İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Gerekçeli karar ve tebliğinin kanun yolu süresine etkisi (CMK m. 232)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Ceza davasında mahkeme duruşmanın sonunda hüküm fıkrasını açıklayıp gerekçeyi sonradan yazabilir; uygulamada açıklanan bu hükme kısa karar denir.
  • CMK'ya göre 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda istinaf ve temyiz süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, gerekçesi açıklanmayan hükümlerde bu tarihten önce verilen kararlar için de istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliğinden başladığını kabul etmiştir.
  • Hukuk davasında istinaf süresi kural olarak ilamın tebliğiyle başlar; Yargıtay'a göre kararı başka yoldan öğrenmek tebliğ yerine geçmez.

Ceza yargılamasında mahkeme duruşmanın sonunda hükmü gerekçesini yazmadan da açıklayabilir; gerekçe sonradan yazılır ve taraflara tebliğ edilir. Bu rehber, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki ilişkiyi, istinaf ve temyiz süresinin hangi tarihte başladığını, 7499 sayılı Kanunla gelen değişikliğin hangi kararlara uygulandığını, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişmesinin ve gerekçesiz hükmün sonuçlarını CMK maddeleri ve Yargıtay kararlarıyla anlatır. Hukuk davasındaki karşılığı son iki bölümdedir.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

İstinaf süresi ne zaman başlar?

Hükmün açıklandığı gün değil, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde başvurulur.

Dayanak: CMK m. 273/1

Temyiz süresi ne zaman başlar?

Temyiz de hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde istenir.

Dayanak: CMK m. 291/1

Hangi kararlara uygulanır?

Tebliğden başlayan süre kuralı 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlara uygulanır; kanun daha önce verilen kararlar için eski hükümleri işaret eder. Gerekçesi açıklanmamış eski hükümlerde istinaf için Ceza Genel Kurulunun kararı aşağıda anlatılır.

Dayanak: CMK geçici m. 6/1-c

Gerekçe ne zaman dosyaya konur?

Gerekçe tümüyle tutanağa geçirilmemişse hükmün açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dava dosyasına konulur.

Dayanak: CMK m. 232/3

Gerekçesiz hüküm

Hükmün CMK m. 230 gereğince gerekçeyi içermemesi, temyiz dilekçesinde gösterilmemiş olsa da hukuka kesin aykırılık sayılır.

Dayanak: CMK m. 289/1-g

Hukuk davasında istinaf

Süre iki haftadır ve ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar; özel kanunlardaki süre hükümleri saklıdır.

Dayanak: HMK m. 345/1

Kısa karar ile gerekçeli karar nedir? CMK m. 231/1 ve m. 232

CMK m. 231/1 uyarınca duruşma sonunda, CMK m. 232'de belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. CMK m. 232/6'ya göre hüküm fıkrasında verilen kararın ne olduğu, uygulanan kanun maddeleri, verilen ceza miktarı, kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvuru olanağı varsa süresi ve mercii tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, gerekçesi açıklanmadan bu şekilde hüküm verilmesine uygulamada kısa karar denildiğini belirtir. (Yargıtay CGK, E. 2023/550)1

Gerekçe hükümle aynı anda yazılmak zorunda değildir. CMK m. 232/3'e göre hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dava dosyasına konulur. Ceza Genel Kuruluna göre sorun, gerekçe ve hüküm-sonuç bölümlerinden oluşan bu karara uygulamada gerekçeli karar denir; gerekçe bölümü delillerle sonuç arasındaki bağı, yani neden bu sonuca ulaşıldığını ve hukuki nitelendirmeyi anlatır.1 Gerekçeli kararda kısa hükmün aynen bulunması, yalnız gerekçesinin gösterilmesi gerekir; Kurula göre gerekçeli kararla kısa karar değiştirilemez. (Yargıtay CGK, E. 2019/503)2

Kanun yolu süresinin hangi tarihte başladığı sorusu bu ayrımdan doğar. Ceza Genel Kurulunun belirttiği üzere 7499 sayılı Kanundan önceki metnin kuralına göre, gerekçesiyle birlikte açıklanmayan hükümlerde de istinaf süresi duruşmada hazır bulunanlar bakımından hükmün açıklanmasından, yani tefhimden başlıyordu; Kurulun bu kurala ilişkin sonucu aşağıda ayrıca anlatılır.1 Bugünkü metinde süre gerekçeli kararın tebliğiyle başlar; aşağıdaki bölümler bu değişikliği, geçişini ve sonuçlarını anlatır. Gerekçeli kararın yazılma süresinin ayrıntısı ve kararın kesinleşmesi bu rehberin konusu değildir.

Hüküm neden gerekçeli olmalıdır? CMK m. 34, m. 230 ve gerekçesizliğin sonucu (CMK m. 289/1-g)

CMK m. 34/1'e göre hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır; gerekçenin yazımında CMK m. 230 göz önünde bulundurulur. CMK m. 34/2 kararlarda başvurulabilecek kanun yolunun, süresinin, merciinin ve şekillerinin belirtilmesini ister. Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde gösterilecek hususlar CMK m. 230/1'de sayılır: 1) iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler; 2) delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen deliller; 3) ulaşılan kanaat, sabit görülen fiil ve nitelendirilmesi ile cezanın belirlenmesi; 4) erteleme, çevirme ve ek güvenlik tedbirlerine ait dayanaklar.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." kuralını CMK m. 34, 230 ve 232 ile birlikte okuyarak mahkeme kararlarının karşı oy da dahil gerekçeli yazılmasının zorunlu olduğunu ve kararın başlık, sorun, gerekçe ve sonuç (hüküm) bölümlerinden oluşması gerektiğini belirtir. (Yargıtay CGK, E. 2015/693)3 Kurula göre gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya muhtevasına uygun açıklamasıdır; keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek ve sağlıklı bir denetime imkân sağlamak için hükmün gerekçeli olması zorunludur.3

CMK m. 289/1-g'ye göre hükmün CMK m. 230 gereğince gerekçeyi içermemesi, temyiz dilekçesinde gösterilmiş olmasa da hukuka kesin aykırılık sayılır. Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararında katılanların beyanlarına yer verilmemesi CMK m. 230/1-a'ya, sanıkların suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerinin tereddüde yer vermeyecek açıklıkta belirtilmemesi CMK m. 230/1-c'ye aykırı bulundu; Kurul hükümlerin yasal ve yeterli gerekçeyi içermediğini kabul ederek Özel Dairenin onama kararlarını kaldırdı ve mahkûmiyet hükümlerini diğer yönleri incelenmeksizin bozdu.3 Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

CMK m. 273/1 ve m. 291/1'e göre istinaf ve temyiz süresi hangi tarihte başlar?

CMK m. 273/1'in bugünkü metnine göre istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Temyiz için CMK m. 291/1 aynı başlangıcı ve aynı süreyi öngörür. Her iki maddenin ikinci fıkrası 7499 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır; bu fıkralar hükmün başvuru hakkı olanların yokluğunda açıklanması hâlinde sürenin tebliğden başlayacağını düzenliyordu. Bugünkü metinde hazır bulunan ile bulunmayan arasında başlangıç bakımından ayrım yoktur: süre her ikisi için de hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğiyle başlar.

Değişikliğin gerekçesi Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararında aktarılmıştır. Kanun gerekçesine göre ceza muhakemesi uygulamasında hükmün gerekçesi, hüküm açıklandığında değil, gerekçeli kararın yazılmasından sonra taraflara tebliğ edilmekteydi; kanun yoluna başvurmayı düşünen taraf, gerekçeyi öğrenip iddia ve savunmalarını ileri sürebilmek için önce süre tutum dilekçesi veriyor, gerekçeli kararın tebliği üzerine ayrıntılı dilekçesini veriyordu ve bu uygulama külfet ile emek ve zaman israfına yol açıyordu. (Yargıtay CGK, E. 2025/123)4

Aynı kararda hüküm, sanık ve müdafii ile katılanlar vekili hazır iken 13.06.2024 tarihli duruşmada açıklanmış; gerekçeli kararın elektronik imza işlemleri 19.07.2024'te tamamlanmış, karar müdafiye elektronik tebligatla gönderilmiş ve 28.07.2024 itibarıyla tebliğ edilmiş sayılmıştı. Müdafi hükmü 24.08.2024'te temyiz etti. Özel Daire temyizi süreden reddetmişti; Ceza Genel Kurulu, 7499 sayılı Kanunla CMK m. 291'de yapılan ve 01.06.2024'te yürürlüğe giren düzenlemeyi esas alarak başvurunun süresinde olduğuna karar verdi ve ret kararını kaldırdı.4 Olayda süre tutum dilekçesini yalnız katılanlar vekili vermişti, sanık müdafii vermemişti; müdafiin temyizi süresinde sayıldı.4 Elektronik tebligatta tebliğin hangi gün yapılmış sayılacağını düzenleyen hükme kararda değinilmemiştir; olgular bölümü tebliğin mevzuat gereğince 28.07.2024 itibarıyla yapılmış sayıldığını belirtmekle yetinir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi de 04.06.2024 tarihli hükme karşı sanık müdafilerinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde sundukları temyiz dilekçelerini, 7499 sayılı Kanunla CMK m. 273/1'de yapılan değişikliğe dayanarak süresinde saydı ve hükümleri onadı. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/26445)5 Dosya, Yargıtay bozma ilamından sonra verilmiş ve daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olduğu için 1412 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı bir dosyaydı.5

7499 sayılı Kanunla gelen değişiklik hangi kararlara uygulanır? CMK geçici m. 6/1-c ve d

CMK geçici m. 6/1-c'ye göre kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ilişkin olarak CMK m. 268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297, 308, 308/A, 319 ve 320'de yapılan değişiklikler 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlar hakkında değişiklikten önceki hükümler ile yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Maddenin ölçütü kararın verildiği tarihtir.

Değişiklikten önceki metinde istinaf istemi hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde yapılıyordu ve hüküm başvuru hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlıyordu.1 Temyiz süresi de önce hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün iken 05.08.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7035 sayılı Kanunla on beş güne çıkarılmıştı; bu metinde de yokluğunda açıklanan hükümde süre tebliğden başlıyordu.4

CMK geçici m. 6/1-d ayrıca, temyiz süresi ve bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ilişkin değişikliklerin, 5320 sayılı Kanun m. 8/1 kapsamında olup da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanacağını öngörür. 5320 sayılı Kanun m. 8/1, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 305-326. maddelerinin (m. 322'nin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç) uygulanmasını öngörür.5

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2025 tarihli kararı bu bendin uygulamasıdır. 1412 sayılı Kanun m. 310'a göre temyiz süresinin bir hafta olduğu bozma sonrası bir dosyada, sanık ve müdafiinin yüzüne karşı 02.07.2024'te verilen kararın kanun yolu bildiriminde tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilebileceğinin belirtilmesinde Daire yanıltma görmedi; CMK m. 291/1 ve geçici m. 6/1-d karşısında temyiz süresinin hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta olduğunu kabul etti. (Yargıtay 2. CD, E. 2025/8040)6 Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine kendi süre ret kararını kaldırdı ve hükmü onadı.6

1/6/2024'ten önce verilen kısa kararlarda istinaf süresi: Anayasa Mahkemesi iptali ve Ceza Genel Kurulu

Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihli ve E. 2022/144, K. 2023/137 sayılı kararıyla CMK m. 273/1'in birinci cümlesindeki "…hükmün açıklanmasından itibaren…" ibaresini iptal etmiştir.4 Ceza Genel Kurulunun aktardığına göre iptal hükmü kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecekti; karar 24.10.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Aktarılan gerekçede Anayasa Mahkemesi, kuralın gerekçesi açıklanmayan hükümler yönünden mahkemeye erişim hakkını orantısız ve ölçüsüz bir biçimde sınırladığını belirtmişti.1 İptal kararı yürürlüğe girmeden 7499 sayılı Kanunun 01.06.2024'te yürürlüğe giren 18. maddesi ibareyi "hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta" biçiminde değiştirdi.1

Gerekçesiyle birlikte açıklanmayan hükümlerde istinaf süresinin tefhimle mi tebliğle mi başladığı konusunda bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık oluşmuştu.1 8. Ceza Dairesi uyuşmazlığı, hüküm tarafların yüzüne karşı gerekçeleriyle birlikte açıklanmışsa istinaf süresinin tefhim tarihinden, yalnız kısa kararın açıklandığı hükümlerde ise tebliğden başlayacağını kabul ederek gidermişti.1 Uyuşmazlığın giderilmesi için Yargıtay 8. Ceza Dairesinin verdiği karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti; Başsavcılığa göre CMK m. 273/1'in açık hükmü uyarınca süre hükmün açıklanmasından başlıyordu.1 Ceza Genel Kurulu itirazı reddetti. Kurula göre iptal kararları kural olarak geçmişe etkili değilse de, henüz kesinleşmemiş ve derdest bulunan uyuşmazlıklarda mahkemelerin uygulanması Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilmiş bir kuralı uygulamaya devam etmeleri mümkün değildir.1

Kurulun sonucu şudur: gerekçesi ile birlikte açıklanmayan hükümlerde istinaf başvuru süresi, 01.06.2024 tarihinden önce verilen kararlar bakımından da hükmün açıklanmasından değil, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren başlar.1 Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Kararın konusu istinaf süresidir (CMK m. 273); 1/6/2024'ten önce verilen kararlarda temyiz süresi (CMK m. 291) bakımından aynı sonucun geçerli olup olmadığına kararda değinilmemiştir. Kurulun kendi gerekçesi hükmün gerekçesiyle birlikte açıklandığı durumu ayrıca ele almaz; itirazı reddedilen 8. Ceza Dairesi kararı bu durumda sürenin tefhimden başlayacağını kabul etmişti.1 Kurulun sonuç cümlesi gerekçesi açıklanmayan hükümlere ilişkindir.

Tebliğ adli tatile rastlarsa ya da kanun yolu yanlış bildirilirse süre nasıl işler? CMK m. 331/4 ve m. 264

CMK m. 331/1'e göre ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verir. CMK m. 331/4 uyarınca adlî tatile rastlayan süreler işlemez; bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Ceza Genel Kurulu, önceki kararlarına atıfla, adli tatil süresince görülebilen iş ve davalara ilişkin sürelerin işlemeye devam ettiğini; tatilde görülmesi mümkün olmayan dava ve işlere dair tebligat tatil içinde yapılmışsa sürenin tatilde işlemeyeceğini ve tatilin bitimini izleyen günden itibaren üç gün uzatılarak işlemeye başlayacağını belirtir.4

Yargıtay 2. Ceza Dairesinin kararındaki olayda gerekçeli karar sanığa adli tatil içindeki 29.07.2024'te tebliğ edilmişti. Daire, CMK m. 331/4 uyarınca temyiz süresinin 01.09.2024'te işlemeye başladığını ve 12.09.2024 tarihli temyiz isteminin iki hafta içinde, yasal süresinde yapıldığını kabul etti.6 Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararındaki olayda da gerekçeli karar adli tatile denk gelen 28.07.2024 itibarıyla tebliğ edilmiş sayılmış ve 24.08.2024 tarihli temyiz süresinde bulunmuştu.4

Kanun yolunun yanlış bildirilmesi başvuranın aleyhine sonuç doğurmaz. CMK m. 264/1'e göre kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz; CMK m. 264/2 uyarınca başvurunun yapıldığı merci başvuruyu derhâl görevli ve yetkili mercie gönderir. Ceza Genel Kurulu bu hükmü de gözeterek, kanun yolu süresinin başlangıcına dair yapılan hatalı bildirimin başvurucunun aleyhine yorumlanamayacağını vurgular.4 Kanun yolunun, süresinin ve merciinin hükümde tereddüde yer vermeyecek şekilde gösterilmesi ayrıca CMK m. 232/6 ve m. 34/2'nin gereğidir.

Kısa karar ile gerekçeli karar çelişirse hangisi esas alınır? Ceza Genel Kurulu ve HMK m. 298/2

Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararlarına göre gerekçeli karar, duruşma tutanağının devamı niteliğinde bulunup onun hükümlerine tabidir. (Yargıtay CGK, E. 2011/339)7 Kurul 2012 tarihli kararında, hükmün esasını oluşturan kararın duruşmada tefhim edilerek hukuken geçerlilik kazanan kısa karar olduğunu kabul etti.7 Kurula göre kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki, hükmün infazında karışıklığa neden olabilecek bir hukuka aykırılıktır; çelişkili durumlarda itibar edilmesi ve infaza esas alınması gereken kısa karar olduğundan hükmün tabi olduğu yasa yolu da kısa karara göre belirlenir.7

Olayda kısa kararda sanığa on ay hapis cezası verilip ertelenmiş ve hükmün temyiz yasa yoluna tabi olduğu açıklanmış; gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise iki yıl hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması yazılmış, yasa yolu itiraz olarak gösterilmişti. Kurul, gerekçeli kararın kısa kararla çelişki doğuracak şekilde yazılmasının ve yasa yolunun itiraz olarak gösterilmesinin hükmün temyiz edilebilirlik niteliğini ortadan kaldırmayacağını belirterek katılan vekilinin dilekçesinin temyiz niteliğinde kabul edilmesi gerektiğine karar verdi; itiraz merciinin ret kararını ve Özel Dairenin iade kararını kaldırıp dosyayı temyiz incelemesi için gönderdi.7 Karar tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yol itirazdı; bugünkü CMK m. 231/12 bu kararlara karşı istinaf yolunu öngörür ve CMK geçici m. 6/2-a'ya göre bu değişiklik 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin temyiz incelemesinde ayrıca bozma nedeni sayılıp sayılmadığına bu kararda değinilmemiştir.

Çelişki gerekçeli kararın kendi içinde de doğabilir. Ceza Genel Kurulunun 2021 tarihli kararında, ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Özel Dairenin gerekçe bölümünde cezanın alt sınırdan tayin edildiği belirtilmesine rağmen hüküm bölümünde temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden altı yıl olarak belirlenmişti; Kurul, kararın hüküm bölümü ile gerekçe bölümü arasında çelişki meydana getirildiğini kabul ederek hükmü diğer yönleri incelenmeksizin bozdu.2 Kurula göre duruşmada tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmamalı, gerekçe ile sonuç ve hüküm kısmı infazda karışıklığa neden olabilecek nitelikte olmamalıdır.2

Hukuk yargılamasında kural kanunda açıktır: HMK m. 298/2'ye göre gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. HMK m. 297/2 de hüküm sonucunda taleplerden her biri hakkında verilen hükmün, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini ister. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ilamın tefhim edilen karara uygun yazılmasının ve gerekçe taşımasının kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olduğunu; kısa kararı yazıp tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak bulunmadığını belirtir. (Yargıtay HGK, E. 2015/1843)8 Kurulun 2017 tarihli kararındaki iş davasında mahkeme kısa kararda yalnız "davanın kabulüne" demiş, alacak kalemlerini ve miktarlarını sonradan yazdığı gerekçeli kararda göstermişti; Kurul, hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık olarak belirtilmediğini ve gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna uygun olduğunun söylenemeyeceğini kabul ederek direnme kararını usulden bozdu.8

Hukuk davasında gerekçeli karar ve istinaf süresi: HMK m. 294/4, m. 321/2 ve m. 345/1

HMK m. 294/2-3'e göre hüküm yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur; tefhim her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunmasıyla olur. Zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucu tefhim edilmişse gerekçeli karar tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılır (HMK m. 294/4). Basit yargılama usulünde HMK m. 321/2'ye göre tefhim, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesiyle birlikte açıklanmasıyla gerçekleşir; zorunlu hâllerde hâkim bu durumun sebebini tutanağa geçirerek yalnız hüküm özetini yazdırabilir ve bu durumda gerekçeli karar en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkarılır.

HMK m. 345/1'e göre istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar; istinaf süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi de HMK m. 361/1'e göre tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre kararın hukuken sonuç doğurması için tefhim edilmesi yeterli ise de, kararın kesinleşmesi ve karara karşı kanun yollarına başvurulabilmesi için tebliğ şarttır. (Yargıtay HGK, E. 2020/327)9

Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararındaki olayda davacı vekili, ilk derece mahkemesinin kararını kendisine tebliğ edilmeden önce edinip 10.01.2017'de ilamlı icra takibine konu etmiş; gerekçeli karar kendisine 24.01.2017'de tebliğ edilmiş, istinaf başvurusu 27.01.2017'de yapılmıştı. Bölge adliye mahkemesi süreyi takip tarihinden başlatarak başvuruyu süreden reddetmiş ve bozmaya direnmişti. Kurul, istinaf süresinin başlangıcının istisnasız ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağını; gerekçeli karar kanun ve yönetmeliklerde belirtilen şekillerde tebliğ edilmemişse tebligatın bilgilendirme ve belgelendirme işlevlerinin gerçekleşmiş olmasının tebliğ açısından önemi bulunmadığını belirterek direnme kararını bozdu. (Yargıtay HGK, E. 2021/30)10 Karar oy çokluğuyla verilmiştir; görüşmelerde ileri sürülen, takip tarihinin dürüstlük kuralı ve çelişkili davranış yasağı gereği tebliğ tarihi sayılması gerektiği görüşü Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.10

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018 tarihli kararında da bölge adliye mahkemesi, davacının ilk derece mahkemesi kararını bir icra dosyasına sunduğu tarihi esas alarak istinaf başvurusunu süreden reddetmişti. Karar davacıya 19.02.2018'de tebliğ edilmiş, istinaf dilekçesi ise 12.02.2018'de, istinaf süresi başlamadan verilmişti. Daire, öğrenme tarihinin istinaf süresinin başlamasına esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını belirterek bölge adliye mahkemesinin kararını bozdu. (Yargıtay 15. HD, E. 2018/3848)11 Daire bu olayda tebliğden önce verilen dilekçeyi süresinde saydı; tebliğden önce verilen istinaf dilekçesinin genel olarak geçerliliğine kararda ayrıca değinilmemiştir.

Hukuk davasında süre tutum dilekçesi istinaf süresini uzatır mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre uygulamada, tefhim edilen kısa kararda HMK m. 321 anlamında gerekçe bulunmadığında kanun yolu süresini kaçırmak istemeyen taraflar gerekçeli kararı beklemeden kanun yoluna başvurma iradesini ortaya koyan dilekçeler vermekte ve bunlara süre tutum dilekçesi denilmektedir.9 Kurul, doktrine de atıfla, bir dilekçe ile kanuni sürenin tutulması veya korunmasının söz konusu olamayacağını belirtir.9 Kurula göre süre tutum dilekçesi verilmesi, istinaf nedenlerini gösteren dilekçe için iki haftalık sürenin sonrasına sarkacak şekilde ek bir süre tanındığı anlamına gelmez; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık sürenin sonrası "makul süre" olarak da değerlendirilemez.9

Kurulun 2021 tarihli kararındaki iş davasında kısa karar 29.03.2018'de tefhim edilmiş, davalı vekili 02.04.2018'de süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar 21.05.2018'de tebliğ edilmiş, gerekçeli istinaf dilekçesi ise 06.06.2018'de verilmişti. Kurul, hükme ilişkin tüm hususlar gerekçeli kararda açıklandığından istinaf süresinin gerekçeli kararın tebliğiyle başladığını ve bu tarihten itibaren iki hafta içinde istinaf nedenlerini açıklayan dilekçe verilmediğini kabul etti; bölge adliye mahkemesinin süresinden sonra sunulan dilekçeye değer vermeyip ilk derece kararını HMK m. 355 uyarınca yalnız kamu düzenine aykırılık yönünden incelemesini yerinde buldu.9 İlk derece kararının tarihinde yürürlükte bulunan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 7/4 de kanun yoluna başvuru süresinin ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlayacağını düzenliyordu.9

Kararda, basit yargılamada hükmün tüm unsurlarıyla gerekçesiyle birlikte tefhim edildiği durumda sürenin tefhimden başlayıp başlamadığına ilişkin genel bir kural konmamıştır; Kurul somut olayda hükme ilişkin hususların gerekçeli kararda açıklandığını saptayarak süreyi tebliğden başlatmıştır. Ceza muhakemesinde ise 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlarda süre CMK m. 273/1 ve m. 291/1 gereği zaten hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğiyle başlar.

İlgili mevzuat

CMK m. 232 — Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Madde 232 – (1) Hükmün başına, "Türk Milleti adına" verildiği yazılır.

(2) Hükmün başında;

a) Hükmü veren mahkemenin adı,

b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği,

c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,

d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı,

Yazılır.

(3) Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur.

(4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır.

(5) (Değişik: 24/11/2016-6763/31 md.) Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya herhangi bir sebeple kararı imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur.

(6) Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.

(7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 273 — İstinaf istemi ve süresi

Madde 273 – (1) İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.

(2) (Mülga:2/3/2024-7499/18 md.)

(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/75 md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilirler.

(4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz.

(5) Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 291 — Temyiz istemi ve süresi

Madde 291 – (1) Temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır.

(2) (Mülga:2/3/2024-7499/19 md.)

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK geçici m. 6 — Geçici Madde 6 (7499 ile eklenen geçiş hükümleri)

Geçici Madde 6- (Ek:2/3/2024-7499/22 md.)

(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla bu Kanunda yapılan düzenlemeler bakımından aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Eski hâle getirme kurumuna ilişkin olarak 41 inci maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

b) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresine ilişkin olarak 173 üncü maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

c) Kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin 268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297, 308, 308/A, 319 ve 320 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler ile yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

d) Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin 291, 296 ve 297 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup da 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanır.

e) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla yürürlükten kaldırılan; 275 inci maddenin ikinci fıkrası, 293 üncü maddenin ikinci fıkrası ve 295 inci maddesi hükümlerinin, 1/6/2024 tarihinden önce verilen kararlar bakımından uygulanmasına devam olunur.

(2) a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır.

b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır.

c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır.

d) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam olunur.

(3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 141 inci maddede yapılan düzenlemeler, 1/6/2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanır.

(4) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemler bakımından uygulanır. Bu tarihten önce yapılan istemlere, kesinleşinceye kadar bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre yargı mercilerince bakılmaya devam olunur. Bu fıkrada yer alan düzenlemeler ile bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142 nci maddede yapılan değişiklikler, mülga 7/5/1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan veya yapılacak olan istemler hakkında da kıyasen uygulanır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 34 — Kararların gerekçeli olması

Madde 34 – (1) Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230 uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.

(2) Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 289 — Hukuka kesin aykırılık hâlleri

Madde 289 – (1) Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır:

a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.

b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması.

c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması.

d) Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi.

e) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması.

f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi.

g) Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi.

h) Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması.

i) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 264 — Kanun yolunun belirlenmesinde yanılma

Madde 264 – (1) Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.

(2) Bu hâlde başvurunun yapıldığı merci, başvuruyu derhâl görevli ve yetkili olan mercie gönderir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 331 — Adlî tatil

Madde 331 – (1) (Değişik: 8/8/2011-KHK-650/27 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/25 md.) Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler.

(2) Soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların tatil süresi içinde ne suretle yerine getirileceği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.

(3) Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar.

(4) Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

HMK m. 294 — Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi

MADDE 294- (1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.

(2) Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.

(3) Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.

(4) Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.

(5) Hükmün tefhimini, duruşmada bulunanlar ayakta dinler.

(6) Hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

HMK m. 298 — Hükmün yazılması

MADDE 298- (1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.

(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.

(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.

(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

HMK m. 321 — Hüküm

MADDE 321- (1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez.

(2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

HMK m. 345 — Başvuru süresi

MADDE 345- (1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.

Kaynak: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. 1/6/2024'ten önce verilen ve gerekçesi açıklanmayan hükümlerde istinaf süresinin başlangıcıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/550 · K. 2026/101 ·

    Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri, gerekçesiyle birlikte açıklanmayan hükümlerde istinaf süresinin tefhimle mi tebliğle mi başladığı konusunda farklı kararlar vermişti. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin uyuşmazlığı gideren kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Ceza Genel Kurulu önce Başsavcılığın bu karara itiraz yetkisi bulunduğunu kabul etti; esasta ise Anayasa Mahkemesinin CMK m. 273/1'deki "hükmün açıklanmasından itibaren" ibaresini iptal eden kararını ve 7499 sayılı Kanunla yapılan değişikliği değerlendirerek, iptal kararları kural olarak geçmişe etkili olmasa da derdest uyuşmazlıklarda Anayasa'ya aykırılığı tespit edilmiş kuralın uygulanamayacağını belirtti ve itirazı oy çokluğuyla reddetti.

    Sonuç: Gerekçesi açıklanmayan hükümlerde istinaf süresi, 1/6/2024'ten önce verilen kararlarda da gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Gerekçe bölümü ile hüküm bölümü arasındaki çelişki bozma nedenidirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2019/503 · K. 2021/141 ·

    İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, gerekçe bölümünde cezanın alt sınırdan tayin edildiğini yazmış, hüküm bölümünde ise temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden altı yıl olarak belirlenmişti. Temyiz incelemesini yapan Ceza Genel Kurulu, kısa kararın tutanağa geçirilip okunması, gerekçenin on beş gün içinde dosyaya konulması ve gerekçeli kararda kısa hükmün aynen bulunması kurallarını hatırlattı; hüküm bölümü ile gerekçe bölümü arasında çelişki bulunduğunu kabul ederek hükmü diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Gerekçeli kararla kısa karar değiştirilemez; gerekçe ile hüküm kısmı arasındaki çelişki hükmün bozulmasına yol açar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Yasal ve yeterli gerekçe içermeyen mahkûmiyet hükmüYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2015/693 · K. 2019/687 ·

    Kaçmaya imkân sağlama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri Özel Dairece onanmış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmişti. Ceza Genel Kurulu önce hükümlerin Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerine uygun gerekçe içerip içermediğini inceledi. Katılanların beyanlarına yer verilmemesini CMK m. 230/1-a'ya, suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin tereddüde yer vermeyecek açıklıkta gösterilmemesini m. 230/1-c'ye aykırı buldu; onama kararlarını kaldırıp hükümleri diğer yönleri incelenmeksizin oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır; yasal ve yeterli gerekçesi olmayan hüküm bozulur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. 7499 sonrası tefhim edilen hükümde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden başlarYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/123 · K. 2025/294 ·

    Bozmaya direnme hükmü 13.06.2024'te sanık ve müdafii hazır iken açıklanmış, gerekçeli karar müdafiye elektronik tebligatla gönderilip 28.07.2024 itibarıyla tebliğ edilmiş sayılmış, müdafi 24.08.2024'te temyiz etmişti; Özel Daire temyizi süreden reddetmişti. Ceza Genel Kurulu ön sorun olarak süreyi inceledi; 7499 sayılı Kanunla CMK m. 291'de yapılan değişikliği, kanun gerekçesini, adli tatil kuralını ve hatalı kanun yolu bildiriminin başvurucu aleyhine yorumlanamayacağını değerlendirerek başvuruyu süresinde buldu, Özel Daire kararını kaldırdı ve esasın incelenmesi için dosyayı geri gönderdi. Sübut ve vasıf uyuşmazlığı incelenmedi.

    Sonuç: 1/6/2024 ve sonrasında açıklanan hükümde temyiz süresi, hazır bulunan taraf için de gerekçeli kararın tebliğinden başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. 04.06.2024 tarihli hükme karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde yapılan temyizYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/26445 · K. 2025/7798 ·

    Bozma ilamından sonra asliye ceza mahkemesi 04.06.2024'te sanıkları kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûm etmişti. Daire, 7499 sayılı Kanunla CMK m. 273/1'deki "hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün" ibaresinin "hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta" olarak değiştirildiğini belirterek müdafilerin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde verdikleri dilekçeleri süresinde saydı; dosyada 5320 sayılı Kanun m. 8/1 gereği 1412 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığını, bu nedenle sanığın temyiz dilekçesinde neden gösterme zorunluluğu bulunmadığını belirterek Tebliğnamedeki ret görüşüne katılmadı ve hükümleri oy birliğiyle onadı.

    Sonuç: 1/6/2024'ten sonra verilen hükümde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılan temyiz süresindedir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. 1412 sayılı Kanuna tabi dosyada geçici m. 6/1-d ve adli tatilde tebliğYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/8040 · K. 2025/12609 ·

    Bozma sonrası 02.07.2024'te sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilen hırsızlık hükmü, kanun yolu bildiriminde tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz edilebileceği belirtilerek açıklanmış, gerekçeli karar sanığa adli tatil içindeki 29.07.2024'te tebliğ edilmişti. Daire temyizi önce süreden reddetmişti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının lehe itirazı üzerine Daire, CMK m. 331/4 gereği sürenin 01.09.2024'te işlemeye başladığını, 1412 sayılı Kanun m. 310'daki bir haftalık süreye karşın CMK m. 291/1 ve geçici m. 6/1-d karşısında iki haftalık sürenin uygulanacağını ve bildirimde yanıltma olmadığını kabul etti; ret kararını kaldırıp hükmü oy birliğiyle onadı.

    Sonuç: 1412 sayılı Kanuna tabi eski dosyalarda da 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlarda temyiz süresi tebliğden itibaren iki haftadır; adli tatilde yapılan tebliğde süre tatil bitince işler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Kısa karar ile gerekçeli karar çeliştiğinde kısa karar esastırYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2011/339 · K. 2012/103 ·

    Hırsızlık davasında kısa kararda on ay hapis cezası verilip ertelenmiş ve temyiz yolu gösterilmiş, gerekçeli kararda ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği yazılıp yol itiraz olarak gösterilmişti. İtiraz mercii katılan vekilinin itirazını reddetmiş, Özel Daire dosyayı iade etmişti. Ceza Genel Kurulu, gerekçeli kararın duruşma tutanağının devamı niteliğinde olduğunu, hükmün esasını tefhimle geçerlik kazanan kısa kararın oluşturduğunu ve yasa yolunun da kısa karara göre belirleneceğini kabul ederek iki kararı oy birliğiyle kaldırdı, dosyayı temyiz incelemesi için gönderdi. Karar tarihindeki itiraz yolu bugün CMK m. 231/12'de istinaf olarak düzenlenmiştir.

    Sonuç: Kısa karar ile gerekçeli karar çeliştiğinde infaza ve kanun yoluna esas olan, duruşmada tefhim edilen kısa karardır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Hukuk davasında gerekçeli karar tefhim edilen kısa karara aykırı olamazYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2015/1843 · K. 2017/431 ·

    İşçilik alacağı davasında iş mahkemesi direnme kısa kararında yalnız davanın kabulüne karar vermiş, alacak kalemlerini, miktarlarını ve faizlerini sonradan yazdığı gerekçeli kararda göstermişti; kısa kararda "ekli gerekçeli karar" denmesine rağmen gerekçeli karar tefhimden sonra yazılmıştı. Hukuk Genel Kurulu, kısa kararı tefhim eden hâkimin bu kararı değiştiremeyeceğini, ilamın tefhim edilen karara uygun yazılmasının kamu düzenine ilişkin olduğunu belirtti; HMK m. 294, 297, 298/2 ve 321'e aykırılık nedeniyle direnme kararını oy birliğiyle usulden bozdu.

    Sonuç: Hukuk davasında kısa karar taraflara yüklenen hak ve borçları açıkça göstermeli, gerekçeli karar da ona uygun yazılmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Süre tutum dilekçesi istinaf süresini uzatmazYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/327 · K. 2021/1698 ·

    Tazminat istemli iş davasında davalı, kısa kararın tefhiminden sonra süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli istinaf dilekçesini ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta geçtikten sonra sunmuştu. Bölge adliye mahkemesi bu dilekçeye değer vermeyip yalnız kamu düzeni yönünden inceleme yapmış ve Özel Dairenin bozmasına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, tebliğin kanun yoluna başvuru için şart olduğunu, bir dilekçeyle kanuni sürenin tutulamayacağını ve iki haftalık sürenin sonrasının makul süre sayılamayacağını belirterek direnmeyi oy birliğiyle uygun buldu; dosyayı kamu düzeni yönünden temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderdi.

    Sonuç: Hukuk davasında süre tutum dilekçesi ek süre kazandırmaz; gerekçeli dilekçe tebliğden itibaren iki hafta içinde verilmezse inceleme kamu düzeniyle sınırlı kalır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. Kararı tebliğden önce alıp icraya koymak istinaf süresini başlatmazYargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/30 · K. 2022/663 ·

    Davacı vekili ilk derece mahkemesinin kararını tebliğden önce edinip 10.01.2017'de ilamlı icra takibine koymuş, gerekçeli karar 24.01.2017'de tebliğ edilmiş, istinaf başvurusu 27.01.2017'de yapılmıştı. Bölge adliye mahkemesi takip tarihini tebliğ sayarak başvuruyu süreden reddetmiş ve bozmaya direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, HMK m. 345'teki iki haftalık sürenin hak düşürücü olduğunu ve istisnasız ilamın usulen tebliğiyle başladığını, usulüne uygun tebliğ yoksa bilgilendirme ve belgelendirmenin gerçekleşmiş olmasının önemi bulunmadığını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.

    Sonuç: Hukuk davasında istinaf süresi kararın başka yoldan öğrenildiği ya da icraya konduğu tarihten değil, ilamın usulen tebliğinden başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Öğrenme tarihi istinaf süresini başlatmazYargıtay 15. Hukuk Dairesi · E. 2018/3848 · K. 2018/3100 ·

    Eser sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında bölge adliye mahkemesi, davacının kararı bir icra dosyasına sunduğu tarihi esas alarak istinaf başvurusunu süreden reddetmişti. Daire, istinaf süresinin öğrenmeyle değil tebliğle başladığını, kararın davacıya 19.02.2018'de tebliğ edildiğini ve istinaf dilekçesinin 12.02.2018'de, süre başlamadan verildiğini belirterek bölge adliye mahkemesinin kararını oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Kararın öğrenildiği tarih istinaf süresinin başlangıcı sayılmaz; süre tebliğle başlar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Gerekçeli karar nedir, kısa karardan farkı ne?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun belirttiği üzere uygulamada gerekçesi açıklanmadan duruşmada verilen hükme kısa karar, sonradan sorun, gerekçe ve hüküm-sonuç bölümleriyle yazılan karara gerekçeli karar denir. CMK m. 232/3'e göre hükmün gerekçesi tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç on beş gün içinde dava dosyasına konulur.

Ceza davasında istinaf süresi kısa kararın açıklandığı gün mü başlar?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda başlamaz. CMK m. 273/1'e göre istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. Yokluğunda açıklanan hükümler için ayrı başlangıç öngören eski ikinci fıkra 7499 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldığından bu kural, hükmün açıklandığı duruşmada hazır bulunanlar için de geçerlidir.

Ceza davasında temyiz süresi ne zaman başlar?

CMK m. 291/1'e göre temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. CMK geçici m. 6/1-d uyarınca bu kural, 5320 sayılı Kanun m. 8/1 gereği 1412 sayılı Kanun hükümlerine göre temyiz incelemesi yapılan eski dosyalarda da 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır.

1 Haziran 2024'ten önce verilen kararlarda süre nasıl işler?

CMK geçici m. 6/1-c'ye göre bu kararlarda değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur; eski metinde istinaf süresi hükmün açıklanmasından itibaren yedi gündü. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise 2026 tarihli kararında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararını gözeterek, gerekçesiyle birlikte açıklanmayan hükümlerde bu tarihten önce verilen kararlar bakımından da istinaf süresinin gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden başladığını oy çokluğuyla kabul etmiştir. Karar istinaf süresine ilişkindir.

Gerekçeli karar adli tatilde tebliğ edilirse süre ne zaman işlemeye başlar?

CMK m. 331/4'e göre adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre tatilde görülmesi mümkün olmayan işlere dair tebligat tatil içinde yapılmışsa süre tatilde işlemez; tatilde görülebilen işlerde ise süreler işlemeye devam eder. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, gerekçeli kararın 29 Temmuz 2024'te tebliğ edildiği dosyada temyiz süresinin 1 Eylül 2024'te işlemeye başladığını kabul etmiştir.

Kısa karar ile gerekçeli karar farklıysa hangisi geçerlidir?

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre hükmün esasını, duruşmada tefhim edilerek hukuken geçerlilik kazanan kısa karar oluşturur; çelişkili durumlarda infaza esas alınacak olan ve hükmün tabi olduğu kanun yolunu belirleyen kısa karardır. Hukuk yargılamasında HMK m. 298/2 gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını açıkça düzenler.

Gerekçesiz verilen hükmün sonucu nedir?

CMK m. 289/1-g'ye göre hükmün CMK m. 230 gereğince gerekçeyi içermemesi, temyiz dilekçesinde gösterilmemiş olsa da hukuka kesin aykırılık sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, katılanların beyanlarına yer vermeyen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemleri tereddüde yer vermeyecek açıklıkta göstermeyen mahkûmiyet hükümlerini yasal ve yeterli gerekçe içermediği için diğer yönleri incelemeden bozmuştur.

Hükümde kanun yolu ya da süresi yanlış gösterilirse ne olur?

CMK m. 264/1'e göre kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kanun yolu süresinin başlangıcına dair yapılan hatalı bildirimin başvurucunun aleyhine yorumlanamayacağını belirtir.

Hukuk davasında kararı tebliğden önce öğrenmek istinaf süresini başlatır mı?

HMK m. 345/1'e göre istinaf süresi ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar; istinaf süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kararı tebliğden önce edinip icra takibine koyan tarafta da sürenin takip tarihinden değil tebliğden başladığını oy çokluğuyla kabul etmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi de öğrenme tarihinin istinaf süresinin başlangıcına esas alınamayacağını belirtmiştir.

Hukuk davasında süre tutum dilekçesi istinaf süresini uzatır mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre uzatmaz. Kurula göre bir dilekçe ile kanuni süre tutulamaz veya korunamaz; süre tutum dilekçesi, istinaf nedenlerini gösteren dilekçe için gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık sürenin sonrasına ek süre tanımaz. Kurul, bu süre geçtikten sonra verilen gerekçeli dilekçeye değer verilmeyip kararın yalnız kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesini yerinde bulmuştur.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.