Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu (TCK m. 245)
Yayın tarihi:
Aynı madde numarası altında üç ayrı suç durur ve cezaları farklıdır: başkasının gerçek kartını izinsiz kullanmak, sahte kart üretmek, sahte kartla yarar sağlamak. Bu rehber, Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin fıkralarını, rızanın ne zaman suçu ortadan kaldırdığını, nitelikli dolandırıcılıkla arasındaki sınırı ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi ile Ceza Genel Kurulunun aradığı ölçütleri anlatır.
Kısaca
Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesi tek bir suç değil, üç ayrı suç düzenler. Başkasına ait bir banka veya kredi kartını sahibinin rızası olmadan kullanıp yarar sağlamanın cezası üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. Sahte kart üretmek, satmak veya kabul etmek üç yıldan yedi yıla, sahte kartla yarar sağlamak dört yıldan sekiz yıla kadar hapis gerektirir. Suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma kendiliğinden yürütülür. Kart, ayrılık kararı verilmemiş eşe veya aynı konutta yaşayan kardeşe aitse birinci fıkradaki suçta kartı kullanan akrabaya ceza verilmez.
İlgili rehberler: Dolandırıcılık suçu (TCK m. 157-159)
Bu sayfada
- Kısaca
- Süreler ve usul
- Türk Ceza Kanunu m. 245 hangi fiilleri cezalandırıyor?
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun cezası nedir?
- TCK m. 245/1'de rıza unsuru: kartı kendi eliyle veren kart sahibi
- Kart bilgileriyle yapılan işlem nitelikli dolandırıcılık mı, TCK m. 245 mi?
- Sahte kart üretme (m. 245/2) ile sahte kartla yarar sağlama (m. 245/3) nasıl ayrılıyor?
- Birden fazla işlem tek suç mu? Zincirleme suç ve diğer suçlarla ilişki
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu nasıl ispatlanır?
- Etkin pişmanlık, dava zamanaşımı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- İlgili mevzuat
- Yargıtay kararları
- Sık sorulan sorular
Süreler ve usul
Aşağıdaki satırların her biri kanunun ilgili maddesine dayanır; yanlarındaki bağlantı, maddenin yer aldığı kanunun mevzuat.adalet.gov.tr'deki tam metnini açar.
- Şikâyete tabi mi?
Hayır. TCK m. 245 hiçbir fıkrasında şikâyet koşulu öngörmez; soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir, savcılık resen yürütür. Maddenin dördüncü fıkrasındaki akrabalık hâlleri de şikâyetle ilgili değildir: orada suç yine oluşur, ancak ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
Dayanak: TCK m. 245
- Şikâyet süresi
Şikâyete bağlı olmadığı için şikâyet süresi işlemez; soruşturma resen yürütülür. Altı aylık şikâyet süresi yalnızca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda işler.
Dayanak: TCK m. 73/1
- Uzlaştırma
Hayır. Kanun uzlaştırma kapsamına giren suçları Türk Ceza Kanunu içinden tek tek sayarak belirlemiştir ve TCK m. 245 bu sayımda yer almaz. Suç şikâyete de bağlı olmadığı için uzlaştırmanın ilk yolu da kapalıdır.
Dayanak: CMK m. 253/1
- Görevli mahkeme
Asliye ceza mahkemesi. Görev, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırına göre belirlenir; TCK m. 245'in en ağır fıkrası olan üçüncü fıkrada üst sınır sekiz yıldır ve ağır ceza mahkemesinin görev sınırı olan on yılı aşmaz. TCK m. 245, 5235 sayılı Kanun m. 12'nin cezadan bağımsız olarak ağır ceza mahkemesine verdiği suçlar arasında da sayılmamıştır.
- Dava zamanaşımı
Olağan dava zamanaşımı ilk üç fıkra bakımından on beş yıldır: cezanın üst sınırı beş yıldan fazla, yirmi yıldan azdır. Zamanaşımını kesen bir işlem varsa süre en fazla yarısına kadar uzar. TCK m. 245/A'da üst sınır üç yıl olduğu için olağan süre sekiz yıldır.
- Adli para cezası
Hayır, seçenek değil; adli para cezası hapis cezasının yanında ayrıca hükmolunur. Birinci ve üçüncü fıkrada beşbin güne kadar, ikinci fıkrada onbin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Gün sayısı, kişinin ekonomik ve şahsi hâllerine göre takdir edilen en az yüz, en fazla beşyüz Türk Lirası ile çarpılarak paraya çevrilir.
Dayanak: TCK m. 245, m. 52/1-2
- HAGB ve erteleme
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına mahkeme karar verir ve bunun için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olması gerekir; karar verilirse denetim süresi beş yıldır. Erteleme de iki yıl sınırına tabidir. TCK m. 245/1 ve m. 245/2'de alt sınır üç yıl, m. 245/3'te dört yıl olduğundan takdiri indirimle bu eşiğe inilmez; eşiğin altına yalnızca m. 245/5 yollamasıyla uygulanan etkin pişmanlık indirimi taşıyabilir ve o yollama da yalnız birinci fıkra içindir.
Türk Ceza Kanunu m. 245 hangi fiilleri cezalandırıyor?
TCK m. 245 tek bir suç değil, aynı başlık altında toplanmış üç ayrı suç düzenler. 1) Birinci fıkra, başkasına ait gerçek bir banka veya kredi kartının, kart sahibinin ya da kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmadan kullanılmasını veya kullandırılmasını cezalandırır. 2) İkinci fıkra, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte kart üretilmesini, satılmasını, devredilmesini, satın alınmasını veya kabul edilmesini yasaklar. 3) Üçüncü fıkra, sahte oluşturulan ya da üzerinde sahtecilik yapılan bir kartın kullanılmasıyla yarar sağlanmasını suç sayar.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, m. 245/1'in oluşabilmesi için üç şartın birlikte gerçekleşmesini arar: 1) başkasına ait banka veya kredi kartının her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması, 2) kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın kartın kullanılması veya kullandırılması, 3) failin bu kullanım sonucunda kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması. (Yargıtay CGK, E. 2024/500)1 Kurul, ilk hareketin tek başına yetmediğini, failin ayrıca kartı kullanarak ya da kullandırtarak haksız bir yarar elde etmesi gerektiğini belirtir.1
Maddenin metninde görünmeyen ama uygulamada belirleyici olan ölçüt de aynı karardadır: kartın "ele geçirilmesi veya elde bulundurulması" unsurunun gerçekleşmesi için failin kart üzerinde fiilî hâkimiyet kurması, yani mağdurun kart üzerindeki zilyetliğinin sona ermesi gerekir.1
Yargıtay 8. Ceza Dairesi üç fıkra arasındaki ayrımı tek cümlede toplamıştır: gerçek olarak üretilen kartın sahibinin rızası olmaksızın kullanılması m. 245/1'deki suçu, başkası adına sahte kart ürettirip bu kartla menfaat sağlamak ise m. 245/2 ve m. 245/3'teki suçları ayrı ayrı oluşturur. (Yargıtay 8. CD, E. 2025/3667)2
Suçun zarar göreni fıkraya göre değişir. Birinci fıkrada rızası aranan kişi, kartın sahibi ya da kartın kendisine verilmesi gereken kişidir. İkinci ve üçüncü fıkralar bakımından ise Daire, bu suçlardan zarar görenin ilgili bankalar olduğunu ve kartları kopyalanan veya sahte olarak üretilen banka sayısınca ayrı ayrı uygulama yapılması gerektiğini belirtmiştir.2
Maddeye 2016'da eklenen TCK m. 245/A ayrı bir suçtur ve kartı değil, aracı cezalandırır: münhasıran bu bölümdeki suçların ya da bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılmasıyla işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılmış bir cihazı, bilgisayar programını, şifreyi veya sair güvenlik kodunu imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu suç, m. 245'in diğer fıkralarındaki suçlarla birlikte işlendiğinde onların içinde erimez: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, sahte kart üretme suçunun yanında kart kopyalamaya elverişli cihaz bulundurulan bir dosyada fiilin tek olmadığını, bu nedenle TCK m. 44'teki fikri içtima hükmünün uygulanamayacağını saptamış ve sanığın m. 245/A'daki suçtan ayrıca mahkûmiyeti gerekirken hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini hukuka aykırı bularak bozmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2024/17730)3
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun cezası nedir?
Üç fıkranın üç ayrı aralığı vardır ve hepsinde hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezası hükmolunur. TCK m. 245/1'de ceza üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para; m. 245/2'de üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para; m. 245/3'te dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. TCK m. 245/A'da ise ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır.
Adli para cezası bu maddede hapse seçenek değildir; iki ceza birlikte verilir. Kanun gün sayısını maddenin kendisinde belirlediği için TCK m. 52/1'deki yediyüzotuz günlük genel üst sınır burada uygulanmaz. Gün sayısı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri gözetilerek takdir edilen en az yüz, en fazla beşyüz Türk Lirası ile çarpılarak paraya çevrilir (TCK m. 52/2).
TCK m. 245/4 sınırlı bir şahsi cezasızlık hâli getirir ve yalnız birinci fıkra için işler: suç, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecedeki kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın, yahut aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmişse ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Sahte kart üretme ve sahte kartla yarar sağlama fıkraları bu hükmün dışındadır. Akrabalık ilişkisinin suç tarihinde bulunması yeterlidir: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kartın son kullanıldığı tarihte boşanma kararı henüz kesinleşmemiş olan eş bakımından m. 245/4-a'nın uygulanması gerektiğini, mahkemenin beraat değil CMK m. 223/4-b uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. (Yargıtay 8. CD, E. 2019/23072)4
TCK m. 245/5, birinci fıkra kapsamındaki fiiller için malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümlerine yollama yapar. Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu yollamayı işleterek, zararı hüküm tarihinden önce tamamen giderdiğini dekontla belgeleyen sanık bakımından TCK m. 168/2'deki indirimin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini saptamış ve mahkeme kararını kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2025/6043)5 TCK m. 168'e göre indirim, kovuşturma başlamadan önceki pişmanlıkta üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önceki pişmanlıkta yarısına kadardır.
Bu indirimlerin somut cezayı nereye taşıdığı bir kararda adım adım görülür. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, TCK m. 245/1 ve m. 43/1 uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis ve 6 gün adli para cezasından m. 168/2 gereğince yarı oranında, ardından m. 62 gereğince altıda bir oranında indirim yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 2 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğini belirlemiş, hesap hatasıyla daha düşük ceza veren hükmü düzelterek onamıştır. (Yargıtay 2. CD, E. 2025/5216)6
Fıkraların karıştırılması da başlı başına bozma sebebidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sahte kredi kartı kullanma suçunda uygulama maddesinin TCK m. 245/3 yerine m. 245/2 yazılmasını hukuka aykırı bulmuş ve hüküm fıkrasındaki "245/2" ibaresini "245/3" olarak düzelterek onamıştır. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/18724)7
TCK m. 245/1'de rıza unsuru: kartı kendi eliyle veren kart sahibi
Birinci fıkranın çekirdeği rızadır. Kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası varsa suç oluşmaz; rızanın kapsamı aşılmışsa suç yeniden gündeme gelir. Uygulamadaki tartışmaların çoğu bu iki durum arasındaki çizgide geçer.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bankamatik kartını ve şifresini sanığa kendisi veren kişinin kartının, sanık tarafından diğer mağdurlara karşı işlenen dolandırıcılık suçunda kullanılması olayında, TCK m. 245/1'de düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtmiş ve mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiğini saptamıştır. (Yargıtay 11. CD, E. 2025/195)8 Kart hamilinin rızası bulunduğu için birinci fıkra devreye girmez; kartın üçüncü kişilere karşı kullanılması ayrı bir suçun konusudur.
Buna karşılık kart belirli bir amaç için verilmişse, o amacın dışına çıkan kullanım rızanın kapsamında sayılmaz. Aynı Daire, bilgisayarının tamiri için masraf yapılacağı söylenerek kredi kartını şifresiyle birlikte sanığa veren katılanın kartından farklı zamanlarda çekim yapılan olayda, kartı şifresiyle birlikte alarak elinde bulunduran sanığın kartı rızası hilafına kullanarak haksız menfaat temin ettiğini; eylemin güveni kötüye kullanma değil, TCK m. 43/1 ve m. 245/1 uyarınca zincirleme şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğunu belirterek hükmü bozmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2023/4245)9
Rızanın yanında bir de zilyetlik sorusu vardır. Ceza Genel Kurulu, bankamatikten para çekemeyen yaşlı bir kişinin orada bulunan failden yardım isteyip banka kartını ona vermesi durumunda, mağdur olay yerinde bulunduğu ve kart üzerindeki zilyetliği sona ermediği için banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun oluşmayacağını kabul etmiştir.1 Kurul aynı olayda çekilen paranın mağdurun rızası dışında alındığını, eylemin TCK m. 141/1'deki hırsızlık suçunu oluşturduğunu belirlemiştir.1
Kart bilgileriyle yapılan işlem nitelikli dolandırıcılık mı, TCK m. 245 mi?
Bu, maddenin en çok tartışılan sınırıdır. TCK m. 158/1-f, dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesini nitelikli hâl sayar ve cezayı üç yıldan on yıla kadar hapse çıkarır; bu bentte hapsin alt sınırı dört yıldan, adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Aynı olay iki maddeden birine girdiğinde sonuç bütünüyle değişir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kullandığı ayrım ölçütü hilenin yönüne bakar. Telefonla aranan katılandan kart aidatlarının iade edileceği söylenerek kart bilgilerinin alındığı ve karttan çekim yapıldığı olayda Daire, hilenin kart bilgilerini elde etmeye yönelik olması nedeniyle eylemin zincirleme şekilde TCK m. 245 kapsamındaki suçu oluşturduğunu belirtmiş, dolandırıcılıktan verilen beraat kararını bozmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/28723)10
Aynı çizgi bir başka kararda da görülür. Şikâyetçiyle telefonla iletişime geçilip hediye çeki ve ucuz ürün vaadiyle iradesi fesada uğratılarak kredi kartı bilgileri ve şifresi öğrenilmiş, karttan 1.000,00 TL harcama yapılmıştı. Daire eylemin TCK m. 245/1'deki suçu oluşturduğunu belirterek beraat hükmünü bozmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2021/28482)11 Yani kart bilgisi aldatma yoluyla öğrenilmiş olsa bile, yarar kartın kullanılmasıyla sağlanmışsa nitelendirme m. 245'e döner.
Ceza Genel Kurulu bu mantığın arkasındaki genel kuralı koyar: hileli davranışların sergilendiği her olay dolandırıcılık sayılmaz, çünkü hile başka bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak için de kullanılabilir; dolandırıcılıkta hilenin mağdurun irade ve rızasını elde etmeye yönelik olması, mağduru menfaati rızasıyla teslim etmeye yöneltmesi gerekir.1
Kanun koyucu 2026'da bu alana ayrıca bir hüküm eklemiştir. TCK m. 158/4'e göre, dolandırıcılık suçlarına iştirak, kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlıysa verilecek ceza yarı oranında indirilir. Uygulamada "hesabını kiraya veren" kişi bakımından anlam taşıyan bu hüküm, TCK m. 245'in değil dolandırıcılık maddelerinin içindedir.
Sahte kart üretme (m. 245/2) ile sahte kartla yarar sağlama (m. 245/3) nasıl ayrılıyor?
İki fıkra iki ayrı aşamayı cezalandırır: ikincisi kartın meydana getirilmesini ya da el değiştirmesini, üçüncüsü o kartın kullanılarak yarar sağlanmasını. Yargıtay 8. Ceza Dairesi bunları birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçlar olarak niteler; kartları kopyalanan veya sahte olarak üretilen banka sayısınca m. 245/2'den, sahte kartların alışverişte kullanılması hâlinde yine banka sayısınca m. 245/3'ten uygulama yapılması gerekir.2
Aynı kararda Daire, gerekçenin hangi bankaya ve hangi karta ilişkin olduğunu göstermemesini ve tek bir karttan söz edilmesine rağmen kartın gerçek mi sahte mi olduğu belirtilmeden sanık hakkında hem m. 245/1'den hem m. 245/2'den mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.2 Kartın gerçek mi sahte mi olduğu, hangi fıkranın uygulanacağını belirleyen ilk sorudur.
Fıkranın yanlış yazılması cezanın kendisini de değiştirir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sahte nüfus cüzdanıyla başvurularak katılan adına sahte kredi kartı ürettirilmesi ve bu kartın kullanılması eylemlerinin TCK m. 245/2 ve m. 245/3 kapsamında kaldığını belirtmiş; sahte kart kullanma suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin m. 245/3 yerine m. 245/2 yazılmasını bozma sebebi saymıştır.7
Aynı kartlarla ilgili başka dosyaların varlığı da araştırılmak zorundadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, mükerrer cezalandırmanın önlenmesi için kesinleşmiş hükümlerin incelenmesini, bunlar zincirleme suç kapsamında kalıyorsa zincirleme suç hükümleri gözetilerek hüküm kurulup önceki cezanın mahsup edilmesini, aynı kartlarla ilgili hüküm kurulduğu belirlenirse davanın reddine karar verilmesini aramaktadır.2
Birden fazla işlem tek suç mu? Zincirleme suç ve diğer suçlarla ilişki
TCK m. 43/1, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek cezaya hükmedilmesini, ancak bu cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılmasını öngörür.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kartı şifresiyle birlikte elinde bulunduran sanığın kartı farklı zamanlarda rıza dışı kullanmasını TCK m. 43/1 ve m. 245/1 uyarınca zincirleme şekilde işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu saymıştır.9
Zincirleme suçun sınırı da bellidir. Aynı Daire, sanığın katılan adına bir tane kredi kartı ürettirdiği olayda zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığını belirterek TCK m. 43/1'in uygulanmasıyla fazla ceza tayin edilmesini bozma sebebi yapmış ve cezayı 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 6 ay hapis olarak düzeltmiştir.7
Sahte kart eylemlerinde ölçüt banka ve karttır: Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması hâlinde m. 245/2 yönünden, aynı bankaya ait birden fazla kartla ya da bir kartla değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması hâlinde m. 245/3 yönünden TCK m. 43 uygulanır.2
Zincirleme suçta suç tarihinin hangi gün olduğu da ayrıca belirlenmelidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, zincirleme suçlarda suç tarihinin teselsülün sona erdiği tarih olduğunu, bu tarihin duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerektiğini belirtmiştir.10 Bu tespit hem zamanaşımını hem lehe kanun değerlendirmesini etkiler.
Kartın ele geçirilme biçimi ayrı bir suç oluşturuyorsa iki suç birlikte yaşar. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yağma suçunun konusunun katılana ait banka kartları ile cep telefonu olduğunu, banka hesaplarından çekilen 4.100,00 TL'nin ise banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun konusunu oluşturduğunu belirlemiş; kartların iade edilmiş olması nedeniyle yağma suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini saptamıştır. (Yargıtay 6. CD, E. 2024/4569)12 Hangi zararın hangi suça ait olduğunun ayrıştırılması, indirim hükümlerinin doğru uygulanması için zorunludur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu nasıl ispatlanır?
İspat büyük ölçüde belgeye dayanır: bankanın cevabî yazısı, kart ekstresi, işlemin yapıldığı yer ve saat, havale ve çekim kayıtları, ATM veya iş yeri güvenlik kamerası görüntüleri. Bu belgeler üç ayrı soruya cevap vermek zorundadır: kart kime aittir, işlemi kim yapmıştır, kart hamilinin rızası var mıdır.
Failin kim olduğu tartışmalıysa bu tespit dosya dışındaki kayıtlarla denetlenir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kesinleşmiş bir mahkûmiyette sanığın suç tarihinde başka bir suçtan kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu olduğunu UYAP kayıtları, ceza infaz kurumunun cevabî yazısı ve tutuklu bulunduğu dosyanın incelenmesiyle saptamış; sanığın atılı suçu işlemediği anlaşıldığından hükmü kanun yararına bozarak doğrudan beraat kararı vermiştir. (Yargıtay 11. CD, E. 2025/5171)13
Kamera kaydı yalnız fail için değil, eylemin niteliği için de delildir. Ceza Genel Kurulu, dosyadaki olay anını gösterir kamera kayıtlarında mağdura yönelik cebir uygulandığına ilişkin herhangi bir görüntüye rastlanmadığını belirleyerek yağma suçunun oluşmadığı sonucuna varmıştır.1
Gerekçenin de denetlenebilir olması gerekir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kararda sanığın hangi bankaya yönelik, hangi kart veya kartlara ilişkin eyleminden dolayı cezalandırıldığının belirtilmemesini; ayrıca aynı kartlara ilişkin başka davaların araştırılmadan, deliller birlikte değerlendirilmeden hüküm kurulmasını eksik inceleme sayarak hükümleri bozmuştur.2
Zarar miktarının tespiti de ispat konusudur; hem adli para cezasının belirlenmesinde hem etkin pişmanlık değerlendirmesinde kullanılır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, hangi malın hangi suçun konusunu oluşturduğunu ve iadenin hangi suç yönünden etkin pişmanlık doğurduğunu ayrı ayrı belirlemiştir.12 Yargıtay 11. Ceza Dairesi ise ödemenin banka aracılığıyla yapıldığını gösteren dekontu, zararın hüküm tarihinden önce giderildiğinin belgesi saymıştır.5
Etkin pişmanlık, dava zamanaşımı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TCK m. 245/5, birinci fıkra kapsamına giren fiiller için malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümlerini uygulanabilir kılar. TCK m. 168'e göre zararın kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmesi hâlinde ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra ama hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde yarısına kadar indirilir. Zarar kısmen giderilmişse indirim için ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168/4). Bu yollama yalnız birinci fıkra içindir; m. 245/2 ve m. 245/3'te etkin pişmanlık uygulanmaz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, zararı hüküm tarihinden önce ödediğini dekontla belgeleyen sanık hakkında TCK m. 168/2'nin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kesinleşmiş hükmü kanun yararına bozmuştur.5 İndirimin somut karşılığı da bellidir: Yargıtay 2. Ceza Dairesinin hesabında m. 168/2 ile yarı, ardından m. 62 ile altıda bir indirim uygulanınca sonuç ceza 1 yıl 6 ay 22 gün hapse inmiştir.6 Bu, birinci fıkrada hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme eşiği olan iki yılın altıdır.
Zamanaşımı hesabında fıkranın üst sınırına bakılır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, TCK m. 245/1'deki suç bakımından olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin TCK m. 66/1-d ve m. 67/4'e göre belirleneceğini kabul etmiş; olağan zamanaşımının dolduğundan bahisle verilen düşme kararını, sürenin hüküm tarihine kadar dolmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozmuştur. (Yargıtay 11. CD, E. 2026/825)14 TCK m. 66/1-d beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda süreyi on beş yıl olarak belirler; m. 67/4 uyarınca kesilme hâlinde süre en fazla yarısına kadar uzar.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına CMK m. 231/5 uyarınca mahkeme karar verir; savcının böyle bir yetkisi yoktur. Bunun için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. CMK m. 231/6 ayrıca üç koşul arar: 1) sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, 2) mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını gözeterek yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması, 3) mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi. Karar verilirse sanık CMK m. 231/8 uyarınca beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Erteleme için de sınır TCK m. 51/1 gereği iki yıldır.
Bu eşiklerin TCK m. 245'te nereye denk düştüğü aritmetik bir sorudur. Birinci fıkrada alt sınır üç yıl olduğu için yalnızca takdiri indirimle — TCK m. 62'de altıda bire kadar — inilebilecek en düşük ceza 2 yıl 6 aydır; eşiğin altına ancak etkin pişmanlık indirimi taşır. İkinci fıkrada alt sınır yine üç yıl olsa da m. 245/5 yollaması oraya uzanmadığı için etkin pişmanlık indirimi işlemez; üçüncü fıkrada alt sınır dört yıl olduğundan ve orada da etkin pişmanlık yollaması bulunmadığından bu yol kapalıdır. TCK m. 245/A'da ise alt sınır bir yıl olduğu için eşik rahatlıkla aşılmaz.
İlgili mevzuat
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)
(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Nitelikli dolandırıcılık
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) (Ek:16/7/2026-7589/13 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Kaynak: Türk Ceza Kanunu (5237)
Metin mevzuat.adalet.gov.tr'den 8 Eylül 2026 tarihinde alınmıştır.
Yargıtay kararları
Aşağıdaki özetler kararların kendi metnine dayanır; her kararın kaynaktaki sayfasına bağlantı verilmiştir.
1.Suçun üç unsuru ve kart üzerindeki zilyetlik ölçütüYargıtay Ceza Genel Kurulu · E. 2024/500 · K. 2025/485 ·
Emekli maaşını çekmek için ATM'ye gelen yaşlı mağdur, tanımadığı bir kişiden yardım istemiş, kartını vermiş ve şifresini kendisi girmişti; işlem sırasında sanık yandaki cihaza geçerek parayı almıştı. Ağır ceza mahkemesi nitelikli yağmadan mahkûmiyette direnmişti. Ceza Genel Kurulu, TCK m. 245'in oluşabilmesi için gereken üç şartı sıraladı ve failin kart üzerinde fiilî hâkimiyet kurması, yani mağdurun zilyetliğinin sona ermesi gerektiğini belirtti. Mağdur olay yerinde bulunduğu için m. 245'in; cebir görüntüsü bulunmadığı için yağmanın; para rıza dışında alındığı için dolandırıcılığın; para fiziken alındığı için bilişim sistemleriyle hırsızlığın oluşmadığını, eylemin TCK m. 141/1'deki hırsızlık olduğunu kabul ederek hükmü bozdu ve zamanaşımından düşme kararı verdi.
Sonuç: Mağdur ATM başında duruyor ve kart üzerindeki zilyetliği sona ermemişse TCK m. 245 oluşmaz.
2.m. 245/1 ile m. 245/2-3 ayrımı ve banka sayısınca ayrı suçYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2025/3667 · K. 2025/5269 ·
Sanığın iki bankaya başvurup babası adına sahte kredi kartı tahsis ettirdiği ve bu kartlarla harcama yaptığı iddiasıyla üç ayrı fıkradan mahkûmiyet kurulmuştu. Daire, gerçek kartın rızasız kullanımının m. 245/1'i, sahte kart ürettirip onunla menfaat sağlamanın m. 245/2 ve m. 245/3'ü ayrı ayrı oluşturacağını; bu suçlardan zarar görenin ilgili bankalar olduğunu ve banka sayısınca uygulama yapılması gerektiğini belirtti. Tek bir karttan söz edilmesine rağmen kartın gerçek mi sahte mi olduğu belirtilmeden hem m. 245/1'den hem m. 245/2'den hüküm kurulmasını, gerekçede hangi banka ve hangi kartın esas alındığının gösterilmemesini ve mükerrer cezalandırmayı önleyecek araştırmanın yapılmamasını hukuka aykırı bularak hükümleri bozdu.
Sonuç: Kartın gerçek mi sahte mi olduğu belirlenmeden fıkra seçilemez; sahte kart suçlarında zarar gören bankadır ve sayım banka üzerinden yapılır.
3.Yasak cihaz bulundurma suçu diğer fıkradaki suçun içinde erimezYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2024/17730 · K. 2024/5563 ·
Sanığın üzerinde 19 banka kartı, bir kart kopyalama aparatı ve manyetik şeritlerine farklı bankaların kartları kopyalanmış 20 adet beyaz plastik kart ele geçirilmişti. Bölge Adliye Mahkemesi, tek fiille birden fazla suç oluştuğu gerekçesiyle TCK m. 44'ü uygulayıp yasak cihaz bulundurma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermişti. Daire, somut olayda işlenen fiilin birden fazla olduğunu, bu nedenle TCK m. 44'teki fikri içtima hükmünün uygulanma imkânının bulunmadığını belirledi. Kart kopyalamaya elverişli cihazı bulundurup kullanmak suretiyle TCK m. 245/A'daki suçun da işlendiğini saptayarak, sanığın bu suçtan ayrıca mahkûmiyeti gerekirken aksi yönde karar verilmesini hukuka aykırı buldu ve kararı bozdu.
Sonuç: Kart kopyalama cihazı bulundurmak ayrı bir suçtur; fiil tek değilse m. 44 uygulanmaz, iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulur.
4.Boşanma kesinleşmeden eşin kartını kullanan sanığa ceza verilmezYargıtay 8. Ceza Dairesi · E. 2019/23072 · K. 2020/12995 ·
Sanık, eşi olan katılana ait kredi kartını kullanmış; mahkeme beraat kararı vermişti. Daire, kartın son kullanıldığı tarih ile boşanma kararının kesinleştiği tarihi karşılaştırarak suç tarihinde eşler hakkında ayrılık kararı bulunmadığını saptadı. TCK m. 245/4-a'daki şahsi cezasızlık sebebi gereği sanık hakkında beraat değil, CMK m. 223/4-b uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu.
Sonuç: m. 245/4'te akrabalık suç tarihine göre belirlenir ve mahkeme beraat değil ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir.
5.m. 245/5 yollamasıyla etkin pişmanlık: hüküm öncesi ödenen zararYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/6043 · K. 2026/3401 ·
Sanık, TCK m. 245/1 ve m. 43/1 uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmişti. Dosyada, sanığın müştekinin bildirdiği hesaba zarar miktarı olan 1.197,12 TL'yi hüküm tarihinden önce banka aracılığıyla gönderdiğini gösteren dekont bulunuyordu. Daire, TCK m. 245/5'in malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümlerine yollama yaptığını ve m. 168/2'nin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etti.
Sonuç: Birinci fıkrada zarar hükümden önce giderilmişse mahkeme TCK m. 168/2 indirimini tartışmak zorundadır.
6.Cezanın hesabı: zincirleme artırım, etkin pişmanlık ve takdiri indirimYargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/5216 · K. 2025/17730 ·
Hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlerde mahkeme, kart suçu bakımından TCK m. 245/1 ve m. 43/1 uyarınca 3 yıl 9 ay hapis belirlemiş, ardından yaptığı indirimlerde hesap hatasına düşmüştü. Daire, m. 168/2 gereğince yarı, m. 62 gereğince altıda bir indirim uygulandığında sonucun 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 2 gün adli para cezası olması gerektiğini belirledi; 7 ay 2 gün hapse hükmedilmesini eksik ceza tayini sayarak hükmü bozdu ve TCK m. 52/2 uyarınca gün karşılığını da göstererek düzelterek onadı.
Sonuç: İndirimler sırayla uygulanır; hesap hatasıyla eksik belirlenen sonuç ceza bozma sebebidir ve düzeltilerek gösterilir.
7.Tek kart üretiminde zincirleme suç yoktur; sahte kartı kullanmak m. 245/3'türYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/18724 · K. 2025/13005 ·
Sanık, katılanın kimlik bilgileriyle oluşturduğu sahte nüfus cüzdanıyla bankaya başvurup katılan adına sahte kredi kartı ürettirmiş ve bu kartı kullanmıştı. Daire, eylemlerin TCK m. 245/2 ve m. 245/3 kapsamında kaldığını belirterek Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe katılmadı. Sahte kart üretme suçu yönünden, olayda yalnızca bir tane kredi kartı ürettirildiği için zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığını saptayarak TCK m. 43/1'in uygulanmasıyla fazla ceza tayin edilmesini bozma sebebi yaptı; sahte kart kullanma suçunda uygulama maddesinin m. 245/3 yerine m. 245/2 yazılmasını da düzelterek hükümleri onadı.
Sonuç: Bir kişi adına bir kart ürettirilmişse TCK m. 43 uygulanamaz; sahte kartı kullanmak m. 245/2 değil m. 245/3'tür.
8.Kartını ve şifresini kendisi veren kişi bakımından suçun unsurları oluşmazYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/195 · K. 2025/15558 ·
Sanık, kendisine bankamatik kartını ve şifresini veren kişinin kartını, başka mağdurlara karşı işlediği dolandırıcılık suçunda kullanmıştı. Mahkeme sanığı hem nitelikli dolandırıcılıktan hem banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasından mahkûm etmişti. Daire, kart hamilinin kartı ve şifreyi kendisinin vermiş olması karşısında TCK m. 245/1'deki suçun yasal unsurlarının oluşmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek bu hükmü bozdu; nitelikli dolandırıcılık hükümlerini ise tekerrür kaydı çıkarılarak düzeltilmek suretiyle onadı.
Sonuç: Kart hamilinin rızası varsa, o kartın üçüncü kişilere karşı kullanılması TCK m. 245/1'i oluşturmaz.
9.Belirli bir amaç için verilen kartın sınır dışı kullanımıYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2023/4245 · K. 2025/297 ·
Katılan, bilgisayarının tamiri için masraf yapılacağı söylenen sanığa kredi kartını şifresiyle birlikte vermiş; sanık iki ayrı tarihte bir kuyumcu iş yerinden çekim yaptırmıştı. Mahkeme güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kurmuştu. Daire, kartı şifresiyle birlikte alarak elinde bulunduran sanığın kartı farklı zamanlarda rızası hilafına kullanarak haksız menfaat temin ettiğini, eylemin TCK m. 43/1 ve m. 245/1 uyarınca zincirleme şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğunu belirterek suç vasfındaki yanılgı nedeniyle hükmü bozdu.
Sonuç: Kart belirli bir amaç için verilmişse, o amacın dışındaki kullanım rızanın kapsamında değildir ve m. 245/1 uygulanır.
10.Hile kart bilgilerini elde etmeye yönelikse eylem TCK m. 245'tirYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/28723 · K. 2025/16229 ·
Katılan, henüz teslim almadığı kredi kartı için aranmış, kart aidatlarının iade edileceği söylenerek kart bilgilerini vermiş ve kartından 149 TL çekim yapılmıştı. Mahkeme, eylemin kanunda suç olarak düzenlenmediği gerekçesiyle dolandırıcılıktan beraat kararı vermişti. Daire, hilenin kart bilgilerini elde etmeye yönelik olması nedeniyle eylemin zincirleme şekilde TCK m. 245 kapsamındaki suçu oluşturduğunu belirterek beraat hükmünü bozdu; ayrıca zincirleme suçlarda suç tarihinin teselsülün sona erdiği tarih olduğunun gözetilmemesini de bozma sebebi saydı.
Sonuç: Aldatma kart bilgisini ele geçirmeye yönelikse nitelendirme dolandırıcılık değil TCK m. 245'tir.
11.Telefonla öğrenilen kart bilgisi ve şifreyle yapılan harcamaYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2021/28482 · K. 2025/12162 ·
Şikâyetçiyle telefonla iletişime geçilmiş, kredi kartı aidatlarının iade edileceği, ayrıca hediye çeki kazandığı ve indirimli ürün alabileceği söylenerek iradesi fesada uğratılmış, kart bilgileri ve şifresi öğrenilerek karttan 1.000,00 TL harcama yapılmıştı. Mahkeme, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlamasıyla açılan davada beraat kararı vermişti. Daire, eylemin TCK m. 245/1'de öngörülen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğunu, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğünü belirterek beraat hükmünü bozdu.
Sonuç: Kart bilgisi aldatmayla öğrenilmiş olsa da yarar kartın kullanılmasıyla sağlanmışsa suç TCK m. 245/1'dir.
12.Yağmanın konusu kart, TCK m. 245'in konusu çekilen paradırYargıtay 6. Ceza Dairesi · E. 2024/4569 · K. 2025/2977 ·
Nitelikli yağma ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından mahkûmiyet kurulmuştu. Daire, kart suçundan kurulan hükümler bakımından suçun yasal unsurlarının oluştuğunu ve isabetsizlik bulunmadığını belirterek temyiz istemlerini esastan reddetti. Yağma hükmü yönünden ise yağma suçunun konusunun katılana ait banka kartları ile cep telefonu olduğunu, banka hesaplarından çekilen 4.100,00 TL'nin banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun konusunu oluşturduğunu belirledi; kartların soruşturma aşamasında iade edilmiş olması nedeniyle yağmada etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini saptayarak bu hükmü bozdu.
Sonuç: Kartın alınması ile karttan para çekilmesi ayrı suçların konusudur; iade ve tazmin hangi suça ait olduğuna göre değerlendirilir.
13.Failin kimliği: olay günü tutuklu bulunan sanıkYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2025/5171 · K. 2026/2210 ·
Katılan telefonla aranarak banka kartı bilgileri elde edilmiş ve 1.430,00 TL bilgisi ile rızası dışında çekilmişti; ağır ceza mahkemesi sanığı TCK m. 245/1 uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla mahkûm etmiş, hüküm kesinleşmişti. Daire, UYAP kayıtları, ceza infaz kurumunun cevabî yazısı ve sanığın tutuklu bulunduğu dosyanın incelenmesiyle sanığın olay günü başka bir suçtan kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu olduğunu saptadı; suçu işlemediği anlaşıldığından hükmü kanun yararına bozarak CMK m. 309/4-d uyarınca doğrudan beraatine karar verdi.
Sonuç: Sanığın olay günü başka bir suçtan tutuklu olduğu UYAP ve infaz kayıtlarıyla saptanırsa mahkûmiyet ayakta kalmaz.
14.Dava zamanaşımı TCK m. 66/1-d'ye göre on beş yıldırYargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2026/825 · K. 2026/6803 ·
Asliye ceza mahkemesi, dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından açılan davada TCK m. 66/1-e uyarınca olağan zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı vermiş, karar kesinleşmişti. Daire, TCK m. 245/1'in cezasını, m. 66'daki süreleri ve m. 67'deki kesilme hükümlerini aktardıktan sonra, bu suç yönünden olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin m. 66/1-d ve m. 67/4'e göre belirleneceğini ve sürelerin hüküm tarihine kadar dolmadığını saptadı; zamanaşımı süresinin belirlenmesinde hataya düşülerek düşme hükmü kurulmasını kanuna aykırı bularak kararı kanun yararına bozdu.
Sonuç: TCK m. 245/1'de zamanaşımı sekiz yıl değil, TCK m. 66/1-d uyarınca on beş yıldır.
Sık sorulan sorular
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun cezası nedir?
TCK m. 245 üç ayrı ceza aralığı öngörür. Başkasına ait gerçek bir kartı sahibinin rızası olmadan kullanıp yarar sağlamak üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası gerektirir. Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte kart üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezasını; sahte kartla yarar sağlamak dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasını gerektirir. Adli para cezası hapse seçenek değildir, onunla birlikte hükmolunur.
Başkasının kartını izinsiz kullanmak her zaman bu suç mudur?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre TCK m. 245/1 için üç şart birlikte gerçekleşmelidir: kartın ele geçirilmesi veya elde bulundurulması, kart sahibinin rızası olmaksızın kullanılması, bu kullanımdan yarar sağlanması. Kurul ayrıca failin kart üzerinde fiilî hâkimiyet kurmasını, yani mağdurun kart üzerindeki zilyetliğinin sona ermesini arar. Bankamatikten para çekemeyen yaşlı bir kişinin yanında durduğu ve kartın zilyetliğinin sona ermediği olayda bu suçun oluşmadığı, eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Kartımı ve şifremi kendim verdiysem suç oluşur mu?
Cevap, kartın hangi amaçla verildiğine bağlıdır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kartını ve şifresini kendisi veren kişinin kartının başka mağdurlara karşı işlenen bir dolandırıcılık suçunda kullanılması olayında TCK m. 245/1'in yasal unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir. Buna karşılık kart belirli bir iş için verilmişse, o amacın dışına çıkan kullanım rızanın kapsamında sayılmaz: aynı Daire, bilgisayar tamiri masrafı için verilen kartla farklı zamanlarda çekim yapılmasını zincirleme şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu saymıştır.
Kart bilgilerimi telefonda söyledim, sonra harcama yapıldı. Bu dolandırıcılık mı?
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin ölçütü hilenin neye yöneldiğine bakar. Hile kart bilgilerini elde etmeye yönelikse ve yarar kartın kullanılmasıyla sağlanmışsa eylem TCK m. 245 kapsamındaki suçu oluşturur, nitelikli dolandırıcılığı değil. Daire, kart aidatlarının iade edileceği söylenerek kart bilgileri alınıp karttan çekim yapılan iki ayrı olayda da bu sonuca varmış ve dolandırıcılıktan verilen beraat kararlarını bozmuştur. Ayrım pratikte önemlidir; iki maddenin ceza aralıkları ve adli para cezası rejimi farklıdır.
Eşimin, çocuğumun veya kardeşimin kartını kullandım; ceza alır mıyım?
TCK m. 245/4 sınırlı bir şahsi cezasızlık hâli getirir. Birinci fıkradaki suç, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecedeki kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın, yahut aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmişse ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu hüküm yalnız birinci fıkra içindir; sahte kart üretme ve sahte kartla yarar sağlama fıkralarında uygulanmaz. Ayrıca suçun oluşmadığı anlamına gelmez, yalnızca o akrabaya ceza verilmemesini sağlar.
Aynı karttan birden fazla çekim yapılırsa kaç suç oluşur?
Kural olarak tek suç oluşur, ancak ceza artırılır. TCK m. 43/1, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek cezaya hükmedilmesini ve cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılmasını öngörür. Yargıtay 11. Ceza Dairesi farklı zamanlardaki çekimleri bu şekilde değerlendirmiştir. Buna karşılık tek bir kartın üretildiği olayda zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını belirtmiştir. Sahte kart suçlarında sayım banka ve kart üzerinden yapılır.
Zararı ödersem cezam iner mi?
Birinci fıkra bakımından evet. TCK m. 245/5, birinci fıkra kapsamındaki fiiller için malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümlerine yollama yapar. TCK m. 168'e göre zarar kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmişse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce giderilmişse yarısına kadar indirilir; kısmen giderme hâlinde ayrıca mağdurun rızası aranır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, ödemeyi gösteren dekont dosyaya sunulduğunda mahkemenin bu indirimi tartışmak zorunda olduğunu belirtmiştir. Sahte kart fıkralarında bu yollama bulunmaz.
Bu suçta uzlaştırma veya şikâyetten vazgeçme mümkün mü?
Hayır. Suç şikâyete bağlı değildir; soruşturma resen yürütülür ve vazgeçilecek bir şikâyet bulunmaz. Uzlaştırma da mümkün değildir: kanun uzlaştırma kapsamına giren suçları Türk Ceza Kanunu içinden tek tek sayarak belirlemiştir ve TCK m. 245 bu sayımda yer almaz. Zararın giderilmesi yine de önemlidir, ancak uzlaştırma yoluyla değil, birinci fıkrada etkin pişmanlık indirimi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulu olarak sonuç doğurur.
Hangi mahkeme bakar ve dava zamanaşımı ne kadardır?
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Görev, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin cezanın üst sınırına göre belirlenir; en ağır fıkrada üst sınır sekiz yıldır ve ağır ceza mahkemesinin on yıllık sınırını aşmaz. TCK m. 245, 5235 sayılı Kanun m. 12'nin cezadan bağımsız olarak ağır cezaya verdiği suçlar arasında da sayılmamıştır. Dava zamanaşımı ilk üç fıkra için on beş yıldır; Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu süreyi TCK m. 66/1-d uyarınca belirlemiş ve sekiz yıl kabul edilerek verilen düşme kararını bozmuştur.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme mümkün mü?
Kolay değildir. Her iki kurum da hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az olmasını gerektirir; geri bırakma kararını mahkeme verir ve denetim süresi beş yıldır. TCK m. 245/1'de alt sınır üç yıl olduğu için yalnızca takdiri indirimle inilebilecek en düşük ceza iki yıl altı aydır. Eşiğin altına ancak etkin pişmanlık indirimi taşır; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin bir hesabında sonuç ceza bir yıl altı ay yirmi iki güne inmiştir. İkinci ve üçüncü fıkralarda ise etkin pişmanlık yollaması bulunmadığı için bu yol kapalıdır; alt sınır ikinci fıkrada üç yıl, üçüncü fıkrada dört yıldır.
Sahte kart üretmek ile sahte kartı kullanmak arasında fark var mı?
Evet, bunlar iki ayrı suçtur. Sahte kart üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme TCK m. 245/2'de; sahte oluşturulan ya da üzerinde sahtecilik yapılan kartı kullanarak yarar sağlama m. 245/3'te düzenlenmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi bunları birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçlar sayar; zarar gören ilgili bankadır ve uygulama banka sayısınca yapılır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi de sahte kart kullanma suçunda uygulama maddesinin m. 245/2 yazılmasını hukuka aykırı bulup m. 245/3 olarak düzeltmiştir.
Kart kopyalama cihazı bulundurmak ayrı bir suç mu?
TCK m. 245/A böyle bir suç düzenler. Münhasıran bu bölümdeki suçların veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılmasıyla işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılmış bir cihazı, bilgisayar programını, şifreyi veya sair güvenlik kodunu imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Maddede cihazın münhasıran bu amaçla yapılmış olması aranır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kart kopyalamaya elverişli bir cihazın bulundurulup kullanılması hâlinde bu suçun oluştuğunu ve sanığın aynı dosyadaki sahte kart üretme suçunun yanında bu suçtan da ayrıca cezalandırılması gerektiğini kabul etmiştir.
Dosyanız nerede olursa olsun
Muğla Adliyesi ile Bodrum, Marmaris ve Milas gibi ilçe adliyelerindeki dosyalarda Menteşe'den, Fethiye Adliyesi ile Seydikemer, Dalaman ve Ortaca'daki dosyalarda Fethiye'den bizzat müdafilik ve vekillik üstleniyoruz. Türkiye'nin başka bir ilinde yürüyen soruşturma ve davalarda da dosya takibi ve hukuki danışmanlık veriyoruz.
Diğer suç rehberleri
- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu (TCK m. 170)
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK m. 179)
- Uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu (TCK m. 188)
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu (TCK m. 191)
- Mühür bozma suçu (TCK m. 203)
- Resmî belgede sahtecilik suçu (TCK m. 204)
Bu site mesleki faaliyet hakkında bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.