İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

IBAN kiralama ve hesap kullandırma (TCK m. 158/4)

Yayın tarihi:

Bu sayfada

Kısaca

  • IBAN kiralama, kişinin banka hesabını, kartını ya da internet bankacılığı bilgilerini başkasının kullanımına vermesidir; Türk Ceza Kanunu'nda bu adla ayrı bir suç yoktur.
  • Hesap bir dolandırıcılıkta kullanılırsa hesap sahibinin sorumluluğu, o dolandırıcılığa katılıp katılmadığına göre belirlenir. 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren TCK m. 158/4'e göre katılım, haksız menfaat amacıyla hesabın ya da kartın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir.
  • Hesap yasa dışı bahis parası için kullanılırsa 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c gündeme gelir.

Banka hesabını, kartını ya da internet bankacılığı bilgilerini başkasına veren kişi, hesap bir dolandırıcılıkta kullanıldığında sanık olarak yargılanabilir. Bu rehber, Türk Ceza Kanunu'na 7589 sayılı Kanunla eklenen m. 158/4'ün getirdiği indirimi, hesabı verenin yardım eden mi müşterek fail mi sayıldığını, Yargıtay'ın kast ve ispat için aradığı delilleri ve hesabın yasa dışı bahis parası için kullanıldığı hâli anlatır.

İlgili rehberler: Dolandırıcılık suçu (TCK m. 157-159)Yasa dışı bahis suçu (7258 sayılı Kanun m. 5)Hesaba bloke ve el koyma: MASAK işlem erteleme ve CMK m. 128İnfaz hesaplama

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Hayır. Hesabın kullanıldığı dolandırıcılık kural olarak resen soruşturulur; TCK m. 157 ve m. 158 şikâyet koşulu öngörmez. Kanun şikâyeti iki hâlde arar: 1) fiil bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmişse (TCK m. 159); 2) suç TCK m. 167/2'de sayılan akrabaların zararına işlenmişse, ilgili akraba bakımından. Yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık (7258 sayılı Kanun m. 5/1-c) da şikâyete bağlı değildir.

Dayanak: TCK m. 157, m. 158, m. 159, m. 167/2; 7258 sayılı Kanun m. 5

Şikâyet süresi

Şikâyete bağlı olmadığı için kural olarak şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. Şikâyetin arandığı TCK m. 159 ve m. 167/2 hâllerinde süre altı aydır ve fiili ve failin kim olduğunu öğrenmekten itibaren başlar.

Dayanak: TCK m. 73/1-2

Uzlaştırma

Yalnız basit dolandırıcılıkta ve şikâyete bağlı hâllerde. TCK m. 157'deki dolandırıcılık uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253/1-b-8); şikâyete bağlı suçlar da kapsamdadır (CMK m. 253/1-a). Nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) ve 7258 sayılı Kanun m. 5'teki suçlar CMK m. 253/1'de sayılmaz. Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, kapsam dışı bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; ancak birlikte işlenen suç önödeme kapsamındaysa uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır (CMK m. 253/3, son cümle).

Dayanak: CMK m. 253/1-a, m. 253/1-b-8, m. 253/3

Görevli mahkeme

Asliye ceza mahkemesi. Görev, kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir; ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez. Ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar; TCK m. 158/1'deki cezanın üst sınırı on yıl, 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c'deki cezanın üst sınırı beş yıldır. 7571 sayılı Kanundan önce nitelikli dolandırıcılık davalarına ağır ceza mahkemesi bakıyordu; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan ya da istinaf veya temyiz incelemesindeki dosyalara eski göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam olunur.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 11, m. 12, m. 14, geçici m. 7

Dava zamanaşımı

Basit dolandırıcılıkta sekiz yıl; üst sınır beş yıldır. Nitelikli dolandırıcılıkta üst sınır on yıl olduğu için süre on beş yıldır; süre belirlenirken dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de gözetilir (TCK m. 66/3). 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c'de üst sınır beş yıl olduğundan süre sekiz yıldır. Zamanaşımı kesilirse süre, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4).

Dayanak: TCK m. 66/1-d, m. 66/1-e, m. 66/3, m. 67/4

Adli para cezası

Seçenek değildir: TCK m. 157, m. 158 ve 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c hapis ile adli para cezasını birlikte öngörür. TCK m. 158/1'in (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Seçenek yalnız TCK m. 159 hâlindedir: altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası. Hükmolunan kısa süreli hapsin TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilmesi ayrı bir kurumdur; suç tanımında seçenek öngörülen hâlde hapse hükmedilmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez (TCK m. 50/2).

Dayanak: TCK m. 157, m. 158/1, m. 159, m. 50/1-2; 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c

HAGB ve erteleme

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olmasına bağlıdır; ölçüt kanundaki alt sınır değil, hükmolunan cezadır. Nitelikli dolandırıcılıkta alt sınır üç yıl, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde dört yıl olduğundan ceza bu eşiğe ancak indirimle iner; katılımı hesap veya kart vermekle sınırlı kişide TCK m. 158/4 cezayı yarı oranında indirir, etkin pişmanlıkta TCK m. 168 uyarınca cezanın üçte ikisine ya da yarısına kadarı indirilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için ayrıca suçla mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir (CMK m. 231/6-c). Bu karar verilirse sanık beş yıl denetim süresine tâbi tutulur; suç tarihinde çocuk olan sanıkta denetim süresi üç yıldır (5395 sayılı Kanun m. 23/1). Suçun doğurduğu zarar azsa, adli süreçteki çocuk hakkında bu karar için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir (5395 sayılı Kanun m. 23/3). Ertelemede iki yıllık sınır, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişide üç yıldır (TCK m. 51/1).

Dayanak: CMK m. 231/5, 231/6-c, 231/8; TCK m. 51/1, m. 158/4, m. 168; 5395 sayılı Kanun m. 23

Türk Ceza Kanunu m. 158/4 hesabını veya kartını başkasına vereni nasıl düzenliyor?

"IBAN kiralama" Türk Ceza Kanunu'nda geçen bir terim değildir; kanunda bu adla tanımlanmış ayrı bir suç yoktur. Uygulamada ifade, kişinin banka hesabını, kartını, internet ya da mobil bankacılık bilgilerini başkasının kullanımına vermesini anlatır. Bu rehberdeki Yargıtay kararlarında da fiil "banka hesap numarasını vermek" ya da "kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini vermek" diye anlatılır. (Yargıtay 11. CD, E. 2023/2909)1 (Yargıtay 11. CD, E. 2024/3326)2

Hesap bir dolandırıcılıkta kullanıldı diye hesap sahibi kendiliğinden cezalandırılmaz; sorumluluğu, dolandırıcılığa (TCK m. 157 veya m. 158) katılıp katılmadığına ve katılımın biçimine göre belirlenir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, güvendiği bir tanıdığına hesap numarasını veren ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunan sanık hakkında iştirake yeterli delil bulunmadığını belirterek beraat gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/16966)3 Katılım biçimleri Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümlerindedir: suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri fail olarak sorumlu olur (TCK m. 37/1); suçun işlenmesine yardım eden kişinin cezası ise kural olarak yarı oranında indirilir (TCK m. 39/1).

7589 sayılı Kanunla TCK m. 158'e eklenen dördüncü fıkra bu tabloya bir indirim ekler. Fıkranın koşulları şunlardır: 1) kişi TCK m. 157 ya da m. 158'deki bir dolandırıcılığa iştirak etmiş olmalıdır; 2) kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla hareket etmelidir; 3) verdiği şey, kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi bir ödeme aracı ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki bir hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araç olmalıdır; 4) suça katılımı bu fiille sınırlı kalmalıdır. Koşullar birlikte gerçekleşirse verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Fıkra yeni bir suç tanımlamaz; dolandırıcılığa katılan kişiye verilecek cezayı indirir. Bu yüzden önce dolandırıcılığa katılımın ispatlanması gerekir; katılım ispatlanamazsa indirim değil beraat gündeme gelir. Fıkra yalnız TCK m. 157 ve m. 158'deki suçlara iştirak için öngörülmüştür; hesabın yasa dışı bahis parası için kullanıldığı 7258 sayılı Kanun m. 5'teki suçlar bu fıkranın kapsamında sayılmamıştır.

Hüküm, kişinin kendi hesabını ya da kartını vermesini de, başkasına ait bir hesabın ya da kartın bilgilerini vermesini de kapsar; banka hesabının yanında aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaplar da sayılmıştır. Fıkra 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunun 13. maddesiyle eklenmiş ve Kanunun yayımı tarihi olan 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir (7589 sayılı Kanun m. 26/1-c). Bu rehberdeki Yargıtay kararlarının tamamı bu tarihten önce verilmiştir; hiçbirinde m. 158/4 uygulanmamıştır.

Hesabını veren kişi yardım eden mi, müşterek fail mi sayılır?

Ayrımın sonucu cezadadır. Müşterek fail suçun cezasıyla cezalandırılır (TCK m. 37/1). Yardım edenin cezası ise yarı oranında indirilir ve bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez (TCK m. 39/1). Yardım etme hâlleri arasında "fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak" (TCK m. 39/2-b) ile "suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" (TCK m. 39/2-c) da sayılır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin aynı dosyada verdiği iki karar bu ayrımı ele alır. İlk kararda Daire, suç tarihinde ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın ortak suç işleme kararına bağlı olarak fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurduğuna dair somut delil bulunmadığını; suç işleneceğini bilerek banka hesap numarasını vermesinin nitelikli dolandırıcılığın işlenmesinden önce yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığını kabul etti ve sanığın TCK m. 39/2-c uyarınca yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğini belirterek hükmü bozdu.1

Bozmadan sonra ilk derece mahkemesi önceki uygulamasını genişletilmiş bir gerekçeyle sürdürdü. Daire bu kararı direnme değil yeni bir hüküm saydı ve işin esasına girdi.2 Bu kez sanığın, kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini vererek nitelikli dolandırıcılık eylemine başından itibaren iştirak ettiğini, katılanın yatırdığı paranın bir kısmının sanığın yeğeni tarafından çekildiğini ve sanığın suçun icrasına etkin, fonksiyonel katkıda bulunduğunu belirterek müşterek faillikten kurulan mahkûmiyeti onadı.2 İkinci kararda yeni bir delilden söz edilmez; paranın bir kısmının sanığın yeğeni tarafından çekildiği olgusu, ilk kararın incelediği ilk derece mahkemesi kabulünde de yer alıyordu.1 Daire, bozma sonrası hükmü yeni hüküm sayıp ilk derece mahkemesinin genişletilmiş gerekçesiyle kurulan hükmü onamış ve bu dosyada sonuç müşterek faillik olmuştur; ilk karardaki yardım etme değerlendirmesi aynı dosyada sonuca dönüşmemiştir.2

Aynı Daire başka bir dosyada, dolandırıcının isteği üzerine üçüncü kişilere ait hesap bilgileri ile banka kartlarını temin eden, kendi hesap ve kartlarını kullandıran ve hesaplara yatan paraları bizzat çekip belli bir pay karşılığında dolandırıcıya veren sanıkların fiiller üzerinde ortak hâkimiyet kurduğunu kabul etti; bu sanıklara yardım indirimi uygulanmasını eksik ceza tayini sayarak hükmü bozdu.3

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da hesap açtırıp hesap numarasını ileten, parayı bankadan çeken ve teslim alan sanıkların yer aldığı bir dosyada, dolandırıcılık suçunun oluşumu bakımından hileli davranışları gerçekleştiren ile haksız menfaati temin edenin aynı kişi olmasının gerekmediğini; plan doğrultusunda her sanığın suçun oluşumuna doğrudan katkıda bulunduğunu belirterek her biri için aynı temel cezanın belirlenmesini isabetli buldu. (Yargıtay CGK, E. 2016/1259)4

Bu kararların hiçbiri TCK m. 158/4'ü uygulamamıştır. Fıkranın yardım etme indirimiyle (TCK m. 39/1) birlikte uygulanıp uygulanmayacağı bu rehberdeki kararlarda tartışılmamıştır. Fıkranın lafzına göre indirim, katılımın kendisine veya başkasına ait ödeme araçlarını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olmasına bağlıdır (TCK m. 158/4). Paranın bizzat çekilmesi gibi başka katkıların bu sınırın içinde kalıp kalmadığı bu rehberdeki kararlarda tartışılmamıştır.

IBAN kiralama ve hesap kullandırmanın cezası nedir?

Ayrı bir suç tanımı olmadığından ceza, hesabın kullanıldığı dolandırıcılığın cezasından ve katılımın biçiminden hesaplanır. Basit dolandırıcılıkta ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 157). Nitelikli dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 158/1). Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması (f bendi) ve kendini kamu görevlisi ya da banka çalışanı olarak tanıtma (l bendi) dahil (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapsin alt sınırı dört yıl, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Dolandırıcılık üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse bir kat artırılır (TCK m. 158/3). Bu artırım hem TCK m. 158'deki hem de TCK m. 157'deki suçlar için öngörülmüştür.

Katılımı hesap ya da kart vermekle sınırlı kişide TCK m. 158/4 verilecek cezayı yarı oranında indirir. Hesabı verenin yardım eden sayıldığı hâlde TCK m. 39/1 de cezanın yarısının indirilmesini öngörür ve bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.

Zararın giderilmesi cezayı ayrıca düşürür. Fail, azmettiren veya yardım eden, kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce giderirse yarısına kadarı indirilir (TCK m. 168/1-2). Kısmen geri verme veya tazminde ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168/4).

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazında sanıkların eyleme katılma ağırlıklarının aynı olmadığını ileri sürmüştü; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise her sanığın suçun oluşumuna doğrudan katkıda bulunduğu ve elde edilen menfaatin kendi aralarında değişik miktarlarda paylaşılmasının suçun oluşumuna etkisi bulunmadığı bir dosyada, bütün sanıklar için temel hapis cezasının aynı belirlenmesini ve adli para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katı olarak tayinini isabetli bulmuştur.4

Hesap yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılıkta kullanılmışsa ceza üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır (7258 sayılı Kanun m. 5/1-c). Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme gündeme gelir; koşulları usul kutusundadır.

Dolandırıcılık suçundan ceza infaz kurumuna giren hükümlülerin illere göre dağılımı (81 il, 100 bin kişi başına) Türkiye Suç Atlası'nda yer alır. Sayılar TÜİK Ceza İnfaz Kurumu İstatistikleri'nden alınmıştır ve suçun işlendiği ile göredir; il düzeyinde en güncel yıl 2020'dir.

Hesap sahibinin suça katıldığı nasıl ispatlanır?

Bu rehberdeki kararlarda hesabın sanığa ait olması tek başına mahkûmiyete yeterli sayılmamıştır; hesabı kimin, hangi bilgiyle ve hangi karşılıkla verdiği ayrıca araştırılmıştır.3 (Yargıtay 11. CD, E. 2021/34336)5

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, temyiz dışı bir sanığın internette banka hesabı kiralama işini görüp hesabını, banka bilgilerini ve şifrelerini verdiğini ve komisyon aldığını anlattığı bir dosyada mahkûmiyetleri onarken şu delilleri birlikte saydı: temyiz dışı diğer sanığın aşamalardaki tutarlı ve istikrarlı beyanları, sanıkların savunmaları, katılanın beyanları, HTS kayıtları, sanıklar arasında dosyaya yansıyan bir husumetin bulunmaması, bir sanığın temyiz dışı sanığa yazdığı mektuplar ve banka kayıtları. (Yargıtay 11. CD, E. 2023/4510)6

Hesabı isteyen kişinin sorumluluğu da hesap sahibinin beyanıyla kurulabilir. Daire, hesabına yatan parayı çekip yönlendirilen kişiye elden veren ve bunun karşılığında 300 TL aldığını söyleyen hesap sahibinin aşamalarda değişmeyen beyanına ve diğer sanığa iftira atmasını gerektiren bir sebep bulunmamasına dayanarak, hesap numarasını isteyen sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet kurulması gerektiğine karar verdi; hesap sahibinin mahkûmiyetini ise onadı. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/26724)7

Menfaat karşılığı hesap verme katılımın göstergesi sayılmıştır. Şirketi maddi olarak zor duruma düşen bir sanığın yeğeninden yardım istediği, yeğenin yardım talebinin karşılığı olarak banka hesabı istediği ve dolandırıcılığın şirketteki işçilerin hesapları kullanılarak işlendiği bir dosyada Daire, sanıkların maddi menfaat karşılığında suça katıldığının sabit olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesinin beraat kararını bozdu. (Yargıtay 11. CD, E. 2025/1936)8 Aynı kararda Daire, bölge adliye mahkemesinin delilleri yeniden değerlendirip ilk derece mahkemesinden farklı olarak beraat kararı verecekse bunu duruşma açarak yapması gerektiğini de belirtti.8

Güven ilişkisi ve pay alınmadığı savunması ise beraat yönünde değerlendirilmiştir. Daire, komşusu olan ve aynı iş yerinde çalıştığı kişiye, kendisine para geleceğini ama kartının iptal olduğunu söylemesi üzerine güvenip hesap numarasını veren ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunan sanık hakkında, dolandırıcının başka tanıdıklarından da benzer bahanelerle hesap ve kart bilgisi aldığının anlaşılması karşısında iştirake dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyeti bozdu.3

Parayı geri göndermek de tartışılması gereken bir olgudur. E-posta adresinin taklit edilmesiyle bir şirkete yapılacak ödemenin sanığın hesabına yönlendirildiği dosyada sanık, hesabı yanında çalıştığı diğer sanığın talimatıyla açtığını söylemişti. Daire, sanığın hesabına gelen parayı gönderen hesaba aynı gün iade etmesi karşısında suça iştirak iradesinin tartışılması gerektiğini belirterek mahkûmiyeti bozdu.5

Hangi savunmalar araştırılmadan mahkûmiyet kurulamaz?

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2025 ve 2026 tarihli iki kararında, hesabı kullanılan sanığın somut bir açıklama getirdiği dosyalarda bu açıklama araştırılmadan kurulan mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2025/4918)9 (Yargıtay 11. CD, E. 2025/3620)10

İlkinde sanık, kredi çekemediği için gördüğü bir ilan üzerine görüştüğü kişilerin hesaba para giriş-çıkışları sayesinde kredi puanının artacağını söylemeleri üzerine hesap numaralarını ve kartlarını verdiğini, hesabına yatan parayı yanındaki kişiyle birlikte çekip ona verdiğini, daha sonra hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını öğrenip şikâyetçi olduğunu savunmuştu. Daire; sanığın uygulamalar üzerinden yaptığı mesajlaşmaların araştırılmasını, savunmada belirtilen hatla suç tarihi öncesi ve sonrası görüşme kaydı olup olmadığının tespitini ve bu hattın suç tarihindeki fiili kullanıcısının bulunup ifadesinin alınmasını istedi; bunlar yapılmadan kurulan hükmü eksik araştırma gerekçesiyle bozdu.9

İkincisinde sanık, Instagram üzerinden tanıştığı kişilerin kredi puanını yükseltmeye yardımcı olacaklarını söylemeleri üzerine banka kartını ve mobil bankacılık bilgilerini verdiğini, şüphelenince aynı gün müşteri hizmetlerini arayıp hesabını kapattırdığını savunmuştu; güvenlik kamerası görüntülerine göre parayı çeken kişi sanık değildi. Daire, hesabı kapattırma savunmasının doğruluğunun bankadan sorulmasını, sanığın suç tarihinde kullandığı hattın HTS kayıtları ile sinyal bilgilerinin getirtilmesini ve diğer sanıklarla ya da suçta kullanılan hatla irtibatının araştırılmasını istedi; mahkûmiyeti eksik araştırma gerekçesiyle bozdu ve tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.10

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da kredi kartına mağdurun parasının yatırıldığı iddia edilen sanık hakkında paranın kaynağının araştırılmasını istemiştir: mağdurun şikâyet için ifade verdiği saat ile paranın sanığın kartına yatırıldığı saat karşılaştırılmalı, bankadan ilgili saatler arasındaki havale kayıtları getirtilmeli ve mağdurla görüşen hatların kullanıcıları belirlenmeliydi. Kurul, onama kararını kaldırıp mahkûmiyeti eksik araştırma gerekçesiyle bozdu. (Yargıtay CGK, E. 2017/132)11

Gerekçesiz beraat de bozma sebebidir. Kredi kartı hesabına mağdurun kartından para aktarılan ve bu parayı bir borçlusunun borcuna karşılık gönderdiğini savunan sanık hakkında Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kararların denetime olanak verecek biçimde gerekçeli olması gerektiğini belirterek gerekçesiz kurulan beraat hükmünü bozdu; savunmanın doğruluğunun, suçta kullanılan hattın kimin adına kayıtlı olduğunun ve fiilen kimin kullandığının, işlemin yapıldığı IP numarasının kime ait olduğunun araştırılmasını istedi. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/31520)12

Hüküm kesinleştikten sonra da yol tamamen kapanmaz. Kartını ve şifresini, kendisine yardım yapılacağını söyleyen kişilere verdiğini savunan ve mahkûm olan bir kişi, kartları bu yolla topladığını başka bir davada tanık olarak anlatan kişinin beyanını sunarak yargılamanın yenilenmesini istemişti. Daire, bu beyanın yerel mahkemece hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmadığını, yeni bir delil niteliğinde bulunduğunu ve CMK m. 311/1-e uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceğini belirterek talebin reddine ilişkin ek kararı kanun yararına bozdu. (Yargıtay 11. CD, E. 2024/2293)13

Banka hesabının kullanılması dolandırıcılığı TCK m. 158/1-f uyarınca nitelikli hâle getirir mi?

TCK m. 158/1-f, dolandırıcılığın "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" işlenmesini nitelikli hâl sayar; bu hâlde hapsin alt sınırı dört yıldır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, paranın bir banka hesabına aktarılmasının bu bendin banka hâlini kendiliğinden doğurmadığını kabul etmiştir.4

Kurul, sanıkların katılan şirket zararına menfaat elde ederken banka hesabı kullandıklarının sabit olduğunu, ancak dolandırıcılık için gerekli hilenin bankanın herhangi bir maddi varlığı kullanılarak gerçekleştirilmediğini belirtti. Hile, şirketin bilgisayar muhasebe sisteminde oluşturulan gerçek olmayan firma unvanı ve alacak kayıtlarına dayandığı için Kurul eylemi "bankanın araç olarak kullanılması" değil, aynı bentteki "bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması" suretiyle dolandırıcılık olarak nitelendirdi.4

Nitelendirme, kart bilgisinin nasıl ele geçirildiğine göre de değişir. Telefonla kendini banka görevlisi olarak tanıtan bir kişinin mağdurun kredi kartı bilgilerini ele geçirdiği ve mağdurun kart hesabından sanığın kredi kartı hesabına para aktarıldığı bir dosyada Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kart bilgilerinin hileyle ele geçirilmesi nedeniyle gerçek anlamda verilen bir rızadan söz edilemeyeceğini ve sübutu hâlinde eylemin, suç tarihi itibarıyla TCK m. 245/1'de düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturacağını belirtti.12

TCK m. 245/1'in cezası üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. TCK m. 158/4'teki indirim yalnız TCK m. 157 ve m. 158'deki suçlara iştirak için öngörülmüştür; TCK m. 245 bu fıkrada sayılmamıştır.

Hesap yasa dışı bahis parası için kullanılırsa 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c nasıl uygulanır?

7258 sayılı Kanun m. 5/1-c, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişileri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. Aynı madde, bu oyunların oynanması için ortaya konulan veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değerinin TCK'nın eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilmesini de öngörür. Bu rehberdeki bahis dosyalarını Yargıtay 7. Ceza Dairesi incelemiştir.

Daire, para nakline aracılığın ispatını ayrı bir ölçüte bağlamıştır. Sanığın yasa dışı bahis oynadığı ya da oynanmasına aracılık ettiği düşünülebilecek bir dosyada, üçüncü kişilerden yasa dışı bahis oynamak üzere toplanan paraların transferini sağladığına dair, savunmasının aksini gösteren delil bulunmadığını belirterek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği mahkûmiyeti bozdu. (Yargıtay 7. CD, E. 2025/1216)14 Bu dosyada bölge adliye mahkemesi mahkûmiyeti MASAK ve bilirkişi raporlarındaki tespitlere dayandırmıştı.14

Hesap hareketlerinin kendisi de delil olabilir. Daire bir dosyada, sanığın banka hesaplarındaki hareketlerin yoğunluğunu, sanığın işi ve maddi durumu ile uyumlu görülmeyen, 2-3 gün gibi kısa sürelerde büyük miktarlarda para birikmesini, bu paraların yurt dışı hesaplara aktarılmasını ve sanığın hesabı kendisinin kullandığını, paraların bahis tahmini ile ilgili olarak yatırıldığını söylemesini birlikte değerlendirerek tebliğnamedeki eksik araştırma görüşüne katılmadı ve mahkûmiyeti onadı. (Yargıtay 7. CD, E. 2021/24130)15

Başka bir dosyada tebliğname, sanığın hesabına para yatıran kişilerin dinlenmesini istemişti. Daire, hesap dökümlerindeki bazı transferlerin açıklamalarından bunların bahisle ilgili olduğunun görüldüğünü belirterek bu görüşe katılmadı ve mahkûmiyeti onadı. (Yargıtay 7. CD, E. 2023/15386)16

TCK m. 158/4 bu suçta uygulanmaz; fıkra yalnız TCK m. 157 ve m. 158'deki suçlara iştiraki kapsar. Bu rehberdeki kararlarda hesap kullandırma, suç gelirlerinin aklanması (TCK m. 282) ya da 5549 sayılı Kanun kapsamında nitelendirilmemiştir; fiil dolandırıcılığa katılma, TCK m. 245/1 ya da 7258 sayılı Kanun m. 5 yönünden değerlendirilmiştir.

TCK m. 158/4, yürürlüğünden önce işlenen fiillere ve kesinleşmiş hükümlere uygulanır mı?

Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur (TCK m. 7/2). TCK m. 158/4 cezayı indiren bir hükümdür; 7589 sayılı Kanun, fıkranın daha önce hüküm verilmiş dosyalara nasıl uygulanacağını geçici 1. maddesinde ayrıca düzenlemiştir.

1) Geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce TCK m. 157 veya m. 158 uyarınca hakkında hüküm verilmiş, dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan ve m. 158/4'ün uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemesi ceza dairelerindeki dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/6).

2) Aynı tarihten önce hakkında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında olan ve hakkında TCK m. 168 uygulanmamış hükümlülerden m. 158/4'ün uygulanacağı kişiler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse TCK m. 168/2'deki etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu süre içinde, zarar tamamen giderilinceye kadar bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Fıkra, yürürlük tarihinde hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmadığı için sonradan kesinleşen hükümlere de uygulanır (7589 sayılı Kanun geçici m. 1/7).

Geçiş hükmünün uygulanmasına ilişkin bir Yargıtay kararı bu rehberde yer almıyor; buradaki kararların tamamı m. 158/4 yürürlüğe girmeden önce verilmiştir. Kararlarda geçen ceza miktarları bu yüzden fıkradan önceki hukuka göre belirlenmiştir.

Dosya Yargıtay aşamasına gelirse dolandırıcılık davalarının Yargıtay'da ne kadar sürdüğünü hazırladığımız dosyamnezamandoner.com'da görebilirsiniz; süreler Yargıtay kararlarından ölçülür.

İlgili mevzuat

TCK m. 158/4 — Nitelikli dolandırıcılık

Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;

a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,

İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

(4) (Ek:16/7/2026-7589/13 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 157 — Dolandırıcılık

Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 37 — Faillik

Madde 37- (1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.

(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 39 — Yardım etme

Madde 39- (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.

(2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:

a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.

b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.

c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 10 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 168 — Etkin pişmanlık

Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)

(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.

(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.

(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.

(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 7/1-2 — Zaman bakımından uygulama

Madde 7-

(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.

(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 11 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 245 — Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)

(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;

a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,

b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,

c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,

zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

7258 sayılı Kanun m. 5 — Başlıksız madde: izinsiz bahis ve şans oyunları

Madde 5 –  (Değişik: 12/7/2013-6495/3 md.)

Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın;

a) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

b) Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

c) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

ç) Kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

d) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır.

Bu madde kapsamına giren suçlarla bağlantılı olarak, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarının oynanmasına tahsis edilen veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların oynanması için ortaya konulan veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir.

Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Bu madde kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine ilişkin hükümleri uygulanır.

Bu madde kapsamına giren suçların işlendiği işyerleri mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından ihtarda bulunmaksızın üç ay süreyle mühürlenerek kapatılır. İş yeri açma ve çalışma ruhsatına sahip işyerlerinin ruhsatları mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine ruhsat vermeye yetkili idare tarafından beş iş günü içinde iptal edilir.

(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/23 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/23 md.) Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde düzenlenen suçlar ile 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

a) 128 inci maddesinde yer alan taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma,

b) 135 inci maddesinde yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,

c) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,

ç) 140 ıncı maddesinde yer alan teknik araçlarla izleme,

tedbirlerine ilişkin hükümler uygulanabilir.

(Ek fıkra:22/4/2022-7405/48 md.) Bu Kanunda tanımlanan suçlara ilişkin delil veya emarelerin tespiti hâlinde Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunabilir. Soruşturma sonunda verilecek kovuşturmaya yer olmadığı kararları Spor Toto Teşkilat Başkanlığına tebliğ edilir ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı bu kararlara itiraz edebilir.

(Ek fıkra:22/4/2022-7405/48 md.) Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini Spor Toto Teşkilat Başkanlığına tebliğ eder. Başvuru yapılması hâlinde Spor Toto Teşkilat Başkanlığı açılan davaya katılan olarak kabul edilir.

Kaynak: Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun (7258)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 28 Ekim 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1. Hesap numarasını bilerek veren ve müşterek hâkimiyeti ispatlanamayan sanık yardım eden sayıldıYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/2909 · K. 2023/6665 ·

    Suç tarihinde ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın, nitelikli dolandırıcılıkta kullanılan banka hesabının numarasını diğer sanığa verdiği dosyada Daire, sanığın ortak suç işleme kararına bağlı olarak fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurduğuna dair somut delil bulunmadığını belirtti. Suç işleneceğini bilerek hesap numarasını vermenin suçun işlenmesinden önce yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığını, sanığın TCK m. 39/2-c uyarınca yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğini kabul ederek bölge adliye mahkemesi kararını oybirliğiyle bozdu.

    Sonuç: Yalnız hesap numarasının bilerek verildiği kabul edildiğinde yardım etme sayıldı; aynı dosyada bozmadan sonra Daire, ilk derece mahkemesinin genişletilmiş gerekçesiyle kurulan müşterek faillik hükmünü onadı; yardım değerlendirmesi bu dosyada sonuca dönüşmedi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2. Kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini vererek eyleme baştan katılan sanık müşterek fail sayıldıYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/3326 · K. 2024/13191 ·

    Yardım etme gerekçesiyle verilen bozmadan sonra ilk derece mahkemesi önceki uygulamasını genişletilmiş bir gerekçeyle sürdürdü; Daire bu kararı direnme değil yeni hüküm saydı. Sanığın, mahkûmiyeti kesinleşen diğer sanığa kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini vererek nitelikli dolandırıcılık eylemine başından itibaren iştirak ettiğini, katılanın yatırdığı paranın bir kısmının sanığın yeğeni tarafından çekildiğini ve sanığın suçun icrasına etkin, fonksiyonel katkıda bulunduğunu belirterek müşterek faillikten kurulan mahkûmiyeti oybirliğiyle onadı.

    Sonuç: Bozmadan sonra Daire, sanığın kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini vererek eyleme başından itibaren katıldığını ve paranın bir kısmının yeğeni tarafından çekildiğini belirterek müşterek faillikten kurulan hükmü onadı; aynı dosyadaki önceki bozmada Daire yardım etme görüşündeydi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3. Paraları çekip pay alan müşterek fail; güvenip hesap bilgilerini veren ve pay almadığını savunan beraat etmeliYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/16966 · K. 2024/7470 ·

    Kendini polis ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan sanığın kullandığı hesapların başkalarınca sağlandığı dosyada Daire iki ayrı sonuca ulaştı. Üçüncü kişilere ait hesap bilgileri ile banka kartlarını temin eden, kendi hesap ve kartlarını kullandıran ve hesaplara yatan paraları bizzat çekip belli bir pay karşılığında dolandırıcıya veren sanıkların fiiller üzerinde ortak hâkimiyet kurduğunu, bunlara yardım indirimi uygulanmasının eksik ceza tayini olduğunu belirtti. Komşusuna güvenerek hesap numarasını veren ve paradan pay almadığını savunan sanık hakkında ise iştirake yeterli delil bulunmadığından beraat gerektiğini kabul etti ve hükümleri bozdu.

    Sonuç: Paraları çekip pay alanlar müşterek fail; güvenerek hesap ve kart bilgilerini paylaşan ve pay almadığını savunan sanık ise delil yetersizliğinden beraat etmeliydi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4. Hile bankanın maddi varlığıyla yapılmadıysa hesap kullanılması banka nitelikli hâlini oluşturmazYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2016/1259 · K. 2020/405 ·

    Katılan şirketin muhasebe çalışanı olan sanığın sistemde gerçek olmayan firma unvanı ve alacak kaydı oluşturup parayı bir sanığın Adana'da kendi adına açtığı hesaba havale ettirdiği ve paranın hesap sahibi sanık ile bir başka sanık tarafından İstanbul'da bankadan çekildiği dosyada Ceza Genel Kurulu, sanıkların menfaat elde ederken banka hesabı kullandıklarının sabit olduğunu ancak hilenin bankanın herhangi bir maddi varlığı kullanılarak gerçekleştirilmediğini belirtti ve eylemi bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık saydı. Hileli davranışları gerçekleştiren ile haksız menfaati temin edenin aynı kişi olmasının gerekmediğini, her sanığın suçun oluşumuna doğrudan katkıda bulunduğunu belirterek eşit temel ceza belirlenmesini isabetli buldu ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazını oybirliğiyle reddetti.

    Sonuç: Nitelikli hâli hesabın kullanılması değil hilenin nasıl yapıldığı belirler; kendi adına hesap açan ve parayı çeken sanık da doğrudan katkısıyla fail olabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5. Hesabına gelen parayı aynı gün iade eden sanıkta iştirak iradesi tartışılmalıYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/34336 · K. 2026/2553 ·

    Katılan şirketin e-posta adresine benzeyen bir adresle yazışılarak, katılana gönderilmesi gereken 6.421,91 USD'nin hesap numaralarının değiştiği bahanesiyle sanığın hesabına gönderildiği dosyada sanık, diğer sanığın yanında çalıştığını, hesabı onun talimatıyla açtığını ve hesaplarından para çekmesi için ona vekâletname verdiğini savunmuştu. Daire, sanığın hesabına gelen parayı gönderen hesaba aynı gün iade etmesi karşısında suça iştirak iradesinin tartışılmasından sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğini belirterek eksik araştırmayla kurulan mahkûmiyeti bozdu.

    Sonuç: Paranın aynı gün geri gönderilmesi, hesap sahibinin suça katılma iradesi tartışılmadan geçilemeyecek bir olgudur.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6. Hesap kiralayan ve komisyon karşılığı hesabını veren sanıkların mahkûmiyeti beyan, HTS, banka kayıtları ve mektuplarla onandıYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/4510 · K. 2023/10239 ·

    Kendilerini başkomiser ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan kişilerin katılanı 122.000 TL göndermeye ikna ettiği dosyada temyiz dışı bir sanık, internette banka hesabı kiralama işini görüp hesabını, banka bilgilerini ve şifrelerini verdiğini ve komisyon aldığını anlatmıştı; bir sanık ihtiyaç duyduğu banka hesaplarını Kıbrıs'a gönderdiğini, bir kişinin hesabını da aldığını ama bu dolandırıcılıkta kullanmadığını savunmuştu; sanıklardan biri de kripto işlemleri için hesabını verdiğini, komisyon aldığını, dolandırıcı olabileceklerini düşündüğü hâlde paraya ihtiyacı olduğu için bir şey söylemediğini beyan etmişti. Daire, temyiz dışı sanığın aşamalardaki tutarlı ve istikrarlı beyanlarını, savunmaları, katılan beyanlarını, HTS kayıtlarını, sanıklar arasında husumet bulunmamasını, bir sanığın yazdığı mektupları ve banka kayıtlarını birlikte değerlendirerek mahkûmiyetleri onadı.

    Sonuç: Komisyon karşılığı hesap verildiğini gösteren beyan, iletişim ve banka kayıtları birleşince mahkûmiyet onandı.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7. Hesap sahibinin değişmeyen beyanına göre hesabı isteyen kişi de mahkûm edilmeliYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/26724 · K. 2025/6719 ·

    Kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin, hesaplarının terör örgütü üyelerinin eline geçtiğini söyleyerek katılanı bir sanığın hesabına para yatırmaya yönlendirdiği dosyada hesap sahibi, diğer sanığın talebi üzerine hesap numarasını verdiğini, hesabına yatan parayı çekip yönlendirilen kişiye elden verdiğini ve karşılığında 300 TL aldığını aşamalarda değişmeden anlatmıştı. Daire hesap sahibinin mahkûmiyetini onadı; hesap sahibinin diğer sanığa iftira atmasını gerektiren bir sebep bulunmadığını belirterek hesabı isteyen sanık hakkındaki beraat kararını bozdu.

    Sonuç: Hesabı isteyen kişi de sorumludur; hesap sahibinin değişmeyen ve iftira sebebi bulunmayan beyanı mahkûmiyete dayanak olabilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8. Yardım karşılığı banka hesabı istenen olayda menfaat karşılığı katılım sabit görüldüYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/1936 · K. 2026/494 ·

    İnternette başka biri adına açılan hesapla verilen satılık araç ilanı üzerine şikâyetçinin 1.000 TL kaporayı bir sanık adına kayıtlı hesaba gönderdiği dosyada Daire, şirketi maddi olarak zor duruma düşen sanığın yeğeninden yardım istediğini, yeğenin bu yardımın karşılığı olarak banka hesabı istediğini ve eylemin şirketteki işçilerin hesapları kullanılarak işlendiğini belirterek sanıkların maddi menfaat karşılığında suça katıldığının sabit olduğunu kabul etti. Bölge adliye mahkemesinin delilleri yeniden değerlendirip duruşma açmadan beraat vermesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı oybirliğiyle bozdu.

    Sonuç: Hesabın bir menfaat karşılığında verilmesi katılımın göstergesi sayıldı; istinafta delili yeniden değerlendirerek beraat vermek için duruşma açılmalıdır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9. "Kredi puanı yükseltme" savunması mesajlaşmalar ve hattın kullanıcısı araştırılmadan reddedilemezYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/4918 · K. 2026/125 ·

    Kendini banka çalışanı olarak tanıtan bir kişinin yönlendirmesiyle katılanın kredi çekip parayı sanıkların hesaplarına gönderdiği dosyada bir sanık, hesaba para giriş-çıkışları sayesinde kredi puanının artacağı söylenerek hesap numaralarını ve kartlarını verdiğini, parayı yanındaki kişiyle çekip ona verdiğini, sonra hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını öğrenip şikâyetçi olduğunu savunmuştu. Daire, mesajlaşmalar, savunmada belirtilen hatla görüşme kaydı olup olmadığı ve bu hattın suç tarihindeki fiili kullanıcısı araştırılmadan kurulan hükmü eksik araştırma gerekçesiyle bozdu; zincirleme suç koşullarının da araştırılmasını istedi.

    Sonuç: Hesabını veren sanığın somut savunması iletişim kayıtlarıyla araştırılmadan mahkûmiyet kurulamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10. Hesabını aynı gün kapattırdığını söyleyen ve parayı çekmeyen sanığın savunması bankadan sorulmalıYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/3620 · K. 2025/12643 ·

    Kendini bir kurum çalışanı olarak tanıtan kişinin yönlendirmesiyle şikâyetçilerin sanıkların hesaplarına para gönderdiği dosyada bir sanık, Instagram üzerinden tanıştığı kişilerin kredi puanını yükseltme vaadiyle banka kartını ve mobil bankacılık bilgilerini verdiğini, şüphelenince aynı gün hesabını kapattırdığını savunmuştu; güvenlik kamerası görüntülerine göre parayı çeken kişi o değildi. Daire, savunmanın bankadan sorulmasını, HTS kayıtları ile sinyal bilgilerinin getirtilmesini ve sanığın suçta kullanılan hatla irtibatının araştırılmasını isteyerek bu sanığın mahkûmiyetini bozdu ve tahliyesine karar verdi; aynı dosyadaki başka bir sanığın mahkûmiyetini onadı.

    Sonuç: Kartını veren ama parayı çekmeyen ve hesabı kapattırdığını söyleyen sanığın savunması araştırılmadan kurulan mahkûmiyet bozuldu.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11. Karta yatan paranın mağdurun parası olduğu araştırılmadan mahkûmiyet kurulamazYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2017/132 · K. 2021/10 ·

    Kendini polis olarak tanıtan kişinin yönlendirmesiyle katılanın para gönderdiği ve bu paranın sanığın kredi kartına yatırıldığı iddia edilen dosyada sanık, kartına bir tanıdığı aracılığıyla kendi borç ödemesini yatırdığını savunmuştu. Ceza Genel Kurulu, katılanın şikâyet beyanının saat 15.44'te alındığını, sanığın kartına 4.000 TL'nin ise saat 17.07'de yatırıldığını gözeterek paranın kaynağının, ilgili saatlerdeki havale kayıtlarının ve katılanla görüşen hatların kullanıcılarının araştırılmasını istedi; Özel Dairenin onama kararını kaldırıp mahkûmiyeti eksik araştırma gerekçesiyle oybirliğiyle bozdu.

    Sonuç: Hesaba ya da karta gelen paranın gerçekten mağdurdan geldiği, saat ve banka kaydı karşılaştırmasıyla gösterilmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 12. Gerekçesiz beraat bozuldu; hileyle ele geçirilen kart bilgisinin kullanımı TCK m. 245/1 olabilirYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/31520 · K. 2026/6446 ·

    Kendini banka görevlisi olarak tanıtan bir kişinin katılanın kredi kartı bilgilerini ele geçirdiği ve katılanın kart hesabından sanığın kredi kartı hesabına para aktarıldığı dosyada sanık, bir müşterisinin kendisine olan borcunu ödemesi için kart bilgilerini verdiğini savunmuştu. Daire, kararların denetime olanak verecek biçimde gerekçeli olması gerektiğini belirterek gerekçesiz beraat hükmünü bozdu; savunmanın, suçta kullanılan hattın kayıtlı ve fiili kullanıcısının ve IP numarasının araştırılmasını istedi; sübutu hâlinde eylemin, kart bilgileri hileyle ele geçirildiğinden gerçek bir rıza bulunmaması nedeniyle TCK m. 245/1'deki suçu oluşturacağını belirtti.

    Sonuç: Beraat de gerekçelendirilmelidir; kart bilgisi hileyle alınıp kullanılmışsa nitelendirme TCK m. 245/1 yönünden tartışılır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 13. Kartları topladığını anlatan kişinin başka davadaki tanık beyanı yargılamanın yenilenmesi için yeni delildirYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/2293 · K. 2024/5628 ·

    Hesabına kapora olarak gönderilen 300 TL nedeniyle nitelikli dolandırıcılıktan mahkûm olan ve parkta karşılaştığı kişilere yardım vaadiyle kartını ve şifresini verdiğini savunan kişi, kendini yardım kuruluşu görevlisi olarak tanıtıp parklarda insanlardan banka kartı topladığını başka bir davada tanık olarak anlatan kişinin beyanını sunarak yargılamanın yenilenmesini istemişti. Daire, bu beyanın yerel mahkemece hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmadığını, yeni bir delil niteliğinde bulunduğunu ve CMK m. 311/1-e uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceğini belirterek talebin reddine ilişkin ek kararı kanun yararına bozdu.

    Sonuç: Kartını verdiği için mahkûm olan kişi, sonradan ortaya çıkan ve kartları toplayan kişiyi gösteren yeni bir delille yargılamanın yenilenmesini isteyebilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 14. Bahis parasının transferine aracılık ispatlanamazsa 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c'den mahkûmiyet kurulamazYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2025/1216 · K. 2026/6908 ·

    Bölge adliye mahkemesinin MASAK ve bilirkişi raporlarındaki tespitlere, yazışmalara ve para transferlerine dayanarak mahkûm ettiği, borçlanarak kendisi bahis oynadığını savunan sanık hakkında Daire, delillerle sanığın yasa dışı bahis oynadığı ya da oynanmasına aracılık ettiği düşünülebilse de üçüncü kişilerden yasa dışı bahis oynamak üzere toplanan paraların transferini sağladığına dair savunmasının aksini gösteren delil bulunmadığını belirtti; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği mahkûmiyeti tebliğnameye aykırı olarak bozdu. Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini de hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Para nakline aracılık suçu için hesaptan geçen paranın üçüncü kişilerden bahis için toplanmış para olduğu gösterilmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 15. İşiyle uyumsuz yoğun hesap hareketleri ve sanığın beyanı bahis mahkûmiyetine yeterli görüldüYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2021/24130 · K. 2023/10070 ·

    İlk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırıp sanığı 7258 sayılı Kanuna muhalefetten mahkûm eden bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğname eksik araştırma gerekçesiyle bozma istemişti. Daire, hesaplardaki hareketlerin yoğunluğunu, sanığın işi ve maddi durumu ile uyumlu görülmeyen, 2-3 gün gibi kısa sürelerde büyük miktarlarda para birikmesini, bu paraların yurt dışı hesaplara aktarılmasını ve sanığın hesabı kendisinin kullandığını, paranın bahis tahmini ile ilgili olarak yatırıldığını söylemesini birlikte değerlendirerek bu görüşe katılmadı ve mahkûmiyeti onadı.

    Sonuç: Hesap hareketlerinin yoğunluğu ve sahibinin geliriyle uyumsuzluğu, beyanla birleşince bahis mahkûmiyetinin dayanağı olabildi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 16. Hesap dökümündeki açıklamalar transferlerin bahisle ilgisini gösterdi; mahkûmiyet onandıYargıtay 7. Ceza Dairesi · E. 2023/15386 · K. 2026/1420 ·

    Bahisle ilgisi olmadığını, evinde ve bilgisayarında delil bulunmadığını savunan sanığın 7258 sayılı Kanuna muhalefetten mahkûmiyetine karşı tebliğname, hesap ekstrelerinin incelenmesini ve sanığın hesabına para yatıranların dinlenmesini istemişti. Daire, dosyadaki banka hesap dökümlerinde bazı transferlerin açıklamalarından bunların bahisle ilgili olduğunun görüldüğünü belirterek bu görüşe katılmadı ve mahkûmiyeti onadı.

    Sonuç: Transfer açıklamaları paranın bahisle ilgisini gösteriyorsa para yatıranların ayrıca dinlenmesi gerekli görülmedi.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

IBAN kiralama suç mudur?

Türk Ceza Kanunu'nda "IBAN kiralama" adıyla ayrı bir suç yoktur. Banka hesabını, kartını ya da internet bankacılığı bilgilerini başkasına veren kişi, hesap bir dolandırıcılıkta kullanılırsa o dolandırıcılığa katılıp katılmadığına göre sorumlu tutulur (TCK m. 157, m. 158, m. 37, m. 39). Hesap yasa dışı bahisle bağlantılı para nakli için kullanılırsa 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c gündeme gelir.

TCK m. 158/4 neyi düzenler?

TCK m. 158/4, dolandırıcılığa katılımı kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine ya da başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezasının yarı oranında indirilmesini öngörür. Fıkra yeni bir suç tanımlamaz; 7589 sayılı Kanunla eklenmiş ve 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir.

Hesabını veren ama parayı çekmeyen kişi cezalandırılır mı?

Bu, suça katılımın ispatına bağlıdır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, güvendiği bir tanıdığına hesap numarasını veren ve paradan pay almadığını savunan sanık hakkında iştirake yeterli delil bulunmadığından beraat gerektiğine; kartını verdikten sonra aynı gün hesabını kapattırdığını söyleyen ve parayı çekmediği kamerayla anlaşılan sanık hakkında savunmanın bankadan ve iletişim kayıtlarından araştırılması gerektiğine karar vermiştir. Buna karşılık menfaat karşılığında hesap verdiği kabul edilen kişilerin mahkûmiyeti onanmış; suç işleneceğini bilerek yalnız hesap numarasını verdiği kabul edilen bir sanık için Daire yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğini belirtmiş, ancak aynı dosyada bozmadan sonra müşterek faillikten kurulan mahkûmiyeti onamıştır.

Hesabını veren kişi yardım eden mi, müşterek fail mi sayılır?

Olaya göre değişir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, fiil üzerinde müşterek hâkimiyeti ispatlanamayan ve suç işleneceğini bilerek yalnız hesap numarasını veren sanığın yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğini belirterek hükmü bozdu (TCK m. 39/2-c). Aynı dosyada bozmadan sonra Daire, sanığın kimlik, internet bankacılığı ve banka bilgilerini vererek eyleme başından itibaren katıldığını ve paranın bir kısmının yeğeni tarafından çekildiğini belirterek müşterek faillikten kurulan mahkûmiyeti onadı. Hesaplara gelen paraları bizzat çekip pay karşılığı dolandırıcıya verenler de müşterek fail sayılmıştır.

IBAN kiralama ve hesap kullandırmanın cezası nedir?

Ceza, hesabın kullanıldığı dolandırıcılığın cezasından hesaplanır. Basit dolandırıcılıkta bir yıldan beş yıla kadar, nitelikli dolandırıcılıkta üç yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülür (TCK m. 157, m. 158/1); bilişim sistemleri ya da banka araç yapılmışsa hapsin alt sınırı dört yıldır. Katılımı hesap veya kart vermekle sınırlı kişide ceza yarı oranında indirilir (TCK m. 158/4). Yardım eden sayılan kişinin cezası da yarı oranında indirilir ve sekiz yılı geçemez (TCK m. 39/1).

TCK m. 158/4 yürürlükten önceki dosyalara uygulanır mı?

Sonradan yürürlüğe giren kanun failin lehineyse o uygulanır (TCK m. 7/2). 7589 sayılı Kanun geçici 1. madde ayrıca şunu düzenler: daha önce TCK m. 157 veya m. 158'den hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolunda olan, m. 158/4'ün uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemesindeki dosyaları bozulup ilk derece mahkemesine gönderilir, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da ilk derece mahkemesine gönderilir. Dosyası infaz aşamasında olan ve hakkında TCK m. 168 uygulanmamış hükümlüler, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde zararı tamamen giderirse TCK m. 168/2'deki etkin pişmanlıktan faydalanabilir.

Mağdurun zararı giderilirse ne olur?

Kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık gösterilerek zarar aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadarı indirilir (TCK m. 168/1-2). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için de mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekir (CMK m. 231/6-c).

Hesap yasa dışı bahiste kullanılırsa hangi hüküm uygulanır?

7258 sayılı Kanun m. 5/1-c, bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık edenleri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. TCK m. 158/4 indirimi bu suçta yoktur; fıkra yalnız TCK m. 157 ve m. 158'deki suçlara iştiraki kapsar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, üçüncü kişilerden bahis için toplanan paraların transferini sağladığına dair delil bulunmayan sanığın mahkûmiyetini şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle bozmuştur.

Şikâyet gerekir mi, uzlaştırma yapılır mı?

Şikâyet gerekmez; dolandırıcılık kural olarak resen soruşturulur. Şikâyet yalnız TCK m. 159 ve m. 167/2 hâllerinde aranır. Uzlaştırma basit dolandırıcılıkta (TCK m. 157) ve şikâyete bağlı hâllerde uygulanır (CMK m. 253/1); nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) ve 7258 sayılı Kanun m. 5'teki suçlar uzlaştırma kapsamında değildir.

Hangi mahkeme bakar, dava zamanaşımı kaç yıldır?

Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar, TCK m. 158/1'deki cezanın üst sınırı ise on yıldır (5235 sayılı Kanun m. 12). Dava zamanaşımı basit dolandırıcılıkta ve 7258 sayılı Kanun m. 5/1-c'de sekiz yıl, nitelikli dolandırıcılıkta on beş yıldır (TCK m. 66/1).

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.