İçeriğe geç
Av. Deniz TurgutEN

Resmî belgede sahtecilik suçu (TCK m. 204)

Yayın tarihi:

Resmî belgede sahtecilik suçunun oluşması için belgenin nesnel olarak aldatma yeteneği taşıması gerekir. Bu yeteneğin bulunup bulunmadığını belirlemek hâkimin işidir ve belge aslı dosyaya getirtilip duruşmada incelenmeden yapılamaz. Kanunun üç fıkrası sıradan kişi, kamu görevlisi ve sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge için farklı ceza aralıkları öngörür.

Kısaca

Resmî belgede sahtecilik, Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenir. Sıradan kişi iki yıldan beş yıla, kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapisle cezalandırılır; belge kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli nitelikteyse ceza yarısı oranında artırılır. Suçun oluşması için belgenin nesnel olarak aldatma yeteneği taşıması gerekir; bunu belirlemek hâkimin işidir ve belge aslı incelenmeden yapılamaz. Kamu görevlisinin suçunda ağır ceza mahkemesi görevlidir. Dava zamanaşımı birinci fıkrada sekiz, ikinci fıkrada on beş yıldır.

Bu sayfada

Süreler ve usul

Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.

Şikâyete tabi mi?

Hayır. TCK m. 204 metninde şikâyet koşulu yoktur; şikâyet aranan suçlarda bu koşul madde metninde gösterilir. Soruşturma resen yürütülür.

Dayanak: TCK m. 204; TCK m. 73/1

Şikâyet süresi

Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. Zaman sınırını dava zamanaşımı belirler: m. 204/1'de sekiz yıl, m. 204/2'de on beş yıl.

Dayanak: TCK m. 73/1; TCK m. 66/1-d,e

Uzlaştırma

Hayır. CMK m. 253/1-b uzlaştırma kapsamındaki Türk Ceza Kanunu suçlarını tek tek sayar ve TCK m. 204 bu sayımda yer almaz. Suç şikâyete de bağlı olmadığından m. 253/1-a da uygulanmaz.

Dayanak: CMK m. 253/1-a,b

Görevli mahkeme

Fail niteliğine göre değişir. Sıradan kişi (m. 204/1): asliye ceza mahkemesi. Kamu görevlisi (m. 204/2): ağır ceza mahkemesi. Bunun sebebi cezanın üst sınırı değildir; 5235 sayılı Kanun m. 12 ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçları sayarken "resmî belgede sahtecilik (m. 204/2)" suçunu adıyla anar.

Dayanak: 5235 sayılı Kanun m. 11, 12

Dava zamanaşımı

m. 204/1'de sekiz yıl; cezanın üst sınırı beş yılı aşmadığı için TCK m. 66/1-e uygulanır. m. 204/2'de on beş yıl; üst sınır sekiz yıl olduğundan m. 66/1-d uygulanır. Zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre en fazla yarısına kadar uzar; bu durumda sırasıyla on iki yıl ve yirmi iki buçuk yıl olur.

Dayanak: TCK m. 66/1-d,e; TCK m. 67/2-4

Adli para cezası

Hayır, seçenek değil. TCK m. 204'ün üç fıkrasında da yaptırım yalnız hapis cezasıdır; madde metninde "veya adlî para cezası" ibaresi geçmez.

Dayanak: TCK m. 204

HAGB ve erteleme

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması gerekir; karar verilirse denetim süresi beş yıldır. m. 204/1'de bu eşiğe inilebilir. m. 204/2'nin alt sınırı üç yıl olduğundan o fıkrada eşik karşılanmaz. Erteleme de aynı iki yıllık sınıra tabidir.

Dayanak: CMK m. 231/5, 8; TCK m. 51/1

Türk Ceza Kanunu m. 204 hangi fiilleri cezalandırıyor?

TCK m. 204/1 üç seçimlik fiil sayar: bir resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek veya sahte resmi belgeyi kullanmak. Bu fıkradaki suçu herkes işleyebilir; failin kamu görevlisi olması ya da belgeyle bir görev ilişkisi bulunması aranmaz. Belirleyici olan, üzerinde işlem yapılan şeyin resmi belge niteliği taşıması ve failin bu belge üzerinde sayılan fiillerden birini gerçekleştirmesidir.

Fiilin suç sayılabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatma yeteneği taşıması gerekir. Bu ölçüt madde metninde "başkalarını aldatacak şekilde" ibaresiyle karşılığını bulur ve Yargıtay uygulamasında iğfal kabiliyeti diye anılır. Aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığını belirlemek hâkime aittir; belge asılları veya onaylı örnekleri denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden, duruşmada incelenip özellikleri tutanağa yazılmadan bu belirleme yapılamaz. (Yargıtay 5. CD, E. 2025/11348)1

TCK m. 204/2, suçun kamu görevlisi tarafından işlenen hâlini ayrıca ve daha ağır cezayla düzenler. Fıkra dört seçimlik fiil içerir: görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belgeyi sahte düzenlemek, gerçek bir belgeyi aldatacak şekilde değiştirmek, gerçeğe aykırı olarak belge düzenlemek ve sahte resmi belgeyi kullanmak. Yargıtay'a göre bu fıkra özgü suç niteliğindedir; failin yalnız kamu görevlisi olması yetmez, somut belgeyi düzenleme konusunda görevli ve yetkili de olması gerekir. (Yargıtay 11. CD, E. 2024/778)2

TCK m. 204/3 ayrı bir ağırlaştırıcı sebep getirir: resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde bulunması. Böyle bir belge, aksi ispat edilene kadar hukuki geçerliliğini korur; bu nedenle üzerindeki sahtecilik daha ağır sayılır. Bu hâlde verilecek ceza yarısı oranında artırılır ve artırım hem m. 204/1 hem m. 204/2 bakımından uygulanabilir. (Yargıtay 11. CD, E. 2023/4940)3

Resmî belgede sahtecilik suçunun cezası nedir?

Ceza fail sıfatına ve belgenin niteliğine göre üç ayrı hükümde belirlenmiştir. Üç fıkrada da yaptırım yalnız hapis cezasıdır; kanun bu suçta adli para cezasını seçenek olarak öngörmemiştir.

m. 204/1 (herkes tarafından işlenebilen hâl): Ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.

m. 204/2 (kamu görevlisi): Ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. Alt sınır bir yıl, üst sınır üç yıl daha yüksektir. Bu fıkradaki suçun yargılaması ağır ceza mahkemesinde yapılır; bunun sebebi cezanın üst sınırı değil, 5235 sayılı Kanun m. 12'nin ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçları sayarken m. 204/2'yi adıyla anmasıdır.

m. 204/3 (sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge): Verilecek ceza yarısı oranında artırılır. Artırım, önce belirlenen sonuç cezanın üzerinden yapılır. Yargıtay, m. 204/1 uyarınca teşdiden dört yıl hapis tayin edildikten sonra m. 204/3 artırımının cezayı altı yıla çıkaracağını, sekiz yıla hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.3

Dava zamanaşımı süreleri cezanın üst sınırına göre belirlenir. m. 204/1'de üst sınır beş yılı aşmadığı için TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıl; m. 204/2'de üst sınır sekiz yıl olduğundan m. 66/1-d uyarınca on beş yıl işler. TCK m. 67/2'de sayılan işlemlerden biri gerçekleşirse zamanaşımı kesilir ve süre yeniden işlemeye başlar; ancak m. 67/4 uyarınca toplam süre kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir, yani sırasıyla on iki yılı ve yirmi iki buçuk yılı aşamaz.

m. 204/3 artırımının uygulandığı dosyalarda tablo değişir: artırımla üst sınır beş yılı aştığı için süre m. 66/1-e üzerinden hesaplanamaz. Yargıtay, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olan bir vekâletname bakımından sahtecilik suçunun m. 204/3 yollamasıyla TCK m. 66/1-d ve m. 67/4 uyarınca yirmi iki buçuk yıllık kesintili dava zamanaşımına tabi olduğunu belirtmiş; süreyi daha kısa hesaplayıp düşme kararı veren hükmü bozmuştur. (Yargıtay 15. CD, E. 2016/4762)4

Resmî belgede sahtecilikte aldatma yeteneği (iğfal kabiliyeti) ne demektir?

Aldatma yeteneği, sahteciliğin belgenin kendisinden anlaşılabilecek nitelikte olmasıdır. Ölçüt nesneldir: belgeyi kabul eden kişinin dikkatsizliği, kontrolü atlaması veya duyduğu güven ölçüt değildir; belgenin yapısı, yazısı, imzası ve mührü ölçüttür. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında bu belirlemeyi yapmak hâkime aittir ve dosya üzerinden yapılamaz. (Yargıtay 5. CD, E. 2025/6809)5

Bu nedenle sahtecilik dosyasında izlenen yol bellidir: suça konu belgenin aslı veya onaylı örneği denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilir, duruşmada incelenir ve özellikleri duruşma tutanağına yazılır; iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı buna göre belirlenir. Belge aslı getirtilmeden ve incelenmeden kurulan hüküm eksik incelemeye dayanır ve bozulur. (Yargıtay 5. CD, E. 2022/10873)6

Fotokopi bu incelemenin yerini tutmaz. Bir dosyada asılları getirtilmemiş belgeler üzerinden karar verilmesi, bir başka dosyada ise soruşturma aşamasında fotokopi belgeler üzerinden düzenlenmiş kriminal ekspertiz raporuna dayanılması bozma sebebi sayılmış; belge asılları dosyaya kazandırıldıktan sonra imza aidiyetine ilişkin raporun yeniden alınması gerekli görülmüştür. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/35426)7

Bilirkişi incelemesi her dosyada zorunlu değildir; kanunun ve içtihadın aradığı sıra, önce belgenin mahkemece incelenmesi, gerektiğinde bu husus için bilirkişi raporu alınmasıdır. Yargıtay, belge asılları getirtilip incelendikten ve gerekirse bilirkişi raporu alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiğini belirtir; takdir yine hâkimdedir. (Yargıtay 5. CD, E. 2021/15969)8

TCK m. 204/1 ile m. 204/2 arasındaki ayrım nasıl yapılıyor?

Yargıtay 11. Ceza Dairesine göre iki fıkra aynı hukuki değeri korur; ayrım fail sıfatı, yetki ilişkisi ve hukuka aykırılığın yoğunluğu bakımındandır. Ayrımın temel ölçütü ikilidir: 1) failin kamu görevlisi olup olmaması, 2) failin o belge üzerindeki yetki konumu. Kişi kamu görevlisi olsa bile söz konusu belgeyi düzenlemeye yetkili değilse m. 204/1 uygulanır; kamu görevlisi sıfatıyla ve görev alanı içinde belge düzenlemeye yetkili olduğu hâlde gerçeğe aykırı belge düzenliyorsa m. 204/2 söz konusu olur.2

Bu ölçütün somut uygulaması aynı kararda görülür. Aile sağlığı merkezinde doktor olarak görev yapan sanık, birlikte çalıştığı hekimlerin bilgisayarlarını ve takılı elektronik imzalarını kullanarak onlar adına toplam 1788 adet içerik olarak sahte e-reçete düzenlemiştir. Daire, e-reçetenin hukuken resmî belge niteliğinde olduğunu ve failin kamu görevlisi bulunduğunu kabul etmiş; ancak reçete düzenleme yetkisinin ve şifrenin şahsi olduğunu, sanığın başka bir doktor adına e-reçete düzenleme yetkisi bulunmadığını belirterek fiilin m. 204/2 değil m. 204/1 kapsamında kaldığına hükmetmiştir.2

Yetkinin varlığı bu yüzden dosyada araştırılması gereken bir olgudur. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, üniversitenin döner sermaye işlemlerinde bilgisayar işletmeni olarak çalışan sanık bakımından görev belgesinin getirtilmesini, işlem akışının ve ücret tahsil yetkisinin ilgili kurumdan sorulmasını istemiş; belgelerdeki sahteciliğin iğfal kabiliyeti bulunması ve tahsil yetkisinin varlığı hâlinde m. 204/2, aksi takdirde m. 204/1 uygulanacağını belirtmiştir. (Yargıtay 5. CD, E. 2022/1863)9

Aynı ayrım kamu görevlisinin düzenlemeye yetkili olmadığı belgeler bakımından da işler. Nüfus memuru olan sanığın sahte mahkeme ilamlarını dayanak göstererek yaş tashihi yaptığı bir olayda Daire, sanığın söz konusu mahkeme ilamlarını görevi gereği düzenleme yetkisi bulunmadığını özellikle gözeterek sahte ilamların kim tarafından oluşturulduğunun saptanmasını istemiştir. (Yargıtay 5. CD, E. 2021/11739)10

Suç m. 204/2 kapsamında kaldığında özgü suç kuralları devreye girer. Kamu görevlisi olmayan kişiler bu suça TCK m. 40/2'deki bağlılık kuralı uyarınca ancak azmettiren veya yardım eden sıfatıyla katılabilir; aynı hak ve yetkiye sahip kamu görevlileri ise m. 37/1 kapsamında asli fail olarak iştirak edebilir. Failin kamu görevlisi sayılmadığı hâllerde sahte resmi belgenin kullanılması eylemi m. 204/1 kapsamında değerlendirilir.7

Resmî belgede sahteciliğin ispatında Yargıtay hangi ölçütleri araştırıyor?

Kararlarda tekrarlanan araştırma sırası dört basamakta toplanabilir.

1) Belge aslının veya onaylı örneğinin dosyaya getirtilmesi. Suça konu belgenin aslı ya da onaylı örneği denetime olanak verecek şekilde dosya arasına konur, duruşmada incelenir ve özellikleri duruşma tutanağına yazılır. Bu yapılmadan iğfal kabiliyeti belirlenemez; belirlenmeden kurulan hüküm eksik incelemeye dayanır.1

2) Belgenin fiziki mi, yoksa yalnız bilişim sisteminde mi oluşturulduğunun saptanması. Yargıtay, evrakın sadece bilgisayar ortamında hazırlanması hâlinde sahte olarak oluşturulmuş maddi varlığı haiz, somut bir belge bulunmadığından eylemin TCK m. 244/2-3 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini; evrakın fiziki olarak hazırlandığının anlaşılması hâlinde ise sahtecilik suçunun oluşacağını belirtmiştir. Bu nedenle işlemlerin yürütülme biçimi, failin sisteme giriş yetkisi ve evrakın düzenlenme şekli üzerinde durulur.5

3) Belgeyi kimin düzenlediğinin ve düzenlemeye yetkili olup olmadığının belirlenmesi. Hangi belgelerin sahte kabul edildiği karar yerinde tartışılır; sanıkların suça konu belgeleri görevleri gereği düzenlemeye yetkili olup olmadıkları araştırılır. Bu araştırma yapılmadan kurulan hüküm yetersiz gerekçeye dayanır. (Yargıtay 5. CD, E. 2021/610)11

4) İmza ve yazı aidiyeti için bilirkişi incelemesi. İmzanın kime ait olduğu tartışmalıysa, belge asılları dosyaya kazandırıldıktan sonra aidiyete ilişkin bilirkişi raporu alınır. Fotokopi üzerinden düzenlenmiş bir ekspertiz raporu bu incelemenin yerini tutmaz.7

TCK m. 43 uyarınca sahtecilikte zincirleme suç nasıl uygulanıyor?

Sahtecilik suçlarının hukuki konusu kamu güvenidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli kararına dayanan yerleşik uygulamaya göre, suçun işlenmesiyle bir veya birden fazla kişi de zarar görse suçun mağduru toplumu oluşturan bireylerin tamamıdır. Bunun sonucu şudur: aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgeler bakımından tek bir suçtan hüküm kurulur; aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerde yine tek suçtan hüküm kurulup ceza TCK m. 43 uyarınca artırılır. Farklı suç işleme kararı varsa her eylem ayrı suç oluşturur. Bu nedenle belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin deliller karar yerinde tartışılmadan zincirleme suç hükümleri uygulanamaz.11

Artırım oranı da serbest değildir. TCK m. 43/1 cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılacağını öngörür; Yargıtay, artırım yapılırken TCK m. 3/1'deki orantılılık ilkesi uyarınca fiil sayısının gözetilmesini, benzer olaylarla karşılaştırıldığında suç ile ceza arasındaki dengeyi bozmayacak ve denetime imkân verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesini aramaktadır. Gerekçesiz biçimde yarı oranında artırım yapılması fazla ceza tayini sayılarak bozma sebebi olmuştur.8

Sahte belge başka bir suçun işlenmesinde kullanılırsa ne olur (TCK m. 212)?

TCK m. 212 bu konuda özel bir içtima kuralı getirir: sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde hem sahtecilikten hem ilgili suçtan ayrı ayrı cezaya hükmolunur. Uygulamada bu kural en çok zimmet ve dolandırıcılık dosyalarında karşımıza çıkar. Yargıtay, 765 sayılı Kanun döneminde nitelikli zimmetin unsuru sayılan sahtecilik fiilleri için de, 5237 sayılı Kanun'un 212. maddesindeki düzenleme nedeniyle ayrıca sahtecilik suçundan ceza tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir.5

Sahtecilik suçunun başka suçlarla birlikte yargılanması, o suçlar için geçerli olan usul kurallarının sahtecilik bakımından da geçerli olduğu anlamına gelmez. Bir dosyada sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından iletişimin tespiti ile teknik araçlarla izleme kararları alınmıştı. Yargıtay, bu kararlarla elde edilen delillerin katalog suç olmayan kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçu bakımından yasal delil sayılamayacağını, hukuka aykırı nitelikteki bu deliller dışlanarak mevcut diğer delillerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.6

Buna karşılık ispat ölçütleri birlikte yargılamada gevşemez. Zimmet ve resmî belgede sahtecilik suçlarının birlikte görüldüğü dosyalarda da belge aslının veya onaylı örneğinin getirtilip iğfal kabiliyetinin incelenmesi aranır; bu yapılmadan kurulan hüküm, ister mahkûmiyet ister beraat olsun, eksik inceleme nedeniyle bozulur.1

İlgili mevzuat

TCK m. 204 — Resmi belgede sahtecilik

Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 43 — Zincirleme suç

Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

TCK m. 212 — İçtima

Madde 212- (1) Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.

Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)

Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.

Yargıtay kararları

Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.

  • 1.Belge aslı veya onaylı örneği dosyaya getirtilmeden sahtecilikten hüküm kurulamazYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2025/11348 · K. 2026/5099 ·

    Zimmet ve kamu görevlisinin resmî belgede zincirleme sahteciliği suçlarından beraat hükümleri kurulan olayda Daire, suça konu belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve gerekirse bilirkişi raporu alınması gerektiğini; bu yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek hükümleri bozdu.

    Sonuç: Aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığını belirlemek hâkimin işidir ve belge aslı veya onaylı örneği incelenmeden yapılamaz.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 2.TCK m. 204/1 ile m. 204/2 ayrımının ölçütü, failin o belge bakımından düzenleme yetkisidirYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/778 · K. 2026/1471 ·

    Aile sağlığı merkezinde doktor olarak görev yapan sanığın, birlikte çalıştığı hekimlerin bilgisayarlarını ve takılı elektronik imzalarını kullanarak onlar adına 1788 adet içerik olarak sahte e-reçete düzenlediği olayda Daire, e-reçetenin hukuken resmî belge niteliğinde olduğunu ve failin kamu görevlisi bulunduğunu kabul etti; ancak reçete düzenleme yetkisinin ve şifrenin şahsi olduğunu, sanığın başka bir doktor adına e-reçete düzenleme yetkisi bulunmadığını belirterek eylemin m. 204/2 değil m. 204/1 kapsamında kaldığına hükmetti.

    Sonuç: Kamu görevlisi olmak tek başına yetmez; m. 204/2 için failin somut belgeyi görevi gereği düzenlemeye yetkili olması gerekir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 3.TCK m. 204/3 artırımı cezanın yarısıdır; hesap hatası bozma sebebidirYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/4940 · K. 2026/5934 ·

    Kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmî belgede sahtecilik suçundan yargılanan sanık hakkında TCK m. 204/1 uyarınca teşdiden 4 yıl hapis cezası tayin edildikten sonra m. 204/3 uyarınca yarı oranında artırım yapılırken 6 yıl yerine 8 yıl hapis cezasına hükmolunması Daire tarafından yasaya aykırı bulundu ve hüküm bozuldu.

    Sonuç: m. 204/3 artırımı belirlenen cezanın yarısı kadardır; dört yıllık temel ceza altı yıla çıkar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 4.m. 204/3 artırımının dava zamanaşımına etkisiYargıtay 15. Ceza Dairesi · E. 2016/4762 · K. 2017/22086 ·

    Düzenleme şeklindeki vekâletnamenin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu saptandı. Daire, suçun m. 204/3 yollamasıyla TCK m. 66/1-d ve m. 67/4 uyarınca yirmi iki buçuk yıllık kesintili dava zamanaşımına tabi olduğunu belirterek, zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesiyle verilen düşme kararını bozdu.

    Sonuç: m. 204/3 artırımı üst sınırı beş yılın üzerine çıkardığı için zamanaşımı m. 66/1-e değil m. 66/1-d üzerinden işler.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 5.Belgenin fiziki mi yoksa yalnız bilişim sisteminde mi oluşturulduğu önce araştırılırYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2025/6809 · K. 2025/13594 ·

    Belediyede muhasebe personeli olarak görev yapan sanığın abonelik depozito ödeme listelerinde farklılık oluşturduğu olayda Daire, evrakın sadece bilgisayar ortamında hazırlanması hâlinde maddi varlığı haiz somut bir belge bulunmadığından eylemin TCK m. 244/2-3 kapsamında değerlendirilmesi, evrakın fiziki olarak hazırlandığının anlaşılması hâlinde ise sahtecilik suçunun oluşacağını; bu tespitten sonra belge asıllarının getirtilip iğfal kabiliyetinin belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.

    Sonuç: Sahtecilik suçunun konusu maddi varlığı olan belgedir; yalnız sistemde oluşturulan kayıt bilişim suçu hükümlerine tabidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 6.Katalog suç olmayan sahtecilikte teknik izleme ve iletişim denetlemesi delilleri kullanılamazYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2022/10873 · K. 2026/2300 ·

    Belediye başkan yardımcısının talimatıyla zabıta müdürünün sahte mühürleme tutanağı düzenlediği iddia edilen olayda Daire, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve teknik araçlarla izleme kararlarının örgüt kurma, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından alındığını; bu kararlarla elde edilen delillerin katalog suç olmayan kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçu bakımından yasal delil kabul edilemeyeceğini belirtti. Ayrıca belge aslı getirtilip iğfal kabiliyeti incelenmeden hüküm kurulmasını da bozma sebebi saydı.

    Sonuç: Başka bir suç için alınmış teknik izleme kararıyla elde edilen delil, sahtecilik dosyasında dışlanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 7.Fotokopi üzerinden yapılan imza incelemesi yeterli değildir; belge asılları getirtilmelidirYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/35426 · K. 2025/12771 ·

    Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde sahte bireyselleştirilmiş eğitim planları düzenlendiği iddiasıyla açılan davada beraat kararları verilmişti. Daire, asılları dosyada bulunmayan planların bulundukları yerden getirtilerek aldatma kabiliyeti yönünden incelenmesini ve özelliklerinin duruşma tutanağına yazılmasını; soruşturmada fotokopi belgeler üzerinden düzenlenen ekspertiz raporu yerine, asıllar dosyaya kazandırıldıktan sonra imza aidiyetine ilişkin yeni bilirkişi raporu alınmasını gerekli görerek hükümleri bozdu.

    Sonuç: İmza aidiyeti fotokopi üzerinden belirlenemez; rapor, belge asılları dosyaya girdikten sonra alınır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 8.İğfal kabiliyeti belirlenmeden kurulan hüküm eksik araştırmaya dayanır; zincirleme artırım gerekçelendirilirYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2021/15969 · K. 2026/1891 ·

    Elektrik perakende satış şirketinde sözleşmeli olarak görev yapan sanığın güvence bedelleri üzerinden zimmet ve kamu görevlisinin resmî belgede zincirleme sahteciliği suçlarından mahkûm edildiği olayda Daire, sahtecilik isnadına konu belge asıllarının dosyaya getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin tutanağa yazılması ve gerekirse bilirkişi raporu alınmasından sonra hüküm kurulması gerektiğini belirtti; ayrıca zincirleme suç artırımının TCK m. 3/1'deki orantılılık ilkesine göre gerekçelendirilmesi gerektiğini vurguladı.

    Sonuç: Bilirkişi raporu gerekli hâllerde alınır; zincirleme suç artırımının oranı da yasal ve yeterli gerekçeyle gösterilir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 9.Failin belgeyi düzenlemeye yetkili olup olmadığı görev belgesi ve işlem akışı araştırılarak saptanırYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2022/1863 · K. 2025/1511 ·

    Üniversitenin döner sermaye işlemlerinde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan sanığın tahsil ettiği ücretler için sahte faturalar düzenlediği olayda Daire, görev belgesinin getirtilmesini, deney ve analiz ücretlerinde işlem akışının ve tahsil yetkisinin ilgili kurumdan sorulmasını istedi; belgelerdeki sahteciliğin iğfal kabiliyeti bulunması ve ücret tahsil yetkisinin varlığı hâlinde TCK m. 204/2, aksi takdirde m. 204/1 uygulanacağını belirterek hükümleri bozdu.

    Sonuç: Hangi fıkranın uygulanacağı failin unvanından değil, somut belge üzerindeki yetkisinden çıkar.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 10.Yetkisi bulunmayan kamu görevlisinin dosyasında m. 204/3 koşulları ayrıca irdelenirYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2021/11739 · K. 2026/1211 ·

    Nüfus memuru olan sanığın, yurt dışında çalışmak isteyen ancak yaş kriterini sağlamayan kişilerin nüfus kayıtlarında sahte mahkeme ilamlarını dayanak göstererek yaş tashihi yaptığı olayda Daire, sanığın bu ilamları görevi gereği düzenleme yetkisi bulunmadığını gözeterek sahte ilamların kim tarafından oluşturulduğunun ve sahteciliğe konu belgelerin hangileri olduğunun belirlenmesini, belge asıllarının duruşmada incelenmesini ve TCK m. 204/3'ün uygulanma koşullarının irdelenmesini gerekli görerek hükümleri bozdu.

    Sonuç: Mahkeme ilamı gibi belgelerde m. 204/3'ün koşulları ayrıca değerlendirilir; failin düzenleme yetkisi de ayrıca saptanır.

    Kararın kaynaktaki sayfası

  • 11.Zincirleme suç, belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiği tartışılmadan uygulanamazYargıtay 5. Ceza Dairesi · E. 2021/610 · K. 2025/15615 ·

    Belediyede yürütülen bir Avrupa Birliği projesinin hibesinin usulsüz harcandığı ve gerçeğe aykırı belgeler düzenlendiği olayda Daire, belge asılları veya onaylı örnekleri getirtilip iğfal kabiliyeti incelenmeden, sanıkların belgeleri görevleri gereği düzenlemeye yetkili olup olmadıkları araştırılmadan hüküm kurulmasını bozma sebebi saydı. Ayrıca Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli kararına göre aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerde tek suçtan hüküm kurulacağını, değişik zamanlarda düzenlenenlerde zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağını belirterek, belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin deliller tartışılmadan artırım yapılmasını da hukuka aykırı buldu.

    Sonuç: Aynı anda düzenlenen belgeler tek suçtur; zincirleme suç için belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiği karar yerinde gösterilmelidir.

    Kararın kaynaktaki sayfası

Sık sorulan sorular

Resmî belgede sahtecilik suçunun oluşması için ne gerekir?

Suçun konusu resmî belge olmalı, fail bu belgeyi sahte düzenlemeli, gerçek belgeyi aldatacak şekilde değiştirmeli veya sahte belgeyi kullanmalıdır. Ayrıca belgenin nesnel olarak aldatma yeteneği taşıması gerekir. Belgeyi kabul eden kişinin dikkatsizliği veya kontrolü atlaması bu yeteneğin yerine geçmez.

Resmî belgede sahtecilik ile özel belgede sahtecilik arasındaki fark nedir?

Ayrım belgenin niteliğine dayanır. Resmî belgede sahtecilik TCK m. 204'te, özel belgede sahtecilik ise TCK m. 207'de düzenlenmiştir. TCK m. 210 bazı özel belgeleri resmî belge hükmünde sayar. Resmî belgede sahtecilik daha ağır cezalandırılır.

Kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliğinin cezası nedir?

TCK m. 204/2 uyarınca üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıdır. Sıradan kişinin işlediği suçta ceza iki yıldan beş yıla kadardır. Kamu görevlisinin suçu 5235 sayılı Kanun m. 12'de adıyla sayıldığı için ağır ceza mahkemesinde görülür.

Kamu görevlisi olmak TCK m. 204/2'nin uygulanması için yeterli midir?

Yeterli değildir. Yargıtay 11. Ceza Dairesine göre failin, söz konusu belgeyi düzenleme konusunda görevli ve yetkili olması da gerekir. Görev alanı dışında, yetkili olmadığı bir belge üzerinde sahtecilik yapan kamu görevlisi TCK m. 204/1 kapsamında sorumlu olur.

Belgenin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olması hâlinde ceza ne kadar artar?

TCK m. 204/3 uyarınca verilecek ceza yarısı oranında artırılır. Artırım belirlenen ceza üzerinden yapılır; örneğin dört yıl olarak tayin edilen bir ceza altı yıla çıkar.

Dava zamanaşımı kaç yıldır?

TCK m. 204/1'de sekiz yıl, m. 204/2'de on beş yıldır. Süreler cezanın üst sınırına göre TCK m. 66/1 uyarınca belirlenir. Zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre en fazla yarısına kadar uzar; bu durumda sırasıyla on iki yıl ve yirmi iki buçuk yıl olur. Belge sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdense m. 204/3 artırımı nedeniyle üst sınır beş yılı aşar ve süre m. 66/1-d üzerinden hesaplanır.

Suç için şikâyet gerekli midir?

Hayır. TCK m. 204 metninde şikâyet koşulu yoktur; soruşturma resen yürütülür. Şikâyete bağlı olmadığı için TCK m. 73/1'deki altı aylık şikâyet süresi de işlemez.

Belge asılları dosyaya getirilmezse ne olur?

Aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı belirlenemez. Yargıtay bu durumu eksik inceleme sayar ve hükmü bozar. Fotokopi belgeler üzerinden yapılan inceleme, belge aslının duruşmada incelenmesinin yerini tutmaz.

Bilirkişi raporu her dosyada alınır mı?

Hayır. Kararlarda aranan sıra, belge aslının mahkemece incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, gerekirse bu husus için bilirkişi raporu alınmasıdır. Takdir hâkime aittir. İmza aidiyeti tartışmalıysa rapor, belge asılları dosyaya girdikten sonra alınır.

Sahte belge bir başka suçta kullanılırsa iki suçtan da ceza verilir mi?

Evet. TCK m. 212 uyarınca sahte resmî veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde hem sahtecilik hem ilgili suç için ayrı ayrı cezaya hükmolunur.

Bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün müdür?

CMK m. 231/5 uyarınca hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması gerekir; karar verilirse denetim süresi beş yıldır. TCK m. 204/1'de bu eşiğe inilebilir. TCK m. 204/2'nin alt sınırı üç yıldır; TCK m. 62 ile yapılabilecek takdiri indirim en fazla altıda bir olduğundan ceza iki yıl altı ayın altına inmez ve başka bir indirim sebebi yoksa eşik karşılanmaz.

Dosyanız nerede olursa olsun

Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.

Muğla ceza avukatı sayfasıİletişimFethiye avukat sayfası

Ceza hukuku alanına dön

Rehberler

Diğer suç rehberleri

Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.

AraWhatsApp