir gün karşılığı en az yüz, en fazla beşyüz Türk lirasıdır. TCK m. 52/3 uyarınca kararda gün sayısı ve günlük miktar ayrı ayrı gösterilir.
1 Haziran 2024'ten önce işlenen suçta bir gün karşılığı miktar hangi aralıktan belirlenir?
Yargıtay 11. Ceza Dairesine göre TCK m. 52/2'yi yüz-beşyüz lira olarak değiştiren 7499 sayılı Kanun hükmü 1 Haziran 2024'ten itibaren geçerlidir ve sanık lehine değildir. Bu tarihten önce işlenen suçlarda bir gün karşılığı miktar suç tarihindeki yirmi-yüz lira aralığından belirlenir.
Adli para cezası taksitle ödenebilir mi?
Evet. TCK m. 52/4'e göre hâkim, kişinin ekonomik ve şahsi hâllerini gözeterek cezanın taksitle ödenmesine karar verebilir; taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz. Hâkim taksit yerine hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı geçmeyen bir mehil de verebilir. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre mehil ile taksit birlikte verilemez; ikisinden yalnız birine hükmedilir.
Hükümde taksit yoksa sonradan taksit istenebilir mi?
5275 sayılı Kanun m. 106/6'ya göre hükümde taksit yoksa, bir aylık süre içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmın birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksit süresinde ödenmezse ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.
Adli para cezası için ödeme emri ne zaman gönderilir?
5275 sayılı Kanun m. 106/2'ye göre adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet başsavcılığına verilir ve Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde hükümlüye ödeme emri tebliğ eder. Ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesi, m. 106/3'e göre ödeme emri üzerine belli süre içinde ödeme yapılmamasına bağlıdır.
Adli para cezası ödenmezse doğrudan cezaevine mi girilir?
Kural olarak hayır. 5275 sayılı Kanun m. 106/3'e göre ödenmeyen kısım Cumhuriyet savcısının kararıyla hapse çevrilir ve hükümlü iki saat çalışma karşılığı bir gün sayılarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılır. Hükümlü programa uymazsa çalıştığı günler mahsup edilir ve kalan kısım açık ceza infaz kurumunda çektirilir. Karşılıksız çek suçunda ise 5941 sayılı Kanun m. 5/11 uyarınca ödenmeyen ceza kamuya yararlı işe çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapse çevrilir.
Hükümde ödenmezse hapse çevrileceği yazmazsa ne olur?
5275 sayılı Kanun m. 106/5'e göre adli para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile Cumhuriyet başsavcılığı ödenmeyen cezayı m. 106/3'e göre işleme koyar. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre bu hususun kararda belirtilmemesi tek başına bozma nedeni değildir. Buna karşılık hükümde ihtar yerine ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesine karar kurulmasını Ceza Genel Kurulu infazı kısıtlayan bir hata saymış ve ibareyi hükümden çıkarmıştır.
Hapse çevrilen adli para cezası sonradan ödenirse ne olur?
5275 sayılı Kanun m. 106/8'e göre hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılması sona erer.
Adli para cezası yerine en fazla ne kadar hapis yatılır?
5275 sayılı Kanun m. 106/7'ye göre adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez; birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez. Bu hapsin infazı ertelenemez ve koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (m. 106/9); infaz edilen süre cezayı karşılamazsa kalan kısım 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir (m. 106/11).
Çocuklara verilen adli para cezası ödenmezse ne olur?
5275 sayılı Kanun m. 106/4'e göre çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ödenmezse hapse çevrilemez; ceza aynı maddenin on birinci fıkrası uyarınca 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilir. Yargıtay 1. ve 17. Ceza Daireleri, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükümde ödenmeyen cezanın hapse çevrileceğinin yazılmasını bozma nedeni saymıştır.
Adli para cezası ertelenebilir mi, HAGB verilebilir mi?
TCK m. 51/1 ertelemeyi iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişi için öngörür; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde bu sınır üç yıldır. Madde adli para cezasından söz etmez. CMK m. 231/5'e göre ise hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Karşılıksız çek suçunda ise 5941 sayılı Kanun m. 5/10 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaz. Adli para cezasından çevrilen hapsin infazı 5275 sayılı Kanun m. 106/9 uyarınca ertelenemez.
Adli para cezasına karşı istinaf yoluna gidilebilir mi?
CMK m. 272/3-a'ya göre hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu sınırı aşan adli para cezalarında ve hapis cezasından çevrilen adli para cezalarında bu bent istinaf yolunu kapatmaz. Bu sınır 6217 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra 3.000 Türk lirası idi; bugünkü metin onbeşbin Türk lirası der; 7499 sayılı Kanunun 5271 sayılı Kanunla ilgili 37. maddesinin beşinci fıkrası 1 Haziran 2024'te yürürlüğe girmiştir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Hapis cezasının paraya ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi (TCK m. 50)
- Kamu yararına çalışma: kamuya yararlı bir işte çalıştırılma (TCK m. 50)
- Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51)
- Elektronik kelepçe (CMK m. 109): adli kontrol, 6284 ve infazda elektronik izleme
- Ev hapsi: konutu terk etmeme yükümlülüğü (CMK m. 109)
- Gerekçeli karar ve tebliğinin kanun yolu süresine etkisi (CMK m. 232)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.