İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Cezaevi nakli: kendi isteğiyle, disiplin ve zorunlu nedenlerle nakil ve itiraz yolu (5275 sayılı Kanun m. 53)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Hükümlü kendi isteğiyle ya da disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, suç ve yargılama yeri gibi nedenlerle başka bir ceza infaz kurumuna nakledilebilir.
  • Kendi isteğiyle nakil için en az üç kurumu gösteren dilekçe, nakil giderini peşin ödemeyi kabul ve kalan sürenin üç aydan fazla olması gibi şartlar aranır.
  • Kendi isteğiyle nakledilen hükümlü yeni kurumda kural olarak bir yıl kalır.
  • Kapasite aşımı gibi zorunlu nedenlerle nakilde gidilecek kurumu Adalet Bakanlığı belirler.
  • Anayasa Mahkemesi, yeterince temellendirilmiş aileye yakın nakil talebinin yalnız doluluk gerekçesiyle reddini aile hayatına saygı hakkının ihlali saydığı kararlar vermiştir.

Hükümlünün bir ceza infaz kurumundan başka birine nakli kendi isteğiyle, disiplin nedeniyle ya da kapasite aşımı ve güvenlik gibi zorunlu nedenlerle olabilir. Bu rehber, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 53-58 ve 116. maddelerine, İnfaz Yönetmeliği m. 127'ye ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 4-6. maddelerine göre nakil nedenlerini, kendi isteğiyle naklin şartlarını, yeni kurumda kalma sürelerini, nakil sırasında eşya, para ve dosyaya ne olduğunu, nakle ya da nakil talebinin reddine karşı başvuru yollarını ve Anayasa Mahkemesinin aileye yakın kuruma nakil taleplerinde aradığı ölçütleri anlatır.

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Nakil nedenleri

Hükümlü kendi isteği ya da toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilir.

Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 53/1

Kendi isteğiyle nakil

Gidilmek istenen en az üç kurumu gösteren dilekçe, nakil giderini peşin ödemeyi kabul, infaz kurumunda kalınacak sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl ve uygun yer gibi yedi şart aranır; çocuk hükümlüden ve maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüden gider şartı aranmaz.

Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 54/1

Yeni kurumda kalma

Kendi isteğiyle nakledilen hükümlü yeni kurumda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadır; çocuklarda bu süre altı aydır.

Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 54/2

Disiplin nakli

Hücreye koyma cezasını gerektiren eylem nedeniyle Bakanlıkça başka kuruma nakledilen hükümlü yeni kurumda altı ay kalır; mahkeme kararı, kurum güvenliği, can güvenliği veya hastalık sebebiyle nakil bunun dışındadır.

Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 55

Zorunlu nakli yapan

Kapasitenin aşılması, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerde hükümlü, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumuna uygun kuruma nakledilebilir.

Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 56

Tutukluya uygulanma

Nakillere ilişkin hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklulara da uygulanabilir; maddenin saydığı aralıklar 34 ilâ 53 ve 55 ilâ 62 olduğundan m. 54 bu aralıklarda yer almaz.

Dayanak: 5275 sayılı Kanun m. 116/1

Şikâyet süresi

Kurumda hükümlü hakkında yapılan işleme karşı infaz hâkimliğine şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır.

Dayanak: 4675 sayılı Kanun m. 5

5275 sayılı Kanun m. 53'e göre hükümlü hangi nedenlerle başka cezaevine nakledilir?

5275 sayılı Kanun m. 53/1 nakil nedenlerini sayar: hükümlüler kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler. Kanun kendi isteğiyle nakli m. 54'te, disiplin nedeniyle nakli m. 55'te, kapasitenin aşılması ve güvenlik gibi zorunlu nedenlerle nakli m. 56'da, hastalık nedeniyle nakli m. 57'de, nakillerde alınacak tedbirleri m. 58'de düzenler; nakil sırasında yapılacak işlemlerin ayrıntısı İnfaz Yönetmeliği m. 127'dedir.

m. 53/2 nakilden önce yapılacak işlemi düzenler. Hükümlü nakilden önce aranır ve kurum hekimine, yoksa diğer bir resmî hekime muayene ettirilir. Muayene sonucunda yola çıkarılamayacağı anlaşılan hükümlü, kurumun en üst amirince derhâl resmî bir sağlık kuruluşuna sevk edilir. Mazeret, biri hastalığın uzmanı olmak üzere en az iki uzman hekimin imzaladığı ve hastane başhekiminin onayladığı resmî raporla belgelenirse nakil, mazeret ortadan kalkıncaya kadar geri bırakılır ve durum Adalet Bakanlığına bildirilir.

Muayene kuralı bir kanun yararına bozma kararında gündeme gelmiştir. Bir hükümlü, m. 53/2 gereğince doktor kontrolünden geçirilmesi gerektiği hâlde muayene edilmeden nakledildiğini belirterek kurum görevlileri hakkında şikâyetçi olmuş; Cumhuriyet başsavcılığı kurumun cevabi yazısındaki muayene kaydına dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği de itirazı reddetmişti. Bakanlığın istemine dayanan ihbarnamede, müştekinin naklin başka bir tarihte gerçekleştiğini ileri sürdüğü, bu nedenle doktor raporu ve nakil tarihinin araştırılması için nakle dair tüm bilgi ve belgelerin getirtilmesi gerektiği ileri sürülmüştü. Yargıtay 5. Ceza Dairesi ihbarnameyi yerinde gördü ve itirazın reddine ilişkin kararı kanun yararına bozdu. (Yargıtay 5. CD, E. 2021/8645)1 Karar soruşturmanın eksik kalmasına ilişkindir; muayene yapılmamasının naklin kendisini hukuka aykırı kılıp kılmadığı bu kararda tartışılmamıştır.

Anayasa Mahkemesi, nakil talebinin reddini aile hayatına saygı hakkına müdahale saydığı iki kararda bu müdahalenin kanuni dayanağını 5275 sayılı Kanun m. 53 olarak göstermiştir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2021/26542)2 (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2021/36035)3

5275 sayılı Kanun m. 54'e göre hükümlü kendi isteğiyle hangi şartlarla nakil isteyebilir?

m. 54/1'e göre hükümlülerin kendi istekleriyle bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için yedi şart aranır: 1) gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri; 2) nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri; 3) ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması; 4) iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış ya da cezanın kaldırılmış olması; 5) istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve kurumun tutukevi olmaması; 6) kurumun mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması; 7) daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması. Üçüncü şart 7242 sayılı Kanunla (14/4/2020) değiştirilmiş bugünkü metindir.

Fıkranın son cümlesine göre çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler bakımından nakil giderini peşin ödeme şartı uygulanmaz. İnfaz Yönetmeliği m. 127/2 aynı kuralı tekrarlar ve belgelerin nasıl değerlendirileceğini ekler: hükümlünün maddi durumuna ilişkin sunduğu belgeler emanet para hesabındaki para transferleri de dikkate alınarak değerlendirilir; ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge istenebilir.

m. 54/2'ye göre kendi isteğiyle nakledilen hükümlüler yeni kurumda bir yıl kalmak zorundadır; çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır. Eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil bu sürenin dışındadır.

Bakanlıkça kabul edilmiş kendi isteğiyle nakle sonradan getirilen bir kısıtlama Yargıtay önüne gelmiştir. Açık ceza infaz kurumundaki hükümlünün başka bir açık ceza infaz kurumuna kendi isteğiyle nakil talebi Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce kabul edilmişti; infaz savcılığı, hükümlü hakkında 6284 sayılı Kanun kapsamında önleyici tedbir kararı bulunduğunu belirterek naklin tedbir süresince yapılmamasını istemiş, infaz hâkimliği bu talebi kabul etmiş, ağır ceza mahkemesi de hükümlünün itirazını reddetmişti. Bakanlığın kanun yararına bozma isteminde, faraziyelere dayanılarak mevzuatta öngörülmeyen bir kısıtlama getirilmesine neden olacak şekilde naklin tedbir süresi boyunca yapılmamasına karar verilmesinin mümkün olmadığı ileri sürüldü. Yargıtay 1. Ceza Dairesi istemi yerinde gördü ve itirazı reddeden ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozdu. (Yargıtay 1. CD, E. 2016/4266)4 Karar tedbir kararı bulunan hükümlünün nakline ilişkindir; infaz hâkimliğinin Bakanlık nakil kararını genel olarak denetleyip denetleyemeyeceği bu kararda tartışılmamıştır.

5275 sayılı Kanun m. 55'e göre disiplin nedeniyle nakil nasıl yapılır ve yeni kurumda ne kadar kalınır?

m. 55/1'e göre hükümlü hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunursa kurum yönetimince hakkında disiplin işlemi yapılır ve kurum en üst amirinin istemi üzerine Bakanlıkça başka kurumlara nakledilebilir. Nakli kurum en üst amiri ister, nakil Bakanlıkça yapılır. Disiplin cezaları yeni kurumda çektirilir.

m. 55/2'ye göre disiplin nedeniyle nakledilen hükümlüler yeni kurumda altı ay kalmak zorundadır. Mahkeme kararı, kurum güvenliği, can güvenliği veya hastalık sebepleriyle nakil bu sürenin dışındadır.

Disiplin nakli, sonraki kendi isteğiyle nakil talebini de etkiler. m. 54/1-g'ye göre kendi isteğiyle nakilde gidilmek istenen kurum, hükümlünün daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığı kurum olmamalıdır; m. 54/1-d ayrıca iyi hâl göstermeyi ve disiplin cezası almamış ya da cezanın kaldırılmış olmasını arar. Disiplin cezalarına karşı şikâyet 4675 sayılı Kanun m. 4/3 uyarınca infaz hâkimliğinin görevidir; m. 6/2'ye göre infaz hâkimi bu şikâyette hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri topladıktan sonra karar verir.

5275 sayılı Kanun m. 56'ya göre kapasite ve güvenlik gibi zorunlu nedenlerle nakil kimin kararıyla yapılır?

m. 56/1'e göre kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilir. Kanun bu nakilde gidilecek kurumun belirlenmesini Adalet Bakanlığına bırakır.

Anayasa Mahkemesinin incelediği olaylar bu nakillerin uygulamadaki biçimini gösterir. Genel Kurulun incelediği olayda Ankara'daki bir kurumda hükümözlü olarak bulunan başvurucu, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün yazısına istinaden kapsama gücünün aşılması nedeniyle Kahramanmaraş'taki bir kuruma nakledilmişti. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2021/15533)5 Birinci Bölümün incelediği başka bir olayda, Genel Müdürlüğün yazısına göre tutuklu başvurucunun kapasite sorunu yaşanmaması için Kahramanmaraş'tan Tarsus'taki bir kuruma naklinin uygun görüldüğü ve naklin buna göre gerçekleştirildiği anlatılır. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2018/37854)6

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, ceza infaz kurumlarının kapasitesine göre hükümlü ve tutukluların hangi ceza infaz kurumunda bulunacaklarını tespit etmede idarenin geniş bir takdir yetkisi olduğunu belirtmiştir.5 Birinci Bölüme göre idarenin mutlak anlamda hükümlüyü ailesinin ikamet ettiği yerdeki ceza infaz kurumunda bulundurma zorunluluğu yoktur; ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir ve buna ilişkin tasarrufların objektif denetlenebilir kriterlere göre yapılması gerekir.6

Genel Kurul olayında idare mahkemesi, kapasite aşımı nedeniyle yapılacak nakillerde açık ceza infaz kurumlarından firar edenlerin, bulunduğu yer nüfusuna kayıtlı olmayanların ve eşi, alt soyu, üst soyu, kardeşleri bulundukları yerde ikamet etmeyenlerin öncelikli olarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak böyle bir liste hazırlanmadan yapılan nakli iptal etmişti; bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek bu kararı kaldırmış ve davayı kesin olarak reddetmişti.5 Bu öncelik sırasının hukuka uygunluğu Anayasa Mahkemesinin kendi değerlendirmesinde ele alınmamıştır; Mahkeme başvuruyu aile hayatına saygı hakkı yönünden incelemiştir.

5275 sayılı Kanun m. 57-58 ve İnfaz Yönetmeliği m. 127'ye göre sağlık nedeniyle nakilde ve nakil sırasında eşya, para ve dosyaya ne olur?

5275 sayılı Kanun m. 57/5'e göre hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlenirse başka kurumlara nakledilebilir. İnfaz Yönetmeliği m. 127/1, hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanun m. 53 ilâ 58 hükümlerine göre gerçekleştirileceğini söyler ve nakil sırasında uyulacak kuralları sayar. Yönetmelikte sağlık nedeniyle başka kuruma nakil (e) bendindedir: hükümlünün sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, cezaevi tabibinin önerisi ve kurum en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlenirse hükümlü başka kurumlara nakledilebilir. Aynı fıkranın (a)-(d) bentleri hükümlünün hastaneye ve sağlık kuruluşuna sevkini ve tedavisini düzenler; bu sayfanın konusu başka bir ceza infaz kurumuna nakildir.

m. 127/3'e göre nakledilecek hükümlünün elbise ve diğer eşyası, görevlendirilen kurum personelince iki nüsha hâlinde düzenlenecek bir makbuz karşılığı geri verilir; makbuzun bir sureti imza karşılığı hükümlüye verilir, diğeri defterinde saklanır. m. 127/4'e göre hükümlünün bankada şahsi parası varsa bu para, nakledileceği kurumun bankadaki Hükümlü Emanet Para Hesabına kaydedilmek üzere gönderilir. Emanete alınan paralara ilişkin Yönetmeliğin 13. maddesine göre de hükümlü veya tutuklu adına kayıtlı para nakledildiği kuruma derhal gönderilir ve nakil sırasında haftalık harcama limitinin 1/3 oranını aşmayacak miktarda para kendisine verilebilir.

m. 127/5'e göre hükümlünün gözlem ve sınıflandırma dosyası ile sevk evrakı nakli gerçekleştirecek görevliye teslim edilir; infaz dosyası, nakledildiği kuruma ulaştırılmak üzere derhal ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. m. 127/6'ya göre naklen gelen hükümlü hakkında kuruma yeni gelen hükümlülere ilişkin işlemler uygulanır; m. 127/7'ye göre kabul odasındaki işlemde naklen gelinen kurumun gönderdiği gözlem ve sınıflandırma dosyası ile sevk evrakı da dikkate alınır. m. 127/8, nakil işlemlerine ilişkin esas ve usullerin Bakanlık tarafından belirleneceğini söyler.

5275 sayılı Kanun m. 58/2'ye göre hükümlü havalandırma ve ışık durumu yetersiz araçlarla, eziyet verici veya onur kırıcı şekilde nakledilemez. m. 58/3'e göre açık ceza infaz kurumlarına nakiller kurum görevlisi olmaksızın yapılır; bu hâlde hükümlü, aynı il sınırları içindeki kurumlar arasındaki nakillerde aynı gün içinde, farklı illerdeki kurumlar arasındaki nakillerde kurum amirinin kırk sekiz saati geçmeyecek şekilde belirleyeceği süre içinde nakledildiği açık ceza infaz kurumuna giriş yapmak zorundadır; belirlenen sürede giriş yapmayan hükümlü hakkında Kanunun 97. maddesi uygulanır. m. 58/4'e göre görevli nezaretinde yapılan nakillerde hükümlünün iaşe ve bedensel ihtiyaçları giderilir.

5275 sayılı Kanun m. 116/1'e göre nakil hükümleri tutuklulara uygulanır mı?

m. 116/1, Kanunun belirli konulardaki hükümlerinin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanlarının tutuklular hakkında da uygulanabileceğini söyler. Sayılan konular arasında nakiller, disiplin nedeniyle nakil, zorunlu nedenlerle nakil, hastalık nedeniyle nakil ve nakillerde alınacak tedbirler de vardır. Madde bu konuların düzenlendiği maddeleri de gösterir: 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88. Nakil nedenlerini ve nakilden önce muayeneyi düzenleyen m. 53, disiplin nedeniyle naklin m. 55'i, zorunlu nedenlerle naklin m. 56'sı, hastalık nedeniyle naklin m. 57'si ve nakillerde alınacak tedbirlerin m. 58'i bu aralıklardadır; kendi isteğiyle naklin şartlarını düzenleyen m. 54 ise sayılan aralıklarda yer almaz.

Anayasa Mahkemesinin incelediği bir olayda, eşiyle birlikte yargılanan ve ayrı kurumlarda tutuklu bulunan başvurucu eşiyle birlikte başka bir kuruma nakledilmeyi istemiş, İdare talebi yalnızca kapasite yetersizliğini gerekçe göstererek reddetmişti; Mahkeme bu reddi aile hayatına saygı hakkı yönünden inceledi ve ihlal buldu.3 Tutuklunun nakline hangi merciin karar vereceği bu kararda tartışılmamıştır.

Nakle ya da nakil talebinin reddine karşı infaz hâkimliğine mi, idare mahkemesine mi başvurulur (4675 sayılı Kanun m. 4-6)?

4675 sayılı Kanun m. 4/2 uyarınca hükümlülerin cezalarının infazı, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak infaz hâkimliğinin görevidir. Aynı maddenin son cümlesine göre kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.

m. 5'e göre kurumda hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlem veya faaliyetin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyette bulunulabilir. Şikâyet dilekçeyle doğrudan infaz hâkimliğine ya da Cumhuriyet başsavcılığı veya kurum müdürlüğü aracılığıyla yapılabilir; aracı makam başvuruyu en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderir. Kendisiyle ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu, eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu, kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi ya da izleme kurulu başvurabilir. Şikâyet işlemin yerine getirilmesini durdurmaz; ancak giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması birlikte gerçekleşirse infaz hâkimi işlemin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. Bu süreler 4675 sayılı Kanun m. 5'e göre infaz hâkimliğine şikâyet içindir; idare mahkemesinde dava açma süresi bu sayfada anlatılmaz.

m. 6'ya göre süre geçtikten sonra, infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işleme karşı ya da başvuru hakkı olmayan kişilerce yapılan şikâyet esasa girilmeden reddedilir; şikâyet başka bir yargı merciinin görevi içindeyse o mercie gönderilir. İnfaz hâkimi duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir. Karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde, infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.

Kurum kararına karşı bu yolun işletildiği bir olayda, koğuş kapasitesi ve nakil istemiyle ilgili olarak cezaevi idaresine başvuran hükümlünün talebi İdare ve Gözlem Kurulunca reddedilmiş, infaz hâkimliği bu kararı iptal etmiş, Cumhuriyet savcılığının itirazı da reddedilmişti. Bakanlığın kanun yararına bozma isteminde koğuş kalabalığının geçici olduğu ve infaz hâkimliği kararının kurumun düzenini bozabileceği ileri sürülmüştü. Yargıtay 1. Ceza Dairesi istemin mahkemenin takdirinin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ve gösterilen gerekçeye ilişkin olduğunu belirterek kanun yararına bozma istemini reddetti. (Yargıtay 1. CD, E. 2023/5459)7 Daire nakil talebinin esasına ve infaz hâkimliğinin görevli olup olmadığına girmemiştir.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün iller arası nakil işlemleri için Anayasa Mahkemesi başka bir yola işaret etmiştir. Birinci Bölüm, daha önceki Y.Ş. kararında iller arası nakil işlemlerine karşı idari yargı mercilerine başvurulması gerektiğini ve bu koşullar sağlanmadan yapılan başvurularda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilmesi gerektiğini belirttiğini hatırlatmış ve Uyuşmazlık Mahkemesinin 22/10/2018 ve 28/1/2019 tarihli kararlarında da bu tür davalarda idare mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunun ifade edildiğini aktarmıştır.6

Aynı olay, iki yol arasındaki belirsizliğin başvurucuya etkisini gösterir. Başvurucunun infaz hâkimliğine verdiği dilekçe, Hâkimliğin görev ve yetkisine giren bir talep olmadığı gerekçesiyle işlemsiz olarak iade edilmiş; idare mahkemesi davayı görev yönünden reddetmiş; başvurucu bunun üzerine İdare ve Gözlem Kuruluna ve yeniden infaz hâkimliğine başvurmuş, şikâyeti esastan reddedilmişti. Anayasa Mahkemesi, bu süreçten sonra başvurucudan yeniden idare mahkemesine başvurma ya da Uyuşmazlık Mahkemesi kararını gerekçe göstererek idare mahkemesi kararını kanun yoluna götürme külfeti yüklenmesinin beklenemeyeceğini belirterek başvuru yollarının tüketildiğini kabul etti.6 Mahkeme bu sonuca, Uyuşmazlık Mahkemesi 22/10/2018 tarihli kararıyla idare mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu belirlemiş olsa da somut davadaki yargılama sürecinin o karar tarihinden önce işlediğini belirterek ulaşmıştır.6

Danıştay 10. Dairesi, tutukluyken başka bir ile nakledildiğini ve kendi isteğiyle geri nakil için masraf ödediğini ileri süren davacının tazminat davasında, uyuşmazlığın cezaevi nakil işlemlerinden kaynaklandığını ve bu işlemlerin Ankara'da bulunan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce tesis edildiğini belirterek Ankara İdare Mahkemesini yetkili saydı. (Danıştay 10. Daire, E. 2025/1402)8 Karar yalnız yetkili mahkemeyi belirler; nakil işleminin hukuka uygunluğuna girmez. Ailesine yakın bir kuruma nakil talebinin Genel Müdürlükçe reddine karşı açılan iptal ve tazminat davası da idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesinden geçerek Danıştay 10. Dairesine gelmiş, Daire bölge idare mahkemesi kararını onamıştır. (Danıştay 10. Daire, E. 2021/4430)9 Anayasa Mahkemesinin incelediği Denizli olayında da İdarenin ret kararına karşı dava idare mahkemesinde açılmış, istinaf başvurusu bölge idare mahkemesince reddedilmişti.2

Bu sayfadaki kararlarda kurum idaresinin nakille ilgili kararına karşı infaz hâkimliğine, Genel Müdürlüğün nakil işlemine ya da nakil talebini reddine karşı idare mahkemesine başvurulmuştur. Bu kararlar kurum idaresinin nakille ilgili her işlemi için tek bir yol belirlemez; Anayasa Mahkemesi ise iller arası nakil işlemlerine karşı idari yargı mercilerine başvurulması gerektiğini, bu yol tüketilmeden yapılan bireysel başvurularda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.6

Anayasa Mahkemesi aileye yakın cezaevine nakil talebinin reddini hangi ölçütlerle değerlendirir?

Anayasa Mahkemesi Genel Kuruluna göre ceza infaz kurumları arasında nakil konusunda aile hayatına saygı hakkına müdahale olup olmadığı belirlenirken başvurucuya yapılabilecek ziyaretlerin çok zor veya imkânsız hâle gelip gelmediği dikkate alınır; ziyaret hakkının kullanımının çok zor veya imkânsız hâle geldiğinin anlaşılabildiği durumda nakil talebinin reddedilmesiyle aile hayatına saygı hakkına müdahalede bulunulduğu kabul edilebilir.5 Genel Kurul bunun için beş ölçüt sayar: 1) kişinin ceza infaz kurumuna girmeden önceki aile bağları ve aile üyeleriyle birlikte yaşayıp yaşamadığı; 2) kurumun aile üyelerinin yaşadığı yere uzaklığı, coğrafi koşullar ve ulaşım imkânları; 3) ziyaret edeceklerin kişiyle yakınlığı, yaş ve sağlık durumlarının seyahate uygun olup olmadığı; 4) mali durumun ve bütçenin seyahati ne ölçüde güçleştirdiği; 5) aileden uzak kalınan süre ve bu sürede fiilen gerçekleşen ziyaret sayısı ve sıklığı.5

Genel Kurula göre bu ölçütlere göre inceleme yapılabilmesi için başvurucudan yakınlarının ikamet ettiği yeri ve ziyarette karşılaştıkları zorlukları açıklaması beklenir; yakınlarının ziyarette güçlük yaşadığı yönündeki soyut iddialar inceleme yapmaya yeterli değildir.5 Müdahale varsa kamusal makamlar, başvurucunun ailesine daha yakın başka bir kuruma nakledilip nakledilemeyeceği ya da daha uzun ziyaretler veya daha uzun telefon görüşmeleri gibi alternatif bir telafi yönteminin mümkün olup olmadığı konusunda somut, bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapmalıdır.5

Genel Kurulun önündeki olayda hükümlü, ailesinin yaşadığı yerden yaklaşık 700 km uzaktaki bir kuruma nakledilmişti. Mahkeme mesafenin uzun olduğunu kabul etti; ancak başvurucunun ulaşım güçlüğünden şikâyet etmediğini, anne ve babasının hastalıklarının seyahati nasıl güç veya imkânsız kıldığını açıklamadığını ve son bir yıl içinde ailesi tarafından altı kez ziyaret edilebildiğini belirterek ziyaretin çok zor veya imkânsız hâle geldiğinin söylenemeyeceği sonucuna vardı. Başvuru, inceleme gerektiren bir müdahale bulunmadığından açıkça dayanaktan yoksun sayıldı ve oyçokluğuyla kabul edilemez bulundu.5

Birinci Bölüm aynı ilkeleri uyguladığı 2026 tarihli bir kararda ihlal buldu. Başvurucunun annesi, babası, eşi ve dört çocuğu Denizli'de yaşıyordu; babası engelliydi ve ziyaretçi raporlarına göre başvurucu 2019, 2020 ve 2021 yıllarında yalnız bir kez eşi ve çocuğu tarafından ziyaret edilmişti. İdare nakil talebini talep edilen kurumun kapasitesinin dolmasını gerekçe göstererek reddetmekle yetinmiş; İdare de İdare Mahkemesi de başvurucunun sunduğu sağlık raporlarıyla ortaya konulan özel durumunu değerlendirmemişti. Mahkeme müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olduğunun söylenemeyeceği sonucuna vardı ve 50.000 TL manevi tazminata hükmetti.2

Aynı kararda Mahkeme, mahpusun ailesinin ziyarette yaşadığı zorlukları, ekonomik ve sosyal durumunu, yaş ve sağlık durumlarını idari ve yargısal makamlara sunması gerektiğini; bu yükümlülüğün mutlak bir ispatı gerektirmemekle birlikte makul düzeyde bir açıklama yapmayı içerdiğini belirtti.2 Yeterli düzeyde temellendirilen taleplerin idare tarafından sırf doluluk oranları nedeniyle reddedilmesi hâlinde aile hayatına saygı hakkının güvencelerine uygun bir değerlendirme yapıldığı söylenemeyebilir; bu durumda idarenin suç profilini, kurumların fiziki koşullarını ve talep edilen yerdeki diğer mahpusların profillerini de gözeterek başvurucunun neden o kurumlara yerleştirilemeyeceğini ortaya koyması önemlidir.2 Mahkemeye göre mahpusların barındırılacakları ceza infaz kurumunu seçme hakkı yoktur ve idarenin mutlak anlamda hükümlüyü ailesinin ikamet ettiği yerdeki kurumda bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır.2

Anayasa Mahkemesi aynı gün verdiği başka bir kararda, farklı kurumlarda tutuklu bulunan eşlerden birinin eşiyle aynı yerde tutulmayı ve çocuklarıyla aynı anda görüşebileceği bir kuruma nakledilmeyi istemesini hayatın olağan akışına uygun saydı; ancak bu yöndeki taleplerin her hâlde olumlu karşılanabilmesinin olanaklı olmadığını ve mahpusların barındırılacakları kurumu seçme hakkının bulunmadığını da belirtti.3 Mahkeme, çocuklar üzerinde etki doğuracak bir işlem yapılacağı zaman bu işlemin çocuğun yararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin aile hayatına saygı hakkının pozitif yükümlülükleri açısından önemli olduğunu belirtti ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verdi.3 Küçük yaşta çocuklar söz konusu olduğunda kamusal makamlara atfedilen yükümlülüklerin sınırının genişlemesi gerektiği Denizli kararında da yer alır.2

2023 tarihli bir Birinci Bölüm kararında ise Mahkeme, idarenin ve infaz hâkimliğinin başvurucunun ailesinin yaşadığı yerdeki ya da yakın yerdeki bir kurumdan farklı bir yerde cezasını infaz etmesini gerektiren zorlayıcı koşulları kabul edilebilir gerekçelerle ortaya koymadığını belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi.6 Bu kararda aile hayatına saygı hakkı ayrıca incelenmemiştir. Kararların her biri kendi olayına bağlıdır: Genel Kurul olayında inceleme gerektiren bir müdahale bulunmamış, diğer üç olayda nakil talebinin reddi yeterli gerekçeye dayanmadığı için ihlal bulunmuştur. Ziyaret günleri, süresi ve kimlerin ziyarete gelebileceği bu sayfanın konusu değildir; burada ziyaret yalnız nakil talebinin gerekçesi olarak geçer.

İlgili mevzuat

5275 sayılı Kanun m. 53 — Nakiller

Madde 53- (1) Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.

(2) Hükümlü nakilden önce aranır ve kurum hekimine, yoksa diğer bir resmî hekime muayene ettirilir; muayene sonucu yola çıkarılamayacağı anlaşılanlar, kurumun en üst amirince derhâl resmî bir sağlık kuruluşuna sevk edilir. Mazeretinin, biri hastalığın uzmanı olmak üzere en az iki uzman hekimin imzaladığı ve hastane başhekiminin onayladığı resmî rapor ile belgelenmesi hâlinde nakil, mazeret ortadan kalkıncaya kadar geri bırakılır ve durum Adalet Bakanlığına bildirilir.

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5275 sayılı Kanun m. 54 — Kendi istekleri ile nakil

Madde 54- (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;

a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri,

b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri,

c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması,

d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması,

e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,

f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,

g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması,

Gerekir. (Ek cümle : 24/1/2013-6411/7 md.) Çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.

(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5275 sayılı Kanun m. 55 — Disiplin nedeniyle nakil

Madde 55- (1) Hükümlü, hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerde bulunması hâlinde kurum yönetimince hakkında disiplin işlemi yapılır ve kurum en üst amirinin istemi üzerine Bakanlıkça başka kurumlara nakledilebilir. Disiplin cezaları yeni kurumlarda çektirilir.

(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, mahkeme kararı, kurum güvenliği, can güvenliği veya hastalık sebepleriyle nakil hariç, altı ay kalmak zorundadırlar.

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5275 sayılı Kanun m. 56 — Zorunlu nedenlerle nakil

Madde 56- (1) Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5275 sayılı Kanun m. 57 — Hastalık nedeniyle nakil

Madde 57- (1) Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır.

(2) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki hastanelere sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan Devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.

(3) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir; aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir.

(4) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hâllerin varlığı hâlinde Adalet Bakanlığına bilgi verilir.

(5) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, kurum hekiminin önerisi ve en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir.

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5275 sayılı Kanun m. 58 — Nakillerde alınacak tedbirler

Madde 58- (1) Hükümlülerin kuruma veya başka bir yere götürülüp getirilmesi sırasında, halkla bir araya gelmelerine ve başkaları tarafından görülmelerine engel olacak tedbirler alınır.

(2) Hükümlü, havalandırma ve ışık durumu yetersiz araçlarla, eziyet verici veya onur kırıcı şekilde nakledilemez. Nakil sırasında alınacak tedbirler, hükümlünün firarını önleyici ve yukarıdaki fıkrada yazılı engelleri gerçekleştirici sınırları aşamaz, birbirleriyle ve görevlilerle herhangi bir tartışmaya girmelerini engelleyici boyutları geçemez.

(3) (Değişik: 24/1/2013-6411/8 md.) Çocuk eğitimevlerine nakiller kurum görevlisinin nezaretinde yapılır. Açık ceza infaz kurumlarına nakiller ise kurum görevlisi olmaksızın yapılır. Bu hâlde hükümlünün, aynı il sınırları içinde bulunan ceza infaz kurumları arasındaki nakillerde aynı gün içinde; farklı illerde bulunan ceza infaz kurumları arasındaki nakillerde ise kurum amirinin kırksekiz saati geçmeyecek şekilde belirleyeceği süre içinde, nakledildiği açık ceza infaz kurumuna giriş yapması gerekir. Belirlenen sürelerde açık ceza infaz kurumuna giriş yapmayan hükümlüler hakkında 97 nci madde hükümleri uygulanır.

(4) Görevli nezaretinde yapılan nakiller sırasında hükümlünün iaşe ve bedensel ihtiyaçları giderilir.

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5275 sayılı Kanun m. 116 — Tutukluların yükümlülükleri

Madde 116- (1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi, kuruma alınma ve kayıt işlemleri, hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi, cezayı çekme, güvenlik ve iyileştirme programına ve sağlığın korunması kurallarına uyma, bina ve eşyaların korunması, kapıların açılmaması ve temasın önlenmesi, oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar, arama, disiplin cezalarının niteliği ve uygulanma koşulları, kınama, bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma, ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama, ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma, hücreye koyma, çocuk hükümlüler hakkında uygulanabilecek disiplin tedbirleri ve cezaları, disiplin soruşturması, disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması, yönetim tarafından alınabilecek tedbirler, zorlayıcı araçların kullanılması, ödüllendirme, şikâyet ve itiraz, nakiller, disiplin nedeniyle nakil, zorunlu nedenlerle nakil, hastalık nedeniyle nakil, nakillerde alınacak tedbirler, avukat ve noterle görüşme hakkı, kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü, kütüphaneden yararlanma, süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, telefonla haberleşme hakkı, radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı, bu Kanunda sayılan günlerde dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, muayene ve tedavi istekleri, hükümlülerin beslenmesi, iyileştirme programlarının belirlenmesi, hükümlülerin sayısı ve uygulanacak güvenlik tedbirleri, eğitim programları, öğretimden yararlanma, muayene ve tedavileri, sağlık denetimi, hastaneye sevk, infazı engelleyecek hastalık hâli, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmeleri, ziyaret, yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve kurslardan yararlanma konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 65 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.

(2) (Ek: 31/3/2011-6217/25 md.; Değişik: 8/8/2011-KHK-650/30 md.; Yeniden düzenleme: 27/6/2013-6494/27 md.) İkinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü hâlinde, tutukluya, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında iki güne kadar cenazeye katılması için izin verilebilir.

(3) (Ek: 27/4/2012-6301/2 md.) Ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunduğunun sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi durumunda tutukluya, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında, bunlardan her biri için (…) toplam iki defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla bir güne kadar izin verilebilir.68

(4) (Ek: 27/4/2012-6301/2 md.) (Değişik birinci cümle: 24/1/2013-6411/12 md.) İkinci ve üçüncü fıkraya göre izin verilen tutuklunun, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya ikinci fıkrada belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda tutukluya, bu madde gereğince izin verilemez.

(5) (Ek: 24/1/2013-6411/12 md.) Dördüncü fıkra ile 94 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.

Kaynak: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

İnfaz Yönetmeliği m. 127 — Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar

MADDE 127- (1) Hükümlülerin nakilleri 5275 sayılı Kanunun 53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir. Bu nakiller sırasında;

a) Hastalık nedeniyle sevki zorunlu görülen hükümlü, öncelikle kurumun bulunduğu yer veya buraya en yakın tam teşekküllü devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılır.

b) Bu hastanelere gönderilen hükümlülerin başka yerlerdeki tam teşekküllü devlet veya üniversite hastanelerine sevki, sağlık kurulu raporuyla, acil ve yaşamsal tehlikesi bulunması hâlinde, varsa biri hastalığın uzmanı olmak üzere iki uzman hekim tarafından verilip, başhekim tarafından onaylanan ve hastalığın sebebi, tedavinin hangi sebeple bulunduğu hastanede gerçekleştirilemediği, hastaya nerede ve ne tür bir tedavi gerektiğini açıkça belirten bir raporla mümkündür. Bu durumda da en yakın ve hükümlü koğuşu bulunan devlet veya üniversite hastaneleri tercih edilir.

c) Hükümlünün bu hastanelerde kontrol ve tedavisinin devam edip etmeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekir, aksi hâlde hükümlü ait olduğu kuruma iade edilir.

ç) Hükümlü, acil veya yaşamsal bir sağlık sorunu nedeniyle, muayene, teşhis ve tedavi amacıyla, kurumun bulunduğu yerdeki sağlık kuruluşuna geciktirilmeksizin nakledilir. Bunun için;

1) Sağlık sorununun ortaya çıktığı anda kurumda cezaevi tabibinin, cezaevi tabibinin bulunmadığı hâllerde kurum aile hekiminin raporu,

2) Kurumda cezaevi tabibi ya da aile hekimi bulunmaması durumunda, sağlık sorununun ortaya çıktığı anda kurumda bulunan en üst yetkilinin yazılı izni,51

3) Hükümlünün, gönderildiği sağlık kuruluşundan da, acil ve yaşamsal olarak başka bir sağlık kuruluşuna nakli gerektiğinde kurumda bulunan en üst yetkilinin yazılı izni,

aranır. Bu hâllerde Bakanlıktan izin alınmaz, ancak yapılan işlem en seri haberleşme araçlarıyla Bakanlığa bildirilir.

d) Hükümlü, acil hâller dışında özel sağlık kuruluşlarında tedavi edilemez. Acil hâllerin varlığı hâlinde Bakanlığa bilgi verilir.

e) Hükümlü, sağlık nedenleriyle bulunduğu kurumda kalmasının uygun olmadığı, cezaevi tabibinin önerisi ve kurum en üst amirinin isteği üzerine alınacak sağlık kurulu raporuyla belirlendiği takdirde, başka kurumlara nakledilebilir.

f) Analarının yanında kalmakta olan çocukların sağlık nedeniyle kurum dışına sevk edilmesi hâlinde, cezaevi tabibi tarafından verilen raporda anasının kendisine refakati zorunlu görülmüşse refakat edebilir. Çocuğun sağlık giderleri 102 nci madde hükümlerine göre karşılanır.

(2) (Ek:RG-12/11/2021-31657-CK-4773/49 md.) Çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlülerden nakil gideri alınmaz. Hükümlü tarafından, maddi durumunun tespitine ilişkin ibraz edilen belgeler, emanet para hesabındaki para transferleri de dikkate alınarak değerlendirilir. Hükümlülerin maddi durumunun tespitine ilişkin ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge istenebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin hususlar Bakanlık tarafından belirlenir.

(3) Nakledilecek hükümlüye ait, elbise ve diğer eşyası, bu konuda görevlendirilen kurum personelince, iki nüsha hâlinde düzenlenecek bir makbuz karşılığı geri verilir. Makbuzun bir sureti imza karşılığı hükümlüye verilir, diğer sureti ise defterinde saklanır.

(4) Hükümlünün bankada şahsi parasının bulunması hâlinde bu para, nakledileceği kurumun bankadaki “Hükümlü Emanet Para Hesabı”na kayıt edilmek üzere gönderilir.

(5) Nakledilecek hükümlüye ait gözlem ve sınıflandırma dosyası ile sevk evrakı nakli gerçekleştirecek görevliye teslim edilir. İnfaz dosyası, nakledildiği kuruma ulaştırılmak üzere, derhal ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

(6) Naklen gelen hükümlü hakkında, kuruma yeni gelen hükümlülere ilişkin işlemler uygulanır.

(7) Hükümlünün, kabul odalarında bekletilmesi sırasında yapılacak işlemde, naklen geldiği kurum tarafından sevk sırasında gönderilen hükümlüye ait gözlem ve sınıflandırma dosyası ile sevk evrakı da dikkate alınır.

(8) Hükümlülerin nakil işlemleriyle ilgili esas ve usuller Bakanlık tarafından belirlenir.

Kaynak: Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik (2324)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Emanet Para Yönetmeliği m. 13 — Hükümlü ve tutuklunun nakil halleri

Madde 13 — (Değişik fıkra:RG-15/3/2012-28234) Hükümlü veya tutuklunun başka bir kuruma nakledildiği durumlarda, hükümlü ve tutuklu adına UYAP'ta kayıtlı parası, nakledildiği kuruma banka veya posta aracılığıyla derhal gönderilir.

(Ek fıkra:RG-15/3/2012-28234) Nakil sırasında haftalık harcama limitinin 1/3 oranını aşmayacak miktarda para hükümlü ve tutukluya verilebilir.

Kaynak: Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik (9064)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

4675 sayılı Kanun m. 4 — İnfaz hâkimliklerinin görevleri

Madde 4 – İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır:

1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.

4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek.

5. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek.

6. (Ek:14/4/2020-7242/4 md.) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.

7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.

Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

4675 sayılı Kanun m. 5 — İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü

Madde 5 – Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.

Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hâkimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.

Şikâyet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.

Şikâyet yoluna başvurulması, verilen kararın, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması ve karar, işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda karar, işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

4675 sayılı Kanun m. 6 — İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar

Madde 6 – Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.

Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 - 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.

İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.

İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir.

(Değişik beşinci fıkra:14/4/2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.

İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine (…) yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.

Kaynak: İnfaz Hâkimliği Kanunu (4675)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 27 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Nakilden önce muayene (m. 53/2) iddiasında eksik soruşturmaYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2021/8645 · K. 2021/7144 ·

    Hükümlü, 5275 sayılı Kanun m. 53/2 gereğince doktor kontrolünden geçirilmesi gerektiği hâlde muayene edilmeden nakledildiğini belirterek kurum görevlileri hakkında şikâyetçi olmuştu. Cumhuriyet başsavcılığı kurumun cevabi yazısındaki muayene kaydına dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmişti. Bakanlığın istemine dayanan ihbarnamede, müştekinin naklin başka bir tarihte gerçekleştiğini ileri sürdüğü, doktor raporu ve nakil tarihinin araştırılması için nakle dair tüm bilgi ve belgelerin getirtilmesi gerektiği belirtildi. Daire ihbarnameyi yerinde gördü ve itirazın reddine ilişkin kararı bozdu.

    Sonuç: Nakilden önce muayene yapılmadığı iddiasında nakil tarihi ve doktor raporu araştırılmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddi kanun yararına bozuldu.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Yalnız doluluk gerekçesiyle aileye yakın nakil talebinin reddi: ihlalAnayasa Mahkemesi · B. No. 2021/26542 ·

    Ailesi Denizli'de yaşayan, babası engelli olan ve 2019-2021 yıllarında yalnız bir kez ziyaret edilebilen hükümlünün nakil talebi, talep edilen kurumun kapasitesinin dolu olduğu gerekçesiyle reddedilmiş; idare mahkemesi davayı, bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişti. Birinci Bölüm müdahalenin kanuni dayanağının 5275 sayılı Kanun m. 53 olduğunu belirtti. Mahkemeye göre talebini makul düzeyde açıklamalarla temellendiren mahpusun talebinin sırf doluluk oranları nedeniyle reddedilmesi aile hayatına saygı hakkının güvencelerine uygun olmayabilir; idari ve yargısal makamlar ailenin durumunu, sağlık raporlarını ve ziyaret sıklığını değerlendirmemişti. Küçük yaşta çocuklar söz konusu olduğunda kamusal makamların yükümlülüğü genişler.

    Sonuç: Anayasa Mahkemesi bu olayda aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmetti.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Ayrı kurumlarda tutuklu eşlerin birlikte nakil talebi ve çocuğun yararıAnayasa Mahkemesi · B. No. 2021/36035 ·

    Eşiyle aynı dosyada yargılanan başvurucu Kocaeli'deki, eşi Gebze'deki bir kurumda tutukluydu; iki küçük çocukları eşin ailesinin yanında kalıyordu ve ziyaret günleri çakıştığı için aile bir araya gelemiyordu. Başvurucunun eşiyle birlikte başka bir kuruma nakil talebini İdare yalnızca kapasite yetersizliğini gerekçe göstererek reddetti. Mahkeme müdahalenin kanuni dayanağının 5275 sayılı Kanun m. 53 olduğunu belirtti; eşiyle aynı yerde tutulmayı istemeyi hayatın olağan akışına uygun saydı, ancak bu yöndeki taleplerin her hâlde olumlu karşılanabilmesinin olanaklı olmadığını ve mahpusların barındırılacakları kurumu seçme hakkının bulunmadığını da belirtti; çocuklar üzerinde etki doğuracak işlemlerde çocuğun yararının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İdari ve yargısal makamlar bu hususları değerlendirmemişti.

    Sonuç: Anayasa Mahkemesi bu olayda aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verdi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmetti.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Bakanlıkça kabul edilen naklin önleyici tedbir süresince ertelenmesiYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2016/4266 · K. 2016/4232 ·

    Açık ceza infaz kurumundaki hükümlünün başka bir açık kuruma kendi isteğiyle nakil talebi Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce kabul edilmişti. Hükümlü hakkında 6284 sayılı Kanun kapsamında önleyici tedbir kararı bulunduğu için infaz hâkimliği naklin tedbir süresince yapılmamasına karar vermiş, ağır ceza mahkemesi itirazı reddetmişti. Bakanlığın kanun yararına bozma isteminde, faraziyelere dayanılarak mevzuatta öngörülmeyen bir kısıtlama getirilmesine neden olacak şekilde naklin tedbir süresi boyunca yapılmamasına karar verilmesinin mümkün olmadığı ileri sürüldü. Daire tebliğnamedeki bozma isteğini yerinde gördü.

    Sonuç: Bakanlığın istemi yerinde görüldü; itirazı reddeden ağır ceza mahkemesi kararı kanun yararına bozuldu.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Aileye uzak nakil: çok zor veya imkânsız ölçütü ve temellendirme yüküAnayasa Mahkemesi · B. No. 2021/15533 ·

    Ankara'daki kurumda hükümözlü olarak bulunan başvurucu, kapasite aşımı nedeniyle yaklaşık 700 km uzaktaki Kahramanmaraş'ta bir kuruma nakledilmişti. İdare mahkemesi nakli iptal etmiş, bölge idare mahkemesi bu kararı kaldırıp davayı kesin olarak reddetmişti. Genel Kurul, nakil konusunda aile hayatına müdahale bulunup bulunmadığının ziyaretlerin çok zor veya imkânsız hâle gelip gelmediğine göre belirleneceğini, bunun için beş ölçüt bulunduğunu ve başvurucunun zorlukları somut olarak açıklaması gerektiğini belirtti. Başvurucu son bir yılda ailesi tarafından altı kez ziyaret edilebilmiş, ulaşım güçlüğünden şikâyet etmemiş ve yakınlarının hastalıklarının seyahati nasıl güçleştirdiğini açıklamamıştı.

    Sonuç: Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu bu olayda aile hayatına inceleme gerektiren bir müdahale bulunmadığını belirterek başvuruyu oyçokluğuyla kabul edilemez buldu.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. İller arası nakilde başvuru yolu ve gerekçeli karar hakkıAnayasa Mahkemesi · B. No. 2018/37854 ·

    Tutukluyken kapasite sorunu nedeniyle Kahramanmaraş'tan Tarsus'a nakledilen başvurucunun ailesine yakın kuruma nakil talepleri doluluk gerekçesiyle reddedilmişti. Başvurucu infaz hâkimliği, idare mahkemesi, İdare ve Gözlem Kurulu ve yeniden infaz hâkimliği arasında gidip gelmişti. Birinci Bölüm, iller arası nakil işlemlerine karşı idari yargı yoluna işaret eden önceki kararına ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına değindi; ancak yargılama süreci Uyuşmazlık Mahkemesinin 22/10/2018 tarihli kararından önce işlediği için başvurucudan yeniden idare mahkemesine gitmesinin beklenemeyeceğini belirterek başvuru yollarını tüketilmiş saydı. Esasta, idarenin ve infaz hâkimliğinin aileye uzak kurumda kalmayı gerektiren zorlayıcı koşulları kabul edilebilir gerekçelerle ortaya koymadığını tespit etti.

    Sonuç: Anayasa Mahkemesi bu olayda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi ve 18.000 TL manevi tazminata hükmetti.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. İnfaz hâkimliğinin nakil talebiyle ilgili kurum kararını iptali: takdir kanun yararına bozma konusu olmazYargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2023/5459 · K. 2023/6956 ·

    Koğuş kapasitesi ve nakil istemiyle ilgili olarak cezaevi idaresine başvuran hükümlünün talebi İdare ve Gözlem Kurulunca reddedilmiş, infaz hâkimliği bu kararı iptal etmiş, Cumhuriyet savcılığının itirazı reddedilmişti. Bakanlık kanun yararına bozma isteminde koğuş kalabalığının geçici olduğunu ve infaz hâkimliği kararının kurum düzenini bozabileceğini ileri sürdü. Daire, kanun yararına bozmanın olağanüstü bir yol olduğunu, takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvuruların bu yolla incelenemeyeceğini belirtti ve istemin bu nitelikte olduğunu tespit etti. Daire nakil talebinin esasına girmedi.

    Sonuç: Kanun yararına bozma istemi, mahkemenin takdirinin denetlenmesine ilişkin olduğundan reddedildi; infaz hâkimliği kararı yerinde kaldı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Cezaevi nakil işlemlerinden doğan tazminat davasında yetkili idare mahkemesiDanıştay 10. Daire · E. 2025/1402 · K. 2025/1918 ·

    Davacı, tutukluyken haksız olarak başka bir ile nakledildiğini, kendi isteğiyle geri nakil talebinde bulunduğunu ve bu süreçte nakil masrafı ödediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemişti. İki idare mahkemesi arasında yetki uyuşmazlığı çıktı. Danıştay 10. Dairesi uyuşmazlığın cezaevi nakil işlemlerinden kaynaklandığını, davanın idari işlemden kaynaklanan tam yargı davası olduğunu ve nakil işlemlerinin Ankara'da bulunan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce tesis edildiğini belirtti. Karar yalnız yetkili mahkemeyi belirler, nakil işleminin hukuka uygunluğuna girmez.

    Sonuç: Cezaevi nakil işlemlerinden doğan bu tam yargı davasında Ankara İdare Mahkemesi yetkili sayıldı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. Aileye yakın nakil talebinin reddine karşı iptal ve tazminat davası: onamaDanıştay 10. Daire · E. 2021/4430 · K. 2025/3178 ·

    Hükümözlü ve tutuklu bulunan davacı, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebiyle yaptığı başvurunun Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce reddine karşı iptal ve tazminat davası açmıştı. İdare mahkemesi davayı kısmen, kısmen de ehliyet yönünden reddetmiş, bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmişti. Danıştay 10. Dairesi temyiz incelemesinde kararı usul ve hukuka uygun buldu. Kararda ilk derece ve istinaf gerekçeleri yer almaz; Danıştay da kalıp gerekçeyle onamıştır.

    Sonuç: Nakil talebinin Genel Müdürlükçe reddine karşı dava idari yargıda görülmüş, bölge idare mahkemesi kararı onanmıştır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Hükümlü hangi nedenlerle başka bir cezaevine nakledilebilir?

5275 sayılı Kanun m. 53/1'e göre hükümlüler kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilir. Kendi isteğiyle nakil m. 54'te, disiplin nedeniyle nakil m. 55'te, zorunlu nedenlerle nakil m. 56'da ayrıca düzenlenir.

Kendi isteğiyle nakil için hangi şartlar aranır?

5275 sayılı Kanun m. 54/1 yedi şart arar: gidilmek istenen kurumlardan en az üç yeri belirten dilekçe, nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul, ceza infaz kurumunda bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl ve disiplin cezası almamış ya da cezanın kaldırılmış olması, istenen kurumda yer ve sınıfın uygun olması ve kurumun tutukevi olmaması, kurumun mahkûmiyet süresine uygun olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılınan kurum olmaması.

Nakil masrafını kim öder?

Kendi isteğiyle nakilde hükümlü nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmelidir (5275 sayılı Kanun m. 54/1-b). Çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler bakımından bu şart uygulanmaz; İnfaz Yönetmeliği m. 127/2'ye göre bunlardan nakil gideri alınmaz ve sunulan belgeler emanet para hesabındaki para transferleri de dikkate alınarak değerlendirilir.

Kendi isteğiyle nakledilen hükümlü yeni cezaevinde ne kadar kalmak zorundadır?

5275 sayılı Kanun m. 54/2'ye göre kendi isteğiyle nakledilen hükümlü yeni kurumda bir yıl kalmak zorundadır; çocuklarda bu süre altı aydır. Eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil bu sürenin dışındadır.

Disiplin nedeniyle nakledilen hükümlü ne kadar süre yeni kurumda kalır?

5275 sayılı Kanun m. 55/2'ye göre disiplin nedeniyle nakledilen hükümlü yeni kurumda altı ay kalmak zorundadır. Mahkeme kararı, kurum güvenliği, can güvenliği veya hastalık sebebiyle nakil bu sürenin dışındadır. m. 55/1'e göre bu nakil, hücreye koyma cezasını gerektiren eylem nedeniyle kurum en üst amirinin istemi üzerine Bakanlıkça yapılır ve disiplin cezası yeni kurumda çektirilir.

Cezaevi dolu olduğu için başka şehre nakil yapılabilir mi?

5275 sayılı Kanun m. 56'ya göre kapsama gücünün aşılması, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan kurumlara nakledilebilir. Anayasa Mahkemesi, kurumların kapasitesine göre hükümlü ve tutukluların hangi kurumda bulunacağını belirlemede idarenin geniş bir takdir yetkisi olduğunu, ancak bu yetkinin sınırsız olmadığını belirtmiştir.

Nakilden önce hükümlü muayene edilir mi?

5275 sayılı Kanun m. 53/2'ye göre hükümlü nakilden önce aranır ve kurum hekimine, yoksa başka bir resmî hekime muayene ettirilir. Yola çıkarılamayacağı anlaşılan hükümlü resmî bir sağlık kuruluşuna sevk edilir; mazeret en az iki uzman hekimin imzaladığı ve başhekimin onayladığı resmî raporla belgelenirse nakil mazeret ortadan kalkıncaya kadar geri bırakılır.

Nakilde hükümlünün eşyası ve parası ne olur?

İnfaz Yönetmeliği m. 127/3'e göre eşya iki nüsha makbuz karşılığı hükümlüye geri verilir. m. 127/4'e göre bankadaki şahsi parası, nakledileceği kurumun bankadaki emanet para hesabına kaydedilmek üzere gönderilir. Emanet paraya ilişkin Yönetmeliğin 13. maddesine göre nakil sırasında haftalık harcama limitinin üçte birini aşmayacak miktarda para hükümlüye verilebilir.

Nakil kararına ya da nakil talebinin reddine karşı nereye başvurulur?

4675 sayılı Kanun m. 4/2'ye göre hükümlünün nakline ilişkin işlem veya faaliyetlere karşı şikâyetler infaz hâkimliğinin görevidir ve m. 5'e göre şikâyet, işlemin öğrenilmesinden itibaren on beş gün, her hâlde yapılmasından itibaren otuz gün içinde yapılır. Bu süreler infaz hâkimliğine şikâyet içindir. Anayasa Mahkemesi ise iller arası nakil işlemlerine karşı idari yargı mercilerine başvurulması gerektiğini, bu koşullar sağlanmadan yapılan bireysel başvurularda başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilmesi gerektiğini önceki bir kararına ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına atıfla belirtmiştir. Danıştay 10. Dairesi de Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün nakil işlemlerinden doğan davalara bakmıştır. Bu kararlar kurum idaresinin nakille ilgili her işlemi için tek bir yol belirlemez.

Ailesine uzak cezaevinde kalan hükümlünün nakil talebi reddedilebilir mi?

Anayasa Mahkemesine göre idarenin hükümlüyü ailesinin yaşadığı yerdeki kurumda bulundurma zorunluluğu yoktur ve mahpusların kurum seçme hakkı bulunmaz. Ancak Anayasa Mahkemesi, aile bireylerinin yaşı, sağlığı ve maddi durumu gibi zorlukları makul düzeyde açıklayarak temellendirilen taleplerin sırf doluluk nedeniyle reddedildiği iki olayda aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Ziyaretin çok zor veya imkânsız hâle geldiği gösterilemeyen bir olayda ise Genel Kurul müdahale bulunmadığına karar vermiştir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.