İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Polis ifadesine gitmezsem ne olur? (CMK m. 145)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • İfadesi alınacak şüpheli davetiye ile çağrılır; davetiyede çağrılma nedeni ve gelmezse zorla getirileceği yazılır.
  • Çağrıya rağmen gelmeyen şüphelinin zorla getirilmesine karar verilebilir; zorla getirilen kişi derhal, olanak yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı önüne götürülür.
  • Soruşturmada çağrıya gelmeyen ya da çağrı yapılamayan şüpheli hakkında sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir.
  • Yargıtay'ın bazı ceza dairelerine göre ulaşılamayan şüpheli hakkında ifadesi alınmadan da dava açılabilir; delil ve adres araştırması tamamlanmadan düzenlenen iddianamenin iadesini yerinde bulan karar da vardır.

Kolluk görevlisi ya da Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişinin bu çağrıya uymamasının sonuçları Ceza Muhakemesi Kanunu'nun birkaç maddesine dağılmıştır. Bu rehber, çağrının biçimini (CMK m. 145), zorla getirmeyi (CMK m. 146), yakalama emrini (CMK m. 98), ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesini (CMK m. 174), ulaşılamayan şüpheli bakımından uzlaştırmayı (CMK m. 253/6) ve kovuşturma aşamasında sorgu ile savunma hakkını Yargıtay kararlarıyla anlatır.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Çağrı nasıl yapılır

İfadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır; davetiyede çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır.

Dayanak: CMK m. 145/1

Gelmemenin ilk sonucu

CMK m. 145'e göre çağrıldığı hâlde gelmeyen şüphelinin zorla getirilmesine karar verilebilir; zorla getirme kararının bir örneği şüpheliye verilir.

Dayanak: CMK m. 146

Zorla getirmede süre

Zorla getirilen şüpheli derhal, olanak yoksa yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı önüne götürülür.

Dayanak: CMK m. 146/4

Yakalama emri

Soruşturmada çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemiyle sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir.

Dayanak: CMK m. 98/1

İfadesi alınmadan iddianame

İddianamenin iadesi sebepleri beş bent hâlinde sayılır; şüphelinin ifadesinin alınmamış olması bentlerde ayrıca yazılmaz. Mahkeme iddianameyi verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde inceler.

Dayanak: CMK m. 174/1

Uzlaştırma

Adreste bulunmama, yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.

Dayanak: CMK m. 253/6

Kovuşturmada gelmeyen sanık

Kanunun ayrık tuttuğu hâller dışında hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz; gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.

Dayanak: CMK m. 193/1

CMK m. 2'ye göre polis ifadesi, savcılık ifadesi ve hâkim sorgusu nedir?

CMK m. 2/g ifade almayı, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesi diye tanımlar; gündelik dilde "polis ifadesi" denen işlem kanunda kolluk görevlilerinin ifade almasıdır. CMK m. 2/h'ye göre sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesidir. Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m. 2/a); kovuşturma iddianamenin kabulüyle başlar ve kişi bu andan itibaren sanıktır (CMK m. 2/b ve 2/f).

Bu ayrım sayfanın geri kalanı için belirleyicidir: soruşturmadaki ifade çağrısına uymamanın sonuçları CMK m. 145, 146 ve 98'de; kovuşturmada duruşmaya gelmeyen sanığın durumu CMK m. 193 ve 247'de düzenlenir. CMK m. 145 ise hem ifadesi alınacak hem de sorgusu yapılacak kişinin davetiye ile çağrılacağını söyler.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ifade ve sorguyu, şüpheli ve sanık bakımından bir yükümlülük olmakla beraber aynı zamanda bir hak olarak nitelendirmiştir. (Yargıtay CGK, E. 2017/188)1 Kurula göre savunma hakkının temelini oluşturan sorgu, yalnız sanık lehine getirilmiş bir hüküm değil, maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla konulmuş, kamusal niteliği de bulunan emredici bir usul kuralıdır.1 Kararın uyuşmazlığı, sorgusu yapılmayan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulup kurulamayacağıdır; yani kovuşturmadaki sorguya ilişkindir.

CMK m. 145'e göre ifade çağrısı nasıl yapılır ve gelmemenin kanundaki sonucu nedir?

CMK m. 145/1'e göre ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve davetiyeye gelmezse zorla getirileceği yazılır. Kanunun davetiyeye yazılmasını istediği sonuç zorla getirmedir. Çağrıya uymamanın kanunda düzenlenen sonraki adımları arasında zorla getirme kararı (CMK m. 146/1) ve soruşturmada çağrı üzerine gelmeyen şüpheli hakkında yakalama emri (CMK m. 98/1) vardır. CMK m. 248/2'de belirtilen suçlarda, usulüne göre yapılan tebligata uyulmaması üzerine verilen zorla getirme kararı da yerine getirilemezse çağrı ilan edilir ve şüphelinin kaçak olduğuna karar verilebilir (CMK m. 247/2).

Bu sayfadaki Yargıtay kararlarında, ifade çağrısına uymamanın kendi başına bir suç ya da kabahat oluşturup oluşturmadığına değinilmemiştir.

CMK m. 94/3'te ayrı ve dar bir hüküm vardır: ifadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılmasını Cumhuriyet savcısı emredebilir; bu hüküm her yakalama emri için ancak bir kez uygulanabilir. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye idari para cezası verilir. Bu yaptırım ilk çağrıya gelmemeye değil, yakalandıktan sonra verilen taahhüde uymamaya bağlanmıştır.

Şüpheli çağrısını düzenleyen CMK m. 145'in metninde mazerete ilişkin bir ifade yer almaz. Sanığın duruşmaya çağrılmasında ise CMK m. 176/2'ye göre tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunacak çağrı kâğıdına mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır. Aynı maddenin birinci fıkrası, iddianameye ilişkin bilgilerin ve duruşma tarihinin telefon, faks, elektronik posta gibi araçlarla da bildirileceğini, ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçların uygulanmayacağını söyler; bu hüküm sanığın kovuşturmadaki çağrısına ilişkindir. Şüpheliye telefonla ya da mesajla yapılan ifade çağrısının hangi sonuçları doğuracağına bu sayfadaki kararlarda değinilmemiştir.

CMK m. 146'ya göre zorla getirme kararı hangi durumlarda verilir ve ne kadar sürer?

CMK m. 146/1 zorla getirme için iki ayrı durum sayar: 1) hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan şüpheli veya sanık, 2) CMK m. 145'e göre çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanık. Kanun her iki durumda da zorla getirilmesine "karar verilebilir" ifadesini kullanır.

Zorla getirme kararı şüphelinin açıkça kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme nedenlerini içerir; kararın bir örneği şüpheliye verilir (CMK m. 146/2 ve 146/3). Zorla getirilen kişi derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve ifadesi alınır ya da sorguya çekilir (CMK m. 146/4). Bu sayımda kolluk görevlisi yer almaz; kanun zorla getirilen kişinin götürüleceği merci olarak çağıran hâkimi, mahkemeyi veya Cumhuriyet savcısını gösterir (CMK m. 146/4). Zorla getirme bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve ifade almanın ya da sorgunun sonuna kadar devam eder (CMK m. 146/5).

Zorla getirme kararı yerine getirilemezse bunun nedenleri, köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla saptanır (CMK m. 146/6). Yargıtay 4. Ceza Dairesinin incelediği bir dosyada Cumhuriyet başsavcılığı şüphelinin savunmasının alınması için adresine tebligat göndermişti; tebligata rağmen gelmemesi üzerine hakkında zorla getirme kararı çıkarılmış, şüphelinin adresinde bulunamadığı ve yurt dışında yaşadığı anlaşılınca savunması alınmadan iddianame düzenlenmişti; Daire, yapılan araştırmalara rağmen şüpheliye ulaşılamadığı için iddianamenin iadesine yapılan itirazın reddini hukuka aykırı bulmuştur. (Yargıtay 4. CD, E. 2015/14391)2

CMK m. 98'e göre ifadeye gelmeyen şüpheli hakkında yakalama emri ne zaman düzenlenir?

CMK m. 98/1'e göre soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Yakalama emrinde kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği, yüklenen suç ve yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir (CMK m. 98/4). Cumhuriyet savcılarının ve kolluk kuvvetlerinin kendilerinin yakalama emri düzenleyebildiği hâller CMK m. 98/2'de ayrıca sayılmıştır: yakalanmışken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ile tutukevinden ya da ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi CMK m. 98/1 ile 145/1'i birlikte okuyarak, sulh ceza hâkiminin usulüne uygun yapılan çağrı üzerine kasten gelmeyen veya tüm araştırmalara rağmen bulunduğu yerin bilinmemesi ya da soruşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak için saklanması gibi nedenlerle çağrı yapılamayan şüpheli hakkında yakalama emri verebileceğini belirtmiştir. (Yargıtay 8. CD, E. 2021/5209)3 Daire, usulüne uygun çağrı kâğıdı tebliğinin bulunmadığı ve tebligata elverişli adreslerin tespitine yönelik yeterli araştırma yapılmadığı dosyada yakalama emri talebinin reddini isabetli bulmuş, kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.3

Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır; bu sürede çıkarılamıyorsa yakalandığı yer adliyesinde, yoksa en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sistemi kullanılarak yetkili hâkim veya mahkeme tarafından ifadesi alınır veya sorgusu yapılır (CMK m. 94/1 ve 94/2).

CMK m. 174'e göre şüphelinin ifadesi alınmadan düzenlenen iddianame iade edilebilir mi?

Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler (CMK m. 170/2). Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde belgeleri inceler ve CMK m. 174/1'de sayılan hâllerde iddianamenin Cumhuriyet başsavcılığına iadesine karar verir: 1) 170. maddeye aykırı düzenlenen, 2) suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, 3) önödemeye, uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tabi olduğu dosyadan açıkça anlaşılan işte bu usuller uygulanmaksızın düzenlenen, 4) izne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, 5) on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame. Süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (CMK m. 174/3); iade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir (CMK m. 174/5).

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025 tarihli kararında, yapılan aramalara rağmen bulunamayan ve hakkında yakalama kararı çıkarılan şüphelinin ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesine itirazın reddini kanun yararına bozmuş; iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 11. CD, E. 2024/6406)4 Yargıtay 4. Ceza Dairesine göre şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme CMK m. 170 ve 174'te yer verilmemiştir; ancak bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde yorumlanmamalıdır.2 Daireye göre kendisine ulaşılamayan şüpheli hakkında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı savunma almadan dava açabilir; şüphelinin savunmasının alınması için hiçbir girişimde bulunulmadığında ise bu ilke işletilemez.2

Aynı Daire başka bir kararında, kendisine ulaşmanın mümkün olduğu durumlarda şüphelinin savunmasının alınması gerektiğini vurgulamış; Cumhuriyet savcısının ifade almak için girişimde bulunduğu ancak şüpheliye ulaşılamadığı dosyada ifadenin alınmasında bir zorunluluk bulunmadığına hükmetmiştir. (Yargıtay 4. CD, E. 2018/3144)5 Bir diğer kararında CMK m. 174'teki iade sebeplerinin sınırlı sayıda gösterildiğini, şüpheli ifadesinin bu madde kapsamında iade nedeni olup olmadığının hem uygulamada hem doktrinde tartışma konusu olduğunu belirtmiş ve Cumhuriyet savcısının tüm çabalarına rağmen toplanamayan delilden dolayı iadenin mümkün olmayacağını söylemiştir. (Yargıtay 4. CD, E. 2021/6116)6 O dosyada savcı, ifade için sulh ceza hâkimliğinden yakalama kararı almış ve kararın infazını makul bir süre beklemişti.6 4. Ceza Dairesinin 2018 tarihli dosyasında ise yakalama emri 28/12/2017'de düzenlenmiş, kamu davası 08/01/2018'de açılmıştı; itiraz mercii "makul süre beklenmeksizin" iddianame tanzim edildiği gerekçesiyle itirazı reddetmiş, Daire bu kararı kanun yararına bozmuştur.5

CMK m. 174/1-b 17/10/2019 tarihli 7188 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; bugünkü metin "suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil" ifadesini kullanır. Bu sayfadaki 2015, 2018 ve 2021 tarihli 4. Ceza Dairesi kararları bendin eski ifadesini ("etki edeceği mutlak sayılan") aktarır.256

Yargıtay 3. Ceza Dairesine göre ifade alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesi hangi durumda yerindedir?

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022 tarihli kararında aynı ilkeden yola çıkmış, sonucu ise farklı olmuştur. Daireye göre şüphelinin savunmasının alınmasını zorunlu kılan açık bir hükme CMK m. 170 ve 174'te yer verilmemiş olsa da bu durum her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde yorumlanmamalıdır. (Yargıtay 3. CD, E. 2022/22857)7 Daire, iddianamenin sonuç kısmında şüphelinin yalnız aleyhine değil lehine olan hususların da ileri sürülmesini emreden CMK m. 170/5 kuralının yerine getirilmesinin çoğu zaman şüphelinin savunmasının alınmasıyla işlerlik kazanacağını belirtmiştir; aynı tespit 4. Ceza Dairesinin 2018 tarihli kararında da yer alır.75

Kararın ikinci yönü araştırmanın yeterliliğidir. Daire, açık kaynak araştırma raporunda şüphelinin sosyal medya hesabının kullanıcısı olabileceği değerlendirmesinin teyide muhtaç bilgilere dayandığını gözetmiştir.7 Kolluğa yazılan talimatın sonucu beklenmeden, hesabın kullanıcısı olduğuna dair karşılaştırma imkânı verecek başkaca bir delil araştırmasına girilmeden, yakalama kararı öncesinde şüphelinin teminine yönelik başkaca bir işleme veya adres araştırmasına girişilmeden ve yurt dışında ikamet ettiği bilgisine ulaşıldığı hâlde istinabe yoluyla (yurt dışındaki adli makamdan işlemin yapılmasının istenmesi) araştırma yapılıp ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesine ilişkin kararda isabetsizlik görmemiş ve kanun yararına bozma talebini reddetmiştir.7 Daireye göre eksik soruşturma sonucu yeterli suç şüphesi oluşturmayan delillerle kişilere sanık sıfatı yüklenmesinin, yargılama sonucunda beraat etseler dahi hak ihlaline sebebiyet vereceği göz önünde bulundurulmalıdır.7

Bu karar ile 4. Ceza Dairesinin kararları aynı cümleden hareket eder: savunma alınmasını zorunlu kılan açık bir hüküm bulunmaması, her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde yorumlanmamalıdır.27 4. Ceza Dairesi "hiçbir girişimde bulunulmadığında bu ilke işletilemeyecektir" demiştir.2 3. Ceza Dairesinin dosyasında ise şüpheli hakkında ifadesinin alınması için yakalama emri çıkarılmıştı.7 Daire buna rağmen iade kararına yapılan itirazın reddinde isabetsizlik görmemiş; şüphelinin hesabın kullanıcısı olduğuna dair bilgilerin teyide muhtaç olmasını, kolluk talimatının sonucunun beklenmemesini, adres araştırması ve istinabe yapılmamasını birlikte değerlendirmiştir.7

CMK m. 253/6'ya göre ulaşılamayan şüpheli hakkında uzlaştırma yapılır mı?

Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m. 253/4). CMK m. 253/6'ya göre resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama, yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. Uzlaştırmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işte uzlaştırma uygulanmaksızın düzenlenen iddianame ise iade sebebidir (CMK m. 174/1-c).

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, soruşturma dosyasındaki adresinden ulaşılamayan ve hakkında yakalama emri düzenlenen şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesinin mümkün olmadığını belirterek, uzlaştırma ve ifade alma yapılmadan düzenlenen iddianamenin iadesine itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.5 Daire 2015 tarihli kararında ise CMK m. 253/6'daki yolun işletilebilmesi için taraflara ulaşılabilecek yolların tüketilmesi gerektiğini belirtmiştir.2

CMK m. 193 ve 247'ye göre mahkemeye de gelmeyen sanık hakkında savunması alınmadan hüküm kurulabilir mi?

İddianamenin kabulüyle kovuşturma başlar ve şüpheli sanık olur (CMK m. 2/b ve 2/f). CMK m. 193/1'e göre kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz; gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. 28/3/2023 tarihli 7445 sayılı Kanunla değişik CMK m. 193/2'ye göre sanık hakkında toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir. CMK m. 195/1'e göre suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese bile duruşma yapılabilir; bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, savunması alınamadığı için hakkında yakalama kararı çıkarılan ve dosyası ayrılan sanık hakkında savunması alınmadan mahkûmiyet kararı verilmesini Kanun'a aykırı bulmuş ve hükmü kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/5388)8 Yargıtay Ceza Genel Kurulu da duruşmadan bağışık tutulmanın ancak sanığın sorgusu yapılmışsa söz konusu olabileceğini ve hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanığın sorgusunun yapılmasının zorunlu olduğunu ve somut olayda bu kuralın istisnai hâllerinin bulunmadığını belirtmiştir.1 Kurula göre sanığın duruşmada hazır bulunabilmesi, yükümlülük yönü olmakla birlikte öncelikle kendisi açısından bir haktır.1 Ceza Genel Kurulu kararı CMK m. 193/2'nin 7445 sayılı Kanundan önceki metnini aktarır; bugün uygulanan metin yukarıdakidir.

Hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir (CMK m. 247/1). İlan ve kaçaklık kararı usulü (CMK m. 247/2), CMK m. 248/2'de belirtilen suçlardan soruşturma veya kovuşturma başlatılmış şüpheli veya sanık için düzenlenmiştir; ilanda on beş gün içinde gelinmezse tedbirlere hükmedilebileceği açıklanır. 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla değişik CMK m. 247/3'e göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.

İlgili mevzuat

CMK m. 145 — İfade veya sorgu için çağrı

Madde 145 – (1) İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 146 — Zorla getirme

Madde 146 – (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.

(2) Zorla getirme kararı, şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu, kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilmesi nedenlerini içerir.

(3) Zorla getirme kararının bir örneği şüpheli veya sanığa verilir.

(4) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmidört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır.

(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder.

(6) Zorla getirme kararının yerine getirilememesinin nedenleri, köy veya mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla saptanır.

(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı verilebilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 98 — Yakalama emri ve nedenleri

Madde 98 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/10 md.) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.

(2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler.

(3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.

(4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 174 — İddianamenin iadesi

Madde 174 – (Değişik: 25/5/2005 - 5353/27 md.)

(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;

a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,

b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,

c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,

d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,

e) (Ek:8/8/2026-7593/4 md.) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,

İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.

(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.

(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.

(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.

(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 170 — Kamu davasını açma görevi

Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.

(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.

(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;

a) Şüphelinin kimliği,

b) Müdafii,

c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,

d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,

e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği,

f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,

g) Şikâyetin yapıldığı tarih,

h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,

i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,

j) Suçun delilleri,

k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,

Gösterilir.

(4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez.

(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.

(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 193 — Sanığın duruşmada hazır bulunmaması

Madde 193 – (1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.

(2) (Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 247 — Kaçağın tanımı

Madde 247 – (1) Hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir.

(2) (Ek: 25/5/2005 - 5353/31 md.) Hakkında, 248 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olan şüpheli veya sanığın, yetkili Cumhuriyet savcısı veya mahkemece usulüne göre yapılan tebligata uymamasından dolayı verilen zorla getirilme kararı da yerine getirilemez ise, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme;

a) Çağrının bir gazete ile şüpheli veya sanığın bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilânına karar verir; yapılacak ilânlarda, onbeş gün içinde gelmediği takdirde 248 inci maddede gösterilen tedbirlere hükmedilebileceğini ayrıca açıklar,

b) Bu işlemlerin yerine getirildiğinin bir tutanak ile saptanmasından itibaren onbeş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar verir.

(3) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 22/3/2023 Tarihli ve E: 2022/145, K: 2023/59 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:2/3/2024-7499/16 md.) (Değişik:16/7/2026-7589/16 md.) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.

(4) Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir avukat görevlendirilmesini ister.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 2 — Tanımlar

Madde 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,

b) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,

c) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,

d) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı,

e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,

f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,

g) İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,

h) Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini,

i) Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi,

j) Suçüstü:

1. İşlenmekte olan suçu,

2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu,

3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu,

k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu,

l) Disiplin hapsi: Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi,

İfade eder.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Sorgusu yapılmayan sanık hakkında mahkûmiyet; ifade ve sorgunun hem yükümlülük hem hak olmasıYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2017/188 · K. 2019/544 ·

    Yerel mahkeme, savunma için süre isteyen ve sonraki oturumlara gelmeyen sanığın sorgusunu yapmadan, yalnız müdafiini dinleyerek mahkûmiyet hükmü kurmuş ve Özel Dairenin bozmasına direnmişti. Ceza Genel Kurulu ifade ve sorgunun şüpheli ve sanık bakımından bir yükümlülük olmakla beraber aynı zamanda bir hak olduğunu, sorgunun kamusal niteliği de bulunan emredici bir usul kuralı olduğunu ve duruşmadan bağışık tutulmanın ancak sorgu yapılmışsa söz konusu olabileceğini belirtti. Direnme hükmü sair yönleri incelenmeksizin bozuldu.

    Sonuç: Kanunun ayrık tuttuğu hâller dışında, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanığın sorgusunun yapılması zorunludur; müdafiin dinlenmesi bunun yerine geçmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Tebligata gelmeyen, zorla getirilemeyen ve yurt dışında olan şüpheli hakkında ifadesi alınmadan iddianameYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2015/14391 · K. 2015/31616 ·

    Savcılık şüpheliye tebligat göndermiş, gelmeyince hakkında zorla getirme kararı çıkarılmış, şüpheli adresinde bulunamamış ve yurt dışında yaşadığı anlaşılmıştı; mahkeme savunması alınmadığı için iddianameyi iade etmiş, itiraz da reddedilmişti. Daire, savunma alınmasını zorunlu kılan açık bir hükmün CMK m. 170 ve 174'te bulunmadığını, ulaşılamayan şüpheli hakkında yeterli şüphe varsa savunma alınmadan dava açılabileceğini, ancak hiçbir girişimde bulunulmadığında bu ilkenin işletilemeyeceğini belirtti; uzlaştırmada da ulaşılabilecek yolların tüketilmesini aradı. İtirazın reddi kararı bozuldu.

    Sonuç: Ulaşmak için girişimde bulunulmuş ama ulaşılamamış şüpheli hakkında, deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa ifadesi alınmadan dava açılabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. İfade için yakalama emri: usulüne uygun çağrı ve yeterli adres araştırmasıYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2021/5209 · K. 2022/6770 ·

    Sulh ceza hâkimliği, şüphelilerin ifadesinin alınması için istenen yakalama emrini reddetmiş, itiraz da reddedilmişti. Daire CMK m. 98/1 ile 145/1'i birlikte değerlendirerek sulh ceza hâkiminin, usulüne uygun yapılan çağrı üzerine kasten gelmeyen ya da tüm araştırmalara rağmen bulunamadığı veya saklandığı için çağrı yapılamayan şüpheli hakkında yakalama emri verebileceğini belirtti. Dosyada usulüne uygun çağrı kâğıdı tebliği ve tebligata elverişli adreslerin tespiti için yeterli araştırma bulunmadığından ret kararında isabetsizlik görmedi.

    Sonuç: İfade için yakalama emrinin ölçütü, usulüne uygun çağrıya kasten gelmemek ya da araştırmalara rağmen bulunamamaktır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Aramalara rağmen bulunamayan şüpheli: ifadesinin alınmamış olması iade sebebi değildirYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/6406 · K. 2025/7057 ·

    Ağır ceza mahkemesi, şüphelinin ifadesine başvurulmadan kamu davası açıldığı gerekçesiyle iddianameyi CMK m. 170/4 ve 174/1-b uyarınca iade etmiş, itiraz reddedilmişti. Daire, Cumhuriyet savcısının yeterli şüphe varsa dava açmakla yükümlü olduğunu, şüphelinin yapılan aramalara rağmen bulunamadığını ve hakkında yakalama kararı çıkarıldığını, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığını belirterek itirazın reddi kararını oy birliğiyle kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Aramalara rağmen bulunamayan ve hakkında yakalama kararı bulunan şüphelinin ifadesinin alınmamış olması iddianamenin iadesi sebebi değildir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Ulaşılamayan şüpheli hakkında uzlaştırma ve ifade alma zorunluluğuYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2018/3144 · K. 2018/10263 ·

    Uzlaştırma kapsamındaki suçlardan şüpheli adresinde bulunamamış, hakkında ifade için yakalama emri düzenlenmiş ve iddianame bu aşamada düzenlenmişti; mahkeme savunma alınmadığı için iddianameyi iade etmiş, merci itirazı uzlaştırma yapılmadığı gerekçesini de ekleyerek reddetmişti. Daire, CMK m. 253/6 karşısında ulaşılamayan şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesinin mümkün olmadığını, kendisine ulaşmanın mümkün olduğu durumlarda savunmanın alınması gerektiğini, ancak savcının girişimde bulunduğu ve şüpheliye ulaşılamadığı bu dosyada ifade alınmasında zorunluluk bulunmadığını belirterek merci kararını bozdu.

    Sonuç: Adresinden ulaşılamayan ve hakkında yakalama emri bulunan şüpheli hakkında uzlaştırma yapılmadan da dava açılabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. İade sebeplerinin sınırlılığı ve savcının tüm çabalarına rağmen toplanamayan delilYargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2021/6116 · K. 2021/12013 ·

    Savcı ifade için iki kez yakalama kararı almış, infazını makul sayılabilecek bir süre beklemiş, şüpheli yakalanamayınca iddianame düzenlemişti; mahkeme ifade alınmadığı için iddianameyi iade etmiş, itiraz reddedilmişti. Daire, CMK m. 174'teki iade sebeplerinin sınırlı sayıda olduğunu, şüpheli ifadesinin bu kapsamda iade nedeni olup olmadığının uygulamada ve doktrinde tartışma konusu olduğunu, savcının tüm çabalarına rağmen toplanamayan delilden dolayı iadenin mümkün olmayacağını belirtti ve itirazın reddi kararını bozdu.

    Sonuç: Savcının tüm çabalarına rağmen alınamayan şüpheli ifadesi yüzünden iddianame iade edilemez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Yeterli araştırma ve istinabe yapılmadan ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesi (karşı örnek)Yargıtay 3. Ceza Dairesi · E. 2022/22857 · K. 2022/5495 ·

    Hakkında ifade için yakalama emri çıkarılan şüpheli hakkında iddianame düzenlenmiş, mahkeme iddianameyi CMK m. 174/1-b uyarınca iade etmiş, itiraz reddedilmişti. Daire, savunma alınmasını zorunlu kılan açık hüküm bulunmasa da bunun her koşulda savunma alınmadan dava açılabileceği şeklinde yorumlanamayacağını, CMK m. 170/5'in çoğu zaman şüphelinin savunmasıyla işlerlik kazandığını belirtti. Şüphelinin sosyal medya hesabının kullanıcısı olduğuna dair bilgilerin teyide muhtaç olduğunu gözeterek, kolluk talimatının sonucu beklenmeden, başkaca delil ve adres araştırması yapılmadan ve yurt dışında olduğu bilindiği hâlde istinabe yoluyla ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesinde isabetsizlik görmedi; kanun yararına bozma talebini reddetti.

    Sonuç: Hakkında yakalama emri bulunsa da delil ve adres araştırması ile istinabe yapılmadan, ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesi yerinde bulunabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Savunması alınamadığı için yakalama kararı çıkarılan sanık hakkında savunmasız mahkûmiyetYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/5388 · K. 2023/6609 ·

    Kovuşturma sırasında savunması alınamayan sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmış ve dosyası ayrılmış, ancak savunması alınmadan mahkûmiyet kararı verilmişti. Daire CMK m. 193/1'i ve 7445 sayılı Kanunla değişik 193/2'yi aktararak hazır bulunmayan sanık hakkında kural olarak duruşma yapılamayacağını hatırlattı; hükümlünün savunması alınmadan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesini Kanun'a aykırı bularak hükmü oy birliğiyle kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Savunması alınamayan sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmış olması, savunması alınmadan mahkûmiyet kurulmasına imkân vermez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Polis ifadesine gitmezsem ne olur?

CMK m. 145'e göre ifadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır ve davetiyede gelmezse zorla getirileceği yazılır. Çağrıldığı hâlde gelmeyen şüphelinin zorla getirilmesine karar verilebilir (CMK m. 146/1). Soruşturmada çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi yakalama emri de düzenleyebilir (CMK m. 98/1).

İfadeye gitmemek kendi başına suç mu?

Bu sayfadaki Yargıtay kararlarında, ifade çağrısına uymamanın kendi başına bir suç ya da kabahat oluşturup oluşturmadığına değinilmemiştir. CMK m. 145, davetiyeye yazılacak sonuç olarak gelinmezse zorla getirileceğini öngörür; çağrıya uymayan şüpheli hakkında kanunun düzenlediği sonraki adımlar arasında zorla getirme (CMK m. 146) ve yakalama emri (CMK m. 98) vardır; CMK m. 248/2'de sayılan suçlarda kaçaklık usulü de işletilebilir (CMK m. 247/2). Ayrı bir hüküm olarak, ifadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emriyle mesai saatleri dışında yakalanıp belirlenen tarihte hazır bulunmayı taahhüt ederek serbest bırakılan kişi taahhüdünü yerine getirmezse CMK m. 94/3'e göre idari para cezası verilir.

Zorla getirilen kişi nereye ve ne kadar sürede götürülür?

CMK m. 146/4'e göre zorla getirme kararıyla çağrılan şüpheli derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve ifadesi alınır ya da sorguya çekilir. Bu sayımda kolluk görevlisi yer almaz. CMK m. 146/5'e göre zorla getirme ifade almanın veya sorgunun sonuna kadar devam eder.

Hakkımda ne zaman yakalama emri çıkarılabilir?

CMK m. 98/1'e göre soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi yakalama emri düzenleyebilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu hükmü, usulüne uygun yapılan çağrı üzerine kasten gelmeyen ya da tüm araştırmalara rağmen bulunamayan veya saklandığı için çağrı yapılamayan şüpheli hakkında yakalama emri verilebileceği şeklinde yorumlamış; usulüne uygun çağrı ve yeterli adres araştırması bulunmayan dosyada talebin reddini isabetli bulmuştur.

Yakalama emriyle yakalanırsam ne olur?

CMK m. 94/1'e göre hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. Bu sürede çıkarılamıyorsa CMK m. 94/2'ye göre yakalandığı yer adliyesinde ya da en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sistemiyle ifadesi alınır veya sorgusu yapılır. İfade için verilen yakalama emriyle mesai saatleri dışında yakalanan kişi, belirlenen tarihte hazır bulunmayı taahhüt ederse Cumhuriyet savcısı serbest bırakılmasını emredebilir; bu imkân her yakalama emri için bir kez uygulanır (CMK m. 94/3).

İfadem alınmadan hakkımda dava açılabilir mi?

CMK m. 170/2'ye göre toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. Yargıtay 11. Ceza Dairesi ve 4. Ceza Dairesi, aramalara rağmen ulaşılamayan şüpheli hakkında ifadesi alınmadan dava açılabileceğini kabul etmiştir. 4. Ceza Dairesine göre ise şüphelinin savunmasının alınması için hiçbir girişimde bulunulmamışsa bu ilke işletilemez; kendisine ulaşmak mümkünse savunması alınmalıdır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise delil ve adres araştırması ile istinabe yapılmadan, ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesini yerinde bulmuştur.

Mahkeme ifadem alınmadı diye iddianameyi iade edebilir mi?

İade sebepleri CMK m. 174/1'de sayılmıştır ve şüphelinin ifadesinin alınmamış olması bentlerde ayrıca yazılı değildir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, aramalara rağmen bulunamayan ve hakkında yakalama kararı çıkarılan şüphelide iadeyi hukuka aykırı bulmuştur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise hakkında ifade için yakalama emri bulunan şüpheli bakımından, şüpheliyi sosyal medya hesabıyla ilişkilendiren bilgilerin teyide muhtaç olduğunu gözeterek, kolluk talimatının sonucu beklenmeden, başkaca delil ve adres araştırması yapılmadan ve yurt dışında olduğu bilindiği hâlde istinabe yoluyla ifadesi alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesini yerinde bulmuştur.

İfadeye gitmezsem uzlaştırma yapılır mı?

CMK m. 253/6'ya göre soruşturma dosyasındaki adreste bulunmama, yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, adresinden ulaşılamayan ve hakkında yakalama emri düzenlenen şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesinin mümkün olmadığını belirtmiş; aynı Daire başka bir kararında bu yolun işletilebilmesi için taraflara ulaşılabilecek yolların tüketilmesini aramıştır.

Mahkemeye de gitmezsem savunmam alınmadan mahkûm olabilir miyim?

CMK m. 193/1'e göre kanunun ayrık tuttuğu hâller dışında hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz ve gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. CMK m. 193/2'ye göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir. CMK m. 195/1'e göre suç yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese bile duruşma yapılabilir; bu durumda davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi savunması alınmadan verilen mahkûmiyeti kanuna aykırı bulmuş, Ceza Genel Kurulu da bu kuralın istisnai hâllerinin bulunmadığı dosyada mahkûmiyet hükmü kurulan sanığın sorgusunun yapılmasını zorunlu saymıştır.

Polis ifadesi ile hâkim sorgusu aynı şey mi?

Hayır. CMK m. 2/g'ye göre ifade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesidir. CMK m. 2/h'ye göre sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesidir. Her ikisi için çağrı CMK m. 145'e göre davetiye ile yapılır.

Mazeretim olursa ifadeye gitmemenin sonucu değişir mi?

Şüpheli çağrısını düzenleyen CMK m. 145'in metninde mazerete ilişkin bir ifade yoktur; CMK m. 146/1 de zorla getirme için karar verilebilir der. Yargıtay 8. Ceza Dairesi yakalama emri bakımından usulüne uygun yapılan çağrı üzerine kasten gelmemeyi ölçüt almıştır. Sanığın duruşmaya çağrılmasında ise CMK m. 176/2'ye göre çağrı kâğıdına, mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.