İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Hak yoksunluğu ve yasaklanmış hakların geri verilmesi (TCK m. 53)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûm olan kişi, kanunun saydığı bazı hakları kural olarak cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamaz: kamu görevi üstlenmek, velayet ve vesayet, dernek veya şirket yöneticiliği ve izne bağlı bazı meslekler bunlardandır.
  • Kısa süreli hapis cezası ertelenenlere ve suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olanlara bu yoksunluk uygulanmaz.
  • Trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen taksirli suçta sürücü belgesi üç aydan üç yıla kadar geri alınabilir.
  • Başka kanunların suça veya cezaya bağladığı yasaklar için, infazdan üç yıl sonra mahkemeden hakların geri verilmesi istenebilir.

Kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyet, kişiyi kanun gereği bazı hakları kullanmaktan yoksun bırakır. Bu rehber, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde sayılan hakları, yoksunluğun ne zaman başlayıp bittiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının etkisini, ertelemede ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında durumu, meslek yasağı ile sürücü belgesinin geri alınmasını ve başka kanunlardaki yasaklar için Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesindeki geri verme yolunu anlatır.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Hangi mahkûmiyette?

Kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucudur; mahkemenin ayrıca takdir etmesine bağlı değildir.

Dayanak: TCK m. 53/1

Ne zamana kadar?

Kural olarak hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürer. Seçme ve seçilme ehliyeti yönünden bu kural Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir; kendi altsoyu üzerindeki velayet için üçüncü fıkrada istisna vardır.

Dayanak: TCK m. 53/2

Uygulanmayan hâller

Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olanlara ve fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanlara birinci fıkra uygulanmaz.

Dayanak: TCK m. 53/4

Hakkın kötüye kullanılması

Ayrıca, infazdan sonra işlemek üzere cezanın yarısından bir katına kadar o hak ve yetkinin kullanılması yasaklanır; adli para cezasında süre gün sayısına göre belirlenir.

Dayanak: TCK m. 53/5

Meslek yasağı ve sürücü belgesi

Meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen taksirli suçta üç aydan üç yıla kadar verilebilir; süre cezanın tümüyle infazından itibaren işler.

Dayanak: TCK m. 53/6

Adli para cezası

Adli para cezası ödenmediği için hapse çevrilse bile hak yoksunlukları bakımından adli para cezası esas alınır.

Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 106/9

Hakların geri verilmesi

Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların yasakları için infazın tamamlanmasından üç yıl sonra, yeni suç işlenmemiş ve iyi hâl kanaati oluşmuşsa istenebilir.

Dayanak: 5352 sayılı Kanun m. 13/A

TCK m. 53/1'e göre hangi haklar yasaklanır ve hangi mahkûmiyet bu sonucu doğurur?

Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkrasına göre kişi, kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak beş grup haktan yoksun bırakılır. Yoksunluk mahkemenin ayrıca takdir ettiği bir yaptırım değil, mahkûmiyete kanunla bağlanmış bir sonuçtur.

Bu sonucun iki koşulu vardır: suç kasten işlenmiş olmalı ve hüküm hapis cezası olmalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, taksirle öldürme suçundan verilen mahkûmiyette sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesini, birinci fıkradaki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gerekçesiyle bozma nedeni saymıştır. (Yargıtay 12. CD, E. 2017/2762)1

Yalnız adli para cezasına mahkûmiyette birinci fıkradaki yoksunluk doğmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, birinci fıkradaki hak yoksunluklarının yalnızca hapis cezasının yasal sonucu olduğunu, beşinci fıkradaki yasaklamanın ise hem hapis hem de para cezası için söz konusu olduğunu belirtmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2021/26)2 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre de ödenmediği için hapse çevrilen adli para cezasında hak yoksunlukları bakımından esas alınan adli para cezasıdır.

Yoksunluk mahkûmiyetin doğal sonucu olduğundan hükümde yazılmamış olması kişiye bir hak kazandırmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu hak mahrumiyetlerinin kararda gösterilmemiş olsa bile hükümlü açısından kazanılmış hakka konu olamayacağını, başka bir anlatımla aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceğini açıklamıştır. (Yargıtay CGK, E. 2014/72)3

  • a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevini üstlenmek; Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ve atamaya ya da seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetler bu kapsamdadır.
  • b) Seçme ve seçilme ehliyeti (Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla daraltılmıştır; bir sonraki bölüme bakınız).
  • c) Velayet hakkı; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmak.
  • d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmak.
  • e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmek.

Anayasa Mahkemesi seçme ve seçilme ehliyeti yönünden neyi iptal etti?

Anayasa Mahkemesi 8 Ekim 2015 tarihli kararıyla 53. maddenin seçme ve seçilme ehliyetine ilişkin kısımlarını oybirliğiyle kısmen iptal etti; karar 24 Kasım 2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. (Anayasa Mahkemesi, E. 2014/140)4 Madde metninde (b) bendinin sonundaki “(…)” işareti, bu kararla iptal edilen “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin yeridir. Mahkeme, kişinin Anayasa'da belirtilen tüm siyasi haklardan yoksun bırakılması sonucunu doğuran kuralın ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmadığını ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu belirtti.4

Seçilme ehliyeti yönünden Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 76. maddesinde sayılan suçlar dışında, taksirli suçlar hariç toplam bir yıldan az hapis cezasına mahkûm olmanın milletvekili seçilmeye engel olmadığını hatırlattı ve birinci fıkranın giriş cümlesini “seçilme ehliyeti” yönünden iptal etti.4

Seçme hakkı yönünden ise Anayasa'nın 67. maddesinin yalnızca kasten işlenen bir suçtan dolayı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oy kullanamayacağını düzenlediğini, ceza infaz kurumunda bulunmayan hükümlülerin oy kullanmalarına anayasal bir engel bulunmadığını belirterek birinci fıkradaki “hapis cezasına” ibaresini “seçme” yönünden iptal etti.4 Aynı gerekçeyle ikinci fıkra, yani yoksunluğun infaz tamamlanıncaya kadar sürmesi kuralı, seçme ve seçilme ehliyeti yönünden iptal edildi.

Dördüncü fıkradaki “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya” ibaresi seçilme ehliyeti yönünden iptal edildi; seçme hakkı yönünden ise itiraz reddedildi.4 Kararda velayet, kamu görevi ve meslek gibi diğer bentler incelenmemiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, iptal kararından sonra 53. maddenin bu karar dikkate alınarak uygulanması gerektiğini belirtmiş ve yerel mahkeme hükmünü, iptal kararındaki hususlar gözetilerek 53. maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanacağı biçimde düzeltmiştir.3

Hak yoksunluğu ne zaman biter? Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlikte velayet

53. maddenin ikinci fıkrasına göre kişi, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. Bu fıkra, seçme ve seçilme ehliyeti yönünden Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.4 Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hak yoksunluklarının kural olarak hapis cezasının infazı ile sınırlandırıldığını ve infaz tamamlanmakla herhangi bir yargı kararına gerek olmaksızın kendiliğinden ortadan kalkacağını belirtmiştir.3 Bu nedenle birinci fıkradaki yoksunluk için ayrıca bir geri verme kararı gerekmez; Yargıtay 16. Ceza Dairesi de Türk Ceza Kanunu'nda mahkûmiyetin sonucu olarak ömür boyu devam edecek bir hak yoksunluğuna yer verilmediğini vurgulamıştır. (Yargıtay 16. CD, E. 2018/1879)5

Üçüncü fıkra velayet için bir istisna getirir: hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluk hükümleri uygulanmaz. Denetimli serbestlik hâli fıkraya 14 Nisan 2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenmiştir.2

Bu istisna yalnız kişinin kendi altsoyu içindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, (c) bendindeki yoksunluğun kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceğini, altsoyu dışındakiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğini kabul etmiş; yoksunluğu ayrım yapmadan herkes için koşullu salıverme tarihine kadar sınırlayan hükmü bu yönden bozarak düzeltmiştir.3

Üçüncü fıkranın ikinci cümlesine göre aynı durumdaki hükümlü hakkında mahkeme, (e) bendindeki meslek ve sanat yoksunluğunun uygulanmamasına da karar verebilir. Bu bir takdir yetkisidir; kanun mahkemeye bu konuda zorunluluk yüklemez.

Hapis cezası ertelenirse veya hükmün açıklanması geri bırakılırsa TCK m. 53 uygulanır mı?

Dördüncü fıkraya göre kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olanlar ile fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında birinci fıkra uygulanmaz. Türk Ceza Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasına göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, on ay hapis cezası ertelendiği hâlde sanığın 53. maddedeki haklardan yoksun bırakılmasının hukuka aykırı olduğunda kuşku bulunmadığını belirtmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2011/80)6 Bu karar Anayasa Mahkemesinin 2015 tarihli iptal kararından önce verilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu iptal kararıyla birinci fıkranın giriş bölümünü seçilme ehliyeti yönünden iptal ettiğinden, seçilme ehliyetinden yoksunluk artık birinci fıkranın kanuni sonucu değildir; dördüncü fıkradaki istisna da seçilme ehliyeti yönünden iptal edilmiştir.4

Ertelenen ceza kısa süreli değilse dördüncü fıkra uygulanmaz ve birinci fıkradaki yoksunluklar, seçme ve seçilme ehliyeti yönünden Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla daraltılmış hâliyle uygulanır. Üçüncü fıkra uyarınca kişinin kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bunun dışında kalır; mahkeme (e) bendindeki meslek ve sanat yoksunluğunun uygulanmamasına da karar verebilir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında birinci fıkradaki hak yoksunluklarının, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan hususlarda infaz tamamlanıncaya değin uygulanması gerektiğini belirterek hükmü düzeltmiştir. (Yargıtay 3. CD, E. 2012/22891)7 Bu karar da Anayasa Mahkemesinin 2015 tarihli iptal kararından önce verilmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında durum farklıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiği yönündeki tebliğname görüşüne katılmamış; 53. maddenin ancak sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması hâlinde gündeme geleceğini, henüz infaz edilecek bir mahkûmiyet kararı bulunmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/2280)8 Kanuna göre hüküm yalnız yeni suç hâlinde açıklanmaz: Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin on birinci fıkrası, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkemenin hükmü açıklayacağını düzenler.

TCK m. 53/5'teki ek yasak nedir ve birinci fıkradan farkı ne?

Beşinci fıkra, birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılmasıyla işlenen suçlar için ayrı bir yasak öngörür. Hapis cezasında mahkeme, cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle o hak ve yetkinin kullanılmasını yasaklar. Yalnız adli para cezasına mahkûmiyette yasak, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar verilir ve süre adli para cezasının tamamen infazından itibaren işler.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, beşinci fıkradaki yasaklamanın birçok açıdan birinci fıkradaki hak yoksunluklarından farklı olduğunu ayrıntılı biçimde açıklamıştır.2 Kurulun saydığı farklar şunlardır:

Bu farklar nedeniyle Ceza Genel Kurulu, beşinci fıkra uyarınca uygulanan güvenlik tedbirinin aleyhe bozma yasağına konu olacağını kabul etmiştir: ilk hükümde uygulanmamış olan ve yalnız sanığın temyizi üzerine bozmadan sonra eklenen beşinci fıkra yasağını hükümden çıkararak kararı düzeltmiştir.2 Bu, birinci fıkradaki yoksunluklar için kabul edilen kuralın tersidir; onlar kararda gösterilmese bile kazanılmış hakka konu olmaz.3

  • Birinci fıkrada “yoksun bırakılma”, beşinci fıkrada açıkça “yasaklanma” vardır.
  • Birinci fıkradaki yoksunluklar yalnız hapis cezasının yasal sonucudur; beşinci fıkradaki yasaklama hem hapis hem para cezasında uygulanır.
  • Birinci fıkrada hâkimin süre konusunda takdir hakkı yoktur; beşinci fıkrada süreyi hâkim belirler.
  • Birinci fıkradaki yoksunluk hükmün kesinleşmesiyle başlar; beşinci fıkradaki yasaklılık cezanın infazından itibaren başlar.
  • Beşinci fıkradaki yasak yalnız kötüye kullanılan hak ve yetkiyle ilgili olarak verilir ve hükümde açıkça gösterilip süresi belirlenmelidir.

TCK m. 53/6'ya göre meslek yasağı ve sürücü belgesinin geri alınması ne kadar sürer?

Altıncı fıkra taksirli suçlar içindir: belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyette mahkeme, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere o meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verebilir. Bu bir takdir yetkisidir; birinci fıkradaki kanuni sonuçtan farklı olarak kendiliğinden doğmaz. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer, süre ise cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Mahkeme bu yetkiyi kullanırsa süreyi hükümde açıkça göstermek zorundadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek, sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken hangi süreyle geri alındığının kararda belirtilmemesini bozma nedeni saymıştır. (Yargıtay 12. CD, E. 2015/14773)9

Sürenin belirlenmesi de gerekçeli olmalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, temel cezada alt sınırdan bir miktar uzaklaşıldığı hâlde “sanığın kusur durumu dikkate alınarak” şeklindeki yetersiz gerekçeyle sürücü belgesinin üç yıl süreyle geri alınmasını, alt sınırdan çok fazla uzaklaşıldığı için bozmuştur; aynı kararda taksirli suçta birinci fıkradaki hak yoksunluğuna hükmedilmesi de ayrı bir bozma nedeni yapılmıştır.1

Yasaklanmış hakların geri verilmesi (5352 sayılı Kanun m. 13/A) hangi yasaklar için ve hangi koşullarla istenir?

Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesi, Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilmesi içindir. Kanun, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarını saklı tutar. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, iadesine karar verilecek yasaklanmış hakların Anayasa'nın 76. maddesi gibi belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağlanan süresiz hak yoksunluklarına ilişkin olduğunu ve mahkûmiyetin mülga 765 sayılı Kanun'a, 5237 sayılı Kanun'a ya da özel yasalara dayanmasının önem taşımadığını belirtmiştir.5

Kanundaki koşullar şunlardır: 1) mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması; 2) kişinin bu sürede yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi hâlli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede kanaat oluşması. Cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukuki nedenle son verilmişse, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir ve bu süre hapis cezasına üç yıl eklenerek bulunacak süreden az olamaz.

Talep hükümlü veya vekili tarafından yapılır; kararı hükmü veren mahkeme ya da hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkeme verir. Mahkeme dosya üzerinden ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinleyerek karar verebilir. Karara karşı hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanunu'nda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir; kesinleşen karar adli sicil arşivine kaydedilir ve masrafları hükümlü karşılar.

Üç yıllık süre içinde yeni bir suç işlenmişse talep reddedilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, infaz tarihinden itibaren üç yıllık süre geçmeden yeni bir suç işlediği adli sicil kaydıyla sabit olan hükümlünün talebinin reddini onamıştır. (Yargıtay 2. CD, E. 2018/2059)10

Yeni suç yoksa mahkeme iyi hâli değerlendirmek zorundadır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, cezası infaz edilen ve adli sicil kaydına göre başka suç işlediğine dair veri bulunmayan hükümlü hakkında, hayatını iyi hâlli sürdürüp sürdürmediği konusunda kanaat oluşturmak yerine yasal olmayan gerekçeyle verilen ret kararını bozmuştur.5 Yargıtay 8. Ceza Dairesi de infazdan sonraki üç yıl içinde işlenen fiil sonradan suç olmaktan çıkarılıp kabahate dönüştürülmüşse ve başka suç yoksa, iyi hâl kanaati oluşursa geri verme yoluna gidilmesi gerektiğini belirterek ret kararını bozmuştur; bu dosyadaki mahkûmiyet 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundandı. (Yargıtay 8. CD, E. 2021/13333)11

Geri verme kararı adli sicil kaydını silmez. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verildiğinde adli sicil bilgilerinin silinmediğini, geri vermeye ilişkin kararın adli sicil arşivine kaydedildiğini açıklamıştır.11

Başka kanunlardaki şartlar kendi lafzına göre okunur. Örneğin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendi, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile sayılan suçlardan mahkûm olmamayı memurluğa girişte genel şart olarak arar.

İlgili mevzuat

TCK m. 53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma

Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…),

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

yoksun bırakılır.

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5352 sayılı Kanun m. 13/A — Yasaklanmış hakların geri verilmesi

Madde 13/A – (Ek: 6/12/2006-5560/38 md.)

(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,

a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,

b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması,

gerekir.

(2) Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz.

(3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.

(4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.

(5) Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.

(6) Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir.

(7) Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır.

Kaynak: Adli Sicil Kanunu (5352)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5275 sayılı Kanun m. 106 — Adlî para cezasının infazı

Madde 106- (1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

(2) Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.

(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.

(4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.

(5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.

(6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.

(7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.

(8) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.

(9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.

(10) (Mülga: 26/2/2008-5739/5 md.)

(11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Taksirli suçta TCK 53/1 ve sürücü belgesi süresinin gerekçesiYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2017/2762 · K. 2018/11215 ·

    Yayaya çarparak ölümüne neden olan sürücü hakkında bilinçli taksir kabul edilmiş, 53/1 uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiş ve sürücü belgesi üç yıl süreyle geri alınmıştı. Daire, bilinçli taksir kabulünü ve hesap hatasını bozma nedeni yaptı; ayrıca 53/1'deki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığını ve sürücü belgesinin yetersiz gerekçeyle üst sınırdan geri alınmasının kanuna aykırı olduğunu belirtti.

    Sonuç: Taksirli suçta 53/1 uygulanmaz; 53/6'daki süre yeterli gerekçeyle belirlenmelidir ve temel cezada alt sınırdan az uzaklaşılmışken yetersiz gerekçeyle üst sınırın seçilmesi bozma nedenidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. TCK 53/5 yasağının niteliği ve aleyhe bozma yasağıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/26 · K. 2023/478 ·

    Görevi kötüye kullanma suçundan hapisten çevrili adli para cezası verilen sanık hakkında ilk hükümde 53/5 uygulanmamış, yalnız sanığın temyizi üzerine verilen bozmadan sonra beş ay süreyle yasak eklenmişti. Ceza Genel Kurulu, beşinci fıkradaki yasaklamanın birinci fıkradaki yoksunluklardan farklı olarak mahkûmiyetin yasal sonucu olmadığını, hükümde ayrıca gösterilmesi ve süresinin belirlenmesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle aleyhe bozma yasağına konu olduğunu kabul ederek yasağı hükümden çıkardı.

    Sonuç: 53/5'teki yasak hükümde açıkça kurulmalıdır; yalnız sanığın kanun yoluna başvurusu üzerine sonradan eklenemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Velayet yoksunluğunun süresi ve kazanılmış hakYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2014/72 · K. 2016/24 ·

    Hırsızlık suçundan mahkûm olan sanıklar hakkında yerel mahkeme, (c) bendindeki velayet ve kayyımlık yoksunluğunu ayrım yapmadan şartla tahliye tarihine kadar sınırlamıştı. Ceza Genel Kurulu, yoksunluğun kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu dışındakiler yönünden infaz tamamlanıncaya kadar süreceğini; hak yoksunluklarının infazın tamamlanmasıyla kendiliğinden kalkacağını ve kararda gösterilmese bile kazanılmış hakka konu olmayacağını belirtti. Hükmü, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek 53. maddenin uygulanacağı biçimde düzeltti.

    Sonuç: Velayet istisnası yalnız kişinin kendi altsoyu içindir; 53/1'deki yoksunluklar hükümde yazılmasa da uygulanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Seçme ve seçilme ehliyetinde kısmi iptalAnayasa Mahkemesi · E. 2014/140 · K. 2015/85 ·

    Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin itirazı üzerine Anayasa Mahkemesi, 53. maddenin seçme ve seçilme ehliyetine ilişkin kısımlarını inceledi. Bir yıldan az hapis cezasında seçilme ehliyetinin yitirilmesini Anayasa'nın 76. maddesine, ceza infaz kurumunda bulunmayan hükümlünün seçme hakkını kısıtlamayı 67. maddeye aykırı buldu. “Ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresini ölçülülük ilkesine aykırı bularak iptal etti; dördüncü fıkradaki kısa süreli ertelenmiş ceza istisnasını seçilme ehliyeti yönünden iptal etti, seçme hakkı yönünden itirazı reddetti. Karar oybirliğiyle verildi.

    Sonuç: Seçme ve seçilme ehliyeti yönünden 53. madde, iptal kararıyla daraltılmış hâliyle uygulanır; diğer siyasi haklardan yoksunluk kalkmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. TCK 53/1'in kapsamı ve geri verme yolunun amacıYargıtay 16. Ceza Dairesi · E. 2018/1879 · K. 2018/3489 ·

    Mahkûmiyeti 2012'de infaz edilen hükümlünün yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmişti. Daire, Türk Ceza Kanunu'nda ömür boyu süren bir hak yoksunluğuna yer verilmediğini, 13/A'nın başka kanunlardaki süresiz yoksunlukların giderilmesi için getirildiğini ve mahkûmiyetin hangi kanuna dayandığının önem taşımadığını açıkladı. Adli sicil kaydına göre başka suç işlediğine dair veri bulunmayan hükümlünün iyi hâli değerlendirilmeden verilen kararı bozdu.

    Sonuç: Koşulları taşıyan hükümlünün talebinde mahkeme, iyi hâl konusunda kanaat oluşturarak karar vermelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Kısa süreli hapis cezası ertelenince hak yoksunluğuYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2011/80 · K. 2011/90 ·

    Hırsızlık suçundan verilen on ay hapis cezası ertelenmiş, ancak sanık 53. maddedeki haklardan da yoksun bırakılmıştı. Kanun yararına bozma istemi yalnız altsoy üzerindeki velayet yönünden yapılmıştı. Ceza Genel Kurulu, kısa süreli hapis cezası ertelenen kişi hakkında dördüncü fıkra uyarınca birinci fıkranın uygulanmasının olanaklı olmadığını, hükmün bu yönden de hukuka aykırı olduğunu belirtti; istekle bağlılık kuralı nedeniyle bu yönden de kanun yararına bozma başvurusu sağlanmak üzere dosyayı Daireye gönderdi.

    Sonuç: Kısa süreli hapis cezası ertelenen kişi hakkında 53. maddenin birinci fıkrasındaki hiçbir hak yoksunluğuna hükmedilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Uzun süreli hapis cezası ertelenince altsoy istisnasıYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2012/22891 · K. 2013/21858 ·

    Yaralama suçundan verilen uzun süreli hapis cezası ertelenmişti. Daire, bu durumda üçüncü fıkra uyarınca birinci fıkradaki hak yoksunluklarının, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan hususlarda infaz tamamlanıncaya değin uygulanması gerektiğini belirtti ve hüküm fıkrasına altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkileri ekleyerek hükmü düzeltip onadı.

    Sonuç: Ertelenen ceza kısa süreli değilse 53/1 uygulanır; kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yoksunluk dışında kalır. Karar, Anayasa Mahkemesinin 2015 tarihli iptal kararından öncedir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. HAGB kararında TCK 53'ün uygulanmamasıYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/2280 · K. 2025/10089 ·

    Kaçakçılık suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişti. Tebliğname, 53. madde uyarınca hak yoksunluğuna da hükmedilmesi gerektiği görüşüyle düzeltilerek onama istemişti. Daire bu görüşe katılmadı: 53. maddenin ancak sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi üzerine hükmün açıklanması hâlinde gündeme geleceğini, henüz infaz edilecek mahkûmiyet kararı bulunmadığını belirterek kararı onadı.

    Sonuç: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla birlikte TCK m. 53'teki hak yoksunluğuna hükmedilmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Sürücü belgesinin geri alınmasında süre gösterilmesiYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2015/14773 · K. 2016/4151 ·

    Taksirle öldürme suçundan mahkûmiyette ilk derece mahkemesi sürücü belgesinin geri alınmasına karar vermiş, ancak süresini yazmamıştı. Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek önceki düzeltilerek onama kararını kaldırdı; altıncı fıkranın açık hükmü karşısında sürücü belgesinin hangi süreyle geri alındığının kararda belirtilmemesini ve ceza hesabındaki hatayı bozma nedeni yaptı.

    Sonuç: Sürücü belgesinin geri alınmasına karar veren mahkeme, üç ay ile üç yıl arasındaki süreyi hükümde açıkça göstermelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. Üç yıl içinde yeni suç işleyen hükümlünün talebiYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2018/2059 · K. 2019/7805 ·

    Hırsızlık suçundan hükümlü olan kişinin yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi reddedilmişti. Daire, ret kararının 13/A maddesinin beşinci fıkrası gereğince temyiz edilebilir olduğunu belirterek inceleme yaptı; geri verme için cezanın infaz edilmiş olması, infazdan itibaren üç yıl içinde yeni suç işlenmemesi ve iyi hâl kanaati gerektiğini açıkladı. Üç yıllık süre geçmeden yeni suç işlediği adli sicil kaydıyla sabit olan hükümlünün talebinin reddini onadı.

    Sonuç: İnfazdan sonraki üç yıl içinde işlenen yeni suç, hakların geri verilmesine engeldir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Kabahate dönüşen fiil ve geri verme kararının sicile etkisiYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2021/13333 · K. 2022/1769 ·

    6136 sayılı Kanun'a aykırılıktan cezası 2003'te infaz edilen hükümlü, üç yıllık süre içinde karşılıksız çek keşide etmişti; bu fiil 2012'de suç olmaktan çıkarılıp kabahate dönüştürüldü. Daire, geri verme kararıyla adli sicil bilgilerinin silinmediğini ve kararın arşive kaydedildiğini açıkladı. Hükümlünün başka suçu bulunmadığından, iyi hâl kanaati oluşursa geri verme yoluna gidilmesi gerektiğini gözetmeyen ret kararını bozdu.

    Sonuç: Süre içindeki fiil sonradan suç olmaktan çıkmışsa geri verme talebi iyi hâl yönünden yeniden değerlendirilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Hak yoksunluğu için mahkemenin ayrıca karar vermesi gerekir mi?

Birinci fıkradaki yoksunluklar için gerekmez. Kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak doğar ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na göre hükümde yazılmamış olsa bile uygulanır. Hakkın kötüye kullanılmasındaki ek yasak ile meslek yasağı ve sürücü belgesinin geri alınması ise mahkemenin hükümde ayrıca kurması gereken yaptırımlardır.

Hak yoksunluğu ne zaman sona erer?

Kural olarak mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanınca kendiliğinden sona erer; bunun için ayrıca bir mahkeme kararı gerekmez. Seçme ve seçilme ehliyeti yönünden bu kural Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Ancak kişinin kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından erteleme, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme hâllerinde yoksunluk uygulanmaz.

Koşullu salıverilen kişi için velayet yoksunluğu devam eder mi?

Kendi altsoyu bakımından devam etmez: koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki yoksunluk hükümleri uygulanmaz. Altsoyu dışındaki kişiler üzerindeki vesayet ve kayyımlık yoksunluğu ise infaz tamamlanıncaya kadar sürer.

Ertelenen hapis cezasında hak yoksunluğu olur mu?

Bir yıl veya daha az süreli, yani kısa süreli hapis cezası ertelenmişse birinci fıkradaki hak yoksunlukları uygulanmaz. Ertelenen ceza bir yıldan uzunsa birinci fıkradaki yoksunluklar uygulanır; ancak kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bunun dışında kalır ve mahkeme meslek yoksunluğunun uygulanmamasına karar verebilir. Seçme ve seçilme ehliyeti yönünden ise bu yoksunluklar Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla daraltılmıştır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hak yoksunluğu var mıdır?

Yoktur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadere dışında kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Yargıtay 7. Ceza Dairesine göre 53. madde ancak açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanırsa gündeme gelir; çünkü o zamana kadar infaz edilecek bir mahkûmiyet kararı yoktur. Kanuna göre hüküm, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde açıklanır.

Adli para cezası alan kişi hak yoksunluğuna uğrar mı?

Birinci fıkradaki hak yoksunlukları yalnız hapis cezasına mahkûmiyetin sonucudur; adli para cezası ödenmediği için hapse çevrilse bile hak yoksunlukları bakımından adli para cezası esas alınır. Ancak suç, kanunda sayılan bir hak ve yetkinin kötüye kullanılmasıyla işlenmişse, adli para cezasında da gün sayısının yarısından bir katına kadar o hakkın kullanılması yasaklanır.

Trafik kazasından mahkûmiyette sürücü belgesi ne kadar süre geri alınabilir?

Trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyette mahkeme, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınmasına karar verebilir. Bu zorunlu değildir; süre hükümde gösterilmeli ve gerekçelendirilmelidir. Süre cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

TCK m. 53'teki hak yoksunluğu için yasaklanmış hakların geri verilmesi istenir mi?

Gerekmez. Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesi Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların suça veya cezaya bağladığı yasaklar içindir. Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkrasındaki yoksunluklar infazın tamamlanmasıyla kendiliğinden kalkar; 13/A maddesi 53. maddenin beşinci ve altıncı fıkralarını ayrıca saklı tutar.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi için ne kadar beklemek gerekir?

Kural olarak cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmelidir; bu sürede yeni suç işlenmemiş olmalı ve mahkemede iyi hâl kanaati oluşmalıdır. Cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukuki nedenle son verilmişse hükmün kesinleşmesinden itibaren beş yıl beklenir ve bu süre hapis cezasına üç yıl eklenerek bulunacak süreden az olamaz.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebine hangi mahkeme bakar?

Hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine hükmü veren mahkeme ya da hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkeme karar verir. Mahkeme dosya üzerinden ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinleyerek karar verebilir; karara karşı hükümle ilgili kanun yollarına başvurulabilir.

Hakların geri verilmesi kararı adli sicil kaydını siler mi?

Silmez. Kesinleşen geri verme kararı adli sicil arşivine kaydedilir; Yargıtay 8. Ceza Dairesi de bu kararla adli sicil bilgilerinin silinmediğini belirtmiştir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.