İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

İstinabe yoluyla ifade ve sorgu (CMK m. 180 ve 196)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • İstinabe, davayı gören ceza mahkemesinin bir tanığı, bilirkişiyi ya da sanığı kendisi dinlemek yerine başka bir yer mahkemesine dinletmesidir.
  • Hastalık gibi bir nedenle uzun ve önceden bilinmeyen bir süre duruşmaya gelemeyen ya da konutu başka yargı çevresinde olduğu için getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişi bu yolla dinlenebilir; büyükşehir belediye sınırları içinde bulunanlar için zorunluluk olmadıkça bu yola gidilemez.
  • Sanık, cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarda istinabeyle sorguya çekilemez; diğer suçlarda sorgudan önce ifadesini davayı gören mahkemede vermek isteyip istemediği sorulur.
  • Bu yolla düzenlenen tutanaklar duruşmada anlatılır; hâkim kararını yalnız duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.

İstinabe, davayı gören ceza mahkemesinin bir dinleme işlemini başka bir yer mahkemesine yaptırmasıdır. Bu rehber, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 180 ve 196'ya göre tanığın, bilirkişinin ve sanığın hangi hâllerde istinabe yoluyla dinlenebileceğini, cezasının alt sınırı beş yıl ve daha fazla olan suçlardaki yasağı, sorgudan önce sanığa sorulması gereken soruyu, büyükşehir yasağını, tanığa soru sorma hakkını, tutanağın duruşmaya getirilmesini ve yurt dışındaki kişilerin dinlenmesini madde metinleri ve Yargıtay kararlarıyla anlatır.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Tanık ve bilirkişi

Hastalık, malullük gibi bir nedenle uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmaya gelemeyen ya da konutu yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında olduğu için getirilmesi zor olan tanık veya bilirkişinin istinabe yoluyla dinlenmesine mahkeme karar verebilir.

Dayanak: CMK m. 180/1-2

Büyükşehir yasağı

Davayı gören mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez.

Dayanak: CMK m. 180/3

Sanığın sorgusu

Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.

Dayanak: CMK m. 196/2

Sorgudan önce

Sorgu günü Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir; savcı ile müdafiin hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.

Dayanak: CMK m. 196/2

Tanığın dinleneceği gün

Tanık veya bilirkişinin dinleneceği gün Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir; tutanak örneği hazır bulunan savcıya ve müdafie verilir.

Dayanak: CMK m. 181/1

Tutanak duruşmada

İstinabe yoluyla alınan sanık sorgu tutanakları ve tanık ifade tutanakları duruşmada anlatılır.

Dayanak: CMK m. 209/1

Yurt dışındaki sanık

Yurt dışındaki sanığın duruşma tarihinde hazır bulunması zorsa, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir.

Dayanak: CMK m. 196/6

CMK m. 180'e göre istinabe nedir, hangi tanık ve bilirkişi bu yolla dinlenir?

Ceza Muhakemesi Kanunu istinabeyi ayrıca tanımlamaz. Madde metinleri, davayı görmekte olan mahkeme ile işi onun adına yapan "istinabe olunan mahkeme" arasında ayrım yapar (CMK m. 180/3-4, 60/2). Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararında istinabe olunan mahkeme "talimat mahkemesi" diye de anılır. (Yargıtay CGK, E. 2018/258)1 Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararındaki olayda davayı gören Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi, mağdur ve annesinin beyanlarının alınması için Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesine istinabe talebi göndermiş, beyanlar o mahkemece alınmıştır. (Yargıtay CGK, E. 2025/101)2

CMK m. 180/1'e göre hastalık veya malullük ya da giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı olmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir. CMK m. 180/2 aynı hükmü, konutu yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunduğu için getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişiye de uygular. Madde "karar verebilir" der; bu yola başvurmak mahkemenin takdirindedir.

Tanık istinabe olunan mahkemede yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinirse, CMK m. 60/1'deki disiplin hapsi tedbirini almaya istinabe olunan mahkeme de yetkilidir (CMK m. 60/2).

CMK m. 180/5'e göre tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle dinlenebilmesi olanağı varsa ifade bu yöntemle alınır; ses ve görüntüyle dinlemenin ayrıntısı bu sayfanın konusu değildir.

Soruşturma evresi için CMK'da istinabe adını taşıyan ayrı bir hüküm yoktur; CMK m. 161/1'e göre Cumhuriyet savcısı, nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi dışında bir işlem yapmak ihtiyacı doğunca o yer Cumhuriyet savcısından bu işlemi yapmasını ister.

CMK m. 180/3'teki büyükşehir yasağı nedir, aykırılık hükmü bozdurur mu?

CMK m. 180/3'e göre davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez. CMK m. 180/4'e göre istinabe olunan mahkeme büyükşehir belediye sınırları içerisindeyse, ilgililer kendi yargı çevresinde bulunmasa da büyükşehir belediye sınırları içerisinde yerine getirilmesi gereken istinabe evrakını geri çevirmeden gereğini yapar. Büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır (5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu m. 5).

Bu yasağa aykırılığın sonucu Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararında ele alındı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, mağdur ve şikâyetçinin ifadelerinin istinabe yoluyla alınmasını CMK m. 180/3'e aykırı bularak mahkûmiyet hükmünü bozmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu bozmaya itiraz etmişti.2

Ceza Genel Kuruluna göre her olayda soyut, müstakil ve kategorik olarak CMK m. 180/3'teki istinabe yasağına aykırılığın bozma nedeni kabul edilmesi mümkün değildir. Gerekçeye göre CMK m. 289'daki mutlak hukuka aykırılık hâlleri saklı olmak üzere, ancak bir bütün hâlinde yargılamanın adil olmadığı sonucunu doğuracak, yani hükmü etkileyecek nitelikteki ihlaller bozma sebebidir.2

Kurul, yapılması gerekeni savunma hakkı ile dinlenmesi gerekenlerin hak ve menfaatleri arasında hakkaniyete uygun bir denge kurmak olarak tarif etti: ne savunma hakkı kısıtlanmalı ne de mağdur ya da tanık "taşımalı yargılama" anlamına gelecek bir külfete mecbur kılınmalıdır. Örnek olarak, tanığın ya da tanık sıfatıyla dinlenen mağdurun dinlenmesinde taraflara soru sorma imkânı sağlanmayarak savunma hakkı kısıtlanmışsa, bunun açıkça temyiz sebebi yapılması hükmün bozulmasını sonuçlayabilir.2

Somut olayda mağdur ve annesinin davayı gören mahkemede ifade vermek istediklerine ilişkin bir talepleri yoktu; suça sürüklenen çocuk ve müdafii de istinabeye itiraz etmemiş, bu konu temyiz dilekçesinde de ileri sürülmemişti. Kurul ayrıca ağır ceza mahkemesi bulunmayan mülhakat Viranşehir'de beyanların istinabe yoluyla alınmasının hükme etki edecek nitelikte bir usule aykırılık taşımadığını gözetti; Başsavcılık itirazını kabul edip Daire bozmasını kaldırdı ve dosyayı esasının incelenmesi için Daireye gönderdi. Karar oy çokluğuyla verildi.2

Ceza Genel Kurulunun bu kararında büyükşehir belediye sınırlarının nereye kadar uzandığına değinilmemiştir. Yasağa aykırılık temyizde ileri sürülmediği için, bu dosyada taraflara soru sorma hakkının engellenip engellenmediği de incelenmemiştir.

CMK m. 196/2'ye göre sanık hangi suçlarda istinabe yoluyla sorguya çekilemez?

CMK m. 196/2'ye göre sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. CMK m. 2/1-h sorguyu şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından suçla ilgili olarak dinlenmesi diye tanımlar; kolluk görevlilerinin veya Cumhuriyet savcısının şüpheliyi dinlemesi ise "ifade alma"dır (CMK m. 2/1-g). İstinabe sorgusunda sanığı davayı gören mahkeme değil, istinabe olunan mahkeme dinler.

Ceza Genel Kuruluna göre bu düzenlemeyle alt sınırı beş yıldan az hapis cezasını gerektiren bir suçtan yargılanan sanığa sorgusundan önce ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur ve sanık talimat mahkemesi önünde savunma yapmayı kabul ederse istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise sanığın sorgusunun mutlaka yargılamayı yapan mahkemece gerçekleştirilmesi zorunludur.1

Kurula göre sorgudan önce sanığa ifadesini yargılamayı yapan mahkeme huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulmaması, sorulduğunda duruşmadan bağışık tutulmak istemediğini belirtmesi ya da suçun cezasının alt sınırı beş yıl ve daha fazla olmasına karşın istinabe yoluyla alınan ifadesiyle yetinilmesi savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur ve mutlak bir bozma nedenidir.1 Kurulun 2021 tarihli kararı aynı sayıma bozmaya karşı diyeceklerinin istinabe yoluyla sorulmasını da ekler. (Yargıtay CGK, E. 2017/383)3

Kurul bu sonucu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendine de dayandırdı: sanığın duruşmada hazır bulunabilmesi bir yükümlülük olmakla birlikte öncelikle kendisi açısından bir haktır ve adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birini oluşturur.3

Kural yalnız mahkûmiyet hükümlerinde işletilmedi. Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararında beraat hükümleri, katılan vekilinin temyizi üzerine, sanıkların sorgularının istinabe yoluyla yapılamayacağının gözetilmemesi nedeniyle tüm suçlar bakımından ve sair yönleri incelenmeksizin bozuldu.1 Yargıtay 6. Ceza Dairesi de nitelikli yağmadan verilen beraat hükmünü katılan vekilinin temyizi üzerine bozarken, işin esasına girilebilmesi için her şeyden önce CMK'da açıkça düzenlenmiş emredici usul hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi gerektiğini belirtti. (Yargıtay 6. CD, E. 2013/28558)4

Mahkemece sorgusu yapılmış sanığın duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulması (CMK m. 196/1) ve sanığın yokluğunda duruşma yapılabilen hâller bu sayfanın konusu değildir.

Beş yıllık alt sınır nasıl belirlenir: nitelikli hâller ve 'beş yıldan az olamaz' hükümleri

Ceza Genel Kurulunun 2021 tarihli kararındaki olayda sanık, silahla ve kişinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte kasten yaralama suçundan (TCK m. 86/1, 86/3-e ve 87/1-d ile 87/1 son cümle) yargılanmıştı. Sanığın adresi tespit edilemediği için CMK m. 98 uyarınca yakalama emri düzenlenmiş, yakalanan sanığın savunması davayı gören mahkeme dışında bir asliye mahkemesince tespit edilmiş ve sanık 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edilmişti.3

Yerel mahkeme, TCK m. 87/1 son cümlesindeki beş yıllık sınırın temel ceza olmadığını ve ortada alt sınırı beş yıl olan bir suç bulunmadığını savunarak Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bozmasına direndi. Ceza Genel Kurulu bu görüşü kabul etmedi: TCK m. 87/1 son cümlesinde verilecek hapis cezasının beş yıldan az olmayacağı öngörüldüğünden, sanığın sorgusunun yargılamayı yapan mahkemece bizzat yapılmayıp istinabe yoluyla yaptırılması CMK m. 196/2'nin ihlali ve savunma hakkının sınırlandırılmasıdır. Hüküm diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle bozuldu.3 Bu olayda sanığa sonuçta beş yıldan az hapis cezası verilmiş olması bozmayı engellemedi; Kurul, suç için öngörülen cezanın beş yıldan az olamayacağına dayandı.3

Nitelikli hırsızlıkta da aynı sonuca varıldı. Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararına göre suç tarihinde yürürlükte olan TCK m. 142/2-h'deki nitelikli hırsızlık için beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünden, sanıkların sorgularının davayı gören asliye ceza mahkemesince bizzat yapılmayıp istinabe yoluyla alınması CMK m. 196/2'ye aykırıdır.1 Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023 tarihli kararında aynı bende giren hırsızlık suçunda, istinabe suretiyle sorgu yapılamayacağı gözetilmeden yakalama emri ile alınan sorgusuna dayanılarak kurulan hükmü bozdu; Daire aynı kararda, sanığa yüklenen suçun TCK m. 142/2-h ve 143'e göre gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle, savunmanın CMK m. 150/3 uyarınca zorunlu müdafi eşliğinde alınmamasını da ayrı bir bozma nedeni olarak saydı. (Yargıtay 2. CD, E. 2021/19421)5

Alt sınır, kararlarda suç tarihindeki kanun metnine göre belirlendi: 2019 tarihli kararda Ceza Genel Kurulu, TCK m. 142/2-h'nin suç tarihinde yürürlükte olan metnini esas aldı.1

CMK m. 196/2'ye göre sorgudan önce sanığa ne sorulur, yakalama emriyle başka yerde yapılan sorgu ne olur?

CMK m. 196/2'ye göre istinabe sorgusu için belirlenen gün Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir; Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.

Yargıtay 2. Ceza Dairesine göre yakalama emri üzerine de olsa istinabe mahkemesince sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulması zorunludur. Olayda sanığın yakalama kararı uyarınca Van 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan sorgusundan önce bu soru sorulmamış; CMK m. 196/2'ye aykırı bu sorguya dayanılarak kurulan mahkûmiyet hükmü savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozuldu. (Yargıtay 2. CD, E. 2016/16788)6

Suçun cezasının alt sınırı beş yıl ve daha fazlaysa yakalama emri üzerine başka yer mahkemesinde yapılan sorgu da CMK m. 196/2'deki yasağa takılır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023 tarihli kararında yakalama emri ile alınan sorguya dayanılarak kurulan hırsızlık hükmünü bu nedenle bozdu.5 Ceza Genel Kurulunun 2021 tarihli kararındaki olayda da sorgu, CMK m. 98'e göre düzenlenen yakalama emri üzerine başka bir mahkemece yapılmıştı ve hüküm bozuldu.3

CMK m. 196/2 müdafiin istinabe sorgusunda hazır bulunmasını zorunlu tutmaz. Buna karşılık CMK m. 150/3, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilmesini öngören m. 150/2'yi uygular. Müdafii bulunmayan sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise de istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/2). Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçunda sanığın savunmasının müdafisi olmaksızın istinabe yoluyla alınmasını hem CMK m. 150/3 hem m. 196/2 bakımından aykırı buldu; Daireye göre sanığın yargılamayı yapan mahkeme önünde ve zorunlu savunmanı hazır bulunduğu bir hâlde sorgusunun yapılması zorunludur.4

Tanık istinabe yoluyla dinlenirken sanık ve müdafi hazır bulunabilir mi, soru sorabilir mi? (CMK m. 181)

CMK m. 181/1'e göre tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir; düzenlenen tutanağın örneği hazır bulunan Cumhuriyet savcısına ve müdafie verilir. CMK m. 181/3'e göre tutuklu sanık, ancak tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak bu tür işlerde hazır bulundurulmasını isteyebilir; hâkim veya mahkemenin zorunlu saydığı hâllerde tutuklu şüpheli veya sanığın da hazır bulunmasına karar verilebilir.

Duruşmada Cumhuriyet savcısı ile müdafi veya vekil sıfatıyla katılan avukat tanıklara doğrudan soru yöneltebilir; sanık ve katılan ise mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir (CMK m. 201/1).

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025 tarihli kararında, mahkûmiyete esas alınan ve suçun sübutu bakımından belirleyici delil niteliğindeki gizli tanıkların doğrudan duruşmada sanık ve müdafii huzurunda soru sorma hakkı tanınarak, SEGBİS kullanılarak ya da CMK m. 181/1'de öngörülen usule uyularak istinabe yoluyla dinlenmesi gerektiğini belirtti; Daire bu gereği AİHS m. 6/3-d ve Anayasa m. 36'daki tanıkları sorguya çekme veya çektirme hakkına bağladı. (Yargıtay 3. CD, E. 2022/31349)7

Daireye göre sanığın tanıkları sorgulama hakkının engellenmesi, CMK m. 180/1 ve 181/1'deki emredici hükümlere uyulmaması ve savunma hakkının kısıtlanması demektir. Hüküm bu nedenle ve tanık beyanlarındaki tarihlerin netleştirilmemesi nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak bozuldu.7 Daire bu kararda duruşma, ses ve görüntü ile istinabe arasında bir öncelik sırası kurmamış, üç yolu birlikte saymıştır.

Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararı da büyükşehir yasağını tek başına bozma nedeni saymazken, örnek olarak tanığa ya da tanık sıfatıyla dinlenen mağdura taraflarca soru sorulması imkânı sağlanmamışsa ve bu açıkça temyiz sebebi yapılmışsa hükmün bozulabileceğini kabul eder.2

İstinabe tutanağı duruşmada nasıl kullanılır? (CMK m. 196/3, 209, 210, 211 ve 217)

CMK m. 196/3'e göre sanığın istinabe yoluyla alınan sorgu tutanağı duruşmada okunur. Belgelerin duruşmaya getirilmesini düzenleyen CMK m. 209/1 ise naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanaklarının ve naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanaklarının duruşmada anlatılacağını söyler. İki maddenin lafzı farklıdır: m. 196/3 "okunur", m. 209/1 "anlatılır" der. CMK m. 209/2'ye göre sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, açıkça istemeleri hâlinde kapalı oturumda anlatılmasına karar verilebilir.

İstinabe tutanağı tanığın duruşmada dinlenmesinin her zaman yerini tutmaz. CMK m. 210/1'e göre olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaretse bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir; daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın okunması dinleme yerine geçemez. CMK m. 211/1 ise tanığın ölmesi, akıl hastalığına tutulması veya bulunduğu yerin öğrenilememesi, hastalık veya malullük gibi nedenlerle belli olmayan bir süre gelememesi ya da ifadesinin önem derecesi itibarıyla hazır bulunmasının gerekli sayılmaması hâllerinde önceki tutanakların okunmasıyla yetinilebileceğini düzenler. CMK m. 211/2'ye göre Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii bunların dışında kalan tutanakların okunmasına birlikte rıza gösterebilir.

CMK m. 217/1'e göre hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2025 tarihli kararında, belirleyici gizli tanıkların sanığa soru sorma hakkı tanınmadan dinlenmesi CMK m. 181/1 ile birlikte m. 210'a da aykırı bulundu.7

Bu sayfadaki kararlarda istinabe tutanağının duruşmada anlatılmaması ya da okunmaması üzerine kurulmuş bir bozma yoktur; kararlardaki bozma nedenleri sorgunun ya da dinlemenin kendisine ilişkindir.

Yurt dışındaki sanık ve tanık nasıl dinlenir? (CMK m. 196/6, 6706 sayılı Kanun m. 7 ve 9)

CMK m. 196/6'ya göre yurt dışında bulunan sanığın belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu hâlinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir. Ses ve görüntüyle sorguyu düzenleyen CMK m. 196/4 ise yalnız yurt içinde bulunan sanıktan söz eder.

Yabancı devletten yapılacak istemler 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanununda "adlî yardımlaşma" adıyla düzenlenir; bu kanunda "istinabe" sözcüğü geçmez. 6706 sayılı Kanun m. 1/3'e göre Türkiye'nin taraf olduğu adlî iş birliğine ilişkin milletlerarası andlaşmalar ile diğer kanun hükümleri saklıdır. 6706 sayılı Kanun m. 7/1'e göre adlî merciler, soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılması için ihtiyaç duyulan konularda adlî yardımlaşma talebinde bulunabilir. Talebe konu işlemin yerine getirilmesi sırasında hazır bulunma talebinde bulunulabilir (m. 7/1-c); ilgili devletin kendi iç hukukuna uygun olarak yerine getirdiği işlemler Türk hukuku bakımından da geçerli sayılır (m. 7/1-ç).

6706 sayılı Kanun m. 9/1'e göre adlî yardımlaşma talebinin yerine getirilmesinde görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması istenebilir; bu işlemler yerine getiren devletin yetkili makam veya mercilerinin yönetimi altında ve o devletin hukuku uyarınca yürütülür. Talebi Türk adlî mercileri yapmışsa, milletlerarası andlaşmalarda hüküm bulunması kaydıyla işlem Türk adlî mercilerinin yönetimi altında ve Türk hukuku uyarınca yürütülür (m. 9/2).

Ceza Genel Kurulunun 2021 tarihli kararındaki olayda sanığın ifadesi uluslararası istinabe yoluyla Leverkusen Asliye Ceza Mahkemesinde alınmıştı. Sanık Türkiye'de bir avukat tutmak istediğini, kendisine bir avukat arayacağını ve dava konusuyla ilgili orada herhangi bir beyanda bulunmak istemediğini belirtmiş; yerel mahkeme bunu susma hakkının kullanılması sayarak mahkûmiyet hükmü kurmuş ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozmasına direnmişti. (Yargıtay CGK, E. 2021/6)8

Ceza Genel Kurulu, sanığın susma hakkını kullanmak istediğini açıkça ileri sürmemesi ve savunmasını müdafisi huzurunda yapmak istediğini beyan etmesinin savunmasını yaptığı anlamına gelmeyeceğine karar verdi. Kurula göre bu beyanlara savunma anlamı verilerek mahkûmiyet hükmü kurulması, duruşmanın yüz yüzeliği ve sözlülüğü ilkeleriyle AİHS m. 6'daki adil yargılanma hakkının ihlali ve savunma hakkının kısıtlanmasıdır; direnme hükmü sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet kurulduğu için sair yönleri incelenmeksizin bozuldu. Karar oy çokluğuyla verildi.8

Ceza Genel Kurulu bu kararda sanığın susma hakkını açıkça kullandığı bir durumda sonucun ne olacağını karara bağlamamıştır. 6706 sayılı Kanun ve müdafiin yurt dışındaki işlemde hazır bulunması da kararda tartışılmamıştır.

İlgili mevzuat

CMK m. 180 — Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri

Madde 180 – (1) Hastalık veya malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir.

(2) Bu hüküm, konutlarının yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunmasından dolayı getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanır.

(3) Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez.

(4) İstinabe olunan mahkeme, büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise, ilgililer kendi yargı çevresinde bulunmasa da büyükşehir belediye sınırları içerisinde yerine getirilmesi gereken istinabe evrakını geri çevirmeksizin gereğini yapar.

(5) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenebilmeleri olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak ifade alınır. Buna olanak verecek teknik donanımın kurulmasına ve kullanılmasına ilişkin esas ve usuller yönetmelikte gösterilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 196 — Sanığın duruşmadan bağışık tutulması

Madde 196 – (1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.

(2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir. Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.

(3) Sorgu tutanağı duruşmada okunur.

(4) (Değişik: 15/8/2017-KHK-694/147 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/142 md.) Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir.

(5) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.

(6) Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 181 — Tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirilmesi

Madde 181 – (1) Tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen gün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir. Düzenlenen tutanağın örneği hazır bulunan Cumhuriyet savcısına ve müdafie verilir.

(2) Yeniden keşif ve muayeneye ihtiyaç duyulursa, yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.

(3) Tutuklu olan sanık, ancak tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak bu tür işlerde hazır bulundurulmasını isteyebilir. Ancak, hâkim veya mahkeme tarafından zorunlu sayılan hâllerde tutuklu bulunan şüpheli veya sanığın da bu tür işlerde hazır bulunmasına karar verilebilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 209 — Duruşmada anlatılması zorunlu belge ve tutanaklar

Madde 209 – (1) Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanığa ait sorgu tutanakları, naip veya istinabe yoluyla dinlenen tanığın ifade tutanakları ile muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adlî sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler, duruşmada anlatılır.

(2) Sanığa veya mağdura ait kişisel verilerin yer aldığı belgelerin, açıkça istemeleri halinde, kapalı oturumda anlatılmasına mahkemece karar verilebilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 210 — Duruşmada okunmayacak belgeler

Madde 210 – (1) Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.

(2) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 211 — Duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgeler

Madde 211 – (1) a) Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş olur veya bulunduğu yer öğrenilemezse,

b) Tanık veya sanığın suç ortağının duruşmada hazır bulunması, hastalık, malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanaklı değilse,

c) İfadesinin önem derecesi itibarıyla tanığın duruşmada hazır bulunması gerekli sayılmıyorsa,

Bu kişilerin dinlenmesi yerine, daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanaklar ile kendilerinin yazmış olduğu belgeler okunabilir.

(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii birinci fıkrada belirtilenlerin dışında kalan tutanakların okunmasına birlikte rıza gösterebilirler.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 217 — Delilleri takdir yetkisi

Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.

(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

6706 sayılı Kanun m. 7 — Türk adlî mercilerinin talepleri

MADDE 7- (1) Adlî merciler, soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılması ya da verilen mahkûmiyet kararlarının yerine getirilmesi için ihtiyaç duyulan konularda adlî yardımlaşma talebinde bulunabilir. Bu durumda aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde adlî yardımlaşma talebinden önce delillerin korunması amacıyla geçici tedbirlerin alınması istenebilir.

b) Tebligata ilişkin adlî yardımlaşma taleplerinde, kısıtlayıcı veya zorlayıcı tedbir uygulanacağına ilişkin ihtarlara yer verilmez.

c) Adlî yardımlaşma talebine konu işlemin yerine getirilmesi sırasında hazır bulunma talebinde bulunulabilir.

ç) Adlî yardımlaşma talebi kapsamında ilgili devletin iç hukukuna uygun olarak yerine getirdiği işlemler, Türk hukuku bakımından da geçerli sayılır.

(2) Adlî mercilerce, yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında başka bir devletin ceza soruşturması başlatmasına neden olabilecek bilgilerin öğrenilmesi hâlinde, talep olmaksızın bu bilgiler, ilgili devlete gönderilmek üzere Merkezî Makama bildirilebilir.

Kaynak: Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu (6706)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

6706 sayılı Kanun m. 9 — Görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle adlî yardımlaşma

MADDE 9- (1) Adlî yardımlaşma talebinin yerine getirilmesinde görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması istenebilir. Bu işlemler, yerine getiren devletin yetkili makam veya mercilerinin yönetimi altında ve bu devletin hukuku uyarınca yürütülür.

(2) Türk adlî mercileri tarafından adlî yardımlaşma talebinin görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılmak suretiyle yerine getirilmesinin istenmesi hâlinde, milletlerarası andlaşmalarda hüküm bulunması kaydıyla işlem, Türk adlî mercilerinin yönetimi altında ve Türk hukuku uyarınca yürütülür.

(3) Yabancı devlet tarafından adlî yardımlaşma talebinin görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılmak suretiyle yerine getirilmesinin istenmesi hâlinde, milletlerarası andlaşmalarda hüküm bulunması kaydıyla işlem, talep eden devletin adlî mercilerinin yönetimi altında ve bu devletin hukuku uyarınca yürütülür. Bu işlem sırasında Türk adlî mercileri hazır bulunur ve Türk hukukunun temel ilkelerinin ihlal edilmemesi gözetilir.

Kaynak: Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu (6706)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Alt sınırı beş yıl olan nitelikli hırsızlıkta sanıkların sorgusunun istinabe yoluyla alınmasıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2018/258 · K. 2019/268 ·

    Sanıklar, suç tarihindeki TCK m. 142/2-h'ye göre beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülen nitelikli hırsızlık ile iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yargılanmış; bozmadan sonra savunmaları başka bir asliye ceza mahkemesince istinabe yoluyla alınmış ve yerel mahkeme beraat kararında direnmişti. Ceza Genel Kurulu, uyuşmazlık suçların sübutu olsa da önce istinabe sorgusunun mümkün olup olmadığını ön sorun olarak inceledi. Kurula göre alt sınırı beş yıldan az suçlarda sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur ve kabul ederse talimat mahkemesinde sorgulanabilir; alt sınırı beş yıl ve daha fazla olan suçlarda sorgu mutlaka yargılamayı yapan mahkemece yapılır. Sorunun sorulmaması ya da bu suçlarda istinabe ifadesiyle yetinilmesi mutlak bozma nedenidir. Karar oy birliğiyle verildi.

    Sonuç: Alt sınırı beş yıl ve daha fazla olan suçta sanığın istinabe yoluyla alınan savunmasıyla yetinilmesi beraat hükmünde bile bozma nedenidir; bu kararda birlikte yargılanan öteki suçlardaki beraat hükümleri de bozuldu.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Büyükşehir istinabe yasağına (CMK m. 180/3) aykırılığın tek başına bozma nedeni olup olmadığıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2025/101 · K. 2025/388 ·

    Çocuğun cinsel istismarı davasında mağdur ve annesinin beyanları, davayı gören Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin istinabe talebiyle Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesince alınmış; 9. Ceza Dairesi bunu CMK m. 180/3'e aykırı bularak hükmü bozmuştu. Ceza Genel Kurulu Başsavcılık itirazını kabul etti: her olayda soyut, müstakil ve kategorik olarak bu yasağa aykırılığın bozma nedeni kabul edilmesi mümkün değildir; CMK m. 289'daki mutlak hukuka aykırılık hâlleri saklıdır ve ancak hükmü etkileyecek nitelikteki ihlaller bozma sebebidir. Taraflara soru sorma imkânı sağlanmayıp savunma hakkı kısıtlanmışsa, bunun açıkça temyiz sebebi yapılması bozmayı sonuçlayabilir. Somut olayda aykırılık temyizde ileri sürülmemişti; Kurul Daire bozmasını kaldırıp dosyayı esas incelemesi için Daireye gönderdi. Karar oy çokluğuyla verildi.

    Sonuç: Büyükşehir istinabe yasağına aykırılık kendiliğinden bozma nedeni değildir; hükmü etkileyen ihlaller bozma nedenidir, Kurulun verdiği örnekte soru sorma hakkı engellenmiş ve bu açıkça temyiz edilmişse bozma gündeme gelebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. TCK m. 87/1 son cümlesindeki 'beş yıldan az olamaz' sınırı ve istinabe sorgusuYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2017/383 · K. 2021/387 ·

    Silahla ve kişinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte kasten yaralama suçundan yargılanan sanığın sorgusu, yakalama emri üzerine başka bir asliye mahkemesince yapılmış ve sanık 3 yıl 9 ay hapis cezasına mahkûm edilmişti. Yerel mahkeme, TCK m. 87/1 son cümlesindeki beş yıl sınırının temel ceza olmadığını savunarak bozmaya direndi. Ceza Genel Kurulu bu görüşü kabul etmedi: madde verilecek cezanın beş yıldan az olmayacağını öngördüğünden sorgunun istinabe yoluyla yaptırılması CMK m. 196/2'nin ihlalidir. Kurul, sorgudan önce esas mahkemesi sorusunun sorulmamasını, bu suçlarda istinabe ifadesiyle yetinilmesini ve bozmaya karşı diyeceklerin istinabe yoluyla sorulmasını mutlak bozma nedeni saydı. Karar oy birliğiyle verildi.

    Sonuç: Kanun 'cezası beş yıldan az olamaz' diyorsa, sanığa sonunda daha az ceza verilse bile sorgusu istinabe yoluyla yapılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Nitelikli yağmada müdafisiz ve istinabe yoluyla alınan savunmaYargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2013/28558 · K. 2014/7430 ·

    Nitelikli yağma suçundan yargılanan sanığın savunması, davayı gören ağır ceza mahkemesi dışında başka bir ağır ceza mahkemesince müdafisi olmaksızın istinabe yoluyla alınmış ve sanık yağmadan beraat etmişti. Katılan vekilinin temyizi üzerine 6. Ceza Dairesi, işin esasına girilebilmesi için önce CMK'da açıkça düzenlenmiş emredici usul hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi gerektiğini belirtti. Daireye göre nitelikli yağmanın cezasının alt sınırı nedeniyle sanığın yargılamayı yapan mahkeme önünde ve zorunlu savunmanı hazırken sorgusunun yapılması zorunludur; CMK m. 150/3 ve 196/2'ye aykırılık savunma hakkını kısıtlar. Daire aynı kararda konu dışı ayrı bir bozma nedeni de sayarak diğer yönleri incelenmeyen hükümleri bozdu.

    Sonuç: Nitelikli yağmada savunmanın müdafisiz ve istinabeyle alınması, sanık beraat etmiş olsa bile katılanın temyiziyle bozma nedeni olabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Yakalama emri ile alınan istinabe sorgusuna dayanan hırsızlık mahkûmiyetiYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2021/19421 · K. 2023/9636 ·

    Sanık TCK m. 142/2-h ve 143'e göre hırsızlık suçundan mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu düzeltilerek esastan reddedilmişti. 2. Ceza Dairesi hırsızlık hükmünü iki nedenle bozdu: 1) TCK m. 142/2-h ve 143'te öngörülen suçun cezasının alt sınırı beş yıldan fazla olduğundan savunmanın CMK m. 150/3 uyarınca zorunlu müdafi eşliğinde alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) m. 142/2-h'deki hırsızlığın cezasının alt sınırı beş yıl olduğundan istinabe suretiyle sorgu yapılamayacağı gözetilmeden, CMK m. 196/2'ye aykırı biçimde yakalama emri ile alınan sorguya dayanılarak hükümlülük kararı verilmesi. Aynı karardaki konut dokunulmazlığının ihlali hükmüne yönelik temyiz istemi ayrıca reddedildi; o kısım bu rehberde kullanılmadı.

    Sonuç: Alt sınırı beş yıl olan hırsızlıkta yakalama emri üzerine başka mahkemede alınan sorguyla mahkûmiyet kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Yakalama emri üzerine yapılan istinabe sorgusunda esas mahkemesi sorusuYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2016/16788 · K. 2019/1844 ·

    Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yargılanan bir sanığın sorgusu, yakalama kararı uyarınca Van 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılmış; sorgudan önce sanığa ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmamıştı. 2. Ceza Dairesine göre esas mahkemesince sorgusu yapılmamış sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç istinabe suretiyle sorguya çekilebilir; yakalama emri üzerine de olsa sorgudan önce bu sorunun sorulması zorunludur. CMK m. 196/2'ye aykırı sorguya dayanılarak verilen hükümler savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozuldu. Aynı kararda başka bir sanık hakkındaki hükümler düzeltilerek onandı.

    Sonuç: Sanık yakalama emriyle başka yerde sorgulansa da, önce ifadesini davayı gören mahkemede vermek isteyip istemediği sorulmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Belirleyici gizli tanıkların soru sorma hakkı tanınmadan dinlenmesiYargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/31349 · K. 2025/22321 ·

    Silahlı terör örgütüne üyelikten verilen mahkûmiyette, suçun sübutu bakımından belirleyici delil niteliğindeki gizli tanıklara sanık tarafından soru sorulamamıştı. Tebliğname onama yönündeydi. 3. Ceza Dairesi, bu tanıkların doğrudan duruşmada sanık ve müdafii huzurunda soru sorma hakkı tanınarak, SEGBİS kullanılarak ya da CMK m. 181/1'deki usule uyularak istinabe yoluyla dinlenmesi gerektiğini belirtti. Sanığın tanıkları sorgulama hakkının engellenmesini CMK m. 180/1 ve 181/1'deki emredici hükümlere aykırılık ve savunma hakkının kısıtlanması saydı; hüküm bu nedenle ve tanık beyanlarındaki tarihlerin netleştirilmemesi nedeniyle bozuldu.

    Sonuç: Mahkûmiyete esas alınan belirleyici gizli tanık istinabeyle dinlenecekse, sanık ve müdafiine dinleme günü bildirilmeli ve soru sorma imkânı tanınmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Yurt dışında uluslararası istinabeyle alınan 'avukat tutacağım' beyanıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2021/6 · K. 2021/263 ·

    Kaçakçılık davasında sanığın ifadesi uluslararası istinabe yoluyla Leverkusen Asliye Ceza Mahkemesinde alınmış; sanık Türkiye'de bir avukat tutmak istediğini ve orada dava konusuyla ilgili beyanda bulunmak istemediğini söylemişti. Yerel mahkeme bunu susma hakkının kullanılması sayıp mahkûmiyet kurdu ve 7. Ceza Dairesinin bozmasına direndi. Ceza Genel Kurulu, susma hakkını açıkça ileri sürmeyen ve savunmasını müdafisi huzurunda yapmak istediğini bildiren sanığın savunma yapmış sayılamayacağına, bu beyanlara savunma anlamı verilerek mahkûmiyet kurulmasının duruşmanın yüz yüzeliği ve sözlülüğü ilkeleriyle AİHS m. 6'daki adil yargılanma hakkını ihlal edeceğine karar verdi. Hüküm sorgu yapılmadan mahkûmiyet kurulduğu için bozuldu. Karar oy çokluğuyla verildi.

    Sonuç: Yurt dışındaki istinabe işleminde avukat tutacağını söyleyip beyanda bulunmayan sanığın bu sözü savunma sayılmaz; sorgusu yapılmadan mahkûmiyet kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

İstinabe ile ifade ne demektir?

Davayı gören ceza mahkemesinin bir tanığın, bilirkişinin ya da sanığın dinlenmesini başka bir yer mahkemesine yaptırmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu bu yolu tanık ve bilirkişi için m. 180'de, sanığın sorgusu için m. 196'da düzenler. Kanun, işi yapan mahkemeye istinabe olunan mahkeme der; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019 tarihli kararında talimat mahkemesi ifadesi de geçer.

Sanık hangi suçlarda istinabe ile ifade veremez?

CMK m. 196/2'ye göre cezasının alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis olan suçlarda sanık istinabe yoluyla sorguya çekilemez; sorgu davayı gören mahkemece yapılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021 tarihli kararında, kasten yaralamada verilecek cezanın beş yıldan az olamayacağını söyleyen TCK m. 87/1 son cümlesini de bu sınır kapsamında saydı; sanığa sonunda daha az ceza verilmiş olması hükmün bozulmasını engellemedi.

İstinabe ile sorgudan önce sanığa ne sorulur?

CMK m. 196/2'ye göre sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi, yani davayı gören mahkeme huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu sorunun sorulmamasını savunma hakkını kısıtlayan mutlak bir bozma nedeni sayar.

Yakalama emriyle başka bir şehirde yakalanan sanığın sorgusu orada yapılabilir mi?

Yargıtay 2. Ceza Dairesine göre yakalama emri üzerine yapılan sorguda da sanığa önce ifadesini davayı gören mahkemede vermek isteyip istemediği sorulmalıdır. Suçun cezasının alt sınırı beş yıl ve daha fazlaysa, yakalama emri üzerine başka mahkemece alınan sorguya dayanılarak kurulan hükümler 2. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu kararlarında bozuldu.

İstinabe sorgusunda avukatın hazır bulunması zorunlu mu?

CMK m. 196/2'ye göre sorgu günü sanığın müdafiine bildirilir, ancak Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu değildir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise CMK m. 150/3 müdafi görevlendirilmesini zorunlu kılar; Yargıtay 6. Ceza Dairesi ve 2. Ceza Dairesi bu tür suçlarda savunmanın zorunlu müdafi olmadan alınmasını bozma nedeni saydı. Müdafii bulunmayan sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise de istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/2).

Büyükşehirde oturan tanık istinabe ile dinlenebilir mi?

CMK m. 180/3'e göre davayı gören mahkeme, zorunluluk olmadıkça büyükşehir belediye sınırları içinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez. Büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır (5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu m. 5). Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025 tarihli kararında bu yasağa aykırılığı kendiliğinden bozma nedeni saymadı; hükmü etkileyecek ihlallerin bozma nedeni olduğunu, örneğin taraflara soru sorma imkânı tanınmamış ve bu açıkça temyiz sebebi yapılmışsa bozmanın gündeme gelebileceğini belirtti.

Tanık istinabe ile dinlenirken sanık ve avukatı orada bulunabilir mi?

CMK m. 181/1'e göre tanığın dinleneceği gün Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirilir. Tutuklu sanık ise ancak tutuklu bulunduğu yer mahkemesinde yapılacak dinlemede hazır bulundurulmasını isteyebilir (CMK m. 181/3). Yargıtay 3. Ceza Dairesi, mahkûmiyete esas alınan belirleyici gizli tanıkların sanığa soru sorma hakkı tanınmadan dinlenmesini bozma nedeni saydı.

İstinabe ile alınan ifade duruşmada okunur mu?

CMK m. 196/3'e göre sanığın istinabe yoluyla alınan sorgu tutanağı duruşmada okunur; CMK m. 209/1 ise istinabe yoluyla alınan sorgu ve tanık ifade tutanaklarının duruşmada anlatılacağını söyler. Olayın delili yalnız bir tanığın açıklamalarından ibaretse o tanık duruşmada mutlaka dinlenir ve önceki tutanağın okunması dinlemenin yerine geçmez (CMK m. 210/1).

Yurt dışında yaşayan sanığın ifadesi nasıl alınır?

CMK m. 196/6'ya göre yurt dışında bulunan sanığın duruşma tarihinde hazır bulunması zorsa, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir. Yabancı devletten yapılacak istem, milletlerarası andlaşmalar saklı kalmak üzere (6706 sayılı Kanun m. 1/3), 6706 sayılı Kanunda adlî yardımlaşma adıyla düzenlenir; işlem sırasında hazır bulunma talep edilebilir ve yabancı devletin kendi hukukuna uygun yaptığı işlem Türk hukuku bakımından da geçerli sayılır (6706 sayılı Kanun m. 7/1).

Yurt dışında 'Türkiye'de avukat tutacağım' demek savunma sayılır mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021 tarihli kararına göre sayılmaz. Uluslararası istinabeyle dinlenirken susma hakkını kullanmak istediğini açıkça ileri sürmeyen ve savunmasını müdafisi huzurunda yapmak istediğini söyleyen sanığın bu beyanına savunma anlamı verilerek mahkûmiyet kurulması, savunma hakkının kısıtlanması sayıldı ve hüküm bozuldu. Karar oy çokluğuyla verildi.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.