İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Memuriyete engel suçlar (657 sayılı Kanun m. 48)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Devlet memuru olabilmek için kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir; kanunda adı sayılan zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçlardan mahkûmiyet ise af hâlinde de engeldir.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kanunda hukuki sonuç doğurmayan bir karar olarak tanımlanır; Danıştay 12. Dairesi, bu karar sürdükçe 657 sayılı Kanundaki mahkûm olmama şartının kaybedilmediğini kabul eder.
  • Kurumların özel mevzuatı bu kararı ayrıca engel sayabilir.
  • Cezanın ertelenmesi ise mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz.
  • Memurken bu şartlardan biri kaybedilirse memurluk sona erer.
  • Atanacak kişiler hakkında arşiv araştırması yapılır.

Devlet memurluğuna alınmanın genel şartlarından biri, belirli mahkûmiyetlerin bulunmamasıdır. Bu rehber, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-5'te sayılan engelleri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesinin bu şarta etkisini, memurken kaybedilen şartın sonucunu, 7315 sayılı Kanun'a göre arşiv araştırması ile güvenlik soruşturmasını ve özel güvenlik görevlilerinde aranan şartları; Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararlarındaki ölçütlerle birlikte anlatır.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Ceza süresi sınırı

Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak, Devlet memurluğunun genel şartıdır.

Dayanak: 657 sayılı Kanun m. 48/A-5

Adı sayılan suçlar

Zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve maddede sayılan diğer suçlardan mahkûmiyet affa uğramış olsa bile engeldir; bu grup için maddede ceza süresi yazılı değildir.

Dayanak: 657 sayılı Kanun m. 48/A-5

TCK m. 53 süreleri

Engel, TCK m. 53'te belirtilen hak yoksunluğu süreleri geçmiş olsa bile devam eder.

Dayanak: 657 sayılı Kanun m. 48/A-5

HAGB kararı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaması demektir; denetim süresi beş yıldır.

Dayanak: CMK m. 231/5, 231/8

Memurken kaybedilen şart

Memurluğa alınma şartlarından birini memurluğu sırasında kaybeden Devlet memurunun memurluğu sona erer.

Dayanak: 657 sayılı Kanun m. 98/b

Arşiv araştırması

İlk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır; adli sicil kaydının yanında CMK m. 231/13 kapsamındaki kararlar da tespit edilir.

Dayanak: 7315 sayılı Kanun m. 3/1, m. 4

Özel güvenlik görevlisi

m. 10/d-2'de sayılan suçlardan mahkûmiyet de bu suçlardan verilen HAGB kararı da özel güvenlik görevlisi olmaya engeldir.

Dayanak: 5188 sayılı Kanun m. 10/d

657 sayılı Kanun m. 48/A-5 hangi mahkûmiyetleri memurluğa engel sayar?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel ve özel şartları sayar. Ceza mahkûmiyetine bağlı engel, genel şartların beşinci bendinde (m. 48/A-5) yer alır ve iki ayrı ölçüt içerir: 1) kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmak; 2) affa uğramış olsa bile maddede adı sayılan suçlardan birinden mahkûm olmak.

Danıştay 1. Dairesi bu iki ölçütü, süre yönünden belirlenen hapis cezası ve tür itibarıyla sayılan suçlar diye ayırır; iki hâlde de mahkûmiyet, Devlet memurluğuna atanma ve memuriyeti sürdürme hak ve yetkisini süresiz olarak ortadan kaldırır. (Danıştay 1. Daire, E. 2009/221)1

Birinci grupta maddenin aradığı, suçun kasten işlenmiş olması ve hükmedilen hapis cezasının süresidir; eşik bir yıl dahil olmak üzere bir yıl ve üstüdür. Danıştay 12. Dairesi, görevi kötüye kullanma suçundan verilen 1 yıl hapis cezası ertelenmiş olsa bile memurun bu şartı kaybettiğini kabul etmiş ve göreve son verme işlemini hukuka uygun bulmuştur. (Danıştay 12. Daire, E. 2021/1968)2

Maddenin bugünkü metninde, cezanın süresi aranmaksızın ve af hâlinde de engel sayılan suçlar şunlardır:

  • devletin güvenliğine karşı suçlar
  • Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar
  • zimmet, irtikâp, rüşvet
  • hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma
  • hileli iflas
  • ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma
  • suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
  • kaçakçılık suçları

657 sayılı Kanun m. 48/A-5'teki “TCK m. 53'te belirtilen süreler geçmiş olsa bile” ibaresi ne anlama gelir?

TCK m. 53/1-a'ya göre kişi, kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kamu görevinin üstlenilmesinden ve atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır. TCK m. 53/2 uyarınca bu yoksunluk, mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürer.

657 sayılı Kanun m. 48/A-5 ise engeli “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile” diye kurar. Danıştay 1. Dairesine göre bu ibare, maddede belirlenen süreli hapis cezası veya sayılan suçlardan mahkûmiyet hâlinde, cezanın infaz süresi ya da ek süre tamamlanıp hak yoksunluğu kalksa bile mahkûmiyet kararı kalkmadığı için Devlet memurluğuna atama hakkı kazandırmaz ve nitelik kaybı nedeniyle memuriyete son verilmesini gerektirir; mahkûmiyetin ertelenmiş olması da bu durumu değiştirmez.1

Bu değerlendirme, duraksamanın giderilmesi istemi üzerine Danıştay 1. Dairesinin 2009 tarihli kararıyla yapılmış ve dosya Danıştay Başkanlığına sunulmuştur; bir dava dairesinin uyuşmazlığı çözdüğü karar değildir.1

İkinci grupta ayrıca “affa uğramış olsa bile” ibaresi yer alır: maddede adı sayılan suçlardan mahkûmiyet, af hâlinde de memurluğa engel olarak kalır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) 657 sayılı Kanun m. 48/A-5'teki şartı kaybettirir mi?

CMK m. 231/5'e göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur (m. 231/8); bu süre içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (m. 231/10).

Danıştay 12. Dairesine göre HAGB, bünyesinde iki karar barındıran karma bir kurumdur: teknik anlamda hüküm sayılan ama hukuken varlık kazanamayan mahkûmiyet hükmü ve bu hükmün varlık kazanmasını engelleyen HAGB kararı; ikinci karar devam ettiği sürece ön hüküm hukuken sonuç doğuramaz. Daire, HAGB kararının CMK m. 223'te sayılan hükümler arasında yer almadığından hüküm niteliği taşımadığını, bu aşamada lehe veya aleyhe bir sonuç doğurmadığını ve kişinin 48/A-5'teki “mahkum olmamak” şartını henüz kaybetmediğini belirterek memurun görevine son verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. (Danıştay 12. Daire, E. 2021/1703)3

Aynı Daire, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilip hükmün açıklanması geri bırakılan ve atama kurasıyla bir sağlık kurumuna atanan kişinin atamasının iptali üzerine açılan davada da aynı sonuca varmıştır. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge idare mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetmişti; Daire, HAGB kararının bu aşamada lehe veya aleyhe hukuki bir sonuç doğurmadığını, bu nedenle “mahkum olmamak” şartının kaybedilmediğini belirterek bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur. (Danıştay 12. Daire, E. 2021/8198)4

Danıştay 1. Dairesi de ertelemede denetim süresi sonunda cezanın infaz edilmiş sayıldığını ama mahkûmiyetin ortadan kalkmadığını, bu boşluğun HAGB ile doldurulduğunu; HAGB'de kişinin sanıklık durumunun devam ettiğini ve mahkûmiyet hiç açıklanmaksızın denetim süresi sonunda ceza davasının ortadan kalktığını belirtmiştir.1

Anayasa Mahkemesine göre HAGB'nin denetim sürecinde kişinin suçluluğu sabit olmadığından kişi masumdur; düşürülen bir yargılamada verilen karar kesin bir ceza hükmü olarak kabul edilemez. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2018/19673)5 Mahkeme, idari uyuşmazlıkta salt HAGB kararından söz edilmesinin masumiyet karinesinin ihlali için yeterli olmadığını; kararın gerekçesinin bütün hâlinde ve nihai kararın münhasıran HAGB'ye konu fiillere dayanıp dayanmadığına bakılarak değerlendirileceğini de belirtir.5

657 sayılı Kanun m. 48/B-2, kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımayı da özel şart sayar ve bazı kurum yönetmelikleri HAGB kararını açıkça engel olarak yazar. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, böyle bir yönetmelik hükmüne dayanılarak kasten yaralama suçundan adli para cezası ve HAGB kararı bulunan bir polis akademisi öğrenci adayının ilişiğinin kesilmesini, idarenin aynı mesleğe personel yetiştiren diğer okulların yönetmeliklerinde cezanın üst sınırını esas alan düzenlemeleri kaldırıp belirli suçları ya da bir yıl veya üstü hapis cezasına mahkûmiyeti engel kabul ettiğini belirterek eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri yönünden hukuka aykırı bulmuştur. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1811)6

Aynı Kurul, polis meslek eğitim merkezi yönetmeliğinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak” şartının arandığı başka bir dosyada, yaralama suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezası verilip hükmün açıklanması geri bırakılan öğrencinin ilişiğinin kesilmesini, kayıtların ayrı bir mercide nesnel ve gerekçeli olarak değerlendirildiğini belirterek hukuka uygun bulmuştur; karar oyçokluğuyla verilmiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/993)7

Cezanın ertelenmesi ve adli para cezası 657 sayılı Kanun m. 48/A-5 bakımından nasıl değerlendirilir?

Hapis cezasının ertelenmesi HAGB'den farklı sonuç doğurur. Danıştay 12. Dairesine göre mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde tecil edilen mahkûmiyet esasen vaki olmamış sayıldığından memurluğa engel değildi; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre ise mahkûmiyet kararı ertelenmiş olsa bile denetim süresi iyi hâlli geçirildiğinde ceza infaz edilmiş sayılır, mahkûmiyete bağlanan hak yoksunlukları ortaya çıkar ve kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezası alanlar cezası ertelenmiş olsa dahi Devlet memuru olamaz; memur olanların görevine 657 sayılı Kanun m. 98/b uyarınca son verilebilir.2

Daireye göre 48/A-5'te önceden bulunan “tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere” ibaresi 5728 sayılı Kanunla metinden çıkarılmıştır ve 5237 sayılı Kanuna göre kasten işlediği bir suçtan aldığı hapis cezası ertelenen memurun görevine, 48/A-5'teki süre koşulu gerçekleşmişse, işlediği fiil tarihine ya da işlem tarihine bakılmaksızın 657 sayılı Kanun m. 98/b uyarınca son verilebilir.2 Danıştay 1. Dairesi ise mülga 765 sayılı Kanun döneminde verilmiş tecil kararlarında deneme süresinin beklenmesi gerektiğini ve görevdeki personelin bu kararlara dayanılarak görevine son verilemeyeceğini belirtmiştir.1

Birinci gruptaki engel hapis cezasına bağlanmıştır; maddenin lafzı “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına” mahkûm olmamaktır. Benzer lafızdaki 5188 sayılı Kanun m. 10 bakımından Danıştay 10. Dairesi, hakaret suçlarından adli para cezasına hükmedilip hükmün açıklanması geri bırakılan kişinin ceza kararlarının bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyeti içermediğini ve maddede adı sayılan suçlardan olmadığını belirtmiştir. (Danıştay 10. Daire, E. 2021/781)8 İkinci grupta ise maddenin lafzı ceza türü ayırmaz; “affa uğramış olsa bile” sayılan suçlardan “mahkûm olmamak” şartını arar. Bu gruptaki bir suçtan verilen adli para cezasının 48/A-5 bakımından sonucunu doğrudan çözen bir Danıştay kararı bu sayfada yer almıyor.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, kurum yönetmeliklerinde suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırını esas alan düzenlemelerle bir yıl veya üstü hapis cezasına mahkûmiyeti esas alan düzenlemeleri birbirinden ayırmıştır.6 657 sayılı Kanun m. 48/A-5'in lafzı da suçun kanundaki cezasının üst sınırını esas almaz: birinci grupta ölçüt kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının süresi, ikinci grupta suçun türüdür.

“Yüz kızartıcı suç” deyimi 657 sayılı Kanunda ve Türk Ceza Kanununda geçer mi?

657 sayılı Kanun m. 48'in bugünkü metninde ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda “yüz kızartıcı suç” deyimi geçmez. Memurluğa engel suçlar, m. 48/A-5'te adlarıyla tek tek sayılır.

Deyim, maddenin eski metinlerinden gelir. Danıştay 1. Dairesinin aktardığı 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik metinde engel, “zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan” hükümlü bulunmamak biçiminde yazılıydı. Daireye göre 5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle suç türleri yeni Türk Ceza Kanunundaki sınıflandırmaya uygun belirlenerek sayılmıştır.1

657 sayılı Kanunda deyime bugün disiplin hükmünde rastlanır: m. 125'in birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilini Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâller arasında sayar. Danıştay 12. Dairesi bu hükmü, ceza davasında HAGB kararı verilmiş bir memur hakkındaki memurluktan çıkarma işleminde uygulamıştır. (Danıştay 12. Daire, E. 2020/1483)9

657 sayılı Kanun m. 98'e göre memurken mahkûm olanın memurluğu nasıl sona erer?

657 sayılı Kanun m. 98/b'ye göre memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılan veya memurluğu sırasında bu şartlardan birini kaybeden Devlet memurunun memurluğu sona erer. Danıştay 12. Dairesinin incelediği iki dosyada da idare, mahkûmiyete bağlı göreve son verme işlemini m. 48/A-5 ile m. 98/b'yi birlikte uygulayarak kurmuştu.23

Danıştay 12. Dairesi, kasten işlenen suçtan verilen 1 yıl hapis cezası ertelenmiş olarak kesinleşen memurun görevine son verilmesini hukuka uygun bulmuştur.2 Buna karşılık Daire, hakkında HAGB kararı verilen memurun görevine 48/A-5'teki şartı kaybettiği gerekçesiyle son verilmesini hukuka aykırı saymıştır.3

Memurluktan çıkarma disiplin cezası ayrı bir yoldur. Danıştay 12. Dairesine göre zimmet fiilinden yapılan ceza yargılamasında verilen HAGB kararı, aynı eylemin disiplin yönünden ele alınmasına ve disiplin cezası verilmesine engel değildir; ancak ceza davasındaki fiilin disiplin hukukuna göre de sabit olduğu belirtilerek karara esas alınması masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurur. Dairenin onadığı olayda fiil, ceza davasından bağımsız olarak disiplin soruşturmasındaki bilgi ve belgeler, ifadeler ve olayların oluş şekliyle sabit görülmüştü.9

7315 sayılı Kanun'a göre arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması kimlere yapılır, neye bakar?

657 sayılı Kanun m. 48/A-8'e 2016'da eklenen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması şartı, Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E. 2018/73, K. 2019/65 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bu iptalden sonra ve yeni bir yasal düzenleme yapılmamışken 48/A-8'e dayanılarak kurulan işlemlerin yasal dayanağını kaybettiğine karar vermiştir; karar oyçokluğuyla verilmiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2021/1)10

Bugün bu incelemelerin kanuni dayanağı, 17/04/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunudur. Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna göre Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi esasa değil şekle yönelikti ve kanun koyucu bu eksiklikleri 7315 sayılı Kanunla gidermiştir; karar esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla verilmiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/2355)11

7315 sayılı Kanun m. 3/1'e göre arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır. m. 3/2 ise gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca bu incelemeye tabi tutulanlar ve milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ile arşiv araştırmasının birlikte yapılacağını öngörür.

m. 4'e göre arşiv araştırması şu bilgilerin mevcut kayıtlardan tespitidir: 1) kişinin adli sicil kaydı; 2) kolluk kuvvetlerince hâlen aranıp aranmadığı; 3) hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığı; 4) kesinleşmiş mahkeme kararları, CMK m. 171/5 ve m. 231/13 kapsamında alınan kararlar ile devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olgular; 5) kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığı. CMK m. 231/13, HAGB kararlarının bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceğini düzenler. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da HAGB kararlarına ilişkin kayıtların arşiv araştırmasının konuları arasında yer aldığını belirtmiştir.11

m. 5'e göre güvenlik soruşturmasında bunlara ek olarak kişinin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verileri, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiği ve terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığı araştırılır.

Elde edilen yorum içermeyen olgusal veriler, ilgili kurumda başkan dahil en az beş kişiden kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir; Komisyon nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar ve mahkemeler istediğinde bu bilgiler sunulur (m. 7). Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna göre verileri değerlendiren birim ile bu değerlendirme sonucunda karar verecek birimin farklı olması, 7315 sayılı Kanunla getirilen en önemli usuli güvencelerden biridir; işlemi tesis eden makam dışında değerlendirme yapan bir birimin bulunmadığı dosyada işlem bu yönden de hukuka aykırı bulunmuştur.11 Verilerin ayrı bir mercide değerlendirildiği başka bir dosyada ise Kurul, uygulamayı 7315 sayılı Kanundaki temel kurallarla uyumlu saymıştır.7

Anayasa Mahkemesi, kasten yaralama suçundan HAGB kararı verilip denetim süresi sonunda kamu davası düşürülen bir adayın, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle infaz ve koruma memurluğuna kabul edilmemesi üzerine açılan davada, bölge idare mahkemesinin HAGB kararına dayanan ve suçluluğu ima eden gerekçesini masumiyet karinesinin ihlali saymıştır.5

5188 sayılı Kanun m. 10'a göre özel güvenlik görevlisi olmaya hangi mahkûmiyetler ve HAGB kararları engeldir?

5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun m. 10/d, TCK m. 53'te belirtilen süreler geçmiş olsa bile üç engel sayar: 1) kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmak; 2) affa uğramış olsa bile bentte sayılan suçlardan mahkûm olmak veya bu suçlardan hakkında HAGB kararı verilmiş olmak; 3) bentte sayılan bazı suçlardan hakkında devam etmekte olan bir kovuşturma bulunmak. m. 10/h ayrıca güvenlik soruşturmasının olumlu olmasını arar.

Bu metin, 30/11/2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren 7533 sayılı Kanunla değişmiştir. Danıştay 10. Dairesinin aktardığına göre değişiklikle (d) bendindeki “veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş” ibaresi çıkarılmış, (2) numaralı alt bende “veya bu suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak” ibaresi eklenmiş, (3) numaralı alt bentteki “Anayasal düzene” ibaresi “Devletin güvenliğine, anayasal düzene” şeklinde değiştirilmiş ve “soruşturma veya” ibaresi çıkarılmıştır. Daire, “soruşturma veya” ibaresinin çıkarılmasını lehe düzenleme sayarak bu değişikliğin yargılama aşamasında da dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. (Danıştay 10. Daire, E. 2022/4952)12 Daire ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 24/09/2024 tarihli ve E. 2024/65, K. 2024/163 sayılı kararıyla 5188 sayılı Kanun m. 11/4'teki “Bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği” ibaresinin (d) bendinin (3) numaralı alt bendi yönünden iptal edildiğini ve iptal hükmünün, kararın 21/11/2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiğini aktarmıştır.12 Bugünkü metinde HAGB kararı, yalnız (2) numaralı alt bentte sayılan suçlar için engel olarak yazılıdır.

Danıştay 10. Dairesine göre 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 02/01/2017'de yapılan değişiklikten önceki metinde HAGB yer almadığından, 02/01/2017'den önce özel güvenlik görevlisi olan kişi bakımından, suç tarihi ve HAGB kararı da bu tarihten önceyse, HAGB kararı engel oluşturmaz. Daire HAGB kararının mahkûmiyet sonucunu doğurmadığını, denetim süresi iyi hâlle geçirilirse mevcut hükmün tümüyle ortadan kalktığını da belirtmiştir. (Danıştay 10. Daire, E. 2020/2381)13

Aynı Daire, hakaret suçlarından adli para cezasına hükmedilip HAGB kararı verilen bir görevlinin kimlik kartının, m. 10/d'deki şartları taşıdığı hâlde yalnız bu ceza kararları gerekçe gösterilerek güvenlik soruşturması olumsuz sayılıp iptal edilmesini hukuka aykırı bulmuştur; Daireye göre bu uygulama m. 10'u anlamsız kılar ve hukuki belirsizlik yaratır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.8

m. 10/h'deki güvenlik soruşturması şartı, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve E. 2021/42, K. 2022/45 sayılı kararıyla mülga 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir. Danıştay 10. Dairesine göre şartın kendisi iptal edilmemiştir; idare 7315 sayılı Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yeniden güvenlik soruşturması yapıp yeni bir işlem tesis edebilir.13

m. 10/d-2'de sayılan suçlar şunlardır:

  • Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar
  • özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar
  • cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar
  • uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları
  • zimmet, irtikâp, rüşvet
  • hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma
  • hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma
  • suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
  • kaçakçılık ve fuhuş suçları

İlgili mevzuat

657 sayılı Kanun m. 48 — Genel ve özel şartlar

Madde 48 – (Değişik: 12/5/1982 - 2670/14 md.)

Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.

A) Genel şartlar:

1. Türk Vatandaşı olmak,

2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak,

3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,

4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,

5. (Değişik: 23/1/2008 - 5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.

6. Askerlik durumu itibariyle;

a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,

b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,

c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,

7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek (…) akıl hastalığı (…) bulunmamak.

8. (Ek: 3/10/2016 – KHK-676/74 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/60 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile)

B) Özel şartlar:

1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,

2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak.

Kaynak: Devlet Memurları Kanunu (657)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

657 sayılı Kanun m. 98 — Memurluğun sona ermesi

Madde 98 – Devlet memurlarının

a) Bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması;

b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi;

c) Memurluktan çekilmesi;

ç) İstek, yaş haddi, malûllük (…) sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması;

d) Ölümü;

hallerinde memurluğu sona erer.

Kaynak: Devlet Memurları Kanunu (657)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 231 — Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.

(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.

(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.

(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.

(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

gerekir.

(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;

a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,

b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,

karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.

(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.

(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.

(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma

Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…),

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

yoksun bırakılır.

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

7315 sayılı Kanun m. 3 — Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar

MADDE 3- (1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.

(2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır.

Kaynak: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu (7315)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

7315 sayılı Kanun m. 4 — Arşiv araştırması

MADDE 4- (1) Arşiv araştırması;

a) Kişinin adli sicil kaydının,

b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının,

c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının,

ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların,

d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının,

mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.

Kaynak: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu (7315)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

7315 sayılı Kanun m. 5 — Güvenlik soruşturması

MADDE 5- (1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin;

a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin,

b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin,

c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının,

mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.

Kaynak: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu (7315)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

7315 sayılı Kanun m. 7 — Değerlendirme Komisyonu

MADDE 7- (1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında Genel Sekreterin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.

(2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir.

(3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur.

Kaynak: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu (7315)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5188 sayılı Kanun m. 10 — Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar

Madde 10- Özel güvenlik görevlilerinde aşağıdaki şartlar aranır:

a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.

b) (Değişik: 21/4/2005 – 5335/23 md.) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak.

c) 18 yaşını doldurmuş olmak.

d) (Değişik: 2/1/2017 - KHK-680/69 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/67 md.) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş (…) olsa bile;

1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak.

2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak veya bu suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak.

3) Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir (…) kovuşturma bulunmamak.

e) (Mülga: 23/1/2008 – 5728/578 md.)

f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak.

g) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak.

h) (Ek: 2/1/2017 - KHK-680/69 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/67 md.) Güvenlik soruşturması olumlu olmak.

Kaynak: Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun (5188)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 16 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. “TCK m. 53'teki süreler geçmiş olsa bile” ibaresi ve erteleme ile HAGB farkıDanıştay 1. Daire · E. 2009/221 · K. 2009/535 ·

    Daire, mülga 765 sayılı Kanun döneminde verilmiş tecilli mahkûmiyet nedeniyle memuriyete son verilip verilmeyeceğine ilişkin duraksamayı inceledi. 657 sayılı Kanun m. 48/A-5'teki “TCK m. 53'te belirtilen süreler geçmiş olsa bile” ibaresinin, hak yoksunluğu kalksa bile mahkûmiyet kalkmadığı için atama hakkı kazandırmadığını ve ertelemenin bu sonucu değiştirmediğini; ertelemedeki boşluğun HAGB ile doldurulduğunu belirtti. Tecil kararlarında deneme süresinin beklenmesi gerektiği, görevdeki personelin görevine son verilemeyeceği görüşüyle dosyayı Danıştay Başkanlığına sundu.

    Sonuç: 48/A-5'teki mahkûmiyet, TCK m. 53'teki hak yoksunluğu süresi dolsa da memurluğa atanma hakkını süresiz olarak ortadan kaldırır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Ertelenen 1 yıl hapis cezası ve göreve son vermeDanıştay 12. Daire · E. 2021/1968 · K. 2021/4919 ·

    Görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıl hapis cezası verilip ertelenen gümrük memurunun görevine son verilmişti; bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek işlemi iptal etmişti. Daire, 765 sayılı Kanundaki tecilin mahkûmiyeti esasen vaki olmamış saydığını, 5237 sayılı Kanundaki ertelemede ise cezanın infaz edilmiş sayıldığını ve hak yoksunluklarının ortaya çıktığını belirtti. Kasten işlenen suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezası alanların cezası ertelense de memur olamayacağını kabul ederek kararı bozdu.

    Sonuç: 5237 sayılı TCK'ya göre kasten işlenen suçtan verilip ertelenen 1 yıl veya daha fazla hapis cezası, 657 sayılı Kanun m. 48/A-5'teki şartın kaybı sonucunu doğurur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. HAGB'nin karma yapısı ve “mahkum olmamak” şartıDanıştay 12. Daire · E. 2021/1703 · K. 2023/6563 ·

    Müstehcen yayınlara aracılık suçundan yargılanan ve hakkında HAGB kararı verilen il müftülüğü memurunun görevine 657 sayılı Kanun m. 48/A-5 ve m. 98/b uyarınca son verilmişti. Daire, HAGB'nin bünyesinde iki karar barındıran karma bir kurum olduğunu, CMK m. 223'te sayılmadığı için hüküm niteliği taşımadığını ve lehe ya da aleyhe sonuç doğurmadığını belirtti. Memurun bu aşamada “mahkum olmamak” şartını henüz kaybetmediğini ve atanmasında aranmayan bir yönetmelik şartının da uygulanamayacağını belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: HAGB kararı, varlığı devam ettiği sürece 657 sayılı Kanun m. 48/A-5'teki “mahkum olmamak” şartının kaybedildiği sonucunu doğurmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Silahlı terör örgütüne üyelikten verilen HAGB kararı ve atamanın iptaliDanıştay 12. Daire · E. 2021/8198 · K. 2023/7002 ·

    Atama kurasıyla bir sağlık kurumuna atanan kişi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilip hükmün açıklanması geri bırakılmıştı; idare 48/A-5 şartını taşımadığı gerekçesiyle atamayı iptal etmiş, ilk derece mahkemesi davayı, bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişti. Daire, HAGB kararının hüküm niteliği taşımadığını, bu aşamada lehe veya aleyhe hukuki sonuç doğurmadığını belirterek istinaf kararını bozdu.

    Sonuç: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen HAGB kararı da bu aşamada “mahkum olmamak” şartını kaybettirmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. HAGB, düşme kararı ve güvenlik soruşturmasında masumiyet karinesiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2018/19673 ·

    Kasten yaralama suçundan 7 ay 23 gün hapis cezası verilip HAGB kararı verilen, denetim süresi sonunda kamu davası düşürülen başvurucu, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığı için infaz ve koruma memurluğuna kabul edilmemişti. Anayasa Mahkemesi, HAGB'nin denetim sürecinde kişinin suçluluğunun sabit olmadığını, düşürülen yargılamadaki kararın kesin ceza hükmü sayılamayacağını belirtti. Bölge idare mahkemesinin HAGB kararına dayanan ve suçluluğu ima eden gerekçesini masumiyet karinesinin ihlali saydı.

    Sonuç: HAGB ile sonuçlanan ceza yargılamasına dayanıp suçluluğu ima eden idari yargı gerekçesi masumiyet karinesini ihlal eder.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Kurum yönetmeliğinde HAGB engeli ve eşitlik ilkesiDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2023/1811 · K. 2024/131 ·

    Polis akademisi öğrenci adaylığına geçici kaydı yapılan davacı hakkında kasten yaralama suçundan verilen ve adli para cezasına çevrilen cezada HAGB kararı vardı; yönetmelik, üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis olan suçlardan HAGB'yi engel sayıyordu. Kurul, idarenin aynı mesleğe personel yetiştiren diğer okulların yönetmeliklerinde üst sınırı esas alan düzenlemeleri kaldırıp belirli suçları veya bir yıl ve üstü hapis mahkûmiyetini engel kabul ettiğini belirtti. İlişik kesme işlemini eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri yönünden hukuka aykırı bularak ısrar kararını bozdu.

    Sonuç: Kurum mevzuatı HAGB'yi engel sayabilir; ancak aynı amaçlı düzenlemeler arasındaki farklılık eşitlik ilkesine aykırı sonuç doğurmamalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Polis meslek eğitim merkezinde HAGB ve verilerin ayrı mercide değerlendirilmesiDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2020/993 · K. 2022/978 ·

    Polis meslek eğitim merkezi öğrencisi hakkında yaralama suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezası verilip hükmün açıklanması geri bırakılmıştı; yönetmelik HAGB verilmiş olsa dahi bir yıl veya daha fazla hapis cezasını engel sayıyordu. Kurul, 4045 sayılı Kanun dönemindeki işlemin 7315 sayılı Kanun esaslarına göre denetlenebileceğini belirtti. HAGB kayıtlarının arşiv araştırmasıyla elde edildiğini, ayrı bir merci olan yönetim kurulunda nesnel ve gerekçeli olarak değerlendirildiğini belirterek işlemi hukuka uygun buldu; karar oyçokluğuyla verildi.

    Sonuç: Arşiv verilerinin karar makamından ayrı bir mercide değerlendirilmesi, 7315 sayılı Kanundaki güvencelerle uyumlu kabul edilmiştir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Adli para cezası ve HAGB nedeniyle özel güvenlik kimliğinin iptaliDanıştay 10. Daire · E. 2021/781 · K. 2021/3769 ·

    Hakaret suçlarından adli para cezasına hükmedilip HAGB kararı verilen özel güvenlik görevlisinin kimlik belgesi, güvenlik soruşturması olumsuz sayılarak iptal edilmişti. Daire, 5188 sayılı Kanun m. 10'da hangi ceza kararlarının engel olduğunun kanun koyucu tarafından açıkça belirlendiğini, davacının kararlarının bir yıl veya daha fazla hapis mahkûmiyeti içermediğini ve sayılan suçlardan olmadığını belirtti. Kanundaki şartları taşıyan kişi hakkında aynı ceza kararlarının güvenlik soruşturmasını olumsuz saymaya gerekçe yapılmasının m. 10'u anlamsız kılacağını belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: 5188 sayılı Kanun m. 10/d'deki şartları taşıyan kişinin kimliği, yalnız engel sayılmayan ceza kararlarına dayanılarak iptal edilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. HAGB kararı ve memurluktan çıkarma disiplin cezasıDanıştay 12. Daire · E. 2020/1483 · K. 2023/5909 ·

    Ambulans bakım ve onarım sorumlusu memur, 657 sayılı Kanun m. 125/E-g uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmış; zimmet fiilinden yapılan ceza yargılamasında hakkında HAGB kararı verilmişti. Daire, HAGB kararının eylemin disiplin yönünden ele alınmasına engel olmadığını, ancak ceza davasındaki fiilin disiplin hukukuna göre de sabit olduğu belirtilerek esas alınmasının masumiyet karinesini ihlal edeceğini belirtti. Fiilin disiplin soruşturmasındaki delillerle bağımsız olarak sabit görüldüğünü belirterek kararı açıklama ile onadı.

    Sonuç: HAGB kararı disiplin cezası verilmesine engel değildir; disiplin kararı ceza davasının sonucuna değil, kendi delillerine dayanmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. 657 sayılı Kanun m. 48/A-8'in iptalinin güvenlik soruşturmasına etkisiDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2021/1 · K. 2021/8 ·

    375 sayılı KHK'ya göre sürekli işçi kadrosuna geçiş başvuruları, 657 sayılı Kanun m. 48/A-8 uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığı için reddedilmişti; bölge idare mahkemeleri farklı sonuçlara varmıştı. Kurul, 48/A-8'in Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli kararıyla iptal edildiğini ve kararların verildiği tarihte yeni yasal düzenleme bulunmadığını belirtti. Bu maddeye dayanılarak kurulan işlemlerin yasal dayanağını kaybettiği yönünde aykırılığı giderdi; karar oyçokluğuyla verildi.

    Sonuç: 657 sayılı Kanun m. 48/A-8'in iptalinden sonra ve 7315 sayılı Kanundan önce, bu maddeye dayanan güvenlik soruşturması işlemleri dayanaksız kalmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. 7315 sayılı Kanun, HAGB kayıtları ve Değerlendirme Komisyonu güvencesiDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2019/2355 · K. 2021/1848 ·

    Polis akademisi öğrenci adayının, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen 1 ay 20 gün hapis cezasındaki HAGB kararı nedeniyle ilişiği kesilmişti. Kurul, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerinin şekle yönelik olduğunu, eksikliklerin 7315 sayılı Kanunla giderildiğini ve görülmekte olan davalarda bu Kanunun esaslarının uygulanabileceğini belirtti. HAGB kayıtlarının arşiv araştırmasının konuları arasında olduğunu, ancak verileri değerlendiren birim ile karar veren birimin ayrı olmaması nedeniyle işlemin bu yönden de hukuka aykırı olduğunu belirterek Daire kararını onadı. Karar esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla verildi.

    Sonuç: Arşiv araştırmasında HAGB kayıtları görülür; ancak bu verileri karar makamından ayrı bir birimin değerlendirmesi zorunlu bir güvencedir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12. 7533 sayılı Kanunla 5188 sayılı Kanun m. 10'da yapılan değişiklikDanıştay 10. Daire · E. 2022/4952 · K. 2024/6043 ·

    Hakkında terör örgütü soruşturması bulunduğu gerekçesiyle özel güvenlik görevlisi olarak çalışması uygun görülmeyen davacı yönünden Daire, 7533 sayılı Kanunla 5188 sayılı Kanun m. 10/d'de yapılan değişikliği aktardı. HAGB ibaresinin (d) bendinin girişinden çıkarılıp yalnız (2) numaralı alt bende eklendiğini, (3) numaralı alt bentte “Anayasal düzene” ibaresinin “Devletin güvenliğine, anayasal düzene” olarak değiştirildiğini ve “soruşturma veya” ibaresinin çıkarıldığını, bu son değişikliğin lehe olduğunu ve yargılamada dikkate alınacağını belirtti. 4045 sayılı Kanun döneminde yapılan güvenlik soruşturmasının iptal kararı karşısında işleme dayanak olamayacağını belirterek iptal kararını gerekçe değiştirerek onadı.

    Sonuç: 5188 sayılı Kanun m. 10/d'de HAGB kararı bugün yalnız (2) numaralı alt bentte sayılan suçlar için engel olarak yazılıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13. 680 sayılı KHK öncesi HAGB kararı ve özel güvenlik görevlisiDanıştay 10. Daire · E. 2020/2381 · K. 2023/2411 ·

    Hırsızlık suçundan 3 ay 10 gün hapis cezası verilip HAGB kararı verilen ve denetim süresi sonunda davası düşen özel güvenlik görevlisinin çalışma izni ve kimlik kartı yenileme sırasında iptal edilmişti. Daire, HAGB kararının mahkûmiyet sonucunu doğurmadığını, 680 sayılı KHK ile 02/01/2017'de yapılan değişiklikten önce metinde HAGB bulunmadığından bu tarihten önce özel güvenlik görevlisi olan kişiler hakkındaki HAGB kararının çalışmaya engel olmadığını belirtti. Başvurunun ilk defa belge düzenlenmesi değil çalışma izninin yenilenmesi istemi olduğunu ve suç tarihi ile HAGB kararının bu tarihten önce bulunduğunu gözeterek davacı bakımından da engel oluşmadığına vardı. 4045 sayılı Kanuna göre yapılan güvenlik soruşturmasının da iptal kararı karşısında işleme dayanak olamayacağını, idarenin 7315 sayılı Kanuna göre yeniden soruşturma yapabileceğini belirterek kararı bozdu.

    Sonuç: 02/01/2017'den önce özel güvenlik görevlisi olan kişi bakımından, suç tarihi ve HAGB kararı da bu tarihten önceyse, HAGB kararı 5188 sayılı Kanun m. 10/d'ye göre çalışmaya engel değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Memur olmaya engel suçlar nelerdir?

657 sayılı Kanun m. 48/A-5'e göre iki tür mahkûmiyet Devlet memurluğuna engeldir: kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından mahkûmiyet. İkinci grupta af da engeli kaldırmaz.

Bir yıldan az hapis cezası memurluğa engel midir?

Suç 657 sayılı Kanun m. 48/A-5'te adı sayılan suçlardan değilse, kasten işlenen suçtan verilen bir yıldan az hapis cezası bu bentteki engeli oluşturmaz. Ancak TCK m. 53/1-a ve 53/2'ye göre kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyet, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar memuriyette istihdam edilmekten yoksunluk doğurur; kısa süreli hapis cezası ertelenen ya da fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişide bu yoksunluk uygulanmaz (TCK m. 53/4). Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatı ise m. 48/B-2 uyarınca ayrıca şart koyabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) memur olmaya engel midir?

CMK m. 231/5'e göre HAGB, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaması demektir. Danıştay 12. Dairesi bu nedenle HAGB kararı verilen kişinin, bu karar sürdükçe 657 sayılı Kanun m. 48/A-5'teki mahkûm olmama şartını kaybetmediğini kabul etmektedir. Polis eğitim kurumları gibi bazı kurumların özel mevzuatı ise HAGB kararını ayrıca engel sayabilir.

HAGB'den sonra dava düşerse durum değişir mi?

Denetim süresi kasten yeni suç işlenmeden ve yükümlülüklere uygun geçirilirse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (CMK m. 231/10). Danıştay 10. Dairesine göre bu durumda mevcut hüküm tümüyle ortadan kalkar; Anayasa Mahkemesine göre düşürülen bir yargılamada verilen karar kesin bir ceza hükmü sayılamaz.

Ertelenen hapis cezası memurluğa engel midir?

Cezanın ertelenmesi mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz. Danıştay 12. Dairesine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası alan kişi, cezası ertelenmiş olsa da Devlet memuru olamaz; memursa görevine 657 sayılı Kanun m. 98/b uyarınca son verilebilir. Mülga 765 sayılı Kanun döneminde verilen tecil kararları için aynı Daire ve Danıştay 1. Dairesi farklı sonuca varmıştır: tecil edilen mahkûmiyet esasen vaki olmamış sayıldığından memurluğa engel olmaz ve görevdeki personelin görevine bu gerekçeyle son verilemez.

Af veya TCK m. 53'teki sürelerin dolması memurluk engelini kaldırır mı?

657 sayılı Kanun m. 48/A-5, engeli TCK m. 53'te belirtilen süreler geçmiş olsa bile arar; maddede sayılan suçlarda af da engeli kaldırmaz. Danıştay 1. Dairesine göre bu ibare, hak yoksunluğu kalksa bile mahkûmiyet kararı kalkmadığı için memurluğa atanma hakkı kazandırmaz.

“Yüz kızartıcı suç” ne demektir?

Bugünkü 657 sayılı Kanun m. 48'de ve Türk Ceza Kanununda yüz kızartıcı suç deyimi geçmez; memurluğa engel suçlar m. 48/A-5'te tek tek sayılır. Deyim maddenin eski metinlerinde yer alıyordu. 657 sayılı Kanunda bugün m. 125'te, memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren hâller arasında geçer.

Memurken mahkûm olan kişinin memurluğu sona erer mi?

657 sayılı Kanun m. 98/b'ye göre memurluğu sırasında memurluğa alınma şartlarından birini kaybeden memurun memurluğu sona erer. 5237 sayılı Kanuna göre kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası (ertelenmiş olsa da) ya da m. 48/A-5'te sayılan suçlardan mahkûmiyet bu sonucu doğurur; mülga 765 sayılı Kanun döneminde tecil edilen mahkûmiyet ise bu sonucu doğurmaz. HAGB kararı ise Danıştay 12. Dairesine göre, bu karar sürdükçe şartı kaybettirmez.

Arşiv araştırmasında HAGB kaydı görünür mü?

Evet. 7315 sayılı Kanun m. 4'e göre arşiv araştırması, adli sicil kaydının yanında CMK m. 231/13 kapsamında alınan kararları, yani HAGB kararlarının kaydını da kapsar. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da HAGB kararlarına ilişkin kayıtların arşiv araştırmasının konuları arasında olduğunu belirtmiştir.

Güvenlik soruşturması kimler hakkında yapılır?

7315 sayılı Kanun m. 3/2'ye göre gizlilik dereceli birimlerde, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalışacak kamu personeli, ceza infaz kurumları ve tutukevleri personeli, öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca bu incelemeye tabi olanlar ve stratejik önemi haiz birimlerde istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır. İlk defa veya yeniden memuriyete atanacaklar hakkında ise arşiv araştırması yapılır.

Özel güvenlik görevlisi olmaya HAGB engel midir?

5188 sayılı Kanun m. 10/d-2'de sayılan suçlarda evet: bu suçlardan mahkûmiyet gibi bu suçlardan verilen HAGB kararı da engeldir. Bu bentte sayılmayan suçlardan verilen HAGB kararı bugünkü metinde engel olarak yazılı değildir. Danıştay 10. Dairesi, sayılmayan suçlardan adli para cezası ve HAGB kararı bulunan görevlinin kimlik kartının yalnız bu kararlara dayanılarak iptalini hukuka aykırı bulmuştur.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.