Cezaevinden cenaze ve mazeret izni (5275 sayılı Kanun m. 94)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- 5275 sayılı Kanun m. 94 hangi mazeret izinlerini düzenler ve bunlar m. 95'teki özel izinden nasıl ayrılır?
- 5275 sayılı Kanun m. 94/1-a, 94/2-a ve 94/2-b'ye göre hangi yakının ölümü ya da hastalığı izin sebebidir?
- 5275 sayılı Kanun m. 94/2'deki refakatli izinde iyi hâl aranır mı? Tehlikelilik, güvenlik ve m. 25 istisnası
- İnfaz Yönetmeliği m. 114'e göre belgeler, yol izni, giderler ve gece konaklama nasıl düzenlenmiştir?
- 5275 sayılı Kanun m. 116/2-5'e göre tutuklu cenazeye ve hasta ziyaretine nasıl izin alır?
- Cumhuriyet başsavcılığı izni hangi gerekçeyle reddedebilir? Anayasa Mahkemesinin ölçütleri
- Ret kararına karşı yol: 4675 sayılı Kanun m. 4, 5 ve 6'ya göre infaz hâkimliğine şikâyet
- 5275 sayılı Kanun m. 97'ye göre izinden dönmeyen ya da geç dönen hükümlüye ne olur?
- Hastaneye sevk (5275 sayılı Kanun m. 80, 92) ve cezaevinde nikâh (Evlendirme Yönetmeliği m. 26) izinden nasıl ayrılır?
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası infaz edilenler dışındaki hükümlüye, ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümünde, tehlikeli değilse ve güvenlik bakımından sakınca yoksa, görevli refakatinde yol hariç iki güne kadar cenazeye katılma izni verilebilir.
- Ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasının ağır hastalığı sağlık kurulu raporuyla belgelenirse her biri için toplam iki defa, yol süresi dışında bir güne kadar hasta ziyareti izni de verilebilir; bu iki izinde iyi hâl şartı aranmaz.
- Tutukluya da benzer izin verilebilir.
- Cumhuriyet başsavcılığının ret kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulabilir.
Cezaevindeki hükümlü ve tutuklunun bir yakınının ölümü ya da ağır hastalığı nedeniyle kurum dışına çıkabilmesi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun mazeret izni hükümleriyle düzenlenir. Bu rehber, 5275 sayılı Kanun m. 92-95, 97 ve 116, İnfaz Yönetmeliği m. 114, Mazeret İzinleri Yönetmeliği m. 5 ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 4-6 ile Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarını esas alarak izin türlerini, şartları, ret kararına karşı yolu ve izinden dönmemenin sonucunu anlatır.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Cenaze izni süresi
5275 sayılı Kanun m. 25 kapsamındakiler, yani ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası infaz edilenler dışında, tehlikeli olmayan hükümlüye, dış güvenlik görevlisinin refakatinde, cenazeye katılması için yol süresi dışında iki güne kadar izin verilebilir; izin hükümlünün talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla verilir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 94/2-a
- Cenazesine izin verilen yakınlar
Refakatli cenaze izni ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşin ölümünde verilebilir; on günlük izin ise ana, baba, eş, kardeş veya çocuğun ölümüyle sınırlıdır.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 94/1-a, 94/2-a
- On günlük mazeret izni
Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar dışındaki (m. 93/1) ve hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş hükümlüye, isteği üzerine, yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebilir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 93/1, 94/1
- Hasta ziyareti
Ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasının ağır hastalığı Sağlık Kurulu raporuyla belgelenirse her biri için toplam iki defa, yol süresi dışında bir güne kadar refakatli izin verilebilir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 94/2-b
- Tutuklu
Tutukluya, dış güvenlik görevlisinin refakatinde, yol süresi dışında iki güne kadar cenaze izni, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca yoksa verilebilir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 116/2
- Ret kararına karşı
Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararına karşı, öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvurulabilir.
Dayanak: 4675 sayılı Kanun m. 5
5275 sayılı Kanun m. 94 hangi mazeret izinlerini düzenler ve bunlar m. 95'teki özel izinden nasıl ayrılır?
5275 sayılı Kanun m. 94, bir yakının ölümü ya da ağır hastalığı nedeniyle hükümlüye verilebilecek iki ayrı izni düzenler. 1) m. 94/1'deki izin, hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş hükümlüye, kendi isteğiyle, yol dışında on güne kadar verilebilir. Ana, baba, eş, kardeş veya çocuğun ölümünde ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı aranır (m. 94/1-a). Aynı yakınların yaşamsal tehlike oluşturan ağır hastalığında ya da deprem, su baskını, yangın gibi felaketlerden zarar gördüklerinin belgelenmesinde kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet Başsavcılığının önerisi ve Adalet Bakanlığının onayı gerekir (m. 94/1-b). 2) m. 94/2'deki izin, tehlikeli olmayan hükümlüye dış güvenlik görevlisinin refakatinde, hükümlünün talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla verilir: cenazeye katılmak için yol süresi dışında iki güne kadar, hasta ziyareti için yol süresi dışında bir güne kadar.
5275 sayılı Kanun m. 93/1 mazeret iznini, özel izin ve iş arama izniyle birlikte, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunanlar dışındaki hükümlülere tanır ve izinde geçen sürelerin hükümlülükte geçmiş sayılacağını belirtir. m. 94/2 ise refakatli izni yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanları da dâhil ederek düzenler. Mazeret izni, m. 95'teki özel izinden ayrıdır: özel izin açık ceza infaz kurumundakilere ve açık kuruma ayrılmaya hak kazananlara, aileleriyle bağlarını sürdürmeleri ve dış dünyaya uyumları için üç ayda bir, yol hariç yedi güne kadar verilir; bir yakının ölümüne ya da hastalığına bağlanmamıştır.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, m. 94'ün hükümlülere yakınlarının ölümü hâlinde cenazeye katılma, taziyeleri kabul etme ve ailelerine destek olma imkânı tanıdığını; bu imkândan yararlanmanın mutlak olmadığını, şartların bulunmasına ve kamu makamlarının değerlendirmesine bağlı olduğunu belirtmiştir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2016/8080)1 Mahkeme aynı tespiti 2023 tarihli bir başka kararında tekrarlamıştır. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2020/7697)2
5275 sayılı Kanun m. 94/1-a, 94/2-a ve 94/2-b'ye göre hangi yakının ölümü ya da hastalığı izin sebebidir?
Kanun üç ayrı yakın listesi kullanır: 1) on günlük izinde ana, baba, eş, kardeş veya çocuğun ölümü (m. 94/1-a) ve aynı kişilerin ağır hastalığı ya da felaketten zarar görmesi (m. 94/1-b); 2) refakatli cenaze izninde ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşin ölümü (m. 94/2-a); 3) refakatli hasta ziyaretinde ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturan önemli ve ağır hastalığı (m. 94/2-b). Refakatli cenaze izninin listesi on günlük izninkinden geniştir. 5275 sayılı Kanun, İnfaz Yönetmeliği ve Mazeret İzinleri Yönetmeliğinin bu maddeleri "ikinci derece" hısımlığın kimleri kapsadığını saymaz; sayfadaki kararlarda da bu konuya değinilmemiştir.
m. 94/2-b'deki hasta ziyareti, hastalığın Sağlık Kurulu raporu ile belgelenmesine bağlıdır ve her yakın için toplam iki defaya mahsus olmak üzere yol süresi dışında bir güne kadar verilir. Bu ziyaret, cezaevinde ziyaretçi kabul etmek değildir; hükümlünün refakatle kurum dışına çıkarak hasta yakınını ziyaret etmesidir. Cezaevindeki görüş ve ziyaret günleri ayrı bir rehberin konusudur.
İnfaz Yönetmeliği m. 114/4 izin verilirken göz önünde bulundurulacak hususları sayar; bunlar arasında hükümlü ile hasta arasındaki yakınlık derecesinin nüfus idaresinden alınacak kayıtla belgelenmesi (m. 114/4-c), hastalığı belgeleyen resmî raporun biri hastalığın uzmanı olmak üzere en az iki uzman hekim tarafından imzalanmış olması (m. 114/4-ç) ve ölüm ile ölen kişiyle yakınlığın resmî belgeyle tespit edilmiş olması (m. 114/4-d) vardır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2016'da, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemini yerinde görerek, hasta ziyareti izninin reddini kaldıran infaz hâkimliği kararına yapılan itirazı reddeden ağır ceza mahkemesi kararını bozmuştur; istem, kardeşin hastalığına ilişkin raporun özel hastane tarafından düzenlendiği ve resmî rapor niteliğinde olmadığı gerekçesine dayanıyordu. (Yargıtay 1. CD, E. 2016/1807)3 Karar o tarihte uygulanan Tüzük hükmüne dayanır ve hasta ziyaretini "bir defaya mahsus" diyen eski metinle aktarır; bugün izinlerin ayrıntısı m. 93/2 uyarınca Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte, aynı rapor koşulu İnfaz Yönetmeliği m. 114/4-ç'de, ziyaret hakkı ise m. 94/2-b'de toplam iki defa olarak yer alır.
5275 sayılı Kanun m. 94/2'deki refakatli izinde iyi hâl aranır mı? Tehlikelilik, güvenlik ve m. 25 istisnası
m. 94/2'ye göre refakatli izin şu şartlara bağlıdır: 1) hükümlünün m. 25 kapsamına girmemesi (Mazeret İzinleri Yönetmeliği m. 5/1'in ifadesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olmaması); 2) tehlikeli olmaması; 3) iznin güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması; 4) iznin dış güvenlik görevlisinin refakatinde kullanılması; 5) hükümlünün talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayı. Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunmak tek başına engel değildir; madde bu kurumdakileri açıkça kapsar.
Anayasa Mahkemesi, m. 94/1'deki on günlük izin için hükümlülük süresinin bir bölümünün iyi hâlle geçirilmesinin arandığını, m. 94/2'de ise iyi hâlli olma şartının aranmadığını, Mazeret İzinleri Yönetmeliğinin 5. ve 6. maddelerinin de bu yönde olduğunu belirtmiştir; Mahkeme bu sonucu ağırlaştırılmış müebbet cezasına mahkûm olanları ayrık tutarak kurmuştur.2 Bu nedenle başsavcılığın, babasını hastanede ziyaret etmek ve ardından cenazesine katılmak isteyen hükümlünün iki talebini iyi hâlli olmadığı ve yerin güvenliğine ilişkin kesin bilgi edinilemediği gerekçesiyle reddetmesini, dosyada somut bir güvenlik riski tespiti bulunmadığından özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlali saymıştır.2
Aynı kararda Mahkeme, cenazeye katılmanın veya hasta ziyaretinin güvenlik bakımından sakıncalı olup olmadığını değerlendirme yetkisinin kamu makamlarına ait olduğunu, ancak güvenlik risklerine ve izne engel olabilecek diğer nedenlere ilişkin değerlendirmenin somut olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.2
İnfaz Yönetmeliği m. 114'e göre belgeler, yol izni, giderler ve gece konaklama nasıl düzenlenmiştir?
İnfaz Yönetmeliği m. 114/4'e göre izin verilirken 1) gidilecek yerin yol ve hava şartlarının uygun olması, 2) hükümlünün gideceği yerde sakınca olup olmadığının oradaki kolluk görevlilerine araştırılması, 3) hasta ile yakınlık derecesinin nüfus kaydıyla belgelenmesi, 4) hastalığın en az iki uzman hekimin imzaladığı resmî raporla belgelenmesi, 5) ölümün ve ölen kişiyle yakınlığın resmî belgeyle tespiti, 6) felaket nedeniyle verilecek izinlerde mazeretin Cumhuriyet başsavcılığınca araştırılarak tespiti göz önünde bulundurulur.
m. 114/2'ye göre gidilecek mesafe göz önünde bulundurularak gidiş geliş için toplam dört günü geçmemek üzere yol izni verilir. m. 114/6'ya göre mazeret izni verilen hükümlü kapalı kurumdaysa mutlaka dış güvenlik görevlilerinin refakatinde ve harcırah ile yol giderleri kendisi tarafından karşılanmak kaydıyla, açık kurum ya da çocuk eğitimevindeyse refakatsiz gönderilir; Mazeret İzinleri Yönetmeliği m. 5/4 cenaze izni için aynı ayrımı yapar. Başsavcılık talebi uygun görmezse durum gerekçesiyle birlikte hükümlüye bildirilir (m. 114/7).
İzin süresi içinde gece konaklaması gerekirse hükümlünün kendi evinde, m. 94/2-a'da sayılan bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerdeki kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik değerlendirilerek gidilen yerin valisi karar verir (m. 94/2). Mazeret İzinleri Yönetmeliği m. 5/3'e göre gece konaklanan ev, kurum veya diğer yerlerde geçen bütün süreler izin süresine dâhildir. İzin yurt dışına çıkmayı gerektiriyorsa bu madde uyarınca izin verilemez (m. 94/2 son cümle).
Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesi 2013'te, cenaze izni verilen tutukluyu geceyi taziye evi yerine 30 km uzaklıktaki bir ceza infaz kurumunda geçirten jandarma görevlilerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetlerini bozmuştur. Daire, olay tarihinde izinlerde gece konaklamasının nasıl yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını tespit etmiştir. (Yargıtay 14. CD, E. 2013/6119)4 Tutukluya cenaze namazı ve defin işlemlerine katılma, taziyeleri kabul etme imkânı verilerek iznin amacına uygun geçirildiğini, gece cezaevinde konaklatmanın kaçmanın engellenmesi amacına uygun olduğunu belirterek TCK m. 24 nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir.4 Olay 2011 tarihlidir: tutukluda gece konaklamasını düzenleyen m. 116/4 maddeye 27/4/2012'de eklenmiş, vali kararını öngören birinci cümlesi 24/1/2013'te değiştirilmiştir. Bugün gece nerede kalınacağı m. 94/2 ve m. 116/4'e göre belirlenir.
5275 sayılı Kanun m. 116/2-5'e göre tutuklu cenazeye ve hasta ziyaretine nasıl izin alır?
m. 116/2'ye göre ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü hâlinde tutukluya, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında iki güne kadar cenazeye katılma izni verilebilir. Ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin ağır hastalığı sağlık kurulu raporuyla belgelenirse aynı koşullarla her biri için toplam iki defaya mahsus, yol süresi dışında bir güne kadar hasta ziyareti izni verilebilir (m. 116/3). Gece konaklamasında gidilen yerin valisi karar verir; yurt dışına çıkmayı gerektiren izin verilemez (m. 116/4). Mazeret İzinleri Yönetmeliği m. 5/2 tutuklunun cenaze iznini aynı mercilerle düzenler; İnfaz Yönetmeliği m. 114/8 de tutukluların mazeret izinlerinde m. 116'nın uygulanacağını söyler.
Tutuklu izninde merci zaman içinde değişmiştir. Anayasa Mahkemesinin 2015 tarihli kararı m. 116/2'yi, izni "kovuşturmayı yürüten hâkim veya mahkeme" verecek biçimde aktarır; o olayda talebi yargılamayı yürüten ağır ceza mahkemesi reddetmişti. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2013/2335)5 Yargıtay'ın 2013 tarihli kararındaki 2011 olayında da cenaze iznini ağır ceza mahkemesi vermişti.4 Bugünkü m. 116/2'de izin ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile verilir; bu kararlardaki merci bugünkü kural değildir.
Anayasa Mahkemesi m. 116/2'deki koşulların tutuklunun kaçmasını, delilleri yok etmesini veya değiştirmesini, suç işlemesini önlemek, kamu düzenini ve güvenliğini sağlamak ve tutuklu ile refakatindeki görevlilerin yaşamını korumak amaçlarını taşıdığını ve bunun meşru bir amaç olduğunu kabul etmiştir.5 Ancak kardeşinin cenazesine katılmak isteyen tutuklunun talebi, cenazenin defnedileceği yerdeki kolluk biriminin güvenlik sorunu olmayacağını bildirmesine ve tutuklunun tehlikeli statüde olmamasına rağmen cezaevi jandarmasındaki personel yetersizliği gerekçesiyle reddedildiğinde Mahkeme ihlal bulmuştur. Kararda, yerin güvenlik risklerini o yerdeki kolluğun daha iyi takdir edebileceği ve soruşturmanın tamamlanmamış olmasının tek başına ret sebebi olamayacağı belirtilmiştir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2016/61250)6
Cumhuriyet başsavcılığı izni hangi gerekçeyle reddedebilir? Anayasa Mahkemesinin ölçütleri
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 2019 tarihli kararında hükümlü, 470 kilometre uzaklıkta öğle vakti yapılacak cenaze için talebini aynı günün sabahında bildirmişti. Mahkeme, cenazeye yetişilememesinin olayın koşullarından ve kamu makamlarına yüklenemeyecek zaman darlığından kaynaklandığını kabul etmiştir. İhlal kararı, başsavcılığın talebi üç gün sonra, defin yapıldığı ve randevulu hasta sevkleri yoğun olduğu gerekçesiyle reddetmesine dayanır: Mahkemeye göre defnin yapılmış olması talebin geç karşılanmasını haklı kılmaz, hasta sevk yoğunluğu da somut olgu ve olaylara dayandırılmamıştır.1
Aynı kararda Mahkeme, kanundaki izin süreleri gözetildiğinde iznin kapsamının yalnız defin işlemiyle sınırlı olmadığını, definden sonraki taziye ziyaretlerini kabul etmeyi ve aile bireylerinin bir arada kalarak birbirine destek olmasını da kapsadığını belirtmiştir. Bu nedenle yakını ölen hükümlünün talebinin mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması gerekir; talep karşılanamıyorsa zorunluluk hâllerinin ve güvenlik risklerinin somut olgu ve olaylara dayanarak açıklanması gerekir.1 Mahkeme 2026 tarihli bir kararında bu ölçütleri tekrarlamış ve babasının cenaze veya taziyesine katılmak isteyen hükümlünün talebinin yalnız COVID-19 bulaşma riskine ilişkin genel gerekçeyle, sosyal mesafe ve maske gibi tedbirler değerlendirilmeden reddedilmesini ihlal saymıştır. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2022/20929)7
Somut güvenlik riski gösterildiğinde sonuç farklı olabilir. Anayasa Mahkemesi 2015'te, ağabeyinin cenazesine katılmak isteyen tutuklunun talebini aynı gün inceleyip, törenin yapılacağı adreste güvenliğin alınmasının emniyet ve asayiş yönünden riskli olduğu gerekçesiyle reddeden mahkeme kararında ihlal bulmamıştır. Mahkeme, cenazenin yapıldığı tarihlerde o ilde yoğun terör olayları yaşandığının kamuoyunun bilgisi dâhilinde olduğunu belirtmiştir; Mahkemeye göre derece mahkemeleri bulundukları yerin güvenlik risklerini daha iyi takdir edebilir ve gerekçe keyfîlik içermiyordu.5 Bu karar oyçokluğuyla verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu kararlardaki sonuçları olayın koşullarına bağlıdır; her ret kararının ihlal sayılacağı ya da sayılmayacağı anlamına gelmez.
Ret kararına karşı yol: 4675 sayılı Kanun m. 4, 5 ve 6'ya göre infaz hâkimliğine şikâyet
4675 sayılı Kanun m. 4/2 hükümlülerin izin işlemlerine ilişkin şikâyetleri infaz hâkimliğinin görevleri arasında sayar; 14/4/2020'de 7242 sayılı Kanunla eklenen m. 4/5 de Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı şikâyetleri bu göreve katar. m. 5/1'e göre şikâyet, karar veya işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Şikâyet dilekçeyle doğrudan infaz hâkimliğine ya da Cumhuriyet başsavcılığı veya kurum müdürlüğü aracılığıyla yapılabilir; sözlü şikâyet tutanağa bağlanır (m. 5/2). Hükümlü veya tutuklunun yanında eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu, kardeşi ve müdafii de başvurabilir (m. 5/3).
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2019'da, hükümlülerin izin talebinin reddine ilişkin başsavcılık kararına karşı 4675 sayılı Kanun m. 4 ve 5 uyarınca infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvurabileceklerini belirtmiştir.1 Yargıtay 1. Ceza Dairesi ise 2016'da, Adalet Bakanlığının m. 94/2'deki izinde takdirin Cumhuriyet Başsavcısına ait olduğu ve izin verilmesine veya verilmemesine karşı yasa yolu öngörülmediği görüşüne dayanan kanun yararına bozma istemini yerinde görerek, ret kararını kaldıran infaz hâkimliği kararına itirazı reddeden ağır ceza mahkemesi kararını bozmuştu. (Yargıtay 1. CD, E. 2016/2186)8 Bu görüş, m. 4/5'in eklenmesinden ve Anayasa Mahkemesinin 2019 kararından önceki döneme aittir; bugünkü yol 4675 sayılı Kanunun yürürlükteki metninden okunur. Aynı Daire aynı yıl, infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin incelediği bir hasta ziyareti dosyasında Bakanlığın istemini raporun niteliğine dayanarak benimsemişti.3
İnfaz hâkimi şikâyeti yerinde görmezse reddeder; yerinde görürse kararın veya işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir (m. 6/3). Anayasa Mahkemesine göre de şikâyet başvurularında infaz hâkimliğinin yetkisi işlemin iptaline, faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar vermekten ibarettir.1 Yargıtay 1. Ceza Dairesi, disiplin cezasına ilişkin bir dosyada, şikâyeti kabul eden infaz hâkimliğinin idarenin kararını iptal edebileceğini ama idarenin yerine geçerek karar veremeyeceğini kabul etmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/523)9 İnfaz hâkiminin kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir (m. 6/5-6).
Cenaze geçtikten sonra şikâyetin işlevi sınırlıdır. Anayasa Mahkemesi, kararın tebliğinden üç gün önce cenazenin defnedildiği olayda infaz hâkimliğine başvurmanın cenazeye katılımı sağlamayacağını ve infaz hâkimliğinin tazminata hükmetme yetkisi bulunmadığını belirterek bu yolun o başvurucu yönünden etkili sonuç doğurmayacağına karar vermiştir. Aynı kararda Mahkeme, taziye kabulüne katılma bakımından infaz hâkimliğine şikâyetin etkili bir yol olmadığının söylenemeyeceğini belirtmiş; o olayda bu yolun tüketilmesini, birbirinden bağımsız olmayan iki talebin ayrı yollara bölünmesinin başvurucuya aşırı külfet yükleyeceği gerekçesiyle aramamıştır. Kabul edilebilirlik kararı oyçokluğuyla verilmiştir.1 2023 tarihli kararında da cenaze törenine katılma yönünden şikâyet yolunun tüketilmesini zorunlu görmemiştir.2
5275 sayılı Kanun m. 97'ye göre izinden dönmeyen ya da geç dönen hükümlüye ne olur?
m. 97/1'e göre izinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanunu m. 292 ve izleyen maddeleri uygulanır. 14/4/2020'de eklenen cümleye göre salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik nedeniyle izinden dönemeyen ya da geç dönen hükümlüye ceza verilmez. İzin süresini iki gün veya daha az geçiren hükümlü hakkında disiplin işlemi yapılır (m. 97/2).
m. 97/3'e göre izinden dönmeyen veya iki günden fazla geç dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez. Fıkra yasağı "özel izin" için koyar; izinden dönmeyen hükümlüye sonradan mazeret izni verilip verilmeyeceğine sayfadaki kararlarda değinilmemiştir. Disiplin cezasına karşı infaz hâkimliği yolu ayrı bir rehberde anlatılır.
Hastaneye sevk (5275 sayılı Kanun m. 80, 92) ve cezaevinde nikâh (Evlendirme Yönetmeliği m. 26) izinden nasıl ayrılır?
m. 92/1'e göre hükümlü; izin, hastaneye, Cumhuriyet Başsavcılığına veya duruşmaya sevk, eğitim, öğretim, işyurdu, cezanın ertelenmesi, salıverilme, nakil, doğal afet ve yangın hâlleri dışında ve yetkili makamca verilmiş yazılı bir emir olmadıkça kapalı kurumun dışına çıkarılamaz. Hükümlünün kendi sağlığı için hastaneye götürülmesi izin değil sevktir: m. 80'e göre sevke gerek duyulduğunda durum kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir. Hastalık nedeniyle cezanın infazının ertelenmesi ayrı bir rehberin konusudur.
Evlendirme Yönetmeliği m. 26'ya göre evlenme törenlerinin resmî salon veya yerlerde yapılması esastır; ancak tarafların isteği üzerine tutuklu veya hükümlüler için Cumhuriyet savcılığınca izin verilmesi üzerine tören ceza veya tutukevinde yapılabilir (m. 26/b). Bu hüküm törenin cezaevinde yapılmasına ilişkindir. 5275 sayılı Kanun m. 94'te sayılan izin sebepleri arasında evlenme yoktur; cezaevinde nikâh konusuna sayfadaki kararlarda değinilmemiştir. Evliliğin hukuki sonuçları bu rehberin konusu değildir.
İlgili mevzuat
5275 sayılı Kanun m. 94 — Mazeret izni
Madde 94- (1) Hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş olanlara hükümlünün isteği ile;
a) Ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü nedeniyle ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile,
b) Yukarıdaki bentte sayılan yakınlarından birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin veya deprem, su baskını, yangın gibi felâketler nedeniyle zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet Başsavcılığının önerisi ve Adalet Bakanlığının onayı ile,
Yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebilir.
(2) (Değişik: 27/4/2012-6301/1 md.) Bu Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla;
a) İkinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar,
b) Sağlık Kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için (…) toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar,
izin verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 24/1/2013-6411/ 10 md.) Hükümlünün, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye, bu madde gereğince izin verilemez.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
İnfaz Yönetmeliği m. 114 — Mazeret izni
MADDE 114- (1) Hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş olanlara hükümlünün isteği ile;
a) Ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü nedeniyle kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının,
b) Yukarıdaki bentte sayılan yakınlarından birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin veya deprem, su baskını, yangın gibi felaketler nedeniyle zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet başsavcılığının önerisi ve Bakanlığın,
onayı ile yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebilir.
(2) Gidilecek mesafe göz önünde bulundurularak gidiş geliş için toplam dört günü geçmemek üzere yol izni verilir.
(3) 5275 sayılı Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet başsavcısının onayıyla;
a) İkinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar,
b) Sağlık Kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar,
izin verilebilir. Hükümlünün, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye, bu madde gereğince izin verilemez.
(4) Hükümlüye izin verilmesi sırasında aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur:
a) Gidilecek yerin yol ve hava şartlarının uygun olması.
b) Hükümlünün iznini geçireceği yere gitmesinde sakınca olup olmadığına ilişkin, gideceği yerde bulunan kolluk görevlilerine tahkikat yaptırılması.
c) Hükümlü ile hasta olduğu belirtilen kişi arasındaki yakınlık derecesinin nüfus idaresinden alınacak kayıt ile belgelendirilmesi.
ç) Hastalığı belgeleyen resmi raporun, biri hastalığın uzmanı olmak üzere en az iki uzman hekim tarafından imzalanmış olması.
d) Ölüm ve ölen kişiyle yakınlığının resmi belge ile tespit edilmiş olması.
e) Deprem, su baskını, yangın gibi felaketler nedeniyle verilecek mazeret izinlerinde söz konusu mazeretin, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından, ilgili kuruluşlardan araştırması yaptırılarak tespit edilmiş olması.
(5) Birinci fıkranın (b) bendi gereğince, Bakanlıktan onay alınmak üzere gönderilecek izin evrakına, dördüncü fıkrada belirtilen (d) bendi dışındaki belgelerin tamamı eklenir.
(6) Mazeret izni verilen hükümlü kapalı kurumda ise mutlaka dış güvenlik görevlilerinin refakatinde, harcırah ve yol giderleri hükümlü tarafından karşılanmak kaydıyla, açık kurum ya da çocuk eğitimevlerinde ise refakatsiz gönderilir.
(7) Hükümlünün mazeret izin talebi, Cumhuriyet başsavcılığınca uygun görülmemesi hâlinde durum, gerekçesiyle birlikte hükümlüye, uygun görülmesi hâlinde ise dış güvenlikten sorumlu birime bildirilir.
(8) (Ek:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/41 md.) Tutukluların mazeret izinleri hakkında 5275 sayılı Kanunun 116 ncı maddesinin ilgili hükümleri uygulanır.
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Mazeret İzinleri Yönetmeliği m. 5 — Cenazeye katılma izni
MADDE 5 – (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlülere; ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü hâlinde, (Ek ibare:RG-21/9/2021-31605) talebi ve Cumhuriyet başsavcısının onayıyla yol süresi hariç iki güne kadar cenazeye katılması amacıyla izin verilebilir.
(2) (Değişik:RG-21/9/2021-31605) Soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tutuklulara; ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü hâlinde, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile yol süresi hariç iki güne kadar cenazeye katılması amacıyla izin verilebilir.
(3) Hükümlü ve tutukluların, izin sırasında gece konakladıkları ev, ceza infaz kurumu veya diğer yerlerde geçirdikleri tüm süreler izin süresine dâhildir.
(4) (Değişik:RG-21/9/2021-31605) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 114 üncü maddesinin altıncı fıkrası çerçevesinde, bu maddeye göre izin verilen hükümlü ve tutuklulardan;
a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunanlar dış güvenlik görevlisi refakatinde,
b) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunanlar ise refakatsiz,
izne gönderilir.
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 95 — Özel izin
Madde 95- (1) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile üç ayda bir, yol hariç yedi güne kadar izin verilebilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/39 md.) Hastalık veya doğal afet gibi zorunlu hâllerde bu izinler birleştirilerek kullandırılabilir.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 97 — İzinden dönmeme, geç dönme
Madde 97- (1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/40 md.) Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik durumunda bu sebeplerden dolayı izinden dönemeyen veya geç dönen hükümlülere ceza verilmez.
(2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. (Mülga cümle:14/4/2020-7242/40 md.) (...)
(3) (Ek:14/4/2020-7242/40 md.) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
4675 sayılı Kanun m. 5 — İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü
Madde 5 – Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.
Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.
Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
4675 sayılı Kanun m. 6 — İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar
Madde 6 – Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.
Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 - 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.
İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.
İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.
(Değişik beşinci fıkra:14/4/2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.
İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine (…) yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.
Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Evlendirme Yönetmeliği m. 26 — Tören Yerleri
Madde 26 – Evlenme törenlerinin ilgili makamlarca bu iş için tahsis edilmiş olan resmi salon veya yerlerde yapılması esastır.
Ancak tarafların isteği üzerine;
a) İkametgahlarda, özel bina veya salonlarda,
b) Tutuklu veya hükümlüler için cumhuriyet savcılığınca izin verilmesi üzerine ceza veya tutukevinde,
c) Hastalar için baştabibin veya müdürün izin vermesi üzerine hastanelerde
Evlenme yapılabilir.
Evlenme töreninin yapılması istenen, ancak evlenmenin mahiyeti ile bağdaşmayan veya tarafların serbestçe iradelerini açıklamalarına imkan vermeyen yerlerde veya mabetlerde resmi evlenme töreni yapılamaz. Bu durumda evlendirme memuru evlenmeyi erteler.
Kaynak: Evlendirme Yönetmeliği (859747)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Cenaze ve taziye izninin geç ve gerekçesiz reddi; infaz hâkimliğine şikâyet yoluAnayasa Mahkemesi · B. No. 2016/8080 ·
Hükümlü, babasının 470 kilometre uzaktaki öğle vakti yapılacak cenazesine ve taziyesine katılmak için aynı sabah izin istemiş; başsavcılık talebi üç gün sonra, defin yapıldığı ve hasta sevklerinin yoğun olduğu gerekçesiyle reddetmişti. Genel Kurul, başsavcılık kararına karşı 4675 sayılı Kanun m. 4 ve 5 uyarınca infaz hâkimliğine şikâyetin mümkün olduğunu, ancak cenaze geçtiği ve hâkimin tazminat yetkisi bulunmadığı için bu yolun cenaze yönünden etkili olmadığını belirtti; taziye yönünden şikâyetin etkili bir yol olmadığının söylenemeyeceğini, ancak birbirinden bağımsız olmayan iki talebi ayrı yollara bölmenin başvurucuya aşırı külfet yükleyeceğini belirterek bu yolun tüketilmesini aramadı. Kabul edilebilirlik kararı oyçokluğuyla verildi. Esasta Genel Kurul, cenazeye yetişilememesini kamu makamlarına yüklenemeyecek zaman darlığına bağladı; iznin taziyeyi de kapsadığını, talebin süratle sonuçlandırılması ve retin somut olgularla gerekçelendirilmesi gerektiğini kabul ederek ihlal buldu ve net 5.500 TL manevi tazminata hükmetti.
Sonuç: Anayasa Mahkemesine göre cenaze izni taziyeyi de kapsar; ret kararı geç verilemez ve somut olgulara dayanmalıdır.
2. Refakatli cenaze ve hasta ziyareti izninde iyi hâl şartı aranmamasıAnayasa Mahkemesi · B. No. 2020/7697 ·
Hükümlü, ağır hasta olan babasını hastanede ziyaret etmek, ardından cenazesine katılmak için izin istemiş; başsavcılık iki talebi de iyi hâlli olmadığı ve hastane ile cenaze yerinin güvenliğine ilişkin kesin bilgi edinilemediği gerekçesiyle reddetmişti. Mahkeme, 5275 sayılı Kanun m. 94/2 ile Mazeret İzinleri Yönetmeliği m. 5 ve 6'daki refakatli izinlerde iyi hâlli olma şartının aranmadığını, iyi hâlin yalnız m. 94/1'deki on günlük izin için arandığını belirtti. Güvenlik değerlendirmesinin kamu makamlarına ait olduğunu, ancak somut olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi gerektiğini; dosyada somut güvenlik riski tespiti bulunmadığını kabul ederek ihlal buldu.
Sonuç: İyi hâlli olmamak, m. 94/2'deki refakatli cenaze ve hasta ziyareti iznini reddetmek için gerekçe değildir.
3. Hasta ziyareti izninde özel hastane raporunun resmî rapor sayılmaması (Tüzük dönemi)Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2016/1807 · K. 2016/1655 ·
Hükümlünün kardeşinin hastalığı nedeniyle istediği hasta ziyareti izni, raporun özel hastane tarafından düzenlendiği gerekçesiyle başsavcılıkça reddedilmiş; infaz hâkimliği itirazı kabul etmiş, ağır ceza mahkemesi bu karara itirazı reddetmişti. Adalet Bakanlığı, 5275 sayılı Kanun m. 94/2 ile o tarihte uygulanan Tüzük'ün resmî raporun en az iki uzman hekimce imzalanmasını arayan hükmüne dayanarak, raporun resmî rapor niteliğinde olmadığını ileri sürdü. Daire, tebliğnamedeki düşünceyi yerinde görerek ağır ceza mahkemesinin kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Bakanlığın istemini benimseyen Daire, hasta ziyareti izninde özel hastane raporunu yeterli görmedi; aynı rapor koşulu bugün İnfaz Yönetmeliği m. 114/4-ç'dedir.
4. Cenaze izninde tutuklunun geceyi cezaevinde geçirmesi ve jandarmanın sorumluluğu (2011 olayı)Yargıtay 14. Ceza Dairesi · E. 2013/6119 · K. 2013/7594 ·
Babasının cenazesine katılması için ağır ceza mahkemesince iki gün refakatli izin verilen tutuklu, cenaze ve taziyeden sonra geceyi taziye evinde değil 30 km uzaktaki bir ceza infaz kurumunda geçirmiş; görevli jandarmalar kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûm edilmişti. (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek önceki onama kararını kaldırdı. Olay tarihinde izinlerde gece konaklamasına ilişkin düzenleme bulunmadığını, tutukluya namaz, defin ve taziye imkânı verildiğini, gece cezaevinde konaklatmanın kaçmayı önleme amacına uygun olduğunu belirterek TCK m. 24 nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetti.
Sonuç: Gece konaklamasının düzenlenmediği dönemde tutukluyu geceyi cezaevinde geçirten görevliler suç işlemiş sayılmadı; bugün bu konuda gidilen yerin valisi karar verir.
5. Tutuklunun cenaze izninin somut güvenlik riski nedeniyle reddi (eski m. 116/2)Anayasa Mahkemesi · B. No. 2013/2335 ·
Tutuklunun ağabeyinin cenazesine katılma talebini, yargılamayı yürüten ağır ceza mahkemesi aynı gün inceleyerek, törenin yapılacağı adreste güvenliğin sağlanmasının riskli olduğu gerekçesiyle reddetmiş, itiraz da reddedilmişti. Mahkeme, m. 116/2'nin o tarihteki metninin kanuni dayanak oluşturduğunu ve tutuklunun kaçmasını önleme, kamu düzeni ile tutuklu ve görevlilerin güvenliği gibi meşru amaçlar taşıdığını kabul etti. Cenazenin yapılacağı ilde o dönemde yoğun terör olayları yaşandığını, derece mahkemelerinin yerin güvenlik risklerini daha iyi takdir edebileceğini, gerekçenin keyfîlik içermediğini belirterek oyçokluğuyla ihlal olmadığına karar verdi.
Sonuç: Talep hızla incelenip somut ve yerel bir güvenlik riskiyle reddedildiğinde Anayasa Mahkemesi ihlal bulmadı.
6. Tutuklunun cenaze izninin soyut personel yetersizliği gerekçesiyle reddiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2016/61250 ·
Soruşturma aşamasındaki tutuklunun kardeşinin cenazesine katılma talebi, cezaevi jandarma karakolundaki personel sayısının yetersiz olduğu bilgisine dayanılarak reddedilmişti. Mahkeme, cenazenin defnedileceği yerdeki kolluk biriminin güvenlik sorunu olmayacağını bildirdiğini, yerin risklerini o kolluğun daha iyi takdir edebileceğini, tutuklunun tehlikeli statüde olmadığını ve yol güzergâhındaki risklerin somut gösterilmediğini belirtti. Soruşturmanın tamamlanmamış olmasının tek başına ret sebebi olamayacağını, zorlayıcı bir neden gösterilmediğini kabul ederek oybirliğiyle ihlal buldu ve net 10.000 TL manevi tazminata hükmetti.
Sonuç: Cenaze yerindeki kolluk sakınca görmüyorsa soyut personel yetersizliği ve soruşturmanın sürmesi tek başına ret gerekçesi olmadı.
7. Cenaze ve taziye izninin yalnız COVID-19 bulaşma riskine dayanılarak reddiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2022/20929 ·
Hükümlünün babasının cenaze veya taziye törenine katılma talebi, başsavcılık tarafından COVID-19 salgınının yol açtığı bulaşma riski gerekçesiyle reddedilmişti. Mahkeme, önceki kararlarındaki ölçütleri tekrarlayarak iznin defin işlemiyle sınırlı olmadığını, talebin özenle ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması, karşılanamıyorsa zorunluluk hâllerinin ve güvenlik risklerinin somut olgularla açıklanması gerektiğini belirtti. Başsavcılığın genel bulaşma riski gerekçesiyle yetindiğini, sosyal mesafe ve maske gibi tedbirlerle talebin karşılanıp karşılanamayacağını değerlendirmediğini tespit ederek ihlal buldu ve net 50.000 TL manevi tazminata hükmetti.
Sonuç: Salgın gibi genel bir gerekçe, tedbirler değerlendirilmeden cenaze ve taziye iznini reddetmeye yetmedi.
8. Başsavcılığın izin kararına karşı yasa yolu bulunmadığı görüşü (2016, 7242 sayılı Kanun öncesi)Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2016/2186 · K. 2016/3206 ·
Başsavcılık, hükümlünün 5275 sayılı Kanun m. 94/2 uyarınca istediği mazeret iznini reddetmiş; infaz hâkimliği itirazı kabul ederek ret kararını kaldırmış, ağır ceza mahkemesi bu karara itirazı reddetmişti. Adalet Bakanlığı, m. 94/2'deki hâllerde izin verme konusunda Cumhuriyet Başsavcısına tam takdir hakkı tanındığını, izin verilmesine veya verilmemesine karşı yasa yolu öngörülmediğini ve infaz hâkimliğinin itirazı esastan inceleyemeyeceğini ileri sürerek kanun yararına bozma istedi. Daire, tebliğnamedeki düşünceyi yerinde görerek ağır ceza mahkemesinin kararını bozdu.
Sonuç: Bu görüş 2016 tarihlidir; 4675 sayılı Kanun m. 4/5'in 2020'de eklenmesinden ve Anayasa Mahkemesinin 2019 kararından öncedir.
9. Şikâyeti kabul eden infaz hâkiminin idarenin yerine geçerek karar verememesi (disiplin cezası dosyası)Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/523 · K. 2024/1971 ·
İnfaz hâkimliği, hükümlüye verilen hücreye koyma disiplin cezasına karşı şikâyeti kabul etmiş ve cezayı kendisi ziyaretçi kabulünden yoksun bırakmaya çevirmiş; ağır ceza mahkemesi itirazı reddetmişti. Daire, 4675 sayılı Kanun m. 4 ve 6'yı birlikte değerlendirerek infaz hâkimliğinin görevinin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerini hukuka uygunluk yönünden denetlemek olduğunu, şikâyet kabul edilirse idarenin kararının veya işleminin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verilebileceğini, ancak idarenin yerine geçerek karar verilemeyeceğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Şikâyeti yerinde bulan infaz hâkimi idarenin kararını iptal eder; idarenin yerine geçip yeni karar kuramaz.
Sık sorulan sorular
Cezaevindeki hükümlü bir yakınının cenazesine gidebilir mi?
Gidebilmesi için izin gerekir. 5275 sayılı Kanun m. 94/2'ye göre tehlikeli olmayan ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmayan hükümlüye, dış güvenlik görevlisinin refakatinde, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla yol süresi dışında iki güne kadar cenaze izni verilebilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar bu izin kapsamı dışındadır.
Hangi yakınların cenazesi için izin verilir?
Refakatli cenaze izni ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşin ölümünde verilebilir (5275 sayılı Kanun m. 94/2-a). Hükümlülük süresinin onda birini iyi hâlle geçirmiş hükümlüye verilebilen on günlük mazeret izni ise ana, baba, eş, kardeş veya çocuğun ölümüyle sınırlıdır (m. 94/1-a).
İyi hâlli olmayan hükümlüye cenaze izni verilebilir mi?
Verilebilir. Anayasa Mahkemesi, 5275 sayılı Kanun m. 94/2'deki refakatli cenaze ve hasta ziyareti izinlerinde iyi hâlli olma şartının aranmadığını, bu şartın yalnız m. 94/1'deki on günlük izin için arandığını belirtmiş ve iyi hâl gerekçesiyle verilen ret kararını somut güvenlik riski gösterilmediği için ihlal saymıştır.
Ağır hasta olan anne veya babayı ziyaret için izin alınabilir mi?
5275 sayılı Kanun m. 94/2-b'ye göre ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturan ağır hastalığı Sağlık Kurulu raporuyla belgelenirse, her biri için toplam iki defaya mahsus olmak üzere yol süresi dışında bir güne kadar refakatli hasta ziyareti izni verilebilir.
Tutuklu cenazeye katılabilir mi?
5275 sayılı Kanun m. 116/2'ye göre tutukluya, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca yoksa, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında iki güne kadar cenaze izni verilebilir. Eski kararlarda izni mahkemenin verdiği görülür; bugünkü merci budur.
Cumhuriyet başsavcılığı izni reddederse ne yapılabilir?
4675 sayılı Kanun m. 5'e göre Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarına karşı, öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvurulabilir. Anayasa Mahkemesi de izin talebinin reddine ilişkin başsavcılık kararına karşı bu yolun mümkün olduğunu belirtmiştir. Şikâyeti hükümlünün eşi, anası, babası, kardeşi veya müdafii de yapabilir.
İnfaz hâkimi cenaze iznini kendisi verebilir mi?
4675 sayılı Kanun m. 6/3'e göre infaz hâkimi şikâyeti yerinde görürse kararın veya işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, disiplin cezasına ilişkin bir dosyada, şikâyeti kabul eden infaz hâkiminin idarenin yerine geçerek karar veremeyeceğini kabul etmiştir.
Cenaze geçtikten sonra ret kararı için ne olur?
Anayasa Mahkemesi, cenazenin defnedildiği bir olayda infaz hâkimliğine şikâyetin cenazeye katılımı sağlamayacağını ve hâkimin tazminat yetkisi olmadığını belirterek bu yolu cenazeye katılım bakımından etkili saymamıştır; taziye bakımından şikâyetin etkili olabileceğini kabul etmiş, o olayda tüketilmesini aşırı külfet nedeniyle aramamıştır. Ret kararını özel ve aile hayatına saygı hakkının ihlali saydığı başvurularda manevi tazminata da hükmetmiştir. Sonuç her başvuruda olayın koşullarına bağlıdır.
Cenaze izninde hükümlü geceyi evinde geçirebilir mi?
5275 sayılı Kanun m. 94/2'ye göre izin süresi içinde gece konaklaması gerekirse hükümlünün kendi evinde, sayılan bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerdeki kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik değerlendirilerek gidilen yerin valisi karar verir. Konaklanan yerde geçen süre izin süresine dâhildir.
İzinden geç dönmenin sonucu nedir?
5275 sayılı Kanun m. 97'ye göre izinden dönmeyen veya iki günden fazla geç dönen hükümlü hakkında Türk Ceza Kanunu m. 292 ve izleyen maddeleri uygulanır; iki gün veya daha az geç dönen hükümlü hakkında disiplin işlemi yapılır. Salgın hastalık, doğal afet, savaş veya seferberlik nedeniyle dönemeyene ceza verilmez.
Cezaevinde nikâh kıyılabilir mi?
Evlendirme Yönetmeliği m. 26/b'ye göre tarafların isteği üzerine, tutuklu veya hükümlüler için Cumhuriyet savcılığınca izin verilmesi hâlinde evlenme töreni ceza veya tutukevinde yapılabilir. 5275 sayılı Kanun m. 94'te sayılan mazeret izni sebepleri arasında evlenme yoktur.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Cezaevinde mektup, telefon ve para: hak, sınırlama ve itiraz yolu (5275 sayılı Kanun m. 68 ve m. 66)
- Cezaevinde görüş ve ziyaret hakkı: açık ve kapalı görüş (5275 sayılı Kanun m. 83)
- Cezaevinde vekâlet ve avukatla görüşme (5275 sayılı Kanun m. 59)
- Cezaevi nakli: kendi isteğiyle, disiplin ve zorunlu nedenlerle nakil ve itiraz yolu (5275 sayılı Kanun m. 53)
- Cezaevine giriş ve teslim olma: çağrı kâğıdı ve yakalama emri (5275 sayılı Kanun m. 19)
- İnfaz hâkimliği ve infaz hâkimliğine şikâyet (4675 sayılı Kanun m. 4, 5, 6; 5275 sayılı Kanun m. 98-101)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.