İnfaz hâkimliği ve infaz hâkimliğine şikâyet (4675 sayılı Kanun m. 4, 5, 6; 5275 sayılı Kanun m. 98-101)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- 4675 sayılı Kanun m. 4'e göre infaz hâkimliği hangi işlere bakar?
- 5275 sayılı Kanun m. 98'e göre hangi iş hükmü veren mahkemeye, hangisi infaz hâkimliğine gider?
- 7242 sayılı Kanunla infaz hâkimliğine verilen görevler hangi tarihten itibaren uygulanır?
- 4675 sayılı Kanun m. 2'ye göre hangi yerin infaz hâkimliği yetkilidir?
- 4675 sayılı Kanun m. 5'e göre infaz hâkimliğine şikâyet kim tarafından, nereye ve hangi sürede yapılır?
- 4675 sayılı Kanun m. 6'ya göre infaz hâkimi şikâyeti nasıl inceler ve hangi kararları verir?
- 4675 sayılı Kanun m. 6/5 ve 6/6'ya göre infaz hâkiminin kararına nasıl itiraz edilir?
- Kesinleşen infaz hâkimliği kararı nasıl kaldırılır? (CMK m. 309)
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- İnfaz hâkimliği, ceza infaz kurumunda hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere, disiplin cezalarına ve Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarına karşı yapılan şikâyetleri inceler.
- Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır.
- İnfaz hâkimi şikâyet hakkında duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verir.
- Bu karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.
- Mahkûmiyet hükmünün yorumundaki duraksamayı ve sonradan yürürlüğe giren kanunun Türk Ceza Kanunu m. 7 kapsamındaki etkisini ise hükmü veren mahkeme karara bağlar.
İnfaz hâkimliği, kesinleşen cezanın infazı sırasında ceza infaz kurumunun ve Cumhuriyet savcısının işlemlerine karşı yapılan şikâyetleri inceleyen ve kanunların verdiği infaz kararlarını alan yargı merciidir. Bu rehber, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 2, 4, 5 ve 6 ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 98-101'e göre infaz hâkimliğinin görev alanını, yetkili yeri, şikâyet ve itiraz usulünü ve hükmü veren mahkemeye kalan işleri Yargıtay kararlarıyla anlatır.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Dayanak
İnfaz hâkimliği her il merkezinde ve belirlenen ilçelerde kurulur; yetkisi hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere, kurumdaki işlemlere yönelik şikâyetlerde ise ceza infaz kurumunun bulunduğu yere göre belirlenir.
Dayanak: 4675 sayılı Kanun m. 2
- Görev alanı
Kurumdaki işlem ve faaliyetlere, disiplin cezalarına ve Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarına karşı şikâyetleri inceler; mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâlleri dahil infazda hâkimin vermesi gereken kararları alır.
Dayanak: 4675 sayılı Kanun m. 4
- Şikâyet süresi
Karar, işlem veya faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde.
Dayanak: 4675 sayılı Kanun m. 5/1
- Karar süresi ve biçimi
İnfaz hâkimi duruşma yapmadan, dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; Cumhuriyet savcısının yazılı görüşünü alır, disiplin cezasına karşı şikâyette hükümlü veya tutuklunun savunmasını alır.
Dayanak: 4675 sayılı Kanun m. 6/2
- İtiraz süresi
Şikâyetçi veya Cumhuriyet savcısı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir; infaz hâkiminin onayına bağlı işlerde de aynı kural uygulanır.
Dayanak: 4675 sayılı Kanun m. 6/5
- İtiraz mercii
İnfaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi; infaz hâkimi bu mahkemenin üyesiyse itiraz kararına katılamaz.
Dayanak: 4675 sayılı Kanun m. 6/6
- Hükmü veren mahkemeye kalan işler
Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama ve sonradan yürürlüğe giren kanunun TCK m. 7 kapsamında değerlendirilmesi hükmü veren mahkemeden, çektirilecek cezanın hesabındaki duraksama infaz hâkimliğinden istenir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 98/1
4675 sayılı Kanun m. 4'e göre infaz hâkimliği hangi işlere bakar?
4675 sayılı Kanun m. 4 infaz hâkimliğinin görevlerini yedi bentte sayar: 1) hükümlü ve tutukluların kuruma kabulü, yerleştirilmesi, barındırılması, beslenmesi, sağlıklarının korunması, dışarıyla ilişkileri ve çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetler; 2) cezanın infazı, açık cezaevine ayrılma, izin, sevk, nakil ve tahliye gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetler; 3) disiplin tedbirleri ve disiplin cezalarına karşı yapılan şikâyetler; 4) ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurullarının raporlarındaki şikâyet niteliğindeki konular; 5) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı şikâyetler; 6) mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak; 7) kanunlarla verilen diğer görevler. Maddenin son cümlesine göre kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.
İlk beş bentte infaz hâkimliği bir şikâyet merciidir: ceza infaz kurumu idaresinin ya da Cumhuriyet savcısının bir kararını, işlemini veya faaliyetini hukuka uygunluk yönünden denetler. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 4675 sayılı Kanun m. 4 ve 6'yı birlikte değerlendirerek infaz hâkimliğinin görevinin, cezaevi idaresinin tutuklu ve hükümlülere ilişkin eylem ve işlemlerinin şikâyet yoluyla kanun veya diğer mevzuat hükümleri ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenmesi olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/5711)1 Beşinci ve altıncı bentler 7242 sayılı Kanunla eklenmiştir; altıncı bent, infaz sırasında hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gereken kararları infaz hâkimliğine verir.
Altıncı bendin uygulamasına bir örnek vardır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, kesinleşen hükümle verilen sürücü belgesinin geri alınması güvenlik tedbirinin ceza zamanaşımı nedeniyle uygulanamayacağına ilişkin kararı vermede görevli merciin infaz hâkimliği olduğunu belirtmiştir. Daireye göre infaz hâkimliği talebin esasına girmeli, görevsizlik kararı vermemeliydi; dosyanın gönderildiği ağır ceza mahkemesinin işin esasına girerek karar vermesi de isabetli değildi. Kanun yararına bozulan, talebi esastan reddeden ağır ceza mahkemesi kararıdır. (Yargıtay 12. CD, E. 2023/4812)2
İnfaz hâkimliğine başka kanunlar da görev verir (m. 4/7). Yargıtay 1. Ceza Dairesi, erteleme kararının denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçun ihbarı üzerine ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine TCK m. 51/7 uyarınca infaz hâkimliğince karar verileceğini belirtmiş; asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı verip dosyayı infaz hâkimliğine göndermesi gerekirken zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermesini kanuna aykırı bulmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/9069)3 Aynı kararda Daire, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bir kararına dayanarak infaza ilişkin durumlarda kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini de belirtmiştir.3
5275 sayılı Kanun da infaz hâkimliğine görev verir. m. 99/1'e göre bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler varsa infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir; adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir. m. 101/2'ye göre toplama kararını en fazla cezaya hükmetmiş mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliği verir; bu durumda birden çok infaz hâkimliği yetkiliyse son hükmü vermiş mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliği karar verir. m. 100'e göre infaza başlandıktan sonra hastaneye kaldırılan hükümlünün hastanede geçirdiği süre cezadan indirilir; hükümlü cezanın infazını durdurmak için hastalığına kasten neden olmuşsa bu hükümden yararlanamaz ve Cumhuriyet savcısı infaz hâkimliğinden bir karar verilmesini ister. m. 101/3'e göre bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
5275 sayılı Kanun m. 98'e göre hangi iş hükmü veren mahkemeye, hangisi infaz hâkimliğine gider?
5275 sayılı Kanun m. 98/1, 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra infaz sırasındaki duraksamaları iki merci arasında paylaştırır: 1) mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün TCK m. 7 kapsamında değerlendirilmesi gerekirse hükmü veren mahkemeden (bent a); 2) çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse infaz hâkimliğinden (bent b) karar istenir. m. 98/2'ye göre bu başvurular cezanın infazını ertelemez; ancak mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. m. 101/1 uyarınca m. 98-100 gereğince alınacak kararlar duruşma yapılmaksızın verilir; karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
Tekerrür hükümlerinin uygulanmasındaki duraksama hükmün yorumuna ilişkindir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, m. 98'in gerekçesinde tekerrür hükümlerine ilişkin duraksamanın örnek olarak gösterildiğini aktarmış; infaz aşamasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasındaki duraksamaya yönelik talep hakkında hükmü veren asliye ceza mahkemesinin değerlendirme yapması gerektiğini belirterek görevin infaz hâkimliğinde olduğuna dair ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 5. CD, E. 2023/7482)4 Yargıtay 8. Ceza Dairesi de tekerrür hükümlerinin uygulanmasında duraksamanın mahkûmiyet hükmünün yorumuna ilişkin olduğunu ve m. 98 uyarınca kararı veren mahkemeden karar istenmesi gerektiğini kabul etmiştir. O dosyada Cumhuriyet başsavcılığı, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılmasını infaz hâkimliğinden istemişti; Daire, itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesi kararını bozmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2023/3331)5
Hükmün kendisindeki ceza miktarı hatası da hükmü veren mahkemenin işidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, kesinleşmiş hükümde indirim hesabının yanlış yapılarak fazla ceza tayin edildiği bir dosyada, Cumhuriyet başsavcılığının hükümde hesap hatası yapıldığı gerekçesiyle yaptığı düzeltme talebi üzerine m. 98/1-a gereğince hükmü veren mahkemenin inceleme yaparak karar vermesi gerektiğini belirtmiş; talebin infaz hâkimliğince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen karar verilmesine yer olmadığı kararına karşı itirazı reddeden ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2021/8750)6
Sonradan yürürlüğe giren lehe düzenleme de hükmü veren mahkemeye gider. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 7417 sayılı Kanunla 5809 sayılı Kanuna eklenen geçici m. 7 ile hükümlü lehine yapılan değişikliğin TCK m. 7 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden hükmü veren mahkemeden karar isteneceğini belirtmiştir. Daire ayrıca bu düzenlemede, bir yıl içinde aynı tür suç işlenmezse verilecek düşme kararının mahkeme hükmünün ortadan kaldırılması anlamına geldiğini ve CMK m. 223'te sayılan hüküm çeşitlerinden olduğunu vurgulamıştır. Bu gerekçeyle hem görevin infaz hâkimliğinde olduğuna dair ağır ceza mahkemesi kararı hem de infaz hâkimliğinin verdiği infazın ertelenmesi kararı ayrı ayrı kanun yararına bozulmuştur. (Yargıtay 5. CD, E. 2024/4447)7
7242 sayılı Kanunla infaz hâkimliğine verilen görevler hangi tarihten itibaren uygulanır?
İnfaz hâkimliğinin bugünkü görev ve yetki düzeninin önemli bir kısmı 7242 sayılı Kanunla kurulmuştur: 4675 sayılı Kanun m. 2 başlığıyla birlikte değiştirilmiş, m. 4'e beşinci ve altıncı bentler eklenmiş, m. 6'nın beşinci fıkrası değiştirilmiş; 5275 sayılı Kanun m. 98 değiştirilmiş, m. 99/1'e adli para cezasından çevrilen hapis cezalarına ilişkin cümle eklenmiş ve m. 101/2 değiştirilmiştir.
Bu değişikliklerin ne zaman uygulanacağını, 7242 sayılı Kanunla 4675 sayılı Kanuna eklenen geçici m. 2 düzenler. 4675 sayılı Kanun geçici m. 2'ye göre m. 6'nın beşinci fıkrası ile 5275 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 48 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 105/A ve 110 uncu maddeleri bu geçiş kuralının dışındadır. Yargıtay kararlarında aktarılan metne göre infaz hâkimliğinin kuruluş, görev, yetki ve işleyişine ilişkin değişiklikler veya infaz hâkimliğine yeni görevler veren düzenlemeler 1/9/2020 tarihinden itibaren uygulanır; bu tarihe kadar mahkemelerin mevcut görev ve yetkileri devam eder ve bu tarihe kadar yapılan şikâyet, başvuru ve talepler bakımından infaz hâkimliğinin görevine girdiğinden dolayı yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez.2
Bu ayrımda belirleyici olan talebin tarihidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, şartla tahliyenin geri alınması ve aynen infaz konusunda 7242 sayılı Kanundan sonra lehe-aleyhe değerlendirme yapılmasını isteyen 30.04.2020 tarihli dilekçe üzerine kararı ağır ceza mahkemesinin vermesini doğru bulmuş; talep tarihi dikkate alındığında infaz hâkimliğinin değil ağır ceza mahkemesinin görevli olduğunu belirterek kanun yararına bozma istemini reddetmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/4659)8 Bu karar 1/9/2020'den önce yapılmış bir talebe ilişkindir. Bu tarihten sonraki işlerde ise Yargıtay 12. Ceza Dairesi 15.02.2023 tarihli dilekçe üzerine2, Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022 tarihli bir düşme kararı üzerine3 görevin infaz hâkimliğinde olduğunu kabul etmiştir.
Geçiş kuralı 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler içindir. 1/9/2020'den sonra yapılan bir şikâyet ya da talepte görevli merci, bu rehberde aktarılan bugünkü madde metinlerine göre belirlenir.
4675 sayılı Kanun m. 2'ye göre hangi yerin infaz hâkimliği yetkilidir?
4675 sayılı Kanun m. 2'ye göre infaz hâkimliği, her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla infaz hâkimliği kurulabilir ve bunlar numaralandırılır. İnfaz hâkimliğinin yargı çevresi, kurulduğu il merkezi ve ilçeler ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırlarıdır; büyükşehir belediyesi bulunan illerde yargı çevresini Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu belirler.
Yetki için madde iki kural koyar: 1) infaz hâkimliğinin yetkisi, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenir; 2) ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında idarece yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere ilişkin şikâyetlerde, işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği ceza infaz kurumunun bulunduğu yer infaz hâkimliği yetkilidir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Cumhuriyet savcılığınca düzenlenen müddetnamede başka dosyalarda tutuklu kalınan ve infaz edilen sürelerin mahsup edilmesi istemiyle yapılan şikâyette, m. 2 gereğince infaza ilişkin işlemin yapıldığı yer olan, müddetnameyi düzenleyen savcılığın bulunduğu yerdeki infaz hâkimliğinin yetkili ve görevli olduğunu belirtmiştir. Daireye göre bu infaz hâkimliği şikâyeti esastan incelemeliydi; yetkili infaz hâkimliğinin başka bir yer infaz hâkimliği olduğundan bahisle verilen yetkisizlik kararı kanun yararına bozulmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/7900)9 Müddetnameye itirazın ve mahsup hesabının ayrıntısı müddetname rehberinde anlatılır.
4675 sayılı Kanun m. 5'e göre infaz hâkimliğine şikâyet kim tarafından, nereye ve hangi sürede yapılır?
4675 sayılı Kanun m. 5/1'e göre şikâyetin konusu üç türlüdür: ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler, bunlarla ilgili faaliyetler ve Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlar. Şikâyet, bunların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle yapılır. Süre, karar, işlem veya faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gündür.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, disiplin kurulu kararının 02.05.2017'de hükümlüye tebliğ edildiği bir dosyada on beş günlük şikâyet süresinin 03.05.2017'de işlemeye başladığını ve 17.05.2017'de tamamlandığını, 18.05.2017'de verilen şikâyet dilekçesinin süre geçtikten sonra verildiğini belirtmiştir. Daireye göre infaz hâkimliği m. 6/1 uyarınca esasa girmeden şikâyetin reddine karar vermeliydi; esastan inceleme yapılarak şikâyetin kabul edilmesi ve savcılığın itirazının esastan reddedilmesi usul ve yasaya aykırıydı. (Yargıtay 1. CD, E. 2018/242)10 Bu dosyada Adalet Bakanlığının bozma istemi disiplin soruşturmasının süresine dayanıyordu; Daire istemi, kendi açıkladığı şikâyet süresi nedeniyle yerinde gördü.10
m. 5/2'ye göre şikâyet dilekçeyle doğrudan infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü şikâyet tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.
m. 5/3'e göre şikâyet yoluna, kendisiyle ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu, eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi ya da ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir. m. 5/4'e göre şikâyete başvurulması kararın, işlemin veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz; ancak infaz hâkimi, giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşulları birlikte gerçekleşirse ertelemeye veya durdurmaya karar verebilir.
Şikâyetin konusu, idarenin verdiği ya da yaptığı bir karar, işlem veya faaliyettir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, disiplin cezasına konu eylemden beraat eden hükümlünün cezanın kaldırılmasını istediği bir dosyada, talep hakkında cezaevi idaresi tarafından verilmiş veya yapılmış, infaz hâkimliğince denetlenebilecek bir karar, işlem ya da faaliyet bulunmadığını belirtmiştir. Daireye göre infaz hâkimliği, hükümlünün doğrudan kendisine verdiği dilekçeyi incelenmek ve disiplin cezasının kaldırılması talebi değerlendirilmek üzere yetkili ceza infaz kurumuna göndermeliydi; talebi reddeden karar kanun yararına bozulmuştur.1
4675 sayılı Kanun m. 6'ya göre infaz hâkimi şikâyeti nasıl inceler ve hangi kararları verir?
4675 sayılı Kanun m. 6/1'e göre şikâyet 1) m. 5'teki süre geçtikten sonra, 2) infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da 3) başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başka bir yargı merciinin görevine giriyorsa dilekçeyi o mercie gönderir.
m. 6/2'ye göre infaz hâkimi duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir. Gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re'sen araştırma yapabilir, ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının yazılı görüşünü alır. Disiplin cezasına karşı şikâyette infaz hâkimi hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra karar verir; savunma, hazır bulunmak ve vekâletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatla birlikte veya avukat aracılığıyla yapılabilir. m. 6/4'e göre bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde infaz hâkimi CMK hükümlerine göre inceleme yapar ve karar verir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma disiplin cezasına karşı yapılan şikâyeti hükümlünün savunmasını almadan reddeden infaz hâkimliği kararını, m. 6/2'deki açık düzenleme karşısında savunma alındıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2025/917)11
m. 6/3'e göre infaz hâkimi inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir. Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre şikâyet yerinde görülmediğinde şikâyetin yalnız reddine karar verilmesiyle yetinilmelidir; infaz hâkimliğinin ayrıca disiplin cezasının onaylanmasına karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/496)12 Aynı kararda Daire, disiplin soruşturmasına 5275 sayılı Kanun m. 47'de öngörülen beş günlük süre geçtikten sonra başlandığı için verilen disiplin cezasını hukuka aykırı bulmuştur.12
4675 sayılı Kanun m. 6/5 ve 6/6'ya göre infaz hâkiminin kararına nasıl itiraz edilir?
4675 sayılı Kanun m. 6/5'e göre infaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı, tebliğden itibaren iki hafta içinde CMK hükümlerine göre itiraz yoluna gidebilir; kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır. m. 6/6'ya göre itiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır; infaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesiyse itirazla ilgili karara katılamaz.
İtiraz süresi zaman içinde değişmiştir. 2017'deki bir olayı inceleyen 2019 tarihli Yargıtay kararı fıkranın o günkü metnini tebliğden itibaren bir hafta içinde acele itiraz olarak aktarır10; 2023'teki bir olayı inceleyen 2024 tarihli karar ise 7242 sayılı Kanunla değişik metni yedi gün olarak aktarır. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/2264)13 Bugünkü metinde süre iki haftadır. 4675 sayılı Kanunu değiştiren 7499 sayılı Kanun m. 37/2, aynı Kanunun m. 40/1-b uyarınca 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 7499 sayılı Kanun geçici m. 1/1-b'ye göre itiraz süresine ilişkin bu değişiklik 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlar hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
İtirazın usulü CMK'dadır. CMK m. 268/1'e göre itiraz, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunarak yapılır; m. 268/2'ye göre kararına itiraz edilen hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. CMK m. 271'e göre itiraz hakkında kanunda yazılı hâller saklı kalmak üzere duruşma yapılmaksızın karar verilir; itiraz yerinde görülürse merci itiraz konusu hakkında da karar verir. Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir; ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
İtiraz yalnız şikâyet üzerine verilen kararlara karşı açık değildir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kesinleşen hücreye koyma cezasının infazına başlanması için 5275 sayılı Kanun m. 48/3-a uyarınca gereken infaz hâkimi onayına karşı hükümlünün yaptığı itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. Daireye göre m. 6/5'te yapılan değişiklikle hükümlüye itiraz hakkı verilmiştir.13 Bu itirazı inceleyen merci, kesinleşmiş disiplin cezasını esastan inceleyip doğrudan kaldıramaz; incelemesi hükümlünün sağlık durumu ve infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlıdır. Daireye göre bu inceleme sırasında kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılırsa onama kararının kaldırılmasına ve hukuka aykırılığın giderilmesi için yasal yolların başlatılması yönünde ilgili birime ihbarda bulunulmasına karar verilir.13
Kararın tebliği de itiraz süresini etkiler. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüye tebliğ edilen infaz hâkimliği kararında başvuru yolunun açıkça gösterilmediği bir dosyada, hükümlünün itirazının süresinde kabul edilerek esastan incelenmesi gerektiğini belirtmiş ve itirazı süre yönünden reddeden merci kararını kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/4983)14 Daire gerekçesinde, tutuklu bulunan şüpheli veya sanığın zabıt kâtibine ya da kurum müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğini düzenleyen CMK m. 263/1'i de aktarmıştır.14
Kesinleşen infaz hâkimliği kararı nasıl kaldırılır? (CMK m. 309)
Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre kesinleşen infaz hâkimliği ya da itiraz mercii kararının talep üzerine ya da re'sen yapılan inceleme sonucu idare tarafından kaldırılması mümkün olmadığı gibi, kararı veren infaz hâkimliği ya da itiraz mercii tarafından da doğrudan kaldırılması mümkün değildir; bu kararlar ancak olağanüstü kanun yolları işletilerek kaldırılabilir. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/3221)15 Daireye göre böyle bir durumda infaz hâkimliği ya da itiraz mercii kesinleşen karardaki hukuki hatayı gösterip infazın durdurulmasına karar vermeli ve hatanın giderilmesi için olağanüstü kanun yollarını işletmelidir. Daire, hükümlünün dilekçesini kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin değerlendirilmesi için Cumhuriyet başsavcılığına gönderen merci kararında usul ve yasaya aykırılık görmeyerek kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.15
CMK m. 309/1'e göre istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, bozma istemini yasal nedenleriyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir; Başsavcı istemi Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir ve Daire ileri sürülen nedenleri yerinde görürse kararı kanun yararına bozar (m. 309/2-3). Bu rehberdeki Yargıtay kararlarının hepsi bu yolla, Adalet Bakanlığının istemi üzerine verilmiştir.
Bozmanın sonucu CMK m. 309/4'te bozma nedenine göre ayrı ayrı düzenlenmiştir; bozma davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkinse kararı veren hâkim veya mahkeme gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir (m. 309/4-a). m. 309/5'e göre kanun yararına bozma kararına karşı direnilemez.
İlgili mevzuat
4675 sayılı Kanun m. 4 — İnfaz hâkimliklerinin görevleri
Madde 4 – İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır:
1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.
5. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.
6. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.
7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.
Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
4675 sayılı Kanun m. 2 — İnfaz hâkimliklerinin kuruluşu ve yetkisi
Madde 2 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:14/4/2020-7242/2 md.)
Bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca infaz hâkimliği kurulur.
İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla infaz hâkimliği kurulabilir. Bu durumda infaz hâkimlikleri numaralandırılır. Müstakilen infaz hâkimliğine atanan hâkimler, adli yargı adalet komisyonlarınca başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemez.
İnfaz hâkimliği bulunduğu il veya ilçenin adı ile anılır.
İnfaz hâkimliğinin yargı çevresi, kurulduğu il merkezi ve ilçeler ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırlarıdır.
Ağır ceza mahkemeleri ile büyükşehir belediyesi bulunan illerde, büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki il ve ilçenin adı ile anılan infaz hâkimliğinin yargı çevresi, il veya ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir.
Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak bir infaz hâkimliğinin kaldırılmasına veya yargı çevresinin değiştirilmesine, Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca karar verilir.
İnfaz hâkimliğinin yetkisi, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenir.
Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında idarece yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere ilişkin yapılan şikâyetler bakımından işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği ceza infaz kurumunun bulunduğu yer infaz hâkimliği yetkilidir.
İnfaz hâkimliğinde bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel bulunur.
Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
4675 sayılı Kanun m. 5 — İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü
Madde 5 – Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.
Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.
Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
4675 sayılı Kanun m. 6 — İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar
Madde 6 – Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.
Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 - 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.
İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.
İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.
(Değişik beşinci fıkra:14/4/2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.
İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine (…) yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.
Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 98 — Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama
Madde 98- (Değişik:14/4/2020-7242/41 md.)
(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,
b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden,
duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.
(2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 99 — Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması
Madde 99- (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 100 — Hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi
Madde 100- (1) Cezanın infazına başlandıktan sonra hastalık nedeniyle hükümlünün ceza infaz kurumundan hastaneye kaldırılması hâlinde burada geçirdiği süre, cezadan indirilir.
(2) Ancak, cezanın infazını durdurmak için hükümlü, hastalığına kasten neden olmuşsa bu hükümden yararlanamaz. Bu hâlde Cumhuriyet savcısı infaz hâkimliğinden bir karar verilmesini ister.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 101 — İnfaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulü
Madde 101- (1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
(2) (Değişik:14/4/2020-7242/44 md.) 99 uncu madde gereğince cezaların toplanması gerektiğinde bu hususta hüküm verme yetkisi, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine, bu durumda birden çok infaz hâkimliği yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine aittir. En fazla cezanın;
a) Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde Ankara infaz hâkimliğince,
b) Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinin bulunduğu il infaz hâkimliğince,
c) Bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açmak suretiyle verilmesi hâlinde ise hükmü kaldırılan ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliğince,
bu hususta karar verilir.
(3) (Değişik:20/7/2017-7035/24 md.) Bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 271 — Karar
Madde 271 – (1) Kanunda yazılı olan hâller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir.
(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir.
(3) Karar mümkün olan en kısa sürede verilir.
(4) Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. İnfaz hâkimliği idarenin işlemini denetler; idarenin kararı yokken dilekçe kuruma gönderilirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/5711 · K. 2024/6275 ·
Hükümlü, izinden süresinde dönmediği için verilen hücreye koyma disiplin cezası kesinleştikten sonra, aynı eylem nedeniyle açılan davada beraat edince disiplin cezasının kaldırılmasını istemiş; infaz hâkimliği talebi reddetmişti. Daire, 4675 sayılı Kanun m. 4 ve 6'yı birlikte değerlendirerek infaz hâkimliğinin görevinin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikâyet yoluyla hukuka uygunluğunu denetlemek olduğunu belirtti. Talep hakkında idarenin verdiği, denetlenebilecek bir karar veya işlem bulunmadığından infaz hâkimliğinin dilekçeyi değerlendirilmek üzere yetkili ceza infaz kurumuna göndermesi gerektiğini kabul ederek ret kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: İnfaz hâkimliği önce idarenin verdiği bir kararı ya da yaptığı bir işlemi denetler; böyle bir işlem yoksa dilekçe kuruma gönderilir.
2. Sürücü belgesinin geri alınması tedbirinde ceza zamanaşımı kararı infaz hâkimliğinindirYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2023/4812 · K. 2023/4129 ·
Hükümlü, 2012'de verilen hapis cezasıyla birlikte hükmedilen bir yıllık sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin zamanaşımı nedeniyle uygulanamayacağını ileri sürerek belgesinin iadesini istemişti. İnfaz hâkimliği görevsizlik kararı vermiş, ağır ceza mahkemesi talebin esasına girerek reddetmişti. Daire, 7242 sayılı Kanunla 4675 sayılı Kanun m. 4'e eklenen altıncı bendi ve 1/9/2020 tarihini öngören geçici m. 2'yi aktararak tedbirin ceza zamanaşımı nedeniyle uygulanamayacağına ilişkin kararı vermede görevli merciin infaz hâkimliği olduğunu belirtti ve ağır ceza mahkemesinin kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: 1/9/2020'den sonra yapılan talepte ceza zamanaşımı kararı infaz hâkimliğince verilir; ağır ceza mahkemesi talebin esasına girmemelidir.
3. Erteleme denetim süresinde kasıtlı suçta karar infaz hâkimliğinindir; infazda kazanılmış hak yokturYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/9069 · K. 2024/3399 ·
Ertelenen hapis cezasının denetim süresi içinde kasıtlı suç işlendiği ihbar edilince asliye ceza mahkemesi zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermişti. Daire, 7242 sayılı Kanunla değişik TCK m. 51/7'ye göre ertelenen cezanın çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceğini, mahkemenin görevsizlik kararı verip dosyayı infaz hâkimliğine göndermesi gerektiğini belirterek düşme kararını kanun yararına bozdu. Daire, Ceza Genel Kurulunun bir kararına dayanarak infaza ilişkin durumlarda kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini de belirtti.
Sonuç: Denetim süresinde kasıtlı suç ihbarında karar infaz hâkimliğinindir; mahkeme zamanaşımı nedeniyle düşme kararı veremez.
4. Tekerrür hükümlerine ilişkin duraksamaya hükmü veren mahkeme bakarYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2023/7482 · K. 2023/10092 ·
Hükümlü, infaz sırasında tekerrür hükümlerinin kaldırılmasını hükmü veren asliye ceza mahkemesinden istemiş; mahkeme görevsizlik kararı vermiş, infaz hâkimliği karşı görevsizlik kararı vermiş, ağır ceza mahkemesi de görevin infaz hâkimliğinde olduğuna karar vermişti. Daire, 5275 sayılı Kanun m. 98'in metnini ve tekerrürü örnek gösteren madde gerekçesini aktararak talep hakkında hükmü veren asliye ceza mahkemesinin değerlendirme yapması gerektiğini belirtti ve ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Tekerrürün uygulanmasındaki duraksama hükmün yorumudur; karar hükmü veren mahkemeden istenir.
5. Mükerrirlere özgü infaz rejimine ilişkin duraksama hükmün yorumudurYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2023/3331 · K. 2024/9998 ·
Cumhuriyet başsavcılığı, kesinleşmiş hükümden cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılmasını istemiş; infaz hâkimliği talebi reddetmiş, ağır ceza mahkemesi itirazı kabul etmişti. Daire, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında duraksamanın mahkûmiyet hükmünün yorumuna ilişkin olduğunu, 5275 sayılı Kanun m. 98 uyarınca kararı veren mahkemeden karar istenmesi gerektiğini belirterek itirazı kabul eden kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Tekerrüre dayanan infaz rejimine ilişkin duraksamayı infaz hâkimliği değil, hükmü veren mahkeme giderir.
6. Kesinleşmiş hükümdeki ceza miktarı hatasının düzeltilmesine hükmü veren mahkeme bakarYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/8750 · K. 2022/5840 ·
Kesinleşen hükümde indirim yanlış hesaplanarak 3 ay 22 gün yerine 4 ay 15 gün hapis cezası tayin edilmişti. Cumhuriyet başsavcılığının düzeltme talebi üzerine mahkeme, talebin infaz hâkimliğince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, ağır ceza mahkemesi itirazı reddetmişti. Daire, düzeltme talebi üzerine 5275 sayılı Kanun m. 98/1-a gereğince hükmü veren mahkemenin inceleme yaparak karar vermesi gerektiğini belirterek itirazın reddine dair kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Hükmedilen cezanın miktarındaki hesap hatası infaz hâkimliğine değil, hükmü veren mahkemeye götürülür.
7. Sonradan yürürlüğe giren lehe kanunun uygulanmasına hükmü veren mahkeme bakarYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2024/4447 · K. 2024/6169 ·
7417 sayılı Kanunla 5809 sayılı Kanuna eklenen geçici m. 7 kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesini öngörünce dosya, görev uyuşmazlığı sonucunda infaz hâkimliğine gönderilmiş ve infaz hâkimliği infazın ertelenmesine karar vermişti. Daire, lehe değişikliğin TCK m. 7 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden hükmü veren mahkemeden karar isteneceğini, bir yıl sonra verilecek düşme kararının hükmü ortadan kaldıran ve CMK m. 223'te sayılan bir hüküm çeşidi olduğunu belirterek ağır ceza mahkemesinin görev kararını ve infaz hâkimliğinin erteleme kararını ayrı ayrı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Sonradan yürürlüğe giren lehe kanunun hükme etkisini hükmü veren mahkeme değerlendirir.
8. 1/9/2020'den önce yapılan talepte ağır ceza mahkemesinin görevi devam ederYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/4659 · K. 2023/6765 ·
Şartla tahliyesi geri alınan hükümlünün müdafii, 7242 sayılı Kanundan sonra lehe-aleyhe değerlendirme yapılması için 30.04.2020'de mahkemeye başvurmuş; ağır ceza mahkemesi talebi karara bağlamıştı. Kanun yararına bozma istemi, kararın 1/9/2020'den sonra verildiğini ve infaz hâkimliğinin görevli olduğunu ileri sürüyordu. Daire, 4675 sayılı Kanun geçici m. 2'yi aktararak talep tarihi dikkate alındığında infaz hâkimliğinin değil ağır ceza mahkemesinin görevli olduğunu belirtti ve istemi reddetti.
Sonuç: 7242 sayılı Kanunun geçiş kuralında ölçüt talebin tarihidir; 1/9/2020'den önceki talebe mahkeme bakar.
9. Müddetnamedeki mahsup şikâyetinde yetkili yer, müddetnameyi düzenleyen savcılığın yeridirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/7900 · K. 2023/7386 ·
Hükümlü, Cumhuriyet savcılığınca düzenlenen müddetnamede başka dosyalarda tutuklu kaldığı ve infaz edilen sürelerin mahsup edilmesini istemişti. O yerin infaz hâkimliği, içtima kararını veren mahkemece incelenmesi gerektiği gerekçesiyle talebi reddedip dosyayı başka bir infaz hâkimliğine göndermişti. Daire, 4675 sayılı Kanun m. 2 gereğince infaza ilişkin işlemin yapıldığı yer olan, müddetnameyi düzenleyen savcılığın bulunduğu yer infaz hâkimliğinin yetkili ve görevli olduğunu, şikâyetin esastan incelenmesi gerektiğini belirterek yetkisizlik kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Müddetnameye yönelik şikâyette yetki, infaz işleminin yapıldığı yere göre belirlenir.
10. On beş günlük şikâyet süresi tebliğin ertesi günü başlar; süre geçince şikâyet esasa girilmeden reddedilirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2018/242 · K. 2019/5165 ·
Firar nedeniyle verilen hücreye koyma cezası 02.05.2017'de hükümlüye tebliğ edilmiş, hükümlü 18.05.2017'de şikâyet dilekçesi vermişti. İnfaz hâkimliği cezayı iptal etmiş, ağır ceza mahkemesi savcılığın itirazını reddetmişti. Bakanlığın istemi disiplin soruşturmasının süresine dayanıyordu. Daire ise on beş günlük şikâyet süresinin 03.05.2017'de başlayıp 17.05.2017'de bittiğini, şikâyetin süre geçtikten sonra yapıldığını, infaz hâkimliğinin 4675 sayılı Kanun m. 6/1 uyarınca esasa girmeden reddetmesi gerektiğini belirterek istemi bu nedenle yerinde gördü ve itiraz mercii kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Süresi geçmiş şikâyet esastan incelenmez; infaz hâkimi dilekçeyi esasa girmeden reddeder.
11. Disiplin cezasına karşı şikâyette infaz hâkimi savunma almadan karar veremezYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/917 · K. 2025/5517 ·
Hükümlüye bir ay bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma disiplin cezası verilmiş, infaz hâkimliği hükümlünün şikâyetini savunmasını almadan reddetmişti. Daire, 4675 sayılı Kanun m. 6/2'deki açık düzenleme karşısında disiplin cezasına yönelik şikâyette hükümlünün savunması alındıktan sonra karar verilmesi gerektiğini belirterek infaz hâkimliği kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Disiplin cezasına karşı şikâyette hükümlünün savunması alınmadan verilen karar kanuna aykırıdır.
12. Şikâyet yerinde görülmezse yalnız ret kararı verilir; ayrıca onay kararı verilmezYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/496 · K. 2024/1561 ·
Hücreye koyma cezasına karşı yapılan şikâyeti infaz hâkimliği reddetmiş ve disiplin cezasını ayrıca onaylamış, ağır ceza mahkemesi itirazı reddetmişti. Daire, disiplin soruşturmasına 5275 sayılı Kanun m. 47'deki beş günlük süre geçtikten sonra başlandığını ve verilen cezanın hukuka aykırı olduğunu belirtti; ayrıca 4675 sayılı Kanun m. 6/3 gereğince şikâyet yerinde görülmezse yalnız reddine karar verilmesiyle yetinilmesi gerektiğini, disiplin cezasının onaylanmasına da karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu kabul ederek itiraz mercii kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: İnfaz hâkimi şikâyeti yerinde görmezse yalnız reddeder; ret kararının yanında disiplin cezasını onaylayamaz.
13. Hücreye koyma cezasının onayına karşı hükümlü itiraz edebilir; merci kesinleşmiş cezayı kaldıramazYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/2264 · K. 2024/8733 ·
Şikâyet edilmeden kesinleşen hücreye koyma cezasının infazına başlanması için verilen infaz hâkimi onayına hükümlü itiraz etmiş, ağır ceza mahkemesi itiraz hakkı olmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar vermişti. Daire, 4675 sayılı Kanun m. 6/5'te yapılan değişiklikle hükümlüye itiraz hakkı verildiğini belirtti. Daireye göre merci kesinleşmiş disiplin cezasını esastan inceleyip doğrudan kaldıramaz; incelemesi sağlık durumu ve infaza geçme koşulları gibi hususlarla sınırlıdır, cezanın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılırsa onama kararı kaldırılır ve yasal yolların başlatılması için ilgili birime ihbarda bulunulur. Karar kanun yararına bozuldu.
Sonuç: İnfaz hâkiminin onay kararına da itiraz edilebilir; ancak itiraz mercii kesinleşmiş disiplin cezasını esastan inceleyip kaldıramaz.
14. Başvuru yolu gösterilmeden tebliğ edilen karara itiraz süresinde sayılırYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/4983 · K. 2023/6759 ·
Ceza infaz kurumundaki hükümlüye tebliğ edilen infaz hâkimliği kararına karşı yapılan itiraz, süre geçtiği gerekçesiyle reddedilmişti. Daire, CMK m. 263/1'i aktararak kararda hükümlünün başvurabileceği yolun açıkça gösterilmediğini belirtti; itirazın süresinde kabul edilip esastan incelenmesi gerektiği gerekçesiyle süre yönünden ret kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Hükümlüye tebliğ edilen kararda başvuru yolu açıkça gösterilmemişse itiraz süre yönünden reddedilemez.
15. Kesinleşen infaz hâkimliği kararı ancak olağanüstü kanun yoluyla kaldırılabilirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/3221 · K. 2025/8157 ·
Şikâyet ve itiraz yolundan geçerek kesinleşmiş hücreye koyma cezalarının yerine daha hafif ceza verilmesi için yapılan başvuruda infaz hâkimliği kurum kararını kaldırmış; ağır ceza mahkemesi ise kesinleşmiş kararların başka bir yolla kaldırılamayacağı gerekçesiyle bu kararı kaldırıp hükümlünün dilekçesini kanun yararına bozma yönünden değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına göndermişti. Daire, kesinleşen infaz hâkimliği veya itiraz mercii kararının ne idare ne de kararı veren merci tarafından doğrudan kaldırılabileceğini, bunun ancak olağanüstü kanun yollarıyla mümkün olduğunu belirtti ve merci kararını usul ve yasaya uygun bularak kanun yararına bozma istemini reddetti.
Sonuç: Kesinleşen infaz hâkimliği kararını idare ya da kararı veren merci kaldıramaz; yol olağanüstü kanun yoludur.
Sık sorulan sorular
İnfaz hâkimliği nedir, hangi işlere bakar?
İnfaz hâkimliği, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile kurulan ve cezanın infazı sırasında görev yapan yargı merciidir. Kanunun 4. maddesine göre ceza infaz kurumunda hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlem ve faaliyetlere, disiplin cezalarına ve Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarına karşı şikâyetleri inceler; mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerindeki kararlar dahil, infazda hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gereken kararları alır. Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konular saklıdır.
İnfaz hâkimliğine şikâyet süresi ne kadardır?
4675 sayılı Kanun m. 5/1'e göre şikâyet, karar, işlem veya faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 02.05.2017'de tebliğ edilen disiplin kararında on beş günlük sürenin 03.05.2017'de başlayıp 17.05.2017'de bittiğini ve süre geçtikten sonra yapılan şikâyetin esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
İnfaz hâkimliğine kimler şikâyette bulunabilir ve dilekçe nereye verilir?
4675 sayılı Kanun m. 5/3'e göre kendisiyle ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu, eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi ya da kurumun izleme kurulu şikâyet yoluna başvurabilir. m. 5/2'ye göre şikâyet dilekçeyle doğrudan infaz hâkimliğine ya da Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla yapılabilir; başka yere verilen dilekçe en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü şikâyet tutanağa bağlanır.
Şikâyet, şikâyet edilen işlemin uygulanmasını durdurur mu?
Kural olarak durdurmaz. 4675 sayılı Kanun m. 5/4'e göre şikâyete başvurulması kararın, işlemin veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. İnfaz hâkimi ancak giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşulları birlikte gerçekleşirse ertelemeye veya durdurmaya karar verebilir.
Hangi yerin infaz hâkimliği yetkilidir?
4675 sayılı Kanun m. 2'ye göre yetki, hükmün infazına ilişkin işlemin yapıldığı yere göre belirlenir. Ceza infaz kurumunda idarece yapılan işlemlere yönelik şikâyetlerde işlemin yapıldığı veya faaliyetin gerçekleştiği kurumun bulunduğu yer infaz hâkimliği yetkilidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, müddetnamedeki mahsup şikâyetinde müddetnameyi düzenleyen savcılığın bulunduğu yer infaz hâkimliğini yetkili saymıştır.
İnfaz hâkimi şikâyet hakkında nasıl karar verir?
4675 sayılı Kanun m. 6/2'ye göre infaz hâkimi duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir ve Cumhuriyet savcısının yazılı görüşünü alır. Disiplin cezasına karşı şikâyette hükümlü veya tutuklunun savunmasını alır; Yargıtay 1. Ceza Dairesi savunma alınmadan verilen kararı kanuna aykırı bulmuştur. m. 6/3'e göre şikâyet yerinde görülmezse reddedilir, yerinde görülürse işlem iptal edilir ya da faaliyet durdurulur veya ertelenir.
İnfaz hâkiminin kararına itiraz süresi ve mercii nedir?
4675 sayılı Kanun m. 6/5'e göre şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir. m. 6/6'ya göre itiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine yapılır. CMK m. 271/4'e göre merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kesindir. İki haftalık süre 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır (7499 sayılı Kanun geçici m. 1/1-b); Yargıtay kararlarında geçen yedi gün ya da bir hafta, fıkranın eski metnine aittir.
Tekerrür ya da hükümdeki hesap hatası için infaz hâkimliğine mi başvurulur?
Hayır. 5275 sayılı Kanun m. 98/1-a'ya göre mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanunun TCK m. 7 kapsamında değerlendirilmesi gerekirse karar hükmü veren mahkemeden istenir. Yargıtay 5. ve 8. Ceza Daireleri tekerrür hükümlerine ilişkin duraksamayı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi hükümdeki ceza miktarının hesap hatasını hükmü veren mahkemenin işi saymıştır. Çektirilecek cezanın hesabındaki duraksamada ise m. 98/1-b'ye göre infaz hâkimliğinden karar istenir.
1 Eylül 2020'den önce yapılan talepler hangi mercide görülür?
7242 sayılı Kanunla 4675 sayılı Kanuna eklenen geçici madde 2'ye göre infaz hâkimliğine yeni görevler veren düzenlemeler 1/9/2020'den itibaren uygulanır (m. 6/5 ile 5275 sayılı Kanun m. 14/5, 48/3-a, 105/A ve 110 hariç); bu tarihe kadar yapılan şikâyet, başvuru ve talepler bakımından mahkemelerin görevi devam eder. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 30.04.2020 tarihli talepte infaz hâkimliğinin değil ağır ceza mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir.
Hücreye koyma cezasının infaz hâkimince onaylanmasına itiraz edilebilir mi?
Evet. 4675 sayılı Kanun m. 6/5'e göre itiraz hükmü, kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da uygulanır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, hücreye koyma cezasının onaylanmasına karşı hükümlünün itiraz hakkı olduğunu belirtmiş; ancak itiraz merciinin kesinleşmiş disiplin cezasını esastan inceleyip doğrudan kaldıramayacağını, incelemesinin sağlık durumu ve infaza geçme koşulları gibi hususlarla sınırlı olduğunu kabul etmiştir.
Kesinleşen infaz hâkimliği kararı sonradan kaldırılabilir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre kesinleşen infaz hâkimliği ya da itiraz mercii kararını ne idare ne de kararı veren merci doğrudan kaldırabilir; bu ancak olağanüstü kanun yolları işletilerek mümkündür. CMK m. 309'a göre istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararda hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, kanun yararına bozma istemini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Cezaevine giriş ve teslim olma: çağrı kâğıdı ve yakalama emri (5275 sayılı Kanun m. 19)
- Cezanın infazının ertelenmesi: hastalık, gebelik ve hükümlünün istemi (5275 sayılı Kanun m. 16 ve 17)
- Müddetname ve müddetnameye itiraz (5275 sayılı Kanun m. 20/4 ve m. 98)
- Adli sicil ve arşiv kaydı (5352 sayılı Kanun m. 9)
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB, CMK m. 231)
- Hak yoksunluğu ve yasaklanmış hakların geri verilmesi (TCK m. 53)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.