İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Kesin kararlar: istinafa ve temyize gidemeyen kararlar (CMK m. 272, 286; HMK m. 341, 362)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Kesin karar, kanunun istinaf ya da temyiz yolunu kapattığı karardır.
  • Ceza davasında hapis cezasından çevrilmemiş, on beş bin lira dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinafa gidilemez; ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları gibi CMK m. 286/2'de sayılan kararlar temyiz edilemez.
  • Hukuk davasında kesinlik sınırları her yıl artırılır.
  • İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen ceza hükmündeki hukuka aykırılık, Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluyla giderilebilir.

Her mahkeme kararı üst mahkemeye götürülemez. Bu rehber, ceza muhakemesinde istinafa (CMK m. 272/3) ve temyize (CMK m. 286/2) götürülemeyen kararları, kesin bir ceza hükmündeki hatanın kanun yararına bozma (CMK m. 309) yoluyla nasıl ele alındığını ve hukuk yargılamasındaki parasal kesinlik sınırlarını (HMK m. 341 ve 362) Yargıtay Ceza ve Hukuk Genel Kurulu ile Anayasa Mahkemesi kararlarıyla anlatır. Ceza ve hukuk kuralları ayrı bölümlerdedir; bir kanunun sınırı ötekine uygulanmaz.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

İstinafa gidemeyen ceza hükümleri

Hapis cezasından çevrilenler hariç, sonuç olarak on beş bin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri ve kanunda kesin olduğu yazılı hükümler istinafa götürülemez.

Dayanak: CMK m. 272/3

Temyize gidemeyen ceza kararları

Bölge adliye mahkemesinin bozma dışındaki hükümleri kural olarak temyiz edilebilir; ancak ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinafın esastan reddi ve bu cezaları artırmayan kararlar gibi CMK m. 286/2'de sayılan kararlar temyiz edilemez.

Dayanak: CMK m. 286/2

Temyiz yolunun yeniden açıldığı suçlar

TCK m. 125/3'teki hakaret, m. 299, m. 314 gibi CMK m. 286/3'te sayılan suçlarda bölge adliye mahkemesi kararı, ikinci fıkradaki listeye girse bile temyiz edilebilir.

Dayanak: CMK m. 286/3

Hukukta istinaf sınırı

Miktar veya değeri kanunda üç bin Türk lirası olarak yazılı sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin ilk derece kararları kural olarak kesindir; bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Anayasa Mahkemesi bu kesinlik kuralını kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden iptal etmiştir. Manevi tazminat davalarında miktara bakılmaksızın istinafa gidilebilir.

Dayanak: HMK m. 341/2

Hukukta temyiz sınırı

Bölge adliye mahkemesinin, miktar veya değeri kanunda kırk bin Türk lirası (bu tutar dâhil) olarak yazılı sınırı geçmeyen davalara ilişkin kararları kural olarak temyiz edilemez; bu sınır da her yıl artırılır. Bu bent kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, iptal 20.10.2026'da yürürlüğe girmiştir. İstinaf başvurusu kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararlarda m. 362/3 uygulanır.

Dayanak: HMK m. 362/1-a

Kesin ceza hükmünde hata

İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen ceza karar veya hükmündeki hukuka aykırılık için bozma istemini Adalet Bakanlığı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir (kanun yararına bozma); bu bozmaya karşı direnilemez.

Dayanak: CMK m. 309

Kesin karar nedir; CMK ve HMK istinaf ve temyiz yolunu hangi kararlarda kapatır?

Kesin karar, kanunun istinaf ya da temyiz yolunu kapattığı karardır. Ceza muhakemesinde ilk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı kural olarak istinafa gidilebilir (CMK m. 272/1), bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri de kural olarak temyiz edilebilir (CMK m. 286/1). Bu kuralın dışında kalan hükümler CMK m. 272/3 ve m. 286/2'de tek tek sayılır. Hukuk yargılamasında aynı işi parasal sınırlarla HMK m. 341/2 (istinaf) ve m. 362/1 (temyiz) görür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hükümlerin temyiz edilebilmesini kural, temyiz edilememesini istisna sayar; bu istisnanın mahkemeye erişim hakkının özüne zarar vermeyecek şekilde ve orantılı olması, ayrıca kanunda açıkça düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay CGK, E. 2018/191)1 Kurul, CMK m. 286/2'de temyiz edilemeyecek kararları açıkça ve ayrı ayrı sayan kanun koyucunun, sayılanlar dışında kalan kararları temyiz yoluna tabi tuttuğunu kabul eder. (Yargıtay CGK, E. 2019/444)2

Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre bir karar üç yoldan kesinleşir: 1) verildiği anda miktar bakımından kanun yolunun kapalı olması, 2) kanunda açıkça kesin olduğunun belirtilmesi, 3) kanun yollarının tüketilmesi. (Yargıtay HGK, E. 2023/931)3 Verildiği anda değer bakımından istinaf veya temyiz sınırının altında kalan karar, Kurula göre o anda kesinleşir.3 Kesinlik sınırı kamu düzeniyle ilgilidir. (Yargıtay HGK, E. 2020/360)4

CMK m. 272/3'e göre hangi ceza hükümlerine karşı istinafa gidilemez?

CMK m. 272/3 üç tür hükmü istinaf dışında bırakır: 1) hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri; 2) üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri; 3) kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler. Maddenin 7242 sayılı Kanunla (14/4/2020) eklenen son cümlesine göre bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

Birinci bentte ölçü, hükümde sonuç olarak belirlenen adli para cezasıdır. Hapis cezasından çevrilen adli para cezası, tutarı ne olursa olsun bu bendin kapsamına girmez. İkinci bentte ise ölçü, verilen hüküm değil, suçun kanunda gerektirdiği adli para cezasının üst sınırıdır; bent yalnız beraat hükümlerini kapsar.

Tutar zaman içinde değişmiştir. Ceza Genel Kurulunun aktardığına göre 6217 sayılı Kanunla bentteki sınır 3.000 Türk lirası olarak yazılmış, 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunun 37. maddesiyle bu miktar on beş bin liraya yükseltilmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2023/606)5 CMK m. 272'deki tutar maddenin kendisinde yazılıdır; maddede hukuk yargılamasındaki gibi yıllık yeniden değerleme hükmü yer almaz.

7499 sayılı Kanunla yapılan artışın değişiklikten önce verilmiş hükümlere uygulanıp uygulanmayacağına bu sayfadaki kararlarda değinilmemiştir; Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararı artışı yalnız anar, kendi olayında 2016 tarihli bir hükme 3.000 liralık sınırı uygular.5

CMK m. 286/2'ye göre bölge adliye mahkemesinin hangi kararları temyiz edilemez?

CMK m. 286/2 dokuz bentle temyiz edilemeyen bölge adliye mahkemesi kararlarını sayar. Sık karşılaşılanlar şunlardır: 1) ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddi (a bendi); 2) ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan kararlar (b bendi); 3) ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve m. 272/3 kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ile bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü karar (d bendi); 4) adli para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece hükümlerine ilişkin her türlü karar (e bendi); 5) on yıl veya daha az hapis cezasını ya da adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararlarına karşı istinafın esastan reddi (g bendi). Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlar (c), yalnız eşya veya kazanç müsaderesi (f) ve düşme, ceza verilmesine yer olmadığı ya da güvenlik tedbiri kararları (h) için de ayrı bentler vardır; (ı) bendi bu sınırlar içinde kalan birden fazla ceza ve kararı içeren kararları kapsar.

CMK m. 286/3, 7188 sayılı Kanunla eklenmiş bir karşı istisnadır: Türk Ceza Kanunundaki hakaret (m. 125/3), Cumhurbaşkanına hakaret (m. 299), silahlı örgüt (m. 314) gibi fıkrada sayılan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun belirtilen suçlarında bölge adliye mahkemesi kararı, ikinci fıkradaki listeye girse bile temyiz edilebilir.

Ceza Genel Kurulu (b) bendindeki "artırmayan" sözünü cezayı aynı tutan ya da eksilten kararlar diye anlar ve bölge adliye mahkemesinin kararının yine hapis cezasına ilişkin bir mahkûmiyet kararı olmasını arar. (Yargıtay CGK, E. 2019/408)6 Bu ölçüyle, ilk derece mahkemesinin suça sürüklenen çocuğa nitelikli cinsel saldırıdan verdiği 5 yıl hapis cezasını 3 yıl 4 aya indirerek istinaf başvurularını düzelterek esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını kesin saymış, Özel Dairenin bu karar üzerine verdiği bozmayı kaldırıp temyiz istemlerini reddetmiştir.6

Aynı bent mahkûmiyet dışındaki kararları kapsamaz. Ceza Genel Kurulu, ilk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin kararlarında suç (d) bendine girmiyorsa bölge adliye mahkemesinin beraat, ret, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlarının (b) bendi kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve bunlara karşı temyiz yolunun açık olduğunu kabul eder.2 Kararın olayında sanık kendi istinaf başvurusu üzerine açılan duruşmaya gelmediği için bölge adliye mahkemesi davayı reddetmiş; Kurul, aksi görüşün hak arama özgürlüğünü daraltan ve istisnai normu genişleten bir yorum olacağını belirterek bu ret kararını temyiz edilebilir bulmuştur.2

Bu karar, bölge adliye mahkemesinin 2016 tarihli kararına o tarihte yürürlükte olan m. 286'yı uygulamıştır. Ceza Genel Kurulunun aktardığına göre (d) bendi Anayasa Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararıyla iptal edilmiş, doğan boşluk 7165 sayılı Kanunla giderilmiştir.6 Bugünkü (d) bendi, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve m. 272/3 kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararlarını temyiz yasağının dışında tutar.

Kesin bir ceza hükmündeki hukuka aykırılık temyiz yolunu açar mı? (CMUK m. 305 ve 5320 sayılı Kanun geçici m. 2 dönemi)

Bu konudaki Ceza Genel Kurulu kararlarının hepsi, bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016'da göreve başlamasından önce verilmiş ve doğrudan temyize götürülmüş ilk derece hükümlerine ilişkindir. Bu hükümlere 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK'un temyiz hükümleri uygulanır. (Yargıtay CGK, E. 2019/340)7 5320 sayılı Kanuna 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 2. maddeye göre bu dönemde hapis cezasından çevrilenler hariç, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamazdı. (Yargıtay CGK, E. 2020/375)85 Ceza Genel Kurulunun aktardığına göre bu tutar da 7499 sayılı Kanunun 37. maddesinin yedinci fıkrasıyla on beş bin liraya yükseltilmiştir.5 Bu bölümün sonunda görüleceği gibi kararlar sınırı hükmün verildiği tarihe göre ölçmüştür. Aşağıdaki ölçütlerin CMK m. 272/3'teki istinaf kesinliğine aynen uygulanıp uygulanmayacağına bu kararlarda değinilmemiştir.

1) Açık hukuka aykırılık tek başına temyiz yolunu açmaz. Ceza Genel Kuruluna göre temyiz edilemeyen kesin bir hükümdeki açık hukuka aykırılıklar o hükme temyiz edilebilirlik niteliği kazandırmaz; aksinin kabulü, hukuka aykırılık taşıyan her hükmün temyizen incelenebileceği sonucunu doğurur.15 Bu nedenle 1.500 liralık kesin hükme karşı, suçu işlemediğini ileri süren ancak suç vasfına yönelik temyiz talebinde bulunmayan sanığın temyizi esastan incelenmemiştir.1

2) Suç vasfına yönelik aleyhe temyiz kapıyı açabilir. Kurul, kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile sınır içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabileceğini tekrarlar.85 Kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçundan verilen 3.000 liralık cezaya karşı savcı, söyleşinin kamu görevlisi tarafından kayda alındığının gözetilmediğini ve eksik ceza verildiğini ileri sürmüştü; Kurul hükmün bu açık temyiz talebiyle temyiz edilebilirlik niteliği kazandığını kabul etmiştir.7

3) Temyiz kabul edildikten sonra "kesin" diye ret verilemez. Aynı dosyada Özel Daire hükmü temyizen incelenebilir bulduktan sonra savcının talebini isabetsiz görüp hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz istemini reddetmişti. Ceza Genel Kurulu, oy çokluğuyla, temyizen incelenebilir olduğu kabul edilen hükümde artık kesinlik gerekçesiyle ret kararı verilemeyeceğine ve hükmün esası hakkında karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.7

4) Sonuca etkisiz uygulama hatası yetmez. Eşini hortumla yaralayan sanığa 3.000 lira adli para cezası verilen dosyada, silahla işleme nedeniyle ayrıca artırım yapılmaması açıkça hukuka aykırı olsa da artırım oranı değişmeyeceği için sonuca etkili bulunmamıştır. Kurul, kanun hükmünün yanlış uygulanması veya suç vasfının yanlış belirlenmesi sonucu sınırın altında ceza verilmesi hâlinin gerçekleşmediğini belirterek hükmü kesin saymış ve savcının temyiz istemini reddetmiştir.8

5) Güvenlik tedbiri içeren hüküm farklıdır. Kurul bu dönemin kesinlik sınırını başkaca hak sınırlaması doğurmayan para cezalarıyla sınırlı okur; mahkûmiyete ek ya da bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirleri kesin nitelikteki hükme de her yönüyle temyiz edilebilirlik niteliği kazandırır.5

Bu kararlarda sınır, hükmün verildiği tarihe göre ölçülmüştür: 05.05.2016 tarihli hükümdeki 1.500 liralık ceza, o tarihteki 3.000 liralık sınırın altında kaldığı için kesin sayılmıştır.1

Kesin bir ceza hükmündeki hata nasıl giderilir? (CMK m. 309, kanun yararına bozma)

CMK m. 309/1, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümdeki hukuka aykırılık için ayrı bir yol öngörür: hukuka aykırılığı öğrenen Adalet Bakanlığı, bozma istemini yasal nedenleriyle birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Başsavcı bu nedenleri aynen yazarak istemi Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir (m. 309/2); daire nedenleri yerinde görürse karar veya hükmü kanun yararına bozar (m. 309/3). Bu bozmaya karşı direnilemez (m. 309/5).

Bozmanın sonucu CMK m. 309/4'teki ayrıma bağlıdır: 1) mahkûmiyet hükmünün davanın esasını çözmeyen yönüne ya da savunma hakkını kaldıran veya kısıtlayan usul işlemlerine ilişkin bozmada mahkeme yeniden yargılar ve yeni hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz; 2) davanın esasını çözen ve mahkûmiyet dışında kalan hükümlerde bozma aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez; 3) cezanın kaldırılması ya da daha hafif bir cezanın verilmesi gerekiyorsa Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

Ceza Genel Kurulu, kesin hükümlerin temyiz edilememesinin bu kararların her zaman isabetli olacağı kabulüne dayanmadığını, olağan kanun yoluyla giderilemeyen aykırılıkların CMK m. 309 ve 310'daki kanun yararına bozma yoluyla giderilebileceğini belirtir.18 2025 tarihli bir kararında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olan basit yaralamadan ayrıca verilen kesin adli para cezası nedeniyle, önce bu kesin hükme yönelik kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiğini belirterek yoksun kılma suçundan kurulan hükmü oy çokluğuyla bozmuştur.5

Bu yol her zaman sonuç vermez. Ceza Genel Kurulunun 2020 tarihli kararının olayında 1.500 liralık kesin hükme karşı Adalet Bakanlığının yazısıyla kanun yararına bozma istenmiş, Özel Daire ileri sürülen aykırılığın hâkimin takdir hakkına ilişkin olduğu gerekçesiyle istemi reddetmişti. Başsavcılık bunun üzerine, temyiz isteminin reddine dair ek kararı onayan Özel Daire kararına itiraz ederek sanığın beraat etmesi gerektiğini ileri sürmüş; Kurul, hükmün temyiz kabiliyeti bulunmadığından esastan incelenemeyeceğini ve kanun yararına bozma yoluna zaten gidildiğini belirterek itirazı reddetmiştir.1

CMK m. 309/1 yalnız istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararları anar. Bölge adliye mahkemesinden m. 286/2 uyarınca kesin olarak çıkan kararlarda bu yolun nasıl işleyeceğine bu sayfadaki kararlarda değinilmemiştir.

HMK m. 341/2 ve m. 362/1'e göre hangi hukuk kararları kesindir?

HMK m. 341/2'ye göre miktar veya değeri üç bin Türk lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin ilk derece kararları kesindir; manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı ise miktara bakılmaksızın istinafa gidilebilir. Alacağın bir kısmı dava edilmişse sınır alacağın tamamına göre belirlenir (m. 341/3); tamamı dava edilmişse asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen taraf istinafa gidemez (m. 341/4).

Anayasa Mahkemesi, HMK m. 341/2'nin birinci cümlesini kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden 24.02.2022 tarihli kararıyla iptal etmiştir; karar 15.04.2022'de Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Mahkemeye göre bu davalarda uyuşmazlığın esasını taşınmazın değerinin mahkemece belirlenmesi oluşturduğundan, kesinlik sınırının hesaplanmasında hangi ölçütün esas alınacağı kuralda açık ve net olarak belirlenmemiştir. (Anayasa Mahkemesi, E. 2021/34)9 Aynı Mahkeme 08.10.2025 tarihli kararıyla m. 362/1-a'yı da kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden iptal etmiş ve iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından (20.01.2026) başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir; iptal 20.10.2026'da yürürlüğe girmiştir. Bu karar oy çokluğuyla verilmiştir. (Anayasa Mahkemesi, E. 2025/124)10

HMK m. 362/1 bölge adliye mahkemesinin temyiz edilemeyen kararlarını sayar: 1) miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar; 2) kira ilişkisinden doğup miktarı bakımından temyiz edilebilen alacak davaları ile üç aylık kira tutarı temyiz sınırını aşan diğer kira davaları dışında HMK m. 4'te gösterilen davalara ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin davalar hariç, özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine bırakılan davalara ilişkin kararlar; 3) yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar; 4) çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar; 5) soybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç nüfus kaydının düzeltilmesi davalarına ilişkin kararlar; 6) davanın yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar; 7) geçici hukuki korumalar hakkındaki kararlar; 8) m. 353/1-a kapsamında verilen kararlar. Kısmi davada sınır alacağın tamamına göre belirlenir; tam davada asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur, ancak karşı taraf temyize başvurursa cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir (m. 362/2).

Anayasa Mahkemesi m. 362/1-a'yı ayrıca istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli yönünden 26.02.2026 tarihli kararıyla oy birliğiyle iptal etmiştir; karar 21.05.2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. (Anayasa Mahkemesi, E. 2026/49)11 HMK m. 362/3 ise 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenmiştir: bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında karar verdiğinde, kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmı m. 341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse karar temyiz edilebilir. Temyiz sınırının altında kalan bu yeni kararda iki hâlde temyiz yolu yine kapalıdır: 1) yeni karar ile ilk derece kararı arasındaki fark m. 341/2'deki sınırı geçmiyorsa; 2) yeni karar yalnız yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse. Bu fıkrayı uygulayan bir karar bu sayfadaki kararlar arasında yoktur.

Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre kesinlik sınırı kamu düzenindendir. (Yargıtay HGK, E. 2023/623)12 Kurul, bir kararın temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken temyiz hakkının doğduğu, yani kararın verildiği tarihteki hukuki durumun esas alınacağını ve bu "karar" sözünün bölge adliye mahkemesinin Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsadığını belirtir.12 Bu ölçü 7550 sayılı Kanundan önceki düzenlemeye dayanır; bugünkü kural aşağıdaki bölümde anlatılır.

Sınıra hangi miktarın bakılacağı da önemlidir. Toplam 67.007,60 liralık asıl alacak için açılan itirazın iptali davasında yalnız 60.000 liralık reddedilen kısım temyiz edilmiş; Kurul, direnme kararının verildiği 04.02.2020 tarihindeki 72.070 liralık temyiz sınırının altında kalındığı için temyiz istemini miktardan reddetmiştir.4 Tasarrufun iptali davasında ise Kurul dava değerini takip konusu alacak ile tasarrufun değerinden hangisi azsa o değer olarak belirlemiş; 88.357,37 liralık alacak direnme tarihindeki 107.090 liralık sınırın altında kaldığından temyiz yolunu kapalı bulmuştur.3

Manevi tazminattaki istisna yalnız istinafa ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu, HMK m. 341/2 manevi tazminat davalarında miktara bakılmaksızın istinaf imkânı tanısa da temyiz için böyle bir istisna bulunmadığını, manevi tazminat kararlarının temyizinde de m. 362'deki sınırın gözetileceğini kabul eder. (Yargıtay HGK, E. 2025/649)13 (Yargıtay HGK, E. 2025/184)14 Kurulun 2025 tarihli iki kararında, Yargıtay hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı davalarda istenen 50.000 ve 240.000 liralık manevi tazminatlar temyiz sınırının altında kaldığı için temyiz başvuruları miktardan reddedilmiştir. İkinci karar oy çokluğuyla verilmiş; çoğunluk, ilk derece sıfatıyla verilen bu karara m. 341/2'deki manevi tazminat istisnasının uygulanması ve temyiz incelemesi yapılması gerektiği görüşünü benimsememiştir.14

Hukukta parasal sınır hangi yılın tutarıdır? (HMK ek madde 1 ve 7550 sayılı Kanun)

HMK m. 341/2 ve m. 362/1-a'daki üç bin ve kırk bin liralık tutarlar kanun metnindeki rakamlardır; her yıl artırıldıkları için uygulanan tutar bunlardan farklıdır. Hukuk Genel Kurulunun aktardığına göre 6763 sayılı Kanunla HMK'ya eklenen ek madde 1 uyarınca bu sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesine göre ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır.1213

Bu sayfadaki kararlarda geçen tutarlar, yılıyla birlikte şunlardır: 1) 04.02.2020 tarihli karar için temyiz sınırı 72.070 lira;4 2) 2022'de verilen kararlar için temyiz sınırı 107.090 lira;123 3) 2024 yılı için istinaf sınırı 28.250 lira, temyiz sınırı 378.290 lira;14 4) 2025 yılı için istinaf sınırı 40.000 lira, temyiz sınırı 544.000 lira.13 Bu tutarlar yalnız belirtilen yıl için hesaplanmıştır. 2026 tutarları bu sayfada verilmemiştir.

Hangi yılın tutarının uygulanacağı kuralı da değişmiştir: 1) ek madde 1/2'nin ilk hâline göre m. 341, 362 ve 369'daki sınırlarda hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınıyordu.3 2) 14.11.2024'te yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlarda ilk karar tarihindeki sınırın esas alınacağını öngören bir üçüncü fıkra eklemişti.3 3) Anayasa Mahkemesi 04.12.2024 tarihli kararıyla ikinci fıkradaki "341 inci, 362 nci" ibaresini iptal etmiş; karar 30.01.2025'te Resmî Gazete'de yayımlanmış ve yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.3 4) 04.06.2025'te yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesiyle ikinci fıkra değiştirilmiş, m. 341, 362 ve 369'daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı kabul edilmiş ve üçüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.3

7550 sayılı Kanun bu değişikliğin derdest davalarda nasıl uygulanacağına ilişkin bir geçiş hükmü öngörmemiştir.3 Hukuk Genel Kurulu bu nedenle değişiklikten önce verilmiş bir kararın temyiz edilip edilemeyeceğini dava tarihine göre değil, karar tarihindeki sınıra göre belirlemiştir: kanun yoluna başvuru hakkı nihai kararın verildiği tarihte doğar ve verildiği anda kesin olan karar sonradan yürürlüğe giren düzenlemeyle temyize açık hâle gelmez.3 2025'te açılıp 12.09.2025'te karara bağlanan bir davada ise Kurul, davanın açıldığı 2025 yılının 544.000 liralık temyiz sınırını uygulamıştır.13

Mahkemenin kararında yanlışlıkla kanun yolu göstermesi sonucu değiştirmez. Hukuk Genel Kuruluna göre bir kararın temyiz edilip edilemeyeceği kanunla belirlenir; mahkemenin temyiz edilemeyecek bir kararın temyiz edilebileceğini kararında göstermesi temyiz incelemesinin yapılmasını sağlamaz.3 Kesin karara ilişkin temyiz dilekçesini kararı veren mahkeme reddeder; dosya buna rağmen gönderilmişse Hukuk Genel Kurulu temyiz talebini kendisi reddedebilir.1314

İlgili mevzuat

CMK m. 272 — İstinaf

Madde 272 – (1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir.

(2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Ancak;

a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,

b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,

c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,

Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 286 — Temyiz

Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.

(2) Ancak;

a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,

b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,

c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.) Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,

d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,

e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,

f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,

g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,

h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,

ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,

Temyiz edilemez.

(3) (Ek:17/10/2019-7188/29 md.) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:

a) Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra),

2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213),

3. Suç işlemeye tahrik (madde 214),

4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215),

5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216),

6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217),

7. (Ek:13/10/2022-7418/30 md.) Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A),

8. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),

9. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300),

10. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (madde 301),

11. Silâhlı örgüt (madde 314),

12. Halkı askerlikten soğutma (madde 318),

suçları.

b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.

c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 309 — Kanun yararına bozma

Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

(4) Bozma nedenleri:

a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.

b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.

c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.

d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.

(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

HMK m. 341 — İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar

MADDE 341- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:

a) Nihai kararlar.

b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.

(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.

(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

HMK m. 362 — Temyiz edilemeyen kararlar

MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz:

a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.

b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar.

c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar.

ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar.

d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar.

e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar.

f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar.

g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar.

(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.

(3) (Ek:16/7/2026-7589/25 md.) Bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki;

a) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkrada belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen parasal sınırı geçmemesi halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

b) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkrada belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararın, sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Kesin hükümdeki hukuka aykırılık temyize açmaz; beraat iddiası ve kanun yararına bozmaYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2018/191 · K. 2020/242 ·

    Kasten yaralamadan doğrudan 1.500 lira adli para cezası verilen sanığın temyizi kesinlik nedeniyle reddedilmiş, Özel Daire ret ek kararını onamıştı. Adalet Bakanlığının yazısıyla istenen kanun yararına bozma, aykırılığın takdire ilişkin olduğu gerekçesiyle reddedilmiş; Başsavcılık, Özel Dairenin ek kararı onayan kararına itiraz ederek sanığın beraat etmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Hüküm bölge adliye mahkemeleri göreve başlamadan önce verildiği için CMUK m. 305 ve 5320 sayılı Kanun geçici m. 2 uygulanmıştır. Ceza Genel Kurulu temyiz edilebilmeyi kural, edilememeyi istisna saymış; kesin hükümdeki açık hukuka aykırılığın temyiz edilebilirlik kazandırmayacağını, olağan yolla giderilemeyen aykırılıkların kanun yararına bozma yoluyla giderilebileceğini belirtmiş ve 05.05.2016 tarihindeki 3.000 liralık sınırın altında kalan hükmü esastan incelemeyerek itirazı oy birliğiyle reddetmiştir.

    Sonuç: BAM öncesi dönemde sınırın altındaki adli para cezası kesindir; beraat gerektiği iddiası tek başına temyiz yolunu açmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. CMK m. 286/2-b yalnız mahkûmiyeti kapsar; bölge adliye mahkemesinin ret kararı temyiz edilebilirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2019/444 · K. 2023/18 ·

    Hakaretten 2 ay 27 gün hapis cezası alan sanık istinafa başvurmuş, kendi başvurusu üzerine açılan duruşmaya gelmediği için bölge adliye mahkemesi davayı CMK m. 281/1 uyarınca reddetmişti. Başsavcılık, cezanın artırılmadığını ileri sürerek kararın m. 286/2-b uyarınca kesin olduğunu savunmuştu. Ceza Genel Kurulu, temyiz edilemeyecek kararları tek tek sayan kanun koyucunun sayılmayanları temyize açık bıraktığını, (b) bendinin bir mahkûmiyet kararı aradığını ve ilk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin kararlarında, suç (d) bendine girmiyorsa bölge adliye mahkemesinin beraat, ret, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının (b) bendi kapsamında olmadığını ve temyiz edilebileceğini belirterek itirazı oy birliğiyle reddetmiştir. Karar, hüküm tarihinde yürürlükte olan m. 286 metnine göre verilmiştir.

    Sonuç: İlk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûmiyet hükmü üzerine bölge adliye mahkemesinin verdiği beraat, ret, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı, suç (d) bendine girmiyorsa (b) bendi kapsamında değildir ve temyiz edilebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. 7550 sayılı Kanunla gelen dava tarihi kuralı ve önceki kararlarda karar tarihindeki sınırYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/931 · K. 2025/491 ·

    Tasarrufun iptali davasında bölge adliye mahkemesi 04.10.2022'de Özel Daire bozmasına karşı direnmiş, karar temyiz edilmişti. Hukuk Genel Kurulu, HMK ek madde 1/2'nin 7550 sayılı Kanunla "davanın açıldığı tarih" esasına geçtiğini, ancak Kanunda geçiş hükmü bulunmadığını tespit etmiştir. Kanun yoluna başvuru hakkının nihai kararın verildiği tarihte doğduğunu, verildiği anda kesin olan kararın sonradan çıkan düzenlemeyle temyize açılamayacağını, mahkemenin yanlışlıkla temyiz yolu göstermesinin de sonucu değiştirmeyeceğini belirtmiştir. Dava değerini takip alacağı ile tasarruf değerinden azı olarak alan Kurul, 88.357,37 liralık değerin direnme tarihindeki 107.090 liralık sınırın altında kaldığını belirterek temyiz başvurusunu oy birliğiyle miktardan reddetmiştir.

    Sonuç: 04.06.2025'ten önce verilen hukuk kararlarında temyiz sınırı karar tarihine göre belirlenir; karar o anda kesinse sonradan temyize açılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Temyiz edilen reddedilen kısım sınırın altındaysa karar kesindirYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/360 · K. 2022/1212 ·

    Toplam 67.007,60 liralık asıl alacağa ilişkin itirazın iptali davasında 60.000 liranın reddine dair karar davacılar tarafından temyiz edilmişti. Hukuk Genel Kurulu kesinlik sınırının kamu düzeniyle ilgili olduğunu, sınırın karar tarihindeki hukuki duruma göre belirleneceğini ve direnme kararının verildiği 04.02.2020 tarihinde HMK m. 362/1-a'daki sınırın 72.070 lira olduğunu belirtmiştir. Temyiz edilen kısım bu sınırın altında kaldığından temyiz istemini oy birliğiyle miktardan reddetmiştir.

    Sonuç: Temyiz sınırında temyiz edilen miktara bakılır; reddedilen kısım sınırın altındaysa temyiz yolu kapalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. 7499 sayılı Kanunla on beş bin lira sınırı, güvenlik tedbiri ve kesin hükme karşı kanun yararına bozmaYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/606 · K. 2025/566 ·

    Sanık 2016'da basit kasten yaralamadan doğrudan 3.000 lira adli para cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan hapis cezasına mahkûm edilmiş; Özel Daire iki hükmü birlikte bozmuştu. Ceza Genel Kurulu, CMK m. 272/3-a'daki sınırın 7499 sayılı Kanunla 01.06.2024'ten itibaren on beş bin liraya yükseltildiğini aktarmış; CMUK m. 305 bakımından güvenlik tedbirlerinin kesin hükmü temyize açacağını, açık hukuka aykırılığın ise açmayacağını belirtmiştir. Karar tarihinde sınır içinde kalan ve aleyhe temyiz bulunmayan 3.000 liralık hükme yönelik temyizi reddetmiş, önce bu kesin hükme karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiğini gözetmeyen yoksun kılma hükmünü bozmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Kesin hükümdeki hata temyizle değil, kanun yararına bozmayla giderilir; bağlantılı hüküm buna göre değerlendirilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. CMK m. 286/2-b: cezayı indiren bölge adliye mahkemesi kararı kesindirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2019/408 · K. 2023/245 ·

    İlk derece mahkemesi suça sürüklenen çocuğu nitelikli cinsel saldırıdan 5 yıl hapis cezasına mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi cezayı 3 yıl 4 aya indirerek istinaf başvurularını düzelterek esastan reddetmişti; Özel Daire bu kararı temyizen inceleyip bozmuştu. Ceza Genel Kurulu, CMK m. 286/2-b'deki "artırmayan" ibaresinin cezayı aynı tutan ya da eksilten mahkûmiyet kararlarını anlattığını, kararın yine hapis cezasına ilişkin bir mahkûmiyet olması gerektiğini belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının kesin olduğunu kabul ederek Özel Daire bozmasını kaldırmış ve temyiz istemlerini oy birliğiyle reddetmiştir.

    Sonuç: İlk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezasını indiren bölge adliye mahkemesi kararı, nitelikli cinsel saldırı suçunda da temyiz edilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Suç vasfına yönelik aleyhe temyiz; kabul edildikten sonra "kesin" gerekçesiyle ret verilemezYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2019/340 · K. 2023/561 ·

    Kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçundan 2016'da doğrudan 3.000 lira adli para cezası verilmiş; savcı, söyleşinin kamu görevlisi tarafından kayda alındığının gözetilmediğini ve eksik ceza verildiğini ileri sürerek aleyhe temyize başvurmuştu. Özel Daire hükmü temyizen incelenebilir bulmuş, sonra savcının talebini isabetsiz görerek hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz istemini reddetmişti. Ceza Genel Kurulu, hükmün kesinlik sınırını aşar yaptırım içerecek gerekçeye yönelik açık temyiz talebiyle temyiz edilebilirlik kazandığını, bu kabulden sonra kesinlik gerekçesiyle ret verilemeyeceğini belirterek ret kararını kaldırmış ve dosyayı esas incelemesi için Özel Daireye göndermiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

    Sonuç: Kesin hükme yönelik suç vasfı temyizi incelemeye alınınca, Yargıtay hükmün esası hakkında karar vermek zorundadır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Sonuca etkisiz uygulama hatası kesin hükmü temyize açmazYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2020/375 · K. 2022/13 ·

    Eşini hortumla yaralayan sanığa 2015'te 3.000 lira adli para cezası verilmiş, savcı silahla işleme hâlinin gözetilmediğini ileri sürerek temyiz etmiş, Özel Daire hükmü eksik ceza nedeniyle bozmuştu. Ceza Genel Kurulu, BAM öncesi hükümlere uygulanan 5320 sayılı Kanun geçici m. 2'deki o tarihteki üç bin lira sınırını ve kesin hükümlerin ancak sınırı aşar yaptırım içermek şartıyla suç vasfına yönelik aleyhe başvuru üzerine incelenebileceğini hatırlatmıştır. Silahla işleme nedeniyle artırım yapılmamasının açıkça hukuka aykırı olsa da sonuca etkili olmadığını, sınırın altında ceza verilmesine yol açan bir yanlış uygulama bulunmadığını belirterek Özel Daire kararını kaldırmış ve savcının temyiz istemini oy birliğiyle reddetmiştir.

    Sonuç: Cezanın miktarını değiştirmeyen bir uygulama hatası, kesin adli para cezası hükmünü temyize açmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. HMK m. 341/2'deki istinaf kesinlik sınırının kamulaştırma bedeli davaları yönünden iptaliAnayasa Mahkemesi · E. 2021/34 · K. 2022/21 ·

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının tescili davasındaki istinaf incelemesinde HMK m. 341/2'nin birinci cümlesini Anayasa Mahkemesine götürdü. Mahkeme, bu davalarda uyuşmazlığın esasını taşınmazın değerinin mahkemece belirlenmesinin oluşturduğunu, davanın konusu belirli bir miktar içeren talep olmadığından istemin kabul edilmeyen bölümü gibi bir ölçütün kullanılamayacağını ve malik bakımından lehine hükmedilen miktarın da önem taşımadığını belirtti. Kesinlik sınırının hangi ölçüte göre hesaplanacağı açık ve net olmadığından kuralın kanunilik şartını taşımadığı sonucuna vardı; kuralı Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bularak kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden oy birliğiyle iptal etti.

    Sonuç: Kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında ilk derece kararı, HMK m. 341/2'deki parasal sınır gerekçesiyle kesin sayılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. HMK m. 362/1-a'daki temyiz sınırının kamulaştırma bedeli davaları yönünden iptaliAnayasa Mahkemesi · E. 2025/124 · K. 2025/203 ·

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında direnme kararına karşı yapılan temyizi incelerken HMK m. 362/1-a'yı Anayasa Mahkemesine götürdü. Mahkeme, bu davalarda dava tarihi itibarıyla belirli bir meblağdan söz edilemeyeceğini, yargı mercilerinin hüküm tarihini, taşınmazın dava tarihindeki değerini ya da başka bir ölçütü esas alabileceğini ve istemin kabul edilmeyen bölümü ölçütünün de kullanılamayacağını belirtti. Kuralı belirli ve öngörülebilir bulmadığından kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden oy çokluğuyla iptal etti; iptal hükmünün kararın 20.01.2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliğiyle karar verdi.

    Sonuç: 20.10.2026'dan sonra kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında bölge adliye mahkemesi kararı, HMK m. 362/1-a'daki parasal sınır gerekçesiyle kesin sayılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. HMK m. 362/1-a'nın istinafın kısmen veya tümden kabulü hâli yönünden iptaliAnayasa Mahkemesi · E. 2026/49 · K. 2026/48 ·

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, mecburi hizmetle orantılı yetiştirme bedeline ilişkin menfi tespit davasının istinaf incelemesinde HMK m. 362/1-a'yı istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli yönünden Anayasa Mahkemesine götürdü. Mahkeme, bölge idare mahkemelerinin temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğunu düzenleyen İYUK m. 45/6'nın birinci cümlesini aynı hâl yönünden 27.03.2025 tarihli kararıyla iptal ettiğini hatırlattı. Kuralı Anayasa'nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bularak istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli yönünden oy birliğiyle iptal etti.

    Sonuç: Bölge adliye mahkemesinin istinafı kabul ederek verdiği kararlar bakımından HMK m. 362/1-a'daki parasal sınır bu hâl yönünden iptal edilmiştir; bugün m. 362/3 uygulanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12. Kesinlik sınırı kamu düzenindendir; direnme kararının tarihi esas alınırYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2023/623 · K. 2025/234 ·

    Olağanüstü zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil davasında dava değeri 45.727,24 lira olarak belirlenmiş, bölge adliye mahkemesi 21.09.2022'de Özel Daire bozmasına karşı direnmişti. Hukuk Genel Kurulu kesinlik sınırının kamu düzeninden olduğunu, temyiz hakkının doğduğu karar tarihindeki hukuki durumun esas alınacağını ve bu kuralın direnme kararını da kapsadığını belirtmiş; HMK ek madde 1 uyarınca sınırın her yıl yeniden değerleme oranında artırıldığını aktarmıştır. Dava değeri direnme tarihindeki 107.090 liralık sınırın altında kaldığından temyiz dilekçesini oy birliğiyle miktardan reddetmiştir.

    Sonuç: Hukuk davasında temyiz sınırı, 7550 sayılı Kanundan önceki düzenlemede direnme kararı dahil kararın verildiği tarihe göre belirlenirdi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13. 2025 yılı sınırları: istinafta 40.000, temyizde 544.000 lira; manevi tazminat temyizde sınıra tabidirYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/649 · K. 2025/905 ·

    Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı 50.000 liralık manevi tazminat davası 12.09.2025'te feragat nedeniyle reddedilmiş, karar temyiz edilmişti. Hukuk Genel Kurulu, HMK m. 341/2'deki sınırın 2025 yılı için 40.000 lira olduğunu, manevi tazminattaki istinaf istisnasının temyize uzanmadığını ve m. 362'deki sınırın Yargıtay dairelerinin ilk derece sıfatıyla verdiği kararlara da uygulanacağını belirtmiştir. Davanın açıldığı 2025 yılı için temyiz sınırını 544.000 lira olarak hesaplamış, kesin karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddedileceğini hatırlatarak temyiz başvurusunu oy birliğiyle miktardan reddetmiştir.

    Sonuç: Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre 2025 yılı için temyiz sınırı 544.000 lira, istinaf sınırı 40.000 liraydı; manevi tazminat da temyizde bu sınıra tabidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14. 2024 yılı sınırları ve manevi tazminatın temyizde sınıra tabi olması (oy çokluğu)Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2025/184 · K. 2025/228 ·

    Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla reddettiği 240.000 liralık manevi tazminat davasında davacı, karar tarihinin esas alınmasının Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştü. Hukuk Genel Kurulu, Anayasa Mahkemesinin ek madde 1/2'deki "341 inci ve 362 nci" ibaresini iptal etmesi ve 7531 sayılı Kanunla yapılan düzenleme karşısında Anayasa Mahkemesine başvurmaya gerek görmemiştir. 2024 yılı için istinaf sınırını 28.250, temyiz sınırını 378.290 lira olarak aktarmış; manevi tazminat kararlarının temyizinde de bu sınırın gözetileceğini belirterek temyiz başvurusunu miktardan reddetmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş, ilk derece sıfatıyla verilen karara m. 341/2'nin uygulanması gerektiği görüşü çoğunlukça benimsenmemiştir.

    Sonuç: Manevi tazminat kararlarında miktar sınırı olmaksızın istinaf imkânı, temyiz için geçerli değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Kesin karar ne demektir?

Kesin karar, kanunun istinaf ya da temyiz yolunu kapattığı karardır. Ceza muhakemesinde istinafa götürülemeyen hükümler CMK m. 272/3'te, temyiz edilemeyen bölge adliye mahkemesi kararları CMK m. 286/2'de sayılır. Hukuk yargılamasında HMK m. 341/2 ve m. 362/1 parasal sınırın altında kalan kararları kesin sayar. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre verildiği anda değer bakımından sınırın altında kalan karar o anda kesinleşir.

Hangi ceza hükümlerine karşı istinafa gidilemez?

CMK m. 272/3'e göre hapis cezasından çevrilenler hariç, sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine ve kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümlere karşı istinafa gidilemez. Bu hükümler tekerrüre esas olmaz. On beş bin liralık tutar 7499 sayılı Kanunla 01.06.2024'ten itibaren getirilmiştir; önceki tutar 3.000 liraydı.

Bölge adliye mahkemesinin her kararı temyiz edilebilir mi?

Hayır. CMK m. 286/1 bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışındaki hükümlerini temyize açar; m. 286/2 ise temyiz edilemeyen kararları sayar. Örneğin ilk derece mahkemesinin verdiği beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinafın esastan reddi, bu cezaları artırmayan kararlar ve adli para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece hükümlerine ilişkin kararlar temyiz edilemez. CMK m. 286/3'te sayılan suçlarda ise bu kararlar da temyiz edilebilir.

Bölge adliye mahkemesi cezayı indirdiyse karar temyiz edilebilir mi?

İlk derece mahkemesinin verdiği ceza beş yıl veya daha az hapis cezasıysa, kural olarak hayır. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre CMK m. 286/2-b'deki artırmayan kararlar, cezayı aynı tutan ya da eksilten mahkûmiyet kararlarıdır. Kurul, nitelikli cinsel saldırıdan verilen 5 yıl hapis cezasını 3 yıl 4 aya indiren bölge adliye mahkemesi kararını bu nedenle kesin saymıştır. CMK m. 286/3'te sayılan suçlar bu kuralın istisnasıdır.

Bölge adliye mahkemesinin beraat veya davanın reddi kararı temyiz edilebilir mi?

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre CMK m. 286/2-b yalnız mahkûmiyet kararlarını kapsar. İlk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûmiyet hükmü üzerine bölge adliye mahkemesi beraat, ret, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığına karar vermişse, suç (d) bendine girmediği sürece bu karar (b) bendi kapsamında değerlendirilemez ve temyiz edilebilir. Kurul, sanığın kendi istinafı üzerine açılan duruşmaya gelmemesi nedeniyle verilen ret kararını bu gerekçeyle temyiz edilebilir bulmuştur.

Kesin bir ceza hükmünde açık bir hata varsa ne olur?

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre kesin hükümdeki açık hukuka aykırılık, hükmü temyiz edilebilir hâle getirmez. CMK m. 309'a göre istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümdeki hukuka aykırılık için Adalet Bakanlığı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bozma istemini bildirir; Yargıtay ceza dairesi nedenleri yerinde görürse hükmü kanun yararına bozar. Ceza Genel Kurulunun incelediği bir dosyada Özel Daire bu istemi, ileri sürülen aykırılığı hâkimin takdirine ilişkin bularak reddetmiştir.

Kesin adli para cezasına karşı savcının temyizi incelenir mi?

Bölge adliye mahkemeleri göreve başlamadan önce verilen hükümlerle ilgili Ceza Genel Kurulu kararlarına göre kesin hüküm, kesinlik sınırını aşar yaptırım içermek şartıyla suç vasfına yönelik ya da yanlış uygulamayla sınırın altında ceza verildiğine dair aleyhe başvuru üzerine incelenebilir. Uygulama hatası cezanın miktarını değiştirmiyorsa hüküm kesin kalır. Bu kararlar 1412 sayılı CMUK ve 5320 sayılı Kanun geçici m. 2 dönemine aittir.

Hukuk davasında hangi kararlar kesindir?

HMK m. 341/2'ye göre miktar veya değeri kanundaki sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin ilk derece kararları kesindir. HMK m. 362/1'e göre bölge adliye mahkemesinin parasal sınırı geçmeyen davalara ilişkin kararları ile sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalar, çekişmesiz yargı işleri ve geçici hukuki korumalar gibi maddede sayılan işlere ilişkin kararları kural olarak temyiz edilemez. Kanundaki tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Anayasa Mahkemesi m. 341/2'nin birinci cümlesini ve m. 362/1-a'yı kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden iptal etmiştir; m. 362/1-a'ya ilişkin iptal 20.10.2026'da yürürlüğe girmiştir.

Manevi tazminat kararları temyiz edilebilir mi?

HMK m. 341/2 manevi tazminat davalarında miktara bakılmaksızın istinafa gitmeye izin verir. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre temyiz için böyle bir istisna yoktur; manevi tazminat kararlarının temyizinde de HMK m. 362'deki parasal sınır gözetilir. Kurul bu nedenle 50.000 ve 240.000 liralık manevi tazminat istemlerine ilişkin temyiz başvurularını miktardan reddetmiştir.

Sayfadaki istinaf ve temyiz tutarları hangi yıla aittir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/905 sayılı kararına göre 2025 yılı için HMK m. 341/2'deki istinaf sınırı 40.000 lira, davanın açıldığı 2025 yılı için HMK m. 362/1-a'daki temyiz sınırı 544.000 liradır. Aynı Kurulun 2025/228 sayılı kararına göre 2024 yılı için bu tutarlar 28.250 ve 378.290 liradır. Bu tutarlar yalnız belirtilen yıl için hesaplanmıştır; sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır. 2026 tutarları bu sayfada verilmemiştir.

Hukukta parasal sınır dava tarihine mi, karar tarihine mi göre belirlenir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun aktardığına göre 04.06.2025'te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunla HMK ek madde 1/2 değiştirilmiş ve istinaf ile temyiz sınırlarında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı kabul edilmiştir. Kanunda geçiş hükmü bulunmadığından Kurul, değişiklikten önce verilmiş kararlarda karar tarihindeki sınırı uygulamış ve verildiği anda kesin olan kararın sonradan temyize açılamayacağını belirtmiştir.

Mahkeme kararında temyiz yolu gösterildiyse kesin karar temyiz edilebilir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre hayır. Bir kararın temyiz edilip edilemeyeceği kanunla belirlenir; mahkemenin kanuna göre temyiz edilemeyecek bir kararın temyiz edilebileceğini kararında göstermesi temyiz incelemesinin yapılmasını sağlamaz. Kesin karara ilişkin temyiz dilekçesi reddedilir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.