Tanık olarak çağrıldım: tanıklık yükümlülüğü ve tanığın hakları (CMK m. 43)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- CMK m. 43'e göre tanık nasıl çağrılır, kolluğun çağrısı aynı sonucu doğurur mu?
- CMK m. 45-47 ve m. 49'a göre kimler tanıklıktan çekinebilir?
- Çekinme hakkı hatırlatılmadan alınan tanık ifadesi delil olarak kullanılabilir mi?
- CMK m. 210/2'ye göre önce ifade verip duruşmada çekinen tanığın eski ifadesi okunabilir mi?
- CMK m. 48'e göre tanık kendisini suçlayabilecek sorulara cevap vermek zorunda mı?
- Tanık nasıl dinlenir? CMK m. 50-59 ve m. 201'e göre yemin, sorular ve dinlenme sırası
- Tanık gelmezse ya da tanıklıktan kaçınırsa ne olur? CMK m. 44'e göre zorla getirme, CMK m. 60'a göre disiplin hapsi
- CMK m. 58 ve m. 61'e göre tanığın korunması ve tanığa ödenen tazminat
- TCK m. 272-274'e göre yalan tanıklık nedir, kolluk beyanı ile mahkeme beyanının farklı olması yeterli mi?
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Tanıklar çağrı kâğıdıyla çağrılır ve kâğıtta gelmemenin sonuçları yazılır; bu sonuçlar Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önündeki tanıklıkta uygulanabilir.
- Usulüne uygun çağrılıp mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve sebep olduğu giderler ödettirilir.
- Şüpheli veya sanığın eşi, nişanlısı, üstsoyu, altsoyu ve kanunda sayılan diğer yakınları tanıklıktan çekinebilir.
- Tanık, kendisini veya bu yakınlarını kovuşturmaya uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir.
- Mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı tanıklık yapmak yalan tanıklık suçudur.
Tanık olarak çağrılan kişiden, tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini anlatması istenir. Bu rehber, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun tanıklık hükümlerini (m. 43-61) ve Türk Ceza Kanunu'nun yalan tanıklık hükümlerini (m. 272-274) sırasıyla anlatır: çağrı ve gelmemenin sonucu, tanıklıktan çekinme, kendini suçlayan sorular, hatırlatılmayan hakların delile etkisi, yemin ve dinlenme, sebepsiz çekinme, tanığın korunması ve tazminatı, yalan tanıklık. Ardından konuyla ilgili Yargıtay kararları özetlenir.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Kim çağırır?
Tanıklar çağrı kâğıdıyla çağrılır ve kâğıtta gelmemenin sonuçları bildirilir; CMK m. 43'ün hükümleri kişinin Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde uygulanabilir.
Dayanak: CMK m. 43
- Gelmezse
Usulüne uygun çağrılıp mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler ödettirilir; haklı sebebini sonradan bildirirse giderler kaldırılır.
Dayanak: CMK m. 44/1
- Çekinebilecek yakınlar
Şüpheli veya sanığın nişanlısı, eşi (evlilik bağı kalmasa bile), üstsoyu ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımları ve evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir; bu hak dinlenmeden önce bildirilir.
Dayanak: CMK m. 45
- Kendini suçlayan soru
Tanık, kendisini veya CMK m. 45/1'de sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinebilir; bu hak ona önceden bildirilir.
Dayanak: CMK m. 48
- Yemin
Tanıklar tanıklıktan önce ayrı ayrı yemin eder; dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar ve CMK m. 50'de sayılan diğer kişiler yeminsiz dinlenir.
Dayanak: CMK m. 54/1, m. 50/1
- Sebepsiz çekinme
Yasal bir sebep olmadan tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında giderlere hükmedilir ve en çok üç ay disiplin hapsi verilebilir; tanık yükümlülüğüne uyarsa derhâl serbest bırakılır.
Dayanak: CMK m. 60/1
- Yalan tanıklık
Soruşturmada tanık dinlemeye yetkili merci önünde gerçeğe aykırı tanıklığın cezası dört aydan bir yıla, mahkeme huzurunda ya da yeminle dinlenmede bir yıldan üç yıla kadar hapistir; üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında ceza iki yıldan dört yıla kadardır.
Dayanak: TCK m. 272
CMK m. 43'e göre tanık nasıl çağrılır, kolluğun çağrısı aynı sonucu doğurur mu?
CMK m. 43/1 uyarınca tanıklar çağrı kâğıdı ile çağrılır ve çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir. Tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme kararı verilebilir; bu durumda karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir. CMK m. 43/2'ye göre çağrı telefon, faks, elektronik posta gibi araçlarla da yapılabilir; ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu durumda uygulanmaz. Duruşma sürerken hemen dinlenmesi gereken tanıklar için mahkeme, belirttiği gün ve saatte hazır bulundurulmalarını görevlilere yazılı olarak emredebilir (CMK m. 43/3).
CMK m. 43/5, maddenin hükümlerinin kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde uygulanabileceğini söyler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluğun "bilgi sahibi" sıfatıyla aldığı ifadenin tanık beyanı olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2023/472)1 Yargıtay 8. Ceza Dairesi de CMK m. 43/5 karşısında kolluğu tanık dinleme yetkisi bulunmayan merci saymış ve kolluğun düzenlediği bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle yalan tanıklık suçunun oluşmayacağını kabul etmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2022/6080)2
Kolluğun "bilgi sahibi" olarak çağırdığı kişiye tanıklığa ilişkin usul güvencelerinin uygulanması olanağı bulunmadığını Ceza Genel Kurulu aynı kararda ayrıca vurgulamıştır; Genel Kurul, çekinme hakkı hatırlatılmadan kollukta bu sıfatla alınan beyanı, kişi duruşmada tanıklıktan çekindiğinde hükme esas alınamaz saymıştır.1
CMK m. 45-47 ve m. 49'a göre kimler tanıklıktan çekinebilir?
CMK m. 45/1'e göre şu kişiler tanıklıktan çekinebilir: 1) şüpheli veya sanığın nişanlısı; 2) evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi; 3) şüpheli veya sanığın kan veya kayın hısımlığından üstsoyu veya altsoyu; 4) şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları; 5) şüpheli veya sanıkla aralarında evlatlık bağı bulunanlar.
Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle çekinmenin önemini anlayamayacak durumda olanlar, kanuni temsilcilerinin rızasıyla tanık olarak dinlenebilir; kanuni temsilci şüpheli veya sanıksa çekinme konusunda karar veremez (CMK m. 45/2). Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tarafların çocuğu olan tanık hakkında ilk beyanında CMK m. 45/2'ye göre işlem yapılmadığı ve çekinme hakkı usulünce hatırlatılmadan alınan ifadesinin hükme esas alınmasını bozma nedenlerinden biri saymıştır. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/1233)3
CMK m. 45/3 uyarınca çekinebilecek kimselere bu hak dinlenmeden önce bildirilir; bu kimseler dinlenirken de her zaman tanıklıktan çekinebilir. Yasal bir sebep olmadan çekinmenin sonucu CMK m. 60/1'de düzenlenir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi, babası şikâyetçi olduğu için sanık lehine tanıklık yapmak istemediğini söyleyen tanık hakkında, CMK m. 45'te şikâyetçi olanlarla ilgili bir düzenleme bulunmadığını belirtmiş ve tanığın duruşmaya çağrılarak beyanına başvurulmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma saymıştır. (Yargıtay 23. CD, E. 2015/10262)4
CMK m. 46/1 meslek ve sürekli uğraşı nedeniyle çekinmeyi düzenler: 1) avukatlar, stajyerleri ve yardımcıları bu sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler için; 2) hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler, yardımcıları ve diğer tıp meslek mensupları hastaları ve yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler için; 3) mali işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterler hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler için. CMK m. 46/2'ye göre avukatlar dışındaki bu kişiler, ilgilinin rızası varsa tanıklıktan çekinemez.
Devlet sırrı niteliğindeki bilgiler için CMK m. 47 ayrı bir usul öngörür: suç olgusuna ilişkin bilgiler Devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz; tanık yalnız mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından, zabıt kâtibi dahi olmadan dinlenir. Bu usul hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarda uygulanır (CMK m. 47/3). CMK m. 49'a göre mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısı gerekli gördüğünde tanık çekinmesinin dayanağı olan olguları bildirir ve gerektiğinde bu konuda kendisine yemin verdirilir.
Çekinme hakkı hatırlatılmadan alınan tanık ifadesi delil olarak kullanılabilir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, delil yasaklarını delil elde etme ve delil değerlendirme yasakları olarak ikiye ayırmış; tanıklıktan çekinme hakkı olanlara bu hakkın hatırlatılmamasını delil elde etme yasağına, tanıklıktan çekinen tanığın önceki ifadesinin okunamamasını delil değerlendirme yasağına örnek göstermiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2022/4119)5
Aynı yönde, tarafların çocuğu olan tanığa çekinme hakkı usulünce hatırlatılmadan alınan ifadenin hükme esas alınması 1. Ceza Dairesince hukuka aykırı bulunmuş; Daire, tanığın usulüne uygun ifadesi alındıktan sonra haksız tahrik koşullarının yeniden tartışılması gerektiğini belirtmiştir.3
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sanığın eşinin kollukta çekinme hakkı hatırlatılmadan ve yeminsiz alınan, yargılamada kabul etmediği beyanı dışında mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını gözetmeden kurulan mahkûmiyeti bozmuş ve sanığın beraati gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2021/9834)6 Kararda Daire, bu beyan dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmamasını gerekçe yapmıştır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, hukuka aykırı alınan görüntü kaydının tanıklıktan çekinme hakkı olan sanığın babasına kollukça gösterilerek sanığın teşhis ettirilmesiyle elde edilen delili de hukuka aykırı saymış ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. (Yargıtay 10. CD, E. 2023/4546)7
CMK m. 210/2'ye göre önce ifade verip duruşmada çekinen tanığın eski ifadesi okunabilir mi?
CMK m. 210/2 uyarınca tanıklıktan çekinebilecek olan kişi duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz. CMK m. 217/1'e göre de hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. CMK m. 210/1 ayrıca, olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaretse bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesini ve önceki tutanağın okunmasının dinleme yerine geçemeyeceğini öngörür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, çekinme hakkı olduğu hâlde bunu soruşturmada kullanmayan tanık kovuşturmada çekindiğinde önceki ifadesine ilişkin tutanakların okunamayacağını ve bu beyanların hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.1 Genel Kurul bu ön sorunu oy birliğiyle çözmüş; sübuta ilişkin asıl uyuşmazlıkta ise oy çokluğuyla mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi de duruşmada kardeş olduğu için tanıklıktan çekinen tanığın kolluk beyanına dayanan ilk derece gerekçesini, CMK m. 210/2 karşısında delil değerlendirme yasağının ihlali saymış ve yasaklı delilin hükme esas alınmasını hukuka aykırı bulmuştur.5
CMK m. 48'e göre tanık kendisini suçlayabilecek sorulara cevap vermek zorunda mı?
CMK m. 48/1 uyarınca tanık, kendisini veya CMK m. 45/1'de gösterilen yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hak ona önceden bildirilir. Bu hak, CMK m. 45'teki yakınlık çekinmesinden farklı olarak her tanığa tanınır; ancak tanıklığın tamamını değil, belirtilen nitelikteki soruları kapsar.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu öğretiye dayanarak, henüz kendisine suç isnadı yapılmamış bir kimsenin tanık olarak dinlenmesinde hukuki bir engel bulunmadığını; ancak tanık olarak dinlenen bu kimsenin beyanının ileride kendisi aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, çünkü bunun için haklarının hatırlatılmış olması gerektiğini belirtmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2022/388)8
Soruşturma veya kovuşturma konusu suça iştirakten ya da bu suç nedeniyle suçluyu kayırmaktan veya delilleri yok etme, gizleme ya da değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olan kişiler tanık olarak dinlenecekse yeminsiz dinlenir (CMK m. 50/1-c). Kişi şüpheli sıfatıyla dinlendiğinde ise ona CMK m. 147'deki haklar, bu arada yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilir.
Tanık nasıl dinlenir? CMK m. 50-59 ve m. 201'e göre yemin, sorular ve dinlenme sırası
CMK m. 53/1 uyarınca tanığa dinlenmeden önce 1) gerçeği söylemesinin önemi, 2) gerçeği söylemezse yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı, 3) doğruyu söyleyeceğine yemin edeceği, 4) duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan salonu terk edemeyeceği anlatılır. CMK m. 58/1'e göre tanığa önce adı, soyadı, yaşı, işi, yerleşim yeri ve adresi sorulur; gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceğini aydınlatacak, özellikle şüpheli, sanık veya mağdurla ilişkilerine dair sorular yöneltilir.
CMK m. 54/1'e göre tanıklar tanıklıktan önce ayrı ayrı yemin eder; gerektiğinde veya kişinin tanık sıfatıyla dinlenmesinin uygun olup olmadığında tereddüt varsa yemin tanıklıktan sonraya bırakılabilir. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcıları da tanıklara yemin verir (CMK m. 54/2). Yeminin biçimi CMK m. 55/1'de yazılıdır: tanıklıktan önce "Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." denir ve yemin edilirken herkes ayağa kalkar (CMK m. 55/2).
CMK m. 50/1'e göre şu kişiler yeminsiz dinlenir: 1) dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar; 2) ayırt etme gücü olmadığı için yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayanlar; 3) soruşturma veya kovuşturma konusu suça iştirakten, suçluyu kayırmaktan ya da delilleri yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar. CMK m. 45'e göre çekinebilecek kişi tanıklık ederse ona yemin verip vermemek hâkim veya mahkemenin takdirindedir; tanık yemin etmekten çekinebilir ve bu ona bildirilir (CMK m. 51/1).
CMK m. 52/1 uyarınca her tanık ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir. Kovuşturma evresine kadar tanıklar ancak gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleriyle ve şüpheliyle yüzleştirilebilir (CMK m. 52/2). Dinleme sırasındaki görüntü veya sesler kayda alınabilir; mağdur çocukların tanıklığında bu kayıt zorunludur (CMK m. 52/3).
CMK m. 59/1'e göre tanığa dinlenmeden önce tanıklık yapacağı olayla ilgili bilgi verilir, hazır olan sanık gösterilir; tanıktan bildiklerini söylemesi istenir ve tanıklık ederken sözü kesilmez. Konuları aydınlatmak ve tamamlamak için tanığa ayrıca soru yöneltilebilir (CMK m. 59/2). Duruşmada Cumhuriyet savcısı ile müdafi veya vekil olarak katılan avukat tanığa doğrudan, sanık ve katılan ise mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir; soruya itiraz edilirse sorunun gerekip gerekmediğine mahkeme başkanı karar verir (CMK m. 201/1).
Tanık gelmezse ya da tanıklıktan kaçınırsa ne olur? CMK m. 44'e göre zorla getirme, CMK m. 60'a göre disiplin hapsi
CMK m. 44/1 uyarınca usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık, gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır.
Aynı fıkraya 7331 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre zorla getirme kararı, telefon, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgileri dosyada bulunuyorsa bu araçlarla da tanığa bildirilir. Fiilî hizmetteki askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla yerine getirilir (CMK m. 44/2). Telefonla ya da elektronik postayla yapılan çağrıda ise CMK m. 43/2 gereği çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz.
Gelen ama yasal bir sebep olmadan tanıklıktan veya yeminden çekinen tanığın durumu CMK m. 60'ta ayrıca düzenlenir.
CMK m. 60/1 uyarınca yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında bundan doğan giderlere hükmedilir; ayrıca yemininin veya tanıklığının gerçekleştirilmesi için dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir. Kişi tanıklığa ilişkin yükümlülüğüne uygun davranırsa derhâl serbest bırakılır.
Bu tedbirleri almaya naip hâkim ve istinabe olunan mahkeme ile soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi yetkilidir (CMK m. 60/2). Tedbirler alınıp süreler tümüyle uygulandıktan sonra o dava veya aynı işe ilişkin diğer davada tekrar edilmez (CMK m. 60/3). Disiplin hapsi kararına itiraz edilebilir (CMK m. 60/4).
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, katılanın oğlunun babası şikâyetçi olduğu için tanıklık yapmak istemediğini söylediği dosyada, CMK m. 45'te böyle bir çekinme sebebi bulunmadığını ve CMK m. 60/1'in yasal sebep olmadan çekinen tanık hakkında disiplin hapsi verilebileceğini öngördüğünü belirterek tanığın duruşmaya çağrılıp beyanına başvurulmasını istemiştir.4 Daire disiplin hapsi verilmesini emretmemiş, maddenin "verilebilir" lafzını aktarmıştır.
CMK m. 58 ve m. 61'e göre tanığın korunması ve tanığa ödenen tazminat
CMK m. 58/2'ye göre tanığın kimliğinin ortaya çıkması kendisi veya yakınları için ağır bir tehlike oluşturacaksa kimliğinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır; kimliği saklı tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesileyle öğrendiğini açıklamakla yükümlüdür. Hazır bulunanların huzurunda dinlenmesi tanık için başka türlü önlenemeyecek ağır bir tehlike oluşturacaksa hâkim tanığı hazır bulunma hakkına sahip olanlar olmadan dinleyebilir; bu durumda ses ve görüntülü aktarma yapılır ve soru sorma hakkı saklıdır (CMK m. 58/3).
Tanıklıktan sonra kimliğin saklı tutulması ve güvenliğin sağlanması için alınacak önlemler CMK m. 58/4 uyarınca ilgili kanunda düzenlenir. CMK m. 58/5'e göre ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir. Tanık Koruma Kanunu (5726) ise m. 3/1'de ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçları da kapsamına alır ve m. 5/1-a'da kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulmasını tanık koruma tedbirleri arasında sayar; bu tedbirler tanığın ya da yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır ve ciddi bir tehlike içindeyse ve korunmaları zorunluysa uygulanabilir (m. 4/2).
CMK m. 61/1 uyarınca Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanığa, Adalet Bakanlığınca her yıl hazırlanan tarifeye göre kaybettiği zamanla orantılı bir tazminat verilir. Tanık hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalmışsa yol giderleri ile çağrıldığı yerdeki ikamet ve beslenme giderleri de karşılanır. Bu tazminat ve giderler hiçbir vergi, resim ve harç alınmadan ödenir (CMK m. 61/2).
TCK m. 272-274'e göre yalan tanıklık nedir, kolluk beyanı ile mahkeme beyanının farklı olması yeterli mi?
TCK m. 272/1 uyarınca hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapan kimseye dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili merci önünde gerçeğe aykırı tanıklığın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 272/2). Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında yalan tanıklıkta ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m. 272/3). TCK m. 272/4-8, aleyhine tanıklık edilen kişiye koruma tedbiri uygulanması ya da mahkûmiyet gibi ağırlaştırıcı hâlleri düzenler.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, CMK m. 43/5 karşısında tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluğun düzenlediği bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağını belirtmiş; somut olayda hazırlık aşamasındaki beyanlarla mahkeme huzurundaki yeminli beyanlar arasında esaslı bir farklılık olmadığını da tespit ederek beraat hükmünü onamıştır.2
TCK m. 273/1'e göre kişinin 1) kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması ya da 2) tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen bu hak kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapması hâlinde cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir. Bu hüküm özel hukuk uyuşmazlıklarında yapılan yalan tanıklıkta uygulanmaz (TCK m. 273/2).
Yargıtay 8. Ceza Dairesi bir kararında, tanık olarak dinlenirken kendisine CMK m. 48'deki çekinme hakkı hatırlatılmayan suça sürüklenen çocuğun, bu şekilde alınan beyanı nedeniyle yalan tanıklıktan mahkûmiyeti yerine beraati gerektiğini belirtmiş; Anayasa m. 38'deki kendini ve yakınlarını suçlamaya zorlanamama hükmünü ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin aynı yöndeki kararlarını gözetmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2018/8497)9 Kararda TCK m. 273'e değinilmemiştir.
TCK m. 274'e göre gerçeğin söylendiği ana göre etkin pişmanlık uygulanır: aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak bir karar ya da hüküm verilmeden önce gerçek söylenirse cezaya hükmolunmaz (TCK m. 274/1); bu karardan sonra ama hükümden önce söylenirse ceza üçte ikisinden yarısına kadar (TCK m. 274/2), mahkûmiyet kesinleşmeden önce söylenirse yarısından üçte birine kadar indirilebilir (TCK m. 274/3).
İlgili mevzuat
CMK m. 43 — Tanıkların çağrılması
Madde 43 – (1) Tanıklar çağrı kâğıdı ile çağrılır. Çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir. Tutuklu işlerde tanıklar için zorla getirme kararı verilebilir. Karar yazısında bu yoldan getirilmenin nedenleri gösterilir ve bunlara çağrı kâğıdı ile gelen tanıklar hakkındaki işlem uygulanır.
(2) Bu çağrı telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar, bu durumda uygulanmaz.
(3) Mahkeme, duruşmanın devamı sırasında hemen dinlenilmesi gerekli görülen tanıkların belirteceği gün ve saatte hazır bulundurulmasını görevlilere yazılı olarak emredebilir.
(4) Cumhurbaşkanı kendi takdiri ile tanıklıktan çekinebilir. Tanıklık yapmayı istemesi halinde beyanı konutunda alınabilir ya da yazılı olarak gönderebilir.
(5) Bu madde hükümleri, kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi halinde uygulanabilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 44 — Çağrıya uymayan tanıklar
Madde 44 – (1) Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. (Ek cümle:8/7/2021-7331/11 md.) Zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması hâlinde bu araçlardan yararlanılmak suretiyle de tanığa bildirilir.
(2) Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 45 — Tanıklıktan çekinme
Madde 45 – (1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir:
a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı.
b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi.
c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu.
d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları.
e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlâtlık bağı bulunanlar.
(2) Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle tanıklıktan çekinmenin önemini anlayabilecek durumda olmayanlar, kanunî temsilcilerinin rızalarıyla tanık olarak dinlenebilirler. Kanunî temsilci şüpheli veya sanık ise, bu kişilerin çekinmeleri konusunda karar veremez.
(3) Tanıklıktan çekinebilecek olan kimselere, dinlenmeden önce tanıklıktan çekinebilecekleri bildirilir. Bu kimseler, dinlenirken de her zaman tanıklıktan çekinebilirler.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 46 — Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme
Madde 46 – (1) Meslekleri ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinebilecekler ile çekinme konu ve koşulları şunlardır:
a) Avukatlar veya stajyerleri veya yardımcılarının, bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler.
b) Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler.
c) Malî işlerde görevlendirilmiş müşavirler ve noterlerin bu sıfatları dolayısıyla hizmet verdikleri kişiler hakkında öğrendikleri bilgiler.
(2) Yukarıdaki fıkranın (a) bendinde belirtilenler dışında kalan kişiler, ilgilinin rızasının varlığı halinde, tanıklıktan çekinemez.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 47 — Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerle ilgili tanıklık
Madde 47 – (1) Bir suç olgusuna ilişkin bilgiler, Devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Açıklanması, Devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; anayasal düzeni ve dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek nitelikteki bilgiler, Devlet sırrı sayılır.
(2) Tanıklık konusu bilgilerin Devlet sırrı niteliğini taşıması halinde; tanık, sadece mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından zâbıt kâtibi dahi olmaksızın dinlenir. Hâkim veya mahkeme başkanı, daha sonra, bu tanık açıklamalarından, sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan bilgileri tutanağa kaydettirir.
(3) Bu madde hükmü, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili olarak uygulanır.
(4) Cumhurbaşkanının tanıklığı söz konusu olduğunda sırrın niteliğini ve mahkemeye bildirilmesi hususunu kendisi takdir eder.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 48 — Kendisi veya yakınları aleyhine tanıklıktan çekinme
Madde 48 – (1) Tanık, kendisini veya 45 inci maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebilir. Tanığa cevap vermekten çekinebileceği önceden bildirilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 49 — Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi
Madde 49 – (1) Mahkeme başkanı veya hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli görüldüğünde 45, 46 ve 48 inci maddelerde gösterilen hâllerde tanık, tanıklıktan çekinmesinin dayanağını oluşturan olguları bildirir ve bu hususta gerektiğinde kendisine yemin verdirilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 50 — Yemin verilmeyen tanıklar
Madde 50 – (1) Aşağıdaki kimseler yeminsiz dinlenir:
a) Dinlenme sırasında onbeş yaşını doldurmamış olanlar.
b) Ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle yeminin niteliği ve önemini kavrayamayanlar.
c) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirakten veya bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 51 — Tanıklıktan çekinebilecek kimsenin çekinmemesi
Madde 51 – (1) 45 inci madde gereğince tanıklıktan çekinebileceklere yemin verip vermemek hâkim veya mahkemenin takdirine bağlıdır. Ancak, tanık yemin etmekten çekinebilir. Bu hususun kendisine bildirilmesi gereklidir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 52 — Tanıkların dinlenmesi
Madde 52 – (1) Her tanık, ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir.
(2) Tanıklar, kovuşturma evresine kadar ancak gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hâllerde birbirleri ile ve şüpheli ile yüzleştirilebilirler.
(3) Tanıkların dinlenmesi sırasındaki görüntü veya sesler kayda alınabilir. Ancak;
a) Mağdur çocukların,
b) Duruşmaya getirilmesi mümkün olmayan ve tanıklığı maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunlu olan kişilerin,
Tanıklığında bu kayıt zorunludur.
(4) Üçüncü fıkra hükmünün uygulanması suretiyle elde edilen ses ve görüntü kayıtları, sadece ceza muhakemesinde kullanılır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 53 — Tanığa görevinin önemini anlatma
Madde 53 – (1) Tanığa;
a) Dinlenmeden önce, gerçeği söylemesinin önemi,
b) Gerçeği söylememesi halinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı,
c) Doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği,
d) Duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan mahkeme salonunu terk edemeyeceği,
Anlatılır.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 54 — Tanıklara yemin verilmesi
Madde 54 – (1) Tanıklar, tanıklıktan önce ayrı ayrı yemin ederler. Gerektiğinde veya bir kimsenin tanık sıfatıyla dinlenilmesinin uygun olup olmadığında tereddüt varsa yemin, tanıklığından sonraya bırakılabilir.
(2) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcıları da tanıklara yemin verirler.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 55 — Yeminin biçimi
Madde 55 – (1) Tanığa verilecek yemin, tanıklıktan önce "Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." ve 54 üncü maddeye göre tanıklıktan sonra verilmesi hâlinde "Bildiğimi dosdoğru söylediğime namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim." biçiminde olur.
(2) Yemin edilirken herkes ayağa kalkar.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 58 — Tanığa ilk önce sorulacak hususlar ve tanığın korunması
Madde 58 – (1) Tanığa, ilk önce adı, soyadı, yaşı, işi ve yerleşim yeri, işyerinin veya geçici olarak oturduğu yerin adresi, varsa telefon numaraları sorulur. Gerekirse tanıklığına ne dereceye kadar güvenilebileceği hakkında hâkimi aydınlatacak durumlara, özellikle şüpheli, sanık veya mağdur ile ilişkilerine dair sorular yöneltilir.
(2) Tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa; kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. Kimliği saklı tutulan tanık, tanıklık ettiği olayları hangi sebep ve vesile ile öğrenmiş olduğunu açıklamakla yükümlüdür. Kimliğinin saklı tutulması için, tanığa ait kişisel bilgiler, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından muhafaza edilir.
(3) Hazır bulunanların huzurunda dinlenmesi, tanık için ağır bir tehlike teşkil edecek ve bu tehlike başka türlü önlenemeyecekse ya da maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından tehlike oluşturacaksa; hâkim, hazır bulunma hakkına sahip bulunanlar olmadan da tanığı dinleyebilir. Tanığın dinlenmesi sırasında ses ve görüntülü aktarma yapılır. Soru sorma hakkı saklıdır.
(4) Tanıklık görevinin yapılmasından sonra, kişinin kimliğinin saklı tutulması veya güvenliğinin sağlanması hususunda alınacak önlemler, ilgili kanunda düzenlenir.
(5) İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri, ancak bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 59 — Tanığa söylenecek şeyler ve sorulacak sorular
Madde 59 – (1) Tanık, dinlenmeden önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak mahkeme başkanı veya hâkim tarafından, kendisine bilgi verilir; hazır olan sanık, tanığa gösterilir. Sanık hazır değilse kimliği açıklanır. Tanıktan, tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir ve tanıklık ederken sözü kesilmez.
(2) Tanıklık edilen konuları aydınlatmak, tamamlamak ve bilgilerinin dayandığı durumları gereğince değerlendirebilmek için tanığa ayrıca soru yöneltilebilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 60 — Tanıklıktan ve yeminden sebepsiz çekinme
Madde 60 – (1) Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında, bundan doğan giderlere hükmedilmekle beraber, yemininin veya tanıklığının gerçekleştirilmesi için dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir. Kişi, tanıklığa ilişkin yükümlülüğüne uygun davranması halinde, derhâl serbest bırakılır.
(2) Bu tedbirleri almaya naip hâkim ve istinabe olunan mahkeme ile soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi yetkilidir.
(3) Davanın görüldüğü sırada bu tedbirler alındıktan ve yukarıdaki süreler suçun türüne göre tümüyle uygulandıktan sonra o dava veya aynı işe ilişkin diğer davada tekrar edilmez.
(4) Disiplin hapsi kararına itiraz edilebilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 61 — Tanığa verilecek tazminat ve giderler
Madde 61 – (1) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanığa, her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre kaybettiği zaman ile orantılı bir tazminat verilir. Tanık hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalmışsa, yol giderleriyle tanıklığa çağrıldığı yerdeki ikamet ve beslenme giderleri de karşılanır.
(2) Birinci fıkra hükmüne istinaden ödenmesi gereken tazminat ve giderler, hiçbir vergi, resim ve harç alınmaksızın, ödenir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 201 — Doğrudan soru yöneltme
Madde 201 – (1) Cumhuriyet savcısı, müdafi veya vekil sıfatıyla duruşmaya katılan avukat; sanığa, katılana, tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılmış diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Sanık ve katılan da mahkeme başkanı veya hâkim aracılığı ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine, mahkeme başkanı karar verir. Gerektiğinde ilgililer yeniden soru sorabilir.
(2) Heyet halinde görev yapan mahkemelerde, heyeti oluşturan hâkimler, birinci fıkrada belirtilen kişilere soru sorabilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 210 — Duruşmada okunmayacak belgeler
Madde 210 – (1) Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.
(2) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
CMK m. 217 — Delilleri takdir yetkisi
Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
TCK m. 272 — Yalan tanıklık
Madde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…) hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
TCK m. 273 — Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler
Madde 273- (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,
Halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
TCK m. 274 — Etkin pişmanlık
Madde 274- (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Kollukta "bilgi sahibi" olarak alınan beyan ve duruşmada tanıklıktan çekinen yakının önceki ifadesiYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2023/472 · K. 2026/233 ·
Sanığın yeğeni, soruşturmada kollukta "bilgi sahibi" sıfatıyla dinlenmiş, kovuşturmada ise istinabe yoluyla yapılan duruşmada kendisine çekinme hakkı hatırlatılınca tanıklık yapmak istemediğini bildirmişti; ilk derece mahkemesi bu kolluk beyanını mağdurun anlatımını doğrulayan delillerden saymıştı. Ceza Genel Kurulu ön sorunda oy birliğiyle, tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluğun bilgi sahibi sıfatıyla aldığı ifadenin tanık beyanı sayılamayacağını, çekinme hakkını soruşturmada kullanmayan tanık kovuşturmada çekindiğinde önceki ifadesine ilişkin tutanakların okunamayacağını ve bu beyanların hükme esas alınamayacağını belirtti. Asıl uyuşmazlıkta oy çokluğuyla suçun sabit olmadığını kabul ederek direnme hükmünü bozdu.
Sonuç: Duruşmada tanıklıktan çekinen yakının kollukta verdiği beyan okunamaz ve hükme esas alınamaz.
2. Kolluğun bilgi alma tutanağındaki beyan ve yalan tanıklıkYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2022/6080 · K. 2023/10744 ·
Sanık, bir ağır ceza davasında duruşmada tanık olarak verdiği ifadenin soruşturmada kolluğa verdiği ifadeden farklı olduğu iddiasıyla yalan tanıklıktan yargılanmış, ilk derece mahkemesi mahkûmiyet kurmuş, bölge adliye mahkemesi ise beraat kararı vermişti. 8. Ceza Dairesi, CMK m. 43/5 karşısında tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluğun düzenlediği bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağını belirtti; hazırlık aşamasındaki beyanlarla mahkemedeki yeminli beyanlar arasında esaslı bir farklılık da bulunmadığını tespit ederek katılan vekilinin temyiz istemini esastan reddetti ve beraat hükmünü oy birliğiyle onadı.
Sonuç: Kolluğun bilgi alma tutanağındaki beyan tanıklık sayılmadığından, mahkemedeki beyanla farklı olması bu yönüyle yalan tanıklık oluşturmaz.
3. Çocuk tanığa çekinme hakkının usulünce hatırlatılmamasıYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/1233 · K. 2024/932 ·
Kasten öldürmeye teşebbüs davasında sanık ile katılanın oğlu olan tanık, tarafların altsoyu olduğu hâlde ilk beyanında CMK m. 45/2'ye göre işlem yapılmadan ve çekinme hakkı usulünce hatırlatılmadan dinlenmiş; mahkeme bu ifadeye dayanarak haksız tahrik indirimi uygulamıştı. 1. Ceza Dairesi, bu ifadenin hükme esas alınmasını hukuka aykırı buldu ve tanığın usulüne uygun ifadesi alındıktan sonra haksız tahrik koşullarının yeniden tartışılması gerektiğini belirtti. Hüküm haksız tahrik yönünün yanında eksik inceleme, teşebbüsün derecesi ve savunma hakkının kısıtlanması yönlerinden de oy birliğiyle bozuldu.
Sonuç: Çekinme hakkı usulünce hatırlatılmadan alınan yakın tanık ifadesi hükme esas alınamaz.
4. "Tanıklık yapmak istemiyorum": şikâyetçinin oğlu ve CMK m. 60Yargıtay 23. Ceza Dairesi · E. 2015/10262 · K. 2016/10733 ·
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma davasında katılanın oğlu, kovuşturmadaki ifadesinde babası şikâyetçi olduğu için sanık lehine tanıklık yapmak istemediğini bildirmişti. 23. Ceza Dairesi, CMK m. 45'te şikâyetçi olanlarla ilgili bir düzenleme bulunmadığını ve CMK m. 60/1'e göre yasal sebep olmadan tanıklıktan çekinen tanık hakkında giderlere hükmedilerek üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebileceğini belirtti; tanığın duruşmaya çağrılarak beyanına başvurulmadan hüküm kurulmasını eksik araştırma sayarak hükmü oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Taraflardan birinin şikâyetçi olması tanıklıktan çekinme sebebi değildir; böyle bir tanık çağrılıp dinlenmelidir.
5. Duruşmada çekinen kardeşin kolluk beyanına dayanılmasıYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2022/4119 · K. 2022/3889 ·
Kasten yaralamaya teşebbüs davasında sanıkların kardeşi olan tanıklar, duruşmada çekinme hakları hatırlatılınca tanıklık yapmak istemediklerini bildirmişti; ilk derece mahkemesi, tanığın kollukça alınan beyanında olayı ayrıntılı anlattığı gerekçesiyle mahkûmiyet kurmuştu. 1. Ceza Dairesi, çekinme hakkının hatırlatılmamasını delil elde etme yasağına, çekinen tanığın önceki ifadesinin okunamamasını delil değerlendirme yasağına örnek gösterdi; CMK m. 210/2 karşısında delil değerlendirme yasağının ihlal edildiğini ve yasaklı delilin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmü Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Duruşmada çekinen tanığın önceki kolluk beyanına dayanarak mahkûmiyet kurulamaz.
6. Eşin kollukta çekinme hakkı hatırlatılmadan alınan beyanıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2021/9834 · K. 2022/11542 ·
Sanığın silahla havaya ateş ettiğine dair eşinin beyanı kollukta tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan ve yeminsiz alınmıştı; eş bu beyanı yargılamada kabul etmemişti. 8. Ceza Dairesi, bu beyan dışında mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını gözetmeden mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saydı ve hükmü oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Eşin çekinme hakkı hatırlatılmadan alınıp sonra kabul edilmeyen kolluk beyanı tek başına mahkûmiyete yetmez.
7. Çekinme hakkı olan babaya kollukça yaptırılan teşhisYargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2023/4546 · K. 2023/4153 ·
Uyuşturucu madde ticareti davasında ilk derece mahkemesi beraat kararında direnmişti. 10. Ceza Dairesi, gizli soruşturmacı görevlendirmesinin ve ayrı karar alınmadan yapılan görüntü kaydının hukuka aykırı olduğunu, bu görüntülerin tanıklıktan çekinme hakkı olan sanığın babasına kollukça gösterilerek sanığın teşhis ettirilmesiyle elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğunu ve hükme esas alınamayacağını belirtti. Daire, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerini reddederek kendi bozma kararını kaldırdı ve beraat hükmünü Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle onadı.
Sonuç: Çekinme hakkı olan yakına kollukça yaptırılan teşhis de hukuka aykırı delil sayılabilir.
8. Tanık olarak dinlenen kişinin beyanının sonradan kendi aleyhine kullanılmasıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2022/388 · K. 2022/824 ·
Asıl uyuşmazlık suçun nitelikli kasten öldürme mi yoksa olası kastla nitelikli kasten öldürme mi olduğuydu; Ceza Genel Kurulu öncelikle, sanığın olayın hemen ardından jandarma görevlilerine verdiği ve tutanağa geçirilen beyanların CMK m. 148/4 karşısında hükme esas alınıp alınamayacağını inceledi. Ceza Genel Kurulu genel açıklamasında öğretiye dayanarak, henüz kendisine suç isnadı yapılmamış bir kimsenin tanık olarak dinlenmesinde hukuki engel bulunmadığını, ancak tanık olarak dinlenen bu kimsenin beyanının ileride kendisi aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, çünkü bunun için haklarının hatırlatılmış olması gerektiğini belirtti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını değişik gerekçeyle kabul ederek mahkûmiyet hükmünü, jandarma tutanağına konu beyanlar ve tutanağı düzenleyen görevlilerin ifadeleri dışındaki delillere göre yeniden değerlendirme yapılması için bozdu; karar ikinci müzakerede oy çokluğuyla verildi.
Sonuç: Ceza Genel Kuruluna göre tanık olarak dinlenen kişinin beyanının sonradan kendi aleyhine delil olarak kullanılabilmesi için haklarının hatırlatılmış olması gerekir.
9. CMK m. 48 hatırlatılmadan dinlenen tanığın yalan tanıklıktan yargılanmasıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2018/8497 · K. 2018/11526 ·
Suça sürüklenen çocuk, tanık olarak verdiği beyan nedeniyle çocuk mahkemesinde yalan tanıklıktan mahkûm edilmişti. 8. Ceza Dairesi, Anayasa m. 38'deki "Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz." hükmünü ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin aynı yöndeki kararlarını gözeterek, CMK m. 48 uyarınca çekinme hakkı hatırlatılması gerekirken hatırlatma yapılmadan alınan beyan nedeniyle beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını yasaya aykırı buldu ve hükmü oy birliğiyle bozdu.
Sonuç: Bu kararda 8. Ceza Dairesi, CMK m. 48'deki hak hatırlatılmadan alınan beyan nedeniyle yalan tanıklıktan beraat gerektiğini belirtti.
Sık sorulan sorular
Tanık olarak çağrıldım, gitmezsem ne olur?
CMK m. 44/1'e göre usulüne uygun olarak çağrılıp mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler ödettirilir. Gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır. Çağrı telefon veya elektronik postayla yapılmışsa CMK m. 43/2 gereği çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz.
Polisin tanık olarak çağırması ile savcılığın ya da mahkemenin çağırması aynı mıdır?
Hayır. CMK m. 43/5'e göre tanık çağrısına ilişkin hükümler kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde uygulanabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluğun bilgi sahibi sıfatıyla aldığı ifadenin tanık beyanı sayılamayacağını belirtmiştir.
Hangi yakınlar tanıklıktan çekinebilir?
CMK m. 45/1'e göre şüpheli veya sanığın nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, kan veya kayın hısımlığından üstsoyu ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımları ve aralarında evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir. Bu hak dinlenmeden önce bildirilir ve dinleme sırasında da her zaman kullanılabilir (CMK m. 45/3).
Sanığın yakını değilim; sadece tanıklık yapmak istemiyorum. Çekinebilir miyim?
Tanıklıktan çekinme hâlleri CMK m. 45, 46 ve 48'de gösterilir; yasal bir sebep olmadan tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında CMK m. 60/1'e göre giderlere hükmedilir ve en çok üç ay disiplin hapsi verilebilir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi, babası şikâyetçi olduğu için tanıklık yapmak istemeyen tanık bakımından CMK m. 45'te böyle bir düzenleme bulunmadığını belirtmiştir.
Daha önce polise ifade verdim; duruşmada tanıklıktan çekinebilir miyim?
Çekinme hakkı olan kişi bu hakkı dinlenirken de her zaman kullanabilir (CMK m. 45/3). CMK m. 210/2'ye göre tanıklıktan çekinebilecek kişi duruşmada çekindiğinde önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu durumda önceki beyanların hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.
Kendimi suçlayabilecek bir soru sorulursa cevap vermek zorunda mıyım?
CMK m. 48/1'e göre tanık, kendisini veya CMK m. 45/1'de sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hak kendisine önceden bildirilir. Gerekli görülürse tanık çekinmesinin dayanağı olan olguları bildirir ve bu konuda kendisine yemin verdirilebilir (CMK m. 49).
Tanık yemin etmek zorunda mı?
Kural olarak tanıklar tanıklıktan önce ayrı ayrı yemin eder (CMK m. 54/1). Dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olanlar, yeminin önemini kavrayamayanlar ve suça iştirakten ya da suçluyu kayırmaktan şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar yeminsiz dinlenir (CMK m. 50/1). Yakınlık nedeniyle çekinebilecek kişi tanıklık ederse yemin etmekten çekinebilir ve bu kendisine bildirilir (CMK m. 51/1).
Tanığa yol parası ya da tazminat ödenir mi?
CMK m. 61/1'e göre Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrılan tanığa Adalet Bakanlığının her yıl hazırladığı tarifeye göre kaybettiği zamanla orantılı bir tazminat verilir. Seyahat etmek zorunda kalan tanığın yol giderleri ile çağrıldığı yerdeki ikamet ve beslenme giderleri de karşılanır; bu ödemelerden vergi, resim ve harç alınmaz (CMK m. 61/2).
Kimliğim gizli tutulabilir mi?
CMK m. 58/2'ye göre kimliğin ortaya çıkması tanık veya yakınları için ağır bir tehlike oluşturacaksa kimliğin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır. CMK m. 58/5 bu fıkrayı bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla sınırlar. Tanık Koruma Kanunu (5726) ise m. 3/1'de ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve alt sınırı on yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçları da kapsamına alır ve m. 5/1-a'da kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulmasını tanık koruma tedbirleri arasında sayar; bu tedbirler tanığın ya da yakınlarının hayatı, beden bütünlüğü veya mal varlığı ağır ve ciddi bir tehlike içindeyse ve korunmaları zorunluysa uygulanabilir (m. 4/2).
Polise söylediğim ile mahkemede söylediğim farklıysa yalan tanıklık olur mu?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, CMK m. 43/5 karşısında tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluğun düzenlediği bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle yalan tanıklık suçunun oluşmayacağını belirtmiştir. Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye yetkili merci önünde gerçeğe aykırı tanıklık ise TCK m. 272/2'ye göre bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir; üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında ceza TCK m. 272/3'e göre iki yıldan dört yıla kadardır.
Yalan tanıklık yapan kişi sonradan gerçeği söylerse ne olur?
TCK m. 274/1'e göre aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu sonuçlayacak bir karar ya da hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz. Daha sonraki aşamalarda gerçeğin söylenmesi TCK m. 274/2 ve 274/3'e göre cezada indirim sağlar.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- İfadeye çağrıldım: şüpheli olarak ifade vermek (CMK m. 147)
- Polis ifadesine gitmezsem ne olur? (CMK m. 145)
- Zorla getirme kararı (CMK m. 146)
- İstinabe yoluyla ifade ve sorgu (CMK m. 180 ve 196)
- Avukat olmadan ifade vermek: kolluk ifadesinin değeri (CMK m. 148)
- Susma hakkı: ifadede ve sorguda açıklama yapmama (CMK m. 147)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.