Cezaevinde mektup, telefon ve para: hak, sınırlama ve itiraz yolu (5275 sayılı Kanun m. 68 ve m. 66)
Yayın tarihi:
Bu sayfada
- Başa dön
- Kısaca
- Temel bilgiler
- 5275 sayılı Kanun m. 68'e göre hükümlü mektup, faks ve telgrafı nasıl alır ve gönderir?
- 5275 sayılı Kanun m. 68/3-5: hangi mektup verilmez, hangisi denetlenmez, hangisi kaydedilir?
- İnfaz Yönetmeliği m. 105'e göre sakıncalı mektup kararı nasıl verilir, gerekçesi neyi göstermeli?
- 5275 sayılı Kanun m. 66 ve İnfaz Yönetmeliği m. 74'e göre hükümlü kimlerle, ne sıklıkla ve ne kadar telefonla görüşebilir?
- İnfaz Yönetmeliği m. 74/2-e'ye göre telefon gün ve saatini kim belirler, infaz hâkimi neye karar verebilir?
- 5275 sayılı Kanun m. 66/1'e göre dinlenen telefon görüşmesinin kaydı ceza davasında delil olur mu?
- Tutuklunun mektup ve telefonu: 5275 sayılı Kanun m. 114'e göre kim kısıtlar, avukatla telefonla görüşülebilir mi?
- Cezaevinde para: İnfaz Yönetmeliği m. 61 ve Emanet Para Yönetmeliği m. 5 ve 7'ye göre emanet hesabı ve haftalık harcama sınırı
- 5275 sayılı Kanun m. 42 haberleşme yoksunluğu cezası ve m. 52'ye göre şikâyet ve itiraz yolu
- İlgili mevzuat
- Kararlar
- Sık sorulan sorular
Kısaca
- Cezaevindeki hükümlü kendisine gelen mektupları alabilir, ücretini ödeyerek mektup gönderebilir.
- Mektuplar kurumda denetlenir; kurum güvenliğini tehlikeye düşüren ya da tehdit ve hakaret içeren mektup verilmez veya gönderilmez.
- Resmî makamlara ve savunma için avukata yazılan mektup kural olarak denetlenmez.
- Kapalı kurumdaki hükümlü belirli yakınlarıyla ücretli telefonla görüşür ve görüşme dinlenip kaydedilir.
- Tutuklunun yazışma ve telefonunu soruşturmada savcı, kovuşturmada hâkim kısıtlayabilir.
- Hükümlünün parası bankadaki ortak hesaba yatırılır, kantin harcaması haftalık sınıra bağlıdır.
- Disiplin cezalarına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yolu vardır.
Cezaevindeki hükümlü ve tutuklu dış dünyayla mektup, faks, telgraf ve telefonla haberleşir; kantin harcamalarını da emanete alınan parasından yapar. Bu rehber, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 66, 68 ve 114'ü, İnfaz Yönetmeliği'nin telefon ve sakıncalı mektup hükümlerini, emanet paraya ilişkin yönetmeliği ve bu haklar disiplin cezasıyla kısıtlandığında başvurulacak şikâyet ve itiraz yolunu Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla anlatır.
Temel bilgiler
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Mektubu denetleyen
Hükümlünün gönderdiği ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafları mektup okuma komisyonu, komisyon bulunmayan kurumda kurumun en üst amiri denetler.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 68/2
- Denetlenmeyen mektup
Hükümlünün resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderdiği mektup, faks ve telgraf denetime tabi değildir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 68/4
- Telefon görüşmesi
Kapalı kurumdaki hükümlü idarenin kontrolündeki ücretli telefonlarla görüşür; görüşme idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Açık kurumda ve çocuk eğitimevinde ücretli telefonla görüşme serbesttir.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 66/1-2
- Yakının ölümü veya ağır hastalığı
Altsoy, üstsoy, eş ve kardeşin ölümü, ağır hastalığı, salgın hastalık veya doğal afet hâlinde hükümlü kurumun telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılır.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 66/3
- Tutukluda kısıtlama yetkisi
Tutuklunun yazılı haberleşmesi ve telefonu soruşturmada Cumhuriyet savcısınca, kovuşturmada hâkim veya mahkemece kısıtlanabilir; müdafii ile haberleşmesine engel olunamaz.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 114/3 ve 114/5
- Disiplin cezasına karşı yol
Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itirazda İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675) hükümleri uygulanır.
Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 52/1
5275 sayılı Kanun m. 68'e göre hükümlü mektup, faks ve telgrafı nasıl alır ve gönderir?
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 68/1 uyarınca hükümlü, maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla gönderme hakkına sahiptir. 17/6/2021 tarihli 7328 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre hükümlü, usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilir. Elektronik mektubun uygulaması bu sayfadaki kararların hiçbirinde ele alınmamıştır.
Denetim m. 68/2'dedir: hükümlünün gönderdiği ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafları mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, bulunmayan kurumlarda kurumun en üst amiri denetler. Bu hükümler tutukluya da uzanır: m. 116/1'e göre mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkına ilişkin hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir. Tutuklunun haberleşmesini kimin kısıtlayabileceği ise m. 114'te ayrıca düzenlenmiştir (aşağıda).
Mektupla ilgili iki davranış disiplin cezası olarak sayılmıştır. 5275 sayılı Kanun m. 39/2 kınama cezasını gerektiren eylemler arasında 1) mektuplarda tehdit, hakaret ve sövme gibi çirkin ifadeler kullanmayı ve 2) idareden habersiz mektup göndermeyi sayar.
Anayasa Mahkemesine göre ceza infaz kurumu yetkilileri, mektup gönderme ve almanın hükümlü ve tutukluların dış dünya ile bağlantısında en önemli araçlardan biri olduğunu gözönünde bulundurarak dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmelerinde onlara yardım etmeli ve uygun desteği sunmalıdır. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2017/16257)1 Mahkeme, haberleşme hürriyetine yönelik bir müdahalenin ancak zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılıyor ve orantılıysa demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun sayılabileceğini, kamu makamlarının ve derece mahkemelerinin bunu ilgili ve yeterli bir gerekçeyle ortaya koymak zorunda olduğunu belirtir.1
5275 sayılı Kanun m. 68/3-5: hangi mektup verilmez, hangisi denetlenmez, hangisi kaydedilir?
m. 68/3'e göre kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez; hükümlü tarafından yazılmışsa gönderilmez. İnfaz Yönetmeliği m. 76/3 aynı hâli suç örgütleri mensuplarının 'örgütsel amaçlı olarak' haberleşmelerine neden olan mektup diye yazar.
Örgüt haberleşmesi hâline bir örnek: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükümlü olan kişinin yazdığı mektubun ekindeki resimde yer alan işaretlerin örgütsel haberleşme için kullanılan şifreler olabileceğinden, örgütsel haberleşmeye engel olmak amacıyla mektubun sakıncalı kabul edilerek ailesine verilmediğini saptamıştır. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/3825)2 Ağır ceza mahkemesi mektuptaki şekilleri hat sanatına ilişkin sayarak itirazı kabul etmişti; Daire bu kararı, kanun yararına bozma istemini yerinde görerek bozmuştur.2 Şifre şüphesinin hangi delille kurulması gerektiğine ve mektubun kısmen karalanarak gönderilip gönderilemeyeceğine kararda değinilmemiştir.
Hükümlünün resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderdiği mektup, faks ve telgraflar denetime tabi değildir (m. 68/4). 7328 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir. Avukata giden mektup bakımından yönetmelikte bir istisna vardır: İnfaz Yönetmeliği m. 76/4'e göre hükümlünün savunması için avukatına gönderdiği mektup, faks veya telgraflar hakkında, m. 72/3'te belirtilen hâllerin gerçekleşmesi hâlinde m. 72'nin üç ilâ dokuzuncu fıkralarındaki esas ve usuller uygulanır. İnfaz Yönetmeliği m. 72/3, belirli suçlardan (Terörle Mücadele Kanunu kapsamındakiler dahil) mahkûm olanların avukat görüşmelerinde, toplumun veya kurumun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne ya da örgütlere talimat veya mesaj iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla uygulanan bir tedbirdir; avukat görüşmesi ayrı bir rehberin konusudur.
m. 68/5 (7328 sayılı Kanunla eklendi) uyarınca terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan, tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere gelen veya bunların gönderdiği mektup, faks ve telgraflar dijital olarak kaydedilebilir veya fiziki olarak saklanabilir. Bunlar amacı dışında kullanılamaz, kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz ve herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmemişse en geç bir yıl sonunda silinir veya imha edilir; silme veya imha işlemini Cumhuriyet savcısı denetler. Bu fıkra, resmî makamlara ve avukata giden iletiler (m. 68/4) bakımından uygulanmaz. Kayıt ve imha uygulaması bu sayfadaki kararlarda ele alınmamıştır.
İnfaz Yönetmeliği m. 105'e göre sakıncalı mektup kararı nasıl verilir, gerekçesi neyi göstermeli?
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik (bu sayfada kısaca İnfaz Yönetmeliği) m. 105 sakıncalı mektubun usulünü şöyle kurar: 1) mektup okuma komisyonunca sakıncalı görülen mektup en geç yirmi dört saat içinde disiplin kuruluna verilir; 2) disiplin kurulu mektubu kısmen veya tamamen sakıncalı görürse mektubun aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir; 3) kısmen sakıncalı görülen mektubun aslı idarede tutulur, fotokopisinde sakıncalı kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararıyla birlikte ilgilisine tebliğ edilir; 4) tamamı sakıncalı görülen mektupta yalnız disiplin kurulu kararı tebliğ edilir; 5) infaz hâkimliğine başvuru süresi beklenir, başvurulmazsa disiplin kurulu kararı, başvurulursa infaz hâkimliğinin ya da itiraz üzerine mahkemenin kararı uygulanır.
m. 105/2'ye göre hükümlüye yapılan tebligatta, şikâyet ve itiraz yollarına süresinde başvurulmazsa disiplin kurulu kararının kesinleşeceği ve mektubun sakıncalı kısımları çizilerek verileceği ya da tamamı sakıncalı mektubun verilmeyeceği bildirilir. Yönetmelikteki 'bir hafta' itiraz süresi Kanunun bugünkü metninden kısadır: 4675 sayılı Kanun m. 6/5'e göre infaz hâkiminin kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna gidilebilir; 7499 sayılı Kanun geçici m. 1/1-b'ye göre bu süre 1/6/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. m. 105/3'e göre kısmen veya tamamen sakıncalı görülen mektuplar, iç hukuk veya uluslararası hukuk yollarına başvuru yapılması durumunda kullanılmak üzere idarece saklanır. Aynı usul, yönetmelikten önce yürürlükte olan Ceza İnfaz Kurumları Tüzüğü m. 123'te de aynı sözlerle yer alıyordu. Aşağıdaki 2020 tarihli kararda bu Tüzük hükmü Bakanlığın kanun yararına bozma isteminde aktarılmıştır; Daire sonucunu 5275 sayılı Kanun m. 68/3'e dayandırmıştır. (Yargıtay 1. CD, E. 2018/1819)3
Gerekçe şartı infaz hâkimliğinin kararı için de geçerlidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bir milletvekiline gönderilmek istenen mektubun tamamını sakıncalı sayan disiplin kurulu kararına karşı şikâyeti, yalnız disiplin kurulu kararına atıfta bulunarak reddeden infaz hâkimliği kararını gerekçesiz bulmuş; bu kararı kaldıran itiraz mercii kararına yönelik kanun yararına bozma istemini reddetmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/4805)4 Daire, hükmün gerekçesinde delillerin tartışılması ve ulaşılan kanaat ile deliller arasında bağ kurulması gerektiğini hatırlatmıştır.4 Mektubun içeriğinin sakıncalı olup olmadığına kararda değinilmemiştir; Daire yalnız gerekçe eksikliğine bakmıştır.
Alıkoyma kararı m. 68/3'teki hâllerden birine dayanmalıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutukluya mektupla gönderilen evraka el koyan disiplin kurulunun, evrakın mahkemeden istenmesi gerektiğini gerekçe gösterdiğini, mektubun ya da eklerinin m. 68/3 kapsamında olup olmadığı konusunda hiçbir değerlendirme yapmadığını saptamıştır.3 Gönderilen evrak tutuklunun kendisi hakkında düzenlenen iddianame, iddianamenin değerlendirilmesi kararı, tensip zaptı ve duruşma günüyle ilgili mahkeme müzekkeresinden ibaret olduğundan m. 68/3'teki koşullar gerçekleşmemiş; mektubun tutukluya verilmesine karar veren itiraz mercii kararı yerinde bulunmuş ve kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.3 Bakanlığın isteminde ileri sürülen, dosyada gizlilik kararı bulunup bulunmadığı bilinmediği için evrakın sakıncalı olduğu görüşü Dairece benimsenmemiştir; gizlilik kararı bulunan evrakta sonucun ne olacağına kararda değinilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi, insan hakları kuruluşlarına ve bir gazeteye ceza infaz kurumu uygulamalarını anlatan mektupların, her mektup için hangi ifadelerin neden sakıncalı görüldüğü gerekçelendirilmeden kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış ifadeler içerdiği söylenerek alıkonulduğu olayda haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar vermiştir.1 Mahkemenin aynı kararda saydığı ölçütler sakıncalı mektup kararları için doğrudan önemlidir: 1) sakıncalı bulunan mektuptaki hangi ifadelerin hangi nedenlerle kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü somut verilere dayanılarak gerekçelendirilmeli, kararda yalnız m. 68/3'ün yazılması ilgili ve yeterli gerekçe sayılmaz; 2) mektubun içeriği ile birlikte muhatabının kim olduğu da değerlendirilmeli; 3) mahpus hakkında uygulanan infaz rejimi ve mahkûmiyet sebepleri dikkate alınmalı; 4) mektubun tamamını alıkoymak yerine sakıncalı cümlelerin okunmayacak şekilde karalanarak mektubun gönderilmesinin veya muhatabına verilmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.1
5275 sayılı Kanun m. 66 ve İnfaz Yönetmeliği m. 74'e göre hükümlü kimlerle, ne sıklıkla ve ne kadar telefonla görüşebilir?
5275 sayılı Kanun m. 66/1'e göre kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlarla görüşebilir; bu hak tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir. Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler ücretli telefonlarla serbestçe görüşür (m. 66/2). Hiçbir kurumda hükümlü cep telefonu, telsiz telefon ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamaz (m. 66/4).
İnfaz Yönetmeliği m. 74/1'e göre kapalı kurumdaki hükümlü, belgelendirmek koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefonla görüşebilir. Görüşülecek kişiler ve numaraları hükümlünün doldurduğu telefon görüşme formuna yazılır; formda gösterilmeyen kişiyle görüşme yaptırılmaz (m. 74/2-l). Hükümlüye dışarıdan telefon açılarak görüşme yaptırılmaz (m. 74/2-ö); ücreti görüşmeyi yapan hükümlü karşılar (m. 74/2-k). Görüşmeler Türkçe yapılır; hükümlü kendisinin veya görüşeceği kişinin Türkçe bilmediğini beyan ederse görüşmeye izin verilir ve konuşma kayda alınır (m. 74/2-p). Süreler aşağıdaki listededir.
Görüntülü görüşme süresinin hangi kurumda uygulanacağı Yargıtay kararına konu olmuştur. Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre görüntülü görüşme altyapısı bulunmayan kurumda m. 74/2-f uygulanır; (g) bendi yalnız görüntülü görüşme altyapısı bulunan kurumda kalan hükümlüler hakkında uygulanabilir. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/5445)5 Daire bu gerekçeyle, haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlünün on dakikalık görüşme süresine otuz dakika eklenmesine karar veren infaz hâkimliği kararını kanun yararına bozmuştur.5
Anayasa Mahkemesine göre özellikle diğer haberleşme yollarının kullanılabildiği ve yeterli olduğu durumlarda Anayasa m. 22, hükümlü ve tutukluların telefonla görüşmesini güvence altına aldığı şekilde yorumlanamaz; haberleşme yöntemlerinden biri veya birkaçı kullanılabiliyor ve yeterliyse telefonla görüşmeye izin verilmemesi tek başına haberleşme hürriyetinin ihlali sayılmaz. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2017/16005)6 Telefon imkânı tanınmışsa ona yapılacak sınırlama kanunla, meşru bir amaçla, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olmalıdır.6
- Genel kural (m. 74/2-f): yakınlardan biri veya birkaçıyla haftada bir kez, bir telefon numarasıyla kesintisiz görüşme; süre görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez. Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararıyla süre ve sayı artırılabilir.
- Görüntülü görüşme altyapısı Bakanlıkça belirlenmiş kurum (m. 74/2-g): haftalık süre otuz dakika; haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlünün bir sonraki haftasına ayrıca otuz dakika eklenir ve bu süre devredilemez. Çocuk hükümlülerde ve sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlülerde bu bentteki süre iki kat uygulanır; mensubu bulunulan dinin bayramlarında otuz dakika ilave görüşme hakkı verilir. Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri görüntülü görüşmeden ve görüşme süresinin uzatılmasından, kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumlarına göre idare ve gözlem kurulunun değerlendirmesiyle yararlandırılabilir (m. 74/2-ğ).
- Tehlikeli hükümlü (m. 74/2-h): idare ve gözlem kurulunca tehlikeli olduğu belirlenen hükümlü on beş günde bir kez, on dakikayı geçmemek üzere yalnız eşi, çocukları, annesi ve babasıyla ve yalnız sesli görüşebilir.
- Örgüt yöneticiliğinden mahkûm olan (m. 74/2-i): konuşma süresi haftada on dakikayı geçmemek üzere yalnız sesli görüşme; örgüt yöneticiliğini sürdüren, talimat veya mesaj veren hükümlüye idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz.
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlü (m. 74/2-j): idare ve gözlem kurulunun uygun gördüğü hâllerde on beş günde bir, on dakikayı geçmemek üzere eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisiyle yalnız sesli görüşme.
- Açık kurum ve çocuk eğitimevi (m. 74/4): ücretli telefonlarla sesli veya görüntülü serbest görüşme; çocuk hükümlülerin telefonla konuşması hiçbir şekilde kısıtlanamaz ve engellenemez.
İnfaz Yönetmeliği m. 74/2-e'ye göre telefon gün ve saatini kim belirler, infaz hâkimi neye karar verebilir?
İnfaz Yönetmeliği m. 74/2-e'ye göre hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir. Hükümlünün görüşmesine engel bir hâli varsa sebepleri gerekçelendirilerek tutanağa yazılır ve tutanağın içeriği hükümlüye bildirilir (m. 74/2-n). Telefon hakkı genel ve kısmi aramalar sırasında, yemek dağıtım saatlerinde ve kurum asayiş ve güvenliğini bozucu olaylar sırasında kullandırılmaz (m. 74/6).
Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre idareye tanınan bu takdir hakkı kullanılırken hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde bir uygulama yapılamaz; takdirin yerinde kullanılıp kullanılmadığı her somut olayda dosya kapsamına göre değerlendirilir. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/3230)7 Daire, örgün öğretim gören çocuklarıyla görüşmek isteyen hükümlünün talebinin, çocukların ders programına uygun gün ve saatin ne olabileceği araştırılmadan reddedilmesini görüşme hakkını ortadan kaldıran bir red saymış; hükümlünün şikâyetini kabul eden infaz hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.7
Aynı Daire bu ilkenin sınırını da çizmiştir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 6/3'e göre infaz hâkimi şikâyeti yerinde görürse kararın veya işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir; Daireye göre infaz hâkimliğinin idarenin yerine geçerek bir karar vermesi ise mümkün değildir. (Yargıtay 1. CD, E. 2025/1474)8 Bu nedenle hükümlünün telefon saatini kendisi belirleyen infaz hâkimliği kararına yapılan itirazın reddi kanun yararına bozulmuştur; Daireye göre yapılması gereken, idarenin işlemini iptal edip, telefon adedi, kurum asayiş ve güvenliği ile diğer hükümlü ve tutukluların telefon haklarını gözeterek en uygun gün ve saati belirlemesine imkân sağlamak için dosyayı ceza infaz kurumuna göndermekti.8 Bu kararlarda görüşme saatinin hükümlüye ne zaman bildirileceğine ve açık kuruma değinilmemiştir.
5275 sayılı Kanun m. 66/1'e göre dinlenen telefon görüşmesinin kaydı ceza davasında delil olur mu?
5275 sayılı Kanun m. 66/1 kapalı kurumdaki telefon görüşmesinin idarece dinleneceğini ve kayıt altına alınacağını açıkça söyler; İnfaz Yönetmeliği m. 74/3 de hükümlünün yakınlarıyla yaptığı görüşmelerin idare tarafından dinleneceğini ve elektronik aletlerle kayda alınacağını tekrarlar. Dinleme sırasında hükümlünün kurum güvenliğini tehlikeye düşüren, suç oluşturan veya bir suça azmettirme ya da yardım etme sonucunu doğurabilecek konuşmalar yaptığı ya da başka bir hatta yönlendirme yaparak görüşme hakkı olmayan kişilerle görüştüğü belirlenirse görüşme derhâl kesilir; adli veya idari soruşturmaya esas olacak işlemleri kurum en üst amiri yapar (m. 74/2-ı).
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kapalı görüş sırasında eşiyle telefonla konuşurken görüşmeyi dinleyen infaz koruma memuruna hakaret eden hükümlünün davasında, telefon dinlemesinden elde edilen kaydın hukuka uygun delil olup olmadığı uyuşmazlığını çözmüştür. (Yargıtay CGK, E. 2016/1097)9 Kurula göre telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim bakımından tek sınırlama CMK m. 135'teki koruma tedbiri değildir; cezaevinde suç işlenmesinin önlenmesi, düzenin ve disiplinin temini gibi nedenlerle yapılan dinlemeden elde edilen görüşme kayıtları CMK m. 135 kapsamında değerlendirilemez, sanığın cezaevinde tutulmasının doğal bir neticesi olarak elde edildiğinden yasal niteliktedir ve CMK m. 217/2 anlamında hukuka uygun delil olarak kullanılabilir.9 Kurul, aksi kabulün, konuşmalarının kayıt altına alındığını bilen her hükümlü veya tutuklunun dinlemeyi yapan kamu görevlilerine serbestçe hakaret edebilmesi sonucunu doğuracağını belirtmiş; 18. Ceza Dairesinin bozma kararını kaldırarak mahkûmiyet hükmünü oy çokluğuyla onamıştır.9
Ceza Genel Kurulu kararı, hükümlünün yakınıyla yaptığı görüşmeye ve hakaret suçuna ilişkindir. Avukatla ya da resmî makamla yapılan görüşmenin kaydına ve görüşmenin dinlendiğinin hükümlüye ayrıca bildirilmesinin şart olup olmadığına kararda değinilmemiştir.
Tutuklunun mektup ve telefonu: 5275 sayılı Kanun m. 114'e göre kim kısıtlar, avukatla telefonla görüşülebilir mi?
5275 sayılı Kanun m. 116/1, telefonla haberleşme ile mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkına ilişkin hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanlarının tutuklulara da uygulanabileceğini söyler. Kısıtlama yetkisi ise m. 114/3'te ayrıca düzenlenmiştir: tutukluların yazılı haberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabilir. m. 114/5'e göre tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, m. 114/3 ve m. 115 birlikte değerlendirildiğinde tutukluların telefonla haberleşme hakkının, şartları gerçekleştiğinde soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabileceğini ve idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2017/1856)10 Daire, tutuklunun tehlikeli olduğuna, delil karartma tehlikesine, soruşturmanın amacını veya kurumun güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne ya da suçun tekrarına olanak veren davranışına ilişkin bir tespit yapılmadan idare ve gözlem kurulunca verilen kısıtlamayı, şartları oluşmaksızın ve hukuki bir gerekçe içermeksizin verildiği için yerinde bulmamış; kısıtlamaya karşı şikâyeti kabul eden infaz hâkimliği kararına yönelik kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.10 Olay olağanüstü hal döneminde geçmiş ve Daire o dönemde yürürlükte olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin tutukluların telefon hakkını sınırlayan hükmünü de birlikte değerlendirmiştir; bu sayfa o hükümdeki görüşme sıklığını aktarmaz. Kısıtlama kararına karşı tutuklunun hangi mercie başvuracağına kararda değinilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi, olağanüstü hal döneminde tutuklu olan başvurucunun avukatıyla telefonla görüşme talebinin yalnız ilgili Kanun Hükmünde Kararnamede telefonla görüşülebilecek kişiler arasında avukatın sayılmamış olmasına dayanılarak reddedildiği olayda, tutuklu olarak bulunan kişilerin avukat ile telefonla görüşmelerinin avukat ile görüşmeye yönelik açık bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle engellenmesinin kanunilik ilkesini karşılamadığını belirterek haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar vermiştir.6 Mahkemeye göre tutukluların avukatlarıyla telefonla görüşme hakkı güvenliğin ve disiplinin sağlanması ile yeniden suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla sınırlandırılabilir; olağanüstü hal koşullarında idarenin yetkisi daha geniş olsa bile öncelikle tutuklu ile avukatı arasında yüz yüze görüşme, mektup ve benzeri yöntemlerle haberleşme imkânının yeterli bir şekilde sağlanmış olması ve telefon talebinin ilgili ve yeterli gerekçeyle karşılanması gerekir.6
Hükümlü için sonuç farklıdır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, İnfaz Yönetmeliği m. 74'ün kapalı kurumdaki hükümlünün telefonla görüşebileceği kişileri sınırlı olarak saydığını, hükümlülerin avukatlarıyla telefonla görüşme hakkı bulunduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığını ve m. 114/5'teki güvencenin hukuki açıdan statüsü farklı olan hükümlüler hakkında uygulanamayacağını belirtmiş; hükümlünün bu yöndeki itirazını kabul eden ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2024/1699)11 Kararda Anayasa Mahkemesinin tutuklular hakkındaki içtihadına ve hükümlünün avukatına mektup yazmasına değinilmemiştir; hükümlünün savunması için avukatına gönderdiği mektup m. 68/4'e göre kural olarak denetime tabi değildir (istisnası için yukarıda İnfaz Yönetmeliği m. 76/4). Avukatla yüz yüze görüşme ayrı bir rehberin konusudur.
Cezaevinde para: İnfaz Yönetmeliği m. 61 ve Emanet Para Yönetmeliği m. 5 ve 7'ye göre emanet hesabı ve haftalık harcama sınırı
İnfaz Yönetmeliği m. 61/1'e göre hükümlülerin beraberinde getirdikleri ya da adlarına gelen paralar Bakanlık tarafından belirlenen bir bankada bunlar için açılan ortak cari hesaba yatırılır; bu paralarla ilgili hususlar kurum en üst amirince görevlendirilecek memur tarafından kayıt altına alınır (m. 61/2). Uygulamanın usul ve esasları Bakanlığın yönetmeliğine bırakılmıştır (m. 61/3): Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik (bu sayfada kısaca Emanet Para Yönetmeliği).
Emanet Para Yönetmeliği m. 5'e göre kuruma gelen hükümlü ve tutuklunun üzerinde bulunan para, miktarı ne olursa olsun kurum görevlilerince alıkonulur ve karşılığında makbuz verilir; banka ve posta aracılığıyla gelen veya ziyaretçiler tarafından hükümlü ve tutuklu adına yatırılan paralar idarece görevlendirilen bir personel tarafından alınarak kaydedilir. Müdürü bulunan kurumlarda hükümlü ve tutuklular hiçbir şekilde yanlarında nakit para bulunduramaz; açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde kalan hükümlülere, kurum ve kişi güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek tutarda nakit parayı yanlarında bulundurmaları için kurum en üst amiri izin verebilir.
Emanet Para Yönetmeliği m. 7'ye göre harcama tutarları haftalık gereksinmeler göz önünde tutularak Bakanlıkça tespit edilir ve kantinden yapılan alışverişler Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitini geçemez. Haberleşme giderleri, sağlık ve eğitim harcamaları, mahkeme harçları ve tazmin giderleri ile kantinden alınan buzdolabı, semaver, vantilatör ve televizyon harcamaları bu limite dahil edilmez. Limitin tutarı yönetmelikte yazmaz, Bakanlıkça belirlenir; bu yüzden sayfada tutar verilmemiştir.
5275 sayılı Kanun m. 39/2-f'ye göre idarece belirtilen miktardan fazla para bulundurmak kınama cezasını gerektirir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bu bentten verilen kınama cezasına karşı şikâyetin reddine ilişkin infaz hâkimliği kararına yapılan itirazı reddeden ağır ceza mahkemesi kararını, Bakanlığın kanun yararına bozma istemini yerinde görerek bozmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/6443)12 İstemde, hükümlünün kapalı kurumdan açık kuruma nakli sırasında haftalık harcama limitinin üçte biri oranını aşmayacak miktarda paranın kendisine verilebileceği (Emanet Para Yönetmeliği m. 13) ve hükümlünün sağlık harcamalarının Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitine dahil edilemeyeceği gösterilmiştir.12
Başka bir dosyada Daire, harcama limitini aşmak için izinli olduğu dönemde diğer hükümlülerin hesaplarına para yatırıp sonra bu paraları onlara çektirerek kullanan hükümlünün eyleminin "eşya vermek veya satmak" (m. 40/2-f) kapsamında değerlendirilemeyeceği, "idarece belirtilen miktardan fazla para bulundurmak" (m. 39/2-f) eylemine uyduğu ve kınamayı gerektirdiği yönündeki kanun yararına bozma istemini yerinde görmüştür. (Yargıtay 1. CD, E. 2020/3346)13
Emanetteki paraya konulan haciz bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, tutuklunun cezaevindeki hesabında bulunan paraya konulan hacze karşı şikâyette yönetmelikteki haftalık harcama tutarını esas almış; tutuklunun zorunlu ihtiyaçları ile sağlık ve cezaevi giderlerini karşılamak üzere hesapta haftalık harcama limiti kadar para kalmasını sağlayacak şekilde haczin düzeltilmesi gerekirken şikâyetin tümden reddedilmesini bozmuştur. (Yargıtay 12. HD, E. 2018/5772)14 Karar tutukluya ilişkindir; hapis cezası infaz edilen hükümlüye kararda değinilmemiştir.
Nakilde para: Emanet Para Yönetmeliği m. 13'e göre başka kuruma nakledilen hükümlü veya tutuklunun kayıtlı parası nakledildiği kuruma banka veya posta aracılığıyla derhâl gönderilir; nakil ayrı bir rehberin konusudur.
5275 sayılı Kanun m. 42 haberleşme yoksunluğu cezası ve m. 52'ye göre şikâyet ve itiraz yolu
5275 sayılı Kanun m. 42/1'e göre haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır. m. 42/2 bu cezayı gerektiren eylemleri sayar; 14/4/2020 tarihli 7242 sayılı Kanunla eklenen (f) bendi, kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahaleyle başka bir hatta yönlendirme yaparak görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmektir. Ceza süresince gelen mektup, faks ve telgraflar cezanın infazından sonra hükümlüye verilir (m. 42/3).
Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmelere ve avukat ile ilişkilere m. 42 uygulanmaz (m. 42/4). İnfaz Yönetmeliği m. 74/2-b de bu hâllerde, disiplin cezası olsa bile, telefon görüşme hakkının hiçbir şekilde engellenemeyeceğini söyler. Bunların dışında haberleşme yoksunluğu cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında hükümlü telefondan yararlandırılmaz (m. 74/2-a).
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, yasal olarak görüşme hakkı bulunan yakınıyla telefonla görüşürken başka bir hatta yönlendirme yaparak görüşme hakkı olmayan arkadaşıyla da görüştüğü tutanakla tespit edilen hükümlüye m. 42/2-f uyarınca verilen disiplin cezasına karşı şikâyetin ve itirazın reddinde usul ve yasaya aykırılık görmemiş, kanun yararına bozma istemini reddetmiştir. (Yargıtay 1. CD, E. 2026/1298)15 Cezanın süresinin ölçülülüğüne ve m. 42/4 istisnasına kararda değinilmemiştir.
m. 52/1'e göre disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itirazda 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu uygulanır; diğer mevzuattan kaynaklanan dilekçe ve şikâyet hakkı saklıdır (m. 52/2). İnfaz hâkimliği, hükümlü ve tutukluların dışarıyla ilişkilerine ilişkin işlem ve faaliyetlere karşı şikâyetleri ve disiplin cezalarının mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri inceler (4675 sayılı Kanun m. 4/1, bent 1 ve 3). Disiplin cezasına karşı şikâyette infaz hâkimi hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra karar verir (m. 6/2); şikâyeti yerinde görmezse reddeder, yerinde görürse kararın veya işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir (m. 6/3). İnfaz hâkiminin kararına karşı itiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine yapılır (m. 6/6). Şikâyet ve itiraz süreleri 4675 sayılı Kanun m. 5 ve m. 6/5'tedir; ayrıntıları infaz hâkimliğini anlatan rehberin konusudur.
İtiraz mercii itirazı yerinde görürse yalnız infaz hâkimliği kararını kaldırmakla yetinemez. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sakıncalı mektup kararına karşı itirazı kabul edip infaz hâkimliği kararını kaldıran ancak mektubun iadesi hakkında karar vermeyen ağır ceza mahkemesi kararını, CMK m. 271/2'deki "İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." hükmüne dayanan kanun yararına bozma istemini yerinde görerek bozmuştur. (Yargıtay 1. CD, E. 2021/9951)16 İnfaz hâkiminin kendisi de idarenin yerine geçemez: Daireye göre şikâyet kabul edilince idarenin kararı veya işlemi iptal edilir, faaliyeti durdurulur veya ertelenir; idarenin yerine geçerek bir karar verilmesi mümkün değildir.8
İlgili mevzuat
5275 sayılı Kanun m. 68 — Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı
Madde 68- (1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Hükümlü, usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebilir.
(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.
(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.
(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir.
(5) (Ek:17/6/2021-7328/7 md.) Kamu düzeninin korunması ile kişi, toplum ve kurum güvenliğinin sağlanması veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olan veya tehlikeli hâlde bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere gelen veya bu hükümlüler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgraflar dijital olarak kaydedilebilir veya fiziki olarak saklanabilir. Bunlar, amacı dışında kullanılamaz, kanunda açıkça belirtilen hâller dışında hiçbir kişi veya kurumla paylaşılamaz, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmaya konu edilmemiş ise en geç bir yıl sonunda silinir veya imha edilir. Silme veya imha işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenir. Bu fıkra hükmü dördüncü fıkra bakımından uygulanmaz.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 66 — Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı
Madde 66- (1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.
(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.
(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.
(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 42 — Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama
Madde 42- (1) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar mektup, faks ve telgraf almak ve yollamaktan, televizyon izlemekten, radyo dinlemekten, telefon etmekten ve diğer iletişim araçlarından yararlanmaktan tamamen veya kısmen yoksun bırakılmasıdır.
(2) Bu cezayı gerektiren eylemler şunlardır:
a) Protesto amacıyla idarece verilen yemeği topluca almama eylemine katılmak.
b) Kurum işyurdu yönetim kurulunca uygun görülen işte çalışmamak.
c) Herhangi bir şeyi protesto amacıyla veya idareye karşı toplu olarak sessiz direnişte bulunmak.
d) Odalarda, eklentilerinde ve diğer alanlarda ilâç ve gıda maddesi stoku yapmak.
e) Gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak.
f) (Ek:14/4/2020-7242/24 md.) Kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşmek.
(3) Hükümlüye gelen mektup, faks ve telgraflar, disiplin cezasının infazından sonra kendisine verilir. Aynı türden olsa bile sonraki disiplin cezasının infazına bu işlem yapılmadan başlanamaz.
(4) Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmeler ve avukat ile ilişkilerde bu madde hükmü uygulanmaz.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 114 — Tutukluların hakları
Madde 114- (1) Tutuklulardan çalışmaları istenebilir; ancak, buna mecbur tutulamazlar. Tutuklular istediklerinde idare, barındırıldıkları odalarda çalışmalarına izin verebilir. Odada çalışma imkânı yoksa, tutukluların iş yerlerinde çalışmalarına da izin verilebilir. Bu takdirde kendileri hakkında çalışmakta olan hükümlülere ait rejim uygulanır.
(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul edebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalar koyabilir.
(3) Tutukluların yazılı haberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabilir.
(4) Tutuklu, savunması için istediği müdafii seçmek ve görevlendirmek hakkına sahiptir. Her dereceden kurum görevlileri bu hususta tutukluya tavsiyelerde bulunamaz.
(5) Tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz.
(6) Özel kanunda yer alan hükümler saklıdır.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
5275 sayılı Kanun m. 52 — Şikâyet ve itiraz
Madde 52- (1) Disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itiraz durumunda 16.5.2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri uygulanır.
(2) Diğer mevzuattan kaynaklanan dilekçe ve şikâyet hakkı saklıdır.
Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
İnfaz Yönetmeliği m. 105 — Sakıncalı görülen mektuplar
MADDE 105- (1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmi dört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi hâlinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi hâlinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi hâlinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hâkimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hâkimliğine başvurulmamış ise disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hâkimliğine başvurulmuş ise infaz hâkimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır.
(2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet hakkının kullanılmaması veya infaz hâkimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi hâlinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir.
(3) Kısmen veya tamamen sakıncalı görülen mektuplar, iç hukuk veya uluslararası hukuk yollarına başvuru yapılması durumunda kullanılmak üzere idarece saklanır.
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Emanet Para Yönetmeliği m. 7 — Hükümlü ve tutukluların harcama tutarı
Madde 7 — Hükümlü ve tutukluların harcama tutarları, haftalık gereksinmeleri göz önünde tutularak Bakanlıkça tespit edilir.
(Değişik fıkra:RG-15/3/2012-28234) Hükümlü ve tutukluların kantinden yapacakları alışverişler Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitini geçemez.
(Ek fıkra:RG-15/3/2012-28234) Hükümlü ve tutukluların kantinden yapacakları alışveriş dışında kalan haberleşme giderleri, sağlık ve eğitim harcamaları, mahkeme harçları ve tazmin giderleri ile kantinden yapacakları buzdolabı, semaver, vantilatör ve tv alım harcamaları Bakanlıkça belirlenen haftalık harcama limitine dahil edilmez.
Kaynak: Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik (9064)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.
Kararlar
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1. Sakıncalı mektup kararının gerekçesi: hangi ifadenin neden sakıncalı olduğu, muhatap ve karalayarak göndermeAnayasa Mahkemesi · B. No. 2017/16257 ·
Başvurucuların insan hakları kuruluşlarına ve bir gazeteye ceza infaz kurumu uygulamalarını anlatan mektupları, disiplin kurulunca kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış ifadeler içerdiği söylenerek alıkonulmuştu; kararda her mektup için hangi ifadelerin neden sakıncalı görüldüğü gerekçelendirilmemişti. Anayasa Mahkemesi, yazışmaya yapılan müdahalenin somut mektuba özgü gerekçeyle açıklanması gerektiğini, yalnız m. 68/3'ün yazılmasının yeterli gerekçe sayılmayacağını, muhatabın kim olduğunun ve mektubun karalanarak gönderilip gönderilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar verdi.
Sonuç: Mektubu alıkoyan karar, hangi ifadenin hangi nedenle sakıncalı olduğunu somut olarak göstermelidir; kanun maddesini yazmak yetmez.
2. Örgüt üyesi hükümlünün mektubundaki olası şifreli işaretler: sakıncalı kabulYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/3825 · K. 2023/2739 ·
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükümlü olan kişinin ailesine yazdığı mektubun ekindeki resimde isim ve harflerin yanında işaretler bulunuyordu; idare mektubu sakıncalı sayıp vermemiş, infaz hâkimliği şikâyeti reddetmiş, ağır ceza mahkemesi ise şekilleri hat sanatına ilişkin sayarak itirazı kabul etmişti. Daire, işaretlerin örgütsel haberleşme için kullanılan şifreler olabileceğinden mektubun örgütsel haberleşmeye engel olmak amacıyla sakıncalı kabul edildiğini saptayarak kanun yararına bozma istemini yerinde gördü ve ağır ceza mahkemesi kararını bozdu.
Sonuç: Örgüt üyesi hükümlünün mektubundaki işaretler örgütsel şifre olabilecekse mektubun sakıncalı kabulü Dairece yerinde görülmüştür.
3. Tutukluya gönderilen kendi iddianamesi ve duruşma evrakı: m. 68/3 değerlendirmesi yapılmadan el konulamazYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2018/1819 · K. 2020/3306 ·
Tutukluya mektupla birlikte kendi dosyasına ait evrak gönderilmiş, disiplin kurulu evrakın mahkemeden istenmesi gerektiği gerekçesiyle mektuba el koymuştu; itiraz mercii mektubun tutukluya verilmesine karar verdi. Daire, disiplin kurulunun mektubun m. 68/3 kapsamında olup olmadığını hiç değerlendirmediğini, evrakın tutuklu hakkındaki iddianame, iddianamenin değerlendirilmesi kararı, tensip zaptı ve duruşmayla ilgili müzekkereden ibaret olduğunu ve m. 68/3 koşullarının gerçekleşmediğini belirterek kanun yararına bozma istemini reddetti. Olay ve kanun yararına bozma istemi, bugünkü İnfaz Yönetmeliği m. 105 ile aynı sözleri taşıyan Ceza İnfaz Kurumları Tüzüğü m. 123 dönemine aittir; Daire kararını 5275 sayılı Kanun m. 68/3'e dayandırdı.
Sonuç: Mektuba el koyma kararı m. 68/3'teki hâllerden birine dayanmalıdır; tutuklunun kendi dava evrakı bu hâllerden biri sayılmamıştır.
4. Sakıncalı mektup şikâyetini yalnız disiplin kurulu kararına atıfla reddeden infaz hâkimliği kararı gerekçesizdirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/4805 · K. 2023/5019 ·
Hükümlünün bir milletvekiline göndermek istediği mektubun tamamı disiplin kurulunca sakıncalı görülmüş, infaz hâkimliği şikâyeti disiplin kurulu kararına atıfla reddetmiş, ağır ceza mahkemesi bu kararı gerekçesiz bularak kaldırmıştı. Daire, hükmün gerekçesinde delillerin tartışılması ve kanaatle deliller arasında bağ kurulması gerektiğini hatırlatarak itiraz mercii kararında usul ve yasaya aykırılık görmedi ve kanun yararına bozma istemini reddetti. Mektubun içeriğinin sakıncalı olup olmadığı Dairece incelenmedi.
Sonuç: İnfaz hâkimliği sakıncalı mektup şikâyetini disiplin kurulu kararına atıfla geçiştiremez; kendi gerekçesini yazmalıdır.
5. Görüntülü görüşme altyapısı olmayan kurumda telefon süresi: m. 74/2-f uygulanırYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/5445 · K. 2023/5578 ·
Salgın döneminde artırılan telefon süresinin on dakikaya indirilmesine karşı şikâyeti reddeden infaz hâkimliği, haftalık ziyaretini kullanmayan hükümlünün on dakikalık süresine otuz dakika eklenebileceğine de karar vermişti. Daire, hükümlünün bulunduğu kurumda görüntülü görüşme altyapısı olmadığından İnfaz Yönetmeliği m. 74/2-f'nin uygulanması gerektiğini, (g) bendinin yalnız bu altyapının bulunduğu kurumda kalan hükümlüler hakkında uygulanabileceğini belirterek infaz hâkimliği kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Ziyareti kullanmayana ek otuz dakika kuralı yalnız görüntülü görüşme altyapısı bulunan kurumlarda uygulanır.
6. Tutuklunun avukatıyla telefon görüşmesinin açık düzenleme yok diye engellenmesiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2017/16005 ·
Olağanüstü hal döneminde tutuklu bulunan başvurucunun avukatıyla telefonla görüşme talebi, ilgili Kanun Hükmünde Kararnamede telefonla görüşülebilecek kişiler arasında avukat sayılmadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Anayasa Mahkemesi, telefon izni verilmemesinin diğer haberleşme yolları yeterliyse tek başına ihlal sayılmayacağını hatırlattıktan sonra, tutuklu kişilerin avukatla telefon görüşmelerinin açık bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle engellenmesinin kanunilik ilkesini karşılamadığına ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi.
Sonuç: Tutuklunun avukatıyla telefon görüşmesi yalnız açık düzenleme yok denilerek engellenemez; bu sonuç tutukluya ilişkindir.
7. Telefon gün ve saatinde idarenin takdiri hakkın özünü ortadan kaldıramazYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/3230 · K. 2024/3630 ·
Hükümlü, okula giden çocuklarıyla görüşebilmek için telefon gün ve saatinin buna göre belirlenmesini istemiş, idare talebi reddetmiş, infaz hâkimliği şikâyeti kabul etmiş, itiraz da reddedilmişti. Daire, gün ve saati belirlemede idareye takdir hakkı tanındığını ancak bu hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde kullanılamayacağını, uygun gün ve saatin ne olabileceği araştırılmadan verilen reddin görüşme hakkını ortadan kaldırdığını belirterek kanun yararına bozma istemini reddetti.
Sonuç: İdare telefon saatini belirlerken hükümlünün somut durumunu araştırmalıdır; araştırmasız ret hakkı ortadan kaldırır.
8. İnfaz hâkimi telefon saatini kendisi belirleyemez; işlemi iptal edip dosyayı kuruma gönderirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/1474 · K. 2025/7891 ·
İnfaz hâkimliği, çocuklarıyla görüşmek isteyen hükümlünün telefon saatini hükümlünün belirttiği saat aralığı olarak kendisi belirlemiş, itiraz reddedilmişti. Daire, 4675 sayılı Kanun m. 4 ve 6 birlikte değerlendirildiğinde infaz hâkimliğinin şikâyeti kabul edince idarenin kararını veya işlemini iptal edebileceğini ama idarenin yerine geçerek karar veremeyeceğini, en uygun gün ve saatin belirlenmesi için dosyanın ceza infaz kurumuna gönderilmesi gerektiğini belirterek itiraz mercii kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: İnfaz hâkimi idarenin işlemini iptal eder, ama idarenin yerine geçip telefon saatini kendisi koyamaz.
9. Cezaevinde dinlenen telefon görüşmesinin kaydı hakaret davasında hukuka uygun delildirYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2016/1097 · K. 2018/591 ·
Hükümlü, kapalı görüş sırasında eşiyle telefonla konuşurken görüşmeyi dinleyen infaz koruma memuruna hakaret etmişti; 18. Ceza Dairesi kaydın CMK m. 135'teki katalog suçlar dışında kalan hakarette hukuka uygun delil olamayacağı gerekçesiyle mahkûmiyeti bozmuştu. Ceza Genel Kurulu, 5275 sayılı Kanun m. 66'ya göre idarece dinlenip kaydedilen görüşmelerin CMK m. 135 kapsamında değerlendirilemeyeceğini, sanığın cezaevinde tutulmasının doğal bir neticesi olarak elde edildiklerinden yasal nitelikte olduklarını ve CMK m. 217/2 anlamında hukuka uygun delil sayılacaklarını belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul etti, Özel Daire bozmasını kaldırdı ve mahkûmiyeti oy çokluğuyla onadı.
Sonuç: Kapalı kurumda idarece dinlenip kaydedilen telefon görüşmesi, dinleyen görevliye yönelik hakaret davasında delil olarak kullanılabilir.
10. Tutuklunun telefonunu idare kısıtlayamaz; kısıtlama savcı veya hâkim kararıyla ve somut tespitle olurYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2017/1856 · K. 2019/2980 ·
Olağanüstü hal döneminde idare ve gözlem kurulu, terör örgütü suçundan tutuklu olanların özel kişilerle yazılı haberleşme ve telefon görüşmelerini kısıtlamış; infaz hâkimliği tutuklunun şikâyetini kabul etmiş, itiraz reddedilmişti. Daire, 5275 sayılı Kanun m. 114/3 ve m. 115 ile dönemin Kanun Hükmünde Kararname hükmünü birlikte değerlendirerek tutuklunun telefon hakkının ancak şartları gerçekleştiğinde savcı veya hâkim kararıyla kısıtlanabileceğini, idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunmadığını ve somut tespit ile hukuki gerekçe içermeyen kısıtlamanın yerinde olmadığını belirterek kanun yararına bozma istemini reddetti.
Sonuç: Tutuklunun telefon hakkını idare ve gözlem kurulu değil, soruşturmada savcı, kovuşturmada hâkim veya mahkeme kısıtlayabilir.
11. Hükümlünün avukatıyla telefonla görüşme hakkına dair yasal düzenleme yokturYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/1699 · K. 2024/1365 ·
Kapalı kurumda hükümlü olan kişinin avukatıyla telefonla görüşme talebine ilişkin itirazı ağır ceza mahkemesi kabul etmişti. Daire, 5275 sayılı Kanun m. 66'nın telefon hakkının esas ve usullerini yönetmeliğe bıraktığını, İnfaz Yönetmeliği m. 74'ün görüşülebilecek kişileri eş, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasi olarak sınırlı saydığını, hükümlülerin avukatlarıyla telefonla görüşme hakkına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığını ve tutuklulara özgü m. 114/5 güvencesinin statüsü farklı olan hükümlülere uygulanamayacağını belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: Tutuklunun müdafii ile haberleşme güvencesi hükümlüye uygulanmaz; hükümlü için avukatla telefon hakkı mevzuatta sayılmamıştır.
12. Nakilde üzerinde para bulunan, sağlık gideri olan hükümlüye fazla para kınamasıYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/6443 · K. 2023/5345 ·
Hükümlüye idarece belirtilen miktardan fazla para bulundurduğu gerekçesiyle 5275 sayılı Kanun m. 39/2-f'den kınama cezası verilmiş, şikâyet ve itiraz reddedilmişti. Kanun yararına bozma isteminde, hükümlünün kapalı kurumdan açık kuruma nakli sırasında haftalık harcama limitinin üçte birine kadar para verilebileceği, açık kurumda güvenliği tehlikeye düşürmeyecek tutarda nakde izin verilebileceği ve sağlık harcamalarının limite dahil edilemeyeceği ileri sürülmüştü. Daire, tebliğnamedeki bozma isteğini dosya kapsamına göre yerinde görerek itiraz mercii kararını kanun yararına bozdu.
Sonuç: Nakilde verilebilecek para ve limite girmeyen sağlık giderleri gözetilmeden verilen fazla para kınaması, istem yerinde görülerek bozulmuştur.
13. Başkalarının hesabı üzerinden harcama limitini aşmak: fazla para bulundurmak (kınama)Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2020/3346 · K. 2021/3263 ·
Açık kurumdaki hükümlü, haftalık harcama limitinin üzerinde para kullanmak için izinliyken diğer hükümlülerin hesaplarına para yatırmış, kuruma dönünce bu paraları onlara çektirip kullanmıştı; kendisine m. 40/2-f'den eşya vermek veya satmak gerekçesiyle bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası verilmiş ve ceza itiraz merciince onanmıştı. Kanun yararına bozma isteminde eylemin eşya vermek veya satmak sayılamayacağı, m. 39/2-f'deki idarece belirtilen miktardan fazla para bulundurmaya uyduğu ve kınamayı gerektirdiği belirtilmişti; Daire istemi yerinde görerek kararı bozdu.
Sonuç: Limiti aşmak için başkalarının hesabını kullanmak, istem yerinde görülerek kınamayı gerektiren fazla para bulundurma sayılmıştır.
14. Tutuklunun cezaevi hesabındaki paraya haciz: haftalık harcama tutarı bırakılmalıYargıtay 12. Hukuk Dairesi · E. 2018/5772 · K. 2019/2981 ·
Tutuklunun yakınlarının yatırdığı ve cezaevi emanetinde duran paraya haciz konulmuş, icra mahkemesi haczin kaldırılması şikâyetini reddetmişti. Daire, emanete alınan paralara ilişkin yönetmelikte harcama tutarının haftalık gereksinmelere göre Bakanlıkça tespit edildiğini belirterek, tutuklunun zorunlu ihtiyaçları ile sağlık ve cezaevi giderlerini karşılamak üzere hesapta haftalık harcama limiti kadar para kalmasını sağlayacak şekilde haczin düzeltilmesi gerektiğine ve şikâyetin tümden reddinin isabetsiz olduğuna karar vererek hükmü bozdu.
Sonuç: Tutuklunun cezaevi hesabındaki paranın haftalık harcama limiti kadarı zorunlu ihtiyaçları için hesapta bırakılmalıdır.
15. Hat yönlendirmesiyle görüşme hakkı olmayan kişiyle görüşme: m. 42/2-f haberleşme yoksunluğuYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2026/1298 · K. 2026/1706 ·
Hükümlüye, görüşme hakkı olmayan kişilerle hat yönlendirmesi yoluyla görüştüğü gerekçesiyle 5275 sayılı Kanun m. 42/2-f'den bir ay haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma cezası verilmiş; şikâyet ve itiraz reddedilmişti. Daire, kurum görevlilerinin tutanağından hükümlünün yasal olarak görüşme hakkı bulunan yakınıyla telefonla görüşürken başka bir hatta yönlendirme yaparak görüşme hakkı olmayan arkadaşıyla da görüştüğünün anlaşıldığını belirterek itiraz mercii kararında usul ve yasaya aykırılık görmedi ve kanun yararına bozma istemini reddetti.
Sonuç: Telefonu başka hatta yönlendirip görüşme hakkı olmayan kişiyle konuşmak m. 42/2-f'deki haberleşme yoksunluğu cezasını gerektirir.
16. İtirazı kabul eden merci sakıncalı mektubun iadesi hakkında da karar vermelidirYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2021/9951 · K. 2021/12666 ·
Hükümlüye gönderilen mektubun tamamı sakıncalı görülmüş, infaz hâkimliği şikâyeti reddetmiş, ağır ceza mahkemesi ise karar gerekçesiz olduğu için itirazı kabul edip infaz hâkimliği kararını kaldırmakla yetinmişti. Kanun yararına bozma isteminde, CMK m. 271/2 uyarınca itirazı yerinde gören merciin itiraz konusu hakkında da karar vermesi, yani mektubun iadesi hususunda karar vermesi gerektiği ileri sürülmüştü; Daire tebliğnamedeki bozma isteğini yerinde görerek kararı bozdu.
Sonuç: İtiraz mercii sakıncalı mektup itirazını kabul ederse mektubun akıbeti hakkında da karar vermelidir; istem bu yönde yerinde görülmüştür.
Sık sorulan sorular
Cezaevinde mektupları kim okur?
5275 sayılı Kanun m. 68/2'ye göre hükümlünün gönderdiği ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafları mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, bulunmayan kurumlarda kurumun en üst amiri denetler. Resmî makamlara ve savunması için avukatına gönderdiği mektuplar ise m. 68/4'e göre denetime tabi değildir; avukata giden mektupta İnfaz Yönetmeliği m. 76/4'teki istisna saklıdır.
Hangi mektup hükümlüye verilmez?
5275 sayılı Kanun m. 68/3'e göre kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, suç örgütü mensuplarının haberleşmesine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraf hükümlüye verilmez; hükümlü yazmışsa gönderilmez. Anayasa Mahkemesine göre alıkoyma kararı hangi ifadenin neden sakıncalı olduğunu somut olarak göstermelidir.
Sakıncalı görülen mektuba ne olur?
İnfaz Yönetmeliği m. 105'e göre mektup okuma komisyonu sakıncalı gördüğü mektubu en geç yirmi dört saat içinde disiplin kuruluna verir. Kısmen sakıncalı mektupta sakıncalı kısımlar fotokopide çizilerek karar ile birlikte tebliğ edilir, tamamen sakıncalı mektupta yalnız karar tebliğ edilir; mektubun aslı şikâyet ve itiraz süresi sonuna kadar saklanır. Karara karşı infaz hâkimliğine şikâyet yolu açıktır.
Hükümlü telefonla kimlerle ve ne kadar konuşabilir?
İnfaz Yönetmeliği m. 74'e göre kapalı kurumdaki hükümlü, belgelendirmek koşuluyla eşi, dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile kural olarak haftada bir kez ve en çok on dakika görüşebilir. Görüntülü görüşme altyapısı Bakanlıkça belirlenen kurumlarda haftalık süre otuz dakikadır; terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyelerinin bu haktan yararlanması idare ve gözlem kurulunun değerlendirmesine bağlıdır. Tehlikeli hükümlüler, örgüt yöneticiliğinden mahkûm olanlar ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için daha dar kurallar vardır; açık kurumda ve çocuk eğitimevinde görüşme serbesttir.
Cezaevinde telefon görüşmeleri dinlenir mi?
Evet. 5275 sayılı Kanun m. 66/1'e göre kapalı kurumdaki telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu şekilde kaydedilen görüşmenin, görüşmeyi dinleyen görevliye hakaret edilen davada hukuka uygun delil olarak kullanılabileceğine karar vermiştir.
Telefon saatimi idare mi belirler, infaz hâkimi değiştirebilir mi?
İnfaz Yönetmeliği m. 74/2-e'ye göre gün ve saati idare belirler. Yargıtay 1. Ceza Dairesine göre bu takdir hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde kullanılamaz; ancak infaz hâkimi şikâyeti kabul ettiğinde idarenin işlemini iptal eder, idarenin yerine geçip saati kendisi belirleyemez, dosyayı uygun saatin belirlenmesi için kuruma gönderir.
Tutuklunun mektup ve telefonunu kim kısıtlayabilir?
5275 sayılı Kanun m. 114/3'e göre tutukluların yazılı haberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme tarafından kısıtlanabilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklunun telefonla haberleşmesini kısıtlama konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını ve kısıtlamanın somut bir tespite dayanması gerektiğini belirtmiştir. Tutuklunun müdafii ile haberleşmesine m. 114/5'e göre engel olunamaz.
Hükümlü avukatıyla telefonla görüşebilir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024 tarihli bir kararında, hükümlülerin avukatlarıyla telefonla görüşme hakkına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığını ve tutuklulara özgü müdafi güvencesinin hükümlülere uygulanamayacağını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesinin avukatla telefon görüşmesinin açık düzenleme yok diye engellenmesini ihlal saydığı karar ise tutukluya ilişkindir. Hükümlünün savunması için avukatına gönderdiği mektup kural olarak denetime tabi değildir (5275 sayılı Kanun m. 68/4; istisnası İnfaz Yönetmeliği m. 76/4).
Cezaevinde yanımda para bulundurabilir miyim?
Emanete alınan paralara ilişkin yönetmeliğin 5. maddesine göre kuruma gelen hükümlü ve tutuklunun üzerindeki para alıkonulur ve makbuz verilir; müdürü bulunan kurumlarda nakit para bulundurulamaz. Açık ceza infaz kurumu ve çocuk eğitimevinde güvenliği tehlikeye düşürmeyecek tutarda nakit için kurum en üst amiri izin verebilir. İdarece belirtilen miktardan fazla para bulundurmak 5275 sayılı Kanun m. 39/2-f'ye göre kınama cezası gerektirir.
Haftalık harcama sınırı ne kadar ve neler bu sınıra girmez?
Tutar yönetmelikte yazmaz; emanet paralara ilişkin yönetmeliğin 7. maddesine göre haftalık gereksinmeler göz önünde tutularak Bakanlıkça belirlenir ve kantin alışverişi bu sınırı geçemez. Haberleşme giderleri, sağlık ve eğitim harcamaları, mahkeme harçları ve tazmin giderleri ile kantinden alınan buzdolabı, semaver, vantilatör ve televizyon harcamaları sınıra dahil edilmez.
Haberleşme yasağı cezası ne kadar sürer, yakınım ölürse telefon edebilir miyim?
5275 sayılı Kanun m. 42/1'e göre haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma cezası bir aydan üç aya kadardır. Aynı maddenin 4. fıkrasına göre anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları ile doğal afet hâllerinde yapılması gereken haberleşmelere ve avukatla ilişkilere bu ceza uygulanmaz; İnfaz Yönetmeliği m. 74/2-b de bu hâllerde telefon hakkının disiplin cezası olsa bile engellenemeyeceğini söyler.
Disiplin cezasına ya da sakıncalı mektup kararına nasıl itiraz edilir?
5275 sayılı Kanun m. 52/1'e göre disiplin cezalarına ve tedbirlerine karşı şikâyet ve itirazda İnfaz Hâkimliği Kanunu uygulanır: önce infaz hâkimliğine şikâyet, onun kararına karşı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz. Şikâyet ve itiraz süreleri İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 5 ve m. 6'dadır. İnfaz hâkiminin kararına itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır (4675 sayılı Kanun m. 6/5; 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlar). Yargıtay 1. Ceza Dairesi, itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesinin sakıncalı mektubun akıbeti hakkında da karar vermesi gerektiği yönündeki istemi yerinde görmüştür.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer ceza usulü rehberleri
- Cezaevinde görüş ve ziyaret hakkı: açık ve kapalı görüş (5275 sayılı Kanun m. 83)
- Cezaevinde vekâlet ve avukatla görüşme (5275 sayılı Kanun m. 59)
- Cezaevi nakli: kendi isteğiyle, disiplin ve zorunlu nedenlerle nakil ve itiraz yolu (5275 sayılı Kanun m. 53)
- Cezaevinden cenaze ve mazeret izni (5275 sayılı Kanun m. 94)
- Cezaevine giriş ve teslim olma: çağrı kâğıdı ve yakalama emri (5275 sayılı Kanun m. 19)
- İnfaz hâkimliği ve infaz hâkimliğine şikâyet (4675 sayılı Kanun m. 4, 5, 6; 5275 sayılı Kanun m. 98-101)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.