İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Hesaba bloke ve el koyma: MASAK işlem erteleme ve CMK m. 128

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • Günlük dilde hesap blokesi denen durum kanunda birkaç ayrı işleme karşılık gelir.
  • Aklama veya terörün finansmanı şüphesinde bir işlem yedi iş günü süreyle askıya alınabilir.
  • Banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, bazı nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve kart suçlarında suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir.
  • Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128'e göre hesaba el koyma kararını kural olarak hâkim verir.
  • Hâkim kararına, kanunda ayrık hüküm yoksa öğrenmeden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir; el koymaya gerek kalmayınca para geri verilir.

Bir ceza soruşturmasında banka hesabının kullanılamaz hâle gelmesi birbirinden farklı yollarla olur ve her yolun mercii, süresi ve kalkış biçimi ayrıdır. Bu rehber, 5549 sayılı Kanun m. 19/A'daki işlem ertelemesini, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 128/A'daki banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcısının askıya alma yetkisini, CMK m. 128'deki el koyma kararını, bu kararlara itirazı ve el koymanın kalktığı hâlleri madde metinleri, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları üzerinden anlatır.

İlgili rehberler: Yasa dışı bahis suçu (7258 sayılı Kanun m. 5)IBAN kiralama ve hesap kullandırma (TCK m. 158/4)

Temel bilgiler

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Karar mercii

CMK m. 128'e göre el koymaya ancak hâkim karar verebilir; hesaba el koyma kararı banka veya malî kuruma teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur.

Dayanak: CMK m. 128/9

Suç listesi

CMK m. 128/2, birinci fıkranın uygulanacağı suçları tek tek sayar; listede örneğin hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, tefecilik, zimmet ve rüşvet vardır.

Dayanak: CMK m. 128/2

Değer raporu

El koyma kararı için BDDK, SPK, MASAK gibi kurumlardan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır; rapor en geç üç ay içinde hazırlanır, özel sebepler zorunlu kıldığında talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.

Dayanak: CMK m. 128/1

İşlem ertelemesi

Aklama veya terörün finansmanı şüphesinde bir işlem yedi iş günü süreyle askıya alınabilir ya da aynı süreyle gerçekleşmesine izin verilmeyebilir; yetki Bakana aittir.

Dayanak: 5549 sayılı Kanun m. 19/A

Malî kurumun askıya alması

TCK m. 142/2-e, 158/1-f ve l ile 245'teki suçlarda makul şüphe varsa suçta kullanılan hesap kırk sekiz saate kadar askıya alınabilir; hesap sahibinin başvurusunu savcı yirmi dört saat içinde karara bağlar.

Dayanak: CMK m. 128/A

İtiraz

Hâkim kararına itiraz, kanunda ayrık hüküm yoksa kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie yapılır; sulh ceza hâkimliği kararını kural olarak numara olarak izleyen hâkimlik inceler.

Dayanak: CMK m. 268

Geri verme

Muhafazasına gerek kalmayan ya da müsadere edilmeyeceği anlaşılan değerin geri verilmesine savcı, hâkim veya mahkeme re'sen veya istem üzerine karar verir; ret kararına itiraz edilebilir.

Dayanak: CMK m. 131/1

Hesap blokesi Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5549 sayılı Kanunda hangi işlemlere karşılık gelir?

"Bloke" sözcüğü Ceza Muhakemesi Kanununda ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunda geçmez. Kanunlar "işlemin askıya alınması", "işlemlerin ertelenmesi" ve "elkoyma" kavramlarını kullanır. Hesabı kullanılamayan kişinin durumu bu yüzden önce hangi hükme dayandığına göre ayrılır:

  • 1) 5549 sayılı Kanun m. 19/A: işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğu şüphesiyle bir işlemin yedi iş günü süreyle askıya alınması ya da aynı süreyle gerçekleşmesine izin verilmemesi.
  • 2) CMK m. 128/A: TCK m. 142/2-e, 158/1-f ve l ile 245'teki suçlarda banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısının suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alması.
  • 3) CMK m. 128: soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hesaba hâkim kararıyla el konulması.
  • 4) 5549 sayılı Kanun m. 17: aklama ve terörün finansmanı suçlarında CMK m. 128'deki usule göre el koyma; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir.

5549 sayılı Kanun m. 19/A'ya göre işlem ertelemesi ne kadar sürer ve kim karar verir?

5549 sayılı Kanun m. 19/A/1'e göre yükümlüler nezdinde veya onlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemler, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine yedi iş günü süreyle askıya alınabilir ya da aynı süreyle gerçekleşmesine izin verilmeyebilir. Bu yetki Kanunda "Bakan"a verilmiştir; Bakan yetkisini bakan yardımcısına devredebilir. Erteleme, maddenin sözleriyle, şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yapılır.

Aynı yetki, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması yönündeki gerekçeli talebi üzerine de kullanılabilir; bunun için aklama veya terörün finansmanı ile ilişki şüphesi görülmesi ve mütekabiliyet ilkesinin gözetilmesi gerekir (m. 19/A/2). Askıya alınan işlemi karara aykırı biçimde gerçekleştiren yükümlüye işlem tutarı kadar ve elli bin Türk lirasından az olmamak üzere idari para cezası verilir (m. 19/A/3). Maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmeliğe bırakılmıştır (m. 19/A/4).

Madde metni, ertelemeye karşı başvurulacak bir merci ya da itiraz süresi göstermez; bu sayfada m. 19/A/4'ün gösterdiği yönetmelik ayrıca incelenmemiştir. Erteleme bir el koyma kararı değildir. Aklama ve terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hâllerde malvarlığı değerlerine CMK m. 128'deki usule göre el konulabilir (5549 sayılı Kanun m. 17/1).

5549 sayılı Kanun m. 17/2'ye göre gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da el koyma kararı verebilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim en geç yirmi dört saat içinde onaylayıp onaylamayacağına karar verir. Hâkim onaylarsa CMK m. 128'de belirtilen değer raporu üç ay içinde alınır ve tekrar hâkim onayına sunulur. Onaylanmama ya da raporun üç ay içinde alınamaması hâlinde Cumhuriyet savcılığının kararı hükümsüz kalır.

CMK m. 128/A'ya göre banka hesabı ne zaman kırk sekiz saate kadar askıya alınabilir?

CMK m. 128/A, 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla eklenmiştir. Maddeye göre TCK m. 142/2-e'deki nitelikli hırsızlık, TCK m. 158/1-f ve l'deki nitelikli dolandırıcılık ve TCK m. 245'teki banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunursa, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına karar verebilir (m. 128/A/1).

Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri malî kurum tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir; askıya alma ayrıca hesap sahibine de bildirilir. Hesap sahibi askıya almanın kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir ve Cumhuriyet savcısı başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar verir (m. 128/A/2). Askıya alma tamamlanmadan suça konu menfaatin başka bir malî kuruma transfer edildiği tespit edilirse bu durum o kuruma gecikmeksizin bildirilir (m. 128/A/3).

Askıya alınan hesaptaki suça konu menfaate, askıya alma süresi içinde hâkim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle el konulabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa el koyma kendiliğinden kalkar. Bu yolla yapılan el koymada CMK m. 128'deki rapor alma şartı aranmaz (m. 128/A/4). El konulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir (m. 128/A/5).

Askıya alma kararı veren gerçek ve tüzel kişiler hukuki bakımdan sorumlu tutulmaz (m. 128/A/6). Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturmada savcı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenen bilgi veya belge on gün içinde gönderilmek zorundadır; gönderilmez ya da eksik gönderilirse kuruma idari para cezası verilir (m. 128/A/7).

CMK m. 128'e göre banka hesabına el koymanın şartları nelerdir?

CMK m. 128/1 el koymayı şu şartlara bağlar: 1) soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve 2) malvarlığı değerinin bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunmalı; 3) değer şüpheli veya sanığa ait olmalıdır. Maddenin saydığı değerler arasında banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesap, gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacak ve kiralık kasa mevcutları da vardır. Somut olarak belirlenen değer şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunsa dahi el koyma yapılabilir.

El koyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Rapor en geç üç ay içinde hazırlanır; özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir (CMK m. 128/1).

Madde her suçta uygulanmaz. CMK m. 128/2, birinci fıkranın uygulanacağı suçları tek tek sayar: Türk Ceza Kanunundaki soykırım ve insanlığa karşı suçlar, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, organ veya doku ticareti, hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, parada sahtecilik, TCK m. 220/3'te gösterilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma, tefecilik, zimmet, irtikap, rüşvet ile devletin güvenliğine, anayasal düzene ve devlet sırlarına karşı suçlar; ayrıca Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanundaki silah kaçakçılığı, Bankalar Kanunundaki zimmet, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda hapis cezası gerektiren suçlar ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74. maddelerindeki suçlar. Aklama ve terörün finansmanı suçları için aynı usulü 5549 sayılı Kanun m. 17/1, yasa dışı bahis suçları (7258 sayılı Kanun m. 5/1-a, b, c, ç) ve TCK m. 228/3-4'teki suç için 7258 sayılı Kanun m. 5 açar.

CMK m. 128/9'a göre bu madde hükümlerine göre el koymaya ancak hâkim karar verebilir. Banka veya diğer malî kurumlardaki hesaba el koyma kararı teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur ve ayrıca tebliğ edilir; karar alındıktan sonra hesaplar üzerinde kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir (m. 128/5). Hak ve alacaklara el koyma ilgili gerçek veya tüzel kişiye bildirilerek (m. 128/7), taşınmaza el koyma tapu kütüğüne şerh verilerek (m. 128/3) icra edilir. Kararın gereklerine aykırı hareket edilmesi hâlinde TCK m. 289'daki muhafaza görevini kötüye kullanma hükümleri uygulanır (m. 128/8).

CMK m. 267 ve 268'e göre el koyma kararına itiraz ne zaman ve nereye yapılır?

CMK m. 267'ye göre hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir; CMK m. 128/9'a göre de bu maddedeki el koymaya ancak hâkim karar verebilir. İtiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı CMK m. 35'e göre öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunarak yapılır (CMK m. 268/1).

Kararına itiraz edilen hâkim itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir (CMK m. 268/2). Sulh ceza hâkimliği kararına yapılan itirazı, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimlik, son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimlik inceler; tek sulh ceza hâkimliği bulunan yerler için madde ayrı merci gösterir (CMK m. 268/3-a). Asliye ceza mahkemesi hâkiminin kararına yapılan itirazı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi inceler (CMK m. 268/3-c).

Anayasa Mahkemesi, el koyma kararına yapılan itirazın kanunda öngörülen mercie gönderilmeden kararı veren hâkimlikçe reddedilmesini usule ilişkin güvencelerin sağlanmaması olarak değerlendirmiştir; Mahkemeye göre bu durumda başvurucu, kanunla tanınan bir hukuk yolu önünde el koyma kararının keyfî veya hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilme imkânından yoksun bırakılmıştır. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2016/71110)1 Bu karar, olağanüstü hâl döneminde CMK m. 128 ile birlikte 668 sayılı KHK'ya da dayanılarak verilmiş bir el koymaya ilişkindir.1

İtirazdan ayrı olarak, zilyetliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine el konulan kişi hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir (CMK m. 127/4). El konulan değerin geri verilmesi istemi reddedilirse bu ret kararına da itiraz edilebilir (CMK m. 131/1). CMK m. 128/A'daki askıya almada ise kanunun gösterdiği yol, hesap sahibinin askıya almanın kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurmasıdır (m. 128/A/2).

El koyma ne zaman kalkar? CMK m. 127/3, CMK m. 131 ve tedbirin süresi

Kanun bazı hâllerde el koymanın kendiliğinden kalkacağını ya da hükümsüz kalacağını söyler: 1) Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur; hâkim kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa el koyma kendiliğinden kalkar (CMK m. 127/3; aynı süreler CMK m. 128/A/4'te de vardır). 2) Aklama ve terörün finansmanında Cumhuriyet savcısının el koyma kararı hâkimce onaylanmazsa ya da değer raporu üç ay içinde alınamazsa savcılık kararı hükümsüz kalır (5549 sayılı Kanun m. 17/2).

Bunların dışında CMK m. 131/1'e göre el konulmuş değerin soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması hâlinde, re'sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme karar verir; istemin reddi kararlarına itiraz edilebilir. CMK m. 128'e göre el konulan değer suçtan zarar gören mağdura aitse ve delil olarak artık ihtiyaç bulunmuyorsa sahibine iade edilir (CMK m. 131/2).

Anayasa Mahkemesine göre malvarlığı değerleri üzerine konulan tedbirin ölçülü sayılabilmesi için uzayan süreç nedeniyle orantısız, dolayısıyla ölçüsüz hâle dönüşmemesi gerekir; bu sürenin makul olup olmadığı her olayın özelliğine göre değerlendirilir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2016/9001)2 Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, yurt dışındaki bahis şirketleri üzerinden yasa dışı bahis oynatıldığı iddiasıyla yürütülen bir soruşturmada 2010 yılında banka hesaplarına konulan ve yargılama sürerken kaldırılmayan tedbirde, gecikmenin başvuruculara atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklandığının tespit edilemediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2017/31079)3

Aynı olayda ilk derece mahkemesi tedbirin kaldırılması taleplerini hesaplarda bulunan paraların müsaderesinin istendiği gerekçesiyle reddetmişti. Anayasa Mahkemesi bu gerekçenin tedbirin konulması aşaması açısından ilgili ve yeterli olduğunu kabul etmekle birlikte, 2010 yılından bu yana devam eden tedbirin süresini ölçüsüz bulmuştur.3

Kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararından sonra hesaptaki tedbir ne olur?

Geri vermenin kanuni ölçütü CMK m. 131/1'dedir: değerin muhafazasına gerek kalmaması ya da müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması. Bu karar Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından re'sen ya da istem üzerine verilir.

Anayasa Mahkemesi, şirket hesaplarından para aktarıldığı iddiasıyla yürütülen ve tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçuna iştirak isnadını içeren bir davada 2008-2009 yıllarında hesaplarına tedbir konulan başvurucuların beraatine rağmen ilk derece mahkemesinin tedbiri hükmün kesinleşmesine kadar sürdürmesini incelemiştir.2 Mahkemeye göre beraat kararı verilmesine rağmen tedbirin devamına niçin ihtiyaç duyulduğu açıklanmamıştır ve tedbirin devamına ilişkin gerekçe konuyla ilgili ve yeterli değildir; Anayasa Mahkemesi mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.2 Aynı kararda Anayasa Mahkemesi, ihlal kararının el koyma tedbirinin kaldırılmasını gerektirmediğini belirtmiştir.2

Mahkûmiyet hâlinde de tedbirin devamı ayrıca gerekçe ister. Anayasa Mahkemesi, mahkûmiyet kararında el konulan malvarlığı değerlerinin müsaderesine hükmedilmediği hâlde tedbirin fiilen devam ettirildiği, devam için konuyla ilgili ve yeterli gerekçe gösterilmediği bir olayda müdahaleyi ölçüsüz bulmuştur.1

Geri verilen paradan yargılama gideri düşülüp düşülemeyeceğini Yargıtay 15. Ceza Dairesi ele almıştır. Nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat eden sanıktan alınarak el konulan ve adli emanette kayıtlı paranın "her türlü yargılama giderleri ve borçlar düşüldükten sonra" iadesine karar veren ek kararı Daire, beraat eden sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını ve paranın doğrudan sanığa iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kanuna aykırı bulmuş; bu ibareyi hükümden çıkararak ek kararı düzelterek onamıştır. (Yargıtay 15. CD, E. 2018/3526)4 Kararın konusu banka hesabı değil, adli emanetteki paradır; karar 1412 sayılı CMUK'un temyiz hükümlerine göre verilmiştir.4

Haksız el koyma ve geç iade: CMK m. 141/1-j'ye göre tazminat istenebilir mi?

CMK m. 141/1-j'ye göre suç soruşturması veya kovuşturması sırasında eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebilir. Tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir; istem kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır (CMK m. 142/1-2).

Bloke edilen paranın kullanılamadığı dönemdeki zararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi faiz üzerinden ele almıştır. Şirket yetkilisinin beraatiyle sonuçlanan ceza davasında şirketin hesabına 2007'de CMK m. 128'e göre bloke konulmuş, bloke 2016'da ek kararla kaldırılmıştı; ilk derece mahkemesi, CMK m. 141'e göre yalnız gerçek maddi zararın istenebileceği ve muhtemel zararın bu kapsamda istenemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. (Yargıtay 12. CD, E. 2021/6853)5 Daire bölge adliye mahkemesinin kararını bozmuştur: el konulan hesaptaki paranın ne kadar olduğu, el koymanın kaldırılmasından sonra ne kadarının iade edildiği ve hesaba faiz işletilip işletilmediği araştırılmalı, el konulan paraya faiz işletilmemişse uygulanacak yasal faiz maddi tazminat olarak davacıya ödenmelidir.5

Aynı Daire 2026 tarihli bir kararında, banka hesaplarına hukuka aykırı bloke konulması nedeniyle maddi zarar ileri sürülen davada el koyma karar ve tutanaklarının dosyaya alınmasını ve 1) tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralık esas alınarak bu döneme faiz işletilip işletilmediğinin araştırılmasını, 2) faiz işletilmemişse bu döneme ilişkin yasal faizin bilirkişi aracılığıyla tespit edilip maddi tazminat kapsamında ödenmesini aramış, bunu gözetmeyen kararı bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2022/7069)6 Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararlarında bloke dönemine ilişkin yasal faiz böylece CMK m. 141/1-j'ye dayanan maddi tazminatın kapsamında görülmüştür.56

Faizin hangi tarihe kadar işleyeceği de ayrıca tespit edilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021 tarihli bir kararında, beraatle sonuçlanan bir ceza davasında el konulan banka hesabı için, blokenin ne zaman kaldırıldığının, paranın el koymadan sonra davacının hesabında mı muhafaza edildiğinin yoksa başka bir hesaba mı aktarıldığının ve buna göre yasal faiz zararının hangi tarihe kadar işleyeceğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. (Yargıtay 12. CD, E. 2019/14030)7 Aynı kararda Daire, ilk hükmü yalnız davalı temyiz ettiğinden manevi tazminatın reddine ilişkin hükmün davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğunu ve o olayda davacının parasına belli bir süre el konulması sebebiyle manevi zararının oluşmayacağını belirterek, bunları gözetmeyen hükmü ayrıca bozmuştur.7

Anayasa Mahkemesi, el koyma tedbiri yargılama sürerken kaldırılan bir başvurucunun zarar iddiasını, CMK m. 141'deki tazminat yoluna başvurulmadığı için başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmuştur; Mahkemeye göre bu yol, Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca teoride ve pratikte başarı şansı sunan etkili bir yoldur. (Anayasa Mahkemesi, B. No. 2020/36714)8

Bahis ya da IBAN soruşturmasında hesabı bloke edilen hesap sahibinin usul durumu nedir?

Hesabın kullanılamamasının hangi hükme dayandığı, izlenecek yolu belirler. Madde metinlerine göre: 1) CMK m. 128/A'daki askıya almada malî kurum askıya almayı hesap sahibine de bildirir ve hesap sahibi kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir; 2) CMK m. 128'deki el koyma bir hâkim kararıdır ve buna CMK m. 268'e göre itiraz edilir; 3) 5549 sayılı Kanun m. 19/A'daki erteleme yedi iş günü ile sınırlıdır.

CMK m. 128/1 el koymayı şüpheli veya sanığa ait değerlerle sınırlar; ancak somut olarak belirlenen değer şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunsa dahi el koyma yapılabilir. CMK m. 128/A ise askıya almayı hesabın kime ait olduğuna değil, hesabın işlemlere konu suçta kullanılmış olmasına bağlar. CMK m. 128/2'deki suç listesinde 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanundaki suçlar sayılmaz; ancak 7258 sayılı Kanun m. 5'e 2017'de eklenen fıkraya göre bahis oynatma, yurt dışındaki bahse erişim sağlama, bahisle bağlantılı para nakline aracılık ve teşvik suçları (m. 5/1-a, b, c, ç) ile TCK m. 228/3-4'teki suç bakımından CMK m. 128'deki el koyma hükümleri uygulanabilir.

Anayasa Mahkemesinin incelediği yasa dışı bahis olayında el koyma, suç işlemek amacıyla çıkar amaçlı örgüt kurma, örgüte üye olma ve örgüt faaliyeti kapsamında 7258 sayılı Kanuna muhalefet suçlamalarıyla yürütülen soruşturmada uygulanmış; Anayasa Mahkemesi müdahalenin CMK m. 109, 113 ve 128 bakımından kanuni bir dayanağı bulunduğunu kabul etmiştir.3 Bu tedbir 2010'da, 7258 sayılı Kanun m. 5'e CMK m. 128 atfını ekleyen 2017 değişikliğinden önce konulmuştur.

İlgili mevzuat

CMK m. 128 — Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma

Madde 128 – (1) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait;

a) Taşınmazlara,

b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,

c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,

d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara,

e) Kıymetli evraka,

f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına,

g) Kiralık kasa mevcutlarına,

h) Diğer malvarlığı değerlerine,

Elkonulabilir. Somut olarak belirlenen Bu taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi yapılabilir. (Ek cümle: 21/2/2014 – 6526/10 md.) Bu madde kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.

(2) Birinci fıkra hükmü;

a) Türk Ceza Kanununda tanımlanan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),

2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91),

3. Hırsızlık (madde 141, 142),

4. Yağma (madde 148, 149),

5. Güveni kötüye kullanma (madde 155),

6. Dolandırıcılık (madde 157, 158),

7. Hileli iflas (madde 161),

8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

9. Parada sahtecilik (madde 197),

10. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/10 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/25 md.) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),

11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),

12. Edimin ifasına fesat karıştırma (madde 236),

13. (Ek: 24/11/2016-6763/25 md.) Tefecilik (madde 241),

14. Zimmet (madde 247),

15. İrtikap (madde 250)

16. Rüşvet (madde 252),

17. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308),

18. (Değişik: 2/12/2014-6572/41 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),

19. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları.

b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,

c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,

d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,

e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar,

Hakkında uygulanır.

(3) Taşınmaza elkonulması kararı, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra edilir.

(4) Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.

(5) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba elkonulması kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili banka veya malî kuruma ayrıca tebliğ edilir. Elkoyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerinde yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir.

(6) Şirketteki ortaklık paylarına elkoyma kararı, ilgili şirket yönetimine ve şirketin kayıtlı bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili şirkete ve ticaret sicili müdürlüğüne ayrıca tebliğ edilir.

(7) Hak ve alacaklara elkoyma kararı, ilgili gerçek veya tüzel kişiye teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili gerçek veya tüzel kişiye ayrıca tebliğ edilir.

(8) Bu madde hükmüne göre alınan elkoyma kararının gereklerine aykırı hareket edilmesi halinde, Türk Ceza Kanununun "Muhafaza görevini kötüye kullanma" başlıklı 289 uncu maddesi hükümleri uygulanır.

(9) (Değişik: 24/11/2016-6763/25 md.) Bu madde hükümlerine göre elkoymaya ve onuncu fıkra uyarınca kayyım atanmasına ancak hâkim karar verebilir.

(10) (Ek: 15/8/2016-KHK-674/13 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/13 md.) Bu madde uyarınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde bu malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu durumda 133 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 128/A — Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma

MADDE 128/A- (Ek:24/12/2025-7571/22 md.)

(1) Türk Ceza Kanununda yer alan;

a) Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e),

b) Nitelikli dolandırıcılık (madde 158, fıkra bir, bent f ve l),

c) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245),

suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması halinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın kırksekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebilir.

(2) Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili malî kurum tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Askıya alma işlemi ayrıca hesap sahibine de bildirilir. Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı, başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar verir.

(3) Askıya alma işlemi tamamlanmadan suça konu menfaatin başka bir malî kuruma transfer edildiğinin tespit edilmesi halinde bu durum, askıya alma işleminin yapılabilmesi için banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından ilgili malî kuruma gecikmeksizin bildirilir.

(4) Birinci fıkra uyarınca malî kurum tarafından askıya alınan veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle askıya alma süresi içinde elkonulabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu madde hükümlerine göre elkoyma işlemi yapılabilmesi bakımından 128 inci maddede belirtilen rapor alma şartı aranmaz.

(5) Elkonulan suça konu menfaat, suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.

(6) Bu madde uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler, hukukî bakımdan sorumlu tutulmaz.

(7) Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. İstenen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına elli bin Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5549 sayılı Kanun m. 19/A — İşlemlerin ertelenmesi

MADDE 19/A- (Ek: 14/4/2016 - 6704/20 md.)

(1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir. (Ek cümle:27/12/2020-7262/25 md.) Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir.

(2) Bu yetki, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilir.

(3) (Ek:27/12/2020-7262/25 md.) Birinci fıkra kapsamında askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi, alınan karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere işlem tutarı kadar Başkanlıkça idari para cezası verilir. Ancak verilecek idari para cezası elli bin Türk lirasından az olamaz.

(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

Kaynak: Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun (5549)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

5549 sayılı Kanun m. 17 — Koruma tedbirleri

MADDE 17 – (1) Aklama ve terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesindeki usûle göre malvarlığı değerlerine elkonulabilir.

(2) (Değişik:27/12/2020-7262/24 md.) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da elkoyma kararı verebilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim en geç yirmi dört saat içinde onaylanıp onaylanmamasına karar verir. Hâkimin onaylaması hâlinde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinde belirtilen değere ilişkin rapor üç ay içinde alınır ve tekrar hâkim onayına sunulur. Onaylanmama veya raporun üç ay içinde alınamaması hâlinde Cumhuriyet savcılığının kararı hükümsüz kalır.

(3) (Ek:27/12/2020-7262/24 md.) Aklama suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın, Ceza Muhakemesi Kanununun 139 uncu maddesinde yer alan hükümlere göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilir ve 4208 sayılı Kanunda yer alan hükümlere göre kontrollü teslimat tedbirine karar verilebilir.

Kaynak: Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun (5549)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 127 — Elkoyma kararını verme yetkisi

Madde 127 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.

(2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir.

(3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.

(4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir.

(5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.

(6) (Değişik: 25/7/2018-7145/15 md.) Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 131 — Elkonulan eşyanın iadesi

Madde 131 – (1) Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re'sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.

(2) 128 inci madde hükümlerine göre elkonulan eşya veya diğer malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde, sahibine iade edilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 267 — İtiraz olunabilecek kararlar

Madde 267 – (1) Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 23 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

CMK m. 268 — İtiraz usulü ve inceleme mercileri

Madde 268 – (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.

(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.

(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:

a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.

b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir.

c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.

d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.

e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.

Kaynak: Ceza Muhakemesi Kanunu (5271)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 24 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Kararlar

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. El koyma kararına itirazın kanundaki mercie gönderilmemesi ve müsadere hükmü yokken tedbirin sürdürülmesiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2016/71110 ·

    Olağanüstü hâl döneminde CMK m. 128 ve 668 sayılı KHK'ya dayanılarak başvurucunun mevduat hesapları dahil malvarlığına el konulmuş, maaş hesabında son maaş kadar tutarın çekilmesine izin verilmişti. Başvurucunun itirazı kanunda öngörülen mercie gönderilmeden kararı veren sulh ceza hâkimliğince reddedildi; mahkûmiyet kararında ise el konulan değerlerin müsaderesine hükmedilmediği hâlde tedbir sürdü. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen itiraz sürecinin işletilmediğini ve tedbirin devamı için konuyla ilgili ve yeterli gerekçe gösterilmediğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

    Sonuç: El koymaya itirazın kanunda gösterilen mercie gönderilmemesi ve müsadere hükmü yokken tedbirin gerekçesiz sürdürülmesi mülkiyet hakkını ihlal eder.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Tedbirin süresi: uzayan el koymanın ölçüsüz hâle gelmesiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2016/9001 ·

    Tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçuna iştirak isnadıyla yargılanan başvurucuların banka hesaplarına 2008-2009 yıllarında tedbir konulmuş, başvurucular 2016'da beraat etmiş, ilk derece mahkemesi ise tedbirin hükmün kesinleşmesine kadar sürmesine karar vermişti. Anayasa Mahkemesi, tedbirin ölçülü sayılabilmesi için uzayan süreç nedeniyle orantısız hâle dönüşmemesi gerektiğini, beraate rağmen tedbirin devamına niçin ihtiyaç duyulduğunun açıklanmadığını ve gerekçenin ilgili ve yeterli olmadığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi; ihlal kararının tedbirin kaldırılmasını gerektirmediğini de ekledi.

    Sonuç: Beraat kararından sonra tedbirin sürdürülmesi ayrıca gerekçe ister; yıllarca süren el koyma ölçüsüz hâle gelebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Yasa dışı bahis soruşturmasında banka hesaplarına konulan tedbirin uzun sürmesiAnayasa Mahkemesi · B. No. 2017/31079 ·

    Yurt dışındaki bahis şirketleri üzerinden yasa dışı bahis oynatıldığı ve şike iddialarıyla yürütülen soruşturmada örgüt ve 7258 sayılı Kanuna muhalefet suçlamaları nedeniyle başvurucuların banka hesaplarına 2010 yılında CMK m. 109, 113 ve 128'e dayanılarak tedbir konulmuştu. Mahkeme kaldırma taleplerini hesaplardaki paraların müsaderesinin istendiği gerekçesiyle reddetti. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, müdahalenin kanuni dayanağı bulunduğunu ve bu gerekçenin tedbirin konulması aşaması için ilgili ve yeterli olduğunu kabul etti; ancak gecikmede başvuruculara atfedilebilecek kusur bulunmadan 2010'dan beri süren tedbiri ölçüsüz bularak mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

    Sonuç: Kanuni dayanağı olan el koyma da süresi uzadıkça ölçüsüz hâle gelebilir; müsadere istenmesi tek başına süresiz tedbiri haklı kılmaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Beraat eden sanıktan el konulan paranın yargılama gideri düşülmeden iadesiYargıtay 15. Ceza Dairesi · E. 2018/3526 · K. 2019/1882 ·

    Pamuk destekleme primine ilişkin nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla yargılanan sanıklar beraat etmiş, mahkeme bir ek kararla sanıktan alınarak el konulan ve adli emanette kayıtlı paranın her türlü yargılama giderleri ve borçlar düşüldükten sonra iadesine karar vermişti. Yargıtay 15. Ceza Dairesi beraat hükümlerini onadı; ek karar yönünden ise beraat eden sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını ve paranın doğrudan sanığa iadesi gerektiğini belirterek kararı kanuna aykırı buldu ve "her türlü yargılama giderleri ve borçlar düşüldükten sonra" ibaresini çıkararak ek kararı düzelterek onadı.

    Sonuç: Beraat eden sanıktan el konulan para, yargılama giderleri düşülmeden doğrudan kendisine iade edilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Bloke dönemi faizi: faiz işletilmemişse yasal faiz maddi tazminattırYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2021/6853 · K. 2023/492 ·

    Şirket yetkilisinin örgüt üyeliği suçlamasından beraat ettiği ceza davasında şirketin Türk lirası hesabına 2007'de CMK m. 128'e göre bloke konulmuş, bloke 2016'da ek kararla kaldırılmıştı. Şirketin CMK m. 141/1-j'ye dayanan tazminat davası, muhtemel zararın istenemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiş ve istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, el konulan paranın miktarının, kaldırmadan sonra ne kadarının iade edildiğinin ve hesaba faiz işletilip işletilmediğinin araştırılması, faiz işletilmemişse yasal faizin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğini belirterek oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Bloke edilen paraya faiz işletilmemişse, uygulanacak yasal faiz CMK m. 141/1-j'ye göre maddi tazminat olarak istenebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Tedbirin konulduğu ve kaldırıldığı tarihler arasındaki faizin bilirkişiyle tespitiYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2022/7069 · K. 2026/3648 ·

    Beraat eden davacı gözaltı, tutukluluk, el koyma ve adli kontrol nedeniyle tazminat istemiş, banka hesaplarına hukuka aykırı bloke konulmasından doğan maddi zararını da ileri sürmüştü. İlk derece mahkemesi malvarlığına tedbir konulması nedeniyle zarara uğradığına dair bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesiyle bu talebi maddi tazminat kapsamında değerlendirmemişti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, el koyma karar ve tutanaklarının dosyaya alınması, tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralıkta faiz işletilip işletilmediğinin araştırılması, işletilmemişse bu döneme ilişkin yasal faizin bilirkişiyle tespit edilip maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğini belirterek oy birliğiyle bozdu.

    Sonuç: Bloke nedeniyle maddi tazminatta mahkeme el koyma kayıtlarını getirtir ve tedbirin konulduğu ve kaldırıldığı tarihler arasında faiz işletilmemişse bu döneme ilişkin yasal faizi bilirkişiyle tespit ettirir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Faiz zararının bitiş tarihi: blokenin ne zaman kalktığı ve paranın nerede tutulduğuYargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2019/14030 · K. 2021/4625 ·

    Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan yürütülen soruşturmada davacının banka hesabındaki paraya 2007'de el konulmuş, davacı beraat etmiş ve beraat 2014'te kesinleşmişti; paranın iadesine 2015 tarihli ek kararla karar verilmişti. Davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi, blokenin ne zaman kaldırıldığının, paranın davacının hesabında mı tutulduğunun yoksa başka bir hesaba mı aktarıldığının ve yasal faiz zararının hangi tarihe kadar işleyeceğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu; usulü kazanılmış hakkın ve o olayda manevi zararın oluşmayacağının gözetilmemesini de bozma nedeni saydı.

    Sonuç: Faiz zararının hangi tarihe kadar hesaplanacağı, blokenin kalktığı tarihe ve paranın el koymadan sonra nerede tutulduğuna göre belirlenir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Kaldırılan el koyma için önce CMK m. 141 tazminat yoluAnayasa Mahkemesi · B. No. 2020/36714 ·

    Başvurucunun malvarlığına ceza soruşturması kapsamında konulan el koyma tedbiri yargılama sürerken kaldırılmıştı; başvurucu tedbir nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi, CMK m. 141/1-j'nin koşulları oluşmadan el konulan ya da zamanında geri verilmeyen malvarlığı için tazminat imkânı tanıdığını, bu yolun Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca teoride ve pratikte başarı şansı sunan etkili bir yol olduğunu belirtti ve bu yola başvurulmadığı için başvuruyu başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu.

    Sonuç: El koyma kalktıktan sonra zarar iddiası önce CMK m. 141 tazminat yolunda ileri sürülür; bu yol tüketilmeden bireysel başvuru incelenmez.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Hesap blokesi ile el koyma aynı şey midir?

Hayır. Bloke sözcüğü Ceza Muhakemesi Kanununda ve 5549 sayılı Kanunda geçmez. 5549 sayılı Kanun m. 19/A bir işlemin yedi iş günü süreyle askıya alınmasını, CMK m. 128/A banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısının suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya almasını, CMK m. 128 ise hâkim kararıyla hesaba el konulmasını düzenler. Her birinin mercii ve kalkış yolu farklıdır.

MASAK işlem ertelemesi ne kadar sürer?

5549 sayılı Kanun m. 19/A/1'e göre işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe üzerine işlem yedi iş günü süreyle askıya alınabilir ya da aynı süreyle gerçekleşmesine izin verilmeyebilir. Yetki Kanunda Bakana verilmiştir ve bakan yardımcısına devredilebilir.

Banka hesabımı kendi kararıyla askıya alabilir mi?

CMK m. 128/A'ya göre TCK m. 142/2-e, 158/1-f ve l ile 245'teki suçların işlendiği hususunda makul şüphe varsa banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı suçta kullanılan hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir. Askıya alma Cumhuriyet başsavcılığına ve hesap sahibine bildirilir; hesap sahibi kaldırılması için başsavcılığa başvurabilir ve savcı yirmi dört saat içinde karar verir.

Banka hesabına el koyma kararını kim verir?

CMK m. 128/9'a göre bu madde uyarınca el koymaya ancak hâkim karar verebilir. Aklama ve terörün finansmanı suçlarında 5549 sayılı Kanun m. 17/2, CMK m. 128/A'daki hâllerde de m. 128/A/4 gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda Cumhuriyet savcısına da yetki verir; bu kararlar kısa sürede hâkim onayına sunulur.

Her suç soruşturmasında hesaba CMK m. 128 ile el konulabilir mi?

Hayır. CMK m. 128/2, birinci fıkranın uygulanacağı suçları tek tek sayar; listede olmayan bazı suçlar için aynı usulü özel kanunlar açar: aklama ve terörün finansmanında 5549 sayılı Kanun m. 17/1; yasa dışı bahis suçlarında (m. 5/1-a, b, c, ç) ve TCK m. 228/3-4'teki suçta 7258 sayılı Kanun m. 5. Ayrıca kural olarak suçtan elde edilen değere ilişkin bir kurum raporu alınır.

El koyma kararına itiraz süresi ne kadardır?

CMK m. 268/1'e göre hâkim kararına itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie dilekçeyle ya da zabıt kâtibine beyanda bulunarak yapılır. Hâkim itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir.

Sulh ceza hâkimliğinin el koyma kararına itirazı kim inceler?

CMK m. 268/3-a'ya göre o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimlik, son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimlik inceler. Anayasa Mahkemesi, itirazın bu mercie gönderilmeden kararı veren hâkimlikçe reddedildiği bir olayda mülkiyet hakkının usule ilişkin güvencelerinin sağlanmadığına karar vermiştir.

Beraat ettiğimde hesaptaki el koyma kendiliğinden kalkar mı?

Geri verme için CMK m. 131/1 bir karar arar: değerin muhafazasına gerek kalmaması veya müsadere edilmeyeceğinin anlaşılması hâlinde geri verilmesine savcı, hâkim veya mahkeme re'sen ya da istem üzerine karar verir. Anayasa Mahkemesi, beraate rağmen tedbirin gerekçesiz olarak sürdürüldüğü bir olayda mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

El koyma yıllarca sürebilir mi?

Tedbirin süresi Anayasa Mahkemesinin ölçülülük denetimine girer. Anayasa Mahkemesine göre tedbirin ölçülü sayılabilmesi için uzayan süreç nedeniyle orantısız hâle gelmemesi gerekir; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2010 yılından bu yana kaldırılmayan banka hesabı tedbirinde mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Haksız el koyma nedeniyle tazminat istenebilir mi?

CMK m. 141/1-j'ye göre malvarlığına koşulları oluşmadığı hâlde el konulan ya da malvarlığı zamanında geri verilmeyen kişi maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir. CMK m. 142/1'e göre istem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır. Anayasa Mahkemesi bu yolu, bireysel başvurudan önce tüketilmesi gereken etkili bir yol saymıştır.

Bloke süresince işlemeyen faiz tazminat olarak istenebilir mi?

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, CMK m. 141/1-j'ye dayanan tazminat davalarında bloke konulan hesaba tedbirin konulduğu ve kaldırıldığı tarihler arasında faiz işletilip işletilmediğinin araştırılmasını, faiz işletilmemişse bu döneme ilişkin yasal faizin maddi tazminat olarak ödenmesini aramıştır. Faizin hangi tarihe kadar işleyeceği için blokenin ne zaman kaldırıldığı ve paranın el koymadan sonra hesapta mı tutulduğu yoksa başka bir hesaba mı aktarıldığı tespit edilir.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer ceza usulü rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.