Avukat olmadan ifade vermek: kolluk ifadesinin değeri (CMK m. 148)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- CMK m. 147/1-c ve m. 149'a göre ifade sırasında şüphelinin hangi müdafi hakları vardır?
- CMK m. 150'ye göre müdafi hangi hâllerde istem aranmaksızın görevlendirilir?
- CMK m. 156'ya göre baro müdafii nasıl görevlendirilir ve müdafi ile görüşme ne zaman kısıtlanabilir?
- CMK m. 148/4'e göre müdafi olmadan kollukta alınan ifade hükme esas alınabilir mi?
- Olay yerinde kolluğa verilen beyan ne zaman CMK m. 147 ve m. 148 anlamında ifade sayılır?
- CMK m. 213'e göre sanığın önceki ifadesi duruşmada okunabilir mi?
- Müdafisiz kolluk ifadesi dışlanınca davanın sonucu nasıl belirlenir?
- İfade sırasında müdafiin rolü, vekâletname ve sonradan müdafi istemek CMK'da nasıl düzenlenir?
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Şüpheli, ifadesi alınırken müdafi seçme ve ifadede müdafiini yanında bulundurma hakkına sahiptir; bu hak kendisine bildirilir.
- Kanun her ifadede müdafi bulunmasını zorunlu tutmaz, ancak çocuk, kendini savunamayacak derecede malul, sağır ve dilsiz şüphelilerde ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda müdafii olmayan şüpheliye istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
- Müdafi olmadan kollukta alınan ifade, şüpheli veya sanık onu hâkim ya da mahkeme önünde doğrulamadıkça hükme esas alınamaz; Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre savcılıkta doğrulama bunun için yeterli değildir.
Şüphelinin kolluk ya da Cumhuriyet savcısı önünde müdafi (avukat) olmadan ifade vermesi Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yasak değildir; kanun bazı hâllerde müdafii zorunlu kılar, bazı hâllerde ise isteğe bırakır. Bu rehber, ifade sırasında bildirilmesi gereken müdafi haklarını, müdafiin istem aranmaksızın görevlendirildiği hâlleri, baronun görevlendirmesini, müdafi olmadan kollukta alınan ifadenin mahkemede hangi koşulla kullanılabildiğini ve bu konudaki Yargıtay kararlarını madde metinleriyle anlatır.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Müdafi hakkının bildirilmesi
İfade alınırken şüpheliye müdafi seçme hakkı ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği bildirilir; müdafi seçecek durumda olmayan ve müdafi isteyen şüpheliye baro bir müdafi görevlendirir.
Dayanak: CMK m. 147/1-c
- Zorunlu müdafi
Müdafii bulunmayan şüpheli çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise müdafi istem aranmaksızın görevlendirilir; alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da aynı kural uygulanır.
Dayanak: CMK m. 150/2-3
- Müdafisiz kolluk ifadesi
Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Dayanak: CMK m. 148/4
- Duruşmada okunma
Çelişki varsa duruşmada okunabilen önceki ifadeler hâkim veya mahkeme huzurundaki açıklamalar, Cumhuriyet savcısının aldığı ifade ve müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesidir.
Dayanak: CMK m. 213
- İfadede avukat sayısı
Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir; avukatın ifade süresince yanında olma hakkı engellenemez.
Dayanak: CMK m. 149/2-3
- Sonradan müdafi
Şüpheli soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanuni temsilcisi varsa o da müdafi seçebilir.
Dayanak: CMK m. 149/1
CMK m. 147/1-c ve m. 149'a göre ifade sırasında şüphelinin hangi müdafi hakları vardır?
Ceza Muhakemesi Kanunu iki işlemi ayırır: CMK m. 2/1-g'ye göre "ifade alma", şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesidir; CMK m. 2/1-h'ye göre "sorgu" ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesidir. Bu ayrım aşağıda önem kazanır, çünkü müdafisiz ifadenin değerini düzenleyen CMK m. 148/4 kollukça alınan ifadeden söz eder.
CMK m. 147/1-c uyarınca ifade alınırken şüpheliye müdafi seçme hakkının bulunduğu, müdafiin hukuki yardımından yararlanabileceği ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği bildirilir. Şüpheli müdafi seçecek durumda değilse ve bir müdafi yardımından faydalanmak istiyorsa, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir. Aynı fıkranın (e) bendindeki açıklamada bulunmama hakkı ayrı bir haktır ve bu sayfanın konusu değildir.
CMK m. 149/1'e göre şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanuni temsilcisi varsa o da müdafi seçebilir. CMK m. 149/2 soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukatın hazır bulunabileceğini söyler. CMK m. 149/3 ise avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını hükme bağlar.
İfade bir tutanağa bağlanır. CMK m. 147/1-i-4 uyarınca tutanakta, tutanak içeriğinin ifade veren ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı yer alır. Müdafi ile görüşme CMK m. 154/1'de ayrıca düzenlenmiştir: şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz.
CMK m. 150'ye göre müdafi hangi hâllerde istem aranmaksızın görevlendirilir?
CMK m. 150/1'e göre şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir; müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir. Bu hâlde müdafi görevlendirilmesi şüphelinin istemine bağlıdır.
CMK m. 150/2 ise müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık 1) çocuk, 2) kendisini savunamayacak derecede malul veya 3) sağır ve dilsiz ise müdafiin istemi aranmaksızın görevlendirileceğini söyler. CMK m. 150/3 aynı kuralı alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmaya uygular. Çocuklar bakımından Çocuk Koruma Kanunu m. 15/1, çocuk hakkındaki soruşturmanın çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılacağını; m. 15/2 de çocuğun ifadesi alınırken yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabileceğini düzenler.
Beş yıllık eşiğin nasıl hesaplanacağı CMK m. 150/3'te yazmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, soruşturma ve kovuşturma zamanaşımı hesabında dikkate alınan nitelikli hâllerin zorunlu müdafi tayininde de dikkate alınması gerektiği sonucuna vardı. (Yargıtay CGK, E. 2021/35)1 Kurul bu kararla, müdafi görevlendirilmesinde yalnız temel cezanın dikkate alınacağını söyleyen 2016 tarihli kendi kararlarından ayrıldı; suçun nitelikli hâlinin ve ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin beş yıllık sürenin belirlenmesinde esas alınması gerektiğini kabul etti.1
Aynı kararın olayında sanıklar kovuşturma aşamasında müdafi istemediklerini ve savunmalarını kendilerinin yapacağını söylemişti. Ceza Genel Kurulu, gece vakti nitelikli hırsızlık suçunda (TCK m. 142/2-h için beş yıldan on yıla kadar hapis, gece işlenmesi nedeniyle TCK m. 143 uyarınca yarı oranında zorunlu artırım) Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğunu, bu nedenle istemleri olup olmadığına bakılmaksızın sanıklara CMK m. 150/3 uyarınca müdafi atanması gerektiğini belirtti.1 Kurul ayrıca suçun hukuki niteliği kovuşturmada değişip alt sınır beş yılı aşarsa mahkemenin resen müdafi görevlendirmesi gerektiğini; alt sınır beş yılın altına inerse müdafiin görevinin kendiliğinden sona ermeyeceğini, sanık bu müdafiden faydalanmak istemediğini bildirirse yargılamaya müdafisiz devam edileceğini açıkladı.1
Bu kararın olayı kovuşturma evresine ilişkindir; CMK m. 150/3'ün soruşturmayı da kapsadığı madde metninden okunur. Kararın hüküm fıkrasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı değişik gerekçeyle reddedilmiş, birinci uyuşmazlık (zorunlu müdafi) bakımından oy çokluğuyla karar verilmiştir.1 Kurulun zorunlu müdafi sonucuna karşın itirazı hangi gerekçeyle reddettiği bu sayfada ele alınmamıştır; kararın tamamı kaynak bağlantısından okunabilir.
CMK m. 156'ya göre baro müdafii nasıl görevlendirilir ve müdafi ile görüşme ne zaman kısıtlanabilir?
CMK m. 156/1'e göre CMK m. 150'de yazılı hâllerde müdafi, soruşturma evresinde ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine, kovuşturma evresinde mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilir. CMK m. 156/2 uyarınca müdafi, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca görevlendirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, zorunlu müdafilik hâlinde sanıkların seçtikleri bir müdafi bulunmadığı gibi yerel mahkemece CMK m. 156 gereğince resen müdafi de tayin edilmediğini saptamış ve sanıklara müdafi atanması gerektiği sonucuna varmıştır.1
CMK m. 156/3'e göre şüpheli veya sanık kendisi sonradan müdafi seçerse, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.
CMK m. 154/2 müdafi ile görüşme hakkının kısıtlanabileceği bir hâli düzenler: Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçları bakımından gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla yirmidört saat süreyle kısıtlanabilir. Aynı fıkraya göre bu süre içinde ifade alınamaz.
CMK m. 148/4'e göre müdafi olmadan kollukta alınan ifade hükme esas alınabilir mi?
CMK m. 148/4: "Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz." Fıkra kolluğun aldığı ifadeden söz eder. CMK m. 148/5'e göre şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı doğarsa, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Müdafi bulunup bulunmamasından bağımsız olarak CMK m. 148/1-3, kötü davranma, aldatma, cebir veya tehdit gibi yasak usullerle elde edilen ifadelerin rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemeyeceğini düzenler.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre şüpheli veya sanığın kolluk ifadesi de bir delildir; ancak müdafisiz alınan ifade, şüpheli veya sanık onu hâkim veya mahkeme huzurunda doğruladığı takdirde hükme esas alınabilir ve müdafisiz kolluk ifadesinin Cumhuriyet savcılığında doğrulanması bunun için yeterli değildir. (Yargıtay CGK, E. 2022/388)2 Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024'te aynı ölçütü uygulayarak, bir sanığın kollukta müdafi olmadan alınan savunmalarının mahkemede doğrulanmadığını, bu nedenle hükme esas alınamayacağını belirtti; hukuka aykırı delillerin dışlanarak gerekçe kurulmamasını mahkûmiyet hükümlerinin bozma nedenleri arasında saydı. Bozma yönünden oy çokluğu vardır. (Yargıtay 5. CD, E. 2021/4100)3
Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli bir kararında sanık, müdafi hazır olmaksızın kollukta verdiği ifadede suçun ticari amaç unsurunu kabul eder nitelikte beyanda bulunmuş, kovuşturmada farklı savunma yapmıştı. Yerel mahkeme, sanığın ilk ve samimi beyanlarına itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkûmiyette direnmişti. Kurul, kolluk ifadesinin mahkeme huzurunda doğrulanmaması nedeniyle CMK m. 148/4 uyarınca hükme esas alınamayacağını ele geçen eşyanın miktarıyla birlikte değerlendirdi ve mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığından direnme hükmünü beraat yerine mahkûmiyet kurulduğu gerekçesiyle bozdu. (Yargıtay CGK, E. 2017/569)4
Yargıtay 4. Ceza Dairesi hakaret suçundan bir yargılamada, sanık kolluk ifadesinde fiili ikrar etmiş olsa da ifadenin müdafi huzurunda alınmadığını ve duruşmada doğrulanmadığını, bu nedenle duruşmada okunamayacağını ve hükme esas alınamayacağını belirterek, müdafisiz kolluk ifadesinin dışlanması yerine hükme esas alınmasını bozma nedeni saydı. (Yargıtay 4. CD, E. 2020/28500)5
Cumhuriyet savcısının müdafi olmadan aldığı ifadenin değeri CMK m. 148/4'ün lafzında düzenlenmez; CMK m. 213 ise Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifade tutanağının çelişki hâlinde duruşmada okunabileceğini söyler. Bu sayfadaki kararlar savcılıkta müdafisiz alınan ifadenin hükme esas alınıp alınamayacağını ayrıca karara bağlamaz; söyledikleri, müdafisiz kolluk ifadesinin savcılıkta doğrulanmasının yetmediğidir.
Olay yerinde kolluğa verilen beyan ne zaman CMK m. 147 ve m. 148 anlamında ifade sayılır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bir suçun işlendiği bilgisi alındıktan sonra kolluğun yaptığı bilgi toplama sırasında henüz suç şüphesi altında olmayan kişilerin verdikleri bilgilerin ifade alma ya da sorgu sayılmadığını; buna karşılık kolluğun belirli kişiler üzerinde şüphe somutlaştıktan sonra bu kişilere soru sormasının artık ifade alma olduğunu ve ifade alma usulüne tabi bulunduğunu açıkladı.2 Kurulun genel açıklamalarına göre şüpheliye isnat bildirilmeden ve hakları hatırlatılmadan "ön görüşme", "dostane sohbet" ya da "ifade öncesi mülakat" gibi yöntemlerle alınan beyanlar ifade alma ve dolayısıyla delil olarak kabul edilemez; şüphelinin kendiliğinden yaptığı açıklamalar ve Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu m. 15 uyarınca bilgi toplama kapsamında kolluğa verilen cevaplar ise delil olarak kabul edilebilir.2
Aynı kararda Kurul, şüphenin olay yerinde sanık üzerinde somutlaştığını, kolluk görevlilerinin bilgisine başvurmadan önce sanığa CMK m. 147'deki haklarını hatırlatmadığını ve olayın hemen ardından müdafisiz verilen, sonradan da doğrulanmayan tutanağa konu beyanların bulunduğunu saptadı. Bu tutanağın ve tutanağı düzenleyen kolluk görevlilerinin tanık olarak verdikleri ifadelerin CMK m. 148/4 ile m. 206 ve m. 217 uyarınca hükme esas alınamayacağına karar verdi.2 Kurul, Özel Dairenin düzeltilerek onama kararını kaldırdı ve mahkûmiyet hükmünü, bu beyanlar ve tanık ifadeleri dışındaki delillere göre eylemin nitelendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu; karar, birinci müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamadığından ikinci müzakerede oy çokluğuyla verildi.2
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2026 tarihli bir kararında ise bölge adliye mahkemesi, kolluğun tuttuğu tutanaktaki sanık beyanının CMK m. 148/4 karşısında tek başına mahkûmiyete yetmeyeceği gerekçesiyle beraat vermişti. Daire; arama sırasında iş yerinde hazır bulunmayı, olay tutanağında sanığın kolluk ile yaptığı mülakattaki beyanı ve tutanak mümzilerinin (tutanağı imzalayan görevlilerin) duruşmada tutanak içeriğini doğrulamalarını tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirerek beraat kararını bozdu. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/5636)6 Daire bu kararda CMK m. 148/4'ü ayrıca tartışmadı; sonucu dosyadaki diğer delillerle birlikte kurdu.
CMK m. 213'e göre sanığın önceki ifadesi duruşmada okunabilir mi?
CMK m. 213/1 uyarınca aralarında çelişki bulunması hâlinde sanığın hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir. Müdafisiz kolluk ifadesi bu sayımda yer almaz.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi CMK m. 148/4 ile m. 213'ü birlikte okuyarak, sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunabilmesi için 1) iki ifade arasında çelişki bulunması ve 2) önceki ifadenin hâkim, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısı tarafından alınmış olması veya kollukta alınmışsa ifadeye müdafiin katılmış olması gerektiğini belirtti.5
Ceza Genel Kurulu, CMK m. 217/2'ye göre yüklenen suçun ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini, CMK m. 206/2-a uyarınca kanuna aykırı elde edilen delilin reddolunacağını hatırlattı; CMK m. 230/1 uyarınca mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunu da belirtti.2
Müdafisiz kolluk ifadesi dışlanınca davanın sonucu nasıl belirlenir?
Dışlanan ifade delil olmaktan çıkar; sonuç kalan delillere göre belirlenir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026'da, kollukta müdafi bulunmaksızın alınan beyanını sonraki aşamalarda kabul etmeyen sanığın mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığını gözetmeden mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saydı ve beraat gerektiğini belirtti. (Yargıtay 2. CD, E. 2023/25347)7 Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararında da kolluk beyanı dışlandıktan sonra mahkûmiyete yeterli delil kalmadığı için beraat gerektiği sonucuna varıldı.4
Dışlama her zaman beraat sonucunu doğurmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023'te, mahkemenin gerekçesinde sanığın kollukta müdafi hazır bulunmadan alınan tevilli ikrarına atıf yapmasını CMK m. 148/4'e aykırı buldu; bununla birlikte ifade dışındaki delillerle varılan sübut sonucunda bir isabetsizlik görmedi. (Yargıtay 8. CD, E. 2020/3961)8 Daire hükmü bu aykırılık ile, Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine eylemin TCK m. 109'un ikinci fıkrasına uyduğu nedeniyle birlikte bozdu.8
Ceza Genel Kurulunun 2022 tarihli kararında da bozma, beyanların ve tutanak tanıklarının ifadelerinin dışında kalan delillere göre eylemin nitelendirilmesi içindir.2 Yargıtay 5. Ceza Dairesi de hukuka aykırı delillerin dışlanmasından sonra mevcut delillerin sanıkların savunmalarını da irdeleyecek biçimde değerlendirilmesini ve denetime elverişli gerekçe kurulmasını istedi.3
Müdafiin hazır bulunduğu kolluk işleminde CMK m. 148/4 engeli doğmaz. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, CMK m. 148/4'ü hatırlatarak yer gösterme tutanağında suça sürüklenen çocuğun savunmasını müdafii huzurunda verdiğini saptadı; bölge adliye mahkemesinin mahkûmiyeti kaldırıp beraat vermesini hatalı gerekçeye dayalı saydı ve kararı katılanın temyizi üzerine bozdu. (Yargıtay 6. CD, E. 2021/18996)9
İfade sırasında müdafiin rolü, vekâletname ve sonradan müdafi istemek CMK'da nasıl düzenlenir?
CMK m. 149/3 avukatın ifade alma süresince şüphelinin yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkının engellenemeyeceğini ve kısıtlanamayacağını söyler; bu yardımın ifade sırasında hangi işlemleri kapsadığı fıkrada sayılmaz. Bu sayfadaki kararlar da müdafiin ifade sırasındaki yetkisinin kapsamını karara bağlamaz. Kanunun açıkça yazdığı bir işlem, CMK m. 147/1-i-4 uyarınca tutanak içeriğinin hazır olan müdafi tarafından okunması ve imzasının alınmasıdır.
Vekâletname konusunda CMK m. 154/1, şüphelinin müdafii ile görüşmesinde vekâletname aranmayacağını söyler. İfadede hazır bulunma bakımından Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 21, soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse vekâletname aranmaksızın en çok üç müdafinin ifadede hazır bulunabileceğini düzenler. Bu sayfadaki kararlarda vekâletname konusuna değinilmemiştir.
CMK m. 149/1 müdafi yardımından yararlanma hakkını soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında tanır. CMK m. 156/3'e göre şüpheli veya sanık kendisi sonradan müdafi seçerse baronun görevlendirdiği avukatın görevi sona erer. İfade başladıktan sonra müdafi istenmesi hâlinde ifadenin kesilip kesilmeyeceği bu maddelerde ayrıca düzenlenmez; bu sayfadaki kararlarda da bu konuya değinilmemiştir.
İlgili mevzuat
CMK m. 148 — İfade alma ve sorguda yasak usuller
Madde 148 – (1) Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 147 — İfade ve sorgunun tarzı
Madde 147 – (1) Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
g) İfade verenin veya sorguya çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:
1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.
4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 149 — Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi
Madde 149 – (1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.
(2) Soruşturma evresinde, ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. (Ek cümle: 3/10/2016-KHK-676/1 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/1 md.) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir.
(3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 150 — Müdafiin görevlendirilmesi
Madde 150 – (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.)
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 154 — Müdafi ile görüşme
Madde 154 – (1) Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz.
(2) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/3 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/3 md.) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçları bakımından gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hâkim kararıyla yirmidört saat süreyle kısıtlanabilir; bu zaman zarfında ifade alınamaz.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 156 — Müdafiin görevlendirilmesinde usul
Madde 156 – (1) 150 nci maddede yazılı olan hâllerde, müdafi;
a) Soruşturma evresinde, ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine,
b) Kovuşturma evresinde, mahkemenin istemi üzerine,
Baro tarafından görevlendirilir.
(2) Yukarıda belirtilen hâllerde müdafi soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca görevlendirilir.
(3) Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 213 — Sanığın önceki ifadesinin okunması
Madde 213 – (1) Aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın, hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 21 — Müdafi ile görüşme
Madde 21 – Şüpheli veya sanık vekâletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafiî ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz.
Müdafiî ile görüşmesinden önce ve görüşmesi sırasında, talebi hâlinde yakalanan kişiye kalem ve kâğıt verilir.
Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse, vekâletname aranmaksızın en çok üç müdafi ifadede hazır bulunabilir.
Her kolluk biriminde görüşme için uygun şartları haiz görüşme odası ayrılır.
Kaynak: Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği (8197)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Zorunlu müdafilikte beş yıllık alt sınır nitelikli hâllerle birlikte hesaplanırYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/35 · K. 2021/473 ·
Gece vakti nitelikli hırsızlıktan yargılanan ve kovuşturmada müdafi istemediklerini söyleyen sanıklara müdafi görevlendirilmemişti. Ceza Genel Kurulu, CMK m. 150/3'teki beş yıllık alt sınırın belirlenmesinde oranla artırım öngören nitelikli hâllerin de dikkate alınması gerektiğini kabul ederek yalnız temel cezayı esas alan 2016 tarihli kararlarından ayrıldı; TCK m. 142/2-h ve m. 143 birlikte uygulandığında alt sınır beş yılı aştığından istemleri aranmaksızın müdafi atanması gerektiğini belirtti. Hüküm fıkrasında Başsavcılık itirazı değişik gerekçeyle reddedildi; sanıklara müdafi atanmasının gerekip gerekmediğine ilişkin birinci uyuşmazlıkta oy çokluğuyla karar verildi.
Sonuç: Zorunlu müdafilik eşiği hesaplanırken suçun nitelikli hâli ve zorunlu artırımı da gözetilir; bu hâlde şüpheli veya sanığın istemi aranmaz.
2. Müdafisiz kolluk beyanı: savcılıkta doğrulama yetmez, hak hatırlatılmadan alınan olay yeri beyanı delil olmazYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/388 · K. 2022/824 ·
Ceza Genel Kurulu, suç vasfına ilişkin uyuşmazlıktan önce ön sorun olarak, sanığın olayın hemen ardından jandarmaya verdiği tutanağa konu beyanların hükme esas alınıp alınamayacağını inceledi. Müdafisiz kolluk ifadesinin ancak hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanırsa hükme esas alınabileceğini, Cumhuriyet savcılığında doğrulamanın yetmediğini; şüphe somutlaştıktan sonra sorulan sorunun ifade alma olduğunu, hak hatırlatılmadan yapılan ön görüşme veya mülakat beyanlarının delil sayılmayacağını açıkladı. Somut olayda CMK m. 147 hakları hatırlatılmadan alınan ve doğrulanmayan beyanlar ile tutanağı düzenleyen görevlilerin tanık ifadelerinin hükme esas alınamayacağına karar verdi; onama kaldırıldı, mahkûmiyet bozuldu. Karar ikinci müzakerede oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Müdafisiz kolluk ifadesi yalnız hâkim veya mahkeme önünde doğrulanırsa kullanılabilir; şüphe somutlaştıktan sonra hak hatırlatılmadan alınan beyan da bu kurala tabidir.
3. Mahkemede doğrulanmayan müdafisiz kolluk savunması dışlanmadan kurulan mahkûmiyetYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2021/4100 · K. 2024/6543 ·
Daire, Ceza Genel Kurulu kararlarına atıfla, müdafi olmadan alınan kolluk ifadesinin hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanırsa hükme esas alınabileceğini, Cumhuriyet savcılığında doğrulanmasının yeterli olmadığını belirtti. Bir sanığın kollukta müdafisiz alınan savunmaları mahkemede doğrulanmadığı hâlde hukuka aykırı delillerin dışlanmadan ve savunmalar irdelenmeden yetersiz gerekçeyle kurulan mahkûmiyet hükümlerini, ayrıca hak yoksunluğuna ilişkin nedenlerle bozdu. Aynı kararda bir sanığın beraat hükmü onandı; onama yönünden oy birliği, bozma yönünden oy çokluğu vardır.
Sonuç: Mahkemede doğrulanmayan müdafisiz kolluk savunması dışlanmalı ve hüküm kalan delillerle gerekçelendirilmelidir.
4. Kollukta verilip mahkemede dönülen beyan ve direnme hükmünün bozulmasıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2017/569 · K. 2019/85 ·
Yerel mahkeme, sanığın müdafisiz kolluk ifadesindeki ticari amaç yönündeki beyanını ilk ve samimi beyan sayarak mahkûmiyette direnmişti. Ceza Genel Kurulu, bu ifadenin mahkeme huzurunda doğrulanmadığı için CMK m. 148/4 uyarınca hükme esas alınamayacağını, ele geçen eşyanın miktarıyla birlikte değerlendirildiğinde ticari amaçla bulundurmaya ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığını belirterek direnme hükmünü beraat yerine mahkûmiyet kurulduğu gerekçesiyle oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Mahkeme, sanığın sonradan döndüğü müdafisiz kolluk beyanını samimi bularak hükme esas alamaz.
5. Müdafisiz kolluk ikrarı duruşmada okunamaz: CMK m. 213'ün iki koşuluYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2020/28500 · K. 2023/162 ·
Hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü inceleyen Daire, CMK m. 148/4 ile m. 213'e göre sanığın önceki ifadesinin duruşmada okunabilmesi için iki ifade arasında çelişki bulunmasını ve önceki ifadenin hâkim, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısınca alınmış veya kollukta müdafi katılımıyla alınmış olmasını aradı. Sanığın kollukta ikrar etmiş olmasına karşın ifade müdafi huzurunda alınmadığından ve duruşmada doğrulanmadığından duruşmada okunamayacağını ve hükme esas alınamayacağını belirtti; dışlanması yerine esas alınmasını, diğer nedenlerle birlikte bozma nedeni sayarak hükmü oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Müdafisiz ve duruşmada doğrulanmamış kolluk ikrarı duruşmada okunamaz ve hükme esas alınamaz.
6. Olay tutanağındaki mülakat beyanı ve tutanak tanıklarının doğrulamasıYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/5636 · K. 2026/5821 ·
Bölge adliye mahkemesi, suça ilişkin tek delilin tutanak olduğunu, CMK m. 148/4 karşısında kolluk tutanağındaki sanık beyanının tek başına mahkûmiyete yetmeyeceğini belirterek beraat vermişti. Daire; aramada iş yerinde hazır bulunma, olay tutanağındaki mülakat beyanı ve tutanak mümzilerinin duruşmada tutanak içeriğini doğrulaması karşısında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkûmiyet gerektiğini belirterek, katılan idarenin temyizi üzerine beraat kararını oy birliğiyle bozdu. Daire CMK m. 148/4'ü ayrıca tartışmadı.
Sonuç: Bu olayda olay tutanağındaki beyan, aramada hazır bulunma ve tutanak tanıklarının doğrulamasıyla birlikte mahkûmiyete yeterli görüldü.
7. Yalnız müdafisiz kolluk beyanına dayanan mahkûmiyet: beraat yerine mahkûmiyetYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2023/25347 · K. 2026/3920 ·
Kararın üçüncü bölümünde Daire, CMK m. 148/4'ü hatırlatarak, kollukta müdafi bulunmaksızın alınan beyanını sonraki aşamalarda kabul etmeyen sanığın mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığını gözetmeden mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saydı ve sanık müdafiinin temyizi üzerine hükmü oy birliğiyle bozdu. Aynı kararda başka bir hükme yönelik temyiz istemi reddedildi, diğer sanığın hükmü onandı.
Sonuç: Müdafisiz kolluk beyanından dönen sanık hakkında başka kesin delil yoksa beraat gerekir.
8. Müdafisiz kolluk ifadesine dayanmak hukuka aykırı, ama diğer delillerle sübut ayaktaYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2020/3961 · K. 2023/80 ·
Daire, yerel mahkemenin gerekçesinde sanığın kollukta müdafi hazır bulunmadan alınan tevilli ikrarına atıf yapmasını CMK m. 148/4'e aykırı buldu; bununla birlikte bu ifade dışındaki delillerle varılan sübut sonucunda isabetsizlik görmedi. Cumhuriyet savcısının temyizini de yerinde bularak eylemin TCK m. 109/2'deki suçu oluşturduğunu belirtti ve hükmü bu iki nedenle oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Müdafisiz kolluk ifadesinin hükme dayanak yapılması hukuka aykırıdır, ancak diğer deliller sübutu taşıyorsa mahkûmiyet sonucu kendiliğinden düşmez.
9. Müdafi huzurunda yapılan yer göstermede CMK m. 148/4 engeli yokturYargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2021/18996 · K. 2022/15452 ·
Bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü kaldırarak suça sürüklenen çocuğun beraatine karar vermişti. Daire, CMK m. 148/4'ü hatırlatarak, çocuğun yer gösterme tutanağında savunmasını müdafii huzurunda verdiğinin anlaşılması karşısında beraat kararını hatalı gerekçeyle verilmiş saydı ve katılanın temyizi üzerine oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Yer gösterme tutanağında savunma müdafi huzurunda verilmişse CMK m. 148/4 bu tutanağa engel oluşturmaz; bu olayda beraat kararı hatalı gerekçeli sayıldı.
Sık sorulan sorular
Avukat olmadan ifade vermek kanuna aykırı mıdır?
Kural olarak hayır; kanun her ifadede müdafi bulunmasını zorunlu tutmaz. CMK m. 147/1-c uyarınca şüpheliye müdafi seçme hakkı ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği bildirilir; şüpheli müdafi seçecek durumda değilse ve isterse baro bir müdafi görevlendirir. İfade alınırken müdafi CMK m. 150/2 ve 150/3'teki hâllerde istem aranmaksızın görevlendirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmeyi (CMK m. 101/3) de şüphelinin istemi bulunmasa, hatta açıkça müdafi istemediğini beyan etse bile müdafi görevlendirilmesi gereken hâller arasında sayar.
Avukatsız verilen kolluk ifadesi mahkemede delil olur mu?
CMK m. 148/4'e göre müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Sanık bu ifadeyi hâkim veya mahkeme önünde doğrularsa, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre ifade hükme esas alınabilir.
Kolluktaki ifadeyi savcılıkta tekrar etmek onu geçerli kılar mı?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre müdafi olmadan alınan kolluk ifadesinin Cumhuriyet savcılığında doğrulanması, hükme esas alınması için yeterli değildir; doğrulamanın hâkim veya mahkeme huzurunda yapılması gerekir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi de 2024 tarihli kararında aynı ölçütü uyguladı. Bununla birlikte CMK m. 213/1, Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifade tutanağının çelişki hâlinde duruşmada okunabileceğini söyler; bu sayfadaki kararlar savcılıkta müdafisiz alınan ifadenin kendisinin hükme esas alınıp alınamayacağını ayrıca karara bağlamaz.
Avukatsız kolluk ifadesi duruşmada okunabilir mi?
CMK m. 213/1, çelişki hâlinde duruşmada okunabilecek önceki ifadeleri sayar: hâkim veya mahkeme huzurundaki açıklamalar, Cumhuriyet savcısının aldığı ifade ve müdafiin hazır bulunduğu kolluk ifadesi. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, müdafi huzurunda alınmamış ve duruşmada doğrulanmamış kolluk ikrarının duruşmada okunamayacağını ve hükme esas alınamayacağını belirtti.
Hangi durumlarda ifadede avukat bulunması zorunludur?
CMK m. 150/2'ye göre müdafii bulunmayan şüpheli çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise; CMK m. 150/3'e göre alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafi istem aranmaksızın görevlendirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, beş yıllık alt sınırın hesabında oranla artırım öngören nitelikli hâllerin de dikkate alınacağını kabul etti.
Zorunlu müdafilik hâlinde şüpheli avukat istemezse ne olur?
CMK m. 150/2 ve 150/3'teki hâllerde müdafi şüphelinin istemi aranmaksızın görevlendirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kovuşturmada müdafi istemediklerini söyleyen sanıklar hakkında da, suçun alt sınırı beş yılı aştığı için istemleri olup olmadığına bakılmaksızın müdafi atanması gerektiğini belirtti.
Baro avukatını kim ister?
CMK m. 156/1'e göre CMK m. 150'de yazılı hâllerde (şüphelinin istemi üzerine görevlendirme ve istem aranmaksızın görevlendirme) müdafi, soruşturma evresinde ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin, kovuşturma evresinde mahkemenin istemi üzerine baro tarafından görevlendirilir. CMK m. 156/2 uyarınca görevlendirmeyi soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosu yapar.
Sonradan kendim avukat seçersem baronun görevlendirdiği avukat ne olur?
CMK m. 156/3'e göre şüpheli veya sanık kendisi sonradan müdafi seçerse, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer. CMK m. 149/1 de müdafi yardımından soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında yararlanılabileceğini söyler.
İfadede kaç avukat bulunabilir, vekâletname gerekir mi?
CMK m. 149/2'ye göre soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. CMK m. 154/1, şüphelinin müdafii ile görüşmesinde vekâletname aranmayacağını söyler. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m. 21 de soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse vekâletname aranmaksızın en çok üç müdafinin ifadede hazır bulunabileceğini düzenler.
Müdafisiz ifade dışlanırsa sanık beraat eder mi?
Kendiliğinden etmez; sonuç kalan delillere göre belirlenir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, müdafisiz kolluk beyanını sonraki aşamalarda kabul etmeyen sanık hakkında kesin ve inandırıcı başka kanıt yokken kurulan mahkûmiyeti beraat gerektiği gerekçesiyle bozdu. Yargıtay 8. Ceza Dairesi ise müdafisiz ifadeye dayanmayı hukuka aykırı bulmakla birlikte, diğer delillerle varılan sübut sonucunda isabetsizlik görmedi.
Avukatla görüşme hakkı kısıtlanabilir mi?
CMK m. 154/2'de sayılan suçlarda (Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerindeki suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçları) gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla yirmi dört saat süreyle kısıtlanabilir. Aynı fıkraya göre bu süre içinde ifade alınamaz.
Olay yerinde polise söylenenler ifade sayılır mı?
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre henüz suç şüphesi altında olmayan kişilerin bilgi toplama sırasında verdiği bilgiler ifade alma sayılmaz; ancak şüphe belirli bir kişi üzerinde somutlaştıktan sonra ona soru sorulması ifade almadır ve ifade alma usulüne tabidir. Kurul, hakları hatırlatılmadan ve müdafisiz alınıp sonradan doğrulanmayan tutanağa konu beyanların hükme esas alınamayacağına karar verdi.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Susma hakkı: ifadede ve sorguda açıklama yapmama (CMK m. 147)
- Tanık olarak çağrıldım: tanıklık yükümlülüğü ve tanığın hakları (CMK m. 43)
- İfadeye çağrıldım: şüpheli olarak ifade vermek (CMK m. 147)
- Polis ifadesine gitmezsem ne olur? (CMK m. 145)
- Zorla getirme kararı (CMK m. 146)
- İstinabe yoluyla ifade ve sorgu (CMK m. 180 ve 196)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.