İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Tebliğname ve tebliğnameye cevap (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, CMK m. 297)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Tebliğname, temyiz edilen ceza dosyasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yargıtay dairesinin nasıl karar vermesi gerektiğine ilişkin görüşünü yazdığı belgedir.
  • Ceza Muhakemesi Kanunu m. 297/3'e göre tebliğname, sanık veya müdafii ile katılan veya vekili hükmü temyiz etmişse ya da tebliğname onların aleyhine sonuç doğurabilecek görüş içeriyorsa bu kişilere Yargıtay'ın ilgili dairesince tebliğ edilir; ilgili taraf tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı cevap verebilir.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, aleyhine görüş içeren tebliğname müdafiine tebliğ edilmeden temyiz incelemesi yapılmasını isabetli bulmamıştır.
  • Yeni görüş içermeyen onama istemli tebliğnamenin tebliğ edilmemesi ise Kurula göre her zaman savunma hakkını kısıtlamaz.

Temyiz edilen bir ceza dosyası Yargıtay dairesine gitmeden önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında incelenir ve Başsavcılık görüşünü tebliğname adı verilen belgeye yazar. Bu rehber, tebliğnameyi kimin düzenlediğini, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 297'ye göre kime tebliğ edildiğini ve cevap süresini, tebliğ edilmeden karar verildiğinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve Anayasa Mahkemesinin vardığı sonuçları, ek tebliğnamenin ne zaman gerektiğini ve tebliğnamenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazından (CMK m. 308) farkını kanun maddeleri ve kararlarla anlatır.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Kim düzenler?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıyardımcıları, kendilerine verilen dosyaların tebliğnamelerini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adına düzenler ve onun yerine imza eder.

Dayanak: 2797 sayılı Kanun m. 28

Dosya Başsavcılığa ne zaman gider?

Temyiz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf iki hafta içinde yazılı cevap verebilir. Cevap verildikten veya bu süre bittikten sonra dava dosyası bölge adliye mahkemesince Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

Dayanak: CMK m. 297/1-2

Kime tebliğ edilir?

Tebliğname, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi hâlinde sanık veya müdafii ile katılan veya vekillerine Yargıtay'ın ilgili dairesince tebliğ edilir.

Dayanak: CMK m. 297/3

Cevap süresi

İlgili taraf tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir.

Dayanak: CMK m. 297/3

Tebligat adresi

Tebliğnamenin tebligatı, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur.

Dayanak: CMK m. 297/4

Başsavcının itirazı

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki Daire kararlarına karşı dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir; sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

Dayanak: CMK m. 308/1

CMK m. 297 ve 2797 sayılı Kanun m. 28'e göre tebliğname nedir, kim düzenler?

Bölge adliye mahkemesinin temyiz edilen hükmü, Yargıtay'ın ilgili ceza dairesine gitmeden önce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. CMK m. 297/2 uyarınca temyiz dilekçesine cevap verildikten veya cevap süresi bittikten sonra dava dosyasını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bölge adliye mahkemesi gönderir; CMK m. 297/3 de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “düzenlenen tebliğname”den söz eder. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 28'e göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıyardımcıları, kendilerine verilen dosyaların tebliğnamelerini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adına düzenler ve onun yerine imza eder.

Anayasa Mahkemesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi, ilgili Yargıtay dairesinin ne şekilde karar vermesi gerektiği yönünde görüş içeren bir belgedir; Yargıtay Cumhuriyet başsavcısı görüşünü, taraflarca ileri sürülen temyiz sebepleriyle bağlı olmaksızın gerekçeli olarak sunar. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2014/5633)1 Mahkeme aynı kararda, hükmün onanması yönünde mütalaa içeren tebliğnameyi bu nedenle Yargıtay kararını etkileyici nitelikte saymış ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Göç/Türkiye kararına atıf yapmıştır.1

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2797 sayılı Kanun m. 28'i, Yargıtay İç Yönetmeliği m. 37'yi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi içtihatlarını birlikte değerlendirerek, derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyizen incelenebilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hükme ilişkin hukuki görüşünü açıkladığı bir tebliğnamenin varlığını ve bunun ilgililere tebliğini zorunlu saymıştır. (Yargıtay CGK, E. 2024/99)2 Kurulun 2020 tarihli kararına göre bu tebliğnamede tüm temyiz edenlere yönelik hukuki görüş açıklanmalıdır. (Yargıtay CGK, E. 2017/1053)3

2797 sayılı Kanun m. 28'e 2004 yılında 5219 sayılı Kanunla eklenen son fıkra, zamanaşımı “Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (5) ve (6) numaralı bentleri” kapsamında olan suçlara ilişkin dosyaların temyiz üzerine tebliğname düzenlenmeksizin ilgili daireye gönderileceğini öngörür. Bu sayfadaki Ceza Genel Kurulu kararlarından biri, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Dava ve cezanın sukutu” başlıklı 102. maddesini aktarır; bu maddenin (5) numaralı bendi bir aydan fazla hafif hapis veya belli miktarın üzerinde hafif para cezası gerektiren fiillerde iki sene, (6) numaralı bendi daha aşağı cezaları gerektiren kabahatlerde altı ay geçmesiyle kamu davasının ortadan kalkacağını öngörüyordu. (Yargıtay CGK, E. 2022/516)4 Bu sayfadaki Ceza Genel Kurulu kararları fıkranın metnini aktarır, ancak hangi suçlarda ve bugün nasıl uygulandığını tartışmaz.

CMK m. 297/1-2'ye göre temyiz dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına nasıl ulaşır?

CMK m. 297/1 uyarınca, hükmü veren bölge adliye mahkemesince reddedilmeyen temyiz istemine ilişkin dilekçenin bir örneği karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevabını verebilir. CMK m. 297/2'ye göre cevap verildikten veya bunun için belirli süre bittikten sonra dava dosyası, bölge adliye mahkemesi tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Tebliğname bu aşamadan sonra düzenlenir. Tebliğnamenin taraflara tebliği ise Başsavcılığın değil, CMK m. 297/3 uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesinin işidir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz dilekçelerinin CMK m. 297/1 gereğince cevap haklarını kullanabilmeleri için karşı tarafa tebliğ edilmediğini saptamış; tebligat eksikliklerinin tamamlanması ve ek tebliğname düzenlenmesi için dosyayı incelemeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2018/3058)5 Karar, maddenin o tarihteki metnine dayanır; bugünkü CMK m. 297/1'de cevap süresi iki haftadır ve CMK geçici m. 6/1-c'ye göre 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlara uygulanır.

CMK m. 297/3'e göre tebliğname kime tebliğ edilir, cevap süresi ne kadardır?

CMK m. 297/3, tebliğnamenin Yargıtay'ın ilgili dairesince sanık veya müdafii ile katılan veya vekillerine iki hâlde tebliğ edileceğini öngörür: 1) bu kişiler hükmü temyiz etmişse; 2) tebliğname aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içeriyorsa. İlgili taraf tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. CMK m. 297/4'e göre bu tebligatlar, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur.

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre cevap süresi, 02.03.2024 tarihli 7499 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle CMK m. 297/3'te yapılan değişiklikle iki hafta olmuştur.2 Kurul aynı kararda, tebliğnamenin taraflara tebliği kuralının önce eski 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 316. maddesine 4778 sayılı Kanunla eklendiğini, ardından 4829 sayılı Kanunla “hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi” ölçütüne bağlandığını ve bu düzenlemenin İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin Göç kararıyla uyumlu olduğunu belirtmiştir.2

Bu sayfadaki 2014-2025 tarihli kararların bir bölümü, 5320 sayılı Kanun m. 8 uyarınca eski dosyalarda uygulanmaya devam eden 1412 sayılı Kanun'un 316. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanır; o fıkra da tebliğnamenin “hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde” tebliğini öngörüyordu.4 Bu kararlardaki süre ifadeleri o hükme aittir. CMK geçici m. 6/1-c'ye göre 7499 sayılı Kanunla m. 297'de cevap sürelerine ilişkin yapılan değişiklik 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlar hakkında değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder. Geçici m. 6/1-d'ye göre bu değişiklik, 5320 sayılı Kanun m. 8/1 kapsamında olup da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanır.

Tebliğname tebliğ edilmeden Yargıtay karar verirse ne olur?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli bir kararında, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararının sanık aleyhine bozulmasını isteyen tebliğname sanık müdafiine tebliğ edilmemiş, Yargıtay 9. Ceza Dairesi temyiz incelemesi yaparak beraat kararını bozmuştu. Kurul, tebliğname CMK m. 297 uyarınca müdafie tebliğ edilip yazılı cevap sunma imkânı tanınmadan verilen bu bozma kararının sanığın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğunu kabul etmiştir.2 Kurul, Dairenin bozma kararını kaldırmış ve dosyanın, önce tebliğnamenin sanık müdafiine tebliği sağlanıp Daire tarafından temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermiştir.2

Kurul bu değerlendirmede İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin Göç kararını aktarmıştır: Avrupa mahkemesine göre başvurucunun avukatından, inisiyatif kullanarak düzenli aralıklarla dosyaya yeni unsurların dâhil olup olmadığını araştırmasını beklemek, onun üzerinde orantısız bir yük oluşturur.2

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023'te, tebliğname sanığa tebliğ edilmeden 2014'te verdiği düzelterek onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının CMK m. 308 uyarınca yaptığı itirazı kabul etmiştir. Daire, Ceza Genel Kurulu kararlarını aktararak tebliğnamenin tebliğine ilişkin hükmün adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı ile ilgili olduğunu, emredici nitelikte bulunduğunu ve uyulmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 12. CD, E. 2022/9991)6 Daire önceki kararını kaldırmış, tebliğnameyi sanığa kendisi tebliğ etmiş ve sanığın tebliğnameye cevap ve ek temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri de inceleyerek hükmü yeniden değerlendirmiştir.6

Yargıtay 8. Ceza Dairesi ise tebliğ eksikliğini esas incelemesinden önce saptayıp dosyayı geri göndermiştir. Daire 2024 tarihli kararında, bölge adliye mahkemesinin beraat kararı verdiği suça sürüklenen çocuk hakkında duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiği görüşünü içeren tebliğnamenin CMK m. 297/3 gereği çocuğun müdafiine tebliğ edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dosyada tebliğe ilişkin kayıt bulunmadığı ve müdafinin kaydının meslekten men nedeniyle pasif olduğu anlaşıldığından Daire; önce çocuğa zorunlu müdafi atanmasını, ardından tebliğnamenin müdafie tebliğini ve iki hafta içinde verilecek cevapla birlikte dosyanın yeniden gönderilmesini istemiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/2319)7

Tebliğnamenin tebliğ edilmemesi her zaman savunma hakkını kısıtlar mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025 tarihli bir başka kararında, tebliğnamenin aleyhe sonuç doğurabilecek görüş içermesi hâlinde savunma merciine de tebliğ edilmesi gerektiğinin bilincinde olduğunu belirtmekle birlikte, tebliğnamenin tebliğ edilmemesinin her zaman savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmayacağını kabul etmiştir.4 Kurulun örnek olarak saydığı durumlar şunlardır: 1) tebliğnamenin esaslı değerlendirmeler ya da sanığın bilgisi dâhilinde olmayan ek açıklamalar içermemesi; 2) usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle hükmün onanmasını istemesi; 3) onama kararının gerekçesinde tebliğnameye atıf yapılmaması.4 Kurul bu görüşü Anayasa Mahkemesinin İbrahim Kızılkaya kararıyla aynı yönde saymıştır.4

Aynı dosyada sanık, müdafilerini azlettiğine ilişkin olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçenin başlığına tebliğname numarasını yazmıştı. Kurul, sanığın tebliğnameden zımnen haberdar olduğunu, tebliğnamede yalnız onama istendiğini ve yeni bir argüman ileri sürülmediğini, Daire'nin de tebliğnameye atıf yapmadan onadığını dikkate alarak, dava zamanaşımının 22.06.2022'de dolacağı somut olay bakımından ve yargılamanın bütünü gözetildiğinde tebliğ edilmemenin savunma hakkını kısıtlamadığı sonucuna varmış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını reddetmiştir.4

Anayasa Mahkemesi Enes Ulu başvurusunda, onama istemli tebliğnamenin tebliğ edilmemesine ilişkin başvuruyu esastan incelemeden, anayasal ve kişisel önemden yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2014/16751)8 Mahkeme, tebliğnamede başvurucunun yorumlarını gerektirecek, daha önce tartışılmayan konulara ilişkin yeni bir argüman bulunmadığını ve Yargıtay'ın onama kararının gerekçesinde tebliğnameye atıf yapmadığını vurgulamış; tebliğ edilmemenin kendisine ciddi anlamda zarar verdiğine ilişkin başvurucunun bir açıklaması bulunmadığını da gözeterek önemli bir zararı olduğu kanaatine ulaşamamıştır.8 Bu karar bir “ihlal yoktur” tespiti değildir; Mahkeme başvurunun esasına girmemiştir.

Buna karşılık Anayasa Mahkemesi Zekayi Çelebi başvurusunda, Yargıtay dairesinin onama istekli tebliğnameyi temyiz eden başvurucuya tebliğ etmeden kısmi onama kararı vermesini adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlali saymıştır.1 Mahkeme, başvurucunun Yargıtay önündeki başarı şansını zedeleyen her türlü mütalaadan haberdar edilme hakkına sahip olduğu ilkesini önceki Gürhan Nerse kararına dayandırmış ve tebliğnameyi başvurucu bakımından aleyhe sonuç doğurabilecek nitelikte görmüştür.1 Aynı kararda ihlal tespitinin yeterli tatmin sağladığını ve yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirtmiştir.1

Ek tebliğname nedir, ne zaman gerekir?

Ek tebliğname, ilk tebliğnamede görüş bildirilmeyen bir temyiz istemi ya da hüküm için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından istenen tamamlayıcı görüştür.3 (Yargıtay 4. CD, E. 2014/20503)9 Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020'de, hükmü hem sanık hem katılan vekili temyiz ettiği hâlde tebliğnamede yalnız sanığın temyiz itirazlarının değerlendirildiği bir dosyada, direnme uyuşmazlığını çözmeden önce bu eksikliği ön sorun olarak ele almıştır. Kurul, katılan vekilinin ileri sürdüğü temyiz nedenlerinin de değerlendirildiği bir ek tebliğname düzenlenmesi için dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.3

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014'te, tebliğnamede yalnız 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden görüş bildirildiği, silahla tehdit suçundan kurulan beraat hükmü hakkında görüş bulunmadığı hâlde bu eksiklik giderilmeden tehdit suçundan kurulan hükmü bozduğunu saptamıştır. Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını CMK m. 308/3 uyarınca kabul ederek bozma kararını kaldırmış; ek tebliğname düzenlenip sanık ile katılan vekiline tebliğ edildikten sonra esas hakkında inceleme yapılmasına karar vermiştir.9

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021'de Ceza Genel Kurulunun 2020 tarihli kararını aktararak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede görüş bildirilmeyen bir hükümle ilgili olarak Dairece temyiz incelemesi yapılıp karar verilemeyeceğini belirtmiş; katılan vekilinin hükümlerin tamamına yönelik aleyhe temyizi hakkında görüş içermeyen dosyayı ek tebliğname için incelemeksizin geri göndermiştir.5

Ceza Genel Kurulu ek tebliğnamenin gerekmediği bir durumu da saptamıştır. 2023 tarihli kararda, müdafiin süresinde ve temyiz nedenlerini gösteren dilekçesinin değerlendirildiği tebliğname üzerine Daire karar vermişti; sanığın sonradan verdiği dilekçe, müdafiin dilekçesindekiler dışında özel bir temyiz nedeni içermiyordu ve kararın müdafie tebliğiyle başlayan temyiz süresi içinde verilmediği için süresinde de değildi. Kurul, yargılamanın makul sürede tamamlanması amacına yönelen usul düzenlemelerini de gözeterek bu dilekçe için Dairece ayrıca değerlendirme yapılmasına ve ek tebliğname düzenlenmesine ihtiyaç bulunmadığını kabul etmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2023/150)10

Yargıtay dairesi tebliğnamedeki görüşten ayrılarak karar verebilir mi?

Anayasa Mahkemesi tebliğnameyi, ilgili Yargıtay dairesinin ne şekilde karar vermesi gerektiği yönünde görüş içeren bir belge olarak nitelendirir.1 Kararlarda Dairenin bu görüşten ayrıldığı örnekler vardır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, tebliğnamenin tebliğ edilmemesi nedeniyle kaldırdığı önceki kararının yerine verdiği 2023 tarihli kararda hükmü “Tebliğnameye aykırı olarak” düzelterek onamıştır.6 Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararında aktarılan Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararında da Daire, “Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir” diyerek bozma kararı vermişti; bu bozma kararı Ceza Genel Kurulunca, sanıkların savunma hakkına ilişkin nedenlerle kaldırılmıştır.2

Ceza Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi, tebliğnamenin tebliğ edilmemesinin sonuçlarını değerlendirirken onama kararının gerekçesinde tebliğnameye atıf yapılıp yapılmadığına da bakmıştır.48 Bu sayfadaki kararların hiçbiri, tebliğnamenin Daireyi bağlayıp bağlamadığına ilişkin genel bir kural cümlesi kurmaz; yukarıdaki örnekler somut dosyalardaki sonuçlardır.

CMK m. 308'e göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı tebliğnameden nasıl ayrılır?

Tebliğname Daire karar vermeden önce sunulan görüştür; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı ise Daire karar verdikten sonra başvurulan bir yoldur. CMK m. 308/1'in 7589 sayılı Kanunla değiştirilen bugünkü metnine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki tüm kararlarına karşı, resen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir; sanığın lehine itirazda süre aranmaz. 7589 sayılı Kanunun geçici m. 1/8'ine göre bu değişiklik, 31/7/2026'dan sonra Başsavcılığa teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır; daha önce teslim edilmiş dosyalarda önceki hükümler uygulanmaya devam eder. CMK m. 308/4'e göre istem; sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır. CMK m. 308/2-3 uyarınca itiraz üzerine dosya kararına itiraz edilen daireye gönderilir; Daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir.

Anayasa Mahkemesi Hacı Karabulut başvurusunda, Daire'nin sanık lehine verdiği bozma kararına karşı yapılan itirazı, itirazname sanığa tebliğ edilmeden kabul edip mahkûmiyet hükmünü onamasını adil yargılanma hakkının ihlali saymıştır. Mahkemeye göre itirazname, Dairenin kararını yeniden gözden geçirmesi sürecini başlatan ve sonuçları itibarıyla esaslı nitelikte bir usul işlemidir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2017/14871)11 Mahkeme, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin mutlak olmadığını, aykırılığın ancak bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelemesi hâlinde ihlal oluşturacağını belirtmiş; somut olayda başvurucunun itiraznamedeki görüşlerden önceki safhalarda da haberdar olmadığını, çünkü önceki tebliğnamenin ayrıntılı gerekçe içermeksizin yalnız onama görüşü bildirdiğini dikkate almıştır.11 Mahkeme, Yargıtay'ın onama kararından sonra sanığın suç isnadı altındaki kişi statüsünden çıktığını ve itiraz sürecinin kural olarak Anayasa m. 36 kapsamında değerlendirilmediğini; bu olayda ise itiraz sürecinin sanığın suç isnadı altında olduğu bir aşamada gerçekleştiğini belirtmiştir.11

Mahkeme, 5271 sayılı Kanun'da itiraznamenin taraflara tebliğ edilmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmamasından hareketle bazı Yargıtay dairelerinin itirazı tebliğ etmeksizin karara bağladığını saptamış, bunu yapısal bir sorun sayarak kararın bir örneğini Yargıtay Başkanlığına göndermiştir; yeniden yargılamanın da itirazname başvurucuya tebliğ edilip belli bir süre tanındıktan sonra yapılmasını istemiştir.11 Karar 2019 tarihlidir ve CMK m. 308'in o tarihteki metnini aktarır. Bugünkü CMK m. 308'de de itiraznamenin taraflara tebliğine ilişkin bir hüküm yer almaz.

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itirazında ise kanun bu konuyu açıkça düzenler. CMK m. 308/A/1'e göre sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunludur; bu itiraz sanık veya müdafiine daire tarafından tebliğ edilir ve ilgililer tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir.

İlgili mevzuat

CMK m. 297 — Temyiz dilekçesinin tebliği ve cevabı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görevi

Madde 297 – (1) 296 ncı maddeye göre hükmü veren bölge adliye mahkemesince reddedilmeyen temyiz istemine ilişkin dilekçesinin bir örneği karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevabını verebilir.

(2) Cevap verildikten veya bunun için belirli süre bittikten sonra dava dosyası, bölge adliye mahkemesi tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

(3) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi hâlinde sanık veya müdafii ile katılan veya vekillerine ilgili dairesince tebliğ olunur. İlgili taraf tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir.

(4) Üçüncü fıkra uyarınca yapılacak tebligatlar, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur.

(5) 262 ve 263 üncü madde hükümleri saklıdır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

2797 sayılı Kanun m. 28 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Başyardımcısı ile yardımcılarının görevleri

Madde 28 – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Başyardımcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilinin vereceği görevleri yapar. Özel hükümler saklı kalmak kaydıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Vekilinin yokluğunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına vekillik eder. Başyardımcının da bulunmadığı zamanlarda bu görevi en kıdemli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıyardımcısı yapar.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıyardımcıları, kendilerine verilen dosyaların tebliğnamelerini, karar düzeltme ve itiraz yoluna başvurma işlemlerini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adına düzenler ve onun yerine imza ederler. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının vereceği diğer işleri görürler.

(Ek fıkra: 14/7/2004-5219/13 md.) Zamanaşımı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (5) ve (6) numaralı bentleri kapsamında olan suçlara ilişkin dava dosyaları temyiz üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname düzenlenmeksizin ilgili daireye gönderilir. Daire kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının karar düzeltme ve itiraz kanun yollarına başvurma yetkisi vardır.

Kaynak: Yargıtay Kanunu (2797)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 308 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi

Madde 308 – (1) (Değişik:16/7/2026-7589/17 md.) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

(2) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.

(3) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

(4) (Ek:16/7/2026-7589/17 md.) İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 308/A — Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi

Madde 308/A- (Ek: 20/7/2017-7035/23 md.)

(1) (Değişik cümle: 28/3/2023-7445/22 md.) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (Ek cümleler: 28/3/2023-7445/22 md.) Sanık aleyhine itiraz edilebilmesi için kararı etkileyecek nitelikte esaslı bir hatanın bulunması zorunlu olup, bu itiraz sanık veya müdafiine daire tarafından tebliğ olunur. Tebligat, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur. İlgililer, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. (Değişik cümleler: 17/10/2019-7188/30 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. (Ek cümleler: 17/10/2019-7188/30 md.) Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar. Başkanlar kurulunun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK geçici m. 6 — Geçici Madde 6 (7499 ile eklenen geçiş hükümleri)

Geçici Madde 6- (Ek:2/3/2024-7499/22 md.)

(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunda yapılan düzenlemeler bakımından aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Eski hâle getirme kurumuna ilişkin olarak 41 inci maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

b) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresine ilişkin olarak 173 üncü maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

c) Kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin 268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297, 308, 308/A, 319 ve 320 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler ile yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

d) Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin 291, 296 ve 297 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanır.

e) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla yürürlükten kaldırılan; 275 inci maddenin ikinci fıkrası, 293 üncü maddenin ikinci fıkrası ve 295 inci maddesi hükümlerinin, 1/6/2024 tarihinden önce verilen kararlar bakımından uygulanmasına devam olunur.

(2) a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır.

b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.

c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır.

d) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur.

(3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 141 inci maddede yapılan düzenlemeler, 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanır.

(4) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemler bakımından uygulanır. Bu tarihten önce yapılan istemlere, kesinleşinceye kadar bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre yargı mercilerince bakılmaya devam olunur. Bu fıkrada yer alan düzenlemeler ile bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, mülga 7/5/1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan veya yapılacak olan istemler hakkında da kıyasen uygulanır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Tebliğnamenin niteliği; onama istekli tebliğnamenin tebliğ edilmemesi ve ihlalAnayasa Mahkemesi · B. No. 2014/5633 ·

    Başvurucu müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama istekli tebliğnamesini başvurucuya tebliğ etmeden kısmi onama kararı vermişti. Anayasa Mahkemesi tebliğnameyi, Yargıtay dairesinin ne şekilde karar vermesi gerektiği yönünde görüş içeren ve Yargıtay kararını etkileyici nitelikte bir belge olarak nitelendirdi. Başvurucunun Yargıtay önündeki başarı şansını zedeleyen her türlü mütalaadan haberdar edilme hakkına sahip olduğunu belirterek silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verdi; ihlal tespitinin yeterli tatmin sağladığını ve yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmadığını belirtti.

    Sonuç: Anayasa Mahkemesi bu başvuruda onama istekli tebliğnamenin temyiz eden sanığa tebliğ edilmemesini adil yargılanma hakkının ihlali saydı, ancak yeniden yargılamaya hükmetmedi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Aleyhe görüş içeren tebliğnamenin müdafie tebliğ edilmeden bozma kararı verilmesiYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/99 · K. 2025/356 ·

    Yerel mahkemenin bir sanık hakkındaki beraat kararının sanık aleyhine bozulmasını isteyen tebliğname, sanık müdafiine tebliğ edilmeden Yargıtay 9. Ceza Dairesince temyiz incelemesi yapılmış ve beraat kararı bozulmuştu. Ceza Genel Kurulu, 2797 sayılı Kanun m. 28, Yargıtay İç Yönetmeliği m. 37 ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin Göç kararını değerlendirerek tebliğnamenin varlığını ve ilgililere tebliğini zorunlu saydı; cevap süresinin 7499 sayılı Kanunla iki hafta olduğunu belirtti. Müdafie yazılı cevap imkânı tanınmadan verilen bozma kararının savunma hakkını kısıtladığını kabul ederek itirazı değişik gerekçeyle kabul etti, Daire kararını kaldırdı ve tebliğ sağlandıktan sonra Daire incelemesi yapılmak üzere dosyayı Başsavcılığa gönderdi.

    Sonuç: Aleyhine görüş içeren tebliğname müdafie tebliğ edilmeden temyiz incelemesi yapılması isabetli değildir; tebliğ sağlandıktan sonra Daire dosyayı yeniden inceler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Tebliğnamenin tüm temyiz edenler hakkında görüş içermesi; ek tebliğnameYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2017/1053 · K. 2020/131 ·

    Direnme kararına konu hükmü sanık ve katılan vekili temyiz etmiş, tebliğnamede ise yalnız sanığın temyiz itirazları değerlendirilmişti. Ceza Genel Kurulu, direnme uyuşmazlığına girmeden önce bu eksikliği ön sorun olarak inceledi. 2797 sayılı Kanun m. 28 ve Yargıtay İç Yönetmeliği m. 37 uyarınca tüm temyiz edenlere yönelik hukuki görüşün açıklandığı bir tebliğname düzenlenmesinin zorunlu olduğunu belirterek, katılan vekilinin temyiz nedenlerinin de değerlendirildiği ek tebliğname için dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

    Sonuç: Tebliğname bütün temyiz edenlerin istemleri hakkında görüş içermelidir; eksikse ek tebliğname istenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Onama istemli, yeni argüman içermeyen tebliğnamenin tebliğ edilmemesiYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/516 · K. 2025/435 ·

    Hükmün onanmasını isteyen tebliğname sanığa tebliğ edilmeden Daire temyiz incelemesi yapmış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bunun savunma hakkını ihlal ettiği görüşüyle itiraz etmişti. Ceza Genel Kurulu, aleyhe görüş içeren tebliğnamenin savunma merciine de tebliğ edilmesi gerektiğini kabul etmekle birlikte, esaslı değerlendirme ya da ek açıklama içermeyen, usul ve yasaya uygunluk gerekçesiyle onama isteyen ve onama kararında atıf yapılmayan tebliğnamenin tebliğ edilmemesinin her zaman savunma hakkını kısıtlamayacağını belirtti. Sanığın Başsavcılığa verdiği dilekçede tebliğname numarasını yazdığını ve tebliğnameden zımnen haberdar olduğunu da dikkate alarak, dava zamanaşımının 22.06.2022'de dolacağı somut olay bakımından tebliğ edilmemenin savunma hakkını kısıtlamadığını kabul etti ve itirazı reddetti.

    Sonuç: Yeni bir argüman getirmeyen onama istemli tebliğnamenin tebliğ edilmemesi, yargılamanın bütününe göre savunma hakkını kısıtlamayabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Temyiz dilekçelerinin karşı tarafa tebliğ edilmemesi ve görüş bildirilmeyen temyiz istemiYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2018/3058 · K. 2021/7866 ·

    Daire, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz dilekçelerinin CMK m. 297/1 gereğince cevap haklarını kullanabilmeleri için karşı tarafa tebliğ edilmediğini saptadı. Ceza Genel Kurulunun 2020 tarihli kararını aktararak tebliğnamede görüş bildirilmeyen bir hükümle ilgili olarak Dairece temyiz incelemesi yapılıp karar verilemeyeceğini belirtti; katılan vekilinin aleyhe temyizine ilişkin görüş bulunmadığından tebligat eksikliklerinin tamamlanması ve ek tebliğname düzenlenmesi için dosyayı incelemeksizin Başsavcılığa gönderdi.

    Sonuç: Temyiz dilekçeleri karşı tarafa tebliğ edilmemiş ya da bir temyiz istemi hakkında tebliğnamede görüş yoksa Daire esasa girmeden dosyayı geri gönderebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Tebliğ edilmeden verilen onama kararının itiraz üzerine kaldırılmasıYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/9991 · K. 2023/796 ·

    Daire 2014'te, hükmü temyiz eden sanığa tebliğname tebliğ edilmeden düzelterek onama kararı vermişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının CMK m. 308 uyarınca yaptığı itiraz üzerine Daire, eski 1412 sayılı Kanun m. 316/3'ü ve Ceza Genel Kurulu kararlarını aktararak tebliğname tebliğine ilişkin hükmün adil yargılanma ve savunma hakkıyla ilgili, emredici nitelikte olduğunu belirtti ve itirazı kabul ederek önceki kararını kaldırdı. Tebliğnameyi sanığa kendisi tebliğ etti; sanığın tebliğnameye cevap ve ek temyiz dilekçesini de inceleyerek hükmü tebliğnameye aykırı olarak düzelterek onadı.

    Sonuç: Tebliğname tebliğ edilmeden verilen karar Başsavcılığın itirazıyla kaldırılabilir; Daire tebliği kendisi yapıp sanığın cevabını inceleyerek yeniden karar verir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Bozma görüşlü tebliğnamenin suça sürüklenen çocuğun müdafiine tebliğiYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/2319 · K. 2024/8289 ·

    Tebliğnamede, bölge adliye mahkemesinin beraat kararı verdiği suça sürüklenen çocuk hakkında duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiği görüşü bildirilmişti. Daire, CMK m. 297/3 gereği tebliğnamenin çocuğun müdafiine tebliğ edilmesi gerektiğini, dosyada tebliğe ilişkin kayıt bulunmadığını ve müdafinin kaydının meslekten men nedeniyle pasif olduğunu belirtti. Önce zorunlu müdafi atanmasını, ardından tebliğnamenin müdafie tebliğini ve iki hafta içinde verilecek cevapla birlikte dosyanın yeniden gönderilmesini istedi.

    Sonuç: Daire, bozma görüşlü tebliğname çocuğun müdafiine tebliğ edilmeden incelemeye geçmedi; müdafinin kaydı pasif olduğundan önce zorunlu müdafi atanmasını istedi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Onama istemli tebliğnamenin tebliğ edilmemesi: kabul edilemezlikAnayasa Mahkemesi · B. No. 2014/16751 ·

    Başvurucu, hükmün onanmasını isteyen tebliğnamenin kendisine tebliğ edilmemesinden yakındı. Anayasa Mahkemesi başvuruyu esastan incelemeden, 6216 sayılı Kanun m. 48/2'deki anayasal ve kişisel önemden yoksunluk ölçütüne göre değerlendirdi. Tebliğnamede başvurucunun yorumlarını gerektirecek, daha önce tartışılmayan konulara ilişkin yeni bir argüman bulunmadığını, Yargıtay'ın onama gerekçesinde tebliğnameye atıf yapmadığını ve başvurucunun önemli bir zararını açıklamadığını belirterek başvuruyu kabul edilemez buldu.

    Sonuç: Mahkeme bu başvuruda ihlal olup olmadığını incelemedi; yeni argüman içermeyen onama istemli tebliğname şikâyetini anayasal ve kişisel önemden yoksun saydı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Tebliğnamede görüş bildirilmeyen suç hakkında bozma; ek tebliğnameYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2014/20503 · K. 2014/33695 ·

    Katılan vekillerinin beraat hükmünü temyizi üzerine düzenlenen tebliğnamede yalnız 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden görüş bildirilmiş, silahla tehdit suçundan kurulan beraat hükmü hakkında görüş bulunmuyordu; Daire buna rağmen tehdit suçundan kurulan hükmü bozmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Daire, itirazı CMK m. 308/3 uyarınca kabul etti, tehdit suçuna ilişkin bozma kararını kaldırdı ve ek tebliğname düzenlenip sanık ile katılan vekiline tebliğ edildikten sonra esas hakkında inceleme yapılmasına karar verdi.

    Sonuç: Tebliğnamede görüş bildirilmeyen bir hüküm hakkında verilen bozma kararı kaldırılabilir; ek tebliğname düzenlenip taraflara tebliğ edildikten sonra inceleme yapılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. Sanığın süresiz ve özel sebep içermeyen dilekçesi için ek tebliğname gerekmemesiYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/150 · K. 2023/452 ·

    Müdafi istinaf kararını süresinde ve temyiz nedenlerini göstererek temyiz etmiş, tebliğname bu dilekçe değerlendirilerek düzenlenmiş ve Daire karar vermişti. Sanık ise tebliğnameden sonra kendi temyiz dilekçesini vermişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu dilekçe için ek tebliğname düzenlenmesi gerektiği görüşüyle itiraz etti. Ceza Genel Kurulu, sanığın dilekçesinin müdafiin dilekçesindekiler dışında özel bir temyiz nedeni içermediğini ve müdafie tebliğle başlayan süre içinde verilmediğini belirterek, yargılamanın makul sürede tamamlanması amacını da gözeterek ek tebliğname düzenlenmesine ihtiyaç bulunmadığına karar verdi ve itirazı reddetti.

    Sonuç: Müdafiin süreli ve gerekçeli temyizi değerlendirilmişse, sanığın süresiz ve yeni sebep içermeyen dilekçesi için ek tebliğname gerekmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Başsavcılık itiraznamesinin sanığa tebliğ edilmemesi (CMK m. 308)Anayasa Mahkemesi · B. No. 2017/14871 ·

    Yargıtay dairesi mahkûmiyet hükmünü bozmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara CMK m. 308 uyarınca itiraz etmişti; itirazname başvurucuya tebliğ edilmeden Daire itirazı kabul ederek bozma kararını kaldırdı ve hükmü düzelterek onadı. Anayasa Mahkemesi itiraznameyi sonuçları itibarıyla esaslı nitelikte bir usul işlemi saydı; önceki tebliğname ayrıntılı gerekçe içermeksizin onama görüşü bildirdiği için başvurucunun itiraznamedeki görüşlerden önceden haberdar olmadığını belirterek çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine karar verdi. İtirazname tebliğ edilip süre tanındıktan sonra yeniden yargılama yapılmasına ve yapısal sorun nedeniyle kararın Yargıtay Başkanlığına gönderilmesine hükmetti.

    Sonuç: Anayasa Mahkemesine göre Daire'nin bozma kararından sonra yapılan itirazda Başsavcılık itiraznamesi tebliğ edilmeden sanık aleyhine karar verilmesi bu olayda adil yargılanma hakkını ihlal etti.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Tebliğname nedir?

Tebliğname, temyiz edilen bir ceza dosyasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yargıtay dairesinin nasıl karar vermesi gerektiğine ilişkin görüşünü yazdığı belgedir. Anayasa Mahkemesi tebliğnameyi bu nedenle Yargıtay kararını etkileyici nitelikte bir belge olarak görür. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 297/3 tebliğnamenin kime tebliğ edileceğini ve cevap süresini düzenler.

Tebliğnameyi kim hazırlar?

2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 28'e göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıyardımcıları, kendilerine verilen dosyaların tebliğnamelerini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adına düzenler ve onun yerine imza eder. Dosya Başsavcılığa, CMK m. 297/2 uyarınca temyiz dilekçesine cevap verildikten veya cevap süresi bittikten sonra bölge adliye mahkemesince gönderilir.

Tebliğname kime tebliğ edilir?

CMK m. 297/3'e göre tebliğname, sanık veya müdafii ile katılan veya vekili hükmü temyiz etmişse ya da tebliğname onların aleyhine sonuç doğurabilecek görüş içeriyorsa bu kişilere tebliğ edilir. Tebliği yapan, Yargıtay'ın ilgili dairesidir. CMK m. 297/4 uyarınca tebligat, ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur.

Tebliğnameye cevap süresi ne kadar?

CMK m. 297/3'e göre ilgili taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun belirttiğine göre bu süre 7499 sayılı Kanun'un 37. maddesiyle yapılan değişiklikle iki hafta olmuştur. CMK geçici m. 6/1-c'ye göre bu değişiklik 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; daha önce verilen kararlarda değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder.

Tebliğnameye cevap vermek zorunlu mu?

CMK m. 297/3, ilgili tarafın tebliğden itibaren iki hafta içinde yazılı olarak cevap verebileceğini söyler; kanun cevabı bir imkân olarak düzenler. Cevap yazılı olarak verilir. Tebliğname tebliğ edilmeden karar verildiği bir dosyada Yargıtay 12. Ceza Dairesi, tebliğnameyi sanığa tebliğ ettikten sonra sanığın tebliğnameye cevap ve ek temyiz dilekçesini de inceleyerek karar vermiştir.

Tebliğname bana tebliğ edilmeden Yargıtay karar verdiyse ne olur?

Sonuç dosyaya göre değişir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025'te, beraat kararının aleyhe bozulmasını isteyen tebliğname müdafie tebliğ edilmeden verilen bozma kararını savunma hakkının kısıtlanması saymış ve kaldırmıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi de Başsavcılığın itirazı üzerine tebliğsiz verdiği kararı kaldırmıştır. Buna karşılık Ceza Genel Kurulu, yeni bir argüman içermeyen onama istemli tebliğnamenin tebliğ edilmemesinin her zaman savunma hakkını kısıtlamayacağını da kabul etmiştir.

Onama isteyen tebliğname de tebliğ edilmeli mi?

CMK m. 297/3, hükmü temyiz etmiş olan sanık veya müdafii ile katılan veya vekiline tebliğnamenin tebliğini öngörür. Anayasa Mahkemesi Zekayi Çelebi başvurusunda onama istekli tebliğnamenin temyiz eden başvurucuya tebliğ edilmemesini ihlal saymıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise yeni argüman içermeyen ve kararda atıf yapılmayan onama istemli tebliğnamenin tebliğ edilmemesinin her zaman savunma hakkını kısıtlamayacağını belirtmiştir.

Ek tebliğname nedir?

Ek tebliğname, ilk tebliğnamede görüş bildirilmeyen bir temyiz istemi ya da hüküm için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından istenen tamamlayıcı görüştür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tebliğnamede tüm temyiz edenlere yönelik görüş açıklanmasını zorunlu saymış ve eksik dosyayı ek tebliğname için Başsavcılığa göndermiştir. Kurul, müdafiin süreli ve gerekçeli temyizi değerlendirilmişse sanığın süresiz ve özel sebep içermeyen dilekçesi için ek tebliğname gerekmediğini de kabul etmiştir.

Yargıtay dairesi tebliğnamedeki görüşe uymak zorunda mı?

Anayasa Mahkemesi tebliğnameyi, Dairenin nasıl karar vermesi gerektiği yönünde görüş içeren bir belge olarak nitelendirir. Dairenin bu görüşten ayrıldığı kararlar vardır: Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023 tarihli bir kararında hükmü tebliğnameye aykırı olarak düzelterek onamıştır; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun aktardığı bir 9. Ceza Dairesi kararında da Daire, tebliğnamedeki onama görüşüne katılmayarak bozma kararı vermiştir.

Tebliğname ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı aynı şey mi?

Hayır. Tebliğname, Daire karar vermeden önce sunulan görüştür. İtiraz ise CMK m. 308'e göre Daire kararından sonra, dosyanın Başsavcıya teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna yapılan başvurudur; sanığın lehine itirazda süre aranmaz. 7589 sayılı Kanunun geçici m. 1/8'ine göre bu Kanunla m. 308/1'de yapılan değişiklik 31/7/2026'dan sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır; daha önce teslim edilmiş dosyalarda önceki hükümler uygulanmaya devam eder. Anayasa Mahkemesi Hacı Karabulut başvurusunda, bozma kararından sonra yapılan itirazda itirazname sanığa tebliğ edilmeden sanık aleyhine karar verilmesini adil yargılanma hakkının ihlali saymıştır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.