Temyiz süresi (CMK m. 291, HMK m. 361)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- CMK m. 291/1'e göre ceza davasında temyiz süresi ne kadardır ve başvuru nasıl yapılır?
- 7499 sayılı Kanun CMK m. 291'deki temyiz süresini nasıl değiştirdi ve hangi kararlara uygulanır?
- CMK m. 39 ve m. 331'e göre temyiz süresi nasıl hesaplanır, adli tatil süreyi durdurur mu?
- Gerekçeli karar yalnız müdafie tebliğ edilmişse sanığın temyiz süresi ne zaman başlar?
- Kanun yolu bildirimi yanıltıcıysa temyiz süresi işler mi (CMK m. 40/2)?
- Temyiz süresi kaçırılırsa ne olur: ret kararı ve eski hâle getirme (CMK m. 296, 298, 40-41)
- HMK m. 361'e göre hukuk davasında temyiz süresi ne kadardır ve dilekçe nereye verilir?
- Hukuk davasında elektronik tebligat ve adli tatil temyiz süresini nasıl etkiler (HMK m. 103-104)?
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Ceza davasında 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda temyiz süresi, CMK m. 291/1'e göre hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır; daha önce verilen kararlarda eski hükümler uygulanır.
- Hukuk davasında bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi, HMK m. 361/1'e göre tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır.
- Süre geçtikten sonra yapılan temyiz istemi kural olarak reddedilir.
- Ceza davasında süreyi kusuru olmadan kaçıran kişi eski hâle getirme isteyebilir.
Temyiz, bir kararın Yargıtay'da incelenmesini sağlayan kanun yoludur; süresi geçtikten sonra yapılan başvuru kural olarak esasa girilmeden reddedilir. Bu rehber temyiz süresini ceza muhakemesi (CMK m. 291) ve hukuk yargılaması (HMK m. 361) için ayrı ayrı anlatır: sürenin uzunluğu ve başvurunun yapılış biçimi, 7499 sayılı Kanunla gelen değişiklik ve hangi kararlara uygulandığı, sürenin hesaplanması ve adli tatil, gerekçeli kararın yalnız müdafie tebliğ edilmesi, yanıltıcı kanun yolu bildirimi, süre kaçırıldığında ret ve eski hâle getirme, posta ile ve elektronik tebligattan sonra başvuru.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Ceza davasında süre
İki hafta; süre hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten başlar. Başvuru hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır.
Dayanak: CMK m. 291/1
- Tutuklu sanık
Zabıt kâtibine ya da ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanla veya dilekçeyle başvurabilir; kayıt ve tutanak işlemi yapılınca kanun yolu süresi kesilmiş sayılır.
Dayanak: CMK m. 263
- Geçiş (7499 sayılı Kanun)
İki haftalık süre ve tebliğden başlama kuralı 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlara uygulanır; daha önce verilen kararlarda eski hükümler uygulanmaya devam eder.
Dayanak: CMK geçici m. 6/1-c
- Adli tatil (ceza)
Adli tatile rastlayan süreler işlemez; bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.
Dayanak: CMK m. 331/4
- Hukuk davasında süre
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinin temyizi kabil nihai kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta.
Dayanak: HMK m. 361/1
- Hukukta dilekçenin verileceği yer
Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ya da temyiz edenin bulunduğu yerdeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi veya ilk derece mahkemesi.
Dayanak: HMK m. 365/1
- Adli tatil (hukuk)
Adli tatile tabi dava ve işlerde süre tatil içinde biterse, adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
Dayanak: HMK m. 104
CMK m. 291/1'e göre ceza davasında temyiz süresi ne kadardır ve başvuru nasıl yapılır?
CMK m. 291/1 uyarınca temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvuru iki yoldan biriyle olur: 1) hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilir; 2) zabıt kâtibine beyanda bulunulur, beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra temyiz süresinin tefhimden değil gerekçeli kararın tebliğinden başladığını kabul etmiştir. Olayda bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının da bulunduğu 17.12.2024 tarihli duruşmada açıklanan karar savcıya 25.12.2024'te tebliğ edilmiş, savcı kararı 03.01.2025'te temyiz etmişti; Daire, temyizi süre yönünden reddeden önceki kararını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine kaldırmış ve hükmü esastan incelemiştir. (Yargıtay 3. CD, E. 2025/5365)1
Tutuklu sanık için ayrı bir hüküm vardır. CMK m. 291/1'in son cümlesi m. 263'ü saklı tutar: tutuklu sanık zabıt kâtibine ya da bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yoluna başvurabilir (m. 263/1). Başvuru ilgili deftere kaydedilip tutanak düzenlendiğinde kanun yolları için belirlenen süreler kesilmiş sayılır (m. 263/2 ve 263/4).
CMK m. 293/1'e göre süresi içinde yapılan temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru ise bu sonucu doğurmaz ve aşağıda anlatılan ret kararlarına konu olur.
7499 sayılı Kanun CMK m. 291'deki temyiz süresini nasıl değiştirdi ve hangi kararlara uygulanır?
7499 sayılı Kanunun 19. maddesiyle CMK m. 291/1'deki "hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün" ibaresi "hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta" olarak değiştirilmiştir.1 Maddenin ikinci fıkrası da aynı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır (CMK m. 291/2'deki mülga şerhi).
Değişiklikten önceki hâli Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021 tarihli bir kararında aktarılmıştır: temyiz istemi hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde yapılıyor, hüküm temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlıyordu. Kurul bu dönemin genel kuralını, hükmün açıklanması sırasında hazır bulunanlar yönünden sürenin tefhimden, yokluklarında hüküm verilenler yönünden gerekçeli kararın tebliğinden başlaması olarak açıklamıştır. (Yargıtay CGK, E. 2020/235)2
Yeni kural her dosyaya hemen uygulanmaz. CMK geçici m. 6/1-c uyarınca kanun yollarına başvuru süreleri ve bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ilişkin m. 291 ve 296 dahil değişiklikler 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlarda değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Ölçüt, kararın veriliş tarihidir.
Eski 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (CMUK) temyiz hükümlerinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesiyle uygulanmaya devam ettiği dosyalar için ayrı bir bent vardır. CMK geçici m. 6/1-d'ye göre m. 291, 296 ve 297'deki değişiklikler bu kapsamdaki dosyalarda da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlara uygulanır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bu kapsamda 02.07.2024'te verilen bir kararda CMUK m. 310'daki bir haftalık süre yerine, değişik CMK m. 291/1'deki iki haftalık sürenin uygulanacağını kabul etmiştir. (Yargıtay 2. CD, E. 2025/8040)3
1/6/2024'ten önce verilen ve CMUK'a tabi kararlarda süre eski kurala göre işler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2015 tarihli bir hükümle ilgili kararında CMUK m. 310'u, yüze karşı verilen kararlarda temyizin hükmün tefhiminden itibaren bir hafta içinde yapılacağı, yoklukta verilen kararlarda ise sürenin tebliğle başlayacağı biçiminde aktarmıştır. (Yargıtay CGK, E. 2025/193)4
Eski hâle getirme dilekçesinin süresi de değişmiştir. CMK m. 41/1'deki bugünkü süre engelin kalkmasından itibaren iki haftadır ve CMK geçici m. 6/1-a bu değişikliği 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygular. Ceza Genel Kurulunun 2021 tarihli kararında aktarılan eski metinde bu süre yedi gündü.2
CMK m. 39 ve m. 331'e göre temyiz süresi nasıl hesaplanır, adli tatil süreyi durdurur mu?
Temyiz süresi hafta olarak belirlendiği için CMK m. 39/2 uygulanır: süre, tebligatın yapıldığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Tebliğ bir salı günü yapılmışsa süre iki hafta sonraki salı günü mesai saati bitiminde dolar. CMK m. 39/4'e göre son gün bir tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü biter.
CMK m. 331/1'e göre ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl 20 Temmuzdan 31 Ağustosa kadar çalışmaya ara verir. CMK m. 331/4 uyarınca adli tatile rastlayan süreler işlemez; bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, adli tatil içinde 29.07.2024'te sanığa tebliğ edilen kararda temyiz süresinin 01.09.2024'te işlemeye başladığını ve 12.09.2024'te yapılan temyizin iki haftalık süre içinde olduğunu kabul etmiştir.3
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz süresine ilişkin 2026 tarihli kararında CMK m. 331/4'ün uygulanmasını iki durum için açıklamıştır: kararın tebliği adli tatilden önce yapılmış ve işlemeye başlayan süre adli tatil içinde sona eriyorsa, tatilden önce işleyen kısma bakılmaksızın süre adli tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzar; karar adli tatilde tebliğ edildiği için sürenin tamamı adli tatile denk geliyorsa süre bir eylülden itibaren baştan işlemeye başlar. Kurul aynı kararda bu kuralın tutuklu ya da tutuksuz ayrımı yapılmaksızın bütün işlerde uygulanacağını da belirtmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2023/558)5
Adli tatil kuralı tutuklu işlerde de uygulanır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, adli tatil içinde müdafie tebliğ edilen hükme karşı tatil içinde yapılan temyiz istemini önce CMK m. 298/1 uyarınca reddetmişti; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine, Ceza Genel Kurulunun CMK m. 331/4'teki kuralın tutuklu–tutuksuz iş ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiğine ilişkin kararlarını esas alarak ret kararını kaldırmış ve temyizi süresinde saymıştır. (Yargıtay 10. CD, E. 2022/15714)6
Gerekçeli karar yalnız müdafie tebliğ edilmişse sanığın temyiz süresi ne zaman başlar?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024 tarihli kararında, ceza yargılaması sonunda verilen gerekçeli kararın kural olarak hem sanığa hem de varsa müdafie ayrı ayrı tebliğ edilmesi gerektiğini ve müdafie tebliğin her hâlükârda yasal zorunluluk olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2023/231)7 Kurula göre müdafi usulüne uygun olarak kanun yoluna başvurmuşsa, başvuru hakkının etkin kullanılmadığına dair bir itiraz bulunmadıkça sanığa ayrıca tebliğe gerek yoktur; müdafi başvurmamışsa gerekçeli karar sanığa da tebliğ edilmeli ve kanun yolu süresi tebliğ tarihinden ya da sanığın kararı öğrendiğini beyan ettiği tarihten başlatılmalıdır.7
Kurul bu sonucu temyiz süresinin başlangıcına bağlamıştır: temyiz süresi CMK m. 291/1 uyarınca hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten başladığından, gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmeyen sanık bakımından başlamayan sürenin kaçırılmasından söz edilemez; gerekçeli kararın yalnız müdafie tebliğ edilmiş olması bunu değiştirmez.7 Olayda bölge adliye mahkemesinin sanığın yokluğunda verdiği karar yalnız müdafie tebliğ edilmiş, müdafi temyiz etmemiş, kendisine tebligat yapılmayan sanığın sonradan verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilmiş ve Özel Dairenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararı kaldırılmıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.7
Kurul aynı kararda önceki uygulamadan ayrıldığını da açıklamıştır: daha önce yokluğunda verilen hükmün, kendisini müdafi aracılığıyla temsil ettiren sanığa ayrıca tebliği zorunlu sayılmıyor, bu durumdaki sanığın geç verdiği dilekçe CMK m. 40 kapsamında eski hâle getirme talebi olarak değerlendiriliyordu. Kurula göre ise gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmediği için süresinde başvuramayan sanığın kanun yolu süresini kaçırdığından söz edilemez.7 Kurul, içtihat değişikliklerinin kural olarak geriye yürümeyeceğini, henüz kesin hükümle sonuçlanmamış ve devam eden yargılamalarda uygulanabileceğini de belirtmiştir.7
Ceza Genel Kurulu 2026 tarihli kararında aynı çizgiyi sürdürmüştür: yalnız müdafie yapılan tebliğ üzerine müdafi yöntemine uygun şekilde kanun yoluna başvurmamışsa sanığa da gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerekir; dosyada sanığa sonradan yapılan tebligat geçerli sayılmış ve yeni müdafiin bu tebliğe göre yaptığı temyiz süresinde kabul edilmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2025/383)8 Bu dosyada süre hesabına, 6 Şubat 2023 depremi sonrasında olağanüstü hal ilan edilen illerde sürelerin 6/2/2023 ile 6/4/2023 arasında durmasını öngören Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi de girmiştir.8
Kanun yolu bildirimi yanıltıcıysa temyiz süresi işler mi (CMK m. 40/2)?
CMK m. 40/2'ye göre kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmeyen kişi kusursuz sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Anayasa m. 40/2 ile CMK m. 34/2, 231/2 ve 232/6 uyarınca hüküm ve kararlarda kanun yolu süresinin, başvuru merciinin ve başvuru şeklinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğunu; yanılgılı bildirim nedeniyle temyiz hakkını etkin kullanamayan kişinin bu yanılgıdan yararlanması gerektiğini kabul etmiştir.4
Olayda sanığın yüzüne karşı açıklanan hükümde temyiz süresi "tefhim tebliğinden itibaren 7 gün" biçiminde bildirilmişti. Kurul, tefhim ve tebliğ ifadelerinin birlikte kullanılmasının sanığı sürenin ne zaman başlayacağı konusunda yanıltabileceğini ve hatalı bildirimin temyiz süresini başlatmayacağını belirterek, gerekçeli kararın tebliğ edildiği gün verilen gerekçeli temyiz dilekçesini dikkate almış ve Özel Dairenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararını kaldırmıştır.4
Aynı kararda Kurul, sanığın yalnız gerekçeli kararın adresine gönderilmesini isteyen dilekçesinin kanun yoluna başvurma isteği taşımadığını ve bu nedenle temyiz iradesi içerdiğinin kabul edilemeyeceğini de belirtmiştir.4
Bildirim kanuna uygunsa yanıltma yoktur. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, CMUK'a tabi dosyada 1/6/2024'ten sonra verilen kararın kanun yolu bildiriminde tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz edilebileceğinin yazılmasında, CMK geçici m. 6/1-d karşısında yanıltma olmadığını kabul etmiştir.3
Temyiz süresi kaçırılırsa ne olur: ret kararı ve eski hâle getirme (CMK m. 296, 298, 40-41)
Süre geçtikten sonra yapılan temyiz istemini önce hükmü veren mahkeme ele alır: CMK m. 296/1'e göre kanuni süre geçtikten sonra yapılan temyiz istemini hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir kararla reddeder. CMK m. 296/2'ye göre temyiz eden, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'dan bu konuda karar vermesini isteyebilir; bu istem hükmün infazını ertelemez. CMK geçici m. 6/1-c, m. 296'da 7499 sayılı Kanunla yapılan değişikliği de 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlara uygular. Dosya Yargıtay'a ulaşmışsa CMK m. 298/1 uyarınca Yargıtay da süresi içinde başvuru yapılmadığını saptadığında temyiz istemini reddeder.
Aşağıdaki ceza kararlarında Yargıtay dairesinin süre yönünden verdiği ret kararı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine kaldırılmıştır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi ret kararını CMK m. 308/3 gereği kendisi kaldırmış,3 Yargıtay 3. Ceza Dairesi de itirazı kabul ederek ret kararını kaldırıp hükmü esastan incelemiştir;1 Ceza Genel Kurulu da itirazla önüne gelen dosyada Özel Dairenin ret kararını kaldırmıştır.7 7589 sayılı Kanunla değişik CMK m. 308/1'e göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışında Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı re'sen veya istem üzerine Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir; m. 308/4'e göre bu istemi sanık da yapabilir. 7589 sayılı Kanunun geçici m. 1/8'ine göre m. 308/1'de yapılan değişiklik 31/7/2026'dan sonra Başsavcılığa teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır; daha önce teslim edilmiş dosyalarda önceki hükümler uygulanmaya devam eder.
Süreyi kusuru olmaksızın geçiren kişi CMK m. 40/1 uyarınca eski hâle getirme isteyebilir. Dilekçe CMK m. 41/1'e göre engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir; dilekçe sahibi kusuru olmadığını gösteren olguları, varsa belgelerini ekleyerek açıklar (m. 41/2). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle ileri sürülen eski hâle getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme görevinin Yargıtay'a ait olduğunu belirtmiştir.2
Aynı kararda Kurul, süreyi kusursuz geçirdiğini iddia edenin bunu ispatlaması gerektiğini, raporla belgelenen hastalık nedeniyle süreyi kaçırmanın eski hâle getirme nedenlerinden biri olduğunu, ancak raporun şüpheli ifadeler taşımaması ve istirahatin gerekli olduğuna dair kesin kayıt içermesi gerektiğini belirtmiştir.2 Olayda müdafiin eski hâle getirme dilekçesi o tarihte yürürlükte olan yedi günlük süreden sonra verilmişti; Kurul, sanığın kendi temyiz istemi hiç incelenmemiş olduğundan müdafiin eski hâle getirme talepli temyizi ile sanığın temyizinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine karar vererek Özel Dairenin ret kararını kaldırmıştır.2
HMK m. 361'e göre hukuk davasında temyiz süresi ne kadardır ve dilekçe nereye verilir?
Hukuk yargılamasında HMK m. 361/1 uyarınca bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. HMK m. 361/2'ye göre davada haklı çıkmış taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 7035 sayılı Kanunla değişik HMK m. 361/1 uyarınca bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğini belirtmiştir. (Yargıtay HGK, E. 2020/547)9
Ceza muhakemesindeki 1/6/2024 geçişi hukuk davasına taşınmaz: CMK geçici m. 6, 7499 sayılı Kanunla CMK'da yapılan düzenlemeler için konmuş bir geçiş hükmüdür. Hukuk davasında süre HMK m. 361/1'deki gibi kararın tebliğiyle başlar.
Hukuk Genel Kurulu, Yargıtay hukuk dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği bir karara karşı temyizde de HMK m. 361/1'deki iki haftalık süreyi uygulamıştır. (Yargıtay HGK, E. 2021/41)10
HMK m. 365/1'e göre temyiz dilekçesi kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine ya da Yargıtay'ın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine verilebileceği gibi, temyiz edenin bulunduğu yerdeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine de verilebilir. Başka bir mahkemeye verilen dilekçe temyiz defterine kaydolunur ve durum kararı temyiz edilen mahkemeye derhâl bildirilir (m. 365/2); temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir (m. 365/3).
Dilekçe posta ile de gönderilebilir; ancak başvuru tarihi dilekçenin postaya verildiği gün değildir. Hukuk Genel Kurulu, kararın başkonsolosluk aracılığıyla tebliğ edildiği davacının ertesi gün tarihli ve posta ile doğrudan Özel Daireye gönderdiği temyiz dilekçesinde, temyiz tarihinin dilekçenin postaya verildiği tarih değil Özel Daireye ulaştığı tarih olduğunu, postaya veriliş tarihinin temyiz süresini kesmediğini belirtmiş ve iki haftalık süreden sonra ulaşan dilekçe nedeniyle temyiz istemini süre yönünden reddetmiştir.10
Hukuk davasında elektronik tebligat ve adli tatil temyiz süresini nasıl etkiler (HMK m. 103-104)?
Süre tebliğle başladığı için tebliğin hangi gün yapılmış sayıldığı belirleyicidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Tebligat Kanunu m. 7/a'ya göre elektronik yolla tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayıldığını; tebellüğ tarihinin tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih olmadığını belirtmiştir.9 Temyiz yoluna başvurma ve incelemesi İcra ve İflas Kanunu m. 364/2 uyarınca HMK'ya göre yapılan bu ihalenin feshi dosyasında temyiz dilekçesi süre yönünden reddedilmiştir.9
HMK m. 92/2'ye göre hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günün tatil saatinde biter. HMK m. 93/1'e göre resmî tatil günleri süreye dâhildir; sürenin son günü resmî tatil gününe rastlarsa süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.
HMK m. 104'e göre adli tatile tabi dava ve işlerde Kanunun belirlediği süre tatil içinde biterse, adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. HMK m. 104'ün öngördüğü sonuç tatil içinde biten sürenin uzatılmasıdır; CMK m. 331/4'teki gibi sürenin işlemeyeceği söylenmemiştir. HMK m. 103/1 ise adli tatilde de görülen dava ve işleri sayar; bunlar arasında hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar vardır (m. 103/1-ç).
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, sigorta başlangıcının tespiti davalarının aynı zamanda bir günlük hizmet tespitini içerdiğini ve bu davalarda süreler yönünden HMK m. 103/1-ç'nin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 10. HD, E. 2024/12349)11 Bu davada bölge adliye mahkemesi kararı 27.07.2024'te, adli tatil içinde tebliğ edilmiş; 02.09.2024'te verilen temyiz dilekçesi yasal süre geçtikten sonra verildiği gerekçesiyle HMK m. 366 yollamasıyla m. 352/1-c uyarınca reddedilmiştir.11 Daire, HMK m. 104'teki uzamanın neden uygulanmadığını ayrıca açıklamamış, sonucu m. 103/1-ç'ye dayandırmıştır.
Hukukta temyiz dilekçesinin süresinde verilip verilmediği HMK m. 366 yollamasıyla istinafa ilişkin m. 352'ye göre incelenir: m. 352/1-c uyarınca başvurunun süresi içinde yapılmaması hâlinde öncelikle gerekli karar verilir.
İlgili mevzuat
CMK m. 291 — Temyiz istemi ve süresi
Madde 291 – (1) Temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.
(2) (Mülga:2/3/2024-7499/19 md.)
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
HMK m. 361 — Temyiz edilebilen kararlar
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
(2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.
Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 263 — Tutuklunun kanun yollarına başvurması
Madde 263 – (1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir.
(2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir.
(3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder.
(4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 39 — Sürelerin hesaplanması
Madde 39 – (1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.
(2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.
(3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer.
(4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 331 — Adlî tatil
Madde 331 – (1) (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/27 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/25 md.) Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.
(2) Soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların tatil süresi içinde ne suretle yerine getirileceği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
(3) Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar.
(4) Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 293 — Temyiz başvurusunun etkisi
Madde 293 – (1) Süresi içinde yapılan temyiz başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller.
(2) (Mülga:2/3/2024-7499/21 md.)
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 296 — Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı hükmü veren mahkemece reddi
Madde 296 – (1) Temyiz istemi, kanunî sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.
(2) Temyiz eden, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtaydan bu hususta bir karar vermesini isteyebilir. Bu takdirde dosya Yargıtaya gönderilir. Ancak, bu nedenden dolayı hükmün infazı ertelenemez.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 298 — Temyiz isteminin reddi
Madde 298 – (1) Yargıtay, süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını ya da temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 308 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi
Madde 308 – (1) (Değişik:16/7/2026-7589/17 md.) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.
(4) (Ek:16/7/2026-7589/17 md.) İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 40 — Eski hâle getirme
Madde 40 – (1) Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir.
(2) Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 41 — Eski hâle getirme dilekçesi
Madde 41 – (1) Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.
(2) Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK geçici m. 6 — Geçici Madde 6 (7499 ile eklenen geçiş hükümleri)
Geçici Madde 6- (Ek:2/3/2024-7499/22 md.)
(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunda yapılan düzenlemeler bakımından aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Eski hâle getirme kurumuna ilişkin olarak 41 inci maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
b) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresine ilişkin olarak 173 üncü maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
c) Kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin 268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297, 308, 308/A, 319 ve 320 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler ile yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
d) Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin 291, 296 ve 297 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanır.
e) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla yürürlükten kaldırılan; 275 inci maddenin ikinci fıkrası, 293 üncü maddenin ikinci fıkrası ve 295 inci maddesi hükümlerinin, 1/6/2024 tarihinden önce verilen kararlar bakımından uygulanmasına devam olunur.
(2) a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır.
b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.
c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır.
d) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur.
(3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 141 inci maddede yapılan düzenlemeler, 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanır.
(4) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemler bakımından uygulanır. Bu tarihten önce yapılan istemlere, kesinleşinceye kadar bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre yargı mercilerince bakılmaya devam olunur. Bu fıkrada yer alan düzenlemeler ile bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, mülga 7/5/1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan veya yapılacak olan istemler hakkında da kıyasen uygulanır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
HMK m. 365 — Temyiz dilekçesinin verilmesi
MADDE 365- (1) Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir.
(2) Temyiz dilekçesi, kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmişse temyiz defterine kaydolunur ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir.
(3) Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi verilir.
Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
HMK m. 103 — Adli tatilde görülecek dava ve işler
MADDE 103- (1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:
a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi.
b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler.
c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları.
ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.
d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri.
e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar.
f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler.
g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.
ğ) Çekişmesiz yargı işleri.
h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.
(2) Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir.
(3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır.
(4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır.
Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
HMK m. 92 — Sürelerin bitimi
MADDE 92- (1) Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter.
(2) Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter.
Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
HMK m. 93 — Tatil günlerinin etkisi
MADDE 93- (1) Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.
Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
HMK m. 104 — Adli tatilin sürelere etkisi
MADDE 104- (1) Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
HMK m. 366 — Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.
Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
HMK m. 352 — Ön inceleme
MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.)
(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:
a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması
b) Kararın kesin olması
c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması
ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi
d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi
(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.
(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.
Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. 7499 sayılı Kanundan sonra temyiz süresinin tefhimden değil gerekçeli kararın tebliğinden başlamasıYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2025/5365 · K. 2025/27948 ·
Bölge adliye mahkemesinin 17.12.2024 tarihli beraat kararı, Cumhuriyet savcısının da hazır bulunduğu duruşmada açıklanmış, savcıya 25.12.2024'te tebliğ edilmiş ve savcı 03.01.2025'te temyiz etmişti. Daire temyizi önce süre yönünden reddetti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Daire, 7499 sayılı Kanunla CMK m. 291/1'deki 'hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün' ibaresinin 'hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta' olarak değiştirildiğini ve düzenlemenin 01.06.2024'ten itibaren uygulandığını belirterek savcının temyizini süresinde saydı; ret kararını kaldırdı ve beraat hükmünü esastan inceleyerek onadı.
Sonuç: 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararda temyiz süresi, kararın duruşmada açıklandığı günden değil gerekçeli kararın tebliğinden başlar.
2. 7499 öncesi dönemde on beş günlük temyiz süresi, raporla belgelenen hastalık ve eski hâle getirmeYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2020/235 · K. 2021/668 ·
Bölge adliye mahkemesi kararı müdafie 08.11.2018'de tebliğ edilmiş, müdafi bel fıtığı nedeniyle verilen istirahat raporlarını ekleyerek 20.12.2018'de eski hâle getirme ve temyiz dilekçesi vermişti; sanık ise kararı 12.12.2018'de ayrıca temyiz etmişti. Özel Daire eski hâle getirme talebini yerinde görmeyerek müdafiin temyizini reddetti, sanığın temyizini hiç incelemedi. Ceza Genel Kurulu, CMK m. 291'in o tarihteki hâlinde sürenin on beş gün olduğunu, eski hâle getirme süresinin yedi gün olduğunu aktardı; süreyi kusursuz geçirdiğini iddia edenin bunu ispatlaması gerektiğini, raporla belgelenen hastalığın eski hâle getirme nedeni olabileceğini, ancak raporun kesin kayıt içermesi gerektiğini belirtti. Müdafiin dilekçesi yedi günden sonra verilmiş olsa da sanığın temyizi incelenmediğinden iki istemin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi ve ret kararını kaldırdı.
Sonuç: Temyiz süresinin kaçırılmasında eski hâle getirme istemine Yargıtay karar verir; hastalık raporu kesin kayıt içermelidir.
3. CMUK'a tabi dosyada 1/6/2024 sonrası karar: iki haftalık süre ve adli tatilde tebliğYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/8040 · K. 2025/12609 ·
Bozmadan sonra verilen 02.07.2024 tarihli karar, adli tatil içinde 29.07.2024'te sanığa tebliğ edilmiş, sanık 12.09.2024'te temyiz etmişti. Dosya 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK'a tabiydi ve CMUK m. 310'a göre temyiz süresi bir haftaydı. Daire, CMK geçici m. 6/1-d uyarınca değişik CMK m. 291/1'deki iki haftalık ve tebliğden başlayan sürenin bu karara da uygulanacağını, kanun yolu bildiriminde tebliğden itibaren iki hafta yazılmasında yanıltma olmadığını; CMK m. 331/4 uyarınca süre 29.07.2024 itibarıyla işlemeyip 01.09.2024'te işlemeye başladığından temyizin süresinde olduğunu kabul etti. Ret kararını kaldırdı ve hükmü onadı.
Sonuç: CMUK'a tabi dosyada da 1/6/2024 ve sonrasında verilen karara iki haftalık süre uygulanır; adli tatilde yapılan tebliğde süre tatilden sonra işlemeye başlar.
4. Yanıltıcı kanun yolu bildirimi temyiz süresini başlatmazYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/193 · K. 2025/389 ·
Sanığın yüzüne karşı 2015'te açıklanan mahkûmiyet hükmünde temyiz süresi 'tefhim tebliğinden itibaren 7 gün' diye bildirilmişti. Sanık önce yalnız gerekçeli kararın adresine gönderilmesini isteyen bir dilekçe vermiş, gerekçeli karar kendisine tebliğ edilince aynı gün gerekçeli temyiz dilekçesi sunmuştu; Özel Daire temyizi reddetti. Ceza Genel Kurulu, eski CMUK m. 310'a göre yüze karşı verilen hükümde sürenin tefhimden itibaren bir hafta olduğunu aktardı; ilk dilekçenin temyiz isteği taşımadığını, ancak tefhim ve tebliğ ifadelerinin birlikte kullanıldığı bildirimin sanığı yanıltabilecek nitelikte olduğunu ve hatalı bildirimin temyiz süresini başlatmayacağını belirterek ret kararını kaldırdı.
Sonuç: Kanun yolu bildirimi sürenin başlangıcı konusunda yanıltıcıysa, hatalı bildirim temyiz süresini başlatmaz.
5. Adli tatilde sürenin hesabı: üç günlük uzama ve bir eylülden baştan işlemeYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/558 · K. 2026/205 ·
Özel Daire, adli tatil içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen kararına karşı 29.09.2023'te yapılan aleyhe itirazı süre nedeniyle reddetmişti. Ceza Genel Kurulu, adli tatile ilişkin yerleşik kuralları sıraladı: tebliğ tatilden önce yapılıp süre tatil içinde sona eriyorsa süre tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzar; karar tatilde tebliğ edildiği için sürenin tamamı tatile denk geliyorsa süre bir eylülden itibaren baştan işler; bu kurallar Cumhuriyet savcıları için de geçerlidir. CMK m. 331/4'ün tutuklu ya da tutuksuz ayrımı yapılmaksızın tüm işlerde uygulanacağını kabul ederek itirazı süresinde saydı, Özel Daire kararını kaldırdı ve dosyayı itirazı incelemesi için Özel Daireye gönderdi. Asıl uyuşmazlık hakkında karar verilmedi.
Sonuç: Tebliğ tatilden önce yapılmış ve süre tatilde bitiyorsa süre tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzar; tebliğ tatilde yapılmışsa süre bir eylülden baştan işler.
6. Tutuklu işlerde de adli tatile rastlayan temyiz süresi işlemezYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2022/15714 · K. 2022/14037 ·
Yokluğunda verilen bölge adliye mahkemesi kararı 21.07.2020'de, adli tatil içinde müdafie tebliğ edilmiş, müdafi 27.08.2020'de temyiz etmişti. Daire temyiz istemini önce CMK m. 298/1 uyarınca reddetmişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Daire, CMK m. 331/4'teki kuralın ve Ceza Genel Kurulunun bu kuralın tutuklu-tutuksuz iş ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiğine ilişkin kararlarının birlikte gözetilmesiyle temyizin süresinde olduğunu kabul etti; ret kararını kaldırdı ve temyizi esastan reddetti.
Sonuç: CMK m. 331/4'teki 'adli tatile rastlayan süreler işlemez' kuralı tutuklu işlerde de uygulanır.
7. Gerekçeli karar yalnız müdafie tebliğ edilmiş ve müdafi temyiz etmemişse sanığa da tebliğ gerekirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/231 · K. 2024/254 ·
Bölge adliye mahkemesinin sanığın yokluğunda verdiği karar yalnız müdafie tebliğ edilmiş, müdafi temyiz etmemiş; kendisine tebligat yapılmayan sanık sonradan temyiz dilekçesi vermişti. Özel Daire temyizi süre yönünden reddetti. Ceza Genel Kurulu, gerekçeli kararın kural olarak hem sanığa hem varsa müdafie ayrı ayrı tebliğ edilmesi gerektiğini, müdafi usulüne uygun başvurmamışsa sanığa da tebliğ mazbatası çıkarılarak sürenin tebliğden ya da öğrenmeden başlatılması gerektiğini; temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğiyle başladığından başlamayan sürenin kaçırılamayacağını belirtti. Önceki uygulamadan (eski hâle getirme talebi sayma) ayrıldı, içtihat değişikliğinin kural olarak geriye yürümeyeceğini ekledi ve ret kararını kaldırdı. Karar oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Müdafi kanun yoluna başvurmamışsa gerekçeli kararın sanığa da tebliği gerekir; sanığın temyiz süresi bu tebliğden ya da öğrenmeden başlar.
8. Müdafiin başvurmadığı dosyada sanığa sonradan yapılan tebliğ ve deprem dönemindeki durma süresiYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/383 · K. 2026/264 ·
Bölge adliye mahkemesinin yoklukta verdiği mahkûmiyet kararı müdafie 19.10.2022'de tebliğ edilmiş, müdafi temyiz etmemişti. Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığa tebliğ için iade edildi; karar sanığa 17.03.2023'te tebliğ edildi ve yeni müdafi 17.04.2023'te temyiz etti. Bölge adliye mahkemesi temyizi on beş günlük süreden sonra olduğu gerekçesiyle reddetti, Özel Daire bunu onadı. Ceza Genel Kurulu, müdafiin yöntemine uygun başvurmadığı hâlde sanığa da tebliğin gerekli olduğunu, sanığa yapılan tebligatın geçerli olduğunu ve 6 Şubat 2023 depremi sonrası Cumhurbaşkanlığı Kararnamesindeki durma süresi de gözetildiğinde temyizin süresinde olduğunu kabul ederek ret kararını kaldırdı.
Sonuç: Müdafi başvurmamışsa sanığa sonradan yapılan tebliğ temyiz süresini başlatır; Ceza Genel Kurulu bu çizgiyi 2026'da sürdürdü.
9. Elektronik tebligatta tebliğ anı ve HMK m. 361/1'deki iki haftalık süreYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/547 · K. 2020/924 ·
İhalenin feshi dosyasında bölge adliye mahkemesi kararı temyiz eden tarafın vekiline elektronik tebligatla gönderilmişti. Hukuk Genel Kurulu, İİK m. 364/2 uyarınca temyizin HMK'ya göre yapıldığını, HMK m. 361/1'e göre sürenin tebliğden itibaren iki hafta olduğunu; Tebligat Kanunu m. 7/a'ya göre elektronik tebligatın adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayıldığını, tebellüğ tarihinin e-postanın ulaştığı ya da okunduğu tarih olmadığını belirtti ve temyiz dilekçesini süre yönünden reddetti.
Sonuç: Elektronik tebligatta temyiz süresi, tebligatın adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılan tebliğden başlar.
10. Posta ile gönderilen temyiz dilekçesinde başvuru tarihiYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/41 · K. 2021/125 ·
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği ret kararı davacıya başkonsolosluk aracılığıyla 06.02.2020'de tebliğ edilmişti. Davacı 07.02.2020 tarihli temyiz dilekçesini posta ile doğrudan Özel Daireye gönderdi; dilekçe 24.02.2020'de ulaştı. Hukuk Genel Kurulu, temyiz yoluna posta ile başvurulabileceğini, ancak temyiz tarihinin dilekçenin postaya verildiği tarih değil Özel Daireye ulaştığı tarih olduğunu, postaya veriliş tarihinin temyiz süresini kesmediğini belirtti. HMK m. 361/1'deki iki haftalık süre geçtiğinden temyiz istemini HMK m. 366 yollamasıyla m. 352 uyarınca süre yönünden reddetti.
Sonuç: Hukuk davasında posta ile gönderilen temyiz dilekçesinde esas alınan tarih, dilekçenin mahkemeye ulaştığı tarihtir.
11. Adli tatilde görülen işlerde (HMK m. 103/1-ç) temyiz süresiYargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/12349 · K. 2025/1015 ·
Sigorta başlangıcının tespiti davasında bölge adliye mahkemesi kararı davacı vekiline 27.07.2024'te, adli tatil içinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi 02.09.2024'te verilmişti. Daire, HMK m. 102, 103 ve 104'ü aktardıktan sonra sigorta başlangıcının tespiti davalarının aynı zamanda bir günlük hizmet tespitini içerdiğini ve süreler yönünden HMK m. 103/1-ç'nin uygulanması gerektiğini belirtti. Temyiz dilekçesinin HMK m. 361/1'deki iki haftalık süre geçtikten sonra verildiği sonucuna vararak HMK m. 366 yollamasıyla m. 352/1-c uyarınca dilekçeyi süreden reddetti.
Sonuç: Adli tatilde de görülen işlerden sayılan davada, tatil içinde tebliğ edilen karara tatilden sonra verilen temyiz dilekçesi süreden reddedildi.
Sık sorulan sorular
Temyiz süresi kaç gündür?
Süre gün olarak değil hafta olarak belirlenmiştir. Ceza davasında 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda temyiz süresi, CMK m. 291/1'e göre hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Hukuk davasında bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi, HMK m. 361/1'e göre tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır.
Ceza davasında temyiz süresi kararın duruşmada açıklandığı gün mü başlar?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda hayır. CMK m. 291/1'e göre süre hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten başlar. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Cumhuriyet savcısının hazır bulunduğu duruşmada açıklanan bölge adliye mahkemesi kararında temyiz süresinin açıklama gününden değil gerekçeli kararın tebliğinden başladığını kabul etmiştir. Daha önce verilen kararlarda CMK geçici m. 6/1-c uyarınca eski hükümler uygulanır.
1 Haziran 2024'ten önce verilen kararda temyiz süresi ne kadardır?
CMK geçici m. 6/1-c'ye göre bu kararlarda 7499 sayılı Kanundan önceki hükümler uygulanır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun aktardığı eski CMK m. 291'e göre temyiz süresi hükmün açıklanmasından itibaren on beş gündü; hüküm temyiz hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğden başlıyordu. 1412 sayılı Kanuna (CMUK) tabi dosyalarda yüze karşı verilen kararda süre tefhimden itibaren bir haftaydı.
Adli tatilde temyiz süresi işler mi?
Ceza davasında işlemez: CMK m. 331/4'e göre adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır; Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu kuralı tutuklu işlerde de uygulamıştır. Ceza Genel Kuruluna göre tebliğ tatilden önce yapılmış ve süre tatil içinde bitiyorsa süre tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzar; tebliğ tatil içinde yapılmışsa süre bir eylülden itibaren baştan işler. Hukuk davasında HMK m. 104'e göre adli tatile tabi işlerde tatil içinde biten süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, adli tatilde de görülen işlerden saydığı bir davada tatil içinde tebliğ edilen karara tatilden sonra verilen temyiz dilekçesini süreden reddetmiştir.
Gerekçeli karar yalnız avukata (müdafie) tebliğ edildiyse sanığın temyiz süresi başlar mı?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre müdafi kanun yoluna usulüne uygun başvurmuşsa sanığa ayrıca tebliğe kural olarak gerek yoktur. Müdafi başvurmamışsa gerekçeli karar sanığa da tebliğ edilmeli ve sanığın kanun yolu süresi bu tebliğ tarihinden ya da kararı öğrendiğini beyan ettiği tarihten başlatılmalıdır. Kurul 2024'te oy çokluğuyla kurduğu bu çizgiyi 2026 tarihli kararında da sürdürmüştür.
Kanun yolu bildirimi yanlış yazılmışsa temyiz süresi işler mi?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre kanun yolu süresi, mercii ve başvuru şekli hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça bildirilmelidir. Sürenin ne zaman başlayacağı konusunda sanığı yanıltabilecek bir bildirim, örneğin tefhim ve tebliğ ifadelerinin birlikte kullanılması, temyiz süresini başlatmaz. CMK m. 40/2'ye göre kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmeyen kişi kusursuz sayılır.
Tutuklu sanık temyiz başvurusunu nasıl yapar?
CMK m. 263/1'e göre tutuklu sanık zabıt kâtibine ya da bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yoluna başvurabilir. Başvuru deftere kaydedilip tutanak düzenlendiğinde CMK m. 263/4 uyarınca kanun yolları için belirlenen süreler kesilmiş sayılır. CMK m. 291/1 bu hükmü temyiz bakımından saklı tutar.
Temyiz süresi kaçırılırsa ne olur?
Ceza davasında süre geçtikten sonra yapılan temyiz istemini CMK m. 296/1'e göre hükmü veren bölge adliye veya ilk derece mahkemesi reddeder; temyiz eden ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'dan karar isteyebilir; CMK geçici m. 6/1-c, m. 296'daki 7499 sayılı Kanun değişikliğini 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlara uygular. Yargıtay da CMK m. 298/1'e göre süresinde yapılmayan temyiz istemini reddeder. Süreyi kusuru olmadan kaçıran kişi CMK m. 40 ve 41'e göre engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde eski hâle getirme isteyebilir. Hukuk davasında süreden sonra verilen temyiz dilekçesi HMK m. 366 yollamasıyla m. 352/1-c uyarınca reddedilir.
Temyiz dilekçesi posta ile gönderilirse hangi tarih esas alınır?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hukuk davasında posta ile gönderilen temyiz dilekçesinde temyiz tarihinin dilekçenin postaya verildiği tarih değil, mahkemeye ulaştığı tarih olduğunu kabul etmiştir; postaya veriliş tarihi temyiz süresini kesmez. HMK m. 365/1'e göre dilekçe, temyiz edenin bulunduğu yerdeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine de verilebilir.
Elektronik tebligatla gelen kararda temyiz süresi hangi gün başlar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Tebligat Kanunu m. 7/a'ya göre elektronik tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayıldığını belirtmiştir. Tebellüğ tarihi, tebligatın e-posta hesabına ulaştığı ya da okunduğu gün değildir. Hukuk davasında HMK m. 361/1'deki iki haftalık temyiz süresi bu tebliğ tarihinden başlar.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Kesin kararlar: istinafa ve temyize gidemeyen kararlar (CMK m. 272, 286; HMK m. 341, 362)
- Tebliğname ve tebliğnameye cevap (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, CMK m. 297)
- Gerekçeli karar ve tebliğinin kanun yolu süresine etkisi (CMK m. 232)
- İstinaf süresi (CMK m. 273 ve HMK m. 345)
- Cezaevinden cenaze ve mazeret izni (5275 sayılı Kanun m. 94)
- Cezaevinde görüş ve ziyaret hakkı: açık ve kapalı görüş (5275 sayılı Kanun m. 83)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.