Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- TCK m. 51/1'e göre hangi hapis cezası ertelenebilir?
- TCK m. 51/1-a ve b'ye göre erteleme için hangi şartlar aranır?
- Mahkeme ertelemeye karar verirken ya da ertelemeyi reddederken nasıl gerekçe göstermelidir?
- TCK m. 51/2'ye göre erteleme zararın giderilmesi koşuluna bağlanabilir mi?
- TCK m. 51/3'e göre denetim süresi nasıl belirlenir?
- TCK m. 51/4-6'ya göre denetim süresinde hangi yükümlülükler verilebilir?
- TCK m. 51/7'ye göre denetim süresinde suç işlenirse ertelenen ceza çektirilir mi?
- TCK m. 51/8'e göre denetim süresi iyi hâlle geçerse ne olur?
- Erteleme ile HAGB ve seçenek yaptırımlar arasındaki ilişki nedir?
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Mahkeme, verdiği hapis cezası iki yıl veya daha azsa cezayı erteleyebilir; suçu on sekiz yaşından küçükken ya da altmış beş yaşını bitirmişken işleyen kişide bu sınır üç yıldır.
- Daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezası almamış olmak ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir.
- Ertelenen ceza için bir ila üç yıllık denetim süresi belirlenir.
- Bu sürede kasıtlı suç işlenirse ceza çektirilebilir; süre iyi hâlle geçerse ceza infaz edilmiş sayılır.
Hapis cezasının ertelenmesi, mahkemenin verdiği hapis cezasının belirli şartlarla infaz kurumunda çektirilmeyip hükümlünün bir denetim süresine bağlanmasıdır. Bu rehber, Türk Ceza Kanunu m. 51'deki ceza sınırını ve şartları, zararın giderilmesi koşulunu, denetim süresinin nasıl belirlendiğini, denetim süresinde verilebilecek yükümlülükleri, denetim süresinde suç işlenmesinin sonucunu, sürenin iyi hâlle geçirilmesinin etkisini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilişkisini Yargıtay kararlarıyla anlatır.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Ceza sınırı
Hükmolunan hapis cezası iki yıl veya daha az olmalıdır; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişide sınır üç yıldır.
Dayanak: TCK m. 51/1
- Şartlar
Kişi daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmalı ve yargılamadaki pişmanlığı nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmalıdır.
Dayanak: TCK m. 51/1
- Zararın giderilmesi
Erteleme, mağdurun veya kamunun zararının tamamen giderilmesi koşuluna bağlanabilir; koşul gerçekleşinceye kadar ceza infaz kurumunda çektirilir.
Dayanak: TCK m. 51/2
- Denetim süresi
Bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere belirlenir; alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
Dayanak: TCK m. 51/3
- Denetim süresinde suç
Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenirse ya da yükümlülüklere uyarıya rağmen uyulmamakta ısrar edilirse ertelenen cezanın kısmen veya tamamen çektirilmesine infaz hâkimliği karar verir.
Dayanak: TCK m. 51/7
- İyi hâlin sonucu
Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır.
Dayanak: TCK m. 51/8
- HAGB ile ilişkisi
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde hapis cezası ertelenemez.
Dayanak: CMK m. 231/7
TCK m. 51/1'e göre hangi hapis cezası ertelenebilir?
TCK m. 51/1 uyarınca işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Ölçü, kanundaki ceza aralığı değil, yargılama sonunda mahkûm olunan hapis cezasının süresidir. Aynı fıkranın ikinci cümlesine göre bu sınır, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından üç yıldır; yaş, yargılama tarihine göre değil, suçun işlendiği tarihe göre belirlenir.
Yargıtay bu sınırın yanlış uygulanmasını bozma nedeni sayar. 19. Ceza Dairesi, suç tarihinde altmış beş yaşını doldurmuş sanık hakkında üç yılın dikkate alınması gerektiğini gözetmeden "ceza erteleme sınırının üstünde" gerekçesiyle erteleme uygulanmamasını bozmuştur. (Yargıtay 19. CD, E. 2019/7992)1 3. Ceza Dairesi de fiili işlediği sırada on sekiz yaşından küçük ve adli sicil kaydı bulunmayan çocuk hakkında, verilen ceza iki yıldan fazla diye ertelemenin reddedilmesini, üst sınırın üç yıl olması karşısında yasal olmayan gerekçe saymıştır. (Yargıtay 3. CD, E. 2018/2429)2 7. Ceza Dairesi de suça sürüklenen çocuk hakkında üç yıldan az hapis cezasının ertelenmesini bu fıkraya göre değerlendirmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2019/8426)3
Erteleme yalnız hapis cezası içindir. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre TCK m. 51 uyarınca yalnızca hapis cezalarının ertelenmesi mümkündür; hapis cezasından çevrilen veya doğrudan verilen adli para cezaları ertelenemez. (Yargıtay CGK, E. 2019/153)4 Ödenmeyen adli para cezası yerine çektirilen hapis infaz aşamasına ilişkindir; 5275 sayılı Kanun m. 106/9'a göre aynı Kanunun 16. maddesi saklı kalmak üzere adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez. Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi (TCK m. 50) ve adli para cezası ayrı kurumlardır; bu sayfa yalnız hapis cezasının ertelenmesini anlatır.
TCK m. 51/1-a ve b'ye göre erteleme için hangi şartlar aranır?
TCK m. 51/1'e göre erteleme kararı verilebilmesi için iki şart gerekir: 1) kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, 2) suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması. Madde, engel olarak yalnız kasıtlı suçtan verilmiş üç aydan fazla hapis cezasını sayar.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir; daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûmiyet ertelemeye kanuni engeldir ve bu durumda pişmanlık kanaatinin ayrıca değerlendirilmesine gerek kalmaz. Birinci şart gerçekleşmişse erteleme için mahkemede tekrar suç işlenmeyeceği kanaatinin oluşması aranır.4 Kurula göre mahkeme bu takdiri kullanırken sanığın yargılama sürecindeki davranışlarını göz önünde bulundurarak pişmanlık duyup duymadığını değerlendirmeli ve kanaatini buna göre belirlemelidir.4
Geçmiş mahkûmiyetler bakımından Yargıtay 2. Ceza Dairesi iki ayrım yapmıştır. 1) Geçmişteki para cezasından ibaret sabıka ertelemeye engel değildir; ertelemeyi reddeden mahkeme, kişinin kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilip edilmediğini ve pişmanlık kanaatini ayrı ayrı değerlendirmelidir. Daire, "sabıkalı oluşu, tekerrüre esas sabıkasının olması" gibi bir gerekçeyle ertelemenin reddedilmesini yasal saymamıştır. (Yargıtay 2. CD, E. 2009/42362)5 2) Daha önce verilmiş üç aydan fazla hapis cezasının silinme koşulları gerçekleşmişse mahkeme pişmanlık ve kanaat şartını değerlendirmelidir; geçmiş mahkûmiyete dayanan ve TCK m. 51'de yer verilmeyen gerekçeyle ertelemenin reddi yasal ve yeterli değildir. (Yargıtay 2. CD, E. 2009/1128)6 Daire her iki kararda da ertelemeyi reddeden gerekçenin TCK m. 51/1'deki iki şarta dayandırılmasını aramıştır.
Mahkeme ertelemeye karar verirken ya da ertelemeyi reddederken nasıl gerekçe göstermelidir?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre erteleme, cezanın doğrudan doğruya sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir şahsileştirme kurumudur. Mahkeme ertelemeye veya ertelemeye yer olmadığına karar verirken gerekçe göstermelidir; bu gerekçe kanuni ve yeterli olmalı, hükümde hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile de çelişmemelidir.4 Kurul, yerel mahkemenin gösterdiği gerekçenin dosya kapsamıyla uyumlu olup olmadığının Yargıtay denetimine tabi olduğunu da belirtmiştir.4
Aynı kararda Ceza Genel Kurulu, sanığın yargılama sürecindeki savunma ve davranışlarını olumsuz değerlendirerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) reddeden, ama hapis cezasını yargılama sürecindeki pişmanlığı gerekçesiyle erteleyen hükmü, HAGB'yi reddeden gerekçenin yasal ve yeterli olmaması ve bu gerekçenin erteleme gerekçesiyle çelişmesi nedeniyle bozmuştur.4 Karar oy çokluğuyla verilmiştir ve CMK m. 231'in 7589 sayılı Kanunla 16/7/2026'da değiştirilmesinden önceki metne göre kurulmuştur; HAGB şartlarının bugünkü hâli CMK m. 231/6'dadır.
TCK m. 51/2'ye göre erteleme zararın giderilmesi koşuluna bağlanabilir mi?
TCK m. 51/2 uyarınca cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir; koşul yerine getirilince hükümlü infaz hâkimi kararıyla infaz kurumundan derhâl salıverilir. Koşul bir zorunluluk değil, mahkemenin takdirindedir ("bağlı tutulabilir").
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bir taksirle yaralama dosyasında bu fıkranın kapsamını değerlendirmiştir. Daireye göre manevi zarar talebinin olduğu hâllerde bu zararın giderilmesinin gerekmediği sonucuna ulaşılamaz; işlenen suçun niteliği, tarafların konumu ve talepleri dikkate alınarak belirli bir zararın tazmini koşuluyla erteleme kararı verilebilir. (Yargıtay 12. CD, E. 2012/12481)7 Daire, mağdurun talebinin ya da açılmış bir hukuk davasının ön koşul olmadığını, bunların yalnız mahkemenin araştırmasını ve miktarın belirlenmesini kolaylaştırdığını; bu şartla erteleme kararı verilmesinin mağdurun hukuk mahkemesinde dava açmasına da engel olmadığını belirtmiş ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılmamıştır.7 Bu görüş tek bir Daire kararına dayanır; kararın aktardığı fıkra metni, salıverme kararını bugünkü metindeki gibi infaz hâkimine değil "hâkim"e bırakan önceki hâlidir.
Koşulun içeriği belirli olmalıdır. Aynı Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine kendi onama kararını kaldırmış ve ertelemenin, iş mahkemesinde görülen ve sonucu belli olmayan bir tazminat davasında belirlenecek miktarın ödenmesine bağlanmasını bozmuştur: mahkeme maddi zararın nelerden ibaret olduğunu ve miktarını kendisi belirlemeden koşullu erteleme kararı veremez. (Yargıtay 12. CD, E. 2013/15934)8
TCK m. 51/3'e göre denetim süresi nasıl belirlenir?
TCK m. 51/3 uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir ve bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Örneğin bir yıldan uzun bir hapis cezası ertelenmişse denetim süresi en az ceza kadar olmalıdır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 1 yıl 18 gün hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin bu süreden az olacak şekilde 1 yıl belirlenmesini bozmuştur. Daireye göre denetim süresi ertelemenin yasal sonucu olduğu için zorunlu olarak hükmedilir ve denetim süresine ilişkin hatalar aleyhe değiştirme yasağına konu oluşturmaz. (Yargıtay 2. CD, E. 2012/12)9 Denetim süresinin hiç belirlenmemesi de hukuka aykırıdır; 5. Ceza Dairesi cezası ertelenen sanıklar hakkında denetim süresi belirlenmemesini bozma nedenleri arasında saymıştır. (Yargıtay 5. CD, E. 2021/8285)10
Süre aralık içinde belirlenirken de gerekçe gerekir. Yargıtay 9. Ceza Dairesine göre hapis cezası alt sınırdan belirlenmişken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden denetim süresinin alt sınırdan uzaklaşılarak 3 yıl olarak belirlenmesi orantılılık ilkesine aykırıdır. (Yargıtay 9. CD, E. 2020/452)11
Denetim süresinin hangi tarihte başladığını TCK m. 51 açıkça söylemez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi iki kararında süreyi hükmün kesinleşmesinden itibaren hesaplamıştır: Daire, hükmün kesinleşmesinden önce işlenen suçu "denetim süresi henüz başlamadan" işlenmiş saymış; (Yargıtay 8. CD, E. 2015/16005)12 aynı Daire başka bir kararında 23.11.2017'de kesinleşen ve bir yıl denetim süresi belirlenen ertelenmiş cezanın 23.11.2018'de infaz edilmiş sayıldığını kabul etmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2023/3380)13
TCK m. 51/4-6'ya göre denetim süresinde hangi yükümlülükler verilebilir?
TCK m. 51/4 uyarınca mahkeme denetim süresi içinde şu yükümlülüklere karar verebilir: 1) bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi, 2) bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün bir kamu kurumunda veya aynı meslek ya da sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılması, 3) on sekiz yaşından küçük hükümlülerin meslek veya sanat edinmeleri amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi.
TCK m. 51/5'e göre mahkeme denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirebilir; bu kişi hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m. 14/1-b uyarınca denetimli serbestlik müdürlüğünün görevidir.
Yükümlülük zorunlu değildir. TCK m. 51/6 uyarınca mahkeme hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, cezası ertelenen suça sürüklenen çocuk hakkında bu fıkraya dayanılarak denetim süresi içinde yükümlülük öngörülmemesinde hukuka aykırılık görmemiştir.3
Mahkeme hükümlüyü ertelemenin sonuçları konusunda uyarmalıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, hapis cezası ertelenen ve duruşmada hazır bulunan sanıklara denetim süresinde kasıtlı suç işlenirse cezanın çektirileceğinin (TCK m. 51/7) ve sürenin iyi hâlle geçirilmesi hâlinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının (TCK m. 51/8) ihtar edilmemesini hukuka aykırı saymıştır.10
TCK m. 51/7'ye göre denetim süresinde suç işlenirse ertelenen ceza çektirilir mi?
TCK m. 51/7 uyarınca hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir. Fıkra iki hâli sayar: 1) denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmesi, 2) yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar edilmesi. Suç bakımından fıkranın aradığı, kasıtlı suçtur.
Kararı veren merci 7242 sayılı Kanunla değişti. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2025 tarihli kararına göre fıkra 15.04.2020'de yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş, 4675 sayılı Kanuna eklenen geçici madde uyarınca infaz hâkimliğine verilen yeni görevler 1/9/2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlamıştır; bu nedenle 01.09.2020'den sonra yapılan ihbar üzerine ertelenmiş hapis cezasının aynen infazına infaz hâkimliğince karar verilir. Daire, bu tarihten sonra yapılan ihbar üzerine aynen infaz kararını kendisi veren mahkemenin kararını kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 2. CD, E. 2025/8748)14
Suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması şarttır. Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre TCK m. 51/7 uyarınca ertelenen cezanın çektirilmesine karar verilebilmesi için denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi gerekir; denetim süresi henüz başlamadan işlenen suç bu sonucu doğurmaz. Daire ayrıca ikinci suç hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kesinleşmiş bir mahkûmiyet niteliğinde görmemiş ve bu iki nedenle ertelenmiş cezanın infazına dair kararı bozmuştur.12 Bu karar 2016 tarihlidir; infaz kararını o dönemde mahkeme veriyordu, bugün bu karar infaz hâkimliğinindir.
TCK m. 51/8'e göre denetim süresi iyi hâlle geçerse ne olur?
TCK m. 51/8 uyarınca denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından farklı olarak bir mahkûmiyettir; denetim süresinin iyi geçmesi hükmü ortadan kaldırmaz, cezayı infaz edilmiş sayar.
Bu sonuç tekerrür hesabını etkiler. TCK m. 58/2-b uyarınca beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûmiyette tekerrür hükümleri, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bir yıllık denetim süresi iyi hâlle geçen ertelenmiş cezanın denetim süresinin bitiminde infaz edilmiş sayıldığını, sonraki suç bu tarihten üç yıl geçtikten sonra işlendiği için tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek hükmü kanun yararına bozmuştur.13
Hak yoksunlukları bakımından TCK m. 53/4 uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında TCK m. 53/1'deki yoksunluklar uygulanmaz; Yargıtay 5. Ceza Dairesi bu fıkranın gözetilmemesini bozma nedeni saymıştır.10 Anayasa Mahkemesi 8 Ekim 2015 tarihli kararıyla dördüncü fıkradaki “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya” ibaresini seçilme ehliyeti yönünden iptal etmiş, seçme hakkı yönünden itirazı reddetmiştir; aynı kararla birinci fıkranın giriş bölümü de seçilme ehliyeti yönünden iptal edildiğinden seçilme ehliyetinden yoksunluk artık birinci fıkranın kanuni sonucu değildir. (Anayasa Mahkemesi, E. 2014/140)15 TCK m. 53/3'e göre mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından bu maddenin önceki fıkraları uygulanmaz; aynı fıkraya göre böyle bir hükümlü hakkında izne bağlı meslek ve sanatı icra etme yoksunluğunun (TCK m. 53/1-e) uygulanmamasına da karar verilebilir. Ertelenen cezanın diğer sonuçları hak yoksunluğu ve adli sicil konularıdır.
Erteleme ile HAGB ve seçenek yaptırımlar arasındaki ilişki nedir?
CMK m. 231/7 uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. Bu nedenle aynı hükümde HAGB ile erteleme birlikte uygulanmaz.
Yargıtay kararlarında HAGB'nin seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi ve 5. Ceza Dairesi bu sırayı Ceza Genel Kurulu kararlarına atıfla zorunlu saymıştır;1110 Ceza Genel Kurulu da HAGB'nin diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiğini, yeniden suç işlenmeyeceği kanaatine varılamazsa seçenek yaptırımlara çevirme ve ertelemenin tartışılacağını belirtmiştir.4 Bu kararlar CMK m. 231'in 7589 sayılı Kanunla 16/7/2026'da değiştirilmesinden önce verilmiştir; HAGB'nin bugünkü şartları ve denetim süresi CMK m. 231'in değişik metnindedir.
Süreler karıştırılmamalıdır. CMK m. 231/8'e göre HAGB'de denetim süresi kanunla beş yıldır; suç tarihinde çocuk olan sanıkta denetim süresi üç yıldır (5395 sayılı Kanun m. 23/1). Ertelemede ise mahkeme TCK m. 51/3'teki bir ila üç yıllık aralıkta, ceza süresinden az olmamak üzere süre belirler. HAGB'de denetim süresi kurallara uygun geçerse dava düşer (CMK m. 231/10); ertelemede ceza infaz edilmiş sayılır (TCK m. 51/8).
Seçenek yaptırımla ilişkide Ceza Genel Kurulu, erteleme gerekçesinin hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerektiğini belirtmiştir.4 Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi TCK m. 50'de düzenlenen ayrı bir kurumdur.
İlgili mevzuat
TCK m. 51 — Hapis cezasının ertelenmesi
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 231 — Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
TCK m. 53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…),
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Suç tarihinde altmış beş yaşını doldurmuş sanıkta erteleme sınırı üç yıldırYargıtay 19. Ceza Dairesi · E. 2019/7992 · K. 2021/3710 ·
5607 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri, öncelikle 7242 sayılı Kanunun getirdiği lehe hükümlerin değerlendirilmesi için bozuldu. Daire "kabule göre" bozma nedenleri arasında, suç tarihinde altmış beş yaşını doldurmuş sanık hakkında TCK m. 51/1'deki üç yıllık sınırın dikkate alınması gerektiği gözetilmeden, "ceza erteleme sınırının üstünde" gerekçesiyle erteleme uygulanmamasını da saydı.
Sonuç: Fiili işlediği sırada altmış beş yaşını bitirmiş kişide erteleme sınırı üç yıldır; iki yıllık sınırla ret bozma nedenidir.
2. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşından küçük çocukta erteleme sınırı üç yıldırYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2018/2429 · K. 2018/16396 ·
Yerel mahkeme, adli sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuğun cezasını, takdir edilen ceza iki yıldan fazla olduğu için ertelemenin yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesiyle ertelememişti. Daire, fiili işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olan çocukta erteleme için hapis cezasının üst sınırının üç yıl olduğunu belirterek, üç yıldan az hapis cezası verilen çocuk hakkında bu gerekçeyle erteleme uygulanmamasını tek bozma nedeni yaptı.
Sonuç: Suç tarihinde çocuk olan kişide erteleme sınırı üç yıldır; iki yılı aşan ceza bu nedenle ertelemeye engel değildir.
3. Suça sürüklenen çocukta denetim süresinin yükümlülüksüz geçirilmesine karar verilebilirYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2019/8426 · K. 2023/1341 ·
Kaçakçılık suçundan verilen hükümde Daire, ertelemeye engel sabıkası bulunmayan, üç yıldan az hapis cezası alan ve mahkemenin pişmanlık kanaatine ulaştığı suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK m. 51/6 uyarınca denetim süresi içinde bir yükümlülük öngörülmemesinde hukuka aykırılık görmedi. Hüküm başka nedenlerle, 7242 ve 7423 sayılı Kanunların lehe hükümleri ile etkin pişmanlık ihtarı yönünden bozuldu; beraat hükmü onandı.
Sonuç: Mahkeme, hükümlünün kişiliğine ve sosyal durumuna göre denetim süresini yükümlülük belirlemeden geçirtmeye karar verebilir.
4. Erteleme gerekçesi ile HAGB'yi reddetme gerekçesinin çelişmesi; ertelemenin şartları ve kapsamıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2019/153 · K. 2020/165 ·
Yerel mahkeme, sanığın yargılama sürecindeki savunma ve davranışlarını olumsuz değerlendirerek HAGB'ye yer olmadığına karar vermiş, aynı hükümde hapis cezasını sanığın pişmanlığı ve bir daha suç işlemeyeceği kanaatiyle ertelemişti. Kurul, ertelemenin şartlarının birlikte aranacağını, kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis mahkûmiyetinin kanuni engel olduğunu, yalnız hapis cezalarının ertelenebileceğini ve erteleme gerekçesinin kanuni, yeterli ve seçenek yaptırım ile takdiri indirim gerekçeleriyle çelişmeyen nitelikte olması gerektiğini açıkladı; HAGB'nin diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, HAGB'yi reddeden gerekçenin yasal ve yeterli olmaması ve erteleme gerekçesiyle çelişmesi nedeniyle direnme hükmünü oy çokluğuyla bozdu. Karar CMK m. 231'in 7589 sayılı Kanundan önceki metnine göre verilmiştir.
Sonuç: Erteleme gerekçesi kanuni ve yeterli olmalı, aynı hükümdeki diğer kişiselleştirme gerekçeleriyle çelişmemelidir.
5. Geçmişteki para cezası ertelemeye engel değildirYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2009/42362 · K. 2011/8012 ·
Kasten yaralama suçundan verilen hükümde yerel mahkeme, sanığın sabıkalı oluşu ve tekerrüre esas sabıkası bulunması gibi gerekçelerle cezayı ertelememişti. Daire, ertelemenin reddinde kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilip edilmediğinin ve pişmanlık kanaatinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, geçmişteki para cezasından ibaret sabıkanın ertelemeye engel olmadığını belirterek bu gerekçeyi yasal saymadı ve hükmü başka nedenlerle birlikte bozdu.
Sonuç: Ertelemeyi reddeden mahkeme TCK m. 51/1'deki iki şartı ayrı ayrı değerlendirmelidir; yalnız para cezası içeren geçmiş engel değildir.
6. Silinme koşulları gerçekleşmiş eski mahkûmiyete dayanarak erteleme reddedilemezYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2009/1128 · K. 2010/27132 ·
Kasten yaralama suçundan mahkûm edilen sanığın daha önce aldığı üç aydan fazla hapis cezasının silinme koşulları gerçekleşmişti. Daire, bu durumda mahkemenin sanığın yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediğini ve tekrar suç işleyip işlemeyeceği kanaatini değerlendirmesi gerektiğini; geçmiş mahkûmiyeti değerlendiren ve TCK m. 51'de yer verilmeyen gerekçelerle ertelemenin reddinin yasal ve yeterli olmadığını belirterek hükmü bozdu.
Sonuç: Silinme koşulları gerçekleşmiş eski mahkûmiyet tek başına ret gerekçesi yapılmaz; pişmanlık kanaati değerlendirilmelidir.
7. Erteleme zararın giderilmesine bağlanabilir; talep veya dava ön koşul değildirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2012/12481 · K. 2012/25133 ·
Taksirle yaralama suçundan verilen ceza, belirlenen maddi ve manevi zararın ödenmesi koşuluyla ertelenmişti. Tebliğname manevi zararın dikkate alınamayacağı ve zararın bilirkişiyle tespit edilmesi gerektiği görüşüyle bozma istedi. Daire bu düşünceye katılmadı: manevi zarar talebinin olduğu hâllerde bu zararın giderilmesinin gerekmediği sonucuna ulaşılamayacağını, belirli bir zararın tazmini koşuluyla erteleme kararı verilebileceğini, mağdurun talebinin ya da açılmış davanın ön koşul olmadığını ve bu şartla ertelemenin mağdurun hukuk davası açmasına engel olmadığını belirtti; hükmü yalnız hak yoksunluğu yönünden düzelterek onadı.
Sonuç: Mahkeme mağdurun talebi olmasa da zararın miktarını belirleyerek ertelemeyi zararın giderilmesi koşuluna bağlayabilir.
8. Erteleme sonucu belirsiz bir tazminat davasındaki miktarın ödenmesine bağlanamazYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2013/15934 · K. 2013/19310 ·
Yerel mahkeme cezayı, iş mahkemesinde görülmekte olan tazminat davasında belirlenecek miktarın ödenmesi koşuluyla ertelemiş, hüküm Dairece onanmıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Daire onama kararını kaldırdı ve maddi zararın nelerden ibaret olduğu ve miktarı hakkında mahkemece belirleme yapılmadan koşullu erteleme kararı verilmesini TCK m. 51/2'ye aykırı bularak hükmü bozdu.
Sonuç: Koşullu ertelemede zararın içeriğini ve miktarını ceza mahkemesi kendisi belirlemelidir.
9. Denetim süresi ceza süresinden az olamaz; hatası aleyhe değiştirme yasağına konu değildirYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2012/12 · K. 2013/25485 ·
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık hakkında 1 yıl 18 gün hapis cezasına hükmedilip ertelenmiş, denetim süresi 1 yıl belirlenmişti. Daire, TCK m. 51/3 uyarınca denetim süresinin alt sınırının mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağını, denetim süresinin ertelemenin yasal sonucu olarak zorunlu hükmedildiğini ve buna ilişkin hataların aleyhe değiştirme yasağına konu olmadığını belirterek hükmü başka nedenlerle birlikte bozdu.
Sonuç: Denetim süresi en az mahkûm olunan ceza kadar olmalıdır; Daireye göre bu süreye ilişkin hatalar aleyhe değiştirme yasağına konu olmaz.
10. HAGB ertelemeden önce değerlendirilir; denetim süresi belirlenmeli, ihtar yapılmalıdırYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2021/8285 · K. 2023/6542 ·
Görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü öncelikle delil yetersizliği nedeniyle bozuldu. Daire "kabule göre de" bozma nedenleri arasında HAGB'nin seçenek yaptırıma çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu; kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında TCK m. 53/1'in uygulanamayacağının gözetilmemesini, cezası ertelenen sanıklar hakkında denetim süresi belirlenmemesini ve TCK m. 51/7 ile 51/8'e ilişkin ihtarın yapılmamasını saydı. Karar CMK m. 231'in 7589 sayılı Kanundan önceki metnine göre verilmiştir.
Sonuç: Ertelenen her cezada denetim süresi belirlenmeli ve hükümlüye ihlalin ve iyi hâlin sonuçları ihtar edilmelidir.
11. Denetim süresinin gerekçesiz olarak üç yıl belirlenmesi orantılılığa aykırıdırYargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2020/452 · K. 2020/1246 ·
Tefecilik suçundan verilen hükümde Daire, HAGB'nin seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu hatırlattı. Bozma nedenleri arasında, hapis cezası alt sınırdan belirlendiği hâlde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden denetim süresinin alt sınırdan uzaklaşılarak üç yıl belirlenmesini TCK m. 51/3'e ve orantılılık ilkesine aykırı buldu. Karar CMK m. 231'in 7589 sayılı Kanundan önceki metnine göre verilmiştir.
Sonuç: Denetim süresi aralık içinde belirlenirken de gerekçe gösterilmeli, cezanın belirlenmesindeki yaklaşımla uyumlu olmalıdır.
12. Erteli cezanın infazı için suçun denetim süresi içinde işlenmesi gerekirYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2015/16005 · K. 2016/406 ·
Ertelenen bir aylık hapis cezası için üç yıl denetim süresi belirlenmiş, hüküm 16.07.2013'te kesinleşmişti. Mahkeme, hükümlünün 03.07.2013'te işlediği ve hakkında HAGB kararı verilen ikinci suç nedeniyle erteli cezanın aynen infazına karar verdi. Daire, TCK m. 51/7 uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi gerektiğini, ikinci suçun denetim süresi henüz başlamadan işlendiğini ve HAGB kararının kesinleşmiş bir mahkûmiyet niteliğinde olmadığını belirterek infaz kararını kanun yararına bozdu. Karar, infaz kararının mahkemece verildiği 7242 sayılı Kanun öncesi döneme aittir.
Sonuç: Hükmün kesinleşmesinden önce işlenen suç ve hakkında HAGB verilen suç, erteli cezanın çektirilmesine dayanak olamaz.
13. Denetim süresi iyi hâlle geçen ertelenmiş ceza ve tekerrürYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2023/3380 · K. 2024/9358 ·
Sanık hakkındaki yeni hükümde, kasten yaralama suçundan daha önce verilen ve bir yıl denetim süresiyle ertelenen hapis cezaları tekerrüre esas alınmıştı. Daire, ertelenen hükümlerin 23.11.2017'de kesinleştiğini ve TCK m. 51/8 uyarınca 23.11.2018'de infaz edilmiş sayıldığını, yeni suçun bu tarihten üç yıl geçtikten sonra işlendiğini belirterek TCK m. 58/2-b karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına karar verdi ve tekerrür bendini hükümden çıkardı.
Sonuç: İyi hâlle geçen denetim süresinin sonunda ceza infaz edilmiş sayılır ve tekerrür için üç yıllık süre o tarihten işler.
14. 1/9/2020'den sonra erteli cezanın infazına infaz hâkimliği karar verirYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/8748 · K. 2025/14899 ·
Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun 10.02.2022'de ihbar edilmesi üzerine, cezayı veren asliye ceza mahkemesi erteli hapis cezalarının aynen infazına kendisi karar vermişti. Daire, TCK m. 51/7'nin 7242 sayılı Kanunla yeniden düzenlendiğini ve 4675 sayılı Kanuna eklenen geçici madde uyarınca infaz hâkimliğinin yeni görevlerinin 1/9/2020'den itibaren uygulandığını; bu tarihten sonra yapılan ihbar üzerine erteli cezanın aynen infazına infaz hâkimliğince karar verilebileceğini belirterek mahkemenin ek kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Denetim süresinin ihlali üzerine ertelenen cezanın çektirilmesine bugün infaz hâkimliği karar verir.
15. Kısa süreli ertelenen cezada hak yoksunluğu istisnası seçilme ehliyeti yönünden iptal edildiAnayasa Mahkemesi · E. 2014/140 · K. 2015/85 ·
Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin itirazı üzerine Anayasa Mahkemesi, TCK m. 53'ün seçme ve seçilme ehliyetine ilişkin kısımlarını inceledi. Dördüncü fıkradaki “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya” ibaresinin, ertelenen kısa süreli hapis cezaları bakımından Anayasa'nın 76. maddesindeki milletvekili seçilme yeterliliği düzenlemesini genişlettiğini belirterek bu ibareyi seçilme ehliyeti yönünden iptal etti, seçme hakkı yönünden itirazı reddetti. Birinci fıkranın giriş bölümünü de seçilme ehliyeti yönünden iptal etti. Karar oybirliğiyle verildi.
Sonuç: Kısa süreli ertelenen cezada seçme hakkı yönünden m. 53/4 istisnası sürer; seçilme ehliyetinden yoksunluk ise artık m. 53/1'in kanuni sonucu değildir.
Sık sorulan sorular
Hapis cezasının ertelenmesi nedir?
Mahkemenin verdiği hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmeyip hükümlünün bir denetim süresine bağlanmasıdır. TCK m. 51'e göre denetim süresi iyi hâlle geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır; bu sürede kasıtlı bir suç işlenirse ertelenen ceza kısmen veya tamamen çektirilebilir.
Kaç yıla kadar hapis cezası ertelenebilir?
TCK m. 51/1'e göre iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde bu sınır üç yıldır. Ölçü, kanundaki ceza aralığı değil mahkemenin verdiği cezadır.
Sabıkası olan birinin cezası ertelenebilir mi?
TCK m. 51/1-a'ya göre ertelemeye engel olan, daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmiş olmaktır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, yalnız para cezasından ibaret geçmiş sabıkanın ertelemeye engel olmadığını belirtmiştir. Engel yoksa mahkeme ayrıca tekrar suç işlenmeyeceği kanaatinin oluşup oluşmadığını değerlendirir.
Adli para cezası ertelenebilir mi?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre TCK m. 51 uyarınca yalnız hapis cezaları ertelenebilir; hapis cezasından çevrilen veya doğrudan verilen adli para cezası ertelenemez. 5275 sayılı Kanun m. 106/9'a göre aynı Kanunun 16. maddesi saklı kalmak üzere adli para cezasından çevrilen hapsin infazı da ertelenemez.
Denetim süresi ne kadardır?
TCK m. 51/3'e göre denetim süresi bir yıldan az, üç yıldan fazla olamaz ve mahkûm olunan ceza süresinden kısa olamaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 1 yıl 18 gün hapis cezasında 1 yıl denetim süresi belirlenmesini bozmuştur.
Erteleme zararın ödenmesi şartına bağlanabilir mi?
TCK m. 51/2'ye göre mahkeme ertelemeyi mağdurun veya kamunun zararının tamamen giderilmesi koşuluna bağlayabilir; koşul yerine getirilinceye kadar ceza infaz kurumunda çektirilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesine göre bu durumda zararın içeriğini ve miktarını ceza mahkemesi belirlemelidir; erteleme, sonucu belli olmayan bir tazminat davasında belirlenecek miktara bağlanamaz.
Denetim süresinde yeni bir suç işlenirse ne olur?
TCK m. 51/7'ye göre denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenirse ya da yükümlülüklere uyarıya rağmen uyulmamakta ısrar edilirse ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliği karar verir. Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre suçun denetim süresi içinde işlenmiş olması gerekir; hükmün kesinleşmesinden önce işlenen suç bu sonucu doğurmamıştır.
Ertelenen cezanın çektirilmesine kim karar verir?
Bugün infaz hâkimliği karar verir. Yargıtay 2. Ceza Dairesine göre TCK m. 51/7, 7242 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve infaz hâkimliğine verilen bu görev 1 Eylül 2020'den itibaren uygulanmaya başlamıştır; bu tarihten sonraki ihbarlarda cezayı veren mahkemenin kendisi aynen infaz kararı veremez.
Denetim süresi bitince ne olur?
TCK m. 51/8'e göre denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bu tarihin tekerrür bakımından da cezanın infaz tarihi olduğunu ve TCK m. 58/2-b'deki üç yıllık sürenin buradan hesaplanacağını kabul etmiştir.
Erteleme ile HAGB aynı şey midir?
Hayır. Ertelemede kişi mahkûm olur ve denetim süresi iyi geçerse ceza infaz edilmiş sayılır; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ise hüküm açıklanmaz ve denetim süresi kurallara uygun geçerse dava düşer (CMK m. 231/10). CMK m. 231/7'ye göre HAGB kararı verilen hükümde hapis cezası ayrıca ertelenemez. HAGB'de denetim süresi kural olarak beş yıl, ertelemede bir ila üç yıldır.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Adli para cezası: ödeme, taksit ve ödenmezse ne olur (TCK m. 52)
- Hapis cezasının paraya ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi (TCK m. 50)
- Kamu yararına çalışma: kamuya yararlı bir işte çalıştırılma (TCK m. 50)
- Hesaba bloke ve el koyma: MASAK işlem erteleme ve CMK m. 128
- İstinaf süresi (CMK m. 273 ve HMK m. 345)
- Kesin kararlar: istinafa ve temyize gidemeyen kararlar (CMK m. 272, 286; HMK m. 341, 362)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.